3 Haziran 2020 Çarşamba

Ekonomide Bazı Sorular ve Yanıtlar

Soru: Covid – 19 Pandemi süreci fırsat yaratır mı?
Yanıt: Bu dönemi teknik ve teknolojik altyapısını geliştirmeye harcayan, e-ticaret için gereken donanımı kuran şirketler için, pandemi arası çok iyi fırsat yaratmış durumdadır. Artık çok net görülüyor ki geleceğin dünyasında insanlar alışverişlerinin önemli bir bölümünü evden yapacaklar. Şirketler eskisi kadar fazla eleman çalıştırmayacaklar ve verimliliği en üst düzeye çıkarmaya çabalayacaklar. Müşteri verisi toplayan, bu verileri iyi değerlendirmek en önemli konular arasına girecek. Hiç kuşkusuz bütün bu değişiklikler için bu aradan yararlanıp yatırım yapan, değişikliğe giden şirketler önümüzdeki dönemi iyi değerlendirecekler. Bu adımları atanlar kalıcı farklar yaratacaklar.  

Fırsat böyle çıkacak ortaya. Yoksa oturduğumuz yerde başka ülkelerin veya şirketlerin süreci iyi yönetememesi veya bir şekilde dışlanmasıyla yakalanacak fırsatlar kalıcı olmaz.

Soru: Önümüzdeki dönemde hangi alanlara yatırım yapmak doğru olur?
Yanıt: Covid – 19 pandemi süreci tarım kesiminin ne kadar önemli olduğunu ve asla ihmal edilmemesi gerektiğini açık biçimde gösterdi. Gıda ürünleri, özellikle organik gıda ürünleri ve hayvancılık önümüzdeki dönemde öne çıkacak. O nedenle sanayici ve tüccarlarımıza bu alana yatırım yapmalarını öneriyorum. Geçtiğimiz dönemlerde inşaat kesimindeki yüksek kazançlar sanayici ve tüccarları inşaat işlerine girmeye çekti. Şimdi sırada tarım ve hayvancılık var. Büyük çiftlikler almak veya yapmak akıllıca bir seçim olur ama bunu yapamayanların seracılığa girerek ihraç ürünleri tarımı yapması da doğru bir seçim olacak. Böyle bir yatırım aynı zamanda sanayi veya ticarete ek olarak farklı bir alana girerek bir yatırım sepeti oluşturmanın, dolayısıyla da riskleri dağıtmanın yolu olur.

E-ticarete girmemiş olan şirketlerin mutlaka e-ticarete göre yeniden yapılanmasında büyük yarar var. Ben bunu yatırım olarak değil bir zorunluluk olarak görüyorum.

Soru: İstanbul finans merkezi olabilir mi? Kamu Bankalarının ve Merkez Bankası’nın İstanbul’a taşınmasının bu amaca yararı olabilir mi?
Yanıt: Bu haliyle olamaz. Çünkü finans merkezi olabilmenin ilk koşulu riskleri arttırmamaktır. Riskleri arttırmamanın ilk kuralı da sık sık kural değiştirmemektir. Önceden bildirilmeden yapılan kural değişiklikleri finansal sistemin/piyasaların en sevmediği şeylerin başında gelir. Öngöremedikleri işlere girmeyi ya da öngörülemeyen kararların alındığı yerlerde bulunmayı sevmeyen yatırımcıların sayısı tersini sevenlerden çok daha fazladır. Bu tür kararlar risklerin ve dolayısıyla ülkenin bulmaya çalışacağı kaynaklar için ödemesi gereken maliyetin yükselmesine yol açar. Riskler çok yükselirse dış kaynak için yüksek getiri önerilse bile yatırımcı açısından çekici olmayabilir. 

Kamu bankalarının ve Merkez Bankası’nın İstanbul’a taşınmasının bu amaca yararı olmaz. Eğer bu kurumların olduğu yer finans merkezi olsaydı bunlar Ankara’dayken Ankara finans merkezi olurdu.

Soru: Türkiye’nin risk primi (CDS oranı) haksız bir yükseklikte değil mi? Bu oranı birileri Türkiye aleyhine mi ayarlıyor?
Yanıt: CDS priminin 300 ve daha yukarıda olması ülkenin aşırı riskli ülke konumunda olması anlamına geliyor. Türkiye’nin CDS primi son aylarda 500’ün altına inemiyor. İnse de orada kalamıyor, tekrar yükseliyor. Bugün itibarıyla dünya 300 baz puan üzerinde CDS primine sahip (aşırı riskli) konumda 7 ülke bulunuyor (yüksekten düşüğe: Venezuela, Arjantin, Pakistan, Mısır, Ukrayna, Türkiye ve Güney Afrika.) CDS priminin yüksekliği, dış borçlar, dış finansmana erişim, uluslararası rezervlerin düzeyi, enflasyon, kur gibi niceliksel olarak ölçülebilen nedenlerin yanı sıra bir önceki soruya verdiğimiz yanıtta açıklandığı gibi risk yaratan karar ve uygulamaların yaygınlığı ve sıklığı gibi niteliksel gelişmelere de bağlı. Bu göstergelere ve niteliksel gelişmelere bakıldığında Türkiye’nin CDS priminin olduğu düzeyin abartılı olmadığı görülüyor.

CDS primi piyasada arz ve talebe göre şekillenen bir gösterge olduğu için bize özel ayarlanması pek mümkün değil.

Soru: Türkiye’de şu sıralarda reel faiz negatif mi?
Yanıt: Bunu hesaplayarak yanıtlayalım. Reel faiz hesabı normal olarak geleceğe dönük bir hesaptır. Bugün bankaya bir yıl vadeyle yatırılan TL mevduatın nominal (görünür) faizi ortalama olarak yüzde 7 dolayındadır. 12 aylık yatırılan mevduatı faiz gelirinden yüzde 12 gelir vergisi kesilmektedir. Buna göre net nominal faiz yüzde 6,2 olmaktadır. 12 ay sonra enflasyonun nerede olacağını TCMB’nin uyguladığı Beklenti Anketi (Mayıs ayı) sonuçlarına göre alacak olursak yüzde 9,2 düzeyinde bir beklentinin söz konusu olduğunu görürüz. Reel faizi hesabı şu formülle çözülür:

Reel Faiz = (1 + Net Nominal Faiz) / (1 + Beklenen Enflasyon Oranı) – 1

Reel Faiz = (1 + 0,062) / (1 + 0,092) – 1 = 0,027 ya da yüzde -2,7.

Buna göre Türkiye’de reel faiz beklentisi yüzde eksi 2,7’dir. Bir başka ifadeyle bankaya bugün 100 TL yatıran bir kişi 12 ay sonra 6,2 TL net faiz geliri elde edecek. Buna karşılık enflasyon yüzde 9,2 olacağı için reel olarak yüzde 2,7 eksi faiz almış, bir başka deyişle anaparasında azalma gerçekleşmiş olacaktır.

Özetle söylemek gerekirse bugünkü faizler ve enflasyon beklentisi bize Türkiye’de reel faizin negatif olduğunu gösteriyor. 


83 yorum:

  1. Virüs sonrası bozulan ekonomiyi canlandırmak için ekonomik olarak ne gibi önlemler alınmalı.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Parayı doğru harcamalı, kamu kesiminde israfa son vermeli.

      Sil
    2. hocam bu konu hakkında daha detaylı yazı yazabilir misiniz

      Sil
  2. Hocam merhabalar,

    Reel faiz kısmı:

    Reel Faiz = (1 + 0,062) / (1 + 0,092) - 1 olması gerekmez mi?

    Teşekkürler.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Haklısınız bazen böyle gözden kaçıyor. Çok teşekkürler uyarı için.

      Sil
  3. Bu ülke bitmiş hocam, ben gidiyorum. Hoşçakalın.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Güle güle!

      Sil
    2. Bitmiş demeyelimde 20-30 sene belini düzeltemez ülke

      Sil
    3. Türkiye bitmez, şu olur bizim hayat dönemimizde toparlayamayacak.
      O yüzden tası tarağı toplayıp, mutlu olabilceğiniz yerlere gidebilirsiniz,
      Yurt dışına gitmekle kimse Türklüğünü kaybetmez,
      Eğer eski Türkler yurtlarından çıkmasaydı, bugün bizler kendimize Türk demezdik.

      Türkler kadim bir kavimdir,
      1500 yıl önce avrasya da hiç Türk yoktu,
      1000 yıl önce Anadoluda Türk yoktu, avrasyalı Türkler Anadolu'yu yurt yaptı.
      500 yıl önce Balkanlarda Türk yoktu, Anadolulu Türkler Balkanları yurt yaptı.
      100 sene önce bir kargaşa yaşadık, Balkanlar Anadolu kadar Türk idi, Bağbuğ Atatürk
      Anadolumuza sahip çıktı,
      50 yıl önce Almanya da Türk yoktu, Fransada yoktu, İngiltere de yoktu.

      Benim eski komşum 90 yaşındayken duru bir İstanbul Türkçesi konuşurdu, Yunan'dı, 50 yıl önce buraya göç etmiş. İsmet Paşa zamanında İstanbul'da 10 yıl çalışmış, sokak sokak galatayı bilirdi, eminönünü bilirdi. Orası benim ülkem vatanım derdi.

      Ermeni bir avukat tanıdım, ailecek Kars'tan dedeleri göç etmiş, Türkçe biliyordu, benle Türkçe konuştu. Kars bizim yurdumuz derdi.

      Bakmayın siz kendine başbuğ dedirten sözde, uyduruk başbuğ ünvanlı siyasi parti liderlerine, güya Türklüğü sahiplenip, kendi dar kalıplarına güzel Türk kültürünü sokmaya çalışanlara. Adamlar o kadar küçük ki, binlerce yıl iç içe yaşadığımız Kürtleri bile düşman yapmaya çalışıyorlar, bizler ile sadık yol arkadaşı olmuş Kürtleri, Lazları, Çerkesleri, Yunanları, Bulgarları düşman olarak gösteriyorlar.

      Başbuğ ünvanını Türk milleti kendine büyük yarar sağlayan liderlerine verir, Atatürk gibi, Fatih, Alparslan gibi.

      Son Başbuğ'umuz Atatürk, Kurtuluş Savaşını kazanınca, dikkat buyurunuz, Yunan bayrağını yerden kaldırmıştır. Savaş hali anlaşmazlık halinin geçici bir mertebesidir, dostluğumuz kalıcıdır. Yunanla anlaşamadık savaştık, onlar yurt aldı, biz de Anadolu'yu almalarını engelledik. Kan aldık, kan verdik, o olayı kapattık. Başbuğ Atatürk, buna işaret etmiş, Yunan bayrağını ezmemiştir.

      Sil
    4. Dedenle ninen de senin gibi düşünseydi, sen olmazdın.

      Sil
  4. Hocam sorular çok özenle seçilmiş :) Ekonomi, hiç bilmeyene bile daha ne kadar basit anlatılır sizi okuyarak görüyor, ben de uygulamaya gayret ediyorum. Fikrinize sağlık.

    YanıtlayınSil
  5. reel faiz eksi ise neden hala mevduatlar sıfırlanmıyor? Bir sebebi var mı? Geleceğe yönelik beklenti mi var? Yoksa fon yöneticileri sepet mantığı ile hareket edip, ne olur ne olmaz diye mi mevduata %60 yatırıyorlar?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. hoca soruya cevap vermekten kaçınmış, foncular ile kapışmak istemez tabi. yoksa foncularında müşteri paralarını yıllardır yanlış yönettikleri ortaya çıkar.

      Sil
    2. Para piyasası fonlarından bahsediyorsanız, mevduattan kaçış sebebiyle geçen sene para piyasası fonlarında %50 mevduat zorunluluğu getirildi.

      https://www.bloomberght.com/para-piyasasi-fonlarinin-en-az-yuzde-50-si-mevduata-ayrilacak-2203960

      Sil
  6. Elinize sağlık hocam...
    Umarım hizmet sektöründeki çalışanlar için alternatifler ortaya çıkar, aksi taktirde işsizlik, kayıt dışı çalışma oranı çok artacak.
    Pandeminin fırsatlarından biri de tl kredinin döviz yatırımına dönüşmesi olabilir mi (kesinlikle karşıyım) ?

    YanıtlayınSil
  7. hocam ons altının durumu ne olur abd deki olaylar ne yönde etkiler yıl sonuna kadar doları 6 seviyesinde görür müyüz

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Amerikadaki olaylar ons u etkilemez, Amerikanın garibanları sokaklarda eylem yapıyor şimdi.

      Olaylar biraz daha devam eder ise, hepsi ucuz işçi olarak hayatlarına devam edecekler, işsizliğin artması ordaki firmalara yarar, kontratla ucuza eleman toplarlar.

      Parası olanlar, toplumun yüzde 20 yüzde 30 luk tabakası, onlar sıcak evlerinden twit atmakla meşguller. Ons'u da, Nasdaq'ı da onlar belirliyor.

      Garibanın, düşenin dostu olmaz bu hayatta. İster Amerika olsun, ister Türkiye, ister Suriye.

      Not : Bir daha okudum da yazdığımı, harbi harbi şiir gibi yazmışım. Amerika'lı Orhan Babayı tanısa bi bak neler olur neler.

      Sil
  8. hocam bu çok tehlikeli bir ekonomik tabloya işaret değil mi? ingiltere gibi ülkelerde de negatif faizli tahvil satılmaya başlandı. Nasıl talep oluyor anlamıyorum. ileride faiz daha da düşer yüksek fiyattan satarım diye talep ediliyor herhalde. Faizler daha da eksiye inerse bankalar batmaz mı? O da reel sektörü batırır.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. çünkü küresel sermaye çok yaşlanmış olan para sistemini bitirmek istiyor. kovid-19 ile stop eden talep normalleşme adımlarıyla ve negatif faizlerle çok süratli artacak ve arz aynı hızda ve hacimde artamayacağı içinde global bazda hızlı enflasyon artışlarıyla parasal sistemin amortismanı aşırı artmış olacak. önce merkez bankalarına aşırı para bastırttılar ve işletmelerle hane halklarına pompaladılar. fakat hayat ve doğal olarak iktisadi aktivasyonlarda sert ve ani sekme yaşandığı için büyük bir tasarruf stoku birikmiş oldu. negatif faizlerle tasarruf sahiplerine harcayın mesajı veriliyor. yakın gelecekte hiperenflasyon yaşanırsa şaşırmayın derim. işte o zaman da faizler hızla başta fed tarafından olmak üzere tüm merkez bankalarınca mecburen artırılacaktır. bizim gibi dış finansal yükümlülüğü yüksek ve dış girdiye aşırı bağımlı ekonomilerde büyük kur şokları gelişmiş ekonomilerdeyse yavaşlama hatta yeniden daralmalar görülecektir. zaten para tabanlı sistemin sonu yaklaşmıştı. artık paranın mal ve hizmet olarak çıktı olduğu bir iktisadi modelden ziyade bilginin girdi olduğu mal ve hizmet çıktısına dönüştüğü bir iktisadi modele ihtiyacı var dünyanın.

      Sil
  9. Hocam Türkiye'nin daha önce dolaylı yoldan para bastığına dair bir makale yayınlamıştınız. Bu para basımı neden enflasyonu beraberinde getirmiyor ? (Fed dolar basıyor fakat güvenli liman olduğu düşüncesiyle enflasyonu getirmiyordu) peki bizde neden bu para basımı sonucunda enflasyonu net ve ağır bir şekilde göremiyoruz?

    bir de hocam BIST 100 gittikçe yükseliyor bunun sebebi tüm piyasaların iyimserliği ve Türkiye'ye döviz girişi beklentisi midir?

    Teşekkürler,saygılar...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yatırımcının Türkiye de para koyacağı yer çok az.
      Biri konut, biri taşıt, biri borsa, biri negatif faizli devlet tahvili.

      Bunlar arasında en akışkan olanı Borsa, yapacak bir şey yok.

      İlk giren bekleyip herkes girdikten sonra çıkan, endeks yükselince ilk çıkan kazanır.

      Sil
    2. Enflasyonu net olarak gordugunuz yer BIST iste. Basilan para hane halkina giderse enflasyon sepetindeki mallarin fiyati yukselir. Basilan para sermaye sagiplerine giderse BIST ve diger menkul kiymetlerin fiyati yukselir(enflasyon)

      Sil
  10. Parayı elde tutmayip yatırım yapmak için çok güzel zamanlar ama elde para yok.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evimi akrabama sattım, onun evini satın aldım.

      Nevşehir'in küçük bir köyünde tarlam var. Yan tarla amcamoğluna ait.
      Yazları iki aylığına gideriz.
      Geçen sene benim tek kat evi boya badana ile yeni ev gibi düzenledim.
      Onun evi vardı kendi tarlasında.
      Evleri banka aracılığı ile hülle ettik.
      Ona 300 bin TL bana 300 bin TL düştü.

      Sil
  11. Merhaba hocam! Ellerinize sağlık
    Reel Faiz = (1 + 0,62) / (1 + 0,92) – 1 = 0,027 bu formülde 0,62 ve 0,92 yerine 0,062 ve 0,092 olacak galiba

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evet haklısınız, hemen düzelttim. Çok teşekkürler uyarı için.

      Sil
  12. hocam hep şöyle denir ya; büyük balık küçük balığı yutar diye!. sanırım önümüzdeki süreçte giderek hızlı balık yavaş balığı yutar diye değiştireceğiz bu deyimi ne dersiniz?. yani büyüklüğün yerini hız alacaktır. daha yavaş olan rekabet edemeyecek duruma gelecektir. kaldı ki artık 100 yıllık değişimler bile hızlanarak 25 yıla indi. işletmeler daha az istihdamla daha fazla daha kaliteli ve daha hızlı mal-hizmet üretmenin stratejilerini oluşturacaktır. zaten dijitalleşme bunu getirecektir.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Selam bir ilave ben yapayım size, büyük balıklar hızlı ise, daha hızlı küçük balıkları etraflarına topluyor. Grup olarak hızlanıyorlar. İslam literatüründeki Riba konusu buna örnektir. Büyük kaynaklara sahip olan gruplar zaman ile daha az kaynak sahibi hızlı ve küçükleri kendilerine ekliyorlar veya daha hızlı ve küçükleri kendilerine eklemeden bir şekilde kendilerine bağımlı hale getiriyorlar, üretilen katma değerden pay alıyorlar.

      Sil
  13. Mahfi hocam,son haftalarda kur,altın ve faiz aynı anda düşüyor.bu trend devam edip yurtiçindeki döviz&altın hesapları tl ye dönmeye başlarsa bu durum kuru daha da düşürürmü?su anda 6,70-6,80 lerde gezse de tarihi zirve 7,30 ancak dib noktası 5 tl dir,döviz tekrar bu seviyeye kadar düşerse ihracat&ithalat ve cari açıkta olumsuzluk yaratırmı?birde kur yükselince enflasyon artıyor ancak düşünce azalmıyor enazından gıda fiyatlarında..sebebi ne olabilir?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Selam, fiyat azalışları doğası gereği hemen son tüketiciye yansıtılamıyor.
      Önce yüksek maliyetten üretilmiş malın yüksek fiyat ile eritilmesi, stoklarının bitmesi, sonra düşük maliyetli mal stoklara girdikçe fiyatın düşmesi gerekiyor.

      Sil
    2. Fakat maliyet artıp yeni üretilecek malın fiyatı artacağı duyulunca, stoktaki bütün malın fiyatı anında gelecek malın fiyatına çıkarılıyor. Herkes vicdanını kandıracak bir yol buluyor. Nede olsa tezgahtaki malın fiyatının yazılmadığı, alıcının görünümüne göre değiştiği tek yer ortadoğu.

      Sil
  14. Hocam merhabalar;
    "Bu tür kararlar getirilerin artmasına yol açar."
    Bu cümleniz paragrafa uygunsuz gibi göründü bana,rica etsem inceler misiniz?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Biliyorsunuz risk artıran kararlar o ülkeden talep edilen faiz gibi getirilerin de artmasına neden olur. Yani oradaki getiri ülke için değil dışarıdan yatırım yapan içindir. Ama cümle pek iyi olmamış haklısınız onu düzelteyim.

      Sil
  15. Hocam geçenlerde bu cümlenizi bir yerde daha dinledim:"sanayici ve tüccarlarımıza bu alana yatırım yapmalarını öneriyorum". Tarımı bu hale getiren sanayiciler değil mi? Çiftçi aileler yaratmanın daha doğru olduğu konuşulurken, sanayicileri bu alan daha fazla davet etmesek olmaz mı? BM 2014'ü Aile Çiftçiliği Yılı ilan etmişti. Biz hep geç kalıyoruz.

    YanıtlayınSil
  16. Hocam merhaba, ONS fiyatı neye göre belirleniyor.Su an dolar,altın ve ons düşüş yönünde.

    YanıtlayınSil
  17. Merhaba,

    CDS değeri 300 ve üzerinde olan ülkelerden, son 3-4 ayda sadece Türkiye CDS değerinin (300-600 arasında) oynaklık göstermesi nasıl açıklanabilir?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Oynak bir piyasa olarak açıklanabilir.

      Sil
  18. Hocam benim bildiğim bir ara bu hayvancılık baya gündeme geldi.Büyük şirketlerimiz bu alana yatırım yaptı ama nedense istenilen sonuçlar alınmadı ve bu alandan cok kaçış oldu.Biz de teoride çok guzel dusunceler var ama iş uygulamaya gelince çok yanlışlar yapılıyor.Ekonomide eş güdüm derler ya sanırım bunu beceremiyoruz ve başarısızlıklar buna bağlı oluyor ne dersiniz .

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ya adam fabrikasını kapadı müteahhit oldu napsın tarımı hayvancılığı

      Sil
    2. Benim yasadığım yerde akp yönetimine çok yakın birinin 3-4 bin hayvanlık çiftliği var. Ham, yeterince işlenmemiş hayvan dışkılarını etraftaki tarlalara döküyorlar, açıkta hayvan sidik vb. atıklarını taşıyan kanalizasyon sürekli akıyor.
      Karasinek, sivrisinek ve pis koku hayatımızdan bezdirdi. Şikayet ediyorsunuz adamın dokunulmazlığı var.
      Avrupa çoktan büyük çiftliklerin oluşturduğu çevre sorunlarını çözme maliyetininin yüksekliği nedeniyle 50-200 hayvanlık tesisleri ön plana alırken bizde diğer insanların hakları, çevre en son dert edilecek şey olduğu için 5-10 bin hayvanlık tesiler rağbette.

      Sil
  19. Mahfi Hocam , Bir zamanlar kırılgan beşli olarak tanımlanan ülkeler vardı. Yukarıda CDS primi 300 ün üzerindeki ülkeleri yeni kırılgan ülkeler olarak tanımlayabilir miyiz ? Yoksa bu tanımlamayı yapmak için hangi verilere bakmamız gerekiyor ?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Aslında söylediğiniz çok doğru asıl kırılganlar bu 7 ülkenin 5'i. Venezuela ve Arjantin zaten kırılmış onları kırılgan olarak saymayalım.

      Sil
  20. Devamlı takip ettiğim okuduğum mahfi beyde çok bilgili zevkle okuduğum kişi ben bu sayfaya yazı yazmıyorum devamlı takip ediyorum 40 yıllık ekonomistim benim derdim ne ne oluyor ha nemi oluyor arkadaşlar türkiye cds turizm geliri bütçe açığı fazlası ihracat fazlası eksiği işsizlik veya tam istihdam ne yaparsak yapalım faizler düştü yükseldi 1 yil içinde 170 milyar dolar borç ödemesi veya sıfır borç ne yaparsak yapalım almanyanın yıllık cari fazlası 300 milyar euro almanya bile olsa yine altından kalkamaz sonuç suriye bataklığından kurtulmadan türkiye ekonomisi hiç bir sene iyi olmaz nokta

    YanıtlayınSil
  21. Hocam tanıdık birisi soğan ekti(orta boy beyaz soğan) fiyatı tarlada 25-50 kuruş pazarda 75-150 kuruş. 25-50 kuruş hasat etme maliyeti zaten. Ürün toplanmadi tarlada kaldı. Şimdi bu adam başka seçeneği olursa bir daha Ekim(çiftçilik) Yaparmi. ? Babam yıllardır buğday eker maliyetini ancak karşılıyor. Tarla Boş kalmasın diye ekiyor sadece... Buğdayı satıyorlardı 1 birim. Tohum alıyor 2,5-3 birim fiyat. Yani çiftçi (geleneksel) çiftçilik öldü memlekette. Akıllı tarım sera bu alanda katma değerli ürün üretmek şart.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sen işi ehline verirsen ölmez.Dünyada bunu başarabilenler böyle başarmıştır.Zaten keşfedilmiş olan bu gerçeği neden kimse kabul etmez ki!

      Liyakât sahibi insanlar düzeltecek bu memleketi.Yeteneğine göre istihdam edilmiş cesur yürekler lazım.
      Tarım için Cem Seymen derim ben,ama kendisi ne der bilemem.

      Sil
    2. Çok komik, bu işlerin şehir efsaneleriyle alakası yok. Şehirler çiftçinin açliğıyla doyuyor. Katma değerli ürün denilen başkasının uretmediği zamanda, daha ucuza üretmekle mümkün ancak. Üç beş yıl sonra yeni üreticiler katılır yine boğaz tokluğuna çalışmaya başlarsınız. Kral herzaman ticaret, tabiki oligapol olacak kadar baskın olacaksın. Karada ölüm yok.

      Sil
  22. Hocam selamlar, kamuouyuna açıklanan , devlet bankaları tarafından verilen düşük faizli krediler hakkında bir yazı yazabilir misiniz? İyi günler

    YanıtlayınSil
  23. hocam kaleminize sağlık.

    Covid-19 Yeni Coronavirüs Hastalığının Türk Vergi Sistemine nasıl bir etkisi olacak

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Vergi gelirleri hızla geriliyor

      Sil
    2. Hocam Temmuz ayında otomobilde %60’a varan ötv indirimi beklentisi oluştu gibi. Piyasaya etkisi nasıl olur. Araç satışlarını patlatıp tabiri caizse sürümden kazanır mı devlet.

      Sil
  24. Hocam yazı için teşekkürler.

    Koronavirüs sonrası dünyasında, bu dönemde arttırılan para arzı nasıl tekrar dengelenecek? Likidite tercihinden dolayı aşırı bir enflasyon olmadı gibi duruyor fakat bu paralar tekrar borsaya mı girer, altın ve değerli maden talebini mi arttırır, merkez bankaları bu parayı dolaşımdan tekrar mı toplar? Sizin görüşünüz nedir?

    Ayrıca döviz hareketlerine her gün yenisi getirilen kısıtlamalar, çok yüksek CDS primi ve düşük mevduat faizlerine rağmen Türkiye hakkında "üretim merkezi olacak", "yatırımlar buraya kayacak" iddialarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Döviz bazında ucuz maliyet dışında cazip neyimiz kaldı?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. İşler düzelmeye başladığında MB'ler bu paraları geri toplamak zorundalar yoksa bu kez de enflasyonla uğraşmak zorunda kalırlar.
      Artık maliyetler de çok ucuz değil. Türkiye, Çin'in yerini alamaz. Boşuna hayal kurmayalım. Ne emek o kadar ucuz ne de öyle bir teknoloji yaratacak bilgi birikimi var.

      Sil
    2. Bence bu paralar piyasayı canlanırken son durak olarak

      1)Büyük mütahitlerin yanlış yatırimlarını birilerinin elinde kalmasını sağlayacak.
      2)insaata dayalı sanayilerde oluşturulmuş, düşük teknojili mal üreten, yanlış yatırımları bir süreliğine yüzdürecek.
      3)Türkiye nin hormonlanmış alım gücüne göre yapılmış avm ve benzeri hizmet yatırımlarını bir süreliğine yüzdürür.
      4)Artan tüketim, devlet bütçesini bir süreliğine rahatlatır. Yap işlet devret projelerinde, devlet tarafından ödenen miktar bir süreliğine azalır.
      5)Elindeki tasarufları enflasyon ve oluşacak devalüasyon tarafından elinden alınan orta sınıf alt kata indirilir(kader!). Tüketim tekrar düşer. Enflasyon falan olmaz.
      Peki paralar nerede!

      Sil
  25. Hocam açıklanan büyüme verisi hakkında ne düşünüyorsunuz?

    YanıtlayınSil
  26. Hocam teşekkürler. Çok değerli bir insansınız.

    YanıtlayınSil
  27. Sevgili üstat,

    Elinize sağlık.

    Sağlıklı günler.

    YanıtlayınSil
  28. Istanbul bogazinin altinda 17 trilyon degerinde kontoryum elementi var ancak dis gucler dunyayi yoneten 5 buyuk aile bizim bu elementi cikarmamiza izin vermiyor vermedigi gibi bizi gdolu tohumlarla asilarla kisirlastirmaya urememize engel olmaya calisiyorlar.
    Turkiyemizin yapmasi gereken istanbul bogazinin altindaki madenleri cikartmak halicteki kulce kulce padisah altinlarini bulmak olmalidir. Bu ekonomimizi de guclendirir satariz ve kalkiniriz kullanmadigimiz tarihi eserleri de piyasaya degerinde surebiliriz Ayrica disaridan tohum almayi yasaklayarak asiyi yasak ederek saglik nesiller ile cogalarak tarimi kalkindirmamiz lazim. Bu labrotuarda olusturmus viruslere mikroplara bakterilere karsi kendimizi korumamiz lazim bunun icin devlet seferberlik ilan edilebilir.

    Saglikli gunler dilerim

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bu bir şaka herhalde...

      Sil
    2. "Contorium'u yaratan kişi olarak her yerde contorium'u yalanladım ve bu yazı, contorium'la ilgili hazırladığım en kapsamlı yazı. lütfen contorium'u savunan birini görürseniz kendisine bu metni iletin." Üzerimde kalmasın:))

      Sil
    3. https://eksisozluk.com/contorium--1779324

      Sil
  29. Sayın Eğilmez AKP nin düşüncesi, zihniyeti malum. İlk iktidara geldiklerinde Dindar ve Kindar nesil yetiştireceğiz, Türkiyeyi Sünni İslam Devleti haline getireceğiz, bunun için Camileri dolduracağız, Camilerden aldığımız oylarla, 2013, 2053, 2071 , 2100 ler ve daha sonrası da İktidarda kalacağız düşüncesi zihniyetiydi. Bunun için Ülkemizin tüm kaynaklarını bu uğurda kullanılacak, bu düşüncede olanları ihya edeceklerdi. İnşaat, Finans, Sanayi, Eğitim, Sağlık, Tarım, Hayvancılık , Teknoloji, Gemicilik bütün alanlarda hep kendi zihniyetlerindeki insanları destekleyecekler, kendilerinden olmayanları silecekler, yok edeceklerdi. Bir çok alanda kendi zihniyetlerindeki insanları destekleyerek öne çıkardılar. İnşaat, Finans, Eğitim, Sağlık, Teknoloji, Gemicilik alanlarını ele geçirdiler. Tarım, Hayvancılık gibi alanları ele geçiremediler, bu alanlar kolay para getiren, rantı olmayan alanlar olduğu için ele geçiremediler. İdeolojik zihniyetteki bu yönetim, Tarım, Hayvancılık hariç diğer alanları ele geçirdiler ancak İdeolojik zihniyetle düzgün yönetilemediği için berbat ettiler. Ekonomimize güvensizlik, CDS notlarımızın kötülüğü hep bu İdeolojik zihniyetin sonucudur.
    Sizin devamlı bahsettiğiniz, yapısal reformlar, düzgün yönetim, çağdaş işletmeler bu İdeolojik zihniyet altında bence mümkün değildir. Zaten bu tip hiç bir İdeolojik yönetiminde başarılı olamadığı ortadadır. Ülkemizin Huzura, Refaha kavuşabilmesi için her şeyden önce Yönetimin İdeolojik zihniyetten Rasyonel yani Mantıklı Yönetime değişmesi gerekmektedir. Bu olmadan Yapısal Reformlardan, Ekonomimizin, Üretimimizin, CDS primlerimizin, Eğitimden Sağlığa kadar bütün alanlarımızın düzelmesinden bahsetmeniz boşuna çabadır, uğraştır , akıntıya kürek çekmektir diye düşünüyorum. Acaba yanılıyormuyum?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Dua edelim, petrol veya doğalgaz çıkmasın yoksa sonsuza kadar....

      Sil
  30. 1-)Hocam merkez bankası ihracat için sağladığı reeskont kredisi benzeri ithalatımızın yüksek olduğu sektörlere çok düşük faizli kredi imkanı açsa ve genel faizleri yükseltip tüketim ve diğer kredileri kıssa acaba orta vadede cari açığımızı kapatabilir miyiz?
    2-)Genel piyasa faizinden çok düşük faiz verilse ihracat ve bu sektörler için bu ne gibi sıkıntılar doğurur? Kredilerin mevduata yatırılması gibi kayıplar olur mu?

    YanıtlayınSil
  31. Hocam merhaba, Hocam ülkelerin yıllık CDS prim verilerine nereden ulaşabiliriz, yardımcı olursanız çok sevinirim Hocam

    YanıtlayınSil
  32. 'öngörülemeyen kararların alındığı yerlerde bulunmayı sevmeyen yatırımcıların sayısı tersini sevenlerden çok daha fazladır' demişsiniz. Olumsuz bir durumu sevmeyenlerle, olumlu bir durumu sevenler, aslında aynı kapıya çıkıyor hocam. Saygılar, sevgiler...

    YanıtlayınSil
  33. Hocam Roubini kadar kötümser misiniz?

    YanıtlayınSil
  34. Hocam KOBİ'lerin durumu çok kötü. Ekonomimizin yüzde 60 ı diyebiliyor un. Sizce onların bir çaresi olacak mı?

    YanıtlayınSil
  35. Mahfi bey , işsizlik , enflasyon ve gdp de daralma bu yıl sonunda ne kadar olur bir tahmininiz var mı?

    YanıtlayınSil
  36. Hocam eurobond iyi bir yatırım aracı mıdır ? Sizce portföy de olmalı mı?

    YanıtlayınSil
  37. Hocam yeni paketlerleepaketlerle kredilerine şuan için talep var ama bu ileride bankaların bilançolarını bozacak bir balon değil mi? Kredi çekenlerin önemli bir bölümü geri ödemede zorlanacak bence, siz nasıl öngörüyor sunuz acaba?

    YanıtlayınSil
  38. Hocam merhaba, öncelikle sizin ve arkadaşların yazmış olduğu yazılar için çok teşekkür ederim. Kafama takılan bir soruyu hem size hem de okuyan arkadaşlara sormak danışmak isterim;

    Sizce firmaların tekrar üretim gücünü ve kapasitesini artırmak için Hükümet nasıl politikalar uygulamalıdır? İkinci olarak ülke ekonomisini geniş vade de düşünürsek tarımı canlandırmanın ülkemiz ekonomisi açısından pozitif bir artışa geçirebileceği söylemek mümkün olur mu?

    Teşşekkür ederim şimdiden, iyi günler dilerim.

    YanıtlayınSil
  39. hocam merhaba 94 ve 2001 krizinde türkiye doğru politika uyguladı mı?

    YanıtlayınSil
  40. Reel faiz negatif hocam. Döviz ve altına mı yatırım yapmak mantıklı?

    YanıtlayınSil
  41. Hocam öncelikle merhaba sizce Covid-19 pandemisi sonrası Türkiye hangi ekonomi politikasını savunmalı

    YanıtlayınSil
  42. Türkiye’de şuan negatif faiz söz konusu mudur? Bu durumun
    ekonomik etkileri nelerdir?

    YanıtlayınSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...