23 Mart 2013 Cumartesi

Eş anlı İç ve Dış Ekonomik Denge

Mal ve hizmet piyasasında dengeDışa kapalı bir ekonomide mal ve hizmet piyasasında denge şöyle bir denklemle ifade edilebilir:
            S(Y) + T = I(r) + G                                                
Gelirin bir fonksiyonu olan gönüllü tasarruflar S(Y) ile zorunlu tasarruf niteliğindeki vergilerin (T) toplamı faizin bir fonksiyonu olan yatırımlar I(r) ile kamu harcamalarının (G) toplamına eşittir.
           
Şimdi bu denklemi şekil üzerinde gösterelim. 


















Gelir (Y) arttıkça onun bir fonksiyonu olan tasarruflar ve ithalat artar, faiz (r) düştükçe onun bir fonksiyonu olan yatırımlar artar. Kamu gelirleri (T), kamu giderleri (G) ve ihracat gelirden ve faizden bağımsızdır. Bu durumda IS (yani yatırım tasarruf eğrisi) soldan sağa azalan bir eğim içindedir.

Para piyasasında denge
Paranın işlem (t), ihtiyat (p) ve spekülasyon (s) güdüsüne bağlı talep formları şu fonksiyonel ilişkilerle gösterilebilir:
İşlem ve ihtiyat güdüsüyle para talebi gelirin bir fonksiyonudur: Mt,p = L1(Y)
Spekülasyon güdüsüyle para talebi faizin bir fonksiyonudur:       Ms   = L2(r)
Buna göre toplam para talebi işlem, ihtiyat ve spekülasyon güdüsüyle talep edilen para toplamına eşit olduğuna göre: Md  = Mt,p + Ms yazabiliriz. Ya da bunu toplu bir fonksiyonel ilişki biçiminde ifade etmek istersek para talebinin bir bölümünün gelirin, bir bölümünün de faizin bir fonksiyonu olduğundan hareketle şöyle gösterebiliriz:
M = L(Y, r)                                                               
Para talebi ile para arzı birbirine eşit olduğuna göre aynı fonksiyonel ilişki bize para arzını ve dolayısıyla LM’i bir başka deyişle para piyasasındaki dengeyi verir.

















Para arzı da para talebi de gelirin ve faizin bir fonksiyonudur. Dolayısıyla para arzı ve para talebini bir arada gösteren LM eğrisi faiz ve gelir arttıkça artan bir görünüm içinde olacağı için soldan sağa doğru yükselen bir eğim çizer.

Dış denge
Ekonomi dışa açıldığında mal ve hizmet dengesine ihracat (X) ve ithalatı (M*) eklememiz gerekmektedir (Para arzını M ile gösterdiğimiz için karışıklığı önlemek amacıyla ithalatı M* ile gösteriyoruz.) Bu durumda yukarıdaki denklem şöyle olacaktır:
            S(Y) + T = I(r) + G + X – M*
Fonksiyonel olarak gelirle ilişkili olan, yani gelir arttıkça artış eğilimi gösteren ithalatı bu ilişkiyi de gösterecek biçimde ifade eder ve sol tarafa aktarırsak denklemimiz şöyle bir görünüm alır:
            S(Y) + T + M*(Y) = I(r) + G + X

Sermaye hareketlerinin tam olarak değil ama önemli ölçüde serbest kaldığı günümüz dünyasında dışa açık küçük bir ekonomide ödemeler dengesini net ihracat olarak tanımlayabiliriz. Yani BP = (X-M) ya da kısaca BP = NX olur.

İhracat bağımsız bir değişkendir. Daha doğrusu ihracat, başka ülkeler açısından ithalat olduğu için o ülkelerin gelir düzeyindeki değişmelere bağlıdır. Bizim ülkemizin geliriyle bir ilişkisi yoktur. İthalat ise bizim ülkemizin gelirine bağlıdır ve gelirimiz arttıkça ithalatımız da artar. 














Bu durumda ihracat ile ithalatın farkını gösteren net ihracat NX eğrisi (ki ödemeler dengesinin de özetini gösterir) dikey eksende faizin, yatay eksende gelirin gösterildiği yukarıdaki şekilde soldan sağa yükselen bir eğilim içindedir. Gelir arttıkça ithalat artar, ithalat arttıkça net ihracat ya da cari denge açığı büyür ve bunu finanse etmek için daha fazla yabancı kaynak çekmek gerekir bunu yapabilmek için de faizler artar. 

Sermaye hareketlerinin büyük ölçüde serbest olduğu bir ortamda, dışa açık küçük bir ekonomide eş anlı iç ve dış denge oluşumu
Dışa açık bir ekonomide parasal ve reel dengelerin ifadesini daha önce yazmıştık:
            M = L(Y, r) = LM                                                                 
            S(Y) + T + M*(Y) = I(r) + G + X = IS                                 
            Dış denge de şöyle belirlenir:
            BP = NX = CA          
Sermaye hareketlerinin serbest olduğu bir ekonomide: IS eğrisi (tasarruflarla yatırımların eşitlendiği eğri); mal ve hizmet piyasasındaki, LM eğrisi (para arzıyla para talebinin eşitlendiği eğri); para piyasasındaki, BP eğrisi (ödemeler dengesini gösteren eğri); ülkenin dünya piyasasındaki dengesini gösterir.

Bu üç eğrinin kesiştiği nokta bize ekonomide hem mal ve hizmet piyasasının hem para piyasasının hem de dış dengenin birlikte dengede olduğu durumu gösterir. 

Aşağıdaki şekilde ekonomik dengenin, para piyasası dengesi (LM), mal ve hizmet piyasası dengesi (IS) ve ekonominin dış dengesinin (BP) kesiştiği D noktasında oluştuğu görülüyor. Şekilde IS, LM ve BP eğrilerinin kesiştiği D denge noktasında faiz oranı r1 ve gelir miktarı da Y1’dir.


36 yorum:

  1. Elinize sağlık hocam, özellikle derslerde çok faydası olacak. Çok iyi bir özet olmuş. Teşekkürler...

    YanıtlaSil
  2. Elinize sağlık hocam, özellikle derslerde çok faydası olacak. Çok iyi bir özet olmuş. Teşekkürler...

    YanıtlaSil
  3. Elinize saglik

    YanıtlaSil
  4. Hocam teorik olarak kafama yatan ama uygulama olarak anlamadigim nokto su; vergi ve ihracat gelirden ve faizden bagimsiz soyleki benim gelirim artarsa daha cok vergi veririm aldigim 1000 maasin vergisi mesela 100 ise 2000 da 200 olur simdi nasil bagimsiz oldu vergi gelirden, ikincisi benim ihracaat yaparak gelirim artarsa o zaman ben daha cok ihracaat yapmak isterim faiz dusuk olursa da bankadan daha fazla kredi alip ihrac imkanlarini artirmak isterim kisacasi vergi ve ihracaat hem gelire hem de faize bagli olmuyor mu; bu arada hocam bir latife yapmak istiyorum iktisatcilara aklimaza soru takilinca sordugumuzda ya on mesgul oldugu icin yad da baska seyden dolayi cevap vermek istemiyorsa sen ceterus paribus kuralini ihlal ettin onu dusunerek bu soruyu dusun diyorlar. bende diyorum ki bu ceterus paribus olmazsa iktisatcilar ne yapacakti

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 1. Verginin gelirden bağımsız olduğunu söyleyen yok.
      2. Gelri artanın ihracat yapmak istemesi diye bir olgu da söz konusu değil. Geliri artan olsa olsa daha çok ithalat yapmak isteyebilir.
      3. Bu kadar çok değişkenin ve beklentinin olduğu bir ortamda ceteris paribus olmadan olmaz.

      Sil
    2. gelir artasa da artan gelirle daha fazla tasarruf ya da daha fazla tüketim yapılır. eğer tasarruf yapılırsa bu yatırım olarak geri döner. o durumda dediğniz gibi ihracatın artma olsalığı var. ama yapılacak yatırım sadece iç piyasaya yönelik de olabilir.

      umarım dediklerim de hata yoktur. mahfi hocam kontrol ederse sevinirm.

      Sil
    3. Kontrol ettim hata yok. Tek mesele şu ki bunlar her zaman böyle işlemeyebiliyor. Yani genel olarak bu tür mekanizmalar koşullar normalse böyle işliyor koşullar anormalleşmeye başlamışsa örneğin kriz ortamı söz konusu olmuşsa farklı sonuçlar çıkabiliyor.
      Ekonomi futbola çok benziyor. Maçı her zaman en güçlü olan takım kazanmıyor.

      Sil
    4. teşekkürler hocam.

      Sil
  5. hocam THY nın dışarıdan finasman bulmasının sebebi bizim ülkenin tasarrufları az olduğundan maliyetinin yüksekliğinden mi dışarıdan borçlanacak? borçlanacağı tutarın tl cinsinden miktarını buradaki bankaya yatıramamasının sebebi tasarruf azlığından mı? hocam bir de dışarıdan borç aldığı bu parayı ülkede kullanabilmek için döviz piyasasında bozdurmamız gerekir değil mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İç tasarruflar bu kadar büyük bir işi finanse etmeye yeterli değil.
      Dışarıdan gelen dövizi TL'ye çevirmek için ya bankaya ya da döviz bürosuna gidersiniz.

      Sil
  6. Hocam yukarıdaki soruya paralel olarak biz tasarruflarımızın artmasını savunmamızın sebebini tasarruflar fazla olduğunda paranın fiyatı olan faizlerin de düşük olması ve bu sayede borçlanmamızın maliyetinin düşük olmasından mıdır? Ayrıca burada faizler düşükken borçlanmak dışarıdan borçlanmaktan daha makul olduğundanmıdır? kısacası içeriden borçlanmayı dışarıdan borçlanmaya tercih etmemizin sebebi maliyet düşüklüğündenmidir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tasarrufların artması dışarıdan tasarruf ithal etmemizi engellediği için iyidir.

      Sil
  7. üstad teşekkürler çok güzel özetlemişsiniz. İzninizle bir sorum olacak deniyor ki merkez bankası enflasyonu düşürmek için faizleri yüksek tutuyo bu durumda ülkeye sıcak para girişine neden oluyo cari açığı arttırıyo sizce bu doğru mu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Enflasyon % 6,5, TCMB'nin gecelik borç alma faizi % 4,5. Sizce bu faizler yüksek midir? Şu anda Türkiye'de faizler reel olarak negatif.

      Sil
    2. Türkiyede faizler reel olarak negatif peki sıcak para neden Türkiyeyi seçiyo

      Sil
    3. Çünkü Türkiye'deki faizler yurt dışına göre çok yüksek kendi ülkesinde tasarruf yapmak isteyen birisi neden 3 4 kat fazla tasarruf yapabilecekken daha az tasarruf yapmak istesin ki? Mahfi Hocamızın dediği gibi Tobin Tobin Tobin.

      Sil
    4. Bu blogda yayınlanmış olan Türke farklı yabancıa farklı faiz başlıklı yazımı okumanızı öneririm. Bizdeki enflasyon bize yabancının enflasyonu kendi ülkesindeki enflayon.

      Sil
  8. Hocam rica etsem cuma günü sabah proğramında THY nin banka aracılığıyla değilde kendinin bir zat borçlanacağını belirli gerekçelere dayandırmaktaydı söylediniz rica etsem bir daha tekrarlamanız mümkün mü neden banka aracılığıyla borçlanmadığını? Ayrıca bu borçlanmalar ödemeler bilançosunun sermaye hesabının alt kalemlerinde gözükür değil mi hocam ? Yoksa yanılıyormuyum

    YanıtlaSil
  9. Hocam açık pozisyon tam olarak nedir ayrıntıya açıklamanız mümkün mü? 2001 krizinde bir çok bankanın zarara sırf bu yüzden mi uğramıştır ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eğer geliriniz TL ile olduğu halde borcunuz dolar ile ise açık pozisyondasınız demektir.
      2001 krizinde bankalar açık pozisyon taşıyorlardı.

      Sil
  10. Hocam benim merak ettiğim soru piyasada nominal olarak gördüğümüz $\tl paritesinin öncelikle bankalar arası döviz piyasasında gerçekleşen kurlardan etkilendiğini söyleyebilirmiyiz? Hocam her banka aralarında ki rekabetten dolayı kendi aralarında oluşan kura biraz marj ekleyerek mi gördüğümüz nominal kurlar oluşmaktadır?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. döviz kuru temelde bankalar arası döviz rezervi piyasasında oluşuyor. bunlar bilanço içi işlemler oluyor. örneğin TL mevduat, bono veya hisse senedi tutan bir yabancı varlıklarını dövize çevirip yurtdışına transfer etmek isterse ve aracı bankanın elinde yeterli rezerv yoksa diğer bankalardan bulmaya çalışır. bu işlem kuru yükseltir. eğer sistemden ciddi çıkışlar olursa TCMB de rezerv vererek müdahale edebilir. ayrıca bankaların bilanço dışı işlemleri de, yani türev döviz piyasalarında yaptığı işlemlerin de kura etkisi bir hayli fazla. mesela bankada TL mevduat tutan müşteriler TL bozdurup USD alırlarsa banka hemen pasifteki döviz yükümlülüğünü denkleştirmek için vadeli USD/TL kontratı alabilir ve bu da kuru etkiler.

      Sil
  11. Hocam yukarıdaki arkadaşın sorusuna paralel olarak serbest piyasada mal satan bir satıcı malına fazla talep geldiğinde malının fiyatını yükseltmekte. Hocam aynı şey döviz kuru piyasasında olduğunu söyleyebilirmiyiz. Yani dövize aşırı talep olduğunda dövizi satanlar mı fiyatını yükseltmektedir ? Mal piyasaındaki durumu anlamaktayım da döviz piyasasında bu mekanizma nasıl işlemektedir ? Teşekkür ederim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aşağı yukarı böyle işliyor. Yani serbest piyasa sisteminde mal fiyatı ile döviz fiyatı (kur) ya da para fiyatı (faiz) oluşumu arasında pek bir fark yok. Hepsi arz ve talebe göre belirleniyor. Buna karşılık döviz ve para piyasasında mal piyasasında olduğu kadar serbestlik yok. Örneğin dalgalı döviz kuru desek te MB kurun oynamasını istemiyor ve dolaylı ya da dolaysız yoldan müdahale ediyor. Benzer konu para için de geçerli. MB, aldığı kararlarla faizi etkiliyor. Bu durumda nominal kur ve nominal faiz, mal piyasasındaki serbestlikle belirlenemiyor. Benzer bir durum emek piyasasında yani hizmetlerin karşılığı olan ücretin belirlenmesinde de mevcut. Orada da asgari ücret, sendikalar ve çeşitli yasalarla ücretin belirlenmesinde tam serbestlik olması engelleniyor.

      Sil
  12. Yazınız için teşekkürler hocam

    Yanlış hatırlamıyorsam kurum sınavlarına çalışanlar için verimli olacak bir kitap yazmayı düşünüyordunuz eğer varsa inanın sabırsızlıkla bekliyoruz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kurum sınavlarında yararlı olacak üç kitabım var zaten: Kolay Ekonomi, Ekonomi Politikası (Ercan Kumcu ile ortak) ve Makroekonomi. Benim planım meslek seçimi, sınava ve mülakata hazırlanmak ve hobi edinmek konularında bir kitap yazmaktı. Ona daha var.

      Sil
  13. Hocam para politikasıyla alakalı kitap yazmayı düşünüyormusunuz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İşin uygulama yönünü bu blogda yazdım zaten. Teorik kısmını da uygulamaya paralel şekilde kitaplarımda yazdım. Ercan Kumcu ile ortak yazdığımız Ekonomi Politikası kitabını güncelliyoruz. İçinde para politikası da son gelişmeleri de kapsayacak biçimde yer alacak. Ayrıca bir para politikası kitabı yazmak şimdilik planlarımda yok.

      Sil
  14. Hocam herzmanki gibi bizlere anlaşılır bir üslup ile harika bir konu sunmuşsunuz..
    Şahsım olarak size nekadar teşekkür etsemde azdır..
    Hocam malumunuz G.kıbrıs ekonomisi içler acısı vaziyette..G.kıbrıstaki bu zor durumun bizdeki bankaların mevduatlarına yansıması sizce ne olur??

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler.
      Göründüğü kadarıyla bize pek bir etkisi olmayacak.

      Sil
  15. Hocam krizlerin nasıl meydana geldiğini ve bu süreç hakkında bilgi edinmek ayrıca iktisat tarihini öğrenmek istiyorum önerebileceğiniz kitaplar var mıdır? Şimdiden müteşekkirim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Reinhart ve Rogoff'un Bu Defa Farklı (Finansal Çılgınlığın 800 Yıllık Tarihi) adlı kitabı iyidir.

      Sil
  16. Hocam Allah sizden razı olsun,her konuda bilgilendirmeleriniz için..

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...