27 Şubat 2016 Cumartesi

Dolar Yine Niye Yükselişe Geçti?

2015 başında 2015 yılının tümü için Doların seyri konusunu şöyle tahmin etmiştim: “Dolar inişli çıkışlı ama genel olarak çıkış yolunda bir seyir izleyecek.” 2016 yılı başında bu tahminimin aynen devam ettiğini açıklamıştım.

Aşağıdaki grafik Doların TL karşısında bu yılın ilk gününden bugüne kadar olan seyrini gösteriyor. Görüleceği gibi manzara, inişli çıkışlı ama genel olarak çıkış yönündeki seyir tanımına uygun bulunuyor.


2016 yılına 2,92 düzeyinde başlayan USD/TL kuru 3,07’ye kadar inişler ve çıkışlarla dolu ama çıkış yönünde bir seyir izledikten sonra, Fed’in bu yıl daha sakin bir faiz artışı politikası izleyeceğine ilişkin beklentilerin güçlenmesiyle hızlı bir düşüş yaşadı. 2,90 – 2,95 aralığına yerleşme eğilimi gösteren USD/TL kuru hafta sonunda yeniden yükselerek 3,0 düzeyine gelip dayandı.

Son beş günü yansıtan aşağıdaki Dolar Endeksi grafiği bu artışı açık biçimde gösteriyor.


Dolar endeksindeki yükseliş, Doların yalnızca TL’ye değil bütün paralara karşı değer kazandığını gösteriyor.

ABD ekonomisine ilişkin bu hafta gelen veriler ekonomideki büyümenin beklenenden iyi olduğunu ortaya koyuyor. Buna paralel olarak enflasyonda yeniden artış beklentileri güçlenmeye başladı. Bu gelişmeler Fed’in faiz artırımına ilişkin rahatlamanın pek de geçerli olmadığını ortaya koyunca birden hava değişmeye yöneldi. Ve Dolar yükselişe geçti. Bir süre sonra bu kez ABD’den gelebilecek bir olumsuz veriyle Dolar tekrar düşüşe geçebilir.  

Tekrar söylüyorum: Dolar, bu yıl da inişler ve çıkışlar yaşayacak. Ama bugün itibariyle ileriye baktığımızda Doların bu iniş çıkışlara karşın yönünün genel olarak yukarıya doğru olduğunu söylememiz mümkün görünüyor. Fed’in faiz artırım meselesi masadan tümüyle kalkmadığı sürece Doların eğilimi böyle olacak.  

146 yorum:

  1. Hocam fed'in faiz konusundaki yaklaşımının yumuşamasına ve son dönem Çin'deki olumlu yansımalara rağmen dolar kurunun 2,90'ın altına inmemesi bir güç göstergesi değil mi? Hele ki son 6 aydaki ralliye rağmen, realizasyonun bu kadar zayıf kalması..?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında Fed'in faiz konusunda ne kadar yumuşadığı net olarak açıklanmış bir şey değil. Herkes satır aralarından anlam çıkarıyor. Oysa Fed de fiyatların ne kadar yükseleceğini tam olarak göremiyor. Sonuçta hepsi varsayımlara dayalı öngörüler. O nedenle faiz artışları hala masada duruyor. Öyle olunca da ABD'ye ilişkin en küçük bir olumlu gelişme doları yukarı fırlatıyor.

      Sil
  2. Mahfi hocam kadın peygamber niçin hiç yok?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dolar Eu Yükselmesin diyedir belki, tevbe estağfirullah

      Sil
    2. Bu konuyu din bilginleri yanıtlasın.

      Sil
    3. Erkek egemen toplumlara kadın peygamber. Mavi ekran hatası verirdi heralde böyle bir yazılım:) Cevabı varsa merakla bekliyor olacagız

      Sil
    4. Filmlerde, kitaplarda, hatta cizgi filmlerde (bkz. Simpsons) Tanri imgelemesi neden hep erkek oluyorsa o yuzden kadin peygamber yok.

      Sil
  3. yaptigim teknik analizler vesilesinde dolarda olmasi gereken band 3.25/ 3.50 bandi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cin yapimi selobant gibi geldi bana: pek tutmaz da kendisi...

      Sil
    2. tutar tutmaz kime ne teknik analiz bu_! kimseyi baglamaz...

      Sil
    3. dostum atladığın bir nokta var doların 3.50 seviyesıne gelmesi demek kriz demek ama şuan merkez banaksı herturlu krıze karsı kısa vadede önlemini almıs durumda yani sizin analiz uzun vadede belki geçerliliği olabilir.

      Sil
    4. uzun surec icin soyluyorum

      Sil
  4. Hocam merhaba,
    Konu ile ilgili degil ama size bill gates'in blogu olan gatesnotes isimli siteyi tavsiye ederim. Fenden, innovasyona, iktisattan, romana, biyografiden, sagliga, bilimden, gida ve tarima, isletmeden, teknolojiye pek cok konuda okudugu kitaplarin Kisa ozetlerini ve kisisel fikirlerini paylasiyor. Hepsi degil ama bir kismi turkceye cevrilmis durumda kitaplarin.
    Incelediginizde fikirlerinizi paylasmanizi rica ederim. Aslinda size Cok uyuyor okuduklari.
    Bu blog ve yazilariniz icin cook tesekkurler,elinize, emeginize, yureginize saglik

    YanıtlaSil
  5. Elinize saglık hocam.
    Eur/Usd paritesi için yorumunuz var mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumum yok ama yıl sonunda 1,10 dolayında olmasını beklediğimi yazmıştım.

      Sil
  6. Sayın hocam, krizden çıkış hazırlıkları yapan Amerikalılar'da sanırım doların güçlü mü yoksa zayıf mı olması gerektiği konusunda bir görüş ayrılığı ya da kafa karışıklığı da mevcut. Dolar artarsa bu kez ihracat vb sorun yaşayacak. Düşük seyrederse bu kez de refah nasıl aratacak sorusu var. Yanılıyor muyum?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok doğru. ABD'nin cari açığı yüzde 6'lardaydı, şimdilerde yüzde 3 dolayında. Cari açığın yeniden o düzeye çıkmasını istemiyorlar.

      Sil
  7. Hindistan ekonomisi 2015te en hızlı büyüyen ekonomi oldu. Size göre Hindistan bu büyümesini sürdürebilecek mi? "Make in İndia" projesi yapısal reformlar mıdır? Gerekli reformları yaparsa dünyanın en büyük ekonomisi Çin değil de Hindistan olabilir mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu tür hızlı büyümeler ekonomi belirli aşamalara gelene kadar sürüyor sonra düşüyor. Bunun birçok nedeni var ama bence en önemli nedeni siyasal ve sosyal yapının o hızlı büyümeye ayak uyduracak dinamiğe sahip olmaması. Demokrasi mesela aynı hızla gelişemiyor. İnsanların hoşgörüsü, aynı hızla artamıyor. Sonuçta sistem o hızlı büyümeyi kaldıramaz hale gelince büyüme de düşmeye başlıyor.

      Sil
    2. Hindistan'ın başbakanı Narendra Modi'yi gözünüzden kaçırmayın!

      Bizde seyrek bıyıklı asabi şahsiyet var, kim olduğunu biliyorsunuzdur! Hindistan'daki Modi ile bizimki ikiz kardeştir!

      Ekonomi ile siyaseti ayrı ayrı değerlendirirseniz hata yaparsınız...

      Sil
    3. Benzer şeyleri ben Çin için yaklaşık 5 yıl önce söylediğimde de duyuyordum. Çin'i hafife almamam söyleniyordu. Ben Çin'i hafife almıyordum oysa ki. Sadece sonsuza dek çıkış olmayacağını, koşulların buna izin vermeyeceğini söylüyordum. Çin, o hızı sürdüremedi. Hindistan için de aynı şeyler geçerli. Yapısal reformları yapamadığı sürece, toplumu dönüştürmeyi başaramadığı sürece ekonomi tek başına, öteki her şeyden soyutlanmış olarak sürekli büyüyemez.

      Sil
    4. Hocam Selahattin Duman'ı tanır mısınız? Yazılarını okur musunuz?

      Kendimi Tebrik Ederim
      http://www.kitapyurdu.com/kitap/kendimi-tebrik-ederim/3067.html

      Sil
    5. Sayın Eğilmez, bu "büyümenin sınırları" üzerine bilimsel ya da en azından ciddi bir çalışma ya da görüş biliyor musunuz? Yapısal reformların yapılamaması elbette çok önemli bir kriter ama sanki bundan bağımsız olarak da tamamen ekonomik yapılar gereği de büyüme sanki bir noktaya kadar sürdürülebiliyor ama bu noktanın tanımını şu ya da bu şekilde yapan bir çalışma bilmiyorum. Teşekkürler.

      Sil
  8. Merhaba Hocam. Dünya ekonomileri sıralaması değişmiş. Güney Kore 11.sıraya yükselmiş. Bu konuda yorumunuzu merak ediyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Normaldir. Kore, buluş yapan insanlar yetiştiriyor.

      Sil
    2. niye yetistiriyor bakiyorsunuz apdest namaz yok.

      Sil
    3. Bize her şey Kur'an'da yazıyor diye telkinde bulunuyorlar. Yani Matematik, geometri, fizik, kimya gibi temel bilimleri öğrenmemize gerek olmadığı anlatılıyor. Böyle bir ortamda yenilikler yapılması mümkün olabilir mi?

      Sil
    4. Seul'un islek caddelerinde bir dolasin, degisik kafeler (kimisi zincir) goreceksiniz. Bunlar cok katli, ogrencilerin uzun vakit gecirdigi kafeler. Hatta kat aralarinda ucretsiz su, limonata vs. gibi temel icecekler gorebilirsiniz. Arzu eden gider yiyecegini alir, tekrar masasina donup calismaya devam eder. Sanirsiniz kutuphanelerin okuma salonlari. Gene diger kalkinma yasayan ulkelerde 'MC Donalds' gibi populer alanlarda 'restoranimizda ders calismayi sectiginiz icin tesekkur ederiz, ancak lutfen yogun vakitlerde yemek yiyen musterilere yer acin' mealinde uyarilar gorursunuz. Turkiye'de ise bu tip mekanlarda gurultuden gecilmez, genclerin konusarak kimileri takimlarini sampiyon yapmaya, kimileri de ulkeyi kurtarmaya calismaktan beyinlerini calistirmaya vakti kalmaz.

      Sil
  9. Hocam, yazıda bahsettiğiniz gibi Amerikada enflasyon yükselmedikçe, faiz arttırımına gideceklerini düşünmüyorum ben. Bence dünyada dengeleri cok bozar.

    Hocam ayrıca, hayatımın kitabı veya filmi dediğiniz ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Böyle tek bir kitap veya film belirlemek çok zor. Kim bilir belki daha okumadığım bir kitap ya da görmediğim bir film birinci sırayı alabilir.

      Sil
  10. Hocam siz klasikçi misiniz yoksa keynesçi mi? Sizce hangi prensipler bugünün şartlarına daha uygun?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İki mesele var:
      (1) Klasikçi sözcüğü doğru değil. Doğrusu klasik olacak. Klasikçi diye bir deyiş olamaz.
      (2) Ben kendimi kategorize etmeyi, bir görüşe körü körüne bağlanmayı sevmem. Kalsik iktisatçıların da Keynesyenlerin de doğru analizleri var. Onları alıp bir senteze varmak bana hep daha doğru gelir.
      Kapitalizm saf haliyle uygulanmadığına karma bir sistem olarak uygulandığına göre bu sisteme uygun ekonomi yaklaşımının da karma olması gerekiyor diye düşünürüm.

      Sil
    2. Siz orthodox'sunuz. Bunu kendiniz de çok iyi bildiğiniz halde neden dışa kendinizi başka gösteriyorsunuz? Kimse boğazınızı sıkmıyor ki.

      Sil
    3. İnsan herkesi kendisi gibi görürmüş. Demek siz ortodoks ekonomi görüşündesiniz ki beni de öyle görüyorsunuz.
      Benim ekonomi görüşüm Klasik, Keynesyen ve Marksist görüşlerin bir karmasıdır. O nedenle belirli bir kalıbın içine sığmaz.
      Ayrıca benim boğazımı sıksanız da farklı görünmemi sağlayamazsınız.

      Sil
    4. Sevgili hocam, üstte bahsi geçen ortodoksluk ile alakalı 13:58'de ki saçma soru bana ait değildi bilginiz olsun.

      Saygılar.

      Sil
  11. Elinize sağlık hocam, dolarda yükselme trendini ağırlıklı olarak varsaydığımıza göre, TR Nin şu an içinde bulunduğu şartlar gözönüne alındığında, size göre TR de uygulanması gereken ekonomik ve stratejik tedbirler ne olmalıdır.
    Teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu ayrı bir yazı konusu. Ama kısaca öncelikle doğru (ama doğru) yapısal reformlara derhal başlamak diyebilirim. Kendimizi kırılgan beşli sınıfından çıkaracak hamleleri yapamazsak işimiz zordur.

      Sil
    2. Hocam bu konuyu ve kırılgan beşli kavramının etki alanına sonuçlarına kısaca değinirmisiniz.

      Sil
  12. hocam yazılarınızı surekli takip ediyorum sonsuz teşekkürler fakat 10 da ekonomi sürekli kesiliyor burada https://eksisozluk.com/entry/58788327 arkadaş bahsetmiş. ben email attım ntv ye ama umursayan yok mesela hala websitesindeki bakır bile 1.5 yıl öncesindeki değerinde duruyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu konuda benim yapabileceğim tek şey aynı şikayetleri tv yöneticilerine iletmektir ben de iletiyorum.

      Sil
  13. merhaba hocam

    2009 mart ayinda 100 tl parasiyla dolar alan kisinin simdi yaklasik 170 tl si var. Yine ayni yil parasini bono da tutmak isteyen yatirimcinin da 100 tl si yaklasik 170 tl oldu.

    dolar/tl nin yilda bono faizi kadar artmasi makul bir beklenti midir?

    ayni analizi 2003 yilinin mart ayindan yaparsak 100 tl sini dolarda degerlendiren yatirimcinin simdi yaklasik 180 tl si var. oysa bono da degerlendiren yatirimcinin parasi yaklasik 600 tl oldu.

    dolar tl kuru bonoya gore uzun vadede kaybetmelidir ki yabanci gelip dolarini bozdursun, ve en azindan bono/tahvil alsin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yabancılar zaten u tür uzun kalışlar yapmıyor çok kısa vadelerle girip çıkarak para kazanıyorlar.

      Sil
  14. Ruble\usd kuru ile ilgili dusunceniz nedir hocam?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Birçok etki söz konusu. Rusya, batı ile arasını düzeltecek adımlar atarsa Ruble değer kazanır. Petrol fiyatları yükselirse Ruble değer kazanır. Tersi olursa Ruble değer kaybeder. Ama bugünkü görünümün devam edeceğini düşünürsek Ruble bu düzeyde devam eder.

      Sil
  15. Hocam merhaba,

    İlk grafik için inişli çıkışlı ifadesi net olarak uyuşuyor ama artış trendini tam çıkaramadım. Yani ortada oluşan bir trend yok gibi.

    Bunun yanında bir sorum olacak. "Fed’in bu yıl daha sakin bir faiz artışı politikası izleyeceğine ilişkin beklentilerin güçlenmesiyle hızlı bir düşüş yaşadı." ifadesindeki güçlenen beklenti kimde oluştu ve biz bu beklentiyi nasıl ölçebiliriz? Yine aynı bağlamda "ABD ekonomisine ilişkin bu hafta gelen veriler ekonomideki büyümenin beklenenden iyi olduğunu ortaya koyuyor. Buna paralel olarak enflasyonda yeniden artış beklentileri güçlenmeye başladı. Bu gelişmeler Fed’in faiz artırımına ilişkin rahatlamanın pek de geçerli olmadığını ortaya koyunca birden hava değişmeye yöneldi." ifadesindeki beklenti kimde oluşuyor ve biz bu beklentinin nasıl değiştiğini ne şekilde ölçebiliriz?

    Çok teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Grafiği üçe bölüp bakarsanız önce çıkış sonra iniş sonra yine çıkış göreceksiniz. Yılbaşı ile son durum olarak bakarsanız çıkış göreceksiniz.
      Beklenti piyasalarda yani karar alıcılarda oluşan beklentiler. Beklentiler çeşitli anketlerle ölçülüyor. Bir de şu MB nin bakacağını açıkladığı ünlü iki endeks vardı hatırlarsanız: VIX ve MOVE endeksleri. Onlardan da çıkıyor.

      Sil
  16. Hocam, 2016 için ons Altın tahmininiz nedir? Saygılarımla

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Böyle bir tahminim yok. Çünkü ben teknik analiz yapmıyorum.

      Sil
  17. hocam ilk faiz artışının etkileri görülmeye başladımı?eğer başladıysa bu etkiler daha da yükselirmi sizce?saygılar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İlk etkiden kastettiğiniz diğer ülkelere olan etkisiyse görülmeye başladı ama asıl etki bu artışların süreklilik kazanması gerçekleşirse olacak.

      Sil
  18. Sizi Akmerkez'de gördüm dün...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kitaplarınız çok kısa, hemen bitiyor.

      'Türkiye'deki Değişimin Sosyo-Ekonomik Analizi' kitabınızı 500-700 sayfa arası yazacaksınız değil mi?

      Sil
  19. Hocam merhaba,
    Okuduğum kitapta geçen ve 1980 öncesi üretim ilişkilerini anlatan şu paragrafta:
    "İthal ikameci politikalar,sabit döviz kuru ya da aşırı değerlenmiş döviz kuru eşliğinde uygulanagelmiştir.1946'ya kadar 131 kuruş olan 1 ABD doları,1946 devalüasyonuyla birlikte 2.80 TL olmuş,ikinci önemli devalüasyon 1985'de 1 ABD Doları=9 TL olacak şekilde yapılmıştır.Bunu üçüncü devaülasyon olan Ağustos 1970 kararı izlemiş ve doların değeri 14.98 TL olarak belirlenmiştir.1978 martında dolar kuru 25 TL,1979 haziranında 35 TL yapılmıştır.Görüldüğü gibi,onyıllar boyunca döviz kuru sabit tutulmuş ya da aşırı değerli kılınmıştır.Bunun dış ticaret üzerindeki etkisi ihracatı itici,ithalatı ise çekici kılmıiştır.İtici etki birçok biçimde ortaya çıktı.Temel etken ihracattan TL cinsinden sağlanan gelirle ilgilidir.Sanayici,aynı ihracat hacmine karşılık,piyasada arz ve talebe göre belirlenmiş kur anlamına gelen "denge kuru"nda elde edebileceği toplam paraya oranla,sabit kurda daha düşük bir gelir sağlayacağının bilincinde olduğundan ihracata yönelmedi.Tersine sabit kur sürdükçe ,girdileri ithal ederek içeride üretip satmak ihracattan her zaman karlı olageldi."
    Hocam pu ragraftaki son iki cümleyi tam olarak anlamadım.Mesela "denge kuru" tam olarak ne demektir?Sabit kurun sürmesi neden ithalatı daha karlı kılsın?
    Not:Kitap sizin kuşağınıza tekabül eden Fethi Naci'nin '100 soruda' dizisinden.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Not kısmından başlayayım. Fethi Naci benden 23 yaş büyüktü. Dolayısıyla benim kuşağım değildi.
      Denge kur döviz arz ve talebinin denk geldiği noktadaki kur demektir. Bu, günümüzde her an değişmektedir ama sabit kur rejimi geçerliyken uzun süre kalırdı. Eğer bir ülkede enflasyon varsa (diyelim yıllık yüzde 4 enflasyon olsun) bu durumda kur sabit kalıyorsa o zaman malın ithal fiyatı daha ucuz hale gelir. Bir örnek vereyim. Diyelim ki sabit kur uygulanıyor ve 1 USD = 2 TL. Bu kur diyelim ki 3 yıl boyunca değişmiyor. Buna karşılık yine diyelim ki ülkede yıllık ortalama enflasyon % 4. Diyelim ki X malını içeride üretseniz 100 TL'ye üretiyorsunuz dışarıdan alsanız 50 Dolara alıyorsunuz. Bu durumda 100 TL'ye ürettiğiniz malı bir sonraki yıl 104 TL'ye mal edersiniz. IOysa ilk yıl 100 TL verip 50 dolarlık mal getirseniz bir sonraki yıl da kur değişmediği için yine 100 TL verip 50 dolarlık mal getirebilirsiniz.Bu durumda aynı malı içeride üretmektense ithal etmek daha karlı olur.

      Sil
    2. Hocam,Fethi Naci değil,ben meramımı anlatamamışım."100 soruda" dizileri sizin kuşağınıza ait.Yani 70'li ve 80'li yılların kitapları hep.Yani bendekiler o yıllara ait.Cevabınız için de çok teşekkür ederim.

      Sil
  20. Değerli hocam doların güçlü olmasından yanılmıyorsam fed rahatsız.Dolari bu anlamda baskı altına alacak yeni a ksiyonlar gelistirebikirmi abd otoriteleri.doğal akışına bırakılırsa sizin görüşünüz aslında herkesin görüşü.ancak dünyada kur savaşları söylemi de kafa karıştırıyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fed bir sürü çelişkiyle karşı karşıya. Gelecek enflasyonu frenlemek için faizi artırsa bu kez USD güçleniyor ve cari açık artıyor. Faizi artırmasa enflasyon artabilir. Zor bir dönem.

      Sil
  21. Hocam bilmediğim için soruyorum dr unvanı heryerde yar doc doçent ve prof unvanı sadece üniversite içinde kullanılıyor değil mi ?bir de mesela siz doçentlik başvurusu yapsanız kabul edilse ilgili üniversitenin de siZi o kadroya alması gerekir değil mi ?eğer almazsa yani kadro gelmezse ne olur ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet asıl olan doktoradır. O sizin adınıza bağlıdır. Emekli de olsanız, ayrılsanız da siz doktorsunuz. Oysa istifa etseniz, ayrılsanız ya da emekli olsanız artık doç ya da prof. değilsiniz ve o unvanları kullanamazsınız.
      Doçentlik için eskiden kadroda olmak gerekmiyor sadece yabancı dil sınavına girerek eserlerinizi kabul ettirmeniz gerekiyordu. Ama prof. luk için en az 5 yıl üniversitede doç kadrosunda bulunmanız gerekiyordu. Şimdi nasıldır bilmiyorum.

      Sil
  22. merhaba hocam,

    korenin arirang kanalinda bir ekonomi programi izledim yakinlarda. koreli ekonomi profesoru dusen ihracat problemine karsi yapisal reformlarin yapilmasi gerektigini soyledi.

    programda ayrica cok uzun sure yeni sanayi devriminde korenin konumu ele alindi. (buhar devrimi, makina elektrik, elektronik ve bilgisayar, bilgi iletisim devrimlerini gecirdik zaten)

    bu yeni devrim, yapay zeka, nesnelerin interneti, robotik, nanoteknoloji gibi alanlari kapsayacak ve korenin yapmasi gerekenler konusuldu uzunca.

    ben turkiye ve avrupada 10 yila yakin ARGE de calistim. turkiyenin burdan oteye gidebilmesi icin yapisal reformlar kadar kulturel reformlarin da gerekli oldugunu dusunuyorum.

    yapisal reformlar listenizde varmiydi bilmiyorum ama bir kultur reformu sart.

    kultur devrimi demek isterdim ancak kastettigim ne kemalist devrim, ne islamci devrim, nede sol devrim.

    meshur bir soz vardir, "bir turk dunyaya bedel ama iki turk bir japon etmez". bu sadece bir klise degil. organizasyonel zaafiyetlerimizin teshisi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yapısal reformlar listemde eğitim reformu vardı. Ben eğitimin tümüyle (ama tümüyle) bilim temeline dayalı bir hale getirilmesini yapısal reform olarak tanımlıyorum. Biyoloji, jeoloji, felsefe, mantık, sosyoloji, psikoloji derslerinin de okutulduğu bir müfredat ve eğitimin analitik, sorgulayıcı, araştırıcı bir yapıya oturtulmasını kastediyorum. Tabii bunun için önce öğretmenlerin bu sisteme uygun olarak eğitilmesi gerekiyor.
      Herkes eğitim reformunun önemine değiniyor ama herkesin tanımı aynı değil. Birçok kişi eğitim reformu denince dini eğitimi kastediyor. Eğer öyle olacaksa bence reform yapmayalım bu durumda devam edelim daha iyidir.

      Sil
    2. Biyoloji, jeoloji, felsefe, mantık, sosyoloji, psikoloji derslerinin de okutulduğu bir müfredat ve eğitimin analitik, sorgulayıcı, araştırıcı bir yapıyla beraber din eğitiminin de verilmesinin kime ne sakıncası var?

      Hep beraber okutulsa ne olur?

      Sil
    3. Evrim kuramının din eğitimiyle birlikte okutulmasını kabul ediyor musunuz? Aynı tarafsızlık çerçevesinde.

      Sil
    4. kuran egitimi olmadan olmaz. dini bilgi olmadan kuru bilgi neye yarar. din bilgisi insana ahlakidurustlugu ogretir.hos goruyu ileride calmamayi yolsuzluk yapmamayi ogretir. imam hahip mezunlari o nedenle revacta niye hepsi durust hepsi ahlakli

      Sil
    5. Şinto dininin öğretilmesinin kime ne sakıncası var?

      Sil
    6. Peki hocam din dersinin yanında ateizmi de öğretsek olmaz mı? Öğrenciler him dini hem din dışılığı bilimsel kaynaklara dayanarak öğrense ne olur?

      Söylediğim şey şu, DİNİ DE BİLİMSEL ZEMİNDE ÖĞRETMEK. Hem ateist olup aynı zamanda bilimsel tarafsızlığını akademide koruyan teolog profesörler var biliyorsunuz. Bu teolog profesör Hristiyanlığı, İslamiyeti, Budizmi, Museviliği öyle anlatıyor ki bir ateist bunları nereden biliyor diye ağzımız açık kalıyor! Papa'ya bile ders verecek kapasitede bir ateist, ama bilimsel tarafsızlığını koruyan teolog profesör!

      Sil
    7. İslam bilimin, bilim İslamın karşısında değil. Sorun ilerlemek istiyorsak, önümüzde yeralan ülkelerden daha iyi bir eğitim sistemine sahip olmamız gerekir. Ve bu daha iyi olmak sabit bir değer değildir. Her zaman en iyi eğitimi verebilmek demektir. Ve en önemlisi toplumun geneline bu eğitimi ulaştırabilmektir.

      Belgesellerde izlemişsinizdir, bir doğumda binlerce canlı dünyaya gelir, çok azı yaşama katılır. Biz çok az değerler yetiştiriyoruz ve kıymetlerini bilmiyoruz.

      Sil
  23. hocam yorumlara facebooktaki gibi like - dislike butonları koysanız bence çok verimli olur, tepkileri ölçebiliriz

    YanıtlaSil
  24. Hocam, USDTRY kuru açısından değerlendirme yaparken USD/EM yani gelişmekte olan ülkeler diye düşünmek gerekli sizin de dediğiniz gibi. Bir raporda okudum geçenlerde, eğer Amerikan 10Y tahvil getirisi yükselirse USD, EUR/against EM fx doviz kurlarında yükseliş görüleceği öngürülüyor. Sizin değerli fikrinizi merak ediyorum? Amerikan 10Y ile gelişmekte olan ülke para birinleri arasında nasıl bir korelasyon var. US10Y neyi gösterir nasıl yorumlamalıyız yieldın yükselmesi veya düşmesi gelişmekte olan ve gelişmiş ülkeler için ne ifade eder?

    YanıtlaSil

  25. Dolar nasıl kuvvetli olmasın ki. Devlet dış borcumuz az diyor ama iç borçlanmanın kaynağının asıl kısmını bankaların dış borçlanması oluşturuyor. yurtdışından dolarla borçlanıp türk lirası olarak devlete borç veriyorlar. Bankaların yüzlerce milyar dolar ödemesi var gelecek yıllara ait. Aldığımız petrol, doğalgaz, ara malları, elektronik, yurtdışı tüketim malları hep dolarla.
    Ayrıca Devletin özkaynağı olmadığı için yap işlet devret tarzındaki ihalelerin finansman kaynağı da dolarla olunca, doğal olarak proje gelirleri de dolara endeksleniyor. Köprü geçiş ücetleri , nükleer enerji elektrik alım fiyatı gibi. Tabii bu sadece Türkiye için geçerli değil, diğer birçok ülke için de benzer bir durum söz konusu.
    Petrol 100 dolardan 35 dolarlara düştü. Dünya petrol piyasasının 3 trilyon dolarlık hacmi de düştü ama bunun dolara etkisi olmadı. Bence bu dünyada ne kadar muazzam bir paranın dolar olarak dolaştığının da göstergesi aynı zamanda.

    YanıtlaSil
  26. Hocam inancınızı sorgulama gibi olmasın ama,anladığım kadarıyla evrim teorisine inanıyorsunuz.Konuyla ilgili radikal de yazdığınız bazı yazıları da okudum,ama tam anlamadım inanıp inanmadığınıza.
    Hocam ben hem evrim teorisi ile ilgili hem de big bang teorisi ile ilgili bir çok kitap okudum.Darwin i de,Stephen Hawking i de okudum.Fakat bilimin açıklayamadığı bir konu var hocam :
    ZAMAN...Zamanın nasıl var olduğu? Biri zamanı başlatmış olmasa zaman kendiliğinden nasıl başlamış olabilir ki?...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evrim teorisi bir inanç meselesi değildir. Bilimde teori, aksi veya daha iyisi ortaya çıkıncaya kadar kabul edilen bir yaklaşımdır. Dolayısıyla bir teori inanç konusu olamaz. Çünkü inanç dogmadır, aksi iddia edilemez. Oysa evrim teorisi de diğer bilimsel teoriler gibi yenilenebilir bir yaklaşımdır.
      Zamanı biri başlattı dediğimiz anda bilim dışına çıkmış oluruz. Onun için inanç ile bilimi birbirinin yanına koymamak gerekir. Bilim açıklayamadığı konularda durur. Şu anki bilgi birikimimizle bunu bilmediğimizi söyler. İşin en güzel yanı da budur. İnsan neyi bilmediğini bilirse çok şeyi biliyor demektir.

      Sil
    2. Bilim açısından zaman üzerinde çok tartışılan bir konu. Çünkü gerçekten var olup olmadığı dahi bilinmiyor. Daha doğrusu, bizim kendi sağduyumuz ve günlük gerçekliğimizle adına zaman dediğimiz olgunun bizim algılayışımız dışında nasıl yorumlanıp nicelendirileceği belirsiz. Sıcaklık denen şeyi kendi algımız dışında ölçebiliyoruz. Atomlar bizden bağımsız olarak da işlemekteler. Ama zaman bu biçimde tam yorumlanamıyor. Bunun nedeni de yaratılmış olması değil. Zamanın başlaması zaten büyük patlama ile açıklanıyor. Yani nasıl tekillikten bir evren ortaya çıktı ise bunun sonucu (ya da yan etkisi) olarak zaman da ortaya çıkmıştır. Yani evrenin ortaya çıkışıyla ortaya çıkan bir olgudur. Zamansız bir evren var olamazdı çünkü zaman değişim demektir ve değişimin olmadığı bir evren söz konusu değildir.

      Sil
    3. Adız 01:05 belli ki hiç bilimsel kitap okumuyorsun.Zaman için'gerçekten var olup olmadığı dahi bilinmiyor.'' diyorsun da bu çok eskiden söylenen bir şeydi.Zamanın uzayda ve dünyada farklı şekilde akması zamanın varlığı olarak ispatlandı ve hemen hemen bütün bilimsel teorilerde de zaman kabul ediliyor.Zaman ortaya çık tı diyorsun da sanki fiziksel bir maddeden söz ediyormuşuz gibi konuşuyorsun.Bugün zamanın kendiliğinden ortaya çıktığını açıklayabilen hiçbir teori yoktur bunu bil,öyle internette dolaşan haberlere de inanma.

      Sil
    4. Zamani birisi baslatmadi. Zaman buyuk patlama ile ortaya cikti ve basladi. Bundan once zaman da yoktu. Zaman'in olmasi icin Entropi'nin olmasi gerekir. Entropi surekli arttigi icin zaman da surekli ileri dogru gider. Buyuk patlama dan once entropi olmadigi icin (cunku uzay da olmadigi icin) zaman da yoktu. Dolayisi ile sormaniz gereken soru zamani kimin baslattigi degil, buyuk patlama'nin neden olustugu (nasil olustugunu biliyoruz zaten). Brian Greene'nin Tubitak tarafindan yayinlanan guzel kitaplari var, bunlara bir goz atin. Buyuk patlama'nin evrendeki membraine'lerin (zarlarin) birbirine degmesi sonucu ortaya cikan enerji'den kaynaklandigini ve bundan sonra bizim bildigimiz evrenin ve zamanin olustugunu yaziyor. Peki bu zarlar nereden cikti diye sorarsaniz ona cevap verebilecek kimse yok ama "birisi onlari yaratip oraya koymus olmali" turu bir cevap kabul edilmiyor cunku bu bilimsel degil.

      Sil
  27. faizler inmeli. her ulkede eksi o faiz varken bu ummet niye faiz banka doviz lobisine calissin. islmami ekonomi kesinlikle sart. merkez bankasi cumhurbaskanligina baglanmali

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu dedikleriniz yasalarda yazılı olmasa da uygulamada olan durumu büyük ölçüde yansıtıyor zaten.

      Sil
    2. Ummet? Millet nereye gitti? Ummet kim? Bunu yazanin kafasinda jole var mi?

      Sil
    3. Yazışma dilinede hakim değilsiniz,diploma sahibi olabilir ama yetersiz birisiniz.

      Sil
    4. jole ne demek yahu siz de genel saygi gorgu ve adaba hakim degilsiz. yetrsizlik dile hakim olup olmamak sizin tekelinizde ogretinizde hic degil.

      Sil
    5. İslami ekonomi hristiyan ekonomi diye birşey yoktur ekonomi bilimdir din değil islamda dahil tüm dini inançların sosyal yaşamla ilgili kuralları(özellikle hukuki ve ikdisadi) ortaya çıktığı coğrafyanın ve zamanın şartlarına göre oluşmuş kurallardır yani tüm dönemleri kapsamaz. Eğer aksini düşünüyorsanız kadınların miras ve şahitlik gibi hususlarda erkekle eşit sayılmaması gibi çağımıza göre ilkel kalan bir durumu savunuyorsunuz demektir. Kuranda allahın bazı hükümlerinin zamanın şartlarına göre oluştuğunu ifade eden ayetlerde vardırmesela bakara 106 da biz bir ayetin hükmünü kaldırır yerine daha iyisini getiririz der. Buna islami litaratürde'nesh' dir Ayrıntılı bir şekilde araştırabilirsiniz.

      Enflasyonun olduğu bir ülkede faiz bir ihtiyaçtır. Enflasyon sıfıra yaklaşırsa ancak faiz sıfırlanabilir.

      Ekonomik aktivitelerin günümüzdeki kadar çeşitli ve likit olmadığı bir zaman ve coğrafyada ortaya çıkmış bir kuraldır faiz yasağı amacıda tefeciliği yok etmektir ancak her faiz tefecilik değildir faizle kira arasında ekonomik açıdan bir fark yoktur tefecilik bir bakıma bir evi değerinin 3-4 misline kiralamaktır ki bu bir borçtan %300 400 faiz almak gibidir ancak zaten böyle bir faiz yok. Böyle bir faize hem düzgün işleyen bir piyasa izin vermez hemde devletler..

      Sil
  28. Hocam, bazı MB ler negatif faiz söylemleri altının ons fiyatını yükseltti. Fed paranın altına gitmesi önlemek için faizi artırmak zorunda kalir mi ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fed'in derdi bu değil. Enflasyonda artış görüyorsa faizi artırır.

      Sil
  29. Mahfi bey oncelikle iyi gunler,

    Amerikanin en cok ithalat yaptigi ulkelere baktigimizda Kanada ve Meksika ilk iki sirada Fed in faiz artirirken dis ticaret aciginida goz onunde bulundurdugunu soylediniz bu durumda Fed in faiz artirirken usd/cad ve usd/mxn paritelerindeki degisimi kontrol ettigini ettigini soyleyebilirmiyiz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fed, asıl olarak enflasyona bakıyor. Ötekiler hep bununla ilişkili olarak dikkate alınıyor.

      Sil
  30. Hocam USDTRY kuru açısından değerlendirme yaparken USD/EM yani gelişmekte olan ülkeler diye düşünmek gerekli sizin de dediğiniz gibi. Geçenlerde okuduğum br raporda eğer Amerika 10Y tahvil getirisi yükselirse USD, EUR/against EM fx döviz kurlarında yükseliş görüleceği söyleniyor. Sizin değerli fikrinizi merak ediyorum? Amerika 10Y ile gelişmekte olan ülke para birimleri arasında nasıl bir korelasyon var? Amerika 10Y tahvili neyi gösterir, nasıl yorumlamalıyız, yield yükselmesi veya düşmesi gelişmekte olan ve gelişmiş ülkeler için ne ifade eder? Saygılarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ABD 10Y tahviline olan talebin artması demek bizim gibi gelişmekte olan ülkelerden çıkan paraların ABD'ye gidiyor olması demek. Fed'in faizi artıracağını tahmin edenler ABD 10Y a dönüyorlar. Bu ikili arasında böyle bir ilişki var.

      Sil
  31. Hocam abd'deki enflasyonun artmasi altinda nasil bi etki yaratir sizce ? Tesekkürler. Bir de hocam 20.000 tl var çok degil biliyorum ama sizce bono mu alsam yoksa sade mevduatli hesaba mi koysam ? Hiç bilgim yok bu konuda yardimci olursaniz sevinirim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben teknik analiz yapmadığım için bu konulara girmiyorum.

      Sil
  32. En iyi (teknik analiz ve finans dışı kategori) iktisatçı OSCAR'ını size verdiler. İsminizi söylediklerinde sahneye çıkmadınız?

    Niçin?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Duymazdan geldim. Yeter artık ödül almaktan işimizi yapamıyoruz.

      Sil
  33. Hocam herkese cevap vermeye çalışıyorsunuz.. Mütevaziliğiniz için teşekkür etmek istedim.. Cevabı yoktur belki zordur; bu hafta 'sizce' $/tl nasıl seyreder..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Teknik analiz yapmadığım için bu kadar kısa sürede USD/TL kurunun ne olacağını tahmin etme olasılığım yok ne yazık ki. Esasen bu gibi durumlarda teknik analiz de bunu açıklamaya yetmiyor.

      Sil
  34. Mahfi Hocam, Pound / Dolar da seyir ne olur? Düşünceniz nedir pound toparlayabilir mi kısa vadede

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yanıt bir üstteki yoruma verdiğim yanıtla aynı.

      Sil
  35. sayın hocam birgünde negatif faiz uygulamada başarılı olabilir mi negibi etkiler doğurur olması mümkün müdr?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Negatif reel faizin uygulamada başarılı olması için enflasyonun sıfır dolayında olması gerekir.

      Sil
  36. Yastik altinda 5bin ton altin haberleri dolasiyor. Bunlari kim uyduruyor? Hangi hesapla 5bin ton altindan bahsediyorlar, dahasi 5bin ton altin ne demek acaba haberleri var mi? Birakin yastik alti 5bin ton'u ben MB'nin kasasinda bile beyan ettigi rezervde altin oldugunu sanmiyorum. 10 yil gibi bir surede 300ton altini rezerve sokmak pek olasi gorunmuyor. Insanlar hesaplarinda altin goruyorlar belki ama o altin fiziksel mi degilmi ancak krizde veya iflasda belli olacak.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 5 bin tonu ben de okudum ve nasıl hesaplandığını bilmiyorum. Ama Dünya altın konseyinin raporunda Türkiye'deki yastık altı altın miktarının 3400 ton olduğunu yazıyor. Onlar nasıl hesaplıyor onu da bilmiyorum. Çünkü nasıl hesaplandığına ilişkin bir açıklama yok.
      Miktarı tam bilmek mümkün olmasa da Türkiye'de yastık altında ciddi altın stoku olduğunu tahmin ediyorum. Tabii bu stoka yalnızca külçe ve para şeklindeki altınlar değil, bilezik ve beşi bir yerde şeklindeki altınlar da dahil. Ve bunların yüzde 95'inin hiç bir zaman piyasaya çıkmayacağını düşünüyorum. Çünkü bunların çoğu Anadolu kadınının bir çeşit sigorta yatırımıdır.

      Sil
    2. Desinize milletin son kurusunda goz dikmisler

      Sil
    3. Rakamlara biraz anlam katmak acisinda, 22 ayar (90% altin) 20 gram ortalama bilezikten hesaplarsak, 5bin ton altin 280 milyon bilezik eder. Bu da sokaktaki her kadinin kolunda 9-10 adet bilezik olmasi anlamina gelir. Ne kadar olasi bilemiyorum. Ya birileri bu rakamlari desteksiz salliyor, ya da birileri ileride ciddi boyun fitigi ile karsi karsiya kalacaklar, cunku uyurken baslari cok yukarida kaliyor.

      Sil
  37. Hocam kurumlar vergisinin düz oranlı tarife yapısına sahip olması ve dar tabanlı olması nedeniyle otomatik stabilizatör olmadığı kanaatinde olan kaynaklar var.Buna rağmen vergi oranı sabit kalsa da kurum geliri arttıkça ödenen vergi miktarı da artıyor.Bu bakımdan ekonomik duruma göre değişkenlik gösteriyor.Sizin yorumunuz nedir? Cevabınız için şimdiden teşekkür ederim.Saygılar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir verginin otomatik stabilizatör olarak kabul edilebilmesi için gelir artışından hızlı artması veya gelir azalışından hızlı azalması gerekir ki gelirdeki değişimi dengeleyebilsin. O nedenle düz oranlı (kurumlar vergisi dahil) vergiler bu işlevi görmezler. Bizde otomatik stabilizatör işlevi görebilecek tek vergi gelir vergisi, harcama kaynağı ise işsizlik sigortası fonudur.

      Sil
  38. hocam
    1- "the big short" filming öneriniz üzerine yeni izledim.
    sonunda " in 2015, several large banks began selling billions in something called a " beskope tranche opportunity which according to bloomberg news is just another name for CDO" yazıyor. 2008 krizi cdo'lar ile ilgili olduğuna göre yine birileri önceden pozisyon mu alıyor?
    2- petrol öncü gösterge olabilir mi krizlerden önce genelde petrolde büyük düşüşler oluyor, sonra kriz çıkıyor.
    3- 2016 tahminlerinizde dolar 3.3 euro 3.6 demiştiniz. euro/dolar paritesi 1.1 de sabit mi kalacak yılsonunda anlamı çıkıyor?
    4- herkes - faize giderken fed 3-4 faiz artıramaz bence, siz ne düşünüyorsunuz?
    5- geçmişe bakarsak 100 senede 1 rezerv para değişmiş ve büyük savaşlar olmuş (1400'den beri) dolarda da 100 sene civarı oldu. tarih tekerrür eder mi?

    iyi ki varsınız, sağolun, varolun.
    saygılarımla

    YanıtlaSil
  39. Hocam peki sizin fed'in başına getirseler..

    Siz faizleri artırarak doların yükselmesine izin verir ve daha sonradan doların değerini düşürmenin yollarını mı arardınız ? mantıklı yol hangisidir sizce ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence Fed şu anda doğru olanı yapıyor.

      Sil
  40. Hocam, Turkiye'de baskilanan ve ertelenen bir TL develuasyonu takvime girdimi sizce ?

    YanıtlaSil
  41. Hocam, Turizm gelirleri malum, simdi ihracattaki dususu de goruyoruz, canli para akisi da jeop[olitik riskler ve genel belirsizlik yuzunden eskisi gibi degil peki bu ulkeye nereden para girecekki bu yatirimlar odenecek,TL nin guzlu seyri nereye kadar surer ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İşler karışık. Öte yandan bizdeki gündem tamamen farklı.

      Sil
  42. Gunumuz bankaciligindan katilim bankaciligina gecis bizi nasil etkiler, daha dogrusu katilim bankaciligi nedir, bu israr neden, faydalari ya da zararlari neler olabilir

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Katılım bankacılığı faizsiz olduğu için bizde o yöne bir eğilim var. Öte yandan uygulamaya ayrıntılı olarak baktığınızda uygulanan sistemin faizli sistemden hiç bir farkı olmadığını sadece adının faiz olmadığını görüyorsunuz. Neyse biz insanların tercihine karışmayalım. Yalnız ısrar bizi yanlış yerlere götürüyor tasarruflar düşüyor.

      Sil
    2. Faizsiz bankacilik, faizli bankacilik ile ayni kurallar icerisinde hareket ediyor, sistem ayni sistem.

      Aradaki farki merak ediyorsaniz dunyadaki siyasal islamin tarihine bakmaniz gerekir. Bugun dunya'da bati organizasyonlarini ornekleyen/kopyalayan ancak paralel bir sistem olusturma egilimi var ve bu sanildigi gibi kucuk bir akim degil, uluslararasi bir akim. 'Dava' denilen sey budur. Bu dava kendi finansal ve ticari sistemini batidaki organizasyonlara paralel olarak olusturmaya calisiyor. Fas'taki iktidar partisinin ismine ve gecmisine bakin. Bu tesadufu anlamaya calisirsaniz, ulkemizdesi siyasi yapinin, global buyuk bir yapinin sadece bir parcasi oldugunu gorursunuz.

      Sil
  43. Hocam "Konut Hesabı" olayına baktınız mı?
    Konut hesabı açıp aylık ya da üç aylık dönemlerle 5 yıl (asgari 3 yıl) düzenli ödeme (250- 2500₺ )yapanlar , ödeme tutarlarına bağlı olarak, konut satın alınca( %20'i geçemeyecek) 15 bin TL'ye kadar devlet katkısı alacaklarmış.

    Sizce burda bu şekil birikim yapmak mantıklı mı? 15000 ₺ çok az değil mi 5 yıl için. Bir defaya mahsus 30bin tl ile açılış yapabiliyormuşsunuz?

    -> Amaç ne acaba? Tasarrufu arttırıp (özendirip) yastık altındakini kayda almak mı? Çok mantıksız değil mi?

    30bin ₺ ile hesap açtık diyelim ayda 250 tl ile senede 3bin ₺ birikimle ne olacak? hangi ev alınacak? ev fiyatları yerinde mi sayacak.

    Bana çok mantıksız geldi. Sizin görüşünüz ne hocam?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Katilim bankaciligina kaydirma cabasi yersen

      Sil
    2. Tasarruf böyle artmaz. Ya da daha doğru bir ifadeyle beklendiği kadar artmaz. Faizi doğru vermeyince tasarruf artmaz.

      Sil
    3. Faiz haramdır diye diye dilimizde tüy kalmadı ama siz faizi doğru vermeyince...

      Yeter! Nedir sizlerden çektiğimiz!

      Sil
    4. Bizden çektiğiniz bir şey yok. Şikayetlerinizi faizi yerin dibine batırdığı halde indiremeyenlere iletin lütfen.

      Sil
    5. Faiz haramsa ev kirası da haram mantıklı düşünün biraz. Onu geçtik burası din devleti mi de devlet harama göre politika yapacak?

      Sil
    6. Bu millet her dini kuralın tüm zamanlara hitap etmediğini ne zaman farkına varacak bıtakın artık takım tutar gibi din tutmayı faiz ile kira arasında hiçbir fark yok anlayın artık taassupkar sorgulayın biraz..

      Sil
  44. Hocam Merhaba,
    Bahsetmiş olduğu USD TL kurunun inişli çıkışlı yapısına yönelik tavan ve taban seviyesi sizce genel olarak ne olur?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunu net olarak söylemek çok zor. Her gün her şey değişiyor. Ama benim yılbaşında yaptığım tahmin yılsonunda USD/TL kurunun 3,30 olacağı yolundaydı. Bunu değiştirmedim.

      Sil
  45. Hocam aym kararlarin sorgulanmasi yatirim negatif etkilemezmi? Malum biliyorsunuz karari

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Elbette etkiler ama konu sadece o değil. Birçok alanda kendi ayağımıza kurşun sıkmaya devam ediyoruz. Yabancının buraya yatırım yapmaması için elden gelen her şeyi yapıyoruz.

      Sil
    2. Bu gün yakınına uluslararası bir firmada işe referans olmak için gittiğim bir koyu iktidar taraftarı sanayici esnaf arkadaşım bile artık pes dedi.Yani çözülmeler demiyeyim ama biat sorgulanmaya başladı galiba.

      Sil
    3. Bir kararin sorgulanmasi ne diye yatirimi negatif etkilesin? Eger benzer kararlarin senelerce bekleyip, cimbizla cekilen kararlarin jet hiziyla cikmasi 'bu nasil adalet sistemi' diye yorumlanirsa, negatif etkileyebilir belki ama zaten buraya yatirim yapan buranin gelismekte olan ulke oldugunu ve buralardaki her kesim icin 'pragmatizm'in esas felsefe oldugunu cok iyi biliyor.

      Sil
    4. Elbette biliyor zaten onun için her yerde sıfıra yaklaşan faiz bizde bu kadar yüksek kalıyor. Her şeyin bir maliyeti var.

      Sil
    5. Elbete etkileri sen yargiya olan inanc sifira indir o zaman insanlar nasil inancak yargiya

      Sil
  46. sabit kur sisteminde ; ülke merkez bankası sabit düzeydeki kur seviyesini belirli seviyede tutmak adına eğer aşırı bir döviz talebi varsa piyasanın bu talebini piyasaya döviz arz ederek sabit kur seviyesini koruyabilir.fakat diyelim ki merkez bankasının elinde ki rezerv miktarı sınırlı ise, piyasada da aşırı miktarda döviz talebi varsa ve bankaların elinde ki dövizler de bu talebi karşılamaya yetmiyorsa banka gelen bütün döviz talabini karşılayamayacaktır. bir müddet sonra merkez bankası kuru yeniden ayarlamak adına develüasyon yapmak durumunda kalacaktır, burası tamam. Öyle bir ortamda dövizin kıt olduğunu bu sebeplede dövizin bankalar için de çok değerli olduğunu düşünürsek ,acaba TCMB develüasyon yapana kadar bankalar kendilerinde olan döviz varlığından , daha fazla gelen döviz talabinin tamamını karşılamama hakkına sahiptir diyebilirmiyiz?Yani açık bir şekilde yetkili kişilerden sermaye denetimi açıklaması gelmese bile bankalar sabit kur seviyesinde, gelen döviz talebinin ellerinde ki döviz miktarının bu talebi karşılayamayacağını öngörüyorsa ve dövizde böyle ortamlarda kıtlığından dolayı çok önemli olduğu için kişilerden gelen talepleri isterse karşılamayabilir diyebilirmiyiz ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. MB'nin elindeki rezervler talepleri karşılamaya yetmezse yapacağı bir şey yok. Bankalara kusura bakmayın deniz bitti der. Böyle bir ortamda karaborsa oluşur ya da MB devalüasyon yapmaya mecbur kalır.

      Sil
  47. Çok sayın hocam,

    Yazdıklarınız için çok teşekkürler. Bu yıl için GBP'nin yönü ile ilgili öngörünüz var mı acaba?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim.
      GBP ile ilgili spesifik bir tahminim yok. Ama Haziran'da AB'den ayrılma durumu olmazsa GBP yükselir diye tahmin ediyorum.

      Sil
  48. fedin dolar basimi suruyor mu hala?

    YanıtlaSil
  49. Merhaba hocam, aydinlatici yazilariniz icin cok tesekkurler oncelikle. Konuyla ilgisi yok ama size birsey danismak istiyordum. Bir Iktisatci icin en iyi kariyer meslek hangi kurumlardadir sizce? (Hazine, SPK...) Ve bu kurumlar icinde TUIK`in de sansi var midir Iktisat biliminde ilerlemek ve kendimizi gelistirmek icin.
    Cok tesekkur ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler.
      Bu seçim tümüyle sizin eğilimlerinize göre belirlenecek bir şeydir. TÜİK de iyi bir seçim tabii. Ama her şeyden önce siz ne olmak istediğinizi kararlaştırıp ona göre yön çizin.

      Sil
  50. Saygı deger hocam yazılarınızı takip ediyorum...Harran üniversitesi ikisadi ve idari bilimler fakültesinden selamlar yolluyorum sizlere...

    YanıtlaSil
  51. Merhaba Mahfi Hocam,
    Yılsonu için Euro tahmininiz 3.60 TL'ydi. Avrupa Merkez Bankasının uyguladığı parasal genişleme programı nedeniyle piyasada Euro bollaşacak ve böylelikle Euro'nun diğer paralar karşısındaki değeri düşmez mi? Aynı şey Fed'in QE programı süresince olmamış mıydı?
    (Sayenizde) Ekonomi ile ilgilenmeye yeni başladım. Umarım sorum çok yanlış bir soru değildir.
    Teşekkürler.

    YanıtlaSil
  52. Herşeyden önce kimse kimsenin inancını sorgulamamalı, yargılamamalıdır. İslam inancına göre bu tarz yargılama insanın kendisini Allah'ın (c.c.) yerine koymasıdır, bu duruma da şirk koşmak denir.

    Mahfi Bey'in inancını sorgulamak,tartışmaya açmak biz insanların uğraşması gereken bir konu değildir.

    Michael Gullien'e ait Dünyayı değiştiren beş denklem kitabını muhakkak okumanızı öneririm. Bu kitapta görürüsünüzki denklem sahibi bilim insanlarının dini inançları bilime katkı yapmalarına engel olmamıştır. Onlar, nasılsa herşeyi Allah yaptı, bizim bir araştırma yapmamıza gerek yok dememişler, bilinmeyenin mekanizmasını ortaya koymaya çalışmışlardır. Bilinmeyeni, bilinir ve dolayısıyla yönetilebilir, yönlendirilebilir bir hale getirmişlerdir.

    Sadece bu özellikle bile Müslüman dünyadan olumlu yönde ayrışmışlardır bana göre. Biz ise hala bilimsel düşünceyi, dinin önünde engel olarak görüyorsak vay bizim halimize.

    Günaha girmeyiz ki, canlı nasıl oluşmuştur sorusuna cevap aramakla? Bilimsel olarak yapmış olduğumuz ispatla Kur'ana, dinimize aykırı düşmeyiz ki.

    Tüm bilgilere 100 dersek; yüzde yüzüne sahip olmadan Allah vardır, yoktur demek bilimsel olarak da doğru değildir. Tüm bildiklerimiz belki de trilyonda bir bir blgiye eşdeğer. Ve aslında hiçbirşey bilmiyoruz bu orana göre. Belki de %99,99 bir bilgiye ulaşsak, hala bilimsel olarak ispata varamayacağız. Ancak %100 lük bir oranda bunun keyfine varacağız.

    Bilimin amacı Allah'ın olmadığını ispat etmek değil, bilinmeyenin mekanizmasını ortaya çıkarmaktır sadece. Bunu da başarabilmesi için kesin ispata dayalı gitmesi gerekir. İspat edemedikleri üzerinden gidemez. Örneğin bir ceza davasında, kesin bir ispatla suçluyu ortaya çıkarması gerekir. Ben senin katil olduğuna inanıyorum demekle, asıl suçluyu ortaya çıkaramazsınız. Adalet yerini bulmaz.

    Bu beş denklemi bulan bilim insanları Allah'a bir Mevlana kadar yakınlaşmışlardır.

    Zamanın ruhu bize ne anlatıyor biliyor musunuz? Bilimde ileri değilseniz, dininizi de yaşayamazsınız. Yaşayamayan İslam ülkelerini görüyorsunuz. En son örnek Suriye.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Katkılarınız ve değerli yorumunuz için teşekkür ederim.

      Sil
  53. Onur Ozan İşlek11 Mart 2016 14:40

    Gelişim Üniversitesi Ekonomi ve Finans 1 nci sınıftayım. Yazılarınızı ilgiyle okuyorum sayın hocam. Davet etsek bizim kampüse de gelir misiniz acaba ?

    YanıtlaSil
  54. Mahfi Bey, abd'nin natural rate of unemployment'i 5.3%. en son aciklanan veri 4.9% yani cyclical negatif unemployment var ve boom yasiyorlar. bir de gecmise bakinca unemlopyment rate'leri 4% ve 10% arasinda gidip geliyor. yani artik bu noktadan, 4.9%'den yukari degil de asagiya gitmelerini, ve recession'a girmelerini tahmin etmek yanlis mi olur? abd'de bu aralar yeniden 2001'deki gibi tech bubble'in patlayacagi konusuluyor. bu verilere bakinca sanki bu ihtimal cok uzak degil.

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...