20 Mart 2012 Salı

Döviz ve Altın Rezervleri Ne İşe Yarar?


Dışticarette, günlük hayatta dünya çapında alış verişte kullanılan ve herkes tarafından kabul gören paralara rezerv para deniyor. Kâğıt para altın karşılığı olarak basılırken kâğıt paranın altınla olan bu ilişkisine konvertibilite (dönüştürülebilirlik) denirdi. 1971’de doların da altın karşılığı kaldırılınca dünyadaki bütün paralar karşılıksız kaldı. O zaman konvertibilitenin tanımı da değişti ve Merkez Bankalarının kendi bastığı parayı getirene açıklanmış kur üzerinden istediği parayı vermeyi kabul ve taahhüt etmesi konvertibilite olarak tanımlanır oldu.

Günümüzde Merkez Bankaları altın ve yabancı para bulunduruyorlar. Bu para ve altınlara uluslar arası rezerv adı veriliyor. Bu rezervleri bir çeşit ekonomik sıkıntı hallerinde başvurmak üzere biriktirilmiş tasarruflar olarak düşünmek mümkündür. Örneğin ekonomik sıkıntılar nedeniyle döviz gelirinde aksama olan bir ekonomi bu rezervlere başvurarak ithalatını bir süre daha sürdürebilir.  

Döviz Rezervi en fazla olan 5 ülke şunlardır (The Economist verileri):

Ülke
Döviz Rezervi (Milyar USD)
Çin
3,181
Suudi Arabistan
542
Rusya
454
Tayvan
386
Brezilya
350

Altın rezervi en fazla olan 5 ülke de şunlardır (World Gold Council verileri).

Ülke
Altın Rezervi (Ton)
ABD
8.133
Almanya
3,400
İtalya
2.450
Fransa
2.435
Çin
1.054

Türkiye’nin döviz rezervi 79 milyar dolar, altın rezervi de 179 tondur.

Çin’i bir yana bırakırsak uluslar arası rezervler konusunda gelişme yolundaki ekonomilerin dövizi, gelişmiş ekonomilerin ise altını rezerv olarak tercih ettiklerini görürüz. Bunun nedeni çok açıktır. Gelişme yolundaki ekonomilerin parası rezerv para değildir, yani dünya ticaretinde veya alış verişlerde kullanılmaz. O nedenle başlarına bir sıkıntı geldiğinde kullanılmak üzere dolar, euro gibi rezerv paraları biriktirirler. Gelişmiş ekonomiler ise kendi paraları ya rezerv para ya da en azından dünya ticaretinde geçerli para olduğu ve o parayı basma yetkisi de kendilerinde olduğu için parasal rezerv tutmaya ihtiyaç duymazlar. Buna karşılık onların altın rezervlerinin yüksekliği geçmişte kâğıt parayı altın karşılığı basmalarından dolayı ellerinde biriken altın stokundan kaynaklanır.  

Günümüzde rezervi yüksek olan gelişme yolundaki ekonomiler riski daha düşük kabul edildiğinden uluslararası yatırımları daha kolay çekebiliyor. Gelişme yolundaki ekonomiler arasında yaşanan rezerv artırma yarışının temel nedeni budur.

Döviz rezervlerinin bir bölümü para olarak tutulsa da asıl büyük bölümü yabancı ülke tahvillerine yatırılır. Örneğin Türkiye'nin döviz rezervlerinin dörtte üçü dolayında bir tutar, ihtiyaç olduğunda hemen paraya çevrilebilecek olan, ABD Hazine tahvillerine yatırılmış bulunuyor. Ocak ayında ödemeler dengesinde görülen 2,7 milyar dolarlık menkul kıymet azalışı bu tür tahvil satışını ifade ediyor. 

19 yorum:

  1. Hocam bu cok acik ,net sekilde bilgilendirici yazilariniz icin bir de Facebook universitesi kursaniz lutfen.....
    Yesim Güvemli Dogan

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler. Şimdilik Twitter Üniversitesi yeterli.

      Sil
  2. Elinize sağlık hocam. Yazılarınızı okurken ekonomiyi öğrenmem gereken yıllarımı hatırlıyorum. Hocalarıma haksızlık etmeyeyim ama, "15 yıl önce neredeydiniz!"

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hazine kitabımı 1996'da yazmıştım. Ve o kitap o zaman efsane olmuştu. Zaman su gibi akıp gidiyor.

      Sil
  3. Teşekkürler hocam. aşağıda bahsedilen konulara merkez bankası bilançosu üzerinden açıklık getirecek bir yazı yazmayı düşünürmüsünüz. anlamakta güçlük çektiğim bir konu. saygılarımla

    Emisyon nedir? Emisyon hacmini belirleyen ekonomik göstergeler nelerdir?


    Kelime anlamı olarak emisyon; çıkarmak, yaymak, ihraç etmek, dolaşıma sokmak gibi anlamlara gelmektedir. Bir ülkede kağıt para, tahvil ve bono, hisse senetleri gibi değerlerin ilk kez piyasaya sürülmesine emisyon denir. Emisyon hacmi ise, Merkez Bankası tarafından ihraç edilen (piyasaya sürülen) banknotların toplam tutarını ifade etmekte, "Tedavüldeki Banknotlar" olarak da adlandırılmaktadır. Bu paralar ya bireylerin elinde, ya da bankaların kasalarında nakit olarak tutulmaktadır. Emisyon hacmi temel olarak bireylerin para talebi tarafından belirlenmektedir. Bireylerin gelirlerindeki artış ve/veya faiz oranlarındaki düşüş para talebini ve dolayısıyla emisyon hacmini artırmaktadır. Para talebini etkileyen bir diğer faktör, enflasyonda gerçekleşen veya gerçekleşmesi beklenen değişmelerdir. Bir ekonomide enflasyon ne kadar yüksekse, para talebi o kadar düşük gerçekleşecek, bu da emisyon hacminin daralmasına neden olacaktır. Enflasyon bekleyişlerinde bozulma da, bireylerin ellerinde daha az para tutmak istemelerine neden olarak emisyon hacmini azaltacaktır. Bunlara ek olarak, para teknolojisindeki gelişmelere bağlı etmenler de bireylerin para talebi üzerinde belirleyici olmaktadır. Örneğin, kredi kartı kullanımının artması para talebini azaltmakta ve bu da emisyon hacmini daraltmaktadır.
    Emisyon hacminin bir diğer belirleyicisi ise emisyon arzıdır. Merkez Bankasının para politikaları uygulamaları kapsamında gerçekleştirdiği çeşitli işlemler emisyon arzı üzerinde etkili olmaktadır. Bu kapsamda, Merkez Bankasının açık piyasa işlemleri ile Devlet İç Borçlanma Senetlerini alıp satması, ihaleler ve/veya doğrudan müdahaleler yoluyla döviz alıp satması, zorunlu karşılık oranlarını değiştirmesi gibi işlemler emisyon arzını etkileyerek emisyon hacmi üzerinde belirleyici olmaktadır. (TCMB)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu konuları yakın bir zamanda ayrı bir yazı konusu yapalım en iyisi.

      Sil
    2. çok çok iyi olur hocam. dikkate aldığınız için teşekkür ederim.

      Sil
  4. Mahfi Bey,

    Bu listede gorulen altin miktarlari Merkez Bankasi rezervlerini gosteriyor. Diger yandan Turk halkinin yastik altinda 5.000 ton altin olduguna dair bir ongoru var. Biraz abartili bir tahmin oldugunu kabul edip, bunun yarisi gercekten var kabul etsek dahi buyuk bir rakam yapiyor. Bu miktar dogrudan devlet kontrolunda olmamasina ragmen ulke sinirlari icersinde bulunuyor. Bati ekonomilerinde bu kadar yaygin bir kisisel altin birikimi var midir?
    Boylesine buyuk bir rezervin devlet degil de halk tarafindan kontrol ediliyor olmasi ne tur sonuclar dogurmaktadir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Batıda böyle bir kişisel altın birikimi olduğunu sanmıyorum. Ama Hindistan'da, Pakistan'da vardır. Batıda altın devletin elindedir, bizde ise çoğunlukla kişilerin alinde. Miktarı kimse bilmiyor. Hepsi tahminden ibaret. Halk bunun büyük çoğunluğunu güvence olarak (özellikle kadınlar) ve kefen parası olarak (yaşlılar) tutuyor. O nedenle de spekülatif bir durum yaratılmıyor.

      Sil
  5. Mahfi hocam düzenli okuyorum yazilarinizi. mülakat sinavlarinda cok faydasi olacak. tesekkürler...

    YanıtlaSil
  6. ancak bu kadar açık anlatılabilir Hocam takipteyiz

    YanıtlaSil
  7. hocam bir sorum olacak.
    Türkiye'de dolaşımda olan para miktarı (TL-EURO-DOLAR cinsinden) ?

    YanıtlaSil
  8. Hocam son döviz rezerv rakamı 30 Ekim itibari ile 100,2 milyar dolar olarak güncellendi.

    YanıtlaSil
  9. Hocam yazınız için teşekkürler. Biraz geç bir yorum olacak görür müsünüz bilmiyorum ama yine de sormak istiyorum. Ben de altın alıyorum. Bir ara bankalarda ki altın mevduatlarına yatırım yapmayı düşündüm; ama orada da şöyle bir şey kafamı karıştırıyor. Burada söz konusu altınlar bilgisayar işlemi ile satın alınmış altınlar. Bunlar da niçin alım- satım fiyatları söz konusu? Yani elimize geçen bir maden yok ama alış satış arasında mutlaka bir fiyat farkı oluyor.

    YanıtlaSil
  10. Hocam biraz internette bi haber sitesinde okudum turkiyenin altın rezervi 529 ton yazıyordu. Siz 2012 yılında 179 ton yazmışsınız. Üç yılda bu kadar arttı mı, yoksa bir yanlış bilgilendirme mi var haber sitesinde

    YanıtlaSil
  11. devletlerin para bastırılabilmesi için neden borç alınması gerekiyor?

    YanıtlaSil
  12. Farklı bi sorum ve sorunum var yardımcı olursanız sevinirim
    Cezayirde calışıyorum kazandıhım paramı türkiyeye sokamıyorum bunun yerine altın alıp getire bilirmiyim

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...