22 Şubat 2015 Pazar

Merkez Bankasını Beklerken

Tuhaf bir durum
Salı günü Merkez Bankası Para Politikası Kurulu toplanıyor. Konuyla hiç ilgisi olmayanlar bile bu toplantıya odaklanmış görünüyor. Merkez Bankasının faizi konusunda toplumdaki çok az kişinin yeterli teknik bilgisi olmasına karşın konu, siyasete alet edilen her şeyde olduğu gibi, tutulan tarafa göre üzerinde düşünce açıklanan bir konuya dönüşmüş bulunuyor. Hemen her zaman olduğu gibi toplum, Merkez Bankası faizi indirsin ve indirmesin diyenler arasında ikiye bölünmüş durumda. Konu üzerine düşünce açıklayan kişilere: “Merkez Bankasının indirmesini ya da indirmemesini savunduğunuz faiz neyin faizidir?” sorusunu sorsak alacağımız yanıtların tuhaflığını anlatmaya sayfalar yetmez. Bu kadar teknik bir konuda taraf tutulmasının tuhaflığından daha da şaşırtıcı olan konuyu bilen teknisyenlerin çoğunun da benzer bir yaklaşımla görüş açıklamaları.

Şimdi gelelim durum saptamasına. Toplantı öncesinde görünüm nasıl? Eldeki veriler bize neyi anlatıyor? Geleceğe ilişkin beklentiler neler söylüyor? Önce Şubat ayında neler olduğuna bir bakalım.

Şubat ayında yaşananlar ve ekonomiye etkileri
Merkez Bankası bir önceki toplantısında politika faizini yüzde 8,25’ten 7,75’e indirdi. Bu indirim siyasal iktidar tarafından yetersiz bulunduğu için beğenilmedi ve ağır şekilde eleştirildi. Bunun üzerine Merkez Bankası,  Ocak ayı enflasyonu, yıllık enflasyonda 1 puandan fazla düşüşe neden olursa 24 Şubatı beklemeden toplanıp faizi tekrar indireceğini açıkladı. Ocak ayı enflasyonu yüzde 1,10 çıkıp da yıllık enflasyondaki düşüş 1 puanın altında kalınca Merkez Bankası bir açıklama daha yaparak erken toplantı yapmayacağını belirtti. Bu açıklama siyasal iktidarca yeniden eleştiri konusu yapıldı.

Şubat ayı boyunca kurlar yüksek seyretti. Sepet kur Şubat süresince 2,62 – 2,65 aralığında kaldı.

Brent petrolün fiyatı, önceki aylarda yaşanan düşüşlerden sonra Şubat ayında yükselişe geçti. Ocak ayı boyunca 50 USD’nin altında seyreden Brent petrolün varil fiyatı, Şubat ayında 50 USD’nin üzerinde seyretti, zaman zaman 60 USD’yi aştı.

Şubat ayında petrol ürünlerine zam yapıldı.

Ay boyunca faizle ilgili olarak Merkez Bankası'na yönelik eleştirel/baskı kurucu söylemler devam etti.

Bütün bu gelişmelere bağlı olarak gösterge faiz yüzde 8'in hep üzerinde seyretti. 

Rusya, Ukrayna’da ateşkes ilanına yanaştı ve ateşkes gerçekleşti. Fed, faiz konusunda net bir tavır belli etmedi. Yunanistan sorununda belirli bir uzlaşmaya varıldı. Dışarıya ilişkin bu üç gelişme havayı biraz olsun yumuşattı. Dışarıdan kaynaklanan bu yumuşamaya karşılık içeride faiz tartışmaları hem kurun hem de faizin daha da yükselmesine neden oldu.

Şubat ayında beklenen enflasyon
Her ne kadar Merkez Bankası geleceğe ilişkin kararlar almak durumunda olsa da arkadan gelen enflasyona da yan gözle bakmak durumundadır. Yıla girdiğimizde hepimiz bu yılın ilk 4 ayında enflasyonun düşeceğinden emindik. Çünkü 2014 yılının ilk 4 ayında 4,9 puanlık bir enflasyon oluşmuştu. Bu yılın ilk 4 ayının sonunda bu 4,9 puan endeksten çıkacak yerine bundan daha düşük bir enflasyon girecek ve dolayısıyla Mayıs ayına girilirken yıllık enflasyon yüzde 6’nın altına gerilemiş olacaktı. Bir başka deyişle ortada matematiksel bir gerçek vardı. Eğer kurlarda sıçrama olmazsa, petrol fiyatı tersine dönmezse, dışarıdan gelecek beklenmedik etkiler olmazsa bizim bir şey yapmamıza gerek kalmadan enflasyon düşecekti. Dolayısıyla bu gerçek çerçevesinde faizleri de yavaş yavaş indirerek hem bu düşüşe hazırlık yapmak hem de beklentileri olumlu yönde etkilemek mantıklı olacaktı. Merkez Bankası da bu nedenle Ocak ayındaki toplantısında faizi 0,50 puan indirmişti.

Ne var ki gelişmeler beklendiği gibi olmadı. Kurlar yükseldi, petrol fiyatı arttı, içeride petrol türevlerinde fiyat artışları yapılması kaçınılmaz oldu. Geçen yılın Şubat ayında aylık enflasyon yüzde 0,43 olmuştu. Bu oran geçen yılın ilk 4 ayının en düşük oranıydı. Bu Şubat’ta bu oranın oldukça üzerinde bir enflasyon oluşması bekleniyor. Dolayısıyla Şubat ayında yıllık enflasyonda düşüş bir yana artış olması kaçınılmaz görünüyor.  

Merkez Bankası ne yapmalı?
Genellikle yapılan tartışmalar Merkez Bankasının ne yapması gerektiği değil ne yapacağı yolunda yoğunlaşıyor. Ben Merkez Bankasının böyle bir ortamda ne yapması gerektiği konusundaki düşüncemi yazacağım. Bana sorarsanız Merkez Bankasının ne yapacağını tahmin etmek iktisatçıların değil falcıların işidir.

Yukarıda sıraladığım gelişmeler ve eldeki veriler bana Merkez Bankasının bu toplantıda hiçbir şey yapmaması gerektiğini söylüyor. Yıllık enflasyonun artış göstereceği bir ayda Merkez Bankasının faiz indirmesinin yanlış olacağını düşünüyorum.

Buna karşılık eğer kurlar ve petrol fiyatı istikrara kavuşursa Mart ayında geçen yılın yüzde 1,13 ve Nisan ayında geçen yılın yüzde 1,34’lük enflasyon oranları sepetten çıkacağı için faiz indirimi için fırsatlar çıkacaktır.

Merkez Bankasının Faiz Açmazı
Merkez Bankasının Salı günü toplantı sırasında karşı karşıya bulunacağı durumu üç alternatifte özetleyen tabloyu aşağıda sunuyorum.

TCMB
Faizi indirmezse
Faizi 0,25 - 0,50 indirirse
Faizi 0,75 + puan indirirse
Hükümet
Eleştirecek
Eleştirecek
Eleştirmeyecek
Yabancı yatırımcı
Normal karşılayacak
Şubat TÜFE’yi bekleyecek
Olumsuz karşılayacak
Göstergeler
Kurlar
Düşecek
Başlangıçta yükselecek
Hızlı yükselecek
Piyasa faizi
Düşecek
Başlangıçta yükselecek
Hızlı yükselecek
Enflasyon
Şubatta yükselecek
Şubatta yükselecek
Şubatta yükselecek
CDS Primi
Düşecek
Aynı yerde kalabilir
Yükselecek

Son sütundaki alternatif yaratabileceği sonuçlar dikkate alındığında akıllıca bir seçim gibi görünmüyor. Yeşile boyalı alternatif ise kimsenin işine yaramayacak, baskıları da hafifletmeyecek bir alternatif. Bu çerçevede Merkez Bankasının seçmesi gereken alternatif ilk sütundaki alternatif olmalı.

107 yorum:

  1. Yazınız için teşekkürler hocam, elinize sağlık. Sizce üst bantta 25 bp, politikada 50bp indirim kur cephesinde dikkate değer bir tepki yaratır mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaratabilir. Özellikle böyle bir karardan sonra yıllık enflasyonla dikkate değer bir artış olursa.

      Sil
  2. Unutulmasın diye birkez daha okuyun, aydınlanın lütfen!

    Şuraya not edeyim de, günü geldiğinde dönüp bakarsınız.

    24 Şubat 2015 Salı, TCMB PPK; 1 haftalık repo faizini ya hiç indirmeyecek, ya da 0,50 baz puan (veya altında) indirecek!

    Kurulun faiz yönünde kararı ne olursa olsun, 24 Şubat'tan itibaren Türkiye ve dünya gündemini sarsacak olan haber; sayın Erdem Başçı'nın istifası olacak!

    Bu istifa haberinden saniyeler sonra:

    1) Ağrı Dağı artık Türkiye sınırı içinde gözükmekten vazgeçip, ülkeyi terkedecek!

    2) Kardak Kayalıkları ötesinde yeni bir adacık deniz altından püskürüp özerkliğini ilan edecek!

    3) Aşırı mutluluk nedeniyle kıdemli danışman Y.Bulut baygınlık geçirecek ve hastaneye kaldırılacak!

    4) Fuat Avni'nin bizzat T.C. Cumhurbaşkanı olduğu ortaya çıkacak!

    5) SYRIZA ile CHP; 7 Haziran seçimlerine beraber girmeye karar verecek!

    6) Türkiye genelinde etsiz çiğ köfte satan lokantaları denetleyen zabıta ekipleri; aslında et kullanılmaya devam edildiğini öğrenecek!

    7) Süreyya Ciliv TCMB başkanlığına vekaleten atanacak!

    8) Fenerbahçe, Pendikspor'dan yediği golleri bir anda hatırlayıp, ligden çekilecek!

    9) Galatasaray'ın aslında hiç Avrupa şampiyonu olmadığı, o dönem ekibin sadece milletin ağzına bal çalmak için kameralar karşısına geçip 'Kaptan Tsubasa' çizgi filmindeki gibi rol yaptığı ortaya çıkacak!

    10) Dolar/TL'de Dolar'ın rekor kırmaya devam ettiğini izleyen ABD; Başkan Obama'nın telefonda Yellen'a bağırması ile, Türkiye'nin çok önemli müttefiki olduğunu hatırlatarak; ABD Merkez Bankası (FED) faiz arttırım plânını derhâl iptal edecek, ve önce Türkiye'yi sonra diğer gelişme yolundaki ülkeleri kurtarmak için 4. QE programı Türkiye saati ile 23:59:59'da başlayacak!

    11) Taksim Gezi Parkı'na dozerler tekrar girecek! Fakat bu kez dozerlere Sırrı Süreyya Önder değil; tesadüfen o sırada orada telefonla konuşurken dozerlerin atak yapmaya başlayacağını sezen, uzun süredir ortalarda gözükmeyen Rober Hatemo engel olacak! Hatemo böylece gündeme bomba gibi düşerek hem yeni albümünün satış rakamını arttırma fırsatı bulacak, hem de protestoların 2. sezonunu başlatmış kişi olarak tarihe adını altın harflerle yazdıracak!

    12) Erdem Başçı ise, Uluslararası Uzay İstasyonu'nda yeni kurulan merkez bankası departmanını yönetmek için NASA'nin ABD'deki tesislerine gidip, (ailesi ile birlikte) kısa dönem astronotluk eğitimi alarak dünyayı terkedecek! Astronotluk eğitimi alırken, paralel yapının ABD'deki hücrelerini ziyaret edip etmediği soruları basın mensupları tarafından sorulunca; kendisinin her zaman siyasetten uzak durduğunu, ve paralel yapı tabirini ilk kez basın mensuplarından duyduğunu söyleyecek!

    13) Sayının uğursuzluğu daha fazla yayılmasın diye İsa nihayet dünyaya dönmeye karar verecek!

    14) İsa ayağının tozuyla, Süleyman Şah Türbesi'ni ziyaret ederek Aramice bir ritüel gerçekleştirip; insanlık alemine, meleklere, cinlere, Freddy Krueger'a ve Michael Myers'a iyi hâl temennisinde bulunacak!

    15) Bu temenniden saniyeler sonra; saçları olmayan bazı erkek iktisatçıların birden bire saçları çıkacak ve günler içinde gürleşecek!

    24 Şubat'ta bütün bunlar gerçekleşince şaşırmayınız!

    Saygılarımla...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bravo. Harika bir uyarlama. Teşekkürler.

      Sil
  3. Hocam çekirdek enflasyonun imalat sanayisine etkisi hakkinda bir yaziniz var midir acaba

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Peki Araştırma Yöntem ve Teknikleri dersi için önerebileceğiniz ve kaynak sıkıntısı çekmeyeceğim bir konu var mıdır

      Sil
    2. Hocam dersten kalacağım gözünüzü sevim yardım edin bana

      Sil
    3. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
  4. Merhaba hocam,
    Yaziniz icin tesekkurler

    Mart nisan aylarinda 1.13 ve 1.34luk enflasyon artislari azalacagi icin yillik enflasyon dusecek dediniz. Aynisini neden subat icin diyemiyoruz ve bu ay icin(subat) yillik enflasyon artacak dediniz. Gecen subattan daha kotu gececegini neden dusunuyosunuz?

    Saygilar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu ay kur yüksek, petrol arttı, benzine zam geldi. Ayrıca geçen yıl Şubatta 0,43 idi. Ben bu Şubatta 0,43'den yüksek aylık enflasyon bekliyorum.

      Sil
  5. - bankalar arası gecelik repo faizlerine baktığınızda %11 civarında. demek ki MB koridorun üst bandından memnun
    - ortalama fonlama maliyeti %7,75 değil de %8'e daha yakın, yani MB politka faizinde de indirim planlamıyor gibi
    - MB son 2 haftada NET döviz rezervlerini artırdı, demek ki kurun mevcut seviyesi rahatsız etmiyor. yine son 2 haftada kurlarda artış olmasına rağmen USD mevduatların arttığını görüyoruz. vatandaş ve firmalar da kurun mevcut düzeyine alışmış görünüyorlar.
    - kurlarda 2,40 aşağısına bir gerileme olduğunda MB'nin ihracat reeskontları tahsil ederek ve döviz satım ihalelerini durdurarak alım yönünde müdahale edeceğini ve kuru 2,40-2,50 bandında tutmaya çalışacağını düşünüyorum. çünkü dolar bazında ihracatın, turizm gelirlerinin %8-10 arası gerilediği bir ortamda 2,40'ın altında bir kur ihracatçıyı, turizmciyi, sanayiciyi çok zorlar.

    YanıtlaSil
  6. Hocam enflasyonun yüksek olduğu bir dönemde faiz indirimine sıcak bakmamamızın nedeni nedir? Faizler inerse kredi maliyetlerinin düşmesi sonucunda enflasyon da düşmüş olmaz mı ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Faizlerin toplam maliyetler içindeki payı yüzde 2,5 - 3. Sizce faizler inerse bu durumda enflasyon düşer mi?

      Sil
    2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
  7. Hocam merhaba,
    Katılıyorum. Hiçbir şey yapmasalar daha iyi. Ama bu sefer de:
    1. CB laf edecek, kur artacak, enflasyon yükselecek.
    2. Ekonomi bakanı laf edecek, kur artacak, eflasyon yükselecek.
    3. İşi ekonomi olmayanlar konuşacak, kur yükselecek, enflasyon yükselecek.

    Faizi biraz indirse:
    1. Cb az bulacak laf edecek, kur hem indirimden, hem de baskıdan dolayı daha da yükselecek.
    Faizi arttırsa? Sanırım bu ihtimali düşünmek çok zor.
    Yani faiz arttırımı dışında bütün yollar artan kurlara ve enflasyona işaret ediyor. Mb nin işi çok zor.

    Bu gelişmelerin üstüne bir de geçen hafta sektörün en büyük bankalardan birisi hakkındaki söylentiler, olur da, en ufak bir ima ile bile desteklenirse.. Sanırım bu en kötü durum senaryosu olur. Sonuçlarını düşünmek dahi istemem.

    Ama inanır mısınız şaşırmam, artık şaşırma eşiğimizi kaybettik.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ve bu dediğiniz yani şaşırma eşiğinin kaybedilmesi olgusu toplum hayatındaki en tehlikeli gelişmedir. Hiç bir şeye şaşırmayan bir toplum herşeye karşı ilgisini kaybetmiş demektir. Sadece taraf tutarak anlayıp anlamadan söylenenleri savunan insanlar konumuna gelir.

      Sil
  8. Hocam,

    Son birkaç yazınızda zaten üzerine basa basa Şubat ayındaki enflasyonun geçen yıla göre yüksek olması durumuna dikkat çekmiştiniz. Dediğiniz gibi TCMB geleceğe yönelik kararlar alsa da hepimizin gördüğünü görmezden gelmeyecektir diye umut ediyorum. Ama işin bir de siyasi boyutu var, cari açığın azalması var, ticaretin ve konut sektörünün canlandırılması var. O yüzden indirim kararı çıkmasa da, ben önümüzdeki 1-2 haftanın enteresan gelişmelere sahne olacağını düşünüyorum.

    Size sorum şu an duruma bakalınca bizim gördüklerimizi fonlar da gayet iyi görüyorlar. Böyle bir açmazın içinde onları gerçekten panikletmeyecek bir senaryo var mıdır ? Aslında bir durum var ama burada onu yazmanın pek anlamı yok gibi...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısınız fonlar da görüyor bütün bu gerçekleri. Yine de herşeye karşın TCMB'nin faizi indirmemesi fonları rahatlatacak karar olur diye düşünüyorum. Çünkü TCMB faizi 0,25 puan indirse siyasetçi hiç indirmemiş gibi davranmaya devam edecek.

      Sil
  9. Ekonomi politikasında karar alıcılar yüksek faizin mi yoksa yüksek döviz kurunun mu daha zararlı olduğunu düşünerek adım atmalı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok doğru da karar alıcının kim olduğu tam belli değil.

      Sil
  10. Hocam merhaba.
    Yazılarınız her zamanki gibi oldukça aydınlatıcı.
    Hocam, gecelik mevduat bankalar için bir zorunluluk mu ? Merkez bankasının bu işten ne gibi bir karı var ? Gecelik mevduatın mantığı nedir ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler.
      Bankalar için zorunlu olan şey akşam kapanışında kasanın açık olmaması. Eğer kasa açığı varsa o zaman o miktarı borçlanıp kasasına koyması (ya da fizik olarak koymasa da hesabında göstermesi şart.) Açığı olan bankalar birbirinden daha pahalıya borçlanacaklarına TCMB'den borçlanıyorlar.

      Sil
    2. Sn.Eğilmez bu teknik ayrıntıya (ve diğer ayrıntılara) dair görsel bir arayüz hazırlansa çok güzel olmaz mı ? Yani, interconnecte sistem gibi. Vatandaş TCMB faizini arttırsa onun etkileri başka bir göstergede artsa. Bir ekonomi simulasyonu. Böyle fizyoloji simulatörleri var. Bir master veya doktora çalışması olabilir. Çok da öğretici olur.

      Bir de bu bankların açık durumunu biraz açabilir misiniz ? Veya bir kaynak önerebilir misiniz ?

      Saygılarımla.

      EB Aksel

      Sil
  11. merhablar hocam cumhur baskaninin sürekli olarak merkez bankasina neden faizleri indirmesini söylüyor. faizin indirilmesi halkdan yana bi cikarmi gozetiyor yoksa yüksek zümre icin mi düşünüyor.ülkede bir maliyet enflasyonu var bide normal enflasyon beklenebilirmi faizlerin düşmesi ile birlikte

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Faiz indirimi söylemi daha çok siyasal bir nitelik taşıyor. Faize karşı olunduğu izlenimi yaratmak için.
      Maliyet enflasyonunun nedeni yüksek faiz değil yüksek kur. Kurun yüksek olmasının nedeni de faizin riskleri karşılayacak kadar yüksek olmaması.

      Sil
    2. Çünkü faiz artırımını yapan onlar

      Sil
    3. Hocam
      Binlerce olay, konu ve değişken arasından en yakin olanları değerlendirmeye almamız gerekmez mi?
      Bu set çıkışın nedeni aklıma 2 konuyu getirdi.
      1) halkın yüksek miktarda TL ve dolar rezervi olduğu hesap ediliyor. Dolar TL konusu tam net degil.
      Paradan altı sıfır atası ile piyasada ne kadar para var değişim olan olmayan mutlaka bir hesabı yapılıyordur.
      2) iddia edilen Türkiyeki yastık altındaki altın.
      Bu altının gerçekten yasayan insanların elinde olduğu biraz şüpheli. Defineciler sevinerek ama bu altınlar bir yerlerde gömülü ve kimse bilmiyor.
      Hükmet de nerede olduğu belli olmayan bu altınları piyasaya çıkarmak, yatırıma dönüştürme derdinde.
      Hatta definecilik işlerine bile müsaade eden bir kaç uygulama yapıldı.
      Olmayan bir altı n icin illerin boğazına çöküp de altınları çıkarın demenin manası yok.
      sizinde anlattığımız gibi talep açısından bakılıyor.
      Hazır üretilenler tuketilsin diye cabalaniliyor.
      Üretim yapan çok da önemli değil...

      Sil
    4. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
  12. Hocam cds gelişmelerini yani CDS yükselmiş mi düşmüş mü hangi kaynaktan takip ediyorsunuz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben Deutsche Bank'ın sitesinden izliyordum ama orada da artık eksik kalmaya başladı. Bloomberg HT de piyasalar başlığından giderseniz Türkiye ve bazı ülkelerin CDS'lerini bulabilirsiniz.

      Sil
  13. Hocam,

    Burada terazinin topuzunun iki tarafindaki insan tipide bizim insanimiz!

    Uretici diye tabir ettigimiz bir taraf is olsun, satis olsun, gelisme olsun diye faiz indirimi istiyor, bu insanimiz ayni zamanda buyuyemeyen dunyaya gore orantisiz hizli buyumenin gelecekte yatarabilecegi obezite etkisini goz ardi edebilecek kadar borclu ve aslinda faiz indiriminin yaratabilecegi TL deger kaybindan yine en cok etkilenecek olan taraf.

    Diger taraf ise likit parasi ile ekonomiyi finanse eden ve faizler duserse, enflasyon cok yukselirse, yabanci para birimlerine ve/veya diger enstrumanlara kacacagini acikca soyleyen insanlarimiz, bu arkadaslar hangi tip para birimine yada enstrumana yatirim yaparlarsa yapsinlar, paralarinin yurt icinde kalmasi yada gitmesi an meselesi.

    Tabiiki herkesin vergisini odedigi surece o yada bu sekilde para kazanma hakki var.

    Ureticinin mevcut durumuna bakinca, likit kalmayi tercih eden yatirimcinin uretici pozisyonuna gecmek ve ulkeyi kalkindirmak gibi bir misyonu yakin gelecekte uzerine almak istemeyecegi cok bariz. Bu yuzden aslinda piyasadaki oynalik bu tip yatirimciya firsatlar veriyor. Yani aslinda likit yatirimci TL ye guvenmiyor ise faizin dusmesini neden istemesin, TL duserse dolardan kazaniyorlar, faiz sabit kalirsa getirisi zaten guzel.

    Ayni anda ureticilerimizde, TL deki devaluasyon sayesinde kapasitelerini doldurup mevcut zor piyasa kosullari icinde en azindan etkilerin biraz daha uzun surede sindirilebilir olmasini saglayabiliyorlar. Faizdeki rahatlama sayesinde ise finansman maliyetleri azicik da olsa ucuzluyor.

    Yani aslinda volatilite ve guvensizlik ortami her iki tarafida tatmin eden bir ortam yaratiyor.

    Burada bizim insanimiz olmayan, yabanci yatirimcinin olaya nasil baktigi onem arz ediyor tabiiki, faiz inerse TL bazli kazanclar kaldirac etkisini kaybedecek , hatta asil paradan zarar edip ve gidebilirler.

    E tabii cari acigin finansmani icin yabanci sermayenin girisi sart. Yani aslinda makro duzeyde ulkemizin'nin genel durumu aslinda uretici insanimizdan farkli degil , yeteri kadar para yok ve donmeye devam etmek icin yabanci sermayenin mevcudiyetine ihtiyac var ve bu yuzden ayni ureticininde istedigi gibi, hukumet tarafida faiz indirimi istiyor. Peki bu sarmal bitermi , borc biterse biter peki borc nasil bitecek ?

    TCMB ve hukumetin politikalarini yorumlamak icin 20 sene oncesindeki dinamikler ile hesaplama yapmak ne kadar dogru, cunku gecen sene EuroXTL paritesi 3TL ve uzerinde, merkez %5 lik faiz artisi ile aslinda neler yapabilecegini bize daha once kanitlamadimi, tabiiki hayir, bugun Euro'da 2.80TL seviyelerini goruyoruz. Bunda parite etkisi acik ve net goruluyor, Parite dusmeseydi Euro 3.30TL olmasi gerekirdi. Peki o %5 lik artis olmasaydi bugun TL nerede olurdu. . O zaman %5 lik artisin gerekli olduguna inanan Merkez, neden faiz indirimleri yapmaya basladi dolar 2.50TL ve Basci'nin o donemde hedef gosterdigi 1.90TL seviyesinin cok cok uzerinde. TL faizini goz onune aldigimiz da dolarin 2.50 seviyesinde oldugunu dusunursek aslinda TL faizler gercekten cok dusuk degilmi ? Merkez faiz artirmayip olayi akisina biraksaydi, ureticiler yabanci para birimi borclari yuzunden batarlarmiydi ?

    Yellen dolarda faiz artisina gitse bile, 0.25Bp nin kaldiracli etkisi ne kadar olabilir ? Yani acikcasi TCMB nin yaptigi gibi %5 faiz orani artisina gidecek hali yok ya, hekez dolar almak ister ve dunyada bence o kadar dolar yoktur ! Yani FED %0.25 artirim yapsa bizimki ve diger gelisen ulke merkez bankalari karsilik olarak %10 artirir.

    Sozun kisasi, bugunlerin gecmesi icin volatileyi recetesine ilac olarak yazan fonlarin, politikacilar tarafindan desteklemesi aslinda ureticinin kisa vadeli hayatta kalma politikasini destekliyormus gibi gorundugu icin, bu duruma karsi arguman gelistirmek kime ne fayda sagliyor cok merak ediyorum ?

    Daha onceki bir yazinizdan alinti yaparak sormak istiyorum, Peki biz bu tuzaga nasil dustuk ?

    YanıtlaSil
  14. Ben yarın Merkez Bankasının politika faizini en az 100 baz puan indireceğini düşünüyorum.
    Bütün eşikleri geçtik nasılsa atış serbest :-)

    YanıtlaSil
  15. Godot'u beklerken eserini animsatti bana. Eylemsizliklerine yenilmiş insanların, Godot adında ne olduğunu bilinmeyen bir kimseyi veya "şeyi" beklemeleri gibi yine eylemsizliklerine ve umursamazligina yenilmiş Turk milletinin, ust uste mudahalelerden sonra kimligini ve bagimsizligini kaybedip ne oldugu artik belli olmayan Merkez bankasini beklemeleri analojisi gibi. Godot hic gelmeyecek hocam.

    YanıtlaSil
  16. 19756/76 öğretim yılı kışında, Haydarpaşa Lisesinde md. Başyrd.nın odasında oturuyorum. Teneffüs zili çalınca kapı açılıyor ve bir hanım "Muallim bey ne oldu" diye soruyor. Bu, birkaç defa tekrar edince meraklandım arkadaşıma "bu ne anlama geliyor diye sordum".Bana "Bu hocahanım birkaç öğrenciyi disiplin kurulanda cezalandırılmaları için müracaat etmiş, şimdi sonucun ne olduğunu öğrenmek istiyor, ben de biraz zaman geçsin belki vazgeçer diye bekliyorum " dedi.Son olarak hocahanım kapıdan yine "Muallim bey ne oldu" diye sorunca Başyardımcı arkadaşım "HOCAHANIM HAZIR MISIN" diye sordu.Daha sonra öğrendim ki disiplin kurulu toplanmış; öğrencilere üçer gün uzaklaştırma cezası vermiş,ceza alan öğrenciler hoca hanıma Kadıköy de saldırmışlar.(Arkadaşım, öğrencilerin bazı yerlerden talimat aldığını sandığı için tatsız bir olay çıkmasın diye kurulu geciktiriyormuş)
    Şimdi de ben Merkez Bankası başkanının yerinde olsam bu faiz indirme konusundaki israrlara "HAZIRMISINIZ"diye sorar,istenileni yerine getiririm.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Verdiğiniz örnek bir kaç öğrenciyi ve bir öğretmeni ilgilendiren bir örnek. Oysa Merkez Bankası'nın alacağı böyle bir karar bütün bir toplumu ilgilendiren sorunlara yol açabilecek bir karar. O nedenle Merkez Bankası bunu yapamaz. İşin kötüsü muhtemelen ne şiş yansın ne kebap türünden bir karar alacak (faizi 0,25 - 0,50 puan düşürmek gibi) bu da hiç kimseyi mutlu etmeye yetmeyecek.

      Sil
    2. Biz sizi sevdik ve mutlu olduk hocam! Sizin sabırla konuları açıklığa kavuşturmanız bizi hep mutlu ediyor hocam!

      Varsın TCMB'ye çamur atsınlar!

      Hani derler ya 'Sakalımız yok ki bizi dikkate alsınlar!'

      70'li yıllardan şöyle bıyıklı bir fotoğrafınız varsa ve bunu bizlerle paylaşırsanız, eski öğrencileriniz olarak daha da mutlu oluruz hocam!

      Belki bu ülkede bilim ile konuları anlatmaya çalışanları, bıyıklı fotoğraflarını gördükten sonra dikkate alırlar!

      Saygılarımızla

      Sil
    3. Teşekkürler.
      Kimseye kendimi sevdirmek gibi bir çabam yok. Sadece bildiğim doğruları anlatmaya çalışıyorum. İsteyen dinler isteyen dinlemez.

      Sil
  17. Yarın faiz artırımı olursa mesela 7.75 den 8-8.50 ye bunun kura etkisi ne olur? 2.45 den 2.35-2.40 arasına çekilirmi kur? 4.50 den 10 küsura çıktığında çok az frenlemişti kuru.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında faiz 4,50'den 10'a çıktığında kuru oldukça iyi frenlemişti. Kur 2,50'ye gidiyordu ve 2,30'lara kadar geriledi.
      Sadece faiz önemli değil. MB Faizi dediğiniz gibi artırsa ve hükümet de MB'yi bunu yaptığı için yerin dibine batırsa etkisi olumsuz bile olabilir.
      Faiz tek başına ekonomiyi düzeltecek bir mucize yaratamaz. Ama yanlış set edilirse işleri batırabilir.

      Sil
  18. Hocam,

    İş Bankası'nın TMSF'yi bünyesine katacağı söyleniyor! Ben de yeni öğrendim, size haber vereyim dedim.

    Bu yeni haber hakkında görüşünüz nedir?

    YanıtlaSil
  19. Sayın hocam merhabalar. Biraz konu dışı olabilir ama aklıma takılan bir konu var. Doların(ve Euro) Türk lirası karşısında yüksek değerlerde olması yurt içindeki piyasaları olumlu mu olumsuz mu etkiler?
    -Dolar yükselirse halkın alım gücü düşmez mi? Yukarıda bir yorumda okuduğuma göre ihracat-sanayi-turizm sektörleri dolar düşerse zorlanır diyor. Tam olarak anlamlandıramadım, Sanırım bilgim yetersiz. Kısaca açıklayabilir misiniz lütfen. Bilgilendirici yazılarınız için teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kurların yüksek olması ihracatımızı olumlu etkiler ama fiyatları da olumsuz etkiler.
      1 USD = 2,45 TL. Bu durumda 100 USD'lik mal satan bir Türk ihracatcı 245 TL kazanır. 1 USD = 2,75 TL olursa 100 USD lik mal satan Türk ihracatcı 275 TL kazanır. Onun için TL'nin yabancı paralara karşı değer kaybetmesi ihracatçı için iyidir. Buna karşılık ithal ettiğimiz 100 USD lik mala 245 TL öderken 275 TL ödemeye başlayınca bu da bizim içerideki fiyatları artırır ve enflasyona neden olur.

      Sil
    2. Hocam b de borcumuz yok mu dışarıya. Hem ithalatçı hemde borcumuz yüksek. Tam matematik proplem bu çok basit indirGemisiz .bu problemin cevabı borç inene kadar kurun fazla gitmemesi .katılır mısınız.

      Sil
  20. 'İktisat'ta P marketi daha iyi anlamak için çok önemli bir video:

    Alnının Teriyle Çorap Satan Çocuk:

    https://www.youtube.com/watch?v=Z7UlJ50h520

    YanıtlaSil
  21. Bence de indirmemeli. Akpnin ve insaata kazma kureke tapan ona ibadet eden turkiye halkinin bir an once inssatlardan vazgecmesi lazim. Turkiye halkinin gercek dini insaatizmdir. Ibadeti kazma kurek sallamak harc dokmektir siva yapmak ve boya badana yapmaktir. Bu sevda dusuk faiz nedeniyle bir ibadete ve bu turden rituellere donmektedir. Bir insaatfobik olarak soylemem gerekirse faizlerin uzunca bir sure bu bandda kalmasi bu insaat yapma ibadetini engeller.Ekonomide hic egilse bir denge olusur kurlarin 1 seneyi askin suredir istikrarsizligi da duzelir. Bu baglamda bir kac sorum olacak 1) Neden teknolojiyi bu kadar seven bir toplum olmamiza ragmen teknoloji uretemiyoruz? 2) neden eskiden her teknolojik yenilik icin bulus icin dindarlar aa bu gavur icadi aa bu seytan isi derken gunumuzde de solcu kesimden aa bu burjuva isi aa bu emperyalistlerin isi icadi soylemi vardir neden bu kesimler bilime ve bulusculuga teknolojiye karsi ve karsi olmasina ragmen hep aa bu kuranda vardi aa bu das kapitalde bahsedilmisti soylemindeler

    saygilarimla

    YanıtlaSil
  22. Mahfi Bey, http://www.mahfiegilmez.com/2015/02/gelirden-kim-daha-cok-pay-alyor.html

    Yazınıza 3 bilgi daha ekledim. Yayınlarsanız size ve okuyanlara faydası dokunacaktır.

    Saygılarımla

    YanıtlaSil
  23. Hocam faizi yukseltirseyi de ekleyebilirdiniz yaptiginiz oyunlar teorisi analizine (sanirim ki sayin Nash de ekonomi bilimi adina size tesekkur ederdi su yaptiklarinizi gorse)

    YanıtlaSil
  24. Hocam,
    Dışarıda petrol fiyatları %50 düşmüsken, bizde petrolun fiyatı çok az düştü. Benzinin fiyatını dünyadaki gibi %50 düşürmenin ekonomiye katkısi ne kadar olur? Bunu hesaplamak mümkün mü?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tabii mümkün ama o zaman ekonomide büyüme olurken bütçe açığı büyür.

      Sil
  25. Mahfi Bey,

    Tablonuza yesil isaretli bolgedeki karar alinirsa hukumetin (kacinilmaz) yorumlari sonucu ortaya cikacak sonuclari da yansittiniz mi? Yabanci yatirimcilar cok tedirgin. Ozellikle ulkede yatirimi bulunmayan firmalar bu komik faiz tartismasi ve merkez bankasi baskani uzerindeki baskilar yuzunden muzakereleri durdurma karari aliyor, Bu yatirimcilarla Due Dilligence kisminda mutabik olsak dahi belirsizlik ortami sanilandan cok daha caydirici hale geldi. Buna ek olarak ABD ve Almanya'daki toparlanma da yatirimlari, daha dusuk getirileri olsa da, bu ulkelere cekiyor.

    Buna benzer bir durum daha once Turkiye'de oldu mu? Ulke hakkindaki algiyi bozduklari gibi toparlamasini da nasil becerebilirler?

    YanıtlaSil
  26. Mahfi bey, bildiyimiz üzere azerbaycan Merkez bankası hafta sonu AZN-nin USD karşısında %33 devalue etdi, 1 USD 0.7865-AZN-den bir anda 1.05-e yükseldi. Bundan 4 gün once ise Merkez Bankası başkanı sert devalue olmayacağını , yumuşak olacağını bildirmişdir. Her ne kadar ihracatı stimüle etmek için yapıldığı söylense de, her şey Rusya ve Petrol krizinden olduğu bellidir. Çünki bizim bütçenin 85%-I petrol gelirlerindendir.
    halk ise buna cevap olarak supermarketlere akın etdi, yerel paraları dövize çevirmek için sıraya düzüdü. Dolayısı ile dolara reel talep yarandı. Dövüz eksikliyi açık görünmektededir. Bugün açıklanan verilerde ise yine 0.01%-lik artırım geldi. Bizim analistler ise bu konu beklenmedik olduğu üçün açıklama veremiyorlar. Sizden ricam bize bu konuda tecrübelerinizi payalaşasınız.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Azerbaycan'ın temel geliri petrol ve doğalgaz geliri. Petrol fiyatlarındaki düşüş ihracat gelirlerini düşürmesine karşılık ithalatın düşmemesi sıkıntı yaratıyor ve cari açık başlıyor. Bunu gidermenin yolu ithalatı düşürmekten geçiyor. O nedenle Manat devalüe edildi. Böylece ithal mallar daha pahalı hale gelince ister istemez ithalat düşecek. Bir yandan da ithalatın değeri yükseldiği için buradan alınan vergiler artacak ve dolayısıyla bütçe gelirlerindeki düşüş frenlenecek.

      Sil
  27. iktidarın zihniyeti maçı idare etmeyi bırakalım bizim sürdürülemez hale gelen dışarıdan bol döviz gelsin krediyle inşaata dönsün piyasada suni bir canlılık olsun politikamızdan vazgeçtik.Bu işin sonu nasılsa balon patlaması o halde bir an önce olsun bitsin üretime dayalı ekonomiye geçeceğiz.Ben Zeybekçinin açıklamalarından bunu anladım.Fakat üretime dayalı ekonomiye nasıl geçecekleri konusunda bir planlama yok gibi.Bu plan için eğitim reformundan anladıkları akıllı tahtalara güveniyorlarsa o tahtalar şu aralar en çok filim izlemeye yarıyor.Ha ille tek çare buysa bari WHİPLASH izlesinler.

    YanıtlaSil
  28. Hocam yazınızda merkez bankası faizi 0.25-0.50 indirirse kur ve piyasa faizi başlangıçta yükselir,hükümet merkez bankasını eleştirir demişsiniz.kur ve piyasa faizi dediğinizin aksine başlangıçta düştü ve başbakan indirimle ilgili yaptıgı konuşmada merkez bankasını eleştirmedi.Zaten bu yazıyı ekonomi haberlerini izleyen herhangi bir üniversite mezunu da kaleme alabilirdi.bu noktadayken size sorum şu olacak: Eğer ki bu yazıda bir kasıt yoksa yani gerçekten yanılmışsanız "benden geçmiş artık" diyip köşenize çekilmeyi düşünüyormusunuz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok erken değerlendirmeler bunlar. Daha gün bitmedi. Kimin yanıldığı hemen ilk saatte belli olmaz.
      Bende esasen normal bir üniversite mezunuyum. Anormal bir tarafım yok.
      Öte yandan ben zaten köşeme çekilmiş durumdayım. Burası benim köşem. Siz benim köşeme misafir oluyorsunuz.
      Beğenmiyorsanız misafirliğe gelmezsiniz olur biter.

      Sil
    2. Hocam, arkadaşa 10 numara seviyeli bir ayar vermişsiniz, okurken içimin yağları eridi.
      Bu ülkenin en temel sorunu daha dereyi görmeden paçaları sıvayan çapsız insanlar. Daha CB konuşmadı, bi konuşsun, "ey MB" desin, kurun seyrini o zaman göreceğiz.

      Sil
    3. Iyi cevap vermissiniz Sayin Egilmez.

      Sil
    4. Yellen konusursa kur degisir Turkiyede, sana davulcu yellenmesi gibi gelse de (Yellen'in kim oldugunu biliyorsundur umarim).

      Sil
    5. Ne zaman adam oluruz? Başkalarının ürettiğini, yazdığını takip edip hasetlenerek eleştirmeyi bırakıp; kendimiz de üretmeye, fikir oluşturup yazmaya başladığımız zaman... Kitap okumayan bir nesil yetişiyor, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan çok. Bu sadece eğitim sistemimizin eksikleri değil, anne-babaların da hataları var. Kendileri kitap okumadığı için çocukları da okumuyor, bilgi sahibi olmadan eleştiriyorlar işte...

      Sil
    6. Bir hatada ya da bir kaç hatada, hatta bir sürü hatada birileri köşesine çekilecek olsa en başta bugün Türkiye'de siyaset yapacak bir kişi bile bulamazdık. Kendi köşene çekilciler söz konusu olunca ne hikmetse bu arkadaşlar siyasilerin hatalarını görme konusunda son derece isteksizler.

      Sil
    7. Serdarke
      Daha ne desin? Eleştiriyi şimdi dinledim. Erdoğan mb başkanına kime hizmet ediyorsun diyor- daha ne olsun?
      Şimdi siz; ben artık ekonomi ve siyaset

      Sil
    8. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
  29. Hocam iyi günler
    Merkez Bankası sizin de bahsettiğiniz gibi en olmaz alternatif olan 0.25-0.50 yi seçti.Fakat piyasa faizi ve kurda bir artış olmadığı gibi an itibariyle faiz geri çekilmiş durumda.Hatta Davutoğlu yaptığı konuşmada indirimle ilgili olumsuz birşey söylemedi.Enflasyonun artacak olmasına ve ekonomimizin aslında kötü olmasına rağmen piyasaların yakaladığı bu olumlu hava seçimlere kadar devam edecek diye düşünüyorum.sizin fikriniz nedir acaba?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Henüz bu değerlendirmeler için çok erken bence. Daha gün bile bitmedi.

      Sil
  30. 3 tane soru var ceaplanmasi gereken, bilenler bana soylerse memnun olurum. 1) Faiz dususunun kura etkisi genelde nedir, yani 1 puan faiz duserse bizde, genelde kac puan doviz yukseliyor. Bu buyuk ihtimalle degiskenlik gosterir. Ayrica unutmayin dunyada faizler cok dusuk, yani bizde biraz dusse bile hala, yuksek faiz verdigimizden, pek etkisi olmayabilr. 2) Doviz kurunun enflasyona etkisi ne? yani gene yuzde kac 3) Merkez bankasi resmi faizi dusurunce bu ticari kredilere yuzde 100 yansiyor mu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. (1) Tek başına faizin kura etkisini hesaplayan bir araştırma var mı bilmiyorum. Çünkü aynı anda birçok şey bir arada oluyor. Ama bizim gibi dış kaynak ihtiyacı olan ekonomilerde faiz düşüşü (benzer ekonomilerdeki duruma da bakarak) genelde bir süre sonra kurda yükselmeye yol açıyor. Bunun için risklerin değişmemiş olması da lazım. Eğer ülke risklerinde düşüş olmuşsa o zmana kurlarda yükselme ortaya çıkmayabilir.
      Dünya olarak gelişmiş ülkelere bakmayın. Onlarda enflasyon da sıfır dolayında. Bize benzeyen, bizim gibi dış finansman ihtiyacı olan ekonomilere bakın. Onlarda faizler düşük değil.
      (2) Bir yüzde veremem çünkü dediğim gibi herşeyi ayıklayıp tek başına bakmak lazım ama kurun enflasyona etkisi oldukça yüksek. Bunu Ocak ayında yaşadık. Kur 2,32'den 2,40'lara çıktı ve enflasyon o,40 - 0,50 beklenirken 1,10 çıktı.
      (3) Yansıması oldukça zaman alıyor. Bankaların buradaki gelişmenin kalıcı olduğunu görmesi gerekiyor.

      Sil
  31. Sayın Hocam 2006 yılında Nijerya için yapılmış olan bir çalışmada. Maliye politikalarının, para politikalarına göre, ekonomiyi darboğazdan daha hızla kurtardığı savlanıyor. ( çalışmaya buradan ulaşabilirsiniz. http://onlinelibrary.wiley.com/doi/10.1002/sd.3460030206/abstract .) Doğrusu, tüm bu faiz-MB-Hükümet arasındaki çatışmadan sıyrılıp şu soruyu sormak gerekmiyor mu? Sürdürülebilir kalkınma için hükumetin ekonomi politikası ve maliye politikası nedir? Parasal sisteme bu kadar bağımlı ve hassaslaştırılan siyaset içeriden veya dışarıdan gelebilecek darbeler karşısında ekonomiyi de daha da kırılgan hale getirmiyor mu? Zaman ayırdığınız için şimdiden teşekkür ederim. Saygılar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet bu çok tartışılan bir konu. Son 20 yılda para politikası ve onun içinde de faiz politikası herşeyin önüne geçti ve maliye politikası bir yana bırakıldı. Bununla birlikte Nijerya daha geri bir ekonomi olduğu için parasal ekonomiye ne kadar duyarlı olduğu da tartışmalı. Dolayısıyla orada maliye politikasının daha etkin sonuçlar vermiş olması genellenecek bir sonuç olmayabilir.
      Buna karşılık gelişmiş ya da gelişme yolundaki bütün ekonomilerde para ve maliye politikalarının birlikte uygulanması gerektiğini söylemek sanırım en doğru yol.

      Sil
  32. Doğkan Aygün24 Şubat 2015 18:48

    Hocam bir konuda kafam karıştı yardımcı olursanız sevinirim.
    1)hocam banka faizleri düşünce kaynağa ulaşma maliyeti ucuzlayacağı için ithalat artar diyebilirmiyiz yoksa ithalat direk olarak faizle değilde kur ile daha mı çok alakalı ?sizin görüşünüzü merak ediyorum .ben şu şekilde düşünüyorum katılırmısınız;bankalar kredi faizlerini düşürdüğünde kaynağa ulaşma maliyeti ucuzlayacak bu ilk bakışta ithalatı artırıcı etki yapar gibi gözüksede faizlerin düşüklüğü nedeniyle yabancılar açısından Türkiye cazibesini yitireceğinden başka bir maliyet unsuru olan kurlar artacak Buda ithalatçılar açısından faiz düşüşünün etkisini giderecektir diye düşünüyorum eksik gördüğünüz yada katılmadığınız yer var mı?

    2)Bildiğim kadarıyla ihracatı ve özellikle de ithalatı direk olarak faiz etkilememekte.faiz,kur kanalıyla ihracat ve ithalata etki etmekte ve kur düşerse ithalat artmaktadır. Fakat basında sık sık kredi genişlemesinin ithalatı, sonuç olarakta cari açığı artırcağı dile getirilmektedir bu mekanizmayı size zahmet olmazsa anlatabilirmisiniz?aslında kafamda şu şekilde bir Çelişki var kredi genişlemesi durumu düşük faiz ortamında söz konusu olacağından ve bu Ortamda da maliyetler azalacaktır fakat düşük faiz ortamında bu seferde kur yükselecek bu da ithalatı azaltıcı bir unsurdur.hangi etki daha ağır basar açıkçası idrak edemedim.

    3)hocam Türkiye'de şu an tl kredi ve döviz kredisi faizleri ne durumdadır bir fikriniz var mı ? Yada tahminen hangisi daha düşük yada daha yüksek olur ? Kesin olarak bu bilgiye nereden ulaşabilirim ?
    4)son olarak faizler düşünce ithalat ve cari açık artar denilmekte bu doğrumudur? ayrıca burada ki faizlerden kasıt hangi faizdir tl faizimi, döviz cinsinden faiz mi ,ithalat kredisi faizimi anlayamadım aydınlatırsanız çok memmun olurum ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. (1) İthalatın faizle ilişkisi o kadar güçlü değil. İthalat, ekonomide gelirin bir fonksiyonudur. Gelir arttıkça ithalat artar.
      (2) İhracat asıl olarak kura duyarlıdır. Bunun için de bir yandan ihraç mallarının karşı taraf için talep esnekliğine bakmak lazım. Burada da faizin etkisi düşüktür.
      Bunlara karşılık faiz, kuru etkileyerek bu ikisi üzerinde etkili olabiliyor. Onu da vurgulayalım.
      (3) Bu bilgiye doğrudan bankalardan ulaşabilirsiniz.
      (4) Faiz düşüşünün tüketimi artıracağı, tüketim artışının da bir yandan ithalatı artıracağı doğrudur. İthalat arışı ise cari açığın artmasına yol açar. Asıl olarak TL faizidir etkili olan.

      Sil
  33. Hocam Merhaba;

    Öncelikle güzel ve tarafsız yorumlarınız için teşekkür ediyoruz.

    Ben Ankara Yenimahallede ulusal bir akaryakıt şirketinin eurodisel satışlarını 1 Ocak 2015-31 Ocak 2015 arasında gün bazında inceledim. Günlük ortalama fiyatı basit aritmetik ortalama ile (Günlük fiyatların toplamı/ocak ayı gün sayısı) 3,677 çıktı. Aynı şekilde şubat ayı içinde 1 Şubat-24 Şubat 2015 tarihleri için basit aritmetik ortalama yaptım, ve 3.85 çıktı. Kabaca şubat ayı günlük akaryakıt ortalama satış fiyatı, Ocak ayı günlük akaryakıt ortalama satış fiyatından %4,5 yüksek çıkıyor. Bu da sizin şubat ayı enflasyonu 0,45 den yüksek çıkacak tezini destekliyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler.
      Ayrıca yaşamın içinden gelen bu örnek için de teşekkürler.

      Sil
  34. Şeytanın bacağı kırıldı. M.B. önümüzdeki yıllar boyunca politikacılar tarafından kullanılacak ve üzerinden prim yapılacak bir düzeye ulaştı. Türkiye politika tarihine yeni bir fiğür girdi. Şakacı ve sinirleri sağlam olan başkan olmalı.

    YanıtlaSil
  35. Hocam, 2014 yili III. ceyrekte saatlik kazanclar yillik bazda %12.1 artmis. Ayni donemde yillik TUFE %8.96, gosterge faiz genelde %9'un uzerinde seyretmis. Acaba burada bir celiski yok mu? Gorunuste calisan kesimin tasarruflari artarken, reel faizin bu kadar yuksek olmasinin nedeni ne olabilir? (Ayni donemde buyume %1.7)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sanırım bütün bu göstergeler etkilerini hemen aynı dönemde aynı şekilde göstermiyor. Zaman gecikmeleri (time lag) ve uyarlanma gecikmeleri etkili olabiliyor.

      Sil
  36. hocam konuyla alakasız ama daraltıcı maliye politikasının fonksiyonunu anlamakta yıllardır zorlanıyorum.yani enflasyonu düşürme maksatlı vergi artırımına gidilse,üreticiler bunu ürünlerinin fiyatına yansıtır ve evet fiyat artışından dolayı talep kısılmış olur ama aynı oranda maliyet artışından yani bu verginin fiyata yansımasından dolayı maliyet enflasyonu gerçekleşmiş olur gibi geliyo.bu işin sonunda yine enflasyon yükseldiği gibi bide talep kısılarak büyümenin önüne set konur gibi algılıyorum.bu konuyu bi anlamamı sağlarsanız memnun olurum,saygılar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Talebin düştüğü bir ortamda üretici hemen aynı oranda fiyat artıramayabilir. Yani üretici kendisine gelecek maliyet artışının bir bölümünü kârından fedakarlık ederek sineye çekmek zorunda kalabilir. Aksi takdirde talep zaten düşeceği için satışları düşer.

      Sil
  37. Hocam yukarda faizin ithalatla ilişkisi ile alakalı soru sorduğumda ,faiz düşüşünün tüketimi artıracağı tüketim artışınında ithalatı artırarak cari açığı yükselteceğinden bahsettiniz. Fakat faizlerin düşmesi bir yandan harcamaları teşvik etsede diğer yandan kurları artırıyor. Kurların artması ise ithalatı azaltıcı bir unsur. Yani ilk bakışta faiz Düşüşü tüketim artışı yoluyla cari açığa katkı yapıyor gibi gözükürken aslında bir yandan da faizin Düşüşü kuru artırarak cari açığın azalmasını sağlamaz mı? Bu durumda faizlerin Düşüşü nasıl cari açığı artırıyor anlamadım izah ederseniz sevinirm?

    2) hocam ithalatın ve ihracatın faizle direk ilgisi olmadığını, ithalatın ve ihracatın asıl ilgili olduğu kurdur dediniz yani kur kanalıyla ihracat ve ithalat etkilenmektedir dediniz. Bunun sebebini şu şekilde izah etsem yanılırmıyım; faizlerin Düşüşü borçlanmayı teşvik edip yerli ve ithal mallara harcama yapmayı Sağlar gibi gözüksede madalyanın öbür tarafında ise kur vardır.yani faizlerin düşmesi ile kur artmakta Buda ithalatı Pahalı hale getirmektedir .ithalatçının da ithalatını etkileyen asıl mekanizma kur olduğundan, kurun faizden daha ağır bastığını düşünüyorum katılmadığınız yer varmı ? Saygılarımı sunuyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. (1) Biliyorsunuz reel faiz hesaplaması Türk için farklı yabancı için farklı. Eğer faizdeki düşüş önemli boyutta olmazsa yabancıyı çok etkilemeyebilir ve bu durumda kur fazla oynamayabilir. Ama Türk için faiz düşüşü enflasyon nedeniyle reel faizi negatife çevirebileceği için içeride tasarruftan tüketime kayma olabilir. Dikkat ederseniz MB'nin faizi düşürdü ilk günün akşamında kurlar artmadı düştü. Artmasının nedeni Erdoğan'ın demeci oldu.
      (2) Bu yanıtınızda katılmadığım bir yer yok. Tabii bunlar genel eğilimler bazen Erdoğan'ın demeç etkisi gibi tamamen farklı durumlar ortaya çıkabiliyor.

      Sil
  38. Faizin ithalat uzerinde etkisi güçlü degil dedik. Fakat faiz doviz kurunu dogrudan etkiledigi icin hem ithalat hem de ihracat uzerinde dolayli olarak güçlü bir etken durumunda olmuyor mu sayin hocam ? Bu tip sorularla seni sıkmak istemem fakat temeldeki bu bilgiler saglam olmali ki ileride daha saglam fikirlerimiz olussun. Yaziniz cevaplariniz ve sabriniz icin cok teşekkürler gerçekten

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir üstteki arkadaşa verdiğim birinci yanıta bir bakın. Sorunuzun yanıtı orada var.

      Sil
  39. Hocam Merhabalar;
    An itibariyle yazınızda paylaştığınız etkiler piyasaya etki göstermeye başlamış görünüyor. Dolar kuru %0,43 lük artışla günü 2,4844 seviyelerinde faiz ise 0,14 lük artışla 8,36 seviyelerinde kapatmış gibi görünüyor. Hocam göründüğü kadarıyla Cumhurbaşkanının açıklamaları zaten yeterince tedirgin olan piyasada olumsuz etkiler yaratmaya devam ediyor. Benim görüşüme göre önümüzde ki dönemde bu zıtlaşmadan dolayı piyasada ki tedirginlik ortamı devam edecek ve kurda ki dalgalanmalar sürecektir. Sizce önümüzde ki dönem zaten çok zor durumda kalan merkez bankası siyasal baskıya boyun eğip faizlerde inidirime gitmesi olasıklıklar dahilinde midir? Çünkü Cumhurbaşkanının açıklamaları son bulmayacak ve merkez bankasının engellemeye çalıştığı kur dalgalanmalarını ortaya çıkaracak gibi görünüyor.
    Yazıyı sizin bir yazınızla bitirmek istiyorum hocam.

    2001 yılı Radikal Gazetesinde Bağımsız Merkez Bankası adlı yazınızda söylemiş olduğunuz. ''Merkez Bankası'nın bağımsızlığı karmaşık bir konudur. Ama açık olan bir tarafı var: Bağımsızlık, yasalara yazılmaktan çok uygulamayla ve o uygulamanın yaratacağı saygı ortamıyla kazanılabilir.'' sözünün uygulanması ve saygı gösterilmesi dileğiyle. Teşekkürler .

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen böyle. Ben de zaten böyle bir açıklama beklediğim için hükümetin (cumhurbaşkanını da orada düşünüyorum) eleştiri yapacağını ve kurları ve faizi etkileyeceğini düşünüyordum.
      2001 tarihli yazımı hatırlatmanız iyi oldu. iyi tespit etmişim. Konu sadece MB bağımsızlığı konusu değil bütün konularımız aynı durumda. Yasaya yazınca kendiliğinden uygulanıyor sanıyoruz.
      Aslında bizim Anayasaya bir madde koymalı, bir emir gibi şöyle olmalı: "Yasayı değiştirmeden önce uygulanıp uygulanmadığına bak. Yeni yasa koymadan önce uygulanacağından emin ol."

      Sil
  40. hocam merhaba bir şey soracağım merkez bankası erdem başçının görev süresi 2016 da bitiyor madem cumhurbaşkanı istiyor faizi direkt düşürsün 2lere 3 lere kadar düşürsün neyi bekliyor ki kaybedecek neyi var? nasıl olsa hesabı her türlü iyi olsa da kötü olsa da hükümet verecek. yoksa içeriden sen faizi fazla düşürme ama ben sokakta faizi düşür diyeyim diye lobi mi yapıyorlar? ikinci sorum babacan yerine bist başkanı geçecek diyorlar siz nasıl bulursunuz bu durumu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu dediğiniz herkesin aklından geçiyor ders vermek için ülkeyi ateşe atmak doğru olmaz.
      Ben kişiler hakkında yorum yapmıyorum. Ben sisteme bakarım.

      Sil
  41. İnsan hayata bakınca bazı ilişkiler kurar ve genellemeler yapar. Bilim zaten bunların yapılmasındaki en geçerli yaklaşımın adı. Yani bir şeyin "bilimsel" olması demek bu genellemeler yapılırken kullanılan ölçütler ve yaklaşımların insanın kendi içsel mekanizmalarından olabildiğince bağımsızlaşması demek. "Sübjektivite"'den yani öznelleşmeden olabildiğince uzaklaşması demek.

    Ekonomi de bir bilim yani hayatın önümüze koyduğu bazı olgulara bakarak yapılan genellemeler bütünü. Yukarıda bu yaklaşımı güden sayın yazar, birikimi çerçevesinde bir genelleme yapmış ve ortaya bir tablo/tahmin göstergesi sunmuş. Doğal olarak burada kurulan ilişkiler de hayata bakıp çıkardığı olabildiğince bilimsel genellemeler. Buna istinaden bekledik bakalım ne olacak, bu saptamalar tutacak mı diye. Çünkü bu saptamaların tutması demek kendisine eşlik ettiğimiz kişinin düşünce biçiminin doğru yolda olduğu demek. Burada sonucun tutması bir "fal" değil. Falcı, deyim yerindeyse "sallar". Hem de biraz karmaşık sallar ki tutup tutmadığı belli olmasın, her zaman tutmuş gibi olsun diye.

    İlk önce beklenen olmadı gibi. Yani olaya hala "falcı" zihniyetiyle bakanlar da "tutmadı" gibi tepkiler verdiler. Buradaki olayın "tutturmak" değil, bizzat tutulan yolun mekanizmasının doğru olup olmadığını sınamak olduğunu nedense hiç sormadı kimse. "Tutturamayınca kenara çekil" diyen de bu türden. Farkında değil ki "tutturamazsak" bize gelip fal baktıran azalır. Tutturamazsak neden tutmadığını bulur, yazar, konuşuruz. Söz konusu "etmeni" bulur, bir dahaki çalışma tahminlerimizi bunu dikkate alırız; aklen terfi ederiz. Bilim, sıradan insanın (Nietzsche'nin "sürü-insanı" dediği, kendi aklını keşfetmeyen, bundan korkan insanın) sandığı gibi bir "modern büyü" değil. Aksine insanı özgürleştirecek bir süreç bilim, ama korkan insan bunu kendi alışkın olduğu ve sadece "körü körüne inanç" denebilecek düşünce biçimlerinden ayırdedemiyor. ;st,yor ki bilim de her zaman hep tam tuttursun ki bu kez onu tanrılaştırabilelim.

    Neyse, blog içeriği dışında bir insan laboratuvarına da dönüşmeye başladı. Bu güzel.

    Bu arada tahminler tutmayacak tutmayacak derken hazret bugün konuştu da ortalığı "toparladı". Dolar 2,49lara dayanmış.
    Kurulan ilişkilerdeki "hazret faktörü"'nün de bilimsel bir şekilde katkısı olduğu doğrulandı. Ekonomi, her yerde faiz, enflasyon, büyüme gibi ölçülebilen değerleri kullanarak ilişkilerini saptamaya çalışır. Biz de ilk defa bu denklemlere "hazret" değişkenini eklemek gibi bir katkıda bulunduk ekonomiye. Baksanıza, o değişken olmadan artık bilim yapılamaz hale geldi.

    Saygılar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok güzel bir değerlendirme. Özellikle de bilim konusunu ele alışınız.
      Teşekkürler

      Sil
  42. cumhurbaşkanı faiz noktasında neden bu kadar saldırgan anlayabilmiş değilim..bunun nedenini iktisatçılar değil fuatavni bilir gibime geliyor

    YanıtlaSil
  43. Hocam bu cikis bir trendi koruma cikisidir. 2008 yilindan bu yana borclanarak buyuyen bir ekonomi modelindeyiz. Bu kotumu hayir! Kotu olan finansman kalitesi..biz sicak paraya mahkumuz artik ve bu paranin cikmamasi ve artmasi icin TL yi devalüe etmek sart..ha bu sistem nereye kadar gider..gittigi yere kadar anlayisi hakim..mesele bundan ibaret olup söylemler, politik cikislar teferruattir. Syg

    YanıtlaSil
  44. Hocam sene sonu dolar 2.70in üzerine çıkar mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tam da aklımdan geçen kuru söylediniz.

      Sil
  45. Hocam CB'nin bu çıkışları:
    1. TL'yi devalue etmek amaçlı mı?
    2. Oy amaçlı mı?
    Yoksa ben bi insanın göz göre göre böyle açıklamalar yapacağına inanmıyorum. Adamın bir kelimesiyle milyarlarca TL eriyor.

    YanıtlaSil
  46. Hocam gelişmiş ülkelerde (ABD-Euro Bölgesi) merkez bankası başkanları saygın akademik geçmişi olan ekonomistler. Siyasi otorite (Merkel dışında) para politikası hakkında bu kadar fazla konuşmuyor. Yani işi bilene bırakmışlar. Ülkemizde bakanların hemen hepsi başbakan,cumhurbaşkanı para piyasasında uzman olmuş. Birbirleriyle o kadar fazla çelişen beyanları var ki. Yaklaşık 15 gün önce ekonomi bakanı MB faizde beklenen düşüşü yapsın kur artışından korkmasın dedi. Hemen akabinde 2 gün sonra cumhurbaşkanı yurtdışına giderken sorulan bir soruya döviz kurundaki artışın hesabını MB ye sorarız dedi.Merkez Bankası hem faizi 200-250 baz puan indirecek hem doların yükselmesine engel olacak.Hem enflasyon düşecek işsizlik düşecek. Yüzde 5 de büyüme hedefi yakalanacak.Hükümetin bu hedeflerini görünce herhalde ülkemizde geniş petrol ve doğalgaz rezervi bulundu da medyaya yansımadı diye düşünüyorum. Ya da ciddi miktarda sahte dolar basacaz. Üstelik hükümet kanadı bunları söylerken keynes kim adam smith kim gibi komik söylemlerde bulunuyor. Şu aşamada Merkez Bankası başına dünyanın en iyi ekonomisti de gelse bu siyasi otoriteyle başarılı olması mümkün gözükmüyor. Ayrıca dün 2,45 de seyreden dolar kuru cumhurbaşkanının açıklama yaptığı 1 saat sonunda 2,49 a yükseldi. Alenen komediydi. Son olarak Merkez Bankası başkanının görevi bırakması isteniyor. Sayın Başcı nın istifasının şu aşamada para piyasasını alt üst edeceği ve dolar kurunun 2,65-2,70 e fırlamasına sebep olacağını düşünüyorum.

    YanıtlaSil
  47. hocam konumuzla alakası yok fakat bu bilgiye ulaşamadım sizin bilirsiniz diye size sorayım dedim...37 Avrupa ülkesini kapsayan "Tüketici Mal ve Hizmetleri" grubuna ilişkin 2014 yılı fiyat düzeyi endeksi sonuçlanna göre, Türkiye'de mal gruplanndan hangisinin fiyatı en yüksektir. hocam sizin detaylı bir şekilde 2014 türkiye makro ekonomik göstergeleriniz var mı sitenizde...

    YanıtlaSil
  48. Hocam 2010 yılında kamu yatırım harcamaları GSMH nin %2.3 iken kamu sabit Yatırımı %4.3 bu ikisi arasındaki fark nedir

    YanıtlaSil
  49. Hocam 2010 yılında kamu yatırım harcamaları GSMH nin % 2.3 iken kamu sabit Yatırımı % 4.3 bu ikisi arasındaki fark nedir?

    YanıtlaSil
  50. Hocam merhaba, konuyla alakasız olacak ama DOLAR'A PRİM YAPTIRAN TC VATANDAŞLARI'na önemli bir mesajım olacak.
    Dolar, euro satın alarak hem liranın değerini düşürüyoruz, hem de kuru yükselterek ara malı ithal eden girişimcinin belini bir kez de biz büküyoruz. Dışarıdan euro veya dolar ile aramalı ithal eden müteşebbisin, sermayesinin bir kısmını döviz hesabında tutmasını anlarım... Üretimini devam ettirebilmek için kurdaki dalgalanmalardan kendisini emniyete almak istemesi doğru bir davranıştır... Ancak bütçesinden arttırdığı parayı, lirada vadeli mevduatta tutmak yerine döviz satın alan ve kar etmek için KURUN YÜKSELMESİ İÇİN DUA EDEN memura hak vermem mümkün değil. Yanlış mı düşünüyorum hocam? Etrafımda yılsonunda dolar 3 lirayı geçer ümidiyle dolar almaya başlayan çok insan var. İçlerinde yakın arkadaşlarım da var. Yaptıklarının neye mal olduğunun farkında değiller bence...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İşin garip tarafı, bu insanlar aslında kar falan da etmiyorlar. Her ne kadar TL bazında kar var gibi görünse de, doların 2,5'ten 3,00'a çıkması durumunda ancak ve ancak dolarda duruyorsanız "paranız değer korumuş" olur. Kar etmek için satmanız gerek. 2,50'den 2,70'e çıkınca satıp 500 TL fazla alan kişi kısa sürede dolara endeks nedeniyle fiyatları aynı derecede artan ürünler karşısında kar falan etmiş olmayacaktır.

      Bir teknoloji ürünü almak istedim. Bedeli 100 dolar karşılığı 245 TL görünüyor web sitesinde. Dolar artınca bu rakam da 250, 270, 290 gibi rakamlar olacak. Arada 2,45'ten alıp 2,70'ten sattığım dolar bana TL cinsinden kar getirmiş gibi görünse de ben her halükarda o ürünü almak için 100 dolar ödemek durumundayım; yani o kar'ı da koyup yine TL'den dolara geçeceğim. TL'ye döndüğüm andaki görünen kar aldatıcı.

      C.K.

      Sil
    2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    3. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
  51. Hocam bir soru sormak istiyorm size.finans sektöründe kar i maksimum yapan üretim çiktisi belirlenebilir mi? Evet se neden? Hayir sa neden? Hocam simdiden cok sagolun.

    YanıtlaSil
  52. hocam sanrım cevap vermeyeceksiniz ?

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...