11 Ağustos 2015 Salı

Fed, Faiz Artırımı ve TCMB

İç tasarruflarımız yetmediği için dışarıdan tasarruf ithal ediyoruz. O tasarruflar, yatırımcı açısından sermaye oluyor. Tasarrufun ya da sermayenin kullanım bedeli faizdir.  

Türkiye’ye niçin yabancı sermaye geliyordu? (1) Gelişmiş ülke Merkez Bankaları para dağıttığı için (Bir zamanlar Fed, şimdilerde AMB, İngiltere MB ve Japonya MB) likidite bolluğu tavan yapmıştı. (2) Bizim borsa hızlı değerleniyor, iyi getiri vaad ediyordu. (3) Bizde faizler yüksekti (yabancı açısından kendi ülkesindeki enflasyon önemli olduğundan bizden elde ettiği reel faiz yüksekti.) (4) Yabancı yatırımcı kendi ülkesindeki sıfır dolayındaki faiz ve sıfıra yakın risk yerine yüksek reel faiz ve yüksek riski tercih ediyordu.

Ne değişti? (1) Fed para dağıtma işinden çıktı. Yani likidite bolluğunda kısmen bir düşüş oldu. (2) Bizim borsa artık hızlı değerlenmiyor ve iyi getiri vaad etmiyor. (3) Bizdeki faiz yüksekliği Fed faiz artırımına başlayınca eskisi kadar yüksek olmayacak. Çünkü Fed’in faiz artırımı bir seferlik bir artış değil bir süreç olacak. (4) Yabancı yatırımcı bu yeni süreçte yavaş yavaş yükselen faizi görünce düşük riskli ortama dönmeyi tercih edecek ve Türkiye gibi riskli ülkelerden çıkacak.

Bu durumu değiştirmek için kısa dönemde ne yapabiliriz? (1) Risklerimizi düşürebiliriz. Ne yazık ki bu yazıldığı kadar kolay değil. Siyasal istikrarda bozulma, sınırlarda çatışma hali, komşudan sığınan işsiz göçmenler, tırmanan terör olayları, ekonomik dengelerde bozulma olduğu bir ortamda riskleri düşürmek en azından kısa dönemde mümkün görünmüyor. (2) Madem risklerimizi düşüremiyoruz ve madem yabancı yatırımcıların kendi ülkelerinde faizler artacağı için bizim ekonomimiz çekiciliğini yitirecek o zaman biz de çekiciliği devam ettirebilmek için faizleri artırırız. 

Evet ne yazık ki kısa dönemde elimizdeki tek imkan faiz artırarak yabancı fonları çekmeye devam etmek.

Merkez Bankası’nın para politikasının temelini oluşturan iki tane kısa dönemli faizi var: (1) Haftalık repo faizi (yüzde 7,5) ve (2) Gecelik fonlama faizi (Merkez Bankası borç alırsa % 7,25, borç verirse % 10,75 faiz uyguluyor. Burada bizi ilgilendiren % 10,75’lik borç verme faizi.) (3) Bu iki faiz arasına (%7,5 ile 10,75) faiz koridoru deniyor. Merkez Bankası’nın yüzde 7,5 ve 10,75 ile verdiği borçların ağırlıklı ortalaması da Merkez Bankası’nın ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti denilen asıl borç verme faizini oluşturuyor. Merkez Bankası faizi yükseltmek istediğinde gecelik borç vermeye, düşürmek istediğinde ise haftalık borç vermeye ağırlık veriyor. 

Fed’in faiz artırımına Merkez Bankası’nın, haftalık repo faizini örneğin yüzde 7,5’dan yüzde 8,5 - 9’a yükseltmek ve böylece ağırlıklı ortalama fonlama oranını yüzde 10’lara çekmek suretiyle karşılık vermesi gerektiğini düşünüyorum. Faiz yükselirse yatırımlar ve dolayısıyla büyüme hızı düşer. Ne yazık ki önümüzdeki 1 yıllık dönemde yaklaşık 200 milyar dolarlık bir dış finansman ihtiyacı olan bir ekonomide birincil öncelik en azından mevcut dengeyi korumak halini alıyor. Bunun koşulu ise bu dış finansmanı bulabilmek biçiminde karşımıza çıkıyor.   

Faizin yarattığı bu kısır döngüden çıkabilmenin kısa dönemde çaresi yok. Tek yapılabilecek şey faizi artırıp kısır döngüyü devam ettirmek. Orta – uzun dönemde faizin yarattığı kısır döngüden çıkabilmek için doğru olan adımın yapısal reformlara girişmek olduğunu defalarca söyledim. Herkesin kendine göre tanımladığı yapısal reformları değil bu yazıda değindiğim gerçek yapısal reformları kastediyorum.

Bunları yapmadığımız sürece kısa dönemler birleşerek uzun dönem olacak ve biz uzun dönemin sonunda yine kısa dönemi faizle oynayarak kurtarmayı konuşuyor olacağız. 

115 yorum:

  1. hocam mesela haftalık veya gecelik faiz yüzde 7 diyelim. bu yüzde 7 faiz aslında yıllık faiz oranı demek değil mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet. Oradan giderek gecelik ve haftalık oran hesaplanıyor.

      Sil
  2. Hocam meraba,önümüzdeki fed toplantısında fed'in nasıl bir faiz kararı almasını tahmin ediyorsunuz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Faiz artırma olasılığının yarı yarıya olduğunu tahmin ediyorum. Artırım oranı olarak da 0,25 bekliyorum.

      Sil
    2. Teşekkür ederim hocam.

      Sil
    3. Eylül %40 aralık %65 faiz artırır demiş yatırımcılar bu yuan develasyondan sonra

      Sil
  3. Merhaba hocam. Öncelikle yazınız için teşekkürler. Benim anlayamadığım nokta: Türkiye'de faiz yüksek olsa bile TL'nin değer kaybının altında kalıyor, bu durumda yabancılar faizden kâr edemiyor. Yıllardır bu durumu göre göre neden paralarını Türkiye'ye getiriyorlar? Tek sebep borsa mı yoksa paralarını başka bir şekilde hedge mi ediyorlar? Yoksa bahsettiğiniz faiz bankaların döviz mevduatlarına uyguladığı %1'lik faiz mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yabancı yatırımcı parasını getirip 1 yıl vadeyle tutmuyor. Kısa süreli getirip, götürüyor. Dolayısıyla zamana yayılı döviz kuru değişmelerinden fazlaca etkilenmiyor. Sıcak para dediğimiz şey de bu zaten.

      Sil
    2. Merhaba Hocam, yukarıda arkadaşımızın yazdığı ' Türkiye'de faiz yüksek olsa bile TL'nin değer kaybının altında kalıyor, bu durumda yabancılar faizden kâr edemiyor' ifadesini acıklar mısınız anlamadım yani faizden para kazandıkları zaman nasıl TLnin degersizligi altında eziliyorlar ? Bir de konsolide kelimesi tam olarak ne demek mesela 'konsolide satış' ?

      Sil
  4. Ekonomist ol aldığım için daha önce kitaplarınızı da almış okumuş ama çok birşey anlamamıştım ama bu blog vebana daha basit ve anlaşılır geliyor. Çok teşekkürler. Yıllardır duyarım şu "faiz koridoru" lafını ana ilk defa şu an anladım ne olduğunu :)

    YanıtlaSil
  5. ABD'de faizlerin artması beklenirken Türkiye'de riskler artıyor. Fazla vakit kalmadı. Hocam ne diyorsunuz bu koşullarda Fed faizi artırdığında bizde ekonomik kriz çıkar mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bizde Fed faizi artırdığı için kriz çıkmaz. Sonuçta eğer MB bağımsız davranıp faizi paralel biçimde artırabilirse fazla sorun olmaz.
      Bizde kriz olursa emin olun bizim yüzümüzden olur. Ya MB'ye karıştığımız için ya siyaseti veya dış politikayı doğru yönetemediğimiz için ya da kandi kavgalarımız nedeniyle kriz çıkarsa çıkar.

      Sil
  6. Hocam yapısal reformları önce hangi alanda yapmak faydalı olur?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şu sıralarda dış konjonktür uygun olmadığı için eğitim, hukuk, demokrasi gibi alanlarda başlamak yerinde olur. Bu alanlarda doğrudan AB müktesebatına uygun adımları hemen atmak lazım. Bunları yaparsak dışarıda, kaybettiğimiz itibarı yeniden kazanmaya başlarız.

      Sil
  7. Merhaba hocam,haftalık repo faizi %7.5 ve gecelik borç verme faizi %10.75 buradan Merkez Bankası’nın ağırlıklı ortalama fonlama oranı nasıl,hangi formülle bulunuyor acaba?...

    Teşekkürler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Diyelim ki TCMB 100 TL tutarında parayı % 7,5 dan haftalık, 100 TL tutarında parayı da % 10,75'den gecelik olarak borç verdi. Bu durumda toplam olarak borç verdiği 200 TL'nin ortalama faizi (ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti) % 9,1 olur.

      Sil
  8. Merhaba hocam,biz faiz arttırsak bile, Federal Reserve faizleri artırdıktan sonra dolara karşı verilen faiz olarak dolar varken,neden bizim ülkemize gelip tl ye karşı tl faizi almak istesinler ki? Tamam bizdeki faiz oranı daha yüksek olacak ama ABD'de riskler düşük olacak ve faiz arttırılmış dolar karşılığında da dolar veriliyor olacak...Ayrıca bizde faizler %7,5 den %10-11 seviyelerine kadar yükselirse, değişken banka kredisi faizi ile işlerini yürüten işletmeler kepenk kapatmazlar mı?...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şu anda ikincil piyasada ABD'de tahvil faizinin yüzde 2 olduğunu bizde yüzde 10 olduğunu düşünelim. Fed faizi 0,25'den 0,50'ye çıkarınca ABD'de tahvil faizinin yüzde 2,5 olduğunu bizde de benzer hareketi TCMB'nin yaptığını ve sonuçta tahvil faizinin yüzde 11'e yükseldiğini düşünelim. Değişen fazla bir şey olmaz (eğer risklerimizde ilave bir artış olmamışsa) Ne var ki Fed faizi artırmaya devam ederse mesela ABD tahvil faizi bu nedenle yüzde 3 - 3,5'a kadar yükselirse o zaman bizde faiz artışı bu fonları burada tutmaya yetmeyebilir.

      Sil
    2. İşletmelerin zor duruma düşeceği kesin.

      Sil
  9. hocam benim anlamadığım abd 10 yıllık faizi şu an %2,14 bernakenin 22 mayıs 2013'teki konuşması sonrası %2,03'müş. yani o zamanla kıyaslayınca pek bir değişim yok ama çoğu yorumcu fed eylülde faiz artıracak diyor. bugün çin de devalüasyon yaptı toplamda en az %5 değer kaybı bekleniyor yuanda. 10 yıllıkların faizinin düşük kalması piyasanın eylülde faiz artışı beklemediği anlamına mı geliyor?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fed faizi değil enflasyonu düşünüyor. Eğer enflasyon göstergeleri yukarıya doğruysa yani talepte artış bekliyorsa enflasyonu önlemek için yavaş yavaş faiz artırmaya başlayacak.

      Sil
  10. Hocam bu yıl Türkiyede'ki önemli üniversitelerden birinden iktisat bölümünden mezun oldum.Ne okuldaki hocalarımı eleştirmek için ne de sizi övmek için söylüyorum,gerçekten çok ciddiyim sizin yazılarınızı okuyarak çok daha fazla iktisadi bilgi edindim.Ama dediğim gibi bu noktada hocalarla ilgili bir sorun görmüyorum sorun;sınıftaki öğrenci sayısı.Her ders ortalama 100 öğrenci ile ders yaptık 4 yıl boyunca, oysa sizin yazılarınızı okurken sanki karşılıklı konuşuyormuş gibi hissediyorum.Zaten sizde bir yazınız da İİBF deki bu soruna değinmiştiniz:

    http://www.mahfiegilmez.com/2014/09/iibf-sorunu.html

    Katkılarınız için ÇOOKKK TEŞEKKÜRLER...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim.
      Maalesef öğrenci sayısının çokluğu ekonomi derslerini uygulamalı yapmanın önünde büyük engel oluşturuyor. En önemli dersin applied economics yani uygulamalı ekonomi olması gerek. Ama bunu yapabilmek için öğrenci sayısının 10 - 20 arasında olması şart. 200 kişiye uygulamalı ekonomi anlatmak çok zor.
      Benim bu bloğum bunu yapmaya çabalıyor. Yani ekonomi bilimini Türkiye ekonomisine uygulayarak anlatmaya çabalıyorum. Ekonomi teorisi ete kemiğe bürünüp her gün karşılaştığınız sorunları anlatıp yorumlamaya dönüşünce de size çok daha anlaşılır ve somut geliyor.

      Sil
  11. Hocam size çok saygı duyuyorum.
    Ülkede sizin gibi düşünen bir çok ekonomist/bürokrat olduğunu düşünüyorum.ancak ülkeyi yönetenlerin bilime saygısı az.kimse sizin gibi bilim esaslı konuşanları ciddiye almıyor.

    Halkta maalesef bu durumu yorumlayamayıp kartel medyanın tuzağına düşüyor.dolayısıyla ülkeyi medya gücü elinde olan yönetiyor.

    Sizin bahsetmiş olduğunuz kıymetli yapısal reform ideasını mevcut yurttaşlarla gerçekleştirmelk bence imkansıZ

    Ha yanlış anlaşılma olmasın.ben kimseyi düşünceleri nedeniyle hor görmüyorum. Ama mevcut durum bu

    Reform hareketleri arkasında ona inanan halk olmadığı müddetçe gerçekleşmez.ve sizin bahsetmiş olduğunuz yapısal reform konusunu düşünebilecek durumda değil insanlar

    Söz konusu reform ancak mevcut insan yapısının değişmesi ile mümkün olabilecektir ki tahminim bu durum 20 sene sonra ancak filizlenmeye başlar.

    Herkese saygılar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısınız. Zaten o nedenle Atatürk reformları halka rağmen yapılmış görünüyor. O tarihte halka sorsanız alfabe değişimini, şeri yasalardan medeni yasaya geçişi, okulların dini eğitimden bilimsel eğitime geçişini, kadın - erkek eşitliğini vb kabul ettirebilir miydi? Mümkün değil.
      Türkiye'de önce insanların bağımsız bir düşünce yapısına sahip olarak eğitilmesi gerekiyor. Ne yazık ki bu öyle söylendiği kadar kolay değil.

      Sil
  12. Hocam mb kıskaçta faizi aşırı artıramaz o zaman büyüme yanında euro da çok düşer durum iyice kötüleşir. eğer artırmazsa dolar karı inanılmaz artmış durumda buna uzun süre müdahale etmezse enflasyon artar (umarım fedden sonra dolar biraz düşer). Eğer mevcut vektör devam ederse dolar borcu olan tl ile swap edip çok rahatlıkla dolar bazındaki borcunu azaltabilme imkanına sahip. Dış borcu hesaplarken bu açılardan da bakmalısınız, yani 100 dolar borcum varsa, bu borcu tlye swap etsem yıllık dolar borç miktarım şu anki vektörlere göre %15 civarında azalır örneğin, eskisi kadar mal almadığım için eskisi kadar da borçlanma isteğim olmayacağından. bu sene dolarla borç miktarının aynı kalması ya da azalmasını bekliyorum, bir dahaki sene ya doları düşürüp ya da enflasyonla çok güzel bir reel borç azalması yaşanabilir. Peki kim ödedi bunu parasını tl faize veren "ahmaklar" tabi ...

    YanıtlaSil
  13. Başbakan olursam asgari maaş 10 bin TL

    Şimdi olayım şu ekmeğin fiyatını 1.5 tan 15 tlye çıkarıyorum suyun fiyatı 50 krstan 5 tl oluyor 30 bin tlye satılan arabayı 90 bin tlye alıcaksınız , nasılım

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Korkunç bir zeka örneği tebrikler kardeşlik!!!!!!!

      Sil
  14. hocam, türkiyenin cds derecesi gittikçe düşüyor!. bana göre t.c.m.b, fed faiz artışlarını başlatıp parasal sıkılaşmayı başlattığında ne kadar faiz artışına giderse gitsin dalgalı şekilde tl değer kayıpları hızlanacaktır!. sadece sert şekilde faiz bantları yükseltilirse döviz kurlarındaki yükselişler kısmen sınırlanabilir ancak; piyasa aktörlerinin çoğunlukla hızla artan risk primlerini göz önünde bulundurarak büyük ölçüde türkiye piyasasına dönmeyeceği kanaatindeyim. yani her halükarda maalesef 13 yıllık yanlış iktisat-maliye ve bunlara eşlik ettirilen para politikalarıyla yaşanacak büyük krize büyük bir hevesle çanak tuttuk!...

    YanıtlaSil
  15. hocam avrupa merkez bankasının faiz oranıyla almanya fransa ispanya yunanistan italya falan hepsının merkez bankası faiz oranı aynı mı farklı farklı mı belirleniyor hocam?

    YanıtlaSil
  16. http://tr.investing.com/central-banks/ bu sitede hocam fedin faiz oranı 0 mı yoksa eksi 0,25 midir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 0 ile 0,25 arasında demek. Yani 0 ile borç alıyor 0,25 ile borç veriyor.

      Sil
  17. hocam mesela bizde haftalık repo yüzde 7,5 ise mesela fedde 0,25 ise fed de bu faiz oranı nedir bizim gibi 1 haftalık politika faiz mi?

    YanıtlaSil
  18. Bir tarafta FED'in faiz arttırmasının beklenmesiyle değerlenen dolar, diğer tarafta deflasyonu yaşayan Euro Bölgesi ile birlikte ECB nin faiz oranların düşürmesi ki şu anda 0.05 oranında ve hatta mevduata ödenen faiz oranı -0.20 iken, Quantitative Easing(QE) ile 1.1 trilyon euro yu piyasaya sürülmesi hedeflenirken neden hala euro dolardan daha değerli anlamadım.Ben bunları yazarken euro/dolar paritesi şu anda 1.1042, bunun nedeni nedir acaba?...

    Teşekkürler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yunanistan ile anlaşmanın yapılmış olması.
      Euro / USD paritesi 1,5'a gelmişti şimdilerde 1,10.

      Sil
  19. Hocam yapisal reformlara ihtiyac cok siddetli oncelikle de egitim. Fakultemizden ayni donemde mezun oldugumuz iktisat ve maliyeden "ekonomi cok iyi ama dis mihraplar bizi rahat birakmiyor,lux semtlerin sokagindaki arabalari gosterip ekonomi kotu olsaydi bu kadar lux araba alinirmiydi,bir de birgun ab ekonomisi batacak ve en iyi ulke biz olacagiz..." seklinde ekonomi biliyorum diyen o kadar arkadasimiz var ki, inanin bunlara tanik olmak cok uzucu ...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet ne yazık ki durum budur. Bu mesele ekonomiyi iyi ya da kötü okutmakla ilgili değil. Biz özgür düşünceli insan yetiştiremiyoruz. Hatta yetiştirmek istemiyoruz. Mesele o.

      Sil
  20. Hocam Amerikanın faiz artırma sürece tahmini kaç sene sürer? Bu süreçteki asıl plan Çin ekonomisini durdurma olabilir mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu üre enflasyonun gelişimine bağlı olarak çıkacak. ABD, kendini kurtarmaya çalışıyor. Çin ekonomisini düşünecek hali yok.

      Sil
    2. Hocam biraz tekrara düşüyorum ama sorduğum her ekonomist Amerikan ekonomisinin kötü olduğunu söylüyorlar bence haklılar da.Ancak uluslararası ilişkilerle ilgili kişileri dinlediğimde onlar Amerika'nın bu yüzyıl içinde tahtını kaptırmayacağını söylüyor.Sizce Amerika önümüzdeki yıllarda sadece ekonomi olarak değil genel anlamda tek süper güç olarak mı kalır?

      Sil
    3. Hangi ekonomist öyle diyor merak ettim. Amerikan ekonomisi şu anda iyiye giden bir kaç ekonomiden birisi. Ama bu yüzyıl içinde Çin, Rusya ve Hindistan süper güç olma yolunda ABD'yi yakalayabilirler. Bu başka bir şey.

      Sil
  21. Hocam Merkez Bankası en azından geçen yıl Ocak ayında yaptığı gibi bu yıl da kurdaki artış gözetilerek faizi sadeleştirilmiş biçimde ve tek seferde yüksek bir baz puanla artırma konusunda eli daha rahat olsaydı hem nispeten daha istikralı hale gelebilecek olan faizimiz para çekmeye devam eder böylece kurda da kademeli bir düşüş gözlemlenirdi.Sizce de bunu yapma zamanını kaçırdık mı, her geçen gün ekonomiye güven azalıyor sonra faiz artışı da etkisiz kalabilir diye düşünüyorum ne dersiniz.Saygılarımla

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence hala zaman var. Bu aralarda yaparsa zamanı kaçırmış olmaz.

      Sil
  22. Hocam merhaba.Merkez Bankası faizi yükseltmek istediğnde gecelik borç vermeye, düşürmek istediğinde ise haftalık borç vermeye ağırlık veriyor" bu kısmı anlayamadım acaba tekrar açıklamanız mümkün mü? Yani bu işlem tam olarak nasıl gerçekleşiyor? Şimdiden teşekkürler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Diyelim ki TCMB 100 TL tutarında parayı % 7,5 dan haftalık, 100 TL tutarında parayı da % 10,75'den gecelik olarak borç verdi. Bu durumda toplam olarak borç verdiği 200 TL'nin ortalama faizi (ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti) % 9,1 olur.
      Şimdi haftalık borç verme miktarını 100 TL de sabit tutup gecelik borç verme miktarını 200TL'ye çıkarırsanız bu kez ortalama faiz % 9,7 olur.

      Sil
  23. Hocam elinize sağlık.
    Aklıma uzun süredir takılan bir soruyu soracağım. Daha önceki yazılarınızda uzun uzun anlattığınız bir konu gerçi. Bizdeki faizin yabancıların kendi enflasyonu ile hesaplaması sonucu ülkeye yabancı sermaye girer diyorsunuz. Bunu anladım ancak anlamadığım nokta burada hep kuru sabit örnekler vermişsiniz. Türkiye gibi her sıkıştığında paranın değerini düşüren parası güvensiz bir ülkede bu ne kadar doğru. Örneğin ben bir yatırımcıyım ve Venezuela devlet tahvilinin faizi çok yüksek gidip paramı yatıracağım. Fakat tahvilin vadesi geldiğinde kur ne olur bunu düşünmeden yatırım yapamam ki!

    Yabancı yatırımcı şimdi gelip aylık %2 faiz oranında yatırım yapsa bir ay sonra Türk Lirası Dolar bazında %2 değer kaybetmesi karın kaybolması anlamına gelmiyor mu? Şu an aylık %1 gibi bir faiz ödeniyorsa Türkiye'de kim bu faize para yatırır? Tabi ki dolar kuru tahmini sene son 2.60 olma olasılığını da hesaba katmak gerekir ama bence bir ülkenin faiz oranı kurdaki kayıp beklentisinin altındaysa kimse parasını oraya yatırmaz. Bırakın yabancı sermayedarı Türkiye'de bile mevduata en fazla yıllık %12 gibi bir faiz veriliyor. 8 ayda dolar ise %20 arttı.
    Asıl sorum ŞU ANDA (son bir iki yıldır) nasıl hala yabancı sermayedar çekebiliyoruz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısınız bu kadar inişli çıkışlı bir TL değeriyle yabancı bu riski nasıl alıyor da 1 yıllık ya da 3 aylık para yatırıyor? Cevabı çok basit: Yatırmıyor. Yabancılar buraya günübirlik gelip gidiyor. Yani bir kaç gün, bilemediniz bir hafta duruyor faizi alıp gidiyor. Yani 1 yıllık ya da 3 aylık gelmiyor. Onun için de sıcak para diyoruz.
      Daha uzun vadeli borçlar genelde bankalara veriliyor ve bankalara dolar üzerinde yüzde 4 - 5 faizle veriliyor. Ya da satıcı kredisi olarak veriyor. Yani malını satın alana Türke kredi vermiş olupr. Ama alacağı dolarla olduğu için hiç bir kur kaybı olmuyor.

      Sil
  24. Beni mazur görün bu konuyla ilgisi olmayan bir soru soracağım.
    Dünya'da büyüme olmazsa ne olur? En azından artan nüfustan fazla büyüme olmaması durumu. Sabit kalalım. Yeni fabrikalara yada ürünlere ihtiyaç olmadığı bir çağa gelebilir miyiz? Yeni ürünlere her zaman ihtiyaç olacaktır ama ekonomik açıdan düşünürsek eskisinin yerini yenisi alacak ve giren çıkan eşit büyüme sıfır. Medeniyet böyle bir noktaya gelebilir mi? Sonuçta dünyada kaynak sınırlı.(Gerçi uzay var. Bu konuda Astrofizikçi Nikolay Kardaşhev'in bazı öngörüleri var.)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet dünyada kaynak sınırlı ama insanoğlunun hırsları sınırlı değil. Herkes bugünkü durumundan daha iyi bir duruma geçmek istiyor. Daha iyi bir evde oturmak, daha iyi bir araba almak, çocuğunu daha iyi okula göndermek vb istiyor. Herkes bunu istiyor demek herkes ekonominin büyümesini ve oradan kendisine düşecek payın artmasını istiyor demektir.

      Sil
  25. Merhaba, mevcut siyasi yönetimin düşük faiz iradesi devam ederken MB'nın faizleri artırması pek olanaklı görünmüyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklı görünüyorsunuz ama 'zor, oyunu bozar' diye bir söz vardır. Oraya doğru ilerliyoruz.

      Sil
  26. Hocam merhaba;
    Oncelikle tesekkurler. Guzel bir anlatim.
    Universite'de matematik okudum ve calculus hocamiz soyle bir soru sormustu. 'Dunya uzerindeki tum baliklar sayilabilir mi?'
    Bu sorunun cevabi kisiden kisiye bakis acisina gore degisiyor. Ancak tek dogrusu var ve sayilabilir. Cunku sonlu olan bir kumede hersey hesaplanabilir.
    paranin ise sonlu olmadigi(basilabilir olmasi) aslinda hesaplamalari okadar zorlastiriyorki tum bu krizlerin sebepleri bunu basabilen devletlerin oluaturdugu durum.

    yani siz istediginiz kadar reform yapin yapisal degisiklikler yapin rezerv olaraak kabul edilen paralarin basimi bir devlet egemenligindeyse neye yarar. Bugun faizi yukseltti diyelim tum dolarlar ulkeden cikmaya baslar. Dolayisiyla usd kuru artar. Kucuk bir hesaplama yapalim;
    2.000 usd param var ve kur 2.8 ve tl faiz %10.
    Geldim tr ye bozdurdum 5.600 tl faizle yil sonunda 6.160 tl oldu. (Kur sabit dersek). Bu arada da fed dedi ki ben faizi dusuruyorum dolayisiyla kur duser ve diyelim 2.6 oldu ve ben aslinda 6.160/.2.6 dan 2.370 dolar oldu. Bunun tam terside mevcut. Yani fed dedi faizi artirdim kur oldu 3 ben getirdim 20 milyar dolar 60 milyar tl oldu. Mb faiz artircak tabi parayi tutmak icin yuzde 12 yapti diyelim72 milyar tl yil sonunda para olur. Fed dedi ki faizo dusuruyorum. Tum dolarlar ulkeyr geldi kur dustu 2.5 oldu.para oldu 29 milyar usd.

    demem o ki, bu guc onlarin elindeyken biz ne yapabiliriz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim.
      Doğru söylüyorsunuz. Bir kızılderili atasözü 'Akıntıya karşı kürek çekilmez' der. Eğer güçlü olan faizi yükseltmişse bizim de yükseltmemiz gerekir. Yok eğer haram meselesini öne süreceksek o zaman bu sistemin içinde ne işimiz var?
      Ayrıca eğer gücü onların eline geçiren şeyleri sağlayacak olan yapısal reformları yapabilirsek bir süre sonra biz de güçlü olabiliriz.

      Sil
  27. Merhaba Mahfi Hocam,
    Bayram tatilinden beri pek üretkensiniz maşallah. Çok teşekkür ederiz.
    Benim de konu dışı bir sorum olacaktı. Malum KİTler sürekli zarar ediyor, buna karşılık ekonomiye katkıları ise çok küçük. Örneğin TCDD'nin bütçeden aldığı paya göre %4 lük taşıma oranı devede kulak sayılır. Eskiden amme hizmeti yaparlardı ama artık öyle bir ihtiyaç yok. Durumlarını düzeltmek için çok büyük yatırım gerekiyor ve geri dönüşü olur mu belli değil.
    Sizce mevcudiyetlerini tartışmanın zamanı gelmedi mi?
    Saygılarımla,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. akıllı davranıp kısa vadeli borçlanalım (yada risk olan uzun vadeli borcu kısa vadeli olarak swaplayalım). pek önerilmez ama bu durumda adapte olmak lazım aylık/haftalık/günlük olarak doların gidiş istikametine bakarak borcunuzu tl yada dolara swap edebiliriz: örneğin dolar aratacak gibiyse borcu tlye swap edip tl faiz ödenir dolar borcu düşürülür(olaki ilerleyen günlerde dolar geriler ve/veya tl faiz artar kazançtayız), aksi halde tl faizler artacak gibi duruyor bu durumda tl borcu dolara swap edelim hoop tl borcumuz azalıyor yine kazançtayız olaki dolar artacak gibi olur tekrar tl ye swap... Biraz finans bilmek lazım ama küçük orta işletmelerde finans=vergi nasıl kaçırılır şeklinde bakıldığı için diğer "finansal oyunlara" yer kalmıyor, aşırı dereceli volatileden kurtulmanın yollarıda var ama oda pek yapılmayan bir şey...

      Sil
    2. Not: yanıt bir üsttekineydi

      Sil
    3. TCDD'yi yeterince geliştirmedik. Bunu 1950'lerden itibaren bilerek isteyerek yaptık. Ve bana sorarsanız büyük hata yaptık. Toplu taşımacılığın en esaslı aracı yerine tek tek arabalarla yolculuğu teşvik ettik. Bugün artık çok geç. Çünkü her şeyin bir dönemi var. Dün TCDD'yi geliştirmemiz gerekirdi, bugün belki de artık tümüyle vazgeçmemiz gerekiyor.

      Sil
  28. hocam elinize sağlık...
    konumuz ile alakalı değil ama sizden başkası da buna cevap vermez biliyorum. aklıma takıldığı için soruyorum:
    İktisat kitaplarında hep yazan şu: fiyat artar ise talep düşer, fiyat düşer ise talep artar. bunun birçok analizi yapılmış ve halen yapılıyor. benim anlamadığım niye bu olaya tersinden hiç bakan yok. yani talep artar ise fiyat da artar, talep düşerse fiyat da düşer. aynı şekilde arz artar ise fiyat düşer, arz azalır ise fiyat artar, arz artar ise fiyat düşer. yani şimdiye kadar yazılanlara tersten niçin bakılmamış. bunu tez konusu yapabilir miyim... Adem FİDAN

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim.
      Sanırım bunu tez konusu yapamazsınız çünkü bu doğal bir sonuç ve hep kullanılmış.

      Sil
  29. Mahfi Bey merhabalar,

    Çin'deki devaluasyonun FED'in faiz artırımını geciktirmesi söz konusu olabilir mi sizce? teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Biraz daha zaman geçmesi ve Yuanın devalüasyonunun ileriki etkilerini görmemiz lazım. Ama Fed'in kararı üzerinde etkili olabileceğini düşünüyorum.

      Sil
  30. Merhaba Hocam,

    Oncelikle sizi bu blogda vermis oldugunuz muthis hizmetten dolayi tebrik ediyorum. Burada sadece ekonomik degerlendirmeler yapmakla kalmiyorsunuz, bir bilim dalinin genis kitlelere anlatilmasi ve genel olarak bilimsel dusuncenin kabul gormesi icin de son derece faydali calismalar yapmaktasiniz. Unutmayalim ki bilim ulastigi bilgileri topluma aktaramadigi, insan hayatina uyarlayamadigi zamanlarda korkunc kayiplar yasayabilmektedir (bkz. Iskenderiye kutuphanesi). Tekrar tekrar tesekkurler.

    Konu FED, faiz artirimi ve TCMB olduguna gore soyle bir olasiliklar dizisi ve senaryo hakkindaki goruslerinizi sormak isterim:

    FED'in Eylul ayi toplantisi 16-17 Eylul tarihlerinde olacak. Bu tarihte verilecek artirim karari ihtimalini su anda 50% olarak goruyoruz. Bu ihtimali degistirebilecek en buyuk veri ise 19 Agustos'ta aciklanacak olan Temmuz enflasyon rakamlari. TCMB PPK toplantisi ise 25 Agustos'ta, bir sonraki 22 Eylul. Hukumetin kurulabilmesi icin taninan yasal sure ise 23 Agustos’ta doluyor.

    Eger 19 Agustos’taki Amerika enflasyon verisi beklentilerin uzerinde gelir, 23 Agustos’a kadar da hukumetin kurulamayacagi anlasilirsa TCMB 25 Agustos’ta uygulama degisikligine giderek koridor kavramini kaldirir, tek faiz uygulamasina gecer, burada da gecelik faize yakin bir rakam tercih ederek dolayli faiz artirimina gider diye dusunuyorum. Koalisyon hukumetinin kurulmasi durumunda ise dovizin bir miktar gevseyecegini goz onune alacak olursak faizde Agustos icerisinde degisiklik beklemem. Ancak enflasyon verisinin yuksek gelmesi FED’in bekledigi sinyal olacagindan 17 Eylul’de ABD faizlerinin 0.5’e yukseltilmesi ve bir hafta sonra da TCMB’nin gerekli degisikligi yapmasi kacinilmaz olacaktir.

    Sayet ABD enflasyon verisi beklentilere paralel veya beklentilerin altinda gelirse, biz yine ikinci parametre olarak hukumetin kurulmasi/kurulamamasina odaklanacagiz ilk etapta. Koalisyon hukumeti dovizin kismi gevsemesine sebep olacagindan TCMB faiz artirmayabilecektir. FED de Eylul ayini pas gececeginden sorunlar/sikintilar bir kac ay ertelenmis olacaktir. Fakat hukumet kurulamazsa ve yine secim soz konusu olursa, zaten durmus olan sicak para akisi tersine doneceginden borsada hizli dususler ve dovizin firlamasi TCMB’yi yine faiz politikasinda bir degisiklige zorlayacaktir diye dusunuyorum.

    Ozetle, hukumet kurulamazsa TCMB her halukarda bu ay faiz artiracak. 19 Agustos’taki ABD enflasyon verisi beklentilerin uzerinde gelirse FED (ve TCMB) Eylul’de faiz artiracak. Hukumet kurulursa ve ABD enflasyon verisi beklentilere paralel-beklentilerin altinda gelirse sorunlar ve faiz artirimlari bir kac ay ertelenecek. Bunlarin arasindan olasiligi bana en yakin gelen hukumetin kurulamamasi sonucu faiz artirimina gitmemiz, ABD enflasyonunun beklenti dahilinde gelmesi sonucu FED’in faiz artirimini ertelemesi, bu surecte de yeni secim sonucu senaryolari ile pompalanacak iyimserlik (lutfen hatirlayalim, PKK 2002 yilindan sonraki tum secimlerden once silah birakmistir) sayesinde dovizin destek seviyelerine dogru cekilmesi yonunde. Aylardir araliksiz artan dovize verilecek bir soluklanma firsati da ulkeden kacmak icin firsat kollayan sicak paranin arayip bulamadigi ortam olacaktir.

    Sevgi ve saygilarimla,

    Yakup Aydede

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim.
      Çok güzel bir analiz yapmışsınız. Yazıyı tamamlayan bir yorum olmuş. Bir tek itirazım var: TCMB'nin açıklamalarına bakarsak, tek faize tek aşamada geçmeyecek, koridoru daraltmayla başlayıp sonra tek orana geçecek gibi görünüyor.

      İzleyicilere Yakup Aydede'nin yorumunu okumalarını öneriyorum.

      Sil
    2. Hocam iltifatiniz icin cok tesekkur ederim. Itiraziniza da katiliyorum, Erdem Basci'nin aciklamasinin ozetini gormustum sadece. Kendisi ifade etmis kademeli gecis yapilacagini. Bir duzeltme de ben yapayim kendime, PPK toplantisi 25 degil 18 Agustos'ta imis. Az once koalisyon seceneginin iptal oldugu aciklandigina gore haftaya TCMB'den hareket beklenmesi yerinde olacagi kanisindayim.

      Yakup Aydede

      Sil
  31. Değerli Hocam,

    Bazı uzmanlar gelişen ülkelerden uzak duran büyük fonların alıma geçmek için faiz artırımını beklediğini söylüyor. Yani rüzgar tersine dönebilir görüşü.. Fed'in faiz artırımının dolar üzerinde negatif etki yaratmaya başlayacağını düşünenler var. Siz bu görüşe katılıyor musunuz..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hocam amerikada olsaydı kesin krizci olurdu(bir nevi dr. doom), cari açık fazla, borç fazla, ekonomik büyüme az, inşaat balon... birileri sonunda kral çıplak diyecektir, bence abd'nin durumu sanıldığı kadar iyi değil... kontrollü şekilde 15 yılda %50 devaluasyon yapmayı planlıyorlar, bu kadar uzun sürede her şey donmayacağından büyük riskler kaçınılmaz (15 yıl boyunca dünyada hiç mi kriz çıkmayacak? abd bunlardan hiç mi etkilenmeyecek?), bence parasal genişleme deneyimi pek de iyi sonuçlanmayacak (haa belki genede dolar artar o ayrı :) )...

      Sil
    2. Ben Fed'inm faiz artırım sürecinin çok zor bir süreç olacağını düşünüyorum. Olumlu ve olumsuz bir çok etkisi olacak. O nedenle de bir türlü başlayamıyor zaten.

      Sil
  32. hocam merkez bankası faiz konusunda geç likidite ,politika, gecelik faizleri yerine türk lirasına sadece gecelik faiz oranı uygulasa ve işlemlerinde bunu baz alsa daha kolaylık olmaz mı? piyasa daha çabuk bunu fiyatlamaz mıdır?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet bu yönde görüşler var. Ve TCMB de zaten tek faize doğru aşamalı olarak geçiş yapacağını açıkladı.

      Sil
  33. Yuandaki devalüe dis ticareti talep artışı olursa pozitif kilar. Yuanin devaluesi sermaye çıkışını tetikler. Çin ekonomisindeki büyüme ye yuanin devalüesinin etkisi hemen olumlu olmaz.iktisat terimindeki gibi cetiris paribus olmali devaluenin ülke ekonomisindeki pozitif yarar için. Fed faizi arttirmaz ise 2015 in son ceyreginde Çin sıkıntı yaşayabilir.
    Fedin faiz artışı dolari degerli kilar ise abd ekonomisine sermaye girişi artacagindan uluslararası piyasada dolar likitite kıtlıgi dolarin degerlenmesine yol acarak abd dış ticaretini olumsuz etkiler iste o zaman yuandaki devalue çin icin anlamli olur.
    Ülkemizde kirilganlik tamamen ülke içinde ki siyasi belirsizlik ve jeopolitik konumun getirdigi terör olaylarin vermis olduğu risk.
    Dış tasarruflara muhtaç oldugumuz sürece ekonomik olarak her zaman bicak sırtı dengesinde olacagiz.ulke ekonomisinin duzene girmesi dediginiz gibi yapısal reformlar sayesinde olacaktir.
    Güzel yazınız için teşekkürler sayın hocam
    Sevgi ve saygılar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim.
      Ama ülkemizdeki kırılganlık yalnızca siyasal olaylardan, jeopolitik nedenlerden ya da terör olaylarından kaynaklanmıyor. Onların etkisi fazla tabii ama ekonomideki ciddi bozulmanın da etkisi var.Türkiye 2 yıldır üst üste GHSYH'sı dolar cinsinden küçülen ve kişi başına geliri düşen, orta gelir tuzağına yakalanmış bir ekonomi görünümünde bulunuyor.

      Sil
  34. Kemalist ekonomi uzerine yazi yazabilir misiniz hocam.Her gun sakal trasi olan halki sevmeyen hakir goren Kemalistlerin ekonomi politakasi nasildi ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her duyduğunuza inanmayın.
      Her gün sakal traşı olmakla halkı sevmemek veya hakir görmek birbiriyle ilgili şeyler değil.
      Atatürk dönemi dışında Türkiye'nin kendine özgü bir ekonomi politikası hiç olmadı.

      Sil
  35. Hocam merhabalar. Almanya da ekonomi master i yapmak istiyorum sizinde goruslerinizi merak ediyorum ne dusunursunuz bu konuda hakkinda.Cok tesekkurler.Iyi haftalar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eğer imkanınız varsa ABD'de ekonomi master'ı yapın.

      Sil
    2. imkanınız varsa önce ekonomi ile alakalı bir kamu kurumunda uzmanlık vb kadroya yerleşin oradan kurum sizi YL eğitimine yolluyor zaten...

      mesela Hazine Müsteşarlığı direk Ivy Leauge vaad ediyor... tabi kişisel olarak da kabul mektubu almaya şartlarınızın elvermesi lazım...yoksa çalıştığınız kurum sadece masraflarınızı karşılayıp size referans oluyor ki az buz şey değildir bu..

      benim eniştenin abisini de Harvarda yollamışlardı, daha düşük seviyedeki okullardan alınan davetleri Hazine Müsteşarlığı kabul bile etmiyor...çalışanlarını en iyi okullarda eğitmek iddasındalar... TCMB ve BDDK, SPK gibi kurumlarda da farklı bir durum olduğunu sanmıyorum...

      TCMB gibi bir kurumun yazılı sınavını kazanıp da hala ekonomi YLna ihtiyaç duyan biri varsa nasıl biridir ayrıca merak ediyorum :)

      Sil
    3. TCMB yazili sinavi ile yuksek lisansin ne alakasi var? Insan her zaman egitime muhtactir. TCMB kurum sinavlarini hazirlayanlara vahiy mi geliyor saniyorsunuz? Egitim olmadan hicbir sey olmaz. Titreler ve kurumlar baska egitim baska.

      Sil
  36. Merhaba;
    Ekonomisi guclu 10 ulkede dolara karsi cinde oldugu gibi devaluasyon olsa ne olur?

    Tesekkurler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zaten oluyor. Ekonomisi güçlü 10 ülke (Euro bölgesi ülkeleri, Çin, Brezilya vb) paraları Dolara karşı yılbaşından bu yana sürekli değer kaybediyor. Arada bir dolar da onlara karşı kaybetse de ağırlık onların değer kaybetmesinde.

      Sil
  37. Hocam merhaba,

    Yazınız için teşekkürler. Önümüzdeki bir iki yıl için dolar dışındaki bütün para birimleri, basketboldaki tabirle "el yakan top" gibi. Paramı tl'ye çevirdiğim an sanki göçecekmiş hissiyatı var.
    TCMB'nin faizleri arttırmasının, geç kalındığı takdirde tl'deki düşüşe engel olamayacağını düşünüyorum. Güven meselesi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu olaylar sürekli değişim gösteriyor. 2 gün önce Fed'in Eylül'de faiz artıracağı tahmini yapanların oranı % 45 idi bugün % 38,6. Biraz beklemek gerekebilir.

      Sil
  38. Hocam, derli toplu analitik düşünceyi geliştirecek kitap listesini ne zaman yayınlayacaksınız?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Listeyi hazırlamak zaman alıyor, bakıyorum.

      Sil
    2. Sabırsızlıkla bekliyoruz.kolay gelsin :)

      Sil
  39. Hocam bugünün en önemli gündem maddesinin Çin'in yaptığı devalüasyon olmasıyla ilgili küçük bir araştırma yaptığımda çok çarpıcı sonuçlar elde ettim:
    ABD'nin 2014 imalat sanayi üretimi 1635,2 milyar dolar
    Almanya'nın 772,1 milyar dolar
    Fransa'nın 284 milyar dolar
    İngiltere'nin 242,9 milyar dolar
    Türkiye'nin 126,4 milyar dolar
    diğer taraftan Çin'in 2014 imalat sanayi üretimi 3190,3 milyar dolar!
    Çin tek başına bu 5 ülkenin toplamından fazla üretim yapmış.
    gerçekten de Çin'in devalüsyon yapması belki de Fed'in faiz artırımı kadar önemli bir olaymış.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet ve tek başına bu olay Fed'in faiz artırımı beklentisi yüzde 45 - 50'lerden 35 - 40 lara kadar düşürdü.

      Sil
    2. Çin elindeki 4 trilyon dolar kadar dövizi nerde nasıl kullanıyor? ABD+Almanya+İngiltere+Japonya toplamından fazla para Çin Merkez Bankasında var.... döviz rezervi olarak bizim 40 katımız neredeyse

      Sil
  40. Hocam cahilliğime lütfen kızmayın, öğrenmek istiyorum.

    Mesela 1800'lerdeki 1900'lardaki 1910-20-30-40-50-60-70-80...gibi dönemlerdeki döviz kurlarının ne olduğunu hangi sitelere girerek öğrenebiliriz?

    Mesela 1935'te 1 Dolar kaç TL idi?

    Mesela 1962'de 1 Dolar kaç Alman Markı idi? (Bu arada Deutsche Mark 1948-2002 arasında kullanılmış. 1948'den önceki adı ne idi? O dönemlerin kurlarını nasıl öğreniriz?)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunları veren siteler var. Google aramak istediğiniz para birimini yazın mesela TRY vs USD historic yazın bulabilirsiniz.
      Bu arada ben size söyleyeyim 1935'de 1 USD = 1,26 TL imiş.

      Sil
  41. hocam, aslında 2002 de akp hükümeti küresel sermaye bolluğunun hızla genişlediği dönemde yüksek kur - düşük faiz politikasını uygulasaydı iç tüketime ve yüksek cari açık vermeye dayalı değil de dış talebi artırmaya ve üretimi ve tasarrufları artırıcı büyüme ivmesi sağlayabilir miydik?. bu konudaki düşünceniz nedir hocam?. yani: kolay politika yerine daha zor olanı seçseydik belki de bugünkü negatifleşmeye başlayan iktisadi konjonktürde daha avantajlı bir pozisyonda olabilirdik..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O dönemde yapılması gereken çok şey vardı. Başta yapısal reformlar. Ama biz günle, kısa dönemle, mevcudu parlatmakla her zaman daha fazla ilgili olduğumuz için bunları yapmadık. Şimdi keşke diyoruz.

      Sil
  42. bir önceki yazınızda bir yoruma verdiğiniz cevapta: eğer tüketim harcamaları önceki döneme göre artarsa daha az tasarruf yapılacak ve finansal sisteme de daha az fon enjekte edileceğinden ilk aşamada faiz oranları artıp özel kesim yatırımlarını düşürür dediniz.fakat olaya şu açıdan yaklaşırsam içinden çıkamadığım kafamı karıştıran bir durumu izninizle aktarmak isterim;
    Bankaların tl faizini belirlemesinde birçok etken olsada faizlerin ödünç verilebilir fon piyasasında belirlendiğini varsayarsak fon arzı ve fon talebinin kesiştiği yerde faiz belirlenecek. Fon talebi sabitken fon arzı azalırsa faizler artacak yada fon arzı sabitken fon talebi artarsa yine faizler artacaktır.bu varsayım altında bankacılık kesiminde fonlar veri iken,tüketim harcamalarının bir önceki yıla göre arttığını düşünürsek bakalım faizler yükselecek mi?
    böyle bir durumda bankacılık kesiminden fon Çıkmayabilir çünkü günümüzde birçok kesim bankacılık sistemini kullandığı için tüketim harcamaları artsada fonlar birinin hesabından çıkıp başka birinin hesabına geçecek Buda bankacılık sisteminden fonların azalmaması demek. Yani tüketim harcamaları artmasına rağmen bankacılık Kesimiden fon çıkmayıp sadece bir hesaptan bir hesaba geçebilir Buda fon arzı eğrisinin sola kaymasına sebebiyet vermeyeceğinden faizler yükselmez kanısına varıyorum. Ayrıca bugün bankacılık sistemine akan tasarruf hem sahibi açısıdan harcamalarda kullanılabilirken hemde banka bunun bir kısmını yasal zorunluluk olarak ayırdıktan sonra yatırım kredilerinde kullanabilmektedir.hocam yanlış düşündüğüm yada sizinle aynı kanıya varamamamdaki sebep nedir olayı yanlış mi kurguluyorum bir şeyi eksik mi düşünüyorum yada başka birşey mi ?

    YanıtlaSil
  43. bir önceki yazınızda bir yoruma verdiğiniz cevapta: eğer tüketim harcamaları önceki döneme göre artarsa daha az tasarruf yapılacak ve finansal sisteme de daha az fon enjekte edileceğinden ilk aşamada faiz oranları artıp özel kesim yatırımlarını düşürür dediniz.fakat olaya şu açıdan yaklaşırsam içinden çıkamadığım kafamı karıştıran bir durumu izninizle aktarmak isterim;
    Bankaların tl faizini belirlemesinde birçok etken olsada faizlerin ödünç verilebilir fon piyasasında belirlendiğini varsayarsak fon arzı ve fon talebinin kesiştiği yerde faiz belirlenecek. Fon talebi sabitken fon arzı azalırsa faizler artacak yada fon arzı sabitken fon talebi artarsa yine faizler artacaktır.bu varsayım altında bankacılık kesiminde fonlar veri iken,tüketim harcamalarının bir önceki yıla göre arttığını düşünürsek bakalım faizler yükselecek mi?
    böyle bir durumda bankacılık kesiminden fon Çıkmayabilir çünkü günümüzde birçok kesim bankacılık sistemini kullandığı için tüketim harcamaları artsada fonlar birinin hesabından çıkıp başka birinin hesabına geçecek Buda bankacılık sisteminden fonların azalmaması demek. Yani tüketim harcamaları artmasına rağmen bankacılık Kesimiden fon çıkmayıp sadece bir hesaptan bir hesaba geçebilir Buda fon arzı eğrisinin sola kaymasına sebebiyet vermeyeceğinden faizler yükselmez kanısına varıyorum. Ayrıca bugün bankacılık sistemine akan tasarruf hem sahibi açısıdan harcamalarda kullanılabilirken hemde banka bunun bir kısmını yasal zorunluluk olarak ayırdıktan sonra yatırım kredilerinde kullanabilmektedir.hocam yanlış düşündüğüm yada sizinle aynı kanıya varamamamdaki sebep nedir olayı yanlış mi kurguluyorum bir şeyi eksik mi düşünüyorum yada başka birşey mi ?

    YanıtlaSil
  44. Hocam merhaba.Merkez Bankası faizi yükseltmek istediğnde gecelik borç vermeye, düşürmek istediğinde ise haftalık borç vermeye ağırlık veriyor" bu kısmı anlayamadım acaba tekrar açıklamanız mümkün mü? Yani bu işlem tam olarak nasıl gerçekleşiyor? Şimdiden teşekkürler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunu yukarılarda bir yerde anlattım sanırım yine siz sormuştunuz.

      Sil
  45. Merhabalar hocam. öncelikle yazılarınız icin cok tesekkür ederiz.Bizi cok iyi aydınlatıyorsunuz. Çin devalüasyonu Türkiye ihracatçılarını nasıl etkiler? Rakip firmalar icin dezavantaj mıdır? Örnegin tekstil sektörünü nasıl etkiler? Şimdiden TESEKKÜRLERR..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çin devalüasyonu Türkiyeyi fazla etkilemez.

      Sil
  46. Hocam belki alakasız olacak ama merak ediyorum Rostow'un kalkınma aşamalarına göre Türkiye iktisadi kalkınmanın hangi aşamasında ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rostow modeline bakarsanız Türkiye halen kalkış aşamasında

      Sil
  47. Seçim gözüktü gibi. Şu "büyüme vs oy oranı" grafiğinizi güncellemek mümkün olabilir mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. BU kadar kısa dönem için o analiz pek anlamlı sonuç vermeyebilir

      Sil
  48. hocam, 2001 krizi öncesi bankacılık sistemimizde büyük döviz açık pozisyonları oluşmuştu ki bunda muhtemelen sabit kur politikası dediğimiz çıpa uygulamasının da ciddi bir etkisi olduğu kanaatindeyim. zira müdahaleli olduğundan devlete güvenilmişti. ancak kur şoku yaşadılar ve bilançolarında büyük erimeler yaşamıiştı hocam!. hocam, sanki benzer döviz pozisyon açıklıkları bu defa reel ekonomi tarafında yoğunlaşmış gibi görünüyor!. hocam, reel ekonomi üzerindeki kur risklerinin yüksek oluşu kanaatimce olası krizin 2001 krizini de aratabileceğini ve nispeten daha uzun ömürlü olabileceğini gösteriyor.. hocam, bu düşünceme katılıyor muşunuz?. ya da farklı mı düşünüyorsunuz?. saygılar....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu dediklerinizin yanı sıra küresel konjonktüe o zamankinden çok değişik. O zaman konjonktür dalgası çıkıştaydı şimdi inişte. Dışarıdaki koşullar daha kötü yani.

      Sil
  49. Merhaba Hocam,

    Çin ve benzeri USD rezervi yüksek olan ülkelerin Devalüasyon uygulaması, önümüzdeki FED kararlarını ne kadar etkiler?
    Bu durumda Türkiye de gizli Devalüasyon devam eder mi?

    Saygılarımla,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fed, bu tür gelişmelere de bakıyordur mutlaka ama onları asıl ilgilendiren ABD ekonomisinin durumu.

      Sil
  50. Merhaba Sayın Hocam,
    son zamanlarda her yerde kriz ve korku psikolojisi hakim gibi duruyor, Fed in faiz arttırımı bizim faiz arttırmamız dolayısıyla borsanın düşüşü ve yabancı paranın geldiği yere dönüşü olarak olumsuz yorumlanıyor malumunuz

    bundan önceki fed faiz arttırımı haberleri ilk konuşulmaya başladığında bizim dolar bazlı bist bunu öncesinde fiyatlayıp tıpkı şimdikli gibi düşüş trendine girmiş faiz artırımı başlar başlamazda bizim bizst hem dolar bazlı hem tl bazlı resmne ralli yapmış

    biraz aceleye geldi kusura bakmayın

    http://i.hizliresim.com/po2BML.jpg

    fedin faiz artırımını merkez bankasının yaptığı gibi nornalleşme süreci olarak yorumlanamaz mı? nihayetinde abd de işler yolunda gidiyor ki bir faiz arttırımı söz konusu oluyor abd de işler yolunda gittiği sürece bu durum (siyasi çekişmeler dışında) küresel ekonomiye olumlu yansımaz mı? nihayetinde bist hem faiz arttııtımını hem sermaye çıkışını çoktan fiyatladı ve önceki faiz arttırımında olduğu gibi düşüş trendine girdi tıpkı önceki faiz arttırımında olduğu gibi bu faiz arttırımıda borsamızda bir ralliye sebep olmaz mı? bu konuda görüşleriniz paylaşa bilir misiniz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eğer Fed'in faiz artırımı bir seferlik bir şey olsaydı dediğiniz gibi olabilirdi. Ama bu bir süreç olarak devam edecek. Ta ki faizler 2'ye hatta bazılarına göre 3'e ulaşana kadar. O zaman her faiz artışı aynı darbeyi yaratacak demektir. İşin korku filmine dönüşme nedeni bu.

      Sil
  51. hOCAM AÇIKÇA SÖYLEMEK GEREKİRSE FED KARARLARI AB PARASAL GENİŞLEMEYE GİTMEYECEĞİN TÜRKİYEYİ ÇOK FAZLA ETKİLEMEYECEK DİYEBİLİR MİYİZ?

    YanıtlaSil
  52. Sayın Hocam burada sorulara cevap vermeniz bizi muhattap almanız gerçekten sizin ne kadar mükemmel bir kişiliğe sahip olduğunuzu gösteriyor çok sağolun ayrıca kusura bakmayın klavyede sorun olmuş soruyu yazarken ab parasal genişlemesi olsa da fed kararları ekonomimizi etkileyecek kaçış yok sanırım bu durumdan

    Affınıza sığınıp bir soru daha sormak istiyorum hocam, fed faiz arttırımını tek seferde değilde küresel ekonomik dengeler nedeniyle belli bir süreçiçinde yapacak dediniz ama bundan önceki faiz arttırımında da tek seferde değilde belli bir süreçte artırmadı mı fed faizi sonuçta o zman da bist bunu olumsuz algılasa da bunu küresel ekonomik düzelmeye yorup ralli yaptı,aynı durumun şimdi olması olasılığı yok mu beklentilerin akisne bir süprizin yaşanma olasılığı hiç mi yok?

    YanıtlaSil
  53. Faizleri artırmak ekonomiyi boğmak anlamına gelmiyor mu? Yatırımların tamamen bitmesi, alışverişin durması vs. bu durum da işverenlerin iş gücünden tasarruf etmesine, işsiz kalanların ekonominin dışına çıkmasına ve müthiş bir kısır döngü içinde krize balıklama atlamamıza neden olmuyor mu? Faizler yeterince yüksekken daha da yükseltmek intihar etmektir. Yapılması gereken ekonomik reformlarla sepet kuru 4 tl'yi aşmayacak durumda tutmak ve rekabet edebileceğimiz ürünlerde devlet teşvikli üretime yöneltmektir. Yani ne Erdoğan ne de siz haklısınız. Saygılar.

    YanıtlaSil
  54. FED'in 2015'te parasal sıkılaştırma ve parasal genişlemeyeyle ilgili nasıl bir yol izleyecektir hocam.

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...