4 Ocak 2016 Pazartesi

Türkiye Negatif Ayrışıyor

2003 yılından bu yana Türkiye’de tek parti (AKP) iktidarı var. Geçmişteki bütün tek parti iktidarlarında olduğu gibi AKP de ilk döneminde (2003 – 2008 arası) başarılı bir ekonomik performans ortaya koydu. Ekonomik performansı ölçmek için birçok gösterge kullanılabilir ama bunlar içinde durumu en açık biçimde gösteren gösterge kişi başına gelirdir. Kişi başına gelir artışı aynı zamanda refah artışının da bir göstergesi olduğu için önemlidir.

Aşağıdaki grafik AKP’nin iktidara gelmesinden önceki yıldan başlayarak bu ilk dönemde Türkiye’de ve dünyada kişi başına gelirin nasıl arttığını gösteriyor.


2002 yılı sonunda kişi başına gelirde dünya ortalaması 5 bin doların üzerindeyken Türkiye’de kişi başına gelir 3.500 dolar dolayındaydı.  AKP’nin 2002 yılı sonunda 3.500 Dolar dolayında iken devraldığı kişi başına geliri ilk dönemi boyunca hızla artırarak 10 bin doların üzerine taşıdığı görülüyor. Bu dönemde dünya kişi başına gelir ortalaması aynı hızla artmadığı için Türkiye kişi başına gelirde dünya ortalamasını 2005 – 2006 yıllarında yakalıyor ve geçiyor. 2007 ve 2008 yılları Türkiye’de kişi başına gelirin dünya ortalamasının üzerinde hızla yükseldiğini gösteriyor. Türkiye bu yıllarda orta gelir tuzağından çıkacakmış gibi bir görünüm sergiliyor. Görüntü bize bu dönemde Türkiye’nin dünyadan pozitif ayrıştığını gösteriyor.

2002 – 2008 yılları arasında bu başarıyı getiren şeylerin arkasındaki bazı gelişmelere dikkat etmek gerekiyor. Bunların en önemlilerine değinelim: (1) 2001 kriziyle birlikte hızla düşen GSYH’nın yerine gelmesi (baz etkisi). (2) IMF’nin verdiği büyük parasal desteğin olumlu katkısı. (3) AB ile tam üyelik müzakerelerinin başlaması ve onun getirdiği yüksek miktarlı yabancı sermaye girişleri. (4) Özelleştirmelerden elde edilen gelirler. (5) Yükselen cari açığın büyümeye katkısı (ithalatla büyüme). (6) TL’nin dolar karşısında uzun süre sabit kalması ya da çok az değer kaybetmesi sonucu GSYH ve kişi başına gelirimizin olduğundan daha fazla artmış görünmesi (Bkz.: http://www.mahfiegilmez.com/2015/10/kisi-basna-gelirimiz-gercekte-ne-kadar.html). (7) Bankacılık sektöründe yapılan yapısal reformun finans sektörü ve reel kesim üzerindeki olumlu etkisi. (8) Bütçe reformu, kamu açıklarının düşmesi ve kamu borç stokunun hafiflemesi. (9) Özel kesim ve hanehalklarının borçlanarak daha fazla harcama yapması (birisinin harcaması başkasının geliridir.)

Aşağıdaki grafik ise AKP’nin tek başına iktidarının ikinci dönemi olarak nitelendirebileceğimiz 2010 – 2016 döneminde kişi başına gelirin seyrini ortaya koyuyor.

2010 yılı sonunda kişi başına gelirde dünya ortalaması 9.500 bin dolar dolayındayken Türkiye’de kişi başına gelir 10 bin doları geçiyordu, yani dünya ortalamasının üzerindeydik ve hala orta gelir tuzağını aşacak gibi bir görüntü veriyorduk. 2011 yılından itibaren durum tersine dönmüş ve Türkiye, ilk dönemde yakaladığı ivmeyi kaybetmeye başlamış görünüyor. Her ne kadar 2013 yılında bir sıçrama yaşanmışsa da bunun kalıcı olmadığı izleyen yıllardaki gelişmeden görülebiliyor. 2014 yılından başlayarak Türkiye, yeniden dünya ortalamasının gerisine düşüyor. 2015’de giderek belirginleşen bu düşüş, bu eğilimin devam etmesi halinde 2016’da çok daha belirgin bir hal alacak gibi görünüyor. Görüntü bize bu dönemde Türkiye’nin dünyadan bu kez negatif ayrışmaya başladığını gösteriyor.

2010 yılından sonra başlayan bu düşüşün arkasında da bazı şeyler var kuşkusuz. Bunlara da değinelim. (1) IMF’nin parasal desteği ve o desteğe bağlı gözetimi bitince ekonomi politikasında zayıflamalar başladı. (2) AB ile tam üyelik müzakereleri iki tarafın da inancını kaybetmesiyle yüzeysel olarak sürdürülür hale gelince yabancı sermaye girişlerinin hızı kesildi. (3) Özelleştirmelerden elde edilen gelirler azalmaya başladı. (4) Cari açığı daha fazla yükseltme imkânı kalmadı. (5) TL, dolar karşısında değer kaybetmeye başladı, böylece bu kez iş tersine döndü ve GSYH ve kişi başına gelirimiz olduğundan daha hızlı değer kaybıyla karşılaştı (Bkz: http://www.mahfiegilmez.com/2015/03/tl-ile-buyuduk-usd-ile-kuculduk.html) (6) Yapısal reformları yapmadık. Bankacılık ve bütçe reformlarının devamını getiremedik. (7) Özel kesim ve hanehalklarının borçlanma sınırlarının sonuna geldik, yeni borçlanmalar ancak eskilerini ödemeye yönelir oldu ve dolayısıyla gelir yaratamaz hale geldi.

Özetle söylemek gerekirse; 2002 – 2008 yılları arasında dünyadan pozitif ayrışarak orta gelir tuzağından çıkma yolunda ilerlemiş olan Türkiye, 2011 yılından başlayarak dünyadan negatif ayrışarak yeniden orta gelir tuzağına düşmüş görünüyor. 

Bu aşamada 2002 – 2008 dönemindeki başarıyı yakalamak için ne yapmak gerekir şeklinde bir soru geliyor gündeme. Yanıtı hem kolay hem zor: 2002 – 2008 arasında ne yaptıysak onları yapmak gerekiyor. 

189 yorum:

  1. Merhaba hocam,

    Emeğinize sağlık. Grafikte y eksenini 0'dan başlatsaydınız iki grafik ararsında mukayese için daha makul olabilir. Değilse olumsuz ayrışma normalden fazla gözüküyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. Dediğiniz gibi de yaptım çok büyük fark olmuyor ama görsellik bu haliyle daha iyi oluyor.

      Sil
    2. sıfırdan değilde ikiside aynı miktardan başlasa daha verimli olurdu. ikinci grafikteki fark daha büyük algısı oluşturuyor

      Sil
    3. hocam niye algı yapmaya calısıyorsunuz. sıfırdan sabit aralıklarla 2003 ten bugüne kadar alıp,içinden de bahsettiğiniz dönemleri secip, üzerine yorum yapmanız daha gerçekçi olmaz mı.

      Sil
  2. "2002 – 2008 arasında ne yaptıysak onları yapmak gerekiyor" sözünüz hem doğru hem de yanlış yönleri vardır.Doğru tarafı
    Ak parti o dönemde hemen her kesime güven vermesi,
    Reform artışları (AB uyum süreci)
    yanlış olan tarafı ise,
    Gelişmiş ülkelerdeki durgunluğa bağlı ekonomi kriz. dolayısıyla FED faizleri aşağı çekerek ekonomiyi canlandırma isteğinden kaynaklı BOL Miktarda sıcak paranın gelişi nedeniyle türkiyedeki olumlu havanın, iç politikalardan ziyade dış politika eksenli olması. ,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Katılıyorum. Ben de onun için hem kolay hem zor dedim.

      Sil
  3. Hocam merhabalar,

    2015 Enflasyon açıklaması sonrası dolar yükseldi. Veya başka bir şey oldu küresel piyasalarda nedenini anlamadım. Hocam sizin görüşünüz nedir ? Dolar birden neden yükselmiş olabilir ?

    Teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çin'den gelen imalat sanayi verisinin kötü çıkması ve S.Arabistan ile İran arasındaki uzlaşmazlığın giderek tırmanması dünya çapında etkili oldu. Bizde de enflasyonun (çekirdek enflasyonun) yükselme eğilimi dolara yönelişi artırdı.

      Sil
  4. sanayi devrimini kacirmasinin yan etkisi o tarihte guney kore farkli bir yol secmisti

    YanıtlaSil
  5. hocam orta gelir tuzağına düştük çıkamayacağız diyorsunuz yani. bu aşamada en doğru yatırım kararı dolarda kalmak olacaktır. Cuma günkü Tarım Dışı İstihdam verisi ne yönde gelir hocam ? tahmininiz var mı

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çıkamayacağız demiyorum ama düştük diyorum. Doların yönü bu yıl da yukarı olacak. ABD'den gelecek veriler kötü de olsa yıl boyunca iniş çıkış da olsa dolar yukarı gider.

      Sil
    2. Hocam yatirimlarinizi usd de tutuyosunuz sanirim:)

      Sil
  6. Hocam elinize saglik.

    Bu yazinizi okurken, aklima iktidardan birilerinin de durumun vehametinin farkina varip tirnaklari yedigi bir sahne geliyor, diyecegim, tam o anda bir gulme aliyor beni, sonra "Insaata gomeriz parayi, buyuruz" diyen amcalar, laz muteahit imaji ezip geciyor tum benligimi.

    Eger bu ayrisma devam eder ve sorunlar buyurse, gelecekte yazdiklarinizi okuyan nesil "yahu ne kalin kafali insanlar varmis, adam yillarca uyarmis, bizim emiceler betonarme askinla yanip tutusmaya devam etmis" diyecek.

    Saygilar.
    ng

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir yere kadar oluyor sonra duruyor işte.

      Sil
    2. durumun vehametinin iktidar sahipleri için bir sıkıntı olduğu varsayımı yanlış bence. geniş ortadoğu coğrafyasının tarihine baktığınızda sosyal ve siyasi dönüşümlerin tam bu noktasında vahim durumların son evrilme hamlesi için çok da uygun olduğunu görürsünüz

      Sil
  7. Hocam merhaba. Siz yazınızda eskiye yani 2002-2008 yıllarına dönüşün nasıl olması gerekigi sorusuna eskiden nasıl yaptıysak yine öyle yaparak diye cevap verdiniz. Eskiye nazaran içinde bulunduğumuz ekonomik sorunlar, siyasi sıkıntılar beklenmedik bir şekilde başgöstermesi yani başımızda ki önemli ticaretimizi yaptığımız ülkelerin son zamanlarda içine girdiği girdaplar ve en önemlisi de bizim ülkemizde yaşanan hadiseler ve birilerinin artık birilerine güveninin azalması durumu varken sizin verdiğiniz eskiye dönüş müjdesi gerçekleşebilir mi yada az da olsa bi ihtimal var mi. Son olarak özelleştirilmesi gereken kurumların da tükendiğini eklersek.. Teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eskiden yaptığımız neydi: (1) Yapısal reformlar (bankacılık ve bütçe) (2) Ciddi bir ekonomik program (3) Ekonomiyi siyasetin önünde tutmak. Kastettiklerim bunlar.

      Sil
  8. 2008 ile 2010 yılları arasını neden göstermediniz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Orada tam olarak küresel krizin etkisi olduğu için o iki yılı (2008 - 2009) hesaba katmadım.

      Sil
  9. Olmuyor kardeşim olmuyor işte .

    YanıtlaSil
  10. Hocam dolaylı vergi ve arabadan alınan vergi halkın devlet tarafından cezalandırılması mıdır?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyle diyemeyiz. Sadece gelir dağılımı yönünden haksızlıktır.

      Sil
  11. HOCAM

    Siz de 66 oldunuz, şaşıyorum, zaman hızla akıp gidiyor. Ben 1997 doğumluyum. Yanınızda kendimi bir tohum gibi hissediyorum. Acaba bir fidan olur muyum?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zaman çabuk geçiyor. Ne zaman fidan ve ağaç olduğunuzu anlayamazsınız bile.

      Sil
  12. Dolar kuru bu seviyedeyken tersine beyin göçü imkansız.

    YanıtlaSil
  13. Sayın Hocam,
    Kişi başına düşen gelir hesaplaması ile analiz yapmak yanıltıcı olabilir. Mesala, bir ekonomide 100 kişi yaşasın ve toplam gelir 120TL olsun.Bütün geliri sadece bir kişi elde etsin. Bu ekonomide kişi başına gelir 1.2 TL olur ancak 120 TL sadece bir kişini cebine girer. Türkiye'de 5 milyon asgari ücretle çalışan, 11 milyon emekli, 3 milyon işsiz ve yüzde 46 istihdam oranı ile yaklaşık 9000 dolar kişi başına gelir yanıltıcı bir rakamdır.

    YanıtlaSil
  14. Bir hatanız var.

    AKP değil, AK PARTİ olacak. Resmi isim bu.

    Lütfen düzeltiniz...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hocam, hemen düzeltin. Ekonomi yokuş aşağı gitmesin!!!111!!

      Sil
    2. Açık hali "Adalet ve Kalkınma Partisi" olan bir partinin adı AK Parti diye kısaltılamaz. Kısalması tüm diğer partilerde olduğu gibi 2 ya da 3 harfle yapılmalı. Resmi isim diye de bir şey yok; bu o partinin kendi kullanım tercihi sadece.

      Sil
    3. Cevaplara katılıyorum.

      Sil
    4. Bu AK Partili arkadaşlar AKP denmesine neden kızıyor hiç anlamıyorum. Biri söyleyiversin. CHP,MHP,DYP diye söyleniyor, kimse kızmıyor. Bu AKP deyince birden öfkeleniyorlar. Anlayamıyorum.

      Sil
    5. AKP değil, AK PARTİ diye yazmak zorundasınız. Yasayla duyurusu yapılmış bir isimle nasıl oyun oynarsınız!

      Ben sizi Mahfi Eğilmez değil de Mahmut Eğilmez olarak tanımlasam itiraz etmez misiniz?

      Sil
    6. Hocam sinirlendirmeyin arkadaşları. Dedikleri gibi yazın. Yoksa transparan bıyıklarıyla gıdıklayıverirler sizi allah korusun.

      Sil
    7. Hocam bu trollerden sıkıldık artık her yerdeler. Lütfen blogun amacı dışında partizanlık içeren bu yorumlara engel olun.

      Sil
    8. Burada ekonomi tartışılıyor. Adamın derdi akp. :)

      Sil
    9. Kurban olayım akp li kardeşime beni çok güldürdün Allahta seni güldürsün emi 😅 hacı abinin taktığı olaya bak yaw ın numarasın

      Sil
  15. Yil 2013'de baslayan dususe dikkat. Koskoca ulkede ekonomiyi danisacak adam kalmadi, o yil Yigit Bulut, ekonomi danismani oldu. :) Guluyorum ama odedigim vergilerden giden 1 kurusu dahi helal etmiyorum. Bogazlarinda kalsin.

    YanıtlaSil
  16. ihracatta fob ve normali arasındaki fark nedir hocam?fob'lu olan 10 milyar dolar düşük çıkyor.hangisi daha güvenilir,hangisini kabul etmeliyiz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İkisi de doğrudur. Ödemeler dengesinde tam bir karşılaştırma olması için ihracat da ithalat da fob olarak alınır. Sigorta vb de ödemeler dengesine girer ama ihracat ithalattan başka kalemlerde gösterilir.

      Sil
  17. AK neyin kısaltması acaba Adalet ve Kalkınma değil mi?Resmi adı adalet ve kalkınma partisi ise adalet ve kalkınma partisi denir ya da kısaltılır AKP denir.Yok resmi adı AK parti diyorsanız o zamanda AP diye kısaltılır.

    YanıtlaSil
  18. Hocam, Suudi Arabistan ile İran arasındaki yaşanan hadiseleri ekonomik ve siyasi açıdan nasıl yorumluyorsunuz?
    Teşekkürler....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence konu ne ekonomik ne de siyasi. Konu dini yani mezhep kavgası.

      Sil
    2. Din ya da mezhep kavgasi olmaz. Hicbir din ya da mezhep mensuplarinin kavga etmesini emretmez. Her ulkede farkli din ve mezhepten insanlar var, aksi olsa her dakika insanlar birbirini yerdi.

      Siyasi kavgalardir bunlar. Din ve mezhep bunlarin bahanesidir, maskelerdir. Bunlarin sebebini dini ya da mezhep temelli olarak yorumlamak kavgayi cikartanlarin oyununa gelmektir. En azindan akilli insanlarin bu oyunlara gelmemesi gerekiyor.

      Sil
    3. Din ya da mezhep kavgası olmaz mı? Tarihi bir kez daha incelemenizi öneririm.

      Sil
    4. Hocam tarihi dönüp dönüp bin kez okusak da şunu idda ediyorum ki geçmiş de de şimdide dünyada cereyan eden olayların ana sebebi ekonomi olup diğerleri sadece bunu gizleyen perdelerdir. (bunun dışında sadece ilahi dinleri dışarda tutabiliriz ki son din islam yani sadece islam) tabiki bunu da istisnası var dini para için kullananlar... tarihde ne derseniz size ekonomik nedenlerle bağlantısını ben kurarım hocam...
      AF.
      Saygılar...

      Sil
    5. 5 Ocak 2016 04:07
      Bu konu aslında bize okullarda öğretilmeyen ama dünyayı etkileyen bir konudur. Bildiğim kadarıyla özetlemeye çalışayım.
      Burada mezhepsel kavganın kaynağı sünnilik ve şiilik (veya şia veya caferilik)tir.
      Bu kavramlar asr-ı saadetten sonra (Hz. Peygamberimizin ölümünden sonra) islam dünyasının yeni yöneticisinin kim olacağı konusunda görüş ayrılığı olmasından kaynaklanır.
      Türkler geçmişten bu yana sünni (Ehl-i sünnet ve'l-cemaat)dir. Sünniler Asr-ı saadetten sonra 4 Halife dönemini kabul ederler ki genel kabul de bu yöndedir. Sırasıyla Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman ve Hz. Ali'dir.
      Fakat şiilere göre Hz. Muhammed'den sonra halife Hz. Ali olması yönündedir ve diğer halifelere lanet yağdırırlar. (Konu çok uzun detaylarını yazamayacağım. Bu konu hakkındaki kitapları edinin)
      O zamanlarda oluşmaya başlayan bu makas zaman ilerledikçe Fıkh-i bir çok ayrılıkları beraberinde getirmiştir. (Şii'lere göre namaz 3 vakkittir. Mut-a nikahı helaldır)
      Sünnilere göre ben müslümanım diyen herkes müslümandır tekfir edilemez (kafir ilan edilemez).
      Şiilere göre kendi mezhebine ait olmayan herkes kafirdir. Kafirlerin katli vaciptir, bu uğurda savaşarak ölmek cihaddır. Kafirleri malları ve kadınları helaldir.
      Problem de burdan sonra başlıyor.
      Yılladır sunniler ile şiiler arasında aynı tarafta olmalarına rağmen kendilerini hak mezhep zannetmelerinden kaynaklanan isyanlar çıkmıştır. Bunların büyük çoğunluğu şia kaynaklıdır.
      Hatta malumunuz Yavuz Sultan Selim Avrupa seferlerini şianın doğuda çıkardığı isyanlar yüzünden yarıda bırakmıştır. Cumhura göre o isyanlar bastırılamasaydı bugün hepimiz iran kontrolünde olacaktık.
      Velhasıl Suudi Arabistan ile İran arasındaki kavga da bu temellere dayanıyor. İdam edilen imam arabistanın şii nüfusun yoğun olduğu bir bölgesinde halkı isyana teşvikten yargılanıp idam edilmiştir.

      Son Söz: Bütün bu yaşananların arkasında batılı güçlerin (Hristiyan, Yahudiler, Siyonizm) olduğuna inanılır. Çünkü islam dünyasının birlik içinde hareket etmesi halinde bugün 1.5 milyar nüfusu olan toplumun dünyanın büyük bölümünde dengeleri değiştireceklerine inanılır.
      İslam dünyasının göbeğinde istihbarat teşkilatlarının desteğiyle kontrollü karışıklar yaratıp hem birlik içinde hareket etmeleri önlenmekte hem de karışıklıklar sayesinde yeraltı kaynaklarının fiyatlarını istedikleri yönde belirleyip manipülatif kazançlar sağlamaktadırlar.
      (şu sıralar bu güçlerin çıkarları için petrol fiyatının artması lazım)
      Dünyada islam dünyası sınırları bu oyun üzerinden çizilmeye çalışıyor.
      Ayrıca bir de siyonizmin büyük israil projesi var. O da aynı sınırlar içinde yer edinmeye çalışıyor. İlgili başlık açılırsa o konuyu da özetlemeye çalışırım.

      Sil
    6. 1-Şia din değildir (din olduğunu iddia edende vardır ama itibarı yoktur) o yüzden iran ve arabistan arasındaki olay din kavgası değildir.
      2- şia ve sunnilik arasında mezhep kavgasını gerektirecek büyük ayrışma yoktur.
      Peki sorun ne? Sorun kaynagı eskimiş ve görüşleri artık kabul edilmeyen kimi ulemanın kitaplarının öğreti olarak sunulup bunun üzerine siyasi ayrışmaya neden olacak söylemlerin varlığıdır.
      İşin özü siyasettir. Bu durumda mezhep kavgası yoktur. Var olan şey Mezhebe bağlı olan siyasilerin kavgayı mezhep savaşı gibi göstermesidir.

      Sil
    7. ....petrol ve siyaset olamazmı...zaten dinle imanla alakaları yok ki....

      Sil
    8. Konu ile ilgili bilinmesi gerekenleri özetleyen bir bağlantı buldum. Paylaşıyorum.
      Okumak en fazla yarım saatinizi alır. Benim gibi gaflet içinde büyümeyin neyin ne olduğunu okuyarak öğrenin.

      http://www.sorularlaislamiyet.com/qna/12580/sii-mezhebi-hak-midir.html

      Sil
    9. Mahfi hocam , 5 ocak 11:15 de yorum atan ve diğer yorumcu arkadaşlara tavsiyem dün gece haberturk tv de yayınlanan programın kaydını izlemeleri. Akademisyen ve alimlerin bulunduğu (sunni ve şiileri temsil eden) program bilgi sahibi olmanıza yardımcı olacaktır. İnanınki böylesi güzel program yapılmamıştır.

      Buyrun link: http://www.haberturk.com/gundem/haber/1176400-haberturk-tvde-yayinlanan-yeni-bakislar-yine-cok-konusuluyor

      Sil
    10. ******
      Mahfi hocam , 5 ocak 11:15 de yorum atan ve diğer yorumcu arkadaşlara tavsiyem dün gece haberturk tv de yayınlanan programın kaydını izlemeleri. Akademisyen ve alimlerin bulunduğu (sunni ve şiileri temsil eden) program bilgi sahibi olmanıza yardımcı olacaktır. İnanınki böylesi güzel program yapılmamıştır.

      Buyrun link: http://www.haberturk.com/gundem/haber/1176400-haberturk-tvde-yayinlanan-yeni-bakislar-yine-cok-konusuluyor

      Sil
    11. Suudi arabista haddini bildirir siiler. Sunnileri sevmiyoruz. Sunniler terorist. Sunni mezhebi hep terorist yetistriyor.

      Sil
    12. Tarihte bilinen en kanli "din savas"lari hacli seferleridir. Milyonlarca Avrupa'li olmustur. Sag kalanlar insan eti ile beslenmek zorunda kalmislardir. Bu savaslar dini goruntu altinda Musluman'lardan toprak almak icin tasarlanmis savaslardir, feodal Avrupa'daki hiristiyanlar toprak umudu ile coluk cocuk Avrupa'yi birakip Kudus'e dogru yola cikmislardir. Bunun simdi din ile ne alakasi var?

      Aradan 1000 sene gecmis ayni terane.

      Sil
  19. Hocam analiziniz için teşekkürler öncelikle. Faydalı oldu benim için. Ancak birkaç sorum olacak.

    1) Diğer gelişmekte olan ülkelerin 2013 sonrası durumu nedir? (Kırılma 2013 de olmuş nitekim. Yani ABD'nin tahvil alımlarını azaltma, faiz arttırmaya da başlama sinyalerini verdiği dönemler...)

    2) GOÜ arasında yapısal reformlar konusunda hassas davranmış olanların, diğerlerine göre öne çıkan bir tarafı var mı ? ( negatif - pozitif ayrışma açısından)

    3) Böylesine inişli - çıkışlı GSYH zaten normal değil midir? Ekonomi litaratürü buna busines cycle demiyor mu zaten? ( Yani sürekli iyi olmaz. Mutlaka kırılır, sonra tekrar yukarı çıkar. )

    4) Bu bağlamda nüfus artışının etkisi ne ölçüdedir ?

    İlk cümlemi tekrar etmek istiyorum. Analiziniz için teşekkür ederim. Herhangi bir siyasi tarafgirlikle sormadım bu soruları.


    Teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 1) Dünya ortalamasında diğer goü ler de olduğu için hep birlikte yukarı tırmanmaya devam ediyorlar.
      2) GOÜler içinde son dönemde yapısal reformları ciddiye alanlar Hindistan ve Endonezya. Nispeten daha iyi duruma geçtiler.
      3) Bizdeki kadar iniş çıkış yok. Bizimkinin tekrar yukarı çıkması başka şeylere bağlı. Mesela yine bol miktarda dış kaynak bulmamız gerekli.
      4) Nüfus artışı dolar kurundan daha az etkili.
      Sorularınızın siyasi bir tarafgirlikle ilgisi olmadığını görebiliyorum.
      Ben teşekkür ederim.

      Sil
    2. Hocam merhaba,

      1 nolu soruya verdiğiniz cevabı biraz detaylandırabilir misiniz? Verdiğiniz cevabı doğru kabul edersek benzer şekilde Türkiye'de dünya ortalamasına dahil olduğu için Türkiye'de dünyayla birlikte yukarı gidiyor yorumu yapabiliriz ama gerçeğin öyle olmadığını yazınızda gayet net bir şekilde anlatmışsınız.

      GOÜ'lerin durumunu dünya ortalamasından ayrı görüp yorumlayabilmek bizim bulunduğumuz yeri daha net gösterebilir.

      Saygılar.

      Sil
  20. Hocam,
    Genel kani bu yilin gorece daha pozitif bir yil olmasi yonunde. Ozellikle divizin daha stabil borsanin 90-95 binler faizlerin ise bir miktar daha asagida olacagina katiliyor musunuz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 95? Hahaha.

      Sil
    2. Pozitif beklenti duydum ama sizinki kadar pozitif olanını ilk kez duydum.

      Sil
    3. Arkadas pozitif ayrismis ama tam ayrismis yani bu kadar olur. Ayrisirken kopmus gitmis serbest elektron gibi.

      Sil
    4. Ozumsemek ile icsellestirmek arasindaki farki aciklayabilir misiniz adsiz arkadas?

      Sil
  21. Hocam,
    Sizin bu yorumlarunizdan 2016 yilini da yine kayip yul olarak algilamak dogru mu olur? Yani dovizde 2.85 ler borsada 90-100 binler faizde 10'larin alti cds lerde pozitif azalma hayal mi ilur ikinci sorum.
    Tesekkurler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sanırım hayalden bile öte olur.

      Sil
    2. Hocam, çok karamsar değil misiniz? Aşağıdaki linkte anlatıldığı gibi; 2016'yı pozitif (size göre hayalden bile öte!) bekleyen finans uzmanları mevcut.
      http://www.bigpara.com/bigpara-uzmanlari/eral-karayazici/2016-yilinda-piyasalar_ID985569/

      Sil
    3. İyi de bir karar verin kiminiz çok iyimser diyor kiminiz de çok kötümser olduğumu öne sürüyor.
      Bunlardan benim çıkardığım sonuç ise doğrusunu yaptığım şeklinde oluyor.

      Sil
  22. Hocam hükümet ihracatı neden bıraktı 2008 krizinde dış pazarlar çöktüğü için mecbur mu kaldı yoksa iç tüketim ve inşaata kendi isteğiyle mi böylesine yükleniyor,bu durum TL'nin değerli olmasından mı kaynaklanıyor acaba,Anadolu'da sanayiciler hep inşaatçı oldu bu işin sonu nereye varır

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İhracatı kimse bırakmadı ama satacak yer azaldı. Alıcılarımızın durumu parlak değil. TL, olabildiğince değer kaybettiği halde durum böyle olduğuna göre sorun TL de değil.

      Sil
  23. Hocam iyi akşamlar dün mikro makro ekonomileriniz ile ekonomi politikası kitaplarınızı aldım.. Kpsszedelerdenim bu arada.. Anlatımınızı özümseyip içselleştirdiğim için sizi okuyorum bu aralar.. Maliye konusunda yolda olan veya halihazırda bir kitabınız yok benim bildiğim, bir çalışmanız var mı yoksa üslup olarak size yakın birini önerir misiniz??

    Ağdalı, süslü püslü bol terimli sıfır açıklamalı bir dili kafam kaldırmıyor.. Bu aralar bende başlı başına bir iktisat oldum.. :)

    "Aklım kıt, bilgi sınırsız " :)

    Kolay gelsin, başarılar dilerim..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim.
      Kolay Maliye kitabının yazımını bitirmek üzereyim.

      Sil
  24. Hocam 2016'dan itibaren kaya gazından enerji üretmeye çalışsak ve Hollanda hastalığına yakalansak çok güzel olur aslında hep başka ülkeler yakalanıyor bu hastalığa kıskanıyoruz yani. Bizim neyimiz eksik çok şükür kaya rezervimiz çok fazla, yatırımları bu alana yönlendirirsek nur topu gibi bir Hollanda hastalığımız olmaz mı, bu hastalık bizi orta gelir tuzağından kurtaramaz mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Herhangi bir hastaığa yakalanmadan çıksak bu işlerin içinden daha iyi olmaz mı?

      Sil
    2. Adsiz arkadasa katiliyorum. kaya rezervimiz cok fazla, irice bir tanesini arkadas omuzlari uzerinde tasiyor bile. Kaya gazi cikarmaya kim neden soyunacak, sermaye nereden bulunacak, ne kadar kar edilebilecek? Sagolsun hocamiz da ciddiye alip cevap vermis.

      Sil
  25. İlginç birisiniz...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İyi bir şey mi diyorsunuz kötü mü anlayamadım.

      Sil
    2. Mr Spock'da anlamadigi konularda "ilginc" derdi...

      Sil
  26. Hocam selamlar. İşim dolayisi ile maslak levent bolgesindeki çogu şirkete, holdinge giriyorum. Buralarda yaptıgim üstunkörü gozlemime göre bi oran verecek olursam şirketlerde yarın en az %30'luk bir istihdam azalışı olsa hicbir şirketin işinin bir saat bile aksamayacagini dusunuyorum. Yani issizlik var ama icerdekilerin halini goruncede Allah bu sirketlerden razi olsun bu tipleri istihdam ediyorlar diyorsunuz. Hocam konuyu baglayacak olursam Turkiyenin doğal issizlik orani nedir sizce bana gore %12-%13 bandi cunkü. Size gore nedir ve dogru hesaplama yaklasimi nasil yapilir. Sonucta burdada arz ile talebin kesistigi noktayi alacagiz ama nasil cikacak o rakam?
    Saygılar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cok haklisiniz, gozleminize ben de katiliyorum. Ama memleketteki insan sermayesi de belli ve kalite yukselecegine giderek dusuyor malesef.

      Sil
    2. Bu her zaman geçerli olan bir durumdu. Dünyada da çok farklı değil görünüm.

      Sil
  27. Hocam,finans hesabının diğer yatırımlar bölümü bildiğim kadarıyla bizim dışarıya karşı borçlanmamızı ifade ediyor.Peki doğrudan ve portföy yatırımları da yani dolayısıyla finans hesabı bizim borçlandığımızı ifade eder mi?Teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğrudan yatırımlar dışındakiler bizim dışarıya olan yükümlülüklerimizi ifade ediyor. Doğrudan yatırımlardan yapılacak kar payı transferleri de aynı şey.

      Sil
  28. Olumlu olarak nitelendirdiğiniz ilk dönemi etkileyen faktörleri çok güzel sıralamışsınız. Ancak bunlara baktığımızda iktidarın katkısı oldukça sınırlı görünüyor. Olumsuz denilebilecek döneme baktığımızda da iktidarın payı hayli yüksek. Tuhaf olan kısım bu olumsuz dönemin sonuçlarının günlük yaşama hala tam olarak yansımamış olması. Sizce bunun nedenleri ne olabilir ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet çoğu bir önceki hükümet zamanında IMF ile yapılmış ortak programın getirdiği katkılardı. Ama AKP hükümetleri de o katkıları hiç bozmadan sürdürdüler. Programın uygulanması bitince işler yavaş yavaş tersine dönmeye başladı.

      Sil
    2. doguda olanlar var işte orasida tc degilmi

      Sil
  29. Merhabalar hocam. Kişi başına düşen milli gelirimiz düştüğü gibi halkın alım gücü de 2009 yılından beri paralel olarak düşüyor. özellikle gelir seviyesi düşük hanehalkının gıda fiyatlarındaki aşırı yükselmeden dolayı alım gücü de düştü. Hocam kafama takılan şu gıda fiyatları 2009 yılından önce düşükken neden o yıldan sonra özellikle bazı ürünlerde %400 lere varan oranlarda yükselme oldu.Acaba bilinçli mi yapıldı.Ya da Dünyada bir arz düşüklüğü mü söz konusu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayır bu artışlar bizde oldu. Bütün dünyada emtia fiyatları düştü bizde arttı. İki mesele var: (1) Tarım ve hayvancılık politikamızda bir yanlışlık var. (2) 2012'de yapılan çıkarılan hal yasası bazı dengeleri bozrak fiyat artışlarına yol açmış olabilir.

      Sil
  30. Hocam merhaba degerli yorumlarınız icin tesekkurler. Bu dususe ragmen konut fiyatlarındakı artısı neye baglıyorsunuz? Her ne kadar medyada cok bahsedilmesede ozellikle İstanbul'da konut balonundan ve bunun 2016 sonlarına dogru patlamasından soz edebilirmiyiz?

    YanıtlaSil
  31. 2002-2008 dönemi arasında gerceklesen ekonomik basarıyı günümüzde de yakalayabilmek için
    ' 2002 – 2008 arasında ne yaptıysak onları yapmak gerekiyor' biraz imkansız neden mi?
    neredeyse özelleştirilecek hiç bir şey kalmadı,yabancı sermayeyi ülke içine çekecek hiç bir alternatifimiz kalmadı ( risk yok deyince artık kendimiz bile inanmıyoruz , AB sürecine ilişkin müzakereler kuma yazı yazma misali gibi oldu.)
    Tek bir alternatif var o da YAPISAL REFORMLAR yapmaktan geçer.
    Türkiye'nin bun reformları uygulaması halinde kısa vadede biraz zorlansada uzun vadede meyvesini toplayacak ve bu meyve toplama işi bundan sonra rutin hale gelecek.
    Peki Türkiye neden bu yapısal reformları uygulamıyor?
    -politikacıların oylarını olabildiğince maksimize etme çabasına girmesi mi?
    -bürokratların gelirlerini olabildiğince maksimize etme ve politikacılara yaranma çabası içine girmesi mi?
    yoksa bizim bilmediğimiz daha mühim şeyler mi var

    Saygılarımla..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bizim bilmediğimiz bir şey olacağını sanmıyorum. Bürokratların da o eski gücü yok artık. Geriye kalıyor politikacının gerçeği görememesi ve mevcut durumu kullanarak oylarını maksimize etme çabası. Bu arada iş aleminin karlarını maksimize etmek için sessiz kalmayı tercih etmiş olması da var.

      Sil
    2. Birsey eklemek istedim bence avrupa birligi muzakere konusunda hic bu kadar buyuk adimlar atilmamisti.Vizelerin kalkmasi gibi (tabi burda multecilerin payi buyuk )

      Sil
    3. Vizelerin kalktığı falan yok Oğuzhan arkadaşım. AB kendi arasında bile pasaport kontrollerine başladı bu mültecilerin ülkeden ülkeye geçişini önlemek için. Emin ol Türkiye, AB'den bakınca giderek islami bir Ortadoğu ülkesi görünümünde.10 yıl önce bu kadar değildi. Avrupa'da Müslümanlara yönelik algı giderek kötüleşiyor.

      Sil
  32. Sayın Eğilmez, Sosyolojik bir gerçek olarak, yönetimler bir süre sonra yozlaşmaya başlarlar. Ülke yönetimlerinde bu süre 10 yıl civarındadır. Bu süreden sonra vücutta dolaşan kan kirlenmeye başlar, vücuda yeni ve temiz kan gerekir. Yani ülke yeni yönetime ihtiyaç duyar, ancak eski ve yozlaşmış yönetim çekilmek istemez, aksine daha saldırgan ve buyurgan hale gelir. Yönetimde biraz daha fazla kalabilmek için her türlü yola baş vurulur bu da daha fazla yozlaşmaya sebep olur. Ben doğru reformların yeni ve temiz yönetimler tarafından yapılabileceğini, yozlaşmış eski yönetimlerin ise doğru reformlar yapamayacağını düşünüyorum. Bu sebepten, 2016 ve sonraki yıllar için doğru reformlar yapılamayacağını, yozlaşmanın daha da artacağını düşünüyorum. Acaba aşırı kötümser miyim?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnsanın gelecekle ilgili tahminleri büyük ölçüde geçmiş deneyimlerinden etkilenirt. Öyle bakınca da sizinki kötümserlik değil gerçekçilik oluyor.

      Sil
    2. az bile söylemişsin seçime endeksli demokrasi işte ne bekliyoruz ki ? bakalim vize serbestiligi gelecekmi ab ye seçim döneminde yok yerli araba yok yerli füze yok cart curt

      Sil
    3. Ben size katilmiyorum suanki hukumet evet yetersiz ama birseyler yapmaya calisiyor ozellikle davutoglu

      Sil
  33. Hocam merhaba,

    2013 yılından sonra başlayan kırılıma, gelecekteki ekonomistlere önerim, "jöle kırılımı" ismini vermeleridir.

    Saygılar.

    YanıtlaSil
  34. hocam bu sterlin neden bu kadar yüksek sterlin/tl =4,36 tl

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İngiltere ekonomisi oldukça hızlı toparlandı da ondan.

      Sil
  35. Hocam iyi günler
    Orta gelir tuzağı kavramını oturtamayanlardanım. Bir yazınızda kurum sınavlarında da karşılaştığımız bu konuyu anlatır mısınız? Şimdiden teşekkür ediyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Burada yazmıştım: http://www.mahfiegilmez.com/2012/12/orta-gelir-tuzag-ve-turkiye.html

      Sil
  36. Merkez Bankasi, enflasyondaki yukseliste, islenmemis gida fiyatlarindaki artis ile enerji fiyatlarindaki baz etkisinin one ciktigini duyurdu.

    YanıtlaSil
  37. dolar cayir cayir yaniyor ne yapcaz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doların yönü yukarı diye 2015 başından beri hem yazdık hem anlattık.

      Sil
  38. Hocam merak ettigim bir husu var. Diyelim ki bir ulkede
    TUFE TEFEden bayagi yuksek bu o ulkede talep eksenli enflasyonumu ifade eder. Uretici fiyatlari yillik %5 artiyor Ancak Tuketici enflasyonu %9 artiyor. Aylik enflasyonda da fark dramatik tuketici ile uretici fiyat artisinda bu o ulkede talep eksenli baskinin oldugunu mu gosterir. Ya da tam tersi durumda Tefe Tufeden her daim yuksekse durgunlugu ve/veya olabilecek stagflasyonu mu gosterir. ? Sizce Tufe ve Tefede olmasi gereken saglikli band nasildir. mesela Tufe: 2.5 Tefe:1.8 gibi mi ya da bizim gibi gelismekte olan uleker icin soylersek Tufe:3.5 Tefe:2.6-2.8 gibi mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ÜFE'de yapılan son düzenleme ile ÜFE yalnızca yurtiçinde üretilen ve satılan fiyatları kapsar hale geldi. Dolayısıyla tam anlamıyla bir ÜFE endeksi değil. O nedenle buradan giderek bazı sonuçlar çıkarmak sağlıklı olmayabilir.

      Sil
    2. Iyi de bu benim sorumun cevabi degil.

      Tufe ile Ufe arasindaki fark? Tufe mi Ufeden yuksek olmali yoksa ufe mi tufeden. Tufe ufeden yuksek olursa bu talebin canli olduguna mi dalelettir. tam tersi durumda ise ufe tufeden yuksek olursa bu da durgunluga mi isarettir.

      Sil
    3. Eğer bu eskiden olduğu gibi ÜFE olsaydı bu dediğiniz yorumları yapabilirdik. Yani eğer TÜFE, ÜFE'den çok yüksek ise bu, toptancının zam yapamadığını, fiyat artışlarının bir bölümünü üstlenmek zorunda kaldığını ama perakendecinin zam yapabildiğini söyleyebilirdik. Ya da ÜF'nin düşüklüğünden ve TÜFE'nin yüksekliğinden giderek üreticinin stokları elden çıkartmak için fiyatları artırmadığını ama perakendecinin gelen zamları yansıttığını söylememiz mümkün olurdu. Ne var ki yeni düzenlemedeki ÜFE yurtdışı fiyatları kapsamadığı ama TÜFE kapsadığı için bu tür bağlantıları kurma imkanımız pek kalmadı.

      Sil
    4. Eski sistem daha iyimis daha evrenselmi bu sizce nedir

      Sil
    5. Sanırım başka şeyler var.

      Sil
  39. Hocam petrol fiyatlarının İran'ın piyasaya etkin bir şekilde girecek olması ve körfez ülkelerinin pazar payı kaybetmemek ve son siyasi gelişmelerin de etkisi ile İran ve Rusya 'ya ekonomik bir darbe vurmak için yarışa girmeleri nedeni ile 20 USD lere gerilemesi gibi bir senaryo mevcut bu senaryoda cari açığa fayda var ama bu ülkelerin halkı bizden daha az ithalat yapacak ( Rusya krizi hazırlık anlamında belki de bir şans ) turist olarak gelmeyecek en önemlisi bel bağlanan Arap sermayesi gelmeyeceği gibi var olan da çıkabilecek bence genel olarak dünyada tüketim azalarak krizlere kapı açabilecek sizce kısa dönemde 130 USD lerden gerileyip gelen 20 USD nin dünya ve ülkemize getirisi götürüsü ne olur ?

    YanıtlaSil
  40. Hocam Merhabalar,
    Marksist ve sosyalist ekonomi modelleriyle ilgili özet bilgiler içeren herhangi bir yazınız var mı? yoksa bu konularda bizi aydınlatırsanız sevinirim. Çok konuşuluyor ama çoğumuz bilgi sahibi değiliz. Teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bazı yazılarımda değiniyorum ama bu işin özeti sağlıklı olmaz. Size Meghnad Desai'nin Eflatun Yayınevinden çıkmış olan Marksist İktisat Teorisi kitabını öneririm. 200 sayfadır, iyi bir kitaptır.

      Sil
    2. Sitenizde sol, marksizm, komünizm içerikli soru ve yorumları yayınlamayacağınız konusunda sizle anlaşmıştık.

      Hala yayınlıyorsunuz!

      Anlaşmayı niçin bozuyorsunuz, yakışıyor mu sizin gibi birine?

      Sil
    3. hocam hikmet kivilcimlinin kitaplarindan hic okudunuz mu? tavsiye eder misiniz?

      Sil
    4. Adsız 18:16 Bir zamanlar okumuştum. Marksizmi Marks'tan Engels'den okumanızı tavsiye ederim.
      Adsız 18:13 Hiç kimseyle böyle bir anlaşma yapmam. Ben Marksist değilim ama Marksizmi çalışırım. Çünkü Marksizmi bilmeyen bir kişinin 20. yüzyılın birikimini tam olarak anlaması mümkün değildir. 20. yüzyılı anlamayan bir kişinin de ötesini anlaması zaten mümkün değildir. Marksizm, insanoğlunun en saygıdeğer başkaldırılarından birisidir. Bir diğeri Darwin kuramı öteki de Freud kuramıdır.

      Sil
    5. Hocam Murat Bardakçı'nın 'Enver' kitabıyla ilgili yazınızı ne zaman yayınlayacaksınız?
      Ağaç olduk burada! Merakla bekliyoruz Hocam...

      Sil
    6. Hocam, kitap öneriniz için teşekkürler. ona bakacağım. saygılar.

      Sil
  41. Hocam enflasyon %8.81 olarak cıktı şimdi hukumet bide emeklilere enflasyon farkı verecek buda ortalama 1000 lira emekli maasa alan kişiye 88 lira olarak mı yansıyacak yoksa yapılan seynanen zam olarak mı gözukecek?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İkisi de değil. Yıl içinde zaten enflasyona göre ayarlama yapılmıştı ama fark çıktı. Şimdi sadece farkı verecek. Fark da 1 puan çıktığı için zam miktarı % 1 olacakmış. Yani 1000 TL için 10 lira zam.

      Sil
  42. KAFAM KARIŞTI!

    Mehmet Şimşek, 5 Ocak 2016, saat 15:24

    "Türkiye spesifik olumsuz bir gelişme yok. Türkiye'nin makroekonomik temelleri sağlam. Ortalık yatışınca, Türkiye pozitif yönde ayrışır..."

    https://twitter.com/memetsimsek/status/684334586743140352

    Mahfi Hocam,

    Siz mi bazı şeyleri eksik hesaplıyorsunuz, yoksa Mehmet Şimşek mi yanlış hesaplıyor?

    KAFAM KARIŞTI!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İkimiz de muhtemelen aynı şeyleri aynı biçimde hesaplıyoruz. Yalnız dikkat ederseniz Mehmet Şimşek "ortalık yatışınca" diye bir varsayım yapıyor. Siyasetçi bir konuya iyimser gözlükle bakmazsa siyaset yapmaz. Ben siyasetçi olmadığım için öyle bir gözlükle bakma ihtiyacı duymam.

      Sil
    2. :)))))))))))Bayıldım Yorumunuza.Gayet NET

      Sil
  43. butun gelismekte olan ulkeler Brazilya dahil durgunlasiyor

    YanıtlaSil
  44. 500 liralik bankonotlar basilacagi soyleniyor piyasanin bu yonde bir talebi varmis. Bu sizce ne demek? paramizin pul oldugunun gostergesi mi? Ben hesap yaptim. her 15 sene de bir bu enflasyon oraniyla paramiza bir 0 eklenecek. yani 2005+15 2020de 2005e gore fiyatlar bir 0 fazla olacak.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet Türkiye enflasyon sorununu çözemiyor.

      Sil
  45. emir komuta biciminde fiyatlara mudahele edilebilir mi? emir komuta ekonomisi nasil bir ekonomidir? Kuzey korenin ekonomisi bu yondeymis bu ulke hakkinda bir bilginiz var mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Be dediğinizin adı "narh" uygulamasıdır ve Osmanlı döneminde vb çeşitli zamanlarda kullanılmıştır. Yani çarşı pazar fiyatlarının belirlenmesi ve hatta belli görevlilerce yerinde denetlenmesi uygulaması. Fakat, emir ile piyasa dengelerini ya da piyasa gerçeğini yok edemezsiniz. Ancak belli süre baskı altına alabilirsiniz. Bu nedenle bu uygulamalar satıcı için rahatsızlık verici olmuş ve hatta ayaklanmalara yol açmıştır. Yani sürdürülebilir bir durum değil çünkü emirle fiyat belirlediğinizde bu kez satıcıdan kaynaklı dirençle yüzleşebiliyorsunuz.

      İ.İ.

      Sil
    2. Hocam peki siz Narh sisteminden yana misiniz. Benim bir iktisadci hocam narh sisteminin turkiyeye uygun bir yontem oldugu bir dersinde soylemisti. Hitler mussolini doneminde de buna benzer uygulamalar vardi. bu uygulamlari incelemek lazim Turkiyeye uygulamaya cabalamak lazim

      Sil
    3. Eğer bir ekonomide piyasa sistemi geçerliyse orada narh uygulaması doğru bir yaklaşım değildir. Ama bütün ekonomilerde az ya da çok belediyeler özellikle pazarlarda bu uygulamaya yer veriyor. Narh uygulanan yerde mal kıtlıkları ve karaborsa ortaya çıkar. Mikroekonomi kitabımda bunları Türkiyeden örnekler vererek açıkladım.ç

      Sil
  46. Bundan sonra Cuma günleri sitenizi kendi iradenizle kapatacaksınız!

    Millet Cuma günü ferah ferah ibadetini yapabilsin, ekonomik mekonomik gündem millet ibadet ederken engel teşkil etmesin diye sitenizi Cuma günü kendiniz kapatacaksınız! Gece 00.01'de açacaksınız!

    Bunun için Resmi Gazete'ye ilan vereceğiz!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sitemiz 7/24 açıktır. En büyük ibadet bilimle uğraşmaktır.

      Sil
    2. Yalnız Hocam hep kamu için var bu ibadetler hep kamu için var...

      Ne zaman özel sektör de faydalanacak bu tatilden, çok pardon, ibadetten!

      Niçin biz özel sektör çalışanlarına üvey evlat muamelesi çekiyorlar Hocam, sizin bir fikriniz var mı?

      Sil
    3. Secim icin en kolay yol okumus cahil grubu olan memurlar

      Sil
  47. petrol ihrac eden ulkelerde enflasyon gorunur mu dusen fiyatlardan dolayi ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Deflasyon görülmesi daha büyük ihtimal.

      Sil
    2. Normaka sartlarda deflasyon beklenebilir fakat petrol duserken dolarin degeri arttigi icin enflasyon artiyor.

      Sil
    3. Neden deflasyon daha olası ki? Ekonomisi sattığı petrole dayalıysa ve üretmiyorsa pek tabi genel fiyat seviyesi artacaktır. Enflasyon daha büyük ihtimal değil midir?

      Not: Ben de Adsız'ım ama ilk soruyu soran değil :)

      Sil
    4. İlk aşamada deflasyonist eğilimler yaşanabilir. Parası olanlar, geleceği karamsar görmeye başladığı için harcamaları iyice kısacaklardır. Şu sıralarda enflasyonun düşük olmasının bir nedeni de bu.
      Bu etki bir süre sonra ise enflasyona dönüşebilir çünkü yeterli geliri elde edemeyen SA ithalatı düşürecek bu da mal arzında azalmaya ve dolayısıyla fiyatlarda artışa yol açacaktır.

      Sil
  48. Hocam konunun dışında bi sorum olacak. Ekonomide tahmin çok zor bir saat sonrası bile belli olmayabilir fakat 2016 yılında paranızı dolara mı altına mı yatırmayı tercih ederdiniz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. mahfi hocanın daha önceki analizleri sitede mevcut. 2015 yılı en ıyı dolar kazandırdı. Ve 2016 yılında doların yükseliş trendi devam edecek diyor.

      Sil
    2. Dolar dolar dolar. Hoca 50 kere soylemistir belki. Dolar inis cikisli da olsa artis egiliminde sevgili Neslihan.

      Sil
    3. Evet ben de yoruldum ama bir daha söyleyeyim. Fed faiz artırımına devam ettiği, dünyanın geri kalanı da hızlı bir toparlanma içine giremediği sürece dolar, arada bir inişler çıkışlar yaşasa da, genel olarak yükselişe devam eder.

      Sil
  49. Hocam teşekkür ederim herşeyi çok güzel anlatmışsınız.Hocam orta gelir tuzağından kısa vadede kurtulamayacağız bu kesin çünkü katma değeri yüksek bir şey üretmiyoruz teknoloji üretmiyoruz ihraç etmiyoruz,sadece çılgınca tüketiyoruz.Şuanda İstanbul'da konut fiyatları kira ve satılık çok ciddi oranda artmış bulunuyor. Bunun içerisinde Suriye'li sığınmacıların talepleride var.Kentsel dönüşüm rantsal dönüşüm oldu bu durum nereye kadar gider inşaat bir ekonominin ne kadar süre daha lokomotifi olabilir...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir süre gidiyor. Geçmişte de gitti. Sonra duruyor.

      Sil
  50. Hocam son bir iki haftada olan global gelismeler suudi iran cin enflasyon hep bize vurdu. Sanki gelen vurdu giden vurdu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kaç zamandır kaç defadır söyledik, yazdık ben bile unuttum: Yapısal reformları yapmazsak işimiz zor diye. Eh o zor zamanlar geliyor.

      Sil
    2. hocam Osmanlida yapilan yapisal reformlar hkkinda biraz bilgi vererbilir misiniz

      Sil
    3. Osmanlıdaki yapısal reformlar (mesela tanzimat fermanı gibi) zoraki yapıldığı için sonuç vermemiştir.
      Bu topraklarda yapılmış en ciddi yapısal reformlar Atatürk Devrimleridir. Mesela kapitülasyonların kaldırılması gibi. Mesela şeri hukuktan medeni hukuka geçiş gibi. Kadın hakları gibi. Eğitimin bilimsel temellere oturtulması gibi. 5 yıllık Sanayi planları gibi. Özel kesimin girmediği alanlarda KİT'lerin kurulması ve üretime önderlik etmesi gibi.

      Sil
  51. Hocam beklediğimiz yapısal reformlar tamgaz devam.Artık tam bir çekim merkezi oluruz.Bölgede orta ölçekli ülke gençliği ülkemize gelmek için can atar.1848 Lümpen devrimine bile rahmet okutan bu memba çok çekici hocam.Hocam romantik idealistliğiniz harika.Ahh anadolunun iki yüzlülüğü.Hocam Anadolu kaplangı(Aslan kaplan arası bir hayvan) beklediği reformu aldı.Medeniyetin insanlığa ait olduğunu anlamak istemedi.Elindeki telefon ve bindiği arabayla insanlık ailesinin bir parçası olduğunu zannetmeye devam etsin.Bir tedavi yöntemi için bile yüzbinlerce saat emek sarfeden kafir çalışsın bizim duamız yeter be hocam.Bir kere olsun yav şu mezhep allah işimidir diye sorgulamayan bir akıl kime karşı dürüst olabilir...ki dürüstlüğün olmadığı yerde ahlak olurmu.Şimdi artık dinin şekle büründüğü kibir safhasına geçiyoruz.Ben daha makbülüm din yarışı Anadoluya hayırlı uğurlu olsun.Saygı ve sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Diyecek bir şeyim yoktur gerçekler karşısında.

      Sil
    2. Beynimi yaktı arkadaş, ne yazmışsın, ne anlatmışsın... İnsan hayret ediyor.

      Sil
    3. Hocam dolar yine 3'ü geçti.

      İstikrar çok tatlıymış hocam, siz de gelsenize.

      Sil
    4. Dikkate edin Kenan bey lumpen kulturun iki ekonomik belirgin ozelligi fetiszmi vardir. 1) illa araba sahibi olacak bu araba lux olacak olmazsa modifiye eder ayarlariz. 2) ev sahibi olma konuta yatirim yapma arzusu. Illa arta kalan eve yatirilacak. Cunku baska gorgu gorunge yasamdan baska turlu bir bilgi yok ne tiyatro ne de baska bisey kitap vs.. Boyle olunca AKP lumpenizm ekonomisi uyguluyor insaata dayali. bir de yerli otomobil yapmaya dayali hayal ekonomisi.

      Lumpen kultuirun en onemli 3 ozelligini de bahsetmeden edemeycegim. 1)linc kulturu 2) yagma Kulturu 3) tecavuz kulturu 4) Biat tek adam tek ideal kulturu Le Bon sosylojisinde bu guzel anlatilmis.
      Bu uc kulturde isid denen lumpen orgutte mevcut. Adamlar tarihi eserleri bile yagmaladilar daha ne olsun!

      Sil
    5. Istikrar olmasa dolar 3'u coktan fazlasiyla gecmisti. Su an dolar degeri icin siyasi belirsizlik diye bir risk yok.

      Istikrari elestirmek yerine, istikrar icin tek carenin AKP oldugu siyasi ortami elestirin. Bakin muhalefet partilerine hepsinin lideri yerinde duruyor, kac ay gecti. AKP aslinda 50% oy almamistir, 50% oy aldirtilmistir muhalefet partileri tarafindan. Halk zaten yonetimden rahatsiz oldugunu muhalefete hukumet kurabilecek oy cogunlugunu vererek belirtti, ama bu imkan her dakika geliyor gibi elinin tersi ile itti muhalefet partileri.

      Basarili bir parti lideri olmak, diger partileri ikna edebilme gucune de baglidir. MHP iktidara yanasmadi ise, onu ikna edeceksin. Ikna edemiyorsan da cekileceksin baska birisi gelir ikna eder. AKP'ye oy verenlerin makarna, komur icin degil aslinda siyasi analiz sonucu oy verdiklerini anladiginiz vakit, muhalefet de kendine ceki duzen verecek, cunku AKP'nin oyu degisiyor ama 'koyun surusu olmayan' secmene sahip muhalefet partileri ne yapsa zaten az cok ayni oylari aliyorlar.

      Sil
    6. AKP'ye oy vereblerin siyasi analiz yaptigini ve komur makarnaya onem vermedigini de okudum ya, artik olsem de gam yemem.

      Sil
  52. Hayatimda hiçbir internet sitesini sizin siteniz takip ettigim kadar duzenli, hevesle takip etmedim. Yazdiklariniz paha biçilmez. Kitap kadar bilgi dolu(malum, turk internet siteleri dedikodu ve gereksiz yazilarla dolu) ama kitaptan çok daha guncel, neredeyse canli. Bu müthiş yazilar için çok teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  53. Hocam merhaba. 2016 yılı için konut satışları ve ivmesi üzerine bir yazı yazarsanız çok faydalı olur diye düşünüyorum. Saygılarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mahfi Bey inşaatçı değil, belediyeci değil, şehir planlamacı değil. Konut satışları ve ivmesi hakkında yazı ne demektir? Nereden bilsin adam? Merakınız varsa ilgili kurumlara mail atın. Bilgi talep edin.

      Sil
  54. Brezilya,Turkiye,Polonya bunlar Fed in faiz artisindan olumlu etkilenme ihtimalkelleri yok mi ki Brezikya olimpiyat duzenleyecek belkim olumlu yansir

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tersi de olabilir. Son yıllarda olimpiyat düzenleyenler batıyor.

      Sil
    2. polonyayayi ayirin listeden adamlar 2008-2009 krizinde pozitif buyudu. ayrica uretime dayali bir yapisi var en fazla olsa olsa dusuk enflasyon deflasyon bandina yakin bir durum yasarlar ki bu bence polonya icin bir avantajdir faizleri dusurme ve ihracati arttirma hususunda. malum polonyanin cok ufak da olsa cari acigi var boylelikle dusuk enflasyon dusuk reel faiz ve kontrollu yukselen kur sayesinde bu cari acigi pozitife fazlaya donusturebilir. ancak brezilya turkiye ayri kulvarda polonyadan her ne kar uc ulke gelisen ulke sifatinda olsa dahi.

      Sil
    3. Hocam merhaba, öncelikle bilgiye bu kadar net ve açık şekilde ulaşılabilen tek kaynak olduğunuz için teşekkür ediyorum.

      Çok hakim olmadığımdan, bazı şeyleri anlamaya çalıştığımdan belki basit noktaları olan bir soru sormak istiyorum size.

      enflasyonun %9 a geldiği ortamda, MB politika faizi nasıl %7.5 olabiliyor ?
      Bu durumda reel faiz -1.5% olmuyormu. Burada kaçırdığım bir nokta var. Ya politika faizi kavramını anlayamadım ya da başka bir şey. Politika faizi sadece MB para işlemlerindemi kullanılıyor ? Bankalar hem politika faizini hemde enflasyonu dikkate alarak kendi faiz oranlarını mı belirliyorlar ?

      Hocam, belki daha yüksek seviyelerde tartışıyorsunuz,soruları cevaplıyorsunuz ama.Eger vaktiniz varsa 1-2 cümlede olsa beni aydınlatırsanız sevinirim çok teşesekkurler başarılar diliyorum

      Sil
    4. MB'nin iki faizi var: (1) Politika faizi (haftalık faiz % 7,5) (2) Gecelik fonlama faizi (% 10,75) Bu ikisinin ağırlıklandırılmış ortalaması bugünlerde % 8,8 dolayında. Yani asıl olarak MB faizi olarak buna bakmak lazım.
      Politika faizi kavramını MB kasıtlı olarak yanlış kullanıyor. Politikacıların oraya bakarak faizi düşük sanmasını sağlamaya uğraşıyor.
      Merak etmeyin bu konuları bilen, anlayan sayısı çok çok az.

      Sil
    5. hocam çok teşekkür ederim. Bu yönlendirmeyle şu yazınıza ulaştım ve sindirerek bir kaç defa okudum.
      http://www.mahfiegilmez.com/2015/06/tcmb-agrlkl-ortalama-fonlama-maliyeti.html

      Ayrıca Mikroekonomi Makroekonomi ve Kolay Ekonomi kitaplarınızı sipariş ettim.
      Söylemeye utanıyorum ama İşletme son sınıf öğrencisiyim. Bu zamana kadar bu kadar ilgisiz olduğum için acaip kızgınım kendime :) Neyse hocam vaktinizi aldım çok teşekkurler

      Sil
    6. Hocam, peki yabancı sermayeyi çeken faiz oranı ne ? Reel Faiz, Ağırlıklı ortalama fonlama maliyetine göre mi belirleniyor. Döviz faizi, reel faize eşit midir ? Ve bu döviz faizleri Merkez Bankasından bağımsız mıdır ? Yani yabancı sermayeyle Merkez Bankası direk temas halinde olabilir mi yoksa sadece TL üzerinden mi yürür herşey

      Sil
    7. MB Politika faizi ile uretici fiyatlari enflasyonunu kiyaslamaniz daha dogru olur. Ya da hocanin dedigi gibi ortalama fonlama maliyetini.

      Cunku MB Politika faizi ya da fonlama maliyeti ile normal bir tuketici borc alamaz. Ancak bankalar alabilir. Bankalarin da subeler ve personal maaslari gibi operasyonel masraflari disinda, caz festivalleri sponsorluklari, zeka ve komiklik dolu reklamlar, batacagini bile bile verilen krediler ve yoneticilerinin icmezlerse/yemezlerse olecegi binlerce liralik yemekler icecekler ile dunyanin en onemli islerini yaptiklari icin aldiklari milyon liralik jestiyonlar gibi zaruri masraflari var. O yuzden mevduat faizleri ile tuketici enflasyonunu karsilastirirsaniz reel faizin negatif olmadigini gorursunuz.

      Sil
    8. Teşekkür ederim < 6 ocak 23.58 >

      Bilgilendirmeniz çok yararlı oldu

      Sil
  55. Üstat, size iki sorum olacak 1-kaydı para nedir. 2-Birde ana harcama grupların enflasyona katkı paylarına etkisi nasıl hesaplanır. Cevaplar için şimdiden teşekkürler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. (1) Kaydi para bankaların yarattığı paradır. Mesela bankaya 100 TL yatırsanız banka bunun 10 TLsini zorunlu karşılık olarak MB'ye yatırıp 90 TL'sini kredi olarak birisine verse o birisi aldığı parayı kullanana kadar yine bankaya yatırsa banka yine zorunlu karşılık ayırıp kalanı başkasına kredi verir. bu böyle devam eder. Böylece sizin bankaya yatırdığını 100 TL 1000 TL'lik harcama gücü yaratır. Bu aradaki farka kaydi para denir.
      (2) Enflasyon sepetine (TÜFE) dahil olan her malın o sepette bir ağırlığı vardır. O ağırlıklar toplanarak o grubun ağırlığını oluşturur. Mesela gıda grubunun sepetteki ağırlığı % 25'e yakındır. Her malın fiyatı arttığında sepetteki ağırlığıyla çarpılarak endekse dahil edilir.

      Sil
  56. Merhaba hocam. Konu ile birebir ilgili değil belki ama son dönemlerde belirli sanayi grupları ve siyasiler "Üretim Odaklı Büyüme"den bahsediyorlar. İlk bakışta saçma bir tabir gibi geliyor, ki zaten büyüme bir üretim işidir. Ancak biraz araştırmadan sonra ihracatın teşvikini kastettikleri anlaşılıyor. Bu konuda sizin değerli görüşlerinizi merak ediyorum. Ayrıca bu konuda bir makale yazmayı düşünüyor musunuz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Üretim odaklı büyümeyle kastedilen şey daha çok tüketim odaklı büyümenin karşıtı bir söylem ama anlamlı değil. Çünkü bir toplumda tüketim yoksa üretim olmaz. O nedenle burada kastedilen şey dış talebe yönelik üretimi artırmak ve o yolla büyümek. Ama bunu yapabilmek için teknolojik buluş yapmak gerekiyor.

      Sil
    2. Hocam teknolojik bulus ya da innovasyon'a inanin gerek yok. Sadece uretmek ve kazanci dogru harcamak yeterli. Teknolojik bulus gerekirse zamanla gelir. Bir fabrikanin gunde bir urun fazla uretmesini saglayabilmek bile teknolojik bulustur. "Dunyayi degistirecek" teknolojik bulusu yapsaniz bile onun pazarlanmasi icin sermaye gerekir, bu da bizde yok. Saniyor musunuz ki Apple, Samsung yeni teknolojik bulus yaptilar. Kullandiklari teknolojilerin cogu mevcuttu, patenti bile biten teknolojileri iyi uygulama ve paketleme ile sattilar.

      Milleti "mucit yapmak" icin boyle bos hayallere sevkediyorlar. Cin teknolojik bulus yaparak bu noktaya gelmedi. Turkce karakter azizligi gibi olacak ama 'Cin' olmadan adam carpmaya calismanin alemi yok. Insanlarin uretmekten ve calismaktan tuketmeye firsati olmadiginda gercek buyumeyi yakalariz.

      Sil
  57. dolar 3 tl sınırını geçti. Dolar/Avro paritesi ne olur? Yakın zamanda Dolar avro'yu aşar mı hocam?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu kısa süreli dalgalanmalardan hemen sonuca gitmek doğru olmaz diye düşünüyorum.

      Sil
  58. Hocam emeğinize sağlık. Biraz konu disi ama affiniza siginarak soruyorum, Genelde dolar ile borsa ters orantılıdır. Peki bunun dogru orantili olduğu donemler olabilir mi yani güçlü dolar borsa için olumlu olabilir mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tabii olur. Bunlar kesin yasa gibi şeyler değil. Genel eğilimler.

      Sil
  59. Hocam Lumpenleri sever misiniz? Lumpen kultur hakkinda bir bilginiz var mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kişisel sorular sormayalım bence Hakan Bey. Şahsi olarak Mahfi Bey'in neyi sevip sevmediğinin bir önemi yok.

      Sil
    2. kisisel soru degil lumpen kavrami sosyal kulturel ekonomik bir kavram. ben mesela lumpenlerden nefret ediyorum

      Sil
    3. Peki, bence siz de bir lümpensiniz Hakan Bey, desem ne yapacağız şimdi! Sizin lümpenleri sevip sevmemenizi buraya gelip Hocanın sitesinde duyurmanızı istemenizin sebebi ne? Sizin neyi sevip neyi sevmediğinizi niçin merak edelim? Ben sizi tanımıyorum siz de beni tanımıyorsunuz, vaktinizi harcamayın böyle şeylerle. Sevip sevmediğiniz neler varsa bırakın içinizde kalsın, gelip buraya yazmayın veya yakın çevrenizle paylaşın lütfen.

      Sil
  60. Mahfi hocamın affına sığınarak, tüm yorumcu arkadaşlardan ricam;
    -Lütfen kinayeli sorulardan vazgeçin!
    -Lütfen kendinizin bile inandıramadığınız itham ve yaftalamadan vazgeçin!
    -Lütfen partizanlıktan,trollükten ve propagandadan vazgeçin!
    Bu blogu Mahfi hocanın yazılar kadar yorumcuların paylaşımları ve hocamızın değerli cevaplarıyla karşılıklı etkileşim sonucu ortaya çıkan bilgi için takip ediyoruz.

    Bu blogun takipçilerine ve mahfi hocamıza az biraz saygınız varsa "Lütfen lütfen ve lütfen" bloğu amacına uygun takip edelim.

    YanıtlaSil
  61. Hocam euronun uzun süreler dolarin uzerinde kalmasi ve hala da üzerinde olması nin sebebi nelerdir acaba

    YanıtlaSil
  62. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  63. Merhaba Hocam,
    Aslinda Turkiye dunya ortalamasina gore pozitif ayrismis durumda. Kendi gibi gelisme yolundaki ulkelere gore pozitif ayrisma yoktu diye hatirliyorum diger yazilarinizdan. Yani ayni donemde kuresel konjoktur geregi tum gelisme yolundaki ulkeler buyudu, ama buna ragmen Turkiye bu ulkelerin ortalama buyumesine yaklasamadi, altinda kaldi diye hatirliyorum. Dogru mu hatirliyorum. Yazilarinizi cok severek takip ediyorum, iyiki varsiniz.

    YanıtlaSil
  64. Sayın hocam
    İç borçlanma nasıl yapılmalı ve iç bprçlanma şeklinin ne tür ekonpmil etkileri vardır? Cevaplarsanız sevinirim

    YanıtlaSil
  65. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  66. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...