19 Nisan 2017 Çarşamba

Dünya ve Türkiye'nin Ekonomik Görünümü

Dünyanın Ekonomik Görünümü
Aşağıda dünyanın ekonomik görünümünü özetleyen iki tablo sunuyorum. Tablolar 1999 ile 2016 yıllarına ait.

1999
Sayı
GSYH Payı (%)
İhracat Payı (%)
Nüfus Payı (%)
Toplam Ekonomi
184
100,0
100,0
100,0
Gelişmiş Ekonomiler
28
57,4
63,7
15,5
     ABD
21,9
14,0
4,6
     Euro Bölgesi
15,8
39,3
6,3
     Japonya
7,6
6,7
2,1
     Diğer Gelişmiş Ekonomiler
12,1
3,7
2,5
Gelişen Ekonomiler
156
42,6
36,3
84,5
     Çin
11,2
3,1
21,1
     Hindistan
4,6
0,7
16,6
     Rusya
2,4
1,3
2,5
     Brezilya
3,2
0,9
2,8
     Diğer Gelişen Ekonomiler

21,2
30,3
41,5

2016
Sayı
GSYH Payı (%)
İhracat Payı (%)
Nüfus Payı (%)
Toplam Ekonomi
192
100,0
100,0
100,0
Gelişmiş Ekonomiler
39
41,9
64,4
14,5
     ABD
15,5
10,8
4,4
     Euro Bölgesi
11,8
26,3
4,6
     Japonya
4,4
3,9
1,7
     Diğer Gelişmiş Ekonomiler

10,2
23,4
3,8
Gelişen Ekonomiler
153
58,1
35,6
85,5
     Çin
17,8
10,7
19,0
     Hindistan
7,2
2,1
17,9
     Rusya
3,2
1,6
2,0
     Brezilya
2,6
1,1
2,8
     Diğer Gelişen Ekonomiler

27,3
20,1
43,8


2016’ya ilişkin tabloya bakarsak IMF üyesi 192 ülkenin 39’u gelişmiş ekonomi, 153’ü de gelişmekte olan ekonomi. Buradan giderek şöyle bir analoji yazabiliriz. Eğer dünya 100 kişinin yaşadığı, 100 Dolar GSYH’sı olan, 100 Dolarlık ihracat yapan bir köy olsaydı bu köyde 20 kişi gelişmiş, 80 kişi gelişmekte olan kişi konumunda olacaktı. Gelişmiş 14,5 kişi bu köyün 100 Dolarlık gelirinin 41,9 Dolarlık kısmını (kişi başına 2,89 USD), gelişmekte olan 85,5 kişi ise gelirin 58,1 Dolarlık kısmını (kişi başına 0,68 USD) alıyor olacaktı. Köydeki en yüksek kişi başına gelir 3,5 USD ile Amerikalılara ait olacaktı.

İki tabloya birlikte bakarsak 1999’dan 2016’ya geçilirken gelişmiş ekonomilerin GSYH’dan aldıkları payın (yüzde 57,4’den 41,9) gerilediğini, en büyük gerilemenin de ABD’nin payında ortaya çıktığını görüyoruz. Buna karşılık gelişmekte olan ülkelerin payında ortaya çıkan önemli artışta (yüzde 42,6’dan 58,1’e) en önemli payın Çin’e (yüzde 11,2’den 17,8’e) ait olduğunu gözlemliyoruz.

İhracattaki değişime de yine Çin damga basmış görünüyor. ABD’nin payı (yüzde 14’den 10,8’e) ve Euro Bölgesinin payı (yüzde 39,3’den 26,3’e) gerilerken Çin’in ihracattaki payı (yüzde 3,1’den 10,7’ye) yükselmiş bulunuyor. Çin’in ihracatta ABD ve Avrupa’nın kaybettiğini toplamış olması son dönemde Çin’e karşı özellikle ABD’de ortaya çıkan tepkilerin nedenini de açıklıyor olsa gerek.

Aşağıda iki tablo halinde 2017 ve 2018 yıllarına ilişkin tahminleri sunuyorum.

2017
Büyüme
Enflasyon
Cari Denge/GSYH
İşsizlik
Dünya
3,5
Gelişmiş Ekonomiler
2,0
1,6
0,7
5,9
ABD
2,3
2,7
-2,7
4,6
Euro Bölgesi
1,7
1,7
3,0
9,4
Gelişmekte Olan Ekonomiler
4,5
4,7
-0,3
Çin
6,6
2,5
1,3
4,0
2018
Büyüme
Enflasyon
Cari Denge/GSYH
İşsizlik
Dünya
3,6
Gelişmiş Ekonomiler
2,0
1,7
0,4
5,8
ABD
2,5
2,4
-3,3
4,6
Euro Bölgesi
1,6
1,5
3,0
9,1
Gelişmekte Olan Ekonomiler
4,8
4,4
-0,3
Çin
6,2
2,3
1,2
4,0

Bu tablolara göre dünya 2017 yılında yüzde 3,5, 2018 yılında 3,6 oranında büyüyecek ve bu büyümenin itici gücü de ortalama yüzde 4,5 – 5,0 arasındaki büyüme oranlarıyla gelişmekte olan ekonomiler olacak. IMF’nin tahminleri gerçekleşirse ABD, 2017 yılında yüzde 2,3 ve 2017 yılında yüzde 2,5 oranında büyürken enflasyonu da 2017’de yüzde 2,7, 2018’de ise yüzde 2,4 olacak. Bu büyüme oranları ABD’nin kesinlikle toparlandığını gösteren büyüme oranları. Öte yandan enflasyonda da Fed’in düşündüğü sınırları geçecek gibi görünüyor. Ki bu Fed’in faiz artırımlarını biraz daha hızlandırması sonucunu getirebilir. Euro bölgesi büyüme ve enflasyonda ABD’nin hala oldukça gerisinde kalacak gibi görünüyor. IMF’nin tahminleri gerçekleşirse Çin’in büyüme oranının en azından bu yıl ve gelecek yıl için eski günlere dönme olasılığı görünmüyor.

Özetleyelim; dünya ekonomisi bu iki yıl içinde toparlanma yolunda ilerlemeye devam edecek, ABD sorunlarını büyük ölçüde çözmüş olacak, Euro bölgesinin ABD’nin konumuna gelmesi için bu iki yıldan daha fazla zamana ihtiyacı olacak, Çin, kötüye gitmese de eski parlak günlerini aramaya devam edecek.  

Türkiye’nin Ekonomik Görünümü
Aşağıdaki ilk tablo Türkiye ekonomisine ilişkin başlıca makroekonomik göstergeleri 2016, 2017 ve 2018 yılları itibariyle sunuyor. İkinci tablo ise Türkiye ile karşılaştırma ya da Türkiye ekonomisinin dünya ekonomisi içindeki yerini belirlemek amacıyla dünya göstergelerini veriyor.

TÜRKİYE
2016
2017
2018
GSYH (Milyar USD)
857
794
828
Kişi Başına Gelir (USD)
10.743
9.826
10.151
Büyüme (%)
2,9
2,5
3,3
Enflasyon (%)
8,5
10,0
8,8
İşsizlik Oranı (%)
10,8
11,5
11
Bütçe Dengesi / GSYH (%)
-2,3
-3,0
-2,0
Cari Denge (%)
-3,8
-4,7
-4,6
DÜNYA
2016
2017
2018
Dünya GSYH (milyar USD)
75.278
77.988
81.962
Dünyada Kişi Başına Gelir (USD)
10.296
10.560
10.991
Gelişmekte Olan Ekonomilerde Büyüme (%)
4,1
4,5
4,8
Gelişmekte Olan Ekonomilerde Enflasyon (%)
4,4
4,8
4,3
Gelişmekte Olan Ekonomilerde Bütçe Dengesi / GSYH (%)
-4,8
-4,4
-3,9
Gelişmekte Olan Ekonomilerde Cari Denge / GSYH (%)
-0,3
-0,3
-0,3

Türkiye’nin GSYH’sı, TÜİK’in yüzde 20 oranında artışla sonuçlanan revizyonuna karşın 2017 yılında ciddi biçimde düşüş yaşayacak gibi duruyor. 2018’de tekrar toparlanmaya geçeceği tahmin edilse de 2016 düzeyine gelmesinin gelecek yılda da mümkün olmayacağı görülebiliyor. GSYH serisinin revize edilmesi sonrasında 2016 yılında kişi başına gelirde dünya ortalamasını geçen Türkiye 2017 ve 2018’de dünya ortalamasının altına düşecek. Yani Türkiye orta gelir tuzağında kalmaya devam edecek. IMF tahminlerine göre Türkiye’nin dünya GSYH’sı içindeki payı da geriye gidiyor.

IMF, Türkiye’nin bu iki yılda potansiyel büyümesinin (yüzde 5) altında kalacağını öngörüyor. IMF tahminleri gerçekleşirse Türkiye, 2017 ve 2018 yıllarında, aralarında yer aldığı gelişmekte olan ekonomilerin büyüme ortalamasının oldukça altında bir büyüme performansı sergileyecek.

Enflasyon oranı konusunda Türkiye’nin, 2017’de iki haneli düzeyde kalacağı tahmini var. 2018’de enflasyon hala oldukça yüksek bekleniyor. Bu durumda Merkez Bankası’nın yüzde 5’lik enflasyon hedeflemesi artık tümüyle devre dışı kalacak. Öte yandan Türkiye’nin enflasyon oranını içinde bulunduğu gelişmekte olan ekonomilerin ortalama enflasyon oranıyla karşılaştırdığımızda Türkiye’deki enflasyonun yarısı düzeyinde bir oran görüyoruz.

İşsizlik oranı konusunda gelişmekte olan ekonomiler için IMF’in ortalama bir tahmini olmadığı için onu karşılaştıramıyoruz ama Türkiye’de işsizlik oranının iki haneli düzeyin altına inmesinin beklenmediğini görebiliyoruz.

Bütçe dengesi (IMF tanımında bizdeki bütçe dengesinden daha geniş bir kapsamı olduğu için oranlar biraz farklı) Türkiye’nin, içinde bulunduğu gruba göre tek iyi göstergesi.

Cari denge açısından da Türkiye, gelişmekte olan ekonomiler grubundan oldukça kötü bir durumda bulunuyor. 

Özetleyelim; Türkiye’nin, son yıllarda bozulan ekonomik dengeleri IMF tahminlerine de yansımış durumda. Bütçe dengesi dışında bütün göstergelerimiz, içinde yer aldığımız gelişmekte olan ekonomiler grubu ortalamalarından kötü durumda bulunuyor. Türkiye’nin elinde kalan tek dayanak olan bütçe dengesinin bağlı olduğu mali disiplin referandum nedeniyle oldukça sarsıldı. Bu dengeyi yeniden toparlamak Türkiye açısından hayati önem taşıyor gibi görünse de, kabul edelim ki, büyümenin bu kadar düştüğü bir ortamda bunu söylemek yapmaktan çok daha kolay. Buna karşılık şurası çok açık ki elde kalan bu son çapa da yitirilirse Türkiye dış finansman bulmak konusunda oldukça sıkıntıya düşebilir.


Tablolar için kaynak: IMF, World Economic Outlook, April 2000 ve April 2017  

201 yorum:

  1. Hocam siz ekonominin başında olsaydınız ilk 2 sene için nasıl bir yol izlerdiniz? 2 sene sonrası için enflasyon, GSYH, büyüme, işsizlik hedefleriniz ne olurdu? Bunları gerçekleştirmek için tam olarak neler yapardınız? Madde madde ve mümkünse sayısal olarak yazabilir misiniz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben ekonominin filan başında olmayayım. Mehmet Şimşek bey de en az benim kadar eksiğin, yanlışın farkındadır.

      Sil
    2. farkındaysa ve eksikleri ve giderme yollarını söylüyorsa ve yapılmıyorsa niye duruyor orda sizce

      Sil
    3. Ne yapsın, yerli siyasetçilerin kafasında istifa diye bir kavram mevcut değil.

      Sil
    4. Hocam borsacılar için Türkiye gayet iyi baksanıza Bist çatır çatır çıkıyor .

      Sil
  2. Hocam yaptığımız üretime teknolojiyi kullanarak verimlilik artışı ve katma değer katamıyoruz.Bunun sonucu olarak birim maliyetler ve kar sürekli baskı altında kalıyor.

    Yaklaşık 1-2 yıldır Hollanda'da yaşıyorum.Buralarda heryer çiftlik ve sera.Tabiri caiz ise Hollanda ekonomisini tarım sektörü ayakta tutuyor.Bu sektörde verimlilik artışı , maliyet kontrolü için hertürlü teknoloji ve ARGE yatırımı yapıyorlar.

    Sonuçları ise yukarıda paylaşmış olduğunuz tabloda görülüyor.

    Çözüm modern bilime ve gerçeklere dayalı , dogmatik içerikten arındırılmış bir eğitim sistemi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hollanda'nin yillik $25 milyar cari acik verdigini biliyor muydunuz? Ayrica en buyuk ihracat kalemini elma armut degil, petrol urunleri olusturuyor.

      Sil
    2. Hollanda gecen yil 65 milyar dolar civari cari fazla vermis, sen karistirdin galiba Hollanda`yi baska bir ülkeyle. Velev ki bir miktar cari acik versin, para birimi rezerv para birimi oldugu bunun finansmanini kolaylikla bulacaktir.

      Sil
    3. Cari acik yanlis olmus ticaret acigi.

      Sil
    4. Flyhigh landsafe; biraz ezberleriniz bozulsun;

      http://atlas.media.mit.edu/en/profile/country/nld/

      Sil
    5. https://data.oecd.org/trade/trade-in-goods.htm#indicator-chart

      Senin kaynaktaki ticaret verileri tamamen yanlis, hollanda uzun yillardir ticaret fazlasi veren bir ülke. Dis ticaret fazlasi 85 milyar, cari fazlasi 65 milyar dolar. Yukarida ki oecd sayfasini tavsiye ederim sana, senin paylastigina göre cok daha güvenilir bir kaynak... Yalan yanlis bilgilerle baskalarinin "ezberini bozmaya" caisirken daha cok isine yarar..

      Sil
    6. Eğitim , eğitim , eğitim.

      Şu grafikte hollandanın halkını eğitmeye ne zaman başladığına bakınız.

      http://1.bp.blogspot.com/-IHhyuuc24Ww/VIczLpkEubI/AAAAAAAAAs8/DIjt1SDj2JU/s1600/B4XBtqEIUAAr6Zh.png

      burada da eğitime göre oy verme davranışına bakınız. http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/murat-yetkin/iste-referandum-sonrasi-ilk-anket-40432232

      ice

      Sil
    7. MIT'yi de begendiremedik.

      Muhtemelen yandas, cahil bir okul. Bilimsellikten uzak, dini etkilerden dolayi boyle bir calisma yapilmis. Haklisiniz.

      Sil
    8. Hollanda'da tarım iyi olmalı.Çünkü ben Almanyada yaşıyorum.Birçok meyve -sebzede menşei ülke Hollanda yazıyor.

      Sil
    9. MIT ya da Harvard olmasi bir seyi degistirmez. Bu üniversiteler bu konularda ki verileri kendileri toplayip isleyen kurumlar degil. Onlarda OECD, World Bank, IMF gibi kaynaklara dayanmak zorundadirlar. Kaldi ki bu verdigin link bir MIT ögrencisinin Master tezi`nin internet sayfasina dönüstürülmüs hali. MIT`nin kurumsal olarak yayinladigi veriler degil.

      Bak bu senin verdigin MIT sayfasindan (http://atlas.media.mit.edu/en/resources/about/) alinti:

      "The Observatory of Economic Complexity is a tool that allows users to quickly compose a visual narrative about countries and the products they exchange. It was Alexander Simoes' Master Thesis in Media Arts and Sciences at the MIT Media Lab, which you can read here.

      ...

      If you would like more info on the OEC or to create a similar site for your country, state, or city, get in touch with us at oec@media.mit.edu."

      Yani istersen sende bu tezi hazirlayan kisiyle baglantiya gecip böyle bir sayfayi Türkiye icin hazirlayabilirsin. Belli ki Hollanda sayfasini hazirlayan kisi Hollanda`nin dis ticaret rakamlarini yanlis girmis. Sen de sazan gibi atlamissin. Zaten bu tezi hazirlayan kisiler Media bölümündenler MIT`nin, o yüzde daha cok görselligine ve verilerin sunum sekline dikkat etmislerdir, bir ekonomist gibi verilerin dogru olup olmadigina degil.

      Sana tavsiyem, sagda solda yalan yanlis iddialarda bulunmadan önce, hangi ekonomik verileri hangi kaynaklardan direk olarak edinebilecegini arastir ögren. Sonra kendini gülünc konuma düsürüyorsun cünkü.

      Sil
    10. Flyhigh landsafe, simdi sizin 2 dakikada yaptiginiz Google aramasini bu siteyi hazirlayanlar dusunemedi, yapamadi herhalde, 'veriyi yanlis girdi'. Siz bana tavsiye vermeyi birakin da ne acayip bir kibir ile yasadiginizin farkina varin once. Bu arada "Turkiye"nin ihracat/ithalat kalemlerini gormek istiyorsaniz sitede var.

      Bu arada sitede kullanilan verileri ayri dataset'i olarak paylasiyorlar, nereden aldigini belirtmisler. Size faydasi olmaz da derli toplu veri ihtiyaci olan varsa kullanabilir. Cunku BACI kullanmislar, ve BACI'ye erismek icin de Birlesmis Milletler COMRADE veri tabanina erisimin olmasi gerekiyormus, onun yerine direk bu siteden edinebilirler. Birlesmis Milletler'de birisi yanlislikla girdiyse verileri belki. Akil fikir evrimlesir umarim kisa vadede.

      Sil
    11. Birlesmis milletler tabi ki yanlis girmemistir verileri, birlesmis milletlerden kim alip bu siteye aktardiysa o aktarim esnasinda bir sorun ya da yanlis anlasilma olmus olabilir. World Bank, OECD, Euro Stat CIA Factbook gibi bütün veri kaynaklarin da Hollanda`nin yillik 80 90 milyar dolari (ya da GDP`sinin yüzde 10`una tekabül eden bir miktarda) civari ticaret fazlasi 60 70 milyar dolar civari da cari fazlasi oldugu seklinde veriler.

      http://ec.europa.eu/eurostat/tgm/table.do?tab=table&init=1&language=en&pcode=tet00002&plugin=1
      https://www.cia.gov/library/publications/the-world-factbook/rankorder/2187rank.html
      https://data.oecd.org/trade/trade-in-goods.htm#indicator-chart
      http://databank.worldbank.org/data/reports.aspx?source=world-development-indicators#

      Ben sana direk olarak verilerin kaynagini gösteriyorum, sen bana bir media bölümü ögrencisinin master tezi olarak hazirlardigi bir websitesi üzerinde, Birlesmis Milletler veritabanin dan alindigi iddia edilen bir veriyi gösteriyorsun. Web adresinde MIT`nin adi var diye gözü kapali dogru kabul ediyorsun bu veriyi.

      Türkiye`nin dis ticaret rakamlarini adim gibi biliyorum ben sen merak etme. Ben cok hosuna gittiyse o site, sende türkiye icin bir sayfa yapabilirsin diye yazmistim, daha önceden yapilmisi varsa bilmiyorum. Türkiye`nin dis ticaret rakamlarini merak ediyorsan TUIK sitesinden bak direk olarak, asil kaynagindan almis olursun veriyi bu sayede.

      International Trade ile az cok hasir nesir olmus hic kimse hollanda gibi oldukca yüksek ticari ve cari fazlasi veren bir ülkenin dis ticaret acigi verdigini iddia etmez. Buradan hareketle kibirli olanin sen oldugu ortaya cikiyor. Üzerine hic bir uzmanligini olmayan bir konuda ahkam kesiyorsun cünkü.

      Sil
    12. Bak buda son olarak birlesmis milletlerin Hollanda ülke karnesinin websitesi

      http://data.un.org/CountryProfile.aspx?crName=Netherlands

      Direk olarak oradan kopyaliyorum:

      Exports (million US$) 2015 471957.7
      Imports (million US$) 2015 419077.2
      Balance (million US$) 2015 52880.5

      Sen devam halen daha, bir internet sitesine MIT`nin domain`inde yayinladi diye, ordaki hersey dogrudur yanlis olamaz diye inanmaya.

      Sil
  3. Değerli Hocam, TUİK'in 2008 ve 2016 yıllarında yaptığı ve kağıt üzerinde ekonomimizin bu iki güncelleme ile bileşik %68 büyütüldüğü rakamlara rağmen, hala kişi başı 10 bin dolar gelirin altındayız. Ayrıca bu rakam, 153 gelişmekte olan ekonominin var olduğu dünya ortalamasının bile altında. Buradan bir çıkış var mıdır?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cikis tabiki var ama nereye dogru? Tuvaletin deliginin de bir yere cikisi var sonucta.

      Sil
  4. Hocam teşekkürler, dünya ekonomisine çok iyi bir bakış olmuş. Çin son 15 yılda gerçekten çok iyi yönetildi. Çevremde tanıdığım çok sayıda çinli var ve onların çalışma azimlerini ve uyum sağlama yeteneklerini gördükten sonra Çin`in bu büyümesini en az 5-6 yıl daha sürdürebileceğini düşünüyorum.

    Türkiye`de ise ne yazık ki ekonomi ve insani gelişmişlik gittikçe odak noktadan uzak ve anlam veremediğim yapay gündemlerle ile ülke meşgul ediliyor, hükümetin amacının ne olduğu belli değil ve ne yazık ki iyi niyetli olmadıklarını düşünmeye başladım.

    YanıtlaSil
  5. Bu zor zamanlari atlatabilmesi icin hukumete tum vatandaslarin kostek olmasi lazim.

    YanıtlaSil
  6. Hocam merhaba,

    Belki çok detaylı bir soru ama kötü(ye) giden yukarıdaki tabloları iyiye çevirmek için ne gibi tedbirler alınmalı/çalışmalar yapılmalı ?

    Biraz özet alabilir miyiz sizden ?

    Saygılarımla,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir çok defa bu blogda yapısal reformları yazdım, anlattım. Aynı şeyi bir kez daha yazdırmayın bana.

      Sil
    2. Yapilacak ilk sey butun imam hatip okullarinin kapatilip Anadolu lisesine donusturulmesi olmali. Arapca mufredattan cikartilacak, yerine ingilizce gelecek. Arkasi gelir zatan 2 nesil sonra.

      Sil
    3. kishore mahbubani'yi bir araştırınız.

      ice

      Sil
    4. Bugun bir egitim reformu yapilsa meyvesi 15 yil sonra alinabilir. Bu reformun ekonomideki etkileri ise 20 yil sonra etkisini gosterir. Bunu bilim adamlari soyluyor.

      Sil
    5. Adsiz 00:09, o dedikleriniz denendi sonuc ortada.

      Sil
    6. Sayın Adsız 20 Nisan 2017 00:09, ülkede Anadolu Lisesi bolluğu var. Nitelikten ziyade niceliğe yönelinmesi esas problem.

      -Bence Mesleki eğitimde Almanya gibi model ülkeler çalışılmalı.

      -Holdingler, OSB'ler meslek lisesi açmaya ya da desteklemeye teşvik edilmeli.

      -Bu okulların müfredatı hafifletilerek 3 gün okul 2-3 gün staj şeklinde programlar düzenlenmeli ki çıraklık-kalfalık vb. örgün eğitimle entegre şekilde geri gelmeli.

      -Meslek lisesi öğrencilerine alanlarına uygun mühendislik ve teknik bölümleri için bir miktar ek puan verilmeli ki iyi öğrencileri çekebilsin, son çare okullar olarak görülmesin.

      -Sosyal Bilimler liseleri başta olmak üzere okullarda ekonomiye giriş ve hukuka giriş dersleri verilmeli. Temel hukuk ve ekonomi bilgisi yaygınlaştırılmalı ki ekonomik ve hukuki konularda toplumumuz manipülasyona, propagandaya ve dezenformasyona karşı daha dirençli yetişsin.

      -Her yerde her bölüm fakülte vb. açılarak seyreltilmesin. Pilot şehirler, okullar olsun en iyi hocalar, staj, deney imkanı vb. konularda cazibe merkezine dönüşsün.

      -Okullarda spor (futbol demiyorum), müzik (blok flüt ya da org demiyorum), sanat (sadece sulu boya demiyorum) eğitimi muasır medeniyetler seviyesine çıkarılsın. Liseden mezun bir Türk vatandaşı elin Avrupalısı, Uzakdoğulusu bir-iki yabancı dil, enstrüman, kulüp faaliyeti tecrübesi cebinde mezun olurken ben neden sadece test çözmeye mahkum bırakıldım demesin (ben diyorum)

      Liste böyle çoğaltılabilir. Okuma zahmetine katlananların sabrı içi teşekkür ediyorum.

      Sil
    7. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
  7. Euro bolgesinde issizligin 2018de daha da asagida olacagini dusunuyorum. Her bir yil icin 12 ay zarfinda takip ettigim kadariyla bu bolgede issizlik %1.04 dusuyor.Bu acidan bu dramatik dususun yasalanan nufus ve emekli olacak kitlenin buyuklugu ve calisma cagina gelen kitlenin her yil kuculmesi dahilinde issizlikteki dususn daha dramatik devam edecegini 2018 iibariyle %9.1inde altina gerilecegini dusunuyorum. Dahasi bu orana %9.1e, Euro bolgesi bu yil icinde cok hizli bir sekilde ulasacaktir.2018 itibariyle euro bolgesinde %8li issizlik rakamlari konusacagimiz soylemek hayal olmasa gerek.
    1-Bu dusuncem hakkinda ne dusunuyorsunuz katiliyor musunuz yoksa cok pozitif mi buluyorsunuz

    2-IMF bu tahminleri yayinliyor da tuttugu oluyor mu tutma orani yuksek mi.
    Siz bir iktisadci olarak IMF tahminlerinin tutma olasiligini ne olcude dogru buluyorsunuz gecen tecrubeleriniz isiginda ozellikle ulkeler ve bolgeler bazinda.

    3- ABD icin olumlu belirli yorumlar yaparken Cin ve Euro bolgesi hakkinda onumuzdeki yillar icin biraz belirsiz notr ifadeli yorumlar yaptiniz. Ben soyle dusunuyorum Cindeki yasanan ihracat ve buyume odakli sikismislik biraz da Avrupaya bagli. Bu iki ekonomi birbirini besleyen bir konumda. Turizm ticaret vb. Bu baglamda Avrupa bolgesinde, mesela ABD gibi krizden cikti diyebilecegimiz bir toparlanma Cini de bugunkinden daha farkli kilabilecegini dusunuyorum. Mesela boyle birkosulda Cin %6.5 - % 7 ortalama %6.8 arasi buyuyebilir. Acaba yaniliyor muyum buna katilir misiniz

    YanıtlaSil
  8. Çok detaylı ve güzel bir yazı olmuş. Elinize sağlık Mahfi Hocam. Özellikle son zamanlarda daha çok dillendirilen bir konu var. Piyasa daha da kötüleşirse ve TL daha da değer kaybederse döviz hesaplarına bloke konulabilir mi? Ya da tüm dolar hesapları belirlenen TL kuru üzerinden zorunlu olarak TL’ye çevrilebilir mi? Eski ekonomi bakanlarından Ufuk Söylemez de geçenlerde bu konuya değindi. Sonuçta başımızdaki kişiler 3 ay önce rica ile karışık emir ile yandaşlara döviz sattırmaya çalışmıştı. Yeni tek adam sisteminde bunu yapabilecek güçleri de var artık. Bu konuda sizin yorumunuz nedir Mahfi Hocam?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu soruların cevabını bende merak ediyorum fakat cevabı bilmek yarın ki EURUSD paritesini ne olacağını bimek gibi imkansız olsa gerek. Bende paramı şimdilik piyasanın dışında çağ dışı yöntemlerle saklıyorum fakat elbette faziden de oluyorum. Durumumuz yukarı baksan bıyık aşağı baksan sakal :-(

      Sil
    2. Siz önleminizi erken almışsınız; ama şu da bir gerçek ki böyle bir hareket olursa hiç beklediğimiz bir zamanda yapılacaktır. Benim merak ettiğim Mahfi Eğilmez gibi finans gurularının bu konuda neler düşündükleri. Tüm dünya ile düşman bir ülkede piyasaya güven sağlamak zaten çok zor.

      Sil
    3. Adsız 20:40

      Evin adresini gizli tutayım :) ama ben de elde avuçta menkul ne varsa döviz ve gram altına çevirdim, kasada tutuyorum. Bu şartlarda yaşamaya mecbur bırakılmak çok rahatsız edici. Bu gidişle toprağa falan da gömmeye başlayacağız. En önemli soru, iktidar DTH'larla ilgili zorlayıcı bir karar alırsa serbest döviz ticaretini olduğu gibi bırakır mı? Bırakmaz ve "elinde döviz bulunanlar şu tarihe kadar şu kurdan bozdursun" derse bizim sakladığımız dövizler tuvalet kâğıdına dönüşebilir. Sonuçta bunları bir yerlerde bozdurabilmemiz lâzım. Elde yurtdışına göndermeye değecek kadar yüksek miktarda döviz bulunmadığı için bir yandan saklıyoruz, bir yandan da kurbanlık koyun gibi bekliyoruz.

      Sil
    4. Hocam bu konudaki görüşlerinizi merak eden hayli bir okuyucunuz var, rica etsek , sizi kesinlikle bağlamayan kendi kişisel görüşünüzü paylaşır mısınız ? saygılar

      Sil
    5. Adsız 10:44

      Banka kasası da bir seçenek. Fakat hiçbir banka bu kiralık kasalar için mahremiyet garantisi vermiyor. Bankalar maliyeye kasanız hakkında sizin onayınız olmadan bilgi verilebilir; sigorta yapmaz. Ayrıca kasanın içindekilerin değer ve miktarından dolayı da hiçbir sorumluluk kabul etmez. Bu durumu sözleşme örneklerini görerek teyit edebilirsiniz. Kasa size güvenlik sağlamaz; sadece içinizi rahatlatır. Ayrıca herhangi bir ekonomik buhranda iktidarın bu kiralık kasalar için de kıstılayıcı maddeler getirmeyeceği ne malum? Örnek bir kiralık kasa sözleşmesine erişebilirsiniz: https://assets.yapikredi.com.tr/WebSite/_assets/pdf/bireysel-bankacilik/kiralik_kasa_kasa24_sozlesmesi.pdf

      Sil
  9. hocam imf ye göre biz gelişmiş ülke miyiz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Biz gelişme yolundaki ülkeler arasındayız.

      Sil
    2. Aslında gelişemeyecek ülkeler arasındayız.

      Sil
    3. on yıllardır gelişmekte olan ülkeler hep aynı. bence bunların adını değiştirip bu kadar gelişebilen ülkeler diyelim:)

      Sil
    4. Biraz siyasi olacak ama olsun :) Bana göre; bugün Almaya, Hollanda, Amerika(Bazı yayın ve siyasetçiler) İngiltere ve bir çok bizi çekemeyen ülke bizimle uğraşmalarını arttırdığı için yani kısacası gitgide gözlerine battığımız için, daha da bizimle uğraşmaya başladılar. Neden bizimle uğraşıyorlar ? Aslında mahfi kardeşimizin sorusu bu soru da saklı. Bizimle uğraşmalarının sebebi, bizim gitgide büyüyor olmamız ve onların uşaklığından kurtuluyor olmamızdır.. Unutmayın ki, bir önceki yazımda da demiştim. Türkiye ekonomi tarihini iyi bilin ve bu zamanki ile karşılaştırınız. Bakın bakalım o tarihlere göre büyüyor muyuz yoksa gitgide güçsüzleşiyor muyuz ? Eminim ki gelişmekte olan ülkenin de üzerinde olan bir ülkeyiz. Hem siyasi hem ekonomi hem de bürokrasi olarak..
      Okuduğunuz için ve görüşüme saygı duyduğunuz için müteşekkirim..

      Sil
    5. Mehmet Fatih kardeşim sen ekonomiyi Yiğit Bulut ve benzerlerinden takip ediyorsun anlaşılan. Bırakın artık kendinizi kandırmayı okuyun öğrenin kendinize ait bir fikriniz görüşünüz olsun, oradan buradan duyduğunuz kulaktan dolma propaganda laflarla burayı kirletmeyin, rakamlar zaten yeterince konuşuyor.

      Sil
  10. Nietzsche “umut en büyük kötülüktür, işkenceyi uzatır” der. Hep bir şeylerin düzeleceğini, insanların derin gaflet uykusundan uyanacağını, herşeyin farkında olanların ise kafalarını kuma gömerek deve kuşu taklidi yapmayı bırakacağını umut ederek yaşıyoruz son yıllarda. Toplumu kamplaştırmaktan başka bir işe yaramayan politik söylemler, siyasi çıkar uğruna çarpıtılan rakamlar, çözümsülüğe sürülen ekonomi politikası, iflas etmiş dış politika, bilimsellikten uzaklaşmış bir toplum... Umut ederek işkenceyi uzatmanın bir faydası olduğunu da düşünmüyorum. Umut artık bizim çaresizlikten sığındığımız bir limandan başka bir şey değil ve bir şeylerin umut ederek düzelmeyeceği de çok açık. 5. günün şafağında çıkıp gelecek bir Gandalf olmadığı ve aslında belki çok büyük bedeller ödemeden kazandığımız için değerini çok iyi bilemediğimiz bütün kazanımlarımızı da umarsızca cepten harcayarak hızla tükettiğimiz gerçeğinide göz önüne alırsak ucu karanlık bir tünelde son sürat gidiyoruz. Tünelin çıkışı olmadığını ve o trenin hızla duvara çarpacağını bile bile.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuza maalesef katılıyorum biz bir toplum olmayı çoktan yitirdik sanırım . Dünya görüşümüzün uyuşmadığı insanlardan öç alırcasına yaşamaya devam ettiğimiz sürece de topluluktan ziyade toplum olmayı başaramayacağız sanırım . Bu durum sadece ülkemiz için geçerli değil ne yazık ki bütün dünya kitleleri karşıtıyla tanımlayan toplumu ilgilendiren bir karar alınacağı zaman düşman olarak algıladıkları insanları cezalandırmaya yönelten politikacılarla dolu . Evet çok zor bir konjonktürdeyiz bunu kabul etmemek delilik olur ama tarihteki büyük kırılımlar da böyle zamanlarda olur . İnsanlık için olumlu bir kırılım dileğiyle

      Sil
  11. Hocam lorenz eğrisini çizemedim, sanırım bilgilerim oldukça eskimiş:) sayenizde güncelliyoruz. Cok teşekkürler. www.tenbihname.com

    YanıtlaSil
  12. südün kilosu kac allh askina südün AKP bizi bitirdi hayvanciligi inekciligi koyunculugu sayelerinde cakallara kaldik

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel kardeşim kırsal kesimde akpnin yine ezici üstünlüğü var bu ne iş o halde? Demek ki çiftçi memnun hayatından. Biz de şehirde südü kaça içiyoruz bir bilsen..

      Sil
    2. Nohut'ta , kuru fasulye'de ithalat vergisi sıfırlandı , kırmızı et'te zaten bakan bile çaresiz , durun bir de süt işi çıkmasın başımıza :-P

      Sil
  13. Sevgili Mahfi Hocam,

    Sanirim 1999 ve 2016 yillarini karsilastirdiginiz tablolalari sanirim SAGP verilerine göre düzenlemissiniz. Fakat Türkiye`nin GSMH sinin dünya ekonomisi icindeki payini cari GSMH degerleri üzerinden hesaplamissiniz sanirim yoksa bu sayinin, asagida ki Türkiye ekonomik görünümü basligi altinda verdiginiz 2016 yili icin %1,7 olan oranla ayni olmasi gerekirdi.

    Ben ülkelerin genel ekonomik büyüklüklerinin birbiri ile karsilastirilmasinin nominal degerler üzerinden yapilmasi taraftariyim, sizin yerinizde olsaydim ilk tablolalari nominal degerler üzerinden hesaplardim. Siz SAGP`yi tercih etmissiniz, fakat o zaman da bütün degerlerin SAGP verileri ile hesaplanmasi gerekmez mi? Dikkatinizden kacti mi bu acaba?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. IMF bu tür farklı karşılaştırmalar veriyor. Karışmaması için dünya içindeki payları her iki tablodan da kaldırdım.

      Sil
  14. Demokratik olma hukuk devleti olma çağdaş laik bilimsel eğitim taraftarı olma gelişmiş ol mümkün değil 2007 ye kadar eksiden aldılar diye büyüdük 2009 dan beri de ABD para basıyor diye 2001 de 100 bin olan daire bugün 1 milyon büyüyen bir bu işte 1 milyonu veren son adam bitince ki eli kulağında göreceğiz o büyümenin gerçek halini zannımca

    YanıtlaSil
  15. Değerli hocam,
    Bloğunuzda yapısal reformlardan defalarca bahsettiniz. Peki bu tren de kaçabilir mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence o tren 2008'de kaçtı. Ama belki de isabet oldu. Çünkü bu anayasa değişikliği yapısal reformdan benim anladıklarımla başkalarının anladıklarından tamamen zıt şeyler olduğunu ortaya koyuyor.

      Sil
    2. Mahfi Egilmez, sizin anladiginiz mustemelekelik de ondan. Tabi farkli olur.

      Sil
    3. böyle bir iftira ancak sömürülmüş bir kafadan çıkar.insaf,vicdan dilerim adsız 10 23

      Sil
  16. Osmanli imparatorlugunun vakti zamaninda dunya ekonomisinde yeri neydi hocam. Ozellikle ekonomide iyi oldugu soyleniyor dedelerimiz tarafindan

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Deden vampir filan mi bu kadar uzun yasayabildigine gore? Osmanli imparatorlugunun 600 yillik tarihi var hangi donemi soruyorsun? Ayrica boyle sacma bir karsilastirma yapmanin kime ne faydasi var? Deli Ibrahim donemine air IMF raporlari var mi elinde, varsa ver karsilastiralim ekonomiyi. Kafayi yedi millet Osmani Osmanli diye. Osmanli yikildi ve imparatorluk topraklarinda 29 ayri devlet kuruldu, ne Osmanlisi hala bu devirde?

      Sil
  17. ABD Trump baskanliginda yapilmasi planlanan Trumpin ve senatonunda destekledigi vergi indirimleri vergi reformu
    1-ABD ekonomisinde buyume tahminlerini dinamiklerini yukari ceker mi
    2-ABDnin iliskili oldugu Euro bolgesi ekonomilerine faydasi olur mu pazar ihracat buyume acisindan En azindan Euro bolgesindeki krizin omrunu azaltirmi hafifletir mi ABDdeki bu vergi indirimleri. Komsu da piser bize de duser hesabi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her şeyden önce Trump bu reformları yapabilir mi? Orası tartışmalı. Yaparsa muhtemelen büyümeyi olumlu etkileyebilir. Etrafa yararı meselesi ise karışık. Çünkü sadece vergi indirimleri değil aynı zamanda ticarette korumacılık da planlanıyor.

      Sil
  18. Hocam, biraz hassas bir soru olacak ama işler böyle giderse Katalan'ların İspanya'dan ayrılmak istemeleri gibi bir durum Türkiye'nin Batı-Güney bölgeleri için de yavaş yavaş konuşulmaya başlanır mı? Sonuçta yukarıda rakamlarını verdiğiniz GSYH'yı büyük ölçüde üreten bölgeler bunlar. Diğer bölgelerde ise en ufak bir birlikte yaşama arzusu görünmüyor, kafayı radikallikle gittikçe daha çok bozuyorlar. Böyle bir ayrılma durumunda kısaca hayırcı diyebileceğimiz bu bölgelerin AB'ye girmeleri muhtemelen 3 ay bile sürmez. Ben etrafımda bu tip konuşmaları çok duymaya başladım. Sonuçta birlikte yaşayalım da, bu iş tek taraflı olmuyor, ülkenin birliği-beraberliği diye diye geldiğimiz nokta ortada. İnsanlar çok yoruldular. Herkes medeni bir ortamda insan gibi yaşamak, işiyle gücüyle uğraşmak istiyor. Kavgadan gürültüden herkes bıktı, devlet bugün ne kazık atacak diye bekleyerek ömürler bitiyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Adsiz, bu elbette bir gun konusulmaya baslanacak halk arasinda ama sunu bil ki bu coktan planlandi ve hayata gecirilmeye baslandi bile. Bunun adimlarindan biri de Baskanlik rejimiydi. Eyaletler soylemi bosuna cikmadi. Parlamento'dan boyle bir bolunme icin onay almak vs mumkun degildi ama tek kisi'nin kolunu bukup boyle birseyi cikartmak cok kolay. Ama bolunmeden sonra AB'ye giris konusunda pek iyimser degilim. Bosna Hersek AB'ye girebildi mi?

      Sil
    2. Neleri konuşma aşamasına geldik gördünüz mü? 15 yıl önce her şeye karşın böyle konuları konuşmuyorduk.

      Sil
    3. Mahfi Egilmez, konusamiyorduk. Simdi insanlar konusabiliyor. Konustukca da soylediklerinin sacmalik oldugunu ogrenecekler.

      Size gore anladigim kadariyla 15 yil once Istanbul'un belli kesimlerinde yasayanlar, Ege'de yasayanlar kendilerini Guney Dogu'da yasayan, Ic Anadolu'da Dogu'da yasayan ile kendisini ayni konumda ve esit goruyordu oyle mi? Bir 'evet herkes kendini esit goruyordu son 15 senede bozuldu' diyebilir misiniz? Rica etsem.

      Sil
    4. Adsız 10:29

      Üniversite eğitimini tamamlamış, ABD'de doktora yapmış, ülkesine dönüp sanayi tesisi kurmuş, onlarca-yüzlerce insana istihdam sağlayan bir kişi ya da tıp fakültesini bitirip TUS sınavı ile uzmanlığa girip bitirmiş, yurtdışında en ileri yöntemleri öğrenip ülkesinde uygulamaya koymuş, hatta daha da geliştirip uluslararası ödüller kazanmış bir cerrah kendisini iç ya da güneydoğu'daki okuma yazma bilmeyen insan ile belli yönlerden elbette eşit görmüyordu ama o insanlarla gönül bağı kurabiliyor, o bölgelerin de zamanında kendisinin elde ettiği imkânlara kavuşması için projeler geliştiriyordu. Ya da, o bölgelere gidip meslektaşlarının gelişmesi için kurslar, paneller düzenliyordu, çaba gösteriyordu. Bunlar yapılmıyordu derseniz ya bilgisizsiniz, ya da provokatörsünüz zira bizzat ben bu tip girişimlerde pek çok kez bulundum ve başarılı oldum. Benim gibi onbinlerce insan da bu konularda çalıştı. En basit ve çarpıcı örneklerden biri Türkân Saylandır. Bu insanlar aslında devletin sağlaması gerekip sağlamadığı olanakları o bölgelere bir nebze de olsa sunabilmek için kendi ceplerinden dünya harcama yaparak, emeklerini, zamanlarını bu işlere ayırarak çabaladılar.

      AKP'nin bölücü-ayrıştırıcı politikaları bu gönül bağını kopardı. İyi yetişmiş insanlar artık bu isteği duymadıkları gibi o bölgelerin gelişmemiş insanları da artık kendileri için bir şeyler yapmaya çalışan bu kişileri ülkenin ekmeğini yiyip kendileri ile paylaşmamış düşmanlar olarak görüyor. Tayyip Erdoğan'ın "Onlaaar" diye attığı her nutuk bu ayrımı arttırıyor. İktidar kendi zaaflarının, beceriksizliklerinin, aczinin, gizli ajandasının, hatta kötü niyetinin bedelini hem bu çabaları gösteren insanlara hem de o çabalardan yararlanan insanlara farklı şekillerde ödetti.

      Son 15 senede ülkenin birlik-beraberlik duygusu kayboldu. % 51'lik şaibeli Pirus zaferinin göz kamaşması ile henüz gerçekleri görmüyor olabilirsiniz ama bu işten en zararlı çıkacak kesim ülkenin iyi yetişmiş, eğitimli, iyi niyetli, aydın, cumhuriyetçi, GSYH'nın %70-80'ini üreten kesimi olmayacak. En büyük kaybeden, iktidar ve onun şakşakçıları ile geri kalmış bölgelerin halkları olacak.

      Sil
    5. Adsiz 12:45, Turkan Saylan deyince su video aklima geldi, ne guzel gonul bagi imis o;
      https://www.youtube.com/watch?v=CZvFNnCeYqg

      Ayrica Guney Dogu anadolu bogesinde "Hayir" oylari "Evet"den daha yuksekti. O da dip not olsun. Siz anlatmaya devam edin, dinleyelim guzel oluyor.

      Sil
    6. Adsız 13:13

      a haberin hazırladığı "son derece tarafsız ve bilgilendirici" belgesele göre gerçekten de Türkân hoca idamı hak ediyormuş. Ne demek çocukların bale yapmasını istemek, çağdaşlıktan yana olmak, gencecik insanların zorla başlarının örtülmesine karşı çıkmak değil mi? Hem annesinin kökeni hristiyanmış, üstelik İngiltere doğumluymuş ama Türkân Saylan bunu gizleyip İsviçreli demiş, vaay vay vay! Bir de misyoner olduğuna dair MİT raporu varmış ama misyoner örgütlerle bağları tam olarak kanıtlanamamış. Olsun canım, kanıtlanmasa da olur ne olacak, salla gitsin. Zaten asıl büyük günahı Ahmet Necdet Sezer tarafından atanmış olması. Diğer suçları olmasa da bu büyük günahı başına gelen rezilliklerin nedenini açıklıyor zaten. Benim de şimdi fikrim değişti, sizinkiler az bile yapmışlar kadına ölüm döşeğinde!

      Size ne anlatsak yararı olmayacağını, zira anlatılanları bir şeyler öğrenmek için değil aklınızca çürütüp sonra karşınızdakiyle o müthiş zekânızla dalga geçmeye çalışmak için kullanacağınızı yılların tecrübesiyle öğrendik. Sanmayın ki buralarda yazılanlar kişisel olarak sizi ve sizin gibileri hedef alıyor. Bu blogu ve benzerlerini yorumlarla birlikte binlerce insan okuyor. Bizim amacımız sizin gibileri araç olarak kullanıp henüz beyni sizler kadar yıkanmamış, tarafsızlığını geri dönülmeyecek şekilde kaybetmemiş insanlara mesaj vermek, sizin zihniyetinizdeki kişilerin düşünce tarzını göstermek. O mesajlar da yerini buluyor, bu nedenle lütfen yazmaya devam edin. Hem sizlerin zihniyeti, hem de karşıt fikirleri savunan kişilerin yaklaşımı başka nasıl ortaya çıkacak?

      Sil
  19. Hocam yazılarınızın içeriğinden bağımsız olarak Türkçeniz çok güzel. Özellikle gençlerin dili ne kadar hoyrat kullandığını gördükçe sizi okumak keyif veriyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. Elimden geldiğince özen göstermeye çalışıyorum.

      Sil
  20. Sayin hocam, yapısal reform yapmak neden bu kadar zor? Oy kaybetme korkusu mu? Neden oy kaybedilsin ki? Reform yapana oyum gider benim. Geleceğim ve refahim için yapısal reform istiyorum. Kim neden istemiyor sayın hocam? Yine dış mihraklar mı yaptirmiyor yoksa?
    Teşekkürler,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zorluğu aslında yapısal reformdan anladıklarımızın farklılığından kaynaklanıyor. En basit örneği yargı alanından vereyim. Ben yargı reformu deyince tamamen bağımsız bir yargı yapısı yaratmayı anlıyorum. Oysa mesela daha dün onaylanan anayasa değişikliği tam tersini getiriyor. Yani iktidar partisi benim anladığımın tam tersini anlıyor. Onlara sorsanız bu bir yapısal reform, bana sorarsanız bu mevcut sistemi bile geri götürmek.
      Zorluk burada. Tanımlarımız farklı.

      Sil
  21. Sevgili mahfi hocam dollar alip 1 veya 2 sene dokunmasak kar eder miyiz sizce

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mutlaka edersin. Paran varsa simdi almak icin uygun zaman.

      Sil
    2. Garantiye git.

      Altin al.

      Sil
    3. Dolar şu andaki seviyesini bir daha zor görür. Bir süre daha kara para pompası ve güçlü başkanlık söylemleriyle aşağı doğru inebilir ama hak ettiği seviye olan 4 seviyelerini bulacaktır.

      Sil
  22. Hocam Abd projeksiyonunda büyümeyi 2,3 den 2,5 ye çıkarıyor
    Enflasyonu 2,7 den 2,4 e düşürüyor
    Bunu yaparkende cari açık verecek normal olarak. Fakat bu iyi sayılacak tabloya göre işsizlikte oynama öngörülmüyor.
    İşsizlik demişken Trump Amerikan vatandaşlarının ülkedeki istihdamına yönelik telkinleri başarılı olur mu sizce?
    Amerikada teknoloji yoğun sektörde her yıl artarak yabancı istihdamı devam ederken Trump ın çağrısı işe yarar mı?
    Meksika ile Trump arasındaki durum malum, abd de tüm taşeron işler ucuz işçi olarak meksikalılardan sağlanıyor. Milliyetçi bir hava yakalayıp ülke vatandaşlarını istihdam ettirebilir mi?

    Trump ortadoğuya müdahale ederek geleneksel abd başkanı rüştünü de sağlamışken Trump politikaları desteklenmeye başlanabilir mi?

    YanıtlaSil
  23. Hocam merhaba.Öncelikle hayat boyu olmak istedigim idolümsünüz.20yasinda iibf ogrencisi bir gencim lutfen israr ederek bana bu konuda yardimci olmanizi istiyorum.
    Kayseri Erciyes universtesi isletme birinci sinif ogrencisiyim.Ailecek ticaretle ugrasiyor ve 800 ogrencili bir okul yatiririmiz bitmek uzere sormak istedigim konu engin tecrubelerinize dayanarak ;
    "MESLEK edinmekten ziyade donanim ve hayata bakis acisi olarak bana merakli oldugum konularda beni gelistiricek merakimi giderecek olan bolumun isletme oldugunu sectigim icin bu bolumdeyim
    Yalniz okula basladigimda genel olarak isletmenin derslerine baktigimda son sinif dahil olmak uzere acikcasi hayal kirimligi yasadim.Ulkemizin ekonomik meselelerinde söz sahibi olmak bu konuda bir fikir ve tartisma icin birikime sahip olmayi cok istiyorum.para ve finans konusunda ekonominin siyasetle birlestigi noklara asiri bir ilgim var .Ekonomik tartismalar ekonomik dalgalanmalar ,kuresel sorunlar vb konulara ilgim büyük ve acikcasi ilim ogreenmek istiyorum.tekrar soyleyim meslek edinmek icin universte okuyan birisi degilim.Donanim elde etmek istiyorum bu yuzden isletmeden "iktisat" bolumune gecmek istiyorum.Iktisatin 4yillik derslerine baktigimda
    BÜTCE
    Turkiye ekonomisi
    Uluslarasi iktisat
    Mikro makro iktisat
    Para politikasi
    Para ve banka derrsleri bu meraklariki gidericek konulaei icerdigni dusunuyorum
    Isletmeede ve iktisatta da hukukun bazi dallari zorunlu ancak isletmede ise:
    Uretim yonetimi
    Kalite yonetimi
    Orgutsel davranis
    Finansman yonetimi gibi zorunlu dersler var lutfen yardimci olursaniz sevinirim hocam

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eğer gerçekten tanımladığınız gibi düşünüyorsanız yani meslek değil öncelikle bilgi edinmek için okumak istiyorsanız o zaman iktisat bölümüne geçin. İşletmenin bu saydığınız derslerini kendi kendinize öğrenmeniz iktisat bölümü derslerini öğrenmenizden daha kolaydır.

      Sil
    2. Çok doğru bir tavsiye. Normalde en fazla iki yıllık ve lisans sonrası bir program olması gereken işletme eğitimi, öğretim üyeleri ve siyasetçiler tarafından inanılmaz bir maden olarak görülmüştür. Uyduruk bir sınıf ve uydurma tercüme kitapları anlatan çanta taşıyıcı asistan sistemi, son derece düşük bir yatırım maliyeti ile gariban ailelere umut pompalamıştır. Vaktinize ve ailenizin parasına yazık.

      Sil
  24. Hocam Abd projeksiyonunda büyümeyi 2,3 den 2,5 ye çıkarıyor
    Enflasyonu 2,7 den 2,4 e düşürüyor
    Bunu yaparkende cari açık verecek normal olarak. Fakat bu iyi sayılacak tabloya göre işsizlikte oynama öngörülmüyor.
    İşsizlik demişken Trump Amerikan vatandaşlarının ülkedeki istihdamına yönelik telkinleri başarılı olur mu sizce?
    Amerikada teknoloji yoğun sektörde her yıl artarak yabancı istihdamı devam ederken Trump ın çağrısı işe yarar mı?
    Meksika ile Trump arasındaki durum malum, abd de tüm taşeron işler ucuz işçi olarak meksikalılardan sağlanıyor. Milliyetçi bir hava yakalayıp ülke vatandaşlarını istihdam ettirebilir mi?

    Trump ortadoğuya müdahale ederek geleneksel abd başkanı rüştünü de sağlamışken Trump politikaları desteklenmeye başlanabilir mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Trump'a olan destek giderek düşüyor. Elimde Gallup'un bir araştırması var. Buna göre Amerikalılar Trump'a olan güvenlerini kaybediyorlar. Ama tabii bunlar ilk görünümler. Zaman içinde neler olur göreceğiz.

      Sil
  25. aşırı kutuplaşıyoruz günden güne aşırı siyasi yaşıyoruz ekonomiyi işsizliği takan yok ve gündem o kadar hızlı değişiyor ki herkes çok huzursuz geleceğimizi sonumuzu hiç iyi görmüyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Siyaset açısından en kolay yol kutuplaşmayı desteklemektir. Tabii bu iyi siyaset değil ama her siaysal yaklaşımın iyi olması diye bir şey söz konusu değil. Siyasetteki en bilinen yaklaşımdır: "Böl ve yönet." Bu, aslında ele geçirilen yerler, sömürgeler için uygulanan bir siyasal stratejidir. Biz bunu kendi ülkemize uygulamak gibi bir saçmalığın içine girdik ne yazık ki.

      Sil
    2. Mahfi Egilmez, yeni anayasa sisteminde "bol ve yonet" anlamini yitiriyor. Cunku boldukce oyunuz dusuyor, oyunuz dustukce iktidar olma sansiniz ve etki kabiliyetiniz kayboluyor. O "bol ve yonet" parlementer sisteme uygun radikal kitleler olusturmak icin uygun, sonuclarini da malesef kotu tecrubelerle yasadik.

      Sil
    3. Ne kutuplasmasi sunni bir kutuplasma soz konusu. Dis gucler bizim uzerimizde oyun hesap pesinde. Huzurlu bir referandum yaptik. Halk bu referanduma evet dedi.YSK onayladi Simdi ise is basi issizlikte sorunlarin asilacagi ulkenin pasparlak bir gelecege gittigini dusunuyorum. Aksi halini dusunmuyorum bile.

      Sil
    4. Bu durumda mutlu olabilmek için iki şeyden birisi söz konusu demektir: (1) Mutluluğun tanımını bilmiyorsunuz, (2) Bizlerle dalga geçiyorsunuz.

      Sil
    5. Ben mevcut durumun iyi oldugunu dusunuyorum. Baskanlik rejimi bu ulkeye hayir getirecegini serri uzakalastiracagini dusunuyorum.

      Sil
    6. Adsiz umarim dedigin olur. Ben baskanlik sisteminin serri nasil uzaklastiracagini biliyorum. Sozcu gazetesinde 20 Nisan tarihli Can Atakli yazisini okursan serrri yaratan kisinin baskanlik sistemi ile nasil uzaklasacagini yaziyor.

      Sil
    7. İlkokul seviyesinde eğitime sahip arkadaşlar elbette öğrenme amacıyla bu siteyi takip etmeliler. Ama eğitimsiz ve saldırgan militanların bu tip sitelerde olması rahatsız edici. Son ışığı söndürene kadar rahat etmeyecek anlaşılan bunlar.

      Sil
  26. Daha tehlikeli bir durum var. Eğitimli kesim politize olmak zorunda kalıyor. Günlük siyasi gelişmelerden uzak kalamıyor insanlar. Sürekli sistem tartışması var. Ülkeyi trene benzetirsek, yolcuların kitabını okuyup, müzik dinleyip seyahat etmesi gerek, fakat yolcular trenin gidip gitmediği endişesiyle tedirgin, öylece oturuyor. Yolcuların %100'ü trenin gittiğinden emin olmalı ve kendi işine bakmalı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunun neresi tehlikeli. yillardir Egitimli insanlarin siyaset ve politikadan uzak durmalari bizi buralara getirmedi mi.? Bu kesimler siyasetten uzaklasinca sadece 25 yilda siyaset kimlerin eline gecti görmüyormusunuz.

      Bu ülkenin egitimli ve konusunda uzman insanlarin artik ülke yönetimine dahil edilmesi gerekiyor.

      Sil
  27. Mahfi Hocam, yol,köprü, tünel yapmakla bir ülke kalkınabilir mi? Bir tane de fabrika yapsalar,örnegin ben Antalya'da seracılık yapılan bir ilçede yaşıyorum ve burası gerek Türkiye'nin gerekse dış piyasanın ciddi anlamda sebze ihtiyacını karşılayan bir yer. Bizim burda ne yapılabilir örneğin salça fabrikası...hem burdaki genç nüfusa istihdam olur. hem de burdaki hurda domates ve biberlerin nakliyesi için maliyet harcanmamış olur. peki bir salça fabrikasını kurmak çok mu zor???d
    ikincisi denize sıfır bakir kumsal ve plajlarımız vardı vardı diyorum Kültür ve Turizm Bakanımız Ertuğrul Günay zamanında YABANCI YATIRIMCIYA parsellendi...(zatı muhterem denize sıfır bir villa da kendine konduruverdi) ve bizim denize girmemiz için 2km lik bir alan bırakıldı(sus payı). peki turizmle bir ülke kalkınır mı??? kalkınır dersek turist gelmiyor, kalkınmayacaksa bunları niye yaptık.?? dünyaya meydan okuyalım,rest çekelim,iç savaş almış başını gidiyor,kutuplaşma hat safhada, gel de bunalma...alıp başımı gidesim geliyor...çok bunaldım artık hocam bunların yaptıklarından...

    YanıtlaSil
  28. türkiyedeki açıklanan tüm rakamlar şaibeli iken türk tipi başkanlıkla bu rakamlar artık şaibeli degil tamamen yalandan ibaret olacaktır.bu yalan dolan ekonomiyede yatırımcılar niye gelsin.artı bizdeki başkanın bir iş adamına kızdıgını düşünün,yandı gülüm keten helva

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Neresi saibe neden Evet oylarina referandum sonuclarina bagimsiz YSKya guvenmiyorsunuz. Millet kararini verdi siz hala neyin kafasini yasiyorsunuz. Baskanlik rejimin nimetlerinden faydalanmak varken niye kendinizi hirpaliyorsunuz.

      Sil
    2. ysk bagımsızmı,ilahi adsız12.10.devletin hangi kurumu bagımsızki ysk bagımsız olsun.hükümetin istemedigi bir rakamı veya demeci söyle bakim kendini nerde buluyorsun.artık cezavi mi dersin,hakkarinin en uç sınırımı dersin,yada üstüne bir iftiramı atılmaz,anında terörist olursun.

      Sil
    3. Keşke dediğiniz gibi YSK bağımsız olabilseydi.

      Sil
    4. Keske blogcular da bagimsiz olabilseydi.

      Sil
    5. Adsız 15:15
      Bu dediğinizin saçmalığının farkındasınız değil mi?

      Sil
  29. hocam 2016 gelişmiş ekonomiler toplam ihracat payı yüzdesi yanlış yazılmış sanırım. Emeğiniz için teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yanlış değil de tabloda bir sıra eksik kalmış, tamamladım, teşekkür ederim.

      Sil
  30. südün makarnanin fiyati ne olacak

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cok iyi olacak

      Sil
    2. Süt makarnayi bilmem ama,

      Nohut üretiminde inanilmaz bir artis var. fiyatlarinin taban yapacagi söyleniyor.

      tek sorun, talep in cok fazla olacagi yönünde görüsler var.

      bu durum fiyatlarin yükselmesine sebep olabilir

      arz ederim

      Sil
    3. Niye sordundu? Vejetaryen lazanya mi yapacaksin aksama? Yoksa Karbonara soslu mantarli spagetti mi var planinda?

      Sil
  31. Hocam merhaba.
    Bazı ülkelerde mevduat oranı kredi oranından fazla. Bunun nedeni nedir, banka bundan zarar etmez mi?
    Acaba elde edilen mevduatlar dışarıya kredi olarak veriliyor bu mu zararı kapatıyor? Tam olarak durum nedir? Teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Finansal piyasaları derinleşmemiş ülkelerde mevduat krediden fazladır. Eskiden bizde de böyleydi. Bankalar bundan dolayı zarar etmezler. Çünkü kredi az olunca muhtemelen faizi yüksektir.

      Sil
    2. Şu an Avrupa ve ABD'de daha düşük diye biliyorum bu oran. Bu krizin etkisinin hala hissedilmesinden dolayı mı? Kriz öncesinde bu oran %100'den fazlamıydı hocam?

      Sil
  32. Hocam 3. çeyrekteki küçülmede turizm gelirlerinin düşmesinin payı büyük müdür?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne kadardır ölçmedim ama etkisi olduğu kesin.

      Sil
  33. Hocam bizim kredi/mevduat oranımız %117 civarında. Buradaki oran sadece yurt içi kredi ve yurt içi mevduat hacmini kapsıyor değil mi? Mesela bizim bankalarımızın yurt dışına verdiği herhangi bir kredi bu %117'lik dilimin içerisine giriyor mu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bütün krediler bu oranın içine giriyor.

      Sil
  34. Turkiyenin onculugunde Ortadogu Birligi kurulabilir mi OB. Ingilizcesi MU bolgede huzur pekisir bence boyle birlikte. Bizde kurucu uye oluruz.Lider agbi ulke oluruz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İçeride huzuru sağladık da dışarısı mı kaldı?

      Sil
  35. Hocam, oğlumla ilgili birkaç nasihat rica edebilir miyim? Kendisi Marmara İktisat 3.cü sınıf öğrencisi. Kafası çok karışık. Bazen okulda akademik kariyer yapmak istiyor ama kadro imkanı yok denecek kadar azmış. Bazen özele kariyere odaklanayım diyor ama nerden başlayacağını bilmiyor. Ben ise master yapmasını öneriyorum. Yurtdışı örneğin Almanya imakanımız da var. Gerekiyorsa daha sonra gene Türkiyede bir üniversitede akademik kariyer yapabilirsin diyorum. Sizin öneriniz nedir? Örneğin yurt dışı master için razı etsek ilerde özelde ve/veya üniversitede şansı en çok olacak hangi bölümlere odaklanmamız gerekir. O duygusal düşünüyor ben mantıksal. Ülkenin durumu da malum. Siz olsanız nasıl bir yol ve eğitim için hangi uzmanlık alanlarda ilerlemesini önerirsiniz? Teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sizin öneriniz en doğrusu. Yurt dışı master imkanı varsa bunu kullanmak son derecede akıllıca olur. Oradayken zaten hangi alana gideceği düşüncesi de netleşir.

      Sil
    2. Yahu Ismet kardes

      yapma be kardesim. nasil bir taleptir bu. nasil bir istektir bu. nasil bir tarzdir bu.

      okurken yazdiklarinizi Güzin abla geldi aklima.

      ya git yaa..

      üniversite 3. sinifta okuyan bi insanin Yurt disinda master yapmasi icin ikna mi edilmesi gerekir.

      kafayi yiyecem.

      Bir ünifersitede akli basinda bir ögrencinin akli basinda bir babasi su soruyu nasil sorar.

      "üniversitede şansı en çok olacak hangi bölümlere odaklanmamız gerekir."
      öneriniz nedir.?

      bu ne sacma bir sorudur.

      ögrencinin kapasitesi ne Kadar ise, hangi uzmanlik dalinda yetenegi ve istegi var ise o bölüme odaklanacak tabii.

      Diyelim ki Hoca bir uzmanlik dali önerdi.
      cocugunuz o dalda basarili olamaz ise ne yapacaksiniz. ya da istemez ise.

      neden siz cocugunuza baski yaparak birseye razi etmeye calisiyorsunuz ki.

      birakiniz kendi yolunu cizsin.

      farkinda degilmisinizhala.? o üniversitede okuyor.

      Dr. Doc. ve Prof. lardan ders aliyor.

      sanirsin Anaokuluna giden bir anakuzusu..

      Sil
    3. 20 Nisan 2017 15:53

      Tum kelimlerine katiliyorum. Bizi de zaten bitiren
      o üniversitede okuyor.

      Dr. Doc. ve Prof. lardan ders aliyor.

      sanirsin Anaokuluna giden bir anakuzusu..

      Bu anlayis bizi bitirdi. Kendi cocuklarimiza adeta bebek muamelesi gosteriyoruz. Onlari dogadan agaca cikmasindan korumaya calisiyoruz. Devlet ypimizda oyle zaten halkini korumaya calisan bir devlet. Baknz gencleri koruma ve kollama kanunu alah alahh nasil bir bakis bu ya...Yahu Y.disinda bakiyorum heriflerin cocuklar 5-6 yasinda yerlerde surunuyor toprakla bir buyuyor. Yerlerde yuvarlaniyor aileler tik etmiyor. Her neyse bir kac kere diyaloglarina baktim cocuklarla sanki buyuk insanla konusurlar gibi...cocuklarini nasil cicidyetle dinliyorlar nasil ciidlyetle konusuyorlar onlarla sasirdim. Bizde heyt hoyt sen konusma sen sus sen etme oglum uzerine camur geldi valla bes barnak geliyor bakkk.. Bu anlayisla yetisen cocukdan ne bekleyeceksin ki Agac gorse korkar keser toprak gorse tiksinir ileride ee zaten toplumda guvensizlik diz boyu insa gorse isbirligi yapmaz ne ticari ne akademik. Hep korumaya muhtac bir hal alir annesinin babasinin yaninda bile ayrilamaz

      Sil
  36. Hocam siz KGF'nin yüzde kaçının eski kredileri kapatmak için kullanıldığının resmi açıklamasını duymak istediğinizi dile getirmiştiniz. Arkada tv açıkken Cemil Ertem'in Ntv'de konuşmasında rakamlara kulak kestim hemen sizle paylaşayım dedim. 137 milyar tl'nin %2'si eski kredileri kapatmak için kullanılmış. Ama bence gerçek oran bundan daha yüksektir çünkü böyle durumlarda yakın arkadaş esnaflar birbirleri için kredi çekerler ve yardımcı olurlar. Bence BDDK'dan bu konuda bir açıklama gelmesi gerekiyor yani bu krediler verilmeye başlandığından beri Türkiye'de daha önceden çekilmiş bireysel ya da kobi fark etmez, kaç kredinin kapatıldığının net rakamını sunması gerekli. Ve bunu geçmiş aylarda ayda kaç kredinin kapatıldığı bilgisi ile karşılaştırmalı olarak sunmalı bence. Anca o zaman mantıklı bir karşılaştırmamız olur. Çünkü tanıdığım çok esnaf var adam kredi çekemiyor annesi babası kardeşi ya da dostu üzerinden bireysel kredi çekiyor. Diğer türlü %2 rakamı çok gerçekçi olmayabilir çünkü.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben resmi raporla açıklanacak olan verilere bakarım. % 2 ile neyin kastedildiğini anlamış değilim.

      Sil
    2. Hocam 137 milyar tl'nin %2'si 2 milyar 740 milyon yapıyor. Sanırım bu sıfır faizli kredileri çekip eski borçlarını kapatanların oluşturduğu hacmi vurgulamak istedi. Yani 2.740 milyar tl'lik kredi bu sıfır faizli krediler ile kapatıldı demek istedi Cemil Ertem. Ben en azından böyle anladım hocam.

      Sil
  37. Hocam, toplum olarak partileri istifaya zorlayıp baskı yapabiliriz. Partilerle olmayacak bu iş. Kendi anayasamizi kendimiz belirleriz. Tabii insanlar ekonomiyi tv'lerden öğrendiği için her şeyi iyi zannediyorlar :)

    YanıtlaSil
  38. Hocam 'Borca Dayalı Para Sistemi', 'Kısmi Rezerv Sistemi' etiketli bir yazınız yok, bir sistem eleştirisi/çözümü yazısı yazsanız?
    Konu hakkında mevcut yazılar ne kadar gerçeği yansıtıyor?

    YanıtlaSil
  39. Merhaba Mahfi Hocam,

    Yazılarınız ve paylaşımlarınız için çok teşekkür ederim.Sizin ve Yaşar Erdinç hocamın bloglarından oldukça değerli bilgiler edindim geçen yıllar içinde.Bu bloglar sayesinde sizlerin deneyim ve bilgi birikimlerinden istifade etme imkanı buluyoruz.

    2006 yılında Telekomünikasyon Mühendisliği alanından mezun oldum ve yaklaşık 10 yıldır uluslararası bir Telekomünikasyon firmasında çalışıyorum.Şu ana kadar birçok farklı ülkede ve bölgede çalışma ve yaşama fırsatım oldu.2009-2017 yılları arasındaki Belçika ve Hollanda deneyimlerinden sonra Türkiye'de yanlış giden birçok şeyin farkına varmaya başladım.Örnek vermek gerekirse

    1)Belçika ve Hollanda'da vatandaş ile devlet arasında her daim karşılıklı güven söz konusu. Kanunlar vatandaşın doğru bilgileri beyan ettiği varsayımı üzerine kurulmuş.Türkiye'de ki gibi her belgenin noter onaylı kopyası istenmiyor.Vatandaş ile devlet kurumları arasında karşılıklı güvensizlik söz konusu.

    2)Çok iyi çalışan bir kamu düzenine sahipler.Kurallar ve kanunlar açık ve net.Kişiden bağımsız olarak kurallar ve kanunlar işliyor.Burada kamu düzeninin devamı için bence bir hükümete bile gerek yok.

    3)Eğitim sistemleri insanları hayata ve ekonomiye hazırlama konusunda gayet başarılı.Eğitim sistemleri ezberden ziyade kalıcılık ve öğrenilen bilgiyi aktif bir şekilde kullanmak üzerine inşa edilmiş.En basit örneği dil eğitimi.

    4)Eğitim sistemi insanlardaki yaratıcılık duygusunu , doğa sevgisini , sosyal yaşama entegrasyonu destekliyor.Mesela bir sunum , döküman , konuşma , organizasyon konusunda bizlere göre çok ilerdeler.

    5)Bir iş yapılırken öncesinde her zaman plan , program yapıyorlar. Bizdeki gibi kervan yolda düzülür mantığı ile çalışmıyorlar.

    6)Tarım ve hayvancılık noktasında çok ciddi teknolojik yatırımları ve arge çalışması yapıyorlar.Türkiye'de ekonomik gelişim diyince herkes tarım ve hayvancılığı bırakıp , farklı sektörlere yatırım yapmak anlıyor.

    Sizin hep demiş olduğunuz üzere bu kısır döngüyü ve problemleri ancak modern eğitim ve reformlar ile çözebiliriz.Aksi takdirde makas her daim açılmaya devam edecek ve belli bir zaman sonra kapanmayacak seviyelere gelecek.Bütün dünya ekonomileri az çok büyüyor zaten zaman içinde.Fakat önemli olan büyüme noktasında İVME yakalayabilmek.

    Son olarak İç Anadolu bölgesinde doğmuş ve ilk-orta öğrenimini bu bölgede tamamlamış bir kişiyim.Ailem sosyo-ekonomik olarak fakir bir aileydi.Bu kısır sosyo-ekonomik döngüyü şahsım adına eğitim seviyesini artırarak ve okuyarak çözebildim.Belki herkes bu imkanları oluşturamayabilir zaman içinde.Bu yüzden devlet herkese fırsat eşitliği,kaliteli ve modern eğitim sunabilmeli.Bizler devletimizi nasıl güçlü yapabiliriz diye düşünürken , devletimizde bizlere nasıl refah , huzur , kaliteli yaşam imkanı verebilir diye düşünmeli.Devletçilik ve Halkçılık ilkesi birbirlerini karşılıklı olarak beslemeli.

    Sizi seviyorum Mahfi Hocam
    Uzaklardan bir öğrenciniz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sayin Veysi Ceylan Bey kardesim.

      yazdiklarinizi okurken nedense Harikalar diyarindaki Alice aklima geldi.
      Ne güzel mesajlar onlar öyle.
      Uctum gittim bir anda.
      lütfen yanlis anlamayiniz. amacim sizinle Alay etmek degil

      O Kadar güzel, madde madde adeta okudukca insanin icini isitan, umut kabarciklarinin köpür köpür olusmasini saglayan, Doga sevgisinden Hayvan sevgisine, huzur ve refahtan kaliteli yasam felsefesine Kadar adeta bir duygu patlamasina ugradim.
      modern Egitim, firsat esitligi, DEVLETCILIK HALKCILIK olgusunu okurken adeta cildirdim.
      Tarim ve hayvanciligin nasil doruklara olusacagini okurken, yürü be oglum sina hadi kim tutar seni diye bir an gaza geldim. bir anda ayaga kalkmisim. kizim farketti, uyardi..oturdum.
      Vatandas ile Devlet kurumlari arasindaki güvenin nasil saglanacagini
      yaraticilik dusgusunun nasil birsey oldugunu
      ve
      En önemlisi de "büyüme noktasinda IVME kazanilmasi gerektigini
      bir cirpida okudum.

      Sormak isterim. lütfen kusuruma bakmayiniz.

      Siz tüm bunlarin gelismis ülkelerde böyle oldugunu 2009-2017 yillari arasindaki Belcika ve Hollanda yasantinizda mi ögrendiniz.?

      Gercekten böyle bir durumun sözkonusu oldugunu daha önce bilmiyormuydunuz.?

      Ben 40 yildir biliyordum.

      Hollanda veya baska bir ülkeye gitmeden önce de bu degerlerin varoldugunu ve birisinin bu hedefleri bize 1923 ten beri söyledigini cok iyi biliyorum.

      Ben "NUTUK" u okudum bundan 30 yil önce

      söylediklerinizin hepsi burada, olmayanlar da O Adamin kisacik yasami icinde uygulamalari ve söylevlerinde hep vardi.

      Anlasiliyor ki 80 milyonluk Türkiye nüfusunun en az 55 milyonunu Hollanda veya Belcikaya göndermek zorundayiz.

      Biz de sizi ve sizlerin gibileri 95 yildir seviyoruz veysi ceylan bey kardesim

      selam ve sevgilerimle.

      Sinan Kuyucu

      Sil
    2. AK parti de bu dediklerinizi yapmak istiyor ama bir turlu birakmiyorlar ic ve dis ser odaklari. Surekli engel yok referandumu yok imam hatipi yok su yok bu. Onun icin baskanlik rejimi geldi baskanlikla ilerleyen kalkinan bir ulke gorecegiz!

      Sil
    3. Belcika Hollanda dedigin ulkelerin nufus kac sayin yazar. Bir tanesi bizim bi istanbul etmiyor.Istanbulun nufus etmiyor. Istanbul kaba taslak suriyeli afganlarla birlikte ucmus durumda g.resmi olarak

      Sil
  40. Hocam merhaba. Yeni işsizlik rakamlarında "işgücüne dahil olmama nedenleri" arasında "iş bulma ümidi olmayanlar" ve "diğer" kısmı yer alıyor. Bu kısmı bazı iktisatçılar işsizlik rakamlarına dahil ediyor. "Diğer" kısmı "Mevsimlik çalışma, ev kadını olma, öğrencilik, irad sahibi olma, emeklilik ve çalışamaz halde olma gibi nedenlerle iş aramayıp ancak işbaşı yapmaya hazır olduğunu belirten kişiler" şeklinde geçiyor. Ev kadını olmak diye ayrı bir başlık daha var dahil olmama nedenleri arasında. Yukarıdaki ifadede de bu geçiyor. Çift olarak saymış olmuyorlar mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben bu sayıları hem işsizlere hem de işgücüne ekleyerek hesaplama yaptığım için bu tür bir sorun söz konusu değil.

      Sil
  41. Hocam MBnin vadeli mevduat toplamak gibi bir yetkisi var mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eskiden Almanya'da yaşayan vatandaşlardan TCMB, Dresdner Bank aracılığıyla mevduat kabul ediyordu. BU kaldırıldı. Paralar iade ediliyor ve artık bu tür bir mevduat kabul edilmiyor.

      Sil
  42. hocam;
    1: abdülhamiti ittihatçılar mı devirdi. iyi mi oldu
    2: atatürk ittihçı mıydı.
    3: abdülhamit devam etseydi nasıl olurdu.
    ne olur fikirlerinizi bizimle paylaşırm mısınız... saygılar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 1. Abdülhamid'i, atalarının bozduğu sistem devirdi. Kaçınıulmaz bir son olduğu için iyi ya da kötü oldu demek doğru değil.
      2. Atatürk ittihatçıydı ama asla biat etmemişti. Kerem Çalışkan'ın Mustafa Kemal'in İsyan Muhtırası adlı kitabını okursanız Onun ittihatçılarla nasıl bir kavgaya girdiğini öğrenebilirsiniz.
      3. Abdülhamid devam edemezdi. Dönemin koşulları istibdat ile devam edilecek bir ortama artık izin vermiyordu.

      Sil
    2. Ulkemizin kurucusunun kavgali oldugu insanlarin isimlerini oraya buraya vermek ne kadar dogru? Bu Mustafa Kemal'in hatirasina saygisizlik degil mi? Bu saygisizligi yapanlar da Ataturkcuyum diye ortalikta dolananlar.

      Sil
  43. Hocam dolar alıp kenara koyalım mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yok. dolar alip üste koy.

      Sil
  44. 4)Eğitim sistemi insanlardaki yaratıcılık duygusunu , doğa sevgisini , sosyal yaşama entegrasyonu destekliyor.Mesela bir sunum , döküman , konuşma , organizasyon konusunda bizlere göre çok ilerdeler.
    BU OLAY COK ONEMLI BIZDE ISE YOK

    YanıtlaSil
  45. Hocam Merhaba,
    Türkiye'nin içinde bulunduğu grupta en iyi göstergenin Bütçe Dengesi olduğunu belirtmişsiniz. Bütçe dengesinin iyi olması kuşkusuz çok önemli ama, 2010 yılından sonra bütçeden yapılması gereken bazı harcamaların bütçe dışından yapılması örneğin işsizlik fonundan yapılması bu dengeyi sağlamakta sizce ne kadarlık bi katkı yaratmıştır.
    Saygılarımla

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hocam sizce bizde amacı dışında harcanan fonlar ne büyüklükte yani işçiden işverenden işsizlik sigortası topluyoruz ama alakasız işlerde harcıyoruz yanlış hatırlamıyorsam işsizlerin sadece %10 u işsizlik sigortasından yararlanabiliyor ( tabii ki sigorta kapsamına girmek için belli uygunluk şartları olmalı ama %10 da çok düşük bir oran ) ikinci örnek deprem vergisi diye toplanılan paraların duble yollara harcanması bu konuda eminin örnekler çoğaltılabilir biz mali disiplinle övünmeye devam edelim göstergeler bazında ama bu keyfilik nirhün başımıza iş açacak

      Sil
  46. sayın hocam,
    - orta-vadeli planımız yok
    - mali disiplin seçim zamanı askıya alınıyor
    - merkez bankası enflasyon ve dövize gerekli müdahale için faiz tabusunu aşamıyor
    - istihdan seferberliğide başarısı henüz yansıtamadı (başarı denebilirse- umudunu yitiren işsizleri uyandırmaktan başka bi-meddah yanını göremedik)
    -eğitim sistemi yine değişiyor (el yazısı kaldırılıyor)
    - sınav güvenliğini sınava giren gençlere zorluk çıkarmakta arıyoruz ( anahtar,otobüs bileti, bozuk parayı bile içeri almazken; şimdide sınav başlamadan 15dk önce kapıları kapatıp yüzlerce öğrenci madur oldu)
    - kpss den sonra mülakatlara referansım yok diye girmek bile istemiyorum
    - bir referandum yaparız ysk bile kanuna uymaz.
    - turizm dünyaya tuttuğumuz kafadan dolayı kötü gider
    - rusya ile halen limoniyiz ithalat sektede
    - suriyede 6 senedir eset gidecek politikası sonuçlanmadı.
    - düşük büyüme tahminlerini beğenmez laf atarız ama bir şeyde sunmayız.
    - kuran kursuna çocuk gönderirler orda insan müsfetteerinin tacizi ekranlardan eksik olmaz.
    - ben yazmakta sıkıldım hiç mi iyi bir şey göremiyorum çözemedim. Aşırı karamsarlık yüklüyüm.
    tüm bunlara rağmen bana gelecek için umut besleyecek bir iki cümleniz var mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umut her zaman vardır. Mustafa Kemal'i bir düşünün. Nasıl bir umutsuzluktan nasıl bir teslim olmuşluktan, nasıl ihanetlerden çıkıp bir umut yarattı. Umut her zaman vardır.

      Sil
  47. Hocam bi kac sorum olacak.isliklik, enflasyon, kur yukselirken tüketici guven endeksi niye yükseliyor bu anketler de bi tuhaflık yok mu? Son 2 ay ve gecen yılın ogustos ve Eylül aylarindaki yükselme normal mi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu tür endeksler neredeyse tümüyle Dolara endeksli. Yani TL değer kazanıyorsa iyimserlik, TL değer kaybederse kötümserlik çıkıyor. Öteki bütün göstergeler bu endekslerde ayrıntıda kalıyor.

      Sil
  48. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  49. Mahfi Hocam, onumuzdeki iki yil icinde dovizin gelisimi sizce nasil olur?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yarın bile nasıl olacağını söyleyebilecek durumda değiliz.

      Sil
  50. Hocam daron acemoglunun son çalışması hakkında ne düşünüyorsunuz? Nüfusu yaşlanan ülkelerin büyümesi daha yüksek gerçekleştiği bulgusuna ulaşmışlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Okudum, beğendim. İyi bir çalışma.

      Sil
  51. Ulkenin gercek gundemi bu Issizlik asszilik. Ne olurdu bu genc kardesime ve bunlar gibi binlercesine egitim basta olmak uzere calisma imkanlari sunulsaydi. Sunu unutmayin sorun sadece AKP degil AKP oncesi de pek farkli ve pek parlak degildi. Asil gundem bu Gundemi belirlemesi gerekenler de bu olmali.
    https://www.istiklal.com.tr/haber/intihar-eden-gencin-cebinden-cikan-not-kahretti/79739

    YanıtlaSil
  52. https://tr.sputniknews.com/turkiye/201704201028168499-en-mutsuz-ogrenciler-turkiyede/

    Sonuçlara şaşırdınız mı hocam ??

    YanıtlaSil
  53. Lutfen yeni anayasayi kabul eder misiniz Milletten gecer not almis anayasayi niye kabul etmiyorsunuz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eskisinden daha kötü olan bir şeyi beğenmek zorunda değiliz.

      Sil
    2. Herkes kınadı hocam, konuyu kapatıyor muyuz?

      Sil
  54. Kurfasulye nohut baklagiller bilumum gida ucuzluyacak gumruk vergisi 0landi. Bereket geldi gida fiyatlari dusecek dusen gida fiyatlari enflasyonu da dusurecek dusen enflasyon faizleri de dusurecek dusen faizler buyumeye katki saglayacak yukselen buyum eissizligi azaltacak. Ekonomi boyle yonetilir boyle lafla degil icraatla. Tarimda gumruk vergileri sifir olmali et te sutte yumurtada sifir gumruk olmali ki vatandas ucuza yemek yesin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu çıkarımına göre fasulye nohuttan vergi almazsan işsizlik azalıyor.Tebrikler bizi kuantum çağına taşıyacak yaklaşım bu işte.

      Sil
    2. Yani herşeyi dışardan alalım mı deyorsun !?...Herşeyi dışardan ala ala !üretmeden üretmeden nereye gader ! Dayanirik garata$!Misalen et bayadir dışarıdan aliniyore ! Ama ne oldu ! Et korkunç pahalı deilmi ! ...Ah ah ah ....Ne deyem !?

      Sil
    3. Koylu uretmiyorsa uretip de pahalli satiyorsa koyluyu terbiye etmek adina ithalat sart! Bakiniz bu necip millet uc bes tane koylunun cemerseini cekemez. Bunlar yuzunden enflasyon yukseliyor faizler bir turlu inmiyor inmeyince de buyume saglanmiyor isizlik dusmuyor. Zaten koylu ciftci halinden memnun.

      Sil
    4. kurufasulye gelmeden "gaz'ı" gelmiş :=)))

      Adsız 02:21 e gece ilham gelmiş ve özetle şöyle diyor:
      İthal Kuru fasulyenin faydaları:
      -enflasyonu düşürür
      -faize ayar verir
      -büyümeyi hızlandırır
      -işsizliğe çözüm olur.

      Sil
  55. Merhaba Hocam ben umutsuz değilim...Gençlerde bir uyanışın tohumunu görüyorum. Belki hemen olmaz ama yakın zamanda çok daha iyi günler göreceğiz. Biraz tarafsız bilgiye, aydınlanmaya ihtiyacımız var :)

    YanıtlaSil
  56. hocam, bana göre türkiyeye yönelik özellikle de 2018 tahminleri fazla iyimser... abd ekonomisine yönelik tahminleri daha tutarlı ve gerçekleşmesi kuvvetle olasıdır. ab ekonomisinin tam olarak toparlanabilmesi de muhtemelen 2 yıl sonrası mümkün olacaktır.çin ekonomisi konusunda da beklentisi tutarlı gibi geldi bana. fakat türkiye ile ilgili beklentiler ekonomik olmaktan ziyade siyasal gibi geliyor bana. referandum sonucundan memnun gibi görünüyor küresel kurumlar. oysa ne iç ne de dış konjonktür türkiyenin belirtildiği gibi büyüyebilme potansiyelinin olmadığını göstermektedir. naçizane türkiyenin bu yıl ve gelecek yılda muhtemel olarak %2 nin altında büyüme yaşayacağını düşünüyorum ki özellikle 2018 için iyimser olarak tahminde bulunuyorum. hocam türkiye beklentilerini özellikle de enflasyon-işsizlik oranlarını da göz önüne alırsak fazla iyimser bulmuyor musunuz?. saygılar....

    YanıtlaSil
  57. KÖPRÜ SEVERLER BUNA AÇIKLAMA YAPABİLİR Mİ?

    http://m.gercekgundem.com/istanbul/267084/karayollari-rakamlari-acikladi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne açıklaması yapacaklar? "Yani yol, köprü yapılmasın mı" demekten başka seçenekleri var mı? "Çalıyorlar ama çalışıyorlar" mantığının geldiği son nokta, sözün bittiği yer....

      Sil
    2. Herhalde yaziyi yazanlar ve siz koprunun 10 yil kullanilip cope atilacagini felan saniyorsunuz. Oyle saniyorsaniz, oyle degil. Ezik gibi once okuyun, arastirin felan demekten nefret ediyorum ama diyecegim kusuruma bakmayin, "altyapi yatirimi nedir, ulkeye nasil bir faydasi vardir, nasil katma deger saglar once bunlari bir arastirin ogrenin, sonra aciklamasini yapariz".

      Bu arada bizim kapinin onune yapilan yoldan da devlet hic gelir elde etmiyor ama dunyanin parasini harcadi, niye yaptiysa acaba. Calmayan adam bir sey yapmaz ki, bal yiyen parmagini yalar duzenine alismislara da selam olsun, sizin mantiginiz gecmiste kaldi.

      Sil
    3. Yazıyı yazanların ne düşündüğünü bilmiyorum ama iki konuyu açıklamam gerekiyor: (1) Sizin kapının önüne yapılan yol sizin ve benim vergilerimle yapıldı. Devlet dediğiniz kurumun geliri bizim paralarımızdan oluşuyor. (2) Çalmayan adam bir şey yapmaz ki mantığını kabul edip sindirmiş olmanız korkunç bir şey. O zaman evinize giren hırsıza da ses çıkarmayın. Çünkü sonuçta o da çaldıklarını satarak çoluk çocuğunu geçindiriyor.

      Sil
    4. "O zaman evinize giren hırsıza da ses çıkarmayın.Çünkü sonuçta o da çaldıklarını satarak çoluk çocuğunu geçindiriyor."
      Zaten öyle yapıyorlar hocam.

      Sil
    5. Adsız 21:02

      Şu eziklik kavramını biraz açar mısınız? AKP döneminden önce yapılan ve darphane gibi 24 saat harıl harıl para basan, bakım dışında en ufak masrafı olmayan 2 köprünün yıllık toplam geliri AKP döneminde yapılıp çalışmayan, yanlış yer seçimi nedeni ile de hiçbir zaman diğerleri gibi çalışmayacak 3. köprünün giderini karşılamayıp üzerine bir de diğer devlet gelirlerinden yılda fazladan 150 milyon TL (sözleşme dolar bazında olduğu için şimdilik), köprüyü Yap-İşlet Devret modeli ile yaptığı iddia edilen özel firmaya ödenmek zorunda kalınıyorsa burada ezik olan kim?

      Bu durum 10 yıl boyunca devam edecek, zira 3. köprü sürekli zarar edecek. O köprüye 10 yıl boyunca yapılacak gereksiz masrafla onun gibi en az 2-3 köprü yapılabileceği ortadayken eziklik hissetmesi gereken kim?

      Aslında oraya hiç yapılmaması gereken, AKP liderinin bile "o bölgeye köprü yapmak cinayettir" diye beyanatının bulunduğu, daha sonra sırf inat uğruna devleti fahiş zarara uğratma pahasına yapılan bu ucube köprü sizin gözünüzde altyapı yatırımı ise bence buralarda millete ahkâm kesmekle vakit kaybetmeyin, o zamanı bildiğinizi zannetiğiniz şeyleri tekrar okuyup bilgilerinizi tazelemeye ayırın.

      Sil
    6. Adsiz 13:08, valla on binlerce insan sirf insaatlarda fizibilite calismasi yapmak icin calisiyor. Isleri bu. Siz masallah iki dakikada tum fizibiliteyi cikartip karara varmissiniz. Ne diyeyim sizlere laf anlatilmaz, biz cahil oldugumuz icin bilgi seviyemiz size yetismiyor.

      Sil
    7. Adsız 16:48

      YİD projelerinde işin içine "hazine garantisi" girince fizibilite çalışmasının bir anlamı da, önemi de kalmaz. Bizlere lâf anlatmaya çalışacağınıza bizim anlatmaya çalıştığımız şeyleri anlamaya gayret ederseniz belki daha çok yararlanabilirsiniz.

      Sil
  58. 16 Nisan referandumunda YSK'nın yaptığı şey "tüm devlet olanaklarının haksız-hukuksuz-sınırsız şekilde evet için seferber edilmesine rağmen aslında hayır çıktı ama ben bunu evet olarak tescil ediyorum" demektir. Ülkede balığın başı, et, tuz, hukuk, adalet, namus, şeref yani akla gelebilecek her türlü olumlu mefhum koktu. Bu ortamda bilimselliğin hiçbir anlamı kalmadı. YSK yapıyor da TUIK yapmıyor mu? Yeni GSYH verilerinin bundan bir farkı var mı? TBMM'de yapılmıyor mu? Gizli yapılması gereken oylamaların tv ekranlarında göstere göstere yapılmasından muhalif milletvekillerinin topluca dövülmelerine kadar her türlü rezillik ortada. Anayasa Mahkemesinde, Yargıtayda, Danıştayda yapılmıyor mu? Sayıştay raporları meclisten kaçırılmıyor mu? YID projelerinde aynı rezillikler olmuyor mu? Yeni bir haber vardı; Para basan, bakım masrafları dışında hiçbir gideri olmayan 1. ve 2. köprünün gelirleri 3. köprüye verilen hazine garantisini, yani yandaşlara aktarılan payı karşılamıyor.

    Gerçekten de millet iradesi tecelli etti. Bu rezilliklere iktidar yandaşlarından en ufak bir itiraz görüyor musunuz? Evet oyu verenlerden "bu kadar da olmaz" diye bir şikâyet duydunuz mu? Bu ülkeyi ne hale getirdiniz, yeter artık diyen bir AKP'li var mı? Hepsi memnun mesut oturuyorlar. Yaşanan rezillikleri herkes görüyor ama kimse sesini çıkarmıyor. İktidar %20 oy da alsa YSK bunu %51 olarak tescil edecekse ve bu rezilliğe kimsenin sesi çıkmayacak, hatta "büyük başarı" diye alkışlanacaksa hukuki yollar tükenmiş demektir. Yapılacak işler artık bu gerçek göz önünde bulundurularak hesaplanmalıdır.

    YanıtlaSil
  59. Geçmiş yıllarda TÜFE Mayıs ve Haziran ayında hep yükselme eğilimi göstermiş. Resmi makamlar ağız birliği yapmış ve çıkıp Mayıs'tan sonra nasıl düşeceğini iddia ediyorlar? Haziranda da yükselme eğilimi taşıyan bir TÜFE varken ve buna "anormal ÜFE" eşlik ederken?

    Bunlar bana hiç mantıklı gelmiyor. Haziranda FED faiz arttıracak ve böyle bir ortam varken Türkiye'de enflasyonun düşmesine sebep olacak varsayımları nelerdir çok merak ediyorum? Yeni revizyonlar mı?

    ABD'de enflasyon oluşurken AB'de de ister istemez enflasyon oluşacaktır. Oralarda enflasyon oluşursa bizde enflasyonun düşmesi nasıl beklenebilir gerçekten anlamakta güçlük çekiyorum. Dünyada enflasyon yokken enflasyonla mücadele edemediysek, dünyada enflasyon artma eğilimine yeni başlamışken bununla nasıl başa çıkacağız gerçekten merak ediyorum. Kimsede çıkıp bununla ilgili konuşmuyor ve bu duruma karşı ne yapacağını açıklamıyor. Zaten reel olarak faizler sıfır ya da ekside hocam bizim kendi vatandaşlarımız için. E ABD yıllardır faizleri sıfırda enflasyon oluşması için tutmadı mı? Biz şimdi reel faizler sıfır ya da sıfıra yakın tutup enflasyon oluşmaması için dua mı edeceğiz? Bu kadar bir birinden kopuk ve mantıksız düşünce silsilesi yine uzun vadede başımıza ekstra iş açmaz mı?

    Bankalar her ay oranları arttırarak sms atıyorlar 32 günlük vadeli tl mevduat faiz oranları için. 2 ay önce 12 idi, geçen ay 12.30 oldu, bu ay için 12.60 verelim diye sms geldi yapı kredi'den. Eminim gelecek ay 13 olacaktır bu oran ve ister istemez bu faizler eninde sonunda kredi faiz oranlarına da yansıyacaktır.

    Not: Buda benim kendime yazım olsun istedim sizin bloğunuza uyumlu olsun diye hocam.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dediğiniz gibi yabancılar için bizim enflasyonumuz önemli değil onlar parayı nerede harcayacaklarsa oranın enflasyonu reel faiz hesaplamasına girer .Bu anlamda mb nın faiz arttırması faiz lobisinin ( varsa eğer ) işine gelir ama mb nın manevra alanının olmadığı da ortada büyüme yavaşlıyor işsizlik yükselişte keza enflasyon da( hernekadar Mayıs itibariyle düşüş eğilimi gösterecek dense de enflasyonumuz sene sonunda bir önceki yıla kıyasla yüksek gelecek) bu durumda bizim mb tarihinde hep büyümeden yana tercihini kullanmış şimdi kur da çok arttmadığından dolayı bu toplantıda faiz arttırmaz hatta 25-50 baz puan düşüş görebiliriz

      Sil
    2. varlık fonunun caykuru sattığı söyleniyor. sizin "hiçbir para hayrına gelmez" sözünüz doğrulanıyor gibi.Ne dersiniz? daha ne bedeller ödeyeceğiz acaba? bizi de araplara satarlar mi acep?

      Sil
    3. Katiliyorum Turkiyeyi kisa vadede ve orta vadede bir enflasyon sorunu bekliyor ama bu enflasyon sorunu oyle %60lar ve ustu tarzinda degil. Benim ongorum %10 ve ustu ortalama %15 ler civarinda bir enflasyon Turkiyede denge bulabilir. %8li enflasyonu uzun bir sure gormeyebilir.

      Sil
    4. Çaykur ile ilgili bir bilgim yok.

      Sil
    5. Denetlenmeyen, raporlanmayan her yerde böyle söylentiler, dedikodular çıkar ortaya. Onun için varlık fonunun denetlenmesi ve denetim sonuçlarının açıklanması gerekiyor.

      Sil
  60. Sayın Eğilmez,sizin bilimsel yaklaşım tarzınıza bağlı olarak şu referandum sonuçlarına itirazlar konusunda,şu şekilde bir açıklama ve akıl yürütmeye,önyargısız olarak bakarsak nedersiniz?Oy çalmak isteyen niye mühür basmasın ?1,5 milyon oy çalınabilir mi?1,5 milyon oy en az 4,000 sandık eder.Her sandıkta en az 1chpli,1 hdpli sandık kurulu üyesi var.Bu da 8,000 muhalif sandık kurulu üyesi demek.8,000 temsilcinin hiçbirisine farkettirmeden bunun gerçekleşebilmesi için o temsilçilerin hepsinin görme özürlülerden seçilmiş olması gerekir.Bu durumun doktor raporları ile belgelenmesi gerekmez mi?Böyle değilse 8 000 tecmsilcinin hiç biri oylar çalınırken görmemiş mi?Gördüklerini iddia eden varsa neden tutanak tutmamış?Tutanak var diyorsanız,sayısının 1,5 oya karşılık gelecek kadar mı?
    Görüldüğü gibi gerceği arayacaksak sorular çoğalıp gidiyor.Ne dersiniz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok basit. Şunu derim. Siz veya ben ya da bir başkası bu tür akıl yürütmelerle uğraşacağımıza tarafsız insanlardan oluşan bir araştırma komitesi kurulsa da bu konu araştırılıp bir sonuca bağlansa iyi olmaz mı? Bu şaibe söylentisi ortadan kalkar hep beraber tatmin oluruz olay biter. Siz beni ikna etmeye uğraşmazsınız başkaları da sizi ikna etmeye uğraşmaz. Ortada bir şaibe yoksa bunun tarafsız bir heyet eliyle araştırılmasından kim niye rahatsız olsun ki?

      Sil
  61. Hocam Türkiye'de yatırımlar üzerinden ne vergisi alınıyor?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yatırımdan değil o yatırım sonucunda yapılacak üretimden elde edilecek gelirden dolayı vergi alınıyor. Bu yatırımı yapıp üretime dönüştürüp gelir elde eden şahıs şirketiyse gelir vergisi kurum ise kurumlar vergisi ödüyor.

      Sil
  62. Hocam elinize saglik. Biraz istatistik sorusu olacak ama Turkiye'nin ekonomik veri kalitesi osrgulanmaya basladi. TUIK'in sundugu verilerin diger ulkelerle ayni standartta oldugunu dusunuyor musunuz? Daha da otesi, IMF'nin bu konuda uye ulkelere onerdigi veya dayattigi standartlar var mi?

    Sagliksiz verilerin yikima yol acacagi kesin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Standartlar var ama bu standartlar verilerin nasıl toplanacağına ve nasıl işleneceğine ilişkin. Veri toplamayı denetleyen bir sistem yok.

      Sil
  63. Sayin Hocam, elinize saglik. Bence Turkiye 2016'da %3 civarinda buyumedi. Ekonomide nominal bir buyume tabiki var, ancak nominal buyumeden gercek buyume orani hesaplanirken TUIK bence kasitli olarak rakamlari sisiriyor olabilir. Zira, %3 civarinda buyuyen bir ekonomide issizlik oraninin cift haneli olmasi ilginc degil mi? Bana gore buyume demek istihdam demek. Bu cercevede, gercekleri daha iyi yansittigini dusundugum IMF istatistikleri uzerinden ekonomimizi tarafsiz sekilde degerlendirmeye calistiginiz icin tesekkur ederim.

    YanıtlaSil
  64. Değerli hocam ekonomik açıdan ülkemizi değerlendirirsek enflasyon indirilemiyor,dolar kuru istikrarsız da olsa yukarı artış eğiliminde, işsizlik başını almış gitmiş,cari açık sorunu devam ediyor, makyajlanan milli gelir artışını saymazsak o da geri gidiyor.
    Dolayısıyla şuan elimizde bir mali disiplin kaldı. Yap işlet metoduyla verilen garantilerle seçim harcamalarıyla bilmem hangi lobilerle mücadele etmek için kurulan fonlarla bir kaç seneye o da gidecek gibi görünüyor nitekim şuan bile bütçe gelir giderine yansımış vaziyette.O zaman durumumuz nasıl olur sizce hocam? Siz çok şey yaşamışsınız darbeler krizler. Tecrübeleriniz bu konuda neler söyler hocam?

    Gandalf(beyaz olan) her zaman Umut vardır der. Mahfi Hoca ne der ?

    YanıtlaSil
  65. Sayın Eğilmez benim sizi ikna etmek gibi amacım olamaz.Güzel bir tartışma,bilgilenme ve bilgilendirme platformu oluşturmuşsunuz. Bu ülke insanı olarak bu ülkenin gündemine ve sorunlarına ilişkin fikirlerimizi paylaşıyoruz.Anayasa ve referandum gibi sonuçları itibariyle ülkemizin geleceğini çok yakından​ ilgilendiren bir konuda dedikodu mahiyetindeki söylentilerle seçim, referandum sonuçları üzerinde spekülasyonlarla sonuç alma gayretleri demokratik değerlere bağlı her ülke insanını rahatsız etmez mı?Devlet yönetiminde şu veya bu kesimin inandırıcılığı​ olmayan iddiaları üzerine, hemen yeni kurulmuş devletler gibi, tarafsız komisyon kuralım bunu o komisyon çözdüm yakalaşımı sizin gibi bürokrasi deneyimi olan bir kişi için ne derece gerçekçi,kabul edilebilir.Sistem kurulurken bu gibi durumlar gözönüne alınarak çözümler üretilir.Kaldıki Türkiye'de seçimler ve referandum ilk defa yapılmıyor.Mevzuat bu konuda YSK yı yetkilendirmiş.Dolayısla tarafsız kurum var iken, yargıçlardan oluşturulmuşken sizin önerinizle yeni tarafsız kurulu kimler, kimlerden oluşturabilir.Son olarak başa dönersek, diyelim ki mühürsüz zarflar 1.5 milyon adet.O zarfların içindeki​ oy pusulalarının "evet" veya "hayır" olduğunu, özellikle "evet"olduğunu kim, kimler nereden bilebilirler.Ve böyle olduğunu iddia edebilirler.Bütün bunlar sizce de hayatın olağan akışına ters gelmiyor mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Estağfurullah ama tartışarak yazışarak ne dediğimizi anlayabiliriz.
      Olay bu kadar karışık değil. Çok basit aslında. Yasa diyor ki "Mühürsüz oylar iptal edilir." YSK diyor ki "edilmez." Bir örnekle açıklayayım. Yasa diyor ki "Kırmızı ışıkta geçilmez" Siz de buna güvenip yola adımınızı atıyorsunuz ve bir araba gelip size çarpıp sakatlıyor. Siz de dava açıyorsunuz. Çarpan adam hakimin kardeşi çıkıyor. Hakim diyor ki "Kırmızı ışıkta geçilmez diye bir şey yok. Geçilebilir." Buna göre sizi suçlu buluyor. Ve hakimi şikayet edebileceğiniz bir makam da yok. Olay bu kadar basit. Gerisi ayrıntı.

      Sil
  66. Merhaba Hocam,

    İyi ki sizin gibi değerli hocalarımız var.Sayenizde ekonomiyi el yordamıyla değilde,bilimsel olarak daha aydınlık bir görüş sağlayabiliyoruz.

    Size şöyle bir soru sorsam.Siz 1 yada 2 sene sonra büyük bir halk desteği ile iktidara gelseniz.Ekonomimizin güçlenmesi için en önemli olarak ilk etapta tarımda,eğitimde,sanayide,tasarrufta,yönetim sisteminde,nasıl bir ekonomik politika,nasıl bir kalkınma planı ve sıralaması yapardınız.

    Teşekkürler.

    İyi çalışmalar.

    YanıtlaSil
  67. Sayın Hocam,
    2018 verilerinin bulunduğu tablonun altındaki paragrafta ABD'nin 2017 yılında yüzde 2,3, 2018 (2017 yazılmış) yılında yüzde 2,5 oranında büyümemesi tahmininin olduğu yerde yazım yanlışı olmuş. Bilgilerinize..

    YanıtlaSil
  68. hocam 40 yasindayim kendimi bildim bileli ulkemiz gelismekte olan ulke. Biz ne zaman gelismis bir ulke olcaz.almanya kore cok kisa surede ekonomik atilimlari yaparken biz ne zaman bu isleri dogru durust yapabilcez

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ya bir savas kazanacagiz, ya da savas kazanan bir ulkenin yamagi olacagiz. Baska turlu gelismis ulke olamazsiniz.

      Sil
  69. Türkiye'nin GSMH ve GSYİH rakamlarının doğruluğundan ne kadar eminiz?Bu veriler ne kadar güvenilir?

    YanıtlaSil
  70. insan davranışını alternatif kullanım alanlarına sahip kısıtlı araçlar ile amaçlar arasındaki ilişki olarak ele alan bir bilim? cevap: iktisat. Amacı toplumun refahını artırmaya yönelik. Refah düzeyi düşük toplumlardaki iktisatçılar iktisat bilmiyor o zaman. Tenzih ederim amacım kimsenin bu daldaki çabalarını yermek veya bilgisinin yetersiz olduğuna işaret etmek değil. Sadece iktisat denen ve bilim olduğu iddia edilen kuram ve/veya kuramlar üzerine geliştirilen söylemlerin dışladıkları bir husus nedeniyle boş hevesler olduğunu ortaya koymaya çalışmak. İktisadın siyaseti de kuram ve teorileri içine alması gerektiği yönündeki eleştirel bakışımı ortaya koymak. Siyaseti dışlamaya devam ettiği sürece iktisat bir toplumun refahına herhangi bir katkı sağlayacak bir bilim olamayacağını anlatmaya çalışmak. İktisatçı matematik bilmelidir ama ondan daha önemlisi siyaset bilmeli ve siyasete etki etmeli siyaseti kuram ve teorilere her defasında dahil etmelidir. Tek başına iktisat orospunun ev yanarken saçını taramasına benziyor. Saygılar

    YanıtlaSil
  71. Hocam türk lirasının değer kaybetmesi ekonomiye nasıl yansır ? Sonraki yazınızda bu konuya yer verir misiniz ?

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...