28 Aralık 2015 Pazartesi

2015 Yılının Reel Faiz Hesabı

2015 yılında tasarruflarını TL mevduat veya tahvile yatıran Türk tasarruf sahipleri de yabancı yatırımcılar da nominal faizlerin yüksek olmasına karşın enflasyonun da yüksek olması ve dolayısıyla reel faizin eksi çıkması sonucu zarar ettiler.  

2015 başında banka mevduat faizleri nominal olarak yüzde 9,5, Devlet tahvili faizi (gösterge faiz) yüzde 8 idi. 2015 sonunda enflasyon yüzde 8,5 oldu. Yılbaşında TL mevduata parasını yatıranlarla Devlet Tahvili alanların durumu aşağıdaki tabloda yer alıyor.

Mevduat
2015 Başı
2015 Sonu
Nominal Faiz (%)
9,5
Vergi kesintisi (%)
12,0
Net Nominal Faiz (%)
8,36
Enflasyon (%)
8,5
Reel Faiz (%)
-0,13
Tahvil
Nominal Faiz (%)
8,0
Vergi kesintisi (%)
10,0
Net Nominal Faiz (%)
7,2
Enflasyon (%)
8,5
Reel Faiz (%)
-1,20

Tabloya göre parasını banka mevduatına 1 yıl vadeli olarak yatıranlar yüzde 0,13 oranında, parasıyla 1 yıl vadeli Devlet Tahvili almış olanlar ise yüzde 1,20 oranında eksi reel faiz almış olmaktadır. Buna göre paralarını mevduata veya tahvile yatıranlar görünürde yüzde 8 oranında faiz almış gibi görünse de gerçekte eksi reel faiz almış olmaktadır.

Bu kişi yılbaşında 100 TL’si ile Dolar alsa (100 / 2,30 = ) 43,5 USD alacaktı. Yılsonunda bunu tekrar TL’ye dönse (43,5 x 2,91=) 126,5 TL’si olacaktı. Vergi de söz konusu olmadan elde ettiği getiri yüzde 26,5 nominal faize denk olacak, bu da yüzde 16,6 oranında bir reel faize denk olacaktı. 

Demek ki yılbaşında parasını TL olarak faize yatıranlar eksi reel faiz elde ederken parasını Dolara yatıranlar TL olarak önemli oranda artı reel getiri elde etmişler.

Şimdi benzer analizi yabancı yatırımcı için yapalım.

Bir yabancı yatırımcının 2015 başında Türkiye’ye 200 USD getirip bunu yılbaşında geçerli 2,30’luk kurla TL’ye çevirdiğini varsayalım. Eğer böyle yapsaydı bu yatırımcının eline 460 TL geçmiş olacaktı. Bu kişinin eline geçen paranın yarısını (230 TL) bir yıl vadeyle bankaya mevduat olarak yatırdığını, yarısıyla da (230 TL) 1 yıl vadeli devlet tahvili aldığını ve bu plasmanlarından elde ettiği anapara + faizi 2015 sonunda Dolara çevirerek ülkesine gittiğini düşünelim. Aşağıdaki tablo bu durumu özetliyor.

Mevduat
2015 Başı
2015 Sonu
100 USD
230 TL
Kur
2,3
2,91
Nominal Faiz (%)
9,5
Vergi kesintisi
12,0
Net Nominal Faiz
8,36
Anapara + Faiz (TL)
249,2
Anapara + Faiz (USD)
85,6
Yılbaşı yılsonu farkı USD
-14,4
Tahvil
100 USD
230 TL
Kur
2,3
2,91
Nominal Faiz (%)
8,0
Vergi kesintisi (%)
0,0
Net Nominal Faiz (%)
8,0
Anapara + Faiz (TL)
248,4
Anapara + Faiz (USD)
85,4
Yılbaşı yılsonu farkı USD
-14,6

Tablonun üst kısmı tahvile yatırılan paranın, alt kısmı da mevduata yatırılan paranın durumunu ortaya koyuyor. Görüleceği gibi bu yabancı yatırımcı ilk yatırımından 14,4, ikinci yatırımından 14,6 Dolar olmak üzere toplam 200 USD’lik yatırımından toplam 29 Dolar zarar ederek ülkesine dönmüştür.

Parasını TL olarak mevduata ya da tahvile yatıran Türk tasarrufçu reel faizin ekside kalması nedeniyle kayıpla karşılaşırken parasını Dolara yatıran Türk tasarrufçu ciddi bir getiri sağlamış, parasını Türkiye’ye getirip TL mevduata veya tahvile yatıran yabancı yatırımcı ise TL’nin değer kaybının getiriyi aşması nedeniyle zarar etmiştir.

Türkiye’de yüksek olan nominal (görünürdeki) faizdir. Reel faiz 2015 yılında eksi olmuştur. Yani parasını TL olarak mevduata veya tahvile yatıranlar paralarını enflasyona karşı koruyamamıştır.

Not 1: Reel faiz şu formülle hesaplanmaktadır.
Reel Faiz = [(1 + Net Nominal Faiz) / (1 + Beklenen Enflasyon)] -1

Not 2: Yabancı yatırımcıyı Türkiye’deki enflasyon ve dolayısıyla reel faiz ilgilendirmemekte, kendi ülkesindeki faiz ve reel faiz ilgilendirmektedir. Yabancı yatırımcıyı ilgilendiren şey TL’nin söz konusu yabancı para karşısındaki değeridir. 

68 yorum:

  1. Hocam Tüik genel olarak enflasyon rakamını açıklıyor ama yıl biterken kendi enflasyonunuzu da örnekle açıklayabileceğiniz bir yazı paylaşabilir misiniz.

    YanıtlaSil
  2. Mahfi Hocam selamlar, tahvilde faiz geliri vergi kesintisi stopaj adi altında 10% oranındadır. Yerli yatırımcı icin 0 kabul etmek hesaplamayı bir miktar değiştirir. Saygılar, sevgiler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet haklısınız. Yüzde 10 yaparak düzelttim. Reel faiz daha da eksiye düştü. Teşekkür ederim.

      Sil
    2. Hocam yeni başlık açamadım buradan soruyorum. TCMB nin bu sene içinde havadan (0 dan) oluşturduğu parayı bilançosunda hangi kalemde görebiliriz? Geçmiş seneleride görmek mümkün müdür?. 0 dan para yaratmaya stratejik olarak kim karar verir?. Miktar büyüme ile uyumlu olmak zorunda mıdır?. Günümüzde siyasilerin buna etkisi ne derecededir?

      Sil
    3. TCMB sitesinde para ve banka istatistikleri içinde haftalık rapora bakın.
      http://www.tcmb.gov.tr/wps/wcm/connect/tcmb+tr/tcmb+tr/main+menu/istatistikler/parasal+ve+finansal+istatistikler/haftalik+para+ve+banka+istatistikleri/veri+%28tablolar%29
      Oradan dolaşımdaki para verisini yıllar itibariyle kıyaslayınca her yıl ne kadar yeniş paranın dolaşıma sürüldüğünü bulabilirsiniz.
      Buna TCMB karar veriyor. Enflasyon hedeflemesini ve reel büyümeyi gözönünde bulunduruuyorlar.

      Sil
    4. Verileri inceledim. M3(2015)-M3(2014)= 180milyar TL. M2(2015).Döviz-M2(2014).Döviz = 101miyar TL. Aradaki fark 180milyarTL - 101 milyar TL = 79milyar TL sanırım M3.TL deki artışı işaret ediyor. Bu hesaba göre TCMB 2015 senesi içinde 79 milyar TL 0 dan (havadan) para yaratmış. (finans eğitimi almadım o yüzden sizede teyid ettirmek istedim. Yukarıdaki hesap doğru mudur?. Doğru ise dövize talep geleceği bilinen bir yılda 79 milyar TL paranın yaratılıp döviz almak için gözlerini fal taşı gibi açmış halkımıza bu fazladan paranın transfer edilmesini hangi zorunluluk ile açıklayabiliriz?. Örneğin TCMB zaten 2015 yılı içinde yüklü döviz satımı yaptı ve elindeki parayı tekrar piyasaya verdi bu bile ortamı gevşetirken buna ek 79milyar TL para basmak hangi zorunluluktan kaynaklanmıştır?.

      Sil
  3. Hocam iyi günler. Konuyla alakasız bir soru sormak istiyorum.Kitler temettü dağıtır mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kâr eder ve bu kârı sermayeye ekleme ihtiyacı olmazsa dağıtır. Ama şimdiye kadar pek dağıtmadılar.

      Sil
    2. Hocam, peki sadece özel şirketlerle ortaklık kurdukları zaman kar payı dağıtırlar değil mi? %100 kamuya bağlı olunca kar payı bütçeye mi aktarılıyor yoksa?

      Sil
    3. Evet Hazineye devrediyorlar.

      Sil
    4. Çok teşekkürler hocam.

      Sil
  4. Yabancı yatırımcının bir de kendi ülkesindeki enflasyonu işin içine katarak hesap yapsak o zaman tablo iyice vahim olur sanırım :)

    Hocam biz uzun süredir enflasyondan muzdaripiz. Ancak faiz oranları da çok yüksek sayılmaz. Pekala niçin QE döneminde bu yabancılar buraya yatırım yaptılar o halde? Finansal yatırım yerine reel yatırım mı yaptılar acaba ? Fabrika, gayrimenkul vs kastediyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gelişmekte olan ülkelere fon aktarabilecek kafar elinde fon fazlası bulunan ülkelerdeki enflasyon oranları çok düşük olduğundan ihmal edilmesi Mahfi Hocanın yaptığı hesabı pek etkilemez.

      QE sonucu artan likiditenin bir kısmıyla yüksek getiri elde etmek isteyen yabancı yatırımcılar, portföylerinde bizim gibi ülkelere de yer verdiler. Fabrika gibi kalıcı yatırımların fazla olabilmesi için daha öngörülebilir bir ülke olmalıyız. 2015 içinde yaşananlara bakınca bu pek de olası görünmüyor.

      Sil
    2. Adsız 08:14, ben Adsız 19:20 olarak yanıtınıza teşekkür ediyorum :)

      Buradan şunu mu anlamak gerekli, geçmişte reel faiz pozitif miydi? Başka türlü buraya portföylerinde yer vermezlerdi sanırım.

      Ya da faiz getirisi harici yollara mı gittiler? Borsa gibi...Aslında 2008 den bu yana yapılan reel yatırımları da sormuştum. Şuan (2015 itibarıyla) dediğiniz gibi pek mümkün gözükmüyor ama ben geçmişi soruyorum bilhassa. 2008 den itibaren..

      Mahfi Hoca'nın pek ilgisini çekemedik ama bu soruyla belki yanıtlayan çıkar. Teşekkürler... :)

      Sil
    3. Geçmişte reel faiz pozitifti. 2000'ler öncesinde tasarruf oranı yüzde 20'lere varmıştı. Reel faiz düştükçe (konut kredisi faizleri de düşünce) insanlar tasarruflarını konuta ve BIST'e yönlendirdi.

      Sil
  5. Hocam elinize sağlık tv izler gibi net şekilde yine önümüze serdiniz bilgileri. Bir sorum olcak size hocam. 2015 başında 2.3 civarında olan kur yıl sonunda 3'e dayandı, peki 2016 sonunda öngörünüz nedir kur için?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler.
      Henüz tahminlerimi tamamlamadım. Bir kaç güne kadar 2016 tahminleri yazımı yayınlarım.

      Sil
  6. Mevduatta stopaj %15 değil mi?

    YanıtlaSil
  7. sanırım cumhurbaşkanı negatif reel faizin daha da büyük olmasını istiyor..Baskı altında olmasa TCMB faizini arttıracak ve Allah bilir 5 lik enf.hedefini de tutturacak ama korkudan yapamıyor

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tam olarak neyi kasdettiğini ben anlayamadığım için bir yorum yapamıyorum.

      Sil
  8. Hocam, dolar alan bir de uzerine dolar faizi kazandi. Cok buyuk olmamakla birlikte bankalarin verdigi dolar mevduat faizi yil boyunca ortalama %2 civarindaydi.
    Sayg.

    YanıtlaSil
  9. Hocam merhaba,
    Suudi Arabistan bütçesi düşük petrol fiyatlarından dolayı açık veriyormuş, bu nedenle petrole %50 zam yapmış. Petrol fiyatları değişebilir mi bu şekilde bir ülkenin kararıyla?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Suudi Arabistan kendi başına petrole zam yapamaz. Yapsa da satamaz.

      Sil
    2. Bu arada Suudi Arabistan petrole değil de kendi ülkesinde sattığı benzine zam yapmış.

      Sil
  10. Eğer bir insan:

    Hem çalışkan hem akıllı ise takdir et,

    Çalışkan fakat akıllı değilse dikkat et,

    Akıllı fakat tembel ise ikaz et,

    Hem akılsız hem tembel ise terk et.

    --Hacı Bektâş-ı Velî

    Mahfi Üstadım, Ocak'ta "Yunus Emre: Aşkın Yolculuğu" dizisi yeni bölümleriyle TRT1 ekranlarına dönüyor.

    Bilginiz olsun istedim efendim...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ekodiyalog yaparsanız ltf twitter den duyurun da kaçırmayalım

      Sil
  11. Hocam biz yatırım yapıp ne zaman reel getiri elde edebileceğiz? Hep sizin gibi uzmanlardan mi dinleyecegiz? Kendi tahminlerimiz nasıl başarılı olacak?

    YanıtlaSil
  12. Hocam, 2009 dan 2015 ortasına kadar g. Menkule önemli oranda tasarruf kaydı, bunda reel faizlerin düşük ya da negatif olması etkili oldu mu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İki etki var: (1) Sizin de değindiğiniz gibi mevduatta ve tahvilde reel faizin düşüklüğü etkili oldu. (2) Konut kredisi faizlerinin düşük olması kredi talebini artırdı. Bu durumda kişiler mevcut tasarruflarını çekerek ve üzerine de düşük faizli kredi kullanarak gayrimenkul alımına yöneldiler.

      Sil
  13. Hocam merhaba, konudan bağımsız bir sorum olacak. Üretilen bir ürünün piyasaya sürülüş fiyatı nasıl belirlenir ? Ham madde, işçi ücreti, vergi, elektrik, makine ve üretim giderleri vb.. her türlü gider çıktıktan sonraki kendimize kalacak karı nasıl, neye göre belirleriz, bir gösterge var mıdır ? Mesela bu üretilen ürün, Türkiye piyasasında daha önce hiç üretilmeyen rakip bir firmadan referans fiyat alınamayacak yeni bir buluşsa...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu durumda bir piyasa araştırması yapılabilir. Örneğin anketler yoluyla insanlara düşünceleri sorulabilir. Benzer ürünler varsa onların fiyatları referans alınabilir.

      Sil
    2. benzersiz ürünse fayda-fiyat analizi uygulayabilirsiniz. Örneğin y ürünü piyasa fiyatı 5tl sizin x ürününüz y ürününden farklı tamamlayıcı ya da rakip üründe değil peki nasıl fiyatı kıyaslayacağız?
      Sizin X ürününüz;
      - maliyet fiyatınızın altında olmamak kaydıyla bir baz ürün alınır
      - performans, zaman tasarrufu, emek tasarrufu, açısından bu baz aldığınız üründen daha iyi mi ?
      Bunlara göre bir çıkış fiyatı belirlersiniz. Daha sonra satış fiyatınıza verilen tepkiye göre kar oranınızı azaltıp ya da arttırarak yeni fiyat belirleyebilirsiniz. Bir süre sonra maliyet düşüşüde sağlayabilirseniz tekrardan fiyat mekanizmasını çalıştırabilirsiniz.

      Sil
    3. benzersiz ürünse fayda-fiyat analizi uygulayabilirsiniz. Örneğin y ürünü piyasa fiyatı 5tl sizin x ürününüz y ürününden farklı tamamlayıcı ya da rakip üründe değil peki nasıl fiyatı kıyaslayacağız?
      Sizin X ürününüz;
      - maliyet fiyatınızın altında olmamak kaydıyla bir baz ürün alınır
      - performans, zaman tasarrufu, emek tasarrufu, açısından bu baz aldığınız üründen daha iyi mi ?
      Bunlara göre bir çıkış fiyatı belirlersiniz. Daha sonra satış fiyatınıza verilen tepkiye göre kar oranınızı azaltıp ya da arttırarak yeni fiyat belirleyebilirsiniz. Bir süre sonra maliyet düşüşüde sağlayabilirseniz tekrardan fiyat mekanizmasını çalıştırabilirsiniz.

      Sil
    4. Hocam ve adsız değerli yorumlarınız için teşekkür ederim. Dediklerinize ek olarak hedef müşteri kitlesinin alım gücünü de hesaba katmam gerekiyor galiba. Benzersiz bir ürün olduğu için insanların hiç bilmediği bir teknolojiye parasını yatırmama kararını yıkacak, korkularını yıkacak bir fiyat eşiğinde olması gerektiğini düşünüyorum en azından başlangıç için güven sağlayana kadar. Yani minimum kar olmalı sanki ilk başlarda.

      Sil
    5. Sayın Haydar Cengiz bey,
      Fiyat bir ürünün sadece değerini göstermekle kalmayıp aynı zamanda ürünün ve markanın konumlandırmasını da gösterir. Bu nedenle öncelikle doğru tüketici hedef kitlesiyle temas kurup onların fikirlerini almalısınız ve ayrıca fayda maliyet analizine katılıyorum bir de ürünün hangi ürün sınıfında olduğuna da bağlı. Zorunlu malların fiyatlaması ile lüks malların fiyatlaması farklıdır. Örneğin lüks ürünlerde ve hizmetlerde fiyatın düşmesi talebi ve satışı düşürebilmektedir. Konunun çok daha kapsamlı bir zihinsel çaba gerektirdiği ortadadır.

      Sil
    6. Sayın adsız 03:51 yorumunuza teşekkür ederim. Anladığım kadarıyla hedef müşteri kitlesinin fiyat beklentileri çok önemli. Ürün ilk aşamada lüks gibi görünüyor, fakat 4-5 sene sonra zorunlu kategorisine geçebilir. Mesela akıllı telefonları düşünün, bundan 6-7 sene önce 3G sistemi ilk geldiğinde bu akıllı teller lüks sınıfındaydı, insanlar eski cepler neyine yetmiyor konuşup mesajlaşmak yeter diyordu, fakat network ağının yaygınlaşmasıyla birlikte günümüzde bir zorunlu ürün durumuna geldi. Bugün eski cepleri kullanan kaç kişi vardır mesela. Zannedersem hedef kitle dediğimiz insanların hacmini de ürünün kendisi oluşturuyor sanki. Bence ürünü insanların talebi fiyatlıyor, insanları da ürünün kendisi hacimliyor. Birbiri ile bağlantılı dinamik bir durum :-))

      Sil
  14. Hocam mevduat faizinin bileşik faiz olarak alınması yatırımcının durumunu daha net göstermez mi? Bildiğiniz üzere mevduatın çok büyük bir kısmı aylık bağlanıyor. Yıllık ortalamada mevduat faizi 11-12 'lerde çıkacaktır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim hesabıma göre yıllık ortalamada faiz (net nominal faiz) yüzde 8,5 dolayında çıkıyor. Çünkü o zaman vergi kesintisi yüzde 12 değil 15 oluyor. Reel faiz de o hesapta ya sıfır ya da sıfırın biraz üstünde artı çıkıyor.

      Sil
    2. hocam tahvil faizine göre hesaplayınca haklısınız. Demek ki mevduatta tezgahaltı oranları iyi değerlendirenler min. %2-3 reel getiri elde edebilmiştir diye düşünüyorum

      Sil
    3. Evet yüzde 14 - 15'lere çıkabilen mevduat faizlerini duyuyorum ama 2015 başında bu düzeyde değildi. Şimdilerde bunlar duyulur oldu.

      Sil
  15. Günaydın hocam,

    Ben İstanbul'dan ev alabilmek için para biriktirmeye çalışıyorum. Ev fiyatlarının bir yerde çöküşe geçeğini düşünüyorum ancak 2015'te ev fiyatları en az %20 civarı değer kazanmıştır herhalde, yıl başında 350 bin denilen evlere şimdilerde 400 deniyor. Benin kaybım fena bu durumda :)

    Bir de sizce İstanbul'da ev fiyatları ne olur? Balon var mıdır, 2016'da düşüş yaşanır mı?

    Tşk,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Biriktirdiğiniz paraları dolara yatırsaydınız kaybınız olmazdı sanırım. Ev fiyatları TL olarak artıyor ama Dolar olarak pek değişmiyor. Yani asıl olan TL'nin değer kaybı.
      TL açısından düşüş olmaz diye düşünüyorum.

      Sil
  16. Sayin Hocam sizi bir turlu yakaliyamiyorum. Sorumu konu disi olmasina ragmen burada tekrarlamak istiyorum. Yorumunuz ve konu hakkindaki bilginiz benim icin onemli.Tesekkurler

    "Selamlar Mahfi Hocam. Polemik icin degil reel cikarim icin soruyorum: Dunya uzerinde "gelismis" ulkelerin kacinda Merkez Bankalari devlet tarafindan yonetiliyor, kacinda "ozellestirme" yapilmis. Bu ozellestirmeler dunya ekonomisinde farkli etkilere sebep olmuyormu? Tesekkur ederim, saygilar. Onder Y(47-Romanya)"

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hepsini bilmiyorum. Ama sahipliği devlete ait olsa da (örneğin Bank of England) 1946'da kamulaştırılmış ve sahibi devlet olmuş. ABD'de Fed'in sahibi özel bankalar. Sahiplik kime ait olursa olsun Başkan ataması vb hepsinde devlet tarafından yapılıyor. Dolayısıyla devlet görünürde çok etkili. Buna karşılık gelişmiş ülkelerde bunların uyguladığı para politikasına hükümetler ilke olarak karışmıyorlar.
      Sizin bu sorunuz üzerine şöyle bir tarama yaptım. Devletle ilgisi olmayan MB göremedim ama bu ilgi o kadar sembolik bir hal almış ki (sanırım) hiçbirinin açıklamasında sahibinin kim olduğuna dair net bir açıklama bulamadım.

      Sil
    2. Belli başlı ekonomiler arasında;
      Mülkiyeti Kamuda Olanlar:
      Almanya, Arjantin, Danimarka, Fransa, Hindistan, İngiltere, İspanya, İsveç, Kanada ve Yeni Zelanda;
      Özel Mülkiyetliler: ABD, Güney Afrika ve İsviçre;
      Karma Mülkiyetliler: Belçika (%50), Japonya (%55), Meksika (%51), Şili (%50) ve Türkiye (%55).
      Ünitesite iken hocamız sormuştu; ordan hatırladığım için kaynağını yazamıyorum.

      Sil
  17. Mahfi Hocam konudan bağımsız olacak ama bilgilendirseniz çok sevinirim.Tahvillerde Macaulay Süresihesaplanmasının tam olarak mantığı nedir.Kaynaklardan araştırdım fikir edindim fakat mantığını tam olarak anlayamadım.

    YanıtlaSil
  18. hocam tüik'in enflasyon rakamına karşılık kendi enflasyonunuzu nasıl hesaplarsınız? Örnekle açıklamalı bir yazı paylaşabilir misiniz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kendinize bir endeks yapmanız lazım. Yazının çok kişiyi ilgilendirmeyeceği kanısındayım.

      Sil
  19. Hocam merhabalar,

    Yabancıların tahvil faiz getirisinden vergi kesintisi yapılmıyor mu? yabancıların mevduat faizlerinden alınıyor anladığım kadarıyla..Portföy yatırımlarını teşvik için mi alınmıyor?

    Saygılar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dar mükellef kurumların DİBS faizi getirisinden kesinti yapılmıyor. Yabancılar da tek tek gelmiyor fonlar aracılığıyla geliyor o nedenle dar müükellef olarak değrelendiriyoruz.

      Sil
  20. Yalanın bir devlet politikası haline geldiği, yandaşlarını beslemek için düşmanlarının mallarına çöküldüğü bir hükümetin yönettiği devletin istatistiklerine nasıl güvenebiliriz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Guvenemezsiniz. Tek kelimeyle bu kadar. Ancak bu rakamlardan baska alternatifiniz olmadigi icin onlari kullanmaktan baska careniz de yok.

      Sil
    2. Guveninizi biraz arttirmak icin istatistiklerin anlami konusunda bilgi sahibi olursaniz capraz dogrulama yapma sansiniz olur.

      Cok basit bir ornek vereyim, sayet issizlik dusuyor, ama buyume surekli artiyorsa ortada bir sacmalik oldugunu cok gecmeden anlarsiniz. TUIK tek bir istatistik aciklamiyor, medyada sadece onemli olanlar yer buluyor, diger istatistiklere bakarak ne kadar dogru ne kadar yanlis ortaya cikartabilirsiniz, farkli kurumlarin benzer istatistikleri de dogrulama icin kullanilabilir. Adi ustunde bunlar istatistik, amaclari size fikir vermek.

      Sil
    3. Mesela kendi çapımızda bir istatistiği şöyle yapabiliriz bana göre. Bugün belli bir markete gidelim ve bir evde ne kullanılıyorsa onlardan satın alalım. Temizlik , gıda maddesi vs., sürekli aldığımız ihtiyaç maddeleri yani. 29.12.2016 da tekrar gidelim aynı markete. Aynı markalardan aynı ürünlerden tekrar alalım. Birebir aynı olmalı ürünler de alışveriş yaptığımız market de, ki değişkenleri kısıtlayalım. Sonra faturaları karşılaştıralım.

      Sil
  21. Hocam,tahvil-faiz'lerden bahsediyoruz.Belki konumuza uzak olacaktır bu sorum.Dışlanma etkisini ortadan kaldırmak için "yatırım sübvansiyonu" uygularsak dışlanma tamamen ortadan kalkmış olur mu?Makro kitaplarına baktığımızda açıklamalarda kalkar diyor ancak şekilde bunu gösteremiyorlar...Açıklarsınız çok iyi olur..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yatırım sübvansiyonu dışlanma etkisini ortadan kaldırabilir. Ama bu, uygulanacak olan yatırım sübvansiyonunun miktarına bağlı.

      Sil
  22. Hocam yazılarınızı uzun süredir ilgiyle takip ediyorum. Bilgilerinizi başkalarıyla paylaşma yönündeki emeğinizi saygı duyuyorum.

    Konuyla alakasız olacak fakat bir süredir merak ettiğim bir konuyu size danışmak istedim. Son birkaç senedir herkesin bildiği üzere, esas itibarıyla ekonomileri canlandırma maksadıyla Merkez Bankaları parasal genişleme kararları veriyor. Bunu da alışık olduğumuz şekilden farklı olarak, para basmak yerine ağırlıklı olarak Hazinelerin bastığı bono/tahvilleri alarak yapıyorlar. QE'lerin boyutu da dikkate alındığında, acaba bu süreçte seigniorage'dan söz edebilir miyiz? Ve bizim gibi USD, Euro gibi yabancı dövizi rezerv para olarak değerlendiren ülkelere herhangi bir maliyeti (nisbi dahi olsa) var mıdır?

    Teşekkürler.

    Saygılarımla,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim.
      Aslında MB'larının uyguladığı QE'lerin para basıp Hazineyi fonlamaktan pek bir farkı yok. Dolayısıyla burada dolaylı bir senyorajdan söz etmek mümkündür. Bize doğrudan bir maliyeti görünmüyor. Sadece bol yabancı para girişi bizim gibi ekonomileri rahata alıştırdığı için likidite sıkıntısı oluştuğunda zorlanmamıza yol açıyor.

      Sil
    2. Artik buyuk meblaada paralar matbaalarda degil, klavyelerde basiliyor. Tasinirken de guvenlikli kamyonlar degil, bilgisayar aglari kullaniliyor.

      Sil
    3. Fiziken para yok yani?

      Sil
  23. Mithat Cemal Kuntay'ın "Üç İstanbul" kitabı hakkındaki görüşleriniz nedir?

    YanıtlaSil
  24. Hocam;konunun yabancısıyım fakat bir veri setine ulaşmam gerekiyor. Mevduat ve hazine bonosu için gerçekleşen reel faiz oranlarına nasıl ulaşabilirim? 1980-2015 yılları arası dataseti gerekiyor bana. Teşekkürler.

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...