16 Ağustos 2016 Salı

Türkiye İçin Phillips Eğrisi Analizi

Yeni Zelandalı iktisatçı Alban William Phillips tarafından İngiltere ekonomisi üzerinde yapılan bir araştırma (Phillips, A. W. (1958). "The Relationship between Unemployment and the Rate of Change of Money Wages in the United Kingdom 1861-1957". Economica. 25 (100): 283–299) sonucunda geliştirilen Phillips eğrisi analizi, enflasyonla işsizlik arasında ters yönlü ilişki olduğunu ortaya koyar (Phillips’in yukarıda değinilen araştırmasında dikey eksende enflasyon değil ücretlerin değişim oranı yer alır. Zaman içinde bu analizi geliştirenler dikey eksene enflasyon oranı yerleştirmişler ve analiz bu şekli almıştır.) Bu ilişkiyi şöyle bir şekille göstermek mümkündür.

Phillips eğrisi analizinin ortaya koyduğu iddiaya göre; enflasyon e1’den e2’ye düştüğünde işsizlik oranı da i1’den i2’ye yükselir.

İlk olarak 1980 ile 2015 arasında enflasyon (TÜFE) ile işsizlik oranı arasında oluşan ilişkilere bakalım. Aşağıdaki grafik bu ilişkiyi gösteriyor (siyah çizgi eğilim çizgisidir, Phillips Eğrisini temsil ediyor.)

Bu grafiğe göre (grafiğe ilişkin veriler ek 1’dedir) enflasyonun yüksek olduğu dönemlerde enflasyonda önemli düşüşler yapıldığında işsizlik artışı çok fazla olmamaktadır.

İkinci olarak daha yakın bir döneme, enflasyonun Türkiye’nin 1980 – 2002 dönemine göre daha düşük seyrettiği 2009 – 2016 (Mayıs) verilerine bakalım. 


İki grafikte yer alan Phillips Eğrilerini aynı şekil üzerine taşırsak aşağı yukarı şöyle bir şekil çıkar karşımıza:


Şekle bakılırsa; enflasyonun yüksek olduğu dönemlerde enflasyon oranında sağlanacak düşüşlerin işsizliği artırdığı, enflasyonun daha düşük dönemlerde enflasyonda oranında sağlanacak düşüşlerin işsizlik oranında daha yüksek artışlara yol açtığı görülüyor. Örneğin enflasyon e1 düzeyinden e2 düzeyine düşürüldüğünde işsizlik i1 düzeyinden i2 düzeyine yükselir. Buna karşılık enflasyonu e2 düzeyinden e3 düzeyine düşürmenin alternatif maliyeti işsizlik oranının i2 düzeyinden i3 düzeyine yükselmesidir. Görüleceği gibi enflasyon düştükçe daha fazla düşürmenin alternatif maliyeti olan işsizlik oranı artışı daha fazla artmaktadır (e1e2 > e2e3 buna karşılık i1i2 < i2i3.)

Bu analiz bize enflasyonla mücadelenin belirli bir aşamadan sonra niçin terk edildiğini göstermektedir. Oysa burada yapılması gereken şey bu mücadeleyi terk etmek değil, yapısal reformları yaparak bir yandan enflasyonu düşürüp, bir yandan da işsizliğin artmamasını sağlamaya çalışmaktır.


Ek 1: Yıllık Enflasyon (TÜFE) ve İşsizlik Oranları 1980 – 2015 (Kaynak: IMF)

Yıllar
Enflasyon
İşsizlik
Yıllar
Enflasyon
İşsizlik
Yıllar
Enflasyon
İşsizlik
Yıllar
Enflasyon
İşsizlik
1980
110,6
7,2
1990
60,4
8,0
2000
39,0
5,6
2010
6,4
11,1
1981
36,4
7,2
1991
71,1
8,2
2001
68,5
7,2
2011
10,5
9,1
1982
31,1
7,6
1992
66,0
8,5
2002
29,7
9,0
2012
6,2
8,4
1983
31,3
7,5
1993
71,1
8,9
2003
18,4
9,1
2013
7,4
9,0
1984
48,4
7,4
1994
115,7
8,6
2004
9,4
8,9
2014
8,2
9,9
1985
44,5
6,9
1995
76,3
7,6
2005
7,7
9,5
2015
8,8
10,1
1986
30,7
7,7
1996
80,2
6,6
2006
9,7
9,0



1987
55,0
8,1
1997
99,0
6,8
2007
8,4
9,2



1988
66,2
8,7
1998
69,6
5,9
2008
10,1
10,0



1989
64,3
8,6
1999
68,8
6,6
2009
6,5
13,1




Ek 2: Aylık Enflasyon (TÜFE) ve İşsizlik Oranları 2009 – 2016 Mayıs (Kaynak: TÜİK)

Aylar
TÜFE
İşsizlik
Aylar
TÜFE
İşsizlik
Aylar
TÜFE
İşsizlik
Aylar
TÜFE
İşsizlik
2009
9,50
14,1
2011
4,90
11,1
2013
7,31
9,7
2015
7,24
11,3
7,73
14,8

4,16
10,7

7,03
9,7

7,55
11,2
7,89
14,7

3,99
10,1

7,29
9,4

7,61
10,6
6,13
13,8

4,26
9,3

6,13
8,7

7,91
9,6
5,24
12,7

7,17
8,9

6,51
8,2

8,09
9,3
5,73
12,2

6,24
8,7

8,30
8,1

7,20
9,6
5,39
12,1

6,31
8,6

8,88
8,6

6,81
9,8
5,33
12,6

6,65
8,5

8,17
9,0

7,14
10,1
5,27
12,5

6,15
8,2

7,88
9,2

7,95
10,3
5,08
12,2

7,66
8,4

7,71
9,1

7,58
10,5
5,53
12,2

9,48
8,4

7,32
9,3

8,10
10,5
6,53
12,6

10,45
9,0

7,40
9,6

8,81
10,8
2010
8,19
13,6
2012
10,61
9,3
2014
7,75
10,3
2016
9,58
11,1
10,13
13,5

10,43
9,6

7,89
10,2

8,78
10,9
9,56
12,8

10,43
9,1

8,39
9,7

7,46
10,1
10,19
11,3

11,14
8,2

9,38
9,0

6,57
9,3
9,10
10,3

8,28
7,6

9,66
8,8

6,58
9,4
8,37
9,9

8,87
7,3

9,16
9,1



7,58
9,9

9,07
7,6

9,32
9,8



8,33
10,6

8,88
8,0

9,54
10,1



9,24
10,6

9,19
8,3

8,86
10,5



8,62
10,5

7,80
8,3

8,96
10,4



7,29
10,2

6,37
8,6

9,15
10,7



6,40
10,6

6,16
9,3

8,17
10,9





127 yorum:

  1. Bu Phillips aynı zamanda, o elektronik ürünler satan Philips mi?

    Aydınlatır mısınız lütfen?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Siz bana aydınlatır mısınız sorusuyla elektrik lambasıyla mı yoksa fenerle aydınlatmayı mı kastettiğinizi söylerseniz ben de sorunuza yanıt verebilirim.

      Sil
    2. :) arkadaş espri yapmış kanımca

      Sil
    3. böyle soruya böyle cevap.hahahahahahahahaha tş hocam akşam akşam tebessüm ettirdiniz beni.sizde cem yılmaz potansiyeli gördüm sayın hocam.selamlar saygılar

      Sil
    4. Ahahaha :))

      Sil
    5. Çok derinlere inilirse bu iş Thomas Edison'a kadar gider. Çok fazla kurcalamamak lazım.

      Sil
    6. Yaziyi okursaniz cevabi verilmis. Yeni Zellanda'li diye basladigini gorursunuz. Philips (en azindan tarihsel olarak) Hollanda markasidir, Ingiliz degil.

      Sil
    7. Adsız 15:00 Yeni Zellanda değil Yeni Zelanda.

      Sil
  2. Yazınız için ellerine sağlık hocam gene döktürdünüz.Benim sorum şu: acaba 1970 petrol krizinde stagflesyon yaşanması sonucu hem petrol fiyatlarının yükselişi hem de işsizliğin artması phlips eğrisinde bir kayma meydana getirir mi? ayrıca petrolün fiyatının artışı ithal ettiğimiz için enflasyonu arttıyor mu acaba? Cevaplarsanız seviniri hocam.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim.
      1970'lerin petrol krizinde olanlar istisnai sonuçlar yarattı. Bu tür hipotezler kriz hallerinde beklenen sonuçları vermiyor. O nedenle O dönemde Phillips eğrisi hipotezi de olayı açıklamakta yetersiz kaldı.
      Evet tabii eğer ithal ettiğimiz malların fiyatları artıyorsa (hele bunlar içinde petrol gibi ağırlığı fazla olan malların fiyatı artıyorsa) o zaman enflasyon da artıyor. Buna ithal edilen enflasyon deniyor.

      Sil
    2. Bunu öğrebmenizin size ne faydası olacak sayın yorumcu? Lütfen konuya odaklanın

      Sil
  3. Fakat hocam yapısal sorunları sürekli dinlendiren sizsiniz. Yapısal reformlar olmadan yani ekonomi normal bir işleyişe döndürülmeden üzerinde hipotez denemek pek doğru sonuç vermez galiba.. yani kronik işsizliğin olduğu bir ekonomide kronik halin sebebi yapısal reformların olmaması olarak gösterilirken yani uygulanacak politikaların aslında işsizliğe çözüm olmayacağını vurgularken; enflasyon artsa da işsizlik düşmüyor o zaman philips eğrisi bizde geçersiz demek pek rasyonel olmaz diye dusunuyorum. Saygılar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Böyle bir şey demiyoruz aman yanlış sonuca varmayın. Benim dediğim şu: Şekildeki eğim çizgisine (siyah çizgi) bakarsak enflasyonla işsizlik arasındaki ters ilişki çok yüksek bir etkileşim yaratmıyor. Yani enflasyonu 1 - 2 puan indirsek işsizlik 5 - 6 puan artmıyor. O halde işsizlik artacak diye bahane aramayıp enflasyon sorununu çözelim diyorum. Bunun için de gerekli yapısal reformları yapalım.

      Sil
    2. Hocam şu yapısal reformlar nedir, biri açık açık yazsında bilelim. Herkesin dilinde yapısal reform. Belki yöneticiler, bürokratlar görür, belki de sizi okuyan gencecik arkadaşlar gelecekte devlette yönetici kademesine geldiklerinde Mahfi Hocamız böyle demişti, şimdi bunları uygulama zamanı desinler.

      Sil
    3. Mahfi hocanın yazısı var bu blogda

      Sil
  4. Evet çok doğru. Enflasyonu dusurebilirsek reel faizlerin artmasına ve döviz girişlerine bağlı olarak kuru indirip büyümeyi de yukarı itebiliriz. Fakat durum ters işliyor galiba faizleri indirip enflasyona dokunmuyoruz ve bu ortamda reel faizleri indiriyoruz..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu kadar güzel özetlenemez. Teşekkürler.

      Sil
    2. "Enflasyonu dusurebilirsek reel faizlerin artmasına ve döviz girişlerine bağlı olarak kuru indirip büyümeyi de yukarı itebiliriz"

      Çok tehlikeli bir cümle bu:) Hocamızın dediği gibi güzel bir özet.

      Bu aşamada bir düşüncemi paylaşmak istiyorum. Yazdıklarım yüzde yüz doğrudur, demiyorum. Sizlerin eleştirisine sunuyorum, kendime yazılar okulunun bir öğrencisi olarak.

      Bu zamana kadar bu özeti uyguladık. Bu mekanizmayı ve yarattığı sonuçları ortaya koymadığımız müddetçe, aynı hikayeyi tekrar sahneye koyup farklı bir final bekleme hatasına düşeriz.

      Sıcak para akışıyla ucuzlayan döviz, üretimi değil ithalatı cazip kıldı. Ülkeye giren bol kaynak bir yere illaki akacak, zenginlerini illaki yaratacaktı. Bu kaynağı üretime daha doğrusu net mal ve hizmet ihracatı arttırıcı yatırımlara yöneltemedik. Yöneltemezdik de. Bol döviz, değerli TL'yi yarattı. Kaynaklar inşaata akmasaydı, nereye akacaktı? Teknolojiniz yok, bilimsel üretiminiz yeterli değil, dış talep yok. Çin'de, Hindistan'da, Tayvan'da üretmek var iken, neden Türkiye'ye dünyaya mal satmak için fabrika kurulsun. Gelen doğrudan yatırımda var olanları almadı mı?

      Biz hep içe dönük büyüdük. Şirketlerin, hanehalkının borçluluk düzeyi düşüktü. Bu düşük düzeyi kullanarak büyüdük. Hocam çok iyi bilir. Sadece içe dönük büyümede borçlar ödenir mi? Ödenmez diye düşünüyorum.

      İçe dönük büyümede sadece borçluluk düzeyini arttırırsan büyürsün. O da kaynak varsa.

      Şimdi kaynağın bol olduğu bir dönemde değiliz.
      Hanehalkı ve şirketlerin borçluluk düzeyi düşük değil.
      Yani hanehalkının, ev alarak borçlanma dışında bir borçlanmayı göze aldığı bir dönemde değiliz.
      Bir sokağa kaç dükkan açabilirsin. Biryerde yatırımcı bu sokak için bu dükkan sayısı yeterli der. İçe dönük büyümede de yatırımcı bu şekilde düşünmez mi?
      Bu kadar fabrikanın kapasitesi, bu ülkeye yeterli.

      Bunları niye sayıyorum. İçe dönük büyümenin de sınırına geldik de ondan.

      Unutmayalım uzun yıllar sadece içe dönük büyümede zenginlik değil, refah yaratılabilir. O da borçluluk düzeyi sayesinde. Zenginler de yaratabilirsin, borçlananlar sayesinde. O borçlananlar borcunu çevirebildiği müddetçe veya bayrak yarışı gibi bir başkası devraldığı müddetçe sorun yok.

      İçe dönük büyüme saadet zinciri gibidir. Borçlanma sürdüğü müddetçe Mahfi Bey'in hep dediği gibi sorunlar görmezden gelinir. Dediğim gibi sadece içe dönük büyümede borçlar ödenmez. Kaynak kesilince, bu borcu devir alan da olmaz, içe dönük büyümede borç ödenemez ise, saadet zinciri kopar.

      Güven ortamını yeniden tesis edelim, tamam.
      Döviz ülkemize gelsin, portföy girişi vasıtasıyla, tamam.
      Sonuç düşük kur, tamam.
      Dış destekli, net ihracatımızın ağırlığını arttırarak büyüyemiyoruz, ama en az %5 büyümemiz lazım. Tamam.
      O zaman içe dönük büyüyeceğiz. O zamanda faizler düşük olmalı. Tamam.

      Bunun kanallarından bir tanesi inşaat.

      Bakın yine aynı hikayeye döndük. Biz bunların sonucunu biliyoruz. Kırılgan beşliye girmedik mi? Tamam çare yapısal reformlar. Ama bu mekanizma devam ettiği müddetçe ki sonsuza kadar devam edemez. Bunun da bir sınırı var. Kırılganlıktan nasıl kurtulacağız? Bu çemberden nasıl kurtulacağız?

      Sil
    3. Sevgili Timur Çimen,
      Çok doğru saptamalar ve güzel bir analiz yapmışsınız. Bütün bunlar ekonomimizin sorunları. Ama bunları aşmanın tek ve yegane yolu yapısal reformları (ama görünürde değil gerçekten) yapmak. Aksi takdirde bugünü faizle, yarını kurla kurtarsak bile öbür gün benzer sorunlar karşımızda duruyor olacak.

      Sil
    4. Sayın çimen, bazı gerçekleri de göz ardı etmeyelim lütfen. teknolojik büyüme durup dururken olmaz. ar-ge ile olur destek ile olur. sanayici zaten zayıf finansman oranı ile çok zor şartlar altında faaliyetlerini icra etmeye çalışırken, ar-ge ye kaynak ayırmak noktasında çok çaresiz kalıyorlar. net mal ihracatınızı arttırmanız için teknolojinizi iyileştirmek ve yeni projeleri ile inovasyona önem vermek zorundasınızdır. bu da para ile olur. sanayicide, reel sektörde para yok, özsermaye oranları çok düşük, finansal kaldıraç oranları yüksek. buna rağmen sanayiciye devlet olarak destek olursanız, sanayici taşın altına elini sokup risk alma iştahını artırır; öyle olmasa sanayici, yatırımcı olmazdı. son zamanlarda bu alanda yapılan değişikliklerle yatırım ortamını iyileştirmek ve devlet desteklerini artırmak suretiyle büyüme kanallarını sizin istediğiniz şekli ile zorlamaya çalışıyorlar. Bu süreci geriye dönük olarak sizin değerlendirdiğiniz iç büyüme ile birlikte göstermelik değil, gerçeğe dönük devlet destekleri ile birlikte geçmişte uygulasalardı ülkemiz çok daha hızlı ve sürdürülebilir büyüyebilirdi. tabi tek şartla ve bu konuda hocamıza katılıyorum; eğitim ve adalet olmaz ise olmaz. reform şart.

      sevgiler
      Mehmet Ergül

      Sil
    5. Sevgili hocam tablodan gördüğüm kadarıyla Philips her zaman doğru islemiyor. Örn. 87, 88, 89 yıllarında enflasyon ve işsizlik birlikte yükselmiş. Nüfus artışı, göçler falan derken Ceterus paribus zor gibi. Talep artarken işsizlik de artıyor. Yani demem o ki Philips e çok takilmamak lazım diye düşünüyor ben.

      Sil
  5. Merhaba Mahfi Bey,
    Is gucune katilim orani son yillarda cesitli(?) sebeplerle dustu ve bu da issizlik oraninin gecmis yillara gore tarafsiz karsilastirmamizin onune gecti. Bu etkiyi tabiki sifirlayamayiz ancak en azindan referans bir deger secip benzer tabloyu ve grafigini paylasabilirseniz bu analizi bir adim daha iyilestirebilecegimizi dusunuyorum.
    Tesekkurler,
    Iyi calismalar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. https://pbs.twimg.com/media/Cp4gQQMXEAA7RWB.jpg:large Yasin Durgun bu sayfaya bakabilirsiniz.

      Mahfi hocam emeğinize sağlık,iyi ki varsınız.Selamlar.

      Sil
    2. Yasin bey ne demek istediğinizi anlıyorum, bu çok yaygın bir kanı. Ama ne yazık ki bunu gidererek bir seri hazırlamak söz konusu değil. Ben eskiden eğer hep aynı şeyler oluyorsa eğilim bozulmaz derdim. Ama eğer sizin dediğiniz gibi bu son yıllarda farklı şeyler olmuşsa o zaman seri de bozulur yaptığımız analizde anlamını yitirir.

      Sil
  6. İyi günler hocam.nominal ücretlerden enflasyona geçiş şu mantıkla mı olmuştur.w=p*mpp keynesyen analizde mpp sabit okduğu için fiyatlar genel düzeyindeki değişim aynı yönde ve aynı oranda nomilar ücrete yansır.(keynesyen iktisat mikro temelden yoksun olduğu için AS yatıklığından veya eksik istihdamdan yola çıkarak mpp yi sabit kabul etmeliyiz hocam veya düşüncem tamamiyle yanlış mı

    YanıtlaSil
  7. sayın hocam yapısal reformlar nelerdir sizce kısaca cevaplayabilirmisiniz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. http://www.mahfiegilmez.com/2015/10/guncellenmis-yapsal-reformlar-rehberi.html

      Sil
    2. sayın hocam yapısal reformlar linkini okudum ve şu anki hükümet bunları yapmaz diyorum.birde sayın hocam ekonomideki refomlar niye halkın aleyhine oluyor,olmasın daha iyi.hiç bir hükümet para sahiplerine dokunmuyor hep halka dokunuyor.devlet hükümet halkının refahı için elinden geleni yapması gerekirken hep halktan elinden ,hatta zorlamayla elinden geleni yapması isteniyor

      Sil
  8. Hocam Türkiyede işsizlik oranı ve enflasyon oranı ölçümünde uluslararası standartlara göre ölçüm yapıldığı ve açıklanan rakamların gerçeği çok yakın bir şekilde yansıttığınından şüphe var mıdır?ve mesela Tüik'in hesaplamalarını yaparken ILO standartlarını ne kadar sağladını denetleyen bir uluslararası denetim var mıdır?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. TÜİK, ILO standartlarını esas alarak bu ölçümleri yapıyor ama bunu denetleyen bir kuruluş yok.

      Sil
  9. konu enflasyon ve işsizlikten açılmışken sormak istedim:
    yüksek enflasyon üreticide "kar ilizyonu" mu yaratıyor? Neden enflasyon düşünce işsizlik artıyor? Ya da ben mi yanlış anladım :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Enflasyonu düşürmenin ekonomi politikasında başlıca iki yolu var: (1) Vergileri artırmak (ki bu yoldan harcamaları kısarak talebi düşürmek ve dolayısıyla enflasyonu düşürmek) (2) Faizleri artırmak (ki bu yoldan giderek insanların harcamayıp tasarruf yapmasını özendirmek ve bu şekilde talebi düşürüp enflasyonu indirmek.) Her iki yol da tahmin edeceğiniz gibi yatırım ve üretimi düşürerek büyümeyi düşürür. Üretim ve büyümenin düştüğü yerde de istihdam artmaz tersine azalır yani işsizlik artar.

      Sil
    2. Enflasyon'a bir sebep olarak bakmamak gerekir. Kimse durduk yere bir urunun fiyatini yukseltmez. Bazi sartlar fiyatin yukselmesini zorunlu kilar ve fiyati yukseltirsiniz.

      Dovize bagimli hammaddeler, kuraklik vs. yok sayarsak ve maliye politiklarini (vergi artisi ya da indirimi vs.) bir tarafa koyarsak issizligin enflasyona etkisini soyle aciklayabiliriz.


      Issiz insanin maasi yoktur (ya da azalmistir - issizlik maasi), dahasi issizligin artmasi demek insanlarin geleceklerinden kaygi duymasi anlamina gelir. Bu daha az harcama yapmalari, harcamalarini otelemeleri, dolayisiyla urun ve hizmetlere taleplerini azaltmalari anlamini tasir. Haliyle reel kesimde satislar duser, ya da artmaz. Bu durumda fiyatlari hizli yukseltmek sadece satislari daha da dusurecektir. Boylelikle enflasyon dusmus olur.

      Tam tersi bir durumda, issizlik azaliyorsa, bu insanlarin issiz kaldiklarinda daha kolay is bulabileceklerini dusunmeleri, dahasi gelirlerinin artmasi ve haliyle harcamalarini arttirmasi anlamina gelir. Tuketim artar, urunlerin talebi artar dolayisiyla fiyatlari artar. Boylelikle enflasyon yukselmis olur.

      Baska bir etki ise issizligin artmasi ile calisanlarin maas artis beklentisi icine girmemeleri haliyle isci maliyetlerinin artmamasi bunun sonucunda urun ve hizmet fiyatlarinin artmamasi; issizligin azalmasi ile birlikte calisanlarin maas artisi talebinin olusmasiyla isci maliyetlerinin artmasi dolayisiyla urun ve hizmet fiyatlarinin artmasi etkisidir.

      Yani isin ozune bakarsaniz enflasyon zaten olusur, onu siz var edersiniz. Enflasyon'un bir seye etkisini degerlendirmek yerine, bir seyin enflasyon olusturma etkisini degerlendirmek daha dogru olur.

      Sil
    3. Çok farklı bir konu anlatıyorsunuz. Eğer enflasyonla kuru veya ücret artışlarını ya da petrol fiyatlarını karşılaştırıyor olsak haklısınız. Ama biz burada enflasyonla işsizlik arasındaki ilişkiyi araştırıyoruz.

      Sil
  10. Tek dereceli denklemler,günümüz ekonomileri için yeterli anlamlı açıklamayı sağlamaz diye düşünüyorum
    Okul için,yönü anlamak için tamam ama daha gelişmiş denklemler saglam yorum için gerekebilir

    YanıtlaSil
  11. Merhaba hocam, grafikteki enflasyon ile işsizlik yerlerini değiştirirsek sonuç aynı olur mu philps eğrisinde? Hep karistiriyorum yerlerini yardımcı olursanız sevinirim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynı olur. Ama geleneksel olarak enflasyon dikey, işsizlik yatay eksene konuyor.

      Sil
  12. Çok teşekkür. Ellerinize sağlık hocam

    YanıtlaSil
  13. Bazı noktalarda enflasyonda düşmüş işsizlikte düşmüş yine bazı noktalarda ikiside birden doğru orantılı olarak artmış neden ters ilişkili olarak değerlendiriyoruz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Uzun dönemli bakmak lazım. Kısa dönemde birçok farklı etki oluşabilir.

      Sil
    2. Sayın Hocam 2009, 2010 ve 2012 yıllarının birer senelik periyodlarına baktığımızda dediğim durum oluşuyor. Uzun dönemli derken mesela asgari kaç seneyi baz almalıyız ki bu teori doğru çıksın?

      Sil
  14. Hocam tüfe değilde y-üfe ile işsizliği karşılştırsak nasıl olur? Üreticinin maliyet enflasyonu işsizliği yükseltmez mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ticaret kesimini dışarıda bırakmış oluruz.

      Sil
  15. Teorik konuları gerçek verilerle işleyerek anlatmaniz çok güzel hocam. Ekonometrik kavramlara uzak biri olarak soruyorum eğilim çizgisinin denklemini nasıl belirlediniz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim.
      Excel de eğilim çizgisini çizdirdiğinizde bu çizginin denklemini de göstermek ister misiniz diye soruyor evet derseniz otomatik olarak veriyor.

      Sil
  16. hocam bu 2008 ekiminde kuresel krizin artik tum dunyada hissedildigi donemde merkez bankasi ani bir kara alip 2009 ocak ayinda %9.5 enflason ve %14.1 issizlik karsinda faizleri aniden %0 cekseydi gercekten ne olurdu ekonomi bilimi acisindan bunu cok merak ediyorum.bizi ne beklerdi o donemin turkiye makro mikro ekonomik kosullari bakimindan bakacak olursak

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yılda 200 milyar dolara yakın döviz ihtiyacı olan bir ekonomide böyle bir şey yapılsaydı kurlar fırlar, biz de duvara toslardık. Bu kadar sert olarak değil ama 2013 sonlarında buna benzer bir şeyler yapıldı biliyorsunuz ve MB 2014 başında faizi 4 puan birden artırmak zorunda kaldı.

      Sil
  17. Hocam guzel bir yazi yine elinize sağlık.
    Türkiye de işsizliğin enflasyonla ilişkisi dönemsel olarak bazi donemlerde philips egrisinin varligini dogrular nitelikte olsa da biz Türkiye de enflasyon artarken issizliginde arttigini defalarca gorduk. Bu durumda turkiyede konjonkturel dalgalanmalarin sonuclari haricinde başkaca bir issizlik türü yani yapısal issizlik vardir. Diger taraftan enflasyon oranlarını çift haneli rakamlardan tek haneli rakamlara indirmekten daha zor olanı yuzde sekiz dokuz lardan yuzde dort bese indirmektir. Heleki dunyada enflasyonsuz bir ortamda hatta deflasyon tehlikesinin olduğu bir ortamda petrol fiyatlarınin tarihi alt seviyelerde oldugu durumda hala enflasyonu konusuyor olmak enflasyon sorunu ile uğraşmak. Ekonomimizin ne kadar kirilgan ve bir dizi sorunlari olduğunu gösterir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim.
      Bu tür ekonomik ilişkiler her zaman hep aynı yönde işlemez. Özellikle kriz ve kaos ortamlarında bu ilişkilerde kopmalar yaşanır. Bu tür hipotezler genel bir doğruyu ortaya koymayı amaçlar. Bu açıdan bakarsak bu tür hipotezlerin mutlak, kesin doğruları değil bir takım eğilimleri ortaya koyduğunu görürüz.

      Sil
  18. hocam gencler icin 15-20 yillik yatirim planlari hakkinda bir yazi yazabilir misiniz? tahvil, hisse senedi, bes, ev-arsa almak vb. kafam cok karisim hocam eminim de bir cok arkadas ayni seyi dusunuyordur. Misal aylik 400 liralik tupras hissesi almayi cok istiyorum bi 10 yil boyunca amma velakin bir sey olur birikimim gider diye geceleri ruyalarima giriyor korkuyorum hocam ;D kendinize saglikli bakin sizi cok seviyoruz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim, bende sizleri çok seviyorum ve onun için de bir şeyler yazıp çizmeye çabalıyorum.
      Ama ben finansçı veya yatırım uzmanı değilim. Ben iktisatçıyım. Benim uğraştığım konular para kazandırıcı konular olmaktan çok merak giderici konulardır. O nedenle size vereceğim tavsiyelerle para kazanamazsınız muhtemelen.

      Sil
  19. Hocam enflasyon ile faiz ters ilişkili diyebilir miyiz ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tam tersine aynı yönde giderler. Enflasyon artarsa faiz de yükselir, enflasyon düşerse faiz de düşer. Arada bir tersinin olduğunu da görebiliriz ama bu istisnai durumdur.

      Sil
  20. Hocam köprü geçişi 3$ olmuş bu dolarizasyon oldugunun kanıtı olabilir mi ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle kanıtıdır. Bir devlet kendi parasını bir kenara bırakıp başka bir ülkenin parasını ölçü birimini olarak kullanıyorsa O ülkede dolarizasyonun varlığını devlet kendisi onaylamış demektir. Son derecede yanlış bir iş olduğu kanısındayım. Gerekiyorsa her sabah yeniden fiyatı belirlemeli ama doları referans olarak almamalıydı. Evini dolarla veya dolar endeksiyle kiraya veren vatandaşa diyecek bir şey kalmıyor bu durumda.

      Sil
  21. 2001 kriz sonrası enflasyon azalma süreci ile ilgili bilgi veren linkler verebilir misiniz mahfi bey... iyi ki varsınız...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim.
      Bu bilgi için TCMB'nin sitesinden raporlardan bilgi ve veri toplamak mümkün. Özellikle enflasyon raporlarından.

      Sil
  22. 1970'lerde kendini tüketmiş bir teoridir. Enflasyon mugalatasında ev ödevini yapmayan haylazların temcit pilavı olmaktan öteye anlamı kalmamıştır.

    YanıtlaSil
  23. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  24. avrupada genç nüfus azalıyor yaşlı nufüs artıor. bu bilgi doğru acaba hocam...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet çünkü nüfus artış hızı çok düşük.

      Sil
  25. Hocam merhaba,
    Yukarıda yer alan verileri incelediğimizde sizin bahsetmiş olduğunuz gibi enflasyonun düşmesiyle işsizliğin artması arasında yüksek bir ilişki göremiyorum. Örneğin 2016 yılının mayıs ayına kadarki verilerini ele aldığımızda enflasyondaki düşüşe paralel olarak işsizlikte de aynı paralellikte bir düşüş olduğu görülüyor. Acaba verileri yanlış mı yorumluyorum?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence verilere bakmaktansa grafiklere bakmakta yarar var. Her iki grafik de böyle bir ilişkiyi doğruluyor.

      Sil
  26. Hocam, selamlar.

    Yakında çıkacak olan Varlık Fonu Kanunu ile ilgili ne düşünüyorsunuz? Ülkenin bir sürü kurumunun özelleştirilmesi gündemde. Bir de devletin BES ile ilgili bir düzenlemesi çıkacak yakında, o düzenleme ile de 45 yaş altı tüm çalışanların (tam emin değilim) ilk iki aylık maaşından %3'lük bir kesinti yapılacağı, sonra dilerse geri alınabileceği belirtiliyor. Bu düzenlemeler ülkede kaynak kalmadığı için yapılıyor şeklinde bir yoruma katılır mısınız?

    Teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Varlık Fonu çıktıktan sonra yazı yazacağım.
      BES konusunda ben tasarrufları artırmak için böyle bir düzenlemeye gidildiğini düşünüyorum.

      Sil
    2. O zaman kredikartı taksiti olayı ne oluyor?Giden arabada hem frene bas hemde gaz ver ,ne alaka? İkiside arabaya zarar.Selamlar Hocam ME..

      Sil
  27. hocam ekonomi büyürken talep artarken nasıl oluyorda sanayide istihdam artmıyor ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sanayide istihdam artıyor aslında ama iş arayan sayısı daha hızlı arttığı için işsizlik artıyor.

      Sil
  28. Siz tüfe rakamlarını kullanınca bende üreticinin enflasyonu işsizlikte daha etkilidir diye düşünüyordum. Bu yüzden yi-üfe rakamlarıyla (2009-2016) philips eğrisi nasıl duruyor diye tüik'ten verileri aldım işsizlik rakamlarını da sizin tablodan kopyaladım. Yine aynı şey çıktı.

    Yi-üfe düştükçe işsizlik artıyor. Benim gibi merak edenler için grafik resmi aşağıdaki linkten görülebilir.

    http://i66.tinypic.com/f3ymfp.jpg

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben bunu yaptım da şimdi yorum yayınlanınca tekrar düşündüm. Neden böyle çıktı üretici enflasyonu düşünce işsizlik azalması gerekmez miydi? Sanırım bi yerde hata yaptım ya da mantık hatasına kapıldım. Ne dersiniz hocam hatam nerde ???

      Sil
    2. Acaba "yi-üfe - işsizlik oranı" değilde
      "Yi-üfe - işgücüne katılım oranı" şeklinde mi karşılaştırmalıydım? Sanırım hatam burda.

      Sil
    3. Tam tersine üretici enflasyonu düşüyor demek üretici ürettiği malın fiyatını artıramıyor demektir. Çünkü o fiyatlar üreticiden perakendeciye geçiş fiyatları. Sizin çizim benimkinden daha fiyakalı oturmuş grafiğe.

      Sil
    4. "daha fiyakalı oturmuş grafiğe." :)
      Peki yi-üfe ile işgücüne katılım oranı karşılaştırsam nasıl olur, daha mantıklı olmaz mı? yoksa anlamsız mı olur?

      Sil
    5. Çok fark eder mi bilemedim. Bir deneyin isterseniz.

      Sil
    6. http://i66.tinypic.com/hwd5qr.jpg

      işgüne katılım oranı 2014 yılından başlıyor veriler daha eskisini bulamadım. O yüzden aylık bazda 2014, 2015 ve 2016 ilk 5 ayını aldım

      Yi-üfe ile aynı tarihleri karşılaştırdım.


      Sil
  29. fed in faiz artırımıyla ilgili kararlarının ülkemizde etkilediği makro ekonomik veriler nelerdir ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kurları etkiler.
      Onu etkileyince ithalat, ihracat, iç fiyatlar yani enflasyon, dolayısıyla üretim, tüketim, faizler vb. Saymakla bitmez. Baksanıza köprü geçiş ücreti bile dolara bağlandı.

      Sil
  30. Merhaba hocam, tabloda 2009 yılına baktığımızda nisan ve temmuz ayları arasında TÜFE düşüşü ile birlikte İŞŞİZLİĞİN de düştüğü görülüyor acaba bu noktada phillips eğrisinin istisnasını (bana) bize öğretilen petrol krizi örneğinden biliyoruz bu durum ülkemiz için de ayrı bir istisna mıdır ? teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ekonomide bu tür ilişkilere uzun vadeli bakmak gerekir. Arada krizler, kaotik ortamlar vb olduğunda sapmalar olabilir.

      Sil
  31. hocam petrol fiyatlarındaki yükseliş neden doların düşmesine neden oluyor ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Denkleme tersten bakiyorsunuz. Dolar degersizlestigi icin 'ise yarayan' emtia'nin dolar karsiligi yukseliyor. Arabanizin deposuna dolar sokusturun bakalim ilerleyecek mi.

      Sil
    2. Arada başka bir sürü etki var. Mesela şimdilerde Suudi Arabistan ve Rusyanın birlikte petrol üretimini kısacağı söylentisi var. Bu söylenti petrol fiyatını dolardan bağımsıuz olarak etkileyebiliyor.

      Sil
    3. Hocam bu dediğinizin amacı petrol fiyatını yükseltip bu iki ülkenin zaten azalmış olan gelirlerini arttırmak olsa gerek. Fakat bu durumda da shale oil sınırına kadar bunu yapabilirler (70 USD civarı idi sanırım) diye düşünüyorduk hep ve siz de aynı görüşteydiniz diye hatırlıyorum. Öyleyse ufukta 60 dolarlar civarında bir platoya yerleşme var diyebilir miyiz? Daha üstlerde ABD tarafında hareketlenme olacaktır diye düşünüyorum.

      İ.İ.

      Sil
  32. Hocam konu ile alakasız ama merak ettim. Daha evvel belki sorulmuştur. Olimpiyatlarda devşirme sporcularımız için düşünceleriniz nelerdir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eğer bizim sporcu yetiştirmemize yararı olacaksa olumlu bakıyorum. Mesela Naim Süleymanoğlu Türkiye'de bir halter sporu gelişmesine yol açtı. Ama sırf madalya getirsin diye devşiriyorsak hiç gerek yok. O kadar maliyeti sporcu yetiştirmeye ayırmak çok daha doğru olur.

      Sil
  33. Sayın Eğilmez, lütfen yanlış anlaşılmasın ancak ülkemizdeki enflasyon ve işsizlik verilerine ne kadar güvenebiliriz? Ülkemizin, yöneticilerimizin, halkımızın güvenilirliği, saygınlığı ne kadardır? Bir çok konuda verilerde, herkesin bildiği bir tiyatro oyunu oynuyoruz. Bu oyundan hem halkımız şikayetçi değil, hem de yöneticilerimiz şikayetçi değil, yani herkes memnun, başımızı kuma gömmeği çok seviyoruz. Allah Devletimize, Milletimize zeval vermesin. Tiyatroya devam. Acaba yanılıyor muyum?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yanılmıyorsunuz belki ama biz de bir takım hipotezleri bu verilerle ele almak durumundayız. Kendi başımıza veri uyduramıyoruz ne çare ki.

      Sil
  34. hocam amerikan kaya petrolu, brent petrol arasındaki fark ne ? opec in aldığı kararlar hangisini kapsıyor ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kaya petrolü yerin 100 - 150 metre derinliğinde kayaların arasında sıkışmış petrol rezervlerinden elde ediliyor. Oldukça maliyetli bir yöntemle çıkarılıyor.
      Brent petrol, Kuzey denizinden çıkarılan ve varili uluslararası standart kabul edilen, kaliteli ham petrol türüdür. Brent petrol adını kuzey denizinde çıkarıldığı 5 ayrı tabakanın baş harflerinden alır; Broom, Rannoch, Etieve, Ness, Tarba.
      Brent petrol bir fiyatlama standardı olarak kabul ediliyor. Brent petrolü İngiltere ve Norveç çıkarıyor. İkisi de OPEC üyesi değil. Ama petrol fiyatı söz konusu olduğunda bu petroılün fiyatı esas alınıyor.

      Sil
  35. Hocam torba yasa kapsamında plan ve bütçe komisyonundan geçen özelleştirme tasarısı hakkında yazı yazmanızı rica ediyorum. Şu an listede 100 önemli şirketin özelleştirme kapsamına alındığı bunların arasında bıst merkez bankası halk bankası ziraat bankası gibi önemli kuruluşlar mevcut. Ekonomi bundan nasıl etkilenir bu denli büyük bir hazırlığa gerek var mı? Teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  36. 1.enflasyonun ilimli oldugu (hatta talep yonlu* %2.5 %3 enf. gibi bir ekonomide buyume issizlik ve cari acik problemi olmamasina ragmen ihracati arttirma kaygilari nedeniyle negatif reel faiz politikasinin surduludugu bir ekonomide philips egrisi denklemi ekonomik kosullar dahilinde olasi mi ortaya cikabilir mi


    2.Philips egirisi imalat sanayiye ve ihracata katiki saglar mi




    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. (1) Enflasyon % 2,5 - 3 ise enflasyonu düşürmeye uğraşmak gerekmeyeceği için Phillips Eğrisi olayı mesele olmaz.
      (2) Phillips Eğrisi sadece bir seçenek sergiler, herhangi bir şeye katkı sağlamaz.

      Sil
  37. Hocam mega projelerin finasmanı için yap işlet devret metodu yerine denetimden bağımsız ulusal varlık fonu kurulması amaçlanıyor. Bu düşünceyi nasıl buluyorsunuz hocam

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu konuda biraz daha ileride bir yazı yazacağım. Ama prensip olarak denetim dışı kalmış hiç bir şeyi benimsemediğimi peşinen söyleyebilirim.

      Sil
  38. Hocam merkez bankasi nasıl özelleşebilir ya da bist. Aklım almıyor. Merkez bankası özel olursa istediği tutarda para basarsa nasıl olur ekonomi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bazı ülkelerde MB özeldir. Önemli olan kamuoyunun sahip çıkma bilincidir. bu, bizde söz konusu olmadığı için özelleştirilmesi de doğru değil bence.

      Sil
  39. Yeni Zelanda gelismis bir ekonomi mi ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet gelişmiş ülkeler arasında yer alıyor.

      Sil
  40. Hocam Merhaba,
    Bu konuda bahsetmiş olduğunuz ters orantı insanların düşük enflasyonist dönemlerde harcamalarını yavaşlatmasındanmı kaynaklanıyor?
    Teşekkürler,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Enflasyonu düşürmek için genellikle talep daraltıcı politikalar uygulanır. Bu durumda büyüme düşer, üretim düşer. Öyle olunca da istihdam azalır.

      Sil
  41. Hocam enflasyon ile işsizliği karsilastirirken diğer etkenleri de (nüfus,göç vs.) Göz önünde bulundurmamiz gerekmez mi?
    Verdiğiniz IMF verilerine bakacak olursak enflasyonun yükseldiği yıllarda da işsizlik artmış işsizlik örneğin 1986 1987 kıyaslandığında enflasyon 30.7 den 55.0 artarken issizlikte 7.7 den 8.1 artmis. Bu doğru orantıyi diğer yıllarda da görebiliyoruz. Yeni mezun biriyim bilgilerinizle beni aydınlatabilir misiniz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Phillips Eğrisi tek tek yıllarda doğru sonuçlar vermeyebilir. Uzun yıllar ortalaması olarak bakmak gerekir. Bazı yıllarda çeşitli nedenlerle sapmalar olabiliyor. Bunlar içinde sizin dedikleriniz de olabilir.

      Sil
  42. hocam Bes yararlı mıdır ? Bide zorunlu Bes ile devlet enflasyonu kontrol altına alabilir mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zorunlu BES ile enflasyonu kontrol altına almak bir yere kadar mümkündür. Ama bizde zorunlu değil biliyorsunuz. İlk iki ay zorunlu sonra çıkılabiliyor. BES'in yararlı olup olmadığını zaman gösterecek. Henüz yargılamak için erken.

      Sil
  43. Hocam Mb asıl hedefi fiyat istikrarı ama bunu sağlarken büyüme ve işsizlik sorunları ortaya çıkıyor çözüm nedir ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ekonomi politikasında aynı anda birden fazla hedefe ulaşılamaz. O nedenle en önemli hedef neyse onu seçip önce ona ulaşmak gerekir. Hem enflasyonu düşüreceğiz, hem hızlı büyüyeceğiz hem de işsizliği düşüreceğiz dersek hiç bir hedefe ulaşamayız.

      Sil
  44. Hocam Fed faiz indirimi bize direk katkı sağlar mı ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fed için faiz indirimi söz konusu değil en azından şimdilik. Tam tersine faiz artırımı söz konusu. Ama eğer dediğiniz olur da faiz indirirse bize yararı çok olur. Çünkü o zaman bize daha çok yabancı kaynak gelir.

      Sil
  45. hoca burada bir çok akademisyenin yapmakta zorlanacağı analizi paylaşıyor ordan bir kendini bilmez ne yazıyor sabah sabah tövbe bismillah diyorum..

    YanıtlaSil
  46. Hocam peki neden ısrarla TL'yi değerlendirmek istiyoruz? Belki de değersiz olmasının yaratacağı fırsatları değerlendirmeliyiz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Diyelim ki USD TL kuru 3,5 oldu. Bu durumda bizim GSYH 630 milyar dolara kişi başına gelirimiz de 7,980 Dolara düşer. Bunu hiçbir siyasal iktidar kabullenemez.

      Sil
  47. merkez bankası bankaların yatırdıkları zorunlu karşılıklar için faiz ödemesi yapıyor mu?dünyada örnekleri var mı?şimdiden tesekkurler hocam.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yapıyor. Dünyada pek çok örneği var.

      Sil
  48. Hocam reeskont kredisi nedir ekonomi radyosunda dinledim pek anlayamadım teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İhracatçılar senetlerini Eximbank'a veriyor. Eximbank o senetleri TCMB'ye kırdırarak kredi alıyor ve o krediyi ihracatçılara kullandırıyor. Buna reeskont kredisi deniyor. Şimdi yeni düzenlemeyle bu işlemi sadece Eximbank değil diğer bankalar da yapabilecek.

      Sil
  49. hocam spot fiyat 2 günlük peki spot kredi de geri ödeme ne zaman oluyor ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Banka ile müşteri arasında kararleştırılıyor.

      Sil
  50. Hocam MB borç verme faizinin faizini bankadan ne zmaan alıyor ?

    YanıtlaSil
  51. Hocam yazılarınız için teşekkürler. Benim anlamadığım bir olay var biz enflasyonu düşürüp reel faizleri arttırıp, kurun düşmesiyle büyümeye yönelik ne gibi sonuçlar alınabilir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim.
      Enflasyonun düştüğü yerde faizlerin de düşeceği beklenir. Bu durumda yatırımcılar daha fazla yatırım kararı alırlar. Kur düşünce de maliyetler düşer.

      Sil
  52. Sayın Mehvi Eğilmez
    Yazılarınızı takip ediyorum; anlamadığım bir konuda epeyce ilerlettiniz beni, bir iş adamı olarak kendimi geliştiriyorum; çok teşekkür ederim. Daha önce yaptığım bir yorum sanırım sakıncalı bulundu! Umarım bu yayımlanır.
    Bu günkü makale konunuzda harikaydı. Sıkıldığınızı yazmışsınız. Bakınız sıkıntı nedeniniz ile ilgili konuda ’68 kuşağı şair Allen Gisberg neler söylemiş; ‘’Bir ülkenin kötü durumu yüzünden politikacıları suçlayamayız… Suçlu olan şairlerdir… Çünkü, politikacıların bir ülkenin durumu hakkında bilinçleri ve kapasiteleri yoktur ama şairlerin vardır.’’
    Bence siz ''ama'' dan sonraki guruptasınız sıkılmayınız, bıkmayınız, doğruları duymak isteyen milyonlar bu ülkede, unutmayınız...
    Saygılar
    İsmail YILDIRIM

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...