12 Ekim 2016 Çarşamba

Bütçe Dengesi ile Hazine Nakit Dengesi Arasındaki Fark

Kamu kesimi, mali açıdan 4 parçadan oluşur: (1) Merkezi yönetim, (2) sosyal güvenlik kurumları (SGK gibi sosyal güvenlik hizmeti sunan kurumlar), (3) mahalli idareler (belediyeler, il özel idareleri ve mahalli idare birlikleri) ve (4) sermayesinin yarısından fazlası kamu kesimine ait olan KİT’ler.

Merkezi yönetim üç parçanın bir araya gelmesiyle oluşur: (a) Genel bütçeye dahil idareler (TBMM, Bakanlıklar, Emniyet Genel Müdürlüğü, Diyanet İşleri Başkanlığı gibi kurumlar), (b) Özel bütçeli idareler (YÖK, TÜBİTAK, TSE gibi kurumlar), (c) Düzenleyici ve denetleyici kurumlar (RTÜK, SPK, BDDK gibi kurumlar.) 

Merkezi yönetime dahil kurumların bütçelerinin oluşturduğu bütçeye merkezi yönetim bütçesi deniyor. Kısaca bütçe denildiğinde Türkiye uygulamasında anlaşılması gereken şey merkezi yönetim bütçesidir. Merkezi yönetim bütçe dengesini şöyle ifade edebiliriz:

Bütçe Dengesi =  Bütçe Gelirleri – Bütçe Giderleri           
                              
Bütçede, giderler tahakkuk (üstlenme), gelirler tahsilat bazında izlenir. Bir giderin yapılması için işlemler tamamlandığında o miktar, alacaklısına ödenip ödenmediğine, Hazineden para çıkışı olup olmadığına bakılmaksızın bütçeye gider yazılır. Eğer alacaklısına herhangi bir nedenle o aşamada ödenememişse emanete alınır. Bu durumda gider yazılmış ama ödeme yapılmadığı için nakit çıkışı oluşmamıştır. Bazen de tersi olur ve henüz bütçeye gider yazılmamış bir işlem için nakit çıkışı gerçekleşir. Örneğin işe başlaması için müteahhide verilen avans nakit olarak ödenir ancak henüz harcama yapılıp belgeleri getirilmediği için bütçeye o aşamada gider yazılmaz. Avansın gider yazılması harcamanın belgelerinin getirilip avansın kapatılması sırasında olur. Emanet ve avanslar işin içine katılınca bütçe dengesi ile nakit dengesi farklı hale gelir. Bunu da bir denklemle gösterelim:

Bütçe Nakit Dengesi =  Bütçe Dengesi +/- Emanetler +/- Avanslar       
    
Hazine nakit dengesi, bütçe nakit dengesinden farklıdır. Bütçe nakit dengesi merkezi bütçenin nakit dengesini ifade ettiği halde Hazine nakit dengesi merkezi bütçenin bir parçası olan genel bütçenin gelirleriyle giderleri arasındaki farkı ifade eder (Emanet ve avanslar burada da aynı mantıkla hesaba girer.) Buna göre Hazine nakit dengesini şöyle bir denklemle ifade edebiliriz:

Hazine Nakit Dengesi = Genel Bütçe Gelirleri – Genel Bütçe Giderleri +/- Emanetler +/- Avanslar

2016 yılının ilk 8 ayındaki sonuçlara göre bunları sayılara dökelim:

Bütçe Dengesi = 368,4 – 363,5 = 4,9
Bütçe Nakit Dengesi = 4,9 – 3,8 + 3,7 = 4,8
Hazine Nakit Dengesi = 370,1 – 374,6 = - 4,5

Normal koşullarda bütçe nakit dengesi ile hazine nakit dengesi arasında farklar olur ama bu farklar çok büyük olmaz. 2016 yılının ilk 8 ayında bütçe nakit dengesi 4,8 milyar TL fazla verirken hazine nakit dengesi 4,5 milyar TL açık vermişti. İki denge arasındaki fark 9,3 milyar TL gibi büyük bir miktara yükselmişti. Hazine nakit dengesi bütçeden önce açıklanır. Şu anda elimizde Eylül ayı hazine nakit dengesi var ama henüz Eylül ayına ilişkin bütçe nakit dengesi yok. Aradaki fark giderek açılmış görünüyor. Çünkü Eylül ayında ilk 9 aya ilişkin hazine nakit açığı 21 milyar TL’ye yükselmiş bulunuyor.

Yeni açıklanan Orta Vadeli Programda 2016 yılı için öngörülen bütçe dengesi / GSYH oranı tahmini (yani bütçe açığı) yüzde 1,3’den yüzde 1,6’ya yükseltildi. 2016 yılı için 2.148 trilyon TL GSYH tahmin edildiğine ve bunun yüzde 1,6’sı da 34,4 milyar TL ettiğine göre yılın son dört ayında hızlı bir bütçe açığı artışı ortaya çıkacak demektir. Hazine nakit açığının Eylül ayında 21 milyar TL’ye yükselmesi bu tahmini doğruluyor. 

Yılın ilk 8 ayında fazla veren bütçenin yılın kalan 4 ayında bu kadar hızlı büyüyen bir açıkla karşılaşması ilginç bir durum.


117 yorum:

  1. Hocam merhaba, ben Tuğberk Çiloğlu. Yazılarınız için çok teşekkür ederim, bizleri aydınlattığınız için çok teşekkürler. Ben Dokuz Eylül Üniversitesi'nde İktisat tezli yüksek lisansı yapıyorum, şu an tez aşamasındayım. Dokuz Eylül Üniversitesi İktisat (örgün) bölümünden Haziran 2015'de dereceyle 4 üzerinden 3,52 ortalama ile mezun oldum, Yüksek Onur Belgesi aldım. 2014 ve 2015 yıllarında Ege Üni İİBF de düzenlenen Uluslararası İktisat Öğrencileri Kongresine katıldım, 2014'de sunduğum bildiri ile Ege Finans Derneği Teşvik Ödülü'nü kazandım. Eylül 2015'de Dokuz Eylül ünideki yüksek lisansı birincilikle kazandım. Haziran 2014'den beri www.dusuncekutuphanesi.blogspot.com.tr adresinde finansal ekonomi ve makro ekonomi yazıları yazıyorum. Blogumun okuyucu sayısı 30000'i geçti, şimdiye kadar 68 yazı yazdım, yazılarım yurt dışından da (ABD, İngiltere, Fransa, Almanya, Rusya, Brezilya ve daha pek çok ülke) okunuyor. İktisatı çok seviyorum, İktisatçı olmayı varoluş amacım olarak görüyorum. Blogumu kısaca da olsa inceleyip eksikliklerimi söylerseniz, eleştiri yaparsanız çok mutlu olurum hocam, çünkü blogumu geliştirmek istiyorum ve sizin fikirleriniz, tavsiyeleriniz benim için çok değerli. Blogumun linki: http://dusuncekutuphanesi.blogspot.com.tr/

    Saygılarımla,
    Tuğberk Çiloğlu
    (Dokuz Eylül Üniversitesi İktisat Tezli Yüksek Lisans)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Blogunuzu çok beğendim, çok doğru bir iş yapmışsınız. Yazarak ve paylaşarak kendinizi geliştirmeniz ve düşüncelerinizi paylaşmanız çok doğru bir tercih. Bu işi hiç bırakmayın.
      Bana blogunuzu belirten bir tweet atın ben de rt edeyim böylece daha yaygın bir bilinirlik olur.

      Sil
    2. Çok teşekkür ederim Hocam.

      Sil
    3. Mahfi hocam, genç arkadaşımız Tuğberk bey in yazılarından bir kaç tanesini okudum. okuyucu olarak yorumlarsam; hiç fena değil.sizi çok iyi özümsediği ve örnek aldığı kesin. hatta, yalın anlatım ve analiz özelliğinizi zamanla daha da ileri götürecek hissine kapıldım. anlatımda ki akıcılığa da ayrı bir başlık açmak gerekebilir.Bu işi bırakacak gibi de durmuyor. tebrikler. kendisini takibe aldım.

      Sil
    4. Tuğberk Bey, Yaşar Uysal'dan ders aldınız mı hiç ?

      Yaşar Hoca'dan ders dinlemek benim için bir ayrıcalıktı. Mahfi Bey sizden iyi olmasın müthiş bir insan ve iktisatçıdır kendisi, hiç tanışmış mıydınız ?

      Sil
    5. Yaşar Hoca'dan ders almıştım. Kendisi çok sevdiğim ve saydığım çok değerli bir hocamdır.

      Tuğberk Çiloğlu

      Sil
  2. Hocam dolar fiyatinin yukselmesi makarna fiyatlarini yukseltir mi.
    oGrenciyiz sabah omlet aksam makarna yiyoruz. Aralik ayina kadar Dogalgaz yakmiyoruz inanir misiniz bakkaldan mum aldik mum yakarak 6 tane mum aldin mi bir odada isiniyoruz.Tabii Gece yatmadan once sondurmek kaydiyla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merak etme güzel kardeşim makarna ve ekmeğe zam yok.

      Sil
    2. Hacı hayrına bizim evde kalan 10-15 tane mumu sana nasıl ulaştırabilirim. ?

      Sil
    3. Adsız12 Ekim 2016 17:52

      ciddi misin yoksa bizi hakir gorup dilenci muamelesimi yapiyorsunuz?

      Sil
    4. böyle bir sohbet olamaz ya

      Sil
  3. Aklıma Titanic batarken çalmaya devam eden kemancı geldi hocam .

    YanıtlaSil
  4. Başkanlık Sistemi bütçe süreci ve/veya yapısını değiştirir mi?

    YanıtlaSil
  5. Başkanlık sistemine geçersek mesela eğitimde bilime dayalı eğitime geçebilir miyiz? Yargıyı bağımsız kılabilir miyiz? Vergide adaleti sağlamak için KDV yerine kayıp kaçağı azaltacak önlemlere girişebilir miyiz? Bunlara yanıtınız evet ise benim de yanıtım evet olur.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sayın hocam benim sorumda bütçe sisteminin değişimine ilişkin daha iyi ya da kötü değişimine cevap arayan bir şey yoktu ki siz eğitim ve yargı ile soru dönüşü yaptınız ??

      Ben sadece sistemi karşılar mı diye sordum. Neyse bugün iyi gününüz de değilsiniz sanırım.
      İyi çalışmalar hocam. Sağlıcakla kalın.

      Sil
  6. başkanlık sistemini biri çıkıp doğru dürüst açıklasa ne güzel olur. ama kimse açıklamıyor. ne istediğimizi de bilmiyoruz... öf.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir aşağıdaki yorumda başkanlık sisteminin Türkiye versiyonunu üniversite bazında görebilirsiniz.

      Sil
    2. Ya da Cumhuriyet'in ilk donemlerine bakarsaniz o donem de fiili baskanlik sistemi ile yonetiliyordu Turkiye.

      Sil
  7. Hocam bir universitede tek adam yonetimi olur mu

    Bir rektor hem Edebiyat Fakultesi dekani hem Muhendislik ve doga bilimleri fakultesi dekani hem Iktisadi Idari Bilimler Fak. dekani hem Turizm Fakultesi dekani hem ilahiyat Fakultesi dekani olabilir mi

    Boyle bir Universitede bilimsel teknik idare koordinasyon nasil saglanabilir.
    http://www.gumushane.edu.tr/yonetimi_kurulu/
    http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/egitim/614571/Gumushane_Universitesi_nde__tek_adam__donemi.html

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Diyecek hiç bir şey bulamıyorum.

      Sil
    2. Ben diyecek bazi seyler bulabiliyorum. Bir makam/pozisyon bosaldiginda, baska bir makama/pozisyona vekalet edip, iki makamin/pozisyonun islerini de yurutebilir. O konumlarin yaninda gordugunuz 'V' harfi vekili anlamina geliyor.

      Bunu idrak etmek bu kadar zor olabilir mi? Niyet kotu degilse, sanmiyorum.

      Sil
    3. Basit bir açıklaması var ama zincirleme kaza gibi. Üniversite yeni ve az sayıda prof. var ise, OHAL ile tüm dekanlar istifa etmiş ve yeni atamalarda bu OHAL süreci hala işliyor ise olur...

      Sil
    4. Bir de Mottosu var bir garip

      gelisen gelistiren universite

      Sil
    5. Ohal ile istifa eden dekanların yerine her yerde vekaleten atama yapıldığına göre buradaki durumu böyle açıklamak mümkün değil. Her bir dekanlığın işi azalmadığına göre tek bir kişinin "sembolik bile olsa" bu tür bir konumu işgal etmesi anlaşılır gibi deiğil.

      Sil
  8. Aynı zamanda emanete alinan hesaplar 5 yıl boyunca istenmezse (kabaca) butçeye gelir yazılır. Katma degerli ürün üretemedikten sonra , yapisal reformlar yapamadiktan sonra hep negatif gerçekler canımızı sıkacaktir .

    YanıtlaSil
  9. Hocam maliye bakanı önümüzdeki dönemlerde kamu alımlarını minimize edeceklerini söyledi.Bunun nedeni bütçenin açık vermesi, küresel ekonomik riskler veya başka bir nedeni var mıdır ? Malumunuz her yıl bu sınavlara artık milyonlarca kişi girmektedir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu genel geçer bir söylemdir, söylenir ama yapılmaz.

      Sil
  10. Merhaba Hocam

    Bu seneki Nobel ödülü hakkında bir yazı yazmayı düşünüyor musunuz ? Veya konusu olan contract theory hakkında ?

    YanıtlaSil
  11. Hocam gostergeler tablonuzda gsmh tahmini 2404 ama yazida 2148. Hangisi dogru kafam karisti biraz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Göstergeler tablosundaki yanlış olmuş. Yanlışlıkla 2017 tahmini girmiş oraya. 2016 için doğrusu 2.148. Göstergeler Tablosunu düzelttim, teşekkür ederim.

      Sil
    2. Hocam ayrica tl cinsi milli hasilayi dolara cevirmede kullandiginiz ortalama dolar kurunu ekleyebilir misiniz. Cunku 2.95 kullanmisiniz heralde. Ama simdi ortalama kur 3 u gecti. Sadece bir dusunce karar sizin saygilarimla.

      Sil
  12. 29 Ekim 1923, tarihimizin en kara günüdür.

    Sizin bu en kara gün hakkındaki görüşleriniz nedir Mahfi bey?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısınız siz İngilizler için 29 Ekim 1923 tarihinizin en kara günüdür.

      Sil
    2. Hocam kapağı sıkalım da hava kaçırmasın :)

      Sil
  13. Hocam aileniz sizi doverek yetistrdi mi. Cocuklugunuz vs...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Light Günlük adlı kitabımda çocukluğumu da anlattım.

      Sil
  14. Mahfi bey, başkanlık sistemini getirsek, ve yargıtayı danıştayı sayıştayı, anayasa mahkemesini, bakanlıkları, genelkurmay başkanlığını, diyanet işleri başkanlığını, MİT müsteşarlığını, TCMB'yi, YÖK'ü, TÜİK'i, üniversite rektörlüklerini... yani kısaca bütün kurumlarımızı, "halkımızın seçtiği başkan"a bağlasak olmaz mı?

    Hem, bütün alanlarda tek kişi karar verirse, hızlı hızlı ilerleriz, ekonomimiz çabuk büyür. Öteki türlü her kafadan ses çıkıyor bekleye bekleye zaman kaybediyoruz.

    Başkana bütün yetkileri verdiğimizde, bürokrasinin hantal yapısını da ortadan kaldırmış oluruz böylelikle.

    Tek Başkan = Tek Türkiye

    Sizce nasıl, iyi mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence süper. Yalnız hani siz bu kadar fikir söylediniz ya. Bunlara gerek yok başkan seçtiğimiz kişi benim yerime de sizin yerinize de düşünerek fikir beyan edebilir.

      O yüzden sizin düşünmenize de gerek yoktur. Nasıl olsa her şeyi bağladığımız kişi bizim kıçıkırık düşünceleri de düşünebilir değil mi değerli kardeşim?

      Sil
    2. bizim evdeki kararlari da verecekse neden olmasin, misal bugun alisverise ciksam mi cikmasam mi karar veremiyorum

      Sil
    3. Saddam icin de ayni seyi diyorlardi. Kaddafi icin de.

      Sil
    4. Baskanlik sistemi bence de iyi MHPnin oylariyla en az%54 en fazla %71le referandumda millet tarafindan kabul gorur. Boylelikle ulkemizin icine dustugu hem ic hem dis kosullardaki guven bunalimindan da kurtuluruz. Istikrar kazaniriz. Baskanlik sistemi olmadigi icin darbeciler darbe tesebbusunde bulundu. Dis dunyada daha guclu politik liderlere sahip olunmak icin baskanlik sart bakiniz putin baknz abd baskanlari. Ne kadar guclu degiller mi.

      Sil
    5. Putin'i bilemem ama ABD Başkanı bizim CB'nin bugünkü yetkilerinin onda birine bile sahip değil.

      Sil
    6. Adsız 01:20, Uganda'da Başkanlık sistemi var. Başlarında da 30. yılını dolduran Yoweri Museveni. Ne kadar güçlüler değil mi? Yazdığınız harflerden bile cahillik akarken sizi ciddiye almaya gerek yok gerçi, kendi dilini yazmayı beceremeyen insanların okuduklarını anlamalarını bekleyemeyiz.

      Sil
    7. Adsiz 06:32, ABD'de de baskanlik sistemi var ama azami 8 senede baskan degisiyor.

      Baskanlik suresi ile baskanlik sisteminin bir alakasi yok.

      Sil
    8. Obama hali içler acısı gerçekten ekonomik kararları senatodan veto yiyor,askeri alanda
      pentangon takmıyor.

      Sil
    9. Istikrar ariyorsaniz Mubarek in Misir ina, Kaddafinin Libya sina Kuzey Kore ve Arabistan a bakin. En az 40 sene istikrar olan ulkeler ve yonetimde hic sikinti olmamasina ragmen ne kadar ilerlediklerini gorursunuz. Baskanlik sisteminin amaci yetkinin bir kiside toplanmasinin onune gecmektir, bir kiside toplamak degil. Birde krallik var, krallik ve baskanlik birbirinin tam tersi olsada sekil olarak birbirine cok benzer karistirmamak gerekiyor.

      Sil
  15. Bütçe Dengesi = 363,5 – 368,4 = -4,9 (eksi) olmayacak mı? Hocam

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gelirler ile giderleri ters yere yazmışım. Doğrusu 368,4 - 363,5 = 4,9 olacak, düzelttim, teşekkürler.

      Sil
  16. Hocam ekonomi Nobel İ alan çalışmayı tanıtan bir yazı yazacak mısınız?

    YanıtlaSil
  17. Hocam Kadir Mısıroğlu Marks'a Das Kapital'i yazdıran cinlerdir diyor. İnsana saçma geliyor ama niye durup dururken böyle bir şey söylesin adam. Sizce gerçeklik payı olabilirmi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu blogu bu tür saçmalıklarla meşgul etmesek, bu saçmalıkları bırakıp biraz bilime konsantre olsak.

      Sil
    2. Bu adam eğer böyle bir şey dediyse gerçekten gerizekalıdır. Bu adamı dinleyip ciddiye alanda ayrı gerizekalıdır.

      Sil
  18. Hocam kaleminize sağlık..

    "Ceteris paribus"

    Her şeyi bir tarafa bırakalım:

    Peacock-Wiseman değil miydi "savaş ,yıkım, döküm, felaket" olursa kamu harcamaları "sıçrar" diyen..

    Son 4 ayda açık vermemiz çok normal.

    O kısmı geçtik. Bütçe dengesi ile hazine dengesi bir olmalı ki "bütçe denk olsun" hazine "yer ve zaman" yönünden "uyumlaştırmayı" yapmalı.YAPMAK ZORUNDA DA NİTEKİM YOKSA İFLAS EDERİZ. (Ayrıca "4,8 milyar TL fazla verirken hazine nakit dengesi 4,5 milyar TL açık vermişti. İki denge arasındaki fark 9,3 milyar TL gibi büyük bir miktara yükselmişt cümlesi biraz sıkıntılı geldi sanki?? Fark 0,5 milyar ₺ olmalı değil mi?)

    Yani Devlet ya "monatizasyon" yapıp para basarak borç kapatacak, ya vergiye abanacak, ya da iç-dış borç bulacak..

    Borç demişken bu arada 2 şey geliyor akla.
    Faizler bu kadar düşük,bütçe böyle kabak gibi açıkken kim borç verir bu devlete (bu bir)

    İkincisi: Orta Vadeli Plan için "çarpan-çoğaltanla" düşünelim..

    Faiz düşer-yatırım artar ilkesi ile (geçmiş bir yazınızda "ortalama tüketim eğilimimizin 0,70 olduğunu okumuştum.) bu kadar yüksek bir tüketim eğilimi ile gerçekten büyüyemez miyiz hocam?? Çarpan ortada , bu tüketim eğilimini karşılayabilmek için hazır faizler düşükken yatırımda ona göre "gardını" alamaz mı? Çoğaltan da böylrce işleyemez mi bu ülkede? Gsyih "reel" olarak cidden ivme kazanabilir. "İthal enflasyon" olayını da hallediyor gibiyiz ufaktan ufaktan petrolü,doğalgazı ucuzlattık mıydı hallolacak gibi sanki?

    Tek sıkıntımız İŞSİZLİK! İktisadi memnuniyetsizlik endeksimiz = (işsizlik + enflasyon) %10+%10 küsurdan =%20 falan ediyor. Biz resmen pahalı hammadde ve suriyeli "parazit"lerden ötürü bu haldeyiz. (Faşist olduğum anlaşılmıştır umarım)

    Hocam siz bu stagflasyondan nasıl çıkarız bir de onu anlatsanız?stagflasyon diyorum.. Çünkü: üretiminiz artmasına rağmen sebebi suriyeliler tabiki, biz bu suriyelileri çıkarttık mı ortada artış martış kalmıyor. Keza kayıtdışı ekonominin kabarmasına sebep oluyorlar orası da bir gerçek. Onlar yüzünden 15-65 yaş arasındaki her 10 Türk'ten biri işsiz.

    Dünyanın benzinden en çok "vergi" alan ülkesiyiz kabul.. Fırsat bulunca ekonomiyi canlandırmak için bu vergileri düşürmeleri gerektiğini gayet de iyi biliyorlar hocam eminim ki. (Bkz: elektrik-doğalgaz indirimi) ama gelgelim "gıda enflasyonu" olayını komisyoncu hainlere bağlamaktan başka bir çıkar yol bulamıyorum şimdilik.

    Hocam "yapısal reform" adı altında sunduğunuz şeyler güzel şeyler. Ülkemizde genel olarak "Hanifi-Maturidi" müslümanlardan oluşuyor. Akılcı bilim-muhafazakar eğitim "denge" ile bir arada olabilir. Bu bence mümkündür. İlla bilimci olunca ateist, illa imam hatipli olunca gerici yobaz olacak diye bir şart yok. Fıkhımız Mezhebimiz genel olarak bilimci eğitime müsaittir hocam, biz öylr arap gibi "radyodaki ses dalgalarını melekler taşıyor" diyen bir itikada sahip değiliz. ELHAMDÜLİLLAH! Eğitim konusunda bir "parmak atmaya" bakar. Radikalleri kustuk muydu bence olacak bu iş.

    Hasılı son 4 aya şaşırmak yerine, "yapısal reformları" da azıcık hariç tutarak biz bu "Stagflasyondan" nasıl çıkarız, bugün açıklanan 1,7 milyar dolarlık cari açığı nasıl kapatırız diye bir yol gösterseniz hocam?

    Gelin "nalına da vuralım,mıhına da vuralım"
    Madem hükümeti bu kadar çok eleştiriyoruz.. Bir daha böyle hükümetlere maruz kalmamak için "ütopik" bir Türkiye'ye uyarlanmış "anayasal iktisat" modeli alalım hocam sizden. Anayasada hangi hükümler olsun ki Yıldırım-Erdoğan ikilisinin eli kolu bağlansın ve mükemmel işleyen "devlet başarısızlığını sıfırlayan" bir anayasamız olsun. Anayasa tartışması gündem de hem bu aralar. Mümkünse bir de sizin fikrinizi alalım?

    Kolay gelsin tekrar..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuz için teşekkür ederim. Değişik noktalara değinmişsiniz. Buna karşılık ben Anayasal İktisat konusunda sizinle aynı görüşte değilim. Biz mevcut duruma bakarak, yetkilerini aşan kişileri sınırlayalım diye Anayasa yapmaya kalkarsak kendi ayağımıza prangayı vurmuş oluruz. Ekonomi, bir konjonktür meselesidir. İşler bazen iyi gider bazen kötü. İşler kötü gittiğinde yeterince esnekliğiniz yoksa, her şeyi kurallara bağlamışsanız krizi yönetemeyebilirsiniz.
      O nedenle ben bu tür katı kuralların ekonomiye egemen olmasından yana değilim. Öte yandan anayasayı dinlemeyen bir başkan olursa o kurallar bir işe yaramaz. Bunu yaşayarak görüyoruz zaten.

      Sil
  19. Başkanlık referandumu geliyor. Eğer Başkanlık sistemi gelirse Cumhuriyet'in getirdiği rahatlığa alışmış özgür her birey (yandaşlar da dahil) dizlerini çok döverler. Şuanda hali hazırda zaten mevcut CB her şeyi kontrol altında tutuyor, sözde tarafsız fakat partisinin sunacağı kanun tekliflerini bile belirlerken bunların dertlerinin başka olduğu çok açık ortadadır. Velev ki Tayyip'in başkan olmasını isteyen kitle buna evet diyecek. Peki ya Tayyip Erdoğan'dan sonrası? Tarihinde Deli İbrahim'ler olan bir ülke nasıl aynı hatalara bile bile düşer? Yarın öbür gün devran döndüğünde Başkanlık sistemi en çok bunu isteyen kitleyi vuracak üstelik... Her zaman iktidar da kalacaklarını mı sanıyorlar? Bu hatadan her kesim öyle ya da böyle olumsuz şekilde etkilenecek ve bu kaçınılmaz son ne yazık ki...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Türkiye, daha doğrusu bu coğrafya, her zaman kişiye göre karar vermiş, kural koymuş bir bölge olduğu için bu tür şeyleri dert etmez. Başına gelince bu kez o yetkileri nasıl alacağını düşünür.

      Sil
  20. Sayın Hocam, birey olamamış cahil bir halk ile demokrasinin olmadığı aşikar değil midir? İsviçre modeli içinde nüfusumuz fazla. Bunu sadece Tayyip Erdoğan özelinde konuşmuyorum. Bugün o gider yarın kendi kesimini güdecek başka biri gelir. Her gelen kişi kendi kesimini gütmemiş midir bu ülkede? Ben bu sistemin Türkiye'de sürdürülebilir olduğunu görmüyorum fakat çözümde bulamıyorum. Sizin fikirlerinizin beni daha iyi düşünmeye itebileceğini düşündüğüm için soruyorum düşünceniz nedir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu sistemin sürdürülebilir olmadığı kesin ama bu sistem içinde bir çözüm bulmak da imkansız. Dolayısıyla çözüm bulmak için sistemin dışına çıkmamız gerekiyor. Bilimden sapmış bir toplumun buluş yapması, demokrasiyi yerleştirmesi, kuralları uygulaması mümkün değil. Türkiye son 50 yıldır bilimden uzaklaşıyor. Cumhuriyetin ilk 30 - 40 yılında bilme yönelmiş olan toplumun bundan koparak yeniden eski muhafazakar sisteme dönmesi Türkiye'yi bugünkü durumuna getirdi. O nedenle çözüm için yeniden Atatürk'ün yaptığı gibi sistemin dışına çıkıp çözümleri orada aramak gerekiyor.

      Sil
  21. Hocam,Kamu kesimi dediğiniz tamlama,GSYİH bileşenlerinden olan "kamu harcaması" değil mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yani bu kamu kesiminin yaptığı harcamalar kamu kesimi harcaması oluyor Y = C + I + G (X - M) denklemindeki G.

      Sil
  22. Bence, Sistematik olamayan toplumlarda hangi sisteme geçildiğinin bir önemi yoktur; hiçbir sistemde dikiş tutturamaz.
    Bu toplumlarda gerçek düzenleyici mekanizma 'piyasanın görünmez eli'dir.

    Bu nedenle en temel sorular sistem ile ilgili değil; kur ve rayiç bedel ile ilgilidir.

    YanıtlaSil
  23. başkanlık sistemi ne

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fiilen olan durumun resmi hale getirilmesi.

      Sil
    2. Bunun muhteviyatını bilen yok. Adı var, içeriği belirsiz. "Reislik Sistemi" diye adlandırmak daha doğru.

      Sil
  24. Hocam hazine nakit dengesi ve bütçe dengesi arasındaki bu açığa dair tespitiniz çok önemli fakat bu açığa sebep olan durumlara dair bir bilgi paylaşımı da yapabilirseniz olayı tüm yönleriyle görmüş oluruz diye düşünüyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Pazartesi bütçe bir açıklansın da bakalım.

      Sil
  25. Bu haber işlerin fena gitmediğini gösteriyor: "Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış toplam sanayi ciro endeksi ağustos ayında bir önceki aya göre yüzde 9.6 arttı. Ciro endeksi, temmuzda yüzde 7 düşüş kaydetmişti"

    YanıtlaSil
  26. Hocam kpss den çok iyi puanlar aldım dil puanım da var. Ancak yazılı sınavlar için hukuk belimi büküyor. Ezberleyemiyorum çok çabuk unutuyorum. Bu konuda tavsiyeniz varmı? İktisatim maliyem muhasebem iyi. Birde mülakatlarda cok fazla referans işi dönüyor diyorlar. Oysa sülalede okuyan tek kisiyim ve mahalle muhtarını bile tanıyan kimsem yok. Napim hocam ben?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence ne yapıp edip hukuk işini öğrenmeye bakın. Hukuku çözerseniz referans işin alt edebilirsiniz diye düşünüyorum.

      Sil
  27. Hocam merhabalar,

    Yazı için elinize sağlık. Bir kaç sorum var.

    1. Bütçe Nakit Dengesi = Bütçe Dengesi +/- Emanetler +/- Avanslar formülünde Emanetler hem ' + ' hem ' - ' nasıl olur. Avanslar içinde aynı sorum geçerli. Ne zaman emanetler veya avanslar + veya - olur ?

    2. Bütçe Nakit Dengesi = 4,9 – 3,8 + 3,7 = 4,8 emanet ' - ' ve avans ' + ' olmuş gibi. Yani emanetler zaten verileceği için her zaman ' - ' avans ise gider yazılmadan verildiği için her zaman ' + ' mı olur?

    3. Hocam birde yazınıza göre hazine bütçesi merkezi bütçenin bir alt kümesidir diyebilir miyiz? Çünkü merkezi bütçe merkezi yönetim idarelerinin hepsinin toplam bütçesi (genel bütçe dahil) iken hazine bütçesi sadece genel bütçeyi temsil etmektedir.

    Saygılarımla

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 1. Asıl durum emanetlerin +, avansların - olması halidir. Eğer daha önce emanete alınanlardan ödemeler yapılmışsa o zaman emanetler eksi olabiliyor. Benzer şekilde verilen avanslar iade edildiğinde de artı olabiliyor.
      2. 1 deki açıklamayla aynı
      3. Aynen. Ama ikisi arasında ki fark yüzde 10'dan fazla olmadığı için birbiri yerine de zaman zaman kullanılabiliyor.

      Sil
    2. Mahfi Bey, 3.soruda bahsedildiği gibi Hazine Bütçesi Merkezi Bütçenin bir alt kümesi ise Hazine Bütçesi nasıl Merkezi Bütçeden daha fazla gelir ve gidere sahip olabilir? Alt küme mantığında Merkezi Bütçenin Hazine Bütçesini de kapsayan bir hacmi olması gerekmez mi? yoksa aralarında daha farklı bir ilişki mi vardır?

      Sil
  28. sayın hocam dolar 3.10 petrol ufak ufak artıyor.fedde yavaş yavaş faiz artırmaya başlama istegindeyken hükümetin hedeflerine siz ne dersiniz.inandırıcımı.yabancı yatırımcılar jeopolitik risklerde ortadayken bu hedefleri inandırıcı bulurmu.

    YanıtlaSil
  29. Böke: "TÜRK LİRASININ HER %10 DEĞER KAYBI ENFLASYONDA %1 ARTIŞA SEBEP OLUYOR"

    Bu tespite katılır mısınız?

    YanıtlaSil
  30. Hocam "tembellik hakkı"nı okudunuz mu? Nasıl bir kitap biraz uçuk gibi geldi bana.

    YanıtlaSil
  31. Hocam,

    Yeni Vecihi Hürkuş'lar yetiştirebilecek mi bu memleket?

    Başkanlık sistemini getirirlerse, bilime önem başlayacak mı? Herkes harıl harıl kitap okumaya, konferanslara katılmaya mı başlayacak?

    Siz şunu yazmıştınız, Osmanlıca öğretmeye başlasak, herkeste bir araştırma-soru sorma-okuma patlaması mı yaşanacak, yooo, değişen hiçbir şey olmayacak.

    Aynı görüşte misiniz?

    YanıtlaSil
  32. Hocam 2008 şuan ne aşamada?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 2008 hangi açıdan ne aşamada diye soruyorsunuz?

      -Bu topraklarda yaşamıyor musunuz?
      -Gündelik hayatı anlama ve mukayese edemiyor musunuz?
      =>> 2008 sonrası dönemi özellikle iktisadi olmak üzere diğer bir çok sosyal açıdan mahfi hoca çok defa mukayese etti.

      Blogda gezinip ilgili satırları konu ve yorumlardan görebilirsiniz !!!

      Sil
  33. Hocam,

    Hititler Türk müydü? Türk tarihi ile ilgileniyor musunuz?

    Saygılarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İlgileniyorum. Hititler Türk değil. Hitit dili (Nesice) Hint - Avrupa kökenli bir dil. Oysa Türk dili Ural - Altay kökenli.

      Sil
    2. Hititler Türk değil mi? Ee Çorum'da Hitit Üniversitesi var?

      Sil
    3. Hititler tıpkı Selçuklu ve Osmanlı gibi bir Anadolu devleti.

      Sil
    4. Hititler tıpkı Selçuklu ve Osmanlı gibi bir Anadolu devleti.

      Sil
    5. Degildi. Turkler Anadolu'ya 1071 Dandanakan savasindan sonra ayak basabildi. Hititler cok daha once bu topraklarda yasamislardi.

      Sil
    6. Kim ne kadar Türk, ne kadar Hititli öğrenmek isterseniz, çok güzel bir çalışma.

      http://www.genomturkiye.com/blog/15-turk-musunuz.html

      Sil
    7. 1071 Malazgirt olacak.

      Evet, biz 1071'de geldik diyoruz, ama Kars'ta Ani antik şehrinde 1058'de Türkler tarafından inşa edilmiş bir cami var ve hala ayakta, Menuçehr Cami.

      Sil
  34. Çizgiroman okumayı sever misiniz?

    LOGICOMIX: AN EPIC SEARCH FOR TRUTH adlı kitap, Albatros Yayınları'ndan çıkmış.

    Filozof, mantık bilimci ve pasifist Bertrand Russell'ın hayat hikayesi üzerinden matematiğin ve mantığın temellerini anlatan; çizimleri, hikayesi ve anlatımıyla okuyana şapka çıkartan grafik roman.

    http://www.albatroskitap.com/page24.html

    Holmes hayranı olmanızdan ötürü, bu kitabı da beğenirsiniz herhâlde...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Alıp okuyacağım. Çünkü Russel'ı çok okudum.

      Sil
  35. Size teknik bir sorum var.

    Bilgisayarınızdaki programlara dalıp, detaylı hesap yapmanızı değil, tecrübenize istinaden tahminde bulunmanızı istiyorum.

    2008 Lehman krizi olmasaydı, QE'ler sayesinde Türkiye gibi gelişen ülkelere para girişi de olmayacaktı.

    Eğer, The Great Recession hiç yaşanmıyor olsaydı, FED'in adını bile bu kadar sık duymuyor olsaydık:

    Türkiye'ye özgü 2001 krizinden, 2016'ya gelen yıllar içinde, Dolar/TL'nin 6,40 TL seviyelerinde olabileceği tahmini rasyonel mi?

    Bugün kur, 3,11 TL'yi gördü.

    Ama The Great Recession, QE ve FED faktörü olmasaydı, 1 Dolar = 6,40 TL seviyeleri olurdu, tahmini rasyonel mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. BÖyle bir tahmin yapacak yeteneğim yok ne yazık ki.

      Sil
  36. Mahfi hocanın son kitabı idefix de 16,42 tl ye düşmüş ilgililere duyurulur..!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bütün internet kitapçılarında o fiyatlara satılıyor.

      Sil
  37. Halamın bıyıkları olsaydı amcam olurdu.

    YanıtlaSil
  38. hocam sizdemn cok istifade ediyoruz teşekkür ederiz.
    hocam ABD QE yaparken faizleri düşürdü malum.Düşürmeseydi ne olurdu?
    düşürmesindeki maksadı neydi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. Faizleri düşürmekten amacı harcamaları teşvik etmek, talebi ve o yolla ekonomiyi canlandırmaktı.

      Sil
  39. Mahfi Bey
    Ayın Karanlık Yüzü'nü ilk ne zaman keşfettiniz?

    YanıtlaSil
  40. Hocam bütçenin faiz giderleri cari ve yatırım bütçe dengesinin içindemidir yoksa sadece yatırım bütçe dengesinin mi içindedir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hiçbirinde değil. Bütçe giderleri bu amaçla iki kategoride sınıflandırılıyor: (1) Bütçe faiz dışı giderleri, (2) Bütçe faiz giderleri.

      Sil
  41. Hocam gösterge faizde neden vadesine 2 yıl kalmış tahvil dikkate alınıyor. Neden itfa tarihine daha az kalmışlar dikkate alınmıyor?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tahvil orta ve uzun vadeli bir borçlanma aracı olduğu için dünyada 2 ve 10 yıllık tahviller gösterge faiz için kullanılıyor. Daha kısa vadeli faiz için banka mevduat faizlerine bakılabilir.

      Sil
  42. Hocam ABD QE yapıp sonra da faizleri yüksek tutsa ne olurdu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Muhtemelen QE üzerinde ters etki yapardı.

      Sil
  43. Artık kimse faiz günah, haram diye tartışmaya niyetli olmasın.... buyrun okuyun:!!!!

    https://tr.sputniknews.com/turkiye/201610141025289299-diyanet-gelir-sayistay/

    Sayıştay'ın Diyanet raporunda yer
    alan tabloya göre, kurum, 2015’te
    397 milyon 469 bin 808 lira da
    gelir elde etti. Gelirler arasında
    'faiz gelirleri' de yer aldı. Buna
    göre, Diyanet geçen yıl 197 bin 129 lira 24 kuruş faiz geliri elde
    etti.
    Faize ilişkin daha söyleyecek sözü olan var mı?
    Kime serbest kime günah?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence doğrusu da budur. Benim gençliğimde Diyanet'in "haram olan tefeci faizidir" şeklinde son derecede akılcı ve işin de aslına uygun bir açıklaması vardı. Bugün artık bankaların ve devletin ve de rekabetin işin içinde olduğu yerde enflasyonun az bir miktar üzerindeki faizi bu aykırılık uygunluk tartışmasına açmak yanlıştır.

      Sil
    2. Bir bankaya para yatirirsaniz, bankaya borc vermis olursunuz. Banka borcun karsiligi size 'faiz' verir. Eger 'faiz' almazsaniz aslinda enflasyon degeri kadar bankaya siz 'faiz' odemis olursunuz.

      Islamda faiz diye bir kelime yoktur. Riba yani haksiz kazanc vardir. Haksiz kazanc elde etmek kadar, birisinin haksiz kazanca sahip olmasina izin vermek de gunahtir. Yani anlayacaginiz, enflasyon oraninda 'faiz' haram degil, aksine almamak haramdir. (Kosul enflasyon oraninda olmasidir.)

      Bu konunun disinda, en saglikli birikim metodu ise altindir.

      Sil
  44. hocam bir soru soracam cevaplarsanız sevinirim bsmv'li faiz hesabını ögretebilir misiniz ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Burada var: http://www.kredibulteni.com/kredi/bsmv-nedir-nasil-hesaplanir

      Sil
  45. http://m.gercekgundem.com/guncel/236552/diyanete-197-bin-lira-faiz-geliri

    Buyrun yorum sizden hocam

    YanıtlaSil
  46. Hocam merhaba,
    Bayer ,Monsanto yu Eylül aylarında 66 milyar dolara satın aldı.Türkiyenin yıllık ihracat bedeli 150 milyar dolar olduğunu düşünürsek böyle büyük bütçeli şirketleri; Türkiye de nasıl gerçekleştirebiliriz.
    Bütçe yazınızın altına özellikle yazdım,öyle global büyük şirketler varki son günlerde bunları inceliyorum.Neredeyse ülke bütçelerine denk bazıları.
    Bu satın almaların ne gibi etkileri olur ülkemizde.

    YanıtlaSil
  47. Hocam iyi günler,

    tek anlamadığım konu niye bütçe nakit açığı bir ayda 4.5 katı arttığı yanıtlarsanız sevinirim

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...