Altın ve Gümüşün Yükselişi ve Düşüşü
Piyasalar bir süredir adeta
hipnoz altındaydı. Herkes, Donald Trump’ın Fed’in başına, Beyaz Saray’ın
taleplerine hayır demeyecek; enflasyon riskini büyüme uğruna görmezden gelecek
ve faizleri hızla aşağı çekecek güvercin bir isim atayacağını fiyatlıyordu. Bu
beklentiyle dolar zayıflarken, altın güvenli liman algısıyla, gümüş ise hem
endüstriyel talep hem de dolar ikamesi rolüyle hızla yükseliyordu. Merkez
bankalarının rezerv tercihlerinde dolardan altına yönelmesi de bu hareketi
destekleyen önemli bir faktördü.
Ancak Trump, yine piyasanın
alıştığı senaryoyu bozdu. Fed Başkanlığı için adı öne çıkan Kevin Warsh,
piyasaların beklediği sadık bir güvercin profilinden oldukça uzaktı. Daha önce
Fed Yönetim Kurulu’nda görev yapmış, Wall Street deneyimi olan ve akademik
kariyerini sürdüren Warsh, özellikle para politikasında şahin duruşuyla
biliniyor. En önemlisi de siyasi baskılara karşı Fed’in bağımsızlığını
önceleyen bir çizgiye sahip olması.
Bu ihtimalin güçlenmesiyle
birlikte, kolay para beklentisiyle şişen fiyatlar kısa sürede geri çekildi.
Değerli metallerde iki gün içinde yaşanan sert satışlar, piyasaların ne kadar
kırılgan bir beklenti zemininde hareket ettiğini bir kez daha gösterdi. Elbette
herkes aynı derecede kötümser değil. Warsh’ın son dönemde yapay zekâ kaynaklı
verimlilik artışlarının enflasyonu aşağı çekebileceğine yönelik
değerlendirmeleri, gelecekte faiz indirimlerine eskisi kadar kapalı
olmayabileceği yorumlarına da yol açıyor. Ancak piyasalar, her zamanki gibi
temkinli analizden çok, en uç senaryoları satın almayı tercih etti.
Değerli metallerde yaşanan bu ani
düzeltme, finans tarihinin en çarpıcı spekülasyon örneklerinden birini
hatırlatıyor: Hunt Kardeşler olayını. 1970’lerin sonunda enflasyona karşı
servetlerini korumak isteyen Hunt Kardeşler, 1933 yılında yürürlüğe girmiş ve altın
piyasasında kısıtlamalar getirmiş bir düzenleme nedeniyle gümüşe yönelmiş ve
1977’den itibaren gümüş alımlarıyla piyasayı adeta domine etmişti. Bu alımlar,
gümüşün ons fiyatını 1,5 dolardan 1980 Mart’ında 50 dolara kadar taşımıştı.
Ancak Fed’in müdahalesi ve gümüş
işlemlerine getirdiği kısıtlamalar, dengeleri bir anda tersine çevirdi. 27 Mart
1980’de, finans tarihine Gümüş Perşembe olarak geçen günde gümüş fiyatı 10,8
dolara kadar düştü. Hunt Kardeşler yalnızca bir günde 1,7 milyar dolar
kaybederek iflasa sürüklendi. Onlarla birlikte, bu yükselişe finansman sağlayan
bankalar ve gümüşe yatırım yapan çok sayıda yatırımcı da ağır zarar gördü. Bu
olay, şişirilmiş beklentilerin tek bir politika hamlesiyle nasıl enkaza
dönüşebileceğinin en net örneklerinden biri olarak hafızalara kazındı.
Bugün değerli metallerde yaşanan
geri çekilme de benzer bir uyarı niteliği taşıyor. Trump’ın yarın tamamen
farklı bir adım atarak değerli metal fiyatlarının yeniden hızla tırmanmasına yol
açıp açmayacağını kestirmek zor. Ancak yaşananlar bize şunu açıkça gösteriyor:
Tek bir varlığa ya da tek bir siyasi senaryoya körü körüne bağlanmak,
yatırımcının en pahalı hatası olabiliyor.
Finans tarihinin defalarca
gösterdiği gibi, serveti korumanın en sağlam yolu, tek bir yatırım aracına
değil dengeli bir yatırım sepetine yaslanmaktır.
Yorumlar
Yorum Gönder