13 Nisan 2018 Cuma

TL’deki Değer Kaybının Ne Kadarı Dışarıdan Ne Kadarı İçeriden?


Sorunun Ortaya Konulması
Ülke parasının yabancı paralara karşı uğradığı değer kaybının ne kadarlık kısmı dış gelişmelerden ne kadarlık kısmı iç gelişmelerden olur? Son zamanların çokca tartışılan konuları arasında bu da yer alıyor. Bazılarına göre TL’nin değer kaybı tamamen dış gelişmelerin sonucu olarak ortaya çıkıyor, bazılarına göre bu kayıplarda iç gelişmelerin yani Türkiye’ye özgü gelişmelerin de etkisi var. Bir paranın yabancı paralara karşı uğradığı değer kaybının ne kadarının dışarıdan ne kadarının içeriden kaynaklandığını ölçebilmenin en kestirme yolu söz konusu parayı belirli bir zaman diliminde, aynı kategoride yer alan ülke paralarında ortaya çıkan değer kayıplarıyla karşılaştırmak. Karşılaştırmayı yaparken benzer ekonomileri seçmek hata yapmamak için çok önemli.

Gelişme yolundaki ekonomiler arasında üst lig olarak kabul edilen yükselen pazar ekonomileri kategorisinde sınıflandırılan Türkiye, 2013 yılından beri kırılgan beşli diye anılan bir grup içinde (Brezilya, Endonezya, Güney Afrika, Hindistan ve Türkiye) ele alınıyor. Her ne kadar yakın zamanda kırılgan beşli (Arjantin Mısır, Pakistan, Katar ve Türkiye olarak) yeniden tanımlanmış olsa da bu yeni kategorilendirme fazlaca itibar görmemiş olduğu için eski grubu ele alarak bir değerlendirme yapmak daha uygun olacak gibi görünüyor.      

Olay Yeri İncelemesi: Eldeki Veriler  
Yazının ekinde kırılgan beşli olarak anılan ülkelerin para birimlerinin USD karşısında 22 Mayıs 2013’den bugüne kadar geçirdiği değerleri ele alan iki tablo ve aynı şekilde Dolar Endeksini ele alan bir tablo yer alıyor. Başlangıç olarak 22 Mayıs 2013 tarihini ele almamızın nedeni dönemin Fed Başkanı Bernanke’nin niceliksel gevşeme programının yılsonuna doğru sonlandırabileceğini açıkladığı gün olmasıdır. Bu açıklamadan sonra özellikle gelişme yolundaki ülke paraları değer kaybetmeye başladığı için bu günü başlangıç tarihi almak son dönemlerdeki değişimleri izleyebilmek açısından doğru bir yaklaşım olacaktır.

Ekteki ilk tablo Doların, ABD’nin en önde gelen 6 ticaret ortağının para birimlerine (Euro, Yen, Pound, Kanada Doları, İsveç Kronası ve İsviçre Frangı) karşı değerini gösteren Dolar Endeksini (DXY) ele alıyor ve 22 Mayıs 2013 = 100 kabulüyle Dolar Endeksinde o günden bugüne yaşanan dönemsel değişimleri gösteriyor. İkinci tablo, aynı şekilde 22 Mayıs 2013 = 100 kabul ederek kırılgan beşli ülkelerinin para birimlerinin endekslenmesini ve sonraki yıllarda bu endekse göre değer değişimlerini ölçüyor. İkinci tablonun dayanağını oluşturan ve bilgi amaçlı hazırlanan üçüncü tablo ise ülke para birimlerinin USD karşısındaki değerlerindeki değişimleri gösteriyor ( 1 Ülke Para Birimi = ? USD hesabıyla.)

Verilerin Analizi
Tablolardan şu sonuçlar çıkıyor: (1) 22 Mayıs 2013’den başlayarak Dolar Endeksi önce değerlenmiş, sonra durağanlaşmış, sonra değer kaybetmiş ve son dönemde yeniden durağanlaşmış bulunuyor. Bu durumda iç piyasalarında herhangi bir gelişme yaşamayan ülke paralarının Dolar karşısında önce değer kaybetmesi, sonra durağanlaşması, sonra değer kazanması ve sonra yeniden durağanlaşması beklenir. (2) İkinci tabloya bakacak olursak Brezilya, Endonezya, Güney Afrika ve Hindistan para birimlerinin büyük ölçüde Dolar’daki değişime paralel değişimler gösterdiğini görüyoruz. Aşağı yukarı Dolar değer kazandıkça kaybeden, Dolar değer kaybettikçe değer kazanan, Dolar durağanlaştıkça durağanlaşan bir görünüm içinde bulunuyorlar. (3) Yine aynı tabloya baktığımızda TL’nin öteki ülke para birimlerine göre farklı bir görünüm çizdiği ortaya çıkıyor. TL, Dolar değer kazanırken de değer kaybederken de değer kaybı yaşıyor. Bir başka ifadeyle dışarıda ne olursa olsun TL değer kaybı yaşıyor.

Bu anlattıklarımızı görsel olarak daha iyi ortaya koyabilmek için bir grafiğe dönüştürelim.


Grafikten yukarıdan anlattıklarımız çok daha açık bir biçimde görülebiliyor. TL, dışındaki para birimleri Dolara paralel eğilimler çizerken TL negatif bir ayrışma sergiliyor.

Değerlendirmeden Çıkan Sonuç
Bu analizden şu sonuç çıkıyor: TL, bir yandan Doların değer kazanmasından etkilenmekle birlikte iç olaylardan yani Türkiye ekonomisinin, siyasetinin, dış politikasının ve bölge jeopolitiğinin gelişiminden çok daha fazla etkileniyor. Bunu ikinci tabloda TL hariç ortalamalarla TL’yi karşılaştırdığımız zaman net biçimde görebiliyoruz. 22 Mayıs 2013’den bugüne kadar TL hariç kırılgan beşli paralarının değer kaybı 100’den 72,9’a gerileme sergilerken TL, 100’den 45’e düşmüş.

Dış gelişmelerden kaynaklanan etkiler için yapılabilecekler çok sınırlı. O nedenle bunları veri olarak kabul etmekten başka çare yok. Buna karşılık içeriden kaynaklanan etkilerin azaltılabilmesi için yapılabilecek şeyler var. Bunların başında riskleri düşürücü yaklaşımlar yer alıyor. Ayrıca yıllardır söylenen ve bir türlü yaşama geçirilemeyen yapısal reformlara bir an önce ve doğru yönde başlamak gerekiyor. Bu reformları doğru yönde yapmak çok önemli çünkü yapısal reform adı altında yapılan bazı düzenlemeler gerçek anlamda yapısal reform olmadığı için tam tersi sonuçlar yaratabiliyor.


Ek Tablolar 
(Kaynak:https://www.bloomberg.com/markets/currencies, https://tr.investing.com/indices/usdollar)

Endeks 22.5.2013 = 100
22 May 2013
2014
2015
2016 Sonu
2017
13 Nis 2018
DXY
83
90
100
101
89
90
Endeks
100
108,4
120,5
121,7
107,2
108,4

Endeks 22.5.2013 = 100
22.May.13
2014
2015
2016 Sonu
2017
13.04.2018
Brezilya
100
75,3
51,0
61,8
60,7
58,9
Endonezya
100
78,2
71,2
72,0
71,6
70,6
G. Afrika
100
81,1
61,8
68,4
75,9
78,0
Hindistan
100
88,3
82,9
80,8
85,9
84,1
Türkiye
100
79,8
63,4
52,5
48,8
45,0
TL Hariç Ortalama
80,7
66,7
70,8
73,5
72,9

1 Ülke Parası = USD
22.May.13
2014
2015
2016 Sonu
2017
13.04.2018
Brezilya
0,4972
0,3746
0,2535
0,3072
0,3019
0,2930
Endonezya
0,1030
0,0806
0,0734
0,0742
0,0738
0,0727
G. Afrika
0,1063
0,0862
0,0657
0,0728
0,0808
0,0830
Hindistan
0,0182
0,0161
0,0151
0,0147
0,0157
0,0153
Türkiye
0,5407
0,4313
0,3428
0,2838
0,2640
0,2431


195 yorum:

  1. Sayın hocam,

    Yazılarınızı çok büyük bir ilgi ve keyifle takip ediyorum. Size çok teşekkür ederim.

    Saygılarımla

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Elinize sağlık yazılarınızı sınavlarım için takip ediyorum. Çok teşekkür ederim

      Sil
  2. Elinize sağlık, gene kısa ve öz bir yazı

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. iyi akşamlar.mahfi bey,öğrenmek istediğim bir şey var.bankadan döviz aldığımızda bankada buna karşı döviz alıyormu yoksa sadece kağıt üstündemi.teşekkürler. ne kadar alçakgönüllüsüz ki bilginizi hiç kimseden esirgemeden paylaşıyorsunuz.

      Sil

    2. mahfi bey,bana göre çok alçakgönüllü olmalısınız ki bundan cesaretle bir şey sorabilirmiyim, tl endeksi 100 den 45 e düştüğüne göre bu seviyeden daha aşağı düşermi?




      Sil
    3. Estağfurullah, bunun alçakgönüllülükle pek bir ilgisi yok. Ben bilginin paylaşıldıkça arttığına ve işe yaradığına inanıyorum sadece. Ve emin olun ben de bu siteden, sizlerin yorumlarınızdan çok şey öğreniyorum ve kendimi geliştiriyorum.
      Yapmamız gerekenleri yapmadığımız sürece bu endeksin düşmeye devam edeceğini tahmin ediyorum.

      Sil
    4. Hocam Merhabalar,

      Yapmamız gerekenler nelerdir peki ?

      Sil
  3. Depremler felaketler ulkesi Endonzya’ya helal olsun baglamis retarderi 80 ‘e istikrarli bir sekilde dumduz gidiyor, sorsan kabile yonetimi var orda.

    YanıtlaSil
  4. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  5. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  6. Ulkemiz uzerine 5 tas oynuyorlar bu yuzden tl dusuyor.yoksa ne dis borcun 500 milyar sinirina varmasinin.ne suriyede bir araba sopa yememizin nede milyon multecinin nede kotu yonetilmemizin etkisi var.gecen gun bir alaman gordum kiskanirim ben sarkisini soyluyordu😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O da birsey mi tanerus8

      Sayin Cumhurbaskanimizin Ekonomiden sorumlu bir Basdanismani var.

      Yigit mi Yigit.. Bulut gibi. Nam-i diger Jöleli. son 10 yildir aciklamalari ile ortaligi kasip kavuruyor ..Bir deha..Her konuya Hakim.. 7 Düvel önünde diz cöküyor. Simdiye kadar ne dediyse hepsi oldu. Merkez Bankasi Baskaniymis.Maliye Bakaniymis. Ekonomiden sorumlu Bakanmis. Hepsi hikaye.

      Yine muhtesem seyler söylemis.

      "" “Birileri sadece ekrana bakıp Aaa dolar 4.10 olmuş diyor. Emperyalizme karşı savaş verdiğimiz bir noktada, İngiliz beslemelerinin ezbere bildiği gibi faizleri mi artıralım? Arkadaş biz emperyalizme karşı savaş veriyoruz. Bu bir savaş. Kurtuluş savaşı kadar ciddi”"

      Demis.. Hadi buradan buyurun.



      Sil
    2. Türkiye, emperyalizme karşı Kurtuluş Savaşını 19 Mayıs 1919'da başlattı ve 24 Temmuz 1923'de imzalanan Lozan Antlaşması ile bitirdi.

      Sil
    3. mahfi bey sizi kutlarım. atatürkcü olduğunu iddia edenler bile bu söylediğinizi bilmezler. çanakkaleyi kutul ammareyi emperyalizme karşı savaş sanırlar. halbuki o muharebelerde emperyalist almanlarla beraber emperyalistcilik oynuyorduk.1923 savaşımız da bitti. bugün o ülkelerle aynı safta aynı güvenlik çemberindeyiz.

      Sil
    4. Eee hani Lozan'ın gizli maddeleri vardı?

      Ve hani 2023'te Lozan'ın hükümleri bitiyordu? Lozan Antlaşmasının 100 yıllık olduğu söyleniyor Mahfi bey.

      Siz bu konularda bilgi sahibi değilsiniz galiba Mahfi bey?

      Sil
  7. Brezilya'da polis maaşları ödenemiyor, Endonezya dediğiniz yer en fakir ülkelerden biri, Hindistan'da elektrik/yol/su bilmeyen 100 milyonlarca insan var, G.Afrika denilen yerde sokağa adım atamıyorsun geceleri vurulmamak için.

    Bütün bunlardan sonra Türkiye ekonomisinde çok hafif bir geçici durumda ziller çalmaya başlıyor. Yapısal reform falan hikaye. İnsanlar biraz olanla idare edip şükretmeli. Diğer ülkelerden çok daha iyi ekonomimiz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne muhtesem bir ekonomik analiz yetenegi. Tum gostergeler boş. Bence de sukredelim ki benzin 10 lira degil.

      Sil
    2. Allah umarım sizi tek başınıza asgari ücretle mal mülk sahibi olmadan ev geçindirmeyi nasip eder. O zaman ekonomiyi anlarsınız. Çünkü böyle yorumu mal mülk sahibi olan adamdan başkası yazamaz.

      Sil
    3. Adsız11.59/

      154 TL olan asgari ücreti 1603 TL'ye geldi. ak yıllarda yoksulluk ve gelir eşitsizliği azalmış, ülkemiz her platformda mega islerle yoksulluk ve gelir eşitsizliği azalmış, ülkemiz her platformda daha üst seviyelere tırmanmıştır.daha da üst seviyelere tırmanmak hakkidir. iscilerde Ak partiye oy veriyor demekki isci sinifinin partisi mazlumlarin yoksullarin partisi Ak parti.



      Sil
    4. Ekonomimiz diğerlerine göre daha iyi değil, sosyal statümüz biraz daha iyi. Bunu da Cumhuriyet döneminde yapılan medeniyet devrimlerine borçluyuz. Son 16-17 yıl gibi bir dönem daha geçirirsek muhtemelen sosyal yönden de Endonezya, Hindistan'ın çok daha altına düşeceğiz, Pakistan-Afganistan arası bir yer haline geleceğiz. Suriye'den, Afganistan'dan v.s. kontrolsüz şekilde alınan göçmenlere bakınca muhtemelen amaçlananın da bu olduğu ortaya çıkıyor. Mevcut toplumsal yapı her katmanında bir nebze de olsa Atatürk devrimlerinden nasibini aldığı için istendiği ölçüde dönüştürülemiyor, bari istendiği gibi halk ithal edelim diye düşünülüyor. Bir yandan da eğitim sistemi iyice çökertilerek yeni nesiller bu eğitimsiz, niteliksiz göçmenlere benzetilmeye çalışılıyor.

      Sil
    5. on yıllar once radyoda bir ekonomist soyle demişti " turkiye afrika ulkeleri gibi uretip isviçre gibi yasamaya calısıyor.Ya afrika gibi uretip afrika gibi yasayacagız ya da isvicre gibi yasamak icin onlar gibi uretecegiz". Yaklasık 25 yıl once duydugum bu sözler ne acıdır ki hala gecerli

      Sil
    6. Isvicrenin ürettigi ne ki.? Peynirden baska.

      Sil
    7. Bulent yuzde yuz haklisin.

      Sil
    8. celik,çikolata, saat,vs

      Sil
    9. http://www.tepav.org.tr/tr/blog/s/3957

      ice

      Sil
    10. İsviçre ekonomisi hakkında kısa bilgi vereyim.
      GSYH'si 367 milyar USD (Bizimki 851 milyar USD),
      Kişi başına geliri yıllık 78.915 Dolar (bizimki 10.597 Dolar),
      İhracatı 210 milyar USD (bizimki 150 milyar USD),
      İsviçre cari fazla veriyor (biz açık veriyoruz),
      Yaşanacak en kaliteli ülke sayılıyor.
      Öğretmenlerin ortalama yıllık geliri 120 bin Dolar (bizde 11 bin Doların biraz üstünde.)

      Sil
    11. Hocam çilek,çikolata,saat vs satan ülkenin ekonomisini rakamlarla ne güzelde açıklamışsınız.Zaten bu rakamları anlayan bir toplum şükredelim demez.
      Teşekkürler

      Sil
    12. Ben de Isvicre'nin cok uzak olmayan tarihi hakkinda kisa bir bilgi paylasayim:
      https://www.evrensel.net/haber/104723/3-gunde-200-bin-kisi-bu-sorunun-yanitini-okudu

      Sil
    13. Sanırım siz Ülkedeki milyoncu zenginkerden birisiniz.Ne kadar pembe bir ülkede yasıyoruz ki sizin pembe gözlüklerden bizede dağıtınız.3.000 TL maas alıyorum mühendisim birde ustelik. 1.000 TL kira veriyorum.Pazar ve market alışverişi aylık 1.000 TL tutuyor.Birde cocugun okul masrafı , giyim kusam ,aidat, telefon su elektrik, gezmeyi saymıyorum cunku yok, tek gezmemiz parka gidip çekirdek almak.Siz nerde yasıyorsunuz, başka ülkemi var acaba Ulkemin icinde

      Sil
  8. Hocam yazınız için teşekkürler. Aklıma takılan bir konu var; Gördüğüm kadarıyla aşağıya doğru çakılma söz konusu. Bu durum nereye kadar sürer ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler. Biraz toparlanır, böyle gitmez.

      Sil
    2. Irak'da, Suriye'de cakildi zamaninda. Su anki durumlarina bakinca nereye kadar surecegini gorebilirsin. Ucak yere cakilinca ne olur? Parcalara bolunur degil mi?

      Sil
  9. Hocam emeğiniz için teşekkür ederim. Aklıma takılan bir konu var ; Gördüğüm kadarıyla TL değerinde aşağıya doğru çakılma söz konusu. Bu durum ne zamana kadar bu şekilde devam eder sizce ?

    YanıtlaSil
  10. Sayın Hocam,
    Yapısal reformları biraz daha açabilir miyiz?
    Proje bazlı teşvik sistemi örnek verilebilir mi mesela?
    Saygılarımla

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. http://www.mahfiegilmez.com/2015/10/guncellenmis-yapsal-reformlar-rehberi.html

      Sil
  11. Bu icerden disardan tartismasi bile bence gereksiz.bir ulkenin dolara ihtiyaci varsa ve dolar borcu gun be gun artiyorsa bir sey olmadanda dolar veya doviz yukselir.bunun hizi gunu degisir ama yukselme kacinilmaz.hukumette bunun boyle oldugunu biliyor ama secmene dis gucler diyor

    YanıtlaSil
  12. Sayın Mahfi hocam,




    yazınız için teşekkürler. Genel bir soru olarak, sizin de "Ayrıca yıllardır söylenen ve bir türlü yaşama geçirilemeyen yapısal reformlara bir an önce ve doğru yönde başlamak gerekiyor." diyerek ifade ettiğiniz ve ülkemizin sorunları söz konusu olduğunda çoğu kez yapısal reformların gerçekleştirilmesi gerektiği belirtildiği göz önünde bulundurulduğunda, sormak istiyorum toplumumuzdaki eğitimli bireyler olarak sizler memleketimizin sorunlarını ve çözümlerini ifade etmenin yanı sıra; bu sorunları yetkili makamlarla istişare etmek yönünde bir takım faaliyetler içerisinde misiniz? Siyasi önyargılarınızın olması durumunda bunları bir tarafa bırakıp tamamen faydalı olmak adına sivil inisiyatif alıyor musunuz? Memleketimiz için, evet sorunları ve çözümleri ifade ediyorsunuz, belki zorunda değilsiniz ama elinizi taşın altına sokuyor musunuz? Eğer öyleyse bunu ne şekilde yapıyorsunuz?




    Saygılarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mahfi Bey senelerdir blogunda yazilar yaziyor. Zahmet edip okursaniz, siz de yararlanabilirsiniz. Ayrica buraya hic reklam da almiyor. Bu devirde belese ogreten de bulunmaz. Kacirmayin derim

      Sil
    2. Adsız 11:46 arkadaşımız benim adıma cevap vermiş hem de benim verebileceğimden daha iyi yapmış. Teşekkür ederim.

      Sil
    3. İlk cevaba ithafen: Blogdaki yazılardan faydalanıyorum ve bunu bir zahmet olarak görmüyorum. Neye dayanarak yazıları okumadığımı varsaydığınızı anlayamadım.

      Mahfi hocam, ben sizin ekonomi alanındaki sorunları ve çözümlerini ifade ettiğinizi zaten belirtmiştim. Sorduğum soruların yeterince net olduğunu zannediyorum.

      Teşekkür ederim.

      Sil
    4. Sanirim yorumlari okumayi atliyorsunuz. Bircok kez bahsi gecmisti bu konunun. Zamaninda Mahfi Bey tasin altina elini koymus fakat, elleri yanlis islere yonlendirilmeye calisilinca istifasini vermisti. Ben bu konudaki durusunu takdir ederim. Siz etmeyebilirsiniz tabi. Saygilarimla

      Sil
    5. Yanıtınız için teşekkürler.

      Sil
  13. Merhaba Mahfi hocam,

    seçmiş olduğunuz grafik okadar güzel özetliyor ki geçmişi. Dolardaki değer kazanımının grafiğe ilk yansıdığı yıl olan 2015deki kırılmayla birlikte; "Kırılgan Beşli"nin para birimleri, kendilerine atfedilen bu tanımlamanın hakkını gayretle verircesine büyük değer kaybına uğramışlar. Türk Lirası hariç hepsi, ilk kırılmadan sonra kendilerine çeki düzen vermiş ve Doların değer kaybı ile stabilite kazanmışlar. Türk Lirası kendisine yakıştırılan "kırılgan" tanımlamasını çok sevmiş olacak ki, o hep bildiğini okumuş.

    (Tabi burada para birimleri günah keçisi, yoksa onların arkasında duran politikalar ne önemi olabilir ki?)

    YanıtlaSil
  14. Çok güzel bir yazı elinize saglık

    YanıtlaSil
  15. dolar dusuyor hukmu yok yazinizn

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 3 hafta önce 3,78'lerdeydi, şimdi 4,07. Çakıldı, çakıldı :)

      Sil
    2. Evet yaaa Dolar düşüyor, öte çekil altında kalırsın...

      Sil
    3. Doların düşüp çıkması önemli değil önemli olan bizim ne yapacağımız. Biz doğru olanı yapamadığımız sürece aynı şeyler tekrarlanır durur.

      Sil
    4. 4.15di 4.04 oldu dusmuyor mu
      11 kurus kiymetli hale geldi TL.

      Sil
    5. Adsız 13:10

      3 gün önceye göre 10 kuruş kıymetli, üç hafta önceye göre 30 kuruş kıymetsiz. Demek üç gün önce üç hafta önceye göre 40 kuruş kıymetsizmiş ama sizin mantığınıza göre bakarsak her gün 10 kuruş, 10 kuruş yazsa Mayıs sonunu bulmaz 1 dolar=1 TL olur.

      Sil
  16. Jöleli hiç böyle söylemiyor hocam !

    YanıtlaSil
  17. Hiçbir şey bilmiyorsanız her şeyi bildiğinizi zannedersiniz, her problemin çözümü size çok kolay gelir. Jinekoloji'yi de en iyi siz bilirsiniz, askeri strateji'yi de. Dış politika da sizden sorulur, nükleer fizik de. Ekonomi konusunda teoriler geliştirirsiniz, uygulanmıyor diye sinirlenirsiniz. Ego'nuz tavan yapmışsa ortaya çıkan olumsuz sonuçları görmezsiniz, siz hatalı olamayacağınıza göre mutlaka başka birileri hata yapmıştır diye düşünerek sürekli suçlu ararsınız. Hele bir de sizden daha cahil olduğu için size tapan 30-40 milyon kişi bulmuşsanız tadından yenmez....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sanki tarifinize uyan birisini tanıyor gibiyim

      Sil
  18. Hocam yurtdışında yerleşikler döviz getirmiyollar artık,onları nr yapacayız?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yurt içinde yerleşikler ne yapıyor önce oraya bakmak lazım.

      Sil
  19. Dünyada likidite bolluğu varken, vur patlasin çal oynasin yaşadık. Şimdi likidite çekilirken acı çekmek, güzel günlerin diyetini ödemek zorundayiz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. dolar dusuyor panik yok! likidite bollugu devam ediyor Kriz yok.
      bu hafta yasananlar ufak bir karin agrisi guruldamasiydi, gecti gitti ileriye bakmali avrupada isler duzeliyor ihracatimiz artacak piyasalar heyecan yapti. Turkiyede sikinti yok.
      Dolar euro yuksek olmasi ihracti arttirir ithalati kisar.

      Sil
  20. Bizimki kırılganlığı geçmiş hocam. Alınganlık ile paranoyaklık arasında bir yerde duruyor gibi.

    YanıtlaSil
  21. Olayı sürekli Dış etkenlere bağlamak maalesef hatalı bir yaklaşım iç nedenler %60 etkiler dış etkiler %40 etkiler kanımca. 22 yılda %5500 değer kaybeden bir TL var.
    Son 22 yılda Doların nasıl değişim gösterdiğini vereceğim site adresinden de görebilirsiniz.
    http://www.doviz724.com/amerikan-dolari-fiyati-degisim-oranlari.html
    Saygılar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 10 YILDA DOLAR VE EURO NE OLDU?

      Dolar ve euro alan yatırımcıların paralarını yastık altında tutarak ne kadar kazandıkları her zaman merak edilir. 16 Nisan 2008 - 11 Nisan 2018 tarihleri temel alınarak incelendiğinde şu değerler görülmektedir;

      Buna göre 10 yıllık ÜFE artışı % 209,57 (TÜFE ise 220,22) iken eurodaki artış % 243,82; dolardaki artış ise % 313,23 olarak gerçekleşmiştir. Diğer bir deyişle on yıllık sürede TL yerine euroya yatırım yapan reel olarak % 16,35 kazanırken, dolara yatırım yapanlar ise reel olarak % 49,47 kazanmıştır. Maalesef hazırladığım tabloyu ekleyemedim ama özetin yeterli olduğunu sanıyorum. Bu hesaplara bankalardan elde edilen faizler dahil değildir.

      Sil
  22. arkadaş, ekonomin yabancının tasarrufuna baglıysa onlar ne derse O olur.sen istedigin kadar esip gürle.faizleri keyfimize göre sıfırlama mümkün olsaydı inanın çoktan sıfırlarlardı.bizde büyük kesimin gelirleri düşük oldugu için tasarruf yapamıyor ve dolayısıyla tasarruf yapan ülkelerin parasına muhtaç oluyoruz.parayı veren ülkelerde senin ülkende demokrasi yoksa ,jeopolitik risklerin tavan yapmışsa ,cari açıgın fazlaysa,bu riskleri almak için fazla faiz isteyeceklerdir.burda yok faiz lobisi, yok ülkemize yabancılar finansal saldırı yapıyor gibi masallarla milleti uyutmanın alemi yok.sana oy verenler bunu yiyebilir ama biz yemiyoruz.emin olun faizler düşse, ekonomi şahlansa hükümet, bu hükümetimizin kudreti ve bizim başarımız deyip tek başına bunu sahiplenecektir.ama ekonomi bunların yönetimiyle kötüye gittimi tüm dünya bize düşman ,ekonomimize saldırıyorlar gibi saçma sapan gerekçeler uyduruyorlar.SONUÇ OLARAK ŞU MANTIGI AKP BIRAKMALIDIR ARTIK. İYİ VE GÜZEL ŞEYLER AKP HÜKÜMETİNDEN KÖTÜ ŞEYLER YA ALLAHTAN YADA BİZİ SEVMEYEN DÜŞMANLARIMIZDAN.SORUMLULUK YOK.NE GÜZEL DÜNYA.YERSEN KEBAB SALONU..........

    YanıtlaSil
  23. Kirilgan besli dediginiz seyi, kar amaci guden bir para piyasasi sirketi uyduruyor. Hangi metoda, hangi siniflandirmaya gore kumelemis, biliyorsaniz paylasin biz de ogrenelim. Adamlar ne diyorsa inaniyorsunuz, 'soyle deniyor, boyle deniyor' diye bilimselik mi oluyor?

    Gecenlerde bir video populer oldu. Bir kadin 'benim beynimde lob felan yok' diyor, karsisindaki de cehaleti 'insan beyninde iki lob var' sozleriyle yikiyor. Al birini vur otekine, ayni burasi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Peki diyelim ki kırılgan beşli uyduruk bir şey. Bu ülkelere bir isim vermeyelim. Öyle yaptığımızda manzara değişiyor mu? TL birden değişip bunların arasında en güçlü para birimi mi oluyor? Olayın özü değişiyor mu?

      Sil
    2. Muhteşem beşli diyelim hocam. Kırılgan deyince alınıyolar

      Sil
    3. Mahfi Egilmez, TL'nin diger para birimleri karsisinda deger kaybediyor olmasi tartisilacak bir mevzu degil. Bunu fantastik dortlu, kirilgan besli diye bakmadan da TCMB reel efektif kurlari uzerinden goruyoruz zaten.

      Ancak dovizin yuksekligi ekonomi icin bir sorun mudur yoksa firsat midir? Bu tartisilir. Isin ozunu degistiren nokta burasi.

      TCMB'nin gecen sene yaptigi hatayi tekrarlamasi icin birileri ugrasiyor belli. O zaman da dolar 4 olacak 5 atacak diyerek bir panik havasi, akabinde gereksiz bir faiz artisi ile karsilastik. TCMB'nin ayni zamanda tl'nin degerlenmesine izin vererek yaptigi hatanin bedelini bugun volatilite artisi ve ayni hikayenin tekrarini yasayarak goruyoruz. MB hata yapti faizi arttirdi madem TL'nin degerlenmesine izin vermeyip, rezerv toplayabilir, bugun yasadigi baskiyi hissetmeyebilirdi.

      Eger MB Morgan Stanley'in "ongordugu" gibi faizleri 0.75% arttirirsa TL'nin bitcoin'den farki kalmamis demektir.

      Sil
    4. Dövizin yüksekligi ekonomi icin nasil bir firsat olabilir.

      Bir de onu aciklayabilseniz. Iste o zaman söylediklerinin altini doldurmus olursunuz.

      Dolar olmus 4 Euro 5 tl

      2 haftada sadece benzine yapilan zam ortadayken, bizlerin panik havasinda olmamasi icin söyledigin firsati bir aciklayiver. Rahatlayalim.

      Bekliyoruz.

      Sil
    5. Genelde yazılarınızla birlikte yorumları da okurum. Bugün yorumlarda hissettiğim birileri bu aydınlatıcı yazılardan rahatsız olmaya başlamış ve paralı trolleri salmış buraya. Umarım ilerleyen dönemde daha ciddi tedbirler almaya kalkmazlar...

      Sil
    6. Adsiz 13:19, valla beni bosuna beklemissiniz. Su an Sozcu gazetesinde yazan, yani herhalde yandas, trol, cahil, geri kafali filtresini gecmis bir kisi Ege Cansen, gayet anlasilir bir sekilde anlatiyor nasil firsat olabilecegini. Ondan istifade edebilirsiniz. Kendisini de gercekten yurekten tebrik ediyorum.

      Ozetle, gunumuzde para birimleri zahiri deger tasiyorlar. Altin karsiliklari yok. O yuzden kuru degerlendirmek yerli uretimi tesvik etmek icin ozellikle isgucu maliyetlerini asagi cekip, rakip ulkeler ile rekabet gucunu arttirabiliyor, yurt disi pazarlari arttirabiliyor. Ayni zamanda ithal urunlerin alim gucunu zorlastirdiklari icin ithal ikamesini (yerine koymasini) mumkun kilip, yerli ureticiye ev sahibi olma sansi verebiliyorlar. Bunun son 20-30 yilda en iyi uygulayicisi Cin'dir. Sahip oldugu basari da ortadadir. Bu firsat ancak nufusu genc ve yogun olan ulkelerin faydalanabilecegi bir firsat, cunku kur savaslarinda en guclu silah iscilik maliyetlerinde oluyor. Turkiye bu firsati onumuzdeki 5-10 yil icerisinde degerlendirebilirse gelecegi mureffeh olabilir, aksi halde yaslanmakta olan nufus daha fazla yaslanamayacak. Gene sil bastan krizler, ic savaslar ile ugrasacak, nufusu 'genclesecek'.

      Dolar da Euro da satin alma guclerine gore degerli. O yuzden 4 olmus 5 olmus bir anlam ifade etmiyor. Cebinizde tl yokken, dolar 1 tl olsa ne isinize yarayacak? Yani cebinizde tl olabildigine, zamli bile olsa arabaniza istediginiz her yerden yakin alabildinize sukredin, belki iciniz boyle rahatlar.

      Sil
  24. Hocam bu grafik te enflasyon göz önünde bulundurulmuş mu acaba. Ülkenin birde enflasyon belası var. Cari açık, bütçe açığı ve enflasyon. Bizi kırılganlık içinde en kırılgan yapıyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kurun içinde her şey vardır biliyorsunuz.

      Sil
  25. euro bolgesi ekonomisi ve avrupa geneli cook iyi gidiyor ticaret fazlaari bas dondurecek deli edecek derece yuksek ithalat az artiyor ihracat cok artiyor issizlikte durumlar da fena degil2008 kasim seviyesi....duzeyde
    sizce sebebi nedir?? avrupa krizi asti iyebilir miyiz? ecb sanki cilâ tarzinda da olsa yil sonu hatta seneye ceyrege kadar para basacak.böyle hakki var hissinde ticaret fazlasi fullll enflasyon dusuk buyume yan etkisi olusturmayacak seviyede

    YanıtlaSil
  26. Hocam lütfen kusuruma bakmayin.

    Hala medyada mansetlerde veriyorlar malumlar. Costum ben de.. sizlerle paylasmak istedim.

    Yeni Sürmanset.

    ""Ve beklenen Onay geldi.""

    ""Türkiyeye para yagacak""

    tikliyoruz habere..

    Dünya Bankası İcra Direktörleri Kurulu, ‘Türkiye’deki Sürdürülebilir Şehirler Projesi-2’ için 91,54 milyon dolar tutarındaki krediyi onayladı.

    Yagacak dedikleri 90 milyon Dolar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Demek ki IMF'ye verdiğimiz 5 milyar Doların 91,5 milyon Dolarını bu yolla alıyoruz. Kaldı 4.908,5 milyon Dolar.

      Sil
    2. Ha ha ha ha .. güldürdünüüz beni haocam

      Sil
  27. Peki hocam neden bir duzeltme yapilmiyor? Ne bekleniyor? Bu durum ongorulmesi zor bir durum da degildir devlet tecrübesi tarafından? Neden önlem alinmadi? Ust duzey yetkililer bunlarin o kadar onemli olmadigini söylüyorlar. Derinlik sarhoslugu ya da donmadan once gelen bayginlik hissi gibi bir sey mi yasadigimiz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Alınabilecek önlem yok bu aşamada. O nedenle kendiliğinden dengeye gelmesi bekleniyor.

      Sil
  28. Mahfi bey,

    Rakı içmeyi sevdiğinizi söylemiştiniz.

    Size, "Eğer içmezseniz, sağlıklı bir ömür geçirirsiniz." demiştik.

    Sizin iyi, sağlıklı olmanızı istiyoruz.

    İşte kanıtı:


    İngiltere'deki Cambridge Üniversitesi bilim insanlarının gerçekleştirdiği kapsamlı bir araştırmaya göre, günde en fazla bir alkollü içki içenler, hiç içmeyenlere kıyasla daha az yaşıyor.

    600 bin kişi üzerinde yapılan araştırmanın sonuçlarına göre, haftada 5 ila 10 kadeh arasında içki içen kişinin ömrü 6 aya kadar kısalabiliyor.

    BBC Türkçe’de yer alan habere göre; 19 ülkeyi kapsayan araştırmada bilim insanları, bu ülkelerdeki genel sağlık ve alkol tüketimini karşılaştırdı ve 40 yaşından sonra aynı alkol tüketimini sürdüren bir kişinin ömrünün ne kadar kısalabileceğine dair bir hesap ortaya koymaya çalıştı.

    HER TÜRLÜ ALKOL TÜKETİMİ RİSKİ ARTIRIYOR

    Araştırmacılar bu hesapla, haftada 5 bira ya da 5 şarabı, ölüm riskini artırmadan tüketilebilecek üst sınır olarak tarif ediyor. Ancak her türlü alkol tüketiminin kalp ve damar hastalıkları riskini artırdığını da ekliyor.

    Haftada tüketilecek 5 birimlik bu alkol araştırmaya göre:

    Felç riskini yüzde 14

    Ölümcül hipertansiyon riskini yüzde 24

    Kalp yetmezliği riskini yüzde 9

    Aort anevrizması riskini ise yüzde 15 oranında artırıyor.

    “EN AZINDAN ALKOLÜN VÜCUDA BİR FAYDASI OLMADIĞI ORTAYA KONULDU”

    Uzmanlar bu araştırmayı, "az alkol tüketimi vücuda yararlıdır" tezini sorgulamak için gerçekleştirdiklerini açıklıyor.

    Bu alanda geçmiş yıllarda yapılan araştırmalardan biri, "günde bir kadeh kırmızı şarap sağlığa iyi gelir" sonucu ile öne çıkmıştı.

    Sheffield Üniversitesi'nden kalp ve damar sağlığı konusunda uzman olan profesör Tim Chico, "Bu araştırma en azından alkolün sağlığa bir faydası olmadığını gösteriyor" diyor.

    Araştırmacılar, yapılan çalışmanın İngiltere'de 2016 yılında değiştirilen "alkol tüketim kılavuzunu" da doğruladığını söylüyor. İngiltere'de Ulusal Sağlık Sistemi, haftada 6 büyük bardak biradan daha fazla alkol tüketilmemesi gerekliliğini tavsiye etmişti.

    AMERİKA'DA SINIR İNGİLTERE'NİN İKİ KATI

    İtalya, Portekiz ve İspanya'da ise tavsiye edilen limit İngiltere'den yüzde 50 fazla. Amerika Birleşik Devletleri'nde ise limit İngiltere'nin neredeyse iki katı.

    İngiliz uzmanlar, konulan tüketim limitlerinin hedef olmaması gerektiğini de açıklıyor.

    İngiltere Kalp Vakfı'ndan Victoria Taylor, "Bunun bir limit olduğunu ve belirlenen sınırın altında kalmaya özen göstermemiz gerektiğini unutmamalıyız" diyor.

    (Kaynak: odatv, 13 Nisan 2018)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O araştırmada rakı yok. Bira, şarap, viski, konyak v.s. araştırmışlar.....

      Sil
    2. Asıl zararlı olanlar şeker, tuz ve undur. Onları azaltsanız alkol içmemekle elde edeceğiniz yarardan fazlasını sağlarsınız. Buna karşılık her şeyde olduğu gibi alkol tüketiminde de ölçülü olmak gerektiği doğrudur.

      Sil
    3. şeker, tuz ve undan vazgecmek gerekli undan imkansiz ama tuz ve seker kullanmamak kullanmayi birakmak cok faydali. ozellikle belirtmek isterim ki seker ve tuz azaltarak 3 haftada aliskanliga son verilebiliyor vucutta sekersiz cay tuz katilmamais yiyecekler saltalar vs..

      benim bildigim alkollu ickiler icinde raki cin ve votka en cok zarar veren ickiler aarasinda bira ve sarapa kiyasla

      herkese saglikli sihhatli gunler dilerim

      Sil
    4. Zaten alkolün zararı da "süper şeker" olmasından kaynaklanır. "Süper benzin" gibi. Alkol aldığınızda vücut enerji için bunu öncelikli olarak kullanacağından aldığınız diğer besinler, özellikle de karbonhidratlar yağ olarak depolanır. Sonuçta ateroskleroz, karaciğer yağlanması, kilo artışı ve bunlara bağlı bozukluklar, pankreas sorunları v.s. gelir ama aynı durum aşırı şeker tüketimi, özellikle de son dönemde sıkça adı geçen NBŞ kullanımı için de geçerlidir.

      Sil
    5. Alkolün zararı kadar yararı da olan bir sürü bilimsel araştırma var.

      Sil

    6. Alkol, yalnız alkol olarak değerlendirilirse haklılar; Alkol vücuda zararlıdır.

      Öte yandan alkolün bilinçli bir şekilde göz ardı edilen bir başka bileşeni var ki, yaşam kalitesine ve sağlığa son derece faydalı.

      Sosyalleşme.

      İnsanı sarıp sarmalayan ve olduğu gibi kabul eden bir arkadaş/destek grubu hepimizin ihtiyacı.

      "600 bin kişi üzerinde yapılan araştırmanın sonuçlarına göre, haftada 5 ila 10 kadeh arasında içki içen kişinin ömrü 6 aya kadar kısalabiliyor."

      İngiltere'de ortalama ömür 81 yıl. Ömrünüz binde "6 aya kadar" kısalabilirmiş.

      Peki , arkadaş grubu içinde üzerinizden attığınız stresin ömrünüzü uzatmaya katkısı ne kadardır acaba?

      Klasik batı mantığı, insanı bütün olarak değil parçalar halinde görmek.

      ice

      Sil
    7. merhaba Hocam şuan ülkemizin içinde bulunduğu durum enflasyon,işsizlik gibi makro veriler göz önüne alındığında ülkemizi başırılı buluyormusunuz? şayet gerek ferdi olarak gerek ülke olarak ne gibi adımlar atmalıyız?

      Sil
    8. merhaba hocam,
      enflasyon büyüme işsizlik üçgeni hakkında ne düşünüyorsunuz ? gerek mikro anlamda gerek makro anlamda neler yapmalıyız ?

      Sil
    9. radyasyon, yalnız radyasyon olarak değerlendirilirse haklılar; radyasyon vücuda zararlıdır.

      Öte yandan radyasyonu bilinçli bir şekilde göz ardı edilen bir başka bileşeni var ki nukleer santral , cari aciga ve ekonomiye son derece faydalı.

      ekonomiye destek veren nukleer santral hepimizin ihtiyacı.

      Rifat Temellioglu
      Elektrik Muh.

      Sil
    10. sayın Rıfat temellioğlu. cari açığa kwh 12.5 cent ten ruslara döviz ödeyerek elektrik satın almanın cari açığa nasıl katkısı olabilir. hesaplayabilirmisiniz lütfen.çünkü santral anlaşması kwh elektriğin fiyatının 12.5 cent olacağını öngörmüş.

      Sil
    11. herhangi biri 12.5 cent kwh elektirk alımının cari açığı kapatacağını ve bu nükleer santralın çok yararlı gerekli olacağını söylüyorsa bilinki ya ilk okulu bile bitirmemiştir. yada kesin yandaş gazetelere inan biridir. nükleer santralda üretilecek enerji şu anda dünyanın en pahalı enerjisi ve bırakın cari açığı azaltmayı cari açığı artıracak. ayrıca türkiyeden rusyaya döviz transferine neden olacak.

      Sil
  29. Yanlışlarla dolu bir yazı yazmışsınız Mahfi Bey.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğrusunu siz yazın yayınlayacağım.

      Sil
  30. Hocam, enflasyon ve faiz bu seviyelerde kaldıkça, bu cari açık ve özel kesimin dış borç yükü bu seviyelerdeyken , TL'nin her sene en az enflasyon kadar değer kaybını öngörmek dayanaksız bir tahmin midir? Hal buyken dolar bizim üretemediğimiz ama ihtiyacımız olan, petrol gibi bir ürün değilse nedir? Üretemediğimiz ürünün fiyatını biz mi belirleriz imalatçı FED mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hiç de dayanaksız değil tam tersine dayanaklı bir tahmindir.

      Sil
  31. Hocam
    1-90li yıllarda yuksek enflasyon varken TR büyümeye devam ediyordu. Ama şimdi büyüyebilmek için piyasaya para vermemiz gerekiyor. Buda başka sorunları yaratıyor. Bu fark neden oluyor? 90larda TCMB yüksek faiz verdiği içinmi ekonomi daha sıcak dönüyordu?
    2-Birde şöye bir varsayım yaparsak eğer faizleri arttırırsak daha yuksek kredi maliyeti piyasanın soğumasına ve daha çok işsizliğe neden olacak deniyor. Peki faizleri böyle bırakırsak yukselen döviz kuru sebebiylede aynı şey olmazmı? Her 2 ihtimallde de yakın zamanda soğuyan bir ekonomiylemi karşılaşacağız? Eğer cevabınız evetse sizce hangi faiz rakamı veya hangi döviz sepeti kuru bu durgunluğu tam manasıyla başlatmış olur acaba? İyi günler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 1. Evet o dönemde reel faiz yüksekti.
      2. Evet aynı şey olur hatta daha kötüsü olur. Çünkü sanayiciye sorduğunuzda kurun yükselmesinin faizin yükselmesinden daha zararlı olduğunu söyler.

      Sil
  32. Hocam TL ye değer kaybettiren iç faktörler nelerdir bunları net olarak ortaya koyabilir miyiz ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İç faktörlerin neler olduğu sorunuza cevabı Mahfi bey vermeyi istemez.

      Çünkü Mahfi bey, ülke çapındaki şöhreti azalmasın diye, etliye sütlüye karışmadan cevaplar yazmaktadır.

      Şöyle der: "Ben kişilerle değil, sistemle uğraşıyorum."

      Halbuki, sistemleri yapan "insan"dır.

      İç faktörlerin neler olduğunu elbette biliyor Mahfi bey, ama yazmaz; şöhret kaygısı.

      Sil
    2. Ben yazmaktan bıkmadım ama siz okumuyorsunuz ne yapayım. Mahfi bey yazmaz diyorsunuz. Bu yazdığım ne? http://www.mahfiegilmez.com/2018/04/tldeki-hzl-deger-kaybnn-nedeni.html
      Okuyun. Okumadan suçlamalara girmeyin. Yaşamda en büyük hata ön yargılarla, okumadan, çalışmadan konuşmaktır.

      Sil
    3. Iyi gaz veremiyorsun. Arka fonda Mehter eksik.

      Hadi bir cevap ver, sen de söhreti yakala.

      Sil
  33. http://www.remzi.com.tr/kitap/degisim-surecinde-turkiye

    248 sayfa sayısı çok az.

    Geçen aylarda size sorduğumuzda, 600 - 700 sayfa arası olacağını söylemiştiniz. Niçin 248'e düşürdünüz?

    YanıtlaSil
  34. "Mayıs 2013"te, hem FED parasal genişlemeyi bitireceği duyurusunu yaptı, hem de Gezi parkı protestoları başladı.

    22 Mayıs 2013: Bernanke'nin duyurusu.

    28 Mayıs 2013: Gezi parkı protestoları.

    Bu iki olayın aynı ay içinde gerçekleşmesi, tesadüf mü?

    Sanırım tesadüf değil. Türkiye'yi istikrarsızlaştırma sürecinin kırılma noktası, Mayıs 2013'te, dış güçler tarafından başlatılmıştır bana göre.

    Sizin görüşünüz nedir bu konuda?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bernanke, Gezi Parkındaki ağaçların kesilmesine karşı çıkan insanların gözüne biber gazı mı sıkın demişti.

      Sil
    2. Bir de şey var.Ülkeye sıcak para gelince,yatırımcı gelince,finansal kuruluşlar kredi değerlemeleri pozitif giderken sorun yok ‘işte görüyorsunuz faizler Cumhuriyet tarihinin en düşüğünde’ söylemleri.Sen aldığın kararlarla,yanlış yönetimlerle parayı kaçırınca ‘faiz lobisi,ekonomik darbe görüyoruz’.

      Sil
    3. Sayın Eğilmez,

      Türkiye üzerinde oynanan "büyük oyun"u kuran dış güçler arasında, FED (ve eski başkanı Bernanke), sadece bileşenlerden bir tanesidir. Bernanke'nin, Gezi Parkındaki ağaçların kesilmesine karşı çıkan insanların gözüne biber gazı sıkılıp / sıkılmaması ile ilgili beyanı yoktur.

      Dış güçleri oluşturan bileşenlerin hepsinin görev ve sorumlulukları ayrıdır, fakat, aynı amaçla hareket ederler: Türkiye'yi istikrarsızlaştırmak.

      Türkiye'yi istikrarsızlaştırma sürecinde, Bernanke, ekonomik buhran yaratmak (TL'nin değerini düşürmek) ile ilgili görevini yerine getirmiş ve koltuğunu Yellen'a devretmiştir. Yellen ve ondan sonra gelen başkan da, Türkiye ekonomisini istikrarsızlaştırmaya devam etmektedir. "Mayıs 2013"te başlayan süreç, henüz bitmedi onlar açısından.

      İnsanların gözüne biber gazı sıkanların büyük çoğunluğu ise, kripto-FETÖ polis amirleri ve onların emri altında çalışan polislerdir bana göre. Sonuçta, 5 yıl öncesinde yaşanan bir olaydan bahsediyoruz. FETÖ, o yıllarda, emniyet kuvvetleri içinde örgütlü ve etkili idi.

      Gezi protestolarını başlatan (27 Mayıs'ı 28 Mayıs'a bağlayan gece, çadırları Gezi parkına kuran ve bu çadırları yakan) ilk sivil kadro arasındaki kripto-FETÖcüler ile, polis teşkilatı içindeki kripto-FETÖcüler, ortak hareket edip, dış güçlerin ataklarını pekiştirmesine zemin hazırlamışlardır bana göre. Yani, sahte bir protesto dalgası icat edilmiş, ve bu protestolara müdahale eden polis kuvvetleri görüntüsü dış basına servis edilmiş, sonuçta Türkiye'de özgürlüklerin kısıtlandığı haberleri, kasıtlı bir şekilde yaygınlaştırılmıştır.

      Sırf, Türkiye istikrarsızlaşsın diye, "Mayıs 2013"te biber gazı yemeyi seve seve kabul etmiş insanlar da epey çoktur, benim bakış açım bu. Arada olan, masum insanlara oldu. Kandırıldılar.

      2013'den 2018'e, ve devam etmekte olan süreç böyledir bana göre.

      Sizin görüşünüz nedir?

      Sil
    4. FED-Bernanke parasal genişlemeyi Türkiye'yi istikrarsızlaştırmak için bitirdi diyorsunuz yani. Güzelmiş....

      Sil
    5. Çok güzel, çok anlamlı, çok doğru da bu Fetöyü ve fetöcü polisleri kim çıkarıp tahta oturttu? Bernanke mi? Bunlar 30 yılda Bernanke sayesinde mi buralar geldiler? Asıl soru bu. Bu soruya doğru yanıt veremezsek çözümü hep komplo teorilerinde arar dururuz.

      Sil
    6. Birkaç gün önce bir cinayet davasında öldürülen genç kız için katil abinin avukatı "abisini kışkırtıp kızdırarak kendisini vurdurtmak sureti ile intihar etti" şeklinde bir savunma yaptı. Yukarıdaki arkadaşın gezi olayları ile ilgili yazısını okuyunca aklıma bu savunma geldi nedense. Pek çok şey gibi saçmalamanın da sınırı kalmadı artık ülkemizde. Bence asıl görülmesi gereken büyük resim bu.

      Sil
    7. Bu tipler yüzünden sacma sapan bir ülke olmadik mi zaten..

      Sil
    8. Adsız13 Nisan 2018 18:59
      evet FEd komplolar yaparak dolara zam etti. 1.77idi simdi 4.09

      Sil
    9. Adsız 14:02

      FED ne zaman parasal genişlemeyi başlatacağını, ne zaman bitireceğini, ne zaman piyasadan para çekmeye başlayacağını, senede kaç kez faiz artıracağını önceden bildiriyor. Bazen açık açık söylüyor, bazen ima ediyor ama arif olan anlıyor. Senin ekonomi yönetimin arif olup anlamıyorsa, ya da anlasa da tedbir almıyorsa FED ne yapsın?

      Bırakın artık şu "bütün dünya bizimle uğraşıyor" safsatalarını. Milletin işi gücü yok, bütün gün Türkiye ile uğraşacak. Birisi bir şey üfürüyor, hepiniz peşinden koşturuyorsunuz.

      Sil

    10. Adsız14 Nisan 2018 17:07

      soyle dusun
      Dolarin sahibi kim? FED! Ekmek firininda satilan ekmegin sahibi kim? FIRINCI!

      Firinci kendice guyya zam sinyali vererek hatta gramajda oyunlar komplolar yaparak yetinmiyor sonralari da zam yaparak ekmegi, 2013de 1,75 lirada bugun itiariyle 4.00 liraya cikartiyor kisaca ekmege zam ustue zam yapiyor bu durumda suclu olan firsatci Firinci mi? yoksa gariban vatadas mi ?

      Sana gore gariban vatandas suclu; fahis zamlar yapan ekmekte oyunlar oynayan Firinci degil maalesef.

      Saygilar

      Sil
  35. Hocam kıymetli vaktinizi ayırdığınız için teşekkürler,
    "enflasyon canavarı" dönemlerindeki %70-80 enflasyonun oluşumu ile bugünkü enflasyonun farkını açıklar mısınız? Türkiye'nin yeniden hiper enflasyona yakalanması mümkün müdür? Yoksa bugünün global dünyasının hiper enflasyonu eskiye nazaran daha düşük bir aralıkta mıdır?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet doğru tespit. O dönemin dünyasında enflasyon yüksekti. Bizimki daha da yüksekti ama ortalama da yüksekti. Bugün enflasyon diye bir sorun yok. Bizde hala aynı sorun. Oranlar değişti ama sorun aynen devam ediyor.

      Sil
  36. Hocam merhaba,dolar endeksinde Amerika’nın en fazla ticaret yaptığı Çin parası yuan neden yok?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bildiğim kadarıyla endeksin yapıldığı dönemde Yuan sabit kur rejimindeydi. Halen de tam dalgalı değil. Değeri değişmeyen bir parayı endekse koymanın da anlamı yok tabii.

      Sil
  37. Hocam şu makalede

    https://www.valuewalk.com/2018/04/while-markets-scramble-for-direction-on-the-edge-of-the-cliff-turkey-cracks/


    "In recent years, Russell Napier – editor of the Solid Ground - has been vocal in highlighting the dangers with Turkey debt, even without a deterioration in the political context (which is now also at play). He saw the possibility for Turkey to introduce capital controls and/or default on obligations: contagion to other EM would ensue, as “when credit stops flowing to one emerging market it stops flowing to all of them”."

    Türkiyede Sermaye kontrolü ve veya Borçları ödeyememe durumunu öngörüyor. Bu görüşlere katılıyor musunuz ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Katılmıyorum, benim kendi görüşlerim var.

      Sil
  38. MAHFİ EĞİLMEZ'İN DİKKATİNE:

    Ankara Haymana'da çitfçinin isyanı

    13 Nisan 2018 akşam saatleri:

    https://www.youtube.com/watch?v=GjdGOYaGqdw

    YanıtlaSil
  39. hocam bundan 3-5 yıl sonra türkiye de para ikamesi had safhada olur diye düşünüyorum. bankada çalışıyorum. geçen bi müşteri geldi hiç düşünmeden 4.13 kurdan 10000 dolar aldı. ne dersiniz hocam.

    YanıtlaSil
  40. Üstad çok yerinde analizlerde bulunarak herkesin anlayabileceği sade bir dille paylaşımlarda bulunuyor.bu amme hizmeti için teşekkürler.

    YanıtlaSil
  41. Hocam cari açık enflasyon ilişkisi nasıldır anlatabilir misiniz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cari açıktan çok kurla ilişki var. Cari açık arttıkça kur yükselir. Kur yükseldikçe de enflasyonu artırır.

      Sil
    2. peki bazi ulkelerde cari fazla var kurları yükselip enflasyonu arttigida cari fazlası ne olur

      Sil
    3. İyi ama hocam 2000 yılından bu yana cari açık arttıkça enflasyon düşmüş bir terslik yok mu

      Sil
    4. Cari acik gunluk bazda yillik periotta bir veri. Dis Borc ise birikimli olarak belli bir periota ait bir veri oldugu. Yani dis borc stoku yaklasik olarak ornegin 10 yila ait cari acigin toplami.
      Türkiye'nin asil sorunu da git gide azalmayan ama artan dis borç stoku.
      Disaridaki yatirimcinin daha once Turkiye'nin bu borclari odeyecek durumda olduğunu, nihayetinde gelir ve ihracatini arttiracak yatirimlar yapacagini düşündügü donemlerde bu borçlarin kuru ve enflasyonu etkilememis olmasi cok garip bir durum degil.
      Ama bir sınır aşıldiktan ve beklentiler kötüye gitmeye basladiktan sonra her olumsuz veri başka verileri de olumsuz etkiliyor. Bu da garip degil.
      AB'den git gide uzaklasmamiz ve son donemlerde bunun neredeyse resmilesmesi de buyuk bir etken olmali. Ne kadar uzak o kadar korumasiz ve riskli.
      Hocam dogrular mi bilmiyorum?

      Sil
    5. Hiçbir ekonomide olaylar tek bir değişkenle ya da iki değişkenin paralel hareketiyle açıklanamaz. Bazen tesadüfen aynı yönde hareket eden iki değişkene bakarak bu ikisi arasında ilişki var demek doğru değildir. Altta mutlaka başka şeyler oluyordur. Türkiye'de cari açık artarken birçok başka şey olumluydu. Her şeyden önce siyasal istikrar vardı. Sıcak paradan daha çok doğrudan sermaye girişi oluyordu. Öyle olunca cari açık artsa bile enflasyon düşebilir.

      Sil
  42. Hocam bence son zamanlarda ki abd ve Avrupadan uzaklaşma ve politikada ki tutarsızlık aldı başını gidiyor kimin yanındayız ne yapıyoruz belli değil. Suriye olayı bakalım nasıl etkileyecek ekonomiyi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet şu anda dışarıdan bakıldığında görünen Türkiye manzarası bu. Başkalarıyla aynı fotoğraf karesinde duruyoruz ama aslında ABD'nin Esad'ı devirme yaklaşımını destekliyoruz.Öte yandan aynı karede resim çektirdiğimiz Rusya bize Afrin'i artık Esad'a teslim etmemiz gerektiğini söylüyor.

      Sil
    2. Rusya'nin Suriye'de kac tane askeri hayatini kaybetti? Boyle bir bilgi var mi?

      Sil
    3. Rusyanin Suriyede kac askeri öldügü belli degil. Fakat kac tane Türk askerinin sehit oldugu kayitlarda var. Bir de bu saldiriya destek veren Fransa ve Ingilterenin hic askerinin ölmedigi belli.

      Hadi birileri cikarsin simdi Dogu Akdenizden bu 3 ülke ve AB nin askeri gücünü.. Tam da enerji savaslarinin tam ortasinda. Yunanistanin hem Ege de hem Akdenizde meydan okudugu bir zamanda.

      Bekliyoruz Dünya liderimizi. Bakalim ne yapacak. Kuzu mu Kurt mu görecegiz..

      Sil
  43. hocam bu tabloya göre ülkemizde para ikamesi bekliyor musunuz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. An itibariyle para ikamesi had safhada bulunuyor.

      Sil
    2. resmi dolarizasyon olsa bir kurtuluş olabilir mi ekonomi için?

      Sil
  44. Rakamlar gerçeği anlatır, gerçeklerden ise kaçış yoktur, derler. Gayet aydınlatıcı bir yazı olmuş. Çok teşekkürler...
    Bu arada anladğım kadarıyla, Eyyy dolar! diye başlayarak yükselen kuru aşağı indirmek ya da hizaya sokmak pek mümkün görünmüyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Bu tür demeçler ters tepkilere yol açıyor.

      Sil
  45. nukleer santraller kuruldugunda dolar euro duser. Cunku disa bagimli olmayacagiz petrolde gazda komurde enerji saglamayaciz enerjimizi radyasyodan elde edecegiz. Radyasyo ndan elde edecegimiz enerji sayeside cari acigimiz ozkayaklarimizla dusecek kur riskimizde azalacak.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İsterseniz nükleer santralden elde edilecek enerji için kime ve ne kadar ödeme yapma garantisi verdiğimizi bir inceleyin ve fiyatı diğer santrallerden elde edilen elektrik fiyatıyla bir karşılaştırın. Sonra da aynı düşüncede iseniz sorun yok demektir. .

      Sil
    2. nükleer santral için ilk 15 yılda ödenecek para 35 milyar dolar döviz olacak. bu cari açığımızı dahada artıracak. ama bunları öğrenmek için açıp okumak araştırmak lazım.yandaş gazetedeki gaza gelmemek gerek.

      Sil
  46. Mahfi Hocam emeginiz icin cok tesekkurler.

    Cok guzel bir analiz. Uzun uzun hikayeler anlatmak yerine rakam ve grafiklerler ancak bu kadar sade anlatilabilirdi.

    Hergun sayfanizi en az 3-4 kez kontrol ediyorum yeni bir yaziniz var mi diye, varsa buyuk bir zevkle ve heyecanla okuyorum. Sizin daha genis kitlelere ulasmaniz, ulastirilmaniz lazim. O yuzden sizi anlayabilecek, kendine birseyler alabilecek her tanidigima oneriyorum.

    Saygilar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sayın Eğilmez;Global anlamda şöyle bir ekonomist,ekonomistler eleştirisine ne dersiniz?"Ekonomistler sebep-sonuç zincirlerine fikren hakim değildir. Olaylar olup bittikten sonra makul bir açıklama getirirler, gafleti gizlemeye, akıllı görünmeye yarar sadece. Ekonomistleri dinleyerek tahmin yapmak dikiz aynasına bakarak araba kullanmaya  benzer; toslarsınız bir tarafa. Sonra bir ekonomist gelir, neden kaza yaptığınızı uzuuuuuuun uzun anlatır…
      Tarih yazmıyor ki bir gün bir ekonomist net bir şey söylesin ve söyledikleri gerçekleşmiş olsun. Bana inanmıyorsanız 2007-2008 krizinden önce Amerikalı ekonomistlerin söylediklerini, yazdıklarını araştırın. Yangın ABD’yi sardıktan sonra Avrupa Merkez Bankası eski genel müdürü Jean-Claude Trichet’nin (fr, ing) yaptığı güven verici açıklamaları okuyun. Aradan kaç yıl geçti? Yeni genel müdür Mario Draghi hâlâ Avrupa bankalarının batmasını engellemek için yüzmilyarlarca dolarlık yardım paketlerine “ekonomik rasyonalite” kılıfı dikmekle meşgul.

      Eğer bir ekonomist bugünkü verilere bakarak yarın, haftaya, seneye ne olabileceğini bilecek kabiliyette olsa, rapor vs yazmakla ya da TV’de görünmekle neden vakit kaybetsin ki? Borsa, emlâk, döviz, altın… elindeki parayı hızla katlayabilir. Sadece bu bile ekonomistlerin ekonomiden ne kadar anlaMAdığını fark etmek için yeterli sanırım.

      Peki saatlerce konuşurken ne anlatıyorlar? Ekonomi bir bilme değil inanma meselesi olduğu için ekonomistler de peygamberlerini, mürşidlerini dinlerler. Ekonomistler intisab etmiş oldukları ideolojilerin, ekollerin doğrultusunda konuşurlar. Örnek? 2008 Krizi kimin suçu? Her bir ekonomist kendi amentüsünü tekrar ediyor."Kaynak:Derindüşünce.M Yılmaz

      Sil
    2. Sayın Ali Hakan; İktisatçılar çoğunlukla doğruları hem de tam zamanında söylerler. Ama siyasetçiler, işler iyi gidiyor, ekonomi büyüyor diye onları pek dinlemezler. İşler batınca iktisatçıları çağırır ve "şimdi ne olacak?" diye sorarlar. Onlar da önce neden böyle olduğunu ve şimdi ne olacağını anlatırlar. Sizler de tıpkı siyasetçiler gibi ilk söylenenleri ciddiyetle dinlemediğiniz için iktisatçıları 'neden böyle olduğunu anlattıkları kısmı' dinlersiniz ve iktisatçıların geleceğe dair bir şey söylemediğini hep geçmişi yorumladığını zannedersiniz. Olay basit bir optik kırılmadan ibarettir yani.

      Sil
  47. Hocam, biliyorsunuz ABD ve müttefikleri Suriye'yi vurdu (ya da vurur gibi yaptı). Rusya'nın askeri bir tepki vermesi beklenmiyor. Bence bu kayıkçı kavgasının asıl sebebi bütün o savaş gemilerini Doğu Akdeniz'deki doğalgaz yataklarının üzerine göndermekti. Şimdi bizim donanma gemilerimiz kolaysa gidip oradaki sondaj gemilerini durdursun! Bu arada bizim iktidar yine topal eşekle kervana katılıp bu harekâtı sonuna kadar desteklediğini bildirdi. Bunun sonucu da TSK'nın Kuzey Suriye'de girdiği yerlerden çekilmesi olacaktır muhtemelen.

    Bu konudaki düşüncelerinizi bizimle paylaşmanız mümkün mü?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Adsiz 10:38

      Yazacaklarimi yazmizsin. eline saglik. Iste asil görmemiz gereken resim de bu. Bunu görebilecek de ancak ciddi devletler ve olusturduklari kamuoyudur.

      Verdiler agzimiza aylarca cigneyecegimiz suriyeye saldiri sakizini. Cigneyecegiz yorulmadan. Tüm Tv lerimiz gazetelerimiz ve Dünyadan haberleri olmayan, oturduklari yerden ahkam kesen sözde uzman yorumculari kimse durduramaz artik. istenen algi yönetimini uygulamaya sokacaklar.

      Dogan medyanin da tam satilma anina geldi. ne tesadüf.

      Dedigin gibi. simdi daha iyi anlasiliyor gecmiste kibrista oynanan oyunlar degil mi.? Ne cabuk unuttuk "Yes be annem"leri.

      Milli hükümetimiz destek vermis saldiriya. Beklenen de buydu zaten kendilerinden.
      Kucaklarinda cünkü.

      Anlasiliyormu simdi Atilla davasinin önemi. Neden devamli ertelendigi.Kadayifin alti kizardiginda serbeti dökmeye baslayacaklar. Serbet de Hükümetimizin canaginda.

      Ciddi devletler uzun vadeli politikalar uygular. 15 gün sonre Emevi camiinde namaz kilmak isteyenler böyle ofsayta düser.

      Yazik, cok yazik. Hak etmiyor bu ülke olanlari.


      Sil
    2. Doğu Akdenizdeki doğalgaz yataklarına savaş gemilerini göndermek için Suriye'nin bahane edilmesine gerek var mı?

      Gerek yok anlamında demiyorum, direkt olarak gönderemiyorlar mı? Uluslararası yasalar buna engel, bu yüzden mi bahane aradılar.

      Sil
    3. Ikiniz de cok guzel yazmissiniz arkadaslar, ben isin bu tarafini hic dusunmemistim. Zaten Ruslar soylemisti kimyasal silah saldirisini Israil / Mossad yapti diye. Sebebi simdi anlasildi. Demek ki donanmalarini oraya getirebilmek icin sebep yarattilar. Hakan Atilla davasi'nin karar asamasinin ertelenmesi de dogru. Dikkat ederseniz simdi butun bu olanlardan kimlarin kisisel cikar sagladigini arastiriyorlar ve 3 eski bakan resme coktan girdi bile. Bu bakanlarla beraber balkona cikan 5. kisi kimdi hatirlayin. Adrese teslim bir karar cikarsa hic sasirmam. Muhtemelen erken secim karari ailinacak mi diye bekliyorlar. Erken secim varsa karari ona uygun zamanda aciklayacaklar. Belli ki Washington surekli efelenen birisinden artik kurtulmak istiyor, su an zamanlamasini ayarliyor sadece.

      Sil
    4. Sayin Timur Cimen,

      ABD, Fransa, Ingiltere ve Blok olarak AB destegini arkasina alanlarin Uluslararasi yasa engelini takar mi.?

      Eger gercekten buna inaniniyorsaniz, Kuveyt"in Irak tarafindan isgal edilmesi ile baslayan ve özellikle 1991 Irak isgalinden sonraki süreci iyi süzememissiniz demektir.

      Bunu sizi elestirmek icin demiyorum.

      Lütfen suriyedeki son kimyasal saldirinin verilis sekline bakiniz. Sahne ayni, senaryo ayni oyuncular ayni. 20 yildir ayni tiyatroyu seyrediyoruz.

      Düsünebiliyormusunuz.. Arkanizda Rusya ve Iran, Askeri ve siyasi alanda isgal ve yerle bir edilmis ülkenizde durumu lehiinize cevirmissiniz. Bu durumda gidecek cocuklar üzerinde kimyasal silah patlatacaksiniz.. Bu akilsizligi kim yapar.

      Bir de kimyasal saldirinin yapildigi yerden verilen görüntülere bakiniz. ekranda özellikle sadece cocuklar. sanirsiniz bombalanan yer Cocuk kresi ya da oyun parki.

      Suriyede her türlü hamle gücünü elinde bulunduran ve emperyal güclerin yapacak baska hamlesinin kalmadigi bir dönemde.. ayni senaryo

      kimyasal saldiri ve cocuklar.

      Halbuki bu ülkede son 7 yildir onbinlerce cocuga tecavüz edildi ve hunharca öldürüldü.

      Sil
    5. Sayın Adsız 09:42 bende onu diyorum zaten. Eğer Doğu Akdenize savaş gemilerini göndermek isteseler bir Suriye bahanesi yaratılmasına ihtiyaç duymazlar. Yok var ise bu hususta uluslararası bir engel, öğrenelim. Takıp takmamaları bu yasaları önemli değil. Var mı yok mu? Bilerek mi konuşuyoruz, bilmeden mi?

      Sil
  48. Doların nereye kadar yukselebileceği gibi bir şey söz konusu mu? Yıllar önce dolar 4.80 e gelirse iflas eder şeklinde bir yazı okumuştum. Doların yükselişinin bir sınırı varmı? Yani bir gün uyandığımızda 2000 lerdeki kriz gibi dolar 3 katına çıkıp 10 lira olma ihtimali varmı

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eğer tarih sormazsanız Doların 10 liraya çıkabileceğini söylerim. Tarih sorarsanız onu söyleyemem.

      Sil
    2. tarihide söyleseniz :)

      Sil
    3. Hadi, yine ben söyliyeyim.

      2018 sonu secim var. Milli Hükümetimiz yine görevde. 2019 ilk cegreginde %20-%30 Develüasyon. Al sana 8 lira.

      Sil
  49. Neden rusya ve iran i katmuyorsunuz bunlar ulke degil mi ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rus Rublesi kontrol dışına çıktığı için seri,yi bozuyor, İran Riyali ise sabitlendiği için ölçüm dışı kaldı.

      Sil
  50. Turkiyenin kendine ozgu Suriye politikasi var ABD ve Rusya dan farkli , bunu kimse anlamiyor super guc olmamizdan dolayi zor durumda kaliyoruz ama bunun tersi de bilie bile yalnis yapmak olur mu

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Türkiye'nin kendine özgü politikası kendine özgü futbol taktiklerine benzer. Yani taktik yoktur aslında.

      Sil
    2. Turkiye mi super guc? Turkiye'nin boyle bir ulke olmasi super guc be arkadasim, uyanin artik. Siz nerede yasiyorsunuz, neyle beslenip hangi havayi soluyorsunuz da boyle sacmaliklara inanabiliyorsunuz? Turkiye ne zaman orta ustu guc oldu da super guc'luge terfi etti ki? Matrix dunyasinda filan mi yasiyorsunuz siz?

      Sil
    3. Türkiye? Süper güç?

      Sil
    4. İsmail eve türkiye süper güç ama mini mini boy :) ugandanın üstünde israilin altında

      Sil
    5. Ac Tavuk kendini bugday ambarinda hayal edermis.

      Sil
    6. Ismail bey,
      niye ? Süper güç degil miyiz? buyuk devletlerle yanyanayiz bu bile yeter osmanli tarihini okuyun biraz. Turkiye ortadoguda yakindoguda uzak doguda balkanlarda kilit ulke! bizden haberisz kus ucmaz sinek vizildayamaz. Eski gunlerdeki gibi fetihler devrindeki gibiyiz.

      Sil
    7. Adam hala Osmanli'dan bahsediyor. Osmanli parcalandi, topraklarinda 29 ayri devlet kuruldu. Bu mu super guc? Uzak dogu'nun neresi oldugunu biliyor musun sen? Orada Cin varken senin esamen ukunur mu? Kendini dev aynasinda gorup sevinen cuce misali gibisiniz. Bizden habersiz sinek vizildayamaz diyorsun ama Suriye uzerinde ancak Rusya izin verince ucak ucurabiliyorsun, bu ne is? Sinek olup vizildayamayan kim oluyor bu durumda dusun bakalim...

      Sil
  51. Hocam benim merak ettiğim bir konu var. Cevaplarsanız memnun olurum. ABD merkez bankasının faiz arttırımı ve yine AB merkez bankasının da gelecekte para politikasını sıkılaştırmaya geçireceği sinyallerini vermeye başlaması bizim gibi gelişmekte olan ülkelerde dövizi uzun vadede yükseltecektir.
    Bunun sonucu bizim gibi ülkeler ithal malları daha sınırlı tüketecektir. Bu durum birkaç yıl sonra gelişmiş ülkeleri krize sokar mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sokmaz çünkü bu gibi durumlarda gelişmiş ülkeler gelişmekte olanlara borç verip mallarını almalarını sağlarlar.

      Sil
    2. MAHFİ BEY'E SORU:

      15 Eylül 2008 mortgage krizinin patlamasından sonra yaşananları analiz ettiğinizde, "küresel ekonomik kriz"in evreler, safhalar şeklinde sürmekte olduğunu söylüyordunuz.

      İlk evre: FED'in QE ile piyasalara para pompalayıp ekonomiyi ölümden döndürmesi, tekrar ayağa kaldırması.

      İkinci evre: AB ülkelerindeki ekonomik krizlerin çözümü için, ECB'nin QE politikaları.

      Bu iki evre sayesinde piyasalara saçılan "sıcak para", bizim gibi gelişme yolundaki ülkelerin faiz avantajından yararlanmak için, bizim gibi ülkelerin piyasalarına aktı.

      FED, 2014'te QE'yi bitirdi, ve 4 yıldır faiz arttırıyor.

      AB ekonomileri canlanıyor, ECB de faiz arttırmaya hazırlanıyor.

      Şimdi, "üçüncü evre"nin başlangıç aşamasında mıyız?

      "Sıcak para", artık, bizim gibi ülkelerden çıkmaya başlıyor. Kurlardaki dalgalanma bunun göstergesi.

      Sorum şu:

      Diyorsunuz ki: "Sokmaz çünkü bu gibi durumlarda gelişmiş ülkeler gelişmekte olanlara borç verip mallarını almalarını sağlarlar."

      Eğer dediğiniz gibi olacaksa, "üçüncü evre" ile ilgili ifadelerinizi yanlışlamış mı oluyorsunuz?

      Sorumu yanlış anlamayınız. Burada "tutarlılık" veya "tutarsızlık"tan bahsetmiyorum. "Üçüncü evre" söylemizden vaz mı geçtiniz? Vazgeçtiyseniz, gerekçeleriniz nedir? Bunları öğrenmek istiyorum sadece, başka bır amacım yok.

      Ve "üçüncü evre"de gelişme yolundaki ülkeler krize girdiğinde, bu durumun yeniden gelişmiş ülkeleri etkileyeceğini, küresel ekonomik krizin "fasit daire" şeklide süreceğini söylüyordunuz.

      Sil
    3. Yani gelişmekte olan ülkeleri, faizi artmış olan, daha pahalı parayı borç olarak yine de alırlar mı? Alırsa da o ülke insanları ithal malları tüm pahalılığına rağmen aynı biçimde tüketmeye devam eder mi? Çok denklemli... Cevap için teşekkürler sayın hocam..

      Sil
  52. Cok net bir degerlendirme olmus elinize saglik. Ayrica artik biz yeni kirilganlari degerlendirirken Endonezya ile Hindistan`i isin disinda tutsak dahi hala TL`deki deger kaybini DIS MIHRAKLAR diyerek kurtaramazlar anlasilan...

    YanıtlaSil
  53. nukleer baskalari yaparsa normal fiyat keser e bizde basbakan tardimciligina kadar yukselmis nukleer fiziklcilerimiz vardi yapsaymisik o zaman kendimiz daha ucuza

    YanıtlaSil
  54. merhaba Mahfi bey yazıları büyük bir keyifle takip ediyorum. Yakın zamanda açıklanan 135 milyarlık yatırım projesiyle ilgili bir yazı yazabilir misiniz ? Bu konu hakkınızdaki düşüncelerinizi merak ediyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim.
      Ben bu tür teşviklerin verilmesinin doğru olduğu kanısındayım. Bu konuda genel anlamda çok yazdım ve anlattım. Ürün ve proje seçerek teşvik verilmeli diye düşünüyorum. Genel teşviklerin hiçbir yararı olmuyor.

      Sil
  55. merhabalar hocam,"geniş işsizlik" teriminin literatürde karşılığı nedir?(ingilizce olarak)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu Amerikalıların tanımlarıyla U4 işsizlik oranına karşılık gelen bir tanım.
      https://www.bls.gov/news.release/empsit.t15.htm

      Sil
  56. Hocam, ekodiyalog programlarınızdan beri takipcinizim, karşılıksız ve özveri ile yaptığınız bilgi paylaşımlarınız için teşekkürler.

    YanıtlaSil
  57. Hocam cok merak ettigim bir konu var. Cevaplayabilirseniz cok sevinirim. Devlet teşvikleri neden USD uzerinden aciklaniyor? Daha dogrusu neden TL degil de USD olarak odeme yapiliyor? Eger 2018 tesvikleri TL üzerinden yapılsaydi para mi basmak gerekirdi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında yanlış bir yöntem. Devlet dolarizasyonu teşvik ediyor bu yolla.

      Sil
  58. Hocam Tl yerine para birimi olarak euro yada dolara geçme önerisini nasil karşılıyorsunuz?

    YanıtlaSil
  59. Ege cansen beyin euro gecelim iki yapisal sorunu enflasyon ve faiz hatta daha az borclanma ile cari acik sorunu azaltalim savina katiliyor musunuz https://www.sozcu.com.tr/2018/yazarlar/ege-cansen/dusuk-enflasyon-dusuk-faiz-2351043/

    Benim sahsi kanaatim euroya gecmemiz(ki bana gore hem teknik hem siyasi hem ekonomik olarak imkansiz) hadi gectik diyelim enflasyonun yinede dusurulemeyecegi dusunsecindeyim. Bir nevi sabit stabilize bir para oldugu icin euroya gecen turkiye en fazla enflasyonunu %3-5 bandi arasinda tutar. faizde dusuk oldugu icin hizli bir buyume surecine girer zamnaala diger euro kullanan ulkelerle arasindaki enflasyon farki ve artan cari acigi sorun olarak turkiye ekonomisine doner. Dahasi euroya gecmeden 2000lerde bizimle ayni kulvarda simdilerde gelismis ulkeler kategorisine girecek olan olan polonya ve macaristanda enflasyon yuksekti bu ulkeler 2009 krizinden sonra konjokturunde verdigi firsatla ozellikle biz gibi kronik sabikali enflasyona sahip gecmisi de enflasyon tarihinde rekor bulunan adini tarihe yazdiran dahasi cari acigi da uzun yillardir olan macaristan zamanla dusuk faiz dusuk enflasyon cari fazlali hatta dusuk issizlik ile yasamaktadir bugunlerde! Mamafih Turkiye euro gecmesi gecmemesi degil mesele mesele zihniyet meselesidir. Euro gelismis gelismesini buyuk olcude tamamlamis tamamlamak uzere olan siyasal sosyal sorunlarini cozmus ulkelerin olusturdugu bir para birimi! illa bir ornek olusturmak gerekirse arjantinin 90li yillarda 10 yil boyunca abd dolarina parasini endeksleyip para kurulu tecrubesine bakmak gerekir evet arkjantin o donem yuksek buyumeler yakaldi imf den de aferin aldi enflasyonu alt etti ama sonu 2001 aralik ayinda husranla bitti. kisaca sorun bizde Tlyi niye dolarize yaptigimizde enflasyonu niye dusuremedugimizde cari acigi niye makul seviyelere sokamadigimizda1

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ege beyin bu görüşüne katılmıyorum. Bu, popülizmden vazgeçiremediğimiz siyasetçilerimizi zorla bundan vazgeçirme yöntemi olarak sunuluyor. Biz ulusal paramızı değiştireceğimize düşünce ve yaklaşım tarzımızı değiştirmeye çalışmalıyız.

      Sil
  60. Kambiyo kontrol rejimi olursa doları olan kacak mi bozduracak?
    Devlet mi bicecek fiyatlari artik?
    Spagetti fiyatlari ne olacak?

    YanıtlaSil
  61. Değerli Hocam emek harcayıp paylaştığınız analitik yazılarınız için teşekkürler. İki hususta fikrinizi merak ediyorum. Şu aşamada kambiyo kontrol rejimi ihtimalini nasıl görüyorsunuz? Böyle bir durumda bizim gibi sıradan vatandaşın elindeki parayı uluslararası standartlarda korumasının bir yolu mümkün mü?

    Saygılar, kolay gelsin.

    YanıtlaSil
  62. hocam, çok güzel bir analiz. 15 senelik bir ekonomist olarak üstatlardan hala öğreneceğimiz çok şey var görünüyor. elinize sağlık...

    YanıtlaSil
  63. çok güzel bir analiz. 15 senelik bir ekonomist ve akademisyen olarak üstatlardan hala öğreneceğimiz çok sey varmış. elinize sağlık...

    YanıtlaSil
  64. Sanırım endeks ve diğer para birimleri arasındaki korelasyonlar ayrışmayı daha iyi ifade ediyor.
    DX-Bre -0,743256026
    DX-End -0,679462257
    DX-GAf. -0,909769991
    DX-Hin -0,837790289
    DX-Tr -0,514038547

    YanıtlaSil
  65. sayin hocam cok tesekkur ederiz, yazilarinizi ilgi ile takip ediyorum. Yalniz ilk grafikte Endonezya para birimi ile DXY grafik rekleri ayni (yada cok yakin renklerde), dolayisiyla karisikliga sebep oluyor. DXY'yi farkli renk ile gostermeniz mumkun mu?

    YanıtlaSil
  66. Sevgili hocam emegınıze saglık bu deger kaybı Çindekı gİbİ ınovasyon yarattıgımız bır doneme denk gelseydi Marshall lerner kuralına gore bızı olumlu yonde etkılermıyd?

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...