16 Kasım 2012 Cuma

Ağustos 2012 İtibariyle İstihdam ve İşsizlik Şeması


Ağustos 2012 itibariyle Türkiye’nin istihdam ve işsizlik şeması aşağıdaki gibidir.


İşsizlik Oranı = (İşsizler / İşgücü) x 100
İşsizlik Oranı = (2.445 bin / 27.812 bin) x 100 = 8,8
Yani Ağustos 2012 itibariyle Türkiye’de işsizlik oranı yüzde 8,8’dir. 

Not:
Yaptığı işten dolayı bir sosyal güvenlik kuruluşuna kayıtlı olanlar kayıtlı istihdam, kayıtlı olmayanlar ise kayıtdışı istihdam olarak nitelendirilmektedir.  



22 yorum:

  1. Mahfi Hocam,
    Ellerinize sağlık, çok güzel açıklamışsınız.
    Saygılarımla
    Murat Erdör

    YanıtlaSil
  2. Merhaba Hocam, ben bu konuyu bir türlü anlayamıyorum bildiğim kadarıyla rakkamlar işkura kayıtlı olan işsizlerin sayısını gösteriyor peki kayıtlı olmayan ve iş arayanlar nerede gösterilir? Saygılarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu sayıları anketlerle saptıyorlar.

      Sil
  3. Hocam çok açıklayıcı olmuş emeğinize sağlık

    YanıtlaSil
  4. Bizde işsizlik rakamları genellikle pek inandırıcı bulunmaz. Ama emin olun işsizliği ölçmede ABD'den çok daha iyi durumdayız. Size birkaç istatistik veriyorum (bu rakamlarla başlı başına bir yazı bile oluşturabilirsiniz belki :)
    Obama göreve geldiğinde (Ocak 2009) tarım dışı istihdam 133 milyon 561 bin kişi iken 2012 Ekim itibarıyla 133 milyon 755 bin kişi olmuş. Aynı dönemde 20 yaş ve üstü nüfus ise %4,34 artmış. Üstad düşünün, 20 yaş ve üstü nüfus %4'ün üzerinde artarken istihdam edilen kişi sayısı hemen hemen aynı kalıyor ve Obama meydanlara çıkıp "tarım dışı işsizlik düştü" diyor. Ve ona oy verenler buna inanıyor(!) Süper güç denilen Amerika bu haldeyse biz halimize şükredelim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Siyasetçi biliyorsunuz istatistikleri çarpıtmada sınır tanımaz.

      Sil
    2. Mahfi Bey'in yukarida da acikladigi gibi calisma cagindaki nufus ile is gucu (labor force participation) ayni seyler degil. Yani 20 yaş ve üstü nüfus %4,34 artmış olmasina ragmen is gucu dusmus olabilir ki (Amerika'da boyle oldu, nufus yaslaniyor, vs.), ve boylece issizlik dusmus olabilir. Ayrica isthidam da 2 milyon civari artti 2009 Subat'indan 2012'inin Ekim'ine.

      Sil
    3. Serdar Bey, St.Louis FED'in sitesinde "All employees, total non-farm" bölümündeki rakamlar aynen böyle. Nüfus rakamlarını da oradan aldım. İşin üçkağıdı sizin de dediğiniz gibi işgücünün hesaplanması. Gallup'un ABD'de düzenli olarak yaptığı istihdam anketleri var. O anketlerde Amerikan halkının istihdam edilme arzu ve isteğinde 4 yıl öncesine göre en ufak bir azalma yok. Ama hükümet kurumları "bu 3 aydan daha fazla bir süredir resmi olarak iş aramıyor, veya iş bulmaktan ümidini kesmiş, işsiz ama işgücü piyasasına marjinal olarak bağlı, veya herhalde self-employed olması gerekir" gibi tamamen teorik ve afaki şekilde işgücünü sürekli kırpıyor. ABD gibi insanların çalışmaya istekli olduğu bir ülkede 20 yaş üstü nüfus %4'ün üzerinde artmasına rağmen işgücüne dahil kişi sayısının mutlak rakam olarak azalması hiç kimseye inandırıcı gelmez, ABD'de nüfusun yaşlanma hızı da abartıldığı kadar yüksek değil.

      Sil
  5. ABD'den iyiymişiz. İçim soğudu şimdi... Bu arada ben bu işsizlik rakamlarının çok büyük bir dalavera olduğunu biliyordum, şimdi elimde kapı gibi Mahfi Eğilmez'in hesabı var.Teşekkürler Mahfi Hocam.

    YanıtlaSil
  6. Değerli hocam,

    Bu konuda bence değerlendirilmesi gereken başka performans parametreleri de olmalı, örneğin istihdam edilenler/çalışma çağındaki nüfus ve işgücü/çalışma çağındaki nüfus. İşsizliğin yanı sıra işgücüne katılımın da önemli bir sorun olduğunu, bir ülkenin ekonomik performansını negatif yönde etkilediğini düşünüyorum. Sizin düşünceniz nedir veya bu tip bir analiz-karşılaştırma incelediniz mi daha önce hocam?

    Saygılarımla

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bizde kadının çalışmasını hoş karşılamayan oldukça geniş bir çevre var. O nedenle çalışma çağında olduğu halde çalışmayan ve iş aramayanların sayısı çok yüksek. Bu bir örnek tabii. Genel olarak saptamanızda haklısınız.

      Sil
  7. Sevgili Hocam,

    Ben olaya çok farklı yaklaşmak istiyorum.Şimdi ülkemizde asıl sorun işsizlik üzerine kurulu.Biz burada tek boyutlu düşünmüyor muyuz?.Mesela şuanda 1000lerce kişi kendi alanları dışında çalışmakta ve bu kişiler bundan hoşnut değil.Bu işsizlik parametreleri eğitim bazına indirgendiğinde nasıl bir ölçüt ile karşılaşmaktayız.Benim bildiğim işini sevmeyen ve bu işte çalışmak zorunda olan pek çok insan var.Bu kişiler iş aramakta olan insanların önünü de tıkamakta.

    işsizlik ile aynı anda iş verimi de hesaplansa daha objektif sonuçlar elde edemez miyiz?.Bence burada asıl ana nokta EĞİTİM değilmidir?

    Teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bütün bu görüşlerinizde haklısınız. Ne var ki bunlar işsizlik meselesinin dışında çok daha önemli konular. İnsanların bir bölümü aldıkları eğitime uygun işlerde çalışmıyorlar doğru ama acaba aldıkları eğitimin hakkını verebilecek durumdalar mı o da ayrı bir mesele. Ben size son sınıfa gelmiş ama arz ve talep dengesini anlamamış çok sayıda ekonomi öğrencisi gösterebilirim. Benzer bir durum bütün dallarda var. Hukuk Fakültesini bitirip dilekçe yazmayı bilmeyen hukukçular var. Adı hukukçu o kadar. Dolayısıyla çoğu kişinin kendi işinde çalışma olanağı zaten yok. Bu çarpık durumun nedeni ne yazık ki insanların istediği alanda eğitim almasının engeli olan sayı çokluğu ve dolayısıyla ÖSYM sistemi.

      Sil
  8. işsizlik oranı benim için gerçeği yansıtmayan bir ölçme yöntemiyle hesaplanıyor. ekonomide kurumsal olmayan ve çalışma çağındaki sivil nufusun içinden işsizleri işgücüne oranlamak bize toplumdaki işsizliğin gerçek boyutunu vermiyor. örneğin iş bulamadğı için iş aramaktan vazgeçenleri, özgüveni kırılan enerjisi tükenenler anketlere işgücü olarak girmiyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısınız işsizliği ölçme yönteminin birçok eksikliği var ben de aynı kanıdayım. Bu durum bizim gibi gelişmekte olan ülkelerde gelişmişlere göre işsizliğin daha da düşük ölçülmesine yol açıyor. Çünkü gelişmiş ülkelerde adam yılda kaç kez başvurması gerekirse o kadar iş için başvurup işsiz olarak görünüyor. Bizde ise bir kaç başvurudan sonra bırakıp eş dost kanalıyla iş arıyor.
      Buna karşılık ölçme yöntemi değişmediği sürece eğilimi ölçme yöntemimiz doğrudur. Yani diyelim ki Temmuz ayında yüzde 8,4 olarak ölçtüğümüz işsizlik Ağustos ayında yüzde 8,8 olarak çıkmışsa işsizlikte artış olduğu doğrudur. Çünkü aynı yanlış ölçümle iki ayı daölçtüğümüz için eğilim doğru ölçülmüş olur.

      Sil
  9. Üstat öncelikle emeğinize sağlık.

    Ben de bu konuya farklı bir açıdan yaklaşıp kayıt dışı istihdama dikkat çekmek istiyorum. Çünkü kayıt dışı istihdamın ticari rekabet ve ortamı yıkıcı derecede etkilediğini düşünüyorum. Sonuçta ülkelerin sağlıklı gelişebilmesi adına ticari rekabetin sağlıklı olması çok önemli ve kayıt dışı istihdamın da böyle bir seviyede olaması üzüntü verici.

    Siz de bu konu hakkındaki düşüncelerinizi belirtebilir misiniz hocam.

    Saygılar.
    Mustafa Akıncı

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle haklısınız. Sadece işsizlik değil kayıt dışı olan her şey rekabeti bozucu etki yaratıyor. Ne yazık ki bizde kayıt dışılığı ekonomik krizler için bir çeşit sigorta olarak görme eğiliminde çok sayıda insan var.

      Sil
  10. Blog girdisinde ve yorumlarda bahsedilen konular genel itibariyle haklılık taşıyan konulardır. Ben sadece bir yorumu sorgulamak istedim. "Adsız16 Kasım 2012 12:21" yorumunda ABD işsizlik verilerinin gerçekçi olmayabileceğinden bahsetmiş. Belki haklı olabilir. Ancak 2009 Ocak verilerinin krizin işsizlik açısından pik yaptığı günler olduğu hatırlanırsa, bugüne kadarki dönemde istihdamda yaşanan marjinal iyileşme ihtimalinin gayet makul olabileceği görülür. Dolayısıyla o yorumda dikkat çekilen çalışma çağındaki nüfusta yaşanan artış ve işsizlik oranı kıyaslamasını 2009 Ocak rakamıyla değil de kriz başlamadan önceki dönemin verisiyle yaparsak daha sağlıklı bir değerlendirme yapabiliriz diye düşünüyorum.

    U.Özer

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim ilginç bulduğum Obama'nın "ben geldiğimde işsizlik %8,3'tü şimdi %7,8'e indi" demesi ve Amerikan halkın buna ciddi ciddi inanması. Mesela Türk halkı şöyledir böyledir ama bu kadar da saf değildir. Ekonominin genel durumuna ilişkin algımız ve reflekslerimiz kesinlikle Amerikalılardan daha gelişmiş.

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...