18 Ocak 2017 Çarşamba

Dünya Bir Garip Dünya Oldu

1968 yılında öğrencilerin başlattığı üniversite işgalleri sırasında dönemin Başbakanı Süleyman Demirel: “Dünya bir garip dünya oldu. Bu dünyanın yeni ufuklara doğru ne kadar gittiğini, nereye varacağını, bunların nelere mal olacağını kestirmek güç” demişti. Bu söz o gün için de doğruydu bugün için de doğru.

Kapitalizmin temel kabullerinden birisi uluslararası serbest ticaretin uluslararası refahı artıracağı kabulüdür. Bu kabulün dayanağı David Ricardo’nun geliştirdiği karşılaştırmalı üstünlükler teorisidir. Teoriye göre iki ulusun birbiriyle ticaret yapması için her ikisinin de bir malın üretiminde mutlak üstünlüğe sahip olmasına gerek yoktur. Karşılaştırmalı üstünlüğe sahip olunması ticaretin ortak refah yaratması için yeterlidir.

Kapitalizmin “uluslararası ticaretin geliştirilmesi uluslararası refahın artmasını sağlar” kabulünün yaşama geçirilmesini sağlayan Bretton Woods sistemi bu amaca hizmet etmesi için IMF ile Dünya Bankası’nın temellerini attı. Dünya Ticaret Örgütünün (DTÖ) de bunlara katılmasıyla sistem, dış ticaretin serbestleştirilmesi, konvertibiliteye geçiş ve sonunda da sermaye hareketlerinin serbest bırakılmasıyla küreselleşmeye kadar vardı.

Başlangıçta bu kadar sistematize edilmiş bir düzen yokken kapitalizmin şampiyonları İngiltere ve Fransa idi. İkinci dünya savaşıyla birlikte liderlik ABD’ye geçti. ABD, bütün dünyaya serbest piyasanın, serbest ticaretin ve sermaye hareketlerinin serbestliğinin ne kadar kutsal bir çerçeve olduğunu hem kendisi anlatıyor hem de IMF’ye ve DTÖ’ye anlattırıyor, ülkelere, serbest ticaretin önündeki engelleri kaldırmaları ve paralarını konvertibl hale getirmeleri çağrısını yapıyordu. ABD’nin bu yolda son yıllarda en fazla uyardığı ülke Çin’di. Çünkü Çin, parasını serbest dalgalanmaya bırakmadığı gibi ticareti de tek taraflı yani hep ihracat kanallı olarak yürütüyordu.

Donald Trump’ın ABD Başkanlığı seçimini kazanmasıyla birlikte görünüm değişmeye başladı. Trump, ABD’nin alışılmış politikalarında ciddi değişiklikler yapacak gibi duruyor. Ekonomi politikasına ilişkin olarak yaptığı açıklamalar ABD’nin bundan sonraki dönemde serbest ticarete değil korumacılık politikasına yöneleceğini gösteriyor. Bu durumda kafalarda ABD’nin kapitalizmin şampiyonluğunu terk edip etmeyeceği soruları dolaşıyor.

Davos toplantılarında çok daha ilginç bir durum çıktı ortaya. Toplantılara katılan ve hatta toplantıların yıldızı konumuna gelen Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ilginç açıklamalar yaptı. Bunlardan bazıları şöyle: “Dünyanın başındaki belaların sorumlusu küreselleşme değildir. Bunlar küreselleşmenin yarattığı kaçınılmaz sorunlar değildir. Ülkeler, başka ülkelerin çıkarlarını zedelemeye mal olacak şekilde kendi çıkarlarının peşinde koşmamalıdır. Hiç kimse bir ticaret savaşından galip çıkamaz.” Jinping, bu açıklamalarıyla serbest ticarete ve kapitalizmin geldiği son aşama olan küreselleşmeye sahip çıkmakta, adeta kapitalizmin liderliğine soyunmaktadır.  

Düne kadar serbest ticaretin ve dolayısıyla kapitalizmin lideri olan ABD korumacılığı savunuyor, düne kadar kapitalizmin en sert düşmanı olan Çin serbest ticareti ve kapitalizmi savunuyor. İki ülkenin liderleri de dünyanın geri kalanına değil birbirlerine mesaj veriyor olsalar da kafalar karışıyor.

Dünya asıl şimdi garip bir dünya oldu.

283 yorum:

  1. Komünizm parayı bulana kadar hocam :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. AZ SÖZLE ÇOK ŞEY ANLATMA BUDUR, AĞZINA SAĞLIK

      Sil
    2. Helal olsun ya koca yazıyı 4 kelimeyle özetledin

      Sil
  2. Cin ucuz yuani kullanacak ticarette bu yuan uzerinden hem gelismis ulkelere hem kendi cevresindeki gariban ulkelere hem de gelismekte olan ulkelere bu manipule edilmis dusuk degerli yuan uzerinden ucuz kalitesiz kanserojen maddeli mallari satacak bu ulkelerdeki uretimi sekteye ugratacak sonra da kalkip ticaret savaslarindan kimse galip cikamaz diyecek. YOK OYLE YAGMA! Sen hele bir yuanini cikart bi bakayim hodri meydana cikart bi er meydanina bakalim senin yuaninin olcusu nedir gercek degeri nedir ondan sonra konus oyle perde arkasindan laf etmekle kuresellesme olmuyor. TRUMP hakli! ne kadar ekmek o kadar kofte. ABDnin ve ABDyi takip edecek olan diger ulkelerdeki korumaciligin bas muessibi CINdir. Cinin manipule edilmis yanlis serbest olmayan kur politikasidir. Cinin bir an once yuanini revelue etmeye baslamali kademeli olarak da serbest piysada dalgalanmasina firsat vermelidir.Cin eger kuresel dunyada lider ulke olmak istiyorsa kur uzerinden o kirli elini cekmelidir. Bu cinliler bu cekik gozluler kadar kendini dusunen bencil kendi kollektif dunyalarinda disariya dusman olan heryere ama her yere toplu halde giden bir toplum gormedim. sanki adamlari kaciracaklar la sizi seven kim!kimsiniz siz kendinizi ne zannediyoirsunuz haddinizi bilin haddinizi adam gibi ticaret yapcakasaniz kurdan elinizi cekin. Sevmiyorum bu cinlileri tayvanlilari vietnamlilari bunlar kadar cikarci bir toplum gormedim. Kore japon honkonglular taylandin yeri ayri gonlumde bu ulkeleri tenzih ediyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. haklisin y.disinda yasiyorum bu herifleri gordugum yerde kaciyorum. Hic muhattap olmuyorum. Zaten olmaya kalksam da onlar benimle muhattap olmaz muhattap olmaya deger bulmazlar.Insan yerine koymazlar Niye bunda da cikar var.Heriflerin herseyi cikar bunlar gittikleri ulkenin ev sahibesi toplumlarla insanlariyla iletisim kuruyorlar. Soyle soyliyeyim eger bir cinli Almanyada yasiyorsa her ne sebebleyse iste Almanla diyalog kurar turku murku kurdu afgani arabi o ulkedeki diger gocmenleri azinliklari adam yerine koymaz diyalog kurmaz insan yerine koymaz.Ayni sekilde atiyorum Abdise amerikayliyal diyalog kurar zenciyle latinle hispanikle diyalog kurmaz insan yerine koymaz niye adamlarin cikari var Amerikaliyla diyalog kuruyor o ulkenin asil sahibi o para onda iktidar onda cikar onda.Bir de herifler birbirlerine cok tutkunlar bir tanesini yalniz goremezsin orda burda hep toplu haldeler.

      Sil
    2. Senin çin i sevip sevmemenin hiçbir önemi yok.trumpinda sevip sevmemesinin bir önemi yok.

      Sil
    3. adsiz dogru cin ufak bir ekonomi ki oylesine ufak ki ABD baskani Trumpin sevip sevmemesinin de onemi kalmiyor. Ufak bi ekonomi cin ne olacak. Mantigin super kardes

      Sil
  3. Çin Devlet Başkanı "eşit(?) kapitalistler arasında birinciliği"Çin'e vermiş.

    YanıtlaSil
  4. Hocam yazı için teşekkürler. Kaleminize sağlık. Çin devlet başkanının bu yorumundan sonra dünya ticaretinin nereye evrileceğini birlikte göreceğiz. Barışçıl ve çevreci politikaların egemen olmasını dilemekten başka çaremiz yok.

    YanıtlaSil
  5. hocam iktidar sahibi içerideki desteği alabilmek için gerek iç gerekse dış düşman yaratmak zorunda. bu yüzyıllardır bilinen bir gerçek. bu, çok savunduğu bir ideolojiye karşı çıkmış hareket de olabilir hiçbir sakıncası yoktur. trump çini düşman ilan etti.

    YanıtlaSil
  6. Hocam doların 8 lira olma gibi bir ihtimali varmıdır sizce?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yorum yok.

      Sil
    2. kimse müneccim değil.

      Sil
    3. Elbette vardir, mesele ne zaman olacagi ve artisin % kac'a denk gelecegi.

      Sil
    4. Diyelim ki var. Sizde de 1 milyon dolar var ise sonuc mükemmel. Yok ise ülke batti. Hangisini tercih edersiniz.?

      Sil
    5. 1 Dolar 8 TL olur. Ama zamanını söyleyemem. Kısa vadede olursa batarız. Orta vadede olursa fakirleşiriz. Uzun vadede zaten olur.

      Sil
    6. aman hocam dikkat sonra mahfi hoca dolar 8 tl olacak dedi diye haber yayılır :))

      Sil
    7. Uzun vadede hepimiz ölüyüz, orta vadede ekonomik temeller daha çok zayıflar, kısa vadede batarız ama ölmeyiz çıkmak için gerekeni yaparız. Batmak için doların 8 tl olmasına gerek var mı 4,5 yetmez mi?

      Sil
    8. Hocam eğer ABD liderliği bırakırsa, dolar 8 tl olur mu? Politikalarımız o kadar mı kötü? Ve ABD nin korumacılığa geçmesi bizim için iyi midir? Kötü mü?

      Sil
  7. Dünya garip bir dünya olurken bizim ülke hepten garip bir yer haline geldi. Aydınlarının ihanetine uğrayan, halkın kendisine altın tepside sunulmuş olan hakları hak-hukuk tanımayacağı belli olan tek kişiye devretmeye çalıştığı, kimsenin can ve mal güvenliğinin bulunmadığı, dünya ileri doğru bir takım hamleler yapmaya çalışırken 1400 yıl geriye gitmek için kendini paralayan, kendi hataları nedeni ile çökmüş, çürümüş bir imparatorluk eskisini ihya etmeye çalışırken tüm dünyaya örnek olmuş bir kurtuluş savaşı ve ardından kurulmuş modern bir cumhuriyeti kendi çocukları eli ile yerin dibine sokmaya çalışan çok ama çok garip bir yer. Neyse, yazılacak çok şey var da burası yeri değil. Kendimi tutamadım, keyfinizi kaçırdıysam özür dilerim.

    Saygılar....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. nersi bütün dünyaya örnek, TV ekranların çıkarlar sizin gazınızı alırlar, sonra da oturup pis pis gülerler size ve şunu derler " türkler kadar aptal yoktur",,türklerin için aptal çok olsa da, akıllıları da vardır merakt etmyin..ne olduğu belirsiz olan birini tepemize kahraman olarak sonsuza kadar yuturamayacaklar ya,,,hele bir ingiliz arvişleri açılsın, ama açmıyorlar, bugün abd FETÖ'yü vermediği gibi,,

      Sil
    2. Cok Dogru dedin üstad..Maalesef hersey 1938 de basladi. Malum Güruh hic vakit gecirmedi. 11 Kasim 1938 de basladilar. Ah be Mustafa... 10 yil daha yasayamadin mi be gülüm. 10 yil sana yeter de artardi. Biliyorum köklerini kaziyamadin ömrün yetmedi.Biz de uyuduk. simdi agliyoruz.

      Sil
    3. malesef halk kendini bataklıga dogru çekilmesini fakirleşmesin adeta ipini çekiyor asla şunu sormuyorlar be kardeşim 15.yıldır yönetiyorsun hep dış güçler hep kıskanıyorlarda ekonomi böyle oldu sen neredeydin 15.yıl boyuncada ekonomi buduruma düştü .ama imam tarım bakanı imam çalışma bakanı imam müdür olursa mahkumsun kanadadan mercimek berezilyadan pirinç koreden elektironik vesayrı imam kim derseniz din dersi ög . imamdır ögretmen denemez

      Sil
    4. kemal, yasin kac bilmiyorum ama insan arsivi okuyabilir. 15 yil onceki ekonominin sen ne vaziyette oldugunu biliyor musun? IMF birilerinin mektup arkadasi olmustu. Cunku ulke surekli tokezliyordu, iki sene buyuyunce, ucuncu sene mali alan uskudari geciyordu.

      Simdi millet geldigi yok da, her seye zam zam diyor, 5-10% zam icin 'ekonomik kriz' diyor. Yahu 15 sene once aylik zamlar o kadardi. Bir sey siz begenmiyorsunuz diye kotu degildir.

      Sil
  8. Sayın Hocam, yaptığınız tespitin 10 numara olduğunu düşünüyorum. Bizde de durum aynı değil mi sanki? Devrimleri muhafazakarlar yapıyor karşı düşünce statükoyu savunuyor, emperyalizmle söylemde kalmıyarak sahada savaş veren muhafazarlarken karşı düşünce sessiz kalıyor... Sanki 20-30 sene önceki roller değişmiş gibi :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. "Devrimleri muhafazakarlar yapıyor karşı düşünce statükoyu savunuyor" ?
      ABD önderliğindeki emperyalizm iki kutuplu Dünyayı tek kutuba indirmek için Sovyetler Birliğini dağıtmak, çevresindeki ülkeleri sorunlu hale getirmek, ortadoğudaki yeraltı-yerüstü kaynaklara konmak için ılımlı islam adı altında 1950'lerden beridir kafkas-avrasya-anadolu-ortadoğu ülkelerini "içinde Türkiye de var" dönüştürmeye çalışıyor. Din'i ön plana çıkartıyor, gericiliği toplumun tüm kesimlerine yayıyor, ilericiliğin ve laikliğin önünü kesiyor. Böyle olan ülkeler ilimden bilimden git gide uzaklaşıp din'i refaransla eğitiliyor, yönetiliyor, yaşatılıyor. Bu ülkeler git gide zayıflayarak iç ve dış müdahaleye açık hale geliyor. Ülkeler iç savaşla veya dış savaşla karşı devrim yaptırılıyor veya bölünüyor. Örnek olarak Ukrayna, Irak, Libya, Mısır, Afganistan, İran, Suriye vs verilebilir. Yani muhafazakarlar ilerici bir devrim filan yapmıyorlar. Emperyalizmin 60 yıllık desteğiyle karşı devrim ile verilen görevleri yapıyorlar. Karşı düşünce bari elimizdekini kaybetmeyelim diye kurulu düzeni "statükoyu" savunuyorlar.

      "emperyalizmle söylemde kalmıyarak sahada savaş veren muhafazarlarken karşı düşünce sessiz kalıyor" ?
      Emperyalizm 2001 yılında akp'yi başa getirdi. tayyip parti başkanı bile değilken, milletvekili bile olamayacakken, hiçbir resmi sıfatı olmamasına rağmen ABD White House'da ABD başkanı ile defalarca görüşme yapmaya gitmiştir. Verilen göreve atanmıştır. 2003 yılında Irak'ı savaşla teslim almak ve bölmek isteyen ABD'ye 1 Mart tezkeresiyle Türkiye topraklarını açmaya çalışmış ama tezkere geçmemiştir. Geçmesi için uğraşan tayyip, abdullah gül ve onların partisi akp. İlgili kişiler bunu bugün bile saklamıyorlar, açık desteklerini söylüyorlar. emperyalist-nato tarafından Libya bombalanmış ve uçakları İzmir'den kalkmıştır. tayyip ilk başta nato'nun Libya'da ne işi var demiş, sonrasında ise çark ederek nato Libya'nın Libya'lılara teslimi için orada olmalıdır demiştir. Suriye iç savaşını çıkartan emperyalistler, destekleyen ise tayyip ve akp'dir. Suriye artık eskisi gibi olamayacak hale getirilmiştir. En az 3'e bölünmüştür. emperyalistlerin ortadoğuyu kontrol etmesi için İncirlik üssü yıllardır kullandırılıyor. Afganistan'da oluşturulan el kaide de, Irak-Suriye'de oluşturulan işid de ABD yapımı terörist gruplardır. El kaide'yi artık inkar bile etmiyorlar, işid'i ise şimdilik inkar ediyorlar. Emperyalizm'le sahada savaş veren muhafazakarlar nerede acaba?

      Sil
    2. Devrim ve Muhafazakar..Muhavazakar İşçi partisi demeye ramak kalmış.

      Sil
    3. Allahın izniyle dördüncü sanayi devrimini de biz muhafazakarlar yapacağız. Ardından beşinci, altıncı, yedinci... Allah ne verdiyse... Çil yavrusu gibi dağılacaklar.

      Sil
    4. Dördüncü sanayi devriminden önce hele birinciyi, ikinciyi ve üçüncüyü yap da dördüncüye geçecek gücün olsun.

      Sil
    5. Türkiye'deki pek çok sanayi şirketi modern makine parklarına sahip ama kurumu ve üretimi yönetme şekilleri 1. ve 2. sanayi devrimleri arasındaki safhada kalmış. Halen Taylor, Fayol ve Weber'in 100-120 yıl öncesinde oluşturmuş olduğu klasik yönetim anlayışının ötesine geçememişler.

      Sil
    6. Değerli, "Adsız18 Ocak 2017 19:25" arkadaşım. Ekonominin tartışılmasının genel prensip olarak kabul edildiği bu platformda siyasi fikirleri biraz daha geri planda tutmalıyız bence. Sizinde görüşlerimi bu perdeden okuyup değerlendirmenizi bekliyorum ki o zaman tartışabileyim.

      Sil
    7. Hocam ben Adsız 19 Ocak 2017 05:29.

      Dahi ekonomist Necmettin B.'nin alta eklediğim videodaki cümlelerine gönderme yapmıştım. Bir daha ironik mesaj atmayacağım. :(

      https://youtu.be/mYodnHR6aGQ?t=37m19s

      Sil
  9. HAYIR HAYIR VE YİNE HAYIR18 Ocak 2017 15:07

    Dünya bırakın komünler için küreselleşme için bile artık çok küçüldü hocam. Hal böyleyken normal değil mi çin'in değişen söylemi. Tüketim çılgınlığının yanında üretim çılgınlığıda aldı başını gitti.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. o halde tek parti diktatörlüğünden vazgeçmesi lazım,,EVET EVET YİNE EVET

      Sil
  10. ülkeler T.HOBBES KİŞİLER ÜZERİNDE YAPTIĞI ANALİZ ÜZERİNE HAREKET EDİYOR. TÜM KAVRAMLARIN DEĞERİ ÜLKENİN ÇIKARINA GÖRE YENİDEN YORUMLANIP ANALİZ EDİLİYOR. BÜYÜYEN ÜLKELER ENDÜSTRİLERİNİ BÜYÜTMEDEN ÖNCE KORUMACILIK ANLAYIŞINI SÜRDÜRÜRKEN BÜYÜDÜKTEN SONRA MALINI PAZARLAMAK İÇİN SERBESTLEŞMEDEN SÖZ EDİYOR. AYNI DURUMU İNGİLTERE, FRANSA,ABD'DE GÖRÜRKEN ŞİMDİ ANTİKAPATALİST ÜLKE OLARAK BİLDİĞİMİZ CİN DE SIRA BAKALIM BİZE ZAMAN NEYİ GÖSTERECEK. SAYGILAR SUNARIM DEĞERLİ HOCAM.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle katılıyorum. Yalnız biz daha bol tüketip, pazar olma noktasında israrliyiz. Bunların hepsi önceliği üretim ve teknolojiyi ele geçirmeye vermişler zamanında. Biz onlardan borç alarak, onlardan aldığımız malların ticaretini bir yapmayı çağ atlamak olarak tanımlandığı gafletin içinde yaşıyoruz.

      Sil
  11. Nedeni ABD`nin Cin`in yukselisinden korkusu. Bir 10-15 yil sonra dunya ticareti Yuan ve Euro uzerinden donmeye baslayinca o zaman ABD nin durumunu gorecegiz. Bilime ve sanayiye suan en fazla yatirim yapan ulke Cin ve bu durumu avantaja cevirmesi fazla uzun suremeyecektir.

    YanıtlaSil
  12. Fikren (söylem değil, eylem olarak) hangi kapıdan girerseniz girin, karşınıza çıkacak tek kapı maalesef KAPİTALİZM dir !!

    YanıtlaSil
  13. Haklı çıkmaktan mutsuz oluyor musunuz hocam?
    18 Kasım 2013 Pazartesi tarihinde Kırılgan Beşli başlıklı yazınızda ''22.05.2013 günü Fed’in tapering (tahvil alımlarını azaltma) sinyali verdiği tarihten bu yana en büyük risk artışını Türk tahvilleri yaşamıştır. Bu, Türkiye’nin, kırılgan beşli arasında, Fed’in olası bir tahvil alımı azaltma adımından en çok etkilenen ülke olabileceğini gösteriyor.'' yazmışsınız. Bugün etkilerini canlı yaşıyoruz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hem mutsuz oluyorum hem de hep bir şeyleri söylemiş ama boşa konuşmuş olma hissine kapılıyorum.

      Sil
    2. Bilirsiniz, buna psikoloji'de "Kassandra kompleksi" deniyor. Yani geleceği görüp insanları sürekli uyarmak ama kimse tarafından dinlenmemek durumu. Ülkemizde şu anda çeşitli Kassandra'lar yaşıyor ve çaresizlik içinde sürekli ne olacağını anlatıyorlar ama kimse dinlemiyor. Siz bunu büyük bir özveri ile burada ekonomi konusunda yapıyorsunuz, bence devam edin. Eninde sonunda yaptığınız işin değeri anlaşılacaktır. En azından diğer Kassandra'lar anlıyorlar, umarım bir gün diğerleri de dinlemeye başlarlar.

      Saygılar....

      Sil
  14. Şimdi eğer Trump, yatırımları ülkeye çekecek ise, Çin'e, Meksika'ya önlem alacak ve diğer ucuz üretim yapan ülkeleri kendine hedef alacak ise Trump'ın istemediği o fazla değerli dolar nasıl düşecek hocam? Yani bu iş şirket yönetmeye benzemiyor hakkaten. Küresel boyutta krizlere sebep olabilir mi sizce?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fed faiz artışına gitmezse değerli dolar düşer

      Sil
  15. Ne garip ne de yeni bir şey var burada. Rekabetçi üstünlük sahibi olanlar, mallarını satmak ve yeni pazarlar açmak için her zaman serbest ticareti, liberalizmin ne kadar harika bir şey olduğunu savunurlar. Buna karşın örneğin sanayileşmek, yerli üretimi teşvik etmek vb. isteyenler korumacı yaklaşımları savunur ve uygularlar. Bugün küreselleşmeden dert yandığına şaşırdığımız ABD, İngiltere'den bağımsızlığını kazandıktan sonra, II. Dünya Savaşı sona erinceye kadar korumacılığın başlıca savunucusuydu.

    YanıtlaSil
  16. Bu söylemlerin en büyük sebebi, ekonominin,bilimin,algının ve daha önemlisi dünyanın değişmesi,Çin' de bunlar hızla gelişiyor, bu yüzden Çin'in yükselmesi kaçınılmaz ve bu da en çok ABD' ye zarar verir,veriyorda.Bu söylemler düzeyini artırarak devam edicektir.

    YanıtlaSil
  17. Peki bundan sonra Türkiye nasıl adımlar atacaktır hocam?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Türkiye adım atamıyor.

      Sil
    2. emekliyor

      Sil
    3. Adim atiyoruz hocam, hemde cok kararli ve guclu adimlar bunlar degerli CB'miz ve hukumetimiz sayesinde, haklarini teslim edelim lutfen. Ama bu adimlar geriye dogru atiliyor. Dolayisi ile adim atacagimiz kesin ama geriye gidecegiz yine son 5-6 yildir hep yaptigimiz gibi. Hele bir baskanlik gelsin o zaman gorun siz geriye dogru nasil kosulurmus...

      Sil
    4. MİG 29, , bu sözlerini duyan ülke hakkında bilgisi yoksa, sanırsın bu iktidardan önce dünyaya biz mal-hizmet satıyorduk, , ben bu ülkede çok kriz bilirim, aylık krizler, hatta bazen günlük hale gelmişti, depremlerin artçı şokları gibi,,,olmak istediğimiz yerde elbette değiliz ama herşeyi enine boyuna iktidara yüklememek lazım,,gerçi seninki ideolojiktir, ama aydın kesimin ideoloji var ama ideoloji onu kör etmez,bu noktada MHAFİ HOCAMI HER ZAMAN TAKTİR EDERİM.Bu ülkenin kendine has bazı yapısal problemleri vardır, siyasal, ekonomik, stratejik ve jeopolitik sorunları,,,,bütün bu sorunları politika üreterek yok etsek dahi, doğuda terör belası vardır...bazen ideoloji ile gerçekler karşı karşıya gelebilir.dünya gerçekleri değişkendir.

      Sil
  18. MB döviz depo ihaleleri ve geç likidite ile TL değerlenmesi ne kadar bizi idare edebilir ?Döviz depo ihaleleri TL için ne anlama geliyor tşk

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bankalar MB'den gün içinde teminat karşılığı olmak üzere ve belirli limitler içinde belirli vade ile TL borçlanabiliyor. Buna TL depo işlemi deniyor. Ayrıca bankaların benzer şekilde döviz depo işlemi yapma hakkı da var. Şimdi bankalar o TL depoları verip karşılığında döviz alabilecekler. Yani döviz depo işleminin bir anlamda miktarı artırılmış oluyor.

      Sil
  19. Diyalektik çatışmanın tipik bir örneği,er yada geç herşey karşıtına dönüşür.

    YanıtlaSil
  20. Hocam bence kesinlikle emlak piyasasında balon var peki bu olayın sonu ne olacak ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Balon şişirilmeye devam ederse ne olur?

      Sil
    2. patlar, patlamasına da az kaldı.

      Sil
    3. bu işler benceyle olmaz, merak etme o balonlar yavaş yavaş krize neden olmadan sönüyor,,

      Sil
  21. hocam sizce Çin ABD'yi ekonomik olarak geçebilir mi ? Trump'ın yaklaşımları sonrası ülkeler kendi entegrasyonlarını kurup yeni bir ticaret ağı oluşturabilir mi ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Geçebilir çünkü Çİn yeni buluş yapmaya başladı. Yeni ticaret ağı zaman alır.

      Sil
  22. Hocam sizin tavsiyenizi dikkate alarak kendimce yeni bir blog kurdum ilk yazımı yayınladım. İlk yazım için yorumunuz benim için çok önemli.
    http://ugurnefsi.blogspot.com.tr/2017/01/ocak-ay-biraz-zor-gececek.html

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Emeğinize sağlık, iyi bir başlangıç. Analize biraz daha ağırlık verin.

      Sil
  23. Herhangi bir reklam geliri olmayan bir blog sayfasından bu kadar uzmanlık gerektiren yazılar ile paylaşım yapmak ve gelen her soruya özveriyle cevap vermek sanırım idealist olmanın zirvesinde olan birinin yapabileceği bir çalışma. Paylaşımların içeriği ne olursa olsun, hoşuna giden gitmeyen herkesin bu özveriye teşekkür etmesi gerekir diye düşünüyorum. Teşekkürler.

    Benim bu özveriden faydalanmak istediğim küçük bir kısım bulunmakta :) Ben bir banka çalışanı olarak çeşitli resmi makamlara kredi kartı harcamalarını yaptığımız POS cihazlarında tanımlı üye işyeri kategori kodlarına (bilmeyenler için işyerinin faaliyet gösterdiği alanı "akaryakıt satıcısı", "market", "çok katlı mağaza", "sigorta acentesi" gibi ifadeler ile gösterir) benzer, satılan ürünlerin tamamen yerli üretim olduğuna dair bir kategori yapılmasını önerdim. Teşekkür ettiler ama bir çalışma olup olmadığını bilmiyorum. Ancak bu mevcut gümrük birliği anlaşmaları ve karşılıklı başka ticari anlaşmalara aykırı olmayan dolaylı bir yerli üretimi teşvik yöntemi olabilir diye düşünüyorum. Zira çok büyük bir kartlı ödeme sistemimiz var ve sadakat programlarımız dünyanın çok ilerisinde. Bu gücümüzü bu şekilde yerli üretimi teşvik etmeye yönlendirebiliriz. En azından 3 kamu bankası bile yapsa bir şeydir diye düşünüyorum. Siz ne dersiniz mantıksız bir öneri mi olmuş?

    Bir de 2015 merkezi yönetim gelirlerine baktığımda petrol ve doğalgaz ürünlerine ilişkin ÖTV'nin bu gelirlerin %11,07'sini oluşturduğunu görüyorum. Bu ÖTV'nin düşürülmesi değil tamamen kaldırılması ve gerekirse başka alanlardaki gelirlerin arttırılması yoluna gidilecek bir çalışma ekonomi için daha iyi olmaz mı? Örneğin; sigara içenler kızacak ama tütün mamüllerinden alınan ÖTV'nin toplamı bunun yarısından daha fazla. Üstelik sigara fiyatlarımız gelişmiş ülkelerin çok altında. Bunu iki katına çıkarmak havaya duman ile saçılan parayı vergilendirmek, belki uzun vadede sosyal güvenlik harcamalarını azaltmak (malum sigara pek çok hastalığın nedeni) olabilir. Bu sayede tek kalemde bile iyimser de olsa ben bu ÖTV'nin yarısını çıkardım bile. Tabi kaçak sigara ile mücadeleye ayrılan bütçe biraz arttırılmalıdır. Ama bu bütçeyi arttırmanın da bir sürü yan getirisi olacaktır (başka kaçakçılıklar da daha fazla önlenecek, güvenlik artacak vb).

    Kendimce bunun gibi sürü ile yükünün arttırılması faydalı bile olabilecek kaynak bulunabilir diye düşünüyorum.

    Çekincem ise bana bu kadar kolay görünmesidir. Bir yerde bir hata yapıyor olmam da muhtemel. Bakış açımda eksiklikler var mıdır sizce?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Özellikle POS cihazlarına yerli malı ayrımını gösterir bir farklı kategorilendirme yapılması önerisini beğendi. Belki bir takım zorlukları vardır, teknik olarak bilemiyorum ama bu önemli bir şey.
      Bu tür önerileri geliştirmeye devam etmenizi öneririm. Çünkü Türkiye'de böyle konularda düşünen, yazan insan sayısı çok az. Hatta bu görüş ve önerileri yazıp kamu oyuna açacağınız bir blog bile düşünebilirsiniz. Duyurma konusunda elimden geldiğince destek olmaya çalışırım.

      Sil
  24. Mahfi Bey merhaba,

    Ha-Joon Chang'in "Kapitalizm Hakkında Size Söylenmeyen 23 Şey" adlı kitabını okudunuz mu? Okuduysanız "serbest piyasa" ile ilgili söylediklerine nasıl bakıyorsunuz?

    Özellikle gelişmekte olan ülke olarak adlandırılan ülkelerin kalkınmak için belirli duvarları tutarak henüz emekleme durumunda olan endüstrilerini desteklemesi gerektiği ile ilgili görüşlerinizi merak ediyorum. Kitaptaki verilere göre, şu anda gelişmiş olan yaklaşık tüm ekonomiler aynı yolu izlemiş, dominant hale geldikten sonra gümrük duvarlarının kaldırılmasını talep eder hale gelmiştir.

    Kitap elbette piyasaların gerçek anlamda hiçbir zaman serbest olmadığını anlatıyor. Ancak onu tartışmak için bu kısa mesajlar herhalde yetersiz kalır. Onun için yukarıdaki kısıtlı bölümle ilgili görüşlerinizi sormak istedim. Paylaşırsanız çok memnun olurum.

    Teşekkürler & Selamlar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Okumadım, okuyacaklarım listesinde var ama bir türlü sıra gelmiyor.

      Sil
  25. Hocam, TV programiniz tamamen kaldirildi mi ? Yeni bir tv projeniz var midir ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. NTV'de her sabah saat 9,15 de başlayan Geri Sayım programında yorum yapmaya devam ediyorum.

      Sil
    2. teşekkür ederim cevabınız için.NTV'sitesinde videolar kısmında programınızın videolarını bulamadım.Eklenmiyor mu yoksa ben mi bulamadım?geçmiş bölümleri nasıl izleyebilirim?

      Sil
    3. Mahfi Hocam, oncelikle cok tesekkurler kaleminize emeginize saglik. Programiniz Cnbc-e`de iken kanal onlari kaydedip internette gunluk olarak yayinlamaktaydi ancak NTV`de bu malesef olmuyor. Yurt disinda olanlar icin takip etme sansi yakalamak adina kanal yonetimi ile konusabilir misiniz ? Umarim nacizane onerimi dikkate alirlar. Sizlerden cok sey ogreniyoruz. Saygilar

      Sil
  26. Mahfi bey biz sizi çok seviyoruz: https://media.makeameme.org/created/i-love-you-w9lum7.jpg

    Peki sizde bizi seviyor musunuz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. Sizleri sevmesem her gün burada saatlerce bir şeyler yazıp paylaşmaya çalışır mıyım?

      Sil
  27. Şu yazıyı nasıl yazabildiniz!

    http://www.mahfiegilmez.com/2015/06/demirel.html

    Yazıklar olsun size!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Demirel rahmetli sevdiğim biri değildi. Ama geldiğimiz nokta bana o yazıyı yazdıracak bir aşama oldu.

      Sil
    2. Anlasiliyor ki siz o yaziyi dikkatli okumamissiniz. Bir daha okuyun. Hoca Demireli cok iyi taniyor. AP nin basina nasil getirildigini de biliyor, Sadettin Bilgic i de biliyor.. Yegenlerinin ve cevresinin yolsuzluklarini da .. Aslinda 60 li 70 li yillarin RTE si oldugunu hepimiz biliyoruz. Nato ve Amerikanci siyasetin ülkemizdeki yansimalaridir bu karakterler. Buna ragmen günümüzdeki Devlet yöneticileri ile Demirel arasindaki farki anlatan bir yaziydi o. Siz Bugün RTE hakkinda herhangi bir sorusturma acabilecek kamu göreclisi gösterebilirmisiniz.?

      Sil
    3. Çok güzel bir yazıydı ölmüş bir insanın arkasından onun kötü yönlerinden çok iyi yönlerini ön plana çıkarmanın nesi yanlış asıl size ve ahlak anlayışınıza yazıklar olsun adsız!

      Sil
    4. yaziklar olsun! ilerleyen yillarda da AKPliler icin yazarsiniz artik

      Sil
    5. Sn. Adsız 18 Ocak 2017 20:14 Görüşlerine katılmadığınız bir devlet adamı/tarihi kişilik hakkında, olumlu yönlerini de değerlendirmek ve bu yönleri okuyuculara kendi görüşünüze rağmen ifade etmek, objektiflik, dürüstlük ve olgunluğun belirtisidir. Kişilere ve olaylara takım tutar gibi bakmak doğru değildir. Bu bakış şekli sizi yanıltır. Örneğin Churchill'i ele alalım. Churchill'in Denizcilik Bakanı iken İngiliz Donanmasını kömürden petrol ile işleyecek bir şekle getirmesi bir devrimdi. Ancak Çanakkale Deniz Savaşını planlamasındaki eksiklikleri neredeyse siyasi hayatını bitirecekti. II. Dünya Savaşı sırasındaki liderliği ise bazı hatalarına rağmen kendisini bir kahraman yapacaktı. Avrupa'daki savaş bittikten sonra sadece 2 ay sonra seçimi kaybetmesi de önemli bir politik başarısızlıktı. Alın size birden fazla Churchill portresi. Rahmetli Demirel'i de bu yaklaşımla değerlendirmek gerekir.

      Sil
  28. Xi Jinping'in açıklamasının "Ülkeler, başka ülkelerin çıkarlarını zedelemeye mal olacak şekilde kendi çıkarlarının peşinde koşmamalıdır." kısmı çok önemli ve abd ye karşı artık söylenmesi gereken bir cümle. Evet ekonomik, askeri vb. alanlarda süper güç olarak kabul görülüyorsun ama bu dünyada senden başkaları da var ve onlarında var olma hakkı ve mücadelesi var. Abd, "çıkarıma yönelik herşeyi yaparım, müttefikmiş şuymuş buymuş umurumda değil" diyememeli, dedirtilmemeli. Çin ve Rusya konuşuyor ama bu ses daha yakınlarından da çıkmalı. Almanya'dan ortadoğu için biraz sesini çıkarttı ama, bakalım, herkesin söylediği gibi :) Saygılar sayın hocam.

    YanıtlaSil
  29. Çok güzel bir yazı ama, şimdiye kadar yapılan yorumların çoğuna bakılırsa, pek işe yaramamış.Yazık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mutlaka yaramıştır merak etmeyin.

      Sil
  30. Cakkıdı cukkudu...

    Bomboş bir yazı...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bos olan senin kafan. Salladikca cikan sesleri de buraya cakkidi cukkudu diye yazmissin.

      Sil
  31. Başlık başlı başına bir başlık, sosyolojik olsun ekonomi olsun dünya olsun hangi taraftan tutsam oradan düşüncelere ve araştırmalara dalıp gidiyorum açtığınız kapıdan saygılar hocam.

    YanıtlaSil
  32. Mahfi Bey'e soru:

    Türkiye özelinde yaşadığımız münakaşaları bir nehir yatağına benzetecek olursak, iki ana-damar olduğunu söyleyebilir miyiz:

    "Modernliği partizanlığa varmadan kabul eden ve savunan kitleler"

    "Geleneği güncelleştirmeyi istemeyen partizan (ve partizan olmayan) kitleler"

    İki ana-damar yukarıda yazıldığı gibi.

    Diğer bütün alt-kılcal (ister sol tandanslı olsun, ister sağ tandanslı olsun, ister etnisite temelli olsun) damarlar, yukarıdaki iki ana-damara eklemlene eklemlene pekişiyor, diyebilir miyiz?

    YanıtlaSil
  33. Siyasette yer almamanızın sebebi nedir? Sizin gibi birisini bakan vs. olarak görmek isterdik.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bakan olunca isine bakamiyorsun biliyorsun, uzun adamin agzina bakip ona gore is yapman gerekiyor, bu da Mahfi hoca'ya uygun degil. Bakan unvani buradan geliyor Turkiyede.

      Sil
    2. Güzel, kim bakan olarak atayacak peki RTE mi yoksa RTE mi?

      Sil
  34. Hocam Keynes'in toplam harcama grafiğiyle ilgili kafama takılan bir soru var: Girişimciler başlangıçta 5 birim yatırım planlıyorlar ve bunu gören üreticiler üretimlerini artırıyorlar ve artan gelirle beraber tasarruflar da 5 birim oluyor. Tasarruflar 5 birime ulaştığı için girişimci planladığı yatırımı gerçekleştiriyor ve ekonomi dengede oluyor. Peki bunun sonrasında 5 birim yatırım üretime dönüştüğünde toplam üretim tekrar artıyor mu ve denge bir daha nasıl oluşuyor? Dengeye ulaşamıyorum ben çünkü Keynezyen grafiğe göre önce tüketim artıyor üretim buna ayak uyduruyor yani "önce üretim artıyor sonra tüketim buna ayak uyduruyor" gibi bir durum yok. Üretim artsa bile bir miktarı tasarrufa gittiğinden üretim kendisi kadar güçlü bir tüketimle karşılaşmıyor ve çarpan etkisiyle tekrar eski seviyesine dönüyor. Dolayısıyla planlanan yatırım gerçekleştiğinde ve üretim olduğunda da kendisi kadar tüketimle karşılaşmadığından üretim eski seviyesine dönüyor.
    Bilmiyorum derdimi anlatabildim mi,belki ben yanlış anlamış da olabilirim. Siz anladıysanız demek istediğimi yardımcı olabilir misiniz? İyi çalışmalar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet tüketim yatırımı, yatırım üretimi besliyor. Ne var ki tüketim artışı sürmezse üretim artışı da bir iki kademe sonra duruyor ve yeni bir hamle gerekiyor.

      Sil
  35. Hocam iyi akşamlar;Kendim durumum çok iyi olsa bile diğerleri yoksulluk çekiyorsa bende yoksulum düşüncesindeyim.Ama bu gelir eşitsizliği,ülkenin ihtiyacı olan kalifiye eleman eksikliği,saçmasapan parapolitikaları denemeleri,referandum vs beni emin olun bıktırdı,kendimce güvenli limanlarda çocuklarımın geleceği parayı ayırdım ama bunalıyorum.Şu mart gelsede para kazanamayacağım kiraz bahçeme gidip biraz tabiatın yeniden doğuşuna şahit olup iman tazeyip kendime gelsem diyorum.

    YanıtlaSil
  36. Abd nin dunyada ekonomisini en kolay bozacagi ulke cin dir bozarmi cok zor cunku kendi en ileri teknoloji sirketleri orada ayrica cin marka konusunda abd ye kolay rakip olamaz ben dunyada sanayilesme de en cok guney koreye hayranim
    Turkiyenin genc ozellikle yazilim konusunda beyin takimi avrupaya gidiyor giden var gidecek olanda yol parasini. Bile oduyorlar

    YanıtlaSil
  37. BİLİM-İNSANI MAHFİ EĞİLMEZ,

    HABERİNİZ VAR MI?

    Yaşadığı ilçeyi teleskop almak için seferber eden Eda’nın başarı hikayesi

    https://ontrava.com/yasadigi-ilceyi-teleskop-almak-icin-seferber-eden-edanin-basari-hikayesi

    https://eksisozluk.com/bilim-askiyla-ilceyi-karistiran-liseli-kiz--5281878

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haberim yoktu öğrenmiş oldum. Bilime sırtını dönmüş olan bu toplumda bilimle ilgilenecek her kişi çok değerli.

      Sil
  38. Mahfi Bey'e tavsiyemdir:

    Ne kapitalizm ne sosyalizm çare: Haydarizm

    http://odatv.com/ne-kapitalizm-ne-sosyalizm-care-haydarizmmis-2005141200.html

    YanıtlaSil
  39. Sizin uyuşturcu müptelası gibi kapitalist veya komünist olmadığınızı biliyorum.

    Karl Marx'ın eserlerini en son ne zaman yeniden okudunuz?

    Şu günlerde yaşadıklarımıza bakınca haklı olduğu tespitleri var mıdır sizce? (Hem dünya hem Türkiye konjonktürü açılarından)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben okuyup beğendiğim kitapları ara ara çıkarıp tekrar bir göz atarım. Sayfaların yanına notlar alırım ona göre tekrar nereye bakacağımı bilirim. Marxın kitapları da böyledir. Marx'ı sadece bir kapitalizm eleştiricisi olarak almak doğru değil. Onu bir filozof ve sosyolog olarak aldığınızda birçok saptamasının doğru olduğunu görebilirsiniz. Bütün mesele okurken ön yargılardan kurtulup okumakta.

      Sil
  40. Sizin kafanız karışmış.

    Donald Trump, bizzat Demokrat Parti'nin "alanı kasıtlı olarak boş bırakması" ile başkan yapıldı. Trump'ın seçim kampanyası boyunca söylediklerini icraata dökmek isteyen asıl parti Demokrat Parti'ydi. Fakat "sözde liberal, sözde korumacılığı yumuşatıcı" görünümünden taviz vermiyormuş gibi olmak için Trump'ın önünü açabildikleri kadar açtılar: Başkan olmasına izin verdiler.

    En azından 2020'ye kadar Trump (özellikle ekonominin yeniden ABD içinde kuvvetlenmesi babında) öyle politikalar uygulayacak ki, Demokratlar bütün bunlara "karşı çıkıyormuş gibi yapıp" sinsi sinsi gülücüklerle onaylayacaklar.

    2020'de veya 2024'de Demokrat Parti'den bir aday başkan seçilirse, Trump'ın yaptıklarını överek veya yererek, ekonomi politikalarının çok büyük kısmını onaylamış şekilde, pek fazla değişikliğe uğratmadan, "ABD'nin milli menfaatleri artık eski rayına oturmuş vaziyette" şiarı ile yollarına devam edecekler.

    Trump'ın dönemi oldukça çalkantılı geçecek, ama sonuçta asıl kazanan Demokrat Parti olacak. Çünkü Trump'ın yolunu bilerek açtılar; "Bizim ismimiz lekelenmesin. Trump bizim politikalarımız doğrultusunda hareket ederek, 2020'de veya 2024'de ABD başkanlığını bize hazırlayacak." diye düşünüyorlar.

    Demokrat Parti, Cumhuriyetçi Parti'den daha tehlikelidir! "Korumacı ekonomi anlayışı"nı en fazla isteyen Demokrat Parti'dir!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğrudur ABD konusunda kafam karışık. Ama Trump'ı tipik bir Cumhuriyetçi olarak gördüğünüz için sizin kafanız biraz daha karışık gibi duruyor. Trump nevi şahsına münhasır bir kişi.

      Sil
  41. Hocam, merkez bankasının dün açıkladığı "Türk Lirası Depoları Karşılığı Döviz Depoları Piyasasının Açılması " ne demektir? Ne anlamamız gerekiyor ? Not: iktisatçı değilim, sayenizde ekonomiye merak salmış biriyim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bankalar, teminat karşılığında ve belirli limit ve vadeye bağlı olarak, gün içinde MB'den TL borç alabiliyor. Buna TL depo işlemi deniyor. Bu işi döviz için de yapabiliyorlar. Şimdi MB, bankalara bu TL depolarını verip karşılığında döviz almak gibi ek bir imkan sağladı. Bu yolla dövize ulaşımı kolaylaştırarak döviz talebini düşürmeyi ve dolayısıyla kuru düşürmeyi amaçlıyor.

      Sil
  42. Çin,ABD pazarının ihtiyaç duyduğu üretimi yapıp ihraç edecek kapasiteye sahip ancak tersi mümkün değil,bu arada parasını bile serbest bırakmayan Çin nasıl kapitalizm şampiyonu?
    Son olarak bir taraf ucuz iş gücüne dayalı sanayi üretimi üzerine kurulu iken diğer tarafın ekonomisi ağırlıklı olarak nitelikli hizmet üretimi iken Ricardo mezarda ters döner üstad.

    YanıtlaSil
  43. Yanıtlar
    1. Tabi ekmek bulamadigimiz icin pasta yemeye calisiyoruz o yuzden pasta savasi cikiyor mesele bu.

      Sil
  44. Hocam.. bu durum hic uyusturucu kullanmayan birinin uyusturucuyu elestirmesi yakinlarini bu illetten korumaya calismasi... fakat bir sekilde kullanmaya basladiktan sonra asla birakamamasi gibi diyebilirmiyiz. Yani Cin kapitalizm Hap ini icti ve tüm organlari bu hic kullanmadigi ilaca uyum sagladi. Terketmesi tüm vücut fonksiyonlarinin darmadagin olmasina yolacacagini biliyor. Oysa ki 100 yil önce bu ilacin mucitleri bugünleri gördükleri icin daha o Zaman anti bir Hapi zaten üretmislerdi. bu hap ABD de var. ya Cin de..? Cin bu yüzden en hizli Kapitalist kesilmis olamaz mi? girdigi girdaptan cikamiyacagini anladi en azindan batmayayim mücadelesi veriyor gibi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çin, artık kürsel kapitalizmin bir parçası. Malını satmak için bu sistemin içinde olması gerekiyor.

      Sil
  45. Hocam ben Trump'ın Çin'e karşı provokatif söylemlerinden çok fazla vazgeçmeyeceğini ve korumacı politikasının yaratabileceği ortalama bir riskide yönetebilecek pozisyonda olduğunu düşünüyorum. Neoliberalizmle 90' ların ortalarından itibaren yavaş yavaş oluşan likidite bolluğunun avantajını en iyi Çin yaşadı sanırım. Dümende Komünist Partisi olsa da, serbest ticaretin büyüsüyle sisteme entegre olarak fazla çırpınmadan sistemin götürdüğü yere gittiler. Geldikleri yeri ise ben şöyle özetliyorum. Küresel sistemin aslında yalnızca %40'ını oluşturan ABD ve AB'de ki ekonomik sarsıntılar arka arkaya tetiklense de sonuçta aynı anda ortaya çıkmayan (birbirini takip eden) krizlerdi. Birbirini dengeleyen mekanizmaların tamamı aynı sorunun parçası haline hiç gelmemişti. Yarın sabah 05:00'te Çin'den 4.çeyrek verilerini alacağız. Kalan %60'ın yavaşça, aynı anda dizlerinin üzerine oturduğunu görmek sizin için sürpriz olur mu ? Eğer olmazsa küresel kriz sürgit bir hal alabilir mi ? Ara sıra kitaplığımdaki 2008 basımı ''Küresel Finans Krizi'' kitabınıza bakarak yakında ''Kronik Finans Krizi'' diye bir kitap daha yazabilir Mahfi Hoca diye içimden söylenirim. Siz ne dersiniz ?

    YanıtlaSil
  46. hocam harika bir yazı kim derdi ki komünist partinin yönettiği Çin , ABD içe kapanıyor komünizme doğru gidiyor diye ağlayacak :)) hocam doların bu denli değerli olması ilerisi için bize ne gösteriyor yani ABD ihracatını azaltacak bir şey bu peki nasıl okumalıyız bunu? fed de faiz artırımına devam ettiği sürece dolar da değerini ve maliyetini daha da artıracak gibi duruyor acaba artık dünya ulusal para birimleri ile ticarete mi yönelmeli?ya da yeni ucuz rezerv paralar mı türeyecek dünya ekonomisinde?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ABd ister istemez doların değerini düşürmenin yolunu bulacak. Aksi takdirde oldukça düşürdüğü cari açık sorunuyla yine karşılaşabilir. Bu da bizim gibi dış finansmana bağlı ekonomiler için bir nefes alma imkanı olacak. Bakalım şimdiye kadar değerlendiremediğimiz o imkanı bu kez değerlendirip de yapısal reform işine girebilecekmiyiz?

      Sil
    2. ABD faiz artışını enflasyonu 3 seviyelerine getirmek için yaparken bu seferde $'ın değeri arttığı için ihracatımı azalıyor? ABD Nasıl düzeltebilir bunu bunu? Ön kapıdan faizle $ alıp enflasyonu takip ederken usul usul arka kapıdan serbest mi bırakacak? Yükselen enflasyonu aşağı çekmek zor nasıl olsa deyip bunu kendi avantajına mı kullanacak? İdeal enflasyon-kur dengesi nasıl olmalı?

      Sil
    3. ABD Bunu yapmak için ne kadar bekler acaba? 1-2 sene böyle gidip enflasyon ince ayarının istediği düzeye gelmesinden sonra mı yapacaktır? Cevabınız evet ise biz ABD enflasyon oranlarını takip ederek (%2.5-3.0) ne zaman gene piyasaya döviz vermeye başlayacağını anlayabilir miyiz?

      Sil
  47. "...İktisada Giriş derslerinde bir ulusal paranın değeri üç biçimde tanımlanır: (1) faiz oranı; (2) ulusal paranın (burada Türk Lirası’nın) dövizler karşısındaki değişim değeri; ve (3) enflasyon oranının tersi. Para piyasasının “dengesi” bu üç tanımın uyumlu olmasından geçmektedir. Paranın değerini veren bu tanımlar arasındaki herhangi bir tutarsızlık, para piyasasında dengenin yitirilmesine ve bu dengesizliğin reel ekonomi kesimine de sıçramasına neden olacaktır. Türkiye’de beklenen enflasyonun yüzde 10; uluslararası risk priminin de yüzde 3.5- 4 arasında olduğunu düşünürseniz, beğenseniz de beğenmeseniz de Türk Lirası üzerindeki denge faiz yükünün yüzde 13- 14 arasında olması gerektiğini görmemiz gerekmektedir. Bu da, mevcut yüzde 8-10 arasının oldukça üstündedir..."

    Hocam merhaba. Yukarıdaki alıntı, Erinç Yeldan hocamızın 18.01.2017 tarihli köşe yazısından. Anlamadığım husus, Türkiye'nin %3,5 ile %4 arasında olduğu söylenen 'uluslararası risk primi'nin nasıl hesaplandığı, hangi göstergeletle belirlendiği.

    Teşekkürler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir taraflarindan hesapliyorlar onu. Bankalarin kar marjina gore. Bankalarin karlari cok yuksek, faizin artmasi lazim ki karlari biraz dussun, onu demeye getirmis.

      Sil
    2. Erinç hocanın risk primini neye göre hesapladığını bilemiyorum. Ama CDS primi bu alanda en geçerli risk prmi hesaplama yöntemi. Ona bakacak olursak bugün itibariyle 285, yani yüzde 2,85.

      Sil
    3. Erinc hocanin hesabi her yerde cikiyor. Soyle dusunun turkiyenin piyasa faizi 11.5-12 lerde 10 yillik devlet tahvilleri de ayni seviyede. Ayrica iktisadda bizim gibi ulkeleri de ilgilendiren taylor kurali ve diger monetaerist kurallara gore faiz enflasyonun +3 puan uzerinde olmasi lazim. Ancak bu demek degildir ki 0 enflasyonlu ya da -1 enflasyonlu ulkede faiz oranin 2-3 olmasi degildir zaten boyle ulkelerde faizlerde 0dir.Aksi halde boyle ulke durgunluga resesyona gider. Zaten Akpnin de anlamadigi bu zaten enflasyona bakmadan faiz belirtiyor niye bizim faizimiz avrupadaki gibi degil diyor Halbuki Bizim sorunumuz enflasyon ve cari acik ve onun finansman zorlugu olunca faizimizinde +3 puan fazla olmasi bizim yararimizadir kurallara teorilere uygundur. Bu acidean erinc hocanin hesabi da kitabida dogrudur. Faizler o seviyeye gelmeden enflasyonda dusmez doviz kuru da istikrar kazanmaz. Aksi halde dusmeyen yukselen cevre ve rakip olan ulkelerden yuksek enflasyona sahip olursaniz istediginiz kadar faiz indirin eksi reel faizle ulkeyi yonetin sonuc ayni mahalleye cikar Hele hele cari acigi olan bir ulke icin

      Sil
    4. Bir sey daha eklemek gerekirse yukarida belirttigim gibi Turkiyenin enflasyonu benzer rakip ulkelerden ve ihracat yaptigi Avrupa ulkelerinden Avrupadaki gelismekte olan ulkelerden kat be kat fazladir. Bu durum Turkiyenin Doviz piyasasinda sorun yasamasina sebeb olmaktadir.

      Eger Turkiye faizini enflasyonun uzerinde +2.5 - 3 puan yuksek tutarsa zamanla enflasyonda gerileme gerceklestirecektir gerceklestirdigi oranda da faizini indirebilir boyle oluncada enflasyon zamanla eger istenirse %5 ve altina iner faizlerde simdi seviyeninde altinda olur ornegin % 4 enflasyon karsisinda %6.5 faiz orani gibi. Bu durumda ic fiyat enflasyonu rakip ulkeler ve Avrupa ulekeleri arasindaki fark azaltilmis olur enflasyonun uzerinde makul olarak saptanan +2.5 faiz oraniyla da hepsi birlikte doviz kurunda istikrar yaratir. En azinda ongorulebilir sok etkisi ve dalgalanmasi minumuma inmis bir dalgali doviz kuru fiyatlamasi ortaya cikar.

      Turkiyenin sorunu, enflasyonunu diger benzer rakip ihracat yaptigi ulkelere yakin seviyesine indirmeden faizlerini gercek disi bir sekilde bu ulkelerin reel faiz seviyesine indirmesidir.

      Bana hocam katilir mi bilmem ama son kasimdan beri suregiden dovizdeki yukselisin istikrarsizligin ana muessibi budur. Cari acik verirken ve yuksek enflasyonun varken seninle rakip ulkelerine kiyasla reel faizinin dusuk eksi olmasidir. Diger ic ve dis siyasal gelismeler sadece garniturdur. Tipki 1. cihan harbininin bir cinayetle baslamasi gibi,

      Sil
  48. merhaba hocam , bu tarz iyimser bir yorum yapmanın sebebi nedir ? bankacı oldukları için mi ?
    Garanti Bankası Genel Müdürü Ali Fuat Erbil : “2017’nin ilk ayları bir önceki senenin tortusunu taşıyacak. Paralel seviyelerde başlayacağız ama 2017 daha hızlı olacak. İlk çeyreğin ardından Türkiye ekonomisine yeniden hareket gelecek.”

    http://www.dunya.com/finans/haberler/karamsarlik-trenine-binmeyin-ekonomi-baharda-canlanacak-haberi-346335

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 2017 o kadar olumsuz geçecek ki, umut aşılayarak olumsuzluğun derecesini düşürmeye çalışıyorlar. Bu adamlar koca koca bankaların, SPK gibi kurumların başlarına nasıl gelebilmişler? Demek ki herkes heryere gelebilir, ne kadar başarısız, yeteneksiz olsanız bile bu kişilere bakıp umudu kaybetmemek gerekiyor :)

      Şaka gibi görünen ama gerçek olan başka bir örnek: "Denizbank Genel Müdürü Hakan Ateş, mevduat faizlerinin kamudan başlayarak makul seviyelere inmesi gerektiğini söyledi"
      http://www.bloomberght.com/haberler/haber/1975877-denizbankates-mevduat-faizleri-kamuyla-makul-seviyelere-inmeli

      Gülmeniz için bir örnek daha: "SPK Başkanı Ertaş, "2017 yılının 2016'dan daha iyi geçmesini bekliyoruz" dedi"
      http://www.bloomberght.com/haberler/haber/1976021-spkertas-2017-yilinin-2016dan-daha-iyi-gecmesini-bekliyoruz

      Hala gülmek istiyorsanız başka bir örneğe daha bakalım: TCMB'nin finansal ve reel sektörde karar alıcı, uzman kişiler, profesyoneller ile yabancı finans kuruluşlarının uzmanları arasından seçilen 73 katılımcıyla gerçekleştirdiği "2017 yılı Ocak ayı Beklenti Anketi" yayımlandı. TCMB beklenti anketinde yıl sonu dolar beklentisi 3.8619 oldu
      http://www.bloomberght.com/haberler/haber/1976341-tcmb-anketi-yil-sonu-dolartl-tahmini-38619

      Siz bunları değil, hiçbir çıkarı olmayan, tarafsız, bilgili, öngörülü Mahfi hocamızı dinleyin...

      Sil
    2. Finans piyasası profesyonelleri havanın iyi olmasını ve işlerin de bu paralelde gitmesini isterler. Çünkü her şey kötü gider kimse yatırım yapmazsa bu kez işler iyice kötüye gider, banka borçları ödenemez hale gelebilir. Bu çerçevede de genellikle temennilerini öngörü gibi aktarırlar. Bunda tuhaf bir şey yok. Hem çalışanlarına hem de müşterilerine moral vermek isterler. Kamu görevlileri ise zaten genellikle durumu iyi göstermek isterler.
      Bence siz tarafsız iktisatçıların yorumlarına bakın.

      Sil
  49. Sn. Eğilmez. Yazınız gerçekten ufuk açıcı bir yazı. Gerçekten de Dünya çelişkiler ile dolu. Küçük bir katkı da ben yapmak isterim. Bretton Woods Konferansı 1 Temmuz 1944'de toplandı. Konferans için Normandiya Çıkarmasının başarıya ulaşmış olmasının beklenmesi oldukça manidardır.Üstelik davetliler arasında sistem ile zıt kutuplarda olan SSCB de vardır. Bretton Woods Konferansının gidişatını White (ABD) ve Keynes (İngiltere) biçimlendirdi. Doğal olarak, savaşı ağırlıklı olarak finanse eden ABD'nin fikirleri konferansa damgasını vurdu. Harry Dexter White'ın IMF ve Dünya Bankas'nın kurucu babası olduğu söylenir. IMF'in kendi yayınlarında da sitayişle her zaman ismi anılır. Asıl bomba ise savaş bittikten sonra, Soğuk Savaş başladıktan sonra White'ın SSCB'nin önemli bir ajanı olduğu konusunda dile getirilen kuvvetli sayılabilecek iddialardır. White'ın IMF'deki görevinden ayrılması ardından zamansız ölümü, yakın zamana kadar tartışılan bu konuyu bir sır olarak bırakmış, kendisine aklanma fırsatı verememişti. İnsanlık tarihi gerçekten büyük çelişkiler ile doludur. Eğer zamanınız varsa uzunluk açısından biraz endazesini kaçırmış olduğum o dönemden başlayan politik ve siyasi gelişmelere değinmiş olduğum bu yazıma göz atmanızı önereceğim. Bugünü Anlamak: Soğuk Savaşın Hayaletleri http://www.stratejivefinans.com/single-post/2017/01/03/Bug%C3%BCnk%C3%BC-D%C3%BCnya-D%C3%BCzenini-Anlamak-So%C4%9Fuk-Sava%C5%9F%E2%80%99%C4%B1n-Hayaletleri Saygılar ile.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazınız çok güzel ve kapsamlı. Emeğinize saplık, devamını bekliyoruz.
      Bu arada yukarıdaki yorumda geçen yazıyı herkese öneriyorum.

      Sil
    2. Hocam değerlendirmeniz çok teşekkür ederim. Devamını Bugünkü Dünya Düzenini Anlamak: Altın 1990'lar: http://www.stratejivefinans.com/single-post/2017/01/15/Bug%C3%BCnk%C3%BC-D%C3%BCnyay%C4%B1-Anlamak-Alt%C4%B1n-1990lar şeklinde yazmıştım. Saygılar ile.

      Sil
  50. yazınız tek kelimeyle " MUHTEŞEM",,,siz akademisyenlikte mi tecrübe kazandınız, yoksa tecrübe sizi akademisyen yaptı ?

    YanıtlaSil
  51. Sevgili Üstat,

    Çin'de özel sektörde yöneticilik yapmış bir arkadaşım "Çin Marksist Kapitalizm ile yönetiliyor" demişti.

    Çok selamlar
    Cafer Demir

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sebze çorbası gibi. İçinde her şeyden biraz var. Sevgiler.

      Sil
  52. Ahbap çavuş kapitalizmi vs. ahbap çavuş komünizmi... Gong çaldı, 1. raund başladı. Kim kazanır?

    YanıtlaSil
  53. Sayın Eğilmez, Evet çok doğru dünya nereden nereye geldi. 68 olaylarında "komünistler Moskova'ya" diye bağıranlar, İstanbul Dolmabahçe'ye demirleyen Amerikan 6. filosuna karşı namaz kılanlar, şimdi Moskova ile Kanka, Amerika ile kan düşmanı oldular.

    YanıtlaSil
  54. Davostayim gozlerim sizi ariyor goremiyorum. Nerdesiniz hangi lobinin toplantisindasiniz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayatımda hiç Davos'a gitmedim, bu yıl da gitmedim, boşuna aramayın, önünüze bakın, karda kayıp düşmeyin.

      Sil
  55. Giovanni Arrighi-Uzun 20.Yüzyil, ilerlemenin bir dairesinin daha sonuna yaklasiyor olabiliriz dogallikla. Her gecis dönemi müthis calkantilara sebep olmus, eger gercekten öyle ise benzer durumlari yasiyoruz ve yasayacagiz. Siz de benzer düsünceleri tasiyorsunuz diye anliyorum yazinizdan, yaniliyor muyum?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yanılmıyorsunuz. Paradigma değişimi henüz tamamlanmadı.

      Sil
  56. Mahfı bey Bır sorum olacaktı... Bugün okuduğum Bır yazı şaşırttı çinko güç bu acıdan gormemıstım . Yazıda OHAL sebıyle el konan boydak , Bank Asya , ıpek grubu vs. Sırketlere ve 100.000 bın memura ödenecek tazmınatın mılyarlarca dolar yapabılecegıydı . Orneklerıde vermıstı mesela 2001 de hsyk nın ıhrac senebıyle sacit Kayasu ya 41.000€ Tazmınat odenmıs. Sadece memurlar bile 4-5 mılyar € yapıyor. Sızın fıkrınız neydir acaba?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu paraları biz ödüyoruz biliyorsunuz değil mi? Vergilerimizle.

      Sil
  57. ABD derin devleti trumpi sectirerek AVRUPAYA savaş açmıştır bu 3dunya savaşı ilanidir.şimdi saflari belirleme zamanı komisyonda anlasirlarsa(Ortadoğu)RUSYA ABD tarafında olacak Buraya TÜRKİYEYİDE alabilirler.karsi taraf CİN AVRUPA İRAN.karl marx birkez daha haklı çıktı kapitalizm yaratıcı yıkıma hazırlanıyor .Kraliçe elini oğuşturuyor.

    YanıtlaSil
  58. Hocam, DXY endeksi bugün dünya çapında en çok kabul gören dolar endeksi midir? Dowjones ve WSJ endeksinin itibarı daha az mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. DXY en çok bakılan dolar endeksidir diyebiliriz.

      Sil
  59. Hocam yazilarinizi uzun zamandan beri takip ediyorum dunya gorusunuz ve ekonomi gorusunuze hayranim cok tarafsiz ve akla uygun.size sormak istedigim soru;bir miktar gbp im var ve mumkun oldugunca enyuksek kurdan bozup tl vadeli mevduat hesabina yatirmayi dusunuyorum ama hangi kurdan bozmaliyim sizce 5 lirayi kisa vadede bulabilir mi bir ongorude bulunabiliyormusunuz.saygilar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yıl bu konuda bir öngörüm yok. Kim var diyorsa da inanmayın. Kendi sağduyunuzla hareket edin.

      Sil
    2. Bir tek şey ekleyeyim. Genellikle bu gibi işlerde iyi bir noktaya geldiğiniz düşündüğünüzde karın bir bölümünü realize etmekte yarar vardır. Mesela yarısını realize edip kalanıyla devam etmek düşünülebilir.

      Sil
    3. Hocam cok tesekkurler

      Sil
  60. Mahfi hocam kurdaki artış kamunun da borcunu tl cinsinden artıracak. Peki bu tl cinsinden artan açık nasıl kapatılacak sizce, siz bu alanda tecrübelisiniz ve yıllardır bu tür durumlarda kamu ne yapıyordu? Vergileri mi artırıyordu, tekrar borçlanıyormuydu?
    İkinci bir sorum da , devlet borçlandığında veya yukarıdaki gibi kurun artışı karşısında tl cinsinden borcun artması durumunda bu miktarlar merkezi bütçe hesabına yazılmıyor değil mi sadece dış borç olarak kalıyor?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Başlarda tekrar borçlanır ama süreç devam ederse vergiler artırılır.
      Borçların ana parası bütçeye gelir veya gider olarak yazılmaz bunlar Borç Yönetimi Hesabında izlenir. Bütçeye yalnızca faiz ödemeleri yazılır.

      Sil
  61. merhaba hocam ben yeni iktisat öğrencisiyim bir sorum var döviz talebi ile kur arasında negatif ilişki yok mu ? bide döviz talebi deyince aklımıza ülkedeki dövizin azalması mı gelmeli ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Döviz talebi artarsa kur yükselir, döviz talebi azalırsa kur düşer. İlişkiyi doğru kurabilmek için bulunduğunuz yerden bakmanız lazım. Biz Türkiyedeyiz o halde TL açısından bakacağız. Bu durumda döviz talebi artarsa TL değer kaybeder, döviz talebi azalırsa TL değer kazanır. Çünkü dövizi TL ile alırız.
      Döviz talebi artması demek ülkede mevcut kullanılmaya hazır dövizin azalması yani arzı artırma zamanının gelmiş olması demek.
      Döviz ile elmanın hiçbir farkı yok. Elma talebi artarsa fiyatı da artar. Döviz talebi artarsa kur yükselir. Elmaya talep artarsa elma miktarı azalır. Yeniden üretilmesi gerekir.

      Sil
    2. Elma konusunda soyle bir ekleme yapmak isterim. Dolarin farki teoride sinirsiz bir arzinin olmasi. Elma konusunda boyle bir sey mumkun degil. Emtia piyasasi ve para piyasi arasindaki en onemli fark bu. Altin standarti, ve de-facto altin standarti donemlerinde elma ile dolarin hicbir farki yoktu. Malesef gunumuzde boyle degil, bu yuzden kur savaslari diye bir kavram cok populer.

      Sil
  62. Hocam petrol fiyatlarının özellikle 2014 yazından itibaren ciddi bir şekilde düştü. Fiyatları incelerken 2012 yılının ilk yarısında da öenmli bir düşüş gördüm, bunun özel bir nedeni var mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 2012'de öyle bir düşüş göremedim.

      Sil
    2. 2008 haziranindan sonra, 2012 tamami petrol fiyatlarin petrol fiyati oldugu yildir.

      Sil
  63. Hocam benim anladığım Trump diyor ki ABD olarak biz yıllık % 4-5 büyümesi gereken bir dünyaya hem tüketerek hem üreterek katkı sağlıyoruz. Artık Çin'de sadece üreterek değil bir buçuk milyar nüfusuyla tüketerek te bu büyümeye katkı sağlasın. Çin buna yanaşmadığı için globalleşme, serbest piyasa gibi kavramlarına yapışıyor. Yoksa bu kavramları çok sevdiği için savunmuyor. Yani ABD kısacası Çin'e diyor ki söz de değil özde kapitalist kurallarına göre hareket et. Bunu yapmayacağını bildiğinden önündeki en büyük ekonomik ve askeri tehdit olan Çin'i cezalandırmayı düşünüyor. Asıl savaş bundan sonra başlayacak. Bunu da bir köşeye yazın.

    YanıtlaSil
  64. Hocam devlet daha çok bono mu tahvil mi çıkarır? Ve bu ülkeden ülkeye değişir mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tahvil daha fazladır. Bu durum ülkeden ülkeye değişir. Özellikle enflasyonu yüksek olan ekonomilerde bono ağırlıktadır. Mesela Türkiye'de 2000'ler öncesinde bono ağırlıktaydı.

      Sil
  65. siyasete girmediğiniz için pişman mısınız? sizin gibi birinin bakan olması gerekirdi, bu potansiyeliniz ülkeye daha fazla katkıda bulunabilirdi,belki de bugün bu durumları yaşayamayabilirdik.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hiç pişman değilim. Lider sultasının olduğu bir siyasal düzende bakanların etkisi son derecede sınırlıdır.

      Sil
    2. Hoca yı illa bakan olarak görmek isteyeler hangi ülkede yaşıyorlar acaba yada ülkenin gerçeklerini hangi algı boyutundan görüyorlar yoksa hepsinin kafası mı kıyak?

      Sil
  66. Hocam merkezi yönetimimn niye hiç kısa vadeli dış borcu olmuyor,borçları hep uzun vadeli gözüküyor?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kısa vadeli borcu da var. Hazine sitesinde aylık borç yönetimi raporlarına bakın.

      Sil
  67. Hocam dış borcun hepsi dolar cinsi değil değil mi? Mesela bir yabancı yatırımcı 30 dolar getirdi 105 tl aldı ve bu parayla kamu tahvili aldı. Bu durumda bu dış borç lira cinsinden olur değil mi?
    İkinci sorum biz bu tl ile olan dış borçları para basarak ödesek olur mu? Biz 105 tl basıp ona veririz o da o parayla 30 dolar alır çeker gider, olmaz mı b şekilde?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dış borcun hepsi dolar değil. Euro, Yen, Sterlin borçları da var. Ama bir yabancının 30 dolar getirip bunu TL'ye çevirip tahvil alması halinde bu borç artık TL cinsindendir.
      Para basarak ödesek olur ama bu da enflasyonu artırır.

      Sil
    2. Dis borcun sadece yarisi dolar. Parite dustugunde de euro bazli onemli oranda bir borc hafifliyor. Hic kimse bundan sozetmiyor.

      Sil
  68. Hocam MB döviz rezervinin ne kadarı euro bununla ilgili bir bilgi var mı?

    YanıtlaSil
  69. Hocam AOFMdeki artış gösterge faizi yükseltir mi?

    YanıtlaSil
  70. Mahfi Bey sizden de bir protesto bekliyoruz.

    Biliyorsunuz, Aylin Nazlıaka elini kürsüdeki mikrofona kelepçeleyerek Anayasa tasarısını protesto etti.

    Siz de, televizyon programınızda, kendinizi, stüdyoda oturduğunuz veya ayakta sunduğunuz masanın ayağına kelepçeler misiniz?

    Yapacak mısınız bu önemli protestoyu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Onlar siyasetçi ben bilim adamıyım. Biz onları bizim haklarımızı savunsun diye seçiyoruz. Ben bu konulardaki görüşümü yazılarımda belirtirim.

      Sil
  71. Hocam.. Ben kendimi cok kötü hissediyorum. 19.01.2017 bugün itibariyle Merkez Bankasi 2017 yilsonu Dolar Kur beklentisini 3,86 TL olarak acikladi. Yine Bugün islemdeki Kur 1 Dolar 3,8420 TL seviyesindeydi. sadece 6 saatte yilsonu hedefine ulasan Dolarin yilsonunda Nacizane 6,50-7,00 tl seviyesine gelecegini tahmin ediyorum. Bana öyle geliyor ki TCMB nin ve Ekonomi kurmaylarinin bir hamle güclerinin kalmadigi görülüyor. Yilin büyük bir bölümünü de Baskanlik secimi ve Halk oylamasi mesgul edecegine göre.. Bu isin sonu hic de iyi gözükmüyor be Hocam.. Allah hepimizi korusun.

    YanıtlaSil
  72. (1) Hayatınızda hiç belediye otobüsüne bindiniz mi? Evetse en son ne zaman bindiniz? 1 tam bilet (veya jeton, akbil/İstanbulkart basımı) fiyatı ne kadar?

    (2) Emekli vatandaş olmanız sayesinde, emeklilere özel düzenlenen akbil/İstanbulkart kartlarından kendinize yaptırdınız mı? Hangi kategoriden yaptırdınız? Sık sık kullanıyor musunuz?

    (3) Hayatınızda hiç kahvehaneye gittiniz mi? Evetse en son ne zaman gittiniz? Müdavim misiniz?

    (4) "Okey", "batak" ve "tavla" oynamayı biliyor musunuz? Evetse en son ne zaman oynadınız, oynadığınız mekân neresiydi?

    (5) "Klasik simit (hamuru sütsüz olan)", "beyaz peynir", "zeytin", "domates", "çay" beşlisini yemeyi/içmeyi sever misiniz? Evetse en son ne zaman tükettiniz?

    YanıtlaSil
  73. Cem Yılmaz'ın şu tweeti hakkında bir yorumunuz var mı?

    https://twitter.com/CMYLMZ/status/821477211387654144

    YanıtlaSil
  74. Türkiye'nin ekonomisini nasıl görüyorsunuz,sizce bu durum düzelir mi?

    YanıtlaSil
  75. Hocam merhabalar. "TL Karşılığı Döviz Satım İhaleleri" ile "TL Karşılığı Doğrudan Döviz Satımları" arasındaki fark nedir? 2.cisi, 2014 Ocak ayında yapılan doğrudan satış. 1.cisi ise her ay yapılıyormuş. 1.cisinin 2.ciden tam farkı nedir?

    YanıtlaSil
  76. Merhaba Mahfi Bey,

    Artik tüm ülkelerin ekonomileri birbirini etkiliyor. Amerikan 10 yıllık devlet tahvilleri ile ilgili sürekli ekonomi programlarında yorumlar yapılıyor. Amerikan 10 yıllıkları neden bu kadar önemli? Yükselmesi yada azalması neyi gösterir ve Türkiye ekonomisini nasıl etkiler?

    Teşekkürler.

    YanıtlaSil
  77. Hocam ödemeler dengesindeki rezerv varlıklardaki artma azalma tüm rezervlerdeki artma ve azalmayı ifade etmiyor değil mi? Sadece ödemeler bilançosunun rezervlerle karşılanan veya eklenen kısmını ifade ediyor? Yani ocak ayında ödemeler bilançosunda 2 milyar dolar rezervlere eklenip o ay toplam döviz rezervleri 3 milyar dolar artabilir mi?

    YanıtlaSil
  78. Merkez Bankası'nın yıl sonu dolar kuru tahmini(3.86) hakkında ne düşünüyorsunuz?

    YanıtlaSil
  79. Üniversiteye girecek gençlere ekonomi,işletme veya psikoloji bölümlerinden hangisini önerirsiniz?

    YanıtlaSil
  80. Sizin gibi, ekonomi alanında söyledikleri dikkatle dinlenen bir aydın olmanız sebebiyle, basit bir insan olarak soruyorum. Artniyetim yoktur.

    Anayasa değişikliği yaparak başkanlığın yolunu açmak için yaşadıklarımız, öyle gözüküyor ki, referandum sandığına kadar varacak.

    Bu referandumda #HAYIR pusulasını onaylamak için herhangi bir siyasi partiye yakınlık göstermek gerekmiyor bildiğim kadarıyla?

    Sizin hangi siyasi partiye yakınlık gösterdiğiniz veya göstermediğiniz kimseyi ilgilendirmemeli.

    Peki ama, ülkenin geleceğini en ince kılcal damarlarına kadar etkileyecek bu referandumda #HAYIR tavrınızı açıkça ortaya koymayı istemeyişinizin nedeni nedir? Bunun, siyasi partilere angaje olmakla-olmamakla doğrudan bir ilgisi yok ki.

    "#HAYIR diyeceğimi nereden biliyorsunuz?" diye sorarsanız, yani Mahfi Bey sizi o kadar da tanıyoruz yani. Demeçleriniz, köşe yazılarınız, blogunuz, twitleriniz, blog yorumlarınız, kitaplarınızdaki bazı paragraflar... #HAYIR diyeceğinize işaret ediyor.

    #HAYIR tavrınızı açıkça ortaya koymayı istemeyişinizin nedeni nedir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hocanın hayır diyeceğini nerden çıkardın, belki evet diyor...hayırca hoca burda bir siyasi kampanyadan ziyade, ülke ekonomis hakkında sevenlerini bilgilendiriyor,,,ayrıca hocanın ne düşüncede olduğunu bildiğim halde,

      Sil
  81. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi "Kamu Yönetimi" bölümünde "Anayasa" dersi veren Doç. Dr. Murat Sevinç'in şu yazısını dikkatinize sunuyorum:

    Eğer anayasa değişikliği kabul edilirse ne mi olacak? Şunlar olacak...

    http://www.diken.com.tr/eger-anayasa-degisikligi-kabul-edilirse-ne-mi-olacak-sunlar-olacak/

    YanıtlaSil
  82. Hocam Türkiye'de hyper enflasyon yaşanır mı ?

    YanıtlaSil
  83. Hocam sizce mb 24 ocakta faiz artışına gidecek mi

    YanıtlaSil
  84. hocam sizi seviyoruz

    YanıtlaSil
  85. Bence liberal dünya liberal olmayan dünyaya vergi uygulamalidir.
    Mesela Türkiye'de asgari ücretin isveren maliyeti 2088 TL. Dolar kuru 3.8 TL den yaklasik 550 $ eder. Cin'de asgari ücret 164$ isveren maliyeti 200$ diyelim. Demek ki bizim yurticinde kullanilan cin mallarindan %275 Türk calisma hayatini koruma vergisi almamiz lazim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İhracatı Hong Kong ve Singapur üzerinden yapar aynı malı %500 pahalı alırsın.

      Sil
    2. Önerdiğim bir çeşit ülke bazında işçi ücretlerine ve malzemede iki emek miktarına göre belirlenmiş katma değer vergisi. Mal içeride tüketilmişse verği ödenir, ihraç edilmişse vergisi iade edilir.
      Ihracatla ilgisini kuramadım.

      Sil
  86. Mahfi Bey Abdülhamit 33 sene padişahlık yapmış ve cuma namazları dışında saraydan dışarı hiç çıkmazmış. doğru mu acaba bu . Emin Çölaşan yazılarında okudum... Saygılar efendim. sizi seven sayan Zeynep...

    YanıtlaSil
  87. Hocam merhaba,

    Müsaadenizle önümüzdeki dönemde faiz hadlerinin nerede olması gerektiğine yönelik bir çıkarımda bulunmak istiyorum. Sizden ricam, bu saptamanın aksayan noktalarını işaret etmeniz. Çok teşekkürler şimdiden.

    "...Merkez Bankası'nın internet sitesinde duyurduğu üzere, Kur artışlarının fiyatlar genel seviyesine intibakı ülkemiz için %15 seviyesinde. Yani son 6 ayda yaşadığımız kabaca %30'luk kur artışının, enflasyona ilave 4,5 puanlık katkı sunması bekleniyor. O halde 2016 yılının TÜFE'sine (%8,5) bu ilaveyi yaptığımızda %13'lük bir mertebe ile karşılaşıyoruz. Diğer taraftan, TCMB'nın ağırlıklı ortalama fonlama maliyetine bakıyoruz; %8,31. Bu bilgiler ışığında, negatif faiz kıskacından kurtulmak isteyen bir TCMB'nin en aşağı 500 baz puanlık bir artışa ihtiyacı bulunmaktadır. İlaveten, yatırımcı cezbi açısından Brezilya gibi %2 ila %3 oranında reel faiz getirisi de sunmak isterse; minimum 200 baz puanlık daha artışa ihtiyaç bulunmaktadır. Neticede, Türkiye Cumhuriyeti ekonomisinin, makul işleyen bir çark olabilmesi adına mevcut fonlama maliyetlerinde 700 baz puanlık bir artışa gitmesi kaçınılmazdır..."

    YanıtlaSil
  88. Hocam dünyada gerçekten de bir kur savaşı beklenebilir mi? Yoksa bu söylemler sadece söylemden ibaret midir? Bu durum ''develer güreşirken çimlerin ezilmesi'' anlamına mı gelir? Böyle bir savaş olursa bu hangi ülkeler arasında beklenebilir? Çin'in durumu kötü. (Borçlanarak büyüyen bir ülke zaten bıçak sırtında demektir.) Kısaca böyle bir savaş başlarsa nasıl bir dünya senaryosu göreceğiz detay verebilir misiniz lütfen?

    YanıtlaSil
  89. Hocam çok keyifli bir yazı olmuş elinize sağlık.

    - Hocam Çin gümbür gümbür geliyor derken acaba Çin'de ki balonlar güm güm patlaya patlaya mı gelecek anlamında konuşuyorlar önümüzde ki dönem için?
    - Merkez Bankası eğilimi yukarı yönlü olan ve 9'u aşmış faiz için neden faiz arttırır mı ya da arttırmaz mı diye konuşuluyor? Şuan 9.10 oldu ise bunun en alt sınırının bence 9.25 olması gecelik faizin ise limitinin en az 10 olması gerekmez mi? Böylelikle bir baskılama olsun ve piyasaya güven verilsin? Yani bu ısrarı gerçekten anlamak mümkün değil. Ne gerek var bu kadar arkadan iş yürütmeye. Zaten toplantı 24 ocakta değil 30 Ocakta olsa faiz 9.50 sınırına dayanacak ve sen zaten 100 baz puan faiz arttırmış olacaksın sözde faiz arttırmadan. Geçen toplantıda 50 puan arttırmıştın. E şimdi ne oldu? Faiz arttırdın ama kimse duymadı, görmedi, bilmedi bir işe yaramadı. Ama çıkıp adam gibi masana oturup "Bu etkileri azaltmak için" faizleri 100 baz puan arttırıyorum ve piyasa durumuna göre önümüzde ki dönem gerekirse faiz arttırımı ya da indirimi piyasa şartlarına göre yapılacaktır" deseydi çok net olurdu hemde MB Başkanı piyasaya müdahele ettiği için forsu artardı.

    Ama benim bu durum ile ilgili ayrı bir tahminim var hocam. Bunlar zaten doları bu şekilde durduramayacaklarını biliyorlar. E fazla faiz arttırsa piyasa bitecek, emlak balonu patlayacak. Bence önümüzdeki dönemde böyle faiz koridorunda minik minik hareketler ile sürekli ince ayarlar ile devam edecekler. Sanırım önümüzde ki 1-2 yıl böyle geçecek.

    YanıtlaSil
  90. Hocam,
    Bankalar ortalama olarak mevduatın %116 sı kadar kredi vermişler. Mevduattan daha fazla kredi nasıl verebiliyorlar?

    YanıtlaSil
  91. Hocam en son 2 milyar dolar tahvil satmışız ve beklenenden fazla talep gelmiş . Bu ihale dolarla mı yapıldı yoksa tl yapılıp dolar cinsindendir mi gösteriliyor?
    2) Tahvile olan bu fazla talep tahvilin faizini düşürür mü?
    3) Irak hükümeti de yakın zamanda 1 milyar dolarlık ABD garantili tahvil çıkarmış. Irak ödeyemezse ABD ödeyecek. ABD niye böyle bir şeyi üstlensin bunun için Irak'tan prim mi alıyor yoksa?
    4) Türkiye'de dolar tahvili ihraç ettiğinde ABD garanti oluyor mu?

    YanıtlaSil
  92. Hocam son olarak da bu tahvil %6 getiri sağlıyor deniyor oysa bu tahvillerin faizi %11lerde.

    YanıtlaSil
  93. hocam, trump bence yatırımcıları mümkün olduğunca geri çağırıp üretimin yeniden abd piyasalarında yapılmasını hedefliyor. güçlü büyüme istiyor. dolayısıyla abd artık istese de istemese de güçlü dolar politikasını benimseyecektir. en büyük ithalat kalemi olan enerjide dışa bağımlılığı bu yıldan itibaren ciddi derecede azalacak gibi görünüyor. abd güçlü dolarla ihracat yaparak yüksek katma değer yaratmak istiyor. kanaatimce bu yıl ve sonrasında abd de enflasyonist baskılar artmaya başlayabilir ve fed muhtemelen 3 ve üzerinde faiz artırabilir. hatta muhtemelen bir defa da olsa 50 baz puan bile artırabilir. abd bizim gibi değil hocam!. ekonomide hedeflerini açıkça söylediler. %2 enflasyon ve büyümeyi yükseltmek. eğer trump bahsettiği gibi genişleyici maliye politikaları da uygularsa abd ekonomisi belki bu yıl bile beklentilerin üzerinde büyüme yaşayabilir. bundan sonra özellikle de bizim için merkezin alacağı faiz kararları ve piyasaya müdahalelerinden çok fed in alacağı kararlar ile abd nin makro iktisadi büyüme potansiyelleri belirleyici olacaktır. hocam kötümser düşünmek istemem ancak kanaatimce 2017 sonunda dolar kuru 4 tl yi aşıp 4,25 - 4,30 tl aralığında konumlanırsa şaşırmam doğrusu. ayrıca türkiye ekonomisi muhtemelen 2017 ve sonrasında sert bir stagflasyona girebilir derim. ne dersiniz hocam ?. saygılar...

    YanıtlaSil
  94. hocam, abd trump ile birlikte korumacı anlayışa geçerse dolar hem dünyada hem de bizde değerlenir diye düşünüyorum. bu konudaki düşünceniz nedir hocam ?. saygılar...

    YanıtlaSil
  95. Korumacalik deyince Guney Kore de Turkiye de korumacilik uyguladi yolar ayni sonuc farkli , bu konuda ne dusunuyorsunuz

    YanıtlaSil
  96. Cin bulus yapiyor ben hala bir Cin markasi bilemiyorum ,ezcaciliga bakin herhangi bir Cin ilaci varmi bunu soyluyorum cunku ezcacilk genelliklen kucumsenen bir dal ,Isvicre nin ilac konusundaki devlerine bakin bence Cin sadece genis fakat hala gelismis bir ekonomi degil

    YanıtlaSil
  97. Hem Trump korumaciligin yapsin dursun Amerikada yasayip calisan herkes bilir ki Japonya orda ne kadar yatirim ve fabrikasi var ,yeterki sizin rekabetci bilim ve inovasyona dayali sirketleriniz olsun

    YanıtlaSil
  98. Hocam 2009'dan itibaren ülkemize doğrudan yatırım girişi önemli bir oranda azaldı. Bunda en büyük pay küresel kriz ve sonrasında yükselen faiz sonucu portföy yatırımlarının doğrudan yatırıma göre daha cazip olması mı?

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...