23 Haziran 2016 Perşembe

Bir Okurun Yorum - Yazısı

Bu blogda yalnızca ben yazı yazıyorum. Buna bugüne kadar hiç bir istisna uygulamadım. İlk kez bir okurumun, Hasan Güloğlu'nun bu blogla ilgili değerlendirme yazısına yer veriyorum.


 Mahfi Eğilmez'le Sihirli Sayılar / Hasan Güloğlu


MAX.
MIN
ORT.
2012
Mart- 18
Temmuz- 10
14,25
2013
Ocak ve Aralık- 13
Haz. Ekim, Kasım- 8
10,08
2014
Eylül- 15
Temmuz- 9
12,42
2015
Aralık 21
Temmuz- 10
14,08







Bugün Mahfi Eğilmez hocamın yazılarını baştan sona birleştirirken bazı çıkarımlar yapabilmeyi düşündüm ve ortaya bu sonuçlar çıktı. Blogu ekonomik bir hazine olmanın yansıra sosyal hayata dair de büyük bir kaynaktır. Ülkede yaşanan sevinçler üzüntüler harflerde rakamlarda vücut bulmuştur. Bu yazıyı eğlenerek yazdım umarım Mahfi Hocam da eğlenerek okur.

Mahfi hocanın yazı sayıları incelendiğinde blogda yazı yazmaya çok hevesli başladığı görülüyor.  2011’in son ayında yazmaya başlayan Mahfi Eğilmez ilk sene yakaladığı ortalamayı onu izleyen 3 senede tutturmayı başaramamış. 2016 verileri tamamlanmadığı için bu yıl hakkında yorum yapamıyoruz. 6 aylık verilere bakmak belki bu yıl için bize bir ışık tutabilir.

İLK 6 AYDA MAHFİ EĞİLMEZ “KENDİME YAZILAR” BLOGUNDA TOPLAM YAZI SAYISI
2012
93
2013
63
2014
72
2015
81
2016-Net Değil
62-Net Değil

Bu tablodan da görüleceği üzere Mahfi hocam 2012’deki başarısına ulaşmak için yılın ikinci yarısında daha fazla efor sarf etmesi gerekecek. Bu yıl yaşadığı yazı sayısındaki düşüklüğü kitap çıkartarak karşılayacağı için performans düşüklüğü normal seviyelerde görülebilir.

Mahfi Hocamın bir de mevsimlerden nasıl etkilendiğine bakalım. Öğrenciler genelde yaz aylarında ders çalışma isteğini kaybederler. Sıcaktan mayışma diye tabir edilen bir psikolojiye bürünürler. Acaba bu durum hocamız açısından da geçerli mi? Bunun için yine bloğuna yüklediği yazı sayılarına bakalım.

İKİ TEMEL MEVSİME GÖRE BLOGDA YAYINLANAN YAZI SAYISI

KIŞ
YAZ
2012
45
35
2013
35
28
2014
36
34
2015
49
44

Mahfi Hocamın da kış aylarında yaza göre daha çok yazı paylaştığını görüyoruz. Tabi bu farkın son 2 yıla bakıldığında gittikçe kapandığı görülüyor. Belki de yaz aylarında sosyo-ekonomik gelişmeler kışa göre az oluyor ve Mahfi hocamın yazıları da buna göre şekilleniyordur. Ancak her insan gibi onun da yaz aylarında kafa dinleme küçük bir kasabada tatil yapması taraftarıyım. Tüm sene hem kendi hem de onu takip edenler için çalışan bir insan dinlenmeyi misli misli hak ediyor.


Mahfi Eğilmez “Kendime Yazılar” adlı blog sitesinde yazılarını yazarken toplam 686 yazısında en çok kullandığı kelime 4149 defa olmak üzere “faiz” olmuş. Ülkemizde faizin yıllardır konuşulduğunu düşünürsek bunu normal karşılayabilir. 2029 kere enflasyon, 1787 defa dolar ve 1654 adet de büyüme kelimesi yazılarında yer almış. Bilim ve eğitimi her yazısından çıkarmak mümkün ama illa kelime olarak da görmek isteyenler 329 defa bilim kelimesiyle karşılaşacaklardır. Ancak her yazısının temelinde bilim olduğu su götürmez bir gerçektir.

Atatürk’e olan sevgi ve saygısını 10 Kasım ve 29 Ekim gibi özel tarihlerde bloğunda anarak göstermiştir.

Türkiye’nin derinden tartıştığı ve gündemdeki yerini kaybetmeyen “yapısal reform” Mahfi hocamın da yazılarında kendini göstermiştir. 2013’e kadar 49 defa yapısal reformu kullanan Mahfi Eğilmez 2013 senesinden sonra tam 3 senede 229 kere yapısal reform sözcüğünü metinlerine yerleştirmiştir. Bu da konuya blogda ne kadar önem verildiğinin göstergesidir.  
     
Blogda okuyucu yorumlarını cevaplarken borsanın ilgi alanı olmadığını belirten Eğilmez, bunu “borsa” kelimesini yaklaşık 5 sene içinde 178 kere kullanarak göstermiştir. 

Aralık 2011’den beri blogunda yazan ve yazılarına halen devam etmekte olan Mahfi Eğilmez günümüze kadar birçok kişinin aydınlanmasını sağlamıştır. Öğrencilerden profesörlere, mühendislerden doktorlara, ekonomiyle haşır neşir olmayanlardan ekonomik aktörlere kadar hemen hemen hepsine yardımı dokunmuş biridir. Ülkemizin kalkınması ve gelişmesi için büyük çabalar sarf etmektedir. Mahfi Eğilmez ve onun gibi olan tüm eğitimcilere teşekkür eder çalışmalarının devamını dilerim.

61 yorum:

  1. İstisnai Okur Yazısı, bir Bollywood filminde reklam arası gibi olmuş ;)

    Yanlız sitede geçen kelime sayılarını nasıl tespit etmiş merak ettim. Cevaplarsa sevinirim.

    Okur yazı ve analizlerinin devamının gelmesi dileğiyle (ama bu kadar özel olup övgü yağmuru olmasınlar :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kelime sayıları için acaba Nvivo v11 mi kullandı ?

      Sil
    2. Adsız 19:50, "yanlız" değil yalnız olacak. Neyse dilbilgisi dersini geçer isek bende bahsi geçen kelimeleri tüm sitede nasıl saydırdı (?) merak ettim.

      Sil
    3. Adsız 01:04, "bende" değil ben de olacak. Neyse "dil bilgisi" dersini geçersek bu tür bloglar için kelime işlemci eklentileri mevcut. Arkadaş güzel uğraşmış..

      Sil
    4. Bunun muhtemelen yüzlerce farklı yolu var.

      Basit bir program yazarak yapabilirsiniz sizde.

      Dökümanı oku,
      boşluklara göre böl,
      elde ettiğin parçaları diğer parçalarla karşılaştır,
      aynı parçalar için sayacı 1 arttır.

      Karşılaştırdığın parçaları bir listeye kaydet ve bu listeyi benzer parçaları bir daha karşılaştırmamak için kullan.

      Toplasan 10 satırlık bir kod olur!

      Sil
    5. Sayın Hasan Güloğlu,
      Sitede geçen kelimeleri nasıl saydırdınız açıklarsanız seviniriz. Ben dahil merak edenler var.
      Bir sağlamasını yapıp manipülasyon var mı bakmak isteriz ;-)

      Sil
    6. http://www.montereylanguages.com/pdf-word-count-online-free-tool.html
      Online kelime saydırma sitesi. Rakamları hariç tutarak da saydırabiliyorsunuz. Bunu kullanıp kullanmadığını bilmiyorum tabi

      Sil
  2. Muhtemelen word'e atıp kelimeleri saydırmıştır arkadaş. Şundan eminimki, yorum yazanların yanında benim gibi sadece okuyucu olanların sayısı hiç de azımsanmayacak düzeydedir. Zevkle takip ediyoruz hocam.

    YanıtlaSil
  3. Bi de tarafsiz olarak yorumlari yayinlasa. Isine gelmeyenleri sansurlemese. Ayrica kimin faiz takintisi oldugu gorulmus analizden, helal olsun yapana.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Faizi çok yazmamın nedeni benim faiz takıntım olmasından değil başkalarının faiz takıntısıni gidermek için.

      Sil
    2. Öte yandan bu blogda yayınlamadığım yazılar ya hakaret içeriyordur, ya konuyla ilgili gibi görünüp propaganda yapıyordur ya da ekonomiyle ilgili değildir. Onun dışındaki her yorum burada yayınlanıyor ve elden geldiğince yanıtlanıyor.

      Sil
    3. mahfi hoca sizi takip ederim, ekonomiyle ilgili bütün kitaplarınızı okudum, burda bir kaç yorum yazmıştım sizin düşüncenizin aksineydi,siz yayınlamadınız. . M.Kemalin koca koca fotoğraflarını koymak propaganda değil mi ?, , siz burda ideolojik davranıyorsunuz, bu bloğu okuyan herkes kemalist değildir ve M.kemalin fotoğraflarını koymak ekonomiyle hiç alakası yoktur. faiz takıntısı olanlar diyorerek de vatandaşların bazı kesimin ideolojik yapısını eleştirmiş oluyorsunuz, burası ideolojik tartışma yeri olduğunu düşünmüyordum.sizin düşünceniz size ancak bu blok ekonomi dışında başka birşeyle ilgili şeyler de varsa, her yorumu yayınlamanız lazım, eğer sadece ekonomiyle ilgiliyse kemalizmin propagandasını yapmanız enteresan,,,

      Sil
    4. Türkiye Cumhuriyetinin kurucusunu anmak propaganda değildir. Adı da M. Kemal değil Mustafa Kemal Atatürk'tür. Atatürk'ün fotoğrafını buraya koyarım çünkü bu ülkenin kurtarıcısı ve kurucusu olarak gördüğüm Atatürk'e duyduğum saygı her şeyin dışındadır. Tarafsız olacağım diye Atatürk'ü saygıyla anmaktan vazgeçemem. Bundan sonra da her fırsatta onu ve eserini saygıyla anmaya devam edeceğim. Eğer siz bunu ideolojik buluyorsanız beni izlemeyin, kitaplarımı da okumayın. Bu kadar açık ve bu kadar net.
      Faiz konusu benim gözümde basit bir ekonomik konudur. Bunu ekonomik temelden çıkarıp dinsel temele taşımak bence takıntıdır. Her yorumu yayınlayacağım diye de bir sorunum yok.

      Sil
    5. Gereken cevap gereken yere ulaştı mahfi hocam helal olsun

      Sil
    6. Cürete bak.Izdıraba bak.Atatürk alerjisine bak.Düştüğü cenderede çırpınıldığı belli.Abi ve ablalar eliyle tertemiz bir aklın ne hale geldiğinin güzel bir örneği olmuş.Öğrenilmiş çaresizlik.

      Sil
    7. Bu Atatürk düşmanları artık heryerdeler, düşüncü özgürlüğü nedense sadece onlara Atatürk'e saldırma hakkı vermek için var ancak kendileri metrodaki bir heykele ya da bir kenarda kendilerince eğlenip içki içen gençlere sırf ramazan diye saldırma cüretini bulabilecek kadar saygısızlar.

      Böyle güzel bir blogda ilk yorumum siyasi temalı olsun istemezdim ama kendimi tutamadım, ekonomi konusunda hiçbir altyapısı olmayan, henüz çaylak bir mühendis olarak yazılarınızı büyük bir ilgiyle takip ediyorum hocam.

      Sevgi ve saygılarımla.

      Sil
    8. Çok teşekkür ederim. Canınızı sıkmayın. Ne yazık ki durum budur.

      Sil
  4. Mahfi hocamızı seviyoruz benim ekonomi eğitimim yok ama mahfi hocamdan çok şey öğrendim ve öğrenmeyede devam ediyorum.Teşekkürler Mahfi hocam.

    YanıtlaSil
  5. Bence Mahfi hocanın ilk seneye göre daha az yazmasının sebebi; önceden yazdığı yazılara yorumun az yapılması. Oysa şimdi yazdığı yazılara 200'ün üzerinde yorum yapılıyor ve hocamız her birine cevap yazdığından bu durum eskisi kadar çok yazmasını engelliyor.
    İşte bu yüzden bu istatistik biraz eksik, olayın bu boyutunu gözardı ediyor. Yazılan yorumlar ve cevapları da katarsak reelde hocamızın istatistiği sürekli yukarı eğilimde.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet bu dediğinizde doğruluk payı var.

      Sil
  6. güzel çalışma olmuş

    YanıtlaSil
  7. 1) Bankalar neden konut kredisi faizini ticari kredi faizine göre daha az indiriyor?
    2) Bankalar konut kredisi verirken ve faizini belirlerken konut fiyatlarının seyrine ve geleceğine bakar mı? Bakarsa neden? Keediyi veriyor kurtuluyor.
    3) Mevduat faiz oranları vade olarak 9. aya kadar artıyor ondan sonra düşüşe geçiyor, nedeni nedir?
    4) Son olarak bankaların en çok vermek istediği ve istemediği kredi türü nedir? Neden?
    Kolay gelsin. Herkese iyi çalışmalar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. (1) Arz ve talep meselesidir.
      (2) Sadece konut piyasasının durumuna değil genel olarak ekonominin durumuna bakarlar. Eğer işler köyüye giderse açtığı krediyi geri alamama riski var. 2001'de bankalar bu yüzden battı.
      (3) Fed'in fazla faiz artırmayacağı netleşince düşer.
      (4) Bankadan bakaya değişir. Ama sanırım en kolay verdikleri kredi tüketici kredisidir. Çünkü karşılığında kişinin geliri var.

      Sil
    2. 1) Konut kredilerinin Toplam içerisindeki payı hala çok küçük. Risk Merkezi raporlarında da görülebileceği üzere geri ödenmeme riskleri oldukça az. Bu durumda faizlerin düşük olmasını beklemek hakkımız. Fakat bankalarda farkındaki Konut piyasası şu an iyi günler geçirmiyor.

      2)Bakarlar tabiki! Aldığınız kredi karşılığında banka konuta ipotek koyar. Eğer siz borcunuzu ödeyemezseniz konutu satarak alacağını tahsil etmeye çalışır.(yada teminatlı dosya olarak VYŞ lere satabilir.) Eğer banka aldığınız konutun değerinin düşeceğini hesaplıyor ise size istediğiniz krediyi vermeye bilir. Konut kredisi öncesi konutun bir profesyonelce değerlemesinin yapılmasıda bu yüzdendir.

      3)Bu soruyu anlayamadım.

      4)Bankalar kuşkusuz alacaklarının teminat altında olduğu yada düşük riskli kredileri verme yanlısıdır. Herbir müşteri için çeşitli risk hesapları yapılır. Ne tür kredi kullanabileceğiniz, kredi tutarınızın ne olacağı hesaplanır. Örneğin siz tüketici kredisine başvurdunuzda, banka sizin için bir skor hesaplar. Skor yada tutar konusunda banka terettüt ediyor ise sizden farklı bilgiler yada teminat isteyebilir. Ticari kredi için ise biraz daha ayrıntılı bir kredi süreci işler.

      Sonuç olarak bankalarda tacirdir. PAra kazanmak için para satmaya çalışırlar. Fakat günümüz Türkiyesinde sistemin boşlukları sebebiyle bankaların gelir kaynaklarında değişiklikler olmuştur. Örneğin; hesap işletim ücreti, Borç bildirim ücreti, dosya masrafı...

      Sil
  8. Çok güzel bir yazı olmuş teşekkür ederim mahfi hocamızın yeri çok farklı bana ekonomiyi sevdiren kişi eskiden gazetelerde ekonomi bölümlerini okumazdım okusamda anlamazdım ama hocam sayesinde bütün ekonomileri takip eder oldum çok teşekkürler hocam yazılarını büyük bir özveriyle takip ediyorum allah sizden razı olsun

    YanıtlaSil
  9. Mahfi hocaya da okura da cok tesekkurler. Istatistik guzel seydir sonucta.

    YanıtlaSil
  10. Hocam UK ayriliyor. Leave cikti. Tahminleriniz nedir, bu gun bir kara cuma olarak tarihe gecer mi tarih kitaplarina?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sanmam. Bir süre sonra yerli yerine oturur. İngiltere hiç bir zaman tam da üyeymiş gibi durmadı zaten.

      Sil
  11. Mahfi Hoca candır. Hocam Brexit gerçekleşti dolar sizinde söylediğiniz gibi fırladı. Bununla ilgili bir yazı yazacak mısınız?

    YanıtlaSil
  12. Brexit gerceklesti turkiye etkileri yuksek olacak gibi? Pariteden dolayi sicak para kacisi hizli olacak gibi dolar tl yil sonu 3.30 gorur ve ab fonlari azalacak fedde faiz 2017 oteler siz ne dusunuyorsunuz hocam merak ettim? Eoru dolarda dedigim gibi 1 yaklasacak gozukuyor

    YanıtlaSil
  13. Hocam merhaba, bundan birkaç ay önce İngiltere, Avrupa Birliği'nden çıkar mı, çıkmalı mı, diye sormuştum. Bence kalmalı, çıkmayacaklardır, demiştiniz. Bu kararın alınmasında sizce ana etken ne oldu ve etkileri neler olacaktır acaba ? Teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet benim görüşüme uymadı İngilizler. Sanırım ciddi bir göçmen korkusu var üzerlerinde.

      Sil
  14. Sayın Eğilmez, ne mutlu size ki böyle güzel takipçileriniz var. Ne mutlu bize ki böyle güzel takipçilerinizle aynı grubu paylaşıyoruz. Böyle güzel insanlarımıza çok ihtiyacımız var, sayılarının artması dileklerimle. İdeolojik, siyasal ve ön fikirli , taraflı , fanatik, bağnaz insanlarımızın da azalması dileklerimle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Ne yazık ki bağnaz insan sayısı azalmak bir yana artıyor.

      Sil
  15. Mahfi hocanın kitaplarını/yazılarını ve piyasadaki bazı ekonomi kitaplarını/yazıları okursanız farkı görebilirsiniz.
    Sosyal önü ağır bastığı için neredeyse her durumun istisnası olan, her şeyin, içinde bulunulan konjonktüre göre değerlendirilmesi gerektiği, bir çok değişkenin aynı anda düşünüldüğü ve bu yüzden en az fizik bilimler kadar insan aklını zorlayan bu iktisat bilimini, analitik çerçevesini ve matematiğini sağlam biçimde koruyarak bu kadar sade ve anlaşılır anlatması aktarması Mahfi hocamızın zekasında, tevazusunda ve iyi niyetinde gizlidir.
    Yeni bir şey söylemek için Türkçeyi hor kullanan, kitaplarında bir süre sonra kendilerinin bile anlamayacağı, başı sonu belli olmayan süslü cümlelerle bilimsel yazılar yazdığını sanan profesörlere, akademisyenlere ders niteliğinde bir blogdur burası.
    Siyasi görüşüm Mahfi hocayla aynı değildir ama hiçbir zaman yazılarını ön yargıyla okumadım. Zaten kendisi siyaseti değil, bilimi, matematiği ve geometriyi kullanır. Kısacası doğruları kullanır. Bilgisini, zekasını burada karşılıksız olarak paylaşan ve bundan mutlu olabilen ender insanlardandır. Kendisine ne kadar teşekkür etsek azdır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim, sağolun varolun.

      Sil
    2. ben ekonomiyle ilgili hepsini okudum bir işe yaradıkları yok, sırf kitap yazmış demeleri için yazmış,makroekonomi kitabı açısından bakın sadece, bir G.Mankiw ve ya P.Grugmana bakın bir de mahfi hocanınkine bakın, kıyas kabul etmez uçurum var,,,

      Sil
    3. Ben Krugman'ı okudum ama Grugman'ı hiç duymadım. Adını yazarsanız alıp bir bakayım. Siz benim makro kitabımı okumamışsınız bu çok belli. Ben kitabımı Mankiw ve Krugman'la kıyaslayamam. O konudaki görüş elbette okura aittir. Ama benim kitabım onlardan farklıdır. Her açıdan farklıdır. Bir kere onlar Amerikan ekonomisinden Fed'den örnekler verir benim kitabım Türkiye ekonomisinden TCMB'den örnekler verir. Sonra benim Makro kitabımda hiç bir kitapta bulamayacağınız bir kurgu vardır.
      Neyse siz en iyisi benim dediğimi yapın bu işlerle uğraşmayın. Faizin ekonomideki yerini keşfedin sonra ekonomiyle uğraşın.

      Sil
  16. Hocam Turkiye ye geldigimde sizinle tanismak cok istiyorum. Kitaplari imzalatirdim en azindan :) Benimle tanisir misiniz ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Elbette. Geldiğinizde bana mahfie@gmail.com yazın.

      Sil
  17. Hocam bretix gerçekleşti. Dolarda belirli bir süre artış ondan sonrasında ise fed in faiz artış kararını etkileyecegi icin dolarda bir düşüş mü beklemeliyiz ? Ne gibi etkileri olacak bu ab den çıkışın. Çıkış gerceklestigine göre daha ayrıntılı bir analiz gerek. Teşekkürler

    YanıtlaSil
  18. Hocam bisey soracaktım. Şimdi İngiltere ab den ayrılma kararı aldı dün gece asya piyasası dağılmış. Ne bileyim turkiyede başbakan secilemiyor diye piyasalar çok sert tepki verdi diye haber goruyorum. Hocam bir gecede ne oluyor da böyle yorumlar yapılabiliyor? Bir gecede yatırım nasıl duser yada artar. Tesekkur ederim

    YanıtlaSil
  19. kendi varlığını bilmeyen âşık
    güvercin olup da uçanı söyler
    denizler karalar gökler yok iken
    arş’ın kapısını açanı söyler

    anlamaz sözünü bilmez konunu
    tarif eder kâinatın sonunu
    daha dikemezken sökük donunu
    makassız libası dikeni söyler

    cahil değiştirmez çirkin huyunu
    çekemez ardından kazar kuyunu
    haram diye içmez üzüm suyunu
    kevser şarabını içeni söyler

    şer solunda imiş hayır sağında
    bilenler gezermiş cennet bağında
    şu atom devrinde feza çağında
    camiden tekkeden kaçanı söyler

    daimî’yim küllüklerde tozanlar
    kötü örnek olur edep bozanlar
    çağın kültürünü alan ozanlar
    bilim ışığını saçanı söyler
    Aşık Daimi böyle ozanların yetiştiği bu topraklarda bu tür ozanları çoğaltmak yerine azalttık.
    Brexit yorumları biraz sonraki yazınızda hocam:)

    YanıtlaSil
  20. hocam merhabalar bir noktada tam olarak netleştiremediğim bir konuyu izninizle sormak istiyorum;

    GSYH'yı harcamalar cephesinden hesaplarken mükerrer hesaplama olmasın diye tüketim,yatırım ve kamu harcamalarının içinde ki ithalat tutarını denklemden çıkararak gsyh'ya ulaşırız.
    İthalat yapılırken belirli başlı bazı mallarda gümrük vergisi v.b gibi vergiler vardır haliyle bu vergiler dışardan ithal edilen malın değerini tüketici açısından pahalılaştırmaktadır.

    Buradaki kafama takılan husus,yapılan ithalatı denkleme dahil ederken,ithal edilen malın üzerine dahil edilen gümrük vergisi gibi vergileri de hesaba katarak mı dahil edeceğiz yoksa vergileri hesaba katmadan mı ithalat harcamalarını denklemden çıkaracağız?

    örneğin;piyasa fiyatı 1000$ olan bir ürün ithal edilirken bu mal üzerinden alınan kdv,ötv,gümrük vergisinden dolayı malın tüketiciye 1200$'a mal olduğunu düşünürsek ithalat harcaması olarak keynezyen denklemdeki M'ye 1200$'ı mı dahil edeceğiz yoksa ürünün asıl fiyatı olan 1000$'ımı dahil edeceğiz?

    emin olamadım ama kanımca,keynesyen denklemdeki tüketim harcamalarının içine 1200$'ı dahil ederken ithalat kaleminede(M) 1000$'ı dahil edeceğiz diye düşünüyorum.ithalat kalemine 1000$'ı dahil etme sebebim ise döviz çıkışı olarak ülkeden 1000$ çıkış gerçekleşmiştir 1200$ değil.
    bu şekilde düşünüyorum katılırmısınız?sayın hocam

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. GSYH hesabında piyasa fiyatları esas alınıyor. Onun içinde de vergiler var.

      Sil
  21. Hocam merhaba
    Ben de sitenizin trafik vs değerleriyle ilgili birkaç bilgi vereyim:
    (Rakamlar ortalamadır)
    - Aylık site ziyareti : 140K
    - Sitede geçirilen zaman : 02:26 (bence bu kadar değil, daha fazladır)
    - Sayfa ziyareti : 1.94 (bir yazıya gelen bir başkasına da bakıp çıkıyor)
    - Trafik kaynakları: %48 direkt / %30 arama / %10 sosyal medya / %2.5 mail
    - %98 Türkiye'den ziyaretçi var.
    - Sosyal medyadan %88 ile Twitter üzerinden yazılarınıza ulaşılıyor.

    Rakamları similarweb sitesinden aldım :)
    Kolaylıklar diliyorum.

    YanıtlaSil
  22. Mahfi Eğilmez deyince aklıma "yapısal reform" geliyor

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İşin kötüsü benim de öyle :)

      Sil
    2. Mahfi egilmez deyince aklima adam gibi adam geliyor

      Sil
  23. Merhaba Hocam,

    Yazılarınız ve detaylı analizleriniz icin tekrar tekrar teşekkürler. Müsade ederseniz bir kaç sorum lacaktı:

    1) Brexit sonrasında AB'nin ekonomik yapılanmasında ne gibi değişiklikler bekleyebiliriz? Almanya gibi katı üyelerin yumuşama ihtimali var mı?
    2) AB öncesi ve AB sonrası üye ülkelerin ekonomik gelişimlerini karşılaştırdığımız taktirde, bu yapıdan en karlı çıkan Almanya gözüküyor. En karsız çıkanlarsa kriz durumlarında parasını devalüe edemeyen güney avrupa ülkeleri. Sizce bu sıkıntılara çare olarak ne planlanabilir?

    iyi çalışmlar,
    Evren

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. (1) Ben Almanya'nın biraz daha gevşek bir politika izlenmesine göz yumacağını düşünüyorum. Aksi takdirde bu birlik dağılacak. Ama bu gevşeklik de tabii işi popülizme vardırmayacak biçimde olmak zorunda.
      (2) Evet Almanya bu işten çok kazançlı çıktı. Almanya'nın buradan sağladığı kazancı biraz daha fazla paylaşması lazım. Bu, kazancı olmayan ya da düşük kazançlı ekonomilere yatırım yapmak şeklinde olabilir.

      Sil
  24. Devrim illa ki tankla, topla, tüfekle olmaz. Devrim kimsenin yapmadığını/yapamadığını yapmaktır da. Bu site, internet siteleri arasında bir çok yönüyle
    1)Gerçek tarafsızlık
    2)Gerçek bilgi
    3)Güzel Türkçe
    4)Karşıt görüşlere yer veren, gerçek demokrasi
    5)Reklamsızlık
    6)Neredeyse Twitter ayarında yoğunluk
    gibi yönleriyle bence devrim yapmış bir sitedir. Ayrıca bu duruşunuzla Mahfi bey, kimsenin yap(a)madığını yaparak bana göre bir devrimci olmuştur.

    Sayın Hasan Güloğlu'nu da yaptığı espirili ve iyi çalışmasından dolayı tebrik ediyorum.

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...