30 Ocak 2015 Cuma

Bilimden Ayrılanı Kurt Kapar

TCMB, geçen hafta yaptığı Para Politikası Kurulu toplantısında yüzde 8,25 olan politika faizini yüzde 7,75’e düşürme kararı aldı. Piyasanın yarısı böyle bir indirimi bekliyor diğer yarısı ise TCMB’nin bu ay da bekleyip Şubat ayında bir faiz indirimine gideceğini tahmin ediyordu. Ne var ki enflasyonun ilk dört ayda matematiksel olarak düşeceği tahmin edildiği için Ocak ayında bir faiz indirimi beklemeyenler bile bu kararı normal karşıladı.

Derken bu hafta TCMB Başkanı bir açıklama yaparak, özetle ve mealen; “3 Şubat’ta açıklanacak ocak ayı enflasyon oranına bakacaklarını ve eğer enflasyonda 1 puanın üzerinde bir düşüş olursa 24 Şubat’taki normal Para Politikası Kurulu toplantı tarihini beklemeden 4 Şubat’ta acil olarak toplanarak faizde ek düşüş kararı alabileceklerini” belirtti. Bu açıklama, piyasalarda ciddi bir şaşkınlık yarattı. Bu şaşkınlığın iki nedeni var: (1) Her şeyden önce acil toplantılar kriz hallerinde yapılır. Kriz halleri ise faizin indirilmesini değil artırılmasını gerektiren hallerdir. (2) Ayrıca TCMB, öteden beri geçmiş enflasyonu değil gelecek enflasyonu yani beklentiyi dikkate alarak hareket ettiğini anlatıyordu. Esasen enflasyon hedeflemesinin dayanağı da budur. Oysa şimdi geçmiş enflasyona göre karar alacağını açıklayarak ciddi bir tutarsızlık içine düşmüş oluyordu. Nereden bakarsak bakalım TCMB’nin bu açıklamasının iler tutar bir tarafı yoktu.

TCMB Başkanının bu açıklamasından sonra Fed’in toplantı tutanakları açıklandı. Bu tutanaklardaki açıklamalar Fed’in faiz artırımını bu yıl açıklayabileceği şeklinde yorumlanınca piyasalarda dalgalanmalar yaşandı. TCMB, bu açıklamayı yaparken demek ki Fed’den çok daha yumuşak bir açıklama geleceğini bekliyordu. Ters gelen açıklama, TCMB’yi sıkıntıya düşürdü. Çünkü Fed’in açıklaması sonrasında USD, TL’nin de aralarında bulunduğu ülke paralarına karşı değer kazanmaya başladı. Üstelik TL, TCMB’nin açıklamasının da etkisiyle bu paralar içinde en fazla değer kaybedeni konumuna geldi.  

TCMB’nin, 4 Şubat’ta enflasyona bakarak faizi indireceğini açıklamasından bir şekilde Rusya MB de etkilenmiş olsa gerek ki politika faizini yüzde 17’den yüzde 15’e indirdi. 2014 başında 1 USD = 33 Ruble idi. Ardından Rusya Ukrayna ihtilafı, Kırım meselesi ve ekonomik ambargo uygulaması geldi. 16 Aralık 2014’de 1 USD = 68 Ruble ile zirve yaptı. Rusya MB, bu gelişmeler sonrasında politika faizini yüzde 17’ye yükseltti. 1 USD = 51 Ruble’ye geriledi. Ne var ki ne Rusya tarafında ne de ABD ve AB tarafında bir yumuşama emaresi ortaya çıkmadı ve Ruble değer kaybetmeye devam etti. Bu arada S&P, Rusya’nın kredi notunu BBB – (negatif görünüm) den BB+ (negatif görünüm) e düşürdü. Normal olarak bu koşullarda Rusya MB’den faiz artırımı geleceği beklenirken tam tersi oldu ve Rusya MB yüzde 17’den 15’e düşürdüğünü açıkladı. Ardından parite 1 USD = 70 Ruble’ye yükseldi.

Bugün TCMB’den daha da vahim bir açıklama geldi. TCMB’nin yazılı açıklamasında şöyle deniyor: “Yakın dönemde gözlediğimiz piyasa hareketleri Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın öngördüğü faiz indirim sürecinin temkin düzeyiyle uyumlu değildir.  TCMB bütün politika araçlarını enflasyonda bu ay belirginleşecek düşüşün kalıcı olmasını sağlamak amacıyla kullanmaya devam edecektir.” Bu açıklamayı piyasalar, TCMB’nin 4 Şubat’ta yapacağını açıkladığı ek faiz indirimini yapmayacağının ilanı şeklinde yorumladı. Aslında bir yanlıştan dönülmesi iyi bir şey gibi görünse de bu açıklama, TCMB’nin önceki açıklamayı gönülsüz, isteksiz ve adeta zorunlu kaldığı için yaptığını ortaya koyuyor. TCMB, piyasada oluşan dalgalanmayı fırsat bilerek zorunluluk altında yaptığı ilk açıklamayı geçersiz kılacak bir açıklama yapmış gibi görünüyor. 

158 yorum:

  1. Sayın Hocam, Konut kredilerinin %25’ine %15 devlet desteği verilecek. Hesaplamalara göre Katkı %15 değil %3.75. Faiz geliri %26, vatandaştan %11 alınmış oluyor. Bununla alakalı rica etsem görüşlerinizi yazar mısınız.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hocam devlet desteği tasarrufu artırmak için atılan bir adımmıdır. Bir türlü konuyu kavrayamadım. Halkımız bu işten kârlı çıkacak mıdır ?

      Sil
    2. "Faiz geliri %26.." derken?..Nasıl hesaplanır bu faiz oranı??

      Sil
    3. Tasarrufu artırmaya yarayacak bir adım ama tasarrufun yönlendiği yer yine konut.

      Sil
    4. Matematik öğretmeni, 'Sanayi Bakanı' yapılırsa, ülkede sanayi gelişmez. Sadece konut yapılır, satılır...

      Sil
    5. Aynen dediğiniz gibi. Beton , beton, beton. Başka bir şey yok.

      Sil
    6. Berna hanım;
      "Matematik öğretmeni, 'Sanayi Bakanı' yapılırsa" derken matematiği mi yoksa öğretmenliği mi küçümsüyorsunuz merak ettim.
      Siz sanayi bakanının hangi meslekten gelmesini isterdiniz acaba.

      o.z.

      Sil
    7. Merakınızı gidereyim: Ne matematiği, ne de öğretmenliği küçümsemiyorum tabi ki. En zor derstir matematik, öğretmenlik en kutsal mesleklerden biri... Ancak iİnsan kaynağının doğru meslekte kullanılması taraftarıyım. Matematik öğretmenliği mezunu bir vatandaş, milli eğitim bakanı olabilir pekala. Ancak tekrar ediyorum: Matematik öğretmeni, 'Sanayi Bakanı' yapılırsa, ülkede sanayi gelişmez. Sadece konut yapılır, satılır... Ülkemizin teknoloji ve bilimde zaten geri kalmakta olduğu bu kadar ortadayken, sanayi bakanlığına, sanayinin içinde yetişmiş, teknik eğitimler almış teknokrat kişilerin atanması gerekirdi. Mevcut bakanın teknoloji ile alakası, kendisini çeken ithal kameralar ve cebindeki ithal cep telefonundan ibarettir...

      Sil
  2. Bu karar MBsının kur tahmini söyledikten sonra yaptidigi 2.vahim hatadir.Buyume mi enflasyon mu arasindaki tercihten MBsi tercihini buyumeden yana kullandi ve bence hata yapti.Peki hocam 2015in ilk toplantisinda 50 degil 100 baz puan indirse veya dafa fazla boyle bir panik olur muydu? Kura baktigimizda genel olarak yurtici sebeplerle firladi.Bence artik MBsida enflasyon faiz iliskisinde Cumhurbaskani gibi dusunmeye basladi.Bu kararla artik yil sonu 2.40 hedef sizce hayal olmadi mi?Birde bu durumda kazanan taraflar dolar alan ve zamaninda yuksek faizden tahvil alan mi olur.(faiz azaldigindan dolayi 2.piyasada degeri artar ve yuksek faizde aldigi tahvil artik ilerde faizin dusmesiyle daha degerli olur bu yorum dogru mudur )

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorum doğrudur.
      Bu yıl hiçbir tahmin tutmayacak. Çünkü daha birinci ayda ne varsayım kaldı ne başka bir şey. Herkes saçmalamaya başladı. Böyle bir ortamda tahmin tutmaz.

      Sil
    2. Cumhurbaşkanının etkisi ve baskısıyla alınan kararların ekonomimize getireceği etkileri göreceğiz. Umarız iyi sonuçlar verir ama zor görünüyor malesef.

      Sil
  3. Hocam TCMB bu karari ile bir yanlistan donmuş olabilir. Ancak piyasalardaki güven ve kredibilite acisindan ciddi bir problem yaşamaz mi? Zaten yakin zamanda TCMB bagimsizligi acisindan bir kotu ornek yabancı yatirimci tarafından görüldü. Bu karar sizce de olumsuz etki uyandirmaz mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tamamen öyle. Yani yanlıştan dönmesi doğrudur ama kredibilite kaybını onaramaz.

      Sil
  4. Bağımsız olması gereken MB siyasi tazyik neticesi yalpalıyor.Med-cezir olayı gibi.MB Başkanları bu kadar çok konuşmaz.Zevzeklik formunda iktidara göz kırpar gibi açıklamalar piyasanın hoşuna gitmez.Bu gidişle dolar 3 lirayı bulabilir..

    YanıtlaSil
  5. Hocam, siyasi otoritenin istediği biçimde yüksek bazlı bir faiz indiriminin enflasyonu düşürme de olumlu etkisi olması yanında, sıcak parayı ülkemizden kaçırarak kurun yükselmesine dolayısıyla enflasyonda net olarak etki meydana gelmemesi ve daha yüksek kurla karşı karşıya kalmamız söz konusu olmaz mı? Ayrıca tasarruflar yakın zamanın en düşük seviyesindeyken bunun artırılması için faiz artırımına gitmek doğru politika olmaz mı? Bir de ödemeler dengesi bilançosuna göre, cari işlemler hesabı açık veren ekonomiler bu açığı ya sermaye hesabında fazla vererek ya da rezervlerde erime suretiyle kapatır diye öğrendik. Ekonomi yönetimimiz cari açığı sermaye hesabında fazla vererek yani faizleri yüksek tutup sıcak parayı ülkemize çekerek kapatmaya çalışıyor. Bu durumda Merkez Bankası siyasi otoritenin faiz indirimi baskısına boyun eğerse muhtemel olarak sıcak para ülkemizden kaçacak ve sonuçta Merkez Bankasının 135 milyar dolarlık rezervi ciddi şekilde kayba uğramaz mı? Yoksa siyasi otoritenin bilip bizlerin düşünemediği başka artıları mı var faiz indiriminin?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne olabilir ki? Sadece faiz takıntısı. Türkiye'yi 1994'de bu takıntı batırmıştı.

      Sil
  6. hocam maliyet enflasyonunda kurdan kaynaklı ve kurdan kaynaklı olmayan enflasyona örnek verebilir misiniz acaba

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Türkiye'nin 2014 yılının ilk çeyreğinde yaşadığı ve bütün yılı etkileyen kur artışları enflasyonu yükseltti.
      Bazen gelir çekişmesi ortaya çıkar. Ücretler artar, onlar artınca maliyet artar, bu kez üretici bu maliyeti karşılamak için fiyatı artırır, sonra ücretler için yeniden artış baskısı başlar ve en baştan bu kısır döngü tekrar yaşanır. Bu da kendi kendini besleyen bir maliyet enflasyonu yaratır.

      Sil
  7. Bence MB bağımsız hareket edip etmeme konusunda net bir tavır koyabilmiş değil.Bazen baskı altında aldığı kararlar piyasayı farklı etkileyebiliyor/etkileyecek diye düşünüyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğru diyorsunuz.Görünüm bunu sergiliyor.

      Sil
  8. Hocam merhaba

    Sanırım baskılar iyice artmış ki MB bankası beklenmedik çıkışlar yapmaya başladı.
    Peki benim anlamadığım kurun 2.50 seviyelerine dayandığı bir ortamda siyası otororitenin istediği faiz indirimleri gerçekleştiği taktirde kurun2.70,2.80 seviyeleri görmesi olası görünüyor,birde Amerika yıl içerisinde faiz artırımı gerçekleştirir ise kurun 3.00 seviyesi çıkması şalırtıcı olmaz.peki bu yaklaşımlar gerçekleşir ise,sizce Türkiye iş dünyası bu kur seviyelerine kadar dayanabilir?

    Teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet. Hem beklenmedik hem de çelişkili ve tutarsız açıklamalar peş peşe geliyor.
      Kurun yükselişinde USD yalnız değil, Euro da yükselmeye başladı. BU durum sanayiciyi biraz olsun rahatlatıyor. Eğer daha çok gelir tarafını temsil eden Euro yükselmeyip daha çok maliyet tarafını temsil eden USD tek başına yükselseydi.işler çok zor olacaktı. Yine de kolay değil.

      Sil
    2. Bu faiz indirimi baskısı sanırım iç talebi canlandırmak adına yapılıyor,peki 2014 ocak ayında MB bankasının yapmış olduğu faiz artırımı sonrası düşen talep, 2013 yılına göre ne kadar düştü,ki 2015 yılında,da aynı tablo yada daha kötü bir sonuç oluşmasın diye,baskı bu kadar net ortaya döküldü?

      Teşekkürler

      Sil
    3. Eğer dediğiniz gibi faizi düşürerek iç talebi canlandırmak isteseler bir yandan makroihtiyati önlemlerle iç talebin kredi yoluyla canlanmasını engellemeye çalışırken bir yandan faizi düşürüp kredi kullanımını artırarak iç talebi canlandırmaya çalışmak gibi bir çelişki içinde olurlar. O nedenle bu baskının altında bilimsel bir gerekçe aramak pek doğru görünmüyor.

      Sil
  9. Hocam avro ne olur

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şu aralar belirli bir noktada dengelenmiş görünüyor ama benim tahminim değişmedi. Yani 1 USD = 1,10 Euro olacağını tahmin ediyorum. Eğer EC'nin parasal genişleme planı iyi işlemez, beklenen sonuçları vermezse daha da aşağıya gidebilir.

      Sil
  10. Sayın hocam Merkez Bankasının faiz indirimine gitmesi bana göre bu konjonktürde sıkıntıyı arttırdı. Çünkü bence bu durum tamamen petrol fiyatlarının düşmesinin maliyetlerimizi azaltmasıyla enflasyona olan olumlu katkısını pekiştirme amaçlı gibi gözüküyor gibi geldi bana. Ancak atlanılan nokta şurası ki bu durumun ne kadar süreceği, hangi amaçla yapıldığı, FED'in faiz arttırım kararı, Euro/Dolar paritesi, cari açık durumumuz vs gibi pekçok değişkenin yeterince değerlendirilmediği kanaatindeyim. Konjonktüre fazla kapıldıklarını, diğer şartları dikkate alamadıkları anlaşılıyor. Bazen esen rüzgarı arkamıza alarak hareket etmek iyidir ama rüzgarın nerede keseceğini ve istikamet değiştirince yelkenleri fora etme zamanını da iyi öngörüp hesaplamak lazım diye düşünüyorum. Sizce Doların yükselişi nerede durabilir? Merkez Bankası dolardaki bu hareketi kontrol etmek için diğer para araçlarını neden kullanmaya gerek duymamış olabilir? Saygılarımı sunarım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben aynı kanıda değilim. Bence enflasyonun matematiksel olarak düşeceği bir ortamda faizin düşürülmesi normaldi. Normal olmayan şey hükümetin MB üzerinde kurduğu siyasal baskı ve MB'nin bunun etkisinde kalarak yaptığı yanlış açıklamalardı. Piyasaların MB'ye olan güveni geçmişte nir kaç kez sarsılmıştı. Enflasyon hedefini bir türlü tutturamaması, 1,92'lik bir yıl sonu USD hedefi vererek ağır biçimde yanılması gibi. O nedenle bu son güven kaybıyla bence TCMB bütün inanılırlığını yitirdi. Bundan sonra söylediklerini kimse fazla ciddiye almayacak.

      Sil
  11. Merkez bankasi baskani hemen istifa etmesi gerekli. Bu sacma apan politiklarla ekonomi yurumez. AKP zihniyetinin sevdigi seyler ;

    yuksek enflasyon, dusuk faiz, insaat hastaligi kazma kurek sevdasi( Ben bunlarin betona taptigini dusunuyorum Turkiye halki betonperest) Yuksek issizlik issizlerin yardim sevdasi ile sukur sevdasi arasindaki bocalamasi, dusuk begeni duzeyi yuksek sov sevdasi, Kischizm, Lumpenizm, Maddi ve manevi hayatta gosteris, Dusuk yogunluklu tarihsel oryantalizm, Dusuk yogunlu futurist oksidantalizm, Faizfobia alkolfobia taboccofobia mantigi(bu uc mantik son on yilda turkiyede enflasyona katkisi en yuksek duzeydedir enflasyonu besleyen fobialardir)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İstifa, göründüğü kadar kolay bir iş değildir. Herkes istifa edemez. Arkasına bir sürü soruşturma takıverirler.
      Ayrıca Türk toplumunda böyle bir gelenek yok. Çoğunluk istifa eden adama korktu kaçtı der.

      Sil
    2. Hakan bey, güzel özetlemişsiniz :)
      Betona tapma noktasında haklısınız. Zengin arap şehirleri de genel olarak aşırı betonlaşma, yağ gibi yollar, oteller, gösterişli binalarla süslüdür. Dincilik genel olarak yaşama karşıdır. Yaşam kendini ağaçta, kuşta, böcekte, denizde, yosunda gösterir. Yaşam özgürdür KENDİLİĞİNDEN gelişmeyi ve oluşmayı sever buna ihtiyacı vardır. Dinci bundan rahatsız olur. Dinci putperest olduğu için yaşamı yok etmek yada denetimi altına almak ister. En katı faşizm bu yüzden dincilerden çıkmıştır. Beton yaşamın olmadığı, denetim altına alınmış şehrin bir bölümü anlamına geliyor. Sıra sıra asker gibi dizilmiş kişiliksiz ağaçlar, çiçekler denetim altındadır özgürlükleri yoktur. Konuşan, sorgulayan, eleştiren darbecidir, denetim altına alınması gerekir biat etmesi doğru olandır. Katı mutlak bir hiyerarşik yapı kendini sürdürür. Doğaya, evrene, yaşama ne kadar terste olsa maalesef kendini sürdürüyor işte inananlar, tapanlar olduğu sürece.

      Sil
  12. Merhabalar Hocam

    MB hükümet tarfından mesajları hissetmiş yada hissettirilmişki böyle bi açıklama yaparak hükümette ki mesaj gönderenleri tatmin etmeye çalışmış. Dediğiniz gibi nerden bakarsan bak tutarsız olan bu açıklamayı geri çekmiş gibi görünsede MB'nin üzerindeki baskıyıda biz hissetmeye başladık. Ben MB'nin bağımsız ve kararlarını özgürce uygulayabilmesi taraftarıyım. Yoksa sağdan soldan mesajlarla bocalıyolar hiç hoş olmuyor.
    Teşekkür Ederim Hocam

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet çok haklısınız. Ne yazık ki artık bu kaybettiği kredibiliteyi geri toplaması da çok zor.

      Sil
  13. Hocam öncelikle aydınlatıcı yazınız için çok teşekkürler.Benim sorum konu dışı olacak.Sizce iş başvurularında ekonomi,maliye vb. alanlarda yüksek lisans yapıyor olmak bir avantaj mıdır?Bir akademsiyen ve bu işlerde tecrübeli birisi olarak görüşlerinizi çok merak ediyorum.şimdiden teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim.
      Yüksek lisans yapıyor olmak yerine göre avantaj olabilir. Bazen de yüksek lisans zamanını işten çalacağınızı düşünebilirler.
      Ama bence öyle düşünen yerde de olmayın zaten. Eğer yüksek lisans yapmayı ve oradan bir şeyler öğrenmeyi düşündüyseniz bırakın onlar düşünsün. Siz doğru bildiğinizi yapı ve başvurunuzu da ona göre yapın.

      Sil
  14. Kendi ilkeleriyle çelişkili olan ve siyasi baskıya teslim olduğunu açıkça ortaya koyan "olağanüstü toplantı" kararıyla Merkez Bankası güvenilirliğini zaten yitirmiştir.
    Aldığı son kararsa, döviz kurunun geçen Ocak ayında olduğu gibi hızla ve kontrol edilemez biçimde yükselişi karşısında, çaresizlikle, tükürdüğünü yalamasıdır ve bir kredibilite sorununa yol açmaz. Çünkü zaten kaybedilmiş olan güvenilirlik tekrar tekrar kaybedilmez.

    Artık Merkez Bankası'nın karar alırken düşünmesi gereken bir güvenilirlik kaygısı olmamalıdır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maalesef bu dediklerinizde haklısınız. MB, kredibilitesinin dibine inmiş durumda bulunuyor.

      Sil
  15. Hocam döviz hakkında düşüncelerinizi de çok merak ediyorum.Özellikle Euro ve Ruble'nin geleceğini nasıl görüyorsunuz?Yatırım aracı olarak düşünülebilir mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence ikisi de oldukça riskli dövizler. Kişisel yatırım tavsiyesi vermiyorum ama Euro ve Rublenin geleceğinin bugünkünden daha iyi olma olasılığını düşük görüyorum. Euro içn her şey ECB'nin yeni genişleme planına bağlı. Eğer bu plan iyi işlerse Euro toparlanabilir. Ne var ki orada da Almanya'nın konuya yaklaşımındaki gönülsüzlük işi bozuyor. Ruble ise Rusya'nın geri dönüşüne bağlı. Rusya bugünkü siyasal tutumundan vazgeçer ve ekonomik ambargolar kalkmaya yönelirse Ruble hızla prim yapar. Bu olasılıklar dışında bu iki paranın bugün geldiği noktadan öteye gitmeleri kolay görünmüyor.

      Sil
    2. Değerli bilgileriniz için teşekkürler hocam.
      Bu arada Kolay Ekonomi ve İktisat Politikası kitaplarınızı edindim.Buradaki yazılarınızı da kaçırmamaya özen gösteriyorum.Saygılar Hocam.

      Sil
  16. Hocam, dolarin bu sekilde keskin bir sekilde yukseldigi bir ortamda MB'nin yuksek miktarda doviz satim ihalesi acarak bu yukselisin bir sekilde onune gecmeye calismamasinin bir sebebi var midir? Daha once boyle sert yukselislerde gunluk ihale miktarini artirdigini gormustuk. Bunun etkili olup olmadigi tartisilir ama MB bu sefer mudahale etmeyerek konjonkturun bozulmasina, dolayisiyla faiz konusunda siyasi baskilari hafifletmeye calisiyor olabilir mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. MB, faiz konusunda yaptığı son açıklamalarıyla büyük bir kredibilite kaybına uğradı. Bu durumda dolara, döviz ihaklesiyle müdahale ederek bir sonuç sağlaması çok güç. O nedenle boşuna rezerv eritmek istemiyor olabilir.

      Sil
  17. Mahfi Bey, dediğiniz gibi bilimden ayrılanı kurt kapar. Yani kötülük.

    Düşününce Sayın Erdoğanın faiz konusunda başarılı olamadım anlamındaki bir özeleştirisi, Merkez Bankamızın siyasete o kadar da boyun eğmediğini gösteriyor aslında. Ya bir de her denileni yapan bir MB olsaydı?

    Bu açıdan düşününce MB aslında şunu yapmış olabilir mi?

    Şubatta olası bir faiz indiriminde, bugünü düşündüğümüzde, belki kur çok daha fazla yukarı sıçrayabilirdi. Sanki bir taşla iki kuş vurmuş oldu MB.

    Hani siz de bazen yazıyorsunuz ya, şu faiz baskılarının olduğu anlarda, bir indirip ne olacağını göstermek lazım ama olan ülkeye olacak. Bazen yaşayarak görmek lazım, faiz indiriminden söz ettim bakın kurlar ne seviyelere geldi, demiş olabilir.

    İkinci kazancı, yine sizin belirttiğiniz üzere indirmek kolay, ama çıkartmak o kadar da kolay değil. Kredibilite her halukarda gidecek. Burada kredibilite geri planda kalıyor ne yazık ki. Şimdi ocak ayında nasıl temkinli davrandıysa, şubat ayında da temkinli davranacaktır. Ama bu sefer üzerindeki baskı daha az olacaktır, çünkü elinde şu birkaç günde yaşadığımız tecrübeler dayanak olacaktır. Temkinli politikası konuşmasının satır aralarında belli ediyor zaten;

    "... Orta vadeli tahminlerini oluştururken, enflasyon görünümünde sağlanan iyileşmenin kalıcı olması için temkinli bir yaklaşım sergileyeceklerini dile getiren Başçı, getiri eğrisini yataya yakın tutarak para politikasındaki sıkı duruşu sürdürecekleri bir çerçeveyi esas aldıklarını bildirdi...."

    "..."Enflasyondaki düşüş eğilimi bu aydan itibaren hız kazanacaktır. O nedenle faiz indirim sürecini de ocak ayından itibaren başlattık. İndirim süreci boyunca da temkinli yaklaşımımızı korumamız halinde 2015 sonunda son 45 yılın en düşük enflasyonunu gerçekleştirmemiz mümkün görünüyor..."

    "... Enflasyonun bir ay yüzde 5’in altında olması yetmez. Kalıcı olarak çekirdek enflasyonun yüzde 5’in altında olması şart ki enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme görelim. Kalıcı olması için 2, 3, 4 ay 5’in altında olmak zorunda...."

    Aslında tüm konuşmalarında temkinli yaklaşım sergilediklerini beyan ediyor. Bu faiz indirimi açıklaması hariç tabi:) Onu da neden olabileceği hususunda kişisel fikrimi beyan ettim yukarıda.

    Burada aslında şunu da analiz etmemiz gerekmez mi? Kur yukarı gitti, ama paralar nereye gitti? Sıcak para yurtdışına mı çıktı, eurodan dolara geçiş mi oldu, TL den dövize geçiş mi oldu. Ne kadarlık bir oynaklık kurları bu seviyelere getirdi? Olası bir faiz indirimi sözü hangi kazanç/kayıp kapılarını açıyor? Piyasayı da anlamamız gerekir biz izleyiciler olarak. Sadece MB ve siyaseti değil. Ancak o zaman sarfedilen her sözün, uygulanan her politikanın etkisinin ne olacağını analiz edebiliriz. İşin bir tarafı beklentiler olunca, sizin de bu blogda beklentiler hakkında çok güzel yazılarınız var. Onları tekrar tekrar okumak gerekir.

    YanıtlaSil
  18. Şu açıklamayı da eklemek istedim. Tartıştığımız konu olan açıklamaların da bu blogda yer alması gerekir ki, resmi tam görebilelim.

    "...Enflasyondaki gerileme ve buna bağlı olarak atılacak adımlara ilişkin sorular üzerine Başçı, şöyle konuştu:

    "Ocak enflasyonu 1 puandan fazla düştü diyelim, öngörülenden çok fazla düştü. Şu anda 8,17, '7,17’nin altına düştü' diyelim. Gerçekleşti, açıklandı, herkes gördü, kani oldu. Çekirdeğe baktık iyi. 4 Şubat'ta dahi oturup parametreleri değerlendirebiliriz. 24 Şubat'ta yapacağımız toplantıya çok vakit var. 24 Şubat'ta yapmayız, 4 Şubat'ta değerlendiririz. Bu parametreleri ayarlamak gerekiyor. Reel faiz çok yüksek kaldı, mesela fonlama faizi, onu enflasyonun hafif üzerine çekebiliriz. 24’ünde yapacağımız işi 4’ünde yapmış olabiliriz. Böyle bir esnekliğimiz de var. Bunu istikrarı bozmadan, dikkatli bir şekilde yapabiliriz."

    Bu tür toplantıların çok istisnai olduğunu ve her zaman yapılmayacağını vurgulayan Başçı, geçen yıl ocak ayında döviz kurunda ciddi bir değer kaybı olduğunu, uzun vadeli faizlerin ciddi şekilde arttığını ve bu gelişmelere karşı gerekli tedbirlerin alındığını anımsattı...."

    Burda kartlar açık oynanmış. Varsa bir zarar, bu zaten 4 şubatta da gerçekleşecekmiş. Şu an daha az zararla atlatmış olmuyor muyuz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel bir yorum - analiz. Yaklaşımınızı beğendim. Ama açıkçası iyiniyetle yaklaştığınızı düşünüyorum. Erdoğan'ın faiz konusundaki başarılı olamadım biçiminde özetlediğiniz özeleştirisi sizin dediğiniz gibi değil. Kastettiği yeterince düşürülmesini sağlayamadım yani TCMBYe kendimi dinletemedim şeklinde bir şikayet.
      TCMB'nin açıklamaları ise hangi açıdan bakarsak bakalım, nasıl yorumlamaya çalışırsak çalışalım son derecede itibar zedeleyici görünümde açıklamalar. Zarar maddi değil gibi görünse de aslında maddi zarar var.

      Sil
  19. Sayın Eğilmez,
    Öncelikle günaydın. Gerçi son yorumunuzun saatine bakınca çoktan uyandığınız anlaşılıyor. Ben şunu sormak istiyorum: MB başkanı, sondan bir önceki açıklamasında enflasyon 1 puan düşerse ayın 4'ünde toplantı yapıp faiz düşüreceği sinyalini çok net biçimde verdi. Baz etkisi ile enflasyon'un 1 puandan fazla düşeceği ortada ama faiz düşürmeye kalkarsa ne olacağı da ortada, USD şu an 2.44. Eğer ayın 4'ünde toplantı yapıp faiz düşürmezse bu durum MB'nin kredibilitesini tamamen yok etmeyecek mi? Son konuşması bu durumu toparlamaya yeter mi? Sizce bundan sonra MB ne gibi bir yol izler?

    Saygılar, iyi hafta sonları.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence MB da kendi kendine bu soruları sorup duruyordur. Hani bazen insan sinirlenip istemediği bir mesaj yazar ve sonra hemen siler ama yine de okuyan olmuşsa izi kalır ya onun gibi bir şey. MB'nin elinde olsa o mesajları hafızalardan silmeyi herhalde çok isterdi. Bence arka arkaya gelen bu iki mesaj MB'ye inanılmayacak kadar uluslararası itibar kaybettirdi.

      Sil
  20. hükümet seçimlere girerken bakın kriz geliyor dolar fırladı istikrarı bozmayın bana oy verin diyerek gergin ortamda oyunu artırmak istiyor.Yani açıklamalar bilinçli.Gergin ve kiriz ortamları hep hükümete yaradı geçmişe bir anımsayın .Yani seçime ekonomik gündemle girip diğer çözüm sürecini,parelel yapı v.s. gündemden uzaklaştırmak.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Belki de öyledir. Ama ekonomi sanıldığı kadar çantada keklik bir konu değil.

      Sil
    2. Ekonominin etkisi, siyasi iktidarı (ve hatta paralel yapıyı) destekleseniz de desteklemeseniz de, bırakalım taraf tutmayı; siyasetle hiç ilgilenmeyen bir vatandaş bile olsanız, toplumun bütün katmanlarında hissedilir!

      Sadece mevcut hükümet değil, geçmiş hükümetler de ekonominin düzenini bozarak seçmenden oy almayı bir strateji olarak benimsemeye kolay kolay cesaret edemedi!

      Sıradan bir vatandaş, eğer cebine giren paranın değerinin azaldığını, alış-verişlerinde pahalılığın arttığını iyice hissetmeye başlarsa o hükümete kolay kolay bir daha oy vermez! (Her ne koşulda olursa olsun 'hükümet sevdalıları'nı hariç tutarak söylüyorum bunu!)

      Hatta Mahfi Bey bir keresinde şu açıklamayı yapmıştı:

      Özal, seçim çalışmalarına başladığı zaman; ekonomi ile ilgili konuşma, programlarını hazırlarken, genellikle şunu söylermiş:

      "Ben mitinglerde enflasyonun niçin yükseldiğini halkıma bir şekilde anlatır, onları ikna ederim. Ama ekonomik büyüme yavaşlarsa, işler de azalacağından; bu bir salgın hastalık gibi bütün ülkeyi sarar! İşte bunu halkıma açıklayamam! Bu nedenle; seçimleri kazanmam için 'ekonomik büyüme'ye daha fazla önem vermek zorundayım. Bu sebeple de, TCMB politika faizi düşük seviyede kalmalı!"

      Özal ile Erdoğan arasında siyasi ve ekonomik çizgi yönünden hiçbir fark olmadığını hepimiz biliyoruz.

      Göze çarpan tek fark;

      Özal, sesini pek fazla yükseltmeden bu ülkeye neo-liberal virüsü ağırdan ağırdan yayarken;

      Erdoğan, bağıra bağıra, kavga ede ede virüsü yayıyor!

      Yani: Birisi acı hissettirmeden öldürürken, ötekisi acıyla kanırta kanırta öldürüyor!

      Sonuçta: "İster kısa vadede, ister uzun vadede hepimiz ölmüş oluyoruz!"

      Sil
    3. İlginç ve bir o kadar da doğru saptamalar.

      Sil
  21. Hocam öncelikle iyi günler kafama takılan bir soru vardı
    parasal Tabanı Kullanım cephesine göre tanımlarsak dolaşımdaki nakit +serbest rezervler+zorunlu rezervlerden oluşmaktadır .
    Kitapta bu konu ile alakalı şöyle bir cümle vardı; ''Merkez bankası, piyasadan tahvil satın alarak, dolaşımdaki nakit miktarını ve banka rezervlerini arttırabilir. Bu da parasal tabanda artış anlamına gelir. "
    Hocam burada merkez bankasının piyasadan tahvil satın alarak piyasaya verdiği para neticesinde parasal taban artar demekte fakat aklıma yatmayan yer ,merkez bankası piyasaya para vererek dolaşımdaki nakiti artırsada merkez bankasının piyasaya verdiği tutar para basarak değilde bankaların daha önceden kendine yatırdığı zorunlu karşılığı tahvil karşılığında piyasaya sürmesi parasal Tabanı nasıl artıyor ki ;Kullanım cephesinden baktığımda api işlemi ile dolaşımda ki nakit artsada merkez bankasında ki zorunlu rezerv azalmış oluyor .kısacası bir taraf artarken diğer taraf azalmış oluyor parasal taban açısından bir değişiklik göremedim .yanlış düşündüğüm mantık hatası yaptığım yer mi var acaba hocam ?

    2)hocam merkez bankasının api işlemleri yaparak piyasayı fonlaması her zaman parasal Tabanı artırır mı ?yoksa bu piyasayı fonlarken kullandığı kaynağa mı bağlı ? Teşekkür ederim .

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. MB, APİ işlemi yaparak piyasaya likidite verirken bunu emisyonu yani dolaşımdaki nakit miktarını artırarak yaparsa parasal tabanı artırmış olur. Dolaşımdaki nakitin artması demek emisyon artışı anlamına geliyor.
      Aslında ikinci soru neredeyse ilk sorununuzun yanıtı gibi. Eğer dolaşımdaki nakti artırarak fonlarsa parasal taban artar.

      Sil
  22. Hocam stagflasyondaki enflasyon maliyet enflasyonudur. Katilirmisiniz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet büyük ölçüde öyledir. Ekonomi büyümediğine göre talep yok demektir enflasyon olduğuna göre bu da maliyet artışından geliyor demektir.

      Sil
  23. Peki Hocam,bazı kesim 1994 yılındaki faiz inatlaşmasına çok benzetiyorlar bugün kü durumu ....Keza CB.nı bugünde beklediği indirim oranını açıkça beyan etti yine...Bunlara rağmen Pazartesi günü MB.nin nasıl bir strateji uygulamasını beklersiniz...(İyi ve Kötü Senaryolar olarak)...Birde Derviş Döneminde Ege Cansen-Asaf Savaş AKAT ile yaptığınız proğramlara dönüş yapmanızı bekliyoruz...
    Teşekkür eder,Saygılar Sunarım...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet Türkiye, 1994 krizinden ders almamış görünüyor. Israrla aynı hataları tekrarlamaya doğru gidiyoruz. Yapacak bir şey yok. Elden gelen uyarmaktır. Biz görevimizi yapıyoruz. MB, artık piyasaları ikna edebilecek güçten oldukça yoksun durumda. O nedenle uygulayacağı strateji bence çok da etkili olmaz.

      Sil
    2. Peki hocam MB sını siyasiler ve CB cok sıkıştırdı danışmanlar gerekirse hakem değişir diye acıklama yaptı bir suclu var ise eger bu acıklama yapan siyasiler ve CB dır MB sının hata yapmasına neden oldular gecen yıl piyasalar dalgalanma olunca gec fayiz artırmasını geciktirdiler bu siyasiler vatandaşa göre MB hic sucu yok

      Sil
    3. İstifa diye de onurlu bir müessese var.

      Sil
    4. Başcı'nın istifa etmesi felaket olur. Teknokrat olarak, ondan teknokrat gibi davranmasını bekliyoruz.

      Rakamlar ne diyorsa onu yapmalı. Siyasetçiler, çok istiyorlarsa görevden alsınlar.

      Sil
    5. Bazen onurlu bir istifa başka felaketleri önlemeye yarar.

      Sil
  24. başbakan başçı'yı yokladığından ve 'doların belini kıracağız' gibi saçma ötesi bir açıklama yaptığından beri ülkenin en yumuşak karnı durumunda. keşke başbakan yoklamasa d a, basiretsizliği bu kadar ortaya çıkmasaydı diyorum bazen.
    fed'in faiz artırımını erteleye erteleye hazirana bıraktığını sağır sultan tahmin ediyor.. ülkenin en nüyük yapısal kangreni petrol fiyatları %60 eridi , döviz girip borsayı yükseltti, avrupada, rusyada finansal kargaşa var .. enflasyonun düşüş trendinde olacağını bütün piyasa tahmin etti..
    bütün fırsatları fırsatları da kaçırdı. aylardır seçilmiş irade söylerken bekleyip alakasız yerde faiz bir indirimi.
    bu kadar dataya sahipken, piyasanın önünde olması gerekirken, yanında bile değil, arkasından koşmanın daha ne türlü açıklaması olabilir?
    koskoca merkez bankası bu kişilerin yönetiminde ve aylardır da izliyoruz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bazen gerçekler çok uzun süre saklanamaz.

      Sil
    2. Giybetci Hanım yazınızdan, kendinizi sözlü ve yazılı olarak ifade edemediğiniz, büyük harfleri ve yazım kurallarını sevmediğiniz, bunların yanı sıra, ekonomi ve politikadan da anlamadığınız görülüyor. Kulaktan dolma kavramlar ve cümlelerle oluşturduğunuz laf salatasının sonundaki "koca merkez bankası bu kişilerin yönetiminde ve aylardır da izliyoruz" sözünüz de, koca Türkiye Cumhuriyeti' nin nasıl kişilerin yönetiminde olduğunu ve yıllardır izlediğimizi hüzünle hatırlamama yol açtı.

      Sil
    3. söylediğiniz doğru bile olsa, siyasetçinin bu şekilde davranması mantıklı mı? kaldı ki kendisi siyasetçi bile değil c.başkanı.

      Sil
  25. MB'nın faizleri düşürmesini istemek için MB'yi medya önünde yayılım ateşine tutmak gerekmiyor.

    Mevcut yaklaşım sadece spekülatörlerin işine yaradı diye düşünüyorum. Döviz zaten gidecekti, süreç erkene alınmış oldu. MB nin elinde -zorunlu karşılığı döviz olarak yatırılmış mevduat hesapları ile- şişirilmiş bir rezerv var. Dövize doviz ile müdahale etmeye başlarsa felaket olur. Siyasetin dövizin artmasından şikayeti yok zaten. Yetkililerden MB döviz satsın diye bir istek geldiğini duymadım.

    Fed faizleri artırmaya başlayınca biz de (doviz gitmesin diye) faizleri de arttıracağız zaten.

    Yöbeticilerimiz uyumlu bir göruntü çizse idi, bu çalkantılı dönemi daha iyi geçirebilirdik. Ama yetkililerin tutumu spekülatörlerin isteyeceği tarzda olunca diyecek bir şey kalmıyor..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kimin neyi hedeflediği, hangisini kasten hangisini istemeden hangisini bilgisizlikten yaptığını bilmiyoruz.

      Sil
    2. siyasetçiler de bir nevi spekülatör zaten.tribüne show yapıp oy toplama derdindeler.

      Sil
  26. Merhabalar hocam
    Anladığım kadarıyla petrol fiyatlarının ani düşüşü maliyetleri minimize ederek enflasyon düşmesine neden oldu ancak dolar kurunun nominal artısı ve merkez bankasının bu yanlıs hareketi sonrasında beklenenden az enflasyon artışını meydana getirirmi yani ocak ayında 0.30 bandında bir etki yaparmı

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sanırım daha yüksek çıkacak. Benim başlangıçta beklentim 0,30 idi ama son gelişmeler ve dolar kurunun TL karşısında bu kadar değer kazanmasıyla biraz yukarı gitti. Piyasa 0,74 bekliyor. Benim beklentim hala daha düşük (0,55 - 0,60 dolayında.)

      Sil
    2. Teskkur ederim hocam.birde size birşey danısmak istiyorum ekonomi politikası ve light günlük kitabınızı ıspartada ve internet ortamında bulamıorum bana yardımcı olursanız sevinirim

      Sil
  27. MB sürekli suçlanıyor, güveni sarstı, karar değiştiriyor filan diye de. Bu baskı altında, yandaşı, basını, ekonomisti üstüne gidip faizleri düşür diye baskı kurmuşken ne yapması gerekirdi? nasıl davranmalıydı? hiç mi konuşmamalıydı? toplantıyı erkene almamalı mıydı?
    Savunduğum için değil, anlayamadığım için soruyorum. Nasıl davranması gerekirdi MB nerede hata yaptı baskı karşısında?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yukarıda söyledim istifa diye onurlu bir müessese vardır.

      Sil
  28. Hocam,

    http://www.mahfiegilmez.com/2015/01/yunanistan-turkiye-ve-tsipras.html

    Yeni yorumları yayınlamanızı temenni ederim!

    Kafalarımızdaki bulanıklık biraz daha ortadan kalkar!

    Saygılarımızla.

    YanıtlaSil
  29. Hocam dün diyanet işleri başkanı konuştu ve geçmişte yapilan vaaz ve dini yönlendirmeler konusunda önemli açıklamalar yaptı. Bu konulardan en önemlisi de diyanetin faiz konusunda milleti yönlendirmesidir.
    Bu konuda yazar misiniz bilmiyorum ama değinilmesi gereken önemli bir konudur. Bu oluşturulan durum nasıl düzeltilecek?
    Faiz konusunda cumhurbaşkanının aciklama yapması türbin e selamdan başka birşey değil secim yaklaşıyor yanlış da değil. Yanlış olan üretmeyen halkın faiz hassasiyeti.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu konu öylesine yanlış bir tartışma eksenine sokuldu ki düzeltecek hiç bir tarafı kalmadı. Sonuçta ekonomi, kendi kuralları içinde bunu düzeltir.

      Sil
  30. Teşekkür ederiz hocam. Yazınızda TCMB geçmiş enflasyon verilerine bakıp faiz indirimine gidecegini yazdınız. Benim görüşme göre , merkez bankası belli bir miktarda faizi indirdi ve bunun etkisini gördükten sonra daha dogru karar vermek adına yaptığını düşünüyorum. Bu da geçmişe bakarak karar verdiği anlamına gelmiyor. Politika sonucunu görmek istiyor. Bir başka şey, diyelim ki siz bugün bir açıklama yaptınız ve bir kaç gün sonra koşullar değişti elbetteki mevcut koşullara göre hareket etmek gerekecek. Boşuna dememiş ler değişmeyen tek şey değişimin kendisidir diye. Yoksa insanların merkez bankası siyasi baskı olduğu için böyle bir karar verdi. Merkez Bankası ne yaptığını bilmiyor gibi düşüncelerine bakıp hareket etmesi doğru olmazdı zaten. Objektif ve mevcut koşullara göre hareket etmeli.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Keşke dediğiniz gibi olsa. Keşke MB, koşullar değiştiği için görüş değiştirmiş olsa. Koşullardaki değişme, MB'ye, daha önce inanmadan yaptığı açıklamayı düzeltme fırsatı verdi Hepsi o.

      Sil
  31. Peki varsayalim ki; TCMB ile kavgalı olmaktaki amaç onu ortadan kaldırmak olsun (Çok uç örnek verdiğimin farkındayım!)

    TCMB'nin 2 Şubat 2015'den itibaren lağvedildiğini varsayalım.

    'Faiz' mekanizması da böylece ortadan kalkacak mı?

    'Para Politikası Kurulu' denen yapı ortadan kalkacak mı?

    'Döviz kurlarındaki dalgalanma' dinginleşecek mi?

    'Enflasyon' kaçıp deliğine mi saklanacak?

    'Ekonomik büyüme' şaha mı kalkacak?

    'CDS' risk oranımız azalacak mı?

    'PISA'da öğrencilerimiz ilk sırada mı yer alacak?

    'İnsani gelişmişlik endeksi' tavan mı yapacak?

    TCMB lağvedilirse ne olur?

    Ciddi ciddi soruyorum bu soruyu hocam? (FED'in, Bundesbank'ın, BoE'nin, BoJ'nin...tek seferde lağvedilmesi gibi düşünün.)

    TCMB'nin görevlerini; ekonomi bakanlığı mı, maliye bakanlığı mı, gümrük ve ticaret bakanlığı mı, diyanet işleri başkanlığı mı, hazine müsteşarlığı mı, TÜSİAD mı, MÜSİAD mı, TUSKON mu, TÜMSİAD mı, TOBB mi, TİM mi, Manifaturacılar Çarşısı mı, Doğubank mı, Fatih/Eminönü/Tahtakale borsası mı ... kim üstlenir?

    Yoksa 'saldım çayıra, mevlam kayıra' mı olur?

    'Türk Lirasi' diye bir para birimi tedavülde olur mu?

    Yoksa kendimizi, Dolar'a, Euro'ya veya bir başka para birimine endeksler; gül gibi yaşar gider miyiz? Ne faiz derdi var, ne enflasyon?

    Sorumu anladığınızı sanıyorum Hocam?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ekonomi bilimi bazen hatalara, yanlışlara neden olabilir. İçinde insan olan her bilimde bu görülebilir. Ama ekonominin kurumlarıyla ve kurallarıyla oyuncak gibi oynandığında mutlaka sonuçları olur. Onun için MB'nin lağvedildiği varsayımınızı gelin yoksayalım.

      Sil
  32. Siz siyasetcilere guveniyormusunuz hocam. Cumhurbaskani faiz sebep enflasyon sonuctur demis. hocaniz cahit kayranin son kitabindaki ozlu sozlerin birtanesinde siyasetciye yalan helaldir demis.dusunceleriniz nelerdir hocam

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yeni bir şey değil. Tansu Çiller, 1993 sonunda söylüyordu bu sözü.

      Sil
  33. Hocam dediğinizden şunu anlıyorum doğrumudur; merkez bankası api işlemi yoluyla yada reeskont kredisi yoluyla bankaları fonlarken ,bankaların daha önceden yasa gereği yatırdığı zorunlu rezervler sabit olmak şartıyla Piyasaları para basarak fonlarsa hem dolaşımdaki nakit miktarı artmış hemde parasal taban artmış oluyor .eğer merkez bankası piyasayı bankalrın daha önceden zorunlu olarak yatırdığı zorunlu rezervlerle fonlarsa dolaşımdaki nakit miktarı artmış fakat parasal taban artmamış olur düşüncesindeyim katılırmısınız ?şimdiden teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  34. TCMB normalde faiz indirimi yapmayacaktı, C.başkanı üstüne vazife olmayan herşeye burnunu soktuğu gibi bu işe de siyasi bir bakış açısıyla burnunu soktu ve MB başkanını açık açık tehdit etti. Çünkü bu yaz seçimler var ve ekonomide büyüme rakamları düşük ve işsizlik artıyor. Bu baskıya dayanamayarak, faizi yarım puan indirdi. Bu indirimin siyasi baskıyı dindireceğini düşündü. Fakat C.başkanı bu indirimden tatmin olmayınca baskı arttı ve yayıldı. MB başkanı artan siyasi baskıya dayanamayarak, ikinci açıklamayı yaptı, faizin 4 şubatta acil toplantı yapılarak indirileceğini açıkladı. Bu açıklamadan sonra kur azmaya başlayınca MB tekrar çark etti ve durumu toparlamaya çalıştı. Olay bundan ibarettir. MB başkanı siyasi baskıya karşı koyabilecek kadar meslek etiğine sahip olmalıydı. Karşı koyamıyors da basar istifayı ayrılır. Ama her ne sebeple olursa olsun siyasilerin beklentisi doğrultusunsda karar almamalıydı. daha sonradan yanlışı yanlışla düzeltmeye çalışması da krizi büyüttü. 2 YANLIŞ 1 DOĞRU ETMEZ...

    YanıtlaSil
  35. Hocam iyi akşamlar
    1- Şant Manukyan ve Erhan Arslanoğlu hoca, Fed'in muhtemel resesyona [her 7 yılda bir oluşan, dolayısıyla beklenen resesyona] 0% faizle girmek istemeyeceğini ifade ettiler? Hocam, bu ifade ne anlama gelmektedir?
    2- Fisher Etkisine göre ABD ve AB örneğinde enflasyonu yüksek olanın, faizi artırması gerekmektedir, değil mi?

    Saygılarımla

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. (1) Bence ABD, ortalığa saçılan dolarları yavaş yavaş geri çekerek Fed'in bilançosunu küçültmek istiyor.
      (2) Evet

      Sil
  36. hocam merhaba.MB nın faiz indiriminden kastı tam olarak ne oluyor,bu indirim ne üzerinde etkili oluyor.ve faiz indiriminin avantajları ve dezavantajları nelerdir

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. MB'nin faiz indirmesi demek bankalara verdiği kısa vadeli kredilerin faizini indirmesi demek. Bu da bankaların daha ucuza kaynak bulması ve dolayısıyla kendi kredi faizlerini düşürmesi demek. Faizler inince yatırım yapmak için gereken kaynaklar daha ucuza bulununca yatırımlar ve dolayısıyla büyüme artacak diye bekleniyor. Ama tabii yatırımların artması için kaynakların ucuzluğu koşullardan sadece birisi.

      Sil
  37. bence ok yaydan çıktı. bundan sonra bunlar bu işi toplayamazlar. yılın ikinci yarısına doğru bu ortama bir de fed'in faiz artımı spekülasyonu eklenince döviz patlar diye düşünüyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umalım da öyle olmasın.

      Sil
    2. valla ben önlemimi almışım hocam istediği yere kadar patlasın. altınımı dövizimi koymuşum kenara, umurumda bile değil.

      Sil
  38. Sayın hocam, medyada yer bulamayan ama kendi blogunda bilgilerini ve öngörülerini paylaşan ekonomisler, Türkiye ekonomisinin iyi gitmediğini hatta yokuş aşağı gittiğini, duvara toslamasının yakın olduğunu belirtip; okurlarını uyarıyorlardı. Ekonomimizin bu durumunun ülkeyi yönetenler tarafından bilinmemesine inanmıyorum. Sizce, bu durumu Cumhurbaşkanının söylemleriyle hızlandırıp; " Başta ben olmazsam ekonomiyi bile idare edemiyorlar. " deyip, 7 Haziran seçimleriyle Türkiye'yi başkanlık sistemine geçirmeye çalışıyor olabilirler mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benzer bir tahmin Putin için de yapılıyor.

      Sil
  39. Hocam 2014 yilinda sgk acik vermis midir bu acik cari transferler adi altinda butceden karsilaniyor degil mi ? Saygilar...

    YanıtlaSil
  40. Hocam enflasyon aylık olarak yüzde şu kadar arttı dediğimizde bir önceki yılın aynı ayına göre bakarak mı karar veriyoruz yoksa bir önceki aya göre mi yüzde şu kadar arttı diyoruz ?
    Bir önce ki yazınızda 4 aylık enflasyonu belirli varsayımlar altında ölçerken örneğin varsayımınızda ki aylık %30 artışı neyi ifade ediyordu ?bir önce ki aya Göre %30'artışı mı yoksa bir önceki yılın aynı ayına göre mi %30 artış ? Hangisini anlamalıyım ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Üç şekilde bakılıyor. Önceki aya göre, önceki yılın aynı ayına göre yılbaşına göre. Enflasyon bu ay yüzde 0,4 arttı dendiğinde önceki aya göre artış kastediliyor, 12 aylık enflasyon veya yıllık enflasyon yüzde 8 oldu dendiğinde de önceki yılın aynı ayına göre artış kastediliyor.
      Yazımdaki yüzde 0,30 önceki yuılın (yani 2014'ün Ocak ayına) göre artışı ifade ediyordu. ocak 2014'de aylık enflasyon 1,98 olmuş (yani 2013 Ocak ayına göre yüzde 1,98 artmış.) Bu yılın Ocak ayında diyelim ki yüzde 0,74 olursa (piyasa tahmini bu şekilde) yıllık 8,17'den 1,98 çıkacak 0,74 girecek yani kabaca yıllık enflasyon yüzde 6,93 olacak.

      Sil
    2. Hocam. sanırım ikinci paragraftaki aylık enflasyon hesaplamaları açıklamaları kafa karışıklığına sebep oluyor.Örnek olarak ocak 2014'de aylık enflasyon 1,98 olmuş (yani 2013 Ocak ayına göre yüzde 1,98 artmış.) açıklaması yerine (yani 2013 Aralık ayına göre yüzde 1,98 artmış.) olması gerekmiyor mu?
      yazınızdaki yüzde 0,30 2015 ocak ayındaki aylık enflasyon artışını varsayım olarak vermiyor mu?

      Sil
  41. peki hocam reisi cumhur faiz enflasyon olayında duruma göre neden duruma göre sonuç ilişkisini bildiği halde neden sürekli faiz sebep enflasyon sonuç diyor ana fikri nedir hocam?

    YanıtlaSil
  42. her siyasetçi gibi tribünlere oynuyor yani hocam. sonra faiz inince kur çıkınca kapalı kapılar ardından merkez başkanına diyordur faizi yükselt diye sonra kur düşünce bunlar ekonomiden de anlamıyor yüksek faiz olmaz diyor :) belki başkası olsa o da aynı şeyleri diyecek bunlar kişisel değil sanırım.hocam ben sıkıldım bu saçmalıklardan her ülkede bunlar mı oluyor? yoksa siyasetin özünde mi var üçkağıtçı olmak?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her ülkede derken sermaye hakim ülkelerin hepsinde var. ABD'de obamayı ikinci kez başkan seçtirebilmek için FED'in seçimin hemen öncesinde QE'ler açıklayıp birkaç ay içinde işsizliği nasıl düşürdüğünü görmüş yaşamışız. aksini de yapıp adamın ikinci kez seçilmesini engelleyedebilirdi. toplumların tek değer yargısı para olunca herkes herşeyi çıkarı için yapınca böyle oluyor. sermayeyi yönetenler toplumu da yönetiyor.biz bu toluma da kapitalist toplum yapısı diyoruz.

      Sil
  43. hocam bütçe giderlerindeki faiz giderleri ile sermaye giderleri arasındaki fark nedir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sermaye giderleri kamu kesiminin ortaklığı bulunan kuruluşlara yaptığı sermaye katılım ödemeleridir. KİT'lere vb ne yapılan ödemelerdir.

      Sil
  44. Sayın hocam Merkez Bankası başkanı üstü kapalı şekilde siyasiler tarafından tehdit ediliyor. TCMB üzerinde kurulan büyük psikolojik baskılar da ortada. Bu ekonomiden hayır gelir mi ne dersiniz ?

    YanıtlaSil
  45. Hocam muhtemelen MB baskani da dusundu istifa etmeyi. Ama bence MB baskaninin tek onceligi 4 5 yilini hapisanelerde gecirmeden bu isten siyrilabilmek, yoksa istifayi coktan goze almistir...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Birde Döviz Kurlarındaki (özellikle Dolar Bazlı) hareket ivmesinin hızlı olmasında açıklanan mali veri tablolarında "Net Hata Noksan"kaleminde gösterilen kaynağı belirsiz para girişlerinin çıkışı olarak düşünebilirmiyiz...
      Tekrar Teşekkür Ederim....Saygılarımla

      Sil
  46. Hocam, Ocak 1994’te döviz kuru 19.000 TL/$, Merkez Bankası rezervleri 7 milyar dolar iken Nisan 1994’te döviz kuru 38.000 TL/$’a çıkıp, uluslar arası rezervler 3 milyar dolara düşmüştü. Eğer ekonomide yapısal reformlar gerçekleştirilmeden sıcak parayı kovalamak için faiz indirme inadı devam ederse bu tabloyu tekrar yaşıyabiliriz diye düşünüyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Belki bu boyutta değil ama benzer tablolar ortaya çıkabilir.

      Sil
  47. Hocam;peki sizce CB.nımızın ifade ettiği gibi "Enflasyon Faizin Sonucudur" demesine katılıyormusunuz...Bu söylemle sizce halkımız bu fikre ne kadar itibar etmektedir...Biz ki yıllarca faizle yaşamaya alıştırılmış bir millet olarak bunu yorumlarsanız memnun olurum...Son olarak ekonomik dengenin bozulması sanki MB.sına yükleme isteğine yönelik bir algı çalışması olabilirmi sizce...
    saygılar sunarım...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Burada defalarca yazdım bir ülkede enflasyon yükselirse faiz de yükselir. Çünkü kimse enflasyondan daha az faiz veren sisteme parasını yatırmaz. Faiz enflasyondan düşük kalırsa o zaman insanlara dövize dönerler. Çünkü kimse kendi parasını başkasına zararına kullandırmak istemez. Analitik eğitim almamış olanlar sebep - sonuç ilişkilerini karıştırırlar. Türk insanının çoğu analitik değil ezberci eğitim aldığı için olaylardaki sebep - sonuç ilişkilerini karıştırır. Ayrıca faizin din açısından da bir handikapı olduğu ve genellikle aşağılandığı için bunları birbirine karıştırmak çok kolay oluyor.
      Ebet MB'sı giderek günah keçisi konumuna sokuluyor.

      Sil
  48. Hocam cogu ekonomik aracin bu derece oynak duruma geldigi bir ortamda bizim gibi siradan halk nasil pozisyon alir ve birikimini korur? Bilimden ayrilani kurt kapsin, sikinti degil de olan yine bize olacak. Kalp hastasi sahibi yapacaklar insanlari.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet çok zor bir dönem. Sadece bizde değil bütün dünyada zor bir dönem. Nakit ağırlıklı sepetler yapmak en doğrusu herhalde.

      Sil
  49. Hocam sizce sayın Başcı bundan sonra ne yapar? Lucas'ın dediği gibi en iyi politika poltikasızlık durumu geçerli olmaz mı bu süreçte?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Belki olabilir ama MB kendi başına politika uygulayabilecek konumda eğil sanırım. Siyasal baskı (eğer danışıklı döğüş değilse ve bu durum MB tarafından bilinmiyorsa) çok güçlü. Buna MB'nin dayanması çok zor.

      Sil
  50. Hocam merhaba,
    sizi usanmadan, sıkılmadan mantıklı-mantıksız diye ayırmadan tüm yorumları okuyup gerekli-gereksiz demeden cevap verdiğiniz için tebrik ve takdir ediyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Usanmadan sıkılmadan benim yazılarımı okuyup bana yorum yazan herkese (hakaret içermediği sürece, yorum veya soru nasıl olursa olsun) yanıt vermeye çalışıyorum. Ben de yorum yazan, soru soran herkese teşekkür borçluyum.

      Sil
  51. Hocam , bu süreçte bankaların karı nasıl etkilenir ? FX den zarar yazan olur mu epey ?

    YanıtlaSil
  52. <<günaydın Sayın Egilmez
    Yazınıza katılıyorum ancak Rusya ile ilgili 1-2 gözlemimi ilave etmek istiyorum.Rusya da MB başkanı hanım bizimkinden beter durumda - niye gec kaldı dediler? Ruble 75-80 e 1 gün cıktı(işlem olmadı ama) faizi 17 ye cıkardı? Bu sefer Putin kızdı-aynen cumhurbaşkanımız gibi-bu faizle biz ekonomiyi nasıl büyütecegiz dedi-zira yıllık toplantısında 2 yıl kriz devam eder ama bu firsatla ekonominin yapısını degistirecegiz-petrol-gaz %60 hakimiyetinden cıkartacgız...demişti.Kadını görevden almadılar ama paradan sorumlu başka biri atandı..
    Sayın Başcı ise yabancı basında hala kredibilitesini kaybetmedi zira herkes baskı altında oldugunu biliyor..Aşagı tükürsen sakal yukarı tükürsen bıyık..Yani faizi arttırsan büyümeyi engelliyorsun-sevgili müteahhitlerimiz daire satamıyor-İnşaat sektörü işsizligi azaltamıyor...(cumhurbaşkanımız önem verdigi konuların başında gelir) Faizi azaltsan USD zıplıyor-enflasyonist baskı yapıyor ki MB nin görevi...(zaten AKP de yeniden tanımlayalım önerileri var).
    Sİmdi ben olsam- faizi azaltalım derim(ama faiz sonuctur sebeb degil -lafına inandıgımdan degil)..USD yülselmesi yabancı portföylerini başta bozar ama USD= 2.70 e geldimi fonlar giriş yapar-zaten rusya (yunanistan-avrupa kısmen) dan cıkan-cıkacak paralar yer arıyor..konutlar satılabilir-sanayici kısmen rahatlar..ithalat da terbiye olur-ihracat ise teşviklenir...ama büyük bir büyüme olacagına inanmıyorum
    Bir de böylelikle- cumhurbaşkanımızın teorisin test etme fırsatını buluruz diyorum...

    saygılar
    :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet maalesef tartışmalar bilim dışına çıktığı için MB faizi indirmeli derken insan tereddüt eder hale geliyor. Aslında test edilecek bir teori filan yok. Sadece faiz konusunda inanç kökenli bazı ön yargılar var. Yoksa faizin enflasyon yaratmayacağını sadece bu blogda ben en az üç dört kez sayılarla anlattım. Son yazdığım yazıda faizin maliyetler içindeki payının yüzde 5'ten düşük olduğunu gösterdim. Ama tartışma bir kez bilim dışına çıkınca saçmalamanın sınırı kalmıyor.

      Sil
  53. Tl bu kadar değer kaybederken neden bu ülkede Dolarizasyon olmuyor ? Anlayamıyorum.

    YanıtlaSil
  54. Mahfi Bey, Erdem Başçı'nın 2013 yıl sonu için öngördüğü 1,92 'lik dolar kuru 2,20'leri görmüştü. Ki arkasına sığındığı 17 Aralık'tan 2 hafta önce zaten 2,05 'leri görmüştü...
    MB bu yıl sonu için ise 2.40'lık bir tahminde bulundu. Daha Ocak ayı bitmeden 2,45'le zirve yaptı.. İktidar kanadından da sürekli faizi indir ey MB minavilinde de baskı var.. 50-75 baz puanlık bir faiz indiriminin de 4 Şubat'ta geleceği tahmin ediliyordu ki, Erdem Başçı'nın son açıklamalarından da enflasyon - faiz denkleminde ne yağacağına ilişkin bir korelasyon kuramadık. Faiz inerse 2,45'i biraz daha aşacak gibi görüntü mevcut..
    MB'ları döviz kuru tahmininde bulunmak zorunda mıdır? Zorunda ise kur tahminini belirli periyotlarda revize etme şansı var mıdır? Global deflasyon ortamı ve parasal genişlemenin olduğu ortamda, Yunanistan ve Tsipras, Euro Birliği, Ukrayna Krizi, Petrol fiyatları, Rusya'nın mali ve siyasi durumunu da bugünden fiyatlıyor mu, MB? Dolar kurunu tahmin edemeyeceğimiz noktaya taşıyacak FED'in faiz artıracağı yönünde ABD'den gelen verilerin muhakemesini yapıyor mu?( Ki son çeyrek verileri beklentilerin üzerinde gelseydi, 2,40 tam bir fiyaskoya dönebilirdi de. o tarafta biraz daha zaman var gibi)
    Yoksa biz bir tahminde bulunalım da üzerimizden yük kalksın modundalar mı? Syg..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Faiz ve enflasyon konusu ve dolayısıyla kur konusu artık bilimsel tartışma sınırlarının dışına çıktı. Ve inanılmaz bir biçimde siyasetin alanına girdi. Bu aşamadan sonra ne dersek boş. MB faizi indirmesi gerekenden fazla indirecek ve hep birlikte dayağı yiyeceğiz ondan sonra olayı anlayacağız. 1994'de olduğu gibi.

      Sil
  55. Hocam TCMB yasasinda degisklige gidilip TCMB'nin görevini FED gibi fiyat istikrari + büyüme/istihdam'a cevirilmesi fikri hakkinda ne düsünüyorsunuz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O zaman MB'ne müdahale daha da artmaz mı? Şimdi sadece faizde karışılırken o zaman APİ işlemlerine bile karışmaz mı siyasetçi?

      Sil
  56. Mahfi Bey, hocam ellerinize sağlık.Konuyu değiştirmiş gibi olacağım kusura bakmayın.Cari açığın finansmanını hükümet ile merkez bankası ortak mı yürütüyor.Diyelim Kasım ayında 5,5 Milyar Dolar cari açık var? Bunu nasıl karşılıyoruz. Cari açığın finansmanının karşılama oranı sonsuz olmadığına göre, yerli malı teşviği hızlandırılamaz mı? Ayrıca yine farklı bir soru seminer vermeyi düşünmüyor musunuz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cari açık bizim sonradan hesapladığımız bir şey. Yani bütçe gibi değil. Açığı gördüğümüzde zaten finansman edilmiş oluyor. Kasım ayında 5,5 milyar dolar açık verildiğini biz Ocak ayında görüyoruz. O açık zaten Kasım ayında karşılanmış oluyor.
      Her teşvikin sorunları var. Onun için dikkatli olmak gerekiyor.
      Seminer vermeye zamanım olmuyor.

      Sil
  57. Hocam iyi günler.
    Merkez Bankası'nın yaptığı çelişkili açıklamalar sebebiyle 2-6 şubat haftası çok kritik bir hafta oldu.Sizce bu kritik bu haftada BİST-100 ne olur?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. BIST 100 benim uzmanlık alanım değil. Ama yatırımcının her alanda olduğu gibi orada da kafası karışıktır.

      Sil
  58. Basci sozlu mudehale yapti, yarin cikip erken indirim yapamamizi gerektirecek birsey yok dedigi anda Dolar 2.30'a geri duser, Sayin Cumhurbaskani'nin mudehaleside ayni senaryoya destek veriyor. Doviz pozisyonu alip piyasayi manipule edenler tek tek ayiklanir zaten Zeybekci'de mujdesini verdi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunu dedi ve dolar 2,30'a düşmedi. Bu dediğiniz senaryo eğer gerçekse manipülasyonu orada aramak gerek.

      Sil
    2. Hocam, biraz zaman verin lutfen cikarkende bu kadar hizli cikmamisti zaten, hazmetmek gerek once sanirim

      Sil
    3. Hocam, CNBCE rakamlarına göre salı günü 2,36 olan dolar, cuma günü 2,43' e çıktı. Fark 7 kuruş yaklaşık %3. Amerika'da 1 yılda kazanılamayan faiz geliri 1 haftada elde edildi.

      Sil
    4. Hocam Basci'nin beyanati akabinde 2.38TL ye kadar gerileyen dolar siyasilerden gelen aciklamalar ile 2.46TL' yi gordu, artik burada faizin doviz kuru uzerindeki etkisini konusmaktan mada, makro ekonomik gostergelerin kur uzerindeki stabilite etkisinin minimal duzeye indiginin yani aslinda guven seviyesinin ne kadar dusuk oldugunun altini cizmek gerekli, TL artik farkli bir kulvarda ilerliyor ve TL deki hizli deger kaybi, doviz borclu sanayici icin can sikici bir duruma geldi, yabanci yatirimci icin ise TL faiz gelirleri TL deki deger kaybi ile karsilastirildiginda cazibesini hizli bir sekilde yitirdi, doviz kurunun oynak olmasi normal ve global bir dalga zaten var ama piyasada bize ozgu belirsiz bir durum olusturuldugunu dusunuyorum.

      Sil
  59. Sabahtan akşama kadar tepesinde boza pişirilen başka bir Merkez Bankası var mı dünyada ?
    Bu kadar zikzak yapmayıp da ne yapacak ki TCMB ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sanırım Rusya MB dışında benzeri yoktur.

      Sil
  60. Mahfi Bey Merhaba,
    Merkez bankasına şunu yap bunu yap demek yerine onun özerkliğini zayıflatacak hukuki tedbirler almak hükümetin elinde. Neden bunu yapmıyor da faizi indirin diye baskılıyor MB'yi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O zaman sorumluluğu atacak günah keçisi bulamazlar ve sorumluluk siyasetçinin omuzlarına biner.

      Sil
  61. Hocam, CB'nın merkez bankası için yaptığı açıklamada 1 puan faiz için bu millete 2,5 milyar dolar ödetmenin vebalini ödeyemezler demesinin mantığı nedir, ne demek istiyor, ben anlamadım açıklayabilir misiniz. Teşekürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. TL'nin her 1 kuruş değer kaybının maliyeti 2,5 milyar dolar olarak hesaplanmış. Benim bildiğim hesap bu. Herhalde bir yanlış anlama var.

      Sil
  62. merhaba hocam. japonya'da deflasyon olduğu için fiyatlar halka çok ucuz. peki turistlere göre neden pahalı? tek sorun parite mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Japonya zaten pahalı bir yer. Biliyorsunuz pahalılık ayrı şey enflasyon ayrı şey. Bir kez pahalı olan yer pahalı kalıyor.

      Sil
  63. Hocam merhaba. hasta mısınız? cnbc e de yoksunuz, buraya da bu yıl hızlı başlamıştınız ama şimdi yoksunuz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hasta değilim, iyiyim. Çarşamba cnbce de olacağım. Bu aralar kitaplarımla uğraşıyorum. Üç kitap birden yazmaya çalışınca işler karışıyor.

      Sil
    2. hocam kitaplarınızı heyecanla bekliyoruz:) Bir an önce çıkarmanız dileğiyle

      Sil
  64. Faiz lobisi diye bağırıp 1 puanlık faizin 2,5 milyar dolarlık yük getirdiğinden bahseden cumhurbaşkanımız her şeyi bilmeye bu kadar fazla hevesli olmasa da işi ehline bıraksa keşke. MB politikaları para politikaları olduğundan yapısal değişiklikler olmadan herhangi kalıcı etkisi zaten olmayacaktır. Ama CB seçim döneminde günah keçisi belirleme peşinde, yoksa gerçeği kendisi de biliyor, ama işte seçmen profilini de çok iyi tanıdığından yine ekmeğini aynı yerlerden çıkartma derdinde.

    YanıtlaSil
  65. hocam madem enflasyon matematiksel olarak düşüyor neden pazar tezgahlarında sebze ve meyveler cep yakıyor?

    YanıtlaSil
  66. hocam, bence cumhurbaşkanı şu faiz konusunu artık kapamalıdır!.. zira: kendisi ekonomist değildir. adeta seçim için kendisine bir günah keçisi arıyor!. yıllardır düşük kur - yüksek faiz politikalarıyla tüm iktisat tabanını borçlandırarak adeta vahşi bir borçlanma ekonomisi uyguladı!. şimdi de kalkmış faiz lobisi gibi safsatayla kendince inşaat sektörünü rahatlatmak ve döviz rantçılarını kamçılamak istiyor!.. ben bir t.c vatandaşı olarak artık halkımızdaki bu akıl tutulmasının bitirilmesini istiyorum. hocam, ne olur bu akıl tutulmasını el birliğiyle aşmaya çalışalım aksi halde ülkemiz iktisadi olarak da büyük tehdit altındadır!... saygılar.......

    YanıtlaSil
  67. hocam hangi bilim!. bu hükümetin tek bilimi türkiyemizi hem iktisaden hem siyaseten tamamen ortadoğulaştırmaktır. halkımızın büyük kısmı zaten zihnen Ortadoğuludur. aksi halde tayyipgiller zihniyeti 13 yıldır tepemizde olmazdı!. sorun kesinlikle bu halktadır hocam!. artık bazı insanlarımız bunu açık açık söylesin ve yıkıcı olsunlar!. yıkıcı olsunlar ki bir daha bop eşbaşkanları türkiye cumhuriyetini yönetir pozisyonlara gelemesin hocam!....

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...