15 Mayıs 2017 Pazartesi

Türkiye'nin Sosyal Yapısı Üzerine Bazı Notlar

Hanehalkıyla ilgili tanımlar ve sayılar
Aralarında akrabalık bağı bulunsun ya da bulunmasın aynı konutta yaşayan, temel ihtiyaçlarını birlikte karşılayan, hanehalkı hizmet ve yönetimine iştirak eden bir veya birden fazla kişiden oluşan topluluk hanehalkı olarak tanımlanıyor.

Çekirdek aile denildiğinde yalnızca eşler veya eşler ve çocuklar ya da yalnız ebeveyn ve en az bir çocuktan oluşan aile anlaşılıyor.

Geniş aile ise birden fazla çekirdek aile veya çekirdek aile birlikte bulunan ve çekirdek aile üyesi olmayan en az bir kişiden oluşan aileye deniyor.

Türkiye’de 2016 yılı itibariyle 22.206.776 hanehalkı bulunuyor. Bunun dağılımı şöyle (TÜİK, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi Sonuçları, 2016):

Hanehalkı tipi
Sayı
Oran (%)
Toplam hanehalkı
22.206.776
100,0
Tek kişilik hanehalkı
3.316.894
14,9
3 kişiye kadar nüfusu olan hanehalkı
12.332.576
55,5
3 kişiden fazla nüfuslu hanehalkı
9.874.200
44,5
Çekirdek aile
14.738.394
66,4
Geniş aile
3.616.624
16,2
Diğer
534.864
2,4

Buna göre Türk toplumunda ortalama hanehalkı tipi çekirdek aile tipidir ve bunlar içinde en fazla sayıda olanı da 3 kişiye kadar nüfusu olan ailelerdir. 2012 yılında 3,7 olan ortalama hanehalkı büyüklüğü 2016 yılında 3,5 kişiye gerilemiş bulunuyor.

2014 yılı ile 2016 yılı sonuçlarını karşılaştırdığımızda tek kişilik hanehelkı oranının yüzde 13,9’dan 14,9’a yükseldiğini, çekirdek aile oranının yüzde 67,4’den 66,4’e ve geniş aile oranının da yüzde 16,7’den 16,3’e gerilediğini görüyoruz.

Aile yapısı
TÜİK’in Aile Yapısı Araştırması 2016 sonuçlarına göre eğitime devam etmek istemesine karşın çeşitli nedenlerle eğitimi terk etmek zorunda kalanların oranı yüzde 18,3. Bunların yarıya yakını ekonomik zorluklar nedeniyle, dörtte biri ise ailelerinin izin vermemesi yüzünden eğitimi terk etmiş görünüyor. Kadınlar arasında eğitimi terk edenlerin yüzde 38,1 i ailesinin izin vermemesi nedeniyle eğitimi terk etmiş görünüyor.  

Türkiye’de evliliklerin yarıya yakını aile ve akraba çevresinden, üçte bire yakını da komşu ve mahalle çevresinden tanışarak evlenmişler. Arkadaş çevresinden (okul, iş gibi) tanışarak evlenen çiftlerin oranı yalnızca yüzde 10,3. Akraba evliliklerinin oranı yüzde 23,2 gibi yüksek bir oranda yer tutuyor.

Bireylerin mutluluk nedenleri arasında aileleri yüzde 70,2 ile birinci sırada yer tutuyor. Bireylerin yüzde 74,4’ü ailelerinin mutlu olduğunu ifade ediyor. 

Bireylerin maddi durumu
Gelir ve yaşam koşulları araştırması (TÜİK, Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması, 2011 – 2015) sonuçlarına göre 2015 yılında bireylerin yaklaşık yüzde 22’sinin yoksulluk sınırının altında olduğu anlaşılıyor.

Konut sahipliği, kiracılık gibi durumların belirlenmesi amacıyla aşağıdaki tablodan yararlanılabilir (TÜİK, Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması, 2011 – 2015.)

Konutun mülkiyet durumu
2011
2015
Ev sahibi
59,6
60,4
Kiracı
22,2
23,3
Lojmanda oturan
1,4
1,4
Diğer
16,9
14,8

Tablo bize, konut yatırımlarının yüksekliğine karşın ev sahipliği oranında da kiracılık oranında düşük bir artış olduğunu gösteriyor.

Aynı araştırmaya göre konut ve çevre sorunları yaşayan bireylerin en büyük şikayeti konutun izolasyon sorunları nedeniyle ortaya çıkan ısınamama sorunu (şikayet edenlerin oranı yüzde 43.) Bu şikâyetin oranında 2011’e göre artış söz konusu. İkinci sırada çatının sızdırması, duvarların nemli olması, pencere çerçevelerinin çürümüş olması gibi nedenler geliyor (oranı yüzde 39.) Bu şikâyetin oranında ise 2011’e göre düşüş var.

Hanehalkı ve bilişim teknolojileri
En çarpıcı sonuçlar hanehalkı bilişim teknolojileri kullanımı araştırmasından çıkıyor.

Aşağıdaki tablo hanehalkının bilişim teknolojilerini kullanma durumunu 2004 – 2010 – 2016 yılları itibariyle karşılaştırmalı olarak göstermek amacıyla hazırlandı (TÜİK; Hanehalkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması, 2004 – 2016, %).

Yıl
Masaüstü bilgisayar
Taşınabilir bilgisayar
Cep telefonu  / akıllı telefon
Sabit hatlı telefon
İnternet erişimi
2004
10,0
0,9
53,7
81,6
7,0
2010
33,8
16,8
90,5
56,1
41,6
2016
22,9
49,0
96,9
25,6
76,3

Tabloda en dikkat çekici değişim taşınabilir bilgisayar (dizüstü bilgisayar, tablet, netbook vd) oranındaki artış ile internet erişimindeki yükseliştir. Cep telefonu oranı artarken sabit hatlı telefonların oranı da gerilemektedir.

Sonuçlar ve öneriler
TÜİK’in 4 farklı araştırmasından çıkan sonuçların en önemlilerini şöyle sıralayabiliriz: (1) Türkiye’de aile yapısı ağırlıklı olarak 3 kişilik aileden oluşuyor. (2) Kadınların eğitime devam edememesinin en önemli engeli aileden izin alamamaları olarak karşımıza çıkıyor. Devletin bu sorunu vergi teşvikleri ya da doğrudan harcama yoluyla çözmesini öneriyorum. Çocuk başına vergi indirimi yapmak veya para vermek yerine eğitime giden kız çocuğu başına vergi indirimi yapılması veya maddi destek verilmesi düşünülebilir. (3) Konutlarla ilgili en büyük şikâyet izolasyon sorunu olduğuna göre devletin evine izolasyon yaptırmak isteyen düşük gelirli ailelere uzun vadeli düşük faizli kredi kullandırması bir model olarak düşünülebilir. 

132 yorum:

  1. İkinci tabloda yazdığınızın aksine ev sahibi oranında düşüş değil %0,8 yükseliş gözüküyor. Düşüş "Diğer" kategorisinde yaşanmış.Bu kategorisi neye tekabül ediyor acaba?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yazıda "düşük bir artış" ibaresi var, düşüş değil.

      Sil
    2. İlk şekli düşüş idi düzelttim, teşekkür ederim.

      Sil
  2. Her şeye kredi mi verecek devlet. Biraz da hibe yapsın zira bazı fonlar patlamak üzere şişti...

    YanıtlaSil
  3. Ev sahipliği oranında düşüş var yazmışsınız hocam yanlış olmasın ?

    YanıtlaSil
  4. Çoğunluğun aile çevresinden evlenmesi (görücü usulü olarak anlıyorum) ve ailesini mutluluğunun kaynağı göstermesinde bir çelişki yok mu. Yoksa bu benim aile çevremden evlenmediğimin mi göstergesi.?

    YanıtlaSil
  5. BASLIK Türkiye'nin Sosyal Yapısı Üzerine Bazı Notlar

    Buyur Burdan Yak

    http://www.yenicaggazetesi.com.tr/afganlar-ve-suriyeliler-bir-oldular-turk-gencini-oldurduler-163576h.htm

    http://www.hurriyet.com.tr/mersinde-suriyelilerin-gurultu-yapmayin-cin-40458250

    http://www.internethaber.com/suriyelilere-vatandaslik-geliyor-1777029h.htm

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. multeciler iki gencimizi bicakladilar birini kalbinden bir digerini de sah damarindan kestiler. AKPlilerde kanimca perde arakasindan kis kis gulup seviniyorlardir buna eminim. Siz ne dusunuyorsunuz sayilari gun gectikce artan su an itibariyle 5 milyon olan multeciler icin

      Sil
    2. Truva atını büyük bir çoşkuyla kutlayarak kalenin içine alan Truva halkı aklıma geldi. Bu hikayenin sonunu tahmin edebiliyorum.

      Sil
  6. Değerli hocam merhaba, çok net ve anlaşılır bir yazı olmuş her zamanki gibi. Ve olayı; hanehalkı, aile türleri tanımları gibi yerlerden ele almaya başlamanız ayrıca iyi olmuş kanımca.
    Sonuçlar kısmında gözüm, gittikçe artmakta olan konut fiyatları ve aşağı yukarı sabit kalan "kullanımdaki mülk oranı" ile ilgili birkaç cümle aradı. Kanımca yapılacak yorumu "Konut ve balon meselesi analizi" yazınızda yaptığınızı söyleyebilir miyiz?
    Ek olarak, anladığım kadarıyla kirasına ve satılma fiyatına baktığımızda balon olmadığını söylemek kaçınılmaz. Fakat gerek BDDK'nın denetleme konusunda sıkılığı gerekse 2008 krizinden sonra alınan dersler dolayısıyla Türkiye'de konutlarla alakalı bir finansal sorun yaşamayacağımızı en azından yakın zaman için söyleyebilir miyiz?
    Ek olarak son zamanlarda analizinizin yanında devlete çözüm odaklı öneriler vermeniz de çok iyi oluyor tabii ki dikkate alınırsa diye eklemek isterim.
    Şunu da dile getirmek isterim ki 21 yaşında iktisat son sınıf öğrencisiyim, dürüst olmak gerekirse 3. sınıfta iktisada adam akıllı ilgili duyup, araştırmaya ve birtakım yazıları takip etmeye başladım. Üniversitemin ilk iki yılı için "lay-lay-lom" desem abartmış olmam. Sayenizde o tarihlere bile dönüp o tarihlerin güncel ekonomik sorunlarını çok net bir dille anlayabiliyorum.

    Teşekkürler.

    YanıtlaSil
  7. Adsız 18:11 adlı kullanıcıya; Böyle 3-5 örnek verebilecek haber bulmuşsun koca 6 yıl boyunca ama ben sana Türk vatandajlarının kendi aralarında bu tarz olaylarla ilgili hergün 3-5 olay gösterebilirim. Toplumu birilerine karşı bir gruba karşı kışkırtma amaçlı ve konuya hiçbir katkısı olmayan bu paylaşımınızı kınıyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Abdullah Bey, 1960'dan beri Almanya'ya göç eden milyonlarca Türkün bu şekilde işlediği kaç cinayet sayabilirsiniz? Gözünüzü kapatıp inkar etmekle hayatın gerçekleri değişmiyor. Türkiye'deki Suriyeli mültecilerle ilgili sosyal sorunlar olduğu ortada, bu sorunlar da dile getirenleri kınamakla çözülmez.

      Sil
    2. Abdullah Şaşmaz15 Mayıs 2017 19:16

      Ben de sizi kiniyorum duyarsizliginizdan duygusuzlugunuzdan kendi insaniniza karsi nefretinizden kendi insaninizin magduriyetine ortak olmadiginizda dolayi sizi esefle kiniyorum.

      Aksarayin ortasinda hangi Turk vatandasi polis yaralamis
      Aksarayin ortasinda hangi turk vatandasi kan davasi icin duello yapmis

      Kiskirtma yapan provakasyon yapan sizin kendi insaninizi yok gorup yasadigi olum karsisinda karsi tarafi tutmanizdir.

      Bu konu ile ilgisi vardir. Konu Turkiyenin Sosyal Yapisi
      Yorum ise ise bu sosyal yapiya uymayan ne edugu belirsiz her kavgada gurultude bicak kullanan ve bu bicakla turk genclerimizi bicaklayan suriyeliler ve afganlardir.

      Gercekler Kinanamaz gercekler dinlenir.

      Siz once kendi insaniniz magduriyeti ile ilgilenin kac gencimiz Suriyeliler bicak darbeleriyle OLDU haberiniz var mi

      Sil
    3. Abdullah Bey,
      Bırak Türkiye, Bırak Türkiyedeki mültecileri
      ya buna ne dersin

      http://www.milliyet.com.tr/afgan-multeciler-turk-ogrenciye-/dunya/detay/2237521/default.htm
      Avusturya’nın başkenti Viyana’da, Erasmus değişim programı kapsamında ülkede bulunan 21 yaşındaki bir Türk öğrenci üç Afgan mültecinin tecavüzüne uğradı

      Sil
    4. Abdullah Şaşmaz,a
      Böyle 3-5 örnek verebilecek... sonrası okumuyor, midem/tansiyon/nabız

      Sil
    5. Abdullah Sasmaz`a: "Toplumunda ornekler vs." demissinizde, Suriyeliler yada Afganlar bizim toplumumuzun bir parcasi degildir. Bu topraklar icin dedeleri savasmadi, kabul edilip edilmemeleride dedeleri savaslarda sehit olan, vergi veren bana (Halk) sorulmadi. Birilerinin karariyla onune gelen sinirdan alinip topluma zorla monte edilemez.

      Sil
    6. Adsız16 Mayıs 2017 21:15
      Bravo Kardes helal olsun sana

      Sil
    7. Abdiullah bak hele senin misafirlerin pek bir ilginc

      19 ağustos 2013 - gaziantep'te, suriyeliler 16 yaşındaki genci bıçakladı.
      15 eylül 2013 - şanlıurfa'da suriyeliler türk vatandaşlarının sokak düğünü basıp darp ettiler.
      22 eylül 2013 - (bkz: suriyelilerin türk taksicinin boğazını kesmesi)
      07 mayıs 2014 - ankara altındağ'da suriyeliler bir türk'ü darp etti.
      11 mayıs 2014 - (bkz: suriyelilerin sanliurfada taksi duragi basmasi)
      10 haziran 2014 - (bkz: suriyelilerin hastane basıp türk askerini dövmesi)
      11 ağustos 2014 - gaziantep'te, suriyeli kiracı türk ev sahibini öldürdü.
      19 ağustos 2014 - 15 yaşındaki suriyeli, 8 yaşındaki türk çocuğuna cinsel tacizde bulundu.
      18 kasım 2014 - (bkz: suriyeliler tarafından sopalarla öldürülen türk)
      30 kasım 2014 - (bkz: suriyelilerin bir tc vatandaşını öldürmesi)
      13 mayıs 2015 - suriyeliler izmir'de internet cafe bastı
      18 temmuz 2015 - adana'da, suriyeliler trafikte tartıştıkları bir genci bıçaklayarak öldürdü.
      21 kasım 2015 - istanbul zeytinburnu'nda suriyeliler yaşlı bir adamı öldürdü.
      17 aralık 2015 - gaziantep'te, suriyeliler bir türk'ü iple boğarak öldürdü.
      08 haziran 2016 - şanlıurfa'da, suriyeliler bir türkü bıçaklayarak yaraladı.
      05 temmuz 2016 - (bkz: 12 yaşındaki kız çocuğunu taciz eden suriyeli)
      09 temmuz 2016 - konya beyşehir'de, suriyeliler türk gencini bıçaklayarak öldürdü.
      24 temmuz 2016 - nevşehir'de suriyeliler bir genci bıçakladı.
      21 ağustos 2016 - bursa'da, bir grup suriyeli 4 kişiyi bıçakladı.
      24 ağustos 2014 - istanbul ikitelli'de suriyeli 2 kişi bir türk çocuğunu dövdü, olaylar çıktı.
      30 ağustos 2016 - suriyeliler kayseri'de otobüs firmasını bastı
      11 eylül 2016 - gaziantep'de suriyeliler bir türk kadınını taciz etti, olaylar çıktı.
      16 ocak 2017 - kahramanmaraş'ta suriyeliler iki kardeşi bıçakladı
      14 şubat 2017 - (bkz: kayseri'de 3 suriyelinin bir vatandaşı öldürmesi)
      18 şubat 2017 - (bkz: suriyelilerin konya'da 2 türkü bıçaklaması)
      21 şubat 2017 - adana'da kavga ettiği suriyeli tarafından bıçaklanan genç hayatını kaybetti.
      27 şubat 2017 - adana'da suriyeliler türk gencini bıçakladı.
      15 mart 2017 - adıyaman'da, 2 suriyeli ev sahiplerini öldürüp parasını çaldı.
      18 mart 2017 - denizli saraköy'de suriyeli bir grup 3 türk gencini dövdü, olaylar çıktı.
      07 nisan 2017 - izmir torbalı'da suriyeliler bir türk çocuğunu darp etti.
      17 nisan 2017 - mersin'de suriyeliler bir mahalleyi basarak vatandaşlara saldırdı.
      06 mayıs 2017 - (bkz: 7 mayıs 2017 konya'da suriyelilerin esnafı dövmesi)
      06 mayıs 2017 - gaziantep'te suriyeliler 20 yaşındaki türk gencini bıçaklayarak öldürdü.
      14 mayıs 2017 - mersin'de, suriyeliler gürültü yüzünden kendilerini uyaran türk'ü öldürdü.
      14 mayıs 2017 - istanbul sultangazi'de afganlılar tarafından bıçaklanan türk genci öldü.

      Sil
  8. Hocam guzel yaziniz icin yine tesekkurler.
    Umarim AKP yonetimi bu konularda danismanlik aliyordur. Secim konusunda anket yapma ve anket sonuclarina gore strateji belirlemede oldukca iyiler. Ayni beceriyi bu cesit anketleri yorumlamada ve buna bagli strateji belirlemede kullanmalarini umuyorum.

    Hanehalki verileri kumulatif gibi gorunuyor. 3 kisiye kadar 55.5%, 3 kisiden fazlasi 44.5%. Dolayisiyla bu verileri en yuksek hanehalki oranin 3 kisilik hanehalki oldugu seklinde yorumlamak tam olarak dogru olmayabilir. 1 ve 2 kisilik hane halklari da bu 3 kisiye kadar olan hanehalklari icinde gorunuyor. Isterdim ki turk aileleri cogunlukla tek cocuk yapsinlar, ama bu benim bildigim kadariyla pek mumkun gorunmuyor.

    YanıtlaSil
  9. internet erişimi halen pahallı evinize internet bağlatmak isteseniz senede BİR ASGARİ ÜCRETE nerdeyse takabül ediyor. Pahallı çok pahallı... Ama artık internetsizde olmuyor hastane randevusu, e-devlet işleri, işbaşvuruları vs vs. Yani internete bağımlılıktan öteye değilde bağlılık zorunlu oldu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cok dogru, bu kadar kalitesiz ve bu kadar pahali internet hic bir yerde gormedim.

      Sil
    2. Gel Almanya'da var ondan, aylik 30EURO, güya 50Mbit, tek güzel tarafi kota limiti olmamasi tabii. Türkiye'de internet yeni yeni pahalanmaya basladi, butun yatirimlarin doviz cinsinden oldugu dusunuldugunde genel anlamda mobil ve sabit internet baglantilarina pahali diyemeyiz, ki %76'lik pazar ilerlemesi de bunu gosteriyor. Ha internet ucuz ama kisitlamalar ve engellemeler ne olacak derseniz, o konuda haklisiniz.

      Sil
    3. almanya'daki 30 euro türkiye'deki 29,99 TL'den ucuz kabul edilmeli. Almanya'da euro ile maaş alınıyorsa ve asgari ücret euro cinsinden olmasına rağmen (saat başı 8,84 Euro) TR'de TL cinsi asgari ücretten fazla ise (günde 8 saatten, ayda 22 gün = 1550 euro / tr de asgari 1400 TL), almanya'da 30 euro uygun bir rakamdır.

      artık euro'yu kur ile çarpıp TL ile kıyaslamayı bırakalım. TR'de rakam uygun olsa ne yazar kazanç düşük.

      Sil
  10. TÜİK tablosundaki rakamlar toplam sayı ve % oranından fazlasına tekabül ediyor?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar

    1. Adsız15 Mayıs 2017 21:17---
      3 kişiye kadar nüfusu olan hanehalkı (+) İLE 3 kişiden fazla nüfuslu hanehalkı BİRİNCİ GRUPLAMA = %100


      tek kişilik aile +
      Çekirdek ailE +
      Geniş aile +
      Diğer + = 2.gruplama %100

      Sil
  11. Çalışmanız çok güzel hocam teşekkürler , malumunuz mb yada bankalar aracılığıyla para basılması uzun dönemde aşırı enflasyona(%20) neden olabilir mi?

    Birazda kurdan kaynaklanan enflasyon artışı var ileriki dönemlerde büyümeyi,tüketimi artırmak için kur'un önünü açmak mantıklımıdır? Teşekkür ederim, saygılar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Para basılması enflasyonu artırır, doğrudur.
      Kurdaki artışa bizden kaynaklanan nedenleri ortadan kaldırarak müdahale etmek mümkündür. Bizden kaynaklanmayan nedenlere yapılabilecek bir şey yok.

      Sil
  12. Yazınız için teşekkürler yine her zamanki gibi güzel bir yazı olmuş.Eğer Türk muhasebe standartları ile ilgili kitap tavsiyeniz varsa faydalanmak isterim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kitap değil ama en yararlısı bunu okumak: http://www.muhasebestandartlari.com/

      Sil
  13. Hocam hazine yerel yönetim ve kitlere transfer yaptığı zaman bunlardan alacaklı oluyor peki neden sgk ya transfer yaptığı zaman alacaklı olmuyor

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hiçbirinden alacaklı olmuyor. Yerel yönetimlere transfer yaptığında onlara ödeyeceği vergi geliri payından kesinti yapıyor. KİT'lere para verecekse sermayesine ekleme yapıyor. SGK'ya yaptığı ödemeyi de alamaz çünkü SGK'nın bunu ödeyebilecek durumu yok.

      Sil
    2. Kitlere transfer yaptığı zaman hocam seneye kar ederse kit ondan o tutar düşüyor mu

      Sil
  14. Akraba evlilikleri Türkiye'nin en önemli sosyal sorunlarının başında geliyor. Ağırlıklı olarak "mal ailede kalsın" anlayışından kaynaklanan bu tutum, islâm dininin de bu tip evlilikleri bir yerde desteklemesi, en azından hoş görmesi nedeniyle toplumda normal karşılanıyor ve doğumsal anomalilerden tutun ahlâki erozyona kadar pek çok soruna yol açıyor. Elbette bunun çözümü de neredeyse her şeyde olduğu gibi eğitimden geçiyor ama eğitim her geçen gün biraz daha dibe battığımız bir konu. Ülkenin çok ciddi bir zihniyet devrimine ihtiyacı var ve mevcut yönetim anlayışıyla bunun gerçekleşemeyeceği açık ne yazık ki.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Birbnirinden korkan urken birbirnin ibadetini mezhebini kimligini malini mulkunu ortak dil turkce ile soran bir toplum sizce nasil kaynasacak biraktik evliligi vs ufak bir sirket dahi kuramaz!

      Akraba evliligi sekil bozukluklarinin yani sira zekaya da zararli

      Sil
    2. Akraba evlilikleri birkaç nesil devam ederse gen havuzu giderek fakirleşir. Bunun sonucunda hepsi birbirine benzeyen, aslında bir sonraki nesle aktarılmaması gereken genleri baskınlaşarak ortaya çıkmış, olumsuz özellikleri belirginleşmiş bireyler ortama hakim olmaya başlar. Organik sorunlara ek olarak zekâ kusurları ve kişilik bozuklukları da bu bireylerde daha sık görülür.

      Sil
  15. Hocam bu bütçe dışı fon ve döner sermayelerin gelir ve giderleri bütçeye nasıl etki yapıyor. Giderler bütçeden mi karşılanıyor

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bütçe dışı fonlar kendi gelir ve giderleriyle yürüyor. Döner sermayelere Hazine baştan bir sermaye koyuyor onlar unu işletip para kazanıyorlar.

      Sil
    2. Peki hocam daha önceki yazınızda bu ikisi merkezi bütçe içerisinde kabul edilmektedir yazmıştınız 2012 yılında. Bu kurumlar iç ya da dış borçlanmaya gidebilirler mi giderlerse kendi borçları mı olur hazinenin borcu mu ? Saygılar hocam

      Sil
  16. http://www.dunya.com/ozel-dosya/marsa-tasinmaktan-bizi-belki-de-o-kurtaracak-haberi-362877

    Bugün dünya gazetesinde çıkan yazıyı da muhakkak okuyun. Hem bu yazı ile bağlantılı; tarımla uğraşan köylülerin yapısını anlatıyor, hem de üretici niye kazanamıyor, niye tarımdan kaçış var ve neden gıda fiyatları bu kadar yüksek.

    Aslında her iki yazıyı da devletimiz okumalı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazıdan bir kaç alıntı;

      Akıllı Köy'de eğitim alan bir kadın çiftçi bana "Biz ürünümüz olmadığında "kaderden" derdik, siz bize önlem alabileceğimizi gösterdiniz" dedi


      Köye giden bir kabzımal onlara borç veriyor mazot, tohum alsınlar diye, kendine bağımlı hale getirip istediği fiyattan malı alıyor..

      Bu kabzımal örneğini okurken hatta yazının tümünü okuduğunuzda size de çağrışımlar yaptı mı? Yaşanan bu sorunlar köye, oradaki vatandaşa özel değil; ülkenin tüm tarafları için de geçerli değil mi?

      Sil
    2. Bunu eskiden fabrikalar yapardı, yılda 3-4 defa üreticiye avans verirlerdi, mazotu,ilacı gübreyi cebindeki parayla al kimseye kul köle olma diye...

      Üretici ürününü fabrikaya sattığı zaman verilen avansları düşer kalanını öderlerdi.

      Sil
    3. Tarımsal üretim dünyanın en zor işidir. Merak eden, balkonunun bir köşesinde saksı içinde maydanoz, dereotu yetiştirmeye çalışsın, ne kadar emek-yoğun bir iş olduğunu bu küçücük örnekle bile anlar. Siz bunu bir de dönümlerce arazide yaptığınızı, verdiğiniz olağanüstü bedensel emeğin dışında kontrol edemediğiniz pek çok faktörle mücadele etmek durumunda kaldığınızı ve bir yılın çabası sonunda elde ettiğiniz ürünün değerinin yaptığınız masrafı bile karşılamadığını düşünün!

      Üretimi bırakan köylüye-çitçiye hak vermemek mümkün değil. Devlet eğer bir sektörü destekleyecekse en yoğun destek vereceği kesim tarım sektörü olmalı ama bu destek bugün yapıldığı gibi "ben sana dönüm başı para vereyim, sen yeter ki üretme" şeklinde değil üretime destek şeklinde olmalı.

      Sil
    4. Köy enstitülerini yeniden açmalıyız.

      Sil
    5. Adsız 08:39

      Köy kalmadı ki köy enstitülerini yeniden açalım. O dönemde kapatmasaydık şimdi zaten bu konuşmaların çoğuna gerek kalmazdı ama artık o dönem geçti. Şimdi tüm eğitim sistemini kökünden değiştirmek ve bilimsel temellere döndürmek gerekiyor.

      Sil
    6. Köy kaldı kalmasına da her şey paraya döndüğü için insanlar da para getiren şeylere yöneliyor. Bizim üretim yapmamız lazım biz şu an hep tüketiyoruz. Ben şahsen ceviz yetiştirmeyi düşünüyorum ama her şey ithal olduğundan tutulabilir miyim meçhul. Köylerde su an kümes hayvanlarına ilgi çoğunlukta.

      Sil
  17. Hocam BAŞLIK : ...Sosyal Yapısı değilde ...Sosyo-Ekonomik Yapısı olması gerek değil miydi?

    YanıtlaSil
  18. Hocam bu güzel analiz için çok teşekkürler.Yine olay yerinden delilleri toplayıp sonuca ulaşmışsınız teşekkürler

    YanıtlaSil
  19. Hocam gayrimenkulda balon varsa herkes neden ev almaya hücum ediyor?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Herkesin e v almaya hücum ettiği kanaatinine nasıl varıyorsunuz ?...

      Sil
    2. Ne yapsın,ya ne yapsın vatandaş, parasını bu sığ piyasada çarçur mu etsin?

      Sil
    3. Herkes ev almaya hücum ediyorsa zaten balon var demektir.

      Sil
  20. Son dediğiniz izolasyon teşvik'inin olduğunu düşünecek olursak , kentsel dönüşümün en önemli bahanesini kesmiş olmaz mı devlet kendi eliyle?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her yerde kentsel dönüşüm yok. Ayrıca dönüşüm bugünden yarına olacak bir iş değil biliyorsunuz.

      Sil
    2. Mülk, Mahal, İnsan İstanbul'da Kentsel Dönüşüm, Derleyen Asuman Türkün. Bu kitabı okuyabiliriz.

      Sil
  21. Mahfi hocam para bizde basilmasinda bir limit var mı ?istenildiği kadar basılabilir mı. bide basiliyorsa şayet su tarihte sukadar Mevla basılmıştır diye resmi bir açıklaması olur mu? Saygılar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Böyle bir limit yok. TCMB sitesinde para banka istatistiklerinden piyasada ne kadar para dolaştığını, artışları azalışları sürekli izleyebilirsiniz.

      Sil
  22. devlet sadece insanı soyar ben sadece bunu öğrendim...hem önceki hem de şimdiki hükümetler hepsi aynı,,,hepsi de kemalist yasalara göre kurulmuş birer cehape şubeleridir...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hakiki olan ile "cı,ci" arasındaki farkı görebilirsek sorun ortadan kalkar.

      Sil
    2. Sizi nasıl soydu devlet? Anlatsanız da öğrensek? Mesela ne kadar gelir vergisi ödüyorsunuz? Nasılsa anonim yazıyorsunuz bir şey olmaz. Yazın da öğrenelim.

      Sil
  23. Toplumumuzda gorucu usulu evlilik geleneginin olmasi cok guzel. En azindan degerlerimizi korudugumuzun gostergesi. Agirlikli olarak gorucu usulu evlilik olmasi ulkemizde koklu bir gelenegin surdugunu gosteriyor. Ayrica Gorucu usulu evlilik yapilan arastirmalara gore daha saglikli uzun sureli ve mutluluk getiriyor. Sahsdn ben kendi ozel hayatimda iki kere evlendim. Birinde finlandiyali bir kizla severek evlendim olmadi surmedi ikincisinde ise gorucu usuluyle kendi memelketimden koyumden evlendim surdu. Herkese gorucu usulu evliligi tavsiye ederim. Gencler babalarinin annelerinin sozlerini dinlesinler en guzel en dogur karari onlar verir

    Namik Yilmaz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir Türk ile bir Finlandiyalının ortak bir hayat kurabilmeleri için başta din olmak üzere pek çok kültürel farklılığı aşıp ortak evrensel değerlerde buluşabilecek olgunluğa erişmiş olmaları gerekir. Aksi takdirde böyle bir ilişki elbette yürümez, kişilerin kendilerini rahat ve güvende hissettikleri, kendilerine benzeyen ortamlara geri dönmeleri normaldir. Sizin için doğru gibi görünen bu örnek herkes için uygun olmayabilir, bu nedenle lütfen genelleme yapmayın.

      Sil
    2. Karşılıklı tavizler verilmez ise meleğin hangi cinsi ile evlenirseniz evlenin tüm sosyal hayatta olduğu gibi evlilik yürümez.Hep taviz veren öfke biriktirir,hep dediğini yapan en sonunda yaşlılığında tek kalır.

      Sil
    3. Adsız16 Mayıs 2017 21:06
      Ben genelleme yapmiyorum. Kendi yasamimdaki tecrubemi paylasmak istedim. Ayrica toplumdaki genel kanida bu yonde insanlar ozellikle bizim gibi kentlememis ulke insanlari hala gorucu usulu ile evleniyor bunu tasvip ediyor. Hatta bu ulkenin uzmanlari da yapilan arastirmalardan yola cikarak bu yonmde gorusler bildiriyor. Benimkisi bir tecrube paylasimi ve toplumun kanilarini ortya koyma. Geneleme falan degil sizin zannettiginiz gibi.

      Sil
    4. Valla Antalyada calisirken tanistik. Cok faydasi oldu Finlandiyaya yerlesme konusunda. ortaokul mezunuydum koyumuzde lise yoktu. su an Finlandiyada eski esim sayesinde kaldim egitim alma dunya gorme gorgu ogrenme hep onun sayesinde oldu. Daha once koylerde mevsimlik iscilik yapiyordum hayat iste nereden nereye Burada egitim imkanlari cok genis oldugundan insaat muhendisligi okumama vesile oldu. Devlet yardim bile ediyor egitim alirken tum yasam masraflari vs...Dusunun simdide gorucu usulu ile evlenmeme ragmen esime ayni seyleri gostermeye calisiyorum kendisi her ne kadar ilkokul mezunu olsa da yapacak bisey yok buyukleri kiramadik. Bu ulkenin bir gercegide gorucu usulu

      Sil
    5. Çok güzel tartışma ortamı olmuş. Benim de küçük bir katkım olsun: https://www.youtube.com/watch?v=6Hi9UW76zOU&t=2s

      Sil
    6. Ben de su şarkıyla destek vereyim. Bakalım hatırlayaniniz cikacak mi :)https://youtu.be/ZEGEyW5v_TQ

      Sil
  24. Benden de Demografik yapıya ilişkin bir bilgi gelsin:

    TUIK in Istatistiklerle Genclik 2016 arastirmasina gore, gecen yil itibariyla Turkiye nufusunun yuzde 16,3 unu 15-24 yas grubundaki genc nufus olusturdu. Turkiye de 12 milyon 989 bin 42 genc bulunuyor.

    YanıtlaSil
  25. Gayet bilgilendirici ve çeşitli sektörlere yön verebilecek geniş kapsamlı bu yazı için teşekkür ederiz. İktisat hemen herşeyle ilgilenir ve bir cevap verir ama ahpap çavuş ilişkilerine bir açıklık getirmez bence okullarda ahpap çavuş ekonomilerini anlatan derslerde olmalı ki insanlar bugün neler yaşandığını anlasın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok doğru diyorsunuz Alperen Bey. Bu dediğinizi birisinden beklemek yerine insanlar kendisi yapmalı.

      Sil
  26. Hocam merhaba
    Kredi garanti fonundan kullandirilan kredi ocak -mayis 2017 arasi 160 milyar tl ye dayanmis durumda

    sizden ricam 2002 yili ve 2017 yillari arasi yillara gore ne kadar kredi kullandirildini analizini ortaya koyarsaniz su an ulke ekonomisinin ne durumda oldugunu daha iyi analiz etmis oluruz

    YanıtlaSil
  27. hocam, euro/dolar paritesi 1.10 gördü. yıl sonunda bu parite sizce 1.05 ve altında olur mu?. saygılar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Trump'ın durumu karışıyor. Bu durumda Dolar işi karışık.

      Sil
    2. Hocam Trump'ın ve ABD'nin durumu vahim. Bizim CB kendisini ailesi ile birlikte Türkiye'ye davet etti. En son Esad'ı davet etmişti, sonrası malum :)))

      Sil
  28. hocam, borsa yükselişleri burada kote edilmiş işletmelerin piyasa değerlerinde artışı getiriyor bildiğim kadarıyla!. dövizde açık pozisyonları olan işletmelerin defter değerlerinde kurlara dayalı olarak ciddi aşınmalar yaşandı. piyasa değerlerindeki artışlar defter değerlerindeki kayıpları da dengeleyebilir mi?. saygılar..

    YanıtlaSil
  29. Hocam bu taploda daha onemli deginilmeyen bir konu var ve cok onemli. Ney biliyormusunuz hic okumuyoruz okum istemiyoruz . Unuversite mezunumuz egitim surecinde iki cilt kitap okumuyor. Birde surekli kaliteli egitim; arge ve is muhendisligi olmadiktan sonra aldigimiz egitim tek basina faktor degil. Kaliteli binlerce muhendisiniz var mezun diyelim calisma uretme alani olmadan buda cozum degil. Yani arge ve teknoloji yatirimi betona para gommekten iyidir

    YanıtlaSil
  30. hocam, komünizm sisteminde devlet kavramı yok hükmünde ve millet kavramı da yok sadece üretim araçları halkın elinde ve kollektif kullanım var. sosyalizm sisteminde ise ağırlıklı olarak devlet mülkiyeti var ve özel mülkiyet sınırlı olmakla beraber devlet ve milli hakimiyet çok baskın ve bu durumda artık değer oluşumunu baltalayabiliyor. ancak hem komünizm hem de sosyalizmde artık değer yaratma kaygısı düşüktür ve genel olarak doğrudan üretenlerin ihtiyaçlarına yönelik üretim konsepti vardır. kapitalizmde ise üretim daha çok artık değer içindir yani kar içindir. hocam tüm bu sistemler paradoksallığında dünya ideal sistemi nasıl kuracak merak ediyorum. bu konudaki düşünceleriniz nedir ?. saygılar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu sistemlerin ikisi geçen yüzyılda elendi zaten,idealler ise sadece ütopyalar için geçerlidir.

      Sil
    2. Mevcut sisteme göre ütopya gibi görünen şey bir bakarsınız oluverir.

      Sil
    3. Sungur Savran'ın Üçüncü Büyük Depresyon'unu okuyabiliriz.

      Sil
  31. Hocam Türkiyenin işsizlik oranı 90'lara göre daha yüksek son 15 yıldır. Biz son 15 senede 90lara kıyasla daha hızlı büyüdük ama işsizlik daha yüksek. Bu duruma gerekçe olarak Türkiyenin büyümesinin kalitesiz olması gösteriliyor. Ama 90'larda da kaliteli değildi. Sizin düşünceniz nedir? Teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 90'ların büyümesi daha sanayi ağırlıklı yani istihdam yaratıcı bir büyümeydi. Şimdi konutla büyüyoruz ve pek istihdam yaratmıyor.

      Sil
    2. O dönemde kamu harcamaları da yüksekti. Bunun da bir etkisi varmıydı, yani kamu harcamaları enflasyon yarattığı gibi istihdam da yaratıyormuydu?

      Sil
  32. mahfi bey, sanayi toplumu olunmadan bilgi toplumu olunabilir mi?. saygılar sunarım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bilgi olmadan fikir olmaz, fikir olmadan sanayi toplumu olmaz. Hep sonuç odaklıyız.

      Sil
    2. İkisi de birbirine bağlı.

      Sil
  33. hocam amerika neden bu kadar güçlü. halbıki sadece200 yıllık bir geçmişi var.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. nasıl bir eğitim sistemleri var

      Sil
    2. Neden-sonuç baglamini kurabilen, tarafsız, analitik düşünce sistemine dayalı eğitim. Tuglanin üzerine tuğla konuluyor. Bu da ancak çok okuyarak olur.

      Sil
    3. ABD'nin bence en önemli özelliği cevher gördükleri kişilerin önünü sonuna kadar açmaları, bu tip insanlara her türlü olanağı sunmaları. Üstelik bu kişilerin ille de Amerikalı olmaları gerekmiyor, dünyanın dört köşesinden bu tip değerli insanları topluyorlar ve önlerine her türlü olanağı sunuyorlar. Bu kişiler de süreç içinde zaten Amerikalı oluyorlar. Yoksa ABD'de öyle aman aman bir temel eğitim yok ama çok iyi üniversiteleri var ve tüm okullardan seçmece çocukları toplayıp bu üniversitelerde burslu olarak yetiştiriyorlar. Bu çocukların arasında ise müthiş bir rekabet var ve bu rekabet en iyilerin de en iyilerini ortaya çıkarıyor. Adamlar bizde olduğu gibi iyileri köreltmiyorlar, eş dost kayırmacılığını ise olabilecek minimum düzeyde tutuyorlar. Yani hatır-gönül-cemaat-tarikat ilişkileri ile değil gerçekten liyakate göre adam seçiyorlar, sınav sorularını çalıp yandaşlara dağıtmıyorlar.

      Aslında benzer bir şeyi Türkiye de yaptı. 2. Dünya savaşı öncesi Almanya'dan kaçan çok değerli öğretim üyelerini Türkiye'ye çağırdı, ülkenin kısıtlı imkanlarına rağmen onlara olabilecek en iyi şartları sağladı ve bu insanlar hem çağdaş üniversitelerimizi kurdular hem de sonraki kuşağın akademisyenlerini yetiştirdiler. Bu, aslında Atatürk'ün nasıl bir vizyoner olduğunun da çok basit bir örneği. Keşke ondan sonra gelenler, hele de günümüzdekiler onun özelliklerinin binde birine sahip olabilselerdi. O dönemde Hitler'in gönderdiği "bu komünistleri ülkenize sokmayınız" mesajına verdiği cevap ise onun büyüklüğünün başka bir göstergesidir: "bir onbaşı beni cinayetlerine alet edemez".

      Sil
  34. Mahfi bey,

    Türkiye'de yaşamanızı istemiyoruz.

    Gider misiniz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben sizin de Türkiye'de yaşamanızı istiyorum.

      Sil
    2. Adsız 11:42 böyle dediginize göre halinizden memnunsunuz ama şunu da bilin her şey para değil. Kitap emrediyor oku diye... Siz ne oluyorsanız ben de okuyayım sonra sizle tartışalım. Ayrica siz Kuzey Kore'ye gidebilirsiniz size daha uygundur orası. İnsanlar internet kullanmiyor ama okuma-yazma oranı %100.

      Sil
    3. Adısz 11:42, memleket kişisel mülkünüz mü? Demokrasi denilen şeyin ilk ve en temel adımı "o benim gibi düşünmüyor, ama memleketi benim kadar seviyordur, kendi düşüncesinin ülke için daha faydalı olacağını düşündüğü için o fikri savunuyor" olgunluğudur. Memleket benim, beğenmeyen gitsin yaklaşımı değil.

      Sil
  35. Hocam merhaba,
    Daha önceleri kitap tavsiyeniz doğrultusunda sizin okuma listenizden bir kitabı satın almıştım. Söz konusu kitap Gülten Kazgan hocanın İktisadi Düşünce Tarihi ve Politik İktisadın Evrimi idi. Bu kitap bana biraz ekonomi öğrencisi ders kitabı gibi geldi. Konuyu daha yalın ve basit düzeyde inceleyebilmem için aklınıza başka bir kitap geliyor mu? Değerli yardımlarınızı için şimdiden çok teşekkür ederim.

    Saygılarımla,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim üzerinde çalıştığım bir Ekonomi Tarihi var. Ama daha zaman alacak.

      Sil
    2. hazır yazılmışları var neden yoruyorsunuz bu kadar kendinizi hocam? Siz farklı ne sunacaksınız Mahfi hoca??

      Sil
    3. ABD patent dairesi başkanı Charles Duell'ın 1899 yılında "icat edilecek her şey icat edildi" diyerek patent dairesinin kapanmasını önermesine benzemiş.

      Sil
    4. adsız 20:51 entellektüel birikiminiz düşman çatlatıyor :)
      Ekonomi tarihi literatüründe nasıl bir eksik var sizin doldurmayı düşündüğünüz eksiklik mi söylem farkı mı??

      Sil
    5. Mevcut ekonomi tarihi kitaplarının (iktisadi düşünce tarihi değil) ekonomi tarihini yeterli biçimde analiz etmediği kanısındayım.

      Sil
    6. Adsız 23:04

      Okursanız siz de zaman içinde iyi-kötü bir entelektüel birikime sahip olabilirsiniz. Hiçbir zaman geç değildir, ümidinizi kaybetmeyin.

      Sil
  36. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 1. Yapısal işsizlik. Yani büyüme modelinin yarattığı işsizlik. Örneğin büyüme modeli inşaata dayalıysa bu modeli değiştirmeden bu işsizliği çözmek mümkün değildir.
      2. Eğitimin kalitesini artırmak ve teknik liseleri gerçek teknik liseler haline getirmek.
      3. Bu sorunuzun yanıtı bu kutuyu aşar.

      Sil
    2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    3. İsterseniz adresinizi de yazın da Hoca ödevinizi yazıp çıktı alıp kargoyla da yollasın.

      Sil
  37. Mahfi hocam şu aralar medyada MB'nin bolca para basacağı; likidite enjekte aracı olarak kullanılacağı, hatta bankaların elindeki menkul kıymetleri satın alacağı gibi bilgiler konuşuluyor. Bu şekilde bir aksiyonun sonucunda neler olabilir? Bununla ilgili bir yazı yazmayı düşünür müsünüz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maalesef üst düzey yetkililerin yaptığı bazı açıklamalar bu konularda dedikoduların alıp yürümesine yol açtı. Ben bu aşamada bunların dedikodu ya da içi boş konuşmalar olduğunu düşündüğüm için bunları ciddiye alıp bir yazı yazmayacağım. Ama bu konularda gerçekleşmeler ortaya çıkarsa yazarım. Umarım böyle bir yazı yazmak zorunda kalmam.

      Sil
  38. Yanıtlar
    1. Estağfurullah, kimse mükemmel değildir.

      Sil
  39. Hocam mb manşet enflasyon hedefini tutturamıyor. Peki çekirdek enflasyon hedefini tutturabiliyor mu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çekirdek enflasyon için bir hedefi yok.

      Sil
  40. Hocam arastirmak mumkun olsada milletin %kaci dolandirici, hirsiz ve haksiz kazanc pesinde kosturuyor, kaci bunu yapiyor, kacinin aklinda ama imkani yok vs ogrenebilsek. Daha demin ayakustu tamirci dolandirdi beni. Haram ettim gectim ne yapayim. Haftada bir biri denk geliyor. Eskiden boyle degildi. Arap ulkeleri gibi oldu Turkiye. Selamlar..

    YanıtlaSil
  41. Hocam merhaba. Bankaların faizlerini, haftalık repo gecelik borçlanmadan daha mı fazla etkiler vadesi daha uzun olduğu için. Eğer böyle ise son dönemde bütün fonlamalar gecelik GLP'ye kaydı. Eğer MB GLP yerine haftalık repoyu kullansaydı ve faizini artırsaydı bu bankaların faizini daha fazla mı etkilerdi vadesi daha uzun olduğu için?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Konu tam olarak vade konusu değil. Dediğiniz gibi eğer haftalık repo ihalesini kullansa vade uzunluğu nedeniyle biraz daha etkili olabilirdi. Konu, MB'nin içinde bulunduğumuz durumu geçici olarak hafife alması ve GLP'yi kullanması. Bütün bunlar itibar kaybettiriyor ve beklentileri bozuyor.

      Sil
  42. banka senedi konusu yazacak misiniz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu konunun uzmanı değilim. Bence uzmanı olanlar yazsın.

      Sil
  43. Hocam özelleştirme gelirleri bütçeye mi yazılıyor. Bir de kit'ler vergi öder mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bütçeye yazılıyor. KİT'ler vergi ödüyor. Diğer vergilerin yanında kâr etmişlerse kurumlar vergisi de ödüyorlar.

      Sil
  44. tüik birde hane halkının egitim seviyesini sorsaydı iyi olurdu.gerçi türkiyede egitimmi kaldı,sorumu geri alıyorum.parası olan zaten ya özel okula yada yurt dışına gönderiyor.gariban, kıt maaşla ve yardımla geçinenlerde devlet okuluna devam ediyor.bu kalitesiz egitimi görenlerde zaten mevcut hükümetin seçmeni.egitimi şaha kaldırmaları,uçurmaları işlerine gelmez şuanki hükümetin

    YanıtlaSil
  45. Kıymetli Hocam.
    Ohal sonrası ülkemizde bir kriz beklentiniz var mı?
    Ben Ohal'in ekonomik nedenlerden dolayı uzatıldığı kanaatindeyim? Bu düşüncem hakkındaki görüşünüz nedir?
    Bir de Ohal'de iflas bildirememe ne demektir açıklar mısınız? Bunun Ohal sonrası nasıl etkiler doğuracağını düşünüyorsunuz?
    Hürmet eder saygılar sunarım...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ohal'in ekonomiyle doğrudan ilgisi yok muhtemelen ama dolaylı olarak olabilir diye düşünüyorum.
      Krizi nasıl tanımladığımız çok önemli. Bugünkü durum kimisine göre kriz kimisine göre kesinlikle değil. İşsizliğin % 8'lerden 13'lere çıktığı, enflasyonun % 7'lerden gelip çift haneye oturduğu, faizin yüzde 7 - 8'lerden 12'lere geldiği bir ekonomi krizde midir değil midir?

      Sil
    2. Bu bizim iyi günlerimiz.

      Sil
    3. İşsizliğin % 8'lerden 13'lere çıktığı, enflasyonun % 7'lerden gelip çift haneye oturduğu, faizin yüzde 7 - 8'lerden 12'lere geldiği bir ekonomi KRIZDEDIR.

      Krizde degilse bile bir ACMAZDADIR. Buna istinaden de Bir yada birden fazla kisa/uzun vadeli cozum bekleyen PROBLEMI vardir.

      Hele ki bu issizlik/enflasyon/faiz gibi veriler dogal olagan uzun yillarin en az 10 yillik ortalamalardan yuksek ise bir de Dunyada da ekonomi iyi kotu gidiyorsa kisaca Dunyada derin bir kriz yoksa. Boylesi bozulmalarda O ulkenin kendisine sormasi gereken ilk sey biz nerede HATA yaptik sorusudur.

      Hem Dunyada derin bir Kriz yok bir cikis var Hem emtialar dusuk seyrediyor hem de tum verilerimiz dogal ortalama gerceklerimizden yuksek cikiyor.Bu bize sunu soyluyor Burda buyuk bir problem var!

      Sil

  46. Teknik bir soru olacak lutfen cevaplandirisaniz sevinirim

    Oncul veriler
    .Petrol ve Baltik endeksi son 25 gundur dusuk seyrediyor dusuyor. En azindan gectigimiz 3 aya gore dusuk
    .Euro ise Dolara karsi ve diger para birimlerine karsi yukseldi. Paritede ciddi bir yukselme soz konusu gectigimiz aylara gore


    Cikarimsal olasi sonuclara gore sorular
    1-Bu durum Almanya merkezli Avrupada enflasyon endiselerini giderir mi
    2-Avrupada enflasyona tekrar dusme egilimine girer mi

    YanıtlaSil
  47. sattığınız değerli kit lerin yerine yenilerini organize etmez de sürekli inşaata kaynak harcayıp sermaye yığılım mobilizasyonunu iyice bozarsanız olacağı budur derim. kanaatimce bu yıl daha iyi aylarımız günlerimizin bitimi için milat olabilir. 2018 itibariyle kötü yıllarımız aylarımız başlayabilir. zaten kamu bütçe açığı da artmaya başladı zira kamu finansman faizlerindeki ortalama bant yukarıya gitmeye başladı ki bu da kaynak sıkıntımızın artmaya başladığını göstermektedir. merkez bankasının kullanılabilir döviz rezervleri 30 milyar doların da altına inmeye başladı ki bu dış finansman konusundaki kırılganlığımızın da arttığını ortaya koymaktadır. muhtemelen önümüzdeki dönemde özel sektör ve hane halklarının yüksek borçluluk stokunu yükselen kamu borç stoku sorunu da eklenecektir. başkalarının tasarruflarını kendimizinmiş gibi harcamanın elbette bedelleri olacaktır ki daha faturanın faizinin faizini ödemeye başladık bunun bir de ana para + faizleri ödenecek maalesef.

    YanıtlaSil
  48. Hocam ellerine sağlık,

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...