24 Nisan 2014 Perşembe

Brüt Dış Borç Stoku ve Dış Borç Garantilerinin Son Durumu

2013 yılsonu brüt dış borç stoku Hazine tarafından açıklandı. Şimdi bunun yıllar itibariyle karşılaştırmalı bir dökümünü verelim (milyar USD.)

 Yıllar
Kamu Kesimi
TCMB
Özel Kesim
Toplam Dış Borç
2002
64,5
22,0
43,1
129,6
2005
70,4
16,4
85,0
170,8
2010
89,1
11,6
191,2
291,8
2011
94,3
9,3
200,3
303,9
2012
104,0
7,1
227,2
338,3
2013
116,0
5,2
267,0
388,2

Tablo bize TCMB dışında kalan birimlerin brüt dış borç stoklarında sürekli artışlar olduğunu, artışın özel kesim kuruluşlarında çok daha hızlı olduğunu gösteriyor. TCMB’nin brüt dış borç stokunun azalmasındaki en önemli etkenlerden birisi yurtdışındaki işçilerin mevduatına TCMB tarafından eskisi gibi yüksek faiz verilmemesi nedeniyle bu paraların bankalara kaydırılmasından kaynaklanıyor.

Şimdi bu tabloyu kamu kesimi, TCMB ve özel kesim açısından brüt dış borç stoklarının toplam dış borç stokundaki paylarına göre yeniden yazalım (%)

Yıllar
Kamu Kesimi
TCMB
Özel Kesim
2002
49,8
17,0
33,3
2005
41,2
9,6
49,8
2010
30,5
4,0
65,5
2011
31,0
3,1
65,9
2012
30,7
2,1
67,2
2013
29,9
1,3
68,8

Toplam brüt dış borç stoku içinde kamu kesimi ve TCMB’nin payları hızla azalırken, özel kesimin payı hızla artmış görünüyor. Bunu aşağıda bir grafik yardımıyla gösterelim.


Grafik bize kamu kesimi ve TCMB’den boşalan dış borçlanma alanının özel kesimce doldurulduğunu gösteriyor.

Brüt dış borç stokunun son 4 yılda alacaklıları açısından görünümü de şöyle (milyar USD.)

Yıllar
Özel Alacaklılar
Resmi Alacaklılar
Tahvil Alacaklılar
Toplam Dış Borç
2010
204,0
42,4
45,4
291,8
2011
209,6
43,8
50,5
303,9
2012
228,7
44,6
65,0
338,3
2013
262,7
46,2
79,3
388,2

Tabloya dikkat edilirse resmi alacaklıların (yabancı devletler, uluslararası finansman kuruluşları, yatırım ve kalkınma bankaları vb) alacaklarında fazla bir değişme olmadığı buna karşılık özel alacaklıların (parasal kuruluşlar ve parasal olmayan kuruluşlar) alacaklarında sürekli artış olduğu ayrıca tahvil ihraçlarından kaynaklanan borçlarda artışlar olduğu görülüyor. Dış borçlar arasında yer alan tahvil borçları 2010 yılına gelene kadar yalnızca kamu kesimine aitken bu yıldan başlayarak özel kesim de tahvil ihracına girmiş ve dışarıya tahvil borcu yapmaya başlamıştır. 2013 yılsonundaki 79,3 milyar dolarlık dış tahvil borcunun 20,9 milyar doları özel kesime aittir. Görüleceği üzere özel kesim dış borçlanmadaki bu yeni alanı hızla değerlendirmiş ve borçlanmasını 4 yılda 20 milyar dolar düzeyine çıkarmıştır.

2013 sonu itibariyle brüt dış borç stokunun kısa ve uzun vade bakımından dağılımını da aşağıdaki tabloda gösteriyorum (milyar USD.)

Kesimler
Kısa Vade
Uzun Vade
Toplam
Kamu Kesimi
17,6
98,4
116,0
TCMB
0,8
4,4
5,2
Özel Kesim
110,6
156,4
267,0
Toplam
129
259,2
388,2

Bu aşamada Türkiye’nin brüt dış borç stokunu ortaya koymayı amaçlayan bu yazıya bugün itibariyle mevcut Hazine garantilerini de eklersek ileride yeni Yap – İşlet – Devret düzenlemesiyle ortaya çıkacak garantileri ve garantilerden üstlenimleri de ele alıp karşılaştırma yapmak imkanı doğar. Aşağıda 2002 2013 yılları arasında verilmiş Hazine dış borç garantilerinin dökümü yer alıyor (milyar USD.)

Yıllar
Kamu Kesimi
Özel Kesim
Toplam Dış Borç Garantisi
2002
6,1
0,2
6,3
2005
3,3
1,1
4,4
2010
4,0
3,5
7,5
2011
4,4
3,9
8,3
2012
5,5
4,2
9,7
2013
5,8
4,7
10,5

(Not: Bu tabloda yer alan özel kesim kuruluşları Vakıfbank, TSKB, Ereğli Demir Çelik, Türk Telekom, THY, TÜPRAŞ gibi kamu payı olan veya geçmişte kamu payı taşıyan kuruluşlardır.)

Tabloya göre Hazine’nin verdiği dış borç garantilerinin toplamı 2013 sonu itibariyle 10,5 milyar dolardır. Türkiye’nin gündeminde yer alan büyük yatırım projelerine bakınca özel kesim dış borçlarının gelecek yıllarda oldukça artacağını, buna karşılık kamu kesiminin dış borçlarından ziyade dış borç garantilerinin yükseleceğini tahmin etmek zor olmasa gerek.  

53 yorum:

  1. Yazınız için teşekkür ediyoruz hocam. Toplam dış borç stoğumuz 388,2 milyar Usd, çok büyük bir rakam. 2015 yılı ile Fed'in faizleri artıracağını hesap edersek sıkıntılı günler bizi bekliyor diye düşünüyorum.

    YanıtlaSil
  2. Her kafadan farklı sesin çıktığı konuların başında gelen dış borç konusunda herkesin mutabık kalacağı bir yazıyı kaleme aldığınız için teşekkür ederiz hocam.
    *Kamu dış borcunun toplam dış borç stoku içindeki payının yıllar itibariyle düşmesine bakarak ,kamunun başarılı bir dış borç yönetimi gösterdiğini söyleyebiliriz.
    *Buna mukabil özel sektör dış borcunun toplam dış borç stoku içindeki payı yıllar itibariyle artmakta.İlk bakışta sıkıntılı bir durum gibi gözükmekte.Ancak özel sektör dış borçlarının 200 milyar $'lık kısmının ,firma ortaklarının dış ülkelerdeki varlıklarının rehni karşılığında alındığı gerçeğini göz ardı etmemek lazım.Bu manada özel sektör borçlarının çevrilmesinde sıkıntı yaşanmayacağını düşünüyorum.
    Saygılarımla
    İbrahim İnce

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İbrahim Bey, 200 milyar dolar gibi "teminatlar" şehir efsanesi. merkez bankasının yayınladığı "finans dışı firmaların döviz varlık yükümlülük tablosu" üç aşağı beş yukarı gerçek durumu yansıtır. siz ona bakın derim. "güçlü teminat" denilen kısım en fazla 30 milyar dolar eder. geri kalanı ise İsviçre ve Anglosakson bankaların verdikleri teminat mektuplarıdır ki iş zora girince o mektuplarda yazan bedeller fiilen ödenmez. ne İsviçreli ne İngiliz ne de Amerikalı ödenmeyen borç karşılığı başka ülke bankalarına beş cent bile mevduat kaptırmaz.

      Sil
    2. 267 milyar $ özel sektör dış borcunun 145 milyar $' ı finansal kesime ,122 milyar $'ı reel kesime ait.Yabancı bankalar Türk reel kesimine teminat almadan 122 milyar $ kredi vermez.Reel kesim borçlarının tamamı nakit karşılıklı.%1 spreadle işlem yapılıyor.Sayın Ali Babacan Türklerin yurt dışında kayıtlı olarak 130 milyar $' olduğunu ifade ediyor.Şehir efsanesi değil gerçek.

      Sil
  3. Peki hocam, ozel sektor bu denli hizli borclanirken devlet imf'ye olan borcu temizledik diye sevine dursun bu borclar devletin borcu sayilmiyor mu en azindan prestij olarak. Neden dis borclanmaya sınır konmuyor. Faiz ve kur'un altinda ezilen yine biz olmayacakmiyiz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. IMF borcu meselesi popülist bir söylemden ibaret.
      Aslında özel kesim dış borçları devlet borcu değil, devletin garantisi yok ama gidiş o gidiş.

      Sil
    2. Hocam IMF'ye borç verme popülist bir söylem olabilir ama IMF'ye borcu sıfırlamak neden popülist olsun ki? IMF'ye olan borcun sıfırlanması, IMF'den borç alınmaması ekonomik bir başarıdır ve bunun popülist söylemlere malzeme olması da onun başarısını görmemeyi gerektirmez. Türkiye'nin ekonomik başarılarından biri de kamu borç stokunu GSYH'ye oran olarak düşürmesidir, bunun başarı olduğunu dünya alem kabul ediyor, ve borcun düşmesinde IMF'ye olan borcun sıfırlanmasının da payı var diye düşünüyorum.

      Hocam, affınıza sığınarak soruyorum, gidişatın özel kesim dış borçlarının devletin garantisi altına alınmasına doğru gittiğini neye dayanarak söylüyorsunuz? Hazine'nin en son YİD konusunda borç üstlenmesi kararına dayanarak mı söylüyorsunuz?

      Sil
  4. Hocam elinize saglik. Yapilan yatirimlar bu tablolardan dusulmelimidir? Yapilan yatirimlar ve getirileri tabloyu degisitirir mi?
    Saygilarimla
    Onur AYDIN

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayır bu tabloyu net görebilmek için döviz varlıkları düşülebilir.

      Sil
  5. TL bazında satış yapıp düşük kar marjlarıyla çalışan ve usd bazında borçlanarak finansman sağlayan ve/veya mal tedarik eden firmaların işi gitgide zorlaşıyor sanırım. Bakan Zeybekçi de durup durup kur artışının ihracatımızı arttırarak cari açığı düşüreceğinden bahsediyor. İhracatın büyük oranda ithalata bağımlı olduğu bir sistemde yapısal değişiklik olmadan bu iş nasıl olur bilemedim. Şunu da belirtmeden geçemeyeceğim saygıdeğer Hocam, IMF'ye borç verir duruma geldik! Bunu burada ayrıca bir parantez açarak belirtmekte yarar var...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet galiba i,şin can alıcı noktası da burası.
      Kur artışı bizim ihracatımızı artırır ama ithal maliyetimizi de artırır. Enerjinin neredeyse tümünü ithal ediyoruz.
      IMF'ye borç verme meselesini ciddiye almayın. Güney Kıbrıs da borç veriyor.

      Sil
  6. Elinize sağlık hocam,
    İlk tabloya borçların GSYH'ya oranla nasıl bir gelişim gösterdiğini ve (mümkün mü bilmiyorum) bu borçların yıl yıl ne kadar faiz yükü getirdiğini de ekleyebilirsek daha doğru bir analiz yapma imkanına kavuşuruz diye düşünüyorum.
    Bu şekilde bakıldığında 388,2 milyar dolar o kadar da büyük bir rakam değil. Hesaplarıma göre toplam dış borç stoku/gsyh 2002 yılında %56,2 iken 2013'te %47,3 olarak gerçekleşmiş. 2011 yılında ise bu rakam %39,3 ile 2000 sonrasının düşük seviyesini görmüş. Son iki yıldaki artış dikkat çekici ve endişe verici olmasına karşın genel itibarıyla çok çok olumsuz bir tablo "henüz" yok. Ama son iki yıldaki artışı ve yeni alınan kararla büyük boyutlu projelere hazine garantörlüğü getirilmesi bu tabloyu bozabilir.
    Saygılarımla...

    2002 2005 2010 2011 2012 2013
    Kamu Dış Borc Stoku / GDP 28,0 14,6 12,2 12,2 13,2 14,1
    Toplam Dış Borc Stoku / GDP 56,2 35,5 39,9 39,3 43,0 47,3

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısınız dış borç GSYH içinde geriliyor görünüyor. Bir önemli detay var: Dış borç gerçek anlamda dövizle hesaplanıyor çünkü dövizle alınıyor GSYH ise TL ile hesaplanıp yıllık kurla bölünerek USD'ye çevriliyor. Yani biz USD olarak GSYH elde etmiyoruz ama borcumuz USD ile.

      Sil
    2. Hocam, haklı olarak dış borcun dövizle alındığını ve GSYH'nin de TL ile hesaplandığını söylüyorsunuz. Peki bu durumda dış borç / ihracat veya Merkez Bankası Döviz Reservi gibi göstergelere oranlarının verilmesi daha mantıklı olmaz mı? Neticede bu göstergelerin hepsi de döviz olarak gerçekleşmektedir.

      Sil
    3. Ekonomist değilim ama 2002 öncesi gibi cari açığın kamu borcu TL bazında oluşması daha iyi miydi ? Şimdi bir de dolar bulmak zorundayız ve doların oynaması bizi çok daha fazla etkiler oldu sanki. GSYH artması üretimin arttığını gösteriyor da,hammadesi ve enerisijini dışardan alan TR için garip bir durum gibi,zira bir türlü cari açığı kapatamıyoruz, ama bir şekilde finanse ediyoruz. Son 10 yılda bildiğim kadarıyla bir tek Çin cari fazla ve tasarruf yapabiliyor, ve ben bu düzen ne kadar sürer,sürerse faydamıza mıdır kestiremiyorum. Dış borcu GSYH'leye orantılamak ilginç gerçekten, zira GSYH düşerse borç ödenemezse, borç/GSYH oranında ani artış ve azalışlar olabilir kağıt üzerinde. Peki GSYH çok artsa bile dış borcumuz artmaya devam ederse ne olabilir ? Ödeyemecek hale gelir miyiz ?

      Sil
  7. hocam burada http://www.hazine.gov.tr/default.aspx?nsw=EilDPQez15w=-H7deC+LxBI8=&mid=118&cid=12&nm=633 net borç stoku 2013 sonu itibarıyla 198 milyar tl imiş. sanırım 388 milyar dolar brüt borç stokundan eldeki varlıklar ve işsizlik fonundaki para çıkartıldıgında net 198 milyar borcumuz varmış. sorum şu hocam bu 198 milyar tl nin çoğunu yabancı ülkelere mi borçluyuz yoksa içimizdeki zenginlere mi devlete borç verenlere mi? saygılar

    YanıtlaSil
  8. 1. tablodaki Kamu Kesimi-Özel Kesim dış borç kompozisyonunun son 10 yılda, özel kesim aleyhine bu kadar bozulmasının nedenleri neler olabilir ?
    Belki özellikle vurgulanması gereken bu. (Vergi politikaları mı ? Kamu kesiminin gözetilmesi mi ? Özel kesimin daha fazla büyümesi mi ?.....................)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayır öteden beri söylediğim gibi 2002'ye kadar bütçe açığı ve kamu borçlanmasına dayalı büyüyorduk, 2002 sonrasında cari açık ve özel kesim borçlanmasına dayalı büyür olduk. Yani açık vererek büyüme modelimiz değişmedi ama faturanın kime çıkacağı meselesi değişti.

      Sil
  9. Hocam verdiğiniz tabloya bakılırsa özel kesimin dışardan borç bulmada çokta zorlanmadığını görüyoruz .ben bu husus hakkında basit bir analiz yapmak istiyorum yanlışım olursa düzeltirseniz sevinirim ;örneğin bu gün cebimde 1000 lira param var fakat ben cebimde ki paraya dokunmadan 1000 lira harcama yapmak istiyorum ya malı kredili olarak alırım daha sonra ödemek üzere yada banka faiz oranları makul düzeydeyse 1000 lira çekerim eğer ben çok itibarlı değilsem kredibilitem de yoksa bana ne vasiyeti mal satılacak nede banka kredi açacaktır açsa bile yüksek faizden açacaktır bu durumda faiz maliyetine katlanmak istemiyorsam ya cebimdeki rezervi kullanırım yada istediğim malı almam.
    Şimdi bu basit analizi ülkelere uyarlarsak eğer bir ülke gelirinden fazla harcamada bulunmak istiyorsa fakat ekonomisinde ki risklerden dolayı yabancıların borç verme iştahı yada mallarını kredili verme iştahı yoksa borç versede borç isteyen ülkenin ekonomisinde ki risklerden dolayı yüksek faizden vermeye çalışsa Bu durumda ithalat yapmak isteyen kesim bu maliyete katlanmak istemiyorsa mal ithal edemez ayrıca döviz arzı azalacağından dolayı içeride kurlar yükselir bu durumda merkezin devreye girerek kuru düşürmek bu talepleri karşılarsa ithalatı merkez finanse etmiş olur eksik gördüğünüz yer varsa duzeltirseniz sevinirim
    2)hocam olayın mantığını kavramak için soruyorum şu doğrumudur; şu an Türkiye böyle bir durumda değil ama eğer bir ülkenin riskleri aşırı derecede artmışsa ve aldığı borçları ödeyemeyecek kanısına kapılırsa borç verilmemeye (verilse bile yüksek faizden verilmeye ) veresiyeli mal satılmamaya başlar borç alınmadığından dolayı da ithalat dolayısıylada cari açık finanse edilmemiş olur cari açığın finanse edilememesinin sonuçlarını yazmak istedim umarım katılırsınız
    3)2. Sorumla ilgili olarak eğer dediğim gibi bir güvensizlik ortamına girilmişse riskli olan ekonomiye veresiyeli mal satılmamaya vede kredi verilmemeye verilse bile yüksek fiyattan verilir bu durumda borçlanmak isteyen ülkenin hesabına uygun düşmüyorsa dışardan borç bulamaz ve ithalat yapamaz . Yapması için ya devreye rezervler girer o da yoksa IMF girer mekanizmanın işleyişinden tam emin olamadığım için soruyorum tekrar olduysa usura bakmayın değerli vaktinizi ayırdığınız için teşekkür ediyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. (1) Rezervin tamamını kullanarak cari açığı finanse ederseniz bu sefer rezerv biter. Rezerv biterse de yeni borç bulma olanağınız azalır.
      (2) Hep aynı sorunlara aynı yanıtları vermekten ben yoruldum.
      (3) Peşin parayla alacak olduktan sonra pahalıya vermezler. Ama sizde peşin verecek para yoksa zaten alamazsınız.

      Sil
    2. Birisi "bankalar, ancak ihtiyaciniz olmadigini kanitladuginizda kredi verebilenn kiruluslardir" demisti...

      Sil
  10. Mahfi bey ekteki tablo konusunda görüşleriniz nedir? teşekkürler
    http://www.imd.org/uupload/IMD.WebSite/wcc/WCYResults/3/Perspective1997-2013.pdf

    YanıtlaSil
  11. Hocam çok aydınlatıcı bir yazı teşekkür ediyorum . Bu konuyla alakalı bir kaç sorum olacaktı 1) özel sektörün 267 milyar$ borcunun dağılımı hakkında bilgi vermeniz mümkün mü mesela bu borcun ne kadarı bankaların ?
    2) hıcam kamu kesiminin borcu 116milyar$ gözüküyor acaba bu kadar borcu hazine tek başına mı almıştır yada hazine garantisi ile diğer belediyeler kitler de borç almışmıdır alınan borcun içinde bunlarda dahil mi?
    3)kamunun aldığı 116milyar$ borcun kullanımı sadece merkezi idareye ait değildir değilmi yani bu alınan borcun bir kısmıda yerel yönetimlere aktarılmış diyebilşrmiyiz ?
    4) kamunun aldığı bu borçları hangi amaçla almaktadır ?heralde sadece bütçe açığının finasmanı için değil diye umuyorum bütçe açığının finasmanın haricinde hangi amaçla bu borcu almıştır ?
    5)hocam kamu dışardan bütçe açığının finasmanı için borçlanır deniyor birde projelerinin finasmanı için borçlanır deniyor benim anlamadığım zaten proje finasmanı bir kamu harcaması değilmi onun için alınan borç zaten bütçe açığının finasmanı için alınmış olmuyor mu ? Neden böyle ikli ayrım yapılıyor anlamıyorum sonuç olarak proje finasmanı için borç alınması bütçe açığının finasmanı için alınırmış manasına gelmiyor mu?
    6)özel sektörün 267 milyar$ kadar borcu almasının sebebini şu şekilde sıralasak ; cari açığın finasmanı ,vadesi gelen borçlarını ödemek için , faiz farklarından yararlanmak üzere alınan borçlar ,alınan dış borç sadece dışardan mal getirmek için değilde aynı zamanda içeride ki harcamaları finanse etmek için alınır bunların haricinde hangi amaçla borç alınmaktadır ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. (1) 267 milyar doların 145'i finansal kuruluşlara 122'si diğerlerine ait.
      (2) Hepsi dahil
      (3) Evet
      (4) Başlangıçta yatırım amacıyla almış olsa da sonradan bütçe finansmanı amacına dönmüş durumdadır.
      (5) KİT'lerin yatırımları için eğer Hazine borçlanıp onlara devrediyorsa bu bütçe değil proje için borçlanmadır. Ötekiler ise bütçe içindir. Bütçe için borçlanma daha çok maaş ödemesi gibi işlere gider.
      (6) Bunlara yatırım projeleri için borçlanmayı ekleyin.

      Sil
  12. hocam 1) özel sektörün dışardan aldığı borcu illa mal yada hizmet ithalinde kullanacak diye bir kaide yok değil mi bu alınan borç içeride tl ye çevirilerek içeride ki yatırım harcamaları içinde kullanılabilir değil mi? (Tabi bu durumda kur riski alınmış olur ama bu amaç içinde borç alınabilir değil mi?) eğer böyle bir durum varsa alınan borçlar içinde bu ne kadarını kapsıyordur tahmini ?
    2)hocam biz ülkemize özellikle doğrudan yatırımın, portföy yatırımının gelmesini çok istiyoruz bunu istemimizin asıl sebebi içeride döviz bollaşın kur düşsün ve de ithalatın finasmanı ucuz olsun diye mi isteniyor ?eğer ne soğuk ne sıcak para doğru dürüst gelmesse nede doğru düzgün borçlanamassak kurlar yükselir bu durumda da maliyetler yükseleceğinden ithalatımız azalır ve büyümemiz düşer bu olumsuzluklardan dolayı mı ülkemize para gelsin istiyoruz ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu soruları defalarca yanıtladım.

      Sil
  13. Doğkan Aygün24 Nisan 2014 21:52

    Hocam sorum siyasi bir nitelik taşımıyor fakat şunu sormak istiyorum özellikle AKP iktidarında dışardan sağlanan borçlara bakıldığında her ne kadar bazı gelişmiş ülkelerin borcunu aşmasada son 10 yılda hızlı bir artış var sizinde dediğiniz gibi 2000li yıllara gelene kadar bütçe açığı ile bu iş yürürken 2000 den sonra cari açık ile bu iş yürütülmeye başlandı aslında bugün ne kadar cari açığın azaltılması gündeme gelsede sonuç olarak AKP nin asıl başarısı ve iktidarda kalmasının sebebi cari açık üzerine kurulan büyüme modeli değil mı zaten ? Eğer akp iktidarı yapısal reform yapmadan cari açığı düşürmeye yönelik önlemler alırsa ve bunda da başarılı olursa sizce iktidar etmeye devam eder mi?
    2)hocam özel kesimin 2002 den bu yana borçlarını %519 a kadar artırmasının sebebi nedir ? Kuru garanti gördüklerinde mı , yoksa dışarda ucuz finansman olanakları mı var ,yada başka bir sebeb mi ? İzah ederseniz çok memmun olurum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. (1) Eğer yapısal reformları başarırsa sadece iktidar olmaya değil oyunu artırmaya da devam eder. Ama unutmayın yapısal reformlar yalnızca ekonomik reformlar değil. İfade özgürlüğünden, bilimsel eğitime, yargı bağımsızlığından azınlığın korunmasına kadar birçok konu var.
      (2) Her ikisi de birbirinin içinde zaten. Kurun uzun süre sabit kalması dışarıdan borçlanmayı daha ucuz hale getirdi. Bir başka nedeni de içeride zaten yeterince tasarruf yoktu.

      Sil
    2. "Kimileri" icin DIBS'ler epey karli bir is hocam, oyle demeyin, kayitdisindan bile akan para var :)

      Sil
  14. Hocam bu kamu borçlarına kitlerin borçları dahil mi?
    2) yukarda verdiğiniz cevaptan anladığım kadarıyla kitler bütçe açığı hesabına katılmıyor ve bu yüzden onların borçlandığı tutar bütçe açığı için değil yatırm projeleri içindir doğru anlamışmıyım ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. (1) Bu borçlara KİT'ler de dahil.
      (2) KİT'lerin borçları daha çok yatırım projesi için. Ama borcun vadesi geldiğinde yenilerseniz o zaman projeden çıkar eski borcu yenilemeye dönüşür.

      Sil
  15. Hocam özel bütçeli idarelerin ,düzenleyici ve denetleyici kurumların ,sosyal güvenlik kurumlarının ,yerel yönetimlerin ve kitlerin devlet tüzel kişiliğinden ayrı tüzel kişilikleri vardır dolayısıyla bunlar kendi adlarına borçlanmaya gidebilir diye biliyorum yanlışım varsa düzeltin lütfen . Hocam saydığım bu idareler ve kurumlar dışardan borçlanırken hazine vasıtasıyla borçlanıp daha sonra hazine borçlanılan tutarı bunlara mı devrediyor yoksa bu idareler kendileri bizzat dışardan borçlanabiliyor mu?
    2)genel bütçeli idareler (yasama,yürütme yargı)devlet tüzel kişiliğinin içindeler ayrı tüzel kişilikleri yok acaba bu idareler dışardan borçlanmak istese kendisi bizzat borçlanabilir mi yoksa tüzel kişiliği yok diye araya hazine girip borçlanıp bu tutarı genel bütçeli idarelere mi tahsis eder ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. (1) Doğrudur bunların tüzel kişiliği var ama çoğunun dışarıdan kendi başına borçlanabilecek kadar kredibilitelerei yok. O nedenle Hazine ya bunlara garantör oluyor ya da borcu kendi alıp bunlara devrediyor.
      (2) Genel bütçeli idareler borçlanamaz. Bunlar adına Hazine borçlanır.

      Sil
  16. Hocam kısa öz anlatımlarınızdan ötürü size minnettarız, ekonomiyi bize sevdirdiğiniz için de ayrıca şükranlarımızı sunuyoruz. Dış borç/ Gsyh oranımız birçok gelişmiş ülkeye göre daha iyi %47' lerde zaten borç karşılaştırmalarında bu oran kullanılıyor diye biliyorum. ABD,İNGİLTERE,ALMANYA, FRANSA vs ülkelerde oranlar %120-140 larda geziyor. hocam bu ülkeler neden ve nasıl bu kadar borçlandı? Mesela ABD de kamu-özel borç stok grafiği nasıl seyir izliyor? Teşekkürler!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim.
      ABD'de dış borç diye bir şey yok. Parası rezerv para olduğu için iç ve dış borcu dolarla aldığı için iç ve dış borç ayrımı yok. Özellikle küresel kriz sonrasında borçları arttı. Çünkü bütçe açıkları çok arttı. ABD uzun zaman yüksek bütçe açıkları vererek borçlanmıştı kriz sonrası bu daha da arttı.
      Ne var ki onların borcuyla bizimki farklı. Bizimki daha düşük görünse de biz dış borcu ödemek için dolar bulmak zorundayız. Oysa ABD o dolarları kendisi basabiliyor.

      Sil
  17. özel sektörün 2002 den bu yana dış borçlarının görünümünü bloğunuzda belirttiniz.özel sektörün bu kadar Yüksek tutarlarda borçlanmasının altında ki en önemli sebeb olarak tasarruf yetersizliğinin görüldüğünü belirttinizr .benim sorum; acaba bankalar mı tasarruf yetersizliğinden dolayı mevduatlarda yetersiz olduğundan dışardan borçlanma gereği duyuyor ? Yoksa özel kesim mi nasılsa Bank'alarda tasarruflar az o yüzden ben dışardan borçlanayım mı diyor ?

    YanıtlaSil
  18. Üstadım brüt borç rakamları yerine net borç rakamlarının üzerinden gitmek daha doğru değil midir? Alınan borç yedekte duruyor ise gereksiz olarak şişen brüt bir rakam olmaz mı?

    YanıtlaSil
  19. Hocam kamunun iç borçları ne kadar?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kamu kesiminin iç borç stoku 409 milyar TL

      Sil
  20. Hocam 1 öğrenci olarak soruyorum Bu borçlanma konusunu daha iyi anlayabileceğim bir kitap önerisi var mı ? Bazı kavramlar havada kalıyor Konuyu detaylı öğrenmek şart !! Tavsıyenız varsa soylersenız sevınırım saygılar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu blogdaki şu yazıma bakın: http://www.mahfiegilmez.com/2013/05/ds-borclarmz-ve-yorum-farklar.html

      Sil
  21. Hocam özel sektörün borçlarının artmasında ki tek sebeb olarak tasarruf lar ile yatırımlar arasında ki farktan yani cari açıktan kaynaklandığını söyleyemeyiz değil mi yani özel sektör sadece dışardan mal getirtmek için değilde içerde ki işlerini halletmek içinde dışardan borçlanıp bunu tl ye çevirerek işlerini halletmiyor mu?
    Eğer tasarruflarımız artmış olsa en azından içeride tl kullanarak yapacağımız yatırımlar için dışardan borçlanmaya gerek kalmaz diye düşünüyorum . Tasarrufun artması demek faizlerin düşmesinin işaretidir ve aynı zamnda tasarruflar artarsa bankalarda mevduat artacağından dolayıda bankalarda dışardan borçlanarak tl kredisi vermek için borçlanmasına gerek kalmaz diye düşünüyorum yanıldığım yer var ise düzeltirseniz sevinirim

    YanıtlaSil
  22. Hocam iktisatçılara genelde anlaşılmaz varlıklar olarak bakılır siz bu tabuyu yıktınız için öncelikle şükranlarımı sunuyorum . Benim sorum 1) kamu sektörünün aşağı yukarı hangi sebeplerle borçlandığı tahmin edebiliyorum (bütçe açığının finasmanı, projeler ,geri borç ödemeler gibi v.b ) peki hocam özel sektör sadece cari açığının finasmanı için borçlanmıyor yada sadece geri borç ödemeleri için borçlanmıyor heralde bunların haricinde özel sektörün borçlanmasında ki sebebleri sıralamanız açıklamanız mümkün mü? Yani mesela özel sektör örneğin içerde ki döviz ödemesi gerektirmeyen işlerini halletmek için dışarda faizler düşük diye içeride tl olarak borçlanmanın alternatifi olarak dışardan borçlanıp bunu tl ye çevirerek içerde ki işlerini halletmek içinde dışardan borçlanıyor mu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Anlaşılmazlık iktisatçılıktan kaynaklanmıyor, genellikle konuyu anlayamayanlar anlatmakta da zorlanırlar.
      İkisi de geçerli. Yani özel kesim dışarıdan mal ithal edeceği zaman döviz borçlanıyor veya içeride yapacağı işler için içerden borçlanmak yerine dışarıdan döviz borçlanıp bunu TL'ye çevirip kullanıyor.

      Sil
  23. Hocam yap işlet devret modeli ile alakalı kısa bir sorum olacak yeni yönetmelik yayınlanmadan önce ki modelde sizin verdiğiniz örnek üzerinden gidersek 5milyar$ tutarındaki elektirik üretimi tesisi yatırımı öncelikle ihale ediliyor ve ihaleyi kazanan şirket 5 milyar$ haricinde ihale bedelinin ödemesini devlete i yapıyor değil mi? örneğin ihale bedelide 2 milyar$ ise özel kesim dışardan proje için 5milyar$ ihale bedeli içinde 2milyar$ olmak üzere 7milyar$ finasmanı bulmaya çalışıyor değil mi?yani sizin verdiğiniz örnekteki 5 milyar$, projenin maliyeti değil mi bunun içinde ihale bedeli yok o ayrı değil mi ? Tam emin olamadım .

    2)örneğin 5 milyar$ tutarında bir havaalanını projesi olsun ve ihaleyle özel kesime devredildiğini düşünürsek ,sonuç olarak bu havaalanı yapımı aşamasında sadece dövize yönelik harcamalar olmayacak Türk lirası olarakta illa harcamalar olacaktır (işçi harcamaları v.s ) bu durumda projeyi yapacak şirket nasılsa bir kısım ödemeler Türk lirası ile olacak diye dışardan borçlanırken 5 milyar$ değilde daha az borçlanmayı seçip bir kısmınıda içerde ki bankalardan tl olarak borçlanmayı seçebilir mi?yoksa hangi finasmanı ucuz ise o yolu mu seçer ?(soru saçma olduysa kusura bakmayın işin biraz daha ayrıntılarını bilmek için soruyorum )

    3)hocam ne zaman ihale yapılırsa dikkatimi çeken husus bu ihaleler neden $ üzerinden yapılıyor da tl üzerinden yapılmıyor ? $ üzerinden yapılması özel sektörü dışardan borçlanmak zorunda bırakmıyor mu ? Bunun mantıklı bir izahı olması lazım. Açıklarsanız çok sevinirim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. (1) İhale bedelinin ödemesini peşin yapmıyor taksitler halinde yapıyor. Bir bölümü işletmeye geçtikten sonra yapılıyor.
      (2) Soru saçma değil zaten öyle oluyor.
      (3) Türkiye'de TL kullanımı ne yazık ki yapılmıyor. Devletin bvir ihaleyi dolarla yapması dediğiniz gibi tuhaf ama bu hep böyle oluyor.. Bir anlamı yok.

      Sil
    2. Yani hocam verdiğiniz örnekteki 5 milyar $ sadece projenin maliyeti oluyor değil mi ayriyeten birde özel kesimin bu projeyi işletmek için alacağı ihalenin maliyeti ayrı değil mi?
      2)özel kesim projeyi yapıpta 20 yıl işletim sonucundada 10milyar$ kar elde etti diyelim özel kesim üretim tesisini bedelsiz olarak kamuya devrederken ayriyeten karının bir kısmını(yarısını ) 5milyar$ I da kamuya verecek mi ?yoksa işletim sonucunda ki karı sadece kendisine mi kalacak .
      3) hazine garantisinin olması bundan sonra hazine garantisi taşıyan ihalelelere girecek şirket sayısını ve ihaleyi almak için önerecekleri teklifleri i nasılsa hazine garantisi var diye artırmaz mı?

      Sil
    3. (1) Evet tabii.
      (2) Özel kesim diyelim ki ihaleyi tamamlamak ve 20 yıllığına işletmek üzere 10 milyar dolara aldı. Projeyi 5 milyar dolara mal edecek olduğunu ve dışarıdan Hazine garantili borç aldığını düşünelim. Demek ki bir yandan 5 milyar dolar dışarıya borçlandı 10 milyar dolar da devlete ödeyecek. Eder 15 milyar dolar. Eğer bu 20 yılda 20 milyar dolar kazanırsa demek ki 5 milyar dolar da kendisine kalacak (vergi vb hariç.)
      (3) Hazine garantisinin olması Hazine'ye ödenecek bedeli artırır çünkü o garantiyle daha ucuza borç bulabilirler.

      Sil
    4. sayin hocam konu ile tam ilgili olmamasina ragmen size bir soru sormak istiyoum. Ulkemizde is yapan bir cok yabanci kurulus bulunmakta. Bunlar karlarini ulkelerine goturmek istediginde cari acigi artirici bir durum olmayacak mi? Mesela ben Turkiye disinda bir is yapmaktayim. Kar edince gecinmek icin Turkiye ye getiriyorum. Tabii yatirim yaptim. O ulkenin istihdamina katki veriyorum. Vergi oduyorum. Ama ben o isi yapmasam zaten baskasi yapacak. Demek istedigim hersey kari cikarana kadar gulluk gulistanlik. Ulkemizde yuzlerce buyuk capli ozellestirme yapildi. Ozel kuruluslar yabanciya satildi. Peki bunlar karlari disari cikardiklarinda ne olacak? Benim dusunceme gore yabanci yatirimci kari cikarana kadar yararli sonrasi zarar. Sizin bu konu hakkindaki dusuncenizi alabilir miyim? Saygilarimla.

      Sil
    5. Ali bey, bende bu konuda fikirlerimi beyan etmek isterim.

      Cari açık Türkiye'mizin yumuşak karnı hepimizin malumu. Ve ilk önce bu açığı nasıl sürdürebilir bir düzene sokabiliriz, sonrasında ise sürdürebilir bir cari fazlaya nasıl ulaşabiliriz, işte sıkıntılarımız bunlardan ibaret :)

      Eğer bir yabancı yatırımcı, bu ülkeye ihracat yapmak için geliyorsa, özellikle de teknoloji transferi sağlıyorsa bu ülkeye faydalıdır. İsterse örneğin İhracatın %60 kadar bir ithalata neden olsun, %10 luk karını da yurtdışına transfer ediyor olsun. Yani ihracattan 100 birim döviz giriyor, ithalat ve kar transferi nedeniyle 70 birim döviz çıkıyor. Sonuçta 30 birim döviz bu ülkeye kalıyor. Bu yatırımı bir Türk gerçekleştirmiş olsaydı, bu 10 birim dövizlik kar transferi cebimizde kalacaktı. Yani bu örnekte anlatmak istediğim yabancı yatırımcı iyidir kötüdür değil;
      1- 60 birimlik dövize mi odaklanmalıyız, 10 birimlik dövizi mi dert etmeliyiz?
      2- İhracat odaklı bir yatırım cari açığa neden olmuyor.(Yatırım yılında cari açığa sebep olabilir, ama ihracata başladıktan sonra cari açığı azaltıcı etki yapar)

      Peki ne cari açığa sebep veriyor. Yatırımcı ister yabancı olsun, ister Türk. İthal girdiler ile iç tüketime yönelik bir yatırıma girişildiğinde bu yatırım, istihdama katkı sağlamış, vergi kazancı sağlamış olsa bile cari açığa sebep oluyor.
      Çünkü bir döviz kazancı sağlamıyor, ama ithalat nedeniyle bir döviz kaybı söz konusu. Aynı örnekten yola çıkarsak 70 birimlik bir döviz çıkışı söz konusu, ama döviz girişi yok. Cari açığa 70 birimlik bir artışa neden oldu.

      Bu yatırım ithal girdi kullanarak iç tüketime yönelik bir yatırım olsun ama bir başka ürünün ithalatını azaltıcı olsun. Faydası var ama cari açığı sıfırlamıyor tabi, kullandığı ithal girdiler sebebiyle.

      Aslında bir çok şeyi cari açık bazlı düşünmemiz gerekiyor. Önemsiz bir örnek vermek istiyorum. Firmalar güneş enerjisi kurma sürecinde ilgili bakanlıktan olur yazıları alması gerekiyor. Şimdi ilgili birim diyor ki, şu gün gel bizi al, biz tesisi inceleyelim, sonra geri götür. Biz ilçedeyiz, ilgili birim merkezde, gidiş geliş toplamda 2 saatlik yol. Ve bir günde sadece 1 firma. Bize yakıt yaktırmayıp, demiş olsa firma başına 50 TL başvuru ücreti yatırın, ve o gün o güzergahtaki diğer firmaları da halletseler, devletin kasasına ek gelir, yakıt tasarrufu sebebiyle daha az cari açık ortaya çıkar. Hayır bir de konu güneş enerjisi olunca kanunun mantığına ters bir yaklaşım oluyor.

      Şimdi bir de şu soruları kendimize soralım;
      1- TL gelirimle yurtiçinden döviz alsam ülkemizin döviz varlığı artar mı?
      2- TL gelirimle yurtiçinden ithal bir mamülü satın alsam cari açığa nasıl bir etki eder?
      3- Bir Turist bizden TL ödeyerek bir ürün olsa sonuçta döviz varlığımız artar mı?

      Sil
  24. Gets good money lending service today that is generally
    reliable,safe ,filtered
    by International Loan Agency and also Tested and Trusted. We give out loan for
    Any purposes, if you are really in need of a loan,, just let us know
    the amount you need as a loan,and your
    problems will be over.We issue loans to individuals despite their
    financial conditions.,and low credit score.
    Are you in need of a loan?
    Do you want to pay off your bills?
    Do you want to be financially stable?
    All you have to do is to contact us for more information on how to get
    started and get the loan you desire.
    This offer is open to all that will be able to repay back in due time.
    Note-that repayment time frame is negotiable and at interest rate of
    2%.
    Note: We offer the following loans to individuals-
    Commercial loans (Secure and Unsecured)
    Small Business Administrative loans(SBA), (Secure and Unsecured)
    Personal loans (Secure and Unsecured)
    Residential loans (Secure and Unsecured)
    Mortgage loans (Secure and Unsecured) and many more at 2% interest
    rate; apply for a Minimum
    of $500.00 to a Maximum of $50,000,000.00. Interested applicants should please
    contact Us via email:[bonifaceloancompany@gmail.com].
    You are expected to inform us of the exact loan amount requested so as to
    enable us provide you with the Loan Terms and Conditions. if you are
    interested in obtaining loan from our firm.
    Please, do complete the short application form given below and we
    promised to help you out in any financial needs you are in
    LOAN APPLICATION FORM { ONLINE FORM }
    PREFIX {MR.,MRS.,MS.,DR.,etc.}
    1)YOUR NAME……………….
    2)YOUR COUNTRY…………….
    3)YOUR OCCUPATION………….
    4)YOUR MARITAL STATUS………
    5)PHONE NUMBER…………….
    6)MONTHLY INCOME…………..
    7)ADDRESS…………………
    8)PURPOSE OF LOAN………….
    9)LOAN REQUEST…………….
    10)TELEPHONE………………
    11)LOAN TERMS AND DURATION….Our company mailing contact box is
    via-[bonifaceloancompany@gmail.com]

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...