14 Ocak 2017 Cumartesi

Kur Niçin Yükseldi ve Nasıl düştü?

2017’nin Hemen Öncesindeki Gelişmeler, USD/TL Kuru ve Faizler
2017 yılına girerken USD/TL kuru ve Merkez Bankası’nın çeşitli faizlerinin görünümü şöyleydi (Kaynak: TCMB, www.tcmb.gov.tr):

Gösterge
31.12.2016
USD / TL
3,5235
TCMB Borç Verme Faizleri

   Gecelik Borç Verme Faizi (MBGBVF)
8,50
   Haftalık Repo İhale Faizi (PF)
8,00
   Geç Likidite Penceresi Borç Verme Faizi (MBGLPBVF)
10,00
TCMB Ağırlıklı Ortalama Fonlama Maliyeti (MBAOFM)
8,31
TCMB Borç Alma Faizleri

   Gecelik Borç Alma Faizi (MBGBAF)
7,25
   Geç Likidite Penceresi Borç Alma Faizi (MBGLPBAF)
0,00

Bu tabloda yer alan TCMB Ağırlıklı Ortalama Fonlama Maliyeti (yüzde 8,31), Merkez Bankası’nın bankaları fonlamada kullandığı gecelik borç verme faizi (yüzde 8,50) ve haftalık repo ihalesi yöntemiyle borç verme faizinin yani politika faizinin (yüzde 8,00) borç miktarlarıyla ağırlıklandırılmış ortalamasını ifade ediyor. Aslında Merkez Bankası’nın piyasayı fonlamada kullandığı ortalama faiz budur.

2016 yılının son aylarında Türkiye’yi ve dolayısıyla finans piyasalarımızı ilgilendiren gelişmeleri şöylece sıralayabiliriz: (1) ABD’de Trump başkanlık seçimini kazanmış ve izleyeceğini açıkladığı mali gevşeme programı nedeniyle Dolar bütün dünyada değer kazanmaya başlamıştı. USD Endeksi Trump’ın seçimi kazandığının belli olmasından önce 97,9 iken seçim sonrası hızla yükselmeye yönelmiş ve 2016 sonunda 103’e kadar yükselmişti. (2) Rusya ile yaşanan uçak düşürme krizi çözülmüş olmakla birlikte bu çözüm henüz Rusya’ya olan ihracatımızı ve Rusya’dan olan turizm gelirlerimizi eski düzeyine çıkarmaktan oldukça uzaktı. (3) Türkiye 2016’nın son günlerine 15 Temmuz darbe kalkışmasının ardından 3 ay süre için ilan edilip Eylül ayında 3 ay daha uzatılmış olan olağanüstü hal altında giriyordu. (4) Türkiye’nin de aktif olarak rol aldığı İŞİD ile savaş sürüyordu. (5) Terör olayları devam ediyordu. (6) Zaten gergin olan Avrupa Birliği ile ilişkilerimiz, Avrupa Parlamentosunun Türkiye ile görüşmeleri durdurma yolundaki tavsiye kararı sonrasında iyice gerilmişti. (7) MHP, AKP tarafından getirilecek Anayasa değişikliği önerisine belirli koşullarla destek vereceğini açıklamış, Türkiye’de iç siyaset Anayasa değişikliği ve başkanlık tartışmaları üzerinden yavaş yavaş gerilmeye başlamıştı.

Bu gelişmeler TL’nin bütün diğer paralardan daha fazla değer kaybetmesine yol açmıştı. Trump’ın seçimi kazanmasından önce 3,1678 düzeyinde olan USD/TL kuru 24 Kasım’da 3,4463’e yükselmişti. Bu, 15 günlük sürede yüzde 8,8 oranında bir artış demekti. Merkez Bankası, 25 Kasım günlü toplantısında gecelik borç verme faizini 0,25 puan ve haftalık repo ihalesi faizini de 0,50 puan artırdı. Bu hamle USD/TL kurundaki artışın hızını kesse de durdurmadı. Merkez Bankası Aralık ayı toplantısında faizler konusunda bir değişiklik yapmadı ve USD/TL kuru yılı 3,5235 düzeyinde tamamladı. Bu, yılbaşından yılsonuna yüzde 20,8 oranında, Trump seçildikten sonraki 50 günlük dönemde de yaklaşık yüzde 11’den fazla değer kaybını ifade ediyordu.

Merkez Bankası’nın Faiz Artırmadan Faiz Yükseltme Operasyonu ve Kurun Durumu
2017 yılının ilk 10 gününde Merkez Bankası’nın yukarıdaki tabloda yer verdiğimiz faizlerinde herhangi bir değişiklik olmadı. Bu dönemde USD / TL kuru ve Merkez Bankası faizleri şöyle bir seyir izledi (Kaynak: TCMB, www.tcmb.gov.tr) :

Tarih
USD / TL
MBPF
MBGBAF
MBGBVF
MBGLPBVF
MBAOFM
31.12.2016
3,52
8,00
7,25
8,50
10,0
8,31
2.01.2017
3,54
8,00
7,25
8,50
10,0
8,28
3.01.2017
3,58
8,00
7,25
8,50
10,0
8,29
4.01.2017
3,58
8,00
7,25
8,50
10,0
8,28
5.01.2017
3,60
8,00
7,25
8,50
10,0
8,29
6.01.2017
3,62
8,00
7,25
8,50
10,0
8,28
9.01.2017
3,71
8,00
7,25
8,50
10,0
8,30
10.01.2017
3,77
8,00
7,25
8,50
10,0
8,31

Tablodan görüleceği gibi USD/TL kuru 3,52 ile başladığı yılın ilk 10 gününün sonunda 3,77’ye yükselmiş, buna karşılık Merkez Bankası, faizlerinde herhangi bir değişikliğe gitmemişti. Merkez Bankası’nın asıl faizi olarak kabul ettiğimiz ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti de  (MBAOFM) 2016 yılsonu değeriyle aynı düzeyde bulunuyordu (yüzde 8,31.)

Merkez Bankası 10 Ocak günü döviz zorunlu karşılıklarında 0,50 puan indirim yaparak piyasaya daha fazla döviz likiditesi bırakmaya ve bankalararası para piyasasından borçlanmaya 22 milyar TL’lik limit getirerek TL likiditesini sıkıştırıp döviz talebini daraltmaya yöneldi. Bu kararın açıklanmasının ardından gerileyen USD/TL kuru kısa bir süre sonra tekrar yükselmeye başladı.
11 Ocak 2017 gününde görünüm şu şekli aldı (Kaynak: TCMB, www.tcmb.gov.tr):

Tarih
USD / TL
MBPF
MBGBAF
MBGBVF
MBGLPBVF
MBAOFM
11.01.2017
3,86
8,00
7,25
8,50
10,0
8,31

Görüleceği üzere Merkez Bankası’nın döviz zorunlu karşılıklarında indirime gitmesi ve bankaların kullanabileceği TL likiditesini düşürmesi USD/TL kurunu frenlemek bir yana daha da artmasına yol açmıştı.

Merkez Bankası 12 Ocak günü, haftalık repo ihalesini iptal ettiğini açıkladı. Bu durumda Merkez Bankası, bankalara sadece yüzde 8,50 faizle gecelik borç verecekti. Bu, Merkez Bankası’nın bir yandan TL likiditesini sıkıştırması bir yandan da bankalara daha pahalı borç vereceği anlamına geliyordu. Bu adımın ardından 12 Ocak günü şu görünümle tamamlandı (Kaynak: TCMB, www.tcmb.gov.tr):

Tarih
USD / TL
MBPF
MBGBAF
MBGBVF
MBGLPBVF
MBAOFM
12.01.2017
3,76
8,00
7,25
8,50
10,0
8,34

Tablodan görüleceği gibi Merkez Bankasının bankalara verdiği borcun ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti (MBAOFM) yavaş yavaş yükselmeye başlamıştı. Bu adımların sonucunda üç şey gerçekleşti: (1) Merkez Bankası’nın piyasaya verdiği TL likidite daraldı ve bunun sonucunda döviz talebi denetim altına alındı. (2) Merkez Bankası’nın bankaları fonlamada kullandığı faiz (MBAOFM) yükseldi. (3) USD/TL kurunun ilk 11 günde yaşadığı çıkış durdu ve düşüş başladı.

Merkez Bankası 13 Ocak günü de haftalık repo ihalesi açmayacağını böylece örtülü faiz artırımı uygulamasını sürdüreceğini açıkladı. Buna karşılık USD / TL kuru gerilemek bir yana 3,80’in üzerine çıktı. Bu açıklamadan sonuç alamayan Merkez Bankası öğleden sonra bankalararası para piyasasında borçlanma limitini 22 milyar TL’den 11 milyar TL’ye düşürdü. Bu adımla Merkez Bankası TL likiditeyi iyice sıkıştırarak bankaları gecelik borçlanmanın yanı sıra limitsiz kullanılabilen geç likidite penceresinin yüzde 10 faizli borç imkânını (MBGLPBVF) kullanmaya yönlendirmiş oldu. Bu düzenlemenin ardından görünüm değişti ve hafta şu şekilde tamamlandı (Kaynak: TCMB, www.tcmb.gov.tr)

Tarih
USD / TL
MBPF
MBGBAF
MBGBVF
MBGLPBVF
MBAOFM
13.01.2017
3,72
8,00
7,25
8,50
10,0
8,39

Bu iki haftalık sürede olanları bir grafikle gösterelim (mavi düz çizgi MBPF, siyah düz çizgi MBGBVF, kırmızı eğri USD/TL kuru, yeşil eğri MBAOFM)


Grafik bize Merkez Bankası’nın gecelik borç verme (siyah) ve haftalık repo ihalesi (mavi) faizlerini değiştirmediğini buna karşılık ağırlıklı ortalama fonlama maliyetini (yeşil) son 2 günde hafifçe artırdığını ve USD/TL kurunun (kırmızı) düştüğünü gösteriyor.

2017 yılının başlarında 2016 yılının son dönemini etkileyen siyasal ve ekonomik olaylarda bir değişiklik söz konusu olmamıştır. Bu dönemdeki tek yenilik Anayasa değişikliği teklifine ilişkin tartışmaların Türkiye gündemine oturmuş olmasıdır. Grafikte dikkat çeken sıçramalardan birisi 6, birisi de 9 Ocak günü yaşanmış görünüyor. İlkinde teklifin TBMM’ye gelişi, ikincisinde de TBMM’de görüşülmeye başlanması söz konusudur. Demek ki kurda ilk iki haftada yaşanan sıçramaların nedeni büyük ölçüde Anayasa değişikliği teklifinin yarattığı gerilimdir.

Özet ve Sonuç
Buraya kadar anlattıklarımızın özeti şudur: Merkez Bankası, USD/TL kurundaki artışa başlangıçta tepki vermemiş, 10 Ocak’ta faizi değiştirmeden döviz likiditesini artırıp TL likiditesini kısarak bu gidişi denetim altına almayı denemiş ve başarıya ulaşamamıştır. Merkez Bankası sonraki adımlarında görünür faizleri değiştirmeden ihale iptalleri ve TL likiditeye ek sıkılaştırma getirerek bankaları ucuz haftalık borçlanmadan pahalı gecelik borçlanmaya yönlendirmiş ve dolaylı olarak faizi yükseltmiştir. Tablolara birlikte bakılacak olursa ağırlıklı ortalama fonlama maliyetinin (MBAOFM) yılın ilk günündeki yüzde 8,28’den ikinci hafta sonunda yüzde 8,39’a çıktığı görülecektir. Gecelik borç verme limitli olduğu için, haftalık repo ihaleleri iptal edilmeye devam ederse, bankalar bundan sonraki dönemde yüzde 10 faizli geç likidite penceresini kullanmak zorunda kalacakları için faiz daha da yükselecektir. Bu durumda Merkez bankası fonlama faizinin yüzde 10’a yaklaşma potansiyeli vardır.  
Sonuç olarak Merkez Bankası görünür faizlerini değiştirmeden, kamuoyu tarafından fazlaca bilinmeyen ağırlıklı ortalama fonlama maliyetini (MBAOFM) yukarı iterek faiz artışı yapmış, ayrıca önümüzdeki dönemde geç likidite penceresi kullanımını haftalık repo ihalesi yerine devreye sokarak faizin daha da artacağı mesajını vermiş ve USD/TL kurunu kısmen denetim altına almıştır.

Bu çerçevede Merkez Bankası’nın faizi artırmadan kuru denetim altına aldığı söylemleri gerçeği yansıtmamaktadır. Merkez Bankası görünürde faizi değiştirmemiş ama gerçekte artırmıştır. 



298 yorum:

  1. Hocam Cumhurbaşkanımız ve danışmanları bilmiyor mu sanki dolaylı yollardan faizin arttığını. Direk neden artırılmıyor da bu yollara başvuruluyor? Ayrıca bu müdahalelerin likidite sorununa yol açacağı söyleniyor. Katılıyor musunuz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Herkes biliyor bilmesine de faiz buralarda ekonomi politikasının bir arcı olmaktan çok dinin siyasete alet edilmesinin bir aracı olduğu için böyle belli etmeden artırılması yoluna gidiliyor.
      Likiditeyi sürekli kısınca piyasada likidite sorunu çıkabilir.

      Sil
    2. Mahfi Bey ben mühendis matematiği ögrendim;Denklem borç ağırlıklı,bu yapılanlarla sadece süre uzatılıyor ve bizler topyekün çok zor yıllara götürülüyoruz.Katkılarınız için Size saygı ve selamlarımı yolluyorum.ME

      Sil
    3. Evet maalesef öyle. Riskleri artırmasak olayı çözeriz ama denkleme sürekli yeni bilinmeyenler eklendikçe çözüm uzaklaşıyor.

      Sil
    4. Çünkü direk arttırırsa eğer, CB'yi sadece din ile çelişkili ve bağlılığı ile eleştiren büyük bir kesimin (radikalciler) tepkisini çekecektir ki bu, gerisi sende,,

      Sil
    5. Sayın mahfi eğilmez hocam,merkez bankasının almış olduğu bu karar pazartesi itibariyle Türkiye piyasalarına nasıl yansır. Kur emtia ve bisi üzerindeki etkisi nasıl olır sizce? Yazılarınızı beğenerek okuyorum. Teşekkürler. Kaleminize sağlık

      Sil
    6. hocam yazılarınız paraborsa.net diye bir sitede de var. sizin bilginiz dahilinde mi yayınlanıyor.

      Sil
    7. Genel kültür düzeyi yüksek ve deneyimli bir ekonomistsiniz. Aşağıdaki soruma cevap vereceğinizi umuyorum:
      İslam'da faizden haksız kazanç elde etmek mi haramdı, yoksa halkının refahı için ekonomi teorisi gereği faiz artırımına göz yummak mı?

      Sil
    8. Mahfi bey. Mb nin son müdahalesini, her zaman olduğunu gibi çok basit ve anlaşılır bir şekilde anlattıktan sonra, Mb nin faizi doğrudan artırmayışını dinin siyasete alet edilmesi olarak algıladığı yorumunuzu doğrusu çok ama çok garipsedim. Yanlış mı anladım?

      Sil
    9. Adsiz 01:24, adam MB baskani olmus, cok da umurundaydi birilerinin tepkisini cekmesi. Bugun istifa etse, yarin istedigi bankada yonetim kurulu uyesi olur zaten. Ne diye umursasin? Bunlar temelsiz dusunceler.

      Sil
  2. Hocam 2 yilda dolardaki artiş mevduat faizinde ki artisdan fazla olur mu ?


    3.70 den dolar alsak mevduat faizi yüzde 20 uzerinde kur artisi demek.

    Demekki 2 yilda dolar 4.45 uzeri olursa mevduat faizinden fazla aliriz demek.


    Hesap yanliş degil demi hocam.?

    O zaman dolar almak daha mantıklı diyebilir miyiz?
    Saygilar...




    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ekonomik kazanc/risk ile dogru orantilidir, bir seyin riski yuksekse kazanci yuksek, riski dusukse kazanci da dusuktur.

      Banka mevduatina vadeli para koyup faiz alirsaniz, bu sizin icin en risksiz kazanc olur. Dolar alirsaniz, dolarin dusuk yukselecegini nereden bileceksiniz? Ya duserse? Haliyle riski faize gore yuksek, kazanci da faize gore yuksektir.

      Dolarin bu sekilde yukseleceginden eminseniz, tasi taragi satin dolar alin. Ama eger Ege Ruzgari'nin yarisi onde bitireceginden eminseniz tasi taragi satin huc dusunmeden 6li'ya basin. Pisman olmazsiniz.

      Sil
    2. Dolar 2 yıldan uzun süredir TL karşısında yükseliyor. Bunun tersine dönmesi için iki şeyden birisi olması lazım: (1) ABD kötüye gitmeli. (2) Türkiye risklerini azaltacak siyasal tansiyonunu düşürecek ekonomik reformlarını yapacak adımları atmalı. Bunlara vereceğiniz olasılık ağırlıklarına göre karar verin derim.

      Sil
  3. Çok teşekkürler hocam.

    Önceki yazılarınızda "iş MB'den çıktı, kur ancak siyasi gerginliğin azaltılması marifeti ile dizginlenebilir" minvalinde görüşlerinizi belirtmiştiniz, eğer yanlış anlamamışsam. Görüşünüz bu "sanal faiz arttırımı" sonrasında da benzer şekilde midir?

    Saygılarımla...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen. Yılbaşına göre kurdaki artış bütün çabaya rağmen yüzde 6.

      Sil
  4. Sayin Hocam, TURMOB'un 'Faiz'raporuyla ilgili yorumunuz nedir? Kamu butcesinin buyuk kisminin faiz odemesine gitmesi, vatandasin faiz yuku vs. Saygilar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tümüyle gerçek dışı bir tespit.
      2015 yılı bütçesinin toplam giderleri 506 milyar TL. Bunun 453 milyar TL'si faiz dışı giderlere 53 milyar TL'si faiz giderlerine gitmiş. Yani faiz giderleri bütçenin yüzde 10'u kadar. 2016 yılında da ilk 11 ayın görünümü aşağı yukarı aynı. Buraya bakıp da "kamu bütçesinin büyük kısmının faiz ödemesine gittiği" iddiasında bulunmak faiz takıntısının bir başka göstergesidir.

      Sil
    2. Basbakan yardimcisinin agzindan:

      Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, “2002 yılında bütçe giderlerinin yüzde 43’ü faiz harcamalarına gidiyordu. 2017 yılında bu oran yüzde 9’un altına inecek. Eskiden her 100 liralık verginin 86 lirası faize giderken, 2017 yılında sadece 11 lirası faiz harcamalarına gitmiş olacak” dedi.

      Sanirim bu faiz isine dini takinti diyenlere de cevap oluyordur.

      Sil
    3. İyi ya işte benim dediğimi demiş. Yani faiz giderleri artık bütçenin yüzde 11'i. Niye hala faiz ödemeleri bütçenin çoğunu götürüyor deniyor ki? Demek ki kafalarda bir takıntı söz konusu hala.

      Sil
    4. Birileri her seyi diyor. Onemli olan icraatin basindakilerin soyledikleri, herkesin her dedigini dikkate alirsa insan cok yanilir. Ben sizin cevabiniza destek olsun diye paylastim.

      Ama faiz isine sadece 'dini takinti' deyip de, faiz mucadelesinin esas sebebi olan halka faydasini dile getirmeyince ozellikle Islam alerjisi olan bir kesimin anlamsiz bir tepkisi olusuyor. Millet saniyor ki faizi arttirinca dolar dusecek 'zenginlesecek'ler. Butcedeki faiz yuku hic akillarina gelmiyor.

      Sil
  5. Mahfi bey

    16 Ocak saat 8-10 arasında işsizlik verileri açıklanacak.

    Sadece istatistiki verileri, oranları yorumlamakla kalmayıp, işsizliğe yol açan sebepleri ve işsizliğin artmasının sonuçlarını da içeren, teferruatlı bir yazı düşünür müsünüz?

    Bunu lütfen kişisel bir talep olarak görmeyiniz. 2012'den beri işsizim. Bugüne kadar hep 2 hafta ile 3 ay arasında değişen, kısa erimli işlerle yetinmeye mecbur kaldım. Ocak 2017 itibariyle hiçbir yerde çalış(a)mıyorum, personel alımını dondurduklarını söyleyen işyeri çok fazla.

    2017 öncesi çalıştığım işyerlerinden, bazen kendi isteğimle çıktım, bazen işverenin talimatıyla işten çıkarılmak zorunda kaldım.

    Uzun erimli başvurular için mülakatlara girdiğimde, İK'ların ana gerekçesi "piyasanın sıkışık olduğu, bu nedenle uzun dönemli personel istihdam etme planlarını sürekli ertelemek zorunda kaldıkları, kısa dönemli ve dönüşümlü istihdam politikaları uyguladıkları" oluyor.

    Emin olunuz Mahfi bey, sitenizi takip eden işsizler de var, sadece ben değilim.

    Umarız teferruatlı bir yazı yazarsınız.

    Saygılarım(ız)la...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 15:33-Adsız

      Arkadaşım şunu anlayın artık, bu ülkede işsizlik diye bir şey yok, 'iş beğenmemek' diye bir şey var. Hem kendin yazmışsın 'bazen kendi isteğimle çıktım'. Niçin böyle yaptın? Madem iş bulmuşsun, niye çıkıyorsun? Kusura bakmayın, kabahati ilk önce kendinizde arayın. Sonra buraya gelip çemkirmeyin, bu sitede yer işgal etmeyin.

      Sil
    2. Adsız 15:33
      Burada herkes görüşünü ifade etmek özgürlüğüne sahip. Yeter ki hakaret etmeden, kişisel saldırı yapmadan görüşünü açıklasın.
      İnsan beğenmediği işte zorla çalışmak durumunda değil. Ayrıca öyle sizin dediğiniz gibi işsizlik diye bir şey yok filan da değil. Resmi oranlara göre % 11 işsizlik var bu ülkede. Bir mühendis kendisine teklif edilen 2000 lira brüt aylıklı işi beğenmedi diye iş beğenmiyorlar demek mümkün değil.

      Sil
    3. Hocam tamda işte bu nedenle Trump,Le Pen gibi liderler batıda seçiliyorlar.Fransa Renault'da işçiler zam istediklerinde aldıkları cevap''Tantana yapmayın fabrikayı Romanya vs'ye taşırız''oluyor.Saygılar.ME.

      Sil
  6. Ekonominin yapısal sorunları ortada dururken,siyasetin ürettiği gerginliklerde bir iyileşme olmadan kalıcı bir iyileşme mumkunmu? Saygılar.

    YanıtlaSil
  7. Birkaç hafta içinde kurun yukarı yönlü hareketi daha şiddetli olarak devam edecektir.Sizin deyiminizle hocam basınç sıkışıyor.Mb'nin kozunu piyasa oyuncuları biliyor ama hala blöf yapıyoruz.Karşı taraf rest çektiğinde durumumuz vahim olacak.Sizce morotoryum ilan etme olasılığımız var mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Durun durun hemen oralara gitmeyin. Daha çözümler var.

      Sil
  8. Hocam ay sonu kur tahmininiz nedir, paylasabilir misiniz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yıl tahmin açıklamayacağım.

      Sil
  9. Keşke daha önceden yazılarınızı okuma şansım olsaymış hocam. Sormak istediğim iki soru var 1. Bu hafta kur açıldığında usd/TL aşağı yönlü harekete devam eder mi 2. Eğer ederse ve Anayasa referanduma giderse ve usd/TL yukarı hareket ederse MB faizleri 200/300 bp artırımına gider mi yoksa zaten örtülü faiz artışı yaptık gerek yok diyip daha az mı faiz artırır

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şimdi okuyun. Geriye doğru bütün yazılarım burada duruyor.
      1. MB eğer likiditeyi sıkılaştırmaya devam ederse mesela yine haftalık repo ihalesini iptal ederse olabilir Ama bu riskli bir adım olur çünkü piyasada likidite sıkıntısı oluşuyor.
      2. Bunu ilk sorunuzun yanıtındaki gelişime göre bekleyip görmemiz lazım.

      Sil
  10. Hocam merhabalar

    Geçen hafta neredeyse tüm yorumcular faiz arttırımı dışında bir seçeneğin olmadığını belirtiyorlardı ve bahar ayında yapılacak referanduma kadar usd/try kurunun 4 üzerini göreceğini söylediler. Sizin bu konuda görüşünüz nedir? Likitideyi azaltmanın kur üzerinde etkili olduğu görünüyor ama bu zamana kadar neden beklendi? likitide azaltmanın olumsuz tarafı nedir? Son olarak orta vadeli dolar/tl tahmininiz nedir? Elinde dolar olan yatırımcıya öneriniz nedir cevaplarsanız çok mutlu olurum iyi çalışmalar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Faiz artırımı oldu. Ama bunu devam ettirebilmek için haftalık ihaleleri iptale devam etmesi lazım Ki onun da likidite sıkışıklığına neden olmak gibi bir riski var.
      Likidite azalınca şirketler TL yetersizliği nedeniyle harcama yapamaz hale gelip dolarlarını bozdururlar bu durumda da açık pozisyonları için aldıkları dolarlar gider. Riskler bunlar.
      Kişisel yatırımlar konusunda tavsiye vermiyorum. Bunu siz çıkaracaksınız.

      Sil
  11. İllüzyon devam ediyor anlaşılan. Yeni icatlarla mucitliğe soyunan merkez bankası , bankaları geç likidite penceresini kullanmak zorunda bırakmaya çalışarak kuru denetlemeye çalışıyor. Amerikalılar'ın pazarlama hilelerinden biri olarak tarif ettikleri 'alçaktan pas' terimine uyan bir davranış.Yani oyun oynanırken oyunun kurallarını değiştiriyorsun.Normal kurallara göre oynamaya çalışan bankalara son dakika golü atıp aaa kural değişti artık para pahallandı %10 dan alacaksan al demek herkesi enayi yerine koymaktır. Ben banka olsan hem mevduat hem de kredi faizlerini arttırırdım böyle başa böyle tarak diyerek :)Şimdi onlar düşünsün derdim ama banka sahibinin kırmızı telefonu anında çalar o da ayrı konu :) Özetle hokus pokusla bu iş yürümez, bırakalım illüzyonu artık.Merkez bankası şark kurnazı esnaf görüntüsü veriyor ayıptır..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok güzel açıklamışsınız elinize dilinize sağlıķ

      Sil
    2. Ancak bu kadar net anlatılabilirdi.

      Sil
    3. Süper yazmışın kalemine sağlık

      Sil
    4. Hayret tamam üçkağıt üzerine kurulmuş bankacılık sisteminde dürüstlükten bahsetmek çok garip.Bankaları terbiye etmek ve milleti bankalara soydurmamak merkez bankasının hazinenin ve siyasetin görevidir.zira daha önceden dolar artacak diye dolar alan ne başkanlar gördük biz.

      Sil
    5. valla ben de cok begendim.. bu kadar herkesi aptal yerine koyup kendini uyanik sanan bi MB piyasayi filan kontrol edemez..bu isin sonunda daha buyuk turbulanslar olur..

      Sil
    6. Güzel tesbit fakat sistemin iki tarafı da hastalıklı. Daha beteri dünya bankacılık sistemi de aynı. Olan sıradan insanlara oluyor.

      Sil
  12. Sayın Eğilmez,

    Öncelikle tüm yazılarınız için teşekkürler, adeta tek kişilik bir üniversite gibi çalışıyorsunuz. Benim merakım şu: Bu ülkede çok partili siyasal yaşama geçildikten sonra ekonomik olarak başarılı bir yönetim gösteren herhangi bir hükûmet ya da maliye bakanı oldu mu? Yanlış anlamayın, bundan sonra geçmeyi plânladığımız "iki partili tek parti" düzeninin iyi bir şey olduğunu düşündüğümden sormuyorum. Bilakis, geçmeye çalıştığımız sistemin bu ülke için her yönden bir felâket olacağına inanıyorum, sadece bu noktaya nasıl geldik, onu anlamaya çalışıyorum.

    Saygılar....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. biz bu noktaya ımf,yüksek faiz düşük kur,pkk,asala,fetö,darbeler,nato(1952),araştırmacı yazarlarımız(tabiki öldürülüp kanları yerde kalanlar hariç), 100 yıllık tarafsız medya grupları ve tertemiz eğitim, adalet,güvenlik ve istihbarat birimlerimiz sayesinde geldik. :))
      

      Sil
    2. Evet başarılı olduğumuz dönemler oldu. Mesela Menderes'in, Özal'ın ve Erdoğan'ın ilk yılları başarılıydı. Sonrasında bir şey yapmasak da artık başarılı olabiliyoruz havasına kapılınca olay elden gitti.

      Sil
    3. Basarili dediginiz yillarda reel faizlerin cift haneli rakamlarda olmasi sizin basari kriteriniz olmasindan dolayi mi yoksa tesaduf mu? Milleti 20% reel faizle borclandiran yonetime ben basarilidan baska her seyi diyebilirim.

      Sil
    4. O zaman para boldu.Simdi Erdoganin ilk yillari gibi bol degil aksine ruzgar baska yone esiyor.Erdogan degil baskasi da olsa o zamanlar yabanci sermaye yine gelirdi ulkeye.Para bolken sermaye zaten geliyor bir sekilde.Simdi ise bos islerle ugrasip resmen kaciriyorlar.

      Sil
  13. Hocam geçenlerde Suudi Riyali Türk lirasını geçti sonra bir 1,025ten geri dönüp cuma kapanışıyla 0.9962 de kaldı. Suudi riyaliyle amerika dolarının benzer hareket ettiğini görüyoruz. bunun temel sebebi SAR'ın Dolara sabitlenmesi midir ? Ben bu sabitlenmeyi tam anlamadım. bir ülke para birimi nasıl olur da başka bir ülkenin para birimine sabitlenir ? nasıl mümkün olabiliyor böyle birşey ? her ne kadar riskli bir hareket olsa da Dolara sabitlendiği için avantajları da çok gibi geliyor. Türkiye'nin böyle bir şey yapma lüksü yok mu ? TL'nin dolara sabitlenmesi bana ve bir çok kişiye göre absürt gelebilir, bu yüzden dolara değilde Euro ya sabitlense nasıl olur ? ( Maastricht kriterlerini sağlayamadığı için Euro'ya direk geçiş seçenekler arasında bulunmamakta .)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba ,
      Bu konuda yanlış bilgi vermek istemem. Bildiğim kadarıyla anlatayım uzman biri değerlendirsin.
      Merkez bankaları isterse sabit kur uygulayabilir. 2001 krizinden önce bizde de vardı. Bu durumda kurları merkez bankası günlük olarak belirliyor. İsterse TL'yi, ABD doları, AB eurosu veya başka bir kura göre de sabitleyebilir. Ancak buradaki sorun, belirlediğiniz değerden TL ve döviz talebini karşılayıp karşılayamayacağınızdır. TL'yi dolara sabitlediğiniz durumda bankalar, merkez bankasından belirttiğiniz kurda dolar almak ve satmak isteyeceklerdir. Bu da ülkemizin cari açığı nedeniyle sürdürülebilir olmayacaktır. Döviz açığınız olduğu durumda merkez bankası ucuz değerden elindeki dövizleri satıp dövizi kalmaz ve zorunlu ihtiyaçlarınızı bile dışardan karşılayamaz 70 sente muhtaç hale gelirsiniz. Kuru merkez bankası belirlediğinde sabit tutmasın da günlük değiştirsin diyelim. Bu durumda da siyasi baskılardan ya da başarı kriterlerini sağlamak için vs. Kurun gerçek değeri yerine daha düşük bir değer belirlenme ihtimali var. Sonra da para yetmeyince ani bir şekilde yükselmesine yol açabiliyor. (2001 krizinde olan buydu)
      Şu anda uygulanan dalgalı kur dövizin değerinin piyasada belirlenmesini böylece kur yükselecekse ya da düşecekse bunun görece daha geniş zamanda olmasını piyasa aktörlerinin kendilerini buna hazırlamak için görece daha uzun zamana sahip olmasını sağlıyor.

      Sonuçta kur da faiz de birer gösterge asıl konu siz dünyadan aldığınız ürün ve servisleri karşılayacak kadar katma değere sahip ürün ve servis üretebiliyor musunuz o önemli. Aldığınızdan daha çok katma değer ihraç ediyorsanız paranızın değeri artar, daha az ihraç ediyorsanız da paranızın değeri düşer. Belki hemen düşmez ancak etkisi yıllar sonra bile olsa ortaya çıkar. Bu yüzden konunun uzmanları yapısal reformlar yapılsın yüksek teknolojili ürünler servisler sunalım diye anlatıyor.

      Sil
    2. Suudi Arabistan sadece parasını değil birçok şeyini ABD'ye sabitlemiş bulunuyor.

      Sil
  14. Hocam gündem aynı kalmak şartı ile merkez bankası son bir haftaki davranışına devam ederse:
    1) Dolar daha da düşer mi?
    2) Büyüme düşer mi?
    3) Banka kredi faizleri artar ve konut satışları etkilenir mi?
    4) Likidite darlığı firma karlarını düşürür mü?
    5) Bu sürdürülebilir bir müdahale mi?
    Saygılarımla

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tcmb ' nin bu davranışı devam ederse:
      1- kur düşebilir ( özel sektör tarafından aşırı bir döviz talebi olmadığı müddetçe )
      2- büyüme düşer ( üstü kapalıda olsa bir faiz artışı yapıldı )
      3- banka faizlerinde artış görülür çünkü paraya ulaşmanın maliyeti arttı, bu durum mevcut konut satışlarını geriletir ve fiyatlar aşağı gelir
      4- yerli piyasaya çalışan firmaların karlılıklarında düşüşler görülebilir piyasada daha az tl olacağı için alışveriş kolay olmayacaktır.
      5- sürdürülebilir olup olmadığını tcmb yönetimi bilir neyi göze aldıklarına bağlı

      Sil
    2. Yanıtlar yeterli bence. Son şık için bir ekleme yapayım: Pek sürdürülebilir değil. Çünkü likidite sıkıştırarak kuru kontrol etmenin bir sınırı var.

      Sil
    3. Hocam likidite kısmayı sıkıntılı görüyorsunuz. Ama aslında anladığım kadarıyla bir kısma değil sadece daha pahalı olana yönlrndirme var. Yani artık 8den değil 10dan alacaklar. Bunun faiz artırımından bir farkı yok. Sizde zaten faiz artırımına sıcak bakıyorsunuz. İş biraz psikolojik mi sizce?

      Sil
    4. Tek cozum markete guven vermek.Baska cozumu yok.Guven de para gelmesi demek uretim demek.Yeni dolar girmesi ulkeye demek.Tek olay bu guven...

      Sil
  15. hocam tasarruf mevduatı normal bankada açılan vadeli mevduat mıdır?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tasarruf mevduatınin vadeli olma şartı yoktur. Ticari işlemlerde kullanılmayan gerçek kisilere ait hesaplar tasarruf mevduatı hesapları dir. TMSF kapsamındadır. TL veya YP olabilir.

      Sil
  16. Hocam; MB sanırım kamuoyu nezdinde Hükümeti "görünürde" yalancı çıkarmamak için örtülü faiz artışı yaptı. Bu yeni durum kredi faizlerinin yükselmesine neden olur mu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Olur çünkü bankaların maliyeti artıyor.

      Sil
  17. Hocam merhabalar.
    "Reel kesimin durumu" yazınızda Reel kesim dış borç stoku 138 milyar dolar. Döviz yükümlülüğü ise 312 milyar dolar. Arada 174 milyar dolar fark var. Bu fark reel kesimin içeriden dövizle borçlanması mı? Bunun için bddk raporuna baktım 2016 eylül ayı gibi bankaların verdiği döviz kredileri de 175 milyar dolar. Sizce bu yolu izlemem doğru mu yoksa tesadüfen mi rakamları aynı buldum?
    Teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tesadüf değil doğru.

      Sil
    2. Hocam, bilgiler ışığında reel sektördeki döviz yükümlülüğü, mb müdahalesine rağmen, ileride zorunlu arz oluşturacağı ap açık ortada. Bu döviz kurunu yine tetikleyecektir. MB bankalara maliyeti artırarak, Reel Sektörü daha zor durumda bırakarak borçlanmaya devam edecek. Bu zor dönemde işsizlik verileri artar. Serbest Piyasa Ticaretinide olumsuz yönde etkiler. Dolayısıyla kurdaki etki kısa vadeli olacağını öngörüyorum. Yazılarınızı ilgiyle takip edeceğim. Çok faydalı buluyorum. Teşekkürlerimi sunuyorum.

      Sil
  18. Hocam, son günlerde bir erken seçim muhabbeti başladı biliyorsunuz. Sizin görüşünüz nedir ? Mecliste değil de olur da referandumda geçmezse bu değişikliklikler, yine erken seçim olur mu sizce. Erken seçim artık iyiden iyiye mahveder ekonomiyi gibi geliyor bana siz ne düşünüyorsunuz ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. anayasa değişikliği referandumdan geçsin geçmesin sene sonuna kalmadan seçim var emin olabilirsiniz.

      Sil
    2. Bilemiyorum ama siyasetin gölgesinde ekonomi tümüyle elden gidiyor.

      Sil
  19. Sayın hocam Öncelikle içerikli paylaşımlarınız için teşekkür ederiz

    Bu noktada Merkez Bankası'nın uyguladığı geç likidite ve bankalararası nakit indirimi politikası kurdaki bu hızlı artışı çözüm olabilir mi Merkez Bankası 24 Ocak'ta size göre ne yapmalı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Faizi açıkça artırmalı bu tür gizli saklı işleri bırakmalı.

      Sil
    2. Yabanci enayi degil.Bu gorduklerimizi hep goruyorlar ve bu ortulu gizli isler bize daha da ek maliyetle donecek.Kuru dusurmek baska yerden faiz artirarak ortulu ekonomik yavaslama saglayacak

      Sil
  20. Merkez Bankası'nın faiz artışını 'örtülü' yapmak zorunda kalması bağımsızlığına daha da gölge düşürmüyor mu? Burdan hareketle 24 Ocak'ta etkili ve açık bir faiz arttırımı yapamayacaklarını düşünmeli miyiz?

    Saygılar Hocam

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. MB'nin bağımsızlığına gölge düştü demek bence MB'ne bayağı bir itibar atfetmek olur. Oraları geçtik sanırım. İzin alabilirlerse faiz artırmak isterler herhalde.

      Sil
  21. Hocam bankaların toplam kaynakları içerisinde mb kredilerinin payı azalırsa faiz artışının etkisi sınırlı olmaz mı yani bankaların kredi hacmini sınırlamak faiz artışını bir miktar azaltmak mi?

    YanıtlaSil
  22. Hocam Ekonomik Göstergeler kısmında ihracat(fob) ve ithalat(cif) rakamlarınız yanlış olabilir. Verdiğiniz rakamlar toplam ihracat ve ithalat rakamları ile aynı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunlar TCMB nin ödemeler dengesi rakamlarıdır ikisi de fob bazında.

      Sil
  23. Hocam bu hamle carry trade'i bitirir mi?

    YanıtlaSil
  24. Hocam peki kur artmasına rağmen borsada gerçekleşen yükselişin sebebini yabancı sermayedarların hisselerini riskten sağlayacakları yüksek faiz getirisi ile elde tutmaları olarak açıklayabilir miyiz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Birçok neden var. Mesela doları yüksekten satıp hisse senedi alanlar olabilir.

      Sil
    2. Şimdi de kardan hisse satıp düşükten dolar alınacak mıdır?

      Sil
    3. Dünya gazetesinde bir kaç haftadır az da olsa ülkeye net döviz girişi var diye yazılmıştı. Yabancılar tekrar borsaya giriyor olabilir.
      İçeride döviz talebi çok yüksek olmalı ki girişler fiyatı düşürmedi. Veya yüksek fiyattan giriş yapabilmek için spekülasyon yapıldı (nasıl olur yapılır bilemiyorum)

      Sil
    4. Faize takilip kalirsaniz hic bir seyi aciklayamazsiniz.

      Sil
    5. Adsiz 00:59, 20 kurus yukseliyor, ulke batti, kriz cikti, milattan onceki durumdan beter oldu.

      20 kurus dusuyor, 'fiyat pek dusmedi'.

      Sil
    6. Manipulasyon yapildi diyelim.Spekulasyon zaten normal artmasi demek.Ama asiri artista manipule edilmis olabilir.Ustten gommek icin asagi

      Sil
  25. Hocam hükümetin ısrarla faiz artırımından kaçınması ve mb'yi baskı altına alması bankaların düşük faizle kredi vermesi için değil mi? Bu hamle de bankaların maliyetini artırdığına göre yine bankaların kredi faizlerini artırmaları sonucunu doğurmaz mı? Hükümeti anlıyorum.Kendisi için kritik bir referandum öncesi piyasaların açık, alım-satımın hızlı olmasını istiyor. Çünkü en düşük oyunu "teğet geçen" kriz ortamındaki 2009 Mart yerel seçimlerinde %38,5 ile aldı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bilmiyorum nedenini ama öyle olabilir.

      Sil
  26. Merhaba hocam. 2 sorum olacak. Cevaplarsanız çok sevinirim

    1) Merkez Bankası'nın bu yaptığı şark kurnazlığı değil mi?
    2) Merkez Bankası'nın aslında yapması gereken ama yap(a)madığı faiz artışı "x" ise bu illüzyon şeklindeki gizli faiz artışının karşılığı kaç "x" ediyor sizin hesabınıza göre?

    Teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında MB böyle yapabilir. Haklı da olabilir. Çünkü yapısal reformların yapılmadığı yerde faizi artırmanın anlamı yok diyebilir. Bir şey diyemem.
      x hesabı doğru olmayabilir.

      Sil
  27. Merhaba,

    TCMB'nin kendi bünyesindeki bankalararası piyasada limit uygulansa da Borsa'da overnight repo ile fonlamasında herhangi bir limit yoktur. 8,50 oranla sınırsız fonlama yapılmaktadır. Repo karşılığı teminat olarak elinde yeterli DİBS bulunan bankalar istedikleri kadar borçlanabilirler.
    Dolayısıyla TCMB faizleri zımnen artırmak istiyorsa bir şekilde Borsa'da yaptığı fonlamayı da sınırlamak isteyecektir. Bunun enteresan sonuçları olabilir, şöyle ki; % 8,50 nin üzerinde O/N oran oluşabilir. Oysa böyle bir durum faiz koridoru uygulaması başladığından beri hiç görülmemiştir.
    Yorumunuzdan anlaşılan şudur: TCMB gecelik 8,50 nin üzerinde bir faizle(% 10) fonlama yapmak istiyor. Bu istisnai durumu normal kılmak amacını güdüyor. O halde yapılacak şey, BIST fonlamasını geç likidite ile ikame etmek olacaktır.

    YanıtlaSil
  28. Bu soruya sizden başka kim cevap verebilir bilmiyorum:

    ABD'li bir papa'yı ne zaman görebileceğiz Mahfi bey?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tam da adamına sordunuz. Hiç ilgimi çekmeyen bir konu bu.

      Sil
    2. Önce mevcut kardinaller arasına bakın. Şart olmasa da önce kardinal olmak durumunda. Şu anda 3 Amerikalı kardinal var ama olmak için iyi latince vb başka bağlantılar gerekiyor.

      https://en.wikipedia.org/wiki/List_of_living_cardinals

      Sil
  29. Merkez bankası zorunlu karşılıkları azaltıp, faizi örtülü olarak artırmakla aslında doğru politika uygulamış gibi görünüyor. Peki başarısız olmasının sebebi geç kalındığı için mi ya da siyasi olayların önüne geçemediği için mi hocam?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Henüz başarısız olduğunu görmüş değiliz. Son hamle sonrası kuru düşürmüş görünüyor. Pazartesi haftalık ihaleyi iptal ederse biraz daha düşürebilir. Ama bu likidite kısarak gitme oynu ne kadar sürdürülebilir onu bilmiyorum.
      Siyaset yerine oturmadan örtülü faizle ekonomiyi idare etmek kolay değil.

      Sil
    2. Fazla surmez cunku o zaman yine siyasi baski gelir.Cunku tl faizler artinca issizlik artar yatirim duser.Ekonomi yavaslar.Degisen yok.Baskasinin seyiyle gerdege girmek gibi birsey bu.Kontrol bizde degil

      Sil
  30. Sayın Hoca'm, saygılarımı sunar ve iyi akşamlar dilerim. Merkez Bankasının elindeki tüm enstrümanlar en efektif şekilde kullanılsa bile USD'nin TL karşısındaki değer kazanımı bir ölçüde minimize edilebilir. Genel ekonomiyi rahatlatacak, TL'nin kıymetlenmesini temin edecek ve bunu başarırken de GSMH'nin reel artışına olanak tanıyacak formül bellidir: Endüstriyel yatırım yapacak yabancı yatırımcılar ve turistler için ülkemizi cazibe merkezi hâline getirmek. Sağlıcakla kalın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğrudur. Onun da yolu riskleri minimize etmekten geçiyor.

      Sil
  31. Şu olur mu?

    Cumhurbaşkanlığı sistemi gelsin, başbakanlık sistemi kalksın.

    5 yıl Recep Tayyip Erdoğan yönetsin
    5 yıl diğerleri yönetsin
    5 yıl Recep Tayyip Erdoğan yönetsin
    5 yıl diğerleri yönetsin
    5 yıl Recep Tayyip Erdoğan yönetsin
    5 yıl diğerleri yönetsin
    5 yıl Recep Tayyip Erdoğan yönetsin
    5 yıl diğerleri yönetsin
    5 yıl Recep Tayyip Erdoğan yönetsin
    5 yıl diğerleri yönetsin
    5 yıl Recep Tayyip Erdoğan yönetsin
    5 yıl diğerleri yönetsin
    5 yıl Recep Tayyip Erdoğan yönetsin
    5 yıl diğerleri yönetsin
    5 yıl Recep Tayyip Erdoğan yönetsin
    5 yıl diğerleri yönetsin
    5 yıl Recep Tayyip Erdoğan yönetsin
    5 yıl diğerleri yönetsin
    5 yıl Recep Tayyip Erdoğan yönetsin
    5 yıl diğerleri yönetsin
    5 yıl Recep Tayyip Erdoğan yönetsin
    5 yıl diğerleri yönetsin
    5 yıl Recep Tayyip Erdoğan yönetsin
    5 yıl diğerleri yönetsin
    .
    .
    .
    .
    .

    Kabul ediyor musunuz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kuvvetler ayrılığı olsun,
      Eğitim bilimsel olsun,
      Halk kimi seçmişse ülkeyi o yönetsin.

      Son olarak,
      Allah herkese uzun ömür versin :)

      Sil
    2. Yanıtı daha çok beğendim.

      Sil
  32. Mahfi hocam, Dolar/TL kuru neden Avro/ TL kurunun üzerine çıkamıyor ??

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir süre sonra çıkabilir.

      Sil
    2. Euro dolar paritesi ile ilgili diye biliyorum. Eger euro dolar paritesi dolar lehine güçlenirse dolar tl euro tl yi geçer.doğru mu biliyorum hocam?

      Sil
    3. eurusd 0.99 a dogru gitmeli bunun icin 1 in altinda olmali yani.Bask sekkilde imkansiz.

      Sil
  33. Hocam MB veya Hazine özel sektör tahvili alabilir mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. MB, APİ işlemlerinde alabilir. Hazine tahvil almaz tahvil satar.

      Sil
  34. Yavuz Gürçay14 Ocak 2017 21:36

    Hocam yazı için teşekkürler...
    Artık önümüzdeki uzun yıllar boyunca, Hazine de YİD modellerindeki dolar üzerinden verilen kamu alım garantileri sebebiyle,
    döviz talebini artırarak döviz kurunun yukarı yönlü seyir almasına sebebiyet verecektir. Hatta Devletin bizatihi kendisi,
    önümüzdeki yıllarda döviz kurunu artıracağının garantisini, verdiği kamu alım ve kredi garantileriyle garantilemiş oluyor.

    YanıtlaSil
  35. mahfi hocam takip ettiğiniz ya da geçmişte yayınlanmış şuan faydalanabileceğimiz ekonomi programı var mı varsa ismini yazabilir misiniz?
    (yurtdışı kaynaklı olsa daha iyi olur hocam.)

    YanıtlaSil
  36. yapilmasi gerekni zaten piyasa rakamliyor

    enflasyon %8lerde reel faiz -%0.23 -%30 lerde riskler zaten ortada.

    bu durumda piyasa faizi %11.50 duzeylerinde olusmus keza 10 yillik devlet tahvili de ayni faiz oraninda. Merkez bankasinin kuru 3.50lerde oynamasina firsat verecek bir faiz politikasina ihtiyaci vardir. Ilk asamada faizleri %2.5 arttirip daha sonraki aylarda kademeli olarak suanki piyasa faiz duzeyine % 11.5e cikarmaktan baska fayda ve care yoktur.
    Zaten ekonominin bizim gibi tasarruf orani dusuk cari acik problemi olan enflasyonu kroniklesmis ve harcama egilimi potansiyeli olan ulkeler icin olasi kuralida budur mevcut enflasyon seviyesinin 3-3.5 puan uzerinde bir faiz politikasi.

    Aksi halde kurun yakin bir gelecekte 4lu ve ustu seviyelere ulasmasi an meselesidir.

    Cunku iceride baskanlik tartismalari yeni anayasa dovusleri olasi erken genel secim ve referandum yine olasiligi yuksek teror bombacilik faaliyetleri, 2016 yazini aratacak turizm faaliyetleri Disarida da trumpun koltuga oturmasi, dunyadaki bolgemizdeki genel durum, fedin proaktif hareketleri beyanlari faiz silahi, kredi derecelendirme kurumlarinin bizim ilgili not ve beyanatlari....

    Yukaridaki ic ve dis riskler gelismeler bizim icin 2017de henuz seslerini duyup da deneyimlemedigimiz olasi guclu hatta gerceklesmesi kesin olacak riskler bu vesileyle eger faizleri, enflasyonun +3 puan uzerine cikarmazsak mevcut 3.75 bu kur seviyesini cok arariz.

    Kisaca yukaridaki riskler dahilinde Turkiye icin ekonomi tarafinda 2017 daha henuz baslamadi

    YanıtlaSil
  37. Yıllar önce bu ülkede Anadolu insanının bıyıkları, ideolojik kategori için ölçüldü. Mahfi bey haberiniz var mıydı?

    1943'te çekilmiş bir fotoğraf:

    https://pbs.twimg.com/media/C2H4KcIXAAA_mTZ.jpg:large

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 1943'den bu yana 74 yıl geçmiş. Önemli olan bugün insanların düşüncelerinin cetvelle ölçülüp ölçülmediği.

      Sil
    2. Vesayet rejimi hala canlı. 1943'lerdeki zihniyet 2017'de de devam ediyor.

      Sakalımızı, başörtümüzü, Kuran kurslarımızı ideolojik olarak kategorileştirmeye 2017'de de devam edip etmeyeceklerinin garantisi yok! Bu nedenle başkanlık sistemi gelmeli ve baskılar sona ermeli!

      Sil
    3. Bu fotoğrafın Türkiye'de değil,Almanya'da çekildiği daha önce ıspatlandı.Sahte fotoğraflarla ucuz trol numaraları yapmayın lütfen

      Sil
    4. adsız 22.48 havuz medyasının yalanları ile buraya gelme bence. Söz konusu fotoğraf nazi almanyasında çekilmiş bir fotoğrafır.Aryan ırkının tespiti için yapılan bir faşizan uygulama idi.

      Google da ''nazi almanyası burun ölçme'' yaz o resmi ve detaylı bilgiyi görürsün.

      Şimdi madem bilgilendin git ve şu an özgürce bu ülkede yaşamamızı sağlayan Cumhuriytimizin kurucuları için bir fatiha oku ve onalrdan özür dile.

      Sil
    5. Hitler döneminde Almanya'da bu tür ölçümlerin yapıldığını biliyordum (Ari Alman Irkını tespit etmek için yapıyorlardı).
      Resim de oradan alınma (http://blog.milliyet.com.tr/koyu-darwinist-hitler-tam-40-milyon-insani-oldurdu-/Blog/?BlogNo=511494)

      Adsız 22:48,
      Bunu bilinçli yapmadığını farzediyorum, ama yine de çok çirkin. Bu tür ithamlarda bulunmadan önce araştırmalı emin olmalısın!

      Sil
    6. Uydurmayın, ne ideolojisi, ne bıyığı. Bu tip dezenformayon tarzı saçmalıklara inanıp ülkenin gerçeklerini göremeyen beyniniz için ne yorum yapalım bilmiyorum.

      Sil
    7. Ferruh Atalay15 Ocak 2017 01:32

      sn. Adsız 14 Ocak 2017 22:48, başkalarının ipi ile kuyuya inmeyin, bir şey paylaşırken doğru olup olmadığına önce siz ikna olun... İlbey hocanın tavsiyesidir, ansiklopedi okuyun.

      Sil
    8. Adsız 22:48, troll kurbani olmussunuz zira bu fotograf nazi almanyasindan.

      Sil
    9. Super bir yanit oldu Mahfi Bey.

      Sil
    10. sarisin mavi gozlu biri benim liderim, kardesim, esim ve dostum olamaz ben esmerim. Sarisinlardan ve mavi yesil gozlulerden kendimi usutun goruyorum.

      Sil
    11. O fotoğrafın Nazi Almanyası'nda 'burun ölçümü' sırasında çekildiğini, servis edenler gayet iyi biliyor.
      " Afedersiniz Ermeni, yahudi dölü" diye insan ayrıştıranın söz söyleme hakkı olamaz.

      Sil
  38. HOCAM MUTLAKA İZLEMELİSİNİZ....!

    https://m.youtube.com/watch?v=PTQ3q68tqIE

    YanıtlaSil
  39. hükümetimizin siyasal ve dinsel tavrına ters düşmesin ve en azından hükümete oy veren kesim anlamasın diye merkez bankası nerdeyse takla atmaktan belini kıracak.bunda kısmende başarılı oluyor.tv lerde görüyorumda bazı kendine ekonomist diyen kişiler merkez bankası faiz artırmadan yaptıgı müdahalelerle doları düşürdü diyor.yandaşlarda büyük bir ekonomik ve siyasal cahillik aldı başını gidiyor.kendilerine oy verenleri kandırabilirlerde,ülkede sadece yandaş kesim ve ona oy verenler yok.en çokta buna bozuluyorum zaten.yazınızdan anladıgım kadarıyla önümüzdeki günlerde döviz yine artacak gözüküyor.merkez bankası devamlı agrı kesici veriyor,ama unutulmasınki agrı kesiciler anlık agrıyı keser ama yan etkileride çoktur.bilhassa çok kullanılırsa mideyi mahveder.merkez bankasıda şu an bunu yapıyor ama yan etkileride katlanarak artıyor.hadi hayırlısı.selamlar iyi akşamlar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle size katiliyorum.
      Ceyrek usd 0.88 oldu haberi gorduk tv lerde..
      Herkes neyi nasil gormek ve gostermek istiyorsa buna gore hareket ediyor ancak bir de gercekler var ki..bu kadar ic ve dis riskin oldugu ortamda gercekten hayirlisi demek istiyorum.

      Sil
  40. Hocam iyi akşamlar. Yazınızi ve tüm yorumlari okudum , belki cevap verilmişti ben kaçırdım ya da tam anlamadim ama; Önümüzdeki hafta ve ya orta vadeli USD/TL beklentiniz nedir?
    Şuan paramiz dolar olarak duruyor. Fikriniz bize yardımcı olacaktır. Şimdiden teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yıl tahmin yapmayacağımı yıl başlamadan açıklamıştım.
      Öte yandan kişisel yatırım tavsiyesi hiç bir zaman vermiyorum.

      Sil
  41. Agirlikli ortalama fonlama maliyeti, %8.31. Bu gecelik borclanma maliyeti olan %10 a kadar arttiralabilir, yani hurafe seven politikacilarimiza '' bak ne diyorsak o faizler cikmayacak dedik, cikmadi'' sacmaligini soylemlerinde barindirabilmeleri icin %1.7 lik bir alan daha mi yani? Ah be guzel ulkem sen irfanla kurulmustun.

    YanıtlaSil
  42. Hocam merhabalar;
    Likiditeye ve politika faizine dokunmadan ve döviz satmadan kurları aşağı çekmek için tcmb nin yapabileceği başka bir hamle olabilir mi ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Siyasal ve sosyal risklerin düşmesi için dua etmek.

      Sil
  43. Hocam likidite sıkışınca faiz artarsa ondan sonraki durum be olur acaba olası senaryo nedir teşekkür

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Likidite gevşeyince kurlar artar, bu kez MB faizi açıktan artırmak zorunda kalır.

      Sil
    2. Referanduma kadar hükümetle faiz konusunda anlaşabilir mi sizce ? MB nin faizle birlikte hükümeti yapısal reformlara da ikna etmesi gerekiyor. Hümüketse referandum propagandasını mevcut durumum düzelmesi için başkanlık sisteminin gelmesi gerekiği üzerine yapıyor. Yani pek yapısal reformlara yanaşmaya niyeti yok , referanduma kadar faiz kararı alınmaz diye düşünüyorum. Peki MB nin elinde doları dizginlemek için faiz dışında çok fazla seçneği var mı?

      Sil
    3. Yani su andaki yapilan gosternelik iluzyyon.Kesinliklle aciktan arttiracaklar ilerde

      Sil
  44. Hocam güzel bir yazi olmus öncelikle teşekkurler. Ancak ozellikle yaklasik olarak 14 aydir düsen tüketici güveni ve imalat güveni sonrasi sanayi üretiminin beklentilerin altinda kalmasinin büyümeyi 4. çeyrekte negatifte birakabilme riski resesyon demek. 27. çeyrek sonra daralan bir ekonominin resesyon tehlikesi altinda bulunmasi ic talebi azaltabilecegi gibi yatirimlari durma noktasina getirmez mi ? Yaziniza ek olarak bu gelen rakamlarin kurlar üzerindeki etkisini bu hafta görmedik mi sizce ? Ki enflasyondaki artisin reel faizleri negatife yaklastirmasida yabanci yatirimci talebini azaltan diger bir unsur. Bu baglamda sadece siyasi riskler degil ekonomik risklerinde zaten hali hazirda kurda net bir sekilde yukselisi ifade ediyor. Saygilarimla

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zaten getirdi. Yatırım yapan pek kalmadı. Bunların etkisi görüyoruz ama normal koşullarda bunlar faizin de düşmesine yol açar çünkü paraya talep düşer. Ne var ki bu koşullarda yatırım için değil dolar almak için talep devam ediyor, hem de artarak.

      Sil
  45. Değerli Hocam;
    Tarihe,özellikle de İlk Çağ tarihine özel ilginiz olduğunu bildiğimden görüşünüzü ciddi anlamda merak ediyorum.Milli Eğitim Bakanlığı yeni müfredat programlarının taslaklarını yayınladı ve eleştiriye açtı.Orta öğretim(Lise) 9.sınıf programının “Kadim dünyada insan” adlı 2.ünitesinin 12.kazanımında “Tek tanrı inancının insanlık tarihiyle birlikte ortaya çıktığını ve süreç içerisinde çok tanrılı inanış sistemlerine dönüşebildiğini kadim dünya örnekliğinden hareketle ayırt eder-Tek tanrı inancının ortaya çıkışı Hz. Âdem ve Hz. İbrahim örneklerinden hareketle ele alınır” şeklinde bir kazanım var.Tarihe ilgili birisi olarak sizin bu konudaki düşünceleriniz nelerdir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Son derecede yanlış ve bilime aykırı bir cümle. Tek tanrı inancının ortaya çıkışı Mısır'da IV. Amenophis (Akhenaton) döneminden az önce oldu. Akhenaton Mısır'ın çok Tantılı inanç sistemini değiştirip tek Tanrılı bir din kurmaya yöneldi ama başaramadı. Adı sapkın firavuna çıktı. Hemen ardından da Musa ortaya çıkarak tek Tanrı inancını yaydı. Öncesindeki bütün inanışlar çok Tanrılıdır.
      Maalesef çocuklarımızı bu masallarla yetiştirdikçe bilimden tamamen koparıyoruz, sonra da onlardan inovasyon, buluş bekliyoruz.

      Sil
    2. Akhenaton sapkın ilan edildikten sonra ismi her yerden silinmeye çalışıldı. Sanki hiç yaşamamış gibi gösterilmeye uğraşıldı ama tarih böyle bir şey işte, siz istediğiniz kadar silmeye çalışın tarih yapılanları hatırlıyor. Bugün yapılanları ve bugün tarihten silinmeye çalışılanları da ileride hatırlayacak, hiç kuşkunuz olmasın.

      Sil
    3. Evet ben de hatirliyorum, herkes cok tanrili dine inaniyordu. Hic unutmam o gunleri...

      Sil
  46. Sayın hocam değerli makaleleriniz için öncelikle teşekkürler.

    Benim 25 Bin TL'lik kadar küçük bir tassarufum var. Ziraat Bankası vadeli hesapta değerlendirdiğim bu mevduatım için bana 35 gün vadede son verilen faiz oranı ( ki o da ''paramı çekeceğim'' demem üzerine ) % 9.20 ki geçen aya kadar %8.55'e kadar oranımı indirmişlerdi. Ben 25 Bin TL için 2017 Ocak ayı itibari ile yıllık net 1500 TL civarı bir faiz getirisi elde ettim. Halbuki Vakıfbank'ta bulunan vadesiz dolar hesabımda bu TL mevduatını bozup değerlendirseydim 6500 TL'nin üzerinde kazancım olcaktı. Ben TL'ye güvendim ve karşılığında 5 Bin TL zarar ettim neredeyse.

    Peki milyonlarca TL'lik tasarufu olan gerçek veya özel tüzel kişiler affedersiniz ki saf mı ki bu denli fark ortadayken TL'de kalsın ? İş bu kadar basit sayın hükümetimiz üyelerimiz bunu göremiyorlar mı?

    ''Dolar dış mihrakalr yüzünden artıyor'' demek artık masaldan öte bir anlam taşımıyor. Yukarda kısaca anlattığım durum kurun daha da artmasının net sonucu bence. Teşekkür ederim...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dolara yatirip koynunda yastik altinda tutsaydin koseyi donmustun. TL faizi bu seviyede oldugu muddetce ne tl mevduatlari artar ne de tlye guven tlnin kullanim alani artar. Cevremdeki bir cok kisi tl mevduatlarini bozdurup dolara euroye yatirim yapiyor.Yakin gelecekte maasini alan doviz bufesine kosmazsa iyidir. Enflasyonun uzerinde faiz olmadigi muddetce yani mevcut eksi reel faiz devam ettigi muddetce dovizin yukselisi an meselsi. Ben kurun siyasi sosyal belirsizlerden cok eksi reel faiz nedeniyle yukseldigi dusuncesindeyim. Diger etkiler buna tuz biber etkisi yaratiyor.

      Sil
    2. Adsiz 10:32, iki ay aldiklari fiyat ellerinde patladiginda gene tl'ye donerler siz meraklanmayin.

      Sil
  47. Sayın Hocam,27 Ocak'ta Fitch'in kredi notumuzu düşürme olasılığı ne kadardır.Döviz ve borsaya yansıma olumsuzluğu MB.faiz artışı ile minimize edilebilinir mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Olasılık oldukça yüksek. Faiz artışıyla dengelenebilir ama böyle gizli, örtülü faiz artışıyla değil.

      Sil
  48. Kurumlarımızın temel sıkıntısı, sorunun ve çözümün ne olduğunu doğru tespit etse dahi Zülfüyâr’a dokunmadan günü kurtarmaya çalışması. Ama ne kadar ötelersen ötele sorun katlanarak tekrar önüne gelir...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çünkü hatanın kendinde olduğunu kabul edip önlem almazsan aynı hataları tekrarlaman çok yüksek bir olasılıktır.

      Sil
    2. Tek goren Mehmet Simsek ama onu da susturuyorlar.Adam piyasanin icinden.Bu aptalligi goruor ve az da olsa ses cikartiyor.Ama elinden gelen yok.Cunku tepedeki Erdogan kafayi faizle bozmus.Ekonomide tek seyi faizden ibaret zannedior Erdogan

      Sil
  49. Hocam usd/tl konusunda yorumlarınız insanın ufkunu açıyor çok teşekkürler.

    Aud/Usd hakkında bir yorumunuz var mı?
    0,7450 ile 0,7510 aralığında
    Şubat sonu gibi yüklü miktar aud ödemem var, sizce şuan usd birikimimi aud yapmak mı mantıklı yoksa borcun ödeneceği zamana kadar beklemek mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bildiğim ve izlediğim bir karşılaştırma değil ne yazık ki.

      Sil
    2. Trump ı ve dolar endeksini takip edin bence. Avustralya doları usd karşısında ons altının hareketlerine benzer hareketler sergiler genelde

      Sil
  50. Hocam merhabalar,
    İçinden geçtiğimiz süreç ve mevcut siyasi kadroların kararlarından hiç hoşnut olmasam da anayasa değişikliği konusunda kafam karışık.
    90'lar, 2000'ler ve hatta 2010'lı yılları şöyle bir düşündüğümde Cumhurbaşkanlığı ile Başbakanlığın ayrı olmasının ülke için faydalı olduğu bir durum hatırlayamıyorum. Bununla beraber aralarındaki uyuşmazlıklar dolayısıyla zararlı olduğu bir çok durum hatırlıyorum. (örn. Anayasa Kitapçığı)
    Bu kurumlar ayrı iken de (mevcut durumda) kuvvetler ayrılığı yok, totaliter uygulamalar yapılabiliyor vs.
    Sonuç olarak bu değişiklikle pratikte anlamsız olan başbakanlık kurumu kalktığı için bana sanki göreceli olarak daha iyiymiş gibi geliyor.
    Gözden kaçırdığımı düşündüğünüz önemli bir nokta var mı?
    Saygılarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gözden kaçırdığınız nokta bu son 15 yıllık dönem. Yani tek parti çoğunluk iktidarı olduğunda Cumhurbaşkanı ile Başbakan arasında bir uyumsuzluk oldu mu? Olmadı. Demek ki mesele bu iki yetkinin tek kişide toplanıp toplanmaması değil yetkilerin iyi tanımlanması meselesi. Avrupa'da niye böyle sorunlar olmuyor? Çünkü orada Cumhurbaşkanı tamamen sembolik bir pozisyon. Öyle olunca da çatışma olmuyor. Yani yapılması gereken şey bu iki görevi aynı kişide toplamak değil cumhurbaşkanını sembolik bir pozisyona taşıyıp başbakana esas yetkileri vermekten ibaret. Cumhurbaşkanı tarafsız olmalı ve yüksek yargı organları vb gibi önemli yerlere ilişkin atamaları yapacakl yetkiye sahip olarak bu gibi önemli yerlere partiyle ilgili olmaksızın atama yapılmasını sağlamalı.

      Sil
    2. Siyaset ve ekonomi arasındaki ilişkiyi çok güzel anlatan Daron Acemoğlu'nun 'ulusların Düşüşü' kitabını okumanızı tavsiye ederim. Bu konuda da detaylı bölümler var.

      Sil
    3. Sezer cumhurbaskani iken yurt disinda yasiyordunuz herhalde. Allah askina sirf inat ugruna aklin mantigin yolundan ayrilmayin.

      Sil
    4. Mahfi bey o dedikleriniz bizde hayal.Bizdeki yoneticiler hep guc bende kalsin diye atamalari kendi adamlarini atiyorlar.En buyuk sorun demokrasinin onundeki bu.Atanmis adam da siyasi zaten.Kendi adamini atamasa da atanan adam da baska siyasi gorustense o da siyasete bulasior.Boyle demokrasi gelmez.

      Sil
  51. Hocam maliye 3.sınıf okumaktayım.Sizi bu sene keşfettim. Yazılarınızı en baştan zaman buldukça okuyorum. Öyle bir aşamaya geldim ki o gün sizin yazılarınızı okumadığım zaman vicdan azabı hisseder oldum.Final haftasında bile ders çalışmayı bırakıp kaldığım yerden okumaya devam ediyorum.(Galiba bilgiye aç kalmışım) iyiki varsınız. Teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. Yararım olduysa ne mutlu.

      Sil
  52. Iyi gunler hocam,

    Bu zorunlu karsiliklarin dusmesi, ustune likiditenin sinirlandirilmasi bankalarin batma riskini arttirmaz mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Banka karlılıkları yükseliyor bu nasıl olabilir ki hocam ?

      Sil
  53. Başkanlık Sistemi ile birlikte ekonomi daha da kötüye gidecek bence.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sadece ekonomi değil başka konular da muhtemelen daha iyi olmayacak. Toplumun ayrışması artacak, benim endişem odur.

      Sil
    2. Hoca dün olanları kabaca anlayabiliyoruz, siz açıklayınca da netlesiyor. Lakin geleceği görebilmek bizim için elzem, yoksa yatırım kumlardan ibaret kalıyor. Mesela ben kurun yükselişinin sona ermesinin ancak ve ancak ufak da olsa dış ticaret fazlası vermeye başlamamızla gerçekleşebileceğini düşünüyorum. Mesela kabaca bir rakam verebilir mısınız, rekabetçi kur bizim ekonomimiz için kaçtır?

      Sil
  54. durum bu kadar kötü mü??

    "Goldman Sachs analistleri Türk lirası ve Meksika pesosunun en düşük
    değerli para birimleri arasında olduğunu söylerken, Türk lirasına göre
    Meksika pesosunu tercih ettiklerini belirtti"

    YanıtlaSil
  55. Hocam bankalar Ucuz haftalık borçlanmadan pahalı gecelik borçlanmaya geçmiştir demişsiniz ya. Buradaki borçlanma kime karşı ve faizi dolaylı olarak nasıl arttırıyor? Kamu yönetimi mezunu olarak iktisat dersi almama rağmen bazı şeyleri unutmuşum. Aydınlatırsanız sevinirim. Yani kasıt bankalar devlet tahvili vs almak isterse bunu daha pahalıya alacak ve bu da piyasadaki para arzını kısacak ve faiz bu şekilde mi yükselecek?

    YanıtlaSil
  56. Sayın Hocam iyi pazarlar dilerim. Sizi twitter'den de takip etmekteyim. Öncelikle konuları ilgilenenler içi anlaşılır hale getirmenizi çok takdir ediyorum. Son yazınızı her güncellenmesi sonrası tekrar tekrar okudum. Merkez bankasının bu örtülü faiz arttırımı sizce ne kadar idare eder. İzlediğim birkaç ekonomist bu örtülü faiz arttırımının yan etkilerinin de olabileceğini söylüyor onlar nelerdir??. Şimdiden teşekkür ederim.Aykan Zafer PINAR

    YanıtlaSil
  57. https://www.youtube.com/watch?v=06F1IgqUMys

    kuran kursunda siddeti nasil degerlenditriyorsunuz.

    YanıtlaSil
  58. Hocam merhabalar;
    Bu konuyla direkt olarak ilgili değil ancak kafama takılan bir soru olduğu için yazma gereği hissettim. Eylül 2016 dan beri negatif reel faiz uyguluyoruz ve büyüme rakamlarımız düşüyor. Bu tezat oluşturan bir durum. Ortada bir tezat varsa ekonomi dışı etkenlerin daha baskın olduğunu söyleyebilirmiyiz? Bu durumda alınacak ekonomik tedbirlerin etkilerinin sınırlı kalabileceğini söyleyebilirmiyiz? Örneğin agresif bir faiz artışına gidilse ekonomi dışı etkenlerin varlığı mevcut haliyle sürdüğü ( artmadığı varsayımında bulunuyoruz) durumda, kurlarda önce bir geri çekilme sonrasında tekrar bir yükseliş eğilimi görmemiz mümkünmüdür yoksa bu faiz artışındaki agresifliğe ve verilen mesajlaramı bağlı olacaktır? Bu konulara oldukça kafa yoran bir mühendisim ancak bazı noktalar açık kalıyor tamamlayamıyorum.

    YanıtlaSil
  59. Likidite şıkışıklığı faiz artırmadığı sürece ne kadar devam edebilir veya döviz bozdurma ile sonuçta TRY değerlenirmi

    YanıtlaSil
  60. Hocam siz olmasaniz doğru tarafsiz bilgiyi ogrenecek kimse kalmadi. Sizi seviyoruz.

    YanıtlaSil
  61. Hocam, bankalardaki döviz hesaplarına el konulacağı veya tl ye çevrileceği söyleniyor böyle bir şey olabilir mi?

    YanıtlaSil
  62. Baskanlik rejimi bizim kulturumuzde var. nerede o efeler diyari nerede o reisler diyari.Nerede o kukreyen yigitler nerede o kimseye yalakalik etmeyen milletten aldigi gucle dis devletlere kabadayilik eden yoneticiler
    Baskanlik rejimi ile inanin istikrarimiz artacak ekonomi buyuyecek ihracatimiz patlayacak kardesligimiz pekisecek. muhabbet ve saadet soframiz genisleyecek. Milli irade tecelli edecek yolsuzluklar ortadan kalkacak hirsizliklar yok olacak rusvet iltimas haksiz rekabet tarihe gomulecek. DUrustluk beyefendilik kazanir hale gelecek milletin ekmegine dolarina eurosuna faizine gozkoyanlar tarih sahnesinden silinecek. Baskanlik rejimini iste bu yuzden istemliyiz. Ahlaksizliklara karsi isek eger yolsuzluklardan muzdaripsek eger AK partinin onerdigi baskanligi desteklememiz sart. Ak pak dogru durust olmak icin baskanlik rejimini samimiyetle desteklemeliyiz

    YanıtlaSil
  63. selam hocam,
    inanın dolar yükseldiğinden beri detaya boğmadan, anlaşılır ve güvenilir bilgi veren bulabildiğim tek site sizinkisi, öncelikle teşekkürler.
    hükümetin döviz mevduatlarına çekim limiti getirmesi yada döviz mevduatlarını kendi belirlediği kurdan tl'ye çevirmesi ekonomide standart bir önlemmidir.
    arjantin ve ukraynada benzer uygulamalar yapıldı deniyor, bunlar doğrumu yoksa şehir efsanesimi ?
    hükümet devalüasyon yapmaktansa bu yola başvurursam daha az oy kaybederim, 70 milyonu fakirleştirmektense 100.000 zenginin dövizine el koymak daha az oy kaybına sebep olur diye düşünme ihtimali varmıdır ?
    teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu tür önerilerin temeli, sanırım ülkemizde en az 1 trilyon usd var inancına dayanıyor olmalı. Bir de biz bize yeteriz inancı olmalı. Yoksa iki de bir bu tür cümleler kurup,şunu getirirler mi,bunu getirirler mi diye sormazlardı; samimiyetle dile getirenler için geçerli bu söylediklerim.

      Sil
  64. İlk 4 maddeyi değiştireceklerini söylüyorlar.

    YanıtlaSil
  65. Hocam faizin düşürülmesinin istenmesinin aslında dinle çok bir ilgisi yok bence.
    Çünkü dine göre faizin azı da haram çoğu da haram. ekonomik büyüme için faizin düşürülmesi isteniyor herkesin bildiği gibi. fakat bu enflasyon pahasına bir büyüme oluyor. enflasyonu düşünmek maalesef bağımsız kurumlara kalıyor. ihraç ürünlerimiz rekabet gücünü enflasyon sebebiyle kaybediyor ve bunun farkında değil herhalde yetkililerimiz.

    YanıtlaSil
  66. Sizi piranalarla dolu bir havuzun içine atacağız .

    Niçin ?

    Çünkü siyasete girmiyorsunuz !

    YanıtlaSil
  67. Hocam madem iş sadece ekonomik değil hatta siyasi diyoruz şöyle bir çıkarım yapsam katılır mısınız?

    1. Eğer Başkanlık geçerse yatırımcıların artık ülkemize güveni kalmayacağı için şu an yaptıkları gibi hızla ülkeden kaçacaklardır.

    2. Eğer Başkanlık geçmez ise erken seçim ve her erken seçim öncesi yaşanan kaos nedeniyle yatırımcı yine ülkemizi tercih etmeyecektir.

    Yani 2017 her durumda kötü bir yıl olacak desem katılır mısınız?

    YanıtlaSil
  68. hocam politika faizi artarmadığı halde TCMB Ağırlıklı Ortalama Fonlama Maliyeti (MBAOFM) artıyor yazınızda belirttiğiniz gibi. bu bankalarında maliyetini artırdığı için bankaların verdiği konut / ticaret kredilerini de artırıyor. peki faizin artmasından önce alınan konut/ ticaret kredilerini etkiler mi ? etkilerse nasıl etkiler ?
    teşekkürler.

    YanıtlaSil
  69. Hocam Türkiye'ye bol döviz girişinin olduğu dönemde, yabancıların aldığı hazine tahvilleri bankalara nasıl hangi mekanizmayla kredi yaratma gücü veriyordu?

    YanıtlaSil
  70. Herhangi bir reklam geliri olmayan bir blog sayfasından bu kadar uzmanlık gerektiren yazılar ile paylaşım yapmak ve gelen her soruya özveriyle cevap vermek sanırım idealist olmanın zirvesinde olan birinin yapabileceği bir çalışma. Paylaşımların içeriği ne olursa olsun, hoşuna giden gitmeyen herkesin bu özveriye teşekkür etmesi gerekir diye düşünüyorum. Teşekkürler.

    Benim bu özveriden faydalanmak istediğim küçük bir kısım bulunmakta :) Ben bir banka çalışanı olarak çeşitli resmi makamlara kredi kartı harcamalarını yaptığımız POS cihazlarında tanımlı üye işyeri kategori kodlarına (bilmeyenler için işyerinin faaliyet gösterdiği alanı "akaryakıt satıcısı", "market", "çok katlı mağaza", "sigorta acentesi" gibi ifadeler ile gösterir) benzer, satılan ürünlerin tamamen yerli üretim olduğuna dair bir kategori yapılmasını önerdim. Teşekkür ettiler ama bir çalışma olup olmadığını bilmiyorum. Ancak bu mevcut gümrük birliği anlaşmaları ve karşılıklı başka ticari anlaşmalara aykırı olmayan dolaylı bir yerli üretimi teşvik yöntemi olabilir diye düşünüyorum. Zira çok büyük bir kartlı ödeme sistemimiz var ve sadakat programlarımız dünyanın çok ilerisinde. Bu gücümüzü bu şekilde yerli üretimi teşvik etmeye yönlendirebiliriz. En azından 3 kamu bankası bile yapsa bir şeydir diye düşünüyorum. Siz ne dersiniz mantıksız bir öneri mi olmuş?

    Bir de 2015 merkezi yönetim gelirlerine baktığımda petrol ve doğalgaz ürünlerine ilişkin ÖTV'nin bu gelirlerin %11,07'sini oluşturduğunu görüyorum. Bu ÖTV'nin düşürülmesi değil tamamen kaldırılması ve gerekirse başka alanlardaki gelirlerin arttırılması yoluna gidilecek bir çalışma ekonomi için daha iyi olmaz mı? Örneğin; sigara içenler kızacak ama tütün mamüllerinden alınan ÖTV'nin toplamı bunun yarısından daha fazla. Üstelik sigara fiyatlarımız gelişmiş ülkelerin çok altında. Bunu iki katına çıkarmak havaya duman ile saçılan parayı vergilendirmek, belki uzun vadede sosyal güvenlik harcamalarını azaltmak (malum sigara pek çok hastalığın nedeni) olabilir. Bu sayede tek kalemde bile iyimser de olsa ben bu ÖTV'nin yarısını çıkardım bile. Tabi kaçak sigara ile mücadeleye ayrılan bütçe biraz arttırılmalıdır. Ama bu bütçeyi arttırmanın da bir sürü yan getirisi olacaktır (başka kaçakçılıklar da daha fazla önlenecek, güvenlik artacak vb).

    Kendimce bunun gibi sürü ile yükünün arttırılması faydalı bile olabilecek kaynak bulunabilir diye düşünüyorum.

    Çekincem ise bana bu kadar kolay görünmesidir. Bir yerde bir hata yapıyor olmam da muhtemel. Bakış açımda eksiklikler var mıdır sizce?

    YanıtlaSil
  71. hocam.sayın başkan erdoğan elinde dolar olan teroristle bir farkı yok diyor merkezin elinde milliyarlarca dolar var.

    YanıtlaSil
  72. Hocam Avrupa'da futbolcular çok para kazanıyor ve bu kazancın önemli bir kısmı da vergi olarak gidiyor. Sizce bu durum oralarda gelir dağılımını düzeltici ve büyümeyi artırıcı etkiler yapıyormudur kriz dönemleri haricinde. Eğer böyle bir etki yaratıyorsa bile bu çok küçük bir etkiye mi sahiptir?

    YanıtlaSil
  73. Hocam yurtdışından sendikasyon kredisi alan bankalarımız, bu borcu aldığı bankalarla ne gibi işbirliği yapıyorlar ve ne tür işe girişiyorlar? Bununla ilgili bir yazınız veya bildiğiniz faydalı bir makale var mı?

    YanıtlaSil
  74. değersiz yerel para bir politika olarak düşünülebilir fakat böyle sürekli olarak dalgalanan öngörülemeyen kur malesef piyasaları aşırı şekilde vuruyor.günün sonunda kurun etkilendiği gibi faizde negatif etkilenecek enflasyonda... Birde üstüne dış güçlere düşman olacağız bizi vicdansızca fakirleştirdikleri için..sizce tek çözüm yolu politik belirsizliklerin azaltılması mi yoksa mevcut durumun devam etmesi durumunda merkez bankası tüm enstrümanlarını aktif olarak kullansa bile yetersiz kalabilir mi ?

    YanıtlaSil
  75. 1) Hocam ABDde " fund rates" oranını Fed belirliyor ama bu interbank piyasalar için geçerli yani Fed olağanüstü durumlar hariç bu faiz oranından borç vermiyor mu?
    2) TCMB bugün politika ve gecelik faizden borç veriyor. Buradaki amaç; bankalar kendi aralarında borç alıp veremiyor ben bu oranlarla aracılık mı edeyim diyor TCMB? Yani politika ve gecelik faizdeki amaç bankaların kendi arasında
    yapamadığını TCMBnin aracılık ederek yaptırması mı?
    3) Böyle bir aracılık işleminin yapılabilmesi için , TCMBnin haftalık ve gecelik verdiği fonlarla gecelik aldığı fonların rakamının birbirine yakın olması gerekir? Peki yakınlar mı MBnin aldığı fonlar ne kadar?
    4) Bankalararası para piyasası gelişmemiş olsa da bu piyasadaki faiz oranlarını nasıl bulabilirim MBnin sitesinden bulamadım?
    Teşekkürler

    YanıtlaSil
  76. Hocam politika faizindeki artış, hazinenin daha yüksek faizden tahvil ihraç etmesine neden olur mu olursa nasıl olur? Teorik olarak tabi şu an uygulamada farklı sonuçlar çıkabiliyor?

    YanıtlaSil
  77. "Bankalararası para piyasasında borçlanmaya önce 22 milyar TL’lik limit getirildi, sonra bu limit 11 milyar TL’ye düşürüldü. Böylece bankaların TL likiditesi açısından sıkışmaları sağlandı."

    Bunun anlamı, "TCMB'nin '11 milyar TL limit' hamlesiyle TL'ye ulaşmakta sıkışan bankalar, böylece Dolar satın almakta da zorlanacaklar. Eğer hâlâ Dolar almak isteyen bankalar olursa, %10 faiz ödemeye mecbur kalacaklar." Bu mudur?

    "Kendi paramıza ulaşmakta zorluklar çıkararak, Dolar'a olan talebi de frenlemeye çalışmak" mı bu hamlenin amacı?

    Ekmek = Dolar (FED'in fırınlarında üretiliyor)

    Un = TL (TCMB'nin fırınlarında üretiliyor)

    TCMB, "Un" miktarına kısıtlama getirerek, "Ekmek"e olan talebi frenlemeyi mi planlıyor?


    Mekanizma (ya da illüzyon) bu mudur?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İki ekleme:

      (1) Un = TL ("Un" fırında üretilmez. "TCMB'nin fabrikasında üretilen un" desek daha doğru olur.)

      (2) "Ekmek bulamıyorlarsa, pasta yesinler." (Qu'ils mangent de la brioche.) (Let them eat cake.) Fransız İhtilali sonrası hayatı kararan kraliçe "Marie Antoinette"nin söylediği iddia edilen söz.

      Sorularınıza Mahfi Bey'in cevaplarını ben de merak ediyorum...

      Sil
  78. Mahfi bu gidishatin nedenlerinden biride bence toplum ve toplumu yonetenler tarafindan bir koseye atilmis ya da en ucuz hali ile tv lere birakilmis sanat.Toplum duyguda derinligini kaybetmis bu da her alana sirauet etmis

    YanıtlaSil
  79. Merhaba Hocam,
    Ege Cansen bir süredir yazılarında döviz fiyatlarının kontrollü bir şekilde yükselmesinin cari açığı düşüreceğini, bunun Türkiye için en büyük yapısal reform olduğunu savunuyor.Bildiğim kadarıyla siz bu çözüme sıcak bakmıyor başka çözümler öneriyorsunuz.İki değerli iktisatçının bir mesele hakkında bu kadar farklı düşünmesi normal midir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ege Cansen belki yaşı+tecrübeleri itibariyle, belki bu ülkenin geleceğinden umudu (Mahfi Eğilmez'e göre) daha çok kesmiş olmasından ötürü, yazdığınız şekilde düşünüyor olabilir.

      Ege Bey, bu ülkenin (Mahfi Eğilmez'in ısrarla belirttiği şekillerde) yapısal reformları YAPMAYACAĞINA inanan bir iktisatçı. Yani lafı eğip bükmeden, "bu ülke bu kafayla gittiğine göre, yapısal reform yapmaz" diyerek son noktayı koyuyor, tam anlamıyla bir "realist" Ege Bey. Mahfi Bey gibi umut tacirliği yapmıyor.

      "Döviz fiyatlarının kontrollü bir şekilde yükselmesinin cari açığı düşüreceği" söylemiyle, kurların pahalı olması sebebiyle daha az ithalat yapmaya başlayacağımız, bunun da cari açığı düşüreceği yönündedir Ege Bey'in açıklaması. Ki bu da bilinmeyen bir sır değil. Bütün iktisatçılar bunu biliyor.

      Az önce yazdığım gibi, Ege Bey "samimi" bir realist. "Faizlerin yükselmesi, en azından cari açığımızı düşürücü etki yapar, bu da yapısal reformdur Türkiye gibi bir ülke için" diyerek konuyu kapatıyor.

      Mahfi Bey ise hayal aleminde yüzerek, bu ülkenin yapısal reform yapacağı günleri bekliyor.

      İki iktisatçı arasındaki fark bu.

      Sil
    2. PARDON:

      "Faizlerin yükselmesi, en azından cari açığımızı düşürücü etki yapar, bu da yapısal reformdur Türkiye gibi bir ülke için" diyerek konuyu kapatıyor.

      "Kurların yükselmesi, en azından cari açığımızı düşürücü etki yapar, bu da yapısal reformdur Türkiye gibi bir ülke için" şeklinde düzeltiyorum.

      Sil
  80. Eğer ara sıra ekşi sözlük'ü okuyorsanız, "2017 ekonomik krizinin başlayacağı sektör"ü tavsiye ederim:

    https://eksisozluk.com/2017-ekonomik-krizinin-baslayacagi-sektor--5276075

    YanıtlaSil
  81. Hükümet şunu düşünüyor olabilir mi:

    "78 (81) milyon vatandaşımız, yastık altındaki, kasasındaki, banka hesabındaki, cüzdanındaki bütün Dolar'ları bozdurup TL'ye geçerse, ülkede Dolar'ın dolaşımını durdurmuş oluruz. Bunun sonucunda, kimsenin elinde Dolar olmayacağına göre, problem de yok demektir."

    Kimse araba kullanmazsa, trafik sıkışıklığı sorunu da yok demektir: No cars, no traffic jam!

    (Ama trafiğin hiç akmaması denen şey de, "stagnation" olsa gerek!)

    YanıtlaSil
  82. başkanlık konusunda türkiyemizin maalesef birinci meşrutiyet dönemine döndürüleceği kanaatindeyim!. Hocam, bundan sonra merkez faizleri artırsa da sadece kur yükselişlerini erteleyebilir ve zamana yayabilir ancak siyasal baskılarla düşürürse kur yüksek hızda tren gibi yükselişe geçebilir ve sabit tutar ise kurlar muhtemelen şu anki volatilite düzeyinde yükselişini sürdürebilir diye düşünüyorum. kısadan hisse her halükarda kurların yönü yukarı olacak gibi gözüküyor. hocam, bu siyasal ve iktisadi şartlarda ve ayrıca küresel iktisadi konjonktürde dolar kuru 4 tl - 4,5 tl arasına gelirse şaşıralım mı?. şaşırmayalım mı?. ne dersiniz?. saygılar...

    YanıtlaSil
  83. Hocam,
    önce derlendirme ve analizleriniz için sonsuz teşekkürler.
    Acaba yazılarınızı PDF olarak download etme imkanı varmı veya yoksa bunu sunabilirmisiniz.
    Selam Saygı ve Hürmetler

    YanıtlaSil
  84. hocam reel sektör bankalardan borçlandığında tüzel kişilik olarak mı gerçek kişi olarak mı borçlanıyor?

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...