26 Haziran 2016 Pazar

Okuduğum Kitaplar

Son dönemde zamanımın önemli bölümünü Ekonomik Analiz adlı kitabımı yazmaya verdiğim için okuduğum kitap sayısında ister istemez düşüş oldu. Yine de bu arada okuduğum birkaç kitaba değinmek istiyorum.

Halil İnalcık, Osmanlı Tarihinde İslamiyet ve Devlet, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 2016
Kitapta İnalcık, din ve din ilişkileri konusunda daha önce yaptığı çalışmaları bir araya toplamış ve bunlara İslam ve Hristiyanlık tartışmaları üzerindeki araştırmalarını eklemiş. Osmanlı halifeliği nasıl bir halifelikti? İslam dünyasında kabul görülüyor muydu? Fatih Sultan Mehmet’in Kanunnamesi ne kadar orijinaldi? Kardeş katli o kanunnamede nasıl yer aldı? Laiklik düşüncesinin gelişi nasıl oldu? Bu ve benzeri birçok sorunun yanıtını büyük usta Halil İnalcık hocanın kaleminden keyifle okuyabilirsiniz. Ayrıca çok tartışılan konular arasında yer alan Papa II. Pius’un, Fatih’i Hristiyan olmaya ve Hristiyan dünyasının başına geçmeye çağıran mektubu ve buna ilişkin hocanın yorumları da kitapta yer alıyor. Halil İnalcık’ın kitabı son zamanlarda okuduğum en etkileyici kitaplardan birisi. Israrla öneriyorum.

Ben Bernanke, Karar Alma Cesareti, Scala Yayıncılık, 2016
Kapitalizmin en önemli krizlerinden birisi olan Küresel Krizin çıktığı sırada ABD Merkez Bankası Fed’in başkanı olan Ben Bernake’nin kaleminden kriz anılarını okumak doğrusu oldukça ilginç ve bir o kadar da öğretici. 600 sayfayı aşkın boyutuna karşın son derecede kolay okunan ve anlaşılabilen bir kitap. Ekonomi profesörü ve para politikası gibi karmaşık bir politikanın baş uygulayıcısı olmasına karşın konuyu bu kadar akıcı bir üslupla anlatmış olması Bernanke’nin bu kitabını son derecede çekici hale getiriyor. Küresel kriz hala devam ettiği için ekonomiyle ilgilensin ilgilenmesin dünya meselelerine ilgi duyan herkesin bir an önce alıp okuması gereken bir kitap.

Dr.Ethem Sancak, Sermaye Piyasası Sözlüğü, Scala Yayıncılık, 2014
Dr. Sancak’ın bu kitabı, sermaye piyasası kavramlarıyla ilgili temel düzey bilgi ihtiyacını fazlasıyla karşılıyor. Sınavlara hazırlanan ve dolayısıyla temel kavramları öğrenmek ya da bir kez daha gözden geçirmek isteyenler için olduğu kadar, okudukları kitaplarda geçen kavramların tam olarak ne anlama geldiğini anlamak isteyenler için çok yararlı bir kitap. Referans kitabı olarak kütüphanenizin bir köşesinde durmasında yarar var. Çünkü bu kavramlar her yerde karşınıza çıkıyor.

Dr. Ethem Sancak, Bireysel Finans, Scala yayıncılık, 2016
Dr. Sancak, bu kitabında da bireylerin finansman düzenini nasıl kurması ve geliştirmesi gerektiği konusunu anlatıyor. Finansman üç alt kesimden oluşur: Kamu finansmanı, şirketler finansmanı ve bireysel finansman. İlk iki konuda bolca kitap olduğu halde bireysel finansman alanında yazılmış fazla kitap yoktur. Daha doğrusu batıda vardır da bizde pek yoktur. O nedenle Dr. Sancak’ın bu kitabı önemli bir boşluğu dolduruyor. Tasarruflar nasıl korunur, yatırımın temel kuralları nelerdir, yatırım seçenekleri neler olabilir, risk türleri nelerdir, getiri nasıl hesaplanır ve getiri türleri nelerdir, dolandırıcılardan ve finansal tuzaklardan nasıl korunur, finansal konularda nasıl hak aranır ve nerelere başvurulur gibi soruları yanıtlayan kitap, finans bilgisi olmayan kişilere de hitap ediyor. Bu konuları merak edenlere öneriyorum.

115 yorum:

  1. Hocam bu 4 kitabı toplam ne kadar sürede okudunuz acaba?...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sermaye Piyasası Sözlüğünü okumadım. Çünkü sözlük okunmaz. Hızlıca bir göz attım. Bazı maddeleri okudum. Ama sınava girecek olanlar sözlük okuyor biliyorum.
      Bireysel Finans kitabını yaklaşık 2 günde okudum. İnalcık hocanın kitabını 5 günde okudum. Bernankenin kitabını halen okuyorum. Üçte birini okudum. Ama okuduğum kadarıyla bile çok ilgi çekici buldum.

      Sil
    2. hocam sozluk okunur. ilber ortayli bir programda okudugunu soylemisti. zihni acar diyolrdu. gerci o lugat okurum demisti...

      Sil
  2. http://www.riosmauricio.com/wp-content/uploads/2014/11/Rickards_The-Death-of-Money.pdf
    Sayın Mahfi bey, James Rickards'ın son kitabını da okumayı düşünür müsünüz?

    YanıtlaSil
  3. Müsadeniz ile bende bir kaç kitap tavsiyesinde bulunmak isterim hocam. Halil Seyidoğlu Ekonomik terimler sözlüğü kitabı benim bu konuda gördüğüm en iyi sözlük. Kitabın sonunda ekonomide kullanılan yaklaşık 3.000 kadar sözcüğün ingilizce karşılığını da vermiş. Halla Halil hocanın bütün kitapları okunabilir çok kaliteli olduklarını düşünüyorum.
    Paul Krugman bunalım ekonomisinin geri dönüşü kitabını şuan okuyorum ben çok beğendim asya krizini anlatan çok güzel bir kitap.
    Ayşe buğra iktisatçılar ve insanlar kitabını sınavlarım dolayısı ile yarıda bırakmak zorunda kalmıştım. Ama mutlaka tamamlayacağım çünkü benim çok hoşuma gitmişti. Tabi kitabın ağır bir kitap olduğunu da belirtmek isterim.
    İktisattan fırsat buldukça tarih okumak isteyenler özellikle Göktürk tarihi üzerine okumak isteyenler için Prof. Dr. Ahmet Taşağıl'ın Kök Tengrinin Çocukları kitabı var. Bence Türkiyedeki tartışmasız alanında ki en iyisi. Ve kitap gerçekten çok iyi ısrarla tavsiye ederim. Kitabı okumaya üşenenler yada fırsat bulamayanlar için kendisinin katıldığı çok sayıda tarih programı var onlarıda izleyebilir meraklıları.
    Cemal granda Atatürk'ün uşağının gizli defteri. Bu kitabın bilimsel nitelikte olmadığını sadece Atatürk'ün o dönem ki uşağının anılarının toplandığı bir çalışma olduğunu belirtmek isterim. Kendisi Atatürk öldükten sonra o dönem ki anılarını toplamak istemiş. Bir solukta okunan bir kitap. Atatürk hakkında diğer kitaplarda gördüklerimizden çok farklı ve güzel bilgiler içeren bir kitap. Herkese şiddetle tavsiye edeceğim bir çalışma. Saygılarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Değerli paylaşımınız için çok teşekkür ederim.
      Halil Seyidoğlunun kitabı gerçekten çok iyidir. Krugmanın kitabını okudum. Eskide kaldı ama iyi kitaptır.

      Sil
    2. Hocam bloğunuz sayesinde , ekonomiyi yeniden öğrenmeye başladım ; okuldaki mantık çoğu gibi anlamadan ,ezberle geç şeklindeydi. 30 ekimde sayıştay denetçi yardımcılığı sınavına hazırlanan birisi olarak M Erdal Ünsal ve Zeynel Dinlerin ekonomi kitaplarını önerir misiniz?

      Sil
  4. Sayın hocam,

    Brexit'in yakın gelecekteki sonuçlarından biri olarak Almanya-Rusya-Türkiye birlikteliğinin (hem siyasi hem ekonomik) elzem olduğu şeklinde bir çıkarım yaptım. Sizin düşüncenizi alabilir miyim ?

    Saygılarımla

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok kolay bir birliktelik değil bu dediğiniz. Köprünün altından çok su geçti.

      Sil
  5. Hocam, Halil İnalcık Hoca'nın kitabının ismi "Osmanlı Tarihinde İslâmiyet ve Devlet" olabilir mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle öyle, yanlış yazmışım, düzelttim, teşekkür ederim.

      Sil
  6. Sayın Eğilmez'e ve ziyaretçilere:

    KİTAP: "Gösteri Toplumu"
    Yazan: Guy Debord
    Çevirenler: Ayşen Ekmekçi & Okşan Taşkent
    Yayınevi: Ayrıntı Yayınları
    Adres:
    ( https://www.ayrintiyayinlari.com.tr/images/UserFiles/Documents/Gallery/gosteri%20toplumu.pdf )

    KİTAP: "Mezeleri Güzel: Bir Beyaz Yakalının İtirafları"
    Yazan: Erdem Aksakal
    Yayınevi: Ot Kitap
    Adres:
    ( http://www.kitapyurdu.com/kitap/mezeleri-guzel/389571.html )

    KİTAP: "Doğa Tarihi"
    Yazan: Hakan Bıçakçı
    Yayınevi: İletişim Yayınları
    Adres:
    ( http://www.iletisim.com.tr/images/UserFiles/Documents/Gallery/doga%20tarihi.pdf )

    KİTAP: "BEYAZ YA-la-KA: Kariyer İçin Hayat Feda Etme Sanatı"
    Yazan: Sarp Mogan
    Yayınevi: Okuyan Us Yayınları
    Adres:
    ( http://www.okuyanus.com.tr/kitap/beyaz-ya-la-ka/ )

    KİTAP: "Garson ve Mutlu: Bir Kahve, Bir de Kaçış Planı Lütfen"
    Yazan: Fulsen Türker
    Yayınevi: Okuyan Us Yayınları
    Adres:
    ( http://www.okuyanus.com.tr/kitap/garson-ve-mutlu/ )

    KİTAP: "Aylak Sınıfın Teorisi"
    Yazan: Thorstein Veblen
    Çevirenler: Zeynep Gültekin & Cumhur Atay
    Yayınevi: Babil Yayınları/İstanbul
    Adres:
    ( http://www.kitapyurdu.com/kitap/aylak-sinifin-teorisi/68349.html )

    KİTAP: "Borç: İlk 5000 Yıl"
    Yazan: David Graeber
    Çeviren: Muammer Pehlivan
    Yayınevi: Everest Yayınları
    Adres:
    ( http://www.everestyayinlari.com/tr/kitap.asp?id=1454 )

    KİTAP: "Taş Devri Ekonomisi"
    Yazan: Marshall Sahlins
    Çevirenler: Taylan Doğan & Şirin Özgün
    Yayınevi: BGST Yayınları
    Adres:
    ( http://www.kitapyurdu.com/kitap/tas-devri-ekonomisi/244301.html )

    KİTAP: "Mülkiyet Nedir?"
    Yazan: Pierre-Joseph Proudhon
    Çeviren: Devrim Çetinkasap
    Yayınevi: İş Bankası Yayınları
    Adres:
    ( http://www.kitapyurdu.com/kitap/mulkiyet-nedir-karton-kapak/146867.html )

    KİTAP: "Ekonomik Çelişkiler Sistemi ya da Sefaletin Felsefesi"
    Yazan: Pierre-Joseph Proudhon
    Çeviren: Işık Ergüden
    Yayınevi: Kaos Yayınevi
    Adres:
    ( http://www.kitapyurdu.com/kitap/ekonomik-celiskiler-sistemi-ya-da-sefaletin-felsefesi/285910.html )

    KİTAP: "Okulsuz Toplum"
    Yazan: Ivan Illich
    Çeviren: Mehmet Özay
    Yayınevi: Şule Yayınları
    Adres:
    ( http://www.kitapyurdu.com/kitap/okulsuz-toplum/5372.html )

    KİTAP: "Tüketim Köleliği"
    Yazan: Ivan Illich
    Çeviren: Mesut Karaşahan
    Yayınevi: Pınar Yayınları
    Adres:
    ( http://www.pinaryayinlari.com/tuketim-koleligi-p186913.html )

    >>>>>

    YanıtlaSil
  7. >>>>>

    KİTAP: "Şenlikli Toplum"
    Yazan: Ivan Illich
    Çeviren: Ahmet Kot
    Yayınevi: Ayrıntı Yayınları
    Adres:
    ( https://www.ayrintiyayinlari.com.tr/images/UserFiles/Documents/Gallery/senlikli%20toplum.pdf )

    KİTAP: "Er-Tarih'e Karşı, Leviathan'a Karşı"
    Yazan: Fredy Perlman
    Çeviren: İnan Mayıs Aru
    Yayınevi: Kaos Yayınevi
    Adres:
    ( http://www.kitapyurdu.com/kitap/ertarihe-karsi-leviathana-karsi/80810.html )

    KİTAP: "Erewhon"
    Yazan: Samuel Butler
    Çeviren: Şelale Dalyan
    Yayınevi: Kyrhos Yayınları
    Adres:
    ( http://www.kitapyurdu.com/kitap/erewhon/297735.html )

    KİTAP: "Erewhon'a İkinci Ziyaret"
    Yazan: Samuel Butler
    Çeviren: Şelale Dalyan
    Yayınevi: Kyrhos Yayınları
    Adres:
    ( http://www.kitapyurdu.com/kitap/erewhona-ikinci-ziyaret/317175.html )

    KİTAP: "Aynalar: Neredeyse Evrensel Bir Tarih"
    Yazan: Eduardo Galeano
    Çeviren: Süleyman Doğru
    Yayınevi: Sel Yayınları
    Adres:
    ( http://www.kitapyurdu.com/kitap/aynalar/140774.html )

    KİTAP: "Homo Ludens: Oyunun Toplumsal İşlevi Üzerine Bir Deneme"
    Yazan: Johan Huizinga
    Çeviren: Mehmet Ali Kılıçbay
    Yayınevi: Ayrıntı Yayınları
    Adres:
    ( https://www.ayrintiyayinlari.com.tr/images/UserFiles/Documents/Gallery/homo%20ludens.pdf )

    KİTAP: "Oblomov"
    Yazan: İvan Gonçarov
    Çevirenler: Sabahattin Eyüboğlu & Erol Güney
    Yayınevi: İş Bankası Yayınları
    Adres:
    ( http://www.kitapyurdu.com/kitap/oblomov-ciltsiz/22788.html )

    KİTAP: "Asrın Vebası: Narsisizm İlleti"
    Yazanlar: Jean M. Twenge & W. Keith Campbell
    Çeviren: Özlem Yüksel
    Yayınevi: Kaknüs Yayınları
    Adres:
    ( http://www.kaknus.com.tr/new/index.php?q=tr/node/851 )

    KİTAP: "İşletme Hastalığına Tutulmuş Toplum: Şirket İdeolojisi, Yönetsel İktidar ve Toplumsal Taciz"
    Yazan: Vincent de Gaulejac
    Çeviren: Özge Erbek
    Yayınevi: Ayrıntı Yayınları
    Adres:
    ( https://www.ayrintiyayinlari.com.tr/images/UserFiles/Documents/Gallery/isletme%20hastaligi1-16.pdf )

    KİTAP: "Karakter Aşınması: Yeni Kapitalizmde İşin Kişilik Üzerindeki Etkileri"
    Yazan: Richard Sennett
    Çeviren: Barış Yıldırım
    Yayınevi: Ayrıntı Yayınları
    Adres:
    ( https://www.ayrintiyayinlari.com.tr/images/UserFiles/Documents/Gallery/karakter%20asinmasi1.pdf )

    KİTAP: "Prekarya: Yeni Tehlikeli Sınıf"
    Yazan: Guy Standing
    Çeviren: Ergin Bulut
    Yayınevi: İletişim Yayınları
    Adres:
    ( http://www.iletisim.com.tr/images/UserFiles/Documents/Gallery/prekarya1.pdf )

    KİTAP: "Küresel Çarkın Dışında Kalanlar: Tüketim Toplumundaki Yeni Fakirlik"
    Yazan: Kathrin Hartmann
    Çeviren: Etem Levent Bakaç
    Yayınevi: Ayrıntı Yayınları
    Adres:
    ( https://www.ayrintiyayinlari.com.tr/images/UserFiles/Documents/Gallery/kuresel%20carkin%20disinda%20kalanlar1-16.pdf )

    KİTAP: "İnatçı Köstebek: Çağrı Merkezlerinde Gençlik, Sınıf ve Direniş"
    Yazan: Gamze Yücesan-Özdemir
    Yayınevi: Yordam Kitap
    Adres:
    ( http://www.kitapyurdu.com/kitap/inatci-kostebek-amp-cagri-merkezlerinde-genclik-sinif-ve-direnis/344710.html )

    YanıtlaSil
  8. Hz. İsa'nın (AS) suyu şaraba çevirdiğini biliyorsunuz.

    Bunu nasıl açıklayaksınız?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bilmiyorum. Bildiğim tek şey bilimde mucizeye yer olmadığıdır.

      Sil
    2. Biliyor muyuz? Emin misiniz?

      Sil
  9. Hocam iktisadi analiz kitabınız ne zaman çıkar ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şu anda üzerinde çalışıyorum. Eylül başına kadar kitabevine teslim etmeyi planlıyorum. Ekim veya Kasım'da çıkar diye düşünüyorum.

      Sil
  10. Yılmaz Oztunanin 12 cilt Osmanlı tarihi enine boyuna piyasadaki en doğru kitap. Tavsiye ederim Mahfi Bey

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tavsiye için teşekkürler. Başka her şeyden soyutlanıp okumak lazım. Nasıl yapılır bilemem.

      Sil
  11. hocam kitabınız çıktığında imzalayarak gönderme şansınız var mı

    YanıtlaSil
  12. Hocam sitenizde 2011 öncesi yazılarınız yok bu yazılarınız kendime yazılar adlı kitabınızda mı bulunuyor daha önce yazdıgınız yazılar yada makaleler varsa nasıl ulaşabilirim onlara

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kendime Yazılar kitabında hepsi yok. O kitap daha çok ekonomi dışı felsefe, edebiyat, tarih vb ağırlıklı yazılarımı topluyor. Blogda Yazılar/Kitaplar bölümüne giderseniz orada ilk linke giderseniz 2008'e kadar olan yazılarımı bulabilirsiniz.

      Sil
    2. Teşekkür ederim hocam yazdıklarınızın hepsi çok değerli

      Sil
  13. Kpss ye hazırlanmaktan doğru düzgün kitap bile okuyamıyoruz Mahfi hocam şu sıralar en popüler kitabım Erdal Ünsal makro iktisat :)

    YanıtlaSil
  14. Hocam bu soruyu size hiçbir art niyet aramadan soruyorum:

    Bernie Sanders'ın samimi bir siyaset insanı olduğuna inanıyor musunuz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bernie Sanders'in düşünce ve söylemlerini yeterince incelemedim o nedenle fazla bir şey söyleyemeyeceğim.

      Sil
  15. Hocam merhaba,

    İşe gidişi ve gelişi de dahil ederek, günde 12 saatimi başkası için mesaiye veriyorum. Molalarımda, yolda gidip gelirken ve evde fırsat buldukça blogumu güncellemeye ve sizin gibi kıymetli hocalarımı takip etmeye çalışıyorum. Fakat bazen öyle bir tıkanıyorum ki, kolumu kıpırdatmak isteği dahi kalmıyor içimde. Hocam nedir bu işin sırrı? Gerçekten ömrü böyle tüketmek ihtimali korkutuyor. Yaş biraz daha ilerleyince, hiç olmayacak gibi geliyor. (Yaşım henüz 25...) Rahmetli Hakkı Devrim'in egoistokur.com/hakki-devrim-eski-kitaplar-o-kadar-cabuk-bulunmaz-oluyor-ki/ buradaki röportajında dediği gibi: "Gönlümce okuyamamanın acısını duyuyorum." Bir öneriniz var mıdır benim durumumdaki genç arkadaşlara?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok doğru söylüyorsunuz. Aynı şey hepimiz için geçerli. Ekonomide alternatif maliyet diye bir yaklaşım var. Yani bir şeyi yaparken bir başka şeyi yapmaktan vazgeçmek gerekir. Ve yaptığımız şeyin maliyeti aslında yapmaktan vazgeçtiğimiz şeydir. Onun için okunacak kitabı seçerken başka kitapları okumaktan vazgeçtiğimizi düşünerek iyi seçim yapmamız gerekiyor.

      Sil
  16. Hocam insan ömrü 60 - 90 yıl arasına yükselerek uzuyor.

    Hiç düşündünüz mü? Aslında çok kısa yaşıyoruz hocam?

    Bir insan, hayatın nasıl değiştiğini görebilmek için en az 50.000 (elli bin) yıl yaşamalı diye düşünüyorum hocam?

    Siz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaşanan kısa süreyi iyi değerlendirmek önemli. 50 bin yıla da çıksa yine kısa der insan.

      Sil
  17. Hocam para politikası dersi için temel atmak istiyorum onerebilecegin iz kitap varmı ve nedir ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fatih Özatay'ın Parasal İktisat: Kuram ve Politika adlı kitabı iyidir. Biraz ağır olabilir ama en iyi kitaplardan birisidir.

      Sil
  18. Hocam iktisat tarihi alaninda tevfik guran in kitabini onerir misiniz yada baska bir kitapmi tavsiye edersiniz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tevfik Güran'ın kitabı iyidir. İktisadi düşünce tarihi olarak da Gülten Kazgan'ın İktisadi Düşünce Tarihi kitabını öneririm.

      Sil
  19. hocam sizce , yazmak mı okumak mı ? çok okumak yazmaya enegel mi ?
    dil öğrenimi için yurtdışı şart mı?
    babanıza hiç karşı çıktınız mı(eğitim iş yaşamınızın kumandanı siz miydiniz? mesela müfettişken ya da müfettişliğinizin ilk yıllarındayken işiniz çevreniz den bunalıp gerçekte aradığınızın bu olmadığı ve ani bir kararla Baba ben bırakıyorum ve Türkiyede yaşamak istemiyorum.yurtdışına gideceğim .dediğiniz oldu mu ?demediyseniz demek isteyenlere ne önerirsiniz.büyük bir emekle edinilen bir işten vazgeçmek aptallık mı ?Türkiye de yaşamak, hergün aynı siyasetçilerin aile nutuklarınız dinlemek
    günlük popüler kültürle bir ömrü hiç etmek ?)
    sorularım birbiriyle alakasız biliyorum.yazıp sormak istediğim çok şey var.değerli zmanınıız harcamak istemem.
    şimdiden teşekkürlerimi sunuyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İkisi de. Birbirine engel değiller.
      Dil öğrenimi için yurtdışı şart değil ama yararlı tabii.
      Babama çok karşı çıktım. Ama her zaman saygıyla. O da haklıysam hep hakkımı teslim etti.
      Bu dedikleriniz olmadı. Ama detaşe olarak gelirler genel müdür yardımcısıyken yurtdışı staj sıram geldiğinde gittim. Bana gitme dönüşte buraya tekrar almayız dediler ama ben dinlemeyip gittim. Yaşamımda yaptığım en doğru işlerden birisi olduğunu düşünürüm. Yabancı dilimi geliştirme ve ekonomi bilgimi ilerletme fırsatı buldum.
      Benim zamanımla şimdiki zaman farklı. Ben o zaman torpil morpil olsa da en yukarılara bilgim ve çalışmamla çıkabileceğime emindim. Ve öyle de oldu. Şimdiki zaman öyle değil. O nedenle karşılaştırmak doğru olmaz.

      Sil
  20. Mahfi Bey, şu topçu kışlası nedir acaba; netten bakıyorum çok fazla bilgi yok... Saygılar efendim ...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İsterseniz ben bu konuda bir şeyler yazmayayım. Çünkü konuyu biliyor olsam da yeterince incelemiş değilim. İncelemiş olanların yazılarını okumak gerekir.

      Sil
  21. İsrail ile varılan anlaşmanın ekonomik olarak ne gibi etkileri olur? Örneğin dolar düşer mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İsrail, ardından Rusya ile yumuşama gündemde. Dövize olumlu etkisi olabilir.

      Sil
    2. üstad olumlu etki derken doların değer kazanmasını mı kastediyorsunuz.
      seçimle gelen partilileri denetleyen mekanizma bizde olduk olası yerleşmemiştir.
      bunu ne zmana sağlayacak ülkemiz.
      ortak bilinç oluşturmak bu kadar mı zor bizde?

      Sil
  22. Ertem Eğilmez ile bir akrabalığınız var mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sadece soyadımız aynı.

      Sil
    2. Hocam isminiz Mahfi'nin, saklı, gizlenmiş demek olduğunu öğrendim.

      "Hünkâr Mahfili" veya "Mahfil-i Hümayun" diye tabir edilen özel mekânlar vardı Osmanlı zamanında hatırlarsanız.

      'Mahfi'den türemiş olabilir mi diye düşündüm, mantıklı bir bağ kuramadım.

      'Mahfi' ile 'Mahfil' arasında bir bağ var mı?

      Sil
    3. Mahfi bey siz Hazar Türkü müsünüz?

      Sil
    4. Adsız 19:14
      Mahfi Arapça gizli, saklı demek. Hafi kökünden geliyor.
      Mahfil Arapça toplantı yer demek. Mahfi ile mahfil'in birbiriyle ilgisi yok. Yani kökenleri aynı değil, dolayısıyla birbirinden türemiş değiller.
      Adsız 20:22
      Baba tarafım 4 kuşak önce Dağıstan'dan İstanbul'a gelmiş. Dolayısıyla Orta Asya'dan göçte Hazar kıyısına yerleşmişler sonra İstanbul'a gelmişler.

      Sil
  23. Hocam öncelikle değerli bilgilerinizle bizi düşündürmeye sevk ettiğiniz için, görüş ve önerilerinizle ışık tutuğunuz için teşekkürlerimi sunarım size. Benim sorum bu konu dışında olacak ama. Ben bitirme tezi olarak 2001 krizi ve 2008 küresel finansal krizini çalışmıştım ilgimi çeken konulardı sizin de bu krizlerle ilgili olan kitabınızı okudum, emeğinize sağlık. Daha birçok araştırmam oldu ancak kafama takılan soru da oldu kuşkusuz. Bir hocamızın derste söylediği 2001 krizinin üçlü açmaz ya da imkansız üçlemenin ihlal edildiği için bu krizin yaşandığını söylemesi kafamda merak uyandırdı açıkçası. İmkansız üçlemeden kasıt bağımsız para politikası, tam sermaye hareketliliği ve sabit kur sistemi bir arada uygulandığı için mi yaşandı zira Türkiye 2001 krizinden sonra 14 Nisan 2001'de yürürlüğe giren ekonomide ve kamuoyunda siyasal bunalım ve istikarsızlıkları önlemek için Kemal Derviş ile Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı uygulamaya konuldu bununla birlikte serbest değişken kur sistemine geçmiştik yani bu yeni kur sisteminin getireceği bunalımı önlemekte başlıca hedefti ve daha birçok ekonomiyle ilgili hedefler. Ki ayrıyeten 1980'lerde dışa tam olarak açıldık diye ifade ediliyorsa da asıl finansal liberilazasyon veya serbestleşme 1990'larda gerçekleştiğiyle ilgili birçok kaynak okudum Türkiye Ekonomisiyle alakalı. Ayrıca birçok gelişmiş gelişmekte olan ülke finansal piyasalarını serbestleştirmişler. Şimdiden cevabınız için teşekkür ederim, saygılarımla...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim.
      Hocanız haklı. Eğer sermaye hareketleri serbest ise bağımsız para politikası ve sabit döviz kuru bir arada olamaz. 2001'e giderken Türkiye'de sermaye hareketleri serbestti, para politikası da bağımsızdı. Buna karşılık Türkiye IMF'nin önerisi doğrultusunda belirli bir bant içinde dalgalanan bir çeşit sınırlı dalgalı - sabit döviz kuru sistemini benimsemişti. IMF, bu tür bir bant içinde dalgalanmanın kriz çıkaracağını düşünmemişti. Ama düşünülen olmadı ve kriz çıktı.

      Sil
    2. Hocam IMF'nin dayattığı sözde 'istikrar önlemleri' 1958 krizi olsun Menderes döneminde isteksizce kabul edildi çok başarılı olamadı. 1978,1980,1994 vs hep bu istikrar önlemleri alındı aynı zamanda o dönemdeki iktisatçılar,kamuoyu kuşkuyla baktı neden hep IMF politikalarına bağlı kaldık bunun o dönemlerde AB'ye katılabilmek ve gelişmiş Batı kapitalist ülkelere entegre olmak gibi bir düşünceyke ilgisi olabilir mi sizce? Aynı zamanda kendileri 1973'te paralarının dış değerini serbest dalgalanmaya bıraktılar Bretton Woods'un çöküşüyle birlikte kendileri de bu sistemin yürümediğini gördüler tutup bunu tekrar bir kriz için adı 'sınırlı dalgalanma' diye hitap edip uygulatmaları döviz kuru çapasına dayalı kur sistemini tekrar neden uygulattılar ben onu anlayamıyorum sayın hocam.

      Sil
    3. 1958 istikrar önlemleri isteksizce kabul edilmedi. Türkiye DP'nin uyguladığı plansız programsız kalkınma hamlelerinin iflası sonucunda ithalat yapacak dövizi kalmadığı için IMF'^nin kapısını çalmak zorunda kaldı. IMF'ye kuşkuyla bakılmasının nedeni kapitalist sistemin bir kurumu olmasından dolayıdır. IMF ile AB ve batıya entegre olmanın bir ilgisi yok. Dövizimiz bittiği için IMF'den borç almak zorunda kaldık.
      2001 krizi ise bizim inatla ve ısrarla yapısal reformları yapmamızın bir sonucudur. Hiç bir kriz bizim dışımızda çıkmadı. Dolayısıyla ne sorun olduysa sorumlusu biziz. Bugün de aynı durumdayız. Yapısal reformları yapmıyoruz. Yarın aynı sorunlarla karşılaşma olasılığımız artıyor. Sonra böyle bir kriz olunca kabahati yine başkalarına atacağız.

      Sil
    4. Teşekkürler hocam. Ancak 1946-1960 DP dönemi bazı iktisatçılarca en iyi olduğumuz dönem diye adlandırılıyor. Dışa açılmamız nedeniyle. Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda?

      Sil
    5. Türkiye, refah artışı yaşar gibi olduğu bütün dönemlerde yeni bir buluş yaparak ya da teknolojiyi geliştirerek değil, önceki dönemin birikimini ya da geleceğin gelirini harcayarak refah artışı sağlamıştır. Bunun ilk örneği Menderes dönemidir. Menderes, II. Dünya Savaşında yemeyip, içmeyip biriktiren toplumun birikimini harcayarak tarımda büyük atılım yapılmasının ve ekonominin büyümesinin önünü açmıştır. Mevcut birikimin harcanması bitince gelişme de durmuştur. İkinci örnek Özal dönemidir. Özal, iktidara gelir gelmez altyapı yatırımlarını artırmaya girişmiş ve bunun için yetersiz olan kamu gelirleri sorununu, kamu kesimi harcamalarını ve dolayısıyla kamu borçlanmasını artırarak çözmüştür. Çözüm geçici olduğu için gelişme de geçici olmuş, kamu kesimi daha fazla borçlandırılamaz hale gelince ekonomi sıkıntıya girmiş ve 2000’lerin başında çökmüştür. Son örnek Erdoğan dönemidir. Erdoğan, iktidara geldikten sonra yoğun bir özelleştirme hamlesi başlatmış, bütün bir Cumhuriyet döneminde kurulan kamu işletmelerini özel kesime ve yabancı yatırımcılara satarak, devrederek gelir elde etmiş ve bunları yatırımlara yöneltmiştir. Bu dönemde özel kesim şirketleri ve hane halkları hızla borçlandırılmış, geçmişte kamu kesimine yüklenmiş olan ‘borçlanmaya dayalı harcamayı artırarak büyüme modeli’ bu kez ‘özel kurum ve kişilerin borçlanarak harcama yapması ve ekonomiyi büyütmesi modeline’ dönüştürülmüştür. İlk 5 – 6 yıl refah artışı yaratmış gibi görünen bu modelde özel kesimin ve hane halklarının borçlanma sınırına gelip dayanmasıyla sağlanan gelişmenin hızı kesilmiş, Türkiye öteden beri hep içinde bocaladığı orta gelir tuzağından çıkmayı başaramamıştır.

      Sil
    6. Türkiye, refah artışı yaşar gibi olduğu bütün dönemlerde yeni bir buluş yaparak ya da teknolojiyi geliştirerek değil, önceki dönemin birikimini ya da geleceğin gelirini harcayarak refah artışı sağlamıştır. Bunun ilk örneği Menderes dönemidir. Menderes, II. Dünya Savaşında yemeyip, içmeyip biriktiren toplumun birikimini harcayarak tarımda büyük atılım yapılmasının ve ekonominin büyümesinin önünü açmıştır. Mevcut birikimin harcanması bitince gelişme de durmuştur. İkinci örnek Özal dönemidir. Özal, iktidara gelir gelmez altyapı yatırımlarını artırmaya girişmiş ve bunun için yetersiz olan kamu gelirleri sorununu, kamu kesimi harcamalarını ve dolayısıyla kamu borçlanmasını artırarak çözmüştür. Çözüm geçici olduğu için gelişme de geçici olmuş, kamu kesimi daha fazla borçlandırılamaz hale gelince ekonomi sıkıntıya girmiş ve 2000’lerin başında çökmüştür. Son örnek Erdoğan dönemidir. Erdoğan, iktidara geldikten sonra yoğun bir özelleştirme hamlesi başlatmış, bütün bir Cumhuriyet döneminde kurulan kamu işletmelerini özel kesime ve yabancı yatırımcılara satarak, devrederek gelir elde etmiş ve bunları yatırımlara yöneltmiştir. Bu dönemde özel kesim şirketleri ve hane halkları hızla borçlandırılmış, geçmişte kamu kesimine yüklenmiş olan ‘borçlanmaya dayalı harcamayı artırarak büyüme modeli’ bu kez ‘özel kurum ve kişilerin borçlanarak harcama yapması ve ekonomiyi büyütmesi modeline’ dönüştürülmüştür. İlk 5 – 6 yıl refah artışı yaratmış gibi görünen bu modelde özel kesimin ve hane halklarının borçlanma sınırına gelip dayanmasıyla sağlanan gelişmenin hızı kesilmiş, Türkiye öteden beri hep içinde bocaladığı orta gelir tuzağından çıkmayı başaramamıştır.

      Sil
    7. Hocam tekrar teşekkür ederim yorumunuz için. Hocam 1947'de Vaner Planı ile de ABD Türkiye'nin savaşta zarara uğramış Batı'nın yeniden inşası için Türkiye'yi bir araç olarak görmüş. Türkiye'nin tarımını pazara açarak bundan yarar sağlayacağını öngörmüşler. Tarımın pazara açılması için de karayolu ulaşımını geliştirmek tahattüt edilmiş aynı zamanda bu bizim önceki dönemdeki demiryolu ulaşımı politikasından tümüyle karayolu ulaşımına da dönüşümüz. Ama sırf karayolu ulaşımı gibi bir tekil politika izlenmesi aynı zamanda bunun ülkenin diğer ulaşım araçlarıyla bağıntılı bir şekilde olmaması da olumsuz. Gerçi bu planın uygulanamadığı söyleniyor. Aynı zamanda 1948'de Truman Doktrini'de aynı şekilde uygulanamamış dışardan yeterince yabancı sermaye çekişi olmadığı için ve de Türkiye'de yeterli şekilde serbest piyasa koşulları işlemediği için ama 1. yazdığım daha baskın diye okumuştum. Ben de bu dönemi ve daha birçok dönemi verimli bulmadım aslında hocam. Bir Atatürk dönemindeki yapısal reformları dışında tutarsak eğer. Bu dönemde de aşırı bir dış borç yükümüz var ve belirttiğiniz gibi 2. Dünya savaşındaki halkın biriktirdiği oaralar suyunu çekmiş hem de dış borçlar çok artmış borçlanma koşulları da ağırlaştığı için doğal olarak 1958 krizi gelmiş tabi arkadında başka nedenler de var illa ki. Ama bir hocam 1946-1960 döneminde dışa çılıp atılım yapacağımız AK Devrim otomobili geliştirebilseydik aynı zamanda dışardan aldığımız borçla yerli sanayi kuruluşlarını oluşturduk ama sonra döndük 1930'ların devletçi planlı sanayileşmeye 1970'lerde tekrar geçmiş dönemi tekrar uyguladık demişti. Bu dönemde Kore 1970lerde dışa açılmaya geçerken biz planlı kalkınmaya geri döndük burda da büyük pay var geri kalmışlığımızın demişti. Bana mantıklı geldi birçok düşüncesi hocamın ancak verimli ve etkin ölçekte üretim yapan sanayi kuruluşumuzun oluştuğunu düşünemiyorum. Aynı şekilde 1980 Özal döneminde de belirttiğiniz gibi altyapı girişimleri var ancak hocam altyapı girişimlerinden kastım yerli sanayiyi dışa açarak terbiye etmek. İçerde bunun bize maliyeti nasıl olur ne gibi önlemler alırız vs hazırlık olmadan yerli, verimsiz sanayimizi dış alım mallarına açmak da bizi büyük yıkıma uğrattığını söyleyebilirim. SANLI kuruluşları söyleniyor DESİYAPla bunların oluşturulacağı o 1980 dönemlerinde bunun da bir atılıma araç olabileceği motor pazarı diye ancak onda da verimli olamamışız özel kesimle kamu kesimi arasında bunu kimin yapacağı arasında anlaşmazlık yaşanmış aynı zamanda özel kesimin kendi arasında da problem yaşanmış ve bu da önceden doğru düzgün planlanamamış. Ben Türkiye Ekonomisinde gördüğüm en önemli sorun etkinsiz kaynak kullanımı hocam. Tasarruf yetersizliğinden söz etmişiz ama asıl sorun tasarruf yetersizliği değil var olan kıt kaynakları etkili bir şekilde kullananilmek bence. 2001 krizinden sonrasını işlemedik Türkiye Ekonomisi dersinde merak etmiştim sizin Ak parti döneminde Türkiye ekonomisi yazınızı okumuştum bilgilendirdiğiniz için teşekkürler hocam.

      Sil
  24. Mahfi Bey ben inşaat mühendisiyim.Yazılarınızı zevkle okuyorum,emek-değer teorisinin günümüzdeki geçerliliği ne durumda? Bununla ilgili kitap tavsiye edebilirmisiniz. Teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim.
      Emek - değer teorisi, değeri emeğin yarattığını öne süren teoridir. Marksist teorinin temel kabullerinden birisidir.
      Günümüz ekonomisinde egemen olan neoklasik teoriye göre ise bir malın ya da hizmetin değerini yaratan şey o mal ya da hizmete atfedilen faydadır. Bu da tartışmalıdır. Su çok faydalıdır elmasın ise bir faydası yoktur ama sudan değerlidir.
      Mülkiyede öğrenciyken bu kitabı okumuştuk. Bir bakın isterseniz.
      http://kitaplar.ankara.edu.tr/dosyalar/pdf/070.pdf

      Sil
  25. DÜNYA, TÜRKİYE'NİN ÖNDERLİĞİNİ BEKLİYOR!

    Türkiye, uluslararası kamuoyunda otoriterleşme, muhalif kesimlerin susturulması ve insan hakları ihlalleriyle gündeme gelirken, Meclis Başkanı İsmail Kahraman ‘bambaşka’ bir tablo çizdi: “Dünya, Türkiye’nin önderliğini bekliyor.”

    Bir bizim haberimiz yokmuş

    Dindar bir anayasa hazırlanması gerektiğini söylemesiyle Türkiye’de yıllar sonra laiklik tartışmalarının yeniden alevlenmesine neden olan Kahraman, son çıkışıyla milliyetçi söylemin de ‘sınırlarını zorladı’.

    Cihan’da yer alan habere göre Kurucular Kurulu Başkanı olduğu Birlik Vakfı’nda konuşan Kahraman, “Türkiyemiz büyük misyona sahip. Biz 800 bin ya da 776 bin kilometrekare değiliz. Bizim siyasi hudutlarımız belirli hudutlarla ifade ediliyor ama bizim gönül hudutlarımız, bir gönül coğrafyamız var. Bütün dünya bizim önderliğimizi bekliyor” diye konuştu.

    Türkiye’nin itibarının ‘fevkalade’ olduğunu savunan Kahraman, “Bendeniz Yeni Zelanda’ya gittim. 116 bin kilometre mesafe ve Türkiye orada. Ümit orada. İslam merkezi Suriyeli, Gazzeli, Sudanlı Müslümanlar var. Cumhurbaşkanımızın duvarda resmi var. Dışarıda öyle bir itibarımız var ki fevkalade ve Türkiye’yi santimetre santimetre, adım adım takip ediyorlar” dedi.

    Türkiye’nin geliştiğini savunan Kahraman, ‘dış mihrak’ temasını eksik etmeyerek, “Türkiye geliştikçe de sıkıntılarını çoğaltanlar var. Tabii ‘Türkiye büyüyor, büyümesin. Türkiye’yi önder bekleyen bir dünya var, ümitleri boşa gitsin’ diyenler var” ifadelerini kullandı.

    Diğer bayrakları ‘pijama’ya benzetti

    Kahraman, hayli ‘iyimser’ konuşmasına şöyle devam etti: “Biz kendimize güveneceğiz, söylenenlere kanmayacağız. Allah rahmet eylesin şehitlerimize. Bu bayrak için kanlarını, canlarını veriyorlar. Buradaki kırmızı renkte nicelerimizin dedelerinin kanı vardır, onlara müteşekkiriz. Benim bir dedem Yemen’de birisi Kafkasya’da, dayım da Sarıkamış’ta şehit. Oradaki kırmızı kan damlalarında benim de ceddim var. Bizim bayrağımıza renk veren Allah. Bazı bayraklardaki pijamaya benzemiyor bakın şuraya maşallah. Ayınla yıldızına kurban. Dalgalan sen de şafaklar gibi ey nazlı hilal, Allah Allah.”

    Kahraman’ın sitemiyse, Türkiye’nin ‘kendi büyüklüğü’nün farkında olmaması oldu: “Biz büyüklüğümüzün niye farkında değiliz ya Rabbi? Biz niye biz değiliz? Kendimiz olalım kendimiz. Biziz. Senelerce boşa avare kasnak gibi zaman kaybettik. Tarihimize, ruh kökümüze, manevi liderlerimize sahip çıkalım. İftarlar doldu şimdi sahura çağırıyorlar. Diri ve canlı bir hava var Türkiyemizde. Bu bizi daha ötelere götürecek inşallah.”

    http://www.diken.com.tr/meclis-baskani-kahramanin-gunduz-dusleri-tum-dunya-onderligimizi-bekliyor/

    26 Haziran

    YanıtlaSil
  26. Kim bu adam yav?

    http://www.bankofengland.co.uk/about/PublishingImages/biographies/carney.jpg

    10'da Ekonomi'ye konuk edecek misiniz?

    YanıtlaSil
  27. hocam, martı yayınları sherlock holmes ın bütün hikayelerini tek kitapta toplamışlar,tavsiye ediyormusunuz.sherlock holmes okumak için sırasıyla hangilerini okuyalım ?http://www.odakitap.com/sherlock-holmes-tum-hikayeleri-tek-kitap-sir-arthur-conan-doyle/9786053482215

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 1150 sayfa icerisinde 56 hikaye var. Her hikaye icin 20 sayfadan az dusuyor. Benim bildigim SH romanlari en az 250 sayfa civarinda, demek ki sadelestirip kisaltip birlestirmisler. Orijinali gibi olmaz

      Sil
    2. Piyasadaki Sherlock Holmes kitaplarının tercümeleri çok kötü maalesef. Şimdiye kadar Türkçede okuduklarım içinde sadece Dörtlerin Yemini (T.İş Bankası Y.) tercümesini beğendim.

      Sil
  28. Hocam ben 1. sınıf öğrencisiyim. Bir soru soracağım.
    Bir malın fiyatı düştüğüde ikame mala talep azalır deniyor. Malın fiyatı düşüyorsa o maldan daha fazla alınsın,ikame mala niye talep azalsın.
    Mesela ben çay ve kahve satın alan bir insansam çay fiyatları düşünce çayımı daha fazla içerim, kahveyi de azaltmam :)
    Cevabınız için şimdiden teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hazır kahve (nescafe) ile filtre kahve ikame mallardır. Hazır kahve fiyatı düşerse filtre kahveye talep azalır, çünkü insanlar daha ucuz olan hazır kahveyi tercih ederler. Bununla birlikte eğer örneğin hazır kahvenin sağlığa zararlı olduğu iddiası varsa o zaman hazır kahvedeki fiyat düşüşü filtre kahve talebini düşürmeyebilir.

      Sil
  29. Hocam merhaba
    1)Tahvil faizi ile fiyatları ters ilişkili.Peki tahvil faizi pozitiften negatife yönelse fiyatı yine yükselir mi?
    2)Yükselirse; Abd bugün faizleri negatife çekse yatırımcılar niye ülkeden kaçar?Faiz geliri negatif olsa da tahvilin fiyatı artar ordan kazanç sağlar.
    3)Yabancı bir yatırımcı mesela 2016 yılının sonuna doğru Türkiye'de faizlerin artacağını düşünüyorsa şimdiden mi gelir,yıl sonunda mı gelir?
    Şimdi gelmesi mantıksız olmaz mı çünkü tahvili aldıktan sonra faiz artışıyla beraber tahvilin fiyatı da düşer. Bu yüzden faiz arttıktan sonra tahvili alır değil mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. (1 ) Tahvil faizi kendiliğinden düşmez. Tahvile talep artarsa yani tahvil fiyatları artarsa tahvil faizi düşer.
      (2) Aslı olan tahvilin getirisidir.
      (3) Şimdiden gelir çünkü şimdi tahvile talep fazla olmadığı için fiyatı düşüktür ucuza alır.

      Sil
  30. Merhaba hocam. Blogunuzu Azerbaycandan severek takip etmekteyim. Uzun zamandır sormak istediğim bir soru var. Jhon Perkins'in "Bir ekonomik tetikçinin itirafları" kitabı ile ilgili görüşünüz nedir? Kitapta yazılanları Azerbaycan başta olmak üzere yaşadığım petrol ülkesi ülkelerde bire-bir gözlemledim. Bu kadar açık ve net itiraflarla milleti uyutup, yeni bir düzenmi kuruluyor acaba?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim.
      Ben o kitabı okumadım. Okuyacağım.

      Sil
    2. Mahfi hocam, bahsi geçen kitap çok uydurma bir kitap. Okuduktan sonra bu kitabı tavsiye edenlere ah ettim. Yazık. Saçma sapan bir hikaye üzerinden sözüm ona itiraflarda bulunuyor. Sizin zamanınıza yazık.

      Sil
  31. Hocam, Murat Sağman sormuş:

    "İngiltere sadece 4 gün içinde, hem AB'den, hem Euro 2016'dan çıkmayı nasıl başardı?"

    https://twitter.com/muratsagman/status/747545538992685056

    Bu soruya ancak siz cevap verebilirsiniz Mahfi Hocam...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Euro görünce kaçıyorlar :)

      Sil
    2. beceriksiz olduklari icin. ingiltere den yaziyorum ben, kimsenin cikmak icin oy vermeyecegini hesapliyorlardi, durum degisince ellerinde patladi. simdi kara kara dusunuyorlar ne yapsak diye. kimsenin item-50'yi yururluge koyacak cesareti yok (EU dan cikmak icin resmi basvuru proseduru). Cameron bunun icin istifa etti bi basvuruyu yapanin kendisi olmamasi icin. Yoksa referendum unutulur basvuruyu o yapti diye ustune yapisir kalir (Rus ucagini Ahmet hoca dusurttu diye uzerine kalmadi mi?).

      Sil
  32. Hem kitap yazarken, hem blogda yazarken, hem de programlara çıkarken bir de 4 tane kitap mı okudunuz hocam? Biz sizden sadece bu iç disiplininizi örnek alabilsek ne mutlu bize.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sizin yaşınızdayken bunları yapamıyordum. Çoluk çocuk yetişince zamanım fazlalaştı.

      Sil
  33. Hocam Merhaba,
    öncelikle paylaşımlarınız için çok teşekkürler. Okudunuz mu bilmiyorum sayın hocam ama Ayşe Buğra, fikret şenses,erinç yeldan,Ha-Joon Chang gibi iktisatçıların hangi kitaplarını tavsiye edersiniz? özellikle iletişim yayınlarının ekonomi serisinden çıkan pek çok araştırma / inceleme / derleme kitabı mevcut. sizizn için zahmet olmazsa oradan tavsiye edebileceğiniz kitaplar var mıdır? aydınlatıcı yazılarınız ve tavsiyelerinizi çin teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben zaman zaman bloğumda okuduğum kitaplardan öneri yapıyorum. Ondan ötesine yetişemiyorum.

      Sil
    2. Ha-Joon Chang cok ilginc yaziyor tavsiye ederim. Biraz Ege Cansen uslubu var.

      Sil
  34. Mahfi hocam selam,

    Ülke olarak bence bir model seçmeliyiz ve onu bir şekilde adapte etmeliyiz diye düşünüyorum.Mesela Kore modeli ele alınabilir, bir tarım ülkesi ve siyasi kargaşalardan sonra 30 yıl içinde bugünkü durumuna gelmeyi başardırlar. Benzer modeli biz uygulayamaz mıyız? veya uygulamak için temel hangi adımlar gerekir buna dair bir kitap var mıdır önerebileceğiniz?

    tşk

    Hasan

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Korenin eğitimde yaptıklarına bakarsak olayı çözeriz. Biz eğitimde geri gittik. Bilim dışına çıktık. Oysa Kore bilime girdi.

      Sil
  35. Hocam euronum değer kazanması tıpkı dolardaki gibi enflasyonun artmasına yol açar mı?
    Sonyçta ithalatımızın %43unu ABden yapıyoruz ve euro ödüyoruz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maliyetlerimiz ağırlıklı olarak Dolarla olduğu için bizi Dolar daha çok etkiliyor.

      Sil
  36. Merhaba Hocam,
    Yazılarınız ve kitap tavsiyeleriniz için teşşekürler.

    Benim bir tane sorum vardı belki alakasız gelir ama olsun, sormuş olayım.

    Yurtdışında bulunana şirketlerin hisse senetlerini nerden satın alabiliriz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bankalarla ve aracı kurumlarla konuşmak gerekir.

      Sil
  37. Hocam bir gününüzü çok merak ediyorum. Rutinleriniz nelerdir, kaç saat uyursunuz?
    Çok üretkensiniz ve sizden feyz alıyoruz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Estağfurullah.
      Yaşlanmanın da kendine göre avantajları var. Eskiden 8 saat uyurdum şimdi 5 saat yetiyor. Böylece günde 3 saat fazla zamanım kalıyor. Ben günümün en az 5 saatini ekran başında okuyarak yazarak not alarak geçiriyorum.

      Sil
  38. Hocam ha joon chang sizce nasıl bir iktisatçı. Kitaplarına baktım bazı yazdıkları şeyler hayal ürünü gibi. Siz önerir misiniz kitaplarını?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ha Joon Chnag'i okumadım, o nedenle bir düşüncem oluşmadı.

      Sil
  39. hocam bu yap işlet devret metodunu nasıl buluyorsunuz? güya bütçeden tek kuruş çıkmıyor hazine garantileri hariç. ben modern kapütülasyon olarak görüyorum zamanında osmanlı çok çekti maalesef ve atatürkün lozanda taviz vermediği 2 konudan biriydi diğeri ermeni sorunu. ama maalesef siyasi iktidar vazgeçmiyor bu sistemden sanırım halkın gözünü bu şekilde boyamak bakın biz hizmet yapıyoruz söylemi çok güçlü. siz nasıl değerlendiriyorsunuz bu durumu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Son değişiklikle yani finansmanı da hazine garantisine sokan değişiklikle emin olun kapitülasyondan da daha ileri bir şey oldu. Ben yıllarca bu finansman garantisine karşı çıktım Hazinede. Sonunda maalesef o da oldu. İleride bunun sıkıntısını çok çekecek Türkiye.

      Sil
    2. Gelde Akplilere anlat. Ülkede bombalar patlıyor suçsuz masum insanlar ölüyor git gide ortadoğu ülkesine dönüşüyoruz. Bu ülkenin temeline bilim yerine dogmatik görüşleri koymaya çalışıyorlar ve yapıyorlarda. Korkarım ki çocuklarımızı hiç iyi bir gelecek beklemiyor Mahfi Bey.

      Sil
  40. Sayın hocam bir kaç ay sonra gireceğimiz kurum sınavında eğitim ekonomisi, beşeri sermaye ve eğitim, eğitimin getirileri-maliyeti, eğitim yatırımları, eğitim finansmanı ve uygulamaları, ekonomik büyümede eğitimin rolü vb. konulardan sorularla karşılaşacağız. Bu süreç içerisinde hangi kaynakları okumamızı tavsiye edersiniz? Teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu konularda fazlaca bilgim olmadığını itiraf edeyim.

      Sil
  41. Ankara/Nallıhan'da 'Sarıyar Barajı ve Hidroelektrik Santrali'nin inşa öyküsünü biliyor musunuz Mahfi Bey?

    Mahfi Bey, 'Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları' kitabı ilk çıktığı zamanlar, hem Türkiye'de hem dünyaya, daha çok 'sola eğilimli' cenahta heyecan uyandırmış, içinde anlatılanların (özellikle Şili - Milton Friedman - Salvador Allende'nin nasıl ölüme sürüklendiği bağıntıları) 1960 ve 70'lerde yaşandığı haliyle ve belgeleriyle ifşa edildiği için önemli bir kitap olarak kabul edilmişti. Bir de bu kitap, henüz Türkçe'ye çevrilmemişken, (asıl dili) İngilizce yazımı bittikten sonra basılması için yayınevi arandığında, birçok yayınevinin kitabı basmayı istememesi de, kitabın reklamını kendi kendine yapmasına yetti.

    Bu kitaba olan ilgide sapma şurada başladı: AKP'ye muhalefet yıllar içinde artmaya başladıkça ve Yiğit Bulut ilk sırada olmak üzere, AKP'yi doğrudan veya dolaylı destekleyen kanatlar, 'Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları'nda anlatılanların, şimdi, Recep Tayyip Erdoğan için de adım adım uygulandığı 'teorisini' ortaya atınca, kitabın ilk kez Türkçe'de yayınladığı anda sahip olduğu görece şöhret zaman geçtikçe erozyona uğradı. Kitap, 'sıradan bir komplo teorisi kitabı' statüsüne indirgendi.

    Siz, eğer bu kitabı şimdiye kadar okumadıysanız, muhtemelen bir üst paragrafta söylenenleri dinlediğiniz için, kitaba karşı önyargınız oluşmuş olabilir.

    Yazarı, 1945 doğumlu, John Perkins.

    ++

    YanıtlaSil
  42. Yıllarca, hidroelektrik santralleri inşa eden, ABD/Boston merkezli 'Chas. T. Main Inc.' şirketinde çalışmış. Ülke ülke gezerek, (kendi deyimiyle) ülkelerin ekonomik altyapılarının zombileştirilip borç batağına sürüklenmesi ve uluslararası finans çevrelerine bağımlı hale getirilmeleri için nasıl çalıştıklarını anlatmış. (Bu şirket, 1951-56 arasında, Ankara/Nallıhan'da 'Sarıyar Barajı ve Hidroelektrik Santrali'ni de inşa eden şirket aynı zamanda.)

    Perkins'in uzmanlığı 'finansal danışmanlık', ama mühendis zekası da var elbette.

    'Chas. T. Main'deki faaliyetleri dolayısıyla, bir dönem, 'NSA'nın clandestine şirketlerinden biri olan 'Einar Greve'de kiralık olarak çalışmış. (Edward Snowden'in 1960/70'lerdeki hali gibi düşünebilirsiniz.)

    İlerleyen yıllarda da, 'Dünya Bankası'na, 'Birleşmiş Milletler'e, 'IMF'ye, 'ABD Hazine Bakanlığı'na danışmanlık hizmeti vermiş.

    Bütün bunlara ek olarak, 'organized religion'lara şüphe ile, ve Non-Abrahamic dinlere ılımlı yaklaşması, şamanizm de dahil, kendisinin 'spiritualism'e kaydığı iddialarına yaygınlık kazandırıyor, ve hatta bir tür 'new-age movement' başlatmak isteyen bir tür 'mehdi' iddialarının da ortaya atılmasına sebep veriyor.

    Kendisi her ne kadar bütün bu 'dini iddiaları' inkâr etse de, kimsenin ağzını çuval gibi büzemeyeceğini bildiği için, 'mehdi'lik iddialarını kafasına o kadar da takmıyor.

    Kendisi şimdi emekli. Herhangi bir 'devlet kurumu' veya 'şirket'le doğrudan bağı yok (en azından kendisi öyle söylüyor.)

    Kurduğu danışmanlık şirketi ile, hem kitap tanıtımlarını yapıyor, hem konferanslara katılıyor, hem dünyanın nereye gitmekte olduğu ile ilgili tecrübelerini ve öngörülerini paylaşıyor.

    İşte o kitaplar:

    (1) Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları
    http://www.aprilpublishing.com/yeni/content.php?id=555

    (2) Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları: Şirketokrasi ve Ondan Kurtulmanın Yolları
    http://www.aprilpublishing.com/yeni/content.php?id=556

    (3) Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları: Küresel Kriz ve Büyük Resim
    http://www.aprilpublishing.com/yeni/content.php?id=557

    (4) Kafes: Üzerine Düşeni Yapmalısın!
    http://www.aprilpublishing.com/yeni/content.php?id=622

    Lehman Borthers'ın çöküşüne giden süreci, çöküş anını ve o zamandan günümüze yaşananları anlattığı, 2016 basımı,

    'The New Confessions of an Economic Hit Man':

    https://www.amazon.co.uk/New-Confessions-Economic-Hit-Man/dp/1785033840/

    https://www.amazon.co.uk/New-Confessions-Economic-Hit-Man/dp/1626566747/

    YanıtlaSil
  43. Hocam Ramazanda gargara yapsam orucum bozulur mu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Espri olsun diye sorduğunuz bu soru aslında koskoca bir toplumun 21. yüzyılın ilk çeyreğinde geldiği feci durumun özetidir.

      Sil
  44. hocam merhabalar geçen sene cari açığın neden azaldığı konusunda yaptığınız tespitlerle ilgili alakalı yazınızı okudum.
    cari açığın azalmasının sebebi olarak yaptığınız tespitler;
    1)finansman bulunamadığı için cari açıkta önceki yıllara göre haliyle azalmıştır
    2)döviz kurunun yüksekliği sebebiyle ithalat pahalı hale gelip ihracatta ucuzladığı için dış ticaret açığı azalmıştır.bunun sonucunda da cari açık azalmıştır şeklinde tespitleriniz bulunmaktadır.

    yani cari açığın azalmasını sebebini hem kurun yüksekliğine hemde finansman bulamamaya bağlamışsınız burada size sormak istediğim;iki etkiyi ayrı olarak ele almışsınız fakat kurun yükselmesinin sebebinin altında ,zaten cari açığa finansman bulamamakta yattığı için ayriyeten cari açığının azalmasının sebebi olarak finansman bulunmamasını saymaya gerek var mı? yani cari açığın azalmasının sebebi olarak sadece kur etkisinden bahsetmek yeterli olmaz mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bazen tek bir neden ve onun yol açtığı tek bir sonuç vardır. Bazen bir neden bir sonuca yol açınca o sonuç ta sonradan neden olup öteki sonuca yol açar. Yani neden ile sonuç zaman içinde yer değiştirebilir. Burada böyle bir durum var. Yeterince kolay finansman bulabilseydik kur o kadar yükselmezdi. İlk neden kolay finansman bulamamak onun sonucu kurun yükselmesi kurun yükselmesi neden haline gelince de sonucu yeterince finansman bulamamak.
      Bu durumları yeni kitabımda (Ekonomik Analiz ya da Ekonomide Analiz Teknikleri - adına henüz karar vermedim) açıklıyorum.

      Sil
  45. Hocam din-ekonomi ilişkisini (tüm dinler açısından özellikle de semavi dinler), ikisinin birbirini nasıl şekillendirdiğini anlatan bir kitap önerebilir misiniz? Bir de faiz,ekonomi,kur,dış ticaret ilişkilerini mümkünse örnekli ve eğlenceli bir şekilde açıklayan bir kitap varsa söylerseniz çok sevinirim. Teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Böyle bir kitap bilmiyorum. Varsa da ben bilmiyorum. İkincisinde ise sanırım en bol örnekli olanı benim Örneklerle Kolay Ekonomi kitabım.

      Sil
  46. Yazi icin tesekkurler hocam.
    Brexit ile ilgili bir soru sormak istiyorum. Brexit referandumundan bu yana gecen surede ingiltere borsasi(ftse 100) kayiplarini telafi etti ve bugun itibariyle 23 hazirandaki degerini yakalamis bulunuyor. Ayni seyi Almanya, ispanya ve italya borsalari icin goremiyoruz. 23 hazirandaki degerlerinin hala altindalar. Ingiltere'de hala belirsiz bir ortam bulunmasina ragmen diger eurozone ulkelerinden daha cabuk toparlanmasini nasil yorumlamaliyiz?
    Tesekkurler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çünkü İngiltere krizden en hızlı toparlanan ülke oldu. Kendi kararlarını kendisi alabiliyor. Ayrıca AMB'ye sorması gerekmiyor. Sanırım bunların etkisi var.

      Sil
  47. Sizden başka kime sorayım bilemedim.

    Ülke kan gölüne dönmüşken, BİST 100 neden yükseliyor, Dolar-TL neden düşüyor?

    Nedir bunun bilimsel izahı?

    İNSANın değeri yok mu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Pek yükselmiyor aslında olduğu yerde (76 binlerde) kaldı. Belki düşmesi lazımdı nasıl oldu da düşmedi diye sormak lazım. Sorsak yaşam devam ediyor deyip geçerler. Benim ise doyurucu bir yanıtım yok.

      Sil
    2. Hocam borsacı ekonomist olan Ali AĞAOĞLU benim ülkem kan gölüne dönmüşken bunu umursamayan borsanın, piyasanın Allah belasını versin demişti amiyane tabirler haklı olduğunu düşünüyorum.Sizde hemen hemen o yöndesiniz sanırım.

      Sil
  48. Hocam hep sag iktidarlarin hatalarindan bahsediyorsunuz tamam anliyorum da acaba bunun zitti olan sol iktidarlar herseyi dort dortluk yapti sonucu cikiyor

    YanıtlaSil
  49. Hocam önceki yazılarınıza bakarken bazı yorumları hakaret içermemesine sildiğinizi gördüm. Bunun nedeni o yorumların yanlış bilgi vermesi mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Onların çoğunu ben silmiyorum yazarları kendileri siliyor. Yanlış bilgi veren yorumlar varsa yanıtlayarak düzeltmeyi tercih ediyorum. Bazen konudan çok uzak yorumlar oluyor sadece polemik yaratmaya yönelik, onları siliyorum.

      Sil
  50. Hocam bugün ilk işim gidip kitapları almak oldu.

    YanıtlaSil
  51. Hocam selamlar
    Finansal Yönetim ile ilgili kitap tavsiye etme şansınız var mı?
    Teşekkürler...

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...