17 Şubat 2016 Çarşamba

Okuduğum Kitaplardan Seçmeler

Son bir ayda okuduğum kitaplardan seçtiklerimi paylaşıyorum.

Alaeddin Şenel, Kemirgenlerden Sömürgenlere İnsanlık Tarihi, İmge Kitabevi:
Blogu sürekli izleyenler daha önce Alaeddin Şenel’in İlkel Topluluktan Uygar Topluma adlı kitabına birkaç kez değindiğimi, analitik düşünceyi geliştirmek isteyenlere rehber kitaplar arasında bu kitaba yer verdiğimi hatırlayacaklardır. Ne var ki çoğu okur, yeni baskısı olmayan bu kitabı bulamamaktan şikayetçiydi. Şenel’in Kemirgenlerden Sömürgenlere İnsanlık Tarihi adlı kitabı, diğer kitaptan çok daha kapsamlı, çok daha ileri bir kitap. İnsanın ortaya çıkışından bugüne uzanan sosyal ve kültürel evrime Marksist bir yaklaşımla bakıyor. Oldukça kalın (notları ve kaynaklarıyla birlikte 1108 sayfa) ve okunması kolay olmayan bir kitap. Buna karşın özellikle analiz yeteneğini geliştirmek, farklı açılardan olaylara bakmak isteyenler için biçilmiş kaftan.

Yuval Noah Harari, Hayvanlardan Tanrılara Sapiens (İnsan türünün kısa bir tarihi), Kolektif Kitap yayınları:
Harari’nin insanın sosyal ve kültürel evrimini biyolojik evrimiyle harmanlayan 408 sayfalık bu kitabı hem bilgi dağarcığını geliştirmek hem de olaylara farklı bir açıdan bakmak isteyenler için son derece yararlı bir kitap. Bu kitapta da insanın analiz yeteneğini zorlayan, kabul sınırlarını aşan gerçekler yer alıyor. İnsanın nasıl bir sosyal ve kültürel gelişim serüveni geçirdiğini, çeşitli aşamalarda ve değişik yer ve koşullarda nasıl farklar oluştuğunu anlamadan ekonomi gibi bilimleri yerli yerine oturtmak kolay değil. Tarihi ikiye ayırarak incelemek mümkün: İlki milattan önce 3000’e kadar giden dönem (ki bunu milattan önce ve milattan sonra diye ikiye ayırıyoruz), ikincisi de milattan önce 3000’lerden daha gerilere giden dönem (ki buna zaman öncesi deniyor.) Harari bu kitabında bize insanın, zaman öncesinden yani ortaya çıkışından başlayarak bugüne kadar geçirdiği gelişimi anlatıyor. Bunu basit bir dille anlatırken de sosyal bilimlere ışık tutuyor. Piyasadaki ününü hak eden bir kitap ve kesinlikle okunmaya değer.

Ahmet Hamdi Tanpınar, Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Dergâh Yayınları:
Ahmet Hamdi Tanpınar, babamın Kadıköy Maarif Lisesinde edebiyat öğretmeniydi. Çok severdi babam Tanpınar’ı, bütün kitaplarını okumuştu. Onu o kadar çok dinledim ki babamdan ben de Sartre, Camus, Dostoyevski, Steinbeck veya Solohov’un kitaplarına ara verip Tanpınar’ın bir kitabını okumam gerektiğini düşünür oldum. Babamın kitaplığında Tanpınar’ın bütün eserleri vardı. O kitapların arasından Saatleri Ayarlama Enstitüsünü seçtim. Lise birdeyim. Neden bu kitabı seçmiştim de örneğin Huzur’u ya da Beş Şehir’i seçmemiştim? Kitabın adı ilgimi çekmişti de ondan. Kitabı okudukça o kadar etkilendim ki öteki kitaplarının da bazılarını okudum Tanpınar’ın. Tabii bunları okuyacağım derken de derslerimi ihmal ettim. Ama hiç şikâyetçi değilim. Yaşamım boyunca bu kitaplar bana ufuk açtı. Geçtiğimiz günlerde yeni baskısını aldım Saatleri Ayarlama Enstitüsünün ve bir kez daha okudum. İnanılmayacak kadar özgün bir eser. İkinci okuyuşumda da aynı keyfi alarak okudum. Kitabın sonlarına gelirken eğer bugünkü olanaklar zamanında olsa da eserlerinin tanıtımı yapılsaydı Ahmet Hamdi Tanpınar Nobel edebiyat ödülünü alırdı diye düşündüm. Saatleri Ayarlama Enstitüsü bir başyapıt. Herkesin okuması gereken bir eser.

Nigel Warburton, Felsefenin Kısa Tarihi, Alfa yayınları:
Bu kitabı okurken gençliğimde, Mülkiye’de öğrenciyken, Bertrand Russel’ın 3 ciltlik Batı Felsefesi Tarihiyle nasıl uğraştığım geldi gözümün önüne. Kelimelerin Türkçe karşılıklarını mümkün olduğunca kullanmaya çaba göstermeme karşın kitabın ağırlığı bir yana aşırı öztürkçe çevirisi ne kadar yormuştu beni. Bu kitap, felsefe gibi çoğumuza ürkütücü gelen bir alanda popüler bir sunum yapmayı başaran ender kitaplardan birisi ve piyasadaki ününü hak ediyor. Felsefe tarihi kitaplarını okumuş olanlar için hatırlamaya dönük bilgiler sunuyor. Felsefe tarihi okumamış, konuyla doğrudan ilgilenmeyen ama merak edenler için de öz ve kolay anlaşılabilir bilgiler sunuyor. Hızlıca okunabilecek ve insana yol gösterecek bir kitap (359 sayfa.)

Nazmi Karyağdı, Vergi Satan Adamlar, Maliye Hesap Uzmanları Derneği yayını:
Vergicilik mesleğinin en üst düzeyinden (Hesap Uzmanlığından) yetişmiş olan Nazmi Karyağdı, bir yandan mesleğini yaparken bir yandan da hobi olarak bir siteyi (Vergi Algı) yönetiyor ve yazıyor. Yazılarında vergi gibi sevimsiz bir konuya esprili bir yaklaşım yapıyor. Vergi Satan Adamlar adıyla bir kitap yazdığını ve benden de bir önsöz yazmamı istediğinde hiç şaşırmadım, çünkü sitede yazdığı yazıların sonunda böyle bir kitaba giden yolu açacağını biliyordum. Ekonomi, maliye, işletme, muhasebe, vergi gibi konularla masanın bu tarafında ya da öteki tarafında bulunanlar için çok güzel anekdotlar, saptamalar, rehberler olan bir kitap (156 sayfa.) Verginin soğuk yüzünün nasıl ısıtılabildiğini görmek için bu kitabı okumak gerekiyor.

Hüseyin Şen, İsa Sağbaş, Vergi Teorisi ve Politikası, Ankara (isasagbasotmail.com):
Şen ve Sağbaş son derecede iyi bir vergi kitabı yazmışlar (485 sayfa.). Okuduklarım içinde en iyilerinden birisi diyebilirim. Özellikle kamu maliyesi ve ilgili alanlarda görev yapanların, ekonomi, işletme ve maliye öğrencilerinin mutlaka okuması gereken bir kitap. Bununla birlikte kitabın popüler bir kitap değil bir ders kitabı niteliğinde olduğunu vurgulamam gerekiyor. Yani bir yandan çayınızı, kahvenizi içerken bir yandan da bilgisayarınıza veya televizyona bakarak okuyacağınız bir kitap değil. Zaman ayırıp ders çalışır gibi okumanız gerekiyor. Konuya çok yakın olmayanlar için önerim önce benim Kamu Maliyesi kitabımı okuyup sonra bu kitabı okumalarıdır. Zaman ayırdığınıza pişman olmayacağınız bir kitap.

Mehmet Aziz Ermer, Verimsizlik Tuzağından Çıkış, Bursa:
Özel kesimde birçok şirkette üst düzey görevler yapmış olan Mehmet Aziz Ermer, Türkiye’nin en ciddi sorunlarından birisi olan verimsizlik sorununa eğiliyor bu kitabında (220 sayfa.) Özel kesimde yaşadığı deneyimlerden hareketle Türkiye’nin içine düştüğü orta gelir tuzağının arkasında bu verimsizliklerin yattığı gerçeğinden yola çıkarak bu verimsizlik tuzağını aşmak için bir model öneriyor. Pek çok doğru teşhis ve önerinin yer aldığı, yılların deneyimini aktaran özel bir kitap.   

66 yorum:

  1. Hocam Nigel Warburton'ın kitabı benim de ilgimi çekti.
    Kitap çok kısa olmasına rağmen bugüne kadar ün yapmış felsefeciler
    ve görüşleri hakkında öz bilgiler içeriyor.
    Dost sohbetlerinde felsefi konuların açılması ihtimaline karşı
    en azından olaya yabancı kalmamamızı sağlayan bir rehber diyebilirim :)
    Ayrıca bu kitabın bir diğer faydası da, felsefeye bugüne kadar
    gereken önemi vermemiş fakat bu kitabı okuduktan sonra konuya
    merakı artmış kişiler için daha detaylı araştırmalar ve okumalar
    yapmasınının yolunu açmasıdır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok doğru, bu kitap başlangıç için oldukça ufuk açıcı.

      Sil
  2. Hocam gunaydin, kitap onerileriniz de yazilariniz kadar faydali oluyor, devam etmeniz dilegiyle iyi calismalar dilerim.

    YanıtlaSil
  3. Son bir ayda daha fazla okudunuz ve bunları mı seçtiniz hocam? Günde kaç saat okursunuz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Günde bazen 2 bazen 3 saat okurum. Bazı günler 6 - 7 saat okuduğum bile oluyor.

      Sil
  4. Kitap hatırlatmanız sakin bir Liman gibi oldu.Sağolun hocam.

    YanıtlaSil
  5. Hocam gerçekten kitap onerileriniz ve kitaplar hakkındaki aciklamalariniz öyle faydalı oluyor ki.

    Benim durumumda olan çok insan vardir diye düşünüyorum. Kitap okumaya hevesli fakat doğru kitaplarla baslamaya ihtiyacı olan. Çünkü insan yanlış kitaplari secerse okumaktan soguyabilir ve de bu çok tehlikeli bence.

    Sayesinizde daha doğru kitaplar seçmek adına fikrimiz oluşuyor.

    Umarım yazilariniz gibi bu aylık okuma yazıları da devam eder.

    Hiç eksik olmayın. A.D

    YanıtlaSil
  6. Hocam elinize sağlık çok faydalı bir yazı olmuş.
    Ben hayatımda korsan kitap almadım ama eski kitaplar için internette bulursam indirmekten başka çare kalmıyor. Alaeddin Şenel’in İlkel Topluluktan Uygar Topluma adlı kitabını googleda aratırsak kitap pdf olarak karşımıza çıkıyor.
    Sapiens kitabı hakkında da bir katkı yapmak isterim. Kitapta şunları fark ettim. İlkel dediğimiz insan devamlı tetikte olmak gerekliliği dolayısıyla bizden akıllı görünüyor ve bedensel olarak da haliyle bizden kat be kat önde. İnsanların sağlık için dış mekanda fiziksel aktiviteye önem vermesi gerekiyor sonucunu bir kez daha çıkarttım. Atam sağlam kafa sağlam vücutta bulunur diye boşuna söylememiş. Göçebe topluımlar bizim gibi mülkiyet kavgasında olmadığı için iletişimleri grup içinde epey kuvvetli gibi anlıyorum (grubun devamlılığı için yapılan kötü şeyleri çıkarırsak) Ayrıca tek tip beslenme (mesela buğdayın evcilleştirilmesi) bizim için bir büyük bir tuzakmış, maalesef buna mecbur kalınmış. Canan Karatay da bu konuya çok değiniyor diye çok eleştiri alıyor biliyorsunuz… Velhasıl kelam hangimiz daha ilkel beni biraz düşündürdü açıkçası. Kitabın dili de çok güzel. Akşam yatmadan okunursa "hadi bir sayfa daha okuyayım" durumuna düşülüyor..
    Saygılar Hocam

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Katkılarınız ve paylaşımınız, için teşekkür ederim.
      İnsan normal olarak hayvanların yaptığı aktivite için programlanmış bir yaratık. Onbinlerce yıl öyle de yaşamış ve genleri ona göre programlanmış. O nedenle şimdi masa başa başında sırtımız ağrıyor, belimiz tutuluyor, boyun fıtığı oluyoruz v.s

      Sil
  7. Hocam konuyla alakasız olacak ama Japonya'da tarihte ilk defa bankalar arası gecelik borçlanma faizinin negatif olmuş. Böyle bir durumda bir banka diğerine neden borç verir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Vermiyorlar zaten vatandaşa yöneliyorlar. Amaç da bunu yaptırmak. Ama kimse kredi almak istemezse yapacak fazla da bir şey yok.

      Sil
  8. Hocam kredi kartının yaygınlaşması is lm modelinde milli geliri arttırır mi azaltir mi işin içinden cikamadim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kredi kartının yaygınlaşması genişletici para politikası işlevi görür, LM eğrisi sağ kayar, milli gelir artar (teorik ifade)

      Sil
  9. Saatleri Ayarlama Enstitüsü ile ilgili her yazdığınıza katılıyorum Mahfi Bey. Bir fikrinizi sormak isterim kitap içinde geçen bir parça ile ilgili. Hani Hayri bey Teyzesine istatistiki olarak kullanmak için bir kağıda ince renkli çubuklar çizdiriyor, hatırlarsanız. Tanpınar'ın istatistiğin kullanımı ile ilgili bu iğnelemesi, ironisi harika gelmişti bana. Siz ne dersiniz.
    Teşekkür ederim. Saygılarımla,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen, kitabın çarpıcı birçok yeri var, bu da birisi.

      Sil
  10. son 1 ayda okudum kitaplar

    mikroekonomi -mahfi eğilmez
    makro ekonomi - mahfi eğilmez
    ekonomi politikası - mahfi eğilmez ercan kumcu
    Bir ekonomik tetikçinin itirafları ( blogda bırı tavsıye etmişti ehhhh işteeee )
    İskender Pala - Şah ve Sultan ( hafif taraflı ) ( ama şii sunni olayları hakkında bıraz olsun bılgı alabilirsiniz )
    Barton Biggs - Hedge Cambazları.

    Sağlam okudum :P

    YanıtlaSil
  11. Kurt Gödel'in eksiklik teoremi, iktisatta uygulanıyor mu?

    YanıtlaSil
  12. Hocam
    Uluslararası ekonomi kitaplarında cari açık ile kur arasında ki ilişkiye yönelik şöyle bir açıklama var; deniyor ki cari açık artarsa kurlar artar.fakat hocam birde bu işin arz tarafı yokmudur. Yani örneğin ortada 40milyar $'lık bir cari açık varsa döviz talep eğrisi bu miktar kadar sağa kayacak demektir. Ayrıca ortada 40milyar$ Lık bir açık varsa en az bu tutar kadar semaye ve finans hesabında fazla vardır. Buda döviz arz eğrisini sağa kaydıracaktır. Sonuç olarak cari açık verilmeden önceki döviz kuru seviyesine gelinecektir.yani vardığım sonuca göre cari açık kuru artırmıyor diye düşünüyorum. Çünkü ne kadar açık varsa o miktar kadar da döviz arzı vardır. Cari açıktan dolayı döviz talebi sağa kayarken, cari açığın finansmanından dolayı da döviz ar eğrisi sağa Kayarak döviz kuru değişmeden kalır. Eksik düşündüğüm yada atladığım yer neresi ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence düşünceniz doğru ama uzun vadede doğru. Kısa vadede bu ayarlanmalar hemen olmaz o nedenle açık oluşabilir ve kur düzeylerinin eşitlenmesi zaman alabilir. İşte o arada yapılan ölçümlerde düzeyler farklı çıkar.

      Sil
  13. Sayın hocam öncelikle değerli paylaşımlarınız, yazılarınız, tavsiyeleriniz için teşekkürü bir borç biliyorum size bu konuda müteşekkirim, kalemize sağlık.
    Benim izninizle ufak bir sorum olacaktı ;
    Ekonomistlerin neredeyse hepsinin fikir birliğine vardığı konu cari açığın yüksek olmamasına yöneliktir.işin mantığını kavramak açısından soracak olursam; ekonomistlerin yüksek boyutlarda cari açığa karşı çıkmasının nedenini, bir gün gelirde her zaman ki verilen cari açık tutarı kadar parayı dışardan bulamaz isek hem üretim için gerekli malları ithal edemeyerek üretime sekte vurulur, hemde kurların yükselmesi sebebiyle işin üreticiler yönünden maliyet tarafıda artacağından, arz şoku sebebi ile gerek fiyatların yükselmesi Gereksede üretimin düşmesi sebebi ile üretici sektörler rekabet açısından güç kaybederler.bu sebeplede ülkenin büyümesi düşerek işsizlik artar. Bu gerekçelere dayanarak mi cari açığın düşürülmesi savunulmaktadır? Yoksa başka temel gerekçelerde varmıdır?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim.
      Cari açık oluşabilmesi için onu finanse edecek durum da olması lazım. Yani cari açık bütçe açığı gibi önce açık verilip sonra finanse edilen bir büyüklük değil. Açık ile finansman birlikte yürüyor. Diyelim ki ithalat yapacaksınız ama bunu finanse edecek döviziniz yok o zaman iki durum var karşınızda: (1) İthalattan vaz geçeceksiniz. (2) Bu ithalatı yapacak miktarda borç bulacaksınız (ya da birisi size malını vadeli satacak.) Yani finansmanı bulabilirseniz cari açık verirsiniz.
      İktisatçıların cari açığın büyümesini istememesinin nedeni sürekli borcu artıran bir yapıya neden olmasındandır. Borç arttıkça bu kez size borç verecek yeni kurumlar ve kaynaklar bulmanız zorlaşır. Faizler artar.

      Sil
    2. Faizler artar derken, bahsettiğiniz borcu 'elde edebilmek', 'satın alabilmek' için daha yüksek oranda faize katlanmaya mecbur olmayı mı kastediyorsunuz?

      Cari açığı yüksek olan bir ülkeye, uluslararası organizasyonlar, yabancı organizasyonlar, yabancı bankalar, yabancı şirketler vs., 'bu ülkenin cari açığı yüksek gözüküyor, bunlara para verirsek bize geri ödeyemeyebilirler. En iyisi, bu cari açığı yüksek olan ülkelere faizi yüksek tutalım. Eğer yüksek faizle geri ödeme yapmaya razı geliyorlarsa kendilerine güveniyorlar demektir, bu da bizim teminatımızdır.' demek mi istiyorlar?

      Sil
  14. Hocam;

    Esnek kur sisteminde döviz talebi döviz arzını aştığında kurlar yükselir ve bu sayede hem arz edilen döviz miktarı artar hemde talep edilen döviz miktarı azalarak kur daha yüksek seviyede dengeye gelir.
    Peki sabit kur sistemi için şunu diyebilirmiyiz;
    sabit kur sisteminde ; ülke merkez bankası sabit düzeydeki kur seviyesini belirli seviyede tutmak adına eğer aşırı bir döviz talebi varsa piyasasın bu talebini piyasaya döviz arz ederek sabit kur seviyesini koruyabilir.fakat diyelim ki merkez bankasının elinde ki rezerv miktarı sınırlı ise, piyasada da aşırı miktarda döviz talebi varsa ve bankaların elinde ki dövizler de bu talebi karşılamaya yetmiyorsa banka tl verip döviz almak isteyenlerin taleplerini karşılamama hakkına sahiptir diyebilirmiyiz? Yani açık bir şekilde yetkili kişilerden sermaye denetimi açıklaması gelmese bile bankalar sabit kur seviyesinde, gelen döviz talebinin ellerinde ki döviz miktarının bu talebi karşılayamayacağını öngörüyorsa gelen talepleri karşılamayabilir dersem yanılırmıyım ?

    Hocam son olarak pazar günü akmerkezde imza gününüz varmış diye duydum teyit etme amaçlı sormak istedim pazar günü belirtilen yerde olacakmısınız yoksa yanlış bir duyummu aldım? Eğer imza gününüz olacaksa kitaplarınızı sırtıma yükleyip gelmeyi düşünüyorum
    Saygılarımla

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet tabii MB böyle bir durumda döviz taleplerinin hepsini karşılayamaz. Ama bunun sonucunda döviz karaborsası doğar ve MB'nin sattığı dövizleri alanlar bunları daha pahalıya ikinci elden satmaya başlarlar. Bu baskılar altında MB devalüasyon yapmak zorunda kalır.
      Pazar günü değil 27 Şubat Cumartesi günü Akmerkez Remzi Kitabevinde imza günüm var. Beklerim. Sevgiler.

      Sil
  15. hocam merhaba, son bir ayda okuduklarınızdan seçtikleriniz bu kadarsa, bir ayda toplam okuduklarınız ne kadar? bunu nasıl başardığınızı da anlatırsanız örnekleme yaparız.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bende merak ettim hocam. Hızlı okuma tekniği ile mi okuyorsunuz ?

      Sil
    2. Aslında hızlı okuma tekniği ile okumayı sevmiyorum çünkü ben zaten hızlı okuyorum.

      Sil
    3. Hızlı okuma tekniği diye bir şey yoktur arkadaşlar.

      Woody Allen'ın da tecrübe ettiği üzere, hızlı okuma tekniği denedim, Tolstoy'un bir kitabını okudum, sonuç: Olay Rusya'da geçiyordu...

      Sil
    4. Hocam, Anlatılanlara göre, Sülayman Demirel hızlı okuma dersi sayesinde dakikada 1800 kelime okuyabiliyormuş. Sanıyorum sizin okuma persormansınız da Süleyman Demirel'e yakın olmalı.

      Sil
  16. Daron Acemoğlu- James Robinson -Ulusların Düşüşü- Ben Sapiens'den sonra bu kitabı okudum. Tavsiye ederim.

    YanıtlaSil
  17. Sapiens ve uluslarin düşüşü okunduysa tüfek mikrop çelik olmazsa olmaz! Bilim kurgu ve parçacık fiziğine ilgi duyan polisiye romancilar üç cisim problemini incelerlerse pişman olmazlar. Yaşasın kitap okumak :) Hayatta keyif veren ama yasa dışı, ahlak dışı ve kilo aldırıcı olmayan nadir eylemlerden.. Mahfi hocama ve katkıda bulunan tüm kitap dostlarına selam ve sevgiler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tüfek, Mikrop ve Çelik'i okudum. Çok iyi kitap. Ama bence bunların en iyisi Alaeddin Şenel'in kitapları.

      Sil
  18. Hocam merhaba size bi sorum olacakti
    Ekonomi Politikasi adli kitabinizi okurken kafama takildi."Devletin merkezden ne isim altinda olursa olsun kredi almasi yasaklanmistir."Peki hocam devlet hazine kagitlariyla merkezden borclanabiliyor mu?bu konu hakkinda kisaca bilgilendirirseniz cok sevinirim.
    Yazilarinizi takip ediyorum ve cok sey ogreniyorum bunun icin de ayrica tesekkur ediyorum hocam...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. TCMB, dünyadaki birçok MB gibi Hazine'den kağıt satın alabiliyor. Bunun da Hazineye açılmış dolaylı kredi olduğunu iddia edenler ve yasaklanması gerektiğini savunanlar var. Bir süre sonra bu da yasaklanabilir diye düşünüyorum.

      Sil
  19. hocam merak ettigim bazi merkez bankari ornegin isvicre mevduata eksi faiz veriyor. Diyelim ki siz mevduata eksi faiz veren bir ulkede calisiyor ulkenin en populer bnkasi A bankasinin bankamatik kartini kullaniyorsunuz maasiniz o bankaya geliyor oradan da iste siz kiranizi faturalarinizi cocuk okul taksitlerinizi kisaca cari harcamalarinizi hem online hem de bakkala giderken bankamatik kartinizdan oduyorsunuz her ay da bir miktar para artiyor ornegin 100 lira dokunmuyorsunuz banka hesabinizda para kaliyor birikiyor. bir yil sonunda ciddi bir miktar paraniz birikmis oluyor 1200 lira kisaca mevduata para yatirmadan gelir gider dengesi icinde artan paraniza dokunmuyor bankamatikte banka hesabinizda bekletiyorsunuz bu durumda mevduata eksi veren merkez bankalari bankalar araciligi ile bu paranizdan para alir mi ? isin asli astari bu mudur? yoksa bildigimiz turden siz belli birkimizinizi bankaya verip mevduata kisa ve/veya uzun vadeli faizden mevduata verenlerden mi eksi faiz aliniyor su an.

    Cevap verirseniz sevinirim. hocam dostoyevski okur musunuz ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet eksi faizin anlamı bu. Yani banka kendisinden tuttuğunuz tutar için vade sonunda sizden bir bedel alıyor. Diyelim ki faiz eksi ve siz bankaya 1 yıl vadeli % 1 ise 1200 lira yatırmışsanız o zaman baka yıl sonunda 12 lirayı düşüp hesabınızdaki 1200 lirayı 1,188 lira olarak gösterecek demektir.
      Dostoyevski'nin Suç ve Ceza'sını, Karamazov Kardeşler'ini ve Yeraltından Notlar'ını okudum.

      Sil
    2. yani su demek kisaca hic bir gunahi ve sevabi yokken siradan bir calisan kolaylik olsun modern odeme araci kayitli ve gelen giren cikani gormek kolay olsun diye banka karti kullaniyor maasi bu karta yatiyor tum cari harcamalarini online olsun kasada odeme olsun bu banka karti ile yapiyor haseblkader yil sonunda harcamadigi paradan banka tipki fazla parasi olup evinde kasada yastik altinda duracagina banka dursun olursa faiz fon gelirimizde olsun guvende kalsin diyenle eksi faiz diyerekten banka eksi faiz oraninda para alaraka her ikisine de ayni muameleyi goruyor umarim yanlis anlamadim.

      Simdi bu durumdan yola cikarak
      1) banakalar nicin eksi faiz bizi batirir diyor sonucta gunumuzde buyuk cogunluk maasini cari harcamalarini bu kartlarla yapiyor bankada hem kart parasi hizmet bedeli alarak hem de firsattan istifade ederek eksi faiz munasibetiyle paranin eksi faiz nispetinde bir bolumune el koyuyor bu bankalar icin ayrica bir gelir firsat olmaz mi?
      2)eksi faizle tasarruf eden malum cezalandiriliyor anladik da eksi faiz uygulayan ulkelerde malum deflasyon var talep kaynakli durgunluk var parasi cok olan belki yil sonunda biriken 1200 lira ile bir yatirim ya da bir tuketim harcamasi yapacak bir plani var malum fiyatlarda dusuyor diyerekten boyle bir hevesi arzusu var ama bu para kirpilarak bu harcama bloke edilmez mi edilse bile bu harcamanin capi boyutu kucultulmez mi eksi faiz yoluyla. Bu da deflasyonu harcama egilimini az da olsa kirmaz mi tasarruf edenler icin konusuyorum tabii.?

      Sil
    3. (1) Bildiğim kadarıyla dünyada hiçbir ülkede vatandaşa eksi faiz uygulanmıyor. Sadece MB ları bankalara, paralarını kendisine getirmesinler vatandaşa kredi versinler diye bankalar mevduatına eksi faiz uyguluyor ki vatandaşa kredi versinler diye.
      (2) Ben de aynı kanıdayım. Faizin sıfıra ya da eksiye düşürülmesi harcamayı iyiden iyişye düşürüyor. Çünkü insanlar faizin daha da düşeceğini beklemeye başlıyor ve harcamayı tamamen azaltıyorlar. Fed faizi artırmaya devam etse bence harcama artacak.

      Sil
  20. Hocam akerlofla shillerin yazdığı animal spirits'i okudunuzmu?

    YanıtlaSil
  21. Hocam, Suriye'de kimin izi nerede belli değilken, savaşa koşar adım girmek akıl kârı değil! Ve hatta, hiçbir türlü savaşı istemek bugün mümkün değil!

    Eğer, yarın öbür gün, Türkiye'nin Suriye'de savaşa girip girmemesi ile ilgili bize (vatandaşa) soru sorarlarsa HAYIR! diye bağıracağım!

    Siz ne cevap vereceksiniz hocam?

    YanıtlaSil
  22. Süper bi liste; teşekkürler :-)

    YanıtlaSil
  23. Uğraşlarım sonucu bulduğum için burada da paylaşayım istedim, Vergi Teorisi ve Politikası kitabı için "hsenkitap@gmail.com" ile iletişime geçebilirsiniz. Mart başında ikinci baskısının çıkacağını öğrendim, 27,5TL de fiyatı var.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hocam hüseyin hocanın yayınları hep iyidir. ben maliye öğrencisiyim.yıldırım beyazıt maliye bölümünde yayınlarını okutuyor. çoğu sayısal ekonometri pek anlamıyoz :) ama hoca açık ara çok iyi bir maliyecidir. hocam sizi yıldırım beyazıt maliye bölümüne bekleriz . saygılar hocam...

      Sil
  24. hocam geçenlerde odakitap.com dan Alaeddin Şenel’in İlkel Topluluktan Uygar Topluma adlı kitabını bulup aldım tesadüf,daha okumadım.ilk bunu okuyup insanlık tarihini de ileride mi okuyayım?

    YanıtlaSil
  25. Michel Foucault un -deliliğin tarihi, -hapishanenin doğuşu kitaplarını okudunuz mu? bu kitaplar analitik düşünceyi geliştirir mi ?

    YanıtlaSil
  26. Hocam imza gününüze geçmişte aldığımız kitaplarınız ile katılabilir miyiz?

    YanıtlaSil
  27. Bilginin paylaşıldıkça çoğaldığını gösteren kişilerdensiniz..Sizi çok seviyor ve takdirle takip ediyorum Sn. Eğilmez..

    YanıtlaSil
  28. Mahfi bey merhaba,

    Dünya ekonamik verileri (toplam üretim ,cari dengeler,ihracat rakamları).Gelecek ile ilgili kısa ve uzun vadeli beklenti ve teoriler.Üretimin robotlaşması ,4. sanayi devrimi ile toplumların istihdam durumu ve teoriler konusunda kitap(lar) önermenizi rica edebilirmiyim

    YanıtlaSil
  29. Hocam tez olarak: "Dinlerin bir ülke ekonomisi üzerindeki etkisi,ülkenin gelişmişliğini nasıl etkiler." Sizce nasıl bir konu olmuş. Ödevi kendim seçtim...Önerecek kaynak tavsiyeniz varmı,araştırıp bakmak için... Saygılarımla hocam şimdiden teşekkürler...

    YanıtlaSil
  30. Teşekkürler Hocam...Kaliteli bir liste, çok faydalı olacak. Diğer önerilerinizi ve kitaplarınızı da sabırsızlıkla bekliyoruz.

    YanıtlaSil
  31. Hocam merhaba,

    Yeni kitap önerilerinizi merakla bekliyoruz. Artık kitap alım listemizi sizin önerilerinizle oluşturuyorum:)

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...