18 Aralık 2013 Çarşamba

Merkez Bankası Faizleri ve Faiz Politikası

Merkez Bankası Faizleri

1.      Bir ay vadeli repo işlemlerine uygulanan faiz: Bu uygulama kaldırılmış bulunuyor.

2.      Bir hafta vadeli repo işlemlerine uygulanan faiz: TCMB, 1 hafta vade ile repo ihalesi açıyor, bankalar ellerindeki tahvil ve bonoları TCMB’ye verip karşılığında para alıyorlar ve vade sonunda parayı iade edip kağıtlarını geri alıyorlar. TCMB bu araçla banka ve finans kurumlarının piyasada uyguladığı faiz oranlarını, bankalardan alınan kredilerin miktarını, hisse senedi ve döviz gibi varlıkların fiyatlarını etkileyebiliyor. Bu işlemde faiz oranı bugün itibariyle yıllık % 4,50 olarak uygulanıyor. 

3.      Gecelik işlemlerde uygulanan faiz:  TCMB’nin, gecelik olarak borç almak ya da gecelik olarak borç vermek isteyen bankalara uyguladığı faize bu ad veriliyor. TCMB, bu yolla ikincil piyasada oluşan kısa vadeli faiz oranlarını, döviz kurlarını ve kredilerin büyüme hızını etkileyebiliyor. TCMB’nin gecelik borç almada uyguladığı faiz oranı bugün için yıllık % 3,5, gecelik borç vermede uyguladığı faiz oranı yıllık yüzde 7,75 (piyasa yapıcısı bankalara repo karşılığı % 6,75) düzeyinde bulunuyor. 

4.      Geç likidite penceresi faizi: Hesaplarını kapatmak ya da ellerinde bulunan parayı borç vermek için son ana kadar bekleyen bankalara uygulanan faiz oranlarına verilen addır. Bu uygulamada saat 16.00 ile 17.00 arasında TCMB’ye gecelik borç vermek isteyenlere yıllık % 0, gecelik olarak TCMB’den borç almak isteyenlere yıllık % 10,25 faiz uygulanıyor.

5.      Reeskont kredisi ve avans faizi: Vadesi henüz gelmemiş olan alacak senetlerinin kabulü karşılığında verilen kredilere reeskont kredisi deniyor. Bankalar kredi açarken şirketlerden bu krediye karşılık alacak senetleri alıyorlarsa bunları genellikle iskonto ederek alırlar. Daha sonra likidite ihtiyacı duyan banka bu senedi TCMB’ye yeniden iskonto edilerek krediye dönüştürülmek üzere verir. TCMB uygulamada vadesine en çok üç ay kalmış olan senetleri reeskonta kabul ediyor ve bu yolla açacağı kredilere yüzde 9,50 faiz uyguluyor. Avans uygulamasında bankalar Devlet Tahviline dayalı borç senedi düzenleyerek TCMB’ye veriyor ve karşılığında kredi alıyorlar. TCMB, bu şekilde avans olarak açtığı krediler için de yüzde 11 faiz uyguluyor.

6.      İhracat reeskont kredisi faizi: İhracatçılara uygun maliyetli kredi sağlamak amacıyla TCMB’nin Türk Eximbank’a ve diğer bankalara tanıdığı limit dahilinde kullandırılan kredilere ihracat reeskont kredisi bu krediye uygulanan faize de reeskont faizi deniyor. Merkez Bankası bu kredileri açtığı Türk Eximbank ve bankalardan tahsil etmekte, kredi kullanan şirketler ise ödeme açısından Türk Eximbank ve bankalara muhatap olmaktadır.   

Buraya kadar anlattığım faizler içinde bir haftalık repo uygulamasının faizi olan yüzde 4,5’luk faiz iki ay öncesine kadar “politika faizi” olarak adlandırılıyordu. İki ay önceki Para Politikası Kurulu tutanağından politika faizi deyimi kaldırıldı. Merkez Bankası Başkanı da geçenlerde yaptığı bir konuşmada TCMB’nin haftalık repoda ve gecelik fonlama işlemlerinde uyguladığı faizlerin tümünün artık politika faizi olduğunu belirterek birden fazla politika faizi olduğu açıklamasında bulundu.

Gecelik fonlama faizleri gecelik repo faizi ya da alt ve üst limitler arasında yani bir koridor içinde hareket ettiği için koridor faizi gibi adlarla da anılıyor.

Faiz Politikası
Faiz politikası, merkez bankalarının bankalara uyguladıkları faizlerde yaptıkları düzenlemeler yoluyla piyasa faizlerini, dolayısıyla parasal işlemleri ve oradan hareketle piyasaları ve ekonomiyi etkilemeyi sağlayan bir politikadır. Para politikasının en etkin aracıdır. 

Yukarıda sayılanlardan (istisnai hallerde uygulanan geç likidite penceresi faizini bir yana bırakırsak) hepsinin derece derece ekonomi ve piyasalar üzerinde etkilerinin olduğunu söyleyebiliriz. Örneğin Merkez Bankası’nın haftalık repo faizini yüzde 4,5’dan 5,5’a yükseltmesi ya da gecelik fonlama faizini (borç verme) yüzde 7,75’den 8,50’ye yükseltmesi halinde bu fonlardan yararlanan bankaların ortalama maliyetleri yükseleceği için ister istemez kredi faizleri de yükselecek ve bu gelişme kredi kullanımında bir daralmaya yol açacaktır. Tam tersine eğer Merkez Bankası ekonomide genişlemeye yol açmak istiyorsa o zaman piyasaya daha fazla likidite sunmak amacıyla bu faizleri düşürme yoluna gidecektir. Benzer bir durum reeskont kredisi ve avans faizlerinde de geçerlidir. Merkez Bankası, bu faizleri düşürerek ekonomide genişlemeye, artırarak ekonomide daralmaya yol açabilir. İhracat reeskont kredisi faizi ise ihracatı artırma ve teşvik etmek amacını güttüğü için daha çok dış dengeyle ilgili sonuçlar verir. Merkez Bankası’nın bu faizi düşürmesi ihracatın daha fazla desteklenmesine yol açar.

TCMB’nin İzlediği Faiz Politikası
Bugüne kadarki uygulamalarına baktığımızda, TCMB’nin, faizleri düşürmek konusunda konvansiyonel politikaya yani faizi doğrudan düşürmeye yönelik uygulama yaptığını görüyoruz. Eğer ekonomide bir daralma ortaya çıkmış ve enflasyonda da yukarı yönlü bir baskı yoksa o zaman TCMB, faiz politikasını, doğrudan faizlerini düşürerek uyguluyor. Buna karşılık sıra faiz artırmaya geldiğinde TCMB faiz politikasını bazen doğrudan çoğunlukla da dolaylı şekilde kullanmayı tercih ediyor.

Bunları örneklerle açıklayalım. Aşağıdaki tabloda bu yıl içinde gecelik fonlama faizlerinde yapılan değişiklikler yer alıyor.

Tarih
Borç Alma (%)
Borç Verme (%)
23.01.13
4.75
8.75
20.02.13
4.50
8.50
27.03.13
4.50
7.50
17.04.13
4.00
7.00
17.05.13
3.50
6.50
24.07.13
3.50
7.25
21.08.13
3.50
7.75

17.05.2013 tarihindeki son faiz indirimine kadar TCMB, gecelik fonlama faizlerindeki indirimi tereddütsüz ve doğrudan yaptı. Dolaylı yollara başvurmadı. 24 Temmuz ve 21 Ağustos tarihlerindeki faiz artırımlarını da aynı şekilde doğrudan yaptı ama piyasada tereddüt ettiği ve gecikmeli karar aldığı izleniminin doğmasına engel olamadı.

Faiz artırımı açısından son uygulama bu ay yapılan Para Politikası Kurulu toplantısında yaşandı. TCMB, faizlerde görünürde bir değişikliğe gitmese de parasal sıkılaştırma adı altında bazı düzenlemeler yaptı. Bunlara değinelim. TCMB, faizleri değiştirmedi ancak bir haftalık repo ihalesiyle sağladığı fonlamayı 10 milyar TL’den 6 milyar TL’ye düşürdü. Bu yolla haftalık repo ihalesiyle fon sağlayan bankaları gecelik fonlamayla likidite bulmaya yöneltti. Gecelik fonlamada ise piyasa yapıcısı bankalara sağlanan fonlama tutarını 23 milyar TL’den 6,5 milyar TL’ye düşürdü. Bu yolla da bu miktarın ötesinde ihtiyacı olan piyasa yapıcısı bankaları 7,75’lik limitle borçlanmaya yöneltmiş oldu. Bu karar öncesinde Merkez Bankası’ndan fonlama sağlayan bankaların ortalama fonlama maliyeti yüzde 7’nin altındayken bu düzenlemeler sonucu bu maliyet yüzde 7’nin üzerine çıkmış oldu. Böylece Merkez Bankası faizleri doğrudan artırmasa da dolaylı olarak artırmış oldu. Buna piyasada “örtülü faiz artışı” deniyor. 

44 yorum:

  1. Hocam, annemle ciftcilik yapiyoruz. Yuzde 4 ile 6 oranlarinda zirai krediler aldik. Kredinin odeme gunu gelmeden borcumuzu odememizi tavsiye eder misiniz? Son cemaat-hukumet kavgasindan sonra kredi faizleri yukselirse diye korkuyoruz.

    YanıtlaSil
  2. Ben kişi bazında yorum yapmıyorum. Ama şunu söyleyebilirim son olaylar faizi yüksltir ancak seçim yakın olduğu için bunun artmasına izin vermezler diye düşünüyorum.

    YanıtlaSil
  3. Hocam, "İhracat reeskont kredisi faizi ise ihracatı artırma ve teşvik etmek amacını güttüğü için daha çok dış dengeyle ilgili sonuçlar verir. Merkez Bankası’nın bu faizi düşürmesi ihracatın daha fazla desteklenmesine yol açar." cümleniz teoride doğru ama ihracat reeskont kredileri pratikte "örtülü döviz alım ihalesi" olarak kullanılıyor. TCMB döviz satım ihalesi düzenlediği zaman tüm ekonomi kanallarında "filaş, filaş, filaş" olarak yer bulurken iş döviz almaya gelince hiçbir ekonomi muhabiri TCMB bilançosunu takip etmediği için TV karşısındaki vatandaş merkez bankasının döviz aldığını bilmiyor. Amerikada bazı ekonomi muhabirleri Fed bilançosunu didik didik ederler, bizde maalesef bu gelenek yok ama bir gün mutlaka olacaktır diye düşünüyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yok yok biliniyor bu. Aslında bunu yazıya eklememde yarar var

      Sil
  4. Elinize sağlık hocam.
    Fonlamadaki düşüş fon maliyetlerini artırdı. Dünden beri tüm ülkeyi sarsan gelişmeler kuşkusuz ekonomiyi de etkileyecektir. Ülkeden fon çıkışı olacak, bu döviz kuru ve faizleri etkileyip artan fon maliyetini daha da artıracaktır. Bu gelişmeler üzerine, 10dan 6ya düşen haftalık repo ihalesiyle saglanan fonlamanın - ekonomi açısından olumsuz etkiler yaratacak gelişmelerin daha az hasar bırakması için- artırılması beklenebilir bir hamle midir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında TCMB toplantılarının zamanı yanlış. Madem Fed kararları dünyayı bu kadar etkiliyor TCMB PPK toplantılarını Fed toplantılarının sonrasına almalıydı. Eğer öyle olsaydı belki Fed'in QE tapering kararından sonra TCMB o sıkılaştırmalara girişmezdi.

      Sil
  5. Selamlar hocam. 3. ve 4. öncülün farkını anlayamadım. Teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Biri haftalık biri gecelik vade farkı ve faiz farkı var, ayrıca miktarlar da farklı.

      Sil
  6. merhaba mahfi hocam. cok ihtiyac duyulan bir yazi olmus, elinize saglik. bir sorum olacak. merkez bankasi dovize sikisirsa gecelik borc alma faizi olan %3.5'ta yukseltme yapacaktir degil mi? diger faizlerdeki yukselisler sikilastirici etki yapacagindan TL'de degerlenme baskisi yaratir diyebilir miyiz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler. Bana çok soruluyordu. Benim bu blogdaki yazılarımda var ama hepsini bir araya toplayıp güncellemenin iyi olacağını düşündüm. Sınavlarda çok sorulan sorular bunlar.
      TCMB Döviz girişini artırmak isterse sizin dediğiniz gibi gecelik borç alma faiz oranını yükselterek bunu yapıyor.

      Sil
    2. Cok sayin Hocam merhabalar
      Mb nin borc alma faizi tl ye uyguladigi bir faiz degil mi faizlerin arttmasi tl nin bu yolla degerli hale getirilmesini anladim ancak bunun doviz girislerini nsl arttirdigi hususunda yardimiza ihtiyacim var??

      Sil
  7. Hocam merhabalar,size sorum olacaktı.TCMB'nin 2011 yılındaki Analitik Bilançosunda Ocak ve Aralık ayları arasındaki bir mali yılı içeren tablodaki, Aktif ve Pasifinde yer alan alt kalemlerindeki değerlerde dalgalanma yaşanmasının nedeni nedir? Bide para politikası açısından nasıl bi yorum yapabiliriz bu farklılık için? Şimdiden teşekkür ederim ...

    YanıtlaSil
  8. Hocam merhabalar, malum fed kararları açıklandı. Kafama takılan şeyler oldu. Aydınlatırsanız sevinirim hocam. Öncelikle tahvil alımları azaltımı kararı sonrası neden amerikan borsası yükseldi. İkinciside 10yıllık abd tahvil faizi ve dolar/tl kuru karar sonrasında önce düştü sonra yükseldi bunun mantığı nedir acaba? Şimdiden teşekkürler:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kriz dönemlerindeki karar değişimleri için çok sağlıklı yorumlar yapmak mümkün değil. Fed'in tahvil alımını azaltmasıyla tahvillerini Fed'e daha az satacak olan bankalar daha az likiditeye ulaşacak ve muhtemelen kredileri azaltacaklar. Bu durumda faizlerin yükselmesi normal çünkü miktar azalıyor. Borsanın yükselmesi ise bir süredir zaten süren bir gelişme. Şirket karlarının iyi gelmesi sonucu tahvil yatırımcılarının buraya kaymasından kaynaklanıyor.

      Sil
    2. Hocam tekrar merhabalar, faizlerin yükseldiği ortamda yatırımcıların borsadan borçlanma kağıtlarına geçmesi beklenmez mi? Yani borsada düşüş beklenmezmiydi? Yoksa hisse getirileri faizlerden dahamı iyi veya dahamı güvenilir?

      Sil
  9. Çok değerli Mahfi hocam
    Bizlere nefis bir yazı sunmuşsunuz...Kaleminize sağlık hocam...
    Bugün FED den çıkan sonuç malumunuz tahvil alımları 10 milyar dolar azaltıldı..
    Bu durumun ülkemizdeki mevduat faizlerine nasıl yansıyacağını merak etmekteyiz...
    Saygılar sunar ellerinizden öperiz..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim.
      Fed'in tahvil alımındaki azaltmanın ilk yansımaları gösterge tahvilin faizindeki yükselme oldu. Yüzde 8,9'a kadar gerilemiş olan faiz biraz yolsuzluk olaylarının ama daha çok fed'in kararının etkisiyle bu sabah (19 Aralık 2013) yüzde 9,4'e çıktı. Bu eğilim devam ederse mevduat ve dolayısıyla kredi faizlerine artış yönünde yansıyacaktır.

      Sil
  10. merhaba Hocam,
    size danışmak istediğim bir sorum var, Merkez bankası gösterge faiz oranı ile uzun vadeli tahvil faiz oranları arasında nasıl bir ilişki vardır?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gösterge faiz oranı MB ile ilgili değil. O, Hazinenin en likit tahvilinin ikincil piyasadki faiz oranı. MB faiz oranları piyasadaki faiz oranlarını olduğu kadar gösterge tahvilin faiz oranını da rtkiliyor.

      Sil
    2. Hocam, merkezbankası politika faizi ile uzun vadeli tahvil oranları arasındaki ilişkiyi sormak istemiştim. Saygılarımla ...

      Sil
  11. Hocam elinize sağlık.
    Bu faizlerin bazilarindan olusan ortalama fonlama maliyeti ve agirliklarini da eklersiniz bence bu ara cokca dillendirilen örtü alti faiz arttirimi olayi da daha anlaşılır olur.
    İyi çalışmalar
    .

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O daha da teknik bir konu belki ayrıca yazmak gerekir.

      Sil
    2. Hocam elinize sağlık

      Sil
  12. Hocam gösterge faize ; ikincil piyasada en çok işlem gören tahvilin faizi diyoruz bunu anlıyorum .ben şunu merak ediyorum ; 1) hazine örneğin 100 tl nominal değerli tahvili iskontolu 80 tl ye satmış olsun Bu durumda devletin ödeyeceği faiz %25 olmaktadır. Devletin çıkardığı bu tahvili alan kişi ikincil piyasada onu belirli sebeblerden dolayı 50 tl ye satarsa sattığı kişi vade sonunda %50 faiz kazanacaktır ama devletin ödeyeceği para değişmeyecektir devlet vade sonunda sonuçta 100 tl ödemeyecekmidir .hocam gösterge faizi verdiğim örnekte %50 mi oluyor ?
    2) hocam sonuçta devlet vade sonunda aynı parayı ödediğine göre neden bu faiz ile o kadar ilgileniliyor ?
    3) gösterge faizinin bankaların kredi faizlerine yada mevduat faizlerine yansıması nasıl oluyor ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. (1) Verdiğiniz örnek çok uç bir örnek. Faiz ikinci piyasada bu kadar oynamaz. Ayrıca bir kişinin o fiyata satmasıyla da fai,z belirlenmez. Gösterge faiz o gün o kağıttan yapılan işlemlerin ortalaması olarak ortaya çıkıyor. Ama eğer o gün bir tek kişi bu fiyata satmışsa gösterge faiz o gün için yüzde 50 olmuş demektir.
      (2) Çünkü devletin ileride çıkaracağı tahvillerin faizi de bu ikincil piyasadaki faize göre belirleniyor.
      (3) Bütün faizler birbirinin rakibi olduğuna göre hepsi birbirini etkiliyor.

      Sil
  13. Hocam kusura bakmayın konu dışı ama
    Ben hiç bir yerde Türkiye'nin 2012-2013 GSMH'sini bulamadım. acaba siz biliyor musunuz ve neden açıklanmıyor ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet artık bütün karşılaştırmalarda GSYH kullanıldığı için GSMH verisine rastlanmıyor. Oysa onu da yayınlamak gerekir.

      Sil
  14. Mahfi hocam az önceki yanıtınız için çok teşekkür ederim....
    Yalnız merak ettiğim bir husus var.. Gösterge faizleri...
    MB gösterge faizlerini ölçü olarak alır mı??

    Saygılarımla

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gösterge tahvilin faizi piyasada arz ve talebe göre kendiliğinden oluşuyor ama elbette ki TCMB'nin faizlerinden etkileniyor.

      Sil
  15. hocam merhaba. malumunuz fed tahvil alımını 10 milyar dolar kadar kıstı parasına en fazla darbe alan ülke malumunuz gerek fedden gerekse siyasi operasyonlardan dolayı bizim ülkemiz olmuştur. bu bağlamda doların yükselmesi bizim açımızdan enflasyon oranının olağandan daha yüksek çıkacağına işaret edebilir mi? özel sektörün dolar borcundan dolayı da hocam tl olarak borcun artması yatırımlar açısından negatif bir durum teşkil edebilir mi? kısaca hocam bizim durumumuzda olan ve enflasyon hedeflemesi uygulayan ve cari açıkla büyüyen bir ülkede doların volatilitesinin az olması ve paranın dolara karşı değerli olması mı gerekmektedir?saygılar hocam

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İlk iki sorunuzun yanıtı evet. Üçüncü sorunuzun yanıtı ise hayır. Çünkü doların değeri ve diğer paralarla olan kur ilişkisi bizim elimizde olan bir şey değil. Her ülke kendi bastığı parayı kontrol edebilir. Bakın TCMB dolarları satıyor ama kuru pek de etkileyemiyor.

      Sil
  16. Hocam biliyorum belki bu soruyu onlarca kez cevapladınız sadece emin olamadım doğruluğunu kontrol ederseniz yeterli olacaktır . Hocam siz de bahsetmiştiniz ülkenin riskleri yükselmediği sürece banka bireylerden gelen döviz talebini her türlü şekilde karşılayacağını söylemiştiniz . Eğer ülkenin riskleri yükselirse ve cari açığını eskisi kadat sürdürmek istese bile bankalar bu kadar dövizi bulmakta zorlanacağından kurlar yükselecektir diyebilirmiyiz ? Ve kurların yükselmesiyle döviz talebinden vazgeçilecek döviz arzı artacak yeni bir dengeye kavuşulacağından söz edebilirmiyiz ?
    2) hocam son zamanlarda yaşanan olaylardan dolayı ülke riskinin artığını söylüyoruz peki hocam 2014 yılında artan bu riskimiz cari açığımızın finansmanını tehlikeye sokar mı ? Yani ülke riskimiz cari açığımızı finanse edemeyecek kadar risklimidir yoksa o kadar da riskli değilmidir ?( hocam vadesi gelen dış borç ödemelerinden bahsetmiyorum sadece cari açık için bir değerlendirme yaparsanız )

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Birinci sorunun yanıtı evet.
      Cari açığın finansmanının yanısıra Türkiye geçmişten gelen ve bir yıl içinde ödenmesi gereken 165 milyar dolarlık borç geri ödemesi için de dış finansman bulmak zorunda. Cari açıktan eklenecek 60 milyar doları da eklersek toplam dış finansman ihtiyacı 220 milyar dolar oluyor. Sorun risklerin arttığı bir ortamda bu dış finansmanı bulup bulamayacağımızda. Vadesi gelen 160 milyar dolarlık dışfinansmanı bulup o borcu çeviremezsek kimse bize cari açığımı finanse edelim diye 60 milyar dolar ek borç vermez.

      Sil
  17. Hocam bugün TCMB piyasaya 400 milyon$ sattı , ve döviz satım ihalesine 671 milyon$ talep geldi .bununla ilgili şunu sormak istiyorum ; 1) hocam merkez bankasının bu müdahalesinin döviz kurunu baskı altına almaya yönelik olduğunu anlıyorum fakat bankalar dan neden bu kadar fazla talep geldi acaba bankalar piyasada olan döviz talebinin fazla olduğunu ve bu talepleri yerine getirmek için mi bu kadar fazla talep geldi ?
    2)hocam şöyle bir bilgi daha var ;merkez bankasını 400milyon $ ilk döviz satım ihalesinde en düşük fiyat 2,0856 olmuş .
    Hocam ben şunu soracağım merkez bankası 400milyon $ döviz satarken piyasada ki o zaman kur ne ise o fiyattan mı satıyor ? Yoksa iskontolu tahvillerde olduğu gibi fiyatı en yüksek verene mi satıyor ? Burasını açıklığa kavuşturursanız sevinirim .

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. (1) Bankalardan fazla talep geliyor çünkü onların müşterisi olan reel sektör şirketlerinin 160 milyar dolar dolayında açık pozisyonu var. Onlar da pozisyon kapatmak için bankalardan döviz talep ediyor. Bankalar da TCMB'den.
      (2) Olabilir.
      MB döviz ihalesi açıyor bu ihalede yüksekten düşüğe doğru gidiyor.

      Sil
  18. hocam türk lirası değer kaybettiği zaman ülke ekonomisi için ihracatın artması mı daha yüksek olur yoksa özel sektörün borcundan dolayı yatırımların düşmesi mi. hangisinin getirisi daha büyüktür bize.iyi geceler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunu ölçmedim. tahmini bir şey söylemek mümkün değil.

      Sil
  19. Hocam döviz kurları ve gösterge faizinin yükselmesine rağmen tcmb nin haftalık repo faiz oranını arttırmaya istekli olmamasının sebebi nedir? Dün meclisde bütçe görüşmelerinde ali babacan,faiz lobisini sevindirmeyeceğiz dedi.Ne olursa faiz müdahalesi kaçınılmaz olur?Şimdiden teşekkürler.

    YanıtlaSil
  20. Hocam teşekkürler.

    Hocam TCMB bazı nedenlerden dolayı normal değil de örtülü faiz artırımını seçiyor, tamam burda sıkıntı yok.Peki hocam TCMB nin TL zorunlu karşılıklarının artırması yine piyasa faizlere yukarı yönlü ve döviz kurlarına aşağı yönlü baskı yapmaz mı? eğer yaparsa neden TCMB bu yöntemi uygulamıyor? Teşekkürler.

    YanıtlaSil
  21. Merhaba Hocam,

    TCMB bir haftalık repo ihalesiyle sağladığı fonlamayı 10 milyar TL’den 6 milyar TL’ye ve gecelik fonlamada ise piyasa yapıcısı bankalara sağlanan fonlama tutarını 23 milyar TL’den 6,5 milyar TL’ye düşürdüğünü yazdınız. Bu hacimler 28 Ocak kararından sonra değişti mi? Bunu nereden takip edebilirim acaba?

    Çok teşekkür ederim.

    Saygılarımla.

    YanıtlaSil
  22. Sayın Hocam,

    Eğer çok vaktinizi almayacaksam sizden bir ricam var.
    Türkiye'de ev fiyatlarındaki artışı ve fiyatlarda balon oluşup oluşmadığına dair bir yazı yazıyorum. Yazıda kullanmak üzere konut kredilerinin toplam krediler içerisindeki payını veren bir döküman arıyorum. BDDK'nın ve MB'nin sitesine baktım ama bulamadım.
    Eğer beni yönlendirebilirseniz sevinirim.
    Saygılar,
    Eren Göçük

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bddknın yayınladığı yıllık raporlarda var ama grafik halinde. Veriyi ben de bulamadım

      Sil
  23. Merhaba hocam
    merkez bankası hangi durumlarda ve neden repo uygulamasina gider.

    YanıtlaSil
  24. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...