18 Mart 2020 Çarşamba

2020 ve Ötesi

Küresel krizin bu üçüncü aşaması en zor ve en uzun sürmeye aday aşaması gibi görünüyor. İlk iki aşamada ABD, Euro Bölgesi ve İngiltere finans piyasaları etkilendi krizden. Japonya uzun süredir durgunluk içindeydi ama o da etkilendi. Krizin gelişmiş ülkeleri vuran ilk iki aşamasının reel kesim üzerindeki etkisi finans kesimi üzerindeki etkisiyle karşılaştırılamayacak kadar düşük kaldı. Bazı büyük finans kuruluşları battı, bazıları el değiştirdi, bazılarını devlet kurtardı ama reel kesim kuruluşlarında büyük sorunlar ortaya çıkmadı. İlk yıl reel kesim kuruluşları bazı küçülmeler nedeniyle işten çıkarmalara gitti, bir süre sonra eski büyüklük ve istihdamlara geri döndüler. Bir yandan reel kesimin ayakta kalması, üretime devam etmesi ve istihdama katkı sağlamayı sürdürmesi bir yandan da merkez bankalarının sisteme parasal destek vermeleri ekonomileri yaşatan iki itici güç oldu. Sistemi ayakta tutan en önemli desteklerden birisi de gelişmekte olan ülkelerde kriz çıkmamış olmasıydı. Bu dönemde maliye politikası önlemlerine başvurulmadı. 

Bugün içinde bulunduğumuz küresel krizin üçüncü aşaması öncekilerden oldukça farklı. Her şeyden önce bu yalnızca ekonomik ya da finansal bir kriz değil. Bunlara ek olarak bir de sağlık krizi var. Bu durumda ekonomik ve finansal krizler katlanarak artıyor. Fransa örneğine bakalım. Fransa korona virüsün yayılmasını önlemek amacıyla sokağa çıkma yasağı açıkladı. Bu yasak, kafelerin, pastanelerin, restoranların, otellerin, eğlence yerlerinin, marketlerin, alışveriş merkezlerinin kısacası bütün işyerlerinin kapalı olması ya da en iyi olasılıkla nöbetleşe çalışması demek. Süre uzadıkça bu yerlerin sahipleri yeterince satış yapamayacakları için mal alımını azaltacaklar. Onların daha az mal almaya başladığı satıcılar ve üreticiler de ister istemez üretimi düşürecekler. Bu işyerleri yeterince para kazanamayacağı için çalışanlarını işten çıkaracaklar, kiralarını ödeyemeyecekler. Öte yandan dünyanın en fazla turist ağırlayan ülkelerinden olan Fransa bundan da mahrum kalacak. Havayolu şirketleri, diğer ulaştırma şirketleri, tur acenteleri, turizm şirketleri, oteller ve diğerleri büyük müşteri kaybı yaşayacak. Özetle söylemek gerekirse bütün ekonomide zincirleme bir daralma yaşanacak. Son haftalarda bu durum yaşanmaya başlandı zaten. Aynı durum İtalya, İspanya ve diğer birçok ülke için de geçerli. Gidişat bu durumun bütün dünyaya yaygınlaşmaya başladığını gösteriyor. Önce ülke içindeki alıcı ve satıcılar sonra dünya çapındaki alıcı ve satıcılar birbirlerinden mal ve hizmet alım satımını kesmeye yönelecekler. Bu da ekonomilerin durgunluğa girmesine yol açacak. Dünya ticaretinin en önemli göstergelerinden birisi olan Baltık kuru yük endeksindeki tarihi düşüş bize dünya ticaretindeki daralmayı, Brent petrol fiyatlarındaki rekor düşüş de üretimin ve dolayısıyla büyümenin düşüşünü gösteriyor. Özetle söylemek gerekirse dünya durgunluğa doğru koşar adım gidiyor.

Konuya Türkiye açısından baktığımızda benzer bir durumun ortaya çıkacağını görüyoruz. Üretim zincirinin kopması bir yandan üretimi ve gelirleri dolayısıyla GSYH’yi düşürecek bir yandan işsizliğin artmasına neden olacak. İşsizliğin artması talepte düşüş yaratacağı için GSYH’nin daha da gerilemesine yol açacak. Bir başka kritik konu turizm gelirleri. Virüsün etkisiyle bu yıl turist sayısında ve dolayısıyla turizm gelirlerinde büyük düşüşler yaşanacak. Türkiye açısından görünen tek olumlu gelişme petrol fiyatlarının düşmesi. Ne var ki bu da dünyada büyümenin düştüğünü ve pazarların daraldığını işaret eden bir gelişme. Bir başka ifadeyle petrol fiyatlarındaki düşüş cari denge üzerindeki ithalat yükünü hafifletirken, ihracat yapılan ülkelerde kötüleşen ekonomik koşullar ihracatın da düşmesine yol açarak olumlu etkiyi büyük ölçüde bertaraf edecek gibi görünüyor.  

Önümüzdeki dönemde Türkiye ekonomisinde (ve birçok ekonomide) ortaya çıkması beklenen gelişmeleri aşağıdaki tabloda özetleyelim:

Gösterge
Nasıl Şekillenir?
GSYH Büyümesi
Talep ve ihracat düşeceği için ekonomi küçülür.
İşsizlik
Kazancı azalan şirketler zorunlu olarak çalışanlarının bir bölümünü işten çıkaracağı için işsizlik artar.
Enflasyon
Petrol fiyatındaki gerileme ve talep düşüşü nedeniyle ortaya çıkacak olan düşüş, kur artışı nedeniyle çıkacak olan yükseliş etkisi birbirini dengeleyebilir.
Kamu Borçları
Ekonomiye destek vermek için kamu harcamaları artacağı, vergiler düşeceği için kamu borçlanması artar.
Bütçe Dengesi
Bütçe açığı bir üst sıradaki nedenlerle artar.
İthalat
Üretimde ve ihracatta düşüş yaşanacağı ithal girdi talebi azalır ve dolayısıyla ithalat düşer.
İhracat
Diğer bütün ülkelerde de üretim ve dolayısıyla ithalat düşeceği ihracatımız da düşer.
Turizm Gelirleri
Gelen turist sayısı ciddi oranda azalacağı için turizm gelirleri düşer.
Cari Denge
İthalat, ihracat ve turizm gelirlerindeki gidişe bağlı olarak büyük olasılıkla ödemeler dengesi cari fazla verir.
Dış Borçlanma
Dış borçlanma olanağı çok düşer.

İşin kötüsü küresel ekonomideki bu kötüye gidişi ekonomik ya da finansal önlemlerle önce frenlemek sonra da iyileştirmek pek mümkün görünmüyor. Çünkü etkiler ekonomi ve piyasalar üzerinde görünse de çözüm beklenen alan tıp ve/veya farmakoloji. Korona virüsün yarattığı tehdidin denetim altına alınması, yayılmasının önlenmesi piyasaların bir miktar toparlanmasına yardım edecek kuşkusuz. Daha zor olanı sorunun kökten çözülmesini sağlayacak olan aşının bulunması. Aşı bulunduğu anda piyasalar ralli yapacak. Çünkü o zaman yaşam normale dönecek, işyerleri açılacak ve sistem çalışmaya başlayacak. Ne var ki aşının bulunup kullanılabilir hale gelmesinin bir yıl veya daha uzun zaman alacağı tahmin ediliyor.  

Bu durumda aşı bulununcaya kadar yapılacak şey virüsün bulaşıcılığını önleyecek önlemlere ağırlık vermek ve hastalığı denetim altında tutmak. Sorun da orada. Bu hastalığı denetim altında tutmak ekonominin çalışmasını önemli ölçüde engelliyor. Yapılacak tek şey ekonominin daha fazla bozulmasını önleyecek biçimde maliye politikası önlemleri almaya devam etmek.   

Önümüzdeki bir yıllık dönemde dünyada alınacağı tahmin edilen ekonomi politikası önlemlerini aşağıdaki tabloda sunuyorum (bunların hepsinin her ülkede aynı şekilde olması söz konusu değil elbette.)

Para Politikası
Maliye Politikası
Diğer Politikalar
Faiz indirimleri
Kamu harcamalarında artışlar
İşsizlik önleyici teşvikler
Parasal genişleme
Vergilerde indirimler
Fiyat denetimleri
Zorunlu karşılıklarda indirim
Vergi ve borç ertelemeleri


Transfer ödemelerinde artışlar




Sonuçlar
Sonuçlar
Sonuçlar
Belirli sonuçlar doğurmayacağı kanısındayım. Enflasyonu bu dönemde değil sonraki dönemde körükler. Çünkü bu dönemde alışveriş düşük.
Bütçe açığı artışları
Kamu borçlanması artışı
İşsizlikte ortaya çıkabilecek anormal artışları bir dereceye kadar frenleyebilir.
Fiyat denetimleri abartılırsa arz yetersizliği nedeniyle karaborsa doğabilir.

Önümüzde çok zor bir dönem var. İşin kötüsü bu tabloda sıralanan önlemler bir sonraki döneme de ciddi bir enkaz devredecek. Özetle söylemek gerekirse dünya uzun süre sıkıntılı bir süreç yaşayacak.

147 yorum:

  1. Yapay zekanın dünyayı nasıl değiştireceğine ilişkin bir kitap okurken , kaybolacak meslekler ve insanların nasıl geçimini sağlayacağına ilişkin birkaç projeksiyon okumuştum . Kapitalizmin şekil değiştireceği projeksiyonlarda öngörülmüştü , bir diğeri de vatandaşlık maaşı adı altında tüm vatandaşlara asgari bir maaş bağlanmasıydı . Sanırım devletlerin bunu fonlaması için teknoloji ve bilim alanında gelir getirici projeler üretmesi şart .

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle. Aksi takdirde bu evrensel gelir denen maaşı ödeyebilecek ülkeler Kuzey ülkeleriyle sınırlı.

      Sil
    2. Dört Gelecek .. Kapitalizimden Sonra Hayat

      Sil
    3. Ben ülkemizin yükselişe geçmesi için yapılabilecek en önemli atılımın evrensel temel gelir olduğunu düşünüyorum. Ahlaki problemlerimizin büyük kısmı geçim sıkıntısı kaynaklı. Evrensel temel gelir hem bu problemlerin giderilmesinde, hem de yine geçim sıkıntısı kaynaklı kısıtlama ve rutinleri ortadan kaldırıp yaratıcılığı ve üretkenliği artırarak sözü edilen bilim ve teknoloji alanındaki gelişmelerin teşvik edilmesinde çözüm olacaktır.

      Sil
    4. Yorumlara baktığımda koronanın bilerek salındığını kanaatini taşımamak elde değil. İstenilekn dünya düzenin oluşturulması planlı programlı yürütülen bir süreç olabilir mi?

      Sil
    5. Universal Basic Income (UBI) ile ilgili Cold Fusion youtube kanalında vidyo bulunuyor. Bir tür robot vergisi. Fakat vidyonun sonunda olumsuz taraflarından da bahsediliyor. Amaçsız insanlar...Aile kurma hayali olmayan, sadece tüketime dayalı, eser bırakmadan bu dünyadan göçecek bir toplum.

      Sil
    6. maliye 1. sınıfım Final ödevim için yazınızı okurken tarihine bakmamıştım sanki yazı bu günlerde yazılmış gibiydi yine bizi şaşırtmamışsınız harika bir projeksiyon olmuş teşekkürler

      Sil
  2. Hocam Merhaba
    Dün ABD aşı geliştirildiğini ve ilk testin yapıldığını da duyurdu, bu görüntüleri medyaya servis etti. Bu gelişmeden sonra abd borsaları düşme eğiliminden çıktı ve hafif bir şekilde artışada geçti. ABD nin bunu planlı yaptığını düşünüyorum, belki test aşısı diye gösterdikleri koronavirüs için bile olmayabilir , piyasaları yönledirdiğini söyleyebilir miyiz ,

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Aslında tam olarak ondan dolayı çıkış olmadı. Asıl olarak açıklanan destek paketi etkili oldu.

      Sil
    2. Hocam bizde ki destek paketini destekliyor musunuz? Bence eksik. Sizce de eksik bir Programı mı?

      Sil
  3. Mahfi bey,

    Sizce, "Silivri soğuktur şimdi" bayatlamış bir espri mi?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bayatlamışlıktan öte kötü bir espri.

      Sil
    2. Psikolojik olarak organize olmamış büyük kitleyi bastırmak için söylenen söz.

      Silivri'nin kapasitesi kaç?
      10 bin kişi yürüse, ne bunları tutabilecek polis, ne koyacak hapishane ne de işlemlerini yapabilecek sayıda savcı var.

      İnsanlar suç işledikleri için değil, diğer insanlar destek olmadıkları için Silivri'ye atılıyor.

      Devleti yıkmak isteyen kişiler Silivri'ye atılıyormuş. Silivri'deki bir kaç kişinin yıkabildiği şeye devlet mi denir?

      Espri bile değil, fikri bir üretim katkısı olmayan pasif ve korkak insanların sosyal medyada uydurduğu bir söylem.

      Espri yapmak isteyen kişiler:
      Silivri Soğuktur yerine, falan kişinin düşüncelerine aynen katılıyorum, lütfen beni de Silivri'ye alır mısınız Sn Yetkililer yazıp, emniyet ihbar hattını mention ederek bile daha güzel bir espri yapmış olurlar.

      Türk ekonomistlerin yazıları altında hiç bir işe yaramayan trol insanların emniyet ihbar hattını mention yapıyorlar. Biz de o ekonomistin yorumunu tekrar yazıp kendimizi emniyete ihbar edebiliriz.

      Sil
    3. "Silivri soğuktur." ifadesini zaten sizin gibi muhalifler kullanıyor Şahabeddin Bey. Bu sözün üstüne bu blogda ve kendi mecralarında her türlü eleştiriyi yapmaları yok mu bayılıyorum ülkeme. Seviliyorsunuz Şahabeddin Bey.

      Sil
  4. Batılı ülkelerin merkez banklarında, ulusal fonlarında nakit var. Biz de o da yok. IMF'ye koşa koşa gideceğiz herhalde.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. İran, 5 milyar dolar kadar destek talebinde bulundu IMF'den.
      Ben, İran için kredi koşullarının ne olacağını merak ediyorum.
      Türkiye'nin IMF desteğine önümüzdeki görünür gelecekte ihtiyacı var,
      hükümet IMF şartlarını kabul eder ise kredi alır diye düşünüyorum.

      Sil
    2. Evet bir kaç ay önce mevzu IMF kredisi vs konulardı ama artık mevzu IMF değil. Zaten şuandaki sorun IMF'nin borç düzeni.

      Sil
  5. Hocam krizi fırsata çeviriyoruz dedi Cumhurbaşkanımız.
    Tüm üretim Çinden Türkiye'ye kayacak diyor.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Mevzuyu anlayamadığımızın ıspatı.

      Sil
    2. Bazı ülkelerde karar alma merciinde yöneticinin yerine bir yazı-tura makinası koyarsanız, alınan kararların hata yüzdesi elli olur.

      Sn Tempest, sizin bahsettiğiniz şahsın yerine,
      5 TL lik yazı-tura makinası daha çok sayıda doğru karar alır.

      Sil
  6. Merhaba Mahfi Hocam. Bu virüsle mücadelede Çin hastalığı yenmek üzere, Güney Kore ve Japonya da kontrollü gidiyor. Ancak Amerika ve Avrupa da kaos ve panik var. Amerika , Avrupa ve tabi bizde bu salgının giderek artması ile ekonomilerin çöküşe benzer bir durumla çok kötü etkilenmesi. Ve diğer taraftan virüsü yenmiş bir Çin devletinin ekonomik ve siyasi gücünün çok yükseleceği ve belki de birkaç yıl sonra dünya güç dengesinin Çin’in lehine döndüğü bir durum sizce olabilir mi ? Teşekkürler

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Dünya böyle bir yer değil. Birisi virüsü yenecek diğeri yenemeyecek diye bir şey yok. Birisi aşı veya ilaç üretirse bunu tüm dünya kullanacak.

      Sil
    2. Merhaba , evet çoğu ülke bu salgını yenecektir ama kimi ülkeler bundan çok büyük zarar görecek, kimi ülkelerde bunu çok daha büyük fırsata çevirecektir. Aşı ve ilacı bulan , çabuk atlatan ve diğer ülkelere yardım edecek ülkelerin geleceği çok daha iyi olacaktır.

      Sil
  7. Sabit kur sistemi orta vadede Türkiyeye bşr nefes aldırmaz mı? Bu arada mali, ekonomik ve üretim (katma değeri yüksek) için adımlar atma fırsatı bulur mu?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sorun kurun yükselmesi. Peki kuru kaçtan sabitleyeceksiniz? diyelim 5.5'den sabitlediniz. Herkes koşarak usd alır. 1 günde tüm rezerviniz biter. Sabit kur rejimini bizim kadar döviz borcu olan devletler kullanamazlar.

      Sil
    2. Sabit kur sistemi kapalı ekonomilerde uygulanır.
      Merkezi plan alınması açısından ufak bazı avantajları vardır.

      Katma değeri yüksek üretim için ekonomi yönetimi ve aktörlerin dünya geneline göre donanımları ve kaynak yönetebilme yetkinlikleri etkilidir. Kur fayda sağlamaz.

      Sil
    3. Hocam kambiyo rejimini değiştirmekten başka şansımız varmı?

      Sil
  8. Türkiye açısından görünen tek olumlu gelişme petrol fiyatlarının düşmesi... Başka ne gibi olumlu gelişmeler beklenebilir diye sordum kendi kendime bir kere AVM ler kapanır, avm inşaatı durur. Kimse residans, ofis, lüx daire almaz, betona gömülecek para olmadığından para üretime dönebilir. TARIM a odaklanır tüm çiftçi, koyun besler, keçi besler, ist.da ki inşaat işçileri köyüne döner, ekip, biçer, hayvan yetiştirir hem kendi karnını doyurur hem de millet yerli malı et yer, organik beslenir, hadi köyümüze dönelim hareketi başlar, suriyeliler de T.C. battı bari ülkemize geri dönelim diye ülkelerine döner pkk ve işid ise corona var ken bize iş düşmez diye silah bırakır, herkes kitap okur, fidan diker yanan ormanlar yerine ormanlar yeşerir, imece usulü başlar herkes ekmeğini paylaşır, evden ekmek pişirir, reçel yapar, ortaklaşa tarhana ,mantı yapar yeriz artık avm de yok, kredi kartları yok, camiler de kapalı müslümanlar KURANI KERİMİ okur cüppeli dinlemek yerine, laikler NUTUK u olur ATATÜRK ü yeniden keşfeder, tv leri kapat, interneti de hepsi corona corona bize vız gelir corona...HEPİMİZ ALIRIZ MAHFİ EĞİLMEZ in kitaplarını,içimiz açılır, beyin virüsleri ölür, HİTİT lerin çağına geri döneriz.. HİTİT leri neden bu kadar çok seviyorsunuz üstadım bir söyleseniz... iyi ki varsınız. Bir MAHFİ EĞİLMEZ yeter cümle şarlatana...saygılar

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ben Turkiyenin bu krizden avantajli cikacagini dusunuyorum. Sizin yazdiklariniz bu kriz ve Turkiye ile okudugum dinledigim ve kendi kendime analiz ettigim dusundugum her seyi anlatiyor.
      Yine de ozet gecelim toparlayalim:

      1)Bu krizle Ekonomi ve uretim tuketim dinamikleri insaat ve insaat kulturu belasindan sulugunden kurtulur.
      2)Tarihte bu tur salginlardan buyuk kalabalik yerleskeler daha cok etkilenmis insanlar gecici veya kalici olarak uzak diyarlara koylere gitmeyi tercih etmislerdir. Bugun bunu dunyada da gormekteyiz. Turkiyede de bu turden bir gelisme olasidir. Bu durum 1. maddede dediklerimizle de dogru orantilidir. Boylelikle Tarimda uretim dinamikleri olusabilir.
      3)Suriyeliler de artan issizlik ve durgunluk hasebiyle ve insaat vs sektorlerdeki daralmayla duzelen suriyeye donmeye baslayabilir. Hatta ve hatta Avrupadan bile donusler olabilir. Cunku bugunun Turkiyesi icin artik %14 issizlik yeni normal hatta basari sayilabilir nasil bundan 3 sene once issizlikte normalimiz %9-10sa bugun %14dur. BU rakam ise iyimserdir artma imkani cok olasidir.
      4)Sn Cahit Gunaydin ciddi bir haber sitesinde okudum iki uc gun once ISID denen teror orgutu corono nedeniyle tum etkinlik ve pasif aktif eylemliliklerini suresiz iptal ettigini duyurdu dunya capinda. Boylesi bir olayi en son japon kizilordusu 2001de ilan etmisti o gun bugundur de esamesi yok.
      5) boylesi salginlar tarihte hep dinin sorgulanmasina sebeb olmustur.Din adamlari dini kuruluslar boyle salginlarda itibarini komple yitirmislerdir. BUgun gerek Turkiyede gerek Iranda din ve dini kurumlar din adamlari en cok elestirilen karantina gunlerinde sosyal medyada sorgulanan hatta gulunen konular halini coktan almistir. Bunun sonucu olarak dine uzak bir genclik ortaya cikmasi cok olasidir.

      Sil
    2. Son olarak eklemek gerekirse
      6) Ulkeler toplumlar ve bireyler neredeyse kendi kaderleriyle basbasa kalmistir. Ornegin igneye kadar her seyi ithal etme Cinden ordan burdan getirtme olayi artik kapanmistir. Caresizlik bu durumu iceride uretmeye ulkeleri tesvik edecektir. Etmek zorundadir.
      Bugun teknoloji ve cok buyuk yetenek bilgi gerektirmeyen hatta cok fazla iscilik de gerektirmeyen maske uretimi tibbi basit cihazlar gozluk eldiven saglik tekstili gibi steril antibakteriyel maddeler uretimleri konusunda ulkeler komple sinifta kalmistir.
      Halbuki bu turden materyallere ulkelerin her zaman her daim ihtiyaclari vardir. Olaganustu durumlarda ihtiyacin dramtikligi de ortadadir. Devletler, ozel mutesebbusler uretmiyorsa kendileri bu materyalleri uretebilmelidir. Cunku bugunlerde bu materyallerin ihracati ve itahalati dunyanin bir cok ulkesinde durmustur. Almanya bile italyaya vermemektedir. AB ise bunlarin ihracatini yasak etmistir ki artik herkes kendi atesi ile basbasadir.
      Buna bir de gida uretim kendi kendine yeterlilik durumunu da ekledigimizde herseyi cinden ordan burdan alma surecinin baska bir surece evrilecegini dusunuyorum. Ilerleyen gunlerde hem Turkiyede hem dunyada Niye biz uretmiyoruz da ithal ediyoruz sorusu hakli bir soru olacaktir.

      Sil
    3. Selam 18:46,

      Türkiye ve İran özellerinde, ciddi dini yöneticilerin tamamı ve dini kurumların başlarındaki insanlar, ya benim gibi bir ateist ya da deist profesyonellerdir, din yanında da psikoloji ve sosyoloji uzmanlarıdır.

      Din adamlarını bu çercevede değerlendirdiğinizde, küçümsememek gerekir. Çoğu, dünyanın iyi kurumlarından eğitim alan insanlardır.

      Dini, her iki toplumda da sermaye ve politik bir güç unsuru haline getirmişlerdir.

      Bugün, hem İran hem Türkiye'de din konusunda dalga geçen genç insanlar, siyasi bir güce erişmek için din öğesini kullanmak zorundadırlar. (Bkz İmamoğlu ve dini söylemleri)

      Günümüz Türkiye'sinde benim ateistliğinden en ufak bir şüphe duymadığım insanlar diyanetin ve siyasetin önemli mevkilerinde yer almaktadır.

      Sil
    4. Baya Pollyanna gördüm sizleri. Keşke bir virüsün çıkardığı ekonomik krizle böyle sihirli değnek deymiş gibi toplum dönüşseydi keşke.

      Sil
    5. Ben kitlesel bir surecten bahsettim. Burokratik bir surecten degil. Sosyal medya turevleri bu turden tartismalarin diyaloglarin sorgulamalarin oldugu gundemdeki guncel olay ve olgulardan kopmayan bir sureci olusturuyor. Dolayisiyla kitlesel surecelerin dusuncelerin evrilmesinde basat rol oynuyor.
      Hele ki boylesi karantina gunlerinde insanlarin ihtiyacen bulundugu sosyallestigi diyalog kurmak istedikleri tartistigi sosyal medya ve turevleri bu bakimdan daha bir onem tasimaktadir kitlelerin bakis acisinda

      Sil
    6. Şahabeddin masonlarda ateist değilmi?

      Sil
    7. Her şeyi dine bağlamayı seven bir kesimle karşı karşıyayız.Milletin inançlarından size ne ya?Bi bitmediniz ya.İnanmayabilirsiniz ama saygı duymayı öğreneceksiniz. Batarel her şeye atlama. Her şeye bir cevabın var. Birak da bazi şeyleri Mahfi hoca cevaplasin.

      Sil
    8. Sizler inanmayanlara saygi duymayi ogrenebildiniz mi?

      Sil
  9. Sayın Eğilmez’e ve blog’un ziyaretçilerine önemli bir tavsiye:

    İtalyan yazar Giovanni Boccaccio’nun 1349-1352 arasında; ‘Kara Ölüm (Black Death)’ olarak bilinen veba salgınının etkileri üzerine yazdığı anıtsal eseri ‘Decameron’u okumalarını öneririm.

    Kitap; Floransa ve yakın çevresinde vebanın etkilerini anlatsa da, o dönem Avrupa genelinde benzer şeyler yaşanmış.

    (Bu veba; limanlardaki mal ticareti aracılığı ile, İstanbul ve İskenderiye limanları üzerinden Mısır, Lübnan, Filistin, İsrail, Suriye, Irak, Suudi Arabistan’a kadar ulaşmış.)

    İlk 150-200 sayfada Boccaccio, veba neticesinde; insanların birbirlerine olan güvenini nasıl kaybettiğini, sınıfsal ayrımların ortadan nasıl kalkmaya başladığını, günlük hayatlarında kendilerini izole etmek için neler yaptıklarını bütün çıplaklığı ile anlatmış. Eğer ilk 200 sayfayı okurken karamsarlığa kapılıp devam etmeyi bırakırsanız, çok şey kaybedersiniz. Çünkü Boccaccio bu kitapla asıl mesajını, 200 sayfadan sonra iletmeye başlıyor.

    200 sayfadan sonra, vebadan kaçıp korunabilmek için metruk bir mekâna yerleşen ve dış dünyayla bütün bağlarını minimum düzeyde tutmaya uğraşan 10 kişinin; morallerini yüksek tutmak amacıyla birbirlerine anlattıkları 100 küsür hikâyeden oluşuyor. Bu hikâyeler; hem İtalyan kültürünün Ortaçağ döneminde nasıl olduğu hakkında bilgiler vermesi, hem de dünya edebiyatında Boccaccio’nun bir akım oluşturacak hikâye anlatma teknikleri açısından önemli.

    Kitap: Decameron
    Yazan: Giovanni Boccaccio
    Sayfa sayısı: 824-825
    Çeviren: Nevin Yeni
    Yayınevi: Alfa Yayınları

    Kitabın tanıtım siteleri:

    Ciltli: https://www.alfakitap.com/kitap.php?id=384105

    Ciltsiz: https://www.alfakitap.com/kitap.php?id=382858

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok etkileyici bir kitap. Çok yıllar önce okumuştum.

      Sil
    2. Mahfi bey

      'Yıllar önce' dediğinize göre, muhtemelen Rekin Teksoy (Oğlak Yayınları) veya Taflan Gürsoy (Mitra Yayınları) çevirilerinden birini okumuşsunuz. İkisi de güzel çeviriler. En azından bu kitabın Türkiye'de yıllar önce bilinmesine yol açması bakımından önemli.

      Nevin Yeni'nin (Alfa Yayınları) çevirisinin özelliği ise; hem 'tam metin çeviri' olması, hem de kitabın İtalyanca aslında keşfedilen yeni bilgileri (ve Türkçe çeviri düzeltmelerini) kapsaması.

      Özellikle Rekin Teksoy çevirisinde eski kelimeler çok fazla ve cümle kalıpları biraz farklı. Nevin Yeni çevirisindeyse; nispeten güncel kelimeler kullanılması ve dipnotlarla açıklamalar yazılması metni daha anlaşılır kılmış.

      Sil
    3. BU kadar güzel insanın yazdığı değişik bilgilerden faydalanmışken kapatıp gitmek olmaz dedim ve ben de bir kitap paylaşaım istedim ; Daniel Defo , PLague; Journal of a year zannedersem İŞ Bankası yayınlarından Veba Günlüğü olarak çıkmıştı. İlaveten Yale Üniversitesinin halka açık derslerinden Epidemology , Prof Frank Snowden. 26 ders.
      Bu iki kaynkatan anladığımın yoğunlaştırılmış sonucu şu ; bu tür salgınlar sonrası, devletler, sınırlar, dinler, aileler ve tabi ki bilim ve beraberinde aydınlanma değişiyor.
      Sağlıklı günler Dilerim Herkese

      Sil
  10. Sayın hocam
    320tl den bir miktar gr altın almıştım
    Şuan 312tl bandında, her hangi bir öngörünüz var mı daha düşer mi ?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bu şekilde bir soru soruyorsanız ne Mahfi hocayı tanımışsınız ne de bu blog hakkında bir fikriniz var. Boşuna bu blogu takip etmeyin. Gidin sosyal medyada yüzlerce hesap var bunu alın şunu satın diyen.

      Sil
  11. Sayın hocam
    Altınla ilgili yorumunuz var mı ?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Altın şu anda düşmüş olabilir ama bu şekilde parasal genişleme sürerse günün birinde bu virüs krizi bittiğinde atıl kalan likidite elbet değerli madenlere gider ve fiyatları artar.

      Sil
    2. Geçen günkü yazısında bu korona dönemi bittikten sonra ancak artabileceğini belirtmişti.

      Sil
  12. Peki hocam issizlik fonu gibi benzeri fonlarin yayginlastirilmasi gerekmez mi sonraki surecte? Ornegin afet fonu, guvenlik fonu gibi. Boylece bu durumlardan en azinda ulke olarak daha az etkilenmez miyiz?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Başkanlık sistemi ile tüm finansal risk eşit oranda kamunun bütün kurumlarına aktarıldı.
      Bu yapı altında kurulan fonlar kendi amaçları dışında, hazinenin amaçları için, onu yöneten siyasi partinin amaçları kullanılır.

      Sil
    2. Bizde fonlar çalışmaz. Örneğin işsizlik fonundan işsizler yararlanmalı ama patronlar yararlanıyor şu anda ve hükümet nemalanıyor. Ne fonu Allah aşkına...

      Sil
  13. Onumuzdeki donemde sizce; issizlige ve ekonomik cokuntuye uzun sureli dialogsuzluk temasizlik belki yabancilasma da eklenirse Dunyada irkcilik artar mi?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Zaten ya dediğiniz gibi ırkçılık iyice artacak ve ikinci dünya savaşı öncesi bir ortama döneceğiz ya da iletişim imkanlarının gelişmesiyle ulus devlet biçimini aşıp sadece ve sadece insan olduğumuzu görüp daha da kaynaşacağız.

      Sil
  14. Cinde zulum goren Uygur Turkleri hakkinda ne dusunuyorsunuz. Uygur Turklerinin ve ezilen diger halklarin gercek dostu muttefiki ABD olduguna inaniyorum. Ezilen halklarin gercek dostu IMF Dunya Bankasi ve ABDdir.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çin Komünist partisinin çalışma şekli böyle, daha önce benzerini Çinliler için yaptılar, şimdi Uygur Türkleri ve giderek etki alanlarındaki diğer halklara doğru giderler.

      Bu tarz yapılar bir dönem parladıktan sonra hızlı çözülüp çöküyorlar, Çinlilerin daha düzgün bir siyasi yapıya ihtiyaçları var.

      Daha düzgün bir yapıyı kurabilecek bilgi ve donanımları yok.

      Sil
    2. Cin yuzunden bu hallerdeyiz! Kotu kirli partikullu hava sartlari salgin enfekte hastaliklar icin en uygun ortami hazirlar. BUnu ben soylemiyorum enfeksiyon tarihcisi bir hekim soyledi. Acikcasi herkes Cindeki sunun bunun corbasina kafayi takmis ama maalesef bu kotu kirli partikullu insanin bagisiklik sistemini yok eden hava kirliligine nedense kimse bisey soylemiyor.
      Kisaca Cinin, insana dogaya saygisi var mi ki Uygur Turklerine onlari hakli taleplerine saygisi olsun.

      Sil
    3. Ulus devlet sisteminde gerçek dost yoktur. Çıkarlar vardır.

      Sil
    4. Gerçektende Vietnamdan Afganistana ezilen halkların dostu olduğunu her fırsatta göstermişlerdir,Çinin donanımsızlıka itham etmek gülünç olmuş Şahabeddin,potansiyel terörizm
      bataklığını kurutmaya çalışması elbette ezilen halk dostluğunu arttıracaktır.

      Sil
    5. 19:46 Çini üretim merkezi olarak tayin edip faaliyete geçiren merkez ülke neresi,işte onun
      yüzünden bu haldeyiz.

      Sil
    6. Hiçbir büyük gücün insan doğasına saygısı yoktur. Olamaz da çünkü bu da onların doğasına aykırı. Dünya'da hiçbir ülkenin sesini çıkarabileceğine ya da çıkan seslerin inandırıcı olduğuna inanmıyorum. Tüm mesele para. Tüm dinlerin de ortak noktası para değil midir zaten?

      Sil
    7. 00:37
      Dogru, Hirsizin hic bir sucu yok.
      Cin masum temiz pak tertemiz

      Sil
  15. Mahfi bey, iki hususa şaşırıyorum ve cevap bulamıyorum,

    1) Bilim karşıtlarını bile, yine bilim kurtarıyor. Bu durum ironik değil mi? Sizin cevabınız nedir?

    2) "Devlet, piyasalara asla karışmasın. Saldım çayıra, her şey serbest piyasa ekonomisi" görüşünü savunan kişilerin sesi neden pek çıkmıyor?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. 1) Bilim karşıtlarının çoğu iki yüzlüdür. Virüs için takdiri ilahi diyip biz her zaman camide namaz kılarız diyenler acaba şu anda kalp spazmı geçirseler ne olur? Ben kalp spazmı geçirip takdiri ilahi diye evinde ölmeyi bekleyen görmedim. Koşa koşa kalp doktoruna giderler.
      2)Bu kişiler kriz anında devlet kurtarsın bizi derler. Kar kişisel olarak bana zarar devlete yani tüm topluma.

      Sil
  16. Analiziniz için teşekkürler. CB başkanı yaşanan bu süreçte Dünyada köklü ekonomik değişiklikler olacağını söyledi. Çeşitli çevrelerde Doların yerini IMF kontrolünde yeni para birimine veya altına endeksli para sistemine bırakacağı seslendiriliyor. Sizin de benzer bir öngörünüz var mı? Varsa bu hangi vadede gerçekleşebilir?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Selam Ersan bey,

      Büyük ekonomik değişiklikler olmayacaktır, şu anda gelir dağılımı bozukluğu var dünya genelinde. Son bir kaç ayda yaşananlar, gelir dağılımının daha da bozulacağı bir düzene geçeceğimizi gösteriyor.

      Çin, Türkiye, İran, Rusya gibi ülkelerde hanehalkının genel gelir düzeyi düşük,
      Batı ülkelerinde hanehalkının gelen gelir düzeyi daha çok insani bir yaşam seviyesinde.
      Hükümetlerin aldıkları kararlar ve mali piyasalarda olanlar bize Batı dünyasında da gelir düzeyinde önümüzdeki dönemde bir miktar düşüşü gösteriyor.

      Ekonomisi verimli olan ülkeler, verimli sektörler önümüzdeki süreçte daha fazla yatırım almaya başlayacaklar. Verimli ekonomik alanlarda ciddi bir yatırım fazlası ve o alanlardaki varlıklarda aşırı şişmeler oluşacaktır.

      Malesef, bu değişimde Türkiye'nin 3-4 yıllık genel düşen gidişatının daha da hızlanarak, kendi altındaki yer alan ülkelere yakınsamasını yaşayacağız.

      Türkiye kendi içinde, bu krizden, mevcut siyasi rejimin kendi yandaşlarına daha fazla kaynak aktardığı bir yapı ile, rejim gücünü artırarak çıkacaktır.

      Sil
  17. Kerem İNANIR18 Mart 2020 19:42

    Teşekkürler hocam ayrıntılı bilgi için, bakalım kriz ne kadar sürecek, ne zaman toparlanma olacak, umarım çok zarar vermez herkese :(

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok zarar verecek. Nedeni de borç düzeninin çökmesi. Herkes gırtlağına kadar borçlu ve bu borçlar ödenemeyecek.

      Sil
  18. Hocam merhaba, teorik ve pratik deneyimlerinize dayanarak, global ekonominin evrimini nasil goruyorsunuz, tamamiyle hayalgucu ve tecrubelerinizi harmanlayip utopikte olsa gelecekteki ekonominin bir resim cizebilirmisiniz?veyahut bununla ilgili bir yazi yazabilirmisiniz?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Resmini cizermisiniz derken mecazi anlamda demek istedim hocam yorumlarmisiniz ?

      Sil
  19. Sn.hocam tesekurler..
    Mehmet

    YanıtlayınSil
  20. Hocam merhaba. Öncelikle kaleminize sağlık sayenizde çok şey öğreniyoruz

    özel sektör borç balonları giderek şişmekte son zamanlardaki kolay borçlanma ile daha şişmekte ve şirketlerin borcunu ödeyebilmesi için üretmesi gerekir Eğer üretim kanadı düzelmezse hammadde ihtiyacı karşılanmazsa Fed ve diğer merkez bankaları sınırsız likidite sağlasa bile çin tarafaı düzelmediği sürece fayda etmeyeceğini söylebilirmiyiz?

    Ayrıca hocam corona geçtikten sonra tedarik zinciri düzelirse faizlerde düşük olduğundan kısa bir sürede olsa talep enflasyonu ile karşı karşıya kalırmıyız?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim.
      Bu parasal genişleme, sınırsız likidite sağlama meselesi sonunda bambaşka dertlere yol açacak gibi görünüyor. An itibarıyla uygulanan politika bugünü atlatma üzerine kurulu. Yarını düşünen kalmadı.
      Muhtemelen ciddi bir talep enflasyonu yaşayacağız dediğiniz gibi.

      Sil
    2. Hocam, acik ve net artik ulkeler aciktan sihirbazliga finansal oyunlara basvurmadan para basma girisimi icerisinde.
      Bugunler gelip gectikten sonra ortada yapisal ve/veya konjokturel bir issizlik katmani olusacagi artik neredeyse garanti. Bunun uzerine de yuksek kisisel kurumsal kamusal borcluluk oranlarini da kattigimizda dahasi hemen hemen tum dunyada gorunen emlak balonu mortage sikintilarini da koydugumuzda acikcasi bu belalardan "Talep Enflasyonu" disinda bir cikis yol haritasi vs ben goremiyorum. Goren bilen varsa yazsin.

      Cunku boylesi talebe dayali enflasyon borclari eritir borclarin cevrilebilirligini odenmesini kolaylikla saglar emlaktaki balonlari da etliye sutluye karismadan acisiz sesiz bir sekilde sunger gibi emer dahasi sicak donenen para philips egrisi denkleminde issizligi de kolaylikla asagiya cekebilir.

      Sil
    3. Bu gunler gectikten sonra arta kalan yapisal ve/veya konjokturel ardi sira olusabilecek issizlik histerisini ancak ve ancak cok iddiali olacak ama philips egrisi denklemi tabir-i uygunsa haklar.
      Sonucta olusabilecek talep eksenli enflasyon neticesinde issizlik duserken yapisal issizlik baglaminda atil kalan kisi ve kisiler enflasyonun olusturacagi talep karsisinda arzin yetismeye calismasi surecinde deneyim tecrube bilgi ve birikim kazanabilir. Bu da olusabilecek Issizlik histerisini ve yapisal issizligi bertaraf edici sureci philips egrisi denkleminde yasatabilir.

      Sil
  21. Hocam gemen her ülke parasal genişleme paketleri açıklıyor. Virüs sonrası dünya sıcak para kaynayacak. Bu dueum ekonomileri ve ekonomimizi nasıl etkileyecek? 2001 krizi sonrası gibü olumlu bir etkisi olabilir mi? Saygılar

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bu kez üretim ilişkileri, koptuğu için arz kolay artırılamayacak ve ciddi bir talep enflasyonu yaşanacak gibi duruyor.

      Sil
  22. Mahfi bey merhaba.
    Korona virüsü ve dünyaya verdiği zararları,risk algısını,beklentileri vs. göz önünde bulundurduğumuzda tüm bu yaşananların kapitalizmin kabuk değiştirmesi için uygun ortamın yaratılıp,bir günah keçisi ilan edilme girişimi olduğunu söyleyebilir miyiz?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bu tür işlerin planlı olduğunu söylemek biraz zorlama gibi geliyor bana.

      Sil
  23. Mahfi hocam

    Siz "Büyük Resim.jpg"yi göremiyorsunuz, bu nedenle geveleyip duruyorsunuz...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Haklısınız. Siz büyük resme bakıp gördüklerinizi anlatırsanız bizim gibi küçük resme bakıp geveleyenlere yardımcı olursunuz. Burada anlatabilirsiniz gördüklerinizi. Söz sizin.

      Sil
    2. Mahfi Hoca: "Kısa vadeler birleşe birleşe uzun vadeyi oluşturur."

      İnternetteki yabancı: "Küçük resimler birleşe birleşe büyük resmi oluşturur."

      (Umarım Mahfi Hoca kızmamıştır ;)

      Sil
  24. mahfi hocam sizden ricam şu an içinde altın eurobond dışborsa içborsa gibi bir fon sepeti almıştım ciddi bir zarardayım anlattıklarınızdan yola çıkarak daha da düşecek gibi sizin öneriniz nedir acaba zararla çıkmalımıyın daha da kötüye gitmeden

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Keşke dolar euro gibi dövizler de koysaydınız sepete. Ben bana görüşümü soranlara hep sepet yapın derken döviz + altın + fon + TL karşımı sepet önerdim. Onun ötesinde yatırım tavsiyesi vermedim. Bende de fon var ve zarar ediyor ama ötekiler onu dengelediği için ben bekliyorum. Bu kadarını söyleyeyim. Karar elbette ki sizin. Herkes kendi özel durumuna göre karar verecek.

      Sil
  25. Aşı bulunması 4 faz ile oluyor ilk faz deneme sonrası 2.3 ve 4 sonrasında kabul ediliyor yan etkisi vb. Tüm herşey halledilince seri üretime geçiliyor.

    4. Faz en erken beklentisi Kasım gibi görünüyor tabi bu en erken olanı yani herşey baştan itibaren yolunda giderse.

    Daha sonra seri üretim için işe koyuldum ve üretime başladın piyasaya çıkışı 2021 buluyor.

    Dolayısı ile aşı beklemek şu aşamada çok tutarlı değil önlem almak daha tutarlı ve kontrol altına almada başarı oranı yüksek ayrıca bu virüs sıcakta da yaşıyor diğer inflüenza türleri gibi değil.

    Şuan için enfekte olan hastalar tedavi ediliyor yani tedavisi bir şekilde var fakat koruma amaçlı aşı en erken 1 yıl sürer.

    Ölüm oranı yaygınlaşırsa korkuda yaygınlaşır. Sonuç olarak şehirden köye göç dediğimiz göç dalgası başlayabilir. Bu tüketim dengesini değiştirir. Kendi üretip tüketmeye doğru evrilirse bu aşamada yeni dengeler ortaya çıkar.

    Türkiye de 2018 de başlayan ekonomik sıkıntı 2019 da devam etti ve uzatarak dünya krizine kadar getirdiler. Bu saatten sonra ekonomik sıkıntıyı açıklarlar sebebide corona denir.

    Daha sonrasında eteklerinde doluşan taşları yavaş yavaş dökerler. Açıklanan pakette para basmaya işaret ediyor zaten başka çare yok çünkü kaynak kalmadı. Eğer bu sıkıntı devam ederse enflasyon oluşmaya ağını talep azlığından düşünen arkadaşlar daha sonra IMF e MECBUR kalırlar.


    YanıtlayınSil
  26. 100 milyarlık paket para basmak demek.
    Bu para basma işlemi ile salgın devam ettiğini düşünürsek ki nezaman kontrol edileceği belli olmadığına göre. Üretimde azalma demek.

    Doğal olarak üretim yokken para basarak enflasyonu kendi elinizde patlatmış oluruz.

    İnsanları aç bırakamayacağımıza göre bir şekilde üretimde sıkıntı yaşanırsa Fiyat artışı olur. Fiyat kontrolü ile buna çare olamayız çünkü maliyet altında üretim gücüne kimse dayanamaz. Dolar kuru sürekli çıkarkende kimseye bu fiyattan sat diyemezsin.

    Şimdi sabit kur yada farklı bir şeçenek ortaya çıkar mı.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. 430 milyar dolar dış borcu olan ve dış kaynağa ihtiyacı olan bir ekonominin sabit kura geçmesi intihar olur. Arjantin bunu yapmıştı. Bugünkü durumuna bakın.

      Sil
    2. Bana kalırsa,petrol fiyatlarının düşüşünden elde edilen gelir, salgın için kullanılmaya çalışılacak.
      Yetmezse de; sabırla,duayla,fıtratla çözülür artık bir şekilde.

      Sil
    3. Bir sabit kur teranesidir gidiyor. Bu işler aslen para politikası ile çözülmez. Bu işler maliye politikası ile çözülür. Çözümü de bellidir. Bir sürü yan çözüm vardır ama aslen iki temel çözüm bulunur. 1) Kaynak transferi. Zenginden al fakire ver. Ama 18 senedir yapıldığı gibi orta sınıftan alıp zengine verme. Gerçek zenginlerden alıp fakirlere ver. Mevduatın yarısına sahip olan dolar milyonerlerinden alıp fakire vereceksin. 2) Borçlan. Bu yöntem ile de uzun vadeli borç alarak krizin etkilerini yıllara yayacaksın. Şu sıralar 500 cds nedeniyle faizi yüksek olur.

      Sil
  27. Hocam merhaba,
    Bu durumda bütçe açığını kapatmak için tek çare para basmak mı? Bu da enflasyonu körükleyecekdir.
    Peki bankadaki mevduatlara el koyulma ihtimali sizce olur mu? Döviz mevduatının TL ye belli bir orandan fikslenmesi de bir opsiyon olabilir mi?
    Saygılarımla Hocam,

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Para basmaktan başka çare yok. Enflasyon yükselecek. Şu anda halk sağlığı enflasyondan önemli.

      Sil
    2. 10:14
      Salt Turkiye duzleminde degil bu dedikleriniz. Neredeyse tum dunya ulkeleri para basma asamasinda hem de oyle boyle degil kagittan yurekten matbaadan aciktan basma derdinde.
      Eskinin yakin zamanin yok odunc avans vereyim tahvilini bononu senedini alayim yok sunu yapayim KGFlileyim vs gibi sihirbazliklar(tabii bu tur sihirbazliklar da var olmazsa zaten eksik olur) yerine aciktan gerektigi gerekli gordugu yere istenenden daha fazla nakit likidite basma derdinde.
      Suan Merkez bankalari matbaalari yogun mesai icerisinde

      Sil
  28. Hocam merhaba,

    (Belki) Birkaç zorunlu ihtiyaç maddesi üreten firmalar dışında toplumun her kesimi bu salgından ekonomik olarak etkileniyor. Bu koşullarda dünya çapında ekonomik önlem paketleri açıklanıyor ve ülkeler milyonlarca dolar ayırıyor. Fakat ekonomik ilişkilerin bu kadar içiçe girdiği durumda (hem şimdi hem de orta vadede) ihtiyaç sahipleri nasıl belirlenecek?

    YanıtlayınSil
  29. Vaka sayısının hızla ortaya çıkarılmasını, bunun için de testlerin hızlandırılmasını talep etmemiz gerekiyor diye düşünüyorum. "Korona virüsün yarattığı tehdidin denetim altına alınması, yayılmasının önlenmesi piyasaların bir miktar toparlanmasına yardım edecek kuşkusuz." bunun olması için;
    Güney Kore günde 25 bin test yapıyormuş biz de o sayıya yaklaşabiliriz. Sağlık Ocakları ve devlet hastahaneleri ile gerekirse özel hastanelerin bu virüs minvalinde kamulaştırılması ile çokça test yapılabilir. Gerekli sistemin kurulması için gereken iQ ilgili kişilerde vardır diye düşünüyorum eğer yoksa yardımcı olurum.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok haklısınız da acaba bu isteniyor mu? Baksanıza 100 milyar liralık pakette bu kitler vs için tek kuruş yok.

      Sil
    2. 2 gün öncesi bakanlık açıklamasına göre sadece 8.000 ad.test yapılmış.

      Sil
  30. Sayın Hocam merhaba. Türkiye'de işyerlerinde çalışanların özellikle AVM, lokantalar, giyim mağazaları vb. asgari ücret aldıklarını biliyoruz. Asgari ücret alanların ise şimdiki ekonomik koşullarda birikim yapabilmeleri pek mümkün gözükmüyor. Hele bu kişiler evli ise birikim yapmak daha da zor. Bu işyerlerinin kapanması en çok asgari ücretlileri etkileyecek gibi görünüyor. Toplumumuzun çalışan kesiminin neredeyse yarısı asgari ücretli, 7 milyonu emekli ve emeklilik gelirleri, çoğunda asgari ücretin altında, bir de çalışıp da asgari ücretin altında kazanan 2 milyon çalışan olduğu söyleniyor. Kabaca bir hesapla toplumun %65'i asgari ücret civarında kazanca sahip. Ülkedeki ortanca gelirin de ne olduğunu bilmiyoruz. Sizce kazanç yapısının bu şekilde olduğu bir ülkede krizden çıkmak yapısal değişiklikleri de yapmadığımız için 10 yılı bulabilir mi? Kirasını ödeyemeyen, evine ekmek götüremeyen, evlenemeyen vb. insanların sayısının artması ülkeyi sizce nereye götürür?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Benim görebildiğim kadarıyla bu krizden çıkmak sadece Türkiye için değil bütün dünya için uzun yıllar alacak.

      Sil
  31. Az önce Bayer sitesini ziyaret ettim. Bir ilaçlarını coronavirüse etki edip etmediğini deneyeceğini açıklamış. Oysa klorokin’in etkili olduğu Fransız doktorlar tarafından açıklandı. Mantıken çalışmaların bu maddenin etkinliğini arttırma yönünde ilerlemedi gerekir. Ama klorokin 75 yıllık bir ilaç ve fiyatı (10 tablet) 7 lira. İlk doz 4 tablet sonraki günler için 2 tablet öneriliyor. 6 günde 14 tablet yani yaklaşık 10 tl ile çözüm sunmak mümkün. 200.000 hasta 2000.000 tl ile iyileşebilir. Reklam parasını bile karşılamaz.
    Sorun şu ki, insanız ama örgütlenmemiz insani değil.
    Avrupa‘nın çaresiz kaldığı külliyen yalan.
    Avrupa ormandaki, yol kenarındaki ağaçların bile barkodla işaretlendiği ve periyodik bakımlarının yapıldığı bir yer.
    Elbette kimin nerede oturduğu ve sağlık durumu hakkında da yeterince bilgiye sahiptirler.
    Korona virüs onlar için bulunmaz nimet. Halkın %60-70 i virüs ile ta enfekte olacak diye açıklama yapılıyor. Bu kadar mı istatistikleri. O %60/70 in ne kadarı genç ne kadarı yaşlı be ölümlerin bütçeye etkisi ne olacak hiç hesaplamadılar mı?
    Avrupa bu krizi çoktan fırsata çevirdi.
    Bu savın kanıtı ne olabilir? Sizce bu ülkelere giden birinin hiçbir teste tabi tutulmadan alınması, potansiyel bir bulaştırıcının tasvip ediliyor olduğu anlamına gelir mi? Bu hipotezimiz olsun; örnek vaka aşağıda:
    Bir tanıdık Avrupa’ya gitti. Sınırda test yapacaklarını karantinaya alacaklarını tahmin ediyorduk. Hayır elini kolunu sallaya sallaya girmiş. Virüs bulaşmışsa ne olacak 5-10 kişiye bulaştırsa, bunlardan 3 ü yaşlı olsa biri hastalıktan ölse ekonomiye şu kadar gelir.

    YanıtlayınSil
  32. Hocam merhaba, teorik ve pratik deneyimlerinize dayanarak, global ekonominin evrimini nasil goruyorsunuz, tamamiyle hayalgucu ve tecrubelerinizi harmanlayip utopikte olsa gelecekteki ekonominin bir resim cizebilirmisiniz, yorumlayabilirmisiniz?veyahut bununla ilgili bir yazi yazabilirmisiniz?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ben bu Avrupa Birliği gibi birliklerin dağılacağını ve orta çağ benzeri bir noktaya gidilerek kent devletlerinin ortaya çıkacağını, kentler arası ticaretin yaygın olacağını düşünüyorum. Orta çağda biliyorsunuz mesela Venedik, Milano, Floransa ayrı birer dükalıktı. Yine ona benzer kent devletlerine dönüşeceğini, küreselleşmenin yerini yerelleşmenin alacağını tahmin ediyorum.

      Sil
    2. Bu öngörünüzü ne kadar süre sonrası için yapıyorsunuz Hocam? 20 yıl? 50 yıl? 100 yıl?

      Sil
  33. Aynı düzen devam etsin diye alacakları önlemlerin hiç bir etkisi olmaz Hocam. Kapitalizm hali hazırdaki şekliyle yürümez. Çalışana nefes, gençlere umut, yaşlılara yaşama sevinci verecek bir düzene evrilmedikten sonra o kriz olmaz bu kriz olur.

    YanıtlayınSil
  34. Hocam Merhaba,

    Dış borçlanma olanağımızın çok düşecek olmasının nedeni nedir?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Risklerimizin çok yüksek olması. CDS primimiz dünyanın en riskli 7 ülkesinden birisi olduğumuzu gösteriyor. Siz olsanız bu 7 ülkeden birisine borç verir miydiniz?

      Sil
  35. Ohal ilan edilmeli sokaga cikma yasagi konmali asker sahaya inip polisle birlikte uygulama yapmali

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Asker ve polis ne yapacak yani virüslere göz yaşartıcı gaz mı sıkacak?

      Sil
    2. Sesli güldüm.:D

      Sil
  36. Teşekkür ederiz hocam yazınız için. Petrol fiyatları hakkında yorumunuz nedir bu düşüş ne zamana kadar devam eder

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Dünyada üretim hızla düşüyor. Bu durumda petrol talebi de düşecek. Onunla birlikte fiyat da düşük kalacak. Bu biraz uzun sürecek.

      Sil
  37. 1929 Büyük Buhran : Krizden çıkışı maliye politikaları ile oldu.
    2008 Krizi : Maliye Politikaları ile krizden çıkıldı.
    2020 Krizi : Krizden çıkış yine maliye politikaları ile olacak düşünüyorum çünkü ekonomi politikası ile yapılanlar şuan yetersiz oldu.

    Katılıyor musunuz hocam ? Teşekkürler...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. 2008 krizinden hiç çıkılmadı. Nedeni krize maliye değil para politikası ağırlıklı bir setle müdahale edilmesi. Faiz indir, kredi ver vs. Bu krediler zenginlerin cebine gitti. Zenginler ve küresel şirketler açgözlülüğü bırakmalı. Acilen maliye politikaları ile gelir adaletsizliği azaltılmalı.

      Sil
  38. Degerli hocam..her yer kapanirsa..kredi kartlarida gecerli olmazsa aldiklari dovizi bankaya yatirmazsa vatandaslarımız..ve bankalardandan doviz cekmek isterse dolarin ve altinin fiyati yukselirmi..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bu dedikleriniz aynı anda olursa ekonomik sistem çöker ve kaos çıkar siz fiyattan bahsediyorsunuz.

      Sil
  39. Hocam mevduatlara el koyulma veya döviz mevduatını belli bir orandan TL çevirtme ihtimali var mı? kasada para kalmadı çünkü.
    en derin selamlarımla,

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Mevduatlar bankada durmuyor ki onlar da kişilerde ve kuruluşlarda kredi olarak kullanılıyor. Döviz mevduatını yerel paraya Arjantin çevirdi geçmişte (El Coralito olayı diye googleda ararsanız bulabilirsiniz) sonu facia oldu.

      Sil
    2. hocam sizi anlıyorum, sonu facia olur diyorsunuz ama hiç bir şeye hayır olamaz diyemiyorsunuz.
      saygılarım ve selamlarımla,

      Sil
    3. Böyle bir şeyi diyebilecek bir mevki ya da makamda değilim.

      Sil
  40. Hocam, Atatürk devletçilik ilkesini benimsemişti. Devletçilik tam olarak uygulansaydı şuanki krizde ki güçlü ve zayıf yönlerimiz ile fırsat ve tehditlerimiz neler olabilirdi? Atatürk mü geleceği öngöremedi biz mi yanlış yaptık aceba? Merak ettiğimden soruyorum cidden..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Atatürk devletçilik ilkesini ne olursa olsun sonsuza kadar sürdürün demedi heralde. Atatürkçülük 1920lerdeki gereklilikleri sürdürmek değildir. Atatürkçülük bilimin ve aklın önderliğinde hareket etmektir.

      Sil
    2. Evet Atatürk'ün devletçilik ilkesi o dönemin koşullarına göre doğru bir ilkeydi. Bugün aynı katılıkta uygulanması gerekmiyor. Arkadaşımız çok güzel yazmış Atatürk bilimin önderliğini kabul etmişti: 'Hayatta en hakiki mürşit ilimdir.'

      Sil
  41. Dünya ekonomisinde Avrupa dahil çok ciddi gelir dağılımı adaletsizliği konusu var iken. Ekonomiyi düzeltmek için her seferinde aynı yönetme başvurmak sıktı artık.

    Kredi yarat zengine kredi ver zengin daha zengin fakirin işsizlik sigortası kıdem tazminatı bes gibi fonları piyasaya aktaracm diye şirketlere aktar. Sonuç yine aynı hüsran.

    Ekonomi bu sarmal ile düzelmez ve sürekli borçlar artar. Çünkü tüketici dediğimiz fakir kesim alım gücü yok oldukça harcayamaz yada kargaşa kaos hırsızlık cinayetler olur bu toplum düzenini bozar.

    Adaleti kim ne zaman hatırlayacak artık. Tüm siyasi iadeler aynı çözümü farklı isimlerle sunuyor. Para basmak kolay ver matbaaya dağıt kredi olarak daha çok borçlandır alamayınca silersin kredi alan yediğiyle kalır ama fakir düzelecek diye bekler.

    Bu düzen sahte ve yalan kimse kimseyi kandırmasın. Gelir dağılımı düzeltmeden hangi sistem olursa olsun düzelmez ve sadece geçici beklenti heyecan yaratır ama sonuç yine aynı yere çıkar.

    Zengin ile fakir arasındaki makas açıldıkça rüzgar çok daha sert eser.

    Fakirlik insanın tercihi olmalı yani çalışmayan üretmeyen fakirliği kabul etmeli. Ancak çalışıp üreten üstüne koyan yeni birşeyler arayan insan fakirliğe mahkum edilmemeli yoksa o insandan sistemden çıkar farklı arayışlara girer.

    Toplumda bunun karşılığı ya topçu olacan ya popçu olacan denir. İşte paranın hangi alanlarda sıkıştığının kanıtıdır.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Peki geniş halk kitleleri fakir yerine zenginin hakkını savunan sağ partilere mi oy veriyor?

      Sil
    2. Yok öyle birşey,sağ partilerde fakirlere para ve erzak yardımı yapıyor.

      Sil
  42. Mahfi hocam yazınız için teşekkürler.

    Açıklanan ekonomi paketleri likidite sağlamak ve sektörleri desteklemek hiç yoktan yavaşlamayı durdurmayı amaçlıyor. Ancak sormak istediğim şey şu , piyasa oluşmuyor talep yönlü hem ülke çapında hem makro olarak bir eksilme olacak ve neredeyse durma noktasında. Arz yönü ise talep olmayınca eksilecek. Likidite sağlamak geçicide olsa yardımcı olabilir ancak asıl çözüm Tıbbi aşı , ilaç geliştirmek ve insanları psikolojik olarak güvende hissettirmek değil midir ? Aşı ve ilaç geliştirme çalışmalarının maximum 18 ay süreceği söyleniyor. Karantina şartları diğer ülkeler baz alındığında 3-4 ay sürerse. Aşı ve ilaç bulunmadan piyasa nasıl düzelecek ? ( virüsün mutasyon ihtimalide cabası )
    Teşekkürler.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok zor bir dönem olacağı kesin. Piyasa, kürselleşmeyle daha doğrusu sermaye hareketlerinin serbestleşmesiyle birlikte inanılmaz derecede esneklik ve aldırmazlık kazandı. Bu tür olaylar olduğunda sert tepkiler verse de bir süre sonra olayı tıpkı bir insan gibi kabulleniyor ve içselleştiriyor ve sonra normal durumuna yavaş yavaş (bazen de hızla) geri dönüyor. Para kazanma arzusu ve hırsı hayatta kalma arzusu kadar güçlü. Bizde bir atasözü vardır: 'Mal, canın yongasıdır' diye. O geçerli. Onun için bu durumun bir süre sonra düzeleceğini beklemek çok da iyimserlik olmaz.

      Sil
  43. Krizden çıkış için Keynes yöntemlerine başvurmak yeterli mi..başka yöntemler ortaya çıkabilir mi?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Eskiden krizlerde Keynesyen maliye politikasına başvurulurdu. Küresel krizle birlikte maliye politikasının yerini parasal genişleme aldı. Ama mantık aynı.

      Sil
  44. hocam merhabalar.virüsün etkisini yitirmesinin ardından dünya ekonomisi için yeni bir sayfa açılacak ve bu noktada sizce kurtarıcı olarak Modern Para Teorisi devreye girer mi?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Modern para teorisi, sermaye hareketlerinin serbest olduğu (küreselleşmiş bir dünyada) paraları rezerv para statüsünde olan ülkelerin bütçe açığı vererek ve para basarak ekonomiyi yönlendirmelerinin enflasyon gibi sorunlar yaratmayacağını anlatan bir teori. Yani sadece ABD, Euro Bölgesi, Japonya ve İngiltere gibi ekonomilerde geçerli.
      Bu ülkeler, 2008 den bu yana zaten bunu uyguluyor dikkat ederseniz.

      Sil
  45. Değerli Hocam, merkez bankası rezervleri net olarak bakıldığında şu anda negatif diyebilir miyiz?
    Yedek akçenin merkez bankasından maliye bakanlığına transferi olmasaydı daha rahat olabilirdik sanırım , ne dersiniz? Saygılarımla.

    YanıtlayınSil
  46. #TCveBRI Korona ertesi dönemde ülkelerin kendi kendilerine yetebilmelerinin önemi yeniden ortaya çıkıyor. Zira bu krizden anlıyoruz ki her şeyi Çin’den ithal etmek yerine, kendi yerli üretimimiz önemli ve değerli. Artık ithal fasulye, ithal nohut görmeyeceğiz. Umuyoruz. Her şey yerli ve milli olmalı. Kendi çiftçimizin yetiştirdiği tarım ve gıda ürünleri. Teknoloji elimizin altında. Daha doğal ve verimli tarım politikaları ile ülkemizi dünyanın doğal tarım üssü yapabiliriz. Hem “bir kuşak, bir yol” projesinin trenleriyle de ürünlerimizi tarıma uygun toprak yoksunu Çin’e ihraç edebiliriz. Teknoloji ve tarım. #coronadansonra

    YanıtlayınSil
  47. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poor's (S&P), yeni tip koronavirüs salgınına karşı alınan önlemlerle duran ekonominin bu yıl küresel bir resesyona neden olacağını bildirdi.

    Kredi derecelendirme kuruluşundan yapılan açıklamada, salgının kontrol altına alınmasına yönelik alınan önlemlerin ekonomide ani bir durmaya neden olduğu belirtildi.

    Akfen Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Akın da instagramda yaptığı paylaşımda, ekonomik kriz için, "Aslında hazır olmalıydık. Klasik, her 10 yılda bir olan finansal kriz. Umarım V şeklinde olur" diye yorum yaptı.

    çok değerli MAHFİ HOCAM siz nediyorsunuz bu hamdice yorumlara bu kriz V midir U mu dur L midir W midir

    YanıtlayınSil
  48. MAHFİ HOCAM CORONA VİRÜS konusunda çin dış işleri bakanı USA ASKERLERİ çinde ki askeri olimpiyatlarda getirdi diyor. SİZ CE VİRÜS ü kim üretti ?Yıllardır biyolojik silahlara karşı savaş vermiş, bir insan hakları avukatı ve İllionis Üniversitesi Hukuk Fakültesi profesörü olan Francis Boyle diyor ki; COVID-19 bir savaş virüsüdür ve Wuhan şehrindeki biyogüvenlik seviyesi 4 olan ve özellikle Coronavirüs ve SARS için dizayn edilmiş laboratuvardan dışarı çıkmıştır. Boyle’ye göre COVID-19 kurgulanmış bir virüs. İçerisinde coronavirüs, HIV ve muhtemel başka bir grip virüsünün genetik materyali var. Virüsün genetik kombinasyonu, çok uzak bölgelere yayılmaya uygun. COVID-19’un kuluçka süresi hala tam bilinmemekle birlikte 14-30 gün arası. ABD hükümeti, 2011’den beri biyolojik savaş programına 100 milyar dolar harcadı. ABD’de halen sınırlı sayıda COVID-19 enfeksiyonu mevcut; ABD, vatandaşlarına tüm ülkede yoğun karantina programı uygulamasa da durum kötüleşirse salgına karşı farklı pozisyonlar alınacak.

    YanıtlayınSil


  49. MAHFİ HOCAM TRUMP CORANA CİN VİRÜSÜ DİYOR SİZ NE DİYORSUNUZ Virüslerin hatta insanların genetik yapısını değiştirebilecek kadar bilimsel gelişmiş bir ortam var. Öyleyse nedir Wuhan’daki bu salgının uygun biyoekolojik zemini diye sormak gerekmez mi?

    Çin için iddialar yenilir yutulur cinsten değil. Çin’den salgına dair bilimsel zeminde virüsün Wuhan’dan neden başladığına dair biyoekolojik temelli bir açıklama bekleme hakkımız var. Ancak Çin ısrarla yaptığı mücadeleyi ön plana çekerken kaynağı konusunda susuyor. Belki on yıl sonra belki daha da geç, Dünya bu salgının Çin’in 11 Eylül’ü olduğunu söyleyebilir.

    YanıtlayınSil
  50. Hocam yeni nesil olarak şu dönemde tecrübe, öngörü ve bilginize çok ihtiyacımız var lütfen sık sık yazın ki fikir sahibi olmamızı sağlayın TEŞEKKÜRLER

    YanıtlayınSil
  51. artık ne dünya da ne de maalesef ülkemizde hiç bir kuruma güven kalmadı... sadece MAHFİ EĞİLMEZ gibi AK SAKALLILAR kaldı, güvenilebilecek, düşüncesi dinlenebilecek o nedenler bu ortamlar çok değerli. ZOR GÜNLER dezonformasyon ile postruth yaratan şeytanın işbirlikçilerine dikkat herkes buradan nasibince bir şeyler alabilir, deneyimi kadar bir katkıda bulunabilir. CORONA dan sonra hiç birşey aynı kalamaz. C.S. YENİ BİR MİLAT...VUCA ne olacağını ise MAHFİ EĞİLMEZ gibi BİLGE ler bilir, bir kısmını çok zekice ve teknik olarak yazabilir aman ha hocamızı üzmeyin KONUŞŞAM kimse dinlemiyor SUSSAM gönül razı diyor hocamız ve sadece yazıyor, okuyunuz, paylaşınız doğru kaynak burası sadece T.C. değil tüm dünya için iyi ki varsınız .

    YanıtlayınSil
  52. Hocam bunun kazanını yok desek yalan söylemiş oluruz bence, ülkeler bu durumu nasıl kaldırır bilemem ama uluslararası finansörler bu virüs için yine kredi açıp bizim önümüzdeki 10 senemizi çalarlar gibime geliyor. ABD dolar basar EURO bölgesi halleder ihracat fazlası vs ama biz para bassak enflasyon olacak, basmayıp borç alsak zaten borç batağındayız. Deyneğin iki ucu misali.

    YanıtlayınSil
  53. Hocam virüs sonrası, o kadar ülke para basmasından kaynaklı ve de faizlerin düşmesinden kaynaklı olarak yaşanacak para bolluğunda ekonomilerde anormal büyümeler meydana gelir mi?

    YanıtlayınSil
  54. küresel ticaret açısından 2020 yılı için ne düşünüyorsunuz hocam

    YanıtlayınSil
  55. Hocam pandeminin yarattığı ekonomik daralma ve negatif ekonomik yansımalar ve bununla ilgili mücadele hangi politikayla giderilir ya da bu etki azaltılır?

    YanıtlayınSil
  56. Hocam pandeminin yarattığı ekonomik daralma ve gelecekte artması muhtemel negatif ekonomik yansımalar ile mücadelede Keynesyen politikalar çözüm olabilir mi?

    YanıtlayınSil
  57. 1- Korona virüs sürecinde Türkiye’nin ekonomik durumu göz önüne alındığında; işsizlik, enflasyon vb. makroekonomik verilerin iyileştirilmesi, ekonominin güçlendirilmesi için hangi ekonomik önlemlerin alınması uygundur

    YanıtlayınSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...