29 Aralık 2015 Salı

Suudi Arabistan ve Norveç Karşılaştırması

Suudi Arabistan’ın iflasın eşiğinde olduğu haberleri basında yer almaya başladı. Bütçe açığı hızla büyüyen ve o nedenle önlemler almak zorunda kalan Suudi Arabistan’ın durumunun bozulduğunu IMF, bir süredir dile getiriyordu. Eskiden beri petrol zengini olan Suudi Arabistan ile yine petrol ve doğal gazın yakın geçmişte zengin ettiği Norveç ile karşılaştırdığımızda ilginç sonuçlar çıkıyor ortaya. 

Dünyada 1,7 trilyon varil petrol rezervi olduğu tahmin ediliyor. Bunun 267 milyar varili Suudi Arabistan’da, 6,5 milyar varili de Norveç’te (Kuzey Denizi petrolü) bulunuyor. Bu rezervlerle Suudi Arabistan dünya petrol rezervinin yüzde 16’sına, Norveç ise yüzde 0,4’üne sahip görünüyor. 2014 yılı verilerine göre Suudi Arabistan sahip olduğu bu rezervden günde 11.505 bin varil, Norveç ise sahip olduğu rezervden günde 1.895 bin varil petrol üretmiş.

Dünyadaki doğal gaz rezervlerinin 187 trilyon m3 olduğu tahmin ediliyor. Bu rezervin 8,2 trilyon m3’üne Suudi Arabistan, 1,9 trilyon m3’üne Norveç sahip bulunuyor. Dünyada yılda 3,5 trilyon m3 doğalgaz üretiliyor. Suudi Arabistan ve Norveç’in bu toplam doğalgaz üretiminde 108’er milyar m3 payları var.   

Farklı miktarlarda olsa da aynı doğal kaynaklara sahip olan bu iki farklı ülkenin 2015 yılı itibariyle ekonomilerinin görünümü aşağıdaki tabloda gösteriliyor.

2015
S. Arabistan
Norveç
GSYH (Milyar USD)
632
398
Nüfus (Bin kişi)
31.386
5.213
Kişi Başına Gelir (USD)
20.138
76.266
Yatırımlar/GSYH (%)
29,7
28,2
Tasarruflar/GSYH (%)
26,1
35,2
Enflasyon (%)
2,2
2,3
Kamu Gelirleri/GSYH (%)
28,9
53,9
Kamu Giderleri/GSYH (%)
50,4
47,9
Kamu Borcu/GSYH (%)
6,7
28,1
İşsizlik Oranı (%)
5,6
4,2
Cari Denge/GSYH (%)
-3,5
7,0
Bütçe Dengesi/GSYH (%)
-21,5
6,0

Tablodan görüleceği gibi Suudi Arabistan, Norveç’ten yaklaşık 1,6 kat daha fazla GSYH’ya ve 6 kat daha fazla nüfusa sahip bir ekonomi. Norveç, kişi başına gelir olarak Suudi Arabistan’dan yaklaşık 3,8 kat daha zengin. Suudi Arabistan kendi tasarrufundan daha yüksek yatırım yapıyor. O nedenle de cari açık veriyor. Buna karşılık Norveç, tasarruflarının oldukça yüksek olması sonucu cari fazla veriyor. Suudi Arabistan kamu gelirlerinin çok üzerinde kamu harcaması yaptığı için bütçesi açık veriyor. Oysa Norveç, kamu gelirlerinin altında kamu gideri yaparak bütçe fazlası veriyor.
Buraya kadar anlattıklarımızdan çıkan sonuç çok açık: Suudi Arabistan, Norveç’ten çok daha fazla petrol geliri elde ettiği halde bu geliri yönetememiş, bir anlamda har vurup harman savurmuş ve bütçesini ele güne muhtaç duruma düşürmüş. Bir zamanlar IMF’ye borç veren Suudi Arabistan, IMF’ye muhtaç duruma gelmiş. Bunun temel nedenlerinden birisi Suudi Arabistan kamu gelirlerinin yüzde 90’a yakın bölümünün petrol gelirlerinden oluşması. Buna karşılık Norveç’de kamu gelirlerinin yalnızca yüzde 25’i petrol ve doğalgaz gelirlerinden ibaret bulunuyor. Dolayısıyla petrol fiyatlarındaki düşüş Suudi Arabistan bütçesini alt üst ederken Norveç bütçesini çok daha az etkiliyor.

Bu aşamada akla şu soru geliyor: Petrol fiyatlarında yaşanan hızlı düşüşün yarattığı sıkıntılar Suudi Arabistan’ı daha da sıkıntılı duruma düşürürken Norveç’in durumu gelecekte ne olacak? İşte bu aşamada Norveç Fonu diye adlandırılan bir fon karşımıza çıkıyor. Norveç’te 1967 yılında emeklilik fonu adıyla kurulan bir fona, 2006 yılından başlanarak petrol ve doğalgaz gelirleri aktarılmaya başlanmış. Bu fon, bu adımdan başlayarak Avrupa’nın en büyük emeklilik fonu haline gelmiş. Norveç Fonunda biriken para 900 milyar dolar düzeyinde. Bu fonun işletilmesi son derecede sıkı kurallara bağlanmış. Çevreyi gözeterek ve yalnızca legal faaliyetlere para yatırarak büyüyor. Her gün 160 milyon dolar dolayında getiri sağlıyor. Hükümet, bütçe amaçlı olarak fondaki paranın yalnızca yüzde 4’ünü kullanabiliyor. Geri kalan yüzde 96 ise biriktiriliyor ve getiri getirecek alanlara yatırılıyor. Norveç’e zenginlik sağlayan petrol rezervleri bir gün tükense bile bu fon döndürülerek gelecek kuşaklara refahı aktarmanın aracı olmaya devam edecek.

Suudi Arabistan da krallık Norveç de. İkisi de petrolün nimetlerinden yararlanıyor. Birisi günü kurtaracak şekilde yaşıyor, öteki geleceğe refah aktarmayı amaçlıyor.      


Yazıda kullanılan veriler için kaynaklar:
Tablodaki veriler: IMF, WEO Database, October, 2015
Suudi Arabistan petrol gelirleri: Suudi Arabistan Maliye Bakanlığı bütçe verileri 
Norveç petrol gelirleri: Norveç Maliye Bakanlığı 2016 yılı ulusal bütçesi

128 yorum:

  1. Arapların elindeki petrol 50 yılda biter mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bugünkü kullanımla mevcut rezervlerin dayanma süresi 50 yılı bulmuyor.

      Sil
    2. Bu x yillik petrol kaldi hikayesi bir mitten ote gecmiyor. 50 yildir 50 yillik petrol kaldi deniyor. Ama gercek oyle degil, yeni petrol yataklari bulma orani, ve rezervlerin gercek miktarlarinin ortaya cikmasi ile aslinda cok daha uzun sure fosil yakiti bulunabilecegi ortaya cikti. Daha kutuplar var, okyanuslar var. Tahmin edilen mevcut tahmini rezervlerin cok daha otesinde bir rezervin oldugu.

      Dahasi 50 sene once rezervden sayilmayan ancak yeni teknolojiler ile (ornegin asfaltin ekonomik olarak petrol olarak cikartilabilmesi vs.) potansiyel uretimi surekli artiyor. Kanada birden petrol zengini ulke oldu ornegin bu gelisme ile. Benzer sekilde kaya gazi ile ABD'nin "dogal gaz" rezervi birden firlamis oldu.

      Mesele rezervden daha ziyade petrolun cikartma maliyeti ve piyasa degeri. Icten patlamali motorlarin yerini elektrik motorlari aldiginda fosil yakitlarina dogrudan ihtiyac da ortadan kalkiyor. 50 sene sonra petrole olan talep bu kadar olmayacak, cunku gunumuzun alternatif enerji kaynaklari, esas enerji kaynaklari halini alacak. Onemli olan buralara yogunlasmak.

      Sil
    3. Adsiz arkadas,
      Petrol hic bir zaman bitmeyecek dogru ama cikarilabilir petrol bitecek. Soyle ki, bir varil petrolu cikarmak icin harcayacagin enerji bir varil petrol seviyesine geldiginde bitmis olacak. O yazdigin petrol kayasi ve ikincil uretim teknikleri hep daha fazla enerji harcanarak daha az petrol uretilen yontemler ve hepsi kisa donemli.

      Sevgilerimle
      Cem

      Sil
  2. Mahfi Bey,

    Birkac ufak duzeltme (nacizane):
    1) Petrol uretim rakamlarini bin ile carpmaniz gerek. Gunde 11.5 milyon varil, 1.9 milyon varil vs.
    2) Suudi Arabistan'in da Norvec gibi fonu olmasa da doviz birikimi var. Ancak Norvec'in aksine Ekim 2014'te 730 milyar dolarken simdi 620 milyar dolara indi, cunku dusen petrol gelirini oradan telafi ettiler. http://www.imf.org/external/np/sta/ir/irprocessweb/data/sau/eng/cursau.htm
    3) Suudi Arabistan'in kamu gelirinin %90'a yakini petrol degil, 2015 butcesinde %73'u petrol. https://www.mof.gov.sa/English/NewsCenter/Pages/News_28122015.aspx

    Suudi Arabistan'in tamamen petrol gelirlerine dayali har vurup harman savuran ekonomisi cok dogru bir tespit ama. Soyle bir ornek: 2004'ten itibaren Cin'in yukselmesi ile petrol fiyatindaki artisin (=Suudiler icin gelir) sonucu olarak 2004-2014 arasinda dunyada petrol tuketimi Cin'den sonra en cok artan ulke Suudi Arabistan oldu. Hindistan, Brezilya, Rusya vs degil.

    Saygilar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim katkılar ve hatırlatma için
      Petrol üretim miktarlarının yanlarına bin yazmayı atlamışım. Düzelttim.
      Ben SA'nın petrol gelirlerinin bütçedeki payı olarak 2000 - 2013 ortalamasını almıştım. 2015'de doğal olarak çok düştü.

      Sil
    2. hocam esasen ikiside hatalı politika bence (ama SA'nın fikri daha doğru fakat uygulaması kötü). SA petrolden aldığını üretime (teknoloji yerli üretim şirket alımı vs.) harcaması gerektiğini düşünüyor ancak kültürü nedeniyle saçmalıyor; N ise kendi toprağında üretim yapmaktansa ülkedeki herkes ortalama iyi bir yaşam sürsün diye emeklilik fonuna takmış oysa bunda doğrudan akıllı üretim yok fonlar bir dünya savaşı ile yitip gidebilir oysa birikmiş her türden yetenekli insan gücü yıkım sonrası bile ülkeyi yeniden kurabilir (bknz. Almanya-Türkiye savaş sonrası toparlanma hızı farkı)...

      Sil
  3. Hocam bu karşılaştırmayı yaptınız ya, aşağıda yorumlara yanıt verirken, yine ORTADOĞU kelimesini merkeze koyarak (ki bu kelimenin ABD'li bir amiral tarafından icat edildiğini size defalarca anlatmıştım), 'ortadoğu'da kafa yoktur, 'ortadoğu' pespayedir, 'ortadoğu' bir tane buluş yapmış mı, 'ortadoğu erisin gitsin, şeklinde cevaplar yazmazsınız umarım?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Böyle bir niyetim yok. Olay kendiliğinden göründüğü gibi.

      Sil
    2. Eh, bu kadar işte. Bütün oryantalizmi silip atın tarihten, tüm kavramları nötr hale getirin ve kurtarın imajı... Ne değişecek gerçekten? Adı Ortadoğu değil de Cennet Bahçesi olsa gerilik, şiddet, gelişmeye kapalılık vb vb bunlar ne olacak? Hala adlara takılmak da bir anlamda esas sorunu görmemek değil mi?

      İ.İ.

      Sil
    3. Avrupa insanı iklim tarafından değişik ölçülerde seleksiyona uğratılmıştır. Bunların ana gurupları, sorun çözme yeteneklerine göre, Nordic, Alpine, ve Mediterranean'dır hatırladığım kadarıyla. Afrika insanı bu sıralamaya girmez. Onların iklimi, tabir caiz ise, ekmek elden su gölden olarak tarif edilebilir; her hangi bir seleksiyon onlarda söz konusu değildir; en kalitesiz döller bile elenmemiş, devam etmiştir. Hiç icat yapmayacaklar, hiç sanat üretmeyecekler.

      Sil
    4. Olaya evrimsel yaklasim dogru degil. Bazi devirlerde bazi milletler one gecmistir. Bu devirde Avrupa, daha dogrusu Avrupan'nin da hepsi degil birkac milleti one gecmistir. Rusya cok soguk, veya Sibirya, onlar niye mureffeh degil. Yapay olarak ikiye bolunen devletler bunu anlamak icin cok uygun. Mesela Dogu/bati Almanya ve Kuzey/Guney Kore. Hersey ayni, ama uretilen degerlerde daglar kadar fark var.

      Sil
  4. Cünkü Norvec akil ve bilimle, Suudi Arabistan ise akil ve bilimden yoksun, her isi allaha birakarak yönetiliyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Allah'a bırakarak yönettiklerine katılmıyorum. Bencilce, kibirli bir şekilde ve akılsızca doğru ifadeler olabilir.

      Sil
    2. İkisi de krallık ama birisinde kral ve onun hükümeti halkına hesap veriyor ötekinde böyle bir durum yok. Bence sorun orada.

      Sil
    3. Bizdeki birisi de halka hesap vermemek icin kral olmaya ozeniyor o sebeple baskanlik sistemi diye tutturuyor iyi mi. Petrolumuz yok satmaya, tahtirevanla gideriz ....

      Sil
    4. “Hasbünallah ve nî’mel vekîl” Allah insanlara akıl,vicdan,adalet, basiret gibi özellikler vermiş onları kullanmayı bilmeyen/kullanmayan 'a Allah ne yapsın..?

      Sil
  5. Cogu insan Suudi isminin nereden geldigini bilmez. Suudi kelimesi, Osmanli gibi 'Saud' ailesine ait demektir. Oyle cok koklu bir aile felan da degildir. Bir milletin degil, bir ailenin ulkesidir yani buralar. Bu aileye bu topraklari kim vermis? (Ingilizler - Arap Lawrence'i duymussunuzdur) Niye vermis? Savasip mi almislar yoksa Ingilizlerin kucagina oturup Osmanli'yi hancerleyerek mi? Dusununce Norvec ile karsilastirmaya bile gerek yok aslinda. Teki ulke, teki kabile. Suudi'lerin, Katarlilarin sirketlerine bakin, hepsinde Ingiliz ust duzey yoneticiler vardir. Bu aile mensuplarina veriyor Ingiliz'ler parayi, siz gidin harcayin diye (zaten onlar da gidiyor parayi Londra'da harciyor Riyad da, Cidde'de harcayacak halleri yok ne alacaklar ki) sonra kendileri yonetiyor, kaymagi goturuyorlar. Bir nevi bu aileyi o bolgedeki fedaisi olarak birakmislar, besliyorlar. 350 milyar dolar cirolu BP, 400 milyar dolar cirolu Shell nereden ve nasil var olmuslar acaba?

    Bizde de paranin nasil kazanildigina degil, ne kadar olduguna onem verenler ezici oranda. Birisinin cebindeki parayi gorunce tum tarih ve gecmis bilgisini aninda unutuyorlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Polemiğe girmek hiç huyum değildir lakin tarih bilgisi eksik olanların tarih konusunda ahkam kesmeleri beni ifrit eder. Yorumunuzda İngilizlerin Suud ailesini desteklediği yazıyor peki Emir Hüseyin ve oğulları kimin nesiydi? İngilizler Suud ailesininden ziyade Emir Hüseyin'in ailesini desteklediler hatta sonunda Emir Hüseyin kaybedip Kıbrıs'a gitmek zorunda kaldı. Bu da İngilizler için Ortadoğu'da sonun başlangıcı oldu. İngilizler Abdulaziz İbni Suud'un krallığını 1927'de Hüseyin'i yendiğinde henüz tanıdılar. Abdulaziz İbni Suud yani Suudi Arabistan'ın kurucusu inanın ki Arap tarihinde çok az çıkabilecek bir devlet adamıdır. Neden Şerif Hüseyin'in çocukları İngilizlerin oyuncağı olarak tarihe geçmişken Suud ailesi için aynı durum söz konusu olmamıştır? Ayrıntılı bilgi için Stefanos Yerasimos'un İletişim Yayınlarından çıkan Milliyetler ve Sınırlar kitabına bakabilirsiniz.

      Sil
    2. Ooo polemik, alırım bir dal...

      Mahfi Bey, nedense, yazılarının çoğunda işine gelmeyen bilgileri vermiyor, nedense bu bilgileri hasır altı ediyor!

      Şu öve öve bitiremediğiniz BATI EMPERYALİZMİ'ni hasır altı etmeye ne kadar meraklısınız!

      Yedi Kardeşler (Yedi Kızkardeşler olarak da bilinir) belgeselini de inceleyiniz bakalım - Seven Sisters (oil companies)

      Yedi Kardeşin Sırrı 1:
      https://www.youtube.com/watch?v=Q6rGqxIKAyE

      Yedi Kardeşin Sırrı 2:
      https://www.youtube.com/watch?v=ahYB-H99ErE

      Yedi Kardeşin Sırrı 3:
      https://www.youtube.com/watch?v=I7qmnG2EUOk

      Yedi Kardeşin Sırrı 4:
      https://www.youtube.com/watch?v=zcuiurepg9w

      Sil
    3. Niye işime gelmesin? Niye hasır altı edeyim?
      Ben bir yazı yazıyorum buraya her şeyi yazmaya kalksam bu yazı değil kitap olur. Komplo teorilerine ne kadar meraklısınız.
      Hasır altı etsem sizin bu yolladığınız yorumu yayınlar mıyım sanıyorsunuz? Siler geçerim.
      Bilip bilmeden, anlayıp anlamadan karala adamı gitsin.

      Sil
    4. Güzel kardeşim yorumu ben yaptım Mahfi Bey'in suçu ne? Zaten kendisinden çekindiğimden ürkerek yorum yapıyorum. Ayrıca biz tarihi belgesellerden değil kitaplardan öğreniriz. Tarihin kaynakları: Yazılı metinler, anıtlar ve şifahî ananelerdir.
      Saygılarımla.

      Sil
    5. Murat Selcuk, bir yanlisiniz olmasin? Wikipedia'yi da guncelleyin mumkunse:

      https://tr.wikipedia.org/wiki/Abd%C3%BClaziz_%C4%B0bn-i_el-Suud

      [Alinti: I. Dünya Savaşı sırasında İngiliz Hükümetiyle anlaşan İbni Suud, Mekke Şerifi Hüseyin bin Ali ile birlik olarak Osmanlı ordusuna savaş ilan etti. Bunun karşılında Suud Ailesinin toprakları İngiliz Hükümetinin güvencesi altına alındı. İngilizlerin desteğini kazanan İbni Suud, Osmanlının ve İbni Reşid'in güçlerine karşı bir toplu saldırı başlattı.]

      Benim esas merak ettigim "Osmanli'nin Torunlari"nin, kendi dedelerine boyle bir nankorlugu ve ihaneti yapanlari pek bir sevmelerinin sebebidir. Adi Hasan olmus, Huseyin olmus ne farkeder? O tarihlerde, Ingiliz'lerin de Ortadogu'da sonun baslangicini yasadigini hic ama hic sanmiyorum. Israil'in kurulus yili 1948'dir. Meshur kirmizi cizgi anlasmasi 1928'de imzalanmistir. Cogu insanin merak ettigi 'niye Irak'ta petrol var bizde yok' sorusunun cevabi zaten bu "cizgi" ile verilebilir. Batili emperyalistler, basta Ingiltere, 1. Dunya savasi sonrasi koloni politikalarini degistirmislerdir. Yani alt kaynagini somurebildikten sonra, colde Ingiliz askeri ne yapsin? Orada ne icecekler sabahtan aksama kadar.

      Zaten artik petrol 1950'lerdeki populeritesini kaybetmis durumda. Yenilenebilir enerji, ozellikle gunes enerjisi petrolun yerini almaya basladi gelismis ulkelerde, gelisen ulkelere de zamanla ulasacak bu teknolojiler. Ayrica biomass diye adlandirilan tarim urunlerinden yakit uretme de onumuzdeki yillarda daha populer olacak, o da bir nevi gunesin enerjisinden faydalanmaktir. Yani bu Arap ulkeleri, en ise yarar zamanlarinda hicbir ise yaramamistir bu cografya icin. Sanki bir sey becermisler gibi de gereksiz bir kendini begenmislikleri vardir. Bizimkiler cok sever kendilerini ama sorsaniz bizimkilerin dedelerinden yani Osmanli'dan nefret ederler.

      Sil
    6. Değerli kardeşim Adsız,
      Evvela belirtmek isterim ki kaynağım Vikipedia değil Stafinos Yerasimos'un Milliyetler ve Sınırlar isimli kitabıdır. Vikipedia'da ne yazar bilmem o yüzden tashih edilmesi gereken hususları bilemeyeceğim. Ayrıca yorumunuzda beni Arapları sevmekle itham etmişsiniz ki kesinlikle yanlıştır. Arapları sevmem Hazreti Peygamber'in Arab-ı Müstağrebe olduğunu duyduğumda çok sevinmiştim. İbni Haldun ve birkaç bilim adamı hariç Arapların insanlığa çok bir katkı yapmadığını düşünüyorum.
      Şerif Hüseyin'in oğulları Arabistan dışındaki ülkelerde kral oldular lâkin harekete geçtikleri yer neresi idi? Hicaz toprakları idi. Ve yukardaki yorumda Şerif Hüseyin'den ziyade Abdulaziz İbni Suud'u desteklediğini yazmıştım. İlaveten Suudi Arabistan'ı tanıyan ilk ülke Sovyetler Birliği'dir ki Millî Mücadele dönemindeki Türkiye-Rusya ilişkilerine bakmak durumu biraz daha net hale getirir. Yani Sovyetlerin Suudi Arabistan'a bakışı emperyalistlere karşı mücadele veren Türkiye ile benzerdi.
      Hâsılı kelâm araştırmalarınızı internetten değil tarihin kaynakları olan resmi veya özel yazılı metin, anıt ve şifahî ananelerle yaparsanız daha dogru bir sonuca ulaşırsınız.

      Sil
    7. Sizi arap sevicilikle itham etmedim. Arap da sevebilirsiniz bunda da bence bir sorun yok. Osmanli torunuyuz diye ortalikta dolanip kendi ecdadlarina yapilan ihanetleri unutanlara referans idi. Keske onlar da uzerine alinsa. Elestirdigim arap sevicilik degil, iki yuzluluk.

      Internette yaziyorsa dogrudur demiyorum ama Vikipedia'yi kucumsemeyin. Cok sey kaybedersiniz. Guncellemenizi onermemin sebebi de oydu. Eger bir konuda bilginiz varsa 'kendi kitabinizi yazin' ve vikipedia'yi guncelleyin. Bilgi kitaplardan edinilir gibi bir yanilgi icine girmeyin, 21. yuzyildayiz. Bilgi surekli guncellenir, degisir. Vikipedia'nin gucu de buradan geliyor. Umarim bir gun geleneksel kitap denen statik bilgi kaynaklari kalmaz ve yeni kitaplar surekli guncellenen 'viki'ler olarak yayinlanir. Mevcut kitaplari da tamamen bu ortama aktarabiliriz. Insanlar itirazlarini dile getirir, duzeltmeleri yapar. Boylelikle gunumuzun bilgi kirliligi de bir nebze azalir diye dusunuyorum. Geleneksel kitaplari ebedi sanmayin. Nasil ki dijital fotograf makinesini fotografciliktan saymayanlarin hepsi dijital fotograf makinesi kullanmaya basladiysa, bu isin gelecegi de o.

      Gene de kendinizi vikipedia ile tatmin olmus hissetmediyseniz paylastigim bolumun kaynagi su iki kitap olarak verilmis:

      Wilkinson, John C. Arabia's Frontiers: the Story of Britain's Boundary Drawing in the Desert. London u.a.: Tauris, 1993. pp. 133–39. Print

      Robert Wilson and Zahra Freeth. The Arab of the Desert. London: Allen & Unwin, 1983. pp. 312–13. Print.

      Arap tarihine meraklisiniz sanirim, size de okuyacak yeni kaynaklar cikmis oldu. Dedim ya hic ama hic kucumsemeyin.

      Tarih konusuna gelirsek, hep gulmusumdur daha bugun bunca iletisim gucu ile bile kimin eli kimin cebinde belli degilken, tarihcilerin yuzlerce yil oncesini sanki kendileri yasamis gibi anlatmasini. O yuzden beni hikayeden daha cok sonuclar ilgilendiriyor. Sonuc Osmanli topraklarinin bir aileye peskes cekilip, dogal kaynaklarinin da peskes cekenler tarafindan (halen) somurulmesidir. Aksini dusunen varsa cevaplarini okumak isterim.

      Sil
    8. En hafif ifadeyle bir kaç saygın site hariç Türkiye'de internet çöplüktür. İnternet üzerinden doğru bir bilgi temin edilemeyeceği gibi bunlarla bir eser de ortaya çıkarılamaz. Çünkü bilgiler indî ve objektif olmanın çok uzağındadır.
      Size çok net bir kaynak yazmış olmama rağmen bana hâlâ internetin faziletinden bahsediyorsunuz. Eğer internet veya Vikipedia üzerinden bir kitap yazılabiliyorsa buyrun siz yazın. Arap tarihine özel bir ilgim yok ben ecdadımın tarihiyle meşgulüm.
      Ve ilave etmeliyim ki bilgi pahalı bir şeydir mezbelelikte bulunmaz. Bunun en sarih örneği işte sizsiniz. Acaba yukardaki iddialarımın bir tekine bile cevap veremediğinizin acaba farkında mısınız? Ve de benim yazdığım hiçbir şey kesinlikle Vikipedia'nın bilgi kaynağı olmamalıdır.
      Saygılarımızla

      Sil
  6. Hocam, atalarimiz o yuzden "norvecli yagi bol buldu mu" diye dizayn etmemis atasozunu.

    Mukemmel tespitler.

    YanıtlaSil
  7. hocam, arabistan 267 milyarlık rezervden günde 11.505 varil çıkarırken norveç 6,5 milyarlık rezervden günde 1895 varil çıkarıyorsa eğer verimlilik anlamında çok ciddi bir fark yok mudur?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence o verimlilik sorunu değil, rezervleri harcamama meselesi. Çünkü Norveçlinin petrolü çok daha zor bir yerden kuzey denizinden çok daha pahalıya çıkarken SA'nın petrolü çok daha kolay çölden çıkıyor. Yani İstense Suudlar da çok daha fazla petrol çıkarabilir.

      Sil
  8. Hocam bu durumda SA için doğal kaynakların laneti hipotezinden bahsedebilir miyiz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben bu tür edebiyatı fantezi olarak düşünürüm.

      Sil
  9. Hocam merhabalar.Suudi Arabistan acaba dolaylı vergilerle mi amorti etmek istiyor bütçe açığını.İç piyasada akaryakıta zam uygulaması bunu mu gösteriyor acaba ve böyle ise doğru bir yol mudur?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Asıl varlığı petrol geliri olduğundan düşen geliri karşılamak için dolaylı vergileri artırıyorlar.

      Sil
  10. Hocam saygılar
    2015 yılının özetini daha önce yapmıştınız, fakat kendi adıma sizin bizlere verdiklerinizle kazancımız kaybımızdan daha fazladır diye düşünüyorum. Bir örnek vereceksem olay yeri incelemesi sadece iktisat konusunda değil her konuda eğitici ve yol göstericiydi. Öğrenmenin yaşı olmadığını çok net ispat ettiniz hocam. Dahası belkide çoklarımızın arayarak bulamayacağı bir örnek olarak karşımıza çıktınız. Her şey için teşekkürler hocam.
    İnanın orta veya büyük çaplı bir işletme sahibi olsaydım, blogunuzu takip eden ve yorumlarıyla renk katan arkadaşlarla kesin çalışırdım.

    YanıtlaSil
  11. Hocam merhabalar,

    Kamu Borcu/GSYH oranı Norveç'te çok daha fazla. Bu kalemin detayları ve neden Norveç'te yüksek olduğuna dair görüşleriniz nelerdir?

    Saygılar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Norveç'te petrol, SA kadar ucuza çıkmıyor. Dolayısıyla Norveç'in petrolden iyi para kazanması asıl 2010 sonrasında petrol fiyatlarının artmasıyla olmuş. 2010 da Norveçin kamu borcu/GSYH oranı yüzde 42. Dolayısıyla o tarihten sonra düşmüş bu oran.

      Sil
  12. Mirasyedi katar emiri, para bittikten sonra diyelim ona "Maddî manevi Türkiye nin yanındayız." Demiş.
    Artık kendisini koruyacak korumazsa savaşacak bir devleti var.
    Hep iyilik yaptığımız milletlerle sorunluyuz.
    Batının bizi yönlendirmesinden ve kullanmasindan kaynaklandigini Düşünürüm. Emirin paraciklarini alan Türkiye devleti halkını hayretler içinde bırakıyor.
    Ben işimi bilirim demekle plansız yapılan işlerin faturasını halk ödüyor.

    YanıtlaSil
  13. Hocam, kamu giderlerinin kamu gelirlerinden az olması iyi bir şey midir peki?...Bu demek değil midir;hükümet kamunun ihtiyacından daha fazla vergi toplamış,diğer bir ifadeyle halkın harcanabilir geliri azalmış.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu gelir eğer petrol gelirinden kaynaklanıyorsa ki %25'i öyle, o zaman (1) kendi halkından değil başkalarından elde ettiği gelir fazlası var demektir. (2) Petrol geliri düşeceğine göre bu fazlalık bu yıllarda düşecek demektir.

      Sil
  14. Hocam merhabalar, şu İskandinavya ülkelerinin ekonomileri hakkında bir kitap yazsanız olmaz mı? Bu blogda bir keresinde oralarda "karma ekonomi" uygulandığı söylense de de facto olarak sosyalist ekonominin var olduğunu belirtmiştiniz, bunu biraz detaylandırmanız mümkün mü acaba?

    Çok teşekkür eder, iyi akşamlar dilerim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mahir Bey,

      İskandinav ülkelerin de-facto olarak sosyalist ekonomi ile yönetilmesi konusu bence bir sosyalist ekonomi güzellemesidir. Çünkü aslında iskandinav ülkelerinin ekonomi yönetimleri esas itibariyle avrupa ekonomilerinin uyguladığı kapitalist sistemle aynı olmakla birlikte sosyal güvenlik sistemlerinin çok daha yaygın ve gelişmiş olması yönünden farklılık arz etmektedir. Ancak sosyal güvenlik sistemlerinin ve işsizlik sigortalarının gelişmiş olması bu ülkelerin sosyalist ekonomik sistemle yönetilmesi anlamına gelmez.İncelendiğinde, sosyalist ekonominin gereği olan daha bir çok uygulamanın bu ülkelerde bulunmadığı görülecektir.

      Nacizane fikirlerim... :)

      Sil
    2. O da ayrı bir iş. Belki ileride Kuzey ülkeleri için toplu bir yazı yazabilirim. Bambaşka bir sistem var oralarda.

      Sil
  15. Arabistan in haç ve umre den elde ettiği gelir hocam ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rakamsal olarak bir bilgim yok fakat, bahsettiğiniz gelirlerin tamamı kabenin bakımına ayrılıyor.

      Sil
    2. Petrol bitince ona da zam yaparlar. Var mı öyle bedava cennete gitmek? Pamuk eller cebe...

      Sil
  16. Eldeki rezervler tükenince yahut rezervlerin değeri daha da düşünce anlayacaklar durumun vehametini...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyle görünüyor. Aslında petrol fiyatlarının düşmesi bir uyarı. Eğer bundan bir ders çıkarabilir ve lüks harcamaları kısarak durumu düzeltmeye yönelebilirlerse bu uyarı yararlı olmuş bile sayılabilir.

      Sil
  17. Hocam sizce SA doviz kuru rejimini degistirmek zorunda kalacak mi? 12 aylik fra lar ciddi prime islem goruyor, yani bir olasilik var ki fiyatlaniyor... Sizin dusunceniz nedir, once KSA sonra da diger GCC ulkelerinin para birimlerinin depeg olma olasiliklarini degerlendirebilir misiniz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu gidişle en azından şimdilik bazı ayarlamalar yapmak zorunda kalacakları kesin. Kur rejimini değiştirmek o kadar kolay görünmüyor.

      Sil
  18. Hocam, bütçenin fazla vermesi iyi midir yoksa kötü müdür?...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eğer petrol geliri gibi vergi dışı bir geliriniz varsa iyidir. Bunu Norveçlilerin yaptığı gibi bir çeşit gelecek fonuna dönüştürebilirsiniz. Ama halktan topladığınız vergilerle fazla veriyorsanız ve bunu özel kesimden daha verimli daha iyi alanlara yöneltemiyorsanız gelir fazlası vermek kötüdür. Bunun anlamı halktan gereksiz yere vergi toplamışsınız demektir.
      Bütçenin fazla vermesi, ekonomide enflasyonist baskıların arttığı dönemlerde bir ekonomi politikası aracı olarak kullanılırsa anlam taşıyabilir.

      Sil
  19. Norveç ve diğer kuzey ülkelerinin gelişmişlik sebebi, evrim teorisine inanıp yaradılışa inanmamaları.

    Yaşasın Galileo, yaşasın aydınlık!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 'Norveç ve diğer kuzey ülkelerinin gelişmişlik sebebi bol bol ton balığı yemeleridir yada soğuk iklimlerinin olmalarıdır' cümlem ne kadar bilimsel ise 'norveç ve diğer kuzey ülkelerinin gelişmişlik sebebi evrim teorisine inanıp yaradılışa inanmamaları' cümlesi de ancak o kadar bilimseldir!Bilimi herşeyden üstün tutan biri olarak sizden böyle üfürmeyle değil kanıtla ,delille söylediğinizi ortaya koymayı ,teorinizi ıspatlamayı beklerdim!Bilim öyle 'ben dedim,oldu' ile olmaz.Dediklerinizi kanıtlarıyla ıspatlamazsanız teoriniz kuru ve boş bir sözden ibaret olur ki şu an durumunuz bundan öte değil!Kaldı ki evrim teorisi yaratılışa,yaratılış da evrim teorisine aykırı değil.İnsanın anne karnında belli bazı evrelerden,aşamalardan geçtiğini biliyoruz ama bunu yaratılışa aykırı görmüyoruz,buna da yaratılış diyoruz.Evrim sürecinin olması yaratılışın olmadığı anlamına gelmez!Dediklerimi size kanıtlarıyla sunabilirim isterseniz.Aydınlanma demek gerçekleri çarpıtmak demek değildir,din düşmanlığı yapmak hiç değildir

      Sil
    2. Bilim ile inanç aynı kulvarda yarıştırılamaz. Bilim, ortaya attığı kuramı kanıtlamak zorundadır. Bilimin iddia ettiği bir görüşün tersini yine bilimle kanıtlayabilirsiniz ama inancı bilimle kanıtlayamazsınız.

      Sil
    3. Norvec ancak son 5-10 yildir laik bir ulke olarak tanimlanabilir. Son degisikliklerden once Norvec anayasasinda Norvec vatandaslarina kendi cocuklarini Evangelist yetistirmeleri emredilirdi. Yani Norvec bugun ki konumuna 'laik' bir ulke olarak degil 'hiristiyan' bir ulke olarak gelmistir. Su sorunu isinize geldigi yerden aramayi birakin allah askina.

      Sil
    4. Bu eski Anayasalardaki sembolik maddelere çok takılmayın derim. Yapılan araştırmalar Norveç'te tanrıya inanmayanların oranının yüzde 30'un üzerinde olduğunu gösteriyor.

      Sil
    5. bırakın dünya onların olsun ahiret de bizim. . .70 yıla yatırım yapmak mı iyi ∞ yıla yatırım yapmak mı? Allah'a inanmayanlar için hele daha saçma ortalama bir insan ömrünün 80 yıl olduğunu varsayalım ee 80 yıl sonra öldük gittik ahirette yok ne olacak o kadar çalış çabala boşa gitsin ömrün senden sonrakiler faydalansın yemişim onları ya ben faydalanamadıktan sonra onlarda faydalanmasın...25 yılın eğitim hayatı vs. boşa gitsin 25-30 yıl da emekli olmak için çalış 10 yılda yaşlılıkta gitti geriye kaldı hepi topu 10 yıl..10 yıl için 70 yılını vermesi insanların gerçekten çok saçma norveçteki vatandaş da ölüyor türkiyedeki vatandaş da en azından bizim insanımız soğukkanlı değil oralardakiler gibi sıcakkanlı bizim kültürümüzde paylaşmak var yardımseverlik var komşusu açken tok yatmamak var norveçte ne var yemişim norveçi...ateistler geliştiriyor madem ülkeleri ateizmi benimseyelim o zaman ülke olarak kafamız çok karışık

      Sil
    6. Komşusu açken tok yatmayan kim? Nerede o komşular bir de bize gösterin.

      Sil
    7. Dünyayı ahirete inananlar değil, bu dünyaya ve kurallarına inananlar yönetiyor. "Ahiret bizim olacak" safsatası zaten bu dünyayı yönetmek isteyenlerin yönetileceklerde aradığı bir kafa yapısının dışa vurumu. Adamlar gelsin, kaynaklarımızı ele geçirsin, piyasalarımıza yön versin ve biz de avunalım "ahiret bizim olacak" diye. Bu ülke kurulurken verilen bir karar vardı, onu unuttuk ve yine hacı-hoca mantığıyla devam. Emperyalizm kendi kafasına kendisi ket vuran toplumlardan sağladığı çıkarı başka hiçbir toplumdan sağlamadı. Size hayırlı yolculuklar ve iyi rüyalar...

      Sil
    8. Hocam,ben 'Norveç ve diğer kuzey ülkelerinin gelişmişlik sebebi, evrim teorisine inanıp yaradılışa inanmamaları' şeklinde mesaj yazan arkadaşımıza cevaben bir mesaj yazmıştım ama nedense üzerinize alınmışsınız.Anlamadığım bir şekilde neredeyse 'gelişmişlik için en önemli ve olmazsa olmaz kriter ateist olmaktır' şeklinde değerlendirilebilecek bir yaklaşım içerisine girmişsiniz.norveçin % 30 u ateistmiş!%30 u değil %100 ü ateist olsa ne olur?!Sizin mantığınıza göre yunanistanın dünyanın süper gücü olması lazım,zira ülkenin başbakanı zır ateist!hadi diyelim adam yeni seçildi,adama bir süre verelim.Yeni seçimlere kadar süper güç olmayı geçtim eğer yunanistan dünyanın en gelişmiş 10 ülkesi içerisine girmezse bu başarısızlığı da ateizme bağlayacak mısınız,adamların lideri ateist olduğu için iflasın eşiğindeler diyecek misiniz merak ediyorum!kaldı ki hiçbir ilahi din insanlara çalışmayın dememiştir,aksine kaynaklarda defalarca kere insanları düşünmeye,akletmeye ve çalışmaya sevkeden ifadeler kullanılmıştır.merak ediyorsanız kendiniz de araştırabilirsiniz.suçu insanlarda ve çalışmamakta bulacağınıza insanların inançlı olmalarının bunun müsebbibi olduğunu dile getiriyorsunuz.bu ükede ve diğer dünya ülkelerinde yasalar var ama bu yasalara rağmen suç işleyen sayısız insan var.bu durumda suçu insanlarda değil de yasalarda bulmak ne ise sizin yaptığınız da aynen o ... bunu da bir eleştiri olarak kabul edin lütfen

      Sil
  20. arabistanın petrol gelirinin yarısının amerikaya gittiğini duyduğumu hatırlıyorum, yanlış mı hatırlıyorum acaba?
    Durum böyleyse neden?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben böyle bir şey bilmiyorum. Belki Norveç Fonunun bir bölüm gelirini tıpkı merkez bankaları gibi ABD Hazine tahvillerinde a da ABD borsasındaki hisse senetlerinde değerlendiriyorlardır.

      Sil
    2. Sayın Hocam, fon ile ilgili yatırım bilgileri (büyük oranda) kamuya açıklanmak zorunda olduğu için Norges Bank ve yatırım fonunun ilan sayfasında hangi araçlarla nerelerde yatırımlar yapıldığı görülebiliyor. En azından birkaç ay öncesine kadar böyle idi.

      Sil
  21. Bu türden fonlar sanırım "Dutch disease" denen durumu engellemek için benzeri durumda olan tüm ülkelerde mevcut. Malum, ani döviz akışı birden ülkenin para biriminin değerini yükselttiği için o ülkede sanayi vb durma noktasına gelir. Bir çok kişi Türkiye'de birden muazzam miktarda petrol bulunmasının iyi bir şey olacağını, birden devleti herkese maaş bağlayacağını düşünüyor hala. Elbette bu türden bir gelişme çok iyi olur ama mevcut haliyle bu geliri birden insanlara dağıtırsanız ülkede maliyetler fırlayacağı için tüm ulusal markalarımız birden batma noktasına gelir. Ülkede üretim neredeyse durur çünkü bu maliyetlerle üretim yapmaktansa doğrudan herşeyi dışarıdan almak daha cazip hale gelir. O zaman da bu ülkede yaşayan insanların ne iş yapıp o paraları hakkedeceği sorunu ortaya çıkar.

    Norveç ve Azerbaycan gibi petrol geliri olan ülkeler bu parayı doğrudan ekonomiye sokup dengeleri altüst etmek yerine bir fonda toplamayı tercih ediyorlar. Azerbaycan'da da bu gelir bir ulusal emeklilik fonunda toplanmış. Yani ülkeye para giriyor ama vatandaşa verilmiyor. Yine de her vatandaş gün gelip emekli olduğunda bu fonda kendi adına biriken paradan payını alacağını biliyor.

    Suudi Arabistan ve Kuveyt gibi ülkeler ise parayı doğrudan ya da dolaylı hizmet türünden halka aktarıyorlar. Yani bedavaya yakın ulaşım ve su vb ile düşük ya da sıfır vergiler ile bedava eğitim ve sağlık hizmetleri var. Fakat, maddi durumu yüksek olan halk okumuyor. Neden onca yıl okuyup dert çekip bir doktor olsun ki bir Suudi ya da Kuveytli? Aynı refah düzeyine bir züccaciyeci işleterek de ulaşabiliyor.

    Fakat bu rejimin Mahfi Bey'in değinmediği başka bir boyutu daha var: İşsizlik. Duyana ilginç gelebilir ama sıfır faizle kredi alıp iş kurabildiğiniz Suudi Arabistan'da genç nüfusun işsizlik oranı %30 yani İspanya gibi. Bu derece düzensiz bir ekonomiye sahip bir ülkede artık petrol fiyatlarının da artmayacağı düşünülürse eğitimsiz ve kalifiye olmayan bir nüfus ile önümüzdeki 10-15 yıl içinde Suudi Arabistan'da çeşitli karışıklıklar beklemek son derece normal. Kısacası bol para ile ayakta tutulan cehalet rejimleri bile artık kafalarını çalıştırmak durumunda.

    İ.İ.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok haklısınız, petrol sınırlı bir kaynak, bittiğinde suud ailesi israil ve ingiliz-amerikanlara daha da bağımlı hale gelecek...suud ailesi petrol gelirlerini yanlış işlere finansman olarak kullanıyorlar.

      Hasan

      Sil
    2. Bütün mesele o. Her şeyi sübvanse ederek, vergiyi düşük tutarak petrol gelirlerinin yarısını kendine yarısını halkına vererek idare edersen petrol işi böyle tersine döndüğünde batma aşamasına gelirsin.

      Sil
  22. Azerbeycan ve Kazakistan ekonomileri icin ne dusunuyorsunuz ?Ikisi de ciddi devalyason gecirdi dusen petrol fiyatlarindan dolayi arti bircok gelisen ulkelerin butce aciklari var sorun olmuyor

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Petrol ihraç eden bütün ekonomiler ciddi sorunlarla karşı karşıya. Bütçe açıkları bir süre sonra sorun olmaya başlar.

      Sil
  23. Hocam bir iktisadci olarak Norvecin faiz indirimlerinde(mevcut faiz 0,75 enflasyon orani :2.1)daha da yolu oldugunu goz onunde bulundurusak elimizdeki verilere mevcut petrolu de koyarsak avupanin durumu da ortada sizce norvec ekonomisinin gelecegini nasil goruyorsunuz 2016 baglaminda.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu tür ekonomiler darbe alsalar da toparlanabilirler. Norveç için pek bir sorun görünmüyor.

      Sil
    2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
  24. Yalnız Suudi Arabistan nüfusunun üçte birine yakın bir kısmı yabancı işçilerden oluşur ve milli gelirde en düşük pay onlarındır hatta modern köle olarak tabir edilirler geriye kalan nüfusun yarıya yakını kadınlardır ki iş gücü anlamında kayda değer bir katkı sunmaları zira çok sınırlı alanlarda çalışırlar bunun haricinde vergi oranları Norveççe göre düşük olduğundan her şey çok daha ucuzdur

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zaten sorun da oradan çıkıyor. Harcamaları petrol gelirleriyle yapıyorlar, petrol gelirleri düşünce bütçe açığı rekor kırıyor.
      Aslında sorunun temelinde ekonomi dışı meseleler yatıyor. Eğitim bilime dayanmıyor, kadın - erkek eşitliği yok, kadın yaşamın içinde değil, yönetim hesap vermiyor, sorabilecek kimse de yok. Özetle demokrasi yok, buluş yok, ilerlemeye katkı yok. Halkını eğitmek için çaba yok. Aydınlanma çağının üzerinden 200 yıldan fazla zaman geçmiş kadınlar sokakta yalnız gezemiyor, araba kullanamıyor, daha yeni yeni göstermelik oy kullanıyorlar.

      Sil
  25. Hocam Michael Jackson'ı çok özlüyorum!
    Siz 1950, O 1958 doğumlu.
    Ne güzel, kardeşiniz gibiymiş, aynı çağda yaşamışsınız.
    Siz konserine de gitmişsinizdir!
    Keşke aramızda olsaydı...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Michael Jackson'ı canlı izlemedim. Sevdiğim şarkıları oldukça fazla. Thriller, Billie Jean, Smooth Criminal vd.

      Sil
  26. Hocam, petrol ile gelirlerinin buyuk bir cogunlugunu saglayan ekonomiler ki artik USA de ciddi bir petrol ve dogalgaz ureticisi oldugunu dusunursek fiyatlarin bu derece dusmesi dunya ekonomisinde ciddi sorunlar ortaya cikarmaz mi? Butceleri daralan hukumetlerin sosyal harcamalari da kismasi ile devam eden bir siki butce uygulamalari dar gelirli insanlari durumlarini uzun vadede kotu etkilemez mi? Herkes Norvec kadar akillica davranmadigini biliyoruz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle etkiler ve etkiliyor da zaten. Emtia üreticisi ülkeler zor duruma giriyor. Ve bu dönüp bütün sistemi olumsuz etkiliyor.

      Sil
  27. Sevgili üstat,

    Muhtemelen 2015 yılına ait son yazınız bu.
    Kıymetli yazılarınızdan ve üslubunuzdan gene çok şey öğrendiğim bir yıl oldu 2015 yılı. Çok teşekkür ediyorum

    2016 yılının çok daha güzel bir yıl olması dilekleri ile.

    Cafer Demir

    YanıtlaSil
  28. Guzel yazi Mahfi hocam.
    Ilgiyle yazıyı dayorumlari da okudum.

    YanıtlaSil
  29. Merhaba,

    Dubai için de benzer bir karşılaştırma alabilir miyiz? Dubai de daha doğrusu UAE de bu son turizm atılımlarından önce gelirin %80 i petrol, sonrasında ise %30 lara indiği söyleniyor. İnsanın aklına rezervlerin biteceğinden vs gelir modelini değiştirip bir akım yaptıkları akla geliyor. Sadece bu sınırda düşününce sanki akıllı birileri uzun vadeli hamle yapmış diye düşünüyor insan. Sizden daha detaylı teknik bilgileri alabilirsek çok memnun oluruz.

    Teşekkürler,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Önümüzdeki haftalarda bir Körfez Ekonomileri değerlendirmesi yapacağım.

      Sil
    2. Dubai petrol geliri 2015 butcesinin sadece 7%si idi, 2016 butesinin ise 6%si...
      Dubai bolgedeki diger sehirlerden cok farkli zaten, gidip gorenler varsa bilirler.

      Tam anlamiyla bir dunya sehri. Birakin Doha, Bahrain, Medine, Cidde, Abu Dhabi vs tipi yerlerle karsilastirmayi, ulslararasi bir sehir olmak acisindan Avrupa'daki pekcok sehirle bile karsilastirilamaz. Ticari ve finansal merkezlik ve kozmopolitanlik konusunda benzer sehirler Singapur, Hong Kong, ve daha ust kategorideki Londra New York vs dir mesela ...

      Vizyon cok onemli, ve bu acidan Dubai emirinin vizyonu esine zor rastlanir bir ornek. Tekrar soylemekte fayda var, Dubai'nin petrol geliri cevre sehirlerle karsilastirinca yok denecek kadar az...

      Tabi bizdeki doguda olan herseye karsi olumsuz, batida olan herseye karsi da olumlu onyargi yuzunden pek cok vatandas hala kendisinin modern, batisinin cok modern, dogusunun ise cagdisi oldugunu dusunuyor ama mesele farkli ...

      Sil
  30. "Nasıl olsa cennete gidecez" diyip bu dünyanın kaynaklarını israf eden gelişmeye kapalı toplumlar er ya da geç insanlık sahnesinden silinecektir.

    YanıtlaSil
  31. Hocam, teşekkür ediyorum bu faydalı bilgiler için. Emeğinize sağlık.
    Benim merak ettiğim konu Arabistan petrol fiyatları düşerken petrol arzını neden kısmıyor. Aslında en büyük üreticiden arzı daraltma yönünde bir adım beklememiz lazım ama yapmıyorlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Petrol artık Suudi Arabistan'ın kontrolünde değil. O kıssa başkaları artırarak boşluğu dolduruyor.

      Sil
  32. Bu bilgileri toparlayıp sunmanız yararlı olmuş ancak şunu belirtmem gerekiyor ki analizleriniz temenninin ötesine geçemiyor. Öncelikle güçlü monarşinin 21.yy'da sürdürülebilir olmadığı bilinen bir gerçek ancak Suudi Arabistan'ın özellikle Ocak 2015'te Kral Selman'ın tahta geçmesinden sonra demokratikleşme, ekonomik ve jeopolitik hedefleri adına bir değişim sürecine girdiğini görüyoruz. Bunlara örnek olarak yerel yönetimlerde kadınlara seçme ve seçilme hakkı verilmesi, Suudi Arabistan'ın petrol üretim politikası yüzünden OPEC kartelinin gücünün zayıflaması, Yemen iç savaşına müdahale, Suriye ve Mısır politikasının değişmesi, dolaylı vergilerin artırılması gibi. Bu sebeple Suudi Arabistan devletini "geleneksel" bakış açısı ile değerlendirerek organize olamamış, yönetim, plan ve programlama bilmeyen bir siyasi yapı gibi görmenin ancak basit bir temenni olabileceği kanaatindeyim. Bu geleneksel bakış açısının temelinde oryantalist düşünceden ve populist, petrol zengini ancak akılsız Arap stereotipinden köken aldığını da belirtmek isterim. Petrol fiyatları ile alakalı olarak özellikle Çin'in etkisi ile dünyada petrola olan talep azalırken, İran'ın tekrar pazara girmesi ile fiyatlar iyice düşerken ve Suudi Arabistan'ın OPEC nezdinde üretimi kısarak petrol fiyatları artırabilecek gücü var olduğu halde neden bunun gerçekleşmediğinin anlaşılması gerekiyor.

    Son olarak şunu belirtmeliyim, yaptığınız bu karşılaştırma Suudi Arabistan adına okuyucuya realist, ayakları yere basan bir anlayış sunamıyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Keşke siz yorumunuzda realist, ayakları yere basan bir analiz sunsaydınız da onu paylaşsaydık burada.

      Sil
    2. Polemik üretmeye gerek yok Mahfi Bey. Burası size ait bir blog. Yazdığınız metinle alakalı düşüncemi dile getirdim. Eleştiriye kapalı iseniz yorumların yayınlanmasını engelleyebilirsiniz.

      Sil
    3. Düşüncenizi dile getirdiğiniz için teşekkür ederim. Amacım polemik değil. Sevmem polemiği.
      Benim yaptığım analizi beğenmeme hakkınız elbette ki var. Karşı görüşünüzü sonuna kadar desteklerim. Katılırım katılmam o ayrı. Ben size sadece ileri sürdüğünüz gibi benimkine benzer bir analizin sayılarla, oranlarla desteklenmiş, daha ayakları yere basanını yapma çağrısında bulundum. Yaparsanız aynen burada yayınlarım ve ben dahil bütün izleyenler yararlanırız.

      Sil
    4. Fatih Can, daha ilk cumlennizde cuvallamissiniz. Demokratiklesme ile Saudi Arabistan'i ayni cumle icinde kullaninca Oximoron olusur. Gerisi ne soylerseniz bos zaten. Arap hayrani olunca ne yaparlarsa gozunuze hos geliyor herhalde. Kral Selman gelince demokratiklesme olmus. Kral Selman nasil geldi? Secimle mi?

      Sil
    5. 15:23 Adsız'a
      RTE ve A.Davutoğlu seçimle iktidar oldu. Sonuç! Sanki seçim olunca demokrasi gerçekleşiyor! Bu, parti kur, sen de seçimlere gir, al boyunun ölçüsünü, demekten farksız!

      Ne kadar kolay 'Arap hayrani olunca ne yaparlarsa gozunuze hos geliyor herhalde' diye yazmak!

      Sil
    6. Zaten ilk seçimler de 2005 yılında düzenlenmişti. Yani erkeklerin oy kullanma tarihi de çok eski değil. SA sosyal ve ekonomik sorunları olan ve bu ortamı otoriter dincilikle sürdüren bir devlet. Demokratikleşme diye bir girişim ve düşünce olmadığı gibi (zaten olan biten önceki kral döneminde başlamıştı) iç ve dış siyasete yönelik bir çeşit zararsız taviz söz konusu...

      Sil
  33. Hocam %21'lik bütçe açığına rağmen enflasyon nasıl 2.2 seviyelerinde kalır?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. SA Riyalini değerli tutuyorlar. Bir de bu bütçe açıkları yeni oluşmaya başladı. Petrol fiyatı düşünce açıklar arttı.

      Sil
  34. Doğal Kaynak Laneti hipotezi (The Curse of Natural Resources) tam da bu durumu açıklıyor.
    Sachs and Warner (1995)

    YanıtlaSil
  35. Üstad bu güzel yazı için çok teşekkürler. Benim nazarımda bu yüzyılın yarısına değin ortada Suudi Arabistan diye bir ülke kalmayacak. Zira yapılan araştırmalar bu bölgedeki petrol rezervlerinin elli yıl dahi dayanmayacağı yönünde. Ekonomisini sadece buna bağlayan bir ülkenin ise fakirleşmesi kadar doğal bir şey yoktur. İleri teknoloji ürünlerinde özellikle arge ve inovasyon gibi alanlara ciddi yatırımlar yapan amerika, batı avrupa, İskandinav ülkeleri ve doğu asya ülkeleri gibi ülkelerin farklı enerji alanlarına kayması özellikle Amerikada elektrikli araçların kullanıma sunulması adına yapılan (gerek hukuki mevzuat gerek altyapı gerekse de kullanım alanları) değişiklikler petrol ve petrol ürünlerinin aslında şimdiden pabucunun dama atıldığının bir göstergesidir. Bu konudaki değerli yorumlarınızı bekliyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eğer Suudi Arabistan bu şekilde yönetilmeye devam ederse dediğiniz olabilir.

      Sil
  36. Uyuşmadığınız insanlarla iletişim kurmayı nasıl sağlıyorsunuz? Hiç sinirlenmiyor musunuz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Uzlaşma kültürü böyle bir şey.

      Sil
  37. Norveç'te intihar edenlerin sayısı artıyor. Ama yoook, Norveç sözde refah ülkesi ya, gerisi mühim değil!

    Türkiye'de Soma'da insanlar ölüyor. Ama yoook, Norveç'i örnek almalıyız, Norveç gibi olmalıyız, gerisi mühim değil!

    İnsan, iktisadın umurumunda mı! Varsa yoksa, para! Varsa yoksa, istatistik!

    Yazıklar olsun!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İktisat dediğiniz şeyin üçte ikisi insandır. Siz isterseniz Norveç'i değil Suudi Arabistan'ı örnek alın. Biz durumu anlatalım da seçim size ait olsun.
      Bu arada Norveç sandığınız gibi intihar oranlarında çok üst sıralarda değil. 107 ülke arasında 34. sırada yer alıyor.
      https://tr.wikipedia.org/wiki/İntihar_oranına_göre_ülkelerin_listesi

      Sil
    2. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre Norveç, kişi başına intihar sayısı sıralamasında 81. sırada, Türkiye ise 93. Norveç'te intihar oranının yüksek olduğu bir şehir efsanesidir.
      Kaynak: https://en.m.wikipedia.org/wiki/List_of_countries_by_suicide_rate

      Sil
    3. Intihar ederek olmekle birilerin sorumsuzlugu yuzunden olmek arasinda pekala fark var. Intiharda hic degilse kendi imkan ve seraitlerin dogrultusunda kulli iradenle yasamina son veriyorusn. ancak somadakiler ve hac organizasyonunda olenlerin boyle bir secenegi bile yoktu birilerinin sorumsuzlugu yuzunden olduler.

      Sil
  38. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  39. 2015 yılının sonlarına dogru patlak veren ama ayak sesleri duyulan bir durumu oldukca berrak bir sekilde anlatmaya calıstıgınız icin tesekkurler /mutlu ve saglıklı yıllar dilerim/SAYGILARIMLA

    YanıtlaSil
  40. Mahfi hocayı ve yazılarını severiz, okuruz. Hoca yazılarının içinde gizliden marksizm, darvinizm mesajı verir.

    Norveç'in %30'u tanrıya inanmıyormuş, demek ki geri kalan %70'lik kesim inanıyor. Peki ülkenin kalkınmasında bu %70'lik kesimin daha çok payı varsa?

    Hoca, her fırsatta bilimden ve kanıtlardan söz ediyor ama kaynak olarak wikipedia kullanıyor?

    Oktay Sinanoğlu gibi moleküler biyolojiyi dünyaya duyurmuş, biyolojinin içine kuantumu, kimyanın içine matematiği katmış, 26 yaşında prof, 29 yaşında ord. olmuş, Yale, MIT gibi okulları hala geçilememiş derecelerle bitirmiş, iki kez nobel adayı olmuş bir adam evrimi saçma bulurken, bizim milli bilim adamlarımız sıkı sıkıya evrim teorisine sarılmış.

    Bu kadar kibirli olmaya gerek yok hoca, ortada kabak gibi bir güneş sistemi var. Açın da, arada okuyun, gezegenler birbiri etrafında matematiksel olarak nasıl da dengeli bir şekilde dans ediyor.

    Newton'un gök mekaniği kitabından başlayabilirsiniz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Once derin bir nefes alin. Size ne kim neyi sacma, neyi mantikli bulursa bulsun. Inanmayanlarin cogunun inanmama sebebi 'inaniyorum' diyenlerin sacma sapan isleridir. Bunu da unutmayin. Dini yaymak istiyorsaniz bunun yolu, ornek olmaktan gecer. Once yakin cevrenize sonra digerlerine.

      Sil
    2. Gezegenlerin sistemli hareketi ile evrimin alakası nedir? Mahfi Bey "fizik kuralları yalan" mı dedi?

      Sil
    3. Sormayın. Gezegenlerin sistemli hareketiyle evrimi birbirine karıştırıp ortaya karışık bir şeyler yazıyor işte.

      Sil
  41. "Bilimin iddia ettiği bir görüşün tersini yine bilimle kanıtlayabilirsiniz ama inancı bilimle kanıtlayamazsınız."

    Hocam, ruhunuzu bilimle kanıtlayabilir misiniz?

    Yoksa, hepimiz birer robot muyuz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ruh, inancın bir parçasıdır. Daha önce dediğim gibi inanç alanına giren şeyler bilimle kanıtlanamaz. Sizin sorunuz benim dediğimin farklı bir ifadesinden ibaret.

      Sil
    2. Ruhbilimi, yani psikoloji, bilim değil mi hocam?

      Bu haliyle çelişkili olmadı mı?

      Sil
    3. Psikolojinin aslı insan davranışlarının dayanaklarını incelemektir. Ruhbilim, çok zorlama bir tercümedir.

      Sil
  42. Hocam elinize sağlık,
    Norveç örneği az nüfusla çok daha büyük kişi başı gelir elde edilebileceğine güzel bir örnek olmuş. Mesele nüfusun artması değil katma değerli üretimler yapabilmekten geçiyor.

    YanıtlaSil
  43. Mahfi hocam,
    Oncelikle yazilarinizi severek ve buyuk bir ilgiyle okudugumu bizlere katkikarinizdan dolayi mutesekkir oldugumu belirtmek isterim.
    Konu petrolden acilmisken soruyum dedim
    - Dunya petrol rezervinin 30 yil sonra tukenecegi soyleniyor ve sonrasinda hidrojen kullanilacak bunun icinde hidrojenin patlama esnasinda dayanikli bir metal olan bor gerekli ve turkiyedede %70 oraninda buyuk bir bor rezervi oldugu soyleniyor bu kaynaginda turkiye icin bir tehlike yaratabilecegi de yorumlar arasinda.. Bu konu hakkindaki dusunceleriniz nedir hocam? Saygilarimla..

    YanıtlaSil
  44. Norveçte petrol gelirleri bütcede %25 gözükür ama petrole baglı pek cok yan sektör vardır.
    Norvecte aksam 6 dan sonra icki satısı yasaktır.
    Pazar günü icki satısı yoktur.
    İckiyi devlet satar.Belli yaş altındakiler satın alamaz.Öyle her yerde yoktur icki satısı.
    İcki kazancınıza göre norvecte pahalıdır.Öyle türkiyede oldugu gibi tüketip feyste ordaa burda paylasamazsınız.
    Sigara cok pahalıdır.Yine gelirinize göre pahalı kalır.Paketi 25 lira.
    Ekmek pahalıdır.İsraf yapamazsın.
    Devlet bir nevi sizin hayatınıza müdahale eder.Sigara icki icemiyoruz,hayatımıza müdahale var diye burdakiler sokaga dökülmez :).Çünkü zaten devlet her yerde hayata müdahale eder.
    Ögrenciler,n üniversitelerde cok normal bir hayatları vardır.Eylemdi sol gösterilerdi acayip tiplere pek rastlanmaz.Herkes hem okur hemde calısır.Demokrasi özgürlük gibi altı boş söylemler yerine insanlar kendi hayatlarını kurmakla mesguldur.
    Norvecte hayat calısma üzerine kuruludur.Dışarı cıktıgında yapılacak şeyler sınırlıdır hatta cok azdır.
    Norvecte dışarıda yemek kazancınıza göre pahalıdır.cok nadir dışarda yemek yenilir.
    Norvecte işyerlerinde ögle yemegi ücretsiz verilmez.Cogu kişi evden ekmek arası kaşar yer öglenleri yanında bir bardak su.
    Devlet nerdeyse vatandaslarını kukla gibi yönetir yön verir.Kimse ses cıkarmaz.Kurallar kesinlikle uyarlar takip ederler.Ne kadar sacma kurallar olsa dahi.Herkes burada devletten korkar.
    evler cok ufaktır ve aşırı pahalıdır.İnsanlar 30 sene ev kredisi oderler.Cogu emekli ev kredisini zar zor bitirir.Şehirlerde gencler 3-4 kişi aynı evi paylaşır.
    Öyle evler tr deki gibi lüks şık havalı geniş degildir.
    cok uzun süredir norvecte emeklilik yaşı 67 dir.Yani en az 40 sene calısman ve devlete prim ödemen gerekir emekli olmak icin.Türkiyedeki gibi babalarınız anneleriniz 40 yaşında emekli oldgundan beri hala calısan emekli olamamış binlerce insan var burda.40 sene çalışıp devlete prim yatırdıgın icin emeklilik şartları dogal olarak türkiyeden iyidir.
    Kazancının yarısını devlet alır burada.
    cok büyük firmalarda dahi ceo ile en düşük kademedeki insan arasındaki maaş farkı 10 u bulmaz.
    Orta ve kücük ölcekli işletmelerde bu fark 5 e kadar iner.
    Öyle 140 kredi ders verip 4 yıllık fakülte mezunuyum diye azını yaya ya diger insanlardan 2,3,5,10 kat para kazanamazsın.
    Her işini kendin yaparsın norvecte.Öyle temizlikci gündelikci tutamazsın gücün yetmez genelde.
    Norvecte sami milleti azınlıktır ülkenin kuzeyinde yaşarlar.Özerklik yoktur ama kendilerine ait konseyleri vardır.Öyle öz savunma öz yönetim falan diye bişey yoktur.Hatta samilerin konusu bile gecmez norvecte.Garipleri zamanında zorla hristiyan yapmışlardır.
    Sosyal ve yan haklar olarak tr den tek farkı işsizlik maaşı süresi ve miktarıdır.
    Saglık konusunda türkiye daha iyi hizmet verir.
    kreşler daha iyidir burda.Onun nedenide kadınları calıştırmak.Çalışan kadın oranı cok fazladır.
    Dışardan gelen işcileri vatandaslıgı yoksa sisteme dahil etmez.Yani işsizlik maaşı vs gibi şeyleri onlara vermez.Ama onlardan diger insanlar gibi vergi toplar.
    Burda calısmak kutsaldır.Her iş yapılır.Kimse ben o işi yapmam demez.Temizlikcide olsa işini yapar herkes ona saygı duyar.Aldıgı maaşta iyidir.
    Çalışma hayatında işe girdiginden cıktıgın ana kadar calısırsın.Ense goygoy pek olmaz.İŞten cıktıgında adamların seni sagdıgını hissedersin.
    Elinize bırakın roketi füzeyi molotofu,bıcak alıp dışarı cıksanız polis anında vurur.
    3-4 ay önce bir somalili kadın elinde ekmek bıcagıyla polisle tartısırken aralarında mesafe varken vurulup öldürüldü.
    Bunları niye anlattım.
    Türkiyede lüks ve israf icinde yaşayıp ,sırf aldıgı egitimden dolayı sagda solda kendi insanını hor gören ,norvece hayranlık duyan,demokrasi öz yönetim diye terör estiren insanlar okusunda biraz dünyayı tanısınlar diye.

    YanıtlaSil
  45. Değerli hocam
    Suudi Arabistan ın yönettiği halk ve yönetenlerin farklı mezheplerin olması ve çatışma olmaması için halkı uyutma yolunu seçmeleri bunun için yurt dışından ucuz iş gücü getirip kendi halkının yan gelip yatmasını sağlaması ve satın alma gücüne göre Suudi Arabistan ın 2012 yılında 50 bin Norveç in 64 bin dolar olması adamların halkı pembe bir rüyada yaşatıp kabusa uyanmalarını sağlayacak bence

    YanıtlaSil
  46. Kaynak http://knoema.com/atlas/ranks/GDP-per-capita-PPP-based

    YanıtlaSil
  47. Yazılarınız ve örnek kişiliğiniz için teşekkürler Hocam. Kitaplarınız ve bloğunuz sayesinde ekonomi bilimini öğreniyoruz.

    Konu ile ilgili olabilecek bir rapor:

    http://ec.europa.eu/public_opinion/archives/ebs/ebs_225_report_en.pdf

    Saygılar, Bora B.

    YanıtlaSil
  48. Şiilerle mücadele etmek de çok pahalı hocam bu Suudi diktasının yıllık savunma harcaması 80 milyar dolar.İnanabiliyor musunuz Rusya ile aynı,Türkiye'nin 4 katı.Demokrasi olsa halk buna izin vermez kesinlikle mezhep savaşını da bitirir herhalde.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet irana istediği kadar alan da verirler kesin ortadoğuda, iranda çok güzel yayılır ortadoğuya, unutma bir tarafın vazgeçmesi için ötekininde vazgeçmesi gerekir, iranın öyle bir niyeti olmadığı gayet rahat görülüyor, nükleer silah, balistik füze falan çok bu barışçı duruyor sence? eğer sen onu alırsan karşıdaki ne diyecek aman senin insafına bıraktım kendimi mi?... at gözlüğü(nü)

      Sil
  49. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  50. Mahfi Hocam Merhaba,

    Yukarıda yazıların hemen hemen hepsini okumaya çalıştım atlamış olabilirim ama karşılaştırmalar içerisinde yapılan yatırımların niteliklerini karşılaştıran bir yazı görmedim. Benim kendi takiplerime göre mevcut durumda Saudi Arabistan şuan yeni kurduğu şehirlerde veya mevcut şehirlerin alt yapılarının yenilenmesi ve kurulması konularında çok fazla yatırım yapmakta ve yapacak. Öyle ki bu durum Saudi'de yaşamak için gerek şartlardan biri. Yazın sıcaklıkların 50-55 derecelere vardığı düşünülürse klimasız yaşama imkanı yok. Bizim gibi elektriğin kesilmesini hayati anlamda kaldırabilecek bir ülke değil. Bunu sağlayabilmek için elektrik altyapısının çok muntazam, kaliteli olması ve devamlılığının tahsisi önem arz etmekte. İkincisi Saudi'de Türkiye'de olduğu gibi dışarıda sokak hayvanları görmek çok zor dışarıda yaşamaları o sıcakta mümkün değil bunun gibi insanların da dışarıya çıkarken (alışveriş v.b.)zarar görmemeleri için çoğunlukla arabaya ihtiyaçları var. Bu bahsettiğim konularda yaptığı harcamaları bana Türkiye ile karşılaştırdığımda lüks gibi görünse de referansı değiştirdiğimde yaşanabilir standardın tahsisi olduğu için yerinde yatırımlar olarak yorumluyorum. Hedef 2020. Bu yıllardan sonra yatırımların biraz daha sanayi ağırlıklı olabilir görüşündeyim. Saudi Aramco firması yurtdışında yaptığı rafineri yatırımları ile petrol satışlarını garanti altına almak istiyor ve yakın gelecekte dünyanın en büyük petrol ithalatçısı konumuna gelebilir. Büyümede ivmeyi sağlayacak alt yapı yatırımların yapılmasını doğru buluyorum ama petrol dışı yerli üretimi çok desteklememelerini de bir türlü çözebilmiş değilim. Petrolün oluşturmuş olduğu bu vahaların devamlılığını sağlamak gelecekte nasıl mümkün olacak beni düşündürüyor. Şuan petrol piyasalarında oluşan durumun oligopol ile uyuşup uyuşmadığı hakkında siz ne düşünüyorsunuz? Bu durum 20 dolarlar seviyesine kadar gerileyeceği söyleniyor bu piyasalardaki petrol üretici firmalarının iflasının beklenmesi gereken bir durum gibi mi düşünülmeli? Diğer türlü oligopole göre kar edemeyecekler ve sürdürülemeyecek. Bu bir krizi tetikleyebilir mi?
    Analiz yapabilme yeteneğimi güçlendirmeye çalışıyorum. Bu yüzden sizin fikirleriniz önemli.
    Teşekkür eder, iyi çalışmalar dilerim.

    YanıtlaSil
  51. Hocam merhaba, yani özetle bireyler olarak Norveç'in bu politikasını kendi hayatımıza uyarlamalıyız da diyebiliriz değil m?

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...