5 Eylül 2012 Çarşamba

Küresel Sistemde Türkiye'nin Yeri


Türkiye’nin küresel sistem içindeki yerine bakarken genellikle birkaç makro gösterge alınıp karşılaştırma yapılır. Burada daha kapsamlı bir karşılaştırma yapmaya çalıştım. Bu karşılaştırmalarda ülke sayısı aynı değil. Bunun nedeni bazı ülkelerden her konuda bilgi veya veri gelmemesi. Karşılaştırmalara esas alınan veriler de eldeki son veriler. Bazı konularda henüz işleme alınmamış veriler nedeniyle bazı değişiklikler olmuş olabilir. 

227 ülke, en büyükten en küçüğe GSYH açısından sıralandığında Türkiye 17’nci sırada yer alıyor. GSYH’sı Türkiye’den büyük 16 ülke, Türkiye’den küçük 210 ülke var. Buna göre Türkiye dünyada ekonomi olarak zenginler arasında sınıflandırılıyor.  

226 ülke, en yüksekten en düşüğe kişi başına gelir açısından sıralandığında Türkiye 86’ncı sırada bulunuyor. Kişi başına geliri Türkiye’den yüksek 85, Türkiye’den düşük 140 ülke var. Buna bakarak Türkiye’de bireylerin orta halli olduğunu söylemek mümkün.

216 ülke, en hızlıdan en yavaşa doğru GSYH büyümesi açısından sıralandığında Türkiye 15’nci sırada görünüyor. Türkiye’den hızlı büyüyen 14 ülkeye karşılık yavaş büyüyen 201 ülke var. Türkiye hızlı büyüyen ekonomiler arasında demek doğru olur.

238 ülke, nüfus sayısı açısından büyükten küçüğe sıralandığında Türkiye dünyada nüfusu en kalabalık 17’ci ülke durumunda yer alıyor. Nüfusu Türkiye’den büyük 16, düşük 221 ülke var. Türkiye’nin nüfusu yüksek dersek yanlış olmaz..  

230 ülke, nüfus artış hızına göre sıralandığında Türkiye nüfusu en hızlı artan 98’nci ülke olarak görülüyor. Nüfusu Türkiye’den hızlı artan 97, yavaş artan 132 ülke var. Türkiye nüfus artış hızını denetlemeye başlamış görünüyor.   

221 ülke, insanlarının doğumdan başlayarak ortalama yaşam süresine göre sıralanması durumunda Türkiye 125’nci sırada bulunuyor. İnsanları Türklerden uzun yaşayan 124 ülke, Türklerden kısa yaşayan 96 ülke var. Türkiye’de yaşam süresinin uzatılması için daha alınacak mesafe olduğu ortaya çıkıyor.

187 ülke, insani gelişmişlik endeksine göre en gelişmişten en gelişmemişe doğru sıralandığı zaman Türkiye 92’nci sırada yer alıyor. 91 ülke Türkiye’ye göre daha insanca bir yaşam sürerken 95 ülke Türkiye’ye göre daha az insani gelişmişlik değerine sahip bulunuyor. Türkiye, insani gelişmişlik açısından oldukça kötü durumda bulunuyor. .  

222 ülke, en düşükten en yükseğe enflasyon sıralamasına sokulduğunda, Türkiye 152’nci sırada bulunuyor. Enflasyonu Türkiye’den düşük 151 ülkeye karşılık enflasyonu Türkiye’den yüksek 70 ülke var. Bütün çabalarına karşın Türkiye, enflasyonda halen önemli ve kalıcı bir başarı elde edebilmiş değil.

136 ülke, gelir dağılımında en eşitsizinden en eşitine göre sıralandığında Türkiye en kötü gelir dağılımı eşitliğine sahip 59’ncu ülke konumunda bulunuyor. Gelir dağılımı eşitliği Türkiye’den kötü 58 ülke, Türkiye’den iyi 77 ülke bulunuyor. Türkiye’nin gelir dağılımını düzeltmek için alması gereken çok yol var.   

200 ekonomi, en yüksekten en düşüğe doğru işsizlik oranı sıralamasına girdiğinde 108’nci durumda yer alıyor. İşsizlik oranı Türkiye’den iyi 107 ülke, Türkiye’den kötü 92 ülke var. İşsizlik meselesinde Türkiye son dönemde iyi bir ivme yakalmışsa da bunun ne kadar kalıcı olacağını zaman gösterecek.

212 ülke, bütçe dengesi açısından iyiden kötüye doğru sıralandığında Türkiye 67’nci sırada yer alıyor. Bütçe dengesi Türkiye’den iyi ülke sayısı 66, bütçe dengesi Türkiye’den kötü ülke sayısı 145. Türkiye’nin son yıllardaki en büyük başarısı bütçe disiplini olmasına karşın hala kendisinden iyi durumda olan ülke sayısı 66.   

145 ülke, kamu borç yükü açısından en iyiden en kötüye doğru sıralandığında Türkiye 81’nci sırada duruyor. Kamu borç yükü açısından Türkiye’den daha iyi konumda 80 ülke varken Türkiye’den daha kötü durumda 64 ülke bulunmakta. Kamu borç yükünü düşürdüğümüzle övünsek de bu açıdan bizden i,yi durumda ekonomi sayısı 80. Bu konuda yapmamız gereken birçok şey olduğunu bu karşılaştırma ortaya koyuyor.

163 ülke, eğitim harcamalarında çoktan aza doğru sıralandığında Türkiye 134’ncü görünüyor. Eğitime, Türkiye’den daha fazla kaynak ayıran 133 ülkeye karşılık daha az kaynak ayıran 29 ülke var. En zayoof olduğumuz ve en fazla adım atmamız gereken konulardan birsinin eğitim olduğu açık biçimde görülüyor.

172 ülke, askeri harcamalarda büyükten küçüğe doğru sıralandığında Türkiye 14’cülüğü alıyor. Askeri harcamalara Türkiye’den daha fazla kaynak ayıran 13 ülke varken 158 ülke askeri harcamalara Türkiye’den daha az kaynak ayırmaktadır. Eğitime bu kadar az kaynak ayıran bir ekonominin askeri harcamalara bu kadar fazla para harcamasının özel nedeni olsa da bu sürdürülebilir bir harcama değil.

140 ülke, en çoktan en aza doğru sıralandığında inovasyonda Türkiye 74’ncülükle yetiniyor. 73 ülke inovasyonda Türkiye’nin önünde yer alırken 89 ülke arkasında yer almaktadır. Türklerin inovasyonda zayıf olduğu buradan ortaya çıkıyor.

192 ülke, cari denge açısından iyiden kötüye doğru sıralandığında, Türkiye 191’nci sırada bulunuyor. Cari dengesi Türkiye’den iyi durumda 191 ülke, kötü durumda bir ülke var. Bu gösterge herkesin farkında olduğu ve çözüm aradığı bir durumun özeti. Türkiye’nin bu bataktan çıkması gerekiyor.

222 ülke, ihracat büyüklüğü açısından sıralandığında Türkiye 32’nci sırada yer buluyor. 31 ülkenin ihracatı Türkiye’den büyük, 190 ülkenin ihracatı Türkiye’den küçüktür. Son yıllarda ihracatta önemli artışlar sağlanmış olsa da bunun temeli büyük ölçüde ithalatla ilgili. “Ne kadar ithalat o kadar ihracat.”

222 ülke, ithalat açısından sıralandığında, Türkiye’nin yeri 22 olarak çıkıyor. İthalatı Türkiye’den yüksek 21 ülke, ithalatı Türkiye’den düşük 200 ülke var. “Ne kadar ihracat o kadar ithalat.”

160 ülke, yüksekten düşüğe doğru döviz ve altın rezervleri yönünden sıralandığından Türkiye 26’ncı sırada duruyor. Döviz ve altın rezervi Türkiye’den yüksek 26 ülkeye karşılık, Türkiye’den düşük 136 ekonomi var. Türkiye oldukça yüksek bir rezerve sahip olduğu halde bununla yetinmeyerek rezervlerini artırmayı hedefliyor. Bu rezervlerin bir maliyeti olduğu unutulmamalı.

204 ülke, dış borç yükü açısından yüksek borç yükünden düşüğe sıralamaya sokulduğunda, Türkiye 29’ncu sırada yer alıyor. Dış borç yükü Türkiye’den fazla 28 ülke, Türkiye’den düşük 175 ülke bulunmaktadır. Borç sorununu çözmüş gibi görünen Türkiye’nin dış borç sıralamasında en yüksek 29 ülke arasında olması burada da gidilecek çok yol olduğunu ortaya koyuyor. 

144 ülke, küresel rekabet gücü açısından güçlüden güçsüze doğru sıralandığında Türkiye 43’ümcü sırada bulunuyor. Rekabet gücü Türkiye’den yüksek olan 42 ülkeye karşılık rekabet gücü Türkiye’den düşük 101 ülke var. Rekabet gücü açısından Türkiye son yıllarda oldukça yol aldı, bu çabayı daha da artırarak sürdürmek gerekli.  

134 ülke, ülkelerindeki demiryolu ağının uzunluğu açısından uzundan kısaya sıralandığında Türkiye 23’ncü sırada bulunuyor. Demiryolları Türkiye’den uzun olan 22, kısa olan 111 ülke var. Demiryolu yatırımları bir ara demode olmuştu ama şimdi hızlı tern yaklaşımı çerçevesinde dünyada yeniden ön plana geliyor. Demiryollarına yatırıma devam etmek gerekiyor.

221 ülke,  ülkelerindeki karayolu ağının uzunluğu açısından uzundan kısaya sıralandığında Türkiye 19’uncu sırada yer alıyor. Karayolları Türkiye’den uzun olan 18, kısa olan 202 ülke var. Karayolları demiryollarının alternatifi olarak alınmamalı ve her ikisi de geliştirilmeye devam edilmeli.

156 ülke, deniz ticaret filosunun büyüklüğüne göre büyükten küçüğe doğru sıralandığında Türkiye 18’nci sırada bulunuyor. Ticaret filosu Türkiye’ninkinden büyük 17 ülke, daha küçük 138 ülke var. Türkiye’nin bir deniz ülkesi olduğu dikkate alındığında burada da gidilecek çok yol olduğu ortaya çıkıyor.

215 ülke, elektrik üretimi açısından sıralandığı zaman Türkiye 21’nci sıraya yerleşiyor. Elektrik üretiminde Türkiye’den fazla üretim yapan 20 ülke, daha az üretim yapan 194 ülke var. Türkiye’nin en şaşırtıcı verilerinden birisi budur. Sanayinin gelişmişliği açısından da önemli bir göstergedir.

281 ülke, cep telefonu kullanıcısı sayısı açısından sıralandığında Türkiye 21’nci sırada bulunuyor. 20 ülkede cep telefonu kullanıcısı Türkiye’den çok, 197 ülkede ise Türkiye’den azdır. Sanırım en bilinen verilerden birisi budur.

216 ülke, internet kullanıcısı sayısı açısından sıralandığında Türkiye 15’nci sırada bulunuyor. 14 ülkede internet kullanıcısı sayısı Türkiye’den çok, 201 ülkede ise Türkiye’den azdır. Şaşırtıcı verilerden birisinin de bu olduğunu düşünüyorum. Türkiye’nin cep telefonu ve internet kullanımında ön sıralarda olmasının sosyolojik olarak incelenmesi gerektiği kanısındayım.

Bunları kolaylık olsun diye aşağıdaki tabloda da sunuyorum. İkinci sütunda parantez içindeki oranlar Türkiye'nin eğer karşılaştırmaya alınan ülke sayısı 100 olsaydı kaçıncı olacağını göstermek amacını güdüyor. Her karşılaştırma farklı sayıda ülkeyi kapsadığı için bunları aynı ölçüye vurmak için böyle bir ekleme yaptım. 

Gösterge
Türkiye’nin dünyadaki sırası


GSYH Satınalma gücü paritesiyle (SGP) (büyükten küçüğe)
17 / 227 (100'de 8'inci)
Kişi Başına gelir SGP (büyükten küçüğe)
86 / 226 (100'de 38'inci)
GSYH Büyümesi (büyükten küçüğe)
15 / 216 (100'de 7'nci)
Nüfus (büyükten küçüğe)
17 / 238 (100'de 7'nci)
Nüfus artış hızı (hızlıdan yavaşa)
98 / 230 (100'de 43'üncü)
Yaşam süresi (çoktan aza)
125 / 221 (100'de 57'nci)
İnsani gelişmişlik endeksi (gelişmişten gelişmemişe)
92 / 187 (100'de 49'uncu)
Enflasyon (düşükten yükseğe)
152 / 222 (100'de 68'inci)
Gini katsayısı (kötüden iyiye)
59 / 136 (100'de 43'üncü)
İşsizlik oranı (iyiden kötüye)
108 / 200 (100'de 54'üncü)
Bütçe dengesi (iyiden kötüye)
67 / 212 (100'de 32'nci)
Kamu borç yükü (kötüden iyiye)
81 / 145 (100'de 56'ncı)
Eğitim harcaması (çoktan aza)
134 / 163 (100'de 82'nci)
Askeri harcama (büyükten küçüğe)
14 / 172 (100'de 8'inci)
İnovasyon (iyiden kötüye)
74 / 140 (100'de 53'üncü)
Cari denge (iyiden kötüye)
191 / 192 (100'de 99'uncu)
İhracat (büyükten küçüğe)
32 / 222 (100'de 14'üncü)
İthalat (büyükten küçüğe)
22 / 222 (100'de 10'uncu)
Döviz ve altın rezervleri (büyükten küçüğe)
26 / 160 (100'de 16'ncı)
Dış borç yükü (büyükten küçüğe)
29 / 204 (100'de 14'üncü)
Küresel rekabet endeksi (rekabet gücü yüksekten düşüğe)
43 / 144 (100'de 30'uncu)
Demiryolu uzunluğu (uzundan kısaya)
23 / 134 (100'de 17'nci)
Karayolu uzunluğu (uzundan kısaya)
19 / 221 (100'de 9'uncu)
Ticaret filosu (büyükten küçüğe)
18 / 156 (100'de 12'nci)
Elektrik üretimi (büyükten küçüğe)
21 / 215 (100'de 10'uncu)
Cep telefonu sayısı (çoktan aza)
21 / 218 (100'de 10'uncu)
İnternet kullanıcısı (çoktan aza)
15 / 216 (100'de 7'nci)

Kaynaklar: CIA, IMF, Insead, Worl Economic Forum


52 yorum:

  1. Elinize saglik hocam peki bu döviz rezervlerinin maliyetini biraz acar mısınız tesekkurler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hem TCMB'nin hem de TCMB'de rezerv tutan bankaların fırsat maliyeti diyebiliriz. O nedenle TCMB, bankalardan ilave döviz-altın şeklinde dış varlıklar geldikçe TL zorunlu karşılıkları serbest bırakıp fırsat maliyetini telafi etmeye çalışıyor. Ama TCMB'nin son dönemde döviz rezervlerini artırmasının ana nedeni bence imaj yönetimi ve dış piyasalara "döviz likiditesinde iyi durumdayız" mesajı vermek. E bi de Başbakan haliyle soruyor "Erdem" diyor "geçen yıl 15-16 milyar dolar sattık. bunları yerine koyalım. bu ülkede yüksek kur siyasetçinin kellesini götürür, aman ha! dışarıya iyi imaj verelim" diyor.

      Sil
    2. Resmi rezervlerdeki dövizlerin önemli bölümü ABD Hazine kağıtlarına yatırılıyor. Onların faizi çok düşük biliyorsunuz. az bir bölümü nakit olarak tutuluyor. Getirisi sıfır.

      Sil
  2. Rekabet endeksine sanırım finans kuruluşları da dahil. Bu nedenle 43. sıradayız. Finans kuruluşları hariç en az 15-20 sıra aşağı ineriz. 2001 krizi sonrası özel sektör borçluluğu çok düşük olduğu için, bir de dezenflasyon süreci yaşandığından bankacılık ciddi sıçrama yaptı. Türkiye'yi de rekabet endeksinde epey bir destekledi.

    YanıtlaSil
  3. Herkesin anlayacağı net bir tablo oluşmuş , teşekkürler

    YanıtlaSil
  4. Güzel bir inceleme...
    Bu sıralamalara bakılarak bir çok yorum yapılabilir ama bence bir problem var, oda sıralama yapılan ülkelerin sıralamalara konu olan rakamlarındaki uçurum. Bahsettiğim şey rakamlardaki yanlışlık değil. Örneğin: 74 milyon nüfusa sahip Türkiye ihracatta 32'ci. Bu iyi bir sıra fakat üst sıralara baktığımızda 50 milyon nüfusa sahip Güney Kore 556 milyar dolarlık ihracat yapıyor. Bence rakamlar arsındaki bu fark, iki toplumun nüfusunda ki 24 milyonluk fark da eklendiğinde ülkelerin refah seviyelerindeki uçurumu artıyor. Birde G. Kore'nin Gini katsayısının daha düşük olduğunu ele aldığımızda işler çığrından çıkıyor. Yani ihracatta 189 ülkeyi geride bıraktık diye çok sevinmemek gerekiyor. Aynı durum eğitime ayrılan pay için de geçerli. 2010 yılında Almanya'da 2 milyon 750 bin öğrenci vardı. ve Almanya bu öğrenciler için 10 milyar kaynak ayırmışken Türkiye 2012 yılında 25 milyon 429 bin 670 öğrenci için 34 milyar 112 milyon bütçe ayırıyor üstelik Almanya'nın Türkiye gibi derslik, araç gereç problemi yok. Kısacası üst sıralardaki ülkelerle aramızda böyle yüksek farklar oldukça başarılı olacağımızı düşünmeyeceğim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her karşılaştırmada buna benzer sorunlar var ne yazık ki.

      Sil
  5. Cari açıkta arkamızdaki ülke ABD mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, 476 milyar dolarla ABD. Ama Amerika'nın cari açığı GDP'nin %3.1'i kadar. Bizde GDP'nin yaklaşık %10'u civarı geldi.

      Sil
    2. Yanıt zaten gelmiş, ABD.

      Sil
  6. Hocam butun bu siralamalarin ozetini sanirim bugunku italya macinda gorduk. ne yaparsak yapalim dahaalacak cok yolumuz var. fakat her isi rakamsal ve bir siralama olarak gordugumuzden tam anlamiyla ilerleyemiyoruz. ihracat artti demek icin ithalati arttirmak gibi. potansiyelimizi dogru tespit edip bir alanda dunyanin onde geleni olmaya soyunmaliyiz. bu bizi her konuda toparlayacaktir. siralamada insani gelismislik endeksini koymamaniz sanirim moral bozmamak adina

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnsani gelişmişlik endeksi var, gözünüzden kaçmış sanırım. Ama İtalya maçı benzetmeniz doğru. Bizde organizasyon sorunu var.

      Sil
  7. Sayın Hocam Verilerin bir kisminda (Ör.karayolu ve demir yolu uzunlugunda) kişi basina hesap yapılsaydı, daha aydınlatıcı olurdu. Tesekkur ederim.

    YanıtlaSil
  8. Sn.Mustesarim,
    Degerli Hocam,
    Yine muthis bir arastirma ve cok guzel akilda kalici bir yazi elinize zihninize saglik

    YanıtlaSil
  9. Eyvallah, hocam. Demek gelismis oldugumuzu duble yollar degilde bu veriler gosteriyormus. Iyi bir medeniyet sahibi olmak icin ahlak sahibi bir millet olmamiz gerekli. Bati insani simdiki gucunu zamaninda sahip oldugu dogru ahlaktan aldi ve bu ahlaki kaybettikce ekonomileri, sosyal yasantilari bozuluyor.Is dunyasi icin ahlakin onemini siz daha iyi bilirsiniz. verilen sizleri yerine getirmek, dogru olmak, disiplinli olmak is insanlari icin cok onemlidir.Eger kalici yeni bir. ulke istiyorsak dogru ahlakli insanlar edinmeliyiz

    YanıtlaSil
  10. Hocam,
    Egitim harcamasi zaten herseyi ozetliyor..bu yuzdendir ki organizasyon eksikligimiz ve Ekonomik ve yapisal sorunLari cözmemizde ki Yaraticiligimiz olusamiyor..
    Bu yararli verileri paylastiginiz icin tesekkurler. Emeginize saglik.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçekten eğitim harcaması her şeyi özetliyor.

      Sil
  11. Hocam,
    Sadece bol bol konuştuğumuz ortaya çıkıyor. Çok kapsamlı bir çalışma teşekkürler emeğiniz için.

    YanıtlaSil
  12. Elinize saglik hocam. Tabloya bir de yuzdelik dilim eklerseniz daha kullanisli olur kanisindayim. Zira sizin de belittiginiz gibi toplam ulke sayilari farkli.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunu ben de düşündüm ama karışıklık olur diye vazgeçtim. şimdi siz yazınca eklemeye karar verdim ve ekledim. Teşekkürler.

      Sil
  13. Ustadim
    Elinize saglik cok guzel bir calisma olmus ama keske bir de insanlarinin egitim seviyesi bakimindan nasil bir durumda oldugumuzun da calismasini koyabilsek

    YanıtlaSil
  14. hocam türkiye'nin karnesini çıkarmışsınız.
    çok güzel potansiyelimiz var aslında. her ne kadar teknoloji potansiyelimiz olamasa da karnemizdeki diğer notlar, bizim çok daha iyi seviyelere gelmemizde engel olmadığını gösteriyor. ancak en büyük engel diğer yorumcuların da belirttiği gibi ne yazık ki eğitim ayağı.
    robert mundell in, trilemma kısıtı gibi tıpkı. onun tanımı, mümkünsüz üçlem. aynı anda 3 şeyi kontrol edemiyoruz.
    (ülkeler sermaye hareketi, faiz ve kur üçlüsünden sadece iki tanesini kontrol edebilir, üçüncüsü piyasaya bırakmak zorundadır )
    mükemmel ülke ya da mükemmel ekonomi yok ama en azından askeri harcamaya yapılan kadar, keşke daha güzel fidanlar yetiştirmek için eğitime de gerekli harcamalar yapılabilse. ama ne yazık ki eğitim ayağına baktığımızda karamsarlık hakim oluyor.
    ısrarla söylüyorsunuz. gelecek elektronikte diye. biz daha ucuz iş gücünü geçip sanayide kalkınıp (yerli üretim) elektroniğe gelene kadar bakalım neler olacak ülkemizde..

    bir de işsizlik oranı için iyimser bir tablo hakim. ama işsizliğin tanımı da muamma.
    geçici işçi çalıştırma düşüncesi var hükümette. kısaca işçiyi köle olarak görme. en son kıdem tazminatı yasa tasarısında bunu gördük. karnemiz güzel gibi dursa da çalışanın köle statüsünde maaş alması üzücü.

    bir de bankaların kredi tutturma hedefleri.. kart satmak için ısrarla çabalar.. kart ücretlerini her defasında bir şekilde yeniden almaları.. kemal derviş olmasaydı herhalde daha fazla bağımsız olacaktı bankalarımız.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Herkes kendi hedefinin en doğru olduğunu düşünüyor. Bunları yönlendirecek olan şeyler ise para ve maliye politikaları. Türkiye çok zaman kaybetti. Çalışmadı değil çalıştı ama verimli olmayan çalışma, çalışmamaktan çok da farklı değil. Şimdi bu yazının ikincisini hazırlıyorum. Onda sosyal göstergeler ağırlıklı olacak. Göreceksiniz ki Türkiye gelişmişler liginden henüz oldukça uzak. Kalkınmak, büyümek ve gelişmiş olmak çok farklı kavramlar.

      Sil
  15. Hocam bu verileri kisi basına veya yüzdeyle karşılaştırsak daha sağlıklı değerlendirme yapılır bence. Elinize saglık, bunların hepsini bir arada görerek değerlendirmek iyi oldu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok doğru. İleride belki bir kez daha bu açıdan bir çalışma yaparım.

      Sil
  16. Elinize sağlık hocam çok güzel anlatmışsınız... Sizden David Begg İktisadı, Samuelson İktsadı gibi bana önemli küresel ''Maliye'' kitabı önerebilir misiniz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maurice Levi'nin International Finance'i iyi kitaptır. Ben daha eski baskısını okumuştum.

      Sil
    2. Çok teşekkür ederim Mahfi Hocam...

      Sil
  17. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  18. Hocam elinize sağlık. Tüm verilere baktığımda: Türkiye ekonomisinin kendi içinde tutarsız ve istikrardan uzak bir yapıya sahip olduğunu düşünüyorum.Kronikleşmiş birçok sorunun var olduğu aşikar; cari dengedeki problemle de tüy dikmiş oluyoruz.

    YanıtlaSil
  19. Hocam çok teşekkürler değerli çalışmanız için. Ancak bir sorum olacak size;nüfus planlaması ile nüfus artışının düşmesi ve ortalama ömrün uzaması bize toplumsal yaşlanmayı işaret ediyor.Çalışmanızda nüfusu dizginledik, ömür de uzuyor bunlar pozitif faktörler demek istemişsiniz gibi algıladım. Toplumsal yaşlanmanın ekonomik etkilerine ne kadar hazırız hocam?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne yazık ki pek hazır değiliz galiba. Baksanıza sosyal güvenlik sistemi şimdiden kötü durumda.

      Sil
  20. Sayın Hocam, öncelikle bu değerli araştırma için çok teşekkür ederim şahsım adına. Bu araştırma daha genel bir çerçeveden bakma şansı verdi bana.
    Ben bir toplumda ekonomiden saygıya, insani yaşamdan kalkınmaya kısacası her şeyin eğitimden geçtiğini düşünüyorum ve yukarıda verdiğiniz rakam bende karamsarlık yarattı. Sizden ricam bir daha ki yazıda eğitime harcana rakamların ülkelerin GSYİH ya oranını verirseniz sevinirim, benim için daha açıklayıcı olacaktır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim, bugün yarın yeni yazım gelecek onda eğitim de var.

      Sil
  21. İnanç Anayurt7 Eylül 2012 18:24

    Hocam ulkemizin durumu ancak bukadar acik ve net bir sekilde ozetlenebilir. Benim icin ekonomik verilerin hic bir anlami yok eger insani gelismislik de 92. siradaysaniz bunun da sebebi kaynagi egitime degilde askeri harcamalara ayirirmanizdir. Bence Turkiye buyumuyor sadece sismanliyor ama ogrenmiyor, gelismiyor, ve malesef anlamiyor.
    Not: lutfen bu verileri bir cok yerde paylasin Twitter malesef kisitli kalabiliyor boyle degerli bir calisma icin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. Merak etmeyin birçok site ve blog alıp yayınlıyor benim yazılarımı.

      Sil
  22. Hocam yine guzel bir çalışma olmuş elinize saglik. Sadece ekonomistler değil benim gibi ulus. ilis.ler mezunu insanlar rahatça anlayabiliyor. Size rezervlerle ilgili bir sorum olacaktı. Dünyada en buyuk altın rezervini elinde bulunduran ülke ABD miydi? yoksa Japonya miydi acaba? Cok tesekkurler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler. Altın rezervi büyüklüğü sıralaması şöyle: 1. ABD, 2. Almanya, 3. İtalya, 4. Fransa, 5. Çin, 6. İsviçre, 7. Rusya, 8. Japonya, 9. Hollanda, 10. Hindistan.

      Sil
  23. Hocam, ülkesi için değer yaratma peşinde olan gençler için, hangi alanlarda harekete geçmesi konusunda yeterince aydınlatıcı bir yazı olduğu kanısındayım. Teşekkürler.


    Özellikle bir nokta dikkatimi çekti, paylaşmak isterim: İletişim teknolojilerini dünyanın geri kalanına göre ne kadar geniş ölçüde kullandığımız rakamlardan kolayca anlaşılıyor. Ancak, bu konudaki enerjimizi-potansiyelimizi sosyal-ekonomik alanlarda değer yaratmak için kullanmadığımıza dair gözlemlerim var, ki diğer göstergeler de bunu destekliyor. Bir küçük gözlem; birçok vatandaşımız yüksek hızlı internet donanım(lar)ına sahip iken bu imkanı r&d, ticaret vb. faaliyetler yerine daha çok başka mecralarda kullanıyor. Eğitim yetersizliğinin bu durumun en büyük sebebi olduğu görüşündeyim. Yani kısaca, imkanlara zor ulaşıyoruz, sahibi olduğumuz imkanları da verimsiz kullanıyoruz. Bir diğer gözlemim ve ümidim şu ki; sosyalleşmede ve ifade özgürlüğündeki eksikliğimizi kapatmaya çalışıyoruz, belki de bu alanda toplumsal tatmin oluştuktan sonra bahsettiğim alanlara yönelebiliriz.

    Tekrar teşekkürler, iyi günler.

    YanıtlaSil
  24. Hocam elinize saglik. Bu iyi gozuken rakamlara naciz bir turizcci tarafindan karalanmis bir yorumu yine Turkiye nin yeri diye bir yazida 2009 da bakin nasil yorumlanmis. Takdirlerinize..

    TÜRKİYE’NİN YERİ
    Refet Kayakıran
    Avrupa’nın ilk güneşi Türkiye’den doğarken, Asya’nın son ışıkları da Türkiye’den batar.
    Türkiye bu yüzden, bir Avrupalı gibi uyanır ve bir Asyalı gibi yatar… Diye bir önerme, herhalde Türkiye’nin yerini net belirler!
    http://kariyer.turizmgazetesi.com/articles/article.aspx?id=51151

    YanıtlaSil
  25. Ahmet Özdemir18 Eylül 2012 12:09

    Tüm değerlendirmelerinizde Türkiyenin kaç ülke arasında kaçıncı olduğunu yazdıktan sonra bir de Türkiye'nin önünde kaç, ardında kaç ülke olduğunu belirtmenize hayret ettim. Örneğin 17. isek bizden önce 16 devlet olduğunu okuyucunun düşünemeyeceğini varsaymanız çok şaşırtıcı!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dikkat ederseniz tabloda yer alan sıralamaların bazısı iyiden kötüye bazısı kötüden iyiye bazısı büyükten küçüğe bazısı hızlıdan yavaşa gibi farklı ölçülerle yapılmıştır. O nedenle Türkiye'nin sırasını belirtince önünde ve arkasında kaç ülke olduğunu vurgulamak bana gerekli göründü. Aksi takdirde o sıranın iyilik sırası mı kötülük sırası mı olduğu karışır.

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...