3 Nisan 2013 Çarşamba

Ödünç Rezerv Olur mu?

Merkez Bankaları Niçin Rezerv Tutar?
Merkez bankaları niçin döviz ve altın rezervi tutar? Bu sorunun yanıtı genellikle sıkıntılı zamanlar ve kötü günler içindir şeklindedir. Eğer bir ülkenin parası uluslararası alanda kabul edilen bir değişim aracı niteliği taşıyorsa o zaman o ülke merkez bankasının ayrıca başkasının parasını döviz rezervi olarak bulundurması gerekmez. Mesela Dolar küresel sistemde tanınan, alış verişlerde geçerli olan bir para olduğu için Fed’in ayrıca başka bir ülke parasını rezerv olarak tutmasına gerek yoktur. Benzer bir durum büyük ölçüde Euro ve Avrupa Merkez Bankası için de geçerlidir. Bunlar kadar olmasa da rezerv para niteliğine yakın üç para birimi daha vardır: Yen, Sterlin ve İsviçre Frangı. Öteki ülkelerin paraları rezerv para niteliği taşımaz. Örneğin Türkiye, uluslararası ödemelerini, bazı sınırlı istisnalar dışında, TL ile yapamaz. Türkiye’ye mal satanlar ödemenin TL ile yapılmasını kabul etmez karşılığında Dolar ya Euro talep ederler.

Bir ekonomide kriz ortaya çıkmışsa o ülkede parası olan yabancılar paralarını alıp gitmek isterler. Bu gibi durumlarda döviz talebi tavan yapacağı için döviz yokluğu yaşanabilir. İşte bu aşamada rezervler devreye girer ve döviz paniğini önleyerek krizin daha da ileri aşamalara ulaşmasını önler. Kriz olması da şart değildir. Türkiye’ye borç verenler, bir sıkıntı durumunda alacaklarını alabilmek için Türkiye’nin yeterli döviz stokuna sahip olup olmadığını görmek isterler. Bu nedenlerle TCMB’nin döviz rezervi bulundurma ihtiyacı doğar. Altın rezervi de TCMB açısından aynı amaca dayalıdır. TCMB için anlattıklarımızı üç aşağı beş yukarı parası rezerv para olmayan bütün ekonomilerin merkez bankaları için genelleştirebiliriz.

Parası rezerv para niteliğinde olan ve genellikle döviz rezervi bulundurmayan ya da ihmal edilebilecek oranda bulunduran ekonomilerin altın rezervi tuttuklarını görürüz. Bunun nedeni geçmişten kalan bir stokun ve alışkanlığın devamıdır. Geçmişte kağıt para altın karşılığı basılırdı. Bu gelenek birinci dünya savaşı sonrası terk edildiği halde ABD Dolarında 1971 yılına kadar devam etti ve o tarihte ABD de kağıt paranın altın karşılığını kaldırdı. Ne var ki geçmişte karşılık olarak tutulan altın stokları elden çıkarılmadı ve bu ülkelerin altın rezervi olarak kalmaya devam etti.  

TCMB’nin Rezervleri
Yakın zamana kadar TCMB’nin döviz rezervleri kendi satın aldığı dövizler ile döviz mevduatı karşılığında bankalardan zorunlu karşılık olarak aldığı dövizlerden oluşurdu. Şimdi bunlara ek olarak bankalardan TL zorunlu karşılıklarına karşılık ROK uygulamasıyla aldığı dövizler de bu rezervlere dahil oldu ve bu yolla TCMB döviz rezervlerini 100 milyar doların üzerine çıkardı. TCMB’nin 22.03.2013 günü itibariyle toplam 125,3 milyar dolar tutarındaki rezervlerinde altın rezervinin payı 20,3 milyar dolar, döviz rezervinin payı ise 105 milyar dolardır.

Merkez bankaları, bankaların kaynaklarını sınırsızca krediye dönüştürmesi üzerinde denetim sağlayabilmek, onlara zor zamanlarında likidite verebilmek için bankalardan kaynaklarının bir bölümünü zorunlu karşılık adı altında alırlar. TCMB, eskiden aldığı bu karşılıklara faiz öderdi. Doğrusu da budur çünkü bu bir vergi değil bir güvence parasıdır. Bu karşılıklar, kaynaklar hangi para cinsinden ise o para cinsinden alınırdı.  TCMB, son dönemde bu uygulamayı değiştirerek TL kaynaklar için döviz ya da altın ile karşılık yatırılabilmesi uygulamasını rezerv opsiyon katsayısı ile devreye soktu. 
  
İki Soru Üç Yanıt
Birinci soru: Merkez bankaları niçin rezerv tutar? Ülke ekonomisinin sıkıntılı ve kötü günlerinde, kriz dönemlerinde döviz gereksinimi karşılamak için.

İkinci soru: Merkez bankaları bankalardan niçin zorunlu karşılık alır? Bankaların sıkıntıya düştükleri dönemlerde onlara karşılık olarak yatırdıklarını iade ederek likidite sıkıntısını aşmalarını sağlamak için.

Üçüncü yanıt: Rezerv Opsiyon Katsayısı yöntemini kullanarak bankaların TL zorunlu karşılıklarının bir bölümünü dövizle alıp rezervlere ekleme buluşu iyi günlerde iyi sonuç verir. Merkez Bankası’nın rezervleri yüksek görünür, ekonomiye güven artar. Ne var ki gün gelir de işler tersine dönerse bu ödünç rezervler zorunlu karşılıklarla iç içe girer ve baş ağrıtır.

Bu tür bir rezerv politikası iyi günler için iyi kötü günler için kötüdür. Oysa rezervler iyi günleri daha iyi göstermekten çok kötü günlerde durumun daha da kötüye gitmesini önlemek için tutulur.

Rezervin ödüncü olmaz. Ödünç veren geri isterse rezerv vadesi geçmiş borca dönüşür. 

76 yorum:

  1. üstad iyi günler belki konumuzla ilgisi yok ama vergi müfettişliği mesleğini yeni kazanmış biri olarak düşüncelerinizi merak ediyorum, bu mesleğe giriş şartlarının değiştirilmesi (fen edebiyat, fizik,kimya vb mezunlarının) hakkında ne düşünüyorsunuz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu konuyu kamuoyunun gündemine twitter kanalıyla ben taşıdım ve çok yanlış olduğunu anlatmaya çalıştım. Müfettişlik her şeyden önce hukuk bilgisi gerektirir. Teknik nbilgi gerekiyorsa müfettiş bilirkişi kullanabilir. Ama bilirkişiyi müfettiş yapmak yanlış sonuçlar doğurur. Kanımca vergi müfettişliği meslek olmaktan uzaklaşıyor. Aslında bu tür gelişmeler maliyeci, işletmeci ve iktisatçıların ne kadar örgütsüz olduğunu ortaya koyuyor. Örneğin iktisat ya da işletme okumuş olanlara avukatlık hakkı verilebilir mi? Bunu hukukçular asla hayata geçirtmezler. Neden? Çünkü iyi örgütlemiş durumdalar.

      Sil
    2. üstad yorumlarınız benim için önemliydi, nacizane düşünceminde sizinle aynı paralelde olduğunu söyleyebilirim. bu mesleğe girebilmek için hayatımda birçok alanda fedakarlık yapmış biri olarak umarım mesleğimiz eski saygınlığını ve değerini korur die ümidediyorum, etmek istiyorum ve yorumunuz için teşekkür ediyorum...

      Sil
    3. Umarım doğru çıkar beklentileriniz. Fakat bu ülkede insan başarılı mı başarısız mı olduğunu yabda verdiği kararın doğru mu yanlış mı olduğunu bir türlü anlayamıyor. Çünkü her an yeni bir oluşum bir değişiklik oluyor vr bazılarında hiç kusurunuz olmadan geri gidiyorsunuz.

      Sil
    4. bu vergi müfettişliği olayını hem ulusal kanal'ın sitesinde hem de bir sonraki gün aydınlık gazetesi'nde imzalı haberlerimle gündeme getirdim. konuya dikkatimi çeken ise mahfi eğilmez hocam oldu. bir maliyeci olarak bu yönetmelikten hicap duydum. öte yandan bilgi almak için maliye bakanlığını aradığımda bir oraya bir buraya bağladılar en son ise arşive bağlandım. :) maliye bakanı şimşek ise twitter'dan yaptığım eleştiriyi görmezden geldi...

      hocam merkez'in rezerv politikasına yönelik bu yönde bir eleştiriyi ilk defa duydum. kaldı ki merkez izlediği politikalarla övülmekte. ancak sizin de dikkat çektiğiniz üzere işler tersine dönerse? yani merkez'in son para politikası kurulu kararlarında işaret ettiği gibi sermaye girişlerinde azalma ve iç talebin canlanmasıyal görülecek ithalat artışı döviz dengesini bozabilir. o zaman yaşaancak olası senaryoları da yazarsanız sanırım çok daha açıklayıcı olacaktır.
      sevgilerimle...

      Sil
    5. Maliye Bakanlığı içindeki diğer olumsuz etkilenen kesimleri(milli emlak/muhasebe kontrolörleri, denetmenleri, gelir uzmanları) görmezden gelen, belkide müsebbibi olan bir kesim sonunda sıra kendine geldiğinde sızlanmamalı bence. Bu tepkiler o zaman yoktu sanırım. Yoksa yanlış mı hatırlıyorum.!

      Sil
    6. Evet her doğru görünen yaklaşımın mutlaka bir eksikliği olabilir. Bunlara dikkat çekmek ve ona göre önlem alınmasını sağlamak gerek.
      Maliyedeki diğer uzman ve denetim elemanları konusunda da bir şeyler yazıldı. Ama önemli olan başkalarının yazdığı değil sizin neler yaptığınızdır. Daha önce de yazdım biyoloji mezunu gereken sınava girerek avukat olabiliyor mu? Olamaz. Neden? Çünkü hukukçular iyi örgütlenmiştir hemen ayağa kalkarlar da ondan.

      Sil
    7. Evet hocam haklısınız. Benim demek istediğimde tam olarak bu. Bu konuda üstadlarımızın öncülük etmesi, liderlik özelliklerini, vizyonlarını koymalarını ve bu kurumu yeniden eski saygın günlerine döndürmelerini bekliyor herkez. HUK, MTK çok sessiz, gizemli bir durumda sanki:(

      Sil
  2. Hocam, Mutlaka doğru.
    ama şöyle bir pencereden de bakabilirsiniz: Misal, Amerika'da Fannie Mae & Freddie Mac skandalı, evler ipotek edildi, sonra değeri yükseldi diye daha yüksekten tekrar ipotek edildi, fark harcandı, yeni ipotek kağıtları, fannie mae ve diğeri tarafından paket halinde satıldı, alanlar bir daha sattı. İş AIG'ye kadar vardı. Patladı.
    Bugün hala kontratlar, türev piyasalar revaçta ekonominin bel kemiğini oluşturuyor. Sizin altını çizdiğiniz MB'deki mucizevi çözümlerde aynı türev piyasalar benzeri kapitalizmin sanırım en büyük onarılmaz hastalıkları.(GDOlar gibi aynı mantık)
    Ama MB bir şeyi iyi yaptı.(yaptı mı?) Euro 1, 36 , 1, 30 hareketini yaparken, TL kendini devalüe etti. MB bu parite düşerken Eur'yuo sabit tutttu. USD'yi 1,70 bandından 1,80 bandına çekti. Size sorum şu: MB dahada ileri gitse, 1,90, 2,50 dengesini hedeflese, makro ekonomik değerler ve uluslarası rekabet açılarından daha iyi olmaz mı? Enlasyon korkusu bunun tek engeli midir?
    Sevgi ve saygılarımla
    Er

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Belki dediğiniz gibi daha iyi olabilir ama o zaman dolar cinsinden GSYH'mız 800 milyar dolar yerine 650 milyar dolar görünür. Bu da bizi 17. büyük ekonomi olmaktan çıkarıp 19. ekonomi yapar. Sizce siyasetçi hangisini tercih eder? Büyük görünmeyi mi uluslararası rekabette daha iyi konumda olmayı mı? Halk daima ilkini daha iyi anlar.

      Sil
    2. Üstad iibf lilerin örgütlenmesi konusunda biraz daha yol gosterir misiniz bu konuda öncü olur musunuz ?

      Sil
  3. hocam benim sormak istediğim birşey var, Merkez Bankası bastığı para karşılığında herhangi bir değer var mı?Yoksa sadece kamuya karşı yükümlülük mü teşkil eder,ekonomiye büyüme olanı kadar mı para arz etmek gerekir?Son olarak da para basmanın maliyetine katlanmak yerine kaydi para arzını genişletilse bu maliyet bir nebze olsun azalmaz mı?Teşekkürler,saygılar..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu sorunun yanıtı yazıda var. Merkez bankalarının bastığı paranın karşılığı yoktur. En son ABD dolarının altın karşılığı vardı o da 1971'de Nixon yönetimi sırasında kaldırıldı. Karşılıksız olduğu için reel büyüme kadar parasal genişleme kuralı doğru yaklaşımdır. Bazen istinai hallerde daha az ya da fazla basılabilir.
      Para basmanın maliyeti paranın üzerindeki değere göre çok düşük.

      Sil
  4. hocam peki bankaların rok ile beraber merkez bankasında bulunan dövizlerine mb hiç bir şekilde faiz uygulamıyormu
    . mb bu zorunlu karşılıkları uluslararası piyasalarda kullanıyor mu
    bankaların hangi şartlarda mb den zorunlu karşılık olarak tuttukları dövizlerini geri isteyebilirler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. TCMB zorunlu karşılıkların hiç bir şekline faiz ödemiyor. Eskiden öderdi.
      TCMB bu karşılıklardan döviz olarak aldıklarını rezervlerine koyduğu için dilediği gibi tasarruf edebiliyor.
      Bankalar zor duruma düşüp de likidite sıkıntısına girerse zorunlu karşılıklarını TCMB'den talep edebilirier.

      Sil
  5. Hocam ''ödünç rezervlerle zorunlu karşılıklar içiçe girer ve baş ağrıtır'' derken ne demek istediğiniz anlayamadım. Açıklarsanız sevinirim hocam. Teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bankalar TCMB'ye zorunlu karşılıkları yatırır ve bu onların parasıdır aslında. TCMB bu karşılıkları dolarla alıp rezervleri arasına koyduğunda bu rezerv ödünç rezerv olur. Bankalar sıkıntıya girip karşılık olarak yatırdıklarını geri almak isteyince MB'nin rezervleri düşer. Demek istediğim budur.

      Sil
  6. Hocam merhaba,
    MB'sı rezerv oluşturmak için kendisi döviz satın alıyor demişsiniz, peki bu satın almanın kaynağı nedir, hangi kaynak karşılığında döviz alabiliyor?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. TL'yi veriyor dövizi alıyor.

      Sil
    2. Hocam bu söylediğiniz doğru ama merak ettiğim MB'sının bu TL yi nereden elde ettiği; para basarak mı yoksa Mb' sının başka gelirlerinden mi sağlanıyor?

      Sil
  7. hocam bu mükemmel yazınız için teşekkür ederim; hocam okulu bitirdim nasip olursa maliye de işe başlacağım şuan güvenlik soruşturmasını bekliyorum bu zamanda bize önerebileceğiz ekonomi adına kitaplar var mı bu arada sizin ekonomi ile ilgili kitaplarınızın hepsini okudum, benim gibi bu tavsiye edeceğiniz kitapları okuyacağım arkadaşlar var, hocam bize liste şeklinde ya da başka türlü sayfanızda yazsanızda biz onları alıp okusak şimdiden teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her gün değişiyor bu liste. Ama değişmeyen tek kitap Gülten Kazgan'ın İktisadi Düşünce kitabı. Bence okumadıysanız onu okuyun.

      Sil
  8. Hocam ellerinize sağlık bu yaptığınız bir ibadettir.Bilenin bilmeyene sorumluluğu vardır ve bunun karşılığı Allah tarafından ödenir.Hocam öğrendiklerimin yüzde 80 sizin programınızı ve blog'unuzu takip ederek öğrendim 2 senedir.Ve şimdi biraz yorum yapmaya çalışacağım izninizle.ROM bir seçenektir bankalar isterse bunu kullanır arzu etmezse kullanmazlar kullanmaz iseler bunun yerine normal olan karşılığı yani TL olarak tutatlar ama bunu bankalar yüzde 80 yüzde 90 düzeyinde kullanıyorlar bunu TCMB açıklıyor sebebide yabancı paranin maliyeti TL ye göre daha düşük olduğu için büyük ihtimal.Şimdi hocam sizin dikkat çekmek istediğiniz durum kötü senaryo için geçerli ama TCMB bu ROM kullanarak şuan FİTCH not attırımı ve bu bol likitide ortamında ve risk iştahıda göreceli olarak fazla iken KURU gözetleyerek bir yandan da rekabet avantajını koruyarak iyi bir iş yapmış olmuyor mu ?Şuan ki konjonktüre göre değerlendirirsek?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. Haklısınız aslında ben de yazımda onu diyorum bu uygulama işler iyiyken iyiye gidişi artırır ama işler kötüye gitmeye başlarsa kötüye gidişi hızlandırabilir.

      Sil
  9. Başçı'nın sözlerine bakarsak, TL karşılıklar yerine döviz tutulmasının en büyük yararı döviz likiditesinin azaldığı durumlarda bankaların döviz imkanlarını artırmakmış. bu sayede kurda oynaklık çok azalacak, TL'deki değer kaybı sınırlı olacakmış. bir bankanın hazine bölümünde çalışan bir arkadaşım ROK politikasının hiçbir işe yaramayacağını söylüyor. söyledikleri aynen şu: "bizim bilançonun aktifinde tuttuğumuz her doların pasifte bir karşılığı var. merkez'de tuttuğumuz dövizi piyasaya verirsek onunla aynı miktarda türev döviz alımı yapmak zorundayız. açık pozisyon vermemize bddk izin vermez. ülkeden yoğun döviz çıkışı olursa kur yine yükselir. bunu kimse engelleyemez. ayrıca azalan dövizin yerine merkez'e tekrar TL yatırmamız gerekir. bu da koridroun üst bandından işlem yapacağımız için TL maliyetlerimizi yükseltecektir." işin içinden bir bilenin sözleri bu şekilde. ne dersiniz hocam?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tabii her uygulamanın bir gerekçesi vardır. ben bu uygulamanın kötü ya da yanlış olduğunu söylemiyorum sadece önemli riskler taşıdığını söylüyorum. Bir de benim anlayışım karşılıkların faizsiz tutulmasının doğru olmadığı yönündedir. Çünkü karşılıksız olunca vergi gibi oluyor.

      Sil
  10. Hocam yazınız yine aydınlatıcı ve akıcı olmuş. Son zamanlarda bankaların altın alışı ve satışı hakkında yoğun bir tartışma var. Kuyumcular bundan epey bir şikayetçi doğal olarak. Siz bunun hakkında ne düşünüyorsunuz? Birçok banka müşterilerden fiziki altını alıp aldığı altının parasal değerini hesabına yatırıyor. Müşteri altınını geri almak istediğinde ise sadece 1 kilo ve katları fiziki olarak verilebilir deniyor. Olası bir kriz karşısında her zaman en güvenilir yatırım aracı olmuştur altın. Yani kriz döneminde altın stoku fazla olan bankalar böylece hem operasyonel riskini azaltacak hem de mevcut karlarından pek bir şey kaybetmemiş olacak. Böyle bir durum anlıyorum ben. Sizce bu durum avantajları mı daha çok riskleri mi ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben bankaların para dışındaki işlerle uğraşmasını doğru bulmuyorum.

      Sil
  11. Hocam merhaba,

    Bu aralar merak ettiğim bir konuydu. Yaptığım araştırmada aşağıda sıraladığım şekilde çeşitli görüşler olduğunu görmüştüm. Sizin bu konulardaki görüşünüzü merak ediyorum.

    1) MB döviz rezervlerinin büyüklüğü prestij değil aksine itibar zedeleyicidir (yatırımcıya güven vermeye çalıştığı için) diyenler var.

    2) Rezerv miktarı değil de, rezervlerin kısa vadeli dış borçlara oranının önemli olduğunu söyleyenler var. İthalatı karşılama oranı önemli diyenler var. Sıcak para girişi çok fazla, rezervler yetersiz diyenler dahi var. Yani rezerv miktarı mı önemli bu oranlar mı?

    3) Rezervlerin çok düşük faizlerle ABD Hazine Bonolarında tutulmasının nedeni bu bonoların güvenilir ve likit olması mı sadece?

    4) Kısaca rezerv büyümesi başarı mıdır yoksa tercih mi? Biliyorsunuz MB rezervleri çok fazla siyasi malzeme haline getirildi son seçim döneminde. Net olarak soracak olursam, bu yolla yapılan propaganda insanlarda ''hükümet çalışmış, tasarruf etmiş'' algısı yaratacağından sizce etik mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rezerv artışı bütün gelişme yolundaki ülkelerin girdiği bir yarıştır. TCMBnin bu yarışın dışında kalması Türkiye'nin aleyhine olur. O nedenle çaresiz rezerv artışı yapılması gerekiyor. Buradaki sorun zorunlu karşılıkları rezerv yapmaktan kaynaklanıyor.

      Sil
  12. Hocam merak ettiğim sorulardan biri içerideki tasarruflarımızın azlığından dolayı mal ithal etmek için dışarıdan borçlandığımzda bu borç bir başka ülkeden bizim hesabımıza havale mi ediliyor yoksa nakit olarak mı gönderiliyor ? Hocam bu mekanizma nasıl işlemektedir?

    YanıtlaSil
  13. Hoca elinize sağlık teşekkürler. İyi akşamlar

    YanıtlaSil
  14. Hoca elinize sağlık teşekkürler. İyi akşamlar

    YanıtlaSil
  15. Öncellikle yazı için teşekkürler.Elinize sağlık. ''Eskiden TCMB'nin aldığı zorunlu karşılıklar için faiz ödediği, bugün ise ödemiyor olması'' kanun değişikliğiyle mi gerçekleştirildi? Yoksa TCMB tarafından mı gerçekleşti? Eğer TCMB tarafından gerçekleştirildiyse, bunu araç bağımsızlığı kapsamında değerlendirmek doğru mu sizce?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Para politikası uygulaması için yasa gerekmiyor.

      Sil
    2. Tamam para politikası için yasa geremiyor da kuruluş yasasında falan TCMB'nin para politikasını sınırlayan bir hukuki norm yok mu? Zorunlu karşılık alınıp,faiz ödenmemesi diğer para politikası uygulamalarından farklı ve TCMB bankaların canına okuyabilir bu şekilde.

      Sil
    3. Volkan Bey, bu dediğinizi ABD'de Tea Party senelerdir söylüyor. adamlar anayasa'ya gerekirse mali kural koyalım, kamunun ekonomi içindeki payını mümkün olduğunca azaltalım, merkez bankasının yönetimini özel bankerlerin elinden alıp kamuya verelim ve altın'ı parasal sisteme dahil edelim diyorlar. bu derece makul şeyler söylemelerine karşılık yerleşik medya ve akademisyenlerce "marjinal" ilan ediliyorlar. o nedenle para politikasının yasayla düzenlenmesi, kontrolün özel bankaların elinden alınıp kamuya verilmesi vb. birçok şey "tabu" niteliğinde. merkez bankası bağımsızlığı "mukaddes" bir kavram olmuş. oysa ki anayasal bağlayıcılığı olan bir mali kural olsa ve reel faizleri regüle eden parasal metaller sisteme dahil edilse bağımsız ve özel bir merkez bankasına gerek kalmaz.

      Sil
  16. Hocam;bir ülke için şöyle bir senaryo yazsak ülkede faizlerin çok düşük seyrettiği ve likidite bolluğu yaşadığını ve bankaların Bir çok kişiye kredi açtığını yalnız ülkenin döviz sıkıntısı yaşadığını düşünürsek; 1.soru) içeride döviz sıkıntısı olmasına rağmen biz içeriden tl kredisi alıp bunu ithalat yapmak için aracı kürüm olan bankaya yatırsak banka döviz sıkıntısı olmasına rağmen yatırılan tl nin karşılığını karşı ülkeye döviz cinsinden yollayabilecek mi? 2.soru) eğer ülkede döviz sıkıntısı olmasına rağmen banka o dövizi bulup ithalat gerçekleştirilebiliyorsa sorun ülkeye döviz gelmesi değil içeriden tl kredisi bulmak olacak o zaman .

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eğer döviz bulamıyorsanız döviz pahalılanır ve siz ithalat yapamaz hale gelirsiniz ya da eldeki döviz kadar ithalat yapabilirsiniz.

      Sil
  17. Hocam ülkede yeteri kadar tasarruf olsa ama döviz olmasa dışarıdan borçlanırmıyız?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eğer döviz ihtiyacımız varsa ve elde de yeterli döviz yoksa borçlanırız. Ama bu işler böyle bire bir ilişkilerle gitmez. Ülkede faizler yüksekse döviz gelir burada mevduata ya da tahvile yatar. Ya da yabancı sermaye gelir burada yatırım yapar. Turist gelir döviz bırakır. Bu dövizleri elde edenler bunları ya döviz olarak bankaya yatırır ya da TL'ye çevirip kullanır. Dolayısıyla bir ülkede her zaman döviz vardır. Yoksa kur yükselir TL değer kaybeder ve o durumda ithalat azalır ve döviz işi dengelenir.

      Sil
  18. Mahfi Bey,
    Bu döviz sohbetine ilişkin hep merak ettiğim bir şeyi sormak isterim; Bir " babayiğit" çıksa ülkenin tüm dış borcunu ödese, iç borcunu ödese ve ülkemize de birkaç trilyon dolar getirse ne olur diye?

    Bu durumda kurlar yerlerde sürünür, TL değeri oldukça artar, ihracata dayalı ekonomi bu ani geçişte durur, herkes ucuz bol kredi ile tüketir ve başlangıçtan kötü duruma gelir miyiz ? Eğer öyleyse borçlu olmak daha iyi galiba :))
    Mustafa Köprü

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Borçlanacak bir şeyler buluruz merak etmeyin.

      Sil
  19. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  20. hocam öğrenmek adına soruyorum,bizim gibi borçlu borcuna her yıl 50 milyar tl civarı faiz ödeyen bir ülkede rezerv tutmanın ciddi faiz maliyetleri rezervin tutulma gerekçelerini haklı çıkarabilirmi?Sonuçta rezervin zorunlu karşılıklar hariç kısmı tamamen borca dayalı.Belirtmiş olduğunuz rezerv tutma gerekçeleri dışında bu rezervin özel sektörün dışarıdan kolay borçlanabilmesi için tutulduğunu söyleyenlerde var bu konudaki görüşünüz nedir? Ayrıca bir insan kasasında para varken bu paraya çok düşük faiz alıp parayı tutmasını karşılığında ciddi faizlerle borçlanmasını hangi akıl izah edebilir?Teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne yazık ki rezervler, borç verenler ya da yatırımcılar tarafından paralarının bir çeşit sigortası olarak görüldüğü sürece bu yarıştan kopmak mümkün değil. Ben bunu daha önce bir yazımda "Yeni Merkantilizm" açıklamıştım.

      Sil
    2. sayın hocam bu cevabınızla rezervin borçlanma,yatırım sigortası olduğunu bir itibar değil itibarsızlık göstergesi olduğu sonucu çıkarmak çokda zorlama yorum olmaz herhalde.Misal itibarı olan bir işadamı herhangi bir teminat göstermeden kredi alabilirken, itibarı zayıf işadamı kredi almak için yeterli teminatı göstermelidirki kredi alabilsin.teşekkürler

      Sil
  21. Ocak sonu itibarıyla, kısa vadeli dış borç stoku, 2012 yıl sonuna göre % 6,5 oranında artışla 107,6 milyar ABD doları olarak gerçekleşmiştir.

    Ocak sonu itibarıyla, orijinal vadesine bakılmaksızın vadesine 1 yıl veya daha az kalmış dış borç verisi kullanılarak hesaplanan kalan vadeye göre kısa vadeli dış borç stoku, 149,6 milyar ABD doları düzeyinde gerçekleşmiştir.

    hocam tcmb 125 milyar dolar bu rezerv her ay munzam ve rezerv opsiyon katsayısı ile artırma yolunda, kısa vadeli borcu karşılama oranı %80 bu gün için

    ayrıca mb reel efektif kur 120 geçmesini istemiyor,

    bu kadar farklı araçları kullanarak büyümeyi,cari açık,efektif kur,kredi büyümesi,enflasyon,rezerv artırma aklıma gelenler bir süre sonra kontrol kaybedermi TCMB?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kısa vadeli borçların en az %90'ı çevrilir diye tahmin yapılıyor. mesela %20'lik bir kısmının çevrilemeyip geri ödenmesi ve dövizin ülkeyi terk etmesi 2008 krizini aratmayabilir.
      TCMB öncelikle kredi hacmi, para arzı ve dolayısıyla döviz kurunu kontrol altında tutmayı tercih ediyor. kredi hacmi ve para arzının kontrolü iç talebin ve cari açığın kontrolü anlamına geliyor. tüm bunlar büyümeyi direkt etkiliyor. döviz kurunu denetim altında tutmak ise enflasyonu dizginlemeye yarıyor.
      TCMB diğer taraftan ihracat reeskont kredileri yoluyla net rezervlerini artırmaya çalışıyor. medyada pek bahsedilmiyor ama TCMB'nin efektif kuru kontrol etmede aslında en önemli aracı faizden ziyade ihracatçıya TL olarak kullandırdığı krediyi döviz olarak tahsil etmesi. TCMB böylece ihracatçının elindeki dövizin bir kısmını kendi bünyesinde tutuyor ve TL'nin daha fazla değerlenmesinin önüne geçiyor. TCMB bu yolla son 1 yılda 7 milyar doların üzerinde net rezerv artışı sağladı.
      son olarak bu kadar farklı amaca yönelmişken faizler üzerindeki kontrolünün zayıflamasına göz yummak zorunda kalıyor. mesela dış piyasalarda ani bir bozulma neticesinde TL hızla değer kaybetmeye başlarsa bir gün önce %4.5 olan para piyasası faizleri 1 gün sonra %7-7,5 seviyesine çıkabilir. kuru buna rağmen kontrol edemezse hemen koridorun üstünü genişletecektir. bu da faizler üzerindeki denetiminin zayıf olması demektir.

      Sil
    2. Rezervlerin zorunlu karşılık olarak gelen bölümü aslında ülke rezervlerini değiştirmiyor sadece bankalarda duracak rezervi TCMB nin rezervlerine transfer olarak yer değiştirmesine yol açmış oluyor.

      Sil
  22. Hocam değerli yorumlarınızı hergün takip etmeğe çalışıyorum ama kaçırmış olabilrim. Altın nereye gidiyor??

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Altın karışık şimdilik aşağı yönlü.

      Sil
  23. hocam konu dışında bi şey sorucam. geçen gün mart ayı enflasyon rakamları açıklandığında tüfe yüzde 0.7 yükseldi yıllık enflasyon yuzde 7.3 e ulaştı sonuçlarıyla karşı karşıyayız. benim anlamadığım tüfe yüzde 0.7 yükseldi derken bu geçen şubat ayı baz alınarak mı hesaplanıyor. ve yıllık enflasyon derken gecen yılın 2012 nin mart ayı enfaslyon rakamları ile kıyaslanarak mı yıllık yüzde 7.3 olarak hesaplanıyor yoksa son 12 ayın rakamlarının ortalaması mı alınıyor

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. TÜFE bir endeks. 2003 yılı fiyatları 100 kabul edilir ve her ay yeniden derlenen fiyatlara bakılır. Şubat ayı TÜFE endeksi açıklandığında üç tür karşılaştırma yapılır: (1) Geçen aya göre endeks yüzde kaç artmış? (bu aylık artışı gösterir. Örneğin sizin dediğin % 0,7'lik artış budur.) (2) Geçen 12 ayda ne kadar artmış (% 7,3 de budur.) (3) Bir de ortalama artış vardır o da bir yılın ortalaması alınarak bulunur. Ki bu ölçü günümüzde artık pek kullanılmıyor.

      Sil
  24. Tüik haber bülteninden alıntı

    TÜFE’de (2003=100 temel yıllı) 2013 yılı Mart ayında bir önceki aya göre %0,66, bir önceki yılın Aralık ayına göre %2,63, bir önceki yılın aynı ayına göre %7,29 ve on iki aylık ortalamalara göre %8,08 artış gerçekleşti.

    Yani % 7,29 sonucu, bir önceki yılın aynı ayına göre oluyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. % 7,29 son 12 ayın toplamını gösterir. Yani 2012 yılının Mart ayı (dahil) 2013 yılının Şubat ayı (dahil) endeks değişimini gösterir.

      Sil
  25. saygıdeğer hocam size birkaç şey sormak istiyorum uzun olabilir kusura bakmayın lütfen. 2012 sonu itibarıyla toplam borç stoku 336 milyar dolar deniyor yani TL (1 dolar=1,78 tl) olarak 598 milyar TL yapıyor. bu borcun 226 milyar doları özel sektöre aitmiş. 7 milyar doları merkeze 103 milyar doları ise kamuya aitmiş.bu bağlamda kamunun borcu TL olarak 183 milyar TL yapıyor. yani bu 183 milyarlık borç şu ana kadar her sene açılan bütçe açıklarının toplamı mıdır hocam ve bu borç özelleştirme ya da uzun vadede bütçe fazlası verilerek mi kapatılabilir? merkez bu 7 milyar dolarlık borcu nasıl kapatabilir ve bu borç neden oluşmaktadır? en son olarak 9,5 milyar dolar hazine garantili borç varmış sanırım bu borç 183 milyar TL lik borcun içinde sayılıyor değil mi hocam ve hangi durumlarda hazine bu parayı ödemekle yükümlü yani bir nevi kefil diyebilirmiyiz onun için de özel sektöre ve kamu sektörüne kefillik ayrı hangisi daha mantıklıdır. hocam kusura bakmayın:) çok teşekkür ederim kendinize iyi bakın

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Türkiye'nin toplam dış borç stoku 2012 sonu itibariyle 336 milyar dolar. Merkezi hükümetin ayrıca 391 milyar TL (220 milyar dolar dolayında) iç borç stoku var.
      TCMB'nin dış borç stoku yurt dışındaki Türk işçilerinin doğrudan TCMB'de açtırdığı döviz hesaplarından kaynaklanıyor. TCMB, bunlara ödediği faizi düşürerek yavaş yavaş çekilmesini sağlıyor.
      Hazie garantili dış borçlar HJazine borçları içinde sayılmıyor. Bu borçlar ödenmeyip de Hazinenin garantisi gündeme geldiğinde Hazine borcu haline dönüşüyor. Ama bu borçlar da kamu kesimine ait olduğu için dış borçlar arasında yer alıyor. Hazine özel sektör borçlarına garanti vermiyor sadece kamu kesimi borçlanmasına garanti veriyor (kefil oluyor.)

      Sil
  26. Üstad, "FED para bastı" denildiğinde fiziki olarak matbaa da banknot şeklinde para basmaktan mı bahsediliyor? Yoksa Kasa(borçlu), Sermaye(alacaklı) şeklinde bir muhasebe kaydı mı yapılıyor?

    YanıtlaSil
  27. Hocam en son yazdığınız yazınızdan (dündü sanırım) buraya geldim. Eski tarihli yazı olsa da buraya yorum yaptığımda da bildirim geliyordur umarım size.

    Yazınızda demişsiniz ki:
    "TCMB, son dönemde bu uygulamayı değiştirerek TL kaynaklar için döviz ya da altın ile karşılık yatırılabilmesi uygulamasını rezerv opsiyon katsayısı ile devreye soktu."

    Anladığım kadarıyla zorunlu karşılıkları döviz olarak yatırmak bankalara kalmış bir seçim. Peki banka neden bunu yapmak ister diye düşünüyorum, zor zamanlarda döviz almak daha avantajlı olduğu için diye cevaplıyorum kendimi, umarım doğruyum.

    Peki merkez bankası bunu neden yapmak ister? Burada aklım karışıyor bir cevap veremiyorum. Kur geliyor aklıma fakat sanırım kur merkez bankasını ilgilendirmiyor, ticaret yapmıyor sonuçta zorunlu karşılık alıyor veriyor (aynı para cinsinden).

    Bir de son sorum, İktisat bölümü üçüncü sınıf öğrencisi olarak (ve tabi ki de bir yıldır bu forumda ve kitaplarınızda sizin öğrenciniz olarak) bu size sorduğum sorular aslında sormamam gereken kendim vermem gereken basit cevapları olan sorular mıdır sizce? Biraz kötü hissettim de bölümün öğrencisi olarak.

    Teşekkür ederim Hocam

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öncelikle kendinizi kötü hissetmeniz gereken bir durum yok ortada. Çünkü bu tür konular kitaplarda çok daha teorik bazda anlatılıyor. Hayatın içine girmeden bunların yansımalarını ve farklılıklarını göremiyorsunuz. Onun için bu soruları sormanız çok doğal.
      Bankalar ellerine geçen dövizleri (genellikle uzun vadeli olarak sendikasyon kredisi şeklinde yabancı bankalardan borçlanıyorlar) döviz olarak kredi veremiyorlar. Bu dönemde dövizle borçlanmak isteyen pek yok. O nedenle bunları TL mevduatlarının karşılığında TCMB'ye zorunlu karşılık olarak yatırıp ellerinde TL tutmayı tercih ediyrlar. Çünkü kredi talepleri TL ağırlıklı. TCMB ise bu zorunlu karşılıkları dövizle almayı tercih ediyor çünkü o zaman bunları döviz rezervinde gösterebiliyor. rezervi artmış bir merkez bankası dünyada itibarlı kabul edildiği için bunu tercih ediyor.

      Sil
  28. Şimdi her şey oturdu yerine Hocam. Emeğinize sağlık.

    Saygılarımla.

    YanıtlaSil
  29. Merhaba,
    Eğer borçları temizlemek için bir acil kredi ihtiyacı veya işinizi geliştirmek için bir sermaye kredi gerekiyor mu?
    Eğer tarafından reddedildi
    bankalar ve diğer mali kurumlar?
    Bir konsolidasyon kredi veya ipotek gerekiyor?
    Hepimizin mali sorunları geçmişte yapmak için burada olduğu gibi artık arama. Biz bireyler için dışarı fonları ödünç
    mali yardım ihtiyacı, kötü bir kredi ya da para ihtiyacı var
    % 2 oranında iş yatırım, faturaları ödemek için. Ben size güvenilir ve yararlanıcı yardımda size bir kredi sunmak için istekli olacağını sizi bilgilendirmek için bu orta kullanmak istiyorum. Yani e-posta yoluyla bugün bize: kreditsolutionhome@outlook.com

    YanıtlaSil
  30. Merhaba,
    Eğer borçlarını temizlemek için acil kredi gerekir veya u bankalar ve diğer mali kurumlar tarafından reddedilen mı? Işinizi geliştirmek için bir sermaye kredi gerekiyor mu?
    Bir konsolidasyon kredi veya ipotek ihtiyacınız var mı?
    tüm mali sorunları geçmişte bir şey yapmak için buradayız olarak artık arama. Biz bireyler dışarı fon kredi
    mali yardım ihtiyacı, bir kötü kredi veya para ihtiyacı var
    % 2 oranında iş yatırım, faturaları ödemek için. Ben güvenilir ve yararlanıcı yardımda ve size kredi sunmak için istekli olacağını sizi bilgilendirmek için bu orta kullanmak istiyorum. Yani e-posta yoluyla bugün bize: emmanuelthomasloancompany@gmail.com

    YanıtlaSil
  31. Eğer bir kredi acil ihtiyacı var mı? Eğer banka bir kredi veya finansal firma olan varsa reddedilir? Sen mali yardıma ihtiyacı? Eğer faturalarınızı ödemek ya da bir ev satın almak için kredi ihtiyacım var mı? Kendi iş istiyorum ve kredi yardıma ihtiyacınız? Eğer bir öğrenci kredi ihtiyacım var mı? % 3 düşük faiz oranı ile mali yardım için, bugün bize ulaşın.
    BUGÜN BİZE ULAŞIN.
    E-posta: happyloanlink@outlook.com

    YanıtlaSil
  32. Eğer bir kredi acil ihtiyacı var mı? Eğer banka bir kredi veya finansal firma olan varsa reddedilir? Sen mali yardıma ihtiyacı? Eğer faturalarınızı ödemek ya da bir ev satın almak için kredi ihtiyacım var mı? Kendi iş istiyorum ve kredi yardıma ihtiyacınız? Eğer bir öğrenci kredi ihtiyacım var mı? % 3 düşük faiz oranı ile mali yardım için, bugün bize ulaşın.
    BUGÜN BİZE ULAŞIN.
    E-posta: happyloanlink@outlook.com

    YanıtlaSil
  33. Herkese Merhaba, ben şu anda USA.I yaşayan Bayan Gül, üç çocuk şu anda dul am duyuyorum ve ben Ekim 2013 tarafından mali durum sıkışmış ve ben yeniden finanse ve benim faturaları ödemek gerekiyordu. Ben özel ve kurumsal ama asla başarı ile hem de çeşitli kredi firmaların kredi arayan çalıştı ve çoğu banka benim kredi reddetti. Tanrı olurdu Ama, ben bir arkadaşı tarafından özel bir kredi borç veren Sayın Jack adında Tanrı bir adam ile tanıştı ve ben $ 500,000USD bir kredi toplamı var ve bugün bir iş sahibi ve benim çocuklar şu anda iyi yapıyorsun duyuyorum. Eğer% 2 düşük faiz oranı ve daha iyi ödeme planları ve programı ile bir kredinin teminatı referansla herhangi firma başvurmanız gerekir Yani sevgili, O şimdi bunu ama çok mutluyum olduğumu bilmiyor Bay Jack başvurun ve karar verdim lütfen insanlar onun hakkında daha fazla bilgi vermek, O hem bireyler ve şirkete kredi her türlü teklif ve de ben Tanrı onu daha korusun istiyoruz. Jackwalman93@gmail.com: Sen aracılığıyla yaptığı e-posta yoluyla ona ulaşabilirsiniz

    YanıtlaSil
  34. FİNANSAL GÜVEN KAZANMAK İÇİN HOŞ GELDİNİZ
    Biz bireysel krediler ve işletme kredileri ile uygun faiz oranı sadece % 3 yıllık ama bileşik için aylık sağlar. Biz Yurtiçi hem de uluslararası iş, daha fazla bilgi için bize genişleme ve büyüme, temas için ihtiyaçlarınızı karşılamak için yaratıcı çözümler bizim finansman kaynakları uzmanlaşmak bizim
    email::dporterwintrustmortgage@outlook.com

    Sizi dinlemek için bekliyoruz
    GÜVEN İPOTEK KAZANMAK

    YanıtlaSil
  35. eğer borçlarını temizlemek için acil kredi gerekir ya da sen bankalar ve diğer mali kurumlar tarafından reddedilmiş? işinizi geliştirmek için bir sermaye kredi gerekiyor mu? bir konsolidasyon kredi veya ipotek ihtiyacınız var mı? hepimiz mali sorunlar geçmişte yapmak için buradayız olarak artık arayın.

    bu kredi çözüm şirketi. biz% 3 makul bir faiz oranıyla ilgilenen kişilere krediler sunuyoruz. $ 1,000.00 dolardan $ 10,000,000.00 dolar maksimum miktar aralığı.

    maksimum güvenlik bizim önceliğimizdir olarak bizim krediler de sigortalıdır.
    yatirimcilar da ihtiyacimiz var.

    e-posta yoluyla bize ulaşın:
    creditsolutioncompanie@hotmail.com

    saygılarımla
    kredi çözümleri şirketi
    bir anlami sizin dünya verilmesi.

    YanıtlaSil
  36. Hocam Merkez Bankasinin da bir bilancosu yokmudur yani? kendi basdigi para onun liabilitysi oldugu icin buna karsilik da varliklari olarak rezerv bir para kullanir olabilirmi bilancosunu denklesdirmek icin?

    YanıtlaSil
  37. Günaydın
                  Eğer bir kredi alma düşünüyor musunuz? Eğer kendi işinizi başlatmak için acil kredi ihtiyacı ciddi misin? Borçlu musunuz? Bu dileğini gerçekleştirmek için bir şans, biz e-posta yoluyla bize ulaşın bireysel kredi, iş kredileri ve kurumsal krediler ve daha fazla bilgi için% 2 oranında faiz ile kredi vermek her türlü: (dporterwintrustmortgage@outlook.com)


        Biz dinlemek için sabırsızlanıyoruz
    WIN GÜVEN MORTGAGE

    YanıtlaSil
  38. Eğer yeni bir ev satın aldığınız için seçenekler arıyordum var,
    inşaat, gayrimenkul kredileri, yeniden finanse, konsolidasyon
    finansman borç, kişisel veya iş amaçlı?
    Geleceğe hoş geldiniz! Finansman bizimle daha kolay.
    Neden acilen para için bekleyin?
    Size kredi için nakit var. Bizim Finansal kredi hizmeti% 100 garanti edilir.
    Biz% 2% 2 oranı düşüktür ve uygun faiz oranı finansal hizmet oranı düşük ve uygun faiz oranı sunuyoruz bize ulaşın
    Şimdi başvurun ve memnun müşteriler binlerce katılmak.
    E-posta: firstalliancesloanfirm@gmail.com

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...