15 Mart 2012 Perşembe

Türkiye'nin İstihdam ve İşsizlik Şeması

Türkiye İstatistik Enstitüsü (TÜİK), işsizlik oranını hesaplarken Uluslararası Emek Örgütünün (ILO) standart hesaplama yöntemlerini kullanıyor. Buna göre 15 yaşından büyük olan ve tam gün esasına göre bir işte çalışmıyor olanlar gruplara ayrılıyor. TÜİK’in kullandığı uluslararası standarda göre istihdam edilmeyen, son üç ayda iş aramış olan ve 15 gün içinde bir işte istihdam edilebilecek durumda olan kişiler işsiz olarak sınıflandırılıyor ve oran bu sayıya göre hesaplanıyor. Bu hesaplamaya iş bulma ümidi olmadığı için son üç ayda iş aramayı bırakmış olup da iş bulsa çalışacak olanlar, mevsimlik işlerde çalıştığı için iş aramayan ama sürekli iş bulsa çalışmaya hazır olanlar, ev kadını, emekli, irad sahibi, öğrenci ya da özürlü, yaşlı ve hasta olduğu için iş aramayan ama bulsa çalışmaya hazır olanlar, diğer nedenlerle iş aramayan ama iş olsa işbaşı yapmaya hazır olanlar dahil edilmiyor.

Özetle 15 yaşından büyük olup da son üç ay içinde iş arayan ve 15 gün içinde işbaşı yapmaya hazır olduğunu bildirenlerin toplam işgücüne bölünmesiyle işsizlik oranı hesaplanıyor.

Bir hesaplama örneği vermek için Türkiye’nin Aralık 2011’deki istihdam durumunu sayılarla ele alalım. Aralık 2011’de Türkiye’nin nüfusu 72.925 bin kişi olarak tahmin edilmektedir. Bu nüfusun 54.122 bini 15 yaş ve daha yukarı yaş grubudur. Bir işte çalışanlar yani istihdam edilenler (23.678 bin) ve son üç ayda iş aramış ve 15 gün içinde işe başlayabilecek konumda olan işsizlerin (2.576 bin) toplanmasıyla bulunan toplam işgücü 26.254 bin kişidir.

İşsizlik oranını hesaplamak için şöyle bir denklem yazabiliriz: 

İşsizlik Oranı = Son 3 ayda iş arayan ve 15 gün içinde işe başlayabilecek durumda olanlar / Toplam işgücü

2011 yıl sonu itibariyle istihdam edilenler ve işsizler şu şekilde hesaplanıyor. 



İşsizlik Oranı = (İşsizler / İşgücü) x 100
İşsizlik Oranı = (2.576 bin / 26.254 bin) x 100 = 9,8
Yani Aralık 2011 itibariyle Türkiye’de işsizlik oranı yüzde 9,8’dir.  

17 yorum:

  1. Mahfi Hocam çok teşekkür ederim şemanız durumu çok güzel özetlemiş. Ben şunu da eklemek istedim:
    Çalışma gücü ve isteğinde olup da çalışacak iş arayan ama bulamayan ikibuçuk milyon işsiz insanımızın yanında, işgücüne dahil olmayan kısımda da , artık iş aramaktan umudunu kesmiş, çalışmadan oturan ''asalaklaştırılan'' iki milyona yakın insanımız var... Demografik fırsat penceremiz %74 e yakın. Başbakanımızın en az üç çocuk politikası da malum. ama biz zaten varolan işsizimize istihdam yaratamıyorsak bu fırsatı nasıl kullanacağız, yada bu fırsat bir süre sonra tehdide dönüşmez , sosyal patlama yaşanmaz mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Önce teşekkürler, sonra da dediklerinizin hepsi doğru. Nüfus artışı bazen tehlikeye dönüşebilir.

      Sil
    2. ben asalaklastirma ifadesini anlamiyorum. son 1 sene icerisinde yaklasik 1 milyon kisi is buluyorsa diger insanlar nasil asalaklastirilmis oluyor? Ustelik isanlarin is aramadan vazgecmeleri ve akabinde issiz sinifindan cikarilmalari da dunyanin heryerinde uygulanan bir yontem. o nedenle cari acik problemliyken hukumeti yapisal reformlarla elestirmeli, issizlik konusunda pozitif trend varken de hakkini vermeliyiz.kisacasi ideolojilerden bagimsiz dusunmemiz azim.

      Sil
    3. Türkiye'de işgücüne katılım oranları OECD ülkelerindeki kadar olsa işsizlik rakamları şimdikinin dört katı felan olurdu. Bizde işgücüne katılım oranları düşük olduğu için işsizlik oranlarımızın bazılarına tozpembe göründüğünü düşünüyorum.Bir insan , hayatını idame ettirmek için çalışamıyor, üretemiyor, para kazanamıyorsa bu adam işsizdir, literatürdeki anlamlar beni ilgilendirmez. Dünyanın heryerini de bilmem ben kendi geleceğimi yaşayacağım yere ,ülkeme bakarım. Gerçekleri söylemek bir ideolojiye bağımlı olmayı gerektiriyorsa evet ben bu ideolojinin savunucusuyum.

      Sil
    4. cok sukur ki dunyanin geri kalani sizin gibi dusunmuyor. dunyanin geri kalani simdikinin 4 kati olurdu gibi bilimsel bir gerceklige dayanmayan saptamalari kaale almaktansa mevcudu kaale aliyor. onun icindir ki hicbir raporda turkiyenin issizlik sorununu en basa koymuyorlar. onun icindir ki o olsaydi bu olsaydi yerine mevcuda bakarak Turkiyenin notunu 4 kati olurduya gore degil mevcuda bakarak yapiyorlar. zaten 4 kati olsaydi ulkede isyan ve kargasa cikardi. Arjantinde neler oldugunu gorduk. bizde issizlik yuzunden o turden ya da yunanistan turunden isyanlar cikmiyor, cunku boyle bir vei yok, realite yok. sadece gozumuzu kor eden ideolojiler var. uluslararasi kuruluslarin turkiye raporunda issizlikten sizin kadar korkani varsa buyrun gosterin.

      Sil
    5. http://www.sendika.org/yazi.php?yazi_no=41484&ref=bm
      Alın size dünyanın geri kalanındaki(en azından ab deki)(2011 başı) durum.Bana diyorsunuz ama Bence sizin ideolojiden gözünüz kör olmuş.
      Aslında size söylenecek çok şey var ama Mafi Hocama saygımdan dolayı tartışmayı burada bitiriyorum. Sizi bilimsel gerçeklerinizle ve vicdanınızla başbaşa bırakıyorum.

      Sil
    6. zaten cumhuriyet gibi ideolojik bir gazetede yazan birini gosterip ve yaziyi sendika.org gibi ideolojilerden bagimsiz objektif(!) bir siteden alinca kendinize gulduruyorsunuz. benim bunun karsisina olur mu yeni safakta soyle yazmislar diye cikmam gibi birsey. ayrica madem kaynak veriyorsunuz verdiginiz kaynagi okuyun. bu kaynakta gercek issizligin suandakinden 4 kat fazla olacagini fade eden tek bir cumle bulamadim. %20de 4 kati degil 2 kati ifade eder. derseniz ki ha 2 ha 4 o zaman size 2 kat issizlikle 4 kat issizlik arasinda kac milyon kisi oynadiginin hesabini cikartirim. kimse de size issizlik tam olarak bu rakam demedi. bu dunyada uygulanan standard bir sistem ve bu sistemden bagimsiz olarak gecen sene 1 milyon kisinin is buldugu bir ulkede siz asalaklastirilmadan bahsedebiliyorsaniz, asalaklastirma kelimesinin ne anlama geldigini iyi idrak etmeniz gerekir. asalaklastirilan toplumda 1 senede 1 milyon kisi istihdam edilemez. size soylenecek cok soz var mahfi bey olmasaydi neler soylerdim sozu de fikrin bitip, sovgunun basladigi yerdir. o da size yakisiyor herhalde ki bu ifadeyi kullaniyorsunuz. iyi gunler

      Sil
    7. Değerli arkadaşlar ekonomik veriler ve yorumları konusunda kırıcı tartışmalara girmeyin derim. Bizdeki mesele çalışma çağındaki 52 milyon kişinin sadece yarısı olan 26 milyon kişinin işgücünü oluşturuyor olmasıdır. Çalışma çağında olup da işgücünde olmayanların büyük çoğunluğu kadınlardır. Yani kadınlar bizde işgücüne katılamıyor. Yoksa işsizlik oranımız oldukça yüksek düzeylere çıkardı.

      Sil
    8. benim zaten buna itirazim yok, muhakkak ki kadinin isgucune katilimi issizligi artiracaktir.(ama 4 kati olurdu gibi gibi herhangi bir veriye dayanmayan ifadeler haric. cunku isgucune dahil olmayan kesimde emeklilerin ve ogrencilerin yogunlugunu da unutmamak gerekir) itiraz ettigim nokta, 1 milyon insanin 1 senede is buldugu bir ulkede "insanlar asalaklastirildi" ifadesiydi. kadinlarin isgucune katilamamasinin sebebinin temel kaynaginin is bulmaktan umudunu kesmis kesim olmalarindan ziyade ailesel tercihler. bu kisisel veya ailesel tercihlerdir. asalaklastirma midir degil midir bunu yargilamak bize dusmez de. ama devlet eliyle asalaklastirma varsa bu bizi ilgilendirir. iste bu noktada insanlar asalaklastirildigi icin is aramaktan vazgecti sozu ile 2009dan beri pozitif ilerleme olan issizlikte, ve hatta son 1 yil icerisinde 1 milyon insanin is buldugu bir ulkede asalaklastirma ifadesinin celiski oldugunu vurgulamaya calistim ve bunun ideolojik bakis acisindan kaynaklandigini dusundugumu soyledim. allahtan size saygisi oldugu icin arkadas bana soyleyecegini bildigi seyleri soylemedi:)

      Sil
  2. Hocam, kayit disi istihdam rakamini bu kadar net nereden aliyorsunuz? Her ne kadar cok kolay olmasa da, kayit disi istihdama iliskin istatistikler eger bu kadar net bilinebiliyorsa ve de "istenirse" kayit disi istihdama cozum uretilebilir, degil mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. TÜİK anketinde belirliyor. Burada kayıt dışılıktan kastedilen biliyorsunuz sosyal güvenliğe tabi olmama.

      Sil
  3. Oldum olası bu işsizlik verilerinin hesaplanmasını anlayamamışımdır. Mesela işsizlik oranı = işsiz sayını/iş gücü. İyi tamam da iş gücüne katılım oranı çok düşük. %50 bile değil. Bu noktada gerçek işsizlik oranının çok çok daha fazla olduğu açık. İşgücüne katılım oranını bulmak içinde işgücü/çalışma çağındaki nüfus yapıyoruz. Ee ne kadar çok kişi iş bulma umudunu kaybederse iş gücünden kopmakla kalmaz ayrıca işsiz sınıfına da girmez. Böylelikle işsizlik oranları düşmüş olur. Sanırım işsizlik oranlarını düşürmek için insanların iş bulma umutlarını kırmalı ve gençlere iş vermemeli evde oturmalarını teşvik etmeliyiz. Ben kendi adıma iş bulamıyorum ve evde oturuyorum. Hem işim yok hemde iş arıyorum. Sanırım devlete en büyük kötülüğü şuan ben yapıyorum :)) Saygılar ...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Esprili bir yorum ama birçok gerçeği de içinde barındırıyor.

      Sil
  4. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  5. mahfi bey 4+4+4 ün chp nin neden karşı çıktıgını bu tablodan anlayabilirsiniz.türkiyede işsizlik yaşı artık 22 den baslıyacak:)muhalefet böyle bir tablo istemez.haberkaynagım kesin zaten mantıkende uyuşuyor gündemle.böyle olursa işsizliğe etki ne kadar olur.her yaş 1.1 milyonmudur.saygılarımla abartısız twitterda encok bilgilendigim kişisiniz kendimi sizden teyyid ediyorum.

    YanıtlaSil
  6. Adem ÇİÇEKSÖĞÜT27 Temmuz 2012 14:39

    mahfi hocam 2002 ile 2012 yilları arasnda ekonomi sürekli bir sekilde büyümüs gsyih artmis fakat işsizlik azalmamistır bu durum okun yasasına da ters dusmektedir sizce bu neden kaynaklanıyor

    YanıtlaSil
  7. ''Kafa sayım oranı'' diye bir yoksulluk endeksi var hocam bilirsiniz. Yoksulluktan ölen olursa ülkenin yoksulluk oranı düşmüş gibi gösteriyor. Günümüzde işsizlik oranı da ona benziyor.

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...