26 Ağustos 2017 Cumartesi

Varlık Fonu Bir Yaşında

Türkiye Varlık Fonu bir yıl önce bugün kuruldu. Varlık Fonu’nun kuruluşu, amaçları, eksikleri gibi konulardaki görüşlerimi daha önceki bir yazımda ayrıntılarıyla açıklamıştım.[i] Varlık Fonu hakkında ayrıntılı bilgi almak isteyenler bu yazımı okuyabilir. Varlık Fonunun kuruluşundan bu yana yaşanan gelişmeleri kısaca özetleyelim.

Kamu kesimine ait malvarlığının bir bölümü Varlık Fonuna devredildi
Son bir yıl içinde Hazine’ye ait bazı işletmeler veya bazı işletmelerdeki Hazine hisseleri, mülkiyeti Hazine’ye ait bazı malvarlıkları, taşınmaz mallar Varlık Fonuna devredildi. Bunların dökümü şöyle: (1) Türk Hava Yolları A.O’nun % 49,12 oranındaki hissesi. (2) Türk Telekom A.Ş’nin % 6,68 oranındaki hissesi. (3) T.C. Ziraat Bankası A.Ş. (4) T. Halkbankası A.Ş’nin % 51,11 oranındaki hissesi. (5) Türkiye Petrolleri A.O’nun Hazineye ait bütün hisseleri. (6) BOTAŞ’ın Hazineye ait hisselerinin tamamı. (7) PTT’nin Hazineye ait hisselerinin tamamı. (8) TÜRKSAT’ın Hazineye ait hisselerinin tamamı. (9) Borsa İstanbul A.Ş’nin Hazineye ait hisselerinin tamamı. (10) Milli Piyango (Nakit oynatılan piyango, hemen kazan, sayısal loto, şans topu, on numara, süper loto oyunları ile ilgili daha değişik yeni oyunların yapılmasına izin verilebilecek oyunlara ilişkin lisans 49 yıl süreyle.) (11) TCDD İzmir Limanı. (12) T. Denizcilik İşletmesi A.Ş.’nin sermayesindeki % 49’luk hisse. (13) Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü. (14) Kayseri Şeker Fabrikası A.Ş.’nin % 10 hissesi. (15) Çaykur. (16) T. Jokey Kulübünün düzenlediği at yarışları, müşterek bahislerle ilgili lisanslar 49 yıl süreyle.) (17) Mülkiyeti Hazineye ait Antalya, Aydın, İstanbul, Isparta, İzmir, Kayseri ve Muğla’da bulunan bazı taşınmazlar.   

Kamu kesimine ait bu işletme ve malvarlığının Varlık Fonuna devredilmesiyle bunlardan Hazine’ye devredilen kârlar, mal varlıklarının kira gelirleri, ecrimisil[ii] gelirleri ve varsa diğer gelirler Varlık Fonu gelirleri arasına girdi.

Bir yıl içinde Varlık Fonu neler yaptı?
Varlık Fonu’nun yukarıda değinilen mal varlığından elde ettiği gelirleri ne kadar oldu, bu gelirler nasıl ve nerede kullanıldı ya da nasıl değerlendirildi, Fon ve şirketler ne gibi giderler yaptı? Bu soruların yanıtını bilmiyoruz. Çünkü Varlık Fonuna ilişkin herhangi bir faaliyet raporu, bilanço, gelir cetveli, bütçe, kesin hesap ya da denetim raporu yayınlanmış değil. Varlık Fonu’nun web sitesinde de bu konularda bir ayrıntı yer almıyor. Merak edenler Varlık Fonu’nun web sitesinde yer alan bilgileri bu linkden giderek inceleyebilir: http://turkiyevarlikfonu.com.tr/  

Varlık Fonu denetleniyor mu?
Varlık Fonu kuruluşuna ilişkin yasada Fonun denetimiyle ilgili düzenlemeler 6. Maddede yer alıyor. Söz konusu madde hükmüne göre üç katlı bir denetim mekanizması söz konusu: (1) Bağımsız denetim yapılacak.[iii] (2) Bağımsız denetimden geçen mali raporlar ve yıllık faaliyetler Başbakan tarafından atanacak üç denetim elemanı tarafından denetlenecek ve yazacakları rapor her yıl Haziran ayı sonuna kadar Bakanlar Kuruluna sunulacak. (3) TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, her yıl Ekim ayında Başbakanlık tarafından kendisine gönderilen denetim raporları üzerinden görüşme yoluyla Fon ve Şirketlerin denetimini tamamlayacak.

Varlık Fonu kurulurken yaşanan en ciddi tartışmalar bu fonun harcamalarının Sayıştay denetimine tabi olmaması konusunda yoğunlaşmış, denetim konusunda birçok tereddüt ileri sürülmüştü. Bunun üzerine hükümet yetkilileri açıklama yaparak Varlık Fonu’nun yukarıya özetleyerek aldığımız madde hükmü gereğince bağımsız denetimden geçeceğini, denetim sonuçlarının tıpkı Sayıştay denetiminde olduğu gibi TBMM’nin görüşmesiyle sonuçlanacağını vurgulamışlar ve bu konunun şeffaflık, açıklık ve hesap verilebilirlik ilkelerinin kapsamında olduğuna dikkat çekmişlerdi.  

Türkiye Varlık Fonu, kuruluşundan bu yana bir yılı geride bıraktı. Varlık Fonu’nun faaliyetleriyle ilgili olarak, yukarıya özetle aldığımız denetim hükümlerine paralel olarak 2016 yılı sonunda böyle bir denetim raporu yazılıp yazılmadığını bilmiyoruz. Başbakanlık tarafından denetimle ilgili olarak en az üç merkezi denetim elemanı görevlendirilip görevlendirilmediğini bilmiyoruz. Görevlendirme olduysa böyle bir heyetin geçen yılki mali raporlar ve faaliyetlerle ilgili olarak bir rapor yazıp yazmadığını, eğer böyle bir rapor yazmışlarsa bu raporun bu yılın Haziran ayı sonuna kadar Bakanlar Kuruluna gelip gelmediğini bilmiyoruz. Varlık Fonunun web sitesinde herhangi bir denetim raporu ya da bu soruların yanıtları yer almıyor.  

Sonuç
Bu kadar önemli ve değerli kamu işletmesi ve kamu malının devredildiği bir fona ilişkin denetim, eğer Sayıştay denetimi dışına çıkarılmışsa, her şeyden daha açık, daha şeffaf ve daha hesap verilebilir olmalıdır. İşler beklendiği gibi gitmemiş olabilir, bazı şeyler aksamış da olabilir, o nedenle hiçbir şey yapılamamış olabilir. Her şey mümkündür. Ama hiçbir şey yapılmamış olsa bile Varlık Fonuna devredilen işletmelerin gelirleri, Fonda görevli olanların ücretleri, ısıtma, aydınlanma giderleri gibi harcamaların gösterildiği mali tablolar olmalı ve bu tablolar ile bunların denetlendiğine, onaylandığına ilişkin denetim raporları zamanında kamuoyuna açıklanmalıdır.

Devlet böyle işler. “Herhangi bir harcama yapmadık o nedenle rapora gerek yok” denilemez devlette.




[ii] Ecrimisil, kelime anlamıyla kira benzeri demektir. Mal sahibinin isteği ve ön onayı dışında işgal edilen bir malın bu işgal karşılığı için hesaplanıp tahsil edilen tazminat miktarına ecrimisil denir. 
[iii] Sermaye Piyasası Kurulu mevzuatına göre bağımsız denetim, işletmelerin yıllık finansal tablo ve diğer finansal bilgilerinin, bu tablo ve bilgiler için belirlenen kriterlere (örneğin, halka açık şirket finansal tabloları için Kurulca belirlenmiş veya kabul edilmiş finansal raporlama standartlarına) uygunluğu ve doğruluğu hususunda, makul güvence sağlayacak yeterli ve uygun bağımsız denetim kanıtlarının elde edilmesi amacıyla, genel kabul görmüş bağımsız denetim standartlarında öngörülen gerekli tüm bağımsız denetim tekniklerinin uygulanarak, defter, kayıt ve belgeler üzerinden denetlenmesi ve değerlendirilerek rapora bağlanmasını ifade eder.

161 yorum:

  1. Hocam saygılar sunarım. Ben varlık fonu ile, bist arasında çok büyük bir ilişki olduğunu düşünüyorum. Sanki bu yolla 1 yıl dır, borsa manipüle ediliyor. Ayrıca bunun da sonun çok yaklaştığını düşünüyorum. Siz nasıl düşünüyorsunuz? Saygılar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bilmiyorum. Kimsenin de bildiğini sanmıyorum.Kamu parası dedikoduya kurban gidiyorsa çok yazık olur.

      Sil
    2. Mahfi Hocam, son zamanlarda yapılan ciddi miktarlardaki altın ithalatı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?

      Sil
  2. Adalet Sarayı adı verilen görkemli binaların nasıl adaletle uzaktan yakından ilgisi yoksa Varlık fonu denen bu fonun da varlık yönetimi ile alakası yok. Aradan geçen 1 yılın sonunda artık iyice anlaşıldı ki bu fonun kuruluş amacı devletin elinde kalan son kamu varlıklarının gelirlerinin denetimden kaçırılması, bu varlıkların gerekirse kolay ve pürüzsüz şekilde satılabilir ya da borç karşılığı ipotek edilebilir hale getirilmesi.

    Bu varlıklar aslında tamamen millete ait. Milletin gelirlerinden kesilen vergilerle kurulmuşlar. Şimdi adına devlet denen, asli görevi millete ait bu kurumları doğru düzgün, şeffaf şekilde işletmek ve elde ettiği geliri tekrar millete aktarmak olan organizma diyor ki "arkadaş, ben bu kurumları canımın çektiği gibi tasarruf ederim. İster satarım, ister ipotek ederim, ister kapatırım ve size de gelirinden bir bölümünü canım isterse koklatırım, istemezse onu da yapmam ve ne yaptığımı da size söylemem.

    Hocam, bunları son satırınıza istinaden yazdım. Evet devlet, eğer devletse sizin söylediğiniz gibi işler. Eğer racon kesilen, KHK adı altında astığım astık, kestiğim kestik kararlarla yönetilen mafyatik bir yapıya dönüşmüşse böyle işler.

    YanıtlaSil
  3. Hocam hesap verilebilirlik ve mali saydamlığın nasıl infaz edildiğini gösterdiğiniz için teşekkürleR (:

    YanıtlaSil
  4. hocam, saygılar. sanırım dünyada bir ilk olmalı: cari açık veren yani tasarruf açığı olup da varlık fonnu kuran tek ülke biziz!. esasen bunun adı ''yokluk fonu ''olmalı derim. saygılar hocam...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel izah etmişsiniz.

      Sil
  5. Dolar kurunun dusmesiyle Varlik Fonu'nu hatirlayacaginizi tahmin ediyordum. Cunku reel ekonomin gordugu gercekler finans ekonomisinde dile getirilmedigi icin, kurun dususune anlam veremiyorsunuz. Ancak sunu net soyleyeyim kurun yukselmesinde olmadigi gibi, dusmesin de de varlik fonu'nun dahli yok. Su an varlik fonundaki hicbir kurum, fonun kurumsal kimligi ile iliskili hareket etmiyor, eski hesap kitap, muhasebe sistemlerine devam ediyor, varlik fonu yok gibi bir sey. Joleli'nin beceriksizligi yakin zamanda bardagi tasirir, simdiye kadar baska cogu seyde oldugu gibi 'yalakalik kriteri'ni bir kenara koyup, isi, devleti bilen bir burokrati getirir isi duzene sokarlar.

    Ama onun disindaki elestirilerinizde yerden goge kadar haklisiniz. Ancak bunun tam rayina oturmasi icin varlik fonunun bir an once tahvil ihrac etmesi ve denetim talebinin tahvil sahiplerinden gelmesi lazim. Halkin malesef boyle kaygisi ne bugun, ne de yarin olmayacaktir. Bizim cografyamizda halk geleneksel olarak devletin malini kendi mali gibi gormedigi icin daha cok kendi serveti ile ilgilenir, devletin servetini pek dusunmez. Ne zaman varlik fonu tahvil ihrac eder, devletin serveti kendi servetine karisir o zaman gorun siz, calisanlarin aldigi nefesi bile sorgulamaya baslarlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne tuhaf değil mi? Adını bilmediğimi bir kişi Varlık Fonu'nun ne işler yaptığı konusunda bilgi vermeye çalışıyor ama bu fonu kuran devletten tık yok.

      Sil
    2. bilinmeyen ekonomistin ozu net bilinmeyen devlet tesekkulunun liberal ekonomi yutturmacasina payanda edildigi garabetin gorunen gercegini bu kadar da yalin ve net soyleyiversiniz iste, harikasiniz Mahfi Hocam. Raconomics mi desek bu komediye acaba hani Abenomics'e oykunurcesinelestiriverebilecekmisizcesine ;-)

      Sil
  6. Adamlar, hükümet olarak,ihalesiz, devleti özelleştirdi; karlar iktidarda kalmaya harcanıyor, zararlar hazineye ödetiliyor. Benim görüşüm bu . Bu gidiş Alevi Sünni Türk Kürt ayrımlarıyla çıkarılamayan iç kargaşayı particilik üzerinden çıkarmaya yol açmaz umarım.

    YanıtlaSil
  7. "Varlık fonu" mu "Darlık fonu" mu henüz çözemedim. Aradaki farkı biliyor musunuz Mahfi hocam?

    YanıtlaSil
  8. Ekspress baskı başlığı değiştirelim: Hâli-meçhul Fon

    YanıtlaSil
  9. Kamunun şeffaflık ve hesap verilebilirlik ilkeleri açısından özürlü olması,bu yüzyılda konuşmamamız gereken konudur ama Hani hep denir ya "El-alem aya biz hala yaya" aynen o hesap....Yinede bıkmadan usanmadan bildiği inandığı doğruları İnsanlarıyla paylaşan bir Akil kişi olmanıza ne kadar teşekkür etsek az Hocam.

    Bu Varlık Fonu konusunda şöyle ayrı bir fikir savunsak nasıl olur?Fikrinizi merak ediyorum Hocam.
    Varlık Fonu nu SGK ya devretmek;

    Sosyal güvenlik sistemi;Çalışanların gelirlerinden kesilen zorunlu tasarrufları ile sermaye birikimi oluşturup,bu birikimleri çeşitli yatırımlarla "sağlık ve emeklilikten sonraki geliri sağlayacak varlıklar oluşturmak" değilmidir?.Ülkemizde bu sistem çeşitli sebeplerle,asıl mantığından kopup,siyasi rant aracına dönüştüğü için,Bugüne kadar varlık birikimi sağlanamamıştır.Yapılan zorunlu tasarruflar sistemi finanse etmek için kullanılıp,yetmediği yerde bütçeden destekle ayakta durması sağlanıyor.

    SGK adı altındaki Resmi sistemin Çok basitçe Yıllık giderinin 240 milyar TL olduğunu varsayar ve bunu yılllık %6 lık prim üretimiyle karşılayacak bir varlık ihtiyacını hesaplarsak;Sistemin asıl açığının 240 mlyr/6*100 = 4 Trilyon TL lik Varlık açığı olduğu sonucuna ulaşırız.

    Şimdi şöyle bir düşünün.Bugünün tartışması olan Türkiye Varlık Fonu'nun 20 yıl önce kurulduğunu ve bugüne kadar yapılan tüm özelleştirmelerin,Bütçeye yama saikiyle değilde,Bu fona devredilerek yapıldığını Ve bu fonun SGK ya ait olduğunu.Tüm çalışan ve emeklileri başta olmak üzere vatandaşlarına 4 trilyon TL varlık borcu olan Devletin,bu fonu asıl sahibine devretmesi gerektiğine inanıyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sağlık ve siyasi rant diyince menzil tarikatıyla ilgili haber geldi aklıma. Tarikatlar bitirdi ülkeyi.

      Sil
    2. Genel kültürde ilklere bakıyordum bu çıktı karşıma.
      Ikinci ilk sehir hastanesi

      http://www.birgun.net/haber-detay/turkiye-nin-ikinci-ilk-sehir-hastanesi-acildi-145727.html

      Sil
  10. Merhaba hocam, vakit ayırıp bizimle bu bilgileri paylaştığınız için teşekkür ederim. Benim sorum farklı bir konuda olacaktı. FED'in QE programı ile artan para arzı enflasyona sebep olması gerekmiyor muydu? Enflasyon neden hala düşük seviyelerde? Bir de bu gelen paralar tüketiciye nasıl ulaşır? Bankaların verdiği krediler ile mi? Cevaplarınız için tekrar teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Paralar ABD piyasasına değil bizim gibi piyasalara ulaştı ve buralarda iyi kötü enflasyon yarattı. Çünkü ABD piyasasında faiz düşüktü.

      Sil
  11. Mahfi bey,

    Şöyle bir cümle dolaşıyor: "Ölen emeklinin, maaşı da ölmeli." (Prof. Dr. Ergün Yıldırım, Yıldız Teknik Üniversitesi, Sosyoloji)

    Kaynak #1

    https://twitter.com/ergunharputi/status/901141525496770560

    Kaynak #2

    http://odatv.com/olen-emeklinin-maasi-da-olmeli-2508171200.html

    Hayatını kaybeden emeklilerin yakınlarına ölüm aylığı bağlanmasını da yanlış bulan Ergün Yıldırım “Ölen emeklinin maaşı da ölmeli! Kızına vs geçmesi yanlış. Kızı vs gerçekten ihtiyaçlı ise devlet fakir fukara fonu ile destek çıkmalı. Sosyal devlet anlayışı ile uygulanan bazı uygulamalar, dürüst halk kesimini de devleti de keriz yerine koyuyor” ifadelerini kullandı.

    * * *

    Bu cümleyle ilgili analiziniz nedir Mahfi bey?

    Lütfen hemen ölmeyiniz, ama ölürseniz sizin emekli maaşınız ne olacak Mahfi bey?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Müktesep hakları zedelememek kaydıyla bu öneri yaşama geçirilebilir. Yani yeni işe girenlere bu uygulama yapılabilir.

      Sil
    2. Nasıl yani? 25-30 yıl çalışıp emekli olduktan sonra şu veya bu sebeple hayatımı kaybedersem ailem, çoluğum çocuğum açıkta mı kalacak.

      Ayıp ayıp.

      Sil
    3. Valla ben milletvekillerine takigim. Onlarinki muktesaplar dahil uygulanabilir.

      Sil
    4. Mahfi hocam, bizim haklarımız ne olacak. Yani birileri hak verdi diye, benim daha fazla vergi ödeyip birilerinin kızına bakmak zorunda olmam saçma değil mi?

      Birilerinin kazanılmış hakkının maliyetini, ya daha fazla prim ödeyip kendi karşılasın, ya da hangi siyasi ona bu hakkı verdiyse o baksın o vatandaşın çocuğuna, çoluğuna.

      Sil
    5. Belli bir süre...Bir gelir seviyesi belirlenip o yüksek gelir seviyesindekilerin maaşları bana göre müktesep dahil kesilmeli. Şimdiye kadar emekçinin belini büke büke kazandılar. O insan ekonomik ve sosyal olarak yüksek gelirlilere göre bariz düşük hayat koşullarında yaşadı. Adalet tecelli etsin. Daha sonra yeni çalışmaya başlayanlar olmak üzere kesinti olabilir. Sorulacak soru şu: özel prim yatıranların maaşları ne olacak?

      Elestirimi de yapayım. Bu dünya her şey benim demekten ibaret değil. Biraz araştırırsak akıllı insan olmanın ne demek olduğunu öğrenebiliriz.

      Sil
    6. Adsiz 11:45, kardesim onun sonu gelir mi? Birileri hak verdi diye daha fazla vergi odeyip, milletin hastasina bakmak zorunda miyim da dersin, milletin dogum yapan babalik, analik ucretli iznini finanse etmek zorunda miyim da dersin, olusunu defnetmesine, cocugun dogumuna, evliliklerine yardim etmek zorunda miyim da dersin.

      Turkiye'de her 4 saatte bir kadina tecavuz ediliyor. Her gun bir kadin cinayeti yasaniyor. Her 4 saatte bir erkege tecavuz edilmiyor, ya da her gun bir erkek "namus" cinayetine kurban gitmiyor. Bunlar Turkiye'nin istatistikleri. Ne kadar sacma degil mi?

      Sil
    7. Evet, birilerinin kızına bakmak zorundasınız. Sosyal devlet bunu gerektirir. Siz -devlet kanalıyla- velisi vefat etmiş muhtaca yardım edeceksiniz, o muhtacın da eli ekmek tutar hale gelecek, suça pisliğe bulaşmayan faydalı vatandaş olacak.

      Bu sistemde problem yok. Problem devletin bu mekanizmayı yürütmesinde/denetlemesinde; o muhtaca aktarılanlar ayni yardım mı para yardımı mı olmalı, ne şekilde iletilmeli, bu kişi ne kadar süre ile bu yardımı alacak, bu kaynaklar ile kişi ne yapıyor, tekrar işgücüne katılımı için neler yapmak gerekiyor, suistimal var mı vs...

      Sil
    8. Bu öneriyi desteklemenize gerçekten şaşırdım. Atatürk bu kanunları kendi haklarının hala farkında ve şuurunda olamayan kadınlarımızı korumak için çıkardı. Gerçekten durup bir düşünün derim. Bunca arsızlığın , hırsızlığın ve yağmanın içinde tasarruf edecek bunu mu buldunuz.

      Sil
    9. Fakir-fukara fonu adı altında iktidara yakın kim varsa, hayatında bir kuruş emeklilik primi yatırmamış olanlar ezici çoğunlukta olmak üzere hepsine maaş bağlanıyor, buna kimse itiraz etmiyor. Önüne gelene bol keseden yeşil kart dağıtılıyor, kimsenin sesi çıkmıyor. Sıra emeklinin bekâr ve çalışmayan kızına ya da çalışmayan dul eşine ölüm durumunda maaş bağlanmasına gelince herkes şahin kesiliyor. Yeşil kart sahibi olmak Anadolu'da iktidara yakın olmanın sembolü olmuş, adeta statü göstergesi haline gelmiş, Ergün Yıldırm denen zat bunları da devleti keriz yerine koymak olarak görüyor mu acaba? Eminim görmüyordur, oy toplamanın gerekli şartı olarak görüp alkışlıyordur.

      Sil
  12. Takip ettiğim kadarıyla yurt dışına varlık fonunu teminat gösterip borç aramaya çıktılar ama borç bulunamadı. Kanal istanbul gibi projelerin finansmanında kullanmak istiyorlar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bilmiyoruz, herhangi bir resmi açıklama ya da rapor yok. Hep gazete haberi.

      Sil
  13. Varlık fonu kullanılırsa çok yararlı olacak bir mekanizma ama Türkiye de bu işleri yapacak seviyede zekaya sahip insan yok maalesef...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Varlık Fonu kullanıldığında nasıl yararlı olacağına dair bir kaç şey yazabilir misiniz?

      Sil
    2. Varlık fonu, hazineye ait taşınmazlar hariç zaten kamu kuruluşlarından oluşuyor ve bunlar da zaten kullanılıyor. Bunların tek bir fon altında toplanmasının sağlıyacağı ekstra yarar nedir, açıklayabilir misiniz?

      Sil
    3. Ben açıklayamam o nedenle de karşı çıkmıştım zaten.

      Sil
    4. Ben de size sormamıştım zaten hocam, konuyu açan arkadaşa sormuştum ama belli ki o da açıklayamamış :)....

      Sil
    5. Hocam, kimse açıklayamadığına göre ortada açıklanabilecek bir şey yok demek ki. Eğer olsaydı şimdiye kadar troller üşüşüp akla zarar bir sürü açıklama yaparlardı. Onlar bile herhangi bir açıklama yapamıyorlarsa durum vahim demektir :)

      Sil
    6. Varlık fonu apple tesla vs hissesi alabilir. madem bir tesla kuramıyoruz bari ortak olalım.

      Sil
  14. Varlık fonu yani vakıflar genel müdürlüğü :))

    YanıtlaSil
  15. yollar köprüler hazine garantisi altında eğar köprüden geçmezsen parası fondan ödenecek yani dış borç kgf si demek lazım adı varlık olsada yani devletin çökmesi ihtimalinin sigortası gibi

    YanıtlaSil
  16. Hocam bir önceki yazınızda belirttiğiniz "devletin kapanması" teriminin İngilizcesi nedir? Ne diye aratarak bulabilirim? "Closure of the state" diye arattım bulamadım. Türk kafası:)

    YanıtlaSil
  17. Hocam sadece tvf değil hiç bir şey için sorgulama yapıl(a)mıyor. Botaş vergi rekotmeni ama işletmeler pahalı enerjiden dert yanıyor.Düşen enerji maliyetleri halka yansımıyor zam yok diye propaganda yapıyoruz.

    YanıtlaSil
  18. Bence varlık fonundaki paralar Norveçte olduğu gibi hisse senedinde değerlendirilmeli.Uzun vadede en iyi getiri şuan için hisse senetlerinde.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Varlık fonunda para mı var? Siz yazıyı okumamışsınız herhalde. Bir sürü kamu kuruluşu ve hisseleri var. Bu Norveç'in petrol parası kaynaklı varlık fonu değil, olsa olsa ulusal teminat fonu denebilir.

      Sil
  19. Hocam fıstığın cevizden pahalı olmasının nedeni maliyeti midir yoksa fıstığın daha çok beğenilmesi (marj. fayda) midir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Muhtemelen fıstık talebinin daha çok olmasındandır.

      Sil
    2. Sanırım fıstık ceviz göre dünyada daha dar bir coğrafyada daha az uretilebildigi için daha pahalı.

      Sil
  20. Hocam, tamamı varlık fonuna devredilmeyen şirketlerin denetimi nasıl oluyor? Bir kısmı bağımsız denetçiler bir kısmı başka kimseler tarafından mı gerçekleştiriliyor?

    YanıtlaSil
  21. Ders çalışan arkadaşlar İSEM yayınlarının ders videolari var. Kitaplara zaten ulasmissinizdir. Kitap-video şeklinde konu konu gitmenizi öneririm.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kardeş hayat cok kolay geliyor bazilarina.

      Sil
    2. Kardeşim gk gy ile yerleşmeyi dene ya da bölümüne göre çalış puanların ağırlığına göre çalışma yöntemi izle. Iktisat ve muhasebe gibi örneğin.

      Sil
  22. Türkiye çok uzun bir süre, kay-
    nak sağlanamaması nedeniyle üretim süreçlerini
    etkinleştirememiş ve daha yüksek kişi başı gelir-
    lere ulaşabilmek adına gerekli altyapı yatırımları-
    nı gerçekleştirememiştir. Ancak 2000’li yıllar bu
    kısır döngünün kırıldığı, ekonomik göstergelerin
    iyileştiği, büyük altyapı projelerinin hayata geçi-
    rildiği bir dönem olmuştur. Son yıllarda Türki-
    ye’nin sürekli olarak gerçekleştirdiği ve önümüz-
    deki dönemde gündemde olan projeler de hesaba
    katılırsa, Türkiye Varlık Fonu’nun kuruluşu ve
    etkin işleyişi Türkiye ekonomisinin geleceği açı-
    sından önemli fırsatlar sunacaktır.
    Bu bağlamda değerlendirilirse varlık fonu-
    nun etkin işleyişi ile muhtemel finansal ve eko-
    nomik şokların olumsuz etkisi azalacak, stratejik
    yatırımlar hız kazanacak, stratejik sektörlerde
    dışa bağımlılık azalacak ve başta enerji olmak
    üzere dev projelerin finansmanına kaynak sağ-
    lanmış olacaktır.
    Türkiye Varlık Fonu’nun oluşturulabilme-
    sinde kaynak ihtiyacının özelleştirme gelirlerin-
    den, kamu varlıklarının menkul kıymetleştiril-
    mesiyle elde edilecek transferlerden, yurt içi-yurt
    dışı para ve sermaye piyasalarında gerçekleştirile-
    cek işlemlerden sağlanması planlanmaktadır. Son
    yıllarda makroekonomik göstergelerde yaşanan
    iyileşmeye paralel olarak görülen en büyük ek-
    sikliklerden biri ve yapısal reformların bir ayağı
    olan varlık fonuna yönelik yönetim kadrosunun
    titiz bir çalışma içerisinde bulunması gerekmek-
    tedir. Bu bağlamda varlık fonlarına yönelik belli
    başlı öneriler arasında fonların politik amaçlarla
    tutarlı olacak şekilde yatırım politikalarını hayata
    geçirmesi ve fon yöneticilerinin şeffaf bir yapı gö-
    zeterek hareket etmesi gerekmektedir.
    Türkiye Varlık Fonu her şeyden önce, Tür-
    kiye’nin dev projelerinin finansmanı konusunda
    önemli bir rol oynayacaktır. Otoyol ve köprü
    projeleri, hızlı tren ve demiryolları, savunma sa-
    nayii ve sağlık sektörü gibi stratejik alanlarda ve
    özellikle nükleer santraller olmak üzere enerjide
    dışa bağımlılığın kırılması noktasındaki projele-
    rin finansmanında kaynak sağlayacaktır. Bu şe-
    kilde yerli üretim desteklenecek ve kaynak akta-
    rımının dışarıya çıkması önlenerek elde edilecek
    tasarrufların varlık fonuna aktarılmasıyla sürekli
    kaynak transferi sağlanabilecektir.
    Diğer yandan;
    • Fonun etkin işleyişiyle aynı zamanda fi-
    nans piyasalarına etki etme kapasitesi olan
    bir kamu gücü de sisteme dahil edilerek
    ekonomide devletin ağırlığı artacaktır.
    Dolayısıyla finans piyasalarında meydana
    gelebilecek dalgalanma ve spekülatif hare-
    ketlerin önüne devlet müdahalesi ile geçil-
    miş olacaktır.
    • Türkiye Varlık Fonu’nun faaliyetlerine
    başlaması ve etkin işlemesi ile sermaye pi-
    yasalarında araç çeşitliliği ve piyasa derin-
    liğine katkı sağlanacaktır.
    • Yurt içindeki kamuya ait varlıklar ekono-
    miye kazandırılacak ve böylelikle atıl varlık-
    lar da etkin bir şekilde değerlendirilebilecektir.
    Bunun yanında fonun,belirlenen hedefleri gerçekleştirmek, sürdürülebilir olmak, kanunundaki kamu adına hem bağımsız denetim kuruluşlarınca,hemde siyasi kişi,kurum ve organlarca üç aşamalı bir denetim, kontrole tâbi olması ve buna işlerlik kazandırılması fonun özel hukuk hükümlerine bağlı olması açısından büyük önem taşımaktadır.Türkiye' nin de dünyadaki gelişmelere ayak uydurmak ve küresel sistemin kritik zamanlardaki manipülasyonlarına karşı finansal, ekonomik ve beraberinde siyasi,sosyal istikrarı korumak adına da ayrıca önem taşımaktadır.Kaynak: Seta

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Önce bir kaynakları ne yaptığını açıklasa gerisi gelecek belki.

      Sil
    2. Bu AK Trolcü arkadaşları çok seviyorum. Beni aydınlatıyorlar. Aldıkları maaşları gerçekten hak ediyorlar.

      Sil
    3. ali hakan sen ak trollük yapmaya devam et..... sana hep cevap verdim ya yine vereceğim. varlık fonu Norveç gibi isveç gibi petrol zengini ülkeler gibi ekonomilerde kurulur. çünkü gerçekten varlık fazlası yani tasarruf fazlası vardır. ve gelecekte kullanılması adına varlık fonu oluşturulur. geleceğe yatırımdır tamamen!. bizim tasarrufumuz yok bilakis ciddi tasarruf açığımız vardır. dolayısıyla bizimki varlık fonu değil yokluk fonudur. ve tamamen uluslar arası sermaye kanallarından finansman bulmakta zorlanmaya yani borçları yeniden borçlanmalarla ödeyebilmek adına teminat göstermek için elimizdeki son değerli varlıkları da ortak bir havuzda toplayıp toplu teminat halinde pazarlıyoruz maalesef. zaten bu hükümetin 15 yıldır her alanda havuzu var bunu biliyoruz. kısacası geleceğimizi de bugünden ipotekliyoruz tamamen. sermaye piyasalarında derinlik sağlanacağı dediğin borçlanma kanallarının artması olayıdır. gösterdiğin kaynak da seta.. yani yandaş ve cumhurbaşkanının borusunu kendisinin öttürdüğü bir sözde kurumdur. sizin gibi yolmuş köprüymüş boş yatırımların sadece ekonomimizi daha da çok dış piyasalara bağımlı hale getiren zihniyeti yatırım sayacak kadar iktisat bilgisizliğiyle dolu ve sorgulamaktan aciz insanları kandırırlar... bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak da tam da budur. çılgın proje yani akıldan yoksun projeler için son mallarımız da rehin verilecektir. zaten herşey satılık oldu ülkemizde.son bakiyemizde çılgınca elden çıkarılacak ve cumhuriyetin hiçbir iktisadi değeri elimizde kalmamış olacaktır. durmak yok cumhuriyeti bitirene kadar yola devam diyorsunuz aferin sana ve senin gibilere!!!....

      Sil
    4. Ali Hakan beyin Setadan alıntıladığı varlık fonunun amaçları çok iyimser ve faydalı görünse de kamuoyuna lanse edilişinde ve özellikle adından kaynaklanan bazı yanlış anlaşılmalara sebebiyet verdiğini düşünüyorum. Öncelikle varlık fonu ya da İngilizcesiyle sovereign wealth fund tasarruf fazlası olan ülkelerde ( bir doğal kaynağın getirdiği gelir dolayısıyla) dutch disease den korunmak için oluşturulmuştur. Bizim varlık fonumuz çok açıktır ki bu amaçla kurulmamıştır. Yabancıların tarafından da keza bir kalkınma fonu / bankası olarak görülmektedir. Bu nedenle faydalı bir iş için kurulmuş gibi görünmesine rağmen bazı soru işaretleri oluşmasına sebep olmaktadır. Örneğin borçlanma konusundan başlayacak olursak tc hükümet bonolarından tahvillerinden farklı fiyatlanması nasıl mümkün olacaktır. Sonuçta bu fondaki şirketlerin performansı Türkiye ekonomisinden ne kadar bağımsız olabilir.İkinci mesele hisse senedi piyasasında aktif rol oynaması . Bu bir anlamda piyasa yapıcı olarak BİST'te bulunacağı anlamına mı geliyor . BİST'in sıcak para kaçışı nedeniyle çakıldığı zamanlarda hisse alıp sıcak para geldiğinde tepe yaptığı seviyelerden hisse satması ülkenin genel refahına ne fayda sağlayacak

      Sil
    5. Adsız 18.47 evet yol köprü ve diğerleri kesinlikle boş yatırım senin aklın bunu kabulleniyosa hemen torbacının numarasını yolla bizde nasiplenelim

      Sil
    6. Adsız 07:40

      Siz yol-köprü gibi bugüne kadar her iktidarın yaptığı ve zaten asli görevi olarak yapması gereken hizmetleri yatırım olarak görüyorsanız torbacınızı bulmuşunuz demektir, hiç değiştirmeyin.

      Sil
    7. Ithal arabanla cayir cayir ithal petrolü yaktigini fark ettiginde hayal kirikligi yasayabilirsin.

      Sil
    8. Sayın adsız 18:47,
      Bu ülkede birşeylerin değişmeyeceğini söyleyecek iki tür insan vardır.Biri böyle bir şeyi denemekten korkanlar,biri de bu ülkenin başarılı olmasından korkanlar.

      Sil
    9. adsız 07:40, sen hala doğru söyleyenlere saldır dur. evet kesinlikle boş yatırımlar bunlar. defalarca söyledim sanırım ıq un çok düşük olduğu için anlayamıyorsun!. ama neyse ben kısaca yine sana anlatayım belki bu defa güzel bir kaza olur da anlarsın. 1- yol-köprü yaptığın zaman üzerinde gidecek araçları biz değil yabancı sermaye üretiyor dolayısıyla biz daha çok otomobil ithalatı yapmaya başlıyoruz. 2- çok övdüğün o yolda köprüde yol alan araçların enerjisi de tamamen dışarıdan senin petrolün ve türevleri enerjin yok ya da çıkartamıyorsun. dolayısıyla al sana bir ithalat kalemi daha!. 3- o yol ve köprü bizim değil daha çok yabancı sermayenin üretimini ve pazarlamasını yaptığı mal ve hizmetlere giden yollar olarak hizmet vermektedir. 4- tüm o delice övündüğünüz yollar köprüler var ya hani!. işte onların hepsi hazine garantisi verilerek yapıldı. isterse tek bir araç dahi geçmese bile taahhüt edilen garantiler neticesinde her ay milyonlarca dolar yapımcı ve yüklenici firmalara ki büyük kısmı yabancı sermayedir, yandaş hafriyatçı kesime aktarılıyor. yani vatandaştan hani sen ve senin gibi yolunduğunun hala farkında olamayan düşük ıq lulerden. bu arada sizin gibiler yüzünden bu ülkede biatçı olmayan sorgulayan aklı başında vatandaşlara da yazık oluyor. 5- bu sözüm ona yollar sayesinde asıl yollar yani hortumlu yollar bizlerin ceplerine emeklerine bağlanmış oluyor. seni ak trollere bağlasınlar adsız 07:40 onlarda torbacı da torba da gani gani!. zaten 14 yıldır torbaların içinde mışıl mışıl uyuyorsunuz biliyoruz. uyan da biraz iktisat öğren.. ondan sonra bana cevap yaz tamam mı!. hadi güle güle..

      Sil
    10. Senin iktisat aklın bu şekilde işliyorsa sen eşeğe devam et kardeşim petrol araba yapmamis olabilirsin bu kendi ülkenin ayıbıdır senin kafadaki insanlar yüzünden bu ülke bu halde uçak fabrikasını kapatan araba ya benzin koymayanlar hep bu ülkenin önüne taş koymuşlardır hazine kendi yapmak yerine özel sektöre yaptırıyo kendi kasasından para çıkmayınca daha fazla yatırım yapabiliyo hazine garantisi olayında da 15 yıl sonra devlete geçince bu köprüler senin çocukların geçicek burdan nasi bi kafa yapınız var anlamıyorum köprü yapmayalim havalimani nemelazim bu söylemler de olanlar avrupa ya amerika ya gidince new york da gökdelenlere adamlar yapmış diyo paris de eyfel kulesine londra tower bridge e iç geçirirler hükümetin iyisine iyi kötüsüne kötü demeyi bi öğrenemediniz kroniklesti siz de muhalefet olayı her şeye hayır kolay tabi

      Sil
    11. adsız 16:11 evet benim iktisat aklım budur doğru. sen önce söyle bakalım mezuniyetin nedir ve hangi alanda eğitim-öğretim aldın. ama dürüst ol.. ben mesela hem ön lisans hem de lisans eğitimi aldım işletme alanında!. senin o Avrupa-abd dediğin ekonomiler tasarrufları fazla ve sanayileşmesini tamamlamış ekonomiler. önce bir bunu öğren. ayrıca ben particilik yapmıyorum ben Türkiyecilik yapıyorum. bu ülkede son 60-70 yıldır otoyoldan köprüden geçitlerden çok ama çok yapıldı. hepsi tek bir şeye yaradı. ekonomimizin dışa bağımlılığını artırmak.. şu 60 yıllık yol-köprü gibi ucuz anlayışlardan uzaklaşın artık kardeşim. bugün birçok ülkede artık vatandaşlar yola köprüye değil teknoloji yatırımlarına inovasyona ar-ge ye bakıyor. siz hala 60 yıl önceki kriterlere göre bugünü ve ekonomiyi yorumluyorsunuz.evet köprü yol havaalanı yapmayalım ağır sanayi fabrikaları yapalım. tarımımızı yeniden şahlandıralım.bugün konya ili kadar Hollanda sadece tarımda her yıl milyarlarca euro dış ticaret fazlası vererek sermaye hacmini büyütüyor. biz ise beton yapmaktan inşaat yapmaktan sanayiyi tarımı hayvancılığı unuttuk. senin gibi beton kafalar sayesinde işte hem 312 milyar dolarlık cumhuriyet kazanımlarının hemen hepsini 60-70 milyar dolara uluslar arası sermayeye peşkeş çektiler hemde dış borç stokumuzu 3-3,5 kat büyüttüler. hala Avrupa abd gökdelenler dikti. yahu adamlar yıllar önce sanayileşmesini tamamlamış. sermayeleri bizden çok daha boldur ve bu yüzden de daha marjinal fayda odaklı yatırımlar yapabilirler. bizim yaptığımız elimizde halen çalışan bir otomobil varken ve artık bir atölyeye ya da eve ihtiyacımız varken tasarruflarımızı yine ikinci yeni bir otomobile yatırmaya benzer. 15 yıl değil bir kere 25 yıllık garanti süresi var sen daha bundan bi habersin be kardeşim.yahu bilgi sahibi olmadan fikir sahibisiniz ve böyle bir blogda fikir beyan edebiliyorsunuz. pes doğrusu!.köprüden geçince ben birinci dünya vatandaşı olmuyorum. ama kendi ürettiğimiz otomobillerle ve kendi sermayemizle geçebilirsem ve bizi dışa bağımlı hale getirmiyorsa birinci dünya vatandaşıyım. ama sizin gibiler olduğu sürece bu ülkenin vatandaşları üçüncü dünya vatandaşı olmaya devam edecektir. benim kafamdaki insanlar demişsin. pes doğrusu. yani seni uyandırmaya çalıştığım için mi kafasız oluyorum. bu ülkede uçak fabrikasını kapatanlar işte sadece yol - köprü bize yeter. uçağı otomobili benzini her şeyi dışarıdan zaten alırız şeklinde düşünenlerdir. o köprüden benim çocuklarım geçmesin çünkü o köprüler çocuklarımın geleceğinden çalınarak ipoteklenerek ve dış firmalara büyük paralar peşkeş çekilerek yaptırıldı. git bak bakalım abd Avrupa'da hazine garantisiyle yol köprü yaptırılıyor mu?. bulamazsın çünkü kapitalizmde hiçbir ülke yatırım risklerini üstlenmez. halkının da üzerine yıkmaz yıkamaz. eğer özel sektör yol-köprü gibi yatırımları yapacaksa riskleri üstlenerek yapmak zorundadır. değilse devlet kendi iktisadi olanaklarıyla yapar. ama amaç hizmetten çok rant olduğu için ve en çok rantta inşaat da olduğu için bu yol tercih edildi tabii ki. bunu kim yaparsa yapsın ki yapıldı bu ülkede maalesef, vatandaşın ceplerine esasen yollar yapılmıştır bunu biliniz lütfen. sen bana hiçbir iktisat temeli olmayan biçimde cevap veriyorsun altını dolduramıyorsun zira eleştirin tamamen temelsizdir; ben ise sana nedenleriyle cevap veriyorum. yine söylüyorum sen ve senin düşük ıq lu vatandaşlarla olan bu güzelim ülkeye ve duyarlı aklı selim vatandaşlara oluyor ne yazık ki.. hele ki uçak fabrikasını kapatanlarla benim iktisat anlayışımı benzettin ya çok ama çok ironik. tam bir kara mizah konususun zira bugün savunduğun eko-politik anlayışla 60 yıl önce uçak fabrikasını kapatan eko-politik anlayış tamamen birebir aynıdır. ben söylemiyorum bunu tarih söylüyor. git oku da sonra burada bilgiçlik tasla derim. özellikle 1950-1960 arasındaki iktisat hatalarını görebilirsen belki bugünü de biraz anlayabilirsin. hadi güle güle...

      Sil
    12. Verdigin ornek ulkeler sanayisini tamamlamis sonra dis pazara acilmis ulkeler. Gumruk duvarlari da bizimki gibi alcak degildir. Sen kimsin ki aciliyorsun dis pazara. Utanmadan yaziyorsun hala bilmiyorsan susarsın! Elestirmek icin elestiriyorsun kibir yok mu kibir... Bilmedigin iktisat bile olsa laf olsun torba dolsun. Salla da salla. Sallamazsan icin rahat etmez. Hadi yine yaz egonu tatmin et!

      Sil
    13. Muhterem Hakan ali sana yetisemiyorum kardesim. Utuyorum uyaniyorum yine sen. Sen zaman kavramini da asmissin.

      Sil
    14. bu ülkeden 65 yıllık gladyo ve uzantıları temizlenmeden ne iktisadi ne de siyasal olarak istediğimiz noktalara ulaşmamız çok zordur. ancak gladyo ile mücadele edilmiyor. sadece iki siyasal aktör ciddi şekilde çabaladı ama onlar da destek görmedi ve maalesef devrildi. bunun dışında özellikle son 10-15 yıldır gladyo maalesef ülkemizi büyük oranda ele geçirmiştir. yeni türkiye sözü bir gladyo sözüdür. malum birileri nedense bu sözü çok seviyor ve destekliyor. onlar kendilerini çok iyi bilir. ama en kötüsü de bunları hala halkın ciddi bir kısmının desteklemesidir...

      Sil
    15. adsız 18:24 ben adsız 18:06!. bana cevap olarak mı yazdın bilmiyorum ama eğer yazdıysan da anlamadan yazmışsın. ben de zaten abd de avrupadaki köprü gökdelen vb gibi çeşitli yapıları öven bir zat-ı muhtereme cevap niteliğinde yazdım. abd ve Avrupa zatan sanayileşmesini tamamlamış ve yüksek sermaye stokları olan ekonomilerdir. oysa biz sanayileşmesini tamamlayamamış ve üstelik de tamamlamayı da bırakarak onlar gibi konut köprü vb gibi yapılara tasarruflarını harcayan bir ekonomi haline getirildik. önce liberalleşme sonra sanayileşme olmaz; önce sanayileşme sonra liberalleşme olur. benim tam olarak anlatmaya çalıştığım esasen budur. kızdığım bizim çok daha önceliklerimiz varken sonralıklara aşırı tasarruf harcamamız ve bunun bizi sürekli dış borca ve daha çok dış piyasalara finansal açıdan bağımlı yapmasıdır. çok hatalı ve riski büyük iktisat politikaları uygulanıyor kanaatimce!.

      Sil
    16. Seninle daha fazla polemik yapmicam kardeşim son yorumum 25 yıl demissin osman gazi köprüsüne bakmistim 15 yıl 4 ay sende bakabilirsin ayrıca sanayileşme sürecinde de bizim 100 yıl önce yapmamiz gereken altyapı yatırımları yapılmadığı için şu an bunlar yapılmak zorunda biz bu altyapı yatırımlarını önceleri yapmadığımız için şu an yapmak zorundayız ankara nin tr nin başkentinin niye bi londra moskova gibi metro hattı yok çünkü bunlar zamanında yapılmamış biz dünyanın 2. Metro hattını yapmışız zamanında ingiltere den sonra ama gerisi gelmemiş bu yatırımlar çok önceden yapılması gerekiyodu ki sanayileşme toplumunda ürün taşınması yapilabilsin yeni ipek yolu için yoksa niye bu kadar uğraşalım yaptığın ürünleri pazarlaman gerek sonuç olarak biz geç kaldığımız için sanayileşme ve altyapı yatırımlarını birarada yapmak zorunda kalıyoruz

      Sil
    17. Ayrıca kardeşim simdi yavuz sultan köprüsüne de baktım onun da işletme suresi 10 yıl 2 ay 20 gün

      Sil
    18. Adsız 19:34 ve 18:06. Telefondan yanıtla seçeneğine tıklanmıyor ben de mecbur bilgisayardan yazmak durumundayım. Benim iş güç sahibi olmam için liberal ekonomiyle ilgili bilgi eksiklerimi kapatıp sınavlara girmem gerekiyor. Neye çalışacağımı da karıştırdım. Kendimi ekonomik olarak garantiye alsam kendi kendime yetebilsem Das Kapital'i de geliştirmek gerektiğini düşünürdüm. Fakat şimdi vaktim yok. Yani Mahfi Hoca da katılır mı bilmem ama bizim sosyal faydayı artıracak teoriyi ortaya çıkarmamız gerekir. Herkes ücretine razı olacak. Silip süpürmek çalıp çırpmak olmayacak. Dediğim gibi geliştirilmesi gerekir. Teoriyi yazmak için ille de davranışa mı uygun olmalı bilmiyorum. Şimdi ABD haydin teoriyi değiştirelim dese ondan sonra geçiş olur. Yazılıp uygulansa nasıl olur onu da düşünmek gerekir.

      Sil
    19. tamam söylediklerinde doğruluk payı var adsız 20:09 arkadaş.. okey tamam. amalar var. bakınız biz sanayileşme alt yapısı yapmıyoruz. neden mi? çünkü sanayinin GSYH içindeki hacmi eskisinden de geridir şu an. ayrıca abd Avrupa gibi gelişmiş kapitalistlerin iktisat tarihlerine bakarsak önce tarımda yüksek prodüktivitesellik yaratmışlardır. ve bu alanda gelişmişlikleri sayesinde zamanla tasarrufları artmış ve sanayi devrimlerini geliştirmişler ve daha da büyük sermaye birikimine kavuşmuşlardır. yani bizim gibi sanayileşelim deyip de tarımı dışlamamışlar tarım alanlarında daralma yaratmışlar fakat verimliliği devasa boyutlarda artırmışlardır. ekonomideki temel alanların hiçbirisinde asla geri plana düşmemişlerdir. ayrıca ister 15 yıl ister 25 yıl olsun eğer bir yatırımı özel sektör yapacaksa bunun risklerini de göze almalıdır.gerçek kapitalizmde kesinlikle bu ilke çalışır. bahsettiğimiz ekonomilerde araştırınız göreceksinizdir ki bizdeki gibi hazine garantisi yoktur. hazine garantisi olacaksa %100 devlet sermayesiyle yapılır ve daha şeffaf kılınırdı bu yatırımlar. ayrıca özelleştirmelerden gelen milyarlarca dolar ile yeni TÜPRAŞ yeni bir petkim tekel demir-çelik fabrikası veya ağır sanayi için fonlar kurulabilirdi. ayrıca 42 yaşındaki birisi olarak bu ülkenin belli başlı alt yapı yatırımları daha önce belli oranda yapıldı. asıl sorun bence iktisat sistemimizdedir arkadaşım. yani biz ekonomide özellikle son 7 yıldır inşaat gibi dar tabanlı ve düşük katma değerli alana aşırı sermaye stoku bağlamış bulunuyoruz.işte bu çok ama çok yanlış. bakın john perkins in bir ekonomik tetikçinin itirafları serisi var. okumanı tavsiye ederim. uluslar arası sermaye bir ülkeye nasıl sermaye sağlıyor. çoğunlukla ülkelere doğrudan sermaye vermiyor sermayedarlar söz konusu ülkelere havaalanı otoyol köprü baraj gibi sanayi değil sözde alt yapı yatırımları adı altında şirketlerine yatırımlar yaptırıp finansman sağlamış oluyorlar böylece ülkelerin hem sanayisi gelişmiyor hem de sözde yatırımlar çoğunlukla atıl kapasiteler haline geliyor. bu ülkenin otpyollara ihtiyacı yoktur. ta menderesten tutunuz da özala kadar birçok hükümet fazlasıyla yollar yaptı.ama demiryollarına yatırım hep sınırlı kaldı. oysa karayollarının amortismanı yüksek demiryollarının amortismanı düşüktür dolayısıyla hem daha iktisatlı hem de sanayileşmede çok daha verimli bir ulaşım biçimidir demiryolları. bakınız gelişmiş kapitalist ekonomilerin genelinde sanayi hammaddeleri vs ağırlıklı olarak demiryollarıyla taşınır. kısacası ulaştırma politikalarında da maalesef sorunlarımız bulunuyor. mesela etrafımız denizlerle çevrili fakat denizciliğimiz bana göre halen gerilerdedir. sonra eğitim sistemsizliğimiz ne olacak?. bütün okulları imam-hatipleştirerek mi biz sanayileşeceğiz. inovasyonda ar-ge de çok geriyiz. güçlü bir ekonomi için öncelikle eğitim sistemini komple çağdaş seviyelere getirmeye çabalamalıyız. en iyi örnek g.koredir.
      insan alt yapımızı önce güçlendirmeliyiz ki sonra tüm alanlarda iyi alt-yapılar oluşturabilelim derim ben!. ayrıca reel ekonominin motorları ve hatta finans sistemimizin lokomotifi bankaların %60 dan fazlası yabancı sermayenin kontrolüne geçmiştir. gelişmiş kapitalist ekonomilerde bahsettiğin alt yapı yatırımları ağırlıklı olarak kendi ürettikleri mal-hizmet segmentlerini pazarlayabilmeleri içindir. bizde ise yabancı sermayenin mallarını pazarlamaları içindir. milli neredeyse bir şey kalmadı ekonomimizde!. mesela bu hükümetin ucuza sattığı türk Telekom gibi komünikasyon kurumunun alt yapısını 2001 de krize rağmen 1,4 milyar dolara rahmetli Ecevit hükümeti komple yenilemiştir. ve satmamıştır. verimliliğini ciddi oranda artırmıştır bu yatırım. bir ekonomi var olanların verimliliklerinin arttırılmasıyla da büyüme ivmesi gösterir ve kalkınmaya katkıda bulunabilir. ben sadece inşaata bu kadar sermaye yığılınması durumuna karşıyım ve yatırımların daha geniş iktisat tabanına mobilize edilmesini savunuyorum.

      Sil
    20. adsız 21:14 sana sınavlarında şimdiden başarılar diliyorum. evet iktisat sürekli gelişime ve değişimlere fazlasıyla açık bir bilim dalı.. benim de daha çooookk öğrenmem gereken tarafları var. ben düşüncelerimi paylaşıyorum ama sadece mantıklı olmaya gayret ediyorum. elbette ki düşüncelerim tamamen hatalı ya da kısmen hatalı olabilir. ben senin de en az bizler kadar bu ülkenin iktisadının daha iyi ve ileri seviyelerde olmasını istediğinden eminim. sadece bunun farklı politikalarla olacağı hususunda düşüncemiz var. ama paydamız ortaktır.. herkes aynı düşünse tek tip düşünceyle bugünden de geri bir ülke olurduk. ama farlılıklarımız inşallah ekonomimizde de zenginlik yaratır.

      Sil
    21. 23.13 kardesim her sey onumuzdeyken asil sinavin sorularini bilmedigimiz icin yanlislarimiz fazla oluyor. Onemli olan insan olabilmektir. Insanin kendisi dilemedikce dogruyu da bulamaz. Bu yaziyor fakat bilinmiyor.

      Sil
  23. Hocam siz birilerine ulaşıp bu fonun denetlenmesi için ses getiremez misiniz.? Hırsız,uğursuz,dolandırıcı türedi 15 yılda. Ne olur ne olmaz,,vergilerimizi birileri dolandırmasın!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben burada yazarak üzerime düşeni yapıyorum. Vergilerine sahip çıkmak isteyen bir kamuoyu varsa çıkar.

      Sil
    2. Herkes cevresini aydinlatsa bu is çözülür. Bi durun bakalim vergimi ala ala yolu kopruyu yaptin da bu da neyin nesi demeli.

      Sil
  24. Avusturya İktisat Okulu hakkında ne düşünüyorsunuz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ekonomi teorisine, özellikle de mikroekonomi teorisine oldukça katkı yapmış bir okuldur. Bugün artık mikroekonominin temelini oluşturan ve Avusturya okulunun katkıları arasında bulunan rasyonel insan, marjinal fayda, maksimizasyon gibi yaklaşımlar ağır eleştiri altındadır.

      Sil
  25. Bence varlık fonu vs hikaye komple satılıp özel sektöre devredilmeli. Devlet'in bankası, çay işletmesi mi olur? Kurtulamadık gitti şu İnönü kafasından. Hala eski sovyetler zihniyeti. Olmuyor işte öyle biraz sosyalist biraz kapitalist olayım düşüncesiyle. Ya adam gibi kapitalizmi yaşayacağız ya da sosyalizm'i. Karma ekonomiyle anca bu kadar. Eğitim ve sağlık gibi temel haklar dışındaki sektörlerden Devlet'in tamamiyle çekilmesi gerekli. Denetlemesi ayrı dert yönetimi ayrı dert. Önümüzde ABD gibi bir örnek var. Üstelik orada eğitim ve sağlıkta ücretli. Serbest piyasa her zaman rekabeti, rekabet de başarıyı getirir. Çok mu zor bunu icraate dökmek?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ABD'de varlık fonları var.

      Sil
    2. Dunyada borc siralamasinda Abdnin yerine bakin. Dolar olmasa gorurum onlari. Ornek vermeden bir arastiralim.

      Sil
    3. Salt haliyle kapitalizm ya da sosyalizm uygulayan ulke ornegi verir misiniz?

      Sil
    4. Adaletide özelleştirelim. isteyen adalet hizmetini devlet yerine istediği yerden alsın yada kendi adaletini tesis etsin. Hem mahkemelerin iş yükü azalır tasarruf ederiz.

      Sil
    5. En iyisi karma ekonomi. Gerekirse devlet fa rika açmalıdır. Mesela ülkede üretilmeyen temel mamulletde fabrika açılabilir.

      Sil
    6. Bu İnönü kafasını eleştiren arkadaşa tavsiyem var. Hayatında bir kez olsun yakın tarih kitabı okumaya çalış. Dünyadaki ekonomik gelişme, sanayi devrimi vs gibi temel konuları ilk okul seviyesinde anlatan yayınlar var. Bu mahalle kahvesi kafa yapısı gerçekten çok bayat ve sıkıcı. Sayın Mahfi Eğilmez in makalelerini anlayabilirsen daha da faydalı olur. Okumak iyidir.

      Sil
    7. tabi ya varlık fonu da tamamen satılsın ve özel leş tirilsin. nasılsa herşeyimizi leş fiyatına sattık neredeyse. devletin çay işletmesi mi olurmuş. bankası mı olurmuş muş da muş muş..... ama her batışta ya da iflasın eşiğine geldiğinde özel sektör devlet baba bizi kurtar demesini biliyor değil mi.... yok öyle yağma kardeşim. o zaman herşeyi hatta polisi orduyu herşeyi özelleştirelim ve devlet mekanizmasını ortadan kaldıralım. devlete ne gerek var nasılsa sermayedarlar var yeter bizlere. tek otorite onlar olsun.. adsız 27 ağustos 00:55 nasıl olsun mu dersin?. bu nasıl mantıktır yahu. birkaç kişi ortak bir arayta gelerek banka işletebilir ama en büyük mekanizma ve organizasyon olan devlet işletemez.. bırakın bu kafaları kardeşim. böyle düşüne düşüne sosyal devleti bitirdiniz işte. artık herşeye para kesilir oldu ülkede. hem de işsizliğin rekor kırdığı bu dönemde.. devletin bir sürü gideri var ama devlet ekonomide olmasın öyle mi?. yani bu dediğiniz şuna benzer. benim giderlerim var ama ben ekonomik hayatta olmayayım. sadece toplayabilirsem vergi toplayayım ve giderlerimi salt bununla dengelemeye çalışayım. bu düşüncenin sonuçları ortadadır. tüm dünya ülkeleri borç yükünün altında ezilmeye başladı. neden?. çünkü üretimden çıktığın an üretim araçlarını elinde bulunduranların elinde oyuncak olursun. bugün abd ab Japonya hatta çin dahi artık küreselleşmiş sermayenin oyuncağıdır. bugün ortadoğu'da savaşın merkezinde asla devletler yoktur tamamen sermayeler arası rekabet vardır yani sermaye paylaşımları kavgası. devletler asla özgür mekanizmalar değildir artık. hatta son 60 yıldır bu böyledir. 15 yıl önce doktora ilaca reçeteye para ödemek zorunda olmayan vatandaş artık hepsine ayrı ayrı ücret kesintileri ödüyor çünkü devletin ekonomisi neredeyse kalmadı gelirleri çok daraltıldı. bugün en kapitalist abd de bile devletin iktisadi ağırlığı bizden fazladır. işsizine binlerce dolar maaş verebiliyor çünkü devlet kapitalizmi var yine de!. YANİ DEVLETİ TAMAMEN YOK ETMİYORLAR. keza japonyada son 24 yıldır deflasyonist piyasa var ve kırılamıyor.. ancak işsizlik düşük. neden mi?. insanlarını tamamen özel sektörün insafına terk etmiyor da ondan. kamuda kapasitelerin üzerinde personel çalıştırıyorlar ve işsizliği %5 in altında tutuyorlar. üstelik kamu borç stokunu GSYH lerinin yaklaşık 2,5 katına çıkararak yapıyorlar. çünkü insanını kaybetmek istemiyorlar. devlet zarar da etse vatandaşına sahip çıkar ama özel sektör salt kar güdüsüyle kararlar alan bir özel mekanizmadır. ve insana sahip çıkma onu işte değerlendirme gibi düşünceyle hareket etmez edemez. bugün ruslar sovyetler birliğini mumla arar haldeler. çünkü devleti yıktılar yok ettiler. özel sektör insana müşteri gözüyle bakarken devlet vatandaş gözüyle bakar. yine iddia ediyorum. özel leş tirme sadece egemen kapitalist unsurların icat ettiği bir safsatadan başka bir anlam ifade etmemektedir. sonuçları da alenen ortadadır. özel ''leş'' tir meyle yoksulluk da arttı emeğin değeri de düştü. dar taban çok zengin oldu geniş taban fakirleşti orta sınıf yok oldu.

      Sil
  26. Varlık fonu ülkemizin kalkınması çocuklarımızın iyi eğitim alması gençlerimizin yüksek maasli iş bulması muteahitlerimizin imar işleri için ihracatcilarimizin dünya çapında bol katma değerli ürünler yetiştirmesi köylümüzün teri kurumadan gelirini
    yüksek tutması için süper bir kaynak buraya giden para helal hoş olsun böyle kaynağın hesabı sorulmaz sorulamaz Mahfi beyefendi.lutfen bunu bir zahmet öğrenin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sizin espri olsun diye yazdığınız bu yaklaşım ne yazık ki toplumda oldukça yaygın ve o nedenle kimse ödediği verginin nereye nasıl harcandığını sormuyor. Öyle olunca da devlet, devletlikten çıkıp aşiret yönetimi havasına giriyor. Hesap vermiyor. Oysa toplum apartman yöneticisinin toplanan aidatları nasıl harcadığının hesabını soruyor.

      Sil
    2. İnsan ac issiz de olsa sormuyor. Bu sadece bizim toplumumuzda mi var bilmiyorum. Gozlemlerime gore bilmeden fikir sahibi olmamiz yonunde bir algi olusturmamiz yonunde iteleme oluyor. Takma kafani ya deniyor. Ben de siz takmamissiniz ceremesini biz cekiyoruz sizin aciklarinizi kapatiyoruz diyorum. Bana bir katkisi yok su an diyorum.

      Sil
    3. Maalesef öyle hocam anglosakson tarza uygun Türkçe dil ve anlam algoritmasını uygun olmayan sorumu büyük bir özgüven ve olgu lukla karşılayıp anlamlandirdiviniz için teşekkür ederim. Apartman toplantılarına katılmayan bir toplum kayıtdışı devlete kalmaya muhtactir

      Sil
  27. simdi ama yani varlik fonu denilen tesekkulun kompozisyonunda yer alan hangi elementntler surekli net kar uretebilen ve bu net karin dagitilmamasiya biriktirmasinden kaynakli fonlari beslegecwk ve bet nwt te fonun arti gelir saglay
    masina olanak taniyacak tabiattadir da dev projelerin finansmaninda yurt disina ihtiyac duymaksizin finansman saglama kapasitesinde olacaktir. Bir muhendis olarak dikkatli bir ekonomi izleyicisi olamak mutevazı vasfiyla sunu reel ve deterministik olarak okuyabiliyorum ki, bir yil oncesine ait kamuoyuna aciklanma mukellefiyeti cercevesinde izlenebilen mali kompozisyon asla toplamda buyuk net bir kar ureterek buyuk finansman kaynagi olusturma huviyetinde degildir. Mesela TTKOM reel olarak 4750 milyar liralik bir borc icindedir ve odeme kapasitesi yoktur. Bu kurulusun sadece 7% kadar varligina sahip olan fon yaklasik 300 milyar liralik bir acigi buradan devralmaktadir. THYAO ulusal tarihimizin en buyuk bilanco zararlarindan birini 2016 doneminde realize etmektedir. BOTAS'in karliligi zaten net dis acik verdigimiz enerji kategorisinde oldugundan kar merkezi olarak durumu tartismalidir.Yani yurticinden saglanan bir para transferi ile kar saglamsi "varlik fonu dogasi"na aykiri degerlendirilmelidir. Bankalarin karliligi ise zaten devlet eliyle Sn. Cumhurbaskani' nin namütenayi eleatiri alanidir ustelik KGF cercevesinde devlet bankalari 210 milyar liralik kredilendirmesinin hatiri sayilir kismini da karsilamistir ve bu kredilerin geri odemeleriyle ilgili olarak ongorulen ciddi aksama ingoruleri konusuluyor bile. Kredilerin ikincil kredilerle yuzdurulmesi gerekecegi saikiyle ikinci KGF dwn bahswdiliyor hatta bu kez belki de bankalaru ikame edecek sekilde islami finans kuruluslari araciligiyla... Turkiye "net bir varlik" tablosu iceren varlik fonu olmayan nevi sahsina munhasir bu tesekkul ile menkul kiymetlestirme yalabilir mi; dogrusu cok muphem... Zira dayanak varlik olarak hangi EVA yi uretmis olacak da bundan kaldiracli ihraclarla gwlor saglayacak. Bakin buyuk devasa dediginiz hic bir proje son 5 yildir muteber uluslararasi kredi finansmani yeterliliginde bulunmadigi icin de; "bizi kiskaniyorlar" retorigi telaffuz edilmektesir.
    Cok degerli hocamin affina magruren anlattiginiz havali manzumenin gecersizliginden her vatansever gibi hicab icinde oldugumu ifade ermeyi gorev addettim. Turkiye varlik fonu, varliklari toplamda borc stogu yaratan ve yukumlulukleri de ihrac yoluyla artabilirse giderek buyuyecek imada bir hunch halinde duran malign carsinojen patolojidir.

    YanıtlaSil
  28. Hocam öncelikle saygılar,tobb üniversitesinde bu sene iktisat bölümüne başlayacağım ve okulumuzda 3dönem(1yıl) staj var,sayıştay gibi devlet kurumları ve özel dairelerde sizce bunun bir yararı olur mu olursa nasıl faydalanmalıyım şimdiden teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öncelikle mezun olunca ne yapacağınızı nerede çalışmak, görev almak istediğinizi planlayın ve çalışma ve stajlarınızı buna göre düzenlemeye çalışın.

      Sil
  29. Hocam atladığınız bir nokta var. Hazine'den fona aktarılan bu önemli varlıklar, bir pazar gecesi KHK ile gerçekleşti. Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre KHK'lar yalnızca olağanüstü hali gerektiren konularda olabilir ve olağanüstü hal sona erdiğinde geçerliliklerini yitirirler. Dolayısıyla o hisselerin Fon'a aktarılması şaibeli olmuştu, işletmeside aynı şekilde devam ediyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yani diyorsunuz bir iş bir yerde şaibeli olmuşsa şaibeli işletilmeye devam etmesi sorgulanmamalıdır. Yanlış mı anladım?

      Sil
    2. Yalnız burda şöyle bi durum var o çıkan Khk lar meclis de onaylanırsa kanun olur ve ohal kalktiktan sonra da yürürlükte kalır bildiğim kadarıyla da çıkan Khk lar meclis de onaylanıyor

      Sil
    3. KHK'lar mecliste onaylanınca "mecliste onaylanmış KHK" olur, kanun olmaz. Kanun yapma tekniği ile KHK tekniği farklıdır. En basit fark, KHK'lar için gerekçe yazılmaz, halbuki kanunlar gerekçesiz olmaz.

      Sil
    4. Khk lar meclis de onaylanınca nası kanunlaşmaz sizi biraz hukuka davet ediyorum ohal Khk sı çıktığı anda o gün meclise gönderilir mecliste de onaylandığı zaman kanunlaşır

      Sil
    5. Hocam ben yalnızca bu milyarlık hisselerin fona aktarımının hiç şeffaf gerçekleşmediğini hatırlatmak istedim. Fonun nasıl işletildiği tabii ki sorgulanmalıdır. Yalnız bu sorgulamayı cevaplamaya niyetli bir irade göremedik henüz, umarım böyle devam etmez.

      Sil
  30. Hocam sizce köpek maması ithal eden zengin karma ekonomik bir ülke işsizlerin maaş vereceğine köpek maması fabrikası iseler eliyle açsa ithal ettiğimiz makara gümrük vergisini yüksek tutsa daha akıllıca değil mi.

    Ben halen devletin fabrika açıp özel sektör gibi yo etmesi taraftarının. S

    YanıtlaSil
  31. Hocam konu dışında bir şey soracağım. Bir yakınım geçmiş tarihte tasarrufunu bir bankaya yatırmış. Bu parayı da kullanmamış. Bu tasarruflara el konulması ve zaman aşımı hakkında bir bilginiz vardır. Bu süreç nasıl işliyor? Yorumunuzu merak ettim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bankalarda bulunan mevduat 10 yıl süreyle aranmadığı takdirde zaman aşımına uğruyor ve TMSF'ye devrediliyor. Bu konuda burada ayrıntılı bilgi var:
      https://paratic.com/mevduat-zamanasimi-nedir/

      Sil
  32. Hocam Petrol Ofisini en son Hollandalı lar almadı mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet aldı. Listede geçen Türkiye Petroller AO petrol araması yapan şirket, Petrol Ofisiyle ilgisi yok.

      Sil
  33. Devletin çay işletmesi işletmesi onu sosyalist devlet yapmaz. O çay işletmesinin gelirlerinin halka ne şekilde paylaştırıldığı onu sosyalist yapar.

    Senin eve düzenli olarak çay kumanyan geliyor mu, veya sana söylüyorlar mı 'çay işletmemiz bu kadar gelir elde etti, bunu cari fiyatlardan para karşılığı budur, bu bedelden şu yatırımları yapacağız bu nedenle kesinti yapıyoruz, size kalan nihayetinde budur'?

    Bunlar olmadığı için içini ferah tut kardeşim, ülkemizde sosyalizm yok. Onun yerine beceriksizce yönetilen, kimleri ne şekilde ihya ettiği belli olmayan, politik ajandaların aracı haline gelmiş kurumlar var, gözün aydın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Adsız 27 Ağustos 2017 00:55 'e cevaben.

      Sil
  34. Sayin Hocam, malumunuzdur, IMF'nin son hesaplamalari cercevesinde satin alma gucu paritesine gore ulkemiz dunyanin 13. buyuk ekonomisidir. Bu durum ulkemizde bazi cevrelerin haksiz yere ekonomimiz cok iyiymis gibi boburlenmelerine imkan tanimistir. Bu hesaplamada ornegin ulkemizde 10 TL olan sac trasinin 20 ABD Dolari (70 TL) olarak hesaplandigi  malumunuzdur. Diger bir deyisle, ulkemizdeki bazi ekonomik faaliyetler (ozellikle non-tradables) gercek fiyatinin uzerinde GSYIH hesabina katiliyor (Ulkemizde hicbir berber sac trasi basina 70TL kazanmiyor!). TL'nin son bir yilda Dolar karsisinda gosterdigi deger kaybinin SAGP'ye gore GSYIH'imizi sisirici bir etki gosterdigi de gozden kacirilmamalidir. SAGP'ye dayali hesaplamalarin gelismekte olan ulkelerin kendilerini daha iyi hissedebilmesi icin gelismis ulke ekonomistlerince gelistirilmis olabilecegini bazen dusunuyorum.

    Zira, kardes ulke Pakistan'da sac trasinin canim ulkem Turkiye'den de daha ucuz oldugu ortadadir.

    Yani bu tarz hesaplamalar bize bir nebze umut veriyor ama bu verilerin kamu oyunu aldatmak icin bazi cevrelerce kullanilmasi hos degil. Bu itibarla, mumkunse, SAGP bazli hesaplamalar cercevesinde ulkemiz ekonomisinin dunyadaki konumu hakkinda bir yazi hazirlamanizin cok yararli olacagina inaniyorum.   

    Saygilarimla, Ş.G.C.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir ülkenin refahını GSYH değil kişi başına gelir gösterir.

      Sil
    2. Hocam sagp ne göre de kişi başı gelir 2017 tahmini 25.000 dolar olarak gözüküyo bunu nasıl yorumlamalıyız

      Sil
    3. SAGP kişi başına gelirimiz zaten geçmiş yıllarda 22-23 bin $ dı. Yani bir mucize yok ortada. Dünyanın hiçbir ülkesinde fiyatlar genel seviyesi ABD ve AB ülkeleri kadar yüksek değil dolayısıyla bu sonuç normal.

      Sil
    4. Sagp ye göre o zaman gelişmiş ülke sınıfına giriyo muyuz :)

      Sil
    5. Avrupada ve abd de ozellikle dusuk enflasyon sureclerini dikkate aldigimizda fiyatlarin reel seviyesi onveki yillara gore dusus gosteeiyor. Buna ilave kullandiklari paralarin reel degeri de enfladyona gore hayli dusik olcekte.Dahasi artan buyume dusen issizlikle beraber toplam satin alma gucu artiyor. Gelismekye olan dunyada ise fiyatlarin artis hizi gelismis ulkelre oranla daha yuksek yerel paralari ise sicak paranin ve parasal genislwmlwrin etkiaiyle degerli mwvcut enflaayonlariba gore.

      Sil
    6. Bir ülkenin GSYH'sının büyüklüğü tek başına refah ölçüsü değildir. Kişi başına gelir, gelir dağılımının adil olup olmadığı, eğitimin kalitesi, insani gelişmişlik endeksi, ülkenin rekabet gücü bunlar hepsi önemlidir. Türkiye SAGP GSYH'da 13üncü olsa bile diğer ölçülerde aynı durumda değil. Gelişmiş ülke olmak farklı bir şey. Sadece rakamlar yeterli değil. Demokraside nerede olduğunuz, yargının bağımsız olup olmadığı, basının durumu gibi daha birçok konu var gelişmişlik göstergesi olarak.

      Sil
  35. "Yine mi kaybettik dedim. Dedi ki normal."
    Siz yazmaya biz okumaya devam. Hedef yurt dışı :)
    En azından gelecekte birileri yazmıştı diye hatırlarız

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rasyonel beklentiler 2008den sonra teklemistir. Beklenti tek tarafli da olmuyor.

      Sil
  36. Hocam dünyadaki bütün ülkeler ve biz petrol ithal edip içeride benzin ve motorine mi çeviriyoruz? Benzin,motorin de ithal ediyor muyuz?
    2) TÜPRAŞ ve BOTAŞ petrol ve doğal gaz ithal eden tek kurum mu?
    Teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim bildiğim kadarı ile Türkiye'deki rafinerilerde motorin üretilmiyor, tamamı ithal ediliyor. Benzinin ise bir kısmı ithal ediliyor.

      Sil
  37. hocam iyi gunler,
    benim bir sorum olacak;kredi garanti fonu ve varlik fonu iki ayri 'sey' midir?birbirleri ile baglantili midir ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İkisi tamamen faklı. Kredi Garanti Fonunda bankaların şirketlere (özellikle KOBİlere) verdiği kredilere Hazine garantör oluyor.
      Varlık Fonunda ise kamuya ait mallar toplanıp yatırım, borç alma vb gibi işlerde kullanılacak.

      Sil
  38. iyi günler
    faydalı bir konu tartışmaya açık.

    YanıtlaSil
  39. şu neo liberalci takımı anlamak mümkün değil. neymiş piyasa kendi kendini dengelermiş!. 1929 ve 2008 krizlerinde gördük o çok kutsadıkları piyasa sistemini !. 2008 de merkez bankaları ve kamu ekonomisi bütçe açıklarını artırma pahasına özel sektörün hırsızlık ve yolsuzluklarını açgözlülüğünün yarattığı yıkımı üstlenip kamulaştırmasaydı görürdük hallerini.1929 u bile mumla ararlardı. oh ne ala!. karlar hep özelleştirilsin ama zararlar ki sözüm ona zarar; esasen kriz denilen süreç sermayelerin dar bir tabanda toplanılması sürecidir ve süreç sonunda toplanılan bu sermayeler yine ve yeniden borç olarak faiziyle ülkelere ve piyasalarına sokularak yeniden bir sömürü süreci başlatılır. krizler kapitalizmin ruhunda vardır. çok güzel bir söz vardır '' iflası olmayan kapitalizm cehennemsiz dine benzer '' !. gerçekten de tam bu durumu yaşıyoruz. sıkışınca devlet baba kurtar bizi denilmeye başlanır. neo-liberal iktisat modeli tam da devletlerin sırtında birer sülüktür. sürekli kan emiyorlar. şu bir gerçektir ki; devlet organizasyonu asla yok sayılamaz ve iktisadi aktivasyonlardan soyutlanamaz. liberal hele de neo liberalizmi yaymak için küresel para baronları harward, yale ,Princeton ,oxford ,Cambridge gibi ekolleri boşuna yaratmadılar!. bunlara her yıl milyonlarca dolar bağışı boşuna yapmadılar. şu açıktır ki son 200 yıldır bu ekollerden çıkan iktisat öğretilerinin çoğunluğu sermayedarların istediği kitle manipülasyonu ve zihinsel devşirme üzerine yapılmıştır. para tamamen yozlaştırılıyor ve içinde asla gerçek iktisadi değer ve tasarruf olma hatta reel bazda yatırım olma özelliği taşımıyor. joseph stiglist ve paul Krugman gibi saygın iktisatçılar dahi bugün bu öğretileri anlamlı bulmuyor. zira iktisat öğretileri daha çok marjinal faydacılık üzerine kuruludur ve sosyal faydacılık tarafı çok zayıftır. bu yönüyle de istikrar üretmesi olanaksızdır. sık ve değişken olarak krizler çıkarmaya çok müsait bir iktisat modellemesi üzerinde yaşıyoruz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Neo liberal yaklaşımı eleştirmek son derecede anlaşılabilir bir şey ama her şeyi birbirine karıştırıp bunların hepsini neoliberal yaklaşım içinde toparlamak başka bir şey. Sizin kafanız biraz karışmış anlaşılan.

      Sil
    2. Hocam sizi anlıyorum. sonuçta siz de benzer iktisat öğretilerle öğrenim gördünüz. tıpkı benim gibi. ben de işletme fakültesi mezunuyum. yani mikro iktisat ağırlıklı bir yan bilim olan işletme okudum. ancak 1929-2008 küresel çaplı olsun 1994-2001 ülkemiz finansal krizi olsun 1997 g.d.asya finansal krizi olsun incelediğim zaman deregülasyonların insan tabiatına fazlasıyla aykırı olduğunu gördüm. insanın beşer şaşar naturasıyla kapitalizmin aşırılıklardan beslenen damarlarının el ele krizleri getirdiğini ve son 200 yıldır ortaya atılan birçok iktisat öğretisinin sadece dar tabanlı kar ve dar tabanlı faydacılık yarattığını söylüyorum. bugün fed bile abd devletinin değil rockefeller,rothschild ve benzeri çok büyük ekonomik güç çarkının elindedir. böyle sistem olmaz olamaz. hele hele devlet gibi en büyük organizasyonu iktisattan dışlamak yanlıştır. özellikle 2008 krizi bunu tekrar göstermiştir. karlar özelleştirilecek zararlar kamulaştırılacak!. böyle bir iktisat anlayışı asla dünyaya refah getirmeyecektir. zaten bu yüzdendir ki devletler devasa borç stoklarıyla boğuşuyor ve sermayenin boyunduruğu altına alınmaya çalışılıyor. ulus devletler yok edilmeye çalışılıyor. Dünya'da her şey dengeler üzerine kuruludur. ben naçizane iflas eden özellikle de devasa finansal kaldıraçlı çalışan hem kendini hem de ekonomiyi uçuruma sürükleme aymazlığını gösteren açgözlü kurumların sistemden elenmesini yani iflasının gerekli olduğunu düşünüyorum.2008 krizi sonrasında sadece lehman brother's iflasına izin verildi. diğerleri kurtarıldı. neden para tabanlı ekonomik sömürü sistemi devam etsin diye!. işte bir ekonomiyi salt finans gücüne veya salt özel sektöre entegre edersen büyük sıkıntılar yaşanır.2008 krizinden de büyük bir finansal krizin temelleri bu hastalıklı işletmelerin kurtarılıp tekrar sisteme enjekte edilmesiyle atılmıştır. tıpkı bizim 1994 krizinde yaptığımız hataların 2001 krizine de zemin hazırlaması gibi. oh ne güzel nasılsa devlet baba bizleri kurtarır biz azgınca karlarımızı şişirelim başkalarının tasarruflarını batıralım.. sosyo liberal tabanlı modellemeler geliştirilmeli.marjinal fayda ağırlıklı değil sosyal fayda ağırlıklı ekonomik teorem üzerine iktisat oluşturulması artık elzemdir. saygılar hocam....

      Sil
    3. Al iste :) fikirlerinde degerlendirilmesi gereken noktalar var. Ayrica sana makale önereyim. Neoliberalizm muhalif bir secki alfredo saad filho- deborah johnston. Bulamazsan mesaj at ulastirayim sana.ama at!

      Sil
    4. adsız 19:30 teklifin için teşekkür ederim. bana gerçekten ulaştırabilir misin?. ulaştırabilirsen hangi yolla?.

      Sil
  40. Findik ne zaman konunuz olacak

    YanıtlaSil
  41. Hocam doğruyu söylemekten bıkmayacak mısınız ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnsan doğruyu söylemekten bıkmaz ama yalan söylemekten bıkabilir.

      Sil
  42. Sn. Hocam,
    Varlık fonu kuruluşunu takip eden aylar içerisinde, *Koç* ve *Sabancı* ailelerinden, kendi gruplarına ait hisse satışları gündeme geldi. BIST Endekslerinin (dolara görece) düşük olduğu bir dönemde gerçekleşen bu satışları *Varlık Fonu* ile ilişkilendirenler, satışların manipülatif, hatta zoraki, olduğunu değerlendirenler oldu. Belki zor bir değerlendirme olacak ama bu şekilde olma ihtimali var mıdır?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tamamen tesadüf olabilir. Sizden fazla bir bilgim yok.

      Sil
  43. Ecbnin parasal genislemeyi surdurmeli mi sizce?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yılsonuna kadar sürdürmesi makul, sonrası gereksiz olabilir.

      Sil
  44. hocam, sayın haydar baş ın '' milli ekonomi modeli '' ne bakabildiniz mi?. saygılar....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bance de bakılmalı. Ekonomi tanımı bile daha akılcı bence.

      Sil
  45. Sayın hocam bir şey soracaktım, 100 bin lirayı kredi olarak kullandırmak ile 100 bin liralık evi kiraya vermek prensipte aynı mıdır? Saygılar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Arada bazı farklar var tabii ama genel olarak aynı kapıya çıkar.

      Sil
  46. Hocam adsız yazma seçeneğini kaldırma durumumuz var mı bilmiyorum ama çok tuhaf diyaloglar olabiliyor ben şahsen yorum yapmaya cekiniyorum artik. Muptezel diyaloglar cikmasin ortaya.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çekinmeyin lütfen. Ben elden geldiğince bu tür yorumları yayınlamıyorum ama yine de oluyor. Adsız yorumu kaldırmayı düşünmüyorum çünkü bu blogda kamuoyunda tanınmış insanlar da yorum yapıyor ve adlarını kullanmak istemiyorlar.

      Sil
  47. Sayın hocam hacettepe maliyede hocalarımız bize Varlık fonu(savunma sanayi destekleme fonu-kültür tanıtım fonu)nun bütçe dışı denetim dışı ve bütçenin birlik ilkesine aykırı olduğunu öğrettiler.
    Yani bir kurumun varlık fonunu denetlemesi raporlarını bakanlar kuruluna göndermesi gerekmediğini söylediler. Sizin belirttiğiniz denetim ilkelerinden hiçbirini anlatmadılar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İkisi çok farklı şeyler. Yani bu fonlar bütçenin birlik ilkesine, Hazine birliği ilkesine, gelirlerin giderlere tahsisi (adem-i tahsis) ilkesine vb aykırı. Bunda tereddüt yok. Ama bu ilkelere aykırı olmak ayrı şey kamu parasının denetlenmemesi ayrı bir şey. Varlık Fonu kendi yasasında yazılı denetime uymuyor. Sorun burada.

      Sil
  48. Hocam altının alım gücü her devirde aynı mıdır? Yani mesela bundan 1500 sene önceki 1 kg altının alım gücüyle bugünkünün alım gücü arasında fark var mıdır?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bırakın 1500 yıl öncesini dün ile bugün bile farklı. Dün altının gramı 143 TL idi bugün 145 TL oldu.

      Sil
    2. Bu durum altının kendisini enflasyona karşı koruması olarak yorumlanamaz mı?

      Sil
    3. Hocam cevabınızı bekliyorum.
      Para mı değer kaybediyor yoksa altın mı değer kazanıyor?

      Sil
  49. Euro bolgesinde ozellikle merkez ulkelerde buyume ve issizlikte kapsamli dusus var. Faizlerinde 0 oldugu enflasyonunda yuzde 1lerde oldugu bu bolgede bu durum reel olarak refahta bir ilerleme kaydetmez mi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İki cümlede çelişkiler var. Büyüme düşüyorsa reel olarak refahta ilerleme olmaz. Refahta ilerleme olması için büyümenin artması lazım.

      Sil
  50. hocam bunlar batirdi bu paralari demedi deme.

    YanıtlaSil
  51. temmuz ayında ithalatımız hızlı yükseldi ve haliyle dış ticaret açığımız da yükseldi. bu da demek oluyor ki cari açığımız da yükselecek. bu bir yandan ekonomide aktivite artışı olduğunu gösterirken bir yandan da bu artışın kamu ağırlıklı olduğunu düşünüyorum. kredi destek fonları vs derken belli hacimde talep yaratıldı. tabi özel sektör hane halkları borç içinde yüzüyor artık ve nispeten borç yükü diğer tarafların üzerine yıkılmış olduğu için talep yaratmak işi önemli ölçüde kamu tarafına kalıyor. ancak bu bence daha da vahimdir. zira: zaten cari işlemler açığımız şimdi yeniden güçlü biçimde artarken bunun lokomotifi giderek kamu olmaya başlayabilir. yani bütçe açığını büyütmeye dayalı iktisadi aktivasyon artışları sağlama yöntemiyle beraber cari açığımızın büyümesine özel sektör-hane halkları ikilisinden sonra kamu bütçe açığı büyümesini de katacağız sanırım. haliyle makro iktisadi bozulma daha da bozulacak gibi görünüyor. hükümet 2019 için büyümeden ki buna da doğru büyüme denilmez bence; taviz vermek istemiyor ve tasarruf pozisyonlarını zayıflatmayı tercih ediyor. kamu borçlanma gereksinimi giderek artacak haliyle kaynak sıkıntısı artacak ve borçlanma faizleri de yukarı yönlü olacaktır. paranın devir hızında zamanla yavaşlamalar yaşanabilir. ama özellikle de cari dengesizliğimizin büyüme moduna girmesi dış finansman gereksinimi artışı yapacağından kur risklerimiz büyüyecektir. enflasyonist baskılar da artacaktır. aslında rasyonel bir yaklaşımı yok burada hükümetin. çünkü gerektiğinde büyümeden biraz fedakarlık yapıp tasarruf tarafımızı güçlendirmemiz gerekiyor. zaten dış finansman iklimi bozulma trendine giriyor. bu süreçte döviz ihtiyacımızı artırmak değil azaltmak gerekli. sonuçta ithalata fazla bağımlıyız ve büyüyelim derken döviz ihtiyacımızı artırıyoruz. kırk satır kırk satır durumundayız!. hükümet kırk satır diyor bu politikalarla. oysa kırk katır demeliyiz. daha sürdürülebilir bir ekonomi için. saygılar hocam....

    YanıtlaSil
  52. türkiye ekonomisi üretim artışından ziyade mal-hizmet fiyatlarındaki cari artışlarla büyümüş görünüyor. eh haliyle işsizlikte arıyor enflasyonda artıyor. nominal piyasada enflasyon artışı özellikle talep kökenliyse ve arzı da artıcı etki yapıyorsa işsizliğin daha düşük olması gerekir. bu da gösteriyor ki GSMH GSYH hesaplamaları cari fiyatların etkisiyle büyüyor. yani şişirilmiş bir ekonomiyiz. zaten defalarca hesaplamalarla zaten şişirilmiş olan ekonomi daha da şişirildi ve fazladan büyümüş gösterildi. gerçek yani reel olarak 500-600 milyar dolarlık büyüklükte ancak olabilen ve kişi başı da 7000 dolar ortalama yıllık geliri olan bir ekonomiyiz. reel olarak zayıf büyüme yaşıyoruz yıllardır. zaten inşaat balonu borsa balonu patladığında takke düşer ve kel görünür!.

    YanıtlaSil
  53. bu ülkede özellikle son yıllarda %80 civarında dolaylı vergilendirmeler yaşanıyor. zira: cumhuriyetin neredyse tüm değerli iktisadi kazanımları yok pahasına elden çıkartıldı. üstelik 60 milyar dolarlık özel leş tirme paraları nerede belli değil.. kimse de sormuyor ne yazık ki. amiyane tabirle so yu lu yo ruz..... kayıp kaçak elektrik bedellerini de bizlere ödetiyorlar. devlet bitirildiği için maalesef eskisi gibi kaçakçıların peşine düşülmüyor. özelleştirilen elektrik sayesinde artık ödeme yaparken bir de fatura başına 1 tl 25 kuruş fark ödüyoruz. pes doğrusu. vatandaşın da sesi soluğu çıkmıyor. geçmediğimiz yola köprüye vergi veriyoruz. pes vallaha!. anlaşılan bizim milletimiz kendisini yolan kazıklayanları çok seviyor. eh ben de olsam iktidarı bırakmam. böyle duyarsız ve algısı zayıf bir milleti dünyanın başka yerlerinde bulmak çok zordur ne de olsa!..

    YanıtlaSil
  54. Üstad merhaba
    Bu fona konu olan kurumların gelir ve giderleri daha önce genel bütçe üzerinde mi gösteriliyordu?

    YanıtlaSil
  55. Hocam tarım ve hayvancılık ile ilgili yazınızı bekliyoruz:)))

    YanıtlaSil
  56. Hocam , portföyde Çaykur görünmüyor. Sattılar mı? Mutlu bayramlar dilerim. Emekleriniz için teşekkürler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet maalesef çaykurumuz da satıldı. uluslar arası sermaye tekellerine hayırlı uğurlu olsun....

      Sil
  57. http://turkiyevarlikfonu.com.tr/TR/Portfoy/5 caykur yerinde görünüyor

    YanıtlaSil
  58. Şirketin mali tablolarını denetleyecek bağımsız denetçiler Ticaret Kanunu hükümlerine göre yönetim kurulu tarafından değil genel kurulca seçilir. Bir nevi eskiden yönetim kurulunun faaliyetlerinin denetimi genel kurul tarafından oluşturulan denetim kurulu aracılığıyla yapılırken, yeni Ticaret Kanunu' nda denetim kurulu kaldırılarak bu yetki genel kurulca belirlenecek bağımsız denetçilere verilmiştir.

    Bildiğim kadarıyla Varlık Fonu' nun genel kurulu yok. Şirket faaliyetlerini denetleyecek bağımsız denetçiler de yönetim kurulu veya siyasiler tarafından belirlenecekse o bağımsız denetim ne kadar güvenilir olur?


    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...