10 Haziran 2015 Çarşamba

TL İle Gelen Büyüme Dolar İle Gitti

TÜİK, 2015 yılının ilk çeyrek GSYH hesaplarını ve büyüme oranını açıkladı (GSYH’nın nasıl hesaplandığını ve büyüme oranının nasıl bulunduğunu merak edenler ya da hafızalarını tazelemek isteyenlere yazıya ek olarak verdiğim basitleştirilmiş hesaplama yöntemlerini okuduktan sonra yazıyı okumalarını öneririm.)

Aşağıdaki tablo GSYH açısından önemli verileri 2015 yılının ilk çeyreği, 2014 yılının ilk çeyreği ve 2014 yılının tümüyle karşılaştırmalı olarak ortaya koyuyor.


2014 Yıllık
2014 IÇ
2015 I Ç
Özel tüketim artışı (%)
1,3
2,9
4,5
Devlet tüketimi artışı (%)
4,6
9,2
2,5
Yatırım artışı (%)
-1,3
-0,5
0,0
İhracat artışı (%)
6,8
11,4
-0,3
İthalat artışı (%)
-0,2
0,8
4,1




GSYH Cari Fiyatlarla (Milyar TL
1.749,8
411,3
443,2
GSYH Cari Fiyatlarla (Milyar USD)
800
186,0
180,5
Büyüme Oranı (%)
2,9
4,9
2,3




Ortalama USD Kuru
2,19
2,22
2,47

Tablodan çıkan sonuçları şöylece sıralayabiliriz:
(1)   Türkiye ekonomisi 2015 yılının ilk çeyreğinde 2014 yılının ilk çeyreğine göre yüzde 2,3 oranında büyümüş bulunuyor.
(2)   Büyümenin itici gücü özel tüketimdeki yüzde 4,5’luk artış olmuş. 2014 yılının ilk çeyreğinde yüzde 2,9 olan iç talep artışının bu yıl yüzde 4,5’a yükselmesi beklentileri oldukça aşmış bir gelişme olarak karşımıza çıktı.  
(3)   Tablodaki çarpıcı gelişmelerden birisi de geçen yılın ilk çeyreğinde itici güç olan ihracatın bu yıl eksiye dönmüş olması. Geçen yıl dış taleple ayakta duran ekonomiye bu yıl dış talep katkısı gelmemiş. Bu sonuç şaşırtıcı değil, çünkü ilk çeyrekte ihracat verilerinde yüzde 7’ye yakın bir azalma olduğunu gözlemlemiştik.  
(4)   İthalattaki artış iç talepteki artışı doğruluyor. Çünkü Türkiye’nin ithalatı büyük ölçüde iç talebi karşılayacak üretim amacıyla yapılan hammadde, ara malı ve sermaye malı ithalatına dayanıyor.
(5)   2015 yılının ilk çeyreğinde GSYH 443,2 milyar TL olarak hesaplanmış. Bir önceki yılın aynı döneminde bu tutar 411,3 milyar TL idi. Buna göre nominal büyüme (enflasyondan arındırılmamış büyüme) yüzde 7,8 olmuş bulunuyor. Bunu enflasyondan arındırarak reel büyümeye bakarsak büyümenin yüzde 2,3 olduğunu görüyoruz. 2014 yılı ilk çeyreğinde yüzde 4,9 oranında büyümüş olan ekonomi bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 2,3 büyümüş.
(6)   2015 yılı ilk çeyreğinde GSYH USD cinsinden alındığında 180,5 milyar dolar olarak hesaplanıyor. 2014 yılının ilk çeyreğinde GSYH 186 milyar dolardı. Buna göre GSYH 2015 yılının ilk çeyreğinde 2014 yılının ilk çeyreğine göre USD cinsinden yüzde 3 oranında küçülmüş bulunuyor.
Ekonomi TL cinsinden büyürken USD cinsinden küçülmesi yılın geri kalan bölümünde de devam ederse 2014 yılındaki 800 milyar USD’lik GSYH’ya erişmemiz mümkün olamaz. Gidiş bunun böyle olacağını ve yıllık GSYH’nın 750 milyar USD’ye gerileyeceğini, kişi başına gelirimiz de 10.000 USD’nin altına düşebileceğini gösteriyor.

Yapısal reformları yanlış anlamaya devam ettikçe, yapısal reform diye yapısal deform yapmayı sürdürdükçe orta gelir tuzağından çıkamayacağız.


Ek: GSYH’nın ve Büyümenin Hesaplanması
GSYH üç şekilde hesaplanır: Üretim yönünden, harcamalar yönünden ve gelir yönünden.
Üretim yönünden hesaplama: GSYHü = Tarımsal üretimin piyasa değeri + Sanayi üretiminin piyasa değeri + Hizmet üretiminin piyasa değeri + Diğer
Üretim yönünden hesaplama yapılırken nihai ürünlerin hesaba alınması gerekiyor. Bir başka deyişle eğer örneğin ekmeğin satış fiyatını alıyorsak o zaman onun içine giren un, su, elektrik gideri, doğalgaz gideri, fırının kira gideri, ekmekçinin ücreti veb ayrıca hesaba katılmayacktır. Çünkü hepsi ekmeğin satış fiyatının içindedir..

Harcamalar yönünden hesaplama: GSYHh = Özel nihai tüketim harcamaları + Özel yatırım harcamaları + Kamu kesimi harcamaları + (İhracat – İthalat) + Diğer
Gelirler yönünden hesaplama: GSYHg = Ücret gelirleri + Faiz gelirleri + Kâr gelirleri + Rant gelirleri + Diğer
Hangi yöntemle hesaplanırsa hesaplansın hepsi birbirine eşittir: GSYHü = GSYHh = GSYHg

GSYH büyümesi; ilgili dönemin GSYH’sının karşılaştırma yapılacak dönem fiyatlarıyla hesaba alınmasıyla bulunur. Eğer örneğin 2015 yılı ilk çeyreğinin büyüme oranını hesaplıyorsak şöyle bir formül kullanmamız gerekir:
GSYH Büyümesi2015IÇ = [(GSYH IÇ / 2015 IÇ Fiyatları) – GSYH 2014 IÇ)]} / GSYH IÇ

Türkiye 2015 yılının ilk çeyreğinde % 2,3 oranında büyümüş bulunuyor. Burada karşılaştırma bir önceki yılın ilk çeyrek GSYH’sıyla yapılıyor. Bunun ne anlama geldiğini yalnızca ekmek üreten ekonomi örneğiyle açıklayayım. 2014 yılının ilk çeyreğinde satış fiyatı 1 TL olan 1.000 ekmek üreten bu ekonominin 2014 ilk çeyreğindeki GSYH’sı 1.000 TL olmuş demektir. 2015 yılının ilk çeyreğinde 1.023 ekmek üretilmiş ve ekmek fiyatı da 1,10 TL’ye yükselmiş olsun. Bu durumda ilk çeyrekte bu ekonominin GSYH’sı (1.023 x 1,10 =) 1.125,3 TL olarak hesaplanacaktır. Bu, bize nominal GSYH’yı verir. Büyümeyi hesaplayabilmek için yukarıdaki büyüme formülünden giderek fiyat artışını gidermemiz gerekir:

GSYH Büyümesi2015IÇ = [(GSYH IÇ / 2015 IÇ Fiyatları) – GSYH 2014 IÇ)]} / GSYH IÇ
GSYH Büyümesi2015IÇ = (1.125,3 / 1,10) -  1.000) / 1.000 = % 2,3 

Fiyat artışını giderdiğimizde ekonominin 2015 yılının ilk çeyreğinde, 2014 yılının ilk çeyreğine göre yüzde 2,3 büyümüş olduğunu görüyoruz. 

60 yorum:

  1. Merhaba Hocam,
    Yazınız ve değerlendirmeleriniz için çok teşekkürler. Benim alt kalemlerin toplam büyüme oranına katkılarının nasıl hesaplandığıyla ilgili. Birkaç yerde örneğin stok değişiminin (sabit fiyatlarla bakıldığında, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre) katkısı 0.22; kamu yatırımlarının katkısı ise -0.37 olarak verilmiş. Bu hesaplama nasıl yapılıyor? Detaylı olarak örnekle anlatabilirseniz çok sevinirim.
    Teşekkürler, Saygılar,
    Doruk.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Stok değişiminin büyümeye katkısı şöyle hesaplanıyor:
      2014 ilk çeyrek sabit fiyatlarla GSYH 29,413 milyar TL
      2014 ilk çeyrek stok değişimi -0,332 milyar TL
      2015 ilk çeyrek stok değişimi -0,266 milyar TL
      -0,266 - (-0,332) = 0,066 milyar TL
      0,066 milyar / 29,413 milyar = %0,22

      Sil
    2. Çok teşekkürler,

      Sil
  2. "Yapısal reformları yanlış anlamaya devam ettikçe, yapısal reform diye yapısal deform yapmayı sürdürdükçe orta gelir tuzağından çıkamayacağız."
    Anlayana sadece bulunduğumuz anın değil , son 6-7 yılın özeti budur...
    süpersiniz hocam , sağolun varolun

    YanıtlaSil
  3. Hocam elinize sağlık yine çok açıklayacı bir yazı..

    Beklenti ortalama 1.7% civarındaydı, siz 1.5% diye tahmin etmiştiniz yanlış hatırlamıyorsam, açıklanan büyüme 2.3%. Ben yukarıda yazdıklarınıza ek olarak bu büyüme oranında ilerde bir düzeltme yapılacağını düşünüyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim.
      Olabilir. Ama düzeltmeler genellikle 0,1 ile 0,3 puan arasında yapılıyor. Yani öyle 1 puanlık bir düzeltme ben şimdiye dek görmedim.

      Sil
  4. Hocam,
    Sayenizde çok şey öğrendik. Büyüme rakamını duyunca, döviz cinsinden küçülmüşüzdür demiştim. Döviz artar ve ithalatımız da esnek olmazsa biz bu şekilde daha çoook büyürüz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim.
      Evet dediğiniz gibi. Bizim geçmişte GSYH'yı büyüme hızının getirdiğinden de hızlı büyütüyor görünmemizin nedeni TL'nin USD'ye karşı değer kazanmasıydı. Şimdi olay tersine düştü ve ekonomi büyüse de dolar cinsinden küçülür oldu.

      Sil
  5. büyümede kafa karıştıran birkaç husus var:
    birincisi, inşaat sektörü TÜİK'e göre %3,5 daralmış gözüküyor. aynı TÜİK bir müddet önce inşaat sektöründe çalışılan saatin bir önceki yılın aynı dönemine göre %14,4 azaldığını duyurmuştu. inşaat üretimi çalışılan saatle bire bir ilişkilidir. demek ki aynı insan gücüyle çok daha fazla üretim yapabilecek teknolojik ilerleme(!) oldu.
    ikincisi, GSYH-Tüketim deflatöründeki artış 2014 son çeyrekte yıllık %9,3 idi. 2015 1.çeyrekte %6,4 geldi (3 puanlık azalma var) ama TÜİK'in TÜFE rakamlarına baktığımızda 2015 ilk çeyrek enflasyonu, 2014 son çeyrek enflasyonundan sadece 1,3 puan düşük. ilk çeyrekte oto satışları çok canlıydı ama %4,5'luk tüketim artışı bana abartılı geldi. veya deflatör hesabı doğru ama TÜİK, TÜFE'yi doğru düzgün hesaplayamıyor. gelişmiş ülkelerde de Tüketim deflatörü ile TÜFE arasında fark oluyor ama bu kadar olmuyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benzer konular benim de kafamı kurcalıyor. Haklısınız.

      Sil
    2. İnşaat sektöründe çalışılan saat azalınca "azalan verimler kanunu" devreden çıkmış olabilir.

      Sil
  6. Tüketici kredisinde artış yok, işsizlikte yükselme var. Hanehalkının tüketimi %4,5 nasıl artabiliyor? "Montaaj" ve "düblaaj" olmasın :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hayir fiyatlarin daha cok cikacagi icin simdi alalim neolur neolmaz diyerekten

      Sil
  7. hocam açıklanan büyüme oranları reel mi nominal midir? nominal büyüme hızını para basarak ve bu parayı dağıtarak da arttırabiliriz değil mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Büyüme oranı olarak nominal oranlar hesaplanıp açıklansa da kullanılmıyor. Açıklananlar reel oranlardır. Yani fiyat değişmelerinden arındırılmış, sabit fiyatlarla hesaplanmış GSYH'ya göre bulunmuş büyüme oranıdır.

      Sil
    2. Nominal büyümeyi para basarak artırabiliriz, başlangıçta reel büyümede bundan olumlu etkilenir ama zaman geçtikçe bu etki aleyhe döner.

      Sil
  8. Doğkan Aygün10 Haziran 2015 22:10

    sayın hocam; bir konuda yanlış mı düşünüyorum bilmiyorum ama mantığını tam olarak oturtamadığım bir nokta var.kitaplarda sürekli belirtildiği üzere cari açığın artması dövize olan talebi artıracağı için kurları artırır demekte.benim takıldığım yer sonuç olarak ne kadar cari açık verilirse verilsin, en azından verilen cari açık kadar ,belkide cari açıktanda fazla döviz bulunmuş demektir.bulunan bu dövizlerde ya rezervlerden yada doğrudan yatırımlardan,portföy yatırımlarından veyahut borçlanma şeklinde bulunmaktadır.yani cari açık sonucunda oluşan döviz talebinin karşısında bu talebe eş düzeyde bir döviz arzı karşılık gelmektedir.döviz arzının döviz talebine eşit olduğu noktada da kurun neden yükselir denmesini anlamadım açıkcası.

    örneğin;100 milyar$ ihracat,turizm gelirleri,faiz gelirleri v.b tutarında döviz gelirinin olduğunu 160milyar$ da ithalat,faiz gideri,turizm gideri v.b tutarında döviz giderinin olduğunu düşünürsek 60milyar $ kadar cari açık olacaktır.bu da 60milyar$ döviz talebi demektir. sonuç olarakta bu 60milyar$ doğrudan yatırımlarla,portföy yatırımlarıyla,borçlanmayla yada rezervlerden karşılanacaktır.60 milyar$ lık cari açığın saydığım şekillerde karşılanması döviz talebine eşit düzeyde bir dövizarzı meydana getirmiş olmuyor mu? iktisattada talebin arza aynı düzeyde eşlik etmesi denge miktarını değiştirsede denge fiyatını değiştirmez.burada da denge fiyatı kur olduğuna göre kurun fiyatı cari açıktan ötürü değişmeyecektir diye düşündüm bilmiyorum yanlışmı düşündüm?kısaca cari açık olduğunda kurda artar denmesinin mantığını kavrayamadım yardımcı olursanız sevinirm.
    saygılarımla Doğkan Aygün

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet haklısınız cari açık bütçe açığından farklı bir kavramdır ve baştan finanse edilmiştir. Yani o açığı finanse edecek döviz bulunamazsa zaten cari açığı oluşturacak kadar ithalat yapılamaz. Doğrudur. Ancak sürekli yüksek cari açık veren bir ekonomiye borç verenler tereddüde düşer. Acaba verdiğimiz borç geri ödenecek mi diye. O zaman yeni borç vermemeye başlarlar. Ya da bu borcu daha yüksek faizle vermeyi talep ederler. Bu durumda eğer faizi artırmazsanız kurlar yükselir. Faizi artırsanız bile bir süre sonra riskler artmaya devam ettiği için kurlar yine yükselir.
      Cari açık finanse edilmiş bir açıktır ama ileride oluşacak cari açığı dikkate alan borç vericiler borcu azaltınca kurlar yükselir.

      Sil
  9. Merhaba Hocam;
    Nominal büyüme (enflasyondan arındırılmamış büyüme) % 7,8.Reel büyüme ise % 2,3. Enflasyondan arındırma işlemini (analitik olarak :)) kabaca anlatabilir misiniz?
    Hocam iyi ki varsınız...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu sorunuzun yanıtı yazının ekinde son bölümde var.

      Sil
  10. Hocam, kısa vadeli planlar yaparak gelecek seçimde alacağı oyları artırmayı düşünmeyen ve yapısal reformlar sürecinde ülke olarak katlanacağımız bir takım zorlukları halka açıklayabilen bir iktidar ve tüm bunları anlayacak bir toplum olmadan yapısal reform falan yapamayız diye düşünüyorum.

    YanıtlaSil
  11. NEDEN ERKEN SEÇİM OLMAZ ?
    1) Milletvekillerinin aylık maaşları 15 bin lira dolayında.
    2) Erken seçim olması durumunda yeni seçilen milletvekillerinin emeklilik hakları bulunmuyor. Bunun için en az 2 yıl geçmesi gerekiyor. ( Kaynak: Habertürk Gazetesi )
    3) Meclisin 3 te 2 si yeni milletvekili.
    ÇÖZÜM: CHP 'nin kuracağı 2 yıllık azınlık seçim hükümeti. MHP ve HDP dışarıdan destek verecek. Yolsuzluk davaları görülecek. Ak Parti'nin bir daha hükümet olarak seçime girmemesi hedeflenecek.
    SONUÇ: Ancak Türkiye yine sol bir hükümetin liderliğinde ağır bir ekonomik kriz yaşayacak. Dolar: 3.20 TL. Faiz: %20 olacak. Küresel sermaye tekrar ülkeye geri dönecek.
    Dönme dolap dönmeye devam edecek .....
    HOCAM BU SENARYOM İÇİN NE DERSİNİZ ??

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Olasılığı yüksek bir senaryo.

      Sil
    2. Akp hukumetinin yillardir yapamadigi reformlarin cezasi chp ye yuklecenek halk tarafından. Bu sonuclara akp 'nin neden olduğunu anlayabilecek kesim cok az

      Sil
  12. Hocam,
    Bugün cari hesap açıklandı...ve 2.9 milyar dolar kaynağı belirsiz bir net hata noksan girişi var...
    Bu paranın kaynağı ve özellikle döviz hareketlerinde baskı yaratmak için kullanıldığı açık...
    Anlamadığım konu,uluslararası ekonomi ve finans çevrelerince nasıl yorumlanıyordur bu kalem...
    Not:daha önce dolar kotasyonunda olan keskin bir düşüşü size sorduğumda Haziran bakarız demiştiniz...
    İlginize teşekkür ederim...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet tahmin edilen oluyor. Seçimler öncesinde kaynağı belirsiz para girişi var ve bu da dövizi baskılıyor. Haklısınız. Bu normal bir durum değil.

      Sil
    2. Katar ve Saudi Arabistan sagolsun...Bedelini nasil olsa yeni MIT tirlari ile oderiz...

      Sil
  13. özellikle bugün CDS değerlemesi 234.ü geçtiği halde dövizde gerileme başladı...Tam tersi olması gereken bir durumda bu ne anlama geliyor...Kısacası taşıma su ile değirmen taşı mı döndürülmeye çalışılıyor...ve nereye kadar döndürülür bu iş...
    Teşekkür ederim...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. CDS primiyle USD kurunun her an bire bir aynı yönde hareket etmesini beklemeyin time lag olgusu bu ikili için de geçerli.

      Sil
  14. 2.55-2.56 ciddi destek seviyesi demiştiniz. gerçekten ordan döndü.. şimdi destek hangi seviye olabilir mahfi bey.. 2.73 alım fırsatı mıdır... saygılar.....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben bunu demiş olamam. Başka birisinin yorumuyla karıştırdınız sanırım. Çünkü ben teknik analiz yapmıyorum. Ama kim demişse doğru demiş onu kutlamak lazım.
      Ben makrocuyum ve makro göstergeler bana sadece doların iniş ve çıkışlı bir pati,ka izlese de genel eğiliminin yukarı yönlü olduğunu anlatıyor. Hangi seviyede alınır hangi seviyede satılır bilemem.

      Sil
    2. bendim tsk ederim hocam sizden bu ovgu cok hos ama siz takip etmeden once bu yorumu yapamazdim bende size tsk ederim blog cok bilgilendirici

      Sil
  15. euro alıcam acaba biraz düşmesini beklemek iyi midir. ki...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yunanistan gelismelerini gozle, biraz dusunca Euro al.

      Sil
  16. Seçimden önce yok cari açık yüksek geldi, yok FED faktoru var, yok enflasyon yüksek vs vs.. diyerek doların "marttan bu tarafa 2.27 den secime kadar 2.70 seviyesine geldiginde normal diyen piyasa oyuncuları, seçimden sonra bekledikleri tablo olmayıp dolar 2.80 olup sadece 10 krs artınca battık feryatları ile aglamaya başladılar! sebebi ise borsada yüklü kagıtları var, dolara geçince dolar kuru 3,5 tl olmalı diye bagıracaklar... Katılıyor musunuz ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kimsenin durumunu bilemem. Ama benim 1997 Temmuzundan bu yana borsada kağıdım veya yatırımım yok.
      O nedenle de hep TL'deki değer kaybının bir bölümünün dış kaynaklı ama bir bölümünün de iç kaynaklı olduğunu dile getirdim.

      Sil
  17. hocam 2015 1. çeyrek reel büyüme yazının sonunda yüzde 1.5 olarak görünüyor.miktarlardan hesaplanan reel büyüme formülüne göre yüzde 2.3 olması gerekmiyor mu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hatalı yazılmış, düzelttim, teşekkür ederim.

      Sil
  18. Hocam,

    Hangi yöntemle hesaplanırsa hesaplansın hepsi birbirine eşittir: GSYHü = GSYHh = GSYHg

    ifadenizle ilgili olarak; " üretimin hepsi satılamaz bir kısmı stokta kalırsa GSYHü ve GSYHh eşit olmaz yada gelirin bir kısmı tasarruf edilirse GSYHh ile GSYHg aynı olmaz " diye düşünüyorum...

    Ne dersiniz ?

    Saygılarımla,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Stok için yapılsa da o yılın üretimi GSYH hesabına girer. Stok değişimi kaleminde stoklarda artış olarak yer alır. Tasarruf edilen kısım da yatırım olarak harcandığı varsayıldığı için yine hesaba girer. Dolayısıyla sonuçta hesap hataları, iststistiksel farklar vb dışında hepsi birbirine eşit olur.

      Sil
  19. Hocam Tüik bugun cari işlemler dengesini açıkladı. AMB menkul kıymet alımı yapmasına rağmen uluslar arası yatırımlarda ciddi düşüş gözüküyor, bu durum siyasal belirsizliklerden mi? bu gidişle yıl sonuna 10 miyar doları bulamayacakmış gibi duruyor sizce yıl sonuna doğrudan yarırımlar nasıl olur?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Asıl olarak gelişmekte olan ekonomilerden yabancı çıkışı var. Bizde ek olarak ekonomi kötüye gittiği için fazladan çıkış söz konusu.

      Sil
  20. Hocam yüzde 3 dolar endeksine göre küçülme hesap edilirken doların kendi ekonomisinde yaşadığı değer kaybını hesap etmek gerekir mi yani dolar indexi hesaba katılsa daha sağlıklı bir yorum çıkar mı . Saygılar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Uluslararası karşılaştırmalar bu şekilde yapılıyor.

      Sil
  21. Sayin Hocam,

    Yazinizdan yola cikarak ufak bir aritmetik yaptim.

    2015ç1 Fiyatlari = 2015ç1GSYH / {(1+2015ç1Buyume) * 2014ç1GYSH }
    2015ç1 Fiyatlari = 443,2 / {(1+0.023)*411,3} = 1.053332316

    Yani 2015ç1 fiyatlari 2014ç1 fiyatlarina gore %5,33 artmis. Ancak bu rakam dusuk oldugu icin hic de gercekci gozukmuyor. Zaten tuketici fiyatlarinin ayni donemindeki artis %7,24 gozukuyor.

    Hatali oldugum bir yer mi var?

    Saygilar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Deflatör ile Tüfe arasındaki farklardan biri; Deflatör sadece ülke içinde üretilen mal ve hizmetleri kapsarken, TÜFE içerisinde ithal mal ve hizmetleri de kapsamaktadır. Yani kapsam farklılıkları var.

      Sil
  22. Hocam size bir sorum olacak, Yeni bir ülke kursak ve bir para birimi belirlesek yeni kurulan bu ülkenin para biriminin dolar karşısındaki kurunu nasıl hesaplarız?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zorlukla hesaplariz...

      Sil
    2. Hocam kurlar belirlenirken reel efektif kur hesaplaması ve dövize olan arz talep neticesinde kurlar şekilleniyor ama yeni bir devlet kurulduğunda nasıl olacak?
      şöyleki hisse senedi halka ilk arz edilirken defter değeri üzerinden hesap edilip ona göre fiyat belileniyorken yeni bir ülke dünyaya arz edilirken fiyatı nasıl belilenecektir?

      Sil
    3. Diyelim ki kurulan yeni devletin para birimi Yeni olsun ve ilk gün 1 USD = 1 Yeni diye açıklayalım. Piyasada bu kur hemen alış verişe konu olmaya başlar ve değer şekillenir. Hiç bir şey yapmanıza gerek kalmaz. Merak etmeyin.

      Sil
    4. Hocam,
      Öncelikle cevabınız için teşekkür ederim. Dediğiniz gibi 1$=1 YENİ olarak başlayıp piyasada oluşan arz talebe göre şekillenecek. Ancak 1$=2.50TL kuru nasıl belirleniyor?

      Sonuçda ABD'nin ekonomik büyüklüğü bizim ekonomimizin 20 katı büyüklüğünde ancak parasının alım gücü neden o kadar büyük değil bizim para birimimiz karşısında?

      Kurlar belirlenirken sonuçda her karar her haber fiyatlanıp gene o kurun arz ve talebe göre şekillenmesini sağlayacak ama kurların değerinin genel geçici değilde kesin bir hesap yöntemi varmıdır?

      Kurlarla ilgili hesaplamanın anlatıldığı bir kaynak yada sizin yazmış olduğunuz bir yazı önerebilirseniz çok memnun olacağım.

      Teşekkürler,

      Sil
  23. Kırılgan bir ekonomiden kurtulmak için, büyümeden taviz vermeden, "net ihracatımızı" pozitif arttırmamız gerekir. Uzun bir yolumuz var, ama hedefe varmak için gereken araçlara sahibiz. Yeter ki, kaynaklarımızı gerçekten harekete geçirmek isteyelim. Ve önümüze konacak, çıkmazlara çıkan kısa yolları tercih etmemeliyiz.

    Doğru yola sapacaksak eğer, bu yola girdiğimizde herşey güllük gülistanlık olmayacak. Bunları da bilelim. Kurlar düşmeyecek, tabiatıyla belli bir süre enflasyon düşmeyecek, istihdamda kısa vadede sıkıntılı bir sürece gireceğiz. Neden, çünkü ana yapıyı değiştirmeye kalkıyoruz, ete kemiğe dokunuyoruz.

    İşte fırsat, yukarıda sıraladığım sıkıntılı süreci kısa vadede FED, orta vadede AMB faiz arttırma süreçlerinde yine yaşayacağız. Hiç değilse ileride bizi kurtaracak yapısal reformları şimdi yapalım ki, gelecekte güçlü bir ekonomiye sahip olalım.

    İthal tasarrufları yurtiçine satmak için değil, yurtdışına kendi markamızı satmak için kullanalım.

    Yeni bir bakış açısına ihtiyacımız var, durduğumuz yeri değiştirmemiz gerekiyor çünkü bu noktadan hiç bir şey göremiyoruz.
    Uluslararası yatırım pozisyonu verilerini inceleyin. Tüm yıllara bakın. Göreceğiniz bir şey var, o da; varlıklarımız 1 USD artmışsa, yükümlülüklerimiz 2,5 ila 3 USD arasında artmış. Değişen bir şey yok. İster ekonomi tarihçemizi anlatırken, kapalı ekonomi dönemi, açık ekonomi dönemi, küreselleşme dönemi deyin, kaderimiz değişmemiş.

    Büyümeyi, Net UYP ile birlikte değerlendirmek gerektiğini düşünüyorum. GSYH büyüyor, ama Net UYP eksi yönde büyüme gösteriyorsa yanlış yoldayız demektir.

    Bazılarımıza GSYH hesabı sanal gelebilir, ama UYP gerçek bir hesaptır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok doğru ve aydınlatıcı bir yorum - katkı. Teşekkür ederim.

      Sil
  24. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  25. Hocam size cevap yazacaktım ancak karşı fikirleri siliyorsunuz sizi tanıdığıma sevindim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Küfür, hakaret vb içermedikçe hiçbir fikri silmiyorum. Yazın ne yazacaksanız.

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...