23 Ekim 2019 Çarşamba

Merkez Bankası Faizi İndirir mi?

Başlıktaki soruyu hemen yanıtlayayım: Bilmiyorum.

Aynı soru ABD Merkez Bankası Fed’in toplantısı öncesi sorulsa yanıtlardım. Çünkü Fed sürpriz yapmıyor. Önce yapacağı hamleye piyasayı hazırlıyor, sonra da ne yönde piyasayı hazırlamışsa o yönde karar veriyor. O nedenle de Merkez Bankası olarak yüksek bir itibara sahip bulunuyor.

İnsanın kendi ülkesinin Merkez Bankasının tam olarak ne yapacağını bilmemesine karşılık başka bir ülkenin Merkez Bankasının ne yapacağını tam olarak tahmin edebilmesi çok tuhaf bir durum. Ama gerçek bu. O nedenle ben hiçbir zaman bizim Merkez Bankasının faiz toplantısından nasıl bir karar çıkacağı konusunda yorum yapmadım. Çünkü toplantı öncesinde bilgi paylaşılmıyor. Sadece önceki toplantıdan kalma bir bilgi notu var elimizde. Oysa o toplantıdan sonra olanlar başka ülkelerde bir yılda bile olmayacak yoğunlukta işler. 

Enflasyondaki düşüşün baz etkisiyle ortaya çıktığını ve Ekim ayında geçen yılın Ekim ayındaki yüzde 2,67’lik yüksek oran dolayısıyla baz etkisinin enflasyonu düşürücü etkisinin devam edeceğini sokaktaki insan bile biliyor artık. Ne var ki geçen yılın Kasım ayında enflasyonun yüzde eksi 1,44 olduğunu ve Aralık ayında da yüzde 0,40 oranının olduğunu fazla bilen yok. Bu demektir ki Ekim ayında da düşüş sürecek ama Kasım ayından itibaren enflasyon yükselişe geçecek.

Öte yandan Türkiye’nin risk primi, hala 5 ülkeyle birlikte en kötü düzeyde (300’ün üzeri) bulunuyor. Bu yüksek risk primiyle ekonomide ortaya çıkabilecek en ufak bir ilave bozulmada kurun yukarı giderek enflasyonu da tekrar yukarı taşıyacağını tahmin etmek için kâhin olmaya gerek yok.

Merkez Bankasının ne yapacağına ilişkin tahmin yapmamakla birlikte ne yapması gerektiği konusunda bir düşüncem var.

Ben esnek para politikasını savunuyorum. Yani hangi nedenle olursa olsun enflasyonun düşüşe geçtiği ya da geçmesinin beklendiği dönemlerde Merkez Bankası faizi indirmeli, enflasyonun çıkışa geçtiği ya da geçeceğinin tahmin edildiği dönemlerde de Merkez Bankası faizi artırmalı. Ne var ki bizde Merkez Bankasının faizi yükseltmesi, indirmesi kadar kolay olmuyor. Bu durumda bu teorik yaklaşımdan giderek uygulamada yapılması gerekeni önermek yani Merkez Bankasının gerektiğinde arttırmakta zorlanacağı bir faiz indirimi yapmasını önermek çok akıllıca görünmüyor.   

80 yorum:

  1. O zaman millet parasını kolay kazanma işinden fazgecmeli daha doğrusu para ile para kazanmak olmamalı
    Üretmek gerek diyoruz ama para ile para kazanma kolayimiza gidiyor
    Sonra uretmezsen dolar çıkar millet dolar alır diye okuyoruz birazda parası olan elini taşın altına koyması gerekmiyor mu saygılar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. neden elini taşın altına koysun ki? Kapitalist bir dünyada yaşıyoruz. Sizin dediğiniz Sosyalist ya da uç nokta Komunist dünyada geçerli. Adam paradan para kazanıp daha da zengin olmak istiyor. Gayet doğal bu dünya için.

      Sil
    2. Bu dediğinizin olması yalnızca parayla ve elini taşın altına koymakla olmuyor. Bunun için doğru bir kamu yönetimi, doğru bir ekonomi politikası uygulaması ve her şeyden önce doğru bir hukuksal çerçeve gerekiyor.

      Sil
    3. Hocam merhaba,
      Mevcut yönetim kusura bakmayın eldeki malzeme bu; ancak bu kadar oluyor. Buraya kadarmış der mi sizce?

      Sil
    4. 17:51'de anonime atfen: herkes az kaynakla, fazla getiri istiyor. bu son derece normal. "parayla para kazanan" kişi ve şirketler üretim yapmak zorunda değil. Mahfi Bey'in dediği gibi kamu yönetimi etkili yapılırsa, kişi/şirketler daha uzun vadeli planlama yapabilirler. kimsenin kimseyi uzun vadeli plan yapmıyor diye kınamaya hakkı yok.

      Sil
    5. Hocam her okuduğumda ekonomist olmayıp mühendis olmama rağmen, sizinle gurur duyuyorum. Gerçekten bir seneyi aşkın süredir takip ediyorum, yapmış olduğunuz tespitlerin doğruluğu gün ve gün yüzümüze vuruyor. Emeğinize, kaleminize sağlık.

      Sil
    6. 1751 kardeş, sen ne iş yapıyorsun?
      Elindekiler ile bir kaç kişiye iş imkanı sağlasana?
      Senden daha az parası olan pek çok kişi senden daha fazla kişiye iş imkanı sağlıyor.
      Esnaf isen, çek bir kredi, al yanına 5-6 eleman daha, yeni bir dükkan kirala,
      öyle klavye başında yazmak ile olmaz, al sat üret.
      Üretiyorsan, çek bir kredi 10 kişiyi daha istihdam edecek.

      Sil
  2. Enflasyondaki düşüşün baz etkisiyle ortaya çıktığını ve Ekim ayında geçen yılın Ekim ayındaki yüzde 2,67’lik yüksek oran dolayısıyla baz etkisinin enflasyonu düşürücü etkisinin devam edeceğini sokaktaki insan bile biliyor artık. Ne var ki geçen yılın Kasım ayında enflasyonun yüzde eksi 1,44 olduğunu ve Aralık ayında da yüzde 0,40 oranının olduğunu fazla bilen yok. Bu demektir ki Ekim ayında da düşüş sürecek ama Kasım ayından itibaren enflasyon yükselişe geçecek. Hocam ellerinize saglik cokçdegerli bir bilgi enflasyonun yukari çıkacağı kanisiyla faiz inidirmine gidilemez gibi zaten olduğu pozisyonda kanaatimce anca dengeliyor.Faiz arttirma meselesinde olduğundan fazla abartiyorsunuz bence. Soylemde faizin arttırımı zor gibi gözüküyor ama uygulamada bir suredir sıkıntı yasandigini düşünmüyorum. Siyasilerin faizi indirme telkinlerinin piyasaya verdiği olumsuz durum muhim fakat ayrı bir konu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sn.Ebubekir, dogrudur biri karakolda digeri hastanede hicbir sorun yok.

      Olmayan
      Su baz etkisi var ya !!
      ne demezsin...

      Acaba baz nedir bilir misin ?

      (Sokaktaki insan bile biliyormus baz etkisini !!)
      Basite almak, gormemek , dalga gecmek, ortaligi trollemek size muthis zevk veriyor olabilir.

      Sen de cok iyi biliyorsun da, bizlere, dusen enflasyon baz etkisiyle vurup isi piskinlige vurayim dersen :

      Hasta coktan geberdi gitti.

      Ekonomi yerle bir olmus, liyakatin zaten dediginiz gibi zorlu bir durumu yok !!
      Onu khk ile atayiver, buna ihaleyi ver !!

      Faize in der iner, bin der biner..

      Nasilsa ummet yonetim sistemi degil mi ?

      (ummetcilik bir yonetim bicimi degildir. dini yayan topluluktur. Ama olsun.. devletin gorevi dini yaymak, cihet etmek, islamin gunesini kulliyeden gormektir zaten..
      Devlet kimmis ? demokrasi de kimmis ? yetimin hakkini yersin.. Eyy ummetimmm!! dersin..
      Bu sistemde emir verdin miydi ne faiz kalir ne borsa !!! dumanini attirirsin... Dunyanin en basarili sistemidir bu ummetcilik.. Hazinenin basina oturmaktir. Bu sistemin accicik ucunu goren ulkeler zevkten dort kose refahtan hep ucus icindiler..
      Surekli ucuyorlar birader...
      Zavalli Avrupa ,Zavalli Amerika !!! Vahh vahhh !!

      Ummetlerimizin ;
      Varliklari o kadar fazla ki bos zamanlarinda Costa Rika' da ev bakiyorlar..
      Boyle sisteme hazine mi dayanir be kardes ?
      Haa dayanir, Alinin pabucunu Veliye, Velininkini oburune dayarsin.. Ama elbet artan patlamanin siddetine fakirlige engel olamazsin !!!)

      Sinyalizason olmazsa olmaz degildir mesela..

      Geberirsin fitratinla !!

      is mi yok ?
      vaarr. Niye okuyorsun ki cayci bulamiyorlarmis, is begenmiyorlarmis !!

      Halk sefil ac kimin umrunda ?

      indir faizi bindir zamlari !!!

      Halk uretemesin (yeterki birilerinin cebi dolsun) diye daya ithalati !!

      Koylu ot toplasa olmaaazzz !!!
      Ustalik belgesi almazsan koyunden dagindan ot toplaman bile yassakk !!!


      Yumurta bile satamaz koylu !!!
      Belge lazim..
      (yanlis anlama, belge sizin icin. bizim davamiz var. bu davada biz belgeden muafiz ummetim)
      Yani yine yanlis anlama halkin sagligi icin butun bunlar !!!

      Sizin sagliniz icin zamlar yapiyoruz , mazot cevre dusmani , yani hava kirlenmesin ...elektrik de ithal...
      Hepsi sagliniz icin !!!

      Adam halkina acik secik uretmeyeceksin diyor...

      (Yapisal reform da kimmis ?
      kim oluyorlarlar mis ?

      Son agaci satana, son golu kurutana kadar babalar gibi satacagim diyor..

      Siz bundan bu kadar basitce olayi hallettik diyorsunuz ya hadi hayirlisi !!!)

      Sigara haramdir mesela eyy ummetim !!

      Eyy ummetim idam getireyim mi ?
      Veya seriat olsun mu ?

      Ama eyy ummetim !!
      Seriati getirirsek israflarimiz yuzunden her bir uzvumuz ya giderse ??

      Sonra kim yonetir ulkeyi ??

      Valla seriata gore degil uzuv,
      bu gidisle kiyma makinasina girseniz bile kurtaramazsiniz !!!

      Sil
  3. Hocam,
    Bir sorum olacak.
    Merkez Bankası, hazinenin bankası mıdır?
    Aralarındaki ilişki nedir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merkez Bankası, Hazinenin % 50'den fazla hissesine sahip olduğu bir anonim şirkettir ama Hazineye doğrudan borç vermesi yasaktır.

      Sil
    2. Teşekkürler Hocam.
      Merkez Bankası'na dair, sanki Hazine'nin börek dükkanıymış gibi, yapılan açıklamalardan kafam karışmıştı.

      Sil
  4. Hocam yarın ne yapılırsa yapılsın baz etkisininde bitmesiyle ve son zamlarla enflasyonun yukarı gideceğini düşünürsek reel faizimizin 0 a yaklaşması yatırımcının gelmesinin önünde bir engel olmaz mı. Teşekkür ederim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Olur ayrca tasarrufların gerilemesine ya da yastık altına gitmesine de neden olabilir.

      Sil
  5. İndirir mi sorusuna direk cevap verebiliyorsak siyaset etkisini görüyoruz. İndirmeli mi dersek daha ekonomik bi çerçeveden değerlendirebiliriz sanırım. Sizle ekonomi gündemini yakından takip edebilme fırsatını buluyoruz teşekkürler.

    YanıtlaSil
  6. Hocam yaziyla alakasiz ama onemli: Ekrem Baskan İstanbuldaki verilerin toplanip analiz edilebilecegi bir İstatistik birimi kurmus, iste simdi boyle alternatif ve seffaf kurumlardan gelen verilerle yapacaginiz analizler saglikli olacak insallah:)

    YanıtlaSil
  7. Ne yazık ki merkez bankasının piyasayı tehdit edebilir yetkisini güveni elinden alındı ağzında kuşta tutsa çare etmiyor artık

    YanıtlaSil
  8. Hocam size bir sorum olacak düşününki merkez bankamız bağımsız onun başında da siz varsınız kararlar sizde yarınki toplantıda şuanki şartlar ile nasıl bir karar verirdiniz yani iyimser bir durum için ne yapardınız teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazımda da onu söylüyorum. Eğer enflasyon yükseldiğinde faizi artırabileceğime inansam yani bana karışılmayacağını düşünsem faizi % 15'e indirirdim.

      Sil
    2. Mahfi Hoca önümüzdeki aydan itibaren enflasyonun yükseleceğini biliyor ya, şimdiden açık çek istiyor! :))
      Sizi seviyoruz hocam.
      Saygılar.

      Sil
    3. Hocam bence Merkez Bankamız sizin etkinizle faizi indirdi. Mahfi Bey'in yüzde 15 dediği bir zamanda bu rakamın altına inmemek doğru olmazdı😊

      Sil
  9. Fatih Kömürcüoğlu24 Ekim 2019 08:58

    Hocam, TÜİK'in enflasyon sepetinde çok zam alan ürünlerin ağırlığını azaltıp fiyatı düşen ürünlerin ürünlerinkini arttırarak manipülasyon yaptığı söyleniyor. Herkes faizi, resmi enflasyon rakamları ile karşılaştırıp bir sonuca varıyor. Bu doğru bir yaklaşım mıdır? Faiz oranlarının doğru bir oran olup olmadığını kontrol edebileceğimiz başka bir veri seti var mı? Örneğin yurtdışı kaynaklı sıcak para giriş-çıkışı gibi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu maniplasyon tespit edilebilir.

      Tüik her yıl enflasyon sepetinde yer alan ürünleri ve ağırlıklarını açıklıyor. Bu ürünler ve ağırlıklar yıl içinde revizyona tabi tutulmuyor.

      Haber bülteniyle beraber ürünlerin ay ay fiyatları da yayınlanıyor.

      Bu veriler ışığında o yıl fiyatı en çok artan ürünün sonraki yıl ağırlığı düşürülmüş mü bakılabilir.

      Yalnız bu ağırlıklar hanehalkı bütçe anketlerine dayanılarak açıklanıyor. O yıl fiyatı çok artan ürünün alımı da azalacağından, harcamalardaki ağırlığının da azalabileceğini de hesap etmeliyiz. Tabi bu hep bu şekilde olur demek de değildir.

      Aslında fiyatı en çok artan ürünün, sonraki dönemde fiyatının da çok artmayacağını da öngörebiliriz. Bu durumda enflasyonu düşük göstermek istiyorsak fiyatı en çok artan ürünün ağırlığını sonraki yılda düşürmek değil arttırmak gerekir. Fiyatı bir önceki yıl az artnış ürünlerin de sonraki yılda ağırlığını arttırmak değil azaltmak gerekirdi aynı mantıkla.

      Dolayısıyla manipülasyon var mı yok mu bakılırken, fiyatı en çok artan ürünün ağırlığı sonraki yılda arttırılmasına ya da fiyatı en az artan ürünün ağırlığı sonraki yılda düşürülmesine de bakılmalı.

      Tabi mantıklı bir izahatı var ise manüplasyondan bahsetmek zorlaşır.

      Aslında herşey gözler önünde. Çaba sarfederek aradığınız cevaplara, delillere Tüikin verilerini kullanarak da ulaşabilirsiniz.

      Sil
    2. Fatih Kömürcüoğlu24 Ekim 2019 23:06

      Sayın Çimen,

      Aşağıdaki linkte yer alan yazıya bir göz atmanızı dilerim. Ben ekonomist değilim. Yazıda belirtilen hususlar yanlışsa bizleri aydınlatırsanız seviniriz.

      https://www.karar.com/yazarlar/ibrahim-kahveci/enflasyon-hesabina-kucuk-dokunuslar-11628

      Sil
    3. https://www.karar.com/yazarlar/ibrahim-kahveci/enflasyon-hesabina-kucuk-dokunuslar-11628

      Aradiginiz yanit burda.

      Özetle fiyatı çok artan ürünlerin çarpan katsayısını düşürüp, fiyatı az artanınkini arttırmışlar.
      Mesela, fiyatı en çok artan sigaranın katsayısını bir önceki döneme göre baya azaltmışlar.
      Çarpan katsayısının azalabilmesi için sigara satışarının azalıyor olması gerekiyor ama önceki döneme göre satışlarda ciddi oranda artmış

      Sil
    4. Sayın Kömürcüoğlu merhaba,

      İlgili yazıyı okudum. Benim yukarıda anlattığım ile çelişen bir yazı göremedim, bilakis tam da anlattığım konuyla örtüşen bir yazı okudum. Çaba sarfederek Tüikin verileri kullanılmış.

      Gerçeği arayan her insan karşısında İbrahim Kahveci gibi birisinin olmasını ister. Çünkü iddiasını bilimsel temellere dayandırmış, tüm verilerini ve kaynaklarını açıklamış.

      Bu düz dünyacılar var, duymuşsunuzdur. Bir tv de dünyanın yuvarlak olduğu tüm ispatlarıyla sunuluyor, adam hayır inanmıyorum yine de diyordu. Neden diye sorulduğunda hiçbir açıklama da yapmıyordu. Bu insanla ne tartışabilirsiniz?

      Yalnız dikkatimi çeken, açıklanmaya ihtiyaç duyduğum birkaç hususu paylaşmak isterim. Bu açıklamalarım iddiayı çürütmek amacıyla değil daha iyi kavranması amacıyladır.

      Esasen 2019 yılı Tüfesi, 2018 yılı tüketim kalıbının 2019 fiyatlarıyla hesaplanmasından oluşur. Yani 2019 yılı ağırlıkları 2018 yılına aittir ve 2018 yılı üretim miktarları esas alınmalı ve 2017 yılına göre artıp/azaldığına bakılmalıdır. Yani 2019 üretim miktarlarıyla, 2018 yılı karşılaştırılarak bir sonuca varılmamalı.

      Esasen her iki yılda dramatik değişimler olmadığı müddetçe seriyi bozacak bir durumla çok karşılaşılmaz. Yazıdan bir örnek, 2017 de gıdanın ağırlığı yüzde 21,77 den 2018 yılında yüzde 23,03 e çıkmış. Dramatik ne değişim olmuşta böyle bir oynaklık olmuş? Obez mi olduk 1 yılda? Yoksa 2017 yılı manipüle mi edildi?

      Yukarıda izah etmiştim. Bunun için esasında 2015 ile 2016 yılına bakmak lazım. 2017 yılı 2016'nın tüketim kalıbı idi. Ve 2016 da 2015 yılyla karşılaştırılmalı idi.

      2015 yılında Rus uçağını düşürünce 2016 yılı Turizm için felaket bir yıl olmuştu hatırlarsınız. Turizm demek herşey dahil demek. Çok fazla gıda tüketimi demek. Ve tüfe hesabında Turizm sektörünün de tüketimleri hesap edilir sadece Hanehalkının değil. 2016 yılı Turizm yerlerde sürününce 2016 yılı gıda harcamaları düştü bir sonuç olarak. Dolayısıyla 2017 (2016) yılında gıdanın ağırlığı yüzde 21,77 ye geriledi. Geriledi diyorum çünkü 2016 (2015) yılında gıdanın ağırlığı yüzde 23,68 idi.

      Gıda düşünce, ama sigara tüketimi düşmeyince sigaranın ağırlığı arttı 2016 yılında. Ve bu 2017 tüfe ağırlığına yüzde 5,87 olarak girdi (alkollü içecekler ve tütün).2016 (2015) tüfesinde ise bu grubun ağırlığı yüzde 4,98 idi.

      Yani karşılaştırma için 2017 yılı tam uygun bir baz yılı sayılmaz.

      Yazarın tüm hesapları doğrudur sanırım. Bu kadar açık seçik koyulunca doğru mu yanlış mı bakma ihtiyacı duymuyor insan. Ama başka bir çıkarım yapılamaz mı?

      Mesela hükümet yönettiği/yönlendirdiği fiyatlar hususunda şöyle bir davranış sergilese:

      Yıl içinde akaryakıt fiyatlarında ayarlamalar yapmıştı. Tüketiciye daha çok yansımaması için üstündeki vergileri aşağıya çekmişti. Diyelim bu yolla diğer ürünlerin çok altında fiyat artışını bırakarak hem o yılın tüfesini düşük göstermiş oldu hem de 2020 yılında baz alınacak ağırlıklarda akaryakıtın ağırlığını düşürmüş oldu.

      Bu davranış yasadışı mı? Peki Tüikin bunda payı? Tüik manipüle etti, rakamlarla oynadı denilebilir mi?

      Yasadışı değil, payı sıfır, rakamlarla oynadı denilemez. Rakamlarla oynayayan o değil çünkü.

      2020 yılında akaryakıtın ağırlığı azalınca suç Tüikin mi? 2019 yılı davranışının bir sonucu bu. Tüik hayır o zamlar vergi azaltılmasaydı Tüfe şukadar olurdu deyip o oranı mı ilan etmeliydi? Ağırlıkta düşmez artardı mı demeliydi? Hiçbir ülkenin resmi istatistik kurumunda böyle bir yetki ve uygulama yok.

      Sil
  10. Hocam merhaba,

    Enflasyonda baz etkisini açıklayabilir misiniz?
    Teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. https://soundcloud.com/ntvradyo/mahfi-e-ilmezle-ekonomi-39

      Sil
  11. Hocam enflasyon ölçümünde deflatör mü yoksa tüfe mi daha çok malı kapsar?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Deflatör GSYH hesabına giren ülkede üretilmiş bütün mal ve hizmetleri kapsar, TÜFE bunlardan seçilmiş 418 mal ve hizmeti kapsar.

      Sil
  12. Hocam merhaba, 2020 kur ve tüfe/üfe beklentinizi paylaşabilirmisiniz. Teşekkür ediyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kur tahmini yapmıyorum, daha doğrusu hesaplarımda kullandığım bir tahmin var ama bunu açıklanacak kadar ciddiye almıyorum. 2020'de enflasyonun % 13 dolayında olacağını tahmin ediyorum.

      Sil
  13. An itibariyle % 2.5 ındirim yapıldı. Sizi gene dinlemiyorlar hocam. Geçmiş enflasyonu baz alıyorlar . Maaş zammını gelecek enflasyon tahminine göre yaparken faizde tam tersi yani. Ne diyelim çok iyi biliyorlar ki bu hals geldik. Allah beterinden saklasin

    YanıtlaSil
  14. Mahfi Bey, yazılarınızın genelinde Türkiyenin bir çok sorununun çözümünün hukukun üstünlüğü ilkesinden geçtiğini yazıyorsunuz. Bunu derken sizin aklınızda şekillenen nedenler ve sonuçlarla bilgisi daha sığ vatandaşların anladıkları aynı değilmiş bunu Daren Acemoğlunun Uusların Düşüşü'nü okurken anladım. Hukuk üstün olmadan ülkede sömürücü kurumları pasifize edecek, yenilik ve ilerleme doğuracak hiç bir şey olması mümkün değil. Kitabın ana fikri ile ilgili görüşünüzü merak ediyorum. Türkiye özelinde çoğulcu, adil ve yenilikleri yüceltip çoğaltan bir ülke olmak için şansımız olur mu bu yuzyılda size?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Acemoğlu'nun yazdıklarının çoğuyla aynı düşüncedeyim.
      Türkiye'nin bu sorunları aşabileceğini düşünüyorum. Ama zaman alacak ne yazık ki.

      Sil
  15. Şahsi fikrim 20 yıllık tarihlerinde ilk kez doğruyu yapıyorlar bırakın kuru biz kontrol edeceğimize onlar kontrol etsin çin gibi kuru yükseltmemizi bile istesinler zamanla üretimimiz artar yüksek kurdan düşük faiz içerinin canlı kalmasını sağlar cari açık vermeyiz şuan çanlar bence devletin yüksek açık vermesinden kaynaklanıyor oda faizlerin düşmesi ile tölere edilirse uzun vadede başarı getirebilir tabi biraz enflasyon yaşarız uzun süre

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sorun kuru kontrol etmek değil. Üretiminin ağırlığı ithal girdilere dayalı bir ülkede kur artışı demek daha pahalı üretim yapmak ve dolayısıyla gelecekte fiyat artışlarını kontrol edememek demek.

      Sil
  16. Baş stratejist, baş ekonomist, üst düzey ekonomist, makroekonomist, vb. Güzel unvanlar, ama gerçekte ne yaparlar? İşverenlerine herhangi bir fayda sağlıyor mu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fayda sağlamasa işveren onları istihdam etmez herhalde.

      Sil
  17. 14'e indirdiler, piyasa yapici bankalara 13 olacak borclanma. Ilginc olan bankalarin merkez'den para alma istahi tarihi dusuk seviyelerde. En son rakamlar bakiyenin 27-28 milyar TL oldugunu gosteriyor, gecen sene faiz 24 iken bile bu bakiye 170+ milyara cikmisti. Kredi talebi zayif, bankalarin kredi verme gucu de zayif. 13 maliyetli kaynaga yuklenerek bankalar kredi yaratmaya daha istekli olacaklar mi, onu birkac haftaya gormus oluruz. Devletin merkez'den ciddi miktarda taze basilmis para almadan (ilk 8 ayda 79 milyar) kendi butcesini donduremedigi dusunulurse, bu 13% ile alinacak kaynak direkt devlet bonosuna 13.5%-14% faiz ile yatirma yonune de gidebilir. Merkez'den direkt almak yerine merkez 13% ile piyasa yapici bankaya verir, banka da 13.5% ile 2 yillik devlet kagidi alir.

    Bu iki yol da para basmaya cikiyor. Ic talep durgunken bu sorun yaratmaz ama ic talep hafif toparlandiginda bunu cok saglam enflasyon olarak goruruz. 1979-2001'de yasadgimiz surec bu idi. Devlet gelirini giderine gore ayarlamayi reddettigi icin eksik tutar para basarak saglanirdi, sonuc da ortalama 60% enflasyon idi.

    YanıtlaSil
  18. Hocam daha oncede soyledim yine soyluyorum . Turkiye ekonomisini artik iktisat teknigiyle aciklayamazsiniz cunku tamamen dis siyasete baglidir operasyon devam etseydi bakalom bu indirimler yapilip da dolar kuru burada dururmuydu elbette hayir mesela 2001 krizi siuasi sebepten cikarildi hukumet irak kibris bop icin asla taviz vermedi finansal operasyonla hukumete ciddi darbe vurdular.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. BU dediğiniz bütün ekonomiler için geçerli.

      Sil
    2. bütün ekonomiler için %20 ise türkiye ekonomisi için %40-50 dir sayın hocam. çünkü jeopolitik konum güç merkezlerinin stratejilerini fazlasıyla etkiliyor ve burada ekonomiyi kullanma be baskı kurma politikası öne çıkmaya başlıyor. türkiyenin gerek Osmanlı gerekse de cumhuriyet dönemi krizlerinin daha baskın tarafı siyasal gerekçeler olmuştur çoğunlukla. mesela abd dünyanın en borçlu devleti tabi oransal olarak değil miktarsal olarak hocam. ama bizim kadar sık kriz hali olmuyor. çünkü abd yi borçlandıran güç merkezi zaten abd yi derin kilklerle yöneten güçtür. abd ve Avrupa da olan milli burjuvazi bizde de olsaydı biz de krizleri daha çok iktisat teknikleriyle açıklayabilirdik. fakat çoğunluk siyasi ağırlıklı ve dış politika ağırlıklı olup bizim iktisadi defolarımız bu alandaki taviz durumuna paralel olarak realize ediliyor veya şu anda olduğu gibi realize edilmiyor erteleniyor.

      Sil
  19. Tamamen siyasal tavizler sayesinde hem faizler iniyor hem de kurlar ziplamiyor sicak para merkezleri baris pinarinin sonlandirmamizdan cok memnunlar ki normal sartlarda bu kadar yuksek kirilganlikla bu kadar buyuk faiz indirimleri buyuk kur soku yasatirdi tek fark 2001 de taviz vermeyen krizi hoze alabilen devlet adamlari vardi simdi taviz vermeye yatkin pragmatistler var farķ burdadir

    YanıtlaSil
  20. Bütçe yasası İBB araç kiralaması gibi laf ola yasası mı belli olmayınca her tarafata delik yama yapılıyor,tutmazsa,yenisini yapıyorlar.

    YanıtlaSil
  21. BEn bu blogda oteden beri soyluyorum bu yonetimin elinde tek barut kaldi o da HAZINE AVANSI ve ve ya FED ECB turunden parasal genisleme tahvil alma.

    KGF ve Ihtiyat akcesini kullandi bu bolgeyi tuketti. Bundan sonra yapacagi surekli fon saglayan parasal genisleme mekanizmasini kullanarak hem issizligi hem buyumeyi hem de cari dengeyi saglayacak para politikasi elemanina ihtiyaci olacak. Acikcasi bunun icinde kosullar olustu dovizde ister begenin ister begenmeyein ister kabul edin ister kabul etmeyin belli bir istikrar var saglandi.Enflasyon keza oyle bir dusus saglandi kagit ustunde de olsa... Bundan sonra cikis icin bu veriler uzerinden bu veri destekleri uzerinden para basimi sartlari olustu bu yonetim icin ve bu yonetim buna meyil edilecek. Acikca baska sansi mansi kalmamistir. Biraz Turkiye sosylojisini bilenler bilir bu toplum enflasyona takmaz is var mi yok mu ona bakar is olsun da enflasyon ne olursa olsun mantigindadir bunun da en buyuk sebebi 35-40 yil enflasyonla yasamis olmasindan hatta ve hatta philips egrisi denklemine zuhur etmesinden tanir enflasyonu.
    Vergi konusunda da zaten KDVde 8den 10 18den 20ye bir gecis ongoruyorum. Bu turden KDV gecisleri duzenlemeleri Turkiyenin tum kriz tarihlerinde olmustur bundan sonra da olacaktir bunun bu yonetimle alakasi yoktur bu yapisal ekonomik krizlere bakisla ilgili tarihsel bir veri ve durumdur. 1980 krizinden sonra KDV gelmis 1994de KDV artmis 2001de yine KDV artmistir. Dogallayin onumuzdeki surecte de KDV artisi olasidir.

    Demem o ki bundan sonra FED ECB tipi ya da eskidnin hazine avansi tipi parasal genisleme ve vergi artisina dayali maliye politikasi ile yola devam edilecektir. Ancak suan bu gecerli degil suan faiz indirimleri zamlarla bekle gor tarzi politikayla yola devam ediyoruz onumuzdeki yildan itibaren bahsettigim boyle uygulamalara sahit olacagiz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence;
      %1 KDV yüzde 5,
      %8 KDV yüzde 15 ve
      %18 KDV yüzde 25 olmalı.
      Lüks ürünlerde de bir yıla mahsus %30 KDV alınmalı.

      Sonrasında yeterli olmaz ise para basılmalı.

      Sil
    2. kdv artisi + para basimi

      artik bu kd artisi 1den 5 mi cikar
      8den 10a mi 20 mi cikar bilemeyiz
      18lik 20ye mi 25 mi bilmiyoruz

      bildigimiz bir sey varsa Yeni vergi icadlari ve KDV Artisi bu hemen hem butun turkiyenin tarihsel krizlerinde olmustur.
      Para basimi garanti ama bu; kgf turu mu olur yoksa Avrupa ABD para basiyor biz niye basmiyoruz turunden mi olur bilmiyoruz.

      Butun bunlar bu sene olmaz bu iyi haber; bu sene bitii bekle-gor kivamindayiz
      2020de bu dedigim yukaridaki iki olgu ile karsilasmamiz cok olasi.

      Sil
  22. Hocam siz daha iyi bilirsiniz ama, bu seferki faiz indiriminin normalden fazla olması Suriyedeki barış harekatının masada elde edilen kazanımlarıyla devam eden politik bir hamle. Eğer istenilen sonuçlar ortaya çıkmasaydı Merkez bankası belki de daha düşük bir indirim hatta belki de indirim bile yapmaz sabit tutardı diye düşünüyorum. Siyasi kazanımları ekonomiyle de birleştirerek ekonomik kuramların dışında bir hamle olduğunu düşünüyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Erhan erkesim masada ne kazanmışız bir söylesenize?. kazanan rusya suriye ve abd oldu. erdoğanın şahsı da serveti yaptırımlara maruz kalmadığı için kazandı. sadece türkiye kaybetti. terörist unsurlar sadece biraz sınırımızdan ötelendi o kadar. abd enerji koridorunda ingilterenin enerji şirketlerini istemiyordu. İngiltere ise esadı türkiye üzerinden yıkamadığı için en azından enerji pastasından iyi pay almak ve bölgede güç kaybetmek istemiyordu. ve bunu da maalesef finanse ettiği harekat ile elde etti. abd ile İngilizler anlaştı ki zaten rusya üzerinde de ingilterenin etkileri vardır; harekat durduruldu. bundan sonra suriyenin kuzeyindeki enerji koridoru İngiltere-rusya ve abd enerji şirketleri enerji çıkaracak ve buradan d.akdenize açarak dünya pazarlarına ulaştırıp işin kaymağını yiyecek. türk askerine de onların güvenli bölge benim ise adına bekçilik bölgesi adını verdiği yerlerden bunun bekçiliğini yaptıracaklar.ve bekçilik bölgesinde biraz da inşaat yaptıracaklar ki erdoğanın beton sevdasını bildikleri için ona da biraz rant sağlamış olacaklar. kısacası resmen bizim bekçiliğimizde adım adım suriye kürdistanı kuruluyor. siz hala gladyo medyasının yazdığı la fontane den masalları dinlemeye devam ediniz. durmak yok!. akıldan mantıktan yoksunluğa ve duygusal davranmaya devam!. tek çaremiz sayıb-n esad ile masaya oturmak ve suriye milli ordusuyla Mehmetçiğimizin ortak büyük operasyonuyla terörist unsurların tüm güney sınırımız boyunca temizlenmesi ve suriyenin milli hükümetine ve halkına teslim edilmesidir.hatta saygı karakolu ve Süleyman şah türbesinin de aynı noktaya geri götürülmesi ve suriye ilişkimizin tam olarak normalleştirilmesidir. başka net bir çözüm asla görünmemektedir.gladyo medyasına inanmayınız. aynı oyunu yıllarca ırakın kuzeyinde oynadılar ve sonuç ortadadır. orada de facto bir kürt kukla devleti maalesef kurulmuş ve suriyenin kuzeyiyle birleştirilmesi planlanıyor. sadece ileriye atıldı bu plan o kadar!.

      Sil
    2. isidci cihatci katiller bize kaldi

      Sil
  23. Hocam merhaba ,

    Bir finans sektörü çalışanı olarak soruyorum bu soruyu. Piyasaların, Merkez bankalarının nasıl hamle yapacağını bilmesi bu hamlelerin etkisini düşürmez mi? Piyasalar ona göre pozisyon alacağı için indirmesi yada yükseltmesinin bir anlamı kalmaz benim yarım aklıma göre :) bu konuda aydınlatırsanız bizi çok sevinirim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Amaç biraz da bu zaten. Piyasalar Merkez Bankası'nın ne yapacağını bilecek ve ona göre hazırlanacak ki piyasada dalgalanma olmasın.

      Sil
  24. Selamlar Hocam ''Bir hafta vadeli repo işlemlerine uygulanan faiz (politika faizi): TCMB, 1 hafta vade ile repo ihalesi açıyor, bankalar ellerindeki tahvil ve bonoları TCMB’ye verip karşılığında para alıyorlar ve vade sonunda parayı iade edip kâğıtlarını geri alıyorlar. TCMB bu araçla banka ve finans kurumlarının piyasada uyguladığı faiz oranlarını, bankalardan alınan kredilerin miktarını, hisse senedi ve döviz gibi varlıkların fiyatlarını etkileyebiliyor.'' sizin yazınızı paylaştım hocam. Faiz düşmeden önce 16,50 politika faizinde piyasa faizleri 15,00 civarıydı. Bu durumda bankalar maliyetinin üstünde piyasayı fonlamış gibi görüntü var.Tabii sonuçta bankaların başka kaynakları da var ama bu durumda bankalar merkezden borçlanmayı azatlmışlar/bırakmışlar mı anlamalıyız. Bu ne anlama geliyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merkez Bankasının faizi düşürmesi demek sizin de yazdığınız gibi bankalara daha ucuza borç vermesi demek. Bankalar piyasadan topladıkları mevduata yüzde 14 faiz verirken MB'den borçlanmaya gecelik yüzde 16,50 (yıllık 18'lere gelir) faiz ödüyordu. MB'den borçlanmaları çok da teşvik edilen bir şey değil o nedenle piyasadan biraz yukarı olmak durumunda ama enflasyonun yüzde 10'un altına indiği bir ortamda MB faizi 14'e indirerek bankaların mevduata da daha düşük faiz vermesini sağladı.

      Sil
  25. Faiz indi, ekonomistler yine ters köşe, dolar yerinde saydı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Pek öyle değil. Dolar yükseldi. Suriye harekatıyla çıkan köpüğü saymazsanız dolarda yükseliş var.

      Sil
    2. faiz indi dolar yerinde saydı çünkü siyasal olarak dış politikada ciddi tavizler verildi. sebebi budur.

      Sil
  26. Kasım ayı günü gelen iç borç 22 milyar TL, dış borç 2 milyar dolar. 10 milyar da faiz dışı bütçe açığı desek, ihtiyaç 44 milyar TL. Bunu normal koşullarda iç ve dış piyasa toplamından bulamaz devlet, tutar aşırı yüksek. Bu aydan itibaren bankaların 13% ile merkez'den para alıp bununla istemleri dışı devletk satın alacakları bir düzenek kurulacaktır. Aralık'ta duruma göre bir 100-150 puan indirim daha yapılıp bankaların bu işten 50-75 baz puan kar etmeleri sağlanır. 5-6 aya şu anda 27 milyar TL olan merkez'den borçlanma bakiyesinin 200 milyarın üstüne çıktığını göreceğiz.

    YanıtlaSil
  27. Hocam,

    Ülkemizin milli gelirini güncellemelerde 2018 yılını 767 olarak düzeltebilir misiniz? 22 milyar dolar az yani. ( https://tradingeconomics.com/)

    Bir hesaplama = 767 milyar dolar bölü/82 milyon= kişi başı 9.353 dolar

    Suriyelileri de katarsak ( uyanığız ya onların katma değerini milli gelire dahil edip nüfuslarını dahil etmiyoruz ya ) =767 milyar dolar/85 milyon = kişi başı 9023 dolar


    2002 de gelip hani 3500 dolardan alıp 2008de üç kat arttırıp 10.500 dolar yaptık diye hava atmıştınız ya,

    Hatırlatayım tarih 2019

    yani 11 yıl sonra kişi başına düşen milli gelir 10.500 dolardan suriyelilersiz 9.353 dolara , suriyelileri de katarsak 9.023 dolara düşmüş.

    Bu utanç sizin eserinizdir. Eserinle gurur duy Türkiye. Sonra ortalıklarda beka versin kim bilecek.

    HAAA yurtdışı oyunları yok mu var? Evet var, ama onlar son 11 yıldır yok. Onlar 1838 balta limanı anlaşmasından beri var!

    Beceriksizsiniz , Gideceksiniz. İster seve seve , isterse sizin anladığınız şekilde.


    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Trading Economics bu verileri IMF sitesinden alıyor, ben ise yanında gösterdiğim gibi YEP (Orta Vadeli Programdan) alıyorum.

      Sil
  28. Hocam merhaba:) araya girdim kusuruma bakmayın. Ben odtü iktisat ikinci sınıf ogrencisiyim, birinci sinifi 3.68le bitirdim çift anadal imkanim var. Lisede sayisalci ve matematiği seven bir kisi olarak endüstri mühendisligine yakinim su an. Sizce mantikli bir fikir mi? Ingilizcem iyi seviyede, ozel sektor istiyorum lakin hangi alan olduğu konusunda bi fikir olusmadi henuz. Uluslararası firmalar icin iktisat yetetli olur mu yoksa ie diplomasi da eklemeli miyim? Benim fikrimi soracak olursaniz ben bu konuya cok sicak bakıyorum su an :) teşekkürler simdiden :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence doğru yapmış olursunuz ama iktisattaki ortalamayı düşürmeyecekseniz.

      Sil
    2. yahu şu ülkede doktor,mühendis olmak ayrıcalık harika olmak olarak algılanıyor ama iktisat okumak ve iktisatçı olmak sıradanlık olarak algılanıyor. bu yüzden de maalesef dünya çapında iktisatçı yetiştiremiyoruz. oysa iktisat belki tıp dışında en önemli bilimlerin başında gelmektedir esasen yani en azından bence gelmelidir. bugün türkiye, iktisadı yüzünden sürekli dış dünyaya ciddi tavizler vermek zorunda kalmaktadır. hala daha akıllanmıyoruz.

      Sil
  29. Yok düşürmeyecegim söz.. iktisat çok severek okuduğum bir bölüm :)

    YanıtlaSil
  30. Faiz indirimi , doğru bir karardır. Bu sayede tlden para kazanımı bitecek, para ya dolara gidecek ya da borsaya.

    Dolara giderse ihracatçı kalkınır.Ülkeye para girişi olur.Borsaya giderse hem ihracatçı hem de iç piyasaya üretim yapanlar kalkınır.

    Eğer dolardaki artış kontrollü artış olursa kur enflasyon geçişi de olmaz.

    Zaten cari fazla verildiği için kurun artma ihtimali de düşük. Kur bundan sonra daha da düşecektir. Çünkü borsa da dolar bazında çok ucuz kalmıştır. Borsaya dışarıdan para girişi de kuru düşürür.

    2020 Aralıkta dolar kurunun 5.50 imkb-100ün de 160.000 lerde olacağını tahmin ediyorum.

    Peki faizlerin düşmesi bankaların makas aralığının kapanmasına ve karlılıklarının düşmesine sebep olmaz mı?

    Önceden 24le para topluyordu 30la kredi veriyordu.
    Şimdi 10la para toplayıp 12 ile kredi verecek. Ayrıca önceden 100 birim kredi veriyordu şimdi 20 birim kredi veriyor.. Bu durumun banka bilançolarına yansıması nasıl olur?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Enflasyon düşerken faizi düşürmek elbette iyidir. Ama enflasyon yükselirken de faizi arttırmak doğrudur.
      Faiz düşüşü banka bilançolarında olumlu etki yapar.

      Sil
  31. türkiyeye defalarca gelmiş olan saygın iktisatçılardan olan James rickards dünyada parasal sistemde yaşanmasını beklediği çöküşün türkiye ekonomisi merkezli başlayabileceğini belirtmiş. ve türkiye için kömür madenindeki kanarya benzetmesini yapmıştır. malum eskiden kömür madenlerinde gaz kaçışı olup olmadığı en iyi kanarya konularak anlaşılırdı çünkü; eğer kanarya bir müddet sonra ölmediyse gaz kaçağı ve sıkışması yoktur ve güvenilirdir denilirdi. ancak kanarya ölmüş ise asla oraya girilmez ve gaz kaçağı ve/veya gaz sıkışması vardır denilirdi. türkiye artık kanarya gibidir.domino başlangıcı türkiye ekonomisinin olması kuvvetle muhtemeldir demiştir rickards!. türkiye dış borç stokunu çeviremez hale geldiğinde önce en çok fon kullandıran Avrupa birliği ekonomisi büyük sıkıntıya girecek ve oradan da diğer gelişmekte olan ekonomilere de sıçrayacaktır. bence rickards ın bu uyarısını ciddiye almak gerekmektedir. zaten faizler son dönemde hızlı düşürüldü ki tl nin savunma bariyeri iyice düşmüş oldu. ciddi bir değer kaybı tufanı başlarsa ileride şaşırmamak gerekir kanaatindeyim.

    YanıtlaSil
  32. Kitap okumak çok saçma bir şey.

    Açarım Google'ı bakarım oradan.

    Harika, şıp diye...

    YanıtlaSil
  33. London City'nin sahibi bir kaç milyar dolar Türkiye için fişeklerse, herkes terso olur :)

    Sistemin adı kapitalizim birader, money talks.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu tür sıcak paralar bugünü kurtarır ama yarını sıkıntıya sokar.

      Sil
  34. adsız 21:13 dediğine katılıyorum. london of city sahibi güç türkiyenin suriyete girmesini finanse etti emevi camiinde cuma namazı kılacağız siyasetini de finanse etti. herkes abd sanıyor değil herkes ilginç şekillde ingiltereyi es geçiyor oysa dünyada görünmeye gizli güç asıl ingilteredir. 90 yıl öncesine kadar çok ön planda idi fazlasıyla göze batıyordu bunu özellikle abd deki derin İngiltere olan demokratlar cıa gibi kurum kuruluşlara devretti. yer altına indi tapınakçılar gibi. aynı güç özellikle 2009 sonrası küresel krizi ki iktisadi krizleri hep stratejik atılımlar dönemi olarak algılar derin İngiltere ; birilerinin bizi teğet geçecek dediği bir nebze de hakikaten teğet geçtiği söylenebilecek dönemi aynı london of city yani küresel sermayenin beyni olan devasa hanedanlık bugünkü türkiyenin oluşumu adına finanse etti. bizim halk da bol bol ev araba aldı avm lerde tüketti betona yatırımlar yaptı. bunun kaynaklarını asla sorgulamadı. 15 yılda 35 yıllık tüketimi yaptık. eh artık adım adım muhtemelen 2020 ve sonrasındaki yıllarda bunun bedellerini acı şekilde ödeyeceğiz. zaten hak ettik çünkü sürekli anı yaşadık aklı dışladık.üretmedik. marka üretmedik bilim - teknoloji üretmedik. eğitime yani beyinlerimize yatırımlar yapmadık. tipik 3.4. dünya toplumu olduğumuzu kanıtladık. yani adeta iyi sömürge oluruz mesajını küresel efendilere vermiş olduk. ve zaten 2008 sonrasında örtülü şekilde yine yeniden Osmanlının son 60-70 yılında olduğu gibi ingilterenin, çünkü küresel sermayenin beynidir orası; sömürgesi olduk zaten yıllar önce sömürge valimizi atamışlardı ne de olsa!. faizler 1000 baz puan düşürüldü kurlar yerinde saydı. eh İngiltere askeri harekatımızı finanse etti sıcak para girişi oldu. biz de karşılığında suriyenin kuzeyinde İngiliz enerji devlerinin enerji koridoruna ortak olabilmelerini sağladık operasyonla. abd ikna oldu fıratın doğusunda türk ordusu büyük temizlik yapacak müttefikimi yıkacak diye iplerimizi ciddi anlamda elinde tutan İngiltere yi koridora ortak etmek zorunda kaldı. bakalım bu yorumumu yayınlayabilecek kadar mert ve yürekli bir admin var mmı bu blog da?.

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...