21 Ocak 2017 Cumartesi

Merkez Bankası'nın Kritik Toplantısı

Kurdaki Hızlı Artış ve Merkez Bankası’nın Aldığı Önlemler
2017 yılına başlarken USD/TL kuru 3,5235 idi. İzleyen günlerde USD/TL kuru hızlı bir yükseliş trendine girdi. Bunun çeşitli dış ve iç nedenleri var. İlk 10 gün içinde Merkez Bankası bu yükselişe karşı herhangi bir önlem almadı. 10 Ocak günü kur 3,94 düzeyine ulaşınca Merkez Bankası döviz zorunlu karşılıklarında 0,50 puan indirim yaptığını açıkladı. Bu yolla Merkez Bankası 13 Ocak’tan itibaren piyasaya 1,5 milyar dolarlık döviz likiditesi bırakacağını ve piyasadaki döviz sıkışıklığını gidermiş olacağını vurguladı. Aynı gün Merkez Bankası bankalararası para piyasasından borçlanmaya 22 milyar TL’lik limit getirerek TL likiditesini sıkıştırma kararını açıkladı. Bu kararın açıklanmasının ardından USD/TL kuru bir süre geriledi ama ardından yeniden yükselmeye başladı.

Merkez Bankası 12 Ocak günü, haftalık repo ihalesini iptal ettiğini açıkladı. Bu durumda Merkez Bankası, bankalara sadece yüzde 8,50 faizle gecelik borç verecekti. Bu, Merkez Bankası’nın bir yandan TL likiditesini sıkıştırması bir yandan da bankalara daha pahalı borç vereceği anlamına geliyordu. Bu önlemler sonucunda üç şey gerçekleşti: (1) Merkez Bankası’nın piyasaya verdiği TL likidite daraldı ve bunun sonucunda döviz talebi denetim altına alındı. (2) Merkez Bankası’nın bankaları fonlamada kullandığı faiz (MBAOFM) yükseldi. (3) USD/TL kurunun ilk 11 günde yaşadığı çıkış durdu ve düşüş başladı.

Merkez Bankası 13 Ocak günü de haftalık repo ihalesi açmayacağını açıkladı. Buna karşılık USD / TL kuru gerilemek bir yana 3,80’in üzerine çıktı. Bu açıklamadan sonuç alamayan Merkez Bankası öğleden sonra bankalararası para piyasasında borçlanma limitini 22 milyar TL’den 11 milyar TL’ye düşürdü. Bu adımla Merkez Bankası TL likiditeyi iyice sıkıştırarak bankaları gecelik borçlanmanın yanı sıra limitsiz kullanılabilen geç likidite penceresinin yüzde 10 faizli borç imkânını (MBGLPBVF) kullanmaya yönlendirmiş oldu. Merkez Bankası, izleyen günlerde de haftalık repo ihalelerini açmayarak bankaları fonlamada kullandığı imkânı gecelik fonlama ve geç likidite penceresine yönlendirdi. 

18 Ocak günü Merkez Bankası, Türk Lirası depoları karşılığı döviz depoları piyasası açtığını açıkladı. Merkez Bankası, bu yolla bankalara her gün teminata dayalı olarak, belirli limit, vade ve faizle kullandırdığı Türk Lirası depo karşılığında bankalara ihale usulüyle döviz depo vermeye başladı. Bu ihalede bankalar ne kadar döviz istediğini belirtecekler, TL ve dolara ne faiz ödeneceğini Merkez Bankası belirleyecek. Türk Bankaları, Londra'daki swap piyasasına gitmek yerine Merkez Bankasında açılan takas piyasasına gitmeleri halinde biraz daha az kazanmayı ve bir miktar parayı teminat olarak bırakmayı kabul edecek. Merkez Bankası, bu yolla Londra swap piyasasına bir alternatif imkân yaratmış oluyor. Ancak bu mekanizmanın bütün Türk bankacılık sistemini kapsaması için Londra ile rekabet edecek oranda faiz ödüyor olması lazım. Çünkü bu mekanizmanın devreye girmesiyle Londra'da TL swap puanları yükseliyor ve rekabet de artıyor.

Önlemlerin Sonucunda Ortaya Çıkan Görünüm
Merkez Bankası’nın aldığı bu önlemler ile 2017’nin ilk üç haftası sonunda gelinen aşamada birkaç önemli sonuç ortaya çıktı.

Her şeyden önce açık faiz artırımı yapmayan Merkez Bankası, bir yandan TL likidite sıkışıklığı yaratarak bir yandan da bankaları gecelik fonlama imkânı ve geç likidite penceresi imkânını kullanmaya yönelterek ortalama faizini 8,28’den 9,12’ye kadar yükseltti.  

Tarih
MB Faizi (%)
2.01.2017
8,28
3.01.2017
8,29
4.01.2017
8,28
5.01.2017
8,29
6.01.2017
8,28
9.01.2017
8,30
10.01.2017
8,31
11.01.2017
8,31
12.01.2017
8,34
13.01.2017
8,39
16.01.2017
8,74
17.01.2017
9,04
18.01.2017
9,06
19.01.2017
9,09
20.01.2017
9,12

Tablo bize Merkez Bankası’nın bankaları fonlamada uyguladığı ortalama faizin yılbaşından 20 Ocak akşamına kadar yüzde 8,28’den 0,84 puanlık bir artışla 9,12’ye yükseldiğini gösteriyor. Yani Merkez Bankası, faizi, görünürde artırmamış gibi olsa da gerçekte 0,84 puan artırmış bulunuyor. Bunun sonucunda ne oldu? Bunu da USD/TL kuru ve Merkez Bankası faizindeki değişimleri aynı grafikte göstererek ortaya koyalım. Grafikte kırmızı eğri USD/TL kurunu, Lacivert eğri Merkez Bankası ortalama faizini gösteriyor.


Grafiğin ortaya koyduğu duruma göre Merkez Bankası’nın önlem almaya başladığı tarihten ve özellikle faizi artırdığı günden itibaren USD/TL kuru düşmeye başlamış bulunuyor. Bununla birlikte kurdaki düşüşte USD Endeksinde yaşanan düşüşün de (daha önceki bir yazımızda değindiğimiz üzere) en az dörtte bir oranında etkili olduğunu dikkate almak gerekir. 

Kritik Toplantı
Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, 24 Ocak Salı günü toplanacak ve uyguladığı faiz politikası ve oranları hakkında karar alacak. Merkez Bankası’nın 2017 yılının ilk üç haftasında yaşanan gelişmelere ve aldığı önlemlerle vardığı sonuçlara bakarak karar aşamasında bir değerlendirme yapması gerekiyor: 

(1) Alınan önlemleri yeterli bularak, biraz da Trump’ın güçlü Dolara karşı çıkmasına ilişkin söylemlerine güvenerek faizleri açıktan artırma kararı almamayı tercih edebilir. Bu durumda faiz artırarak sistemi denetlemenin rahatlığı yerine ihale iptalleri, TL likiditesini sıkıştırmak, döviz likiditesini bollaştırmak, TL döviz swapı yapmak, faizleri örtülü biçimde yukarı yönlendirmek gibi birçok karmaşık hamleyi bir arada yapmaya devam etmesi gerekir. Bu kadar karmaşık bir yapının ne kadar sürdürülebilir olduğu sürekli tartışma konusu olmaya devam edecektir. 

(2) USD/TL kurunun yükselmesinin yaratacağı sıkıntıyı kökünden çözmek için şimdiye kadar örtülü olarak artırdığı faizleri açıkça artırmayı göze alabilir. Bu durumda faiz artırımı ortalama fonlama maliyetinde ortaya çıkan 0,84 puanlık artıştan aşağı olamaz. Muhtemelen üzerine biraz da marj koymak gerekebilir. Yani, eğer haftalık repo ihalesi açmaya devam edecek ve geç likidite penceresini bir fonlama mekanizması olarak kullanmaktan vazgeçecekse, politika faizini en az yüzde 9’a, gecelik fonlama faizini en az yüzde 9,50’ye dolayısıyla bunlarla paralel olacak şekilde geç likidite penceresi faizini de yüzde 11’e artırması gerekir.

Merkez Bankası hangi aracı kullanırsa kullansın elindeki temel politika aracı faizdir. Buna karşılık ekonomideki her sorunu faizle çözmek kesinlikle söz konusu değildir. Abraham Maslow’un “elinde çekiç olan her şeyi çivi olarak görür” tespitinden hareket edersek bütün sorunların faizle çözümleneceği gibi bir illüzyona kapılmanın yanlış olacağını görebiliriz. Faiz artışı, asıl adımları atmak için zaman kazandırır. Asıl olan sistemi yapısal olarak değiştirebilmektir.  
     

261 yorum:

  1. hocam örtülü olarak faiz arttırımının pek bir etkisi olmadığını gördük.MB nın siyasi etkiden kurtulup açıktan arttırım yapması gerekmezmi ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerekir. MB da bunu görmüştür muhtemelen ama her gördüğünü yapacak durumu yok sanırım.

      Sil
    2. Yani Abraham Maslow'un dediği gibi MB elindeki çekiç ile her şeyi faiz arttırımı ile halledebileceğini mi düşünmektedir soruna geçici çözümler bulmaktansa neden kalıcı çözümlerin peşinde değildir.

      Sil
    3. MB'ye haksızlık etmeyelim. Onun elindeki araçlar yalnızca para politikası araçları üstelik onları da tam kullanamıyor. Kalıcı çözüm için yapısal reformları yapmak lazım. O konuda yetkş MB de değil hükümette.

      Sil
  2. Hocam yazı için teşekkürler çok açıklayıcı bir yazı olmuş.Hocam burda sizce belirleyeci olan sizce FED mi MB olacak

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Her ikisi de önemli olacak.

      Sil
  3. hocam 2015 yılına girmeden Türkiye için yapısal reform listesi hazırlamıştınız. Bunlardan bir taneside bütün partilerin anayasa görüşmelerine katılıp anayasanın şekillenmesiydi.Hatta bütün partiler katılmadığı durumda reform özelliğini yitirir demiştiniz.Şuanda da bütün partilerin katılımının olmadığını,uzlaşma sağlanamadığını görüyoruz.Bu durum hakkında şuanki görüşlerinizi merak ediyorum.Teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. TBMM'den geçen Anayasa teklifi bence bir anayasanın hiçbir özelliğini taşımıyor. Üzerinde bir toplumsal uzlaşma yok. Anayasa teklifini destekleyenlerin çok büyük çoğunluğu tam olarak neyi desteklediğini bilmiyor. Toplum yaşamının her alanında taraftarlık sendromu yaygın hale gelmiş durumda. Bu durum maalesef bir toplumun en önemli sözleşmesi olan anayasaya da yansımış bulunuyor.
      Türkiye'nin tarihi sürekli yasa değişiklikleriyle dolu. Ve o nedenle de bir türlü başarıya ulaşılamıyor.

      Sil
    2. Bence karsi cikanlar neye karsi ciktiklraini bilmiyorlar. Her tartismada bu ortaya cikiyor. Su degisecek bu degisecek diyorlar, bir bakiyorsunu degisecek dedikleri mevcut anayasada var.

      Sil
    3. Mevcut anayasada var dediğiniz zaman olayı çarptırmış oluyorsunuz. 18 maddelik değişimi bu şekilde göstermek açık açık halkı kandırmaktır. Tek kişilik yöntemi aşırı güçlere kavuşturup, denetlenemez hale getirmek mevcut anayasada yoktur.

      Sil
    4. Adsiz 10:08, Su an mevcut anayasada Cumhurbaskani'ni nasil denetliyorsunuz?

      Sil
    5. " bir bakiyorsunuz degisecek dedikleri mevcut anayasada var"
      madem öyle o zaman niye ısrarla değiştirmek istiyorlar kuzucum?

      Sil
    6. Adsiz 12:41, degisecek dedikleri seyler mevcut anayasada var diyorum. Bu anayasa degisiklileri bir seyleri degistirmiyor demiyorum. Pek tabi cok onemli seyleri degistiriyor. Mesela HDP'nin degisecek anayasa ile salt Kurt kimligi uzerine, terori destekleyecek sekilde politika yapmasi ile yurutmede asla yer bulma imkani kalmayacak, bu degisiyor. HDP'nin halkin tumunun ya da cogunun kabul edebilecegi tarzda politika gutmesi ancak o sekilde siyasal ortaklar edinebilmesi mumkun olacak. Diger partiler icin de gecerli. Hem halkin degerlerine, kutsalina saldirip hem de guya halk icin politika dayatma gunleri tarih olacak. Siyaset yapma bicimleri degisiyor deseler, bunlar mevcut anayasada da var demezdim.

      Tek adammis, diktatorlukmus, parti devletiymis. Bunlar gecmisin fobileri. Gariptir ki bu anayasa degisikligine karsi gelenler, gecmiste 'su gelecek, bu gelecek' dedikleri seylerden hic zarar gormemis, aksine fayda gormus olanlar.

      Korkmayin milletini seven milletine zarar vermez, milletini begenmeyen, asagilayandan korkun siz.

      Sil
  4. Bu sene performansiniz iyi. Kaldi 94 yazi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yanlış hesap. Kalan yazı sayısı 194.

      Sil
    2. Yorumlari saymiyorum.

      Sil
  5. "Asıl olan sistemi yapısal olarak değiştirebilmektir."

    Yani, "Cumhurbaşkanlığı sistemi"nin gelmesiyle ülkemizin tekrar güçleneceği mi demek istiyorsunuz Mahfi Bey?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayır. Baştan sona bilime dayalı bir sisteme geçmeyi kastediyorum. Benim kastettiğim yapısal değişiklik uygar ülkelerin kabul ettiği sisteme geçiş değişikliği. Yapılmakta olan ise bunun tam tersi. Güçlenmekten kastınız ne bilmiyorum. Ama bu yolla demokrasinin güçlenmeyeceği tam tersine güç kaybedeceği çok açık görülebiliyor.

      Sil
    2. Niye kaybediyor gorduklerinizi bizimle de paylasirisiniz? AK Parti ilk iktidar geldiginde 30% oy ile meclisin yarisini aliyir diye sikayetlenmiyir muydu bugun iktidarin sadece halkin cogunluk oyunu alabilenin olmasina karsi cikanlar? Hangi bilimsel kritere gore demokrasi huc kabediyor?

      Sil
    3. Hocam adsiz 13:57 ve benzerleri icin gucler ayriliginin nicin onemli oldugunu berrak bir sekilde anlatan bir yazi yazarsaniz cok makbule gecer diye dusunuyorum.

      Sil
    4. Adsiz 13:57 once yeni anayasa taslagini tarafsiz gozle oku sonra yorum yaz. Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaz hadi bakem kolay gelsin.

      Sil
    5. Sayısal olarak mı yarısı? Oy verenlerin yarısını mı?

      Sil
    6. Unknown 17:57, gucler ayriligi gelen anayasada daha da pekisiyor. Bugun bakanlar ayni anda millet vekili, yeni anayasa ile olmayacak. Bir millet vekili, hakimlik yapsa bunu kabul eder misiniz?

      Cehalet, komiklik yaparak degil, bilmediklerinizi ogrenerek giderilir.

      Sil
    7. 80 milyonluk bir ülkenin Anayasasinda 177 asil 2 de gecici madde var. Su anda sadece 18 tanesini degistirmeye calisiyoruz. ve bu maddelerin hemen hemen hepsi Cumhurbaskani yetkilerinin degistirilmesi Meclisin Baypas edilmesi. Bakanlar kurulunun tek kisi tarafindan secilmesi.. Anayasa mahkemesi üylerinin yine tek kisi tarafindan cekilmesi. hatta vali ve kaymakamlarin bile yine bu tek kisi tarafindan secilmesi ile ilgilidir. ülkenin ve halkin evrensel degerler ve haklar üzerinden yiginla sorunu varken sadece bu 18 madde ile demokratiklesecegimizi ve ekonomik,sosyal. egitim, saglik , bilim, diger alanlarda sihirli bir degnek degmiscesine tavan yapacagimiz saniliyorsa "Adsiz 13:57 " dibine Kadar hakli. Bu millet son defa büyük bir dahinin öncülügünde 1919 da baslayarak tarih yazdi, küllerinde dogdu. Maalesef gecen sürede köprünün altindan tersine cok sular akti. öyle gözüküyor ki Bu millet iradesizce 6 ay icinde öyle bir tarih yazacak, küller öyle bir savrulacak ki toplayabilene askolsun..

      Sil
    8. Adsiz 00:54, meclis bypass ediliyorsa mevcut duzende de halk by-pass ediliyor oyle mi? Meclis yerine duruyor, hatta uye sayisi artiyor, temsil ozelligi daha da artiyor.

      Bakanlar kurulu su anda 10 kisi tarafindan mi seciliyor? Bugun basbakan seciyor, degisiklikle CB tarafindan secilecek. Gene 1 kisi, gene 1 kisi.

      Anayasa mahkemesinin uyelerinin secilmesi ile ilgili degisen tek sey, 2 tane askeri yargi uyesinin artik olmamasi. Onun disinda mevcut ile degisen bir sey yok.

      Vali ve kaymakamlarin atamasi anayasa ile degil kanunlarla duzenlenir. Zaten teki, uclu kararname ile, teki ise bakanlar kurulu onayi ve CB 'onayi' ile ataniyordu. Simdi de degisen bir sey olmayacak. CB ile Basbakan birlesmis olacak sadece.

      Diyorumya karsi gelenler, daha neye karsi geldiklerini dahi bilmiyorlar. Anca 'ocu' gostermeye calisiyorlar. Bilmiyorlar, ama karsilar.

      Salt ideolojiden ve etnik ayristirmadan ibaret, siyaset yapmayan, halkin cogunluguna erisemeyen partilerin iktidar sansi olmayacak. Degisen bu.

      Sil
  6. Üçüncü bir ihtimal daha var. O da her iki opsiyonu da aynı anda uygulamak. Yani politika faizini beklenenin az üzerinde artırıp yine diğer araçları da bu kez daha az kullanıp zımni (örtülü) faiz artışı ile "idare edebilir".

    Yani ancak "idare edebilir". Yasayla belirlenmiş tek amacı Türk Lirası'nın istikrarını sağlamak olan kurumun daha gerçekçi çözümler üretmesi gerekli. (http://www.mahfiegilmez.com/2017/01/merkez-bankas-faizleri-ve-faiz.html linkteki yazınızda paylaşmıştınız TCMB Faiz Politikası Araçları'na ait detayları)

    YanıtlaSil
  7. Operasyon Çekmeye Devam...

    Hafta içinde Cumhurbaşkanlığı Külliye'sinde ekonomi sorumlularının katıldığı, 'döviz zirvesi' olarak adlandırılan bir toplantı yapıldı. Sonrasındaki açıklamada, yaşanan sürecin geçici, etkilerinin sınırlı kalacağı söylendi. Anlaşıldığına göre, dövizdeki yükselmenin nedeni 'spekülatif bazı yaklaşımlardı' ve amaç Türkiye'ye diz çöktürmekti... Şaşırtıcı olmayan şekilde o gün dolar daha da yükselerek kapandı. Çünkü doların niçin yükseldiğine yanlış teşhis konuluyor ve bunu gören iş dünyası kendisini sağlama almak üzere dövize yüklenmeye devam ediyor.

    Maalesef ortada akla zarar bir durum var. İbrahim Kahveci bıkmadan usanmadan rakamları önümüze koyuyor. 2003-16 arasında Türkiye ekonomisi kabaca 500 milyar dolar açık vermiş, ancak aynı sürede 600 milyar gelmiş. Yani 'küresel finans' AK Parti döneminde Türkiye'nin büyümesini desteklemiş, cari açığın kapatılması, yatırımlar için gereken sermayenin bulunması dış sermaye sayesinde olmuş. Her nedense 'üst akıl' bu 13 yıl boyunca AK Parti'yi devirmek, ülkeyi bölüp parçalamak gibi bir hevesin peşinde olmamış. Üstelik reel faiz oranları makul seviyelerde kalmasına rağmen...

    Son birkaç ayın döviz mevduat hesaplarına gelirsek, rakamlar yabancıların toplamda 1,5 milyar dolarlık döviz alırken, yerleşiklerin 4 milyar sattığını gösteriyor. Yabancı çıkışı önemsiz kalmış ve totalde piyasaya ek döviz girmiş.

    Peki, o zaman döviz niye böyle yükseliyor? Herkesin bildiği basit gerçek şu: Özel sektör dövizle kredi kullanıyor ve dövizde istikrar olmadığı için firma yönetimleri bir an önce döviz satın alarak borçlarını ödeyebilmeyi garantilemek istiyorlar. İyi de, özel sektörün döviz ihtiyacı 13 yıldan bu yana var ve her yıl arttığına göre (yani özel sektör muhtemel bir döviz kuru artışı karşısında her zaman paniğe kapılma eğilimi gösterebileceğine göre), acaba böyle bir olay şimdiye kadar niçin olmadı da şimdi oldu?

    Rakamlar 'suçlunun' spekülatörler ya da Türkiye'yi çökertmeyi planlayan şeytani örgütler olmadığını açıkça gösteriyor. 'Suçlu' içeride... Ama kredisini kapatmak için uğraşan, ya da mecburen küçülmeye çalışan işletmeler değil. Yaşananlara doğru teşhis koymayı beceremeyen, o teşhisi ideolojik olarak reddeden ve kendi başarısızlığı ile yüzleşmeyen ekonomi yönetimi.

    Dönemin farklılığı FED'in faiz artıracak ve küresel sermayenin 'merkeze' doğru çekilecek olduğuna dair yaygın beklenti. Dolayısıyla Türkiye öyle bir strateji izlemeli ki ekonominin ihtiyacı olan döviz, aksamadan bulunabilsin. Bu çok da zor bir olay değil... Çünkü FED, faizi her seferde sadece 0,25 puan artırıyor ve Türkiye de çok ufak ayarlamalarla reel faizini cazip kılmaya devam edebilir. Ekleyelim: Türkiye'nin ülke riski de nispeten düşük. Örneğin biz %3 reel faiz verirken Rusya %5 vermek zorunda...

    Öte yandan, FED belki de faiz artırımına gidemeyecek. 2016 yılında öngördüler ama olmadı. Yani acil bir durum da yok.

    Yapılması gereken tek şey, gerektiğinde doğruyu yapacağına dair algı yaratmak ve bu algıyı söz ve eylemle beslemek... Oysa hükümet bunun tam tersini yaptı ve yapmaya da devam ediyor. Sistematik bir şekilde yanlış yapacağınızı söyler ve bu tercihinizi akla ziyan bir 'teoriye' bağlarsanız, iş dünyasının nasıl tepki vermesini beklersiniz? Tabi ki şirketler kendini sağlama almak isteyecek ve döviz toplamaya devam edecektir.

    Hiç gerek yokken toplumca ödenecek olan bu zararın sebebi dış dünya veya spekülatörler değil; kendisine operasyon çekecek kadar gerçeklerden uzaklaşan ekonomi anlayışı.

    Etyen Mahçupyan
    20 Ocak 2017

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şimdiye kadar okuduğum durumu özetleyen en güzel yorum. Teşekkürler.

      Sil
    2. Bunlar siyaset yorumlarindan ekonomiye gectiyse ikna oldum sorun ic kaynakli. Oran da vermis ne guzel valla 3 de yetmez 5 olsun.

      Sil
    3. Etyen mahcupyan neredeyse 5-6 aydır ekonomi yorumları yapıyor aklı başında verilere dayanan üst yorumlar ha bence samimi mi değil geçti borun pazarı dedirtiyor bana her zaman bu sıkıntılar 2013te de 15 de 16 da da vardı..bi de aynı gazetede ibrahim kahvecinin
      makaleleri de yere sağlam basıyo

      Sil
  8. Merkez Bankası'nın yıl sonu dolar kuru tahmini(3.86) hakkında ne düşünüyorsunuz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İkji konu var: (1) BU tahmin Merkez Bankası'nın kendi tahmini değil. Bu tahmin MB'nin yaptırdığı anket sonucunda piyasa aktörlerinin tahminlerinin ortalaması. (2) Diyelim ki bu tahmin tuttu. Bu bizi kabaca 3,80'lik bir yıllık ortalamaya götürür. 2017 yılında GSYH'nın kabaca 2.700 milyar TL olduğunu düşünürsek bu da bizi kabaca 710 milyar dolarlık bir GSYH'ya götürür. Yani GSYH'mız 860 milyar dolardan 710 milyar dolara, kişi başına gelirimiz de 11 bin dolardan 8.800 dolara düşecek demektir. Yani en iyi tahminle bile bu yıl Türkiye ciddi gelir kaybı yaşayacak demektir.

      Sil
    2. Siz harcamalarinizi dolar ile mi yapiyor sunuz?

      Sil
    3. 3.86 cok optimistik hayali bir tahmin. Daha dune kadar Dolar 3.94u gordu. Turkiye icin belirtilen ic ve dis riskler henuz ortaya cikmadi referandum sureci ve sonrasi kredi kurulusllari notlari ve Trump politikalari buna mukabil FED. Dolaylayin Dolar bu sene 4lu rakamlari gorecegimden hic kuskum yok.

      Mahfi beyin dedigi gibi kisibasina gelir dusecek eger 4lu rakamlarda yillik ortalamaya girersek 8000 dolarli rakamlari bile yad edebiliriz.

      Sil
    4. 11 bin ne zaman oldu ki?

      Sil
    5. 2017 yılında GSYH'nın kabaca 2.700 milyar TL olacağını öngörmüşsünüz ama dolar artınca ihracat olumlu yönde artabilir ve çok şeye zam geleceği için GSMH TL bazında yükselir diye tahmin ediyorum. Ancak maaşlara enflasyon kadar zam gelmezse halk gerçekten fakirleşir.

      Sil
  9. Üniversiteye girecek gençlere ekonomi,işletme veya psikoloji bölümlerinden hangisini önerirsiniz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu konuda blogda yazım var.

      Sil
    2. Adsiz senin bahsettigin sirada oneririm.

      Sil
  10. Türkiye'nin ekonomisini nasıl görüyorsunuz,sizce bu durum düzelir mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Düzelmeyecek bir şey yok. Yeter ki doğru önlemler alınsın, yapısal reformlar bilime uygun olarak yapılsın. Durumu düzeltmenin yolu zihniyeti düzeltmekten geçer. Onu düzeltmezsek durumu düzeltmeyiz.

      Sil
  11. hocam, abd trump ile birlikte korumacı anlayışa geçerse dolar hem dünyada hem de bizde değerlenir diye düşünüyorum. bu konudaki düşünceniz nedir hocam ?. saygılar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Trump'ın korumacılığı güçlendirmesi, Amerika sanayi yatırımları ABD'ye geri çekmesi ABD ekonomisini ve dolayısıyla Doları güçlendirir. Dolayısıyla bu gidiş hem dünya paraları hem de TL için pek iyi olmaz. Buna karşılık Doların çok güçlenmesi ABD ekonomisi için de iyi sonuçlar vermez. Çünkü ABD malları rekabet gücünü kaybeder. Trump ile birlikte ilginç bir dönem yaşayacağız.

      Sil
  12. burak denktaş21 Ocak 2017 18:47

    2023 yılında Türkiye'nin ekonomisini nasıl öngörüyorsunuz? Bana göre ekonomik anlamda vaat edilenler tamamen hayal ürünü, hele böyle giderse,tam fiyasko.siz ne düşünüyorsunuz, ekonomi geleceği hakkında?

    YanıtlaSil
  13. hocam, saygılarımı sunuyorum. trump, hem güçlü dolardan yakınıyor hem de büyüme hedefini yıllık bazda %4 olarak belirliyor. kendi içinde paradoks yaşıyor adeta. zira: abd ekonomisinin büyüme hızını artırması demek enflasyon artışını ve bu durumda faiz artışını getirir demektir. faiz artışı da dolara yönelik sermaye hareketlerinin artması ve doların değerlenmesi demektir. kısacası kanaatimce bu saatten sonra trump ne yaparsa yapsın iktisadi şartlar genel olarak doların değerlenmeye başlaması ve dünya genelinde ve özellikle de bizim gibi gelişmekte olan ekonomilerde dolar kurunun giderek yukarı yönlü olmasını gerektirmektedir. mesela 2000 başlarında abd nin büyümesinin artması gelişmekte olan piyasaları da büyümeye götürmüştür ancak şu an itibariyle tam tersi bir iktisadi etki söz konusu olacaktır.2000 başlarında abd de faizler yüksek seyrediyordu ve yavaşlama yaşanıyordu. yeniden büyümeyi artırmak adına faizler adım adım indirilmişti ve fed parasal genişlemeyi hızla artırmıştı. müthiş bir dolar bolluğu vardı dünyada ve bu dolar likidite bolluğu zayıf dolara neden olurken bizim gibi ülkelerde ucuz dış kaynaklarla beraber harcamalar patlaması yaşandı ve enflasyon düştü faizler indi. oysa artık abd daha ihtiyatlı ve balon yaratmadan büyümenin peşindedir. dikkat edilirse trump, üretime ve üretime dayalı yatırım artışlarına dayalı istihdama dayalı büyüme ivmesi yakalamak üzerine konuşmalar yapıyor. üretici kesimleri korumaktan bahsediyor. kısacası 2000 başlarında başlayan iktisadi konjonktür artık hızla değişmeye başladı ve abd nin yeni büyüme şekli dünya genelinde ve bizde doların giderek kıtlaşmaya başlayabileceğini ve güçlenen dolar realitesinin öne çıkabileceğini gösteriyor. hocam, ne dersiniz?.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet haklısınız Trump'ın görüşleri henüz yerli yerine oturmamış görüşler. Kendi içinde birçok çelişkiyi taşıyor. Buna karşılık bu yaklaşımlar Trump'ın dediğinin tam tersine olur da doları güçlendirirse bizim gibi ekonomilerin işi zorlaşır. 2017 sadece zor değil aynı zamanda tuhaf bir yıl olacak gibi görünüyor.

      Sil
    2. Trump cahil. Ekonomiden anlamiyor.

      Sil
  14. Sayın Eğilmez,

    Merkez bankası yukarıda verdiğiniz seçeneklerden birincisini seçerse (Bence kurdaki düşüşün verdiği cesaret ve gelebilecek baskılar nedeni ile öyle yapacak) kur buna nasıl cevap verir? Özellikle de Fitch'in bence henüz piyasa tarafından tam olarak fiyatlanmamış olası not düşürmesini de göz önüne alırsak MB bu seçeneği tercih ederse kısa süre sonra 2. seçenekte belirttiğiniz oranların çok daha üzerinde bir faiz artırımına gitmek zorunda kalabilir mi?

    Saygılar....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. MB ilk yolu seçerse sanırım kur üzerindeki baskıyı yine dolaylı yollarla artırmaya devam edecektir. Örneğin ortalama fonlama maliyetini yüzde 9,50 dolayına çıkarmak için geç likidite penceresi kullanımını daha fazla zorlayacak, ayrıca TL'yi sıkıştırıp Dolar likiditesini artırma hamlelerine devam edecektir. Buçok uzun süre götürülebilecek bir politika değil. Çünkü piyasada bir süre sonra TL likiditesi sıkışıklığı yaşanabilir ve bu bankalardan çok reel sektörü sıkıştırabilir.
      Böyle bir durumda geç kalındığı için açık faiz artırımı ne yazık ki başlangıca göre daha yüksek oranda yapılmak zorunda kalabilir.

      Sil
  15. Mahfi bey bugun bir yazi okudum... Yazida kisaca OHAL ile el konulan boydak , bankasya ipek holding ve 100.000 memurun hukuksuz ihraci sebebiyle tazminst odeyecegini kesin gibi yazmis... Emsal kararlarda vermis mesela 2001 de hsyk nin sacit kayasu isimli hakim icin 41.000€ odendigi... Emsal olsa sadece memurlar 4-5 milyar€ yapiyor... Gorusunuz nedir acaba?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haksız yere yapılan bir işlem varsa ve bu mahkemece tescil edilmişse tazminat ödenmesi doğaldır.

      Sil
    2. Turkiye tarihinde daha once ne zaman devleti ele gecirmeye calisan, devletin silahlarini devlete cevirten bir orgutun mallarina el konulmus da emsali olacak? Az hesaplamislar en az 40-50 milyar euro. bir de Euro hesaplamislar, ac tavuk iste.

      Sil
  16. [1/2]

    2017 Davos Zirvesi: "Kapitalizmin neoliberalizm ile yüzleşmesi"

    2016'daki dünya gündemi 2017'ye aktarılıyor, hattâ sorunlar daha da yoğunlaşıyor. 17-20 Ocak 2017 Davos'ta "Dünya Ekonomik Forumu"nun (World Economic Forum, WEF) gündemine bakıldığında, küresel kapitalizmin liderleri de benzer şekilde düşünüyor! Davos'ta gündem; günümüz kapitalizminin, neoliberalizmin sonuçları ile yüzleşmesi.

    NEOLİBERALİZM ELEŞTİRİSİ!

    "Davos Zirvesi" öncesi, Zirve'nin gündemini ve genel perspektifini belirleyen bir çerçeve metin olarak Küresel Riskler Raporu (GRR) yayımlanır. Bu yılki rapor, ilginç vurgular içeriyor. Rapora göre, 2008'deki finansal çöküş sonrasında ekonomik toparlanmanın zayıf olması, son dönemde ortaya çıkan "müesses nizam karşıtı popülist hareketler" sorununun bir yanını oluşturuyor. Meselenin diğer yanı ise, ekonomik büyümenin canlanmasının ekonomideki sorunların üstesinden gelmeye yeterli olmaması.

    Nedir bu sorunlar? "Gelir eşitsizliği" en başta. Raporda, 20. yy. boyunca sanayileşmiş ülkelerde gelir eşitsizliğinin istikrarlı bir şekilde azaldığına işaret ediliyor. Buna karşın, 1980'lerden itibaren bu eğilim bozuluyor. ABD, İngiltere ya da Kanada gibi ülkelerde en çok kazanan %1'lik kesimin geliri hızla artmaya başlıyor (GRR, 2017, 11). Burada yapılan, utangaç da olsa bir neoliberalizm eleştirisi. Zira, sorun eğer gelir eşitsizliklerinin artması ise, ve bu 1980 sonrasında olduysa, bunun sorumlusu "neoliberal politikaların kendisi"dir.

    İşin ironik yanı, şimdi Davos'ta dahi eleştirilen neoliberal politika paketi, 1970'li yıllardaki krizde sermayenin küresel eşgüdüm ihtiyacını karşılamaya yarayan "Davos Zirvesi"ni oluşturan temel ilkelerden biriydi! "Küreselleşme", "serbest ticaret", "özelleştirme" ve "emek piyasalarının esnekleştirilmesi" gibi öneriler, çoğu kez güçlü bir şekilde bizzat "Davos Zirvesi"nde dile getirildi. Şimdi yaşanan; kapitalizmin liderlerinin, bir dönem önce kapitalizmin krizinden çıkış için önerilen sermaye programı olan neoliberalizmin yarattığı sonuçlarla yüzleşmeleri!

    Küresel Riskler Raporu'ndaki "neoliberalizm eleştirisi" burada bitmiyor. "2008 çöküşü" sonrasında krize karşı verilen politika tepkisi de eleştiriliyor. Buna göre, 2008 sonrasında ana politika tepkisi "para politikası kanalı" ile şekillenmişti. "Miktarsal genişleme programları (QE)" ise bu kanaldan gelen temel uygulama oldu. Ancak "miktarsal genişleme uygulaması"nın sonucu, gelir eşitsizliklerinin artması oldu: Finansal varlıkları elinde bulunduranların gelirleri hızla artarken, diğer kesimlerin gelir artışları kayda değer olmadı. (GRR, 2017, 12).

    KAPİTALİZMİN KRİZİ

    Raporun genel çerçevesi, kapitalizmin yapısal mantığını yansıtması açısından oldukça ilgi çekici, özellikle teknolojik gelişmenin yönetilmesi ile ilgili kısımları. Raporda, bir yandan teknolojik gelişmelerin yarattığı sosyal ve ekonomik sorunlar ortaya konuyor, diğer yandan da teknolojik gelişmenin zorunlu olduğu. Hem teknolojik gelişmenin yıkıcı etkilerinin ortaya çıktığı bir dönemde olduğumuz vurgulanıyor, hem de 4. Sanayi Devrimi (4IR) ile teknolojik gelişmenin süreceği belirtiliyor. Tam da Karl Marx'ın altını çizdiği gibi, teknolojik gelişme bir yandan bir zorunluluk, diğer yandan krizlerin katalizörü.

    > > > > >

    YanıtlaSil
  17. [2/2]

    Kapitalist üretim yapısında firmalar üzerindeki rekabet baskısı, emekçilerin üretim sürecinden kovulmasıyla sonuçlanan teknolojik gelişmelerin temel itkisidir. Diğer yandan, üretim faaliyetinde değer yaratan yegâne unsur "emek gücü"dür. Bu, bizi bir paradoksa getirir. Firmalar rekabet nedeniyle teknolojik gelişmeyi hızlandırdıkça, emek gücünü üretim sürecinden kovarlar. Emek gücü, değerin kaynağı olduğu sürece, emekten tasarruf eden teknolojilerin geliştirilmesi, kâr oranını düşürecektir. Kısacası: Teknolojik gelişme, hem kapitalizmin alamet-i farikasıdır, hem de onun krizinin kaynağı.

    Rapor'a dönersek: 1997-2007 arasında, ABD'de imalat sanayinde gerçekleşen iş kayıplarının %86'sının üretkenlik artışı nedeniyle, sadece %14'ünün ticaret nedeniyle gerçekleştiğine işaret ediliyor (WRR, 2017, s. 14). Buna ek olarak; teknolojik değişimin, gelirin emekten sermaye aktarılmasına neden olduğuna dikkat çekiliyor. OECD verilerine göre, 1990-2007 arasında emeğin milli gelir içindeki payının azalmasının en önemli nedeni (%80'i) teknolojik gelişmeler (WRR, 2017, s. 15).

    DEMOKRASİNİN KRİZİ

    Raporda dile getirilen bir başka konu başlığı ise, Batı demokrasilerinin krizde olup-olmadığı.

    Özellikle ekonomik krizin etkisiyle gelişen "müesses nizam karşıtı hareketlerin giderek güçlenmesi" bir endişe kaynağı hâline gelmiş durumda. Raporda demokrasinin krizi için üç neden sıralanmış:

    (1) Hızlı ekonomik ve teknolojik değişme,

    (2) Sosyal ve kültürel kutuplaşmanın derinleşmesi,

    (3) Hakikat-sonrası (post-truth) siyasi tartışma.

    Bu krizi aşmak için ise "duyarlı ve sorumlu liderlik" öneriliyor. Kısacası, "Davos" bu yıl; "liderler, küreselleşmiş piyasa kapitalizmi tarafından göz ardı edilen insanların samimi öfkesine nasıl karşılık verebilir?" sorusunun yanıtını aramak için toplanıyor. Yani, küresel sermayenin; dünya liderlerine, potansiyel isyanlarla baş etme yollarını öğrettiği bir çalıştay niteliğinde.

    KAPİTALİZM DİKİŞ TUTMUYOR!

    Kısacası, kapitalizm dikiş tutmuyor!

    2008'den beri "Davos" benzeri uluslararası platformların gündemini belirleyen başlıklara bakıldığında; sadece ekonomik anlamda değil, siyasal ve sosyal olarak da kapitalizmin tarihindeki en önemli krizlerden birinin içinden geçmekte olduğumuzu anlayabiliriz.

    Henüz ortada kapitalizmi aşmaya yönelmiş kuvvetli sosyal hareketler yok. Hattâ genel eğilim; patlayan dikişlere yama yapmakla sınırlı.

    Önümüzde duran sorun şu:
    2008'den itibaren dünyanın farklı yerlerinde saman alevi gibi parlayıp sönen itirazların sistemik bir program etrafında birleştirilmesini sağlamak. Bu, herhangi bir tadilat çabasının dahi çalışanlar lehine sonuç vermesinin tek koşulu.


    Doç. Dr. Ümit Akçay
    İktisatçı
    16 Ocak 2017

    YanıtlaSil
  18. Sayın Mahfi bey,
    Yazılarınızı ilgiyle okuyorum.Siz 1. mi yoksa 2. mi ihtimalin oluşmasını bekliyorsunuz?
    Diğer sorum ise faiz arttırımına gidilirse,bu hareket doları ne kadar bir süre frenler?(endeksin sabit kaldığı varsayımıyla)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Biliyorsunuz ben MB'nin ne yapacağı konusunda görüş bildirmiyorum. Ben sadece alternatifleri sıralayıp, ne yapılması gerektiği konusunda görüş yazıyorum. Çünkü MB'nin hangi koşullar, hangi baskılar altında karar aldığını bilmiyorum. Bence yapması gereken şey 2. seçeneğe göre adım atmaktır. Çünkü şeffaflık, öngörülebilirlik, sürprizlere yer vermemek ekonomi politikası uygulamasında her zaman en doğru yöntemdir. İnsanlar o zaman size güvenir, dediğinizin arkasında olduğunuz görür ve ona göre size inanır.
      İkinci sorunuzun yanıtı kolay bir yanıt değil. Çünkü Trump'ın da Dolar endeksine katkıları var. Yani sadece bize bağlı bir durum yok. Belki yılın ilk 15 gününde bize daha bağlı bir hareket söz konusuydu ama artık öyle değil. O nedenle faiz artırımı mutlaka orta vadeli üçlü bir ekonomik reformlar programıyla desteklenmeli. Aksi takdirde faiz artırımının etkisi kısa sürede kaybolur gider.

      Sil
  19. Hocam elinize sağlık. Yine güzel bir yazı olmuş.
    Hükümetin Başçı dönemiyle beraber uyguladığı "parasal deney" olarak adlandırılan politikalar başka ülkelerde var mı yoksa Türk icadı mı (başarısız bir icat olduğu kesin)?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gelişmiş ülkeler genellikle ekonomi politikasını şeffaf, öngörülebilir ve sürprizlerden uzak olarak uyguluyor. Bizde ise faiz artırımı konusunda baskı olduğu için bu tür icatlar ortaya çıkıyor. Biraz çaresizliğin yarattığı icatlar bunlar ama hiç bir zaman asıl yapılması gerekenin yerini tutamıyor. Umarım yan etkileri çıkmaz.

      Sil
  20. hocam, sizi bir döviz bürosundan çuvallarla dolar alırken görmüşler ;-)

    insanlara 'dolarınızı bozdurun' diyenlerin bizzat kendisi ve etrafındaki şahıslar, acaba, dolar tutuyorlar mı kıyıda köşede, 'kötü günde lazım olur' niyetine?

    sanırım önce 'dolarınızı bozdurun' diyenlerin samimi davranıp, hiç dolar tutmamaları lazım! nasıl buluruz bunun cevabını?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Döviz alacak olsam bankadan oturduğum yerden almak varken döviz bürosuna niye gideyim? Yurt dışına geziye giderken nakit olarak götürmemiz gereken miktar dövizi almanın dışında döviz bürosuyla işim olmaz.
      Sorularınızın yanıtlarını bilmiyorum.

      Sil
    2. Sizin işiniz olmayabilir ama bankaya yatırarak "kayıt içine" almak istemedikleri nakit TL'leri olanların çok işleri oluyor döviz bürolarıyla.

      Sil
  21. Bu karşılıksız yazılarınız için teşekkür ederim. Her en az 10 defa sitenize girip bütün yorumları bile okuyorum. Sayenizde iktisadi yorum yetenegim artıyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. benim asıl amacım da zaten mümkün olan çok sayıda kişinin ekonomik konularda analiz yapabilmesine imkân sağlamak, onlara yol göstermek.

      Sil
    2. Hocam sizden analiz dinlemek çok keyifli. Özellikle benim gibi konudan uzak kişilere bile birkaç şey öğretebiliyorsunuz. Aslında yıllar önceki TV programlarınızı da çok keyfile izlerdim. (Asaf hoca ile yaptığınız.) Keşke o program da geri dönse..
      Tekrar teşekkür ederim.

      Sil
  22. Hocam faiz son 7 iş gününde %10 artmış ama kur %3 düşmüş ortalama. Bence bu toplantı MB'nin en rahat toplantısı olacak çünkü hiç bir şeyi değiştirmesine gerek yok değiştirmesi gereken tek şey; Geç Likidite Penceresini %11 yapmak sizin dediğiniz gibi. Şuan zaten tek kullanılan faiz bu olduğu için haliyle bizim politika faizimiz de bu olmuş oldu. Tek ihtiyacımız olan şey ise ortalama fonlama maliyetinin %11'e gelmesi için biraz zaman. Sürekli %11 ile fonlarsa piyasayı bir sonraki toplantıda ortalama fonlama maliyeti %11 olmuş olur ve sadeleşme adımı tamamlanmış olur bu şekilde.

    Sonra Fed faiz arttırır ve biz yine bozuk plak gibi aynı şeyleri konuşmaya devam ederiz.

    Sanayi 4.0? Bu sistemi güçlendirecek, geliştirecek yapısal reformlar? Neden bunlar hiç konuşulmuyor tv'de? Tek duyduğumuz terör saldırıları ve yeni anayasa.

    Sürekli aynı şeyleri yapıp karşılığında farklı bir sonuç beklemek gerçekten çok tuhaf.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet aynı hatayı tekrarlayıp doğru sonuç bekleme hataların en büyüğü ama en yaygını.
      Hukuk reformunu, eğitim reformunu yapamamış bir toplumun sanayi 4.0'ı konuşması mümkün ama sonuç alması mümkün değil. Ne dersiniz?

      Sil
    2. Koç, Sabancı gibi büyük firmalar ile sanayi 4.0'ın ülkemize zorunlu gelişi, medyada haber olunca insanlar bilimin ve teknolojinin güzelliğini ve bunu üreten toplumların bunu nasıl başardıklarını merak edip araştırırlar, ilham alırlar ve umarım bu bir uyanış olur. Derim hocam. Einstein; "Bilinç bulaşıcıdır" der ve biz bu yolda olalım, sonucu olmayacak olsa da en azından yönümüz bu olsun, safımız bilim ve çağdaşlık olsun derim hocam. Umarım böyle olur..

      Birde geçen hafta, "MB'nin açtığı bir ihaleden ötürü 23 Ocak'ta piyasaya 2 milyar dolar girecek" diye bir haber okumuştum. Kurda aşağı yönlü bir baskı yaratacak bir miktar mı sizce? İyi akşamlar hocam.

      Sil
  23. Hocam,yazılarınızı takip ediyorum beğenerek okuyorum. Sizden bir ricam var.3.83 ten usd almıştım.19 Ocak Perşembe günü. Şimdi bu rakama gelme ihtimali nedir. Siz olsanız zararına bozar mısınız yoksa bekler misiniz? Acil yardım lütfen

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mahfi hoca bu tarz sorulara yanıt vermez.herkesin kararı kendine.

      Sil
    2. Ben, bu konularda görüş vermiyorum biliyorsunuz. Yani ben finans danışmanlığı yapmıyorum ne profesyonel olarak ne de amatör olarak.

      Sil
    3. Hülya hanım, Mahfi hoca bu konulara cevap vermiyor, ben de döviz uzmanı değilim ama size bir örnek vereyim. Çok olmadı, birkaç yıl önce 2.20'den dolar aldım, daha sonra dolar 2.05'lere düşünce eşimden fırça yedim!!! O dolarlar hâlâ duruyor. Bilmem anlatabildim mi?

      Sil
    4. Eşiniz bu durum karşısında önce özür dileyip,sonra da ödüllendirdi mi bari? 😀

      Sil
    5. 2.05'lerden de alıp maliyeti 2.12'ye getirdiğimden 2.60'larda ödülü aldım zaten :)) Üzeri bal-kaymak.....

      Sil
  24. Demokrasi için HAYIR.21 Ocak 2017 19:55

    sonuç yerine:
    "Çekici çiviyi ıskalayıp tahtaya vurmaya devam edersen tahtayı çatlatman muhtemeldir." (bir mahfiegilmez okuru)

    YanıtlaSil
  25. Bu USD/TL kuru hikayeside artık kabak tadı verdi hocam.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet haklısınız asıl kabak tadı veren de faiz meselesi. Ama olayı doğru bir çerçeve içine oturtup çözemediğimiz sürece bunu daha uzun süre konuşur, tartışırız.

      Sil
  26. Hocam hiç spor yazıları yazıyor musunuz? sporla ilgili misiniz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sporla ilgiliyim. Futbol, basketbol, voleybol maçlarını ve atletizm yarışmalarını izlerim. Tenis maçlarını da zaman zaman izlerim. Son olarak Perşembe akşamı Fenerbahçe - Panathinaikos basket maçına gittim.
      Son bir yıldır ekonomi gündemi ekonomi dışı yazı yazmaya pek fırsat vermiyor. Eskiden spor yazısı yazardım. Özellikle kadın voleybolu üzerine yazardım. Oradaki başarı bütün spor dallarından daha yüksek. Blogdaki eski yazıları tararsanız spor yazıları görebilirsiniz.

      Sil
  27. Hocam TCMB gecelik ve haftalık verdiği parayı nereden buluyor ağırlıklı olarak? Rezervler ve koridorun alt bandı %7,5'dan mı buluyor? İkisidir muhtemelen hangisi ağırlıklı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. MB parayı basıyor biliyorsunuz. Para bulmak onun için zor olmasa gerek. Ama bunun tabii bir sınırı var. Onun dışında açık piyasa işlemleri (APİ) yapıyor. Yani elindeki tahvilleri satıp piyasadan para çekiyor. Ayrıca bankalar kendisine para yatırıyor (gecelik borç alma faizi % 7,25.) Asıl ağırlık APİ de.

      Sil
  28. Merkez bankasinin enflasyonun uzerinde ve piyasa faizi ve devlet tahvil faizi olan %11.5 cikartmaktan baska caresi yoktur. Bu da asagi yukari 2.25 baz puan faiz arttirmi demektir. Ancak boylesi bir durumda, MB karariyla, yukselen issizligi artan durgunlugu tetikleyebilme riski tasimaktadir dahasi boylesi bir arttirim dolarin 3.50 seviyelerine gelmesine sebeb olur ki artik piyasa dolari 3.75lerde fiyatlamistir. Ihracat ve ithalatcilar 3.75i denge kuru olarak gormektedirler. Butun bu yukarida saymaya calistigim nedenlerden oturu merkez bankasi 2.25 baz puan arttirmamalidir
    merkez bankasi icin de alt limit 0.84 marjiyla asagi yukari 1 baz puandir. Ortalama bir faiz arttriminda soz edeceksek eger bu 1.50 baz puan ya da 1.75 baz puan olmalidir.
    Zaten hali hazirda analistlerin onerdigi faiz artisi beklentisindeki en yukseginden en dusugune baktigimizda bu rakamlarin da ortalamasini aldigimizda ortaya cikan rakmalar 1.50 ve zaman zaman 1.75 rakamlarini gostermektedir. Bu rakamlarin altindaki artis doviz piyasasinda ilk firsatta artisa meydan verir tipki kasim ve 2017 ilk haftalarda yasadigimiz gibi.
    Bu yukarida bahsettigim rakamlarin uzerindeki faiz artislarida piyasada durgunlugu ve issizligi arttirici yonde etki eder.
    Dolayisiyla MB icin en uygun rakamin 1.50 puan ve 1.75 baz puan oldugu kanatindeyim.

    Sizin goruslerinizi de bu yorumum hakkinda merak ediyorum sayin hocam

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 1,50 puanlık bir faiz artışı kurda oldukça önemli bir baskılayıcı etki yaratabilir. Ama MB bunu yapabilir mi emin değilim.

      Sil
    2. Benim okudugum analizler ve yaptigim analizler sonucu verdigim karar 1.50lik faiz arttirminin daha dogru olacagi yonunde. Kur uzerinde elbette baski yaratir zaten TL gercek reel degerinin cok cok altinda seyretmektedir. Ama gorunen riskler Tlnin reel olarak degerlenecegini degil de reel olarak daha da dusme dalgalanma riskini gostermektedir. Bu acidan 1.50lik faiz artisi kisa vadede dolari 3.65lere ceker ve onumuzdeki aylarda da 3.70-3.75 bandinda oynamasina imkan verir.
      Ancak 1.50nin altindaki faiz artisi maliyeti yuksek kur oynakligina ve dalgalanmasina firsat veren bir yaklasim olur. Boylesi bir durumda gelen Aylarda 4lu rakamlari telafuz eder ve deneyimleriz.

      Tum bu acilardan hareketle MBnin bu ay 1.50 faiz artisina gidip ilerleyen aylarda da marttan sonraki aylardaki toplantilarinda 0.25lik iki faiz arttirimin olmasi TLye guveni enflasyon acisindan da bu yili kurtarir.

      Sil
  29. Hocam
    Sizin tecrübenize istinaden bi soru soracağım geçen gün BİST'e 0.50 bi düşüş yaşandı sağlam hisselerde bu yüzde 3.10 bi düşüş yaşandı bunu nasıl yorumlayabiliriz? Teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Borsa konusunda uzmanlığım yok. O nedenle bu sorunuza yanıt vermem doğru olmaz.

      Sil
    2. Nesini yorumlayacaksın bu durumun endeks kadar düşmek zorunda değil ki her hissenin kendi dinamiği var...

      Sil
  30. Hocam merhaba,

    Yazınızı ilgi ile okudum. Genç bir mühendis olarak bugün Kolay Ekonomi kitabınızı aldım ve bitirdim. Ekonomi ile ilgili okur-yazar ve yatırımcı olmak yolunda ilerlemek istiyorum ve bolca uzunca okuyup anlamak istiyorum finans bilimini. Muhakeme yapabilecek bilinçli bir finans bilen mühendis olma amacındayım.Bu kapsamda kitabınız çok güzel bir başlangıç oldu. Devamında neleri okumalıyım ?
    Nereden devam etmeliyim ?
    Sevgiler,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Finans konusunda ilerlemek için üç temele ihtiyaç var: Matematik, temel ekonomi bilgisi ve muhasebe. Mühendis olduğunuza göre ilki sizde var. İkincisi için ilk adımı atmışsınız. Bunun devamında benim Makroekonomi ve Ekonomide Analiz kitaplarımı okumanızı öneririm. Bu kitapları da okuyunca ekonomi bilgisi meselesini de büyük ölçüde halledersiniz. Ekonomide Analiz kitabı size bildiğiniz analiz tekniklerini ekonomik konulara taşıma olanağı verecek diye düşünüyorum. Bu aşamayı da geçtikten sonra iyi bir genel muhasebe kitabı okumanız gerekir. Orhan Sevilengül'ün Genel Muhasebe kitabını okuyun. Hepsi tamamlandıktan sonra bir de finans sistemi ve piyasaları konusunda Frederic Mishkin'in Finansal Piyasalar ve Kurumlar kitabını okursanız bence finans bilen mühendis olma amacınızda esaslı yol almış olursunuz. Ondan sonrası uygulamaya girmenize bağlıdır.

      Sil
    2. Hocam verdiğiniz kitap isimlerini not aldım. Verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ederim.

      Sil
  31. Hocam ben boş veriyorum artık,zira sorunlarımızla,bizi yönetenlerin sorunu aynı değil ve hayat gittikçe pahalılaşıyor.Benim bu günkü zaferim ise mayşeden Grappa imalindeki %50 alkol verimimi %96'ya çıkarmam.Bunuda arge ve internasyonal forumlarda tartışarak 6 ayda başardım.Sorumsuz değilim ama 'hayır'cıyım.Bu ülkede nasıl Atatürk devrimlerini yaptı ise şimdikilerde kendi devrimlerini yapmaya çalışıyorlar.Referandumda başarırlarmı bilmem ama ilim bilim Atatürk'ün yolu der benim 6.sınıfa giden oğlum.Konunuzla ilgili olan yorumum ise Don Quijote işi.

    YanıtlaSil
  32. Mahfi bey, başkanlık sistemine evet diyenlerin emekli maaşları kesilecekmiş.

    Eğer bu yaştan sonra aç kalmak istemiyorsanız BAŞKANLIĞA #HAYIR

    İyi haftasonları...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim aç kalmam önemli değil. Önemli olan toplum aç kalmasın. Ayrıca beni tehdit etmenize gerek yok çünkü ben bu anayasa değişikliğine zaten karşıyım. Bunun reform değil deform olduğunu zaten söylüyorum.

      Sil
  33. Hocam selamlar. TCMB'nin BİST Repo yoluyla fonlaması nasıl oluyor tam olarak. TCMB bankalara fon verirken BİST'i mi araya koyuyor. Ayrıca bu yolla da epey fon verebiliyormuş önceden de. Neredeyse gecelik %8.5'dan fonlama kadar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. http://www.borsaistanbul.com/urunler-ve-piyasalar/piyasalar/borclanma-araclari-piyasasi/bankalararasi-repo-ters-repo-pazari

      Sil
  34. Hocam, merkez bankası faizi 9,12 iken bazı bankalar nasıl 10.75 gibi mevduat faizleri verebiliyorlar, gidip ihtiyaçları olan paraları MB'den alsalar ya. MB en uzun haftalık borç verdiği için mi böyle oluyor?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. MB'nin bu tür para vermesi limitli, sonsuz değil. Ayırca dediğiniz gibi bunlar çok kısa vadeli fonlar.

      Sil
  35. serhat köklü21 Ocak 2017 22:44

    mahfi hocam; yaşanan sürecin özetini her zamanki gibi bağımsız ve objektif nitelikte yalın ve duru bir üslupla anlatmışsınız; sizden ricam önümüzdeki sıcak havanın buharını koklamanız:
    a-merkez, önümüzdeki hafta ne yaparsa sürpriz olur?
    b-piyasada ezber dışı bir volatilite salı(faiz kararı) ve cuma (fitch) günleri olabilir mi?
    c-gerçekten de trump=ucuz ve düşük değerde dolar imajını piyasa yedi mi?
    d-anayasanın geçmesi ve referandumun olacak olması (nisan?) piyasayı ne yapar?

    hocam, gördüğünüz gibi aslında kısa ve orta vadede dolar ve altın tahmini yapmanızı istiyorum lakin buna karşı olduğunuz için merkez bankasının faiz hamlesi gibi örtülü! soruyorum...
    ekonomiyi sevdiren lezzetli yazılarınız için tekrar teşekkürler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. a- MB faizi mesela 2 puan veya daha fazla artırırsa sürpriz olur.
      b- Olabilir, kararlara bağlı.
      c- Piyasa bu tür demeçleri yemekten ziyade bunlardan para kazanmanın yolunu bulur.
      d- Piyasa bu gibi durumları farklı yorumluyor. Çünkü piyasanın en temel konusu para kazanmak kâr etmek. Dolayısıyla bu tür olaylardan nasıl para kazanılacağına bakar. Mesela anayasanın onaylanmasını istikrar sağlanması olarak yorumlayabilir.
      Beni tahmine zorlamak yerine böyle nazik sorular sorduğunuz için ben de size teşekkür ederim.

      Sil
  36. Hocam sizce dolar yakında 5 i veya 6 yı bulurmu ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Böyle karma karışık bir ortamda bunu bilmek için fal bakmam lazım. O yetenek de bende yok.

      Sil
  37. Hocam merkez bankasi bir cilginlik yapip faizleri 4 puan indirse ne olur. Dalga gecmek icin degil ciddi ciddi sorutorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyle bir şey yaparsa hemen olduğunuz yerden başka yere kaçın, başınıza bir şey düşebilir.

      Sil
  38. Hocam merhabalar, bildiğiniz gibi Aralık 2016 yılında TUİK milli gelir revizyonu yapmıştı. Bu revizyon tartışmaları da beraberinde getirmiş ve bunun üzerine TÜİK Ankara ve İstanbul'da gazeteci ve medya mensuplarının katıldığı iki toplantı düzenlemişti. Bu toplantılara katılanlardan çok azı izlenimlerini kamuoyu ile paylaştı. Paylaşanların bir kısmı da ikna olduğunu belirtti.
    Siz toplantılara katıldınız mı? Katıldıysanız bu konuda bir yazı yazmayı düşünüyor musunuz? Eğer katılmadıysanız fakat katılanlarla görüşme fırsatınız olduysa izlenimlerinizi paylaşır mısınız?
    Teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben bu toplantılara katılmadım. Çünkü benim bildiğim bu gibi toplantılar olay bittikten sonra değil çalışmalar belirli bir aşamaya gelip de henüz yayınlanmadan önce fikir alış verişi için yapılır. Olay bitip her şey yayınlandıktan sonra yapılan bu tür toplantıları ben ikna toplantısı olarak görürüm ve katılmam. Toplantıya katılanlarla da görüşmem olmadı.
      Ama kim ne derse desin 2009 bazlı bir düzeltmeyle 2015 yılında büyümenin yüzde 4'den 6,1'e nasıl çıktığını yani bir yılda büyümenin nasıl yüzde 50'den fazla arttığını bana kimse anlatamaz.

      Sil
  39. Ekonomi yönetmek fabrika yönetmek gibi herhalde..ama y impasa benzemez inşallah ülkemiz ilk başta bol para topladılar sonra o parayı yonetemeyip battilar.bir çok insanın parası battı.almanyadan gelen dövizler gereksiz verimsiz binalara harcandı...yimpaş incelenmesi gereken bir yapı...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ekonomi yönetmek fabrika veya şirket yönetmeye benzemez. Bu konuda bir yazım var:
      http://www.mahfiegilmez.com/2015/03/devlet-sirket-gibi-yonetilebilir-mi.html

      Sil
  40. Değerli hocam.. Yazılarınızın son derece verimli olduğunu düşünmekle beraber günü kurtarmak adına hap attığımızı da söylemeliyim. Çünkü ben ekonomi alanında günden güne sizi takip etmeme rağmen analizimi geliştiremiyorum. Bu gizli faiz artışı bilgisini paylaşmasaydınız doların neden duraksadığını kestirmem mümkün olmayacaktı. Eminim birçok takipciniz de aynı durumda. Analitik düşünceyi daha aktif geliştirecek paylaşımlarınıza ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Bu konuyu gözden geçirebilir misiniz?
    Saygılarımla

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında bu konuyu görememiş olmanız çok doğal. Çünkü siz olay yeri analizini yapmaya gittiğinizde olay yerini tam olarak incelemiyorsunuz. Bunun bir kaç nedeni olabilir: (1) Zamanınız kısıtlıdır. (2) Aklınız başka yerdedir. (3) Baktığınız kanıtları tam olarak değerlendirecek zamanı ve dikkati göstermiyorsunuzdur.
      Dolar niçin duraksadı? Bu soruyu sorunca bakılacak şeyler şunlar: (1) TCMB'nin faizlerinde değişme var mı? (2) Dolar endeksinde gerileme mi olmuş? Bunlara bakınca olayı çözmeniz çocuk oyunu. Ben ilkine baktığımda ortalama fonlama maliyetinin arttığını, ikincisine baktığımda da Trump'ın güçlü dolar istemediği açıklaması sonrası Dolar endeksinin düştüğünü gördüm. Sonrası bu bulguları bir araya getirip analizi tamamlamak oldu.

      Sil
    2. Bu arada bir de reklam yapayım. Buna benzer konularda analizin nasıl yapılacağını Ekonomide Analiz kitabımda örnekler üzerinden giderek anlattım. Okumadıysanız tavsiye ederim.

      Sil
  41. hocam politika faizi artırılmadığı halde TCMB Ağırlıklı Ortalama Fonlama Maliyeti (MBAOFM) artıyor 14 ocaktaki yazınızda belirttiğiniz gibi. bu bankaların da maliyetini artırdığı için bankaların verdiği konut / ticaret kredilerini de artırıyor. peki faizin artmasından önce alınan konut/ ticaret kredilerini etkiler mi ? etkilerse nasıl etkiler ?
    teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu tür faizler sabit ise (ki çoğu öyledir) onları etkilemez ama değişken ise (yani piyasada faizler değiştikçe değişen bir yapıya sahipse) o zaman artış yönünde etkiler. Aldığınız borcun sözleşmesine bakın. Faiz nasıl belirlenmiş.

      Sil
  42. Latin alfabesinden Arap Alfabesine gecersek sayet Ekonomi ile ilgili kayitlarin tutulmasinda degisiklik olur mu bunun piyasaya yansimasi ne olur. Cunku basta Diyanet olmak uzere AKP arap alfabesine gecmeye niyetli gozukuyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle değişiklik olur. Çünkü latin alfabesinde yazı soldan sağa, Arap alfabesinde ise sağdan sola yazılır.

      Sil
    2. Demek ki bir gecede millet sadece cahil birakilmamis ayni zaman da fakir de birakilmis. Borclari alacak, alacaklari borc olmus. Mantikli.

      Alfabe ile muhasebe kayitlari bozuluyorsa, dunyada para ustasi olarak bilinen yahudilerin dilinin de soldan saga, muhasebe kelimesinin de arapca oldugunu belirtmeye gerek yok herhalde.

      Sil
  43. Hocam yazı için teşekkürler.
    TCMBnin faiz, dolar alma-satma vb. işlemlerle döviz miktarı yerine; ihâle iptali, tl likiditesini sıkıştırma vb. işlemlerle TL miktarında değişiklikle dolar-tl dengesini kurmaya çalışması bir paradigma değişikliği mi?
    Ayrıca anladiğim kadarıyla TCMB doları aşağı çekmek yerine TL'yi yukarı itiyor .TL'nin miktarının azalması faize yukarı yönlü bir baskı uygular mı?
    Bir de para toplumun kanı mıdır?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayır değil. Paradigma değişikliği bir sistem değişikliğidir. MB'nin böyle bir değişiklik amacı olduğunu sanmam. MB, faizi artırmamış olma görünümü içinde artırmanın pragmatizmine göre davranıyorlar.

      Sil
  44. Emeğiniz için çok teşekkürler hocam sağlıkla kalın

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim, siz de sağlıcakla kalın.

      Sil
  45. Hem borsanın hem doların yükselmesi garip değil mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dolarları yüksekten satıp düşük hisselere girenleri düşünürseniz pek de garip değil.

      Sil
    2. Değerli Hocam dolar kurunda yükselişe rağmen borsanın düşmemesine ilişkin olarak yabancıların yüksek kur nedeniyle çıkış yapamamasının etkili olduğunu düşünüyorum. Şöyle ki; genelde yabancı fonlar borsada uzun vadeli pozisyon alıyorlar.Bu süreyi 1 yıl olarak kabul edersek geçen sene dolar 3,00 TL civarındaydı şimdi ise 3,77 yaklaşık %25 kurda değer kaybı var, buna karşılık Bist 100 endeksi yıllık %6,79 artış göstermiş bu durumda hisse senedini satıp tekrar dolara dönmeleri halinde ciddi bir kayıp söz konusu olmaktadır. Buna karşın yeni yatırımcı için ise bist endeksi emsal ülkelerle karşılaştırıldığında dolar bazında oldukça düşük olduğundan borsa kura rağmen direniyor. Yanlış mı değerlendiriyorum. Saygılarımla.

      Sil
  46. Sizce zengin olmak için ne yapmalıyız?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok çalışmalısjdsdjsjdsahahahaha

      Sil
    2. nozulani, çok güldürdün, sağol :))) Bilinen fıkradır, adamın biri bir zengine sormuş nasıl zengin oldun diye, o da anlatmaya başlamış. Yerde bir elma buldum, parlattım sattım, parası ile iki elma aldım, parlattım sattım, dört elma alacakken çok zengin bir amcam vardı, öldü, mirasını bana bıraktı demiş. Bu arkadaşın zengin bir amcası yoksa nasıl zengin olacağını son 15 yılın dolar milyarderi sayısındaki artışa ve bunların izledikleri yola bakarak bulabilir aslında......

      Sil
    3. Mahfi Eğilmez'in 3 Aralık 2014'te yazdığı şu yazıyı okumanızı öneririm:

      "Ne Pahasına?"

      http://www.mahfiegilmez.com/2014/12/ne-pahasna.html

      "Bir Kızılderili Öyküsü"

      Bir gün New York'ta bir grup iş arkadaşı yemek molası için dışarı çıkıp caddede yürümeye başlar.

      İçlerinden biri Kızılderilidir.

      Yürürlerken Kızılderili bir cırcır böceği sesi duyduğunu söyler. Diğerleri gülerek, "bu kadar gürültü arasından cırcır böceği sesinin duyulamayacağını" iddia ederler.

      Kızılderili cırcır böceği sesini duyduğu yöne doğru gider. Arkadaşlarından birisi de onu takip eder.

      Gerçekten de o kadar yüksek binanın arasında, küçücük bir yeşillikte cırcır böceğini bulurlar.

      Arkadaşı, "Sende insanüstü güçler var! O kadar gürültüde bu böceğin sesini duyman bir mucize!" der.

      Kızılderili, "Bu sesi duymak için insanüstü güçlere sahip olmak gerekmez!" diyerek arkadaşına kendisini izlemesini işaret eder:

      Kızılderdili kaldırımın ortasında durur ve cebinden çıkardığı madeni parayı yere atar. İnsanlar madeni paranın düşme sesini duyunca, sesin geldiği yöne bakarak ceplerine ellerini götürüp, paranın kendilerinden düşüp düşmediğini kontrol etmeye başlar.

      Kızılderili arkadaşına dönerek, "Önemli olan nelere değer verdiğindir! Her şeyi ona gore duyar ve hissedersin!" der.

      Anafikir:
      "Son ırmak kuruduğunda,
      Son ağaç yok olduğunda,
      Son balık öldüğünde;
      Beyaz adam, paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak!"
      (Kızılderili sözü)

      Sil
  47. hocam 1. yada 2. seçenek olursa doların gideceği yerler nereler olabilir.teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu, sadece bize bağlı değil. Yılın ilk onbeş gününde bize bağlıydı. Çünkü dışarıda yaprak kıpırdamıyordu. Ama şimdi öyle değil.

      Sil
  48. Hocam tecrübenize hayranım ve yakın bi zaman da kitabınızı alıcam inşaAllah
    Tecrübenize istinaden BİST' hakkında bi soru sorucam geçen Perşembe günü bist 0.50 eksi kapattı sağlam hisseler yüzde 3.50 kapanış sergiledi bunu nasıl yorumlayabiliriz teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Borsa benim uzmanlık alanımın dışında. Borsa uzmanlarını dinlemenizi öneririm.

      Sil
  49. Hocam,bu hafta MB faız artırıp fıtch not düşürürse sızce kurda durum ne olur?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fitch'in not düşürmesini piyasa artık büyük ölçüde bekliyor. Yani bu, büyük ölçüde fiyatlandı. Dolaysıyla burada asıl etki MB'nin faiz artırması olur. Tabii hemen arkasından böyle bir adımı lanetleyen siyasal açıklamalar gelmezse.

      Sil
  50. Ellerinize sağlık hocam. Yazılarınız paha biçilmez.

    Birkaç nacizane sorum olacak:
    1- Bu "faiz arttırmadan faiz arttırma" metodu TCMB icadı mıdır, yoksa dünyada bu şekilde faizleri arttırmış bir ülke var mıdır? (Yok ise herhalde bu metoda literatürde artık "Murat Çetinkaya Manvevrası" denilecek...)

    2- TL'yi bu şekilde daraltarak kura etki etmenin sizce ne gibi yan etkileri olur? Dünyada bu metodu uygulamış ülkeler var ise, onlarda neler olmuştur?

    3- Türkiye'de bankacılık sektörünün genel durumunu nasıl görmektesiniz?

    Saygılarımla...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sağolun.
      1- Bunu bilmiyorum. Mutlaka benzer bir takım hamleler bize benzer ülkelerde oluyordur.
      2- Dünya uygulaması var mıdır varsa etkisi ne olmuştur bilmiyorum. Ama tahminim bu adımların piyasada likiditeyi daraltmak ve dolaysıyla reel sektörü sıkıntıya sokmak gibi yan etkileri olacağı şeklindedir.
      3- Şimdilik iyi. Ama hakkında olumsuz konuşmaya devam edersek o da kötüye gidebilir. Çünkü bankacılık sektörü bir itibar sektörüdür.

      Sil
  51. Mahfi Bey öncelikle çok teşekkür ederim gündemi takip ederek ve anında bizleri bilgilendirdiğiniz için.
    Sorum 18 Ocak günü Merkez Bankası, Türk Lirası depoları karşılığı döviz depoları piyasası açtığını açıklaması. Bunu bir örnekle acabilir misiniz. Bu bir swap işlemi. Piyasada üç tür swap işlemi vardır. Bunlar; para swapı, faiz swapı ve çapraz döviz swapı’dır. Bunlardan hangisini yapıyor.
    Saygılarımla,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Para swapı yapıyor.
      MB'nin iki tür deposu var: (1) TL deposu: Burada bankalar günlük nakit ihtiyaçları için MB'den teminat karşılığında belirli limitlerle ve vadeyle ve faiz karşılığı TL borçlanıyor. Vade dolduğunda parayı faiziyle geri ödüyor. (2) Döviz deposu: Burada da benzer durum döviz borçlanması şeklinde yapılıyor.
      MB bu swap işlemiyle bankalara TL deposu kullandırıp o parayı vererek döviz almalarına imkan sağlıyor. Bankalar bu işi TL alıp Londra piyasasında swap yaparak yapıyordu. Şimdi MB onlara swap işlemini burada imkanı sağlıyor.

      Sil
  52. Hocam merhaba, memur maaşıyla biriktirdiğim parayı değerlendirme çabası içindeyim ve biliyorum ki ne kadar kazanırsam kazanayım alarm veren ekonomideki kayıplarımızın kısmi telafisinden öteye geçemeyecek. Trump'ın doların gücü hususundaki çelişkili tavrının altın ons fiyatlarını nasıl etkilemesi beklenir 2017'de?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Normal koşullarda altın prim yapacak görünüyor. Ama ben bu konularda tavsiye vermiyorum.

      Sil
  53. PPK toplantısını Fitch kararı sonrasına ertelemek mantıklı olmaz mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Onun sonu gelmez. Bir sonraki adım Fed toplantısı sonrasına ertelemek kararı gelir.

      Sil
  54. Mahfi Bey,
    Öncelikle yazınız için teşekkürler.
    İki sorum olacak:
    1. Şu iki senaryodan hangisi ekonomi için daha iyi olur, bu şekilde faiz dışı araçlarla kontrol etmeye çalışarak doların inisler ve çıkışlarla yıl sonunda 4,50tl burası mı? Yoksa TCMB'nin çıkıp dolar hedefini 1. Çeyrek için 4.25, 2. Çeyrek için 4.50 3. Çeyrek için 4.75 ve yıl sonu için 5.00 TL olarak öngördüğünü ve her ay toplanarak gerekli görüldüğü zaman gerektiği kadar faiz arttıracağını açıklası ve dediğini yapması mı?
    2.sorum: TCMB örtülü de olsa bir şekilde faiz arttirimi yaptı. Geç likidite penceresini kullanmak neden sağlıklı ve sürdürülebilir değil? Bu şekilde devam etse ne olur, sonuçta ortalama faiz yükseliyor.

    Saygilar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim.
      İşin doğrusu MB'nin şeffaf ve kararlı adımlar atmasıdır. Aksi takdirde gölge oyunlarıyla bir yere varmak mümkün olmaz, güven kaybı da cabası.

      Sil
  55. Hocam Merhabalar.
    Merkez Bankası (TCMB) bankacılar arasında swap olarak da anılan 300 milyon dolar tutarında 1 hafta vadeli TL depo karşılığı döviz depo ihalesi açtı.
    TCMB TL depo karşılığı döviz depo ihalesinde TL faiz oranını yüzde 9'a yükseltirken, dolar faiz oranını yüzde 0.75 olarak ilan etti.
    TCMB ilk gün faiz oranını yüzde 8 dün ise yüzde 8,5 olarak açıklamıştı. TL faiz oranının yüzde 9'a çıkarılması sonrası dolar/TL yönünü sınırlı da olsa aşağı çevirdi.
    Hocam bu açıklalardan sonra 4 sorum olacak;
    1.Merkez bankası talep edilen dolara karşı almış olduğu TL’ye (%10 teminat da dahil) faiz mi ödüyor?
    2.Merkez bankası Dolar’a faiz mi alıyor?
    3.TL Faiz oranı’nın kısa vade de bu kadar hızlı artması neden?
    4.TL faizin artması dolar kurunu neden düşürüyor?
    Saygılarımla,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 1. Hayır çünkü bankalar o TL'yi dövizle swap yapıyor değiş tokuş ediyor. Ancak bankalar bu TL'yi MB'den almışsa ona faiz ödüyor doğal olarak.
      2. 1 deki gibi
      3. Dolara talep var onu önlemek için
      3. Çünkü o zaman TL tasarruflar artıyor

      Sil
  56. MB Hocam salı günkü toplantıda faiz arttırmazsa dolar yukarı yönlü hareket edermi?
    Eğer MB faizi yeteri kadar arttırırsa birde cuma günü FİCH puan açıklaması var bunda ilk önce dolar düşermi?
    Fakat not düşürürse o zaman dolar tekrar artar yani çok bilinmeyenli denklem siz acaba nasıl düşünüyorsunuz yorum İÇİN teşekkür

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben edeceğini düşünüyorum. Ya da MB çok daha fazla müdahale etmek zorunda kalır.
      Fitch'in muhtemele olumsuz kararı zaten satın alındı büyük ölçüde.
      Dolar inişler çıkışlar yaşar bu yıl. Trump faktörünün tahmini çok zor. Çelişkiler içinde.

      Sil
  57. hocam, bist 83000 puanı da aştı. borsada balonlaşma var mıdır?. saygılar....

    YanıtlaSil
  58. Mahfi hocam öncelikle sade üslubunuzla bizleri aydınlattığınız için teşekkür ederim.

    Merkez bankasının gizli ya da aleni faiz artırımı konut faizlerini artıracak. Ancak yakın zamanda hükümetin mortgage kredisi benzeri bir yapıya geçmesi konuşuluyor. Ve hatta konut faizlerinin daha da düşeceği söyleniyor.

    Sizce bu mümkün müdür?
    Teşekkürler

    YanıtlaSil
  59. Hocam merhaba;
    Uzun vadede altın konusunda düşüncelerinizi öğrenebilirmiyiz? Kendim kabaca bir hesap yapıyorum 2007 yılında çeyrek altın 50 tl civarındaydı şu an 250 tl civarında. 2007 de 100.000 tl ye ev alcağıma 100.000 tl lik altın almış olsaydım şu an yatırımımın geldiği nokta 500.000 tl ye yakın olacaktı. Kaldı ki altının ons fiyatı 1900 usd den 1200 usd ye düştüğü halde bu böyle.
    Altın türk insanı için güvenli liman olmaya önümüzdeki dönemde de devam edebilir mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Altın 201"7 de güvenli liman olacak gibi görünüyor.

      Sil
  60. Nisan'daki referandumda, Suriye ve diğer ülkelerden gelen mültecilere sandığa gitme hakkının tanınacağı iddiaları var.

    Bu mümkün olabilir mi Mahfi Bey?

    YanıtlaSil
  61. Hocam her yükümlülük borç mudur mutlaka yurtdışı vatandaşı hisse senedine girse burda bu dış borç mudur?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her borç yükümlülüktür her yükümlülük borç değildir.

      Sil
  62. Hocam ödemeler dengesi kaleminde bankalar yurtdışından kredi borçlandığında bu diğer yatırımlar kaleminde gözüküyor. Ama borçlanma için de tahvil veriyorlar dolayısıyla bunun portföy kaleminde de gözükmesi gerekmez mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bankalar tahvil çıkarmıyor, sendikasyon kredisi alıyorlar. Sendikasyon kredisş tahvil karşılığında değil anlaşma karşılığında alınıyor.

      Sil
  63. Başkanlık sistemi geldiğinde ülkemiz daha güçlü olacak.

    Hatırlıyor musunuz, İspanya bir zamanlar müslümandı. Endülüs döneminin görkemi, ülkemiz başkanlık sistemiyle yönetilmeye başladığında yeniden belirecek. İspanya tekrar bize katılmak isteyecek.

    Şu anda Afrika'nın kuzeyindeki bütün ülkeler sevinç gözyaşlarıyla, yeniden bize katılmanın heyecanıyla bekliyor.

    Mahfi bey, Nisan'dan sonra her şey çok güzel olacak!

    Hem siz de canınız ne zaman isterse, İspanya'da kahvaltı yapmak isterseniz hiçbir bürokratik mekanizmaya takılmadan gidip, akşama İstanbul'a dönebileceksiniz.

    Allah'ın izniyle hepimizi güzel yarınlar bekliyor Mahfi bey.

    Umut doluyum,
    Siz de umut dolu musunuz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Başkanlık sistemi zaten var sadece resmileşmemiş durumda. Bugüne bak, yarını anla ve ona göre umut besle.

      Sil
    2. Korkuyoruz Endiseliyiz guvercin urkekligindeyiz tedirginligindeyiz! Yahudiler 2. dunya savasi oncesi Alman Komsularina ne olur bizi yalniz birakmayin demislerdi. Halbuki AKPli olmayanlarin boyle bir komsusuda yok! AKP ve zihniyetinde Kendinden olmayani bertaraf etmek isteyen bir yapi var. Bu yapi karsisinda Suriyeliler, iraklilar Karadenizde Ahlakimiza esimize dostumuza topragimiza goz koyan milyarder Araplar, bizden cok daha degerli AKP nezninde. Bizler terkediyoruz ulkemizi onlar bizim yerimize yurdumuza Suriyelileri yerlestiriyorlar. Baskanlik referandumunda oy kullandiracaklari daha simdiden biliniyor. AKP kendinden olmayan dusunen bilen arastiran Kurt Turk ne kadar insan varsa yok etmeye calisyor.

      Sil
    3. Adsız adlı arkadaşım, dalga mı geçiyorsun adam mı seçiyorsun?

      Sil
    4. kendimiz AKP iktidarinda AKplilerin hakim oldugu yerde bir guvercin tedirginliginde hissediyoruz. Ve biliyoruz bu ulkenin insanlari Guvercinleri oldurur kanatlarini kirar

      Sil
    5. Yaw kardeşim ne içtin kurbanın olayım ban da söyle çok ihtiyacım var yoksa şu halüsinasyon gösteren mantardan mı yedin he kardeş bi diyiver.

      Sil
  64. Hocam konumuz ile pek alakasi yok ancak bankalarin mevduat hesaplari ile ilgili sormak istedigim bir sey var. Bankada bulunan mevduatn 100 bin tl sine kadar sigorta kapsaminda yaziyor TMSF nin sayfasinda. Bu miktarin uzerinde ne gibi bir risk var, aciklarsaniz sevinirim. Simdiden tesekkurler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir banka batarsa TMSF kişi başına 100 bin TLye kadar olan mevduatı hak sahibine ödemekle yükümlü üstünden sorumlu değil. Yani 200 bin TL lik mevduatınız varsa TMSF 100 binini öder kalan 100 bini ödemez.

      Sil
  65. hocam aydınlatıcı yazılarınız için teşekkürler..biz yorumcular da sizi sıkıştırıyoruz. nacizane benim gördüğüm bu döviz dalgalanmasından kar edenden çok zarar eden var..tcmb zamanında önlem alabilirdi..gerçekte ortada bir şey yok..bankalar uygun faizle kredi veriyor hiç ama hiç kredi sıkıntısı yok...her kes zarar ettiğiyle kaldı..1-2 puan krediler de öyle büyük etkisi olmaz..bizde ticaretin yüzde 95-98 i ilkel denilebilecek düzeyde dir..bir de bu zamanda her kes günü kurtarmaya bakıyor...inşaat sektörü de ancak kar dan zarar eder..önümüz de referandum sonra seçim piyasaları rahatlatmak zorundalar..trump da trump yani başkansa bizdeki de aynı bizimki ne yaptıysa onu yapacak..korkuya gerek yok..piyasalar yangın yeri dolar uçsa ne olur düşse ne olur..sokak ta her kes siyaset konuşuyor her kes karşı fikre düşman..ama yokluktan bahseden çok az..artık iş kumara döküldü..dolar 3,50 olsa ne olur 3,00 olsa ne olur..iş yok..aş yok..esnaf ve ya tüccar geçinen gidip yardım kolisi almaya da utanır..çok yazdım ama faiz ve enflasyon yüksek olacak ki piyasa açılsın ..hem faiz korkusu hem dolar korkusu piyasa da para yok..

    YanıtlaSil
  66. Mahfi hocam su doviz swapi londra piyasasi konusu ile ilgili bir makale yazacak misiniz? Birkac yerden okudum ancak kafam cok karıştı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunu yorumları yanıtlarken yazdım. Şöyle:
      MB'nin iki tür deposu var: (1) TL deposu: Burada bankalar günlük nakit ihtiyaçları için MB'den teminat karşılığında belirli limitlerle ve vadeyle ve faiz karşılığı TL borçlanıyor. Vade dolduğunda parayı faiziyle geri ödüyor. (2) Döviz deposu: Burada da benzer durum döviz borçlanması şeklinde yapılıyor.
      MB bu swap işlemiyle bankalara TL deposu kullandırıp o parayı vererek döviz almalarına imkan sağlıyor. Bankalar bu işi TL alıp Londra piyasasında swap yaparak yapıyordu. Şimdi MB swap işlemini burada yapma imkanı sağlıyor.

      Sil
  67. Merkez bankasının bu toplantı ve karar gizliği nasıl sağlanıyor ? Önceden birilerinin karar sonucunu elde edemeyeceği garanti mi ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Karar orada alındığına ve hemen toplantı çıkışı açıklandığına göre bu dediğiniz pek olası görünmüyor.

      Sil
  68. Hocam hic Davosa katildiniz mi

    YanıtlaSil
  69. Merhaba Sayın Mahfi Hocam
    Hocam Turkiye Rusya ile birlikte olmaya başladığından beri ve bu birlikteliğe Çin ve iranında dahil olması tahmin ediliyor.Türkiye Rusya ve Çin piyasada USD kullanmayı yerine TRY, RUB ,CNY kullanmaya başlama ihtimalinden dolayı USD yı artırma payı var mıydır.ABD'nin yeni başkanı Trump'ta ABD üzerindeki yapacaklarını söyledi ve ülkelerin genelinde USD kulanıyor eğer Trump bu politikayı uygularsa ABD'ye ve diger Ülkelerde ciddi bir sorun olucağını tahmin ediyordun.Trump'ın Çin hakkında söylediler Çin ithalatına kısıtlama getirmek istiyorum demesi Çin'in Para birimi olan CNY'yi piyasa sürmek istememesinden Kaynaklanıyor olabilir ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şu anda bu konularla ilgili bütün açıklamalar yarı tehdit içerdiği için gerçeği temsil etmiyor.

      Sil
  70. Hocam merhaba, merkez bankası geçen senelerde yapmış olduğu enerji şirketlerinin döviz talebini karşılama yönetemini,yüklü miktarda kredi ödemesi yapan firmalarada yapsa dövizdeki talep azalmaz mı? Eğer bu şekilde devam edeceksek döviz girdimizin çok olmayacağı(turizm geliri+yurtdışı mütahit gelir azalışı) dövizin çok yukarılara çıkacağını göstermiyor mu

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Talep azalmaz sadece bankalara gelen talep ve oradan MB'ye yönelen talep yerine doğrudan MB'ye yönelik bir talep haline gelir.
      Gösteriyor.

      Sil
  71. Hocam yazilarinizi ilgiyle takip ediyorum tesekkurler oncelikle.Simdi baskanlik icin referandum yapilacak " evet " cikarsa piyasalarin buna tepkisi ne olur ? ( Ben sahsen yabanci yatirimci olsam parami Turkiye'de tutmazdim ) Ornegin ev fiyatlari , doviz kuru , faiz oranlari ne yonde seyreder.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Piyasa her gelişmeyi para kazanma fırsatı olarak değerlendirir. Risk artar, maliyetler yükselir piyasa daha çok kazanmaya başlar.

      Sil
  72. başkanlık sistemine neden hayır diyorsunuz. aydınlatın bizi. neye evet neye hayır diyeceğiz bir Allahın kulu çıkıp anlatmıyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yeni Anayasa teklifine karşı çıkışımın iki nedeni var:
      (1) Ben demokrasiden ve güçler ayrılığından yanayım. Yetkilerin tek bir kişi elinde toplanması demokrasinin sonu demektir. Tek kişide toplanmış yetkiler ancak padişahlık ve diktatörlük sistemlerinde olur. Bu yeni düzenleme bizim açımızdan demokrasiden monarşiye dönüş demektir.
      (2) Mevcut Anayasanın hükümlerini uyguladık ve başarısız oldukta mı yenisini yapıyoruz? Bu sorunun yanıtını veremiyorum. Çünkü mevcut Anayasayı asla uygulamadığımızı biliyorum.

      Sil
    2. hangi yetkikler mesela tek kişinin elinde olacak. biraz açar mısınız konuyu...

      Sil
    3. Bu blogu izleyen bir kişinin açıp Anayasayı okuması lazım. Ben sizin yerinize her şeyi yanıtlayamam.

      Sil
    4. Adsız 12.00 okumuyor olabilirsin ama hiç olmazsa Halk Tv ile Ulusal Kanalı izle,orada bu sorunun cevabını her gün veriyorlar

      Sil
    5. Ogretmeniniz size bir plan hazirladi. Plana gore her gun 10 saat calisacaksiniz. Siz de plana uyup bir gun 10 saat calistiniz, ikinci gun basiniz cok agridi cok calistim diyerek 3 saat calistiniz, ucuncu gun planin gerisinde kaldim biraz tempoyu arttirmam lazim deyip 5 saat calistiniz, daha sonra eksik gunler kaldi 14 saat calismak zorundayim derken yorgun dusup bir hafta calisamadiniz, bu boyle surup gitti. Surekli tokezlediniz. Daha sonra dediniz ki bu boyle olmayacak, bu plan bana uymuyor, beni basariz yapiyor. Plani degistirmem lazim. Ben 3'er saat calisayim, ama surekli calisayim. Bir hafta ara verdigim zaman oncekinden de geriye gidiyorum.

      Ogretmeniniz de dedi ki: 'Hayir bu plan seni basarisiz yapmiyor. Sen bu plani tam tamina uyguladin mi ki basarisiz yaptigini dusunuyorsun.'

      Yaklasiminiz buna benziyor.

      Sil
    6. halk tv ve ulusal kanalı izleyip karar verecekse, zaten boşuna zamanını tv başında geçirmedin direk git oyunu "hayır" olarak kullansın.ama bence hocanın önerdiği şudur:leh ve alehte olan herkesi dinleyin, öncelikle kendini okuyun,,
      ben sadece ulusal kanal ile hakl tv seyredip karar vereceksem, benim eleştirdiğim kişilerden ne farkım kalacak. adam koyun diye eleştirir fakat kendisi koyun olmamıza davet ediyor,,,

      Sil
  73. hocam merhaba M.B Tl likitidesini daraltarak nasıl oluyor döviz talebini kontrol altına alıyor

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Döviz satın almak için ne lazım? TL. TL miktarını azaltınca ne olur? Daha az döviz alabilirsiniz. Daha az döviz alınca ne olur? Döviz talebi düşer. Döviz talebi düşünce ne olur? Döviz kuru düşer.

      Sil
  74. merhaba hocam bir sorum olacaktı.ülkemizde işsizlik oranları sürekli artıyor ve bunun içinde bir önlem alınmadığını da düşünüyorum yani biz işsizliği önleyelim diye hükümetin bir planı yok gibi duruyor.bunu destekleyecek bir söylemde ekonomiden sorumlu başbakan yardımcısı mehmet şimşek tek amacımız fiyat istikrarı açıklaması yapmıştı birkaç gün önce.içinden çıkamadğım denklem şu hocam .genç nüfus oranımız birçok ülkeye göre yüksek ama biz bunu gerektiği gibi kullanamadığımız için bize avantaj yerine dezavantaj sağlıyor.maliye derslerinden hatırladığım kadarıyla bürokratların tek amaçladığı oy maksimizasyonudur bu doğrultuda işsizliği düşürüp oylarını arttırmak yerine fiyat istikrarını sağlayarak mı oylarını max. edeceklerini düşünüyorlar?bana kalırsa işsizliği düşürerek daha fazla oy temin edebilirler ama bu doğrultuda bir çalışma yok .son olarak da istihdamdaki artışın ülkenin ekonomisine gerek büyüme gerek de kalkınma olarak etkilerinin fiyat isrikrarından daha fazla etki sağlayacağını düşünüyorum bu arada tabiki fiyat istikrarının önemi var bizdeki enflasyon oranının da yüksekliğini düşünürsek ama işsizlikde durdurulamayan bir çığ halini almış görünüyür, en azından şunu beklerdim fiyat istikrarına önem verildiği kadar işsizlik oranlarıda önemsenseydi hiçbir söylemde hükümetin bu konuyu dile getirdiğini hatırlamıyorum.kısacası ben bu politikayı belirleyecek olsam işsizliğe yönelirdim oy getirisini ve ülkeye katkısını düşünürsek hükümet neden tam tersini uyguluyor hocam ?
    (

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bürokratların amacı yetki maksimizasyonudur, oy maksimizasyonu siyasetçilerin amacıdır. Mesele işsizlik oranını azaltmak olunca bunu başarmak oy maksimizasyonuna katkı sağlar. Ne var ki bunu başarmanın yolu sürdürülebilir büyümeye geçmek onun da temel yolu yapısal reformları yapmaktır. Yapısal reform dediğimiz şey mesela daha ileri demokrasidir. Mesela yargı bağımsızlığıdır. Mesela eğitimde tamamen bilimsel temellere geri dönmektir. Sizce bunlar siyasal iktidarın kolay yapabileceği şeyler mi?

      Sil
  75. Merhaba Hocam,

    Yorumlarınızı ilgi ve takdir ile takip edenlerdenim. Keşke akademik olarak her alanda sizin gibi değerli hocalarımız bilgi ve tecrübelerini paylaşsa. Şimdi soruma döneyim. Oldukça güncel ve halkın direkt içinden gelen bir soru.
    Hocam yaklaşık 5 ay önce evlendim ve bütün evli erkekler gibi iki taraftanda ev almam konusunda tatlı biraz da sinir bozucu bir baskı ile muhattap oluyorum. Neyse ki özellikle son 3 ayda ki öngörüm doğru çıktı: Dolar ve altın artacak ve ev fiyatları düşecek. Yaklaşık düğünden gelen sermaye bu 5 ayda % 20 artarken ev fiyatları %10 oranında düştü ve satışların pek iyi gitmediğide ortada. Düğünden sonra tüm nakiti dolara çevirmek gibi ailem için çılgın benim için bilimsel bir realite olan aksiyona giremedim. Ama bu isteğimi eşimle paylaştığım için şu an onun gözünde Keynesten daha güvenilir teorileri olan biriyim. Özetten sonra şimdi asıl soruma gelmek istiyorum. Şu an faiz arttırımı gündemde. Geçmişteki haklılığımın getirdiği kredi, kira sözleşmemin bitişi olan Mayıs ayına kadar beni zar zor götüreceğe benziyor. Önümüzde de kriz ortamı ne yazık ki Titanic'in önünde ki iceberg gibi dururken biz hala vals peşindeyiz. Makine üretimi yapan İhracatçı bir firmada çalıştığım için krizi neredeyse hiç hissetmiyoruz.(Orta vadeli iş güvencesi) Ama bu ne olacağı hakında bir bilgi sunmuyor. Bana kalırsa tasarrufları nakitte tutmakta fayda var ama bu baskılara boyun eğeceğim tüm erkeklerin malumu. Sizce alacağım konuta ait krediyi uzun dönem mi çekmeliyim? Yarısını peşin ödeyebiliyorum. Tüm nakitimi peşinata mı yatırmalıyım yoksa uzun dönem yüksek meblağ kredi çekip dövizde ve altında olan birikimi mi emniyet subabı şeklinde rezervde mi tutmalıyım?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. Ayrıca başınızdaki bu hoş ama aynı zamanda can sıkıcı deneyimi paylaştığınız için de teşekkür ederim.
      Bence oturacağınız bir evi artık daha fazla zaman geçirmeden alın. İki nedenle ilki kendiniz oturacaksınız o nedenle burada para kaybı kazancı hesabı tam olarak doğru olmaz. İkincisi de eşinizi fazla üzmeyin. Şimdiye kadar haklı çıkmışsınız bu haklılığı realize edin.
      Faiz sabitse uzun vadeye girin, değişkense fazla uzatmayın.

      Sil
  76. ben cevap vereyim hocanın adına, bence hepsini kredi olarak çek (LTV gereği,%75 alabilirsin), sebebi de şu:ister istemez bugünlerde faiz artacak, artan faizler karşısında kredi maliyetleri artacak, dolayısıyla bugünkü paranın maliyeti ilerikinden düşük olacaktır. yani ucuza kredi bulmuş olursunuz, ama en önemli tavsiyem:ikna edebilirseniz ev almayın daha iyidir.

    YanıtlaSil
  77. Ekonomideki sorunu bir yangına benzetirsek, şu ana kadar yapılanlar kova kova su taşımaya benziyor. Bu önlemlerin tamamı USD/TL 3.0-3.30 aralığında uygulansaydı, sorun bu kadar büyümeyecek, tedavisi bu kadar maliyetli olmayacaktı. Üstelik geldiğimiz bu noktada kur artışının getirdiği sorunlar ile likidite tarafında alınan önlemlerin sorunları bileşik etki yaratır duruma geldi. Eğer kur 23-29 Ocak haftasında, şu anki durumu bir taban olarak oluşturup, yeni bir artışa geçerse bu taktirde özel sektördeki sıkıntı daha da artacaktır. Orta ve uzun vadede yapılması gerekenler, Kamu sektöründe bütçe verimliliğinin arttırılması, "ahbap çavuş kapitalismin" azaltılması, vergi gelirlerinin bileşenlerinin paylarının daha doğru oluşturulması,tahsilatların ve denetimin iyileşmesi, kamu kaynaklarının ülkemize daha doğru kaldıraç sağlayacak projelere tahsis edilmesi, kamunun özel sektöre verdiği teşviklerin amacına uygun ve doğru gelişim alanlarına verilmesi gibi konularda iyileşme yok. Diğer bir deyişle, yangına kova kova su taşıyıp henüz söndüremediğimiz gibi, yangını ortaya çıkartan temel faktörleri de değiştiremiyoruz. Saygılar ile,

    YanıtlaSil
  78. Hocam selamlar. EVDS'nin net fonlama bölümünde "kotasyon yoluyla fonlama" gecelik fonlama oluyor. Gecelik 8,5'dan borç verme de geçen hafta kısıtlandı. Ama "kotasyon yoluyla fonlama" azalmamış gözüküyor eskisi gibi 70-75 milyar tl civarında. Yoksa "kotasyon yoluyla fonlama" geç likitide penceresinden verilen fonlamaları da mı kapsıyor, bilginiz var mı?

    YanıtlaSil
  79. Hocam merhabalar yazilarinizi özenle severek okuyorum bir sorum olacaktı bu faiz toplantısında cıkan kararlar sonrasinda konut faizlerine etkisi ne olacaktır?

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...