5 Mart 2013 Salı

İmkânsız Üçleme ya da Üçlü Açmaz


İmkânsız üçleme nedir?
Ekonomideki imkânsız üçleme ya da üçlü açmaz (impossible trinity ya da trilemma) hipotezine göre; sermaye hareketlerinin serbestliği, sabit döviz kuru ve bağımsız bir para politikası uygulaması aynı anda var olamaz.

Eğer bir ekonomide sermaye hareketleri serbestse ve sabit döviz kuru rejimi uygulanıyorsa o zaman bağımsız para politikası uygulamak mümkün değildir. Bu durumda para politikası sermaye hareketleri ve döviz kurundaki eğilimlere göre biçimlenecektir.

Eğer bir ekonomide sermaye hareketleri denetim altında ise sabit döviz kuru rejimi uygulanabileceği gibi bağımsız para politikası da uygulanabilir.

Uygulama örnekleri: ABD, Euro Bölgesi, Çin ve Japonya
ABD, sermaye hareketlerinin serbestliği ve para politikasının bağımsızlığını seçtiği için döviz kuru rejimini dalgalı kur rejimi olarak belirlemiştir. Bu durumda elinizdeki Dolarları başka bir ülke parasıyla değiştirmek istediğinizde kur, önceden Fed tarafından belirlenmiş bir kur değil,  o anda piyasada belirlenen kur olacaktır.

Euro bölgesi ülkeleri, sermaye hareketlerinin serbestliği ve sabit döviz kuru rejimini (kendi paraları kaldırıp Euro’yu kabul etmişlerdir) seçmiş oldukları için kendi başlarına bağpımsız bir para politikası izleme şansları yoktur. Onlar adına para politikasını Avrupa Merkez Bankası belirlemekte, onlar da bu politikaya uymak zorunda kalmaktadırlar.   

Çin, bir anlamda sabit döviz kuru rejimi uygulamakta ve para politikasını bağımsız olarak belirlemektedir. Bunun karşılığı olarak da sermaye hareketlerinde denetim uygulamaktadır. Çin Merkez Bankası, Çin’de yerleşik kişiler için döviz alım ve satımlarında yıllık bir limit uygulaması yapmaktadır.

Yakın zamana kadar sermaye hareketlerinin serbestliği, dalgalı döviz kuru rejimi ve serbest faiz politikasını uygulayan Japonya Yen’in uzunca bir süredir değer kazanmasıyla rekabet gücünde düşüşler yaşamaya başladı. Yeni hükümet Japonya’da değerli Yen’in değerini düşürmek ve eski rekabet gücünü yeniden kazanmak için sistemin özünü değiştirmeden dolaylı yollardan müdahaleye başladı. Kur savaşları denilen olguyu ateşleyen Japonya’nın be yaklaşımı oldu. 

Diyelim ki ABD’de sermaye hareketleri serbest, döviz kuru rejimi dalgalı kur rejimi iken faiz oranları % 2 dolayında, Rusya’da da sermaye hareketleri serbest, döviz kuru rejimi dalgalı kur rejimi iken faiz oranı % 8 dolayında oluşmuş durumda olsun. Bu durumda Amerikalı yatırımcı parasını Rusya’daki tahvil, hisse senedi ya da mevduat hesaplarına yatırırken Rublenin Dolara karşı değer kaybına uğrayıp uğramayacağını düşünecek ve bunu bir risk olarak kabul edip yatırımını ona göre yapacaktır. Kur riskini herkes kolaylıkla almayacağı için ABD’den Rusya’ya sermaye akımı sınırlı kalacaktır. 

Türkiye’nin durumu
Türkiye, uzun yıllar sermaye hareketlerini denetim altında tutmuş, buna eşlik edecek biçimde sabit döviz kuru ve bağımsız para politikası izlemiştir. 1980’li yıllardan başlayarak sermaye hareketlerini serbest bırakırken dalgalı döviz kuru rejimi ve bağımsız para politikası uygulamasına geçmiştir. Türkiye’nin bugünkü uygulaması sermaye hareketlerinin serbestliğine, dalgalı döviz kuruna ve bağımsız para politikasına dayalı modeldir. Para politikasının temel dayanaklarından birisi olan faizler, piyasada oluşmakla birlikte TCMB’nin kendi faizlerini belirleyerek, zorunlu karşılık oranlarını ya da içeriğini değiştirerek yönlendirmesiyle biçimlenmektedir. Bu yönlendirme yeteneği para politikasının bağımsızlığının göstergesidir.

Türkiye’de döviz kuru rejimi dalgalı kur rejimi olmakla birlikte piyasa oyuncuları TCMB’nin, TL’nin döviz karşısındaki değerini belirli bir aralık içinde tutmayı hedeflediğini bilmektedirler. TCMB döviz kurları konusundaki tavrını reel efektif kur endeksinin 120’nin üstüne çıkması halinde müdahale olarak açıklamıştır. Bunu bilen yabancı yatırımcılar TL’nin fazla değer kazanmayacağını ya da kaybetmeyeceğini tahmin ederek paralarını Türkiye’ye getirmekte, TL’ye çevirip tahvil ya da TL mevduat hesaplarına yatırmaktadırlar. Kur her ne kadar sabit değilse de tam olarak dalgalanmaya bırakılmadığı, bir anlamda TCMB’nin garantisi altında tutulduğu, için Türkiye’ye döviz girişi yüksek oranda olmaktadır. 2012 yılında cari açığın finansmanı için gelen dövizin yarısına yakın bir fazlalık da bu nedenle gelmiştir. TCMB’nin bu tür bir müdahalesi olmasaydı giren döviz bolluğu karşısında TL’nin kıtlaşarak değer kazanması gerekirdi. TL’nin değer kazanması ise yabancı yatırımcının faiz kazancının yanına TL’nin değerlenmesiyle eklenen kazancı da katması anlamına gelecektir. Eğer böyle olsaydı sonuçta Türkiye bu gidişe dayanamayacak ve TL’nin ciddi bir değer kaybı yaşamasına izin vermek zorunda kalacaktı. Ki o zaman da yabancı yatırımcılar sıcak paralarını alıp gidecekler ve giderken ekonomiye zarar vermiş olacaklardı.

Notlar:
Sermaye hareketleri deyimiyle kastedilen şey ekonomik sistemin yabancı paralar karşısındaki durumudur. Sermaye hareketlerinin serbestliği deyimi bir ülkenin, ülkeye gelen yabancı paralara veya ülkeden dışarı çıkan paralara herhangibir kısıtlama uygulamaması anlamına gelir. Sermaye hareketlerine denetim getirilmesi ise iki şekilde olur: (1) Yabancı paraların giriş ve çıkışı denetim altında tutulur ya da kısıtlanır. (2) Yabancı paranın (özellikle kısa vadeyle gelen sıcak paranın) çıkışında vergi alınır (Tobin vergisi.) 
Döviz kuru rejimi temel olarak üç biçimde belirlenebilir: (1) Eğer döviz kuru merkez bankası ya da bir kamu otoritesi tarafından yeni bir karara kadar değişmemek üzere belirleniyorsa buna sabit kur rejimi deniyor. (2) Eğer döviz kuru piyasa koşullarına göre piyasada belirleniyorsa buna da tam dalgalı kur rejimi deniyor. (3) Eğer döviz kuru piyasa koşullarına göre piyasada belirlenmekle birlikte zaman zaman merkez bankası tarafından müdahale edilerek biçimlendiriliyorsa buna da müdahaleli esnek döviz kuru rejimi deniyor. Ki bugün dünyada en yaygın uygulama budur.
Bağımsız para politikası: Para politikasının bağımsızlığı merkez bankasının bağımsızlığıyla yakın bir kavram olsa da temelde farklı bir kavramdır. Para politikasının bağımsızlığı, faiz, zorunlu karşılıklar, APİ gibi para politikası araçlarının sistemin öteki belirleyicilerinden (sermaye hareketleri ve döviz kuru rejimi) ayrı, tek başına kullanılıp kullanılamayacağıyla ilgilidir. Eğer öteki belirleyicilerden ayrı, tek başına kullanılamıyorsa bağımsız bir para politikasından söz etmek mümkün olmaz.       


90 yorum:

  1. Gene çok faydalı bir yazı kaleme almışsınız. Teşekkürler.

    YanıtlaSil
  2. hocam elinize sağlık. hocam şöyle bir sorum olucak. Merkez Bankası biliyorsunuz bir faiz koridoru uyguluyor. ben merkez bankasının koridorun alt bandını nasıl kullandığını anladığımı düşünüyorum ancak ust bandı nasıl kullandığını tam anlayamıyorum biraz aciklaya bilirseniz çok memnun olurum. hocam birde merkez, koridorun alt ve ust sınırı arasındaki farkı korumaya çalışıyor bunu da pek anlayamıyorum buna da deginirseniz çok sevinirim. ilginiz için çok teşekkür ederim iyi günler.




    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. TCMB gecelik fonlama faizinin üst limitini kendisinden borç talep edenlere uyguladığı faiz olduğu için piyasadaki TL likiditeyi ayarlamak için kullanıyor. Dada çok enflasyonu denetlemek amacını güdüyor. Bandın alt limiti TCMB'nin kendisine borç verenlere uyguladığı faiz olduğu için dışarıdan döviz borçlanıp getirip TCMB'ye TL cinsinden borç verip para kazananları denetlemek için kullanıyor. Dışarıdan döviz borçlan getir Türkiye'de TCMB'ye yatır aradaki farkı kazan sistemini denetliyor.

      Sil
    2. Teşekkürler hocam:)

      Sil
  3. Hocam 2013 yılında Türkiye'de deflasyon ve bunun peşinden resesyon riski görüyor musunuz? Sizce bunun olasılığı nedir ? Enflasyondaki son düşüşe sevinelim mi ? Üzülelim mi ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Türkiye için 2013'de deflasyon riski görmüyorum. Son veriler resesyona da girilmeyeceğini işaret ediyor. Ama bunları netleştirebilmek için daha erken.

      Sil
  4. hocam yarın vdk da mülakata gideceğim çokta faydalı bi yazı olmuş çok sağolun:D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesin gelir bu soru :) Başarılar.

      Sil
  5. Heeeeeeey işte beklenen yazı gelmiş Hocam Allah sizden Razı olsun.Para politikası kitaplarının üzerine gitmek gerekecek sanırım değilmi?

    YanıtlaSil
  6. hocam 2001 krizinde sabit kura geçilmesi sizce başlı başına krizi tetikleyen çok yanlış bir karar değil miydi. o zaman dalgalı kurda kalınsa bu kadar kolay sıcak para ülkemizden çıkmazdı diye düşünüyorum.


    bir de hocam misal merkez bankası fazi koridorunda alt limiti sabit tutup üst limiti yarım puan ya da 1 puan düşürse bunun etkileri ne yönde olur çünkü bugüne kadar her ikisinin de puan bazında aynı oranda düşürüldüğünü gördük.

    çok soru sordum kusura bakmayın hocam ama konuyla alakasız olsa da bunu da sormak isterim. her ne kadar ideolojik olarak görüşleri bana uzak olsa da sayın haydar baş ın milli ekonomik modelinin geçenlerde rus parlamentosu tarafından incelenmesi ve muhtemelen uygulamaya konacak olması beni olumlu yönde etkiledi. sizin milli ekonomik modeli ile ilgili görüşleriniz nelerdir. çünkü ekonominin temel kavramı olan sınırlı kaynak sınırsız ihtiyaç kavramına dahi karşı çıkan bir model ortaya konmuş.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bu arada milli ekonomi modeli demek istedim yazım yanlışım için özür dilerim

      Sil
    2. 2001 yılında krizden önceki durumda Türkiye'de sermaye hareketleri serbest, para politikası bağımsız ve kur rejimi bant içinde dalgalanma şeklindeydi. Yani tam anlamıyla bir sabit kur yoktu. Görünüş böyle olsa da kur sabitleşmeye yönelmişti. Dolayısıyla krizin tetiklenmesinde bu yöntemin etkisi olmuştur.
      TCMB borç alma faizini aynı yerde tutup borç verme faizini artırırsa piyasada likidite sıkıntısı doğabilir. O zaman zorunlu karşılıkları düşürüp dengeyi sağlamayı deneyebilir.
      Milli ekonomi modelini incelemedim o nedenle bir görüş vermem doğru olmaz.

      Sil
  7. Sayın Eğilmez
    Her yazınızı zevkle okuyorum. Farklı bir kulvarda uzmanlığım olduğundan yararlanıyorum sizden.
    Bir soru aklıma takıldı; ABD 1980 lerden sonra sanırım mekez bankalarının para basabilmeleri için rezerv olarak kasalarında altın olma gerekliliğine son verdi. Bu durumda istediği kadar para basabilen bir MBsı kura bir nevi müdahalede bulunmuş olmuyor mu? Kurun tam serbestisitesi mümkün mü?
    Yukarıdaki örnekte rusya dolar ülkesine geldikçe sınırsız ruble basarak gelen dolarları piyasadan çekse ve %8 faiz verirken ruble basmaya devam edip parasının karaborsaya düşmesini engellese kuru sabit tutsa ne olur?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim.
      ABD, paranın altın karşılığını kaldıran son ekonomi oldu. 1971 yılında kaldırdı.
      Paranın altın karşılığı kaldırılmış olsa da MB'ler istediği kadar para basamıyor. Çünkü piyasada bollaşan herşeyde olduğu gibi para da bollaşırsa değeri düşüyor. Dış değeri sabit kurla önlemeye çalışsanız bu kez iç değeri düşüyor ve enflasyon oluyor. Fiyatları piyasaya bırakmayıp kamu otoritesi belirleyip enflasyonu önlemeye çalışsa bu kez karaborsa doğruyor. Türkiye'nin 1970'li yıllarında bunların hepsi yaşandı.
      Yalnız burada bir konu var. Rusya bunu yaparsa içeride çok yüksek enflasyon olur. Amma ABD yaparsa o kadar olmaz. Çünkü ABD'nin parası sadece içeride değil dışarıda da talep ediliyor. Zaten ABD ve AB'nin piyasaya bol para sürmesinin enflasyona neden olmamasının bir nedeni de bu.

      Sil
  8. hocam banka müfettişlik sınavlarına hazırlanıyorum ancak özellikle hukuk çalışırken çok zorlanıyorum. bu konuda bana yol göstereceğiniz kaynak olur çalışma methodu olur neler önerirsiniz. hukuk tamamen ezber gibi geldiği için bir muhasebeye ya da ekonomi konulara çalıştığım gibi çalışıp konsantre olamıyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet hukuk okumamış olanlar için başlangıçta zor gelir. Aslında ezber işi değil mantık işidir. Şu anda hangi kitaplar gündemde bilmiyorum. Eskiden bu tür sınavlara hazırlananlar için özet kitaplar vardı ve çok işe yarardı. Şimdi de var mıdır bilmiyorum.

      Sil
    2. 3 kamu bankasının da müfettişlik sınavlarının yazılı aşamasını geçmiş biri olarak söylüyorum; kesinlikle kanunlara çalışmanıza gerek yok. Mahfi Hoca'nın dediği gibi özet kitaplardan, KPSS Hukuk Ders Notları gibi kitaplardan çalışmanız yeterlidir. Banka Müfettişlik sınavları için en çok dikkat etmeniz gereken şey yabancı dil(İngilizce) bilginizdir. Ne yazık ki ülkemizde üniversitelilerin yabancı dil bilgisi çok zayıf. Mahfi Hocamız bu blogda bu konuya da değinse çok faydalı olur bence.

      Sil
  9. Hocam elinize sağlık yine anlaşılır bir şekilde önemli bir konuyu açıklamışsınız. Bu konuyla yakından ilgili olan ve iktisat teorisinde öğrenicilerin anlamakta zorlandığı ''IS-LM-BP ANALİZİNİ'' ele alan bir yazınızı da okumayı çok isteriz. Makro ekonomi kitabınızda ''IS-LM-BP ANALİZİNİ'' temel olarak ele almışsınız ama, detaya inildiğinde anlaşılması güç bir konu maalesef.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teknik olur burası için ama bakalım.

      Sil
  10. Hukuk için soner Ceylan hukuk calışma kitabını tavsiye edebilirim test olarak düşünüyorsan da kolay olması acısından dönüşüm yayınları zor ve detay için themisi tavsiye ederim ama hukuk dallarında ayrı ayrı çalışmak istersen de ornegin ceza ceza muhakemesi icra iflas ta İsmail Ercan ticaret hukuku tamer Bozkurt ve idari yargı Ahmet nohutcu anayasa Zehra oyalamaz gibi sayabilirim

    YanıtlaSil
  11. Pardon Zehra odyakmaz bir de benim söyle bir çalısmam kanunlar özuyle ve sözüyle değindiği her konuya uygulanır yani birebir kanunları açıp okuyorum cunku en sağlam kaynak kanunlardir

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kanunlardan çalışmak kolay bir iş değildir.

      Sil
  12. Çok yararlı bir yazı olmuş.Elinize sağlık.

    YanıtlaSil
  13. Hocam kafamı çok kurcalayan bir konu var. Bildiğiniz gibi bu yeniden düzenlenen ve %25 devlet katkılı BES için 10 yıl ve üzeri sistemde kalma durumunda paranızın ve devlet katkısının tamamını alıyorsunuz. Ancak bu 15-20 yıllık periyotta eğer enflasyonda büyük dalgalanmalar olur ise paranın bu süre boyunca hiçbir değerinin kalmaması riski yok mu? Üstelik bu katkı paylarının ve devlet katkısının ne tür getiri araçlarında değerlendirileceği de belli değil. İşin bu kısmı pek tartışılmıyor gibi veya da benim bu BES ile ilgili bir bilgi eksiğim var.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Var tabii ama her yatırımın kendisine göre riski vardır zaten.
      Bence bu BES işin yapan bir kuruluşla gidip görüşmek en iyisi.

      Sil
  14. Hocam bilirsiniz hukuk da kolay değil kurum KPSS ve müfettişlik gibi kurum Sınavları'nda özellikle hukuk da ornegin en son hukuk da çıkan bir soru suc ve cezalara iliskin anayasal ilkeleri yazınız anayasa hukuku açıp okuduğum zaman ufkum açılıyor kitaplardan çalıştıktan sonra en son kanunlar okunabilir

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet doğru önce kitapları okuyup sonra kanunları okumak doğru bir yöntem olabilir.

      Sil
  15. Hocam Türkiye'de sermaye hareketlerinin serbest olması ekonomimizin kırılganlığını arttırmaz mı ? Oluşabilecek kötü bir senaryoda yüklü miktarda çıkan sermaye dengeleri bozabilir.Sermaye hareketlerini tam olmasa bile kısmi olarak denetim altında tutmak daha faydalı olmaz mı ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Geçmişte öyle yaptık. O zaman da büyümek için bütçe açığı verdik.
      Bence doğrusu sıcak paraya Tobin vergisi uygulamaktır.

      Sil
  16. Hocam amerika ekonomik verilerinin iyi gelmesi bizim ekonomimize etkisi nedir.onların iylesmesi bize gelen sıcak paranin önünü kesermi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Amerikan ekonomisi dünya ekonomisinin beşte biri. Dolayısıyla Amerikan ekonomisinin iyiye gitmesi herkesin lehine. Sıcak paranın önünü kesmez ama doğrudan yabancı sermaye gelmesine ve bizim ihracatımızın artmasına katkıda bulunur.

      Sil
  17. Hocam bu yil yatırım yılı değil demiştiniz aynı fikirdemisiniz.yuzde iki uç buyuruz demiştiniz yine aynı fikirdemisiniz.saygılar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet şu anda düşüncemi değiştirmek için bir neden göremiyorum.

      Sil
  18. Hocam, emek verip yayınladığınız yazılarınızdan cok istifade ediyorum. Teşekkürler..

    YanıtlaSil
  19. hocam şu anda İmkânsız üçleme uygulanmaktadır...bence bu bir süre sonra(dışarısı karışınca)fed faiz arttırma sinyali verince patlıyacaktır.
    bence dövüz fiyatı sabit tutulmaktadır...faiz cazibesini yitimiştir...bu duruma kendimiz düştük...kendi düşen ağlamaz derler...
    kötü senaryoda nasıl bir gelişmeler olur...açıklıyabilirmisiniz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fed'in faizi düşük tutması ya da artırabilmesi ABD'de para politikasının bağımsızlığının bir işaretidir. Ne var ki faizlerin bu kadar düşük olmasına sermaye hareketlerinin eşlik etmesi Amerika'da dağıtılan paranın faizi yüksek olan yerlere gitmesine yol açıyor ve bu da ABD ekonomisinde beklenen talep artışı kökenli toparlanmanın gelişini geciktiriyor.
      Döviz fiyatı sabit değil ama tam anlamıyla da dalgalanmıyor. Bir çeşit kirli dalgalanma (dirty float) söz konusu.

      Sil
    2. Kötü senaryo ABD'nin de AB'nin de toparlanamaması halidir. Hep birlikte kötüye gideriz.

      Sil
  20. Üstad yazılarınızı beğenerek takip ediyorum ve tebrik ederim gene çok güzel yazı yazmışsınız. bir sorum olacak 1994 yılında Türkiyede meydana gelen krizde de kura ve faize yapılan müdaheleden dolayı mı sermaye kaçışı oldu ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim.
      1994 krizi sırasında sermaye hareketleri serbestti (bugünkü kadar olmasa da serbestti.) Döviz kuru piyasada belirleniyordu ama ihracatı teşvik ve ithalatı kısıtlamak amacı güdüldüğü için TCMB tarafından TL değersiz tutulmaya çalışılıyor ve dolayısıyla kura ağır müdahale oluyordu. 1993 yılı sonlarına doğru yüksek faiz ödendiği gerekçesiyle Hazine borçlanmaları iptal edilmeye ve bu yolla faiz baskılanarak düşürülmeye çalışıldı. Ardından kriz patladı ve Türkiye BBB olan reytingini kaybederek B'ye kadar geriledi.

      Sil
  21. hocam konuyla alakasız olacak biraz ama, aklıma bi şey takıldı. 90larda falan bankaların mevduat faiz oranları aşırı yüksekti hatta çocukken hatırlarım reklamlarda falan bankalar en fazla faiz bende diyerek halktan mevduat çekmeye çalışırlardı.peki kredi faizlerinin de mevduat faizlerinden bi miktar daha yüksek olduğunu düşünürsek,yatırım yapacak insanlar bu yüksek faizli ortamda nasıl kredi kullanabiliyordu, ya da bankalar yeterli oranda kredi verebiliyolar mıydı yoksa başka nasıl kanallara yönelip kara geçiyorlardı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Faizlerin yüksekliğinin nedeni enflasyonun da yüksek olmasıydı. Enflasyon yüksekse yani ürettiğiniz malın fiyatı da artıyorsa üretim yapmanın bir sorunu yok. Yüksek faizle kredi alıp yüksek enflasyonla ayarlayıp yüksek fiyatla satıyorsanız fazla sorun olmaz. Tek sorun belirsizlik haline dönüşür. Yani yüksek faizle kredi almışsanız ve enflasyon hızla düşerse sizin ürettiğiniz malların fiyatını artırma olanağınız kalmazsa kredi faizini nasıl ödeyeceksiniz? Enflasyon düşmeyip arttığı ve kredi faizleri de her yıl paralel olarak arttığı sürece daha önce daha düşük faizle kredi almış olanlar karlı çıkarlar.

      Sil
  22. Hocam önce teşekkürler.Şunu sorcaktım Türkiyenin 2001 yılında kuru dalgalanmaya bıraktığını ve bağımsız para politikasına geçtiğini düşündüğümüzde.Acaba türkiye sermaye hareketlerının serbestliği ve dalgalı kur rejimini seçtiği için para politikasını bağımsız olarak belirlemektedir mi dersek daha doğru olur yoksa sermaye hareketlerınıın serbestliği ve bağımsız para politikasını seçtiği için döviz kur rejimini dalgalı kur rejimi olarak belirlemiştir dersek mi daha doğru olur? yada ikisi de aynı kapıya mı çıkar=)?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bağımsız para politikası demek büyük ölçüde faizi belirleme egemenliğine sahip olmak demektir. TCMB şu anda bu egemenliğe sahip. Eğer sabit kur rejimi uygulasa faizi etkileyemez.
      İkisi tam olarak aynı kapıya çıkmıyor.

      Sil
  23. Hocam iyi günler dilerim

    Belkide konumuzla alakalı olmayacak ama epeyce canımızı sıkan bir durum sözkonusu..
    Merkez Bankası mevduat faizlerini %7 ye indirmiş durumda..Özellikle biz tasarrufçulara büyük bir darbe olarak görmekteyiz..Endişelerimiz gün geçtikçe artmaktaç..Faizlerdeki düşüş sizce devam eder mi?? Yoksa %7 civalarındamı kalır??

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sanırım Türkiye'de faizlerle ilgili yaklaşım ekonomi dışı konulardan çok etkileniyor ve konu bir miktar bilim dışına çıkıyor. Şu anda faizler (reel faiz) negatif. Bunun daha da düşürülmesi tasarrufları eritiyor. Ama dediğim gibi konuya salt ekonomik açıdan bakılan bir ortamda değiliz. Bu çerçevede bilimsel bir tahmin yapmak güçleşiyor. Çünkü uygulama bilimsel görünmüyor.

      Sil
  24. Hocam, verdiğiniz Dolar-Ruble örneğinin günümüz şartlarında biraz daha farklı tezahür edeceğini düşünüyorum. benim olaylar sıralamam şöyle: Rusya ve ABD arasında faiz farkı varsa ve kur sabitse muhtemelen ruble kıtlığı yaşanmayacak ve rublenin 2 ayrı fiyatı olmayacaktır. çünkü gelen dolarların önemli bir kısmı bankacılık sisteminde duracak, döviz rezervleri artacak ve artan rezervlere bağlı olarak ruble cinsi kredilerde artış yaşanacaktır. bu da piyasadaki ruble miktarını artıracaktır. daha sonra Rusya'da iç talep patlaması yaşanacak ve artan ithalatla birlikte döviz rezervleri erimeye başlayacaktır. döviz rezervleri belirli bir seviyeye düştüğünde ise panik halinde yoğun sermaye çıkışları yaşanacak ve ani bir devalüasyon olacaktır. devalüasyondan sonra faizler de artacağı için hem iç talep frenlenecek, hem de dışarıdan para yeniden yavaş yavaş gelmeye başlayacaktır. yani yeni bir çevrim söz konusu olacaktır.

    YanıtlaSil
  25. Bu " İmkansız Üçlü" teoremi 10 yıl önce yok muydu? Yeni mi keşfedildi..

    YanıtlaSil
  26. Hocam bizde " SÜRÜNEN DALGALI KUR" rejimi yok mu? veya bizdeki sistemin tam adı müdahaleli esnek kur mu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bizdeki ve hemen hemen bütün dünyadaki uygulama müdahaleli esnek kur rejimidir (dirty float) Bakmayın siz dalgalı kur rejimi dediklerinde. Tam dalgalı kurda MB hiç müdahale etmez.

      Sil
  27. IS-LM-BP ANALİZİNİ AYRINTILARIYLA ANLATIRSANIZ SEVİNİRİM. Bütün sınavlardan neredeyse çıkıyor.
    Bir de sürünen kur,kirli dalgalanma gibi kur rejimi örneklerini açıklayan bir makale hazırlarsanız.
    Türkiye'nin krizler tarihi adlı bir kitap yazmayı düşünüyor musunuz? Özellikle 1980 ve sonrası krizler için Yunanistan ve AB krizlerini de içerecek biçimde. NTV'de Yunanistan,AB kriziyle ilgili güzel bir belgesel vardı. Onu bulup ondan da yararlanabilirsiniz. Bir de buradaki kitapları makale haline getirebilirseniz çok iyi olur.. Yaza kadar halletseniz şu işleri artık kitaplarınızı alacagım..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hocanın Türkiye'deki krizlerle ilgili" Krizleri nasıl çıkardık " isimli bir kitabı var. ondan yararlanabilirsin. bu arada bilgi verdiğin için teşekkür ederim yunanistan krizi ile ilgili. ama ntvdeki o görüntüleri araştırdım ama bulamadım. link bulup verebilirsen çok memnun oluruö

      Sil
    2. IS-LM-BP analizi burası için fazla teknik. Bu blogu yalnız öğrenciler izlemiyor. Ama yine de bir bakacağım.
      Kur rejimlerini daha önce yazmıştım: http://www.mahfiegilmez.com/2012/10/kur-rejimleri-ve-turkiye-uygulamas.html
      Tam bir krizler tarihi olmasa da Krizleri Nasıl Çıkardık (Ercan Kumcu ile ortak) ve Küresel Finans Krizi adlı kitaplarımda Türkiye krizlerini değerlendirdim.
      Buradaki makaleleri kitap haline getirip getirmemeye henüz karar vermedim.

      Sil
  28. Tekrar tekrar okuyorum ve tekrar tekrar teşekkür ediyorum yolumuzu aydınlattınız.
    Saygılar,

    YanıtlaSil
  29. Teşekkür ederiz güzel yazınız için. Sizden bir ricam olacak. Benim için oldukça önemli. Çok geniş bir konu biliyorum ama genel olarak Türkiye'nin durumunu makro ekonomik değişkenlerle değerlendirebilir misiniz? Benim gibi bir öğrenciye gireceği sınavda ışık tutacaksınız. Acil yardımınıza ihtiyacım var Şimdiden çok teşekkürler

    Kübra Can

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu tür değerlendirmelerim önceki yazılarımda var. Türkiye 2013 Tahminleri ya da AKP'nin On Yılının Resmi gibi yazılar bu değerlendirmeleri yapıyor. Onları bir tarayın.

      Sil
  30. ülkemizde merkez bankasının orta-uzun vadede faizler üzerinde kontrolünün pek olmadığı kanaatindeyim. dolayısıyla bağımsız para politikası biraz havada kalıyor. çünkü orta-uzun vadede denge faiz düzeyi aslında bizim gibi küçük ve dışa açık bir ekonomide para otoritesi tarafından belirlenmiyor. ABD gibi büyük bir ülkenin benchmark faiz oranına (10 yıl vadeli hazine kağıdının faizi gibi) enflasyon farkı, risk primi gibi faktörlerin eklenmesiyle bulunuyor. örn. kamu maliyesi ne kadar sağlıklıysa veya ülkenin rekabet gücü artıyorsa yahut enflasyon beklentileri düşüyorsa risk primi de azalıyor ve bu da faizleri düşürüyor yada tam tersi. kısa vadede merkez bankası faizleri etkileyebilir ama fundamental görünüme aykırı bir şekilde belirlerse ekonomide dengesizlikler ortaya çıkıyor ve bu dengesizlikler bir şekilde kendisini gösteriyor. mesela 2010-11'de yaşadığımız aşırı ısınma ve cari açıktaki artışın ardından enflasyonun yükselmesi ve kur düzeltmesinin faizlerde kaçınılmaz bir artışa neden olması gibi.
    sonuç olarak, Türkiye'de bağımsız para politikasının sadece kısa vadede geçerli olduğunu, orta-uzun vadede merkez bankasının faizleri pek etkileyemediğini, kur üzerindeki kontrolümüzün ise sermaye hareketlerini sınırlamadığımız müddetçe çok sınırlı olduğunu düşünüyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet ister istemez dışarının ve özellikle de Fed'in yaklaşımları bizim para politikamızın esnekliğini uzun vadede etkiler gibi görünüyor. Sizin de dediğiniz gibi kısa vadede bağımsızlık daha net. Ama uzun vade dediğimiz şey de zaten kısa vadelerin eklenmesinden oluşmuyor mu?
      Türkiye geçmişte sermaye hareketlerinin sınırlı serbest olduğu ve kuru sabit turan bir sisteme dayanıyor, faizi de dilediği gibi tespit ediyordu. Aynı dönemde Kore, yabancı sermayeyi çekip hızla bizim önümüze geçerken biz yıllarca aynı yerde kaldık.

      Sil
  31. Vergi müfettişligi işe girdikten sonra hangi muhaseve,vergi hukuku,denetim kitaplarını okumamızı tavsiye edersiniz? Tavsiyeniz var mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. önce kanunlar okunacak, tetkik edilecek :) sonra yorum kitapları ve diğerleri

      Sil
  32. Vergi müfettişligi sınavını kazandıktan sonra VERGİ HUKUKU,MUHASEBE,DENETİM ALANLARInda hangi kitpları okumalıyız. Tavsiyen var mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sınavı kazanınca onlar size söyler.

      Sil
  33. Sayın Hocam,

    Gazetelerin 1.sayfalarına gözatarken Yeni Mesaj gazetesinin yazdığına göre Bağımsız Türkiye Partisi Başkanı Prof.Dr.Haydar Baş Rusya'nın daveti üzerine kendi ekonomik modeli olan M.E.M. Milli Ekonomi Modelini anlatmış.Sırada şimdi Çin'e gidip anlatmak varmış.Sizin bu model hakkında malumatınız var mı dır? Uygulanabilirliği hakkında görüşlerinizi merak ediyorum.Teşekkürler.

    YanıtlaSil
  34. Rusya uygulayacakmış galiba. Öyle bir şeyler duydum ama. Biraz para basılması taraftarılar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Uygulasın ondan sonra neymiş biz de öğreniriz.

      Sil
  35. yazınız gerçekten çok aydınlatıcı teşekkürler

    sizden bir öneride bulunmanızı rica ediyorum. Sizin ekonomi politikası kitabınızdan ayrı olarak önerebileceğiniz ekonomi politikalarını anlatan bir kitap önerebilir misiniz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim.
      Piyasada bir kaç kitap var ama hangisi iyidir bilgim yok.

      Sil
  36. hocam gecenin bir vaktinde aklıma şu soru takıldı yardımcı olursanız sevinirim.

    Para talebinin değişmediği varsayımı altında para arzında meydana gelecek bir artışın faiz, yatırım, milli gelir ve fiyatlar genel düzeyinde meydana getireceği değişiklikler sırasıyla nelerdir?

    teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Normal koşullarda para arzı arttığında para bollaştığı için faiz düşer, milli gelir artar, fiyatlar genel düzeyi artar. Yatırım (gelirin ve faizin bir fonksiyonu olduğu ve gelir arttığı halde faiz düştüğü için) artar.

      Sil
  37. Merhabalar Hocam

    Makroekonomi kitabınızda bir yeri anlayamadım yardımcı olursanız sevinirim.

    Vergiler ve kamu harcamaları IS nin sağa doğru kaymasına neden olur(burada sorun yok) bu kayma ülkedeki faiz oranlarının dünya faiz oranlarının üstüne çıkmasına, dolayısıyla yerel paranın değerinin düşmesine ve net ihracatın daralmasına yol açar.

    burada faiz oranları dünya faiz oranlarının ütüne çıkarsa diye mi algılanmalı ve ayrıca nasıl yerel paranın değeri düşüp ihracat daralıyor, paramızın değeri düştüğünde insanlar bizim ülkeden daha fazla mal ithal etmez mi? yoksa ben mi yanlış yorumluyorum.bir diğer yorumda olarak aklıma dengeler değişmeden önce ülkenin ithalatın ihracattan fazla olduğu için mi net ihracat arasındaki fark artıyor? biraz uzun oldu ama kusura bakmayın teşekkürlerimi sunarım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sayfasını söylerseniz ona göre bakıp söyleyeyim.

      Sil
    2. Gerçekten ilginiz için minnettarım
      sayfa 246 1.8

      Sil
    3. Oradaki "yerel paranın değerinin düşmesine..." şeklindeki cümle "yerel paranın değerinin artmasına..." şeklinde olacak. Bu hatayı sonraki baskılarda düzeltmeleri için kitabevine bildirmiştim. Tşkler.

      Sil
  38. Sayın Mahfi bey yazılarınız için teşekkürler
    Mahfi bey benim aklıma şöyle bir takıldı.FED parasal genişlemeyi şok bir zamanda yapabilir,Çünkü bu doları hızla yukarı iterek,piyasalari sarsıp bunu kendi lehine diğer ekonomileri sarsıp bunu kendi lehine çevirebilirmiş.
    Yanıtlarsanız sevinirim.saygılarımla

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim izleyebildiğim kadarıyla Fed bu tür şok işler yapmıyor. Ayrıca diğer ekonomilerin sarsılması ABD'nin lehine sonuçlar vermez.

      Sil
  39. merhaba hocam,
    Türkiye'nin 2001 kriz sonrasına baktığımız zaman ekonominin çarklarının uyumlu ve doğru yönde hareket etmesinin nedenlerini, sermaye hareketlerinin serbestliği, bağımsız bir para politikasının olması ve TCMB' nin bağımsız olduğunu söyleyebilir miyiz.? Çin' de yerleşik kişiler için döviz alım ve satımlarında yıllık bir limit uygulaması yapılmaktadır burada, eşitliğe aykırı ve iç talebi kısmıyor mu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. BU sayılanlar 2001 krizi öncesinde de vardı ama oraya gelene kadar biriken sorunların çözülmesi gerekiyordu. O çözümler büyük ölçüde üçlü koalisyon döneminde alınan kararlar ve onların devamıyla sağlandı.
      Ç,in sonuçta serbest ekonomi uyguluyor gibi görünse de piyasaya müdahaleyi elinden bırakmıyor.

      Sil
  40. hocam konuyla alakası yok ama bana yardım edebilecek kişiler arasından en iyisi siz olduğunuz için size soruyorum; İNGİLİZCE TEMELİM İNTERMADETİATE ama ne konuşabiliyorum ne dinlediğimi anlıyorum. İngilizce geliştirmemde bana yol gösterirseniz sevinirim saygılarımla

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hiç merak etmeyin okuyarak ingilizce öğrenen herkeste bu durum olabiliyor. Bol bol BBC televizyonu izleyin, altyazısı olmayan ingilizce film izleyin, bir süre sonra anlamaya başlarsınız. Konuşma meselesi ise hata yapmaktan korkmakla ilgilidir genellikle. TV de futbolcuları filan görüyorsanız eğer konuştukları şey aslında bildikleri kelimeleri yan yana getirmekten ibaret. Siz de böyle başlayın. Unutmayın bu adından da anlaşılacağı üzere "yabancı dil" İnsan bir şeye yabancıysa hatanın ayıbı olmaz.

      Sil
  41. Hocam Yazınıza Bayıldım resmen elinize dilinize sağlık çok sade bir anlatım olmuş. Ben hep kendi kendime sorardım neden sıcak para geliyor gelse bile nasıl bir süreç izliyor diye bunu da öğrenmiş oldum:

    1 dolar 1 Tl iken ve faizler %8 iken Yurt dışından 100 dolarım gelir ve tl çevirirse 100 tl alaccak ve bunu faize yatırım 108 tl elde edecek. bu durumda piyasada dolar arttı tl azaldı bu doların değerini azaltıp tl değerli hale getirecek 1 dolar 0.50 tl varsayalım 1 yıl sonra kişi 108 tl dolar haline getirecek yani 216 doları olmuş olacak ve çekip gidecek.

    Sanırım işleyip bu şekilde. Ancak türkiyede uygulanan faizler sanırım % 6 civarımda ve enflasyon %7.3 bu durumda kişiler hala neden geliyor. şuanda gecelik repo yapsa kişiler ne kadar kazanır ki.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler.
      2. paragrafta özetlediğiniz işleyiş aynen böyle. 3. paragrafta Türkiye'nin enflasyonunu düşünmeniz hata olmuş. O bizim için geçerli. Gelen yabancı parasını TL'den dolara çevirip gidecek kendi ülkesinde enflasyon % 2. Onu bizim enflasyon ilgilendirmiyor.

      Sil
  42. hocam yazınız çok bilgilendirici ve yalın olmuş. teşekkür ederim.. hocam, türkiye de 2001 krizinden önce sermaye hareketleri serbestti ve buna karşın sabit kur sistemi uygulandı. bu durum merkez bankamızın para politikasında elini zayıflatmadı mı?.. ve bu durum özellikle sıcak paranın çok önem verdiği enflasyon - faiz makasının açık olması durumunun bozularak hızla kapanmasına ve kaçmasına neden olmadı mı?. 2001 krizinde bu dengesiz politikaların etkisi büyük olmamış mıdır?.. saygılar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 2001 krizinden önce sermaye hareketleri serbestti ama sabit kur sistemi yoktu. Türkiye 1980'lerin ortalarından itibaren müdahaleli esnek kur uyguluyordu. Krize girmeden önce de esnek bantta dalgalanma sistemine geçmişti. Faiz enflasyon makası açıktı ama enflasyona karşın faizler düşmüştü haklısınız.
      2001 krizinde asıl etkili olan kamu kesiminin büyük bütçe açıkları ve bunu finanse etmekte ortaya çıkan zorluklardı. Faizleri de zorlayınca sistem tıkandı.

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...