22 Ağustos 2015 Cumartesi

Yatırım ve Tasarruf Denince Ne Anlıyoruz?

Sokak diliyle ekonomi dili arasındaki fark
Yanlış anlayıp yanlış kullandığımız ekonomik terimler arasında yatırım ve tasarruf en başta gelenlerdir. Bu iki terimin ekonomideki anlamlarıyla sokaktaki anlamları çok farklıdır. O kadar farklıdır ki birinin tasarruf dediğine öteki yatırım der.

Biriktirdiği parayı bir mevduat hesabı açarak bankaya yatıran kişi, eğer ekonomi eğitimi almamışsa yatırım yaptığını düşünür. Onun açısından getiri sağlayan bir şey yatırımdır. Aynı şekilde biriktirdiği parayla tahvil, bono veya hisse senedi, gayrimenkul, döviz,  altın satın alan kişi de yatırım yaptığını kanısındadır. Çünkü bunların hepsinin bir getirisi vardır. İlk bakışta altının getirisi yok gibi görünse de değeri arttığı takdirde değer artışı bir getiri sağlar. Dövizin hem faiz getirisi vardır hem de altın gibi değer artışı getirisi olabilir. O nedenle sokaktaki kişi bunu da yatırım olarak değerlendirir. Özetle diyebiliriz ki sokaktaki kişi açısından yatırım, tasarrufların, gelir getirecek kaynaklara yönlendirilmesidir.

Oysa bu saydıklarımın hiçbiri ekonomi biliminde yatırım olarak sınıflandırılmaz. Ekonomi biliminde yatırım dediğimizde, bir dönemde elde edilen değerlerin bir bölümünün tüketilmeyerek gelecek dönemde o değerleri artırmak için yeniden üretime sokulması eylemini kastederiz. Bunu daha basit ifade edersek, elde kullanılabilir olan kaynakların (sermaye, emek, toprak, teşebbüs gücü gibi) bir ekonomide üretim kapasitesini artırmaya, yenilemeye yönelik olarak kullanılmasına yatırım denir. Örneğin bir üretim işletmesinin (fabrika olabilir) başkalarının tasarruf edip bankaya yatırdığı mevduatları bankadan kredi olarak alıp işletmeye yeni bir üretim bandı monte ederek üretim miktarını artırma çabası ekonomi anlamında yatırımdır. Çünkü bu eylem sonraki dönemlerde üretim kapasitesini artıracaktır. Aynı işletmenin yeni bir üretim bandı monte etmeyip mevcut bantlardan birisinin onarımını yaptırması da yatırım (yenileme, onarım yatırımı) kapsamına girer. Bu eylem belki üretim kapasitesi artışı sağlamaz ama üretim bandının arıza yapmasını ve dolayısıyla üretim düşüşünü önleyeceği için yatırım olarak değerlendirilir. .

Bankaya veya benzer finansal kurumlara yatırılmayan, mesela evde yastık altında saklanan veya altın satın alınarak evde saklanan değerler bunu yapan kişi açısından tasarruf sayılsa da ekonomi bilimi bunları tasarruf olarak görmez. Bir birikimin ekonomik anlamda tasarruf olarak kabul edilebilmesi için yine ekonomik anlamdaki yatırıma kaynak olabilecek bir formda olması gerekir. Bankadaki mevduat, kredi kullanmak isteyen bir başka kişi, kurum veya şirkete kaynak oluşturacağı için tasarruf olarak kabul edilir. Buna karşılık kişinin biriktirdiği parayla satın alıp evinde sakladığı döviz, altın vb kimsenin işine yaramayacağı, bir yatırım ya da üretim faaliyetinde kullanılamayacağı için ekonomi dilinde tasarruf olarak adlandırılmaz.

Yatırım, tasarruf ve tüketim eylemleri için örnekler:
Eylem
Sokak dilinde
Ekonomi açısından
Para biriktirip evde saklamak
Tasarruf
Anlamsız
Döviz, altın alıp evde saklamak
Yatırım
Tüketim
Gayrimenkul satın almak
Yatırım
Tüketim
Yeni bir gayrimenkul inşa etmek
Yatırım
Yatırım
Tahvil, bono satın almak
Yatırım
Plasman
Hisse senedi satın almak
Yatırım
Plasman
Birikmiş parayı bankaya yatırmak
Yatırım
Tasarruf
Eğitim için harcanan para
Tüketim
Beşeri yatırım
Bir üretim tesisi kurulması
Yatırım
Yatırım
Döviz hesabı açmak
Yatırım
Tasarruf
Eve yeni eşya almak
Yatırım
Tüketim
Sinemaya gitmek
?
Tüketim
Otomobil satın almak
Tasarruf, yatırım
Tüketim
Otomobil fabrikası kurmak
Yatırım
Yatırım




57 yorum:

  1. 1) Gayrimenkul satın almak için tüketim demişsiniz, sizce plasman a girmez mi? Çünkü mevcut bir binayı satın almış, yani el değiştirmiş olmuyor mu?

    2)Bir daire satın alan kişi için reel yatırım yapmış diyemiyoruz,peki bu finansal yatırıma mı giriyor.Finansal yatırıma da girmiyorsa tam olarak ne oluyor ?

    3)Mevcut bir gayrimenkul satın almak değil de yeni bir bina yapan kişi için nasıl bir yatırım yapmış diyebiliirz?...

    Teşekkürler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 1) Plasman mali araçların satın alınmasıdır. Gayrimenkulü inşa etmek yatırım, satın alıp oturmak tüketimdir. Tüketim ikiye ayrılır: Dayanıklı tüketim, dayanıksız tüketim. Dayanıklı tüketim tüketilmesi uzun yıllar süren tüketimdir. Gayrimenkul satın alınması bir dayanıklı tüketim harcamasıdır.
      2) Tüketim
      3) -Normal bir yatırım yapıyor. Çünkü çimento kullanıyor, demir kullanıyor, parke kullanıyor vb. Bir üretim artışı söz konusu. Oysa hazır daireyi satın alanın araba satın alandan farkı yok. İkisi de tükteim.

      Sil
  2. - fonların portföy dağılımına baktığınızda altın ve çok yüksek reytinge sahip devletlerin kağıtları diğer araçlardan farklı görülüyor, getiri genelde ikinci planda kalıyor. gerçekten de altın ve amerikan/alman hazine kağıtları, mesela bu hafta Çin endişeleriyle amerikan borsası ve diğer emtia sert düşerken prim yaptılar ve portföy çeşitlendirici, yapılan plasmanların riskini dağıtan sigorta enstrümanı olarak işlev gördüler. birçok fon, örneğin 1 yıl sonra altın veya amerikan hazine kağıtlarının değerinin düşeceğini bilse bile ne olur ne olmaz diyerek bu varlıkları oranlarını bir miktar azaltarak da olsa portföyde tutuyor, hatta portföy hızlı büyüyorsa ilave alım yapıyor. arabanıza kasko yaptırmak gibi, hiç kaza yapmazsanız kasko bedeli net servetinizde azalmaya yol açıyor fakat elde ettiğiniz güvende hissetme faydası kasko bedelini ofset edebiliyor. başka bir açıdan bakarsak fonların satın aldığı altın veya amerikan hazine kağıtları sigorta hizmeti üreten üretim araçları olarak da görülebilir.
    - inşa edilen bir konut ikamet yani tüketilmek üzere satılmışsa tüketim, satılmamışsa stok değişimi olarak gözükmeli. tabii bunu ölçmek hiç kolay değil o nedenle düz ara yatırım yazıyorlar. ABD yatırım verilerinde inşa edilen yeni konutların ne kadarının tüketim amaçlı kullanılabileceği tahmin ediliyor fakat bizde böyle bir tahmin pek imkan dahilinde görünmüyor.

    YanıtlaSil
  3. Hocam, bir sorum var bu noktada. Diyelim ki bir ev inşa edildi sıfırdan( yatırım) ve bizde bu evi müteahhitten aldık(tüketim) . Diyelim ki bu ev 5M TL olsun :) bu durumda bu işlemler GSYH hesaplamasında neye karşılık gelir? Teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. eğer bu evde oturacaksanız GSYH hesaplarına 5 milyon TL tüketim olarak girmeli. bu evi kiraya verecekseniz (başkalarına ikamet hizmeti üretecekseniz) yatırım olarak kabul edilmeli. fakat insanların aldıkları evleri ne amaçla kullanacakları bilinmediği için hepsi gayrimenkul yatırımı olarak kabul ediliyor. aslında tüketilen konutu hesaplara yatırım diye geçirmek siyasetçinin de işine geliyor, yatırımları şişiriyor. diğer taraftan müteahhit evi yapmış ama satmamış. bu evin gelecek dönem sahiplerince oturma amaçlı kullanılacağı varsayılarak maliyet bedeliyle stok olarak kabul edilmeli.

      Sil
    2. Diyelim ki bu evin yapımı 3,5 milyon TL idi. Bu GSYH hesaplarına yatırım harcaması olarak girer. Bu eviz siz 5 milyon satın aldıysanız bu tüketim harcaması olarak girer.

      Sil
    3. double counting yapıcaz yani? gsyh'ye 5 milyon yazacağımıza 8,5 milyon mu yazıcaz?

      Sil
    4. GSYH hesaplama yönteminize göre ya 3,5M TL ya 5M TL yazacaksınız.

      Sil
  4. Merhaba hocam, konuyla alakasız ama , ülkeye her gün ne kadar döviz girip ülkeden ne kadar döviz çıktığını görebileceğimiz resmi bir site var mı varsa yazabilir misiniz?...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Böyle bir site yok. Ya da en azından ben bilmiyorum. Yazan birisi olursa öğrenmiş oluruz.

      Sil
  5. Hocam Merhaba Gayrimenkul alıp kiraya vermek fabrika veya iş yeri ekonomide tüketim olarak mı değerlendirilir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gayrimenkul alımınız tüketimdir. Kiraya verip elde ettiğiniz gelir sizin gelirinizdir (rant geliri.) Bu gayrimenkulü konut olarak da işyeri olarak da kiraya verseniz durum değişmez.

      Sil
    2. Gayrimenkul alımını plasman olarak kabul etmek de mümkün. Bazı yazarlar gayrimenkul alımını plasman olarak sınıflandırıyor. Belki şöyle bir ayrım tapılabilir: Üretim kapasitesini artırmaya yönelik harcamalar yatırım harcaması, gelir getirici harcamalar plasman, gelir getirmeyen harcamalar tüketim.

      Sil
  6. Makalelerde kullandiginiz dil o kadar sade ki bize bu kadar sey ogrettiginiz icin kendi adima cok tesekkur ediyorum

    YanıtlaSil
  7. Ekonomi bilimcilerin Türkiye nin yatırım oranı düşük demesinin sebebi belkide bu. Türk halkı geleneksel olarak altına yatırım yapıyor. Ve bunu yastık altında bankada kiralık kasada saklıyor. Bankalarda kiralık kasaların dolu olmasının sebebi bu. MB ve bankalar bunu görerek altın mevduatı kabul etmeye başladı. Altını zorunlu karşılık olarak kabul etmeye başladı. Aslında Türkiyenin genel olarak sorunu bu kanımca ekonomiye katılmayan tasarruflar. "Dünya Altın Konseyi'ne göre, Türkiye'de hane halkının yaklaşık 145 milyar dolarlık (3.500 ton) yastık altı altın birikimi var" diye bir haber çıkmıştı. Yazdığınız yazı tamda bunu doğrular nitelikte.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet bizde atıl olarak duran altınlar tasarrufa hiçbir katkı yapmıyor çünkü sermayeye dönüşemiyor.

      Sil
  8. hocam elinize sağlık.
    bir de hazır yanlış kullanılan terimlere değindiniz, ben de sormak isterim.
    son dönemde döviz artışı dolayısıyla DTH açılıyor, birikimler dövize çevriliyor. Bu durumu haber yapan medya ve yazarlar "dolarizasyon" olduğunu söylüyor. Bu terim sizce doğru kullanılıyor mu? DTH arttı diye dolarize mi olduk?

    Dolarizasyon mal ve hizmetlerin dolar üzerinden satılmaya başlanması değil midir?
    Teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet doğru dolarizasyon TL ile yapılan işlemlerin Dolarla (veya dövizle) yapılmaya başlanması demektir. Ama bunun tek ölçüsü de DTH/Toplam Tasarruf Hesaplarıdır. Yani dolarizasyonu başka türlü ölçme imkanı bulunmuyor. İnsanların DTH tutma arzusundaki artış dolarizasyonu gösteren bir ölçü olarak kabul ediliyor.

      Sil
  9. sayın hocam kaleminize sağlık. toplumumuzun genel refahı düşünüldüğünde sinema karşısına konulan soru işareti yerine "Lüks tüketim" yazılsa yanlış olmaz. sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sinema lüks tüketim sayılmaz. O kadar da pahalı değil. Lükse tüketim havyardır, kürk mantodur, lüks arabalardır vb

      Sil
  10. Hocam, Washington, D.C. döneminizde korumanız var mıydı? Ve ayrıca, FBI, CIA ajanlarını uzaktan yakından gördünüz mü? Bu ajanlardan herhangi biriyle herhangi bir konuda sohbet etmişliğiniz var mı?

    Hazine müsteşarlığı döneminizde korumanız var mıydı?

    Hazine müsteşarlığının ve TCMB'nin Ankara'daki merkez binalarının zeminin altında, yüksek korumalı, parmak izi ve retina okuyucu sistemle giriş yapılabilen, içlerinde, yakut, zümrüt, gümüş, elmas, bakır, altın, platin, topaz, bor, çeşitli ülkelerin silo silo paraları gibi varlıkların fiziki olarak muhafaza edildiği özel odalar, mahzen tipi yerler, salonlar var mı? Siz müsteşarlık döneminizde herhangi bir sebeple buraları denetlediniz mi, gezdiniz mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hiçbir zaman korumam olmadı. Hazine Müsteşarıyken de koruma istemedim. Korunacak bir şeyim yok. Sözünü ettiğiniz ajanları filmler dışında görmedim.
      Bu dediğiniz yerler yok. Hazinede kasalarda saklanan şeyler eski bir hediye saat (sanrım Adnan Menderes'e hediye edilmiş) ve Datphanede basılmış hatıra paralardan ibarettir. TCMB kasalarında ne saklandığını bilmiyorum.

      Sil
  11. Tesekkurler hocam yatirimin sadece kapasite artirici etkisinden bahsetmissiniz sanirim Klasik iktisat mensubusunuz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hiç bir ekonomi okuluna yakın değilim. Ama günümüz sisteminde zorunlu olarak neoklasik modeli esas alıyoruz. Dersleri de ona göre veriyoruz. Çünkü bütün eksiklerine karşın kapitalist sistemi en iyi o model anlatıyor.

      Sil
  12. Hocam yazi icin cok tesekkur ederiz.
    Hocam yunanistan hukumetinin istifasi hakkinda ne dusunuyorsunuz ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim.
      Benim ne düşündüğümden çok AB'nin ne düşündüğü önemli tabii. Onlşar pek aldırmadılar herhalde ki Euro USD karşısında gerilemedi

      Sil
  13. sayın Hocam konuyla pek alakası yok ama izninizle kafamda yerli yerine oturtamadığım soruyu aktarmak istiyorum. her zaman maliye politikası konuşulsa belki hep uç noktayı düşündüğümden mi bilmiyorum ama şu sorular aklıma geliyor.
    Örneğin; proğramlarınızdan ve yazılarınızdan takip ettiğim kadarıyla Türkiye'nin mevcut şartlarında maliye politikasını kullanması gerektiğini bunuda ya vergileri düşürerek yada kamu harcamalarını artırmak suretiyle yapabileceğini söylüyorsunuz.
    mesela vergileri düşürmenin ilk baştaki etkisi Kişilerin harcanabilir gelirini artıracağından harcamalar üzerinde ve büyüme üzerinde olumlu etki yapacağı düşünülmekte fakat vergilerin düşmesinin sonraki etkilerine de bakmayı göz ardı etmezsek vergilerin düşmesi kamunun gelirlerini azaltacağından kamu eski harcama düzeyini korumak adına aradaki farkı borçlanma politikasıyla kapatması gerekir. Belki harcamaların artarak genişlemesiyle devletin vergi gelirleri artarak devletin daha az borçlanmasını sağlayacaktır. Fakat devletin piyasadan borçlanması faizleri yükseltip özel yatırımları dışlar mı?ilk baştaki vergilerin düşmesinin büyüme Üzerindeki olumlu etkisini giderir mi ? Pek emin olamadım

    Aynı şekilde devlet büyümeyi teşvik etmek adına kamu harcamalarını eskisine nazaran artırırsa ilk baştaki etkisi yine büyümeyi artırır gibi gözükmekte fakat bununda ayrıntısına girerek yan etkisine bakarsak, kamunun eskisinden daha fazla harcaması için borçlanmayı artırması gereklidir. Belki harcamaların çarpan etkisiyle artarak genişlemesi aynı zamada vergi gelirlerinin artmasını da katkı sağlayarak piyasadan daha az borçlanacaktır. Acaba bu borçlanma piyasadaki faizleri yükselterek özel yatırmaları dışlar mı? Ilk baştaki büyüme üzerinde ki olumlu etkiyi giderir mi?

    Kısaca yazılarınızda da mevcut ülke şartlarında genişletici maliye politikasının uygulanması gerektiğini söylerken benim aklıma hep bu dediğim yan etkilerden dolayı acaba ilk baştaki genişletici etki kaybolur mu sorusu aklıma geliyor , acaba en Uç noktayı tahayyül ettiğimdenmidir bilmiyorum ama dediğim bu yan etkiler her zaman ortaya çıkarak ilk baştaki genişletici etkiyi companse eder mi?yoksa her zaman bu yan etkiler ortaya çıkmaz mı? Yada bu yan etkiler hangi şartlarda ortaya çıkar ?
    Pek emin olamadım aydınlatırsanız çok sevinirim
    saygılarımla

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında sorularınızın çoğunun yanıtı sizin yorumunuzun içinde saklı. Vergileri düşürürseniz harcamalar artar çünkü kullanılabilir gelir artar. Harcamalar artarsa KDV ve ÖTV tahsilatı vergileri artırır ve bu da kamu kesiminin fazlaca borçlanmadan işi çevirmesini sağlar. Borçlanacağı miktar ise özel kesimi piyasadan dışlamaz çünkü kamu kesiminin borçlanacağı tutar fazla değil. Evet tahayyül ettiğiniz nokta en uç nokta. 2000'ler öncesinde durum böyleydi haklısınız ama artık o noktada değiliz.

      Sil
  14. Sokak dilinde yeni ev eşyası almak "Yatırım" değil, tüketim olarak kabul edilmektedir; sinemaya gitmek de keza.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Emin misiniz? Ben çevreme sorduğumda ev eşyasını yenilediklerinde yatırım yaptıklarını söylüyorlar.

      Sil
    2. yatırım; para ödenen herhangi birşeyin zaman içinde üretim aracılığı ile katmadeğer yaratıp kendini aşması bana göre.Ev eşyası aldın 1000tl,5 sene kullandın satmaya kalk 100 tl vermezler.Bunun neresi yatırım.

      Sil
  15. Mahfi Hocam,
    Ben çok uzun süredir yazılarınızı ilgiyle takip ediyorum. Lisans eğitimimi Türkçe aldığım için yazdıklarınızı anlamakta çok zorlanmıyorum. Benim size şöyle bir sorum olacak. İngilizcemi geliştirmek ve özellikle mesleki anlamda ilerletebilmek adına dili çok ağır olmayan bir blog arayışındayım. Ekonomi gazeteleri ya da makaleleri biraz ağır geliyor. Bunun yerine sizin anlatımınıza benzer temel ve güncel konuları ele alan bir blog önerebilir misiniz?
    Saygılarımla, iyi günler dilerim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İngilizcenizi, kendinizi zorlayarak geliştirebilirsiniz!

      Araba kullanmayı öğrenmek isteyen bir insan, arabaya binmezse, ve her aşamada daha zor koşullarda kendini test etmezse, araba kullanmayı ya öğrenemez, ya da geç öğrenir!

      Bu nedenle, sizi zorlayan İngilizce metinlerden kaçmayın!

      Kelime kapasitenizi genişlettiğiniz sürece İngilizceniz ilerler. Eğer bunu yapmazsanız olduğunuz yerde kalır, bir adım ilerlemezsiniz!

      Türkiye'de İngilizce eğitim veren kamu ve özel kurumların en büyük handikapı, öğrencilerin ve dil öğrenmek isteyenlerin kelime kapasitelerini geliştirecek materyâl ve sosyal ortamı sağlamakta henüz acemi olmaları.

      Eğer okuduğunuz metinde bilmediğiniz birçok İngilizce kelimeyle karşılaşırsanız, bunların anlamlarını tek tek bulup öğrenmek zorundasınız! Hiç kimse, bunların anlamlarını sizin aklınıza iğne ile bir çırpıda enjekte etmez! Kendinizi zorlamak, terlemek, zaman ayırmak, kelimeleri öğrenmek için sabretmek zorundasınız! Armut piş, ağzıma düş, yok!

      Mesela iktisatçı Ümit Akçay'ın Türkçe blogu da var. Ara sıra, referans bilgi olması için İngilizce kaynaklar da veriyor. Eğer kendisi ile iletişime geçerseniz, özellikle İngilizce kaynak yönünden size bilgi verecektir.

      Kişisel twitter adresi:
      https://twitter.com/umitak/

      Blog sayfası (Türkçe):
      http://kriznotlari.blogspot.com.tr/

      Tavsiye ettiği İngilizce kaynaklardan bir tanesi:
      http://theeconomiccollapseblog.com/

      Mahfi Hocamız bir dönem İngiltere'de kaldığını söylemişti. Kendisinin de mutlaka söyleyecekleri vardır, okumak isteriz.

      Bir de şu yazısını okuyunuz:
      http://www.mahfiegilmez.com/2014/11/ingilizce-ogrenmek.html

      Sil
    2. Soruya verilen yanıt için teşekkürler.
      Türkçeye çevrilmiş bir ekonomi kitabı bulun ve hem Türkçesini hem de İngilizcesi alın. Bir sayfanın önce Türkçesini okuyun sonra İngilizcesini. İkinci sayfada tersini yapın önce İngilizcesini okuyun sonra Türkçesini. Yararını göreceksiniz.

      Sil
  16. hocam iyi günler ben yeni mezun bir mühendis sayılırım inşaat sektörüyle ilgili bir branşım var,sizi uzun zamandır izliyorum ve çok şey öğreniyorum.Öncelikle teşekkür ederim.
    Soruma gelirsem hocam ben para kazanıcam artık ve bu parayla ne yapabilirim kendi açımdan ekonomik olarak ister yatırım ister tasarruf orta gelirli bir insan ne yapmalı hocam sizce bu ülkede parasını nasıl korumalı neye yatırım yapmalı parasını neye harcamalı tasarufunu nerde tutmalı nasıl korumalı bunları bize anlatabilirseniz cok sevinicem hocam.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler.
      Parayı korumak ve ondan gerekli getiriyi elde etmek her döneme göre değişen bir durum sergiliyor. Bugünlerde en avantajlı görünen araç dolar ve euro.

      Sil
    2. Hocam ben her ay gayrimenkulden dolayi bir kriz cikip cikmayacagini matematiksel olarak hesaplamayi ogrendim kendi profesorumuzden sadece gayrimenkul ev kredileri vb bunun gibi seyler uzerinden bir ulkede gayrimenkul kredileri disinda olusabilcek nasil krizler olabilir birgunde bunlari anlatirmisiniz kriz ve cesitleri bunlarin analiz ve hesaplari

      Sil
  17. Güzel yazı, yalnız "Plasman" gibi yabancı kökenli ve çoğumuz için anlam ifade etmeyen ve Türkçe karşılığı bulunabilecek ekonomi terimlerini Türkçe olarak yazarsanız çok faydalı bir iş yapmış olursunuz.

    Plasman sanırım "placement" kökenli. Yani yer değiştirme. Anladığım kadarı ile bir değeri başka bir değer formuna çevirmek.
    Türkçesi varsa yazınız lütfen

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne yazık ki Türkçe tam bir karşılığı yok.

      Sil
  18. Yatirim yapilabilir seviye, gibi yaldizli terimleri de 'plasman yapilabilir seviye' diye cevirseler nasil olur acaba? Ben de en cok bu terimdem rahatsiz oluyorum. Haberde bunu gorenler ulkeye yabancilar gelecek kat kat fabrika cikacak saniyorlar. Bir bakanin da bu terimi o sekilde anlattigini cok iyi hatirliyorum bir konusmasinda, tabi ki ekonomi ile alakasi yoktu, gene her ise burnunu sokan bakanlardan birisiydi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet haklı olabilirsinbiz ama kişilere veya ülkelere göre tanımlar yapmak da pek doğru değil. Emin olun öyle tanımlasak bile bir yolunu bulup işlerine göre eğip bükerler.

      Sil
  19. CANDAN ATADOSTU NEREDESİN?

    YanıtlaSil
  20. biriktirmek için alıyorsan ,tasaruf

    kullanmak için alıyorsan ,tuketim

    satmak için alıyorsan ,yatırım

    gelir kullanım amacına göre dönüşturulür

    şöyle ki,

    çeşmeden gelen suyu bir kapa koyup topladın=tasaruf

    çeşmeden gelen suyu içtin =tüketim

    çeşmeden gelen suyu götürüp sattın =yatırım

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hepsi doğru da son cümle değil. 'Çeşmeden gelen suyu götürüp sattın = Ticaret' olacaktı. Onun yerine 'çeşmenin yanına bir çeşme daha yaptırdın = yatırım' olmalıydı.

      Sil
  21. Mahfi Bey, günaydın.

    Tasarruf konusunu ele alırken, ülke ekonomisinin tasarruflarını arttırmak yerine, bireyin tasarruflarını arttırmak anlamında kullandığımızda da hatalı düşüncelere, uygulamalara yol açabiliyor. Bireyin tasarruflarını arttırıcı bir uygulama, ülke ekonomisi tasarruflarını pekala düşürebilir.

    Ve sonra da ekonomi canlansın diye tüketimi arttırıcı politikalara başvurulmak mecburiyetinde kalınır, devletin üstüne daha çok yük binilmesi pahasına.

    Ülke ekonomisinde kalıcı bir tasarruf artışı "net mal ve hizmet ihracatının" pozitif yönde artması sayesinde gerçekleşeceğini düşünüyorum.

    Bizim gibi ekonomilerde tüketimi azaltmak yerine tüketim oranını düşürücü politikalar uygulanmalı. Örneğin dış talep o kadar güçlüdür ki, bu durum içeride yatırımları arttırdığı gibi, net mal ve hizmet ihracatının artması nedeniyle GSYH önemli bir oranda büyür. Bu süreçte tüketim artsa bile, tüketimin GSYH içindeki payı azalır.

    Ama ülke mal ve hizmetine güçlü bir dış talep yoksa, tüketim tutarını azaltıcı politikalar uygulandığında GSYH küçülür. Tüketim tutarı azalsa da, oranı azalmaz. Devlet ne yapar, GSYH küçülmesin diye borçlanmasını arttırarak kendi harcamalarını arttırır.

    Tabi bazı şeyler yetkililerce açık açık söylenmeyebilir. Amaç pek bir istihdam yaratmayan mal ve hizmet ithalatının önünü kesmek ise buna özel uygulamaları devreye almak gerekir. Halka tüketimlerinizi kısın dediğinizde, halk ağırlıklı olarak yerli mal ve hizmet alımlarını kısarsa, kendi bindiğimiz dalı kesmiş oluruz.

    Saygılarımla,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tasarruf çelişkisinden (Paradox of thrift) söz ediyorsunuz ki doğrudur. Bütün toplum tasarruf ederse tüketim düzeyi düşeceği için GSYH da düşebilir. Çünkü tüketim düzeyi düşünce üretileni kime satacaksınız sorusu çıkar ortaya o zaman da yatırımın anlamı kalmaz. Kapalı toplum için daha geçerli bir paradokstur bu. Eğer ürettiğinizin çoğunu dışarıya satıyorsanız (Çin gibi) bu sorun oluştıuraz.

      Sil
  22. Vadesiz hesaplardaki döviz, tl, altın vs de ekonomik açıdan tasarruf olarak değerlendirilebilir mi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet çünkü bunlar sürekli oynama gösterse de yıl ortalaması olarak aldığınızda bir tortu daima kalıyor ve dolayısıyla sermaye talep edenlere kredi olarak kullandırılan tutarların içinde yer alıyor.

      Sil
  23. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, "Bana televizyon ekranlarında konuşan kriz tellalları bir tane gerekçe söylesinler. İlla, 'Kriz çıkacak.' diyor. Krizlerde kalasın e mi. Kendi kendinin krizinde kalasın da kefen parasını bulamayasın." dedi.

    Sayın Hocam Nihat beyin bu konudaki açıklamasına yorumunuz nedir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu açıklamanın kendisi kriz nedenlerinden birisi gibi geliyor bana ne dersiniz?

      Sil
  24. "Bir birikimin ekonomik anlamda tasarruf olarak kabul edilebilmesi için yine ekonomik anlamdaki yatırıma kaynak olabilecek bir formda olması gerekir. "
    Hocam
    Şimdi ülkemizin ve halkımızın anlaması gereken şey.
    Teşekkürler
    Mordehay Barokas
    Elinize , emeğinize ve aklınıza sağlık.

    YanıtlaSil
  25. Ülkede istihdam yaratmak ve vatana millete bir fayda sağlamak amacıyla varını yoğunu yatırıma yaparak üretmeye katma değer sağlayan tüm müteşebbisleri kutluyorum...
    Öte yandan bir ülkenin GSYH sını %4-5 oranında arttırma potansiyeli olan bir yerli otomobil fabrikası kurmayı hayata geçiremeyen bilim teknoloji ve sanayi bakanını ve ekibini şiddetle kınıyorum. Yanlış yerde boşuna zaman kaybedip Türkiye'mizin teknolojisinin önünü tıkamaktan başka bir işe yaradığı yok... Bu ülkenin bir otomobili olmamasına çok üzülüyor, kahroluyorum. Bu durumda yol açan sebep: teknoloji yatırımlarına karar veren mercilere teknolojiden fersah fersah uzak alakasız kişilerin atanmış olmasıdır, burayı okuyorsanız lütfen dikkate alınız, zararın neresinden dönülse kardır !

    YanıtlaSil
  26. Tabi bu müteşebbislerin şirketlerinin dolar cinsinden değeri 2006daki değerleri ile aynı. 9 yıldır ywrimizde sayıyoruz

    YanıtlaSil
  27. İyi günler Hocam,

    Plasman araçları ile edinilen geliri tekrar plasman araçlarına yatırmak, yatırım sayılır mı?

    Teşekkür ederim...

    YanıtlaSil
  28. hocam, tüzel kişiler içinde aynısı mı geçerli?. mesela:bir işletme hazine bonosu aldı veya tahvil satın aldı o halde bu bir yatırımdır diyebilir miyiz?. çünkü: işletme mikro iktisadi birimdir ve bu finansal getirilerden üretim kapasitesini yükseltmek için faydalanabilir.. ne dersiniz hocam?. saygılar....

    YanıtlaSil
  29. Plasman, fransizca kökenli olup yatirim anlamindadir diyor sözlük.

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...