9 Mart 2020 Pazartesi

Küresel Krizin Üçüncü Aşaması ve Türkiye Ekonomisine Olası Etkileri

Küresel Krizin Üçüncü Aşaması
Küresel krizin üç aşamalı olacağını ilk kez 2011 yılında Radikal’de yazdım. Bu yazımda ilk aşamada ABD’nin, ikinci aşamada Avrupa’nın etkilendiğini ve bu iki aşamada Çin başta olmak üzere gelişmekte olan ekonomilerin krizden pek etkilenmediklerini, fakat üçüncü aşamada krizin Çin ve diğer gelişmekte olan ülkelerde ortaya çıkacağını anlattım (http://www.radikal.com.tr/yazarlar/mahfi-egilmez/krizin-ucuncu-asamasi-1064748/)

İkinci yazımı 2019 yılında bu blogda yazdım. Bu yazımda küresel krizde üçüncü aşamaya gelindiğini ve Çin’den başlayan çöküşün gelişmekte olan ülkeleri vuracağını yazdım. Eğer bu aşamada kriz durdurulamazsa uzun sürecek bir kriz kısır döngüsüne girileceğini ve bir ve ikinci aşamaların tekrarlanacağını anlattım. (https://www.mahfiegilmez.com/2019/10/geldik-krizin-ucuncu-asamasna.html)

Bunları yazarken korona virüsü elbette ki öngördüğüm bir şey değildi. Fakat küresel krizin etkisiyle dünyanın çabuk panikleyen bir yapıya geldiğini ve en ufak bir sallanmada krizin tekrarlanacağını düşünüyordum. Ekonomiyi, sıkça başvurulan bir örmekten hareketle, insan vücuduna benzetirsek bu tür krizlerin etkisi vücudun bağışıklık sisteminin zayıflaması gibi etkiler yaratır. Nasıl ki bağışıklık sistemi zayıflamış bir insanın vücuduna bir mikrop girdiğinde, bir virüs bulaştığında ciddi sorunlar yaratabilirse krize girmiş ekonomilerde de aynı şey olur. Herhangi bir dengede yaşanan bozulma bütün sistemi tehdit eder.

Küresel krizin bir ve ikinci aşamaları sisteme ciddi zararlar verdi. Yine ekonomik sistemi insana benzetirsek nasıl ki hastalanan bir insanda moralin yüksek tutulması tedaviye destek verirse ekonomik sistemde de insanların beklentilerinin olumlu olması krizden çıkışa destek verir. Bugün içinde bulunduğumuz durum beklentilerin çok kötü olduğu bir aşamayı temsil ediyor. O nedenle buradan çıkış o kadar kolay değil.

Aşağıdaki tablo finansal piyasa göstergelerinden en önemlilerinin bugünkü durumunu önceki yılsonları durumlarıyla karşılaştırmalı olarak gösteriyor.

Piyasa Göstergeleri
2017
2018
2019
09.03.2020 Saat: 12:35
ABD 10 Yıllık Tahvil Getirisi
2,41
2,69
1,5
0,5
Almanya 10 Yıllık Tahvil Getirisi
0,42
0,2
-0,4
-0,7
TR 10 Yıllık Tahvil Getirisi
11,43
16,22
12,21
11,61
TR 2 Yıllık Tahvil Getirisi
13,40
19,73
9,98
10,95
Dow Jones IA Borsa Endeksi
26.149
25.000
28.256
25.865
Dax, Almanya Borsa Endeksi
12.918
10.559
13.337
10.940
Shanghai Borsa Endeksi
3.481
2.549
2.977
2.943
BIST 100
115.333
91.270
114.754
106.156
Brent Petrol USD/Varil
66,87
53,80
65,38
36,18
Altın USD/Ons
1.303
1.282
1.517
1.669
Altın TL/Gram
158,8
218,1
290,0
327,0
DXY
91,00
96,17
96,44
95,31
USD / TL
3,7872
5,2894
5,9511
6,0953
Euro / TL
4,5536
6,0685
6,6704
6,9302
Türkiye CDS Primi
155
361
280
391

Tablo finansal piyasalara egemen olan endişeyi açık biçimde ortaya koyuyor.

Yukarıda değindiğim 2019 tarihli yazımda küresel krizin, üçüncü aşamada Çin başta olmak üzere Asya ve Uzak doğu ekonomilerini vuracağını ve oradan diğer gelişmekte olan ülkeleri etkileyeceğini yazmış ve bunun bir kısır döngüye yol açarak krizin çok uzun süre devam edebileceğini vurgulayarak aşağıdaki şemayı sunmuştum.


Bugün içinde bulunduğumuz aşama budur.

Küresel krizin bu aşamadan sonra küresel sistemin tümünde büyük tahribat yapması kaçınılmaz görünüyor. Her şeyden önce artık yatırımcılar çok daha ürkek olacaklar ve kolay kolay risk alıp yatırım yapmayacaklar, insanlar harcamalarını kısarak kendilerini sağlama almak isteyecekler ve bu durum ekonomilerin daha da ivme kaybederek küçülmesine yol açacak. Bu aşamada parasal genişlemenin ve faiz indirimlerinin önceki aşamalarda olduğu kadar olumlu etki yaratması olası görünmüyor.

Ortaya Çıkan Durum ve Türkiye Ekonomisi
Türkiye ekonomisi, yıllardan beri ekonomideki sıkıntılara faiz, swap, kura müdahale, zorunlu karşılıklar gibi geçici araçlarla müdahale etti. 2001 krizindeki birkaç adım hariç yapısal reformlara girmedi. Girildiği açıklanan yapısal reformlar ise ya yapısal reform değildi ya da daha kötüsü yapıyı daha da bozucu önlemlerdi. O nedenle Türkiye ekonomisi de küresel krizin bu aşamasından ciddi biçimde etkilenecek. Türkiye için net olarak olumlu görünen tek gelişme petrol fiyatlarındaki düşüştür.

Aşağıdaki tablo Türkiye ekonomisinde, küresel krizin bu aşamasında neler olabileceğini açıklamaya çalıştığım bir tahminler tablosu. Bu tablo aslında yalnızca Türkiye ile ilgili değil bütün ekonomilerle ilgili bir tahminler seti. Bazı değişikliklerle bütün dünyaya uygulanabileceğini düşünüyorum.

Gösterge
Nasıl Etkileneceği
Açıklama
İhracat

Düşer

İhracat yapılan ülkelerde ekonomik daralma ortaya çıkacağından ithalat düşüşleri yaşanacak ve bu Türkiye'nin ihracatını olumsuz etkileyecek.
İthalat
Karışık
İthalat, korona virüs etkisi sonucu düşecek. Bu bir yandan cari açığımızın denetlenmesine ve dolayısıyla dış finansman ihtiyacımızın düşmesine bir yandan da üretimin düşmesine ve dolayısıyla büyümenin gerilemesine yol açacak.
Turizm
Karışık, olumsuz etki daha ağırlıklı
Korona virüs nedeniyle turistler gezilerini erteleyecekleri için bu gelişme Türkiye’yi iki yönlü etkileyecek. Türkler yurt dışına eskisi kadar gitmeyecek, yabancılar da Türkiye’ye ve diğer yerlere eskisi kadar gitmeyecek. Toplamda Türkiye’ye etkisi olumsuz olacak.
Üretim
Düşer
Üretimimizde girdi olarak kullandığımız ithal mallar oldukça ağırlıklı. Bunların çoğu Çin kökenli. Bunların ithalatında oluşacak sıkıntılar üretimimizi olumsuz etkileyecek.
Risk Primi
Yükselir
Ekonomisi kırılgan olan Türkiye’nin bu aşamada riskleri artacak ve dolayısıyla CDS primi yüksek kalacak.
TL’nin Dış Değeri
Düşer
Risklerin yükselmeye devam ettiği böyle bir ortamda TL’nin dış değerinin düşmesi beklenir.
Altın
Yükselir
Risklerin yükselmeye devam ettiği böyle bir ortamda altının değerinin yükselmesi beklenir. Altın ithalatçısı olan Türkiye’de ithalat miktarı değişmese bile ödenecek bedel yükselir.
Enflasyon
Yükselir
TL’nin dış değerinin düşmesi enflasyonu da yükseltir.  
Cari Denge
Karışık etkiler ortaya çıkar
İhracatın ve ithalatın birlikte düşeceği bir ortamda hangisinin etkili olacağını önceden kestirmek kolay değil. Bununla birlikte petrol fiyatlarının düşüşü olumlu etki yaratır.
Bütçe Açığı
Yükselir
Büyümenin düşeceği bir ortamda hükümet ekonomiyi canlı tutabilmek için harcamaları artırıp, vergileri düşürecektir. Bu da bütçe açığını büyütür.

Bu aşamada girişilebilecek yapısal reformlar ekonomi dışı olanlardır. Hukukun üstünlüğü, demokrasi, eğitimde bilimsel temele geçiş, yurtta ve dünyada barış ilkesine dönüş gibi adımlar Türkiye’deki riskleri düşürmenin ve dünyada Türkiye aleyhinde oluşmuş bulunan risk algısını düzeltmenin tek yoludur. Bu aşamada ekonomik reformlara girişmek çok anlamlı görünmüyor.

169 yorum:

  1. Hocam petrol fiyatlarindaki düşüş enflasyonu baskılamaz mı?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Baskılar ama kurlardaki yükseliş o etkiyi gideriyor.

      Sil
    2. Baskılamaz, Mahfi hocamızın dediği gibi kurlar o etkiyi temizler.

      Niye?

      - Türkiye doğal ithalat sınırını test etti, ithalatını daha fazla düşüremiyor.

      - Türkiye'nin ihraç pazarları resesyona girmek üzere, ihracat düşecek,

      - Türkiye'ye havayolu uçuşlarının ertelenmesi an meselesi, turizm gelirlerini olumsuz etkileyecek.

      - Mülteci politikası sebebi ile AB ülkelerinde Türk mallarına olan güvensizlik ve Avrupa ülke hükümetlerinin alacağı olumsuz ticari engel kararları.

      - Türkiye'nin düşürülemeyen bütçe açığı,

      - Düşen petrol gelirleri ve üretim ile düşen vergi gelirleri

      - Suriye ve Libya savaşlarının maliyeti, döviz cinsinden ödenen maaşlar, onların kaybedilmesi sonucunda ise, açık veya örtülü ödenecek olan savaş tazminatları (Uçak sebebi ile Türkiye Rusya'ya kabaca 22 ile 24 milyar dolar kaynak aktarmıştı, S400 anlaşması, nükleer santral, doğalgaz alım garantisi, hatır için Rusya'daki Türk inşaatçılar aracığı ile hibe yolu ile yaptırılan bir kaç tesis...)

      - Kurumsallaşmanın kaybedilmesi ile günlük olaylara göre ekonomik kuralların değiştirilmesi.

      - Türkiye'nin mevcut harcamalar seviyesi, eski parlamenter sistemin esnekliği ve ekonomik karar alıcıların ekonomi üzerindeki verimli işleyişleri (iyi veya kötü) temelleri üzerine dayanıyor. Mevcut sistemin verimsizliği kısa dönemde faiz giderlerinin artmasını, orta vadeli dönemde de kaynak ihtiyacının da artmasını sağlıyor. Türkiyenin kaynak imkanı yok.

      Bunlar sebebi ile enflasyon artışı, yerel para değer kaybı devam edecektir.

      Türkiye'nin şu andaki yönetim yapısı, kurumsal yapısı kabaca 550 ile 650 milyar dolar seviyesindeki ekonomiler ile benzer özelliklerde, kişi başına gelir olarak da 7000 dolar ile 7500 dolar arasında bir yerde. O seviyelere gelene kadar sermaye çıkışları olur, ekonomi o seviyelerde kendi dengesini bulup olması gereken denge düzeyine erişir.

      Ş.B.

      Sil
    3. Hocam covid 19’un Türkiye ekonomisinde yarattığı 3 ana ekonomik problem sektörlerin üretiminde daralma, ihracaat gelirlerinde düşüş ve bütçe açığının yükselmesi diyebilir miyiz?

      Sil
  2. Elinize sağlık hocam.

    YanıtlayınSil
  3. Ben Cari Denge konusunun 1998deki duruma benzeyecegini dusunuyorum. O donem Asya krizi ve Rusya krizi vardi. Petrol fiyatlari hem reel olarak hem de nominal olarak dusmustu(O yillarda Petrolun varili 9-12 dolar bandinda saliniyor ortalama olarak 10.55lerdeydi uzun bir sure) Yine o donem hem ithalatta hem de ihracatta ciddi dususler olmustu Cari denge acigi dusmekle birlikte Turkiyenin 1980den beri hep yukselen Dis Ticaret(alim-satim hacmi) potansiyeli bu ikiz kriz hasebiyle dusmustu. Yine ayni yillarda herhangi bir diplomatik, savas teror saglik vs sorun olmadigi halde Turizmde tabir-i uygunsa cokus yasanmisti. Hem gelen turist sayisi azalmisti hem de gelen turistler daha az konaklamaya baslamisti. Hatta ve hatta Turkiyede cok bilinen ve cokca da hakli olarak elestirilen "Her sey Dahil" Sisteminin yayginlasmasi da bu yillara dayanir.

    Son olarak 1998 yilindaki sartlar bugun yok bugun daha sert kosullar mevcut.Hem dunyada hem bolgemizde hem de Turkiyede.

    YanıtlayınSil
  4. Emeğinize sağlık hocam, desenize kriz yeni başlıyor

    YanıtlayınSil
  5. Hocam hem kurdaki yukseklik hem de korona virusunun turkiye ye gelmemis olmasi turizm gelirlerini artirmaz mi?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. İnsanlar uçaklara binmekten korkuyor.

      Sil
    2. + İnsanlar turist olarak ziyaret ettikleri yerlerde, yerel halk ile değil, daha çok hiç bilmedikleri ülkelerden gelen turistler ile aynı ortamda bulunuyorlar.

      Turizm mevsimine girmeye başlayan ülkelerde iptaller yüksek, Türkiye için bir iki ay daha var. Bir kaç hafta daha uzaması durumunda iptaller artmaya başlar.

      Sil
  6. Mahfi Hocam merhaba, makalelerinizi severek okuyorum, ekonomi alanında bize katkınızdan ötürü çok teşekkür ederim. Yaşanan küresel kriz gelişmiş ülkelerden yayılıyor, FED'in faiz indirimini Avrupa, İsviçre ve Japonya izleyecektir. Resesyon sebebiyle talep daralması ve Türkiye'de ihracat azalması kaçınılmaz. Ancak turizm sektörü hakkında görüşünüze katılmıyorum. Bahsettiğimiz küçülme Uzakdoğu'da yaşanabilir, nitekim Tayland'da turist sayısı %50 azalmış. Virüs Çin'den yayılıyor ve sıcağı sıcağına kimse tatile Uzakdoğu'ya gitmek istemiyor. Şuan mart ayındayız ve yaz geldiğinde virüs ile ilgili sorunlar çözülecektir. Avrupalı ve Rus turistler tatil ihtiyacını bir şekilde gidermek durumunda ve Türkiye'den daha uygun bir alternatifleri yok. Tanıdığım birçok Alman Türkiye'yi evi gibi görüyor, her yaz Antalya'ya gelmek bir gelenek olmuş. TL'nin dış değeri bu kadar düşükken turizm sektörünün pozitif ayrışacağını düşünüyorum. Ani bir gelişme olmazsa Türkiye'nin turizm sektöründeki pozisyonu gelecek yıllarda da güçlenerek devam edecektir.

    YanıtlayınSil
  7. Bu yorum yazar tarafından kaldırıldı.

    YanıtlayınSil
  8. Mahfi bey, bilmediğim için soruyorum, herhangi bir şey ima etmek için değil.

    "İran, Suudi Arabistan, Katar"

    (1) Özellikle bu üç ülkede, "faiz" haram mı?

    (2) Bu üç ülkenin Merkez Bankaları'nda "Para Politikası Kurulu" benzeri bir kurul var mı?

    (3) Bu üç ülkenin Merkez Bankaları, "faiz" konusunu nasıl anlatıyor? Faiz oranını, özgür (ve özerk) bir şekilde, indirip-sabit tutup-arttırabiliyorlar mı?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Selam 15.31
      1. Soru artık gereksiz bir soru, dini inanç ile faiz arasında bir ilişki bulunmuyor. Faiz bir piyasa gerçeği, faiz haram diyen olsa bile faiz olduğu gibi durur. Faiz haram diyen ülkelerde de faiz farklı isimler ile var. O üç ülke yöneticileri faiz haram diyorlar, hepsinde de faiz var.

      2. Bu ülkelerin dünya pazarındaki hacmi çok önemsiz düzeyde olduğu için, bu üç ülkenin kararları dünyayı etkileyemediği için onların neyi nasıl anlattıklarının bir önemi bulunmuyor.

      3 ülke de para piyasaları için önemsiz ülkeler, özel olarak o ülkeler için bir ilginiz var ise bilemem, o ülkeler dışında kimsenin de onlar için özel olarak mesai verip o ülke piyasaları üzerine kariyer yapacağını zannetmiyorum.

      Sil
    2. 17:53, sizin bakış açınıza göre önemsiz gözükebilir.

      Mahfi bey'in cevaplarını bekliyoruz.

      Sil
    3. Bu sözüm Ortadoğu halklarına gelsin:

      Faiz haramda, Enflasyon haram değil mi?

      O kadar emek vereceğim ve emeğimin göstergesi olan para enflasyon karşısında eriyip gidecek. Yani emeklerim eriyecek...Bu haram değil mi?

      Bu durum "iki yüzlü" Ortadoğuluların İran ya da Suudi Arabasitana gitmek yerine Almanyaya kaçmaya çalışmaları kadar "iki yüzlüce"...

      Sil
    4. (1) Bu ülkelerde faiz haram ama aynı işlevi gören başka adlı uygulamalar var.
      (2) Petrollerinin olması onları öyle ya da böyle önemli kılıyor.
      (3) İran ve Katar'da MB'nin faiz oranı yok. Suudi Arabistan'da repo oranı olarak % 1,75 uygulanıyor.

      Sil
    5. Bu faiz tartışması çok su götürdü, götürecekte. Negatif faizi nereye koyucaz burada. Onu da merak etmiyor değilim. Yaptığım kısa araştırmada kabaca,haram olanın gerçek para olan altın ve gümüş e uygulacak olan faiz olduğu şeklinde bir intiba bende kuvvetlenmekte. İtibari paradaki faiz ise insanların harcama alışkanlıkları üzerine ve piyasadaki mal hareketleri üzerinde devletin kontrolünü sağlayan bir enstrüman gibi görünüyor.

      Sil
    6. Selam İbrahim bey,

      Efsanaye göre, İbrahim oğlu İsmail'i kurban etmek ister. Kimsenin aklına yahu bu adam bir toplum lideri, yani kafası çalışan bir adam, hiç kafası çalışan adam evladını kurban eder mi sorusu gelmez. Sonra da bu adama sözde gökten canlı koyun iner, onu keser. Kimse yine gökten canlı koyun iner mi diye sormaz. Ne bileyim, akıllı adam oğlunu kesmek yerine başka bir şey adar, gökten niye pazardan koyun alacak para inmiyor da koyun iniyor bilmiyorum, para inmesi daha kolay hem koyun satıcısı da sevinir.

      Neyse, bu İbrahim oğlunu ve oğlunun karısın çöle kovar. Kimse demez ki yahu adam koskoca peygambersin, lidersin ne istersin bir kadından ve kendi öz oğlundan, madem süreceksin uzak diyara niye sürmezsin başka bir kente? Neyse, bunu da geçelim, kaç günlük yoldaki çöle kadın ve oğlu sürülünce, susuz kalırlar. Yine kimse sormaz, o kadar uzun yola koskoca lider niye susuz gönderir karısıyla oğlunu ve niye korumasız gönderir? Sonra kadın çölde oğlu için su arar iken ayağına çarpan taştan su fışkırır adına Zem zem derler. Yine kimse sormaz, yahu İbrahimin kadını kovduğu şehir ile suyun çıktığı yer arasında 1500km den fazla mesafe var, kadın tek çocuk ile tek başına o yolu nasıl gitti diye?

      İbrahim'i genç iken ateş bizim güney doğuda yakmaz. O dönemler savaş yapılan/rakip milletin tanrısı güneş veya ateştir. Halkı ateşi kutsar. İbrahim ateşte yansa, İbrahimin tanrısı ateşten üstün olamazdı. Halk masalı derler bunlara, psikolojik unsurdur. Bizim inancımız kutsal demenin bilinç altı hikayelerindendir.

      Faiz haram mı helal mi tartışmasının çok su götürmesinin temeli bizim binlerce yıllık eski inanışlar ve inanışları güç devşirmek için kullananlar.

      Mahfi beyin tapınaklardaki din adamlarının güç devşirmek için faizi haram kılmaları üzerine yazısı vardır.

      Ortada haram da helal da kılan üstün bir kuvvet yok, halk hikayeleri var.

      Sil
  9. Hocam şahısların yurt dışından getirebilecekleri 5 kg. kadar altınlar cari açığı ne kadar düşürebilir...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yurt içi yerleşik şahıslar 5 kilo altını yurtdışından alıp, evlerine koyarlar ise bizim ithalatımızı artırır.

      Yurt içi yerleşik şahıslar yurtdışından 5 kilo altın alıp Türk piyasasına koyar ise,
      - ithalat(döviz) + döviz(altın) = 0 olacağı için etkisi olmaz. Ülkedeki nakit döviz altın ile değiştirmiş olurlar.

      Yurt için yerleşik şahıslar eskiden aldıkları ve yurt dışında tuttukları altını ülkeye getirir türk piyasalarına sokar ise, geçmişten günümüze aldıkları döviz cinsinden altının artışı kadar kısa dönemde cari açığı finanse eder.

      Altın eğer, batılı ülkelerden daha önce alınmış ise, ordaki vergi mevzuatına göre hali hazırda aklanmış kazançtır, getiren bir fayda görmez.

      Eğer altın, gelişmemiş ülkelerden alınmış ise, orda vergi derdi olmadığı için getiren kişi türkiye'yi güvenli buluyor ise türkiye de saklamayı tercih edebilir.

      Öyle önemli bir faydası olmaz bu işlerin.

      Sil
  10. FEDin derhal faizleri indirip piyasalara aylik 100milyar dolarlik likiditeli parasal genisleme yapmasi lazim.
    Euro bolgesininde piyasalara yine aylik 100milyar euroluk likideteye dayali parasal genisleme programi aciklamasi lazim Aylik 100 milyar euroluk parasal genisleme hareketi piyasalara moral vermenin yaninda dusen emtia ve petrol fiyatlarina da cikis yonunde bir destek talep olusturabilir.
    Dolar ve Euroda olusabilecek parasal genislemeden kaynakli deger dususu ufak capli %10 gibi bir develuasyon piyasalar icin olumlu bir hava olusturur. Gelismekte olan ulkerde rahatlama sagladigi gibi. Hem ABDde hem de Euro bolgesinde bu durum icerideki bireylerin borc cevrilebilirligini borc odenebilirligi dahasi reel borc seviyesini dusurur. Cunku olusabilecek paradaki reel kayiplar ve bu reel kayiplarin olusturabilecegi ufak capli enflasyon %3-4 gibi borclarin reel degerini dusurur borclarin odenmesini cevrilebilmesini dusuk faizler hasebiylede kolaylastirabilir. Boylelikle bireylerin ve sirketlkerin borc yuku enflasyon tarafindan absorve edilebilir.

    YanıtlayınSil
  11. Hocam "0" vaka sayısıyla krizden dünyanın en zengin ülkesi olarak çıkabilirmiyiz?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. İnternet tartışmalarına göre Türkiye'de istatistiksel olarak vaka var,
      açıklanan vaka bulunmuyor.

      En iyi niyetli yorumculara göre, Türkiye sağlık sistemi vakaları yakalama yeteneğine sahip değil mi tarzında sorular soruyorlar. Söylentisi, gerçekleşmesinden daha kötü bir durum.

      Katma değerli ve verimli üretmeyen kimse zengin olmaz.

      Sil
  12. Merhaba,

    Her krizin fırsat tarafı da vardır, ithalatın mecburen düşmesi ithal ikame, teknoloji trnasferi ile yerel üretim gibi yolları açacaktır kanaatimce. Yeter ki akıllıca yönetsin yönetenler, İstanbul kanalı gibi abuk projelere para yatırmasınlar.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Dogru. Dovizin yukselmesi ve zaten yuksek seyretmesi cok uzun suredir. Otomatikman yerel tedarikcileri yerli uretime ithal ikameye sevk edecektir. Bu neredeyse hemen hemen butun ulkelerde olabilir bir durumdur. Ozellikle reel kur endeksi degersiz yerel parayi cok uzun suredir gosteriyorsa Yeterki uygun ekonomik kosullar yaratilsin

      Sil
  13. Hocam petrol fiyatlarındaki dalgalanmanın anlık olarak fiyatlara yansımamasının sebebi olarak, kontratların 6 aylık yapılması gösteriliyor. Bu doğru mudur?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Petrol piyasası çok karışık, anlık haberlerde gördüğümüz fiyatlar, bizim aldığımız petrol fiyatından çok farklı olabilir.

      Opec dışında üretim yapan ülkeler, zarar etmemek veya öngörülebilir fiyat elde etmek için vadeli işlemleri çok yapıyorlar. Onlar ile yapılan vadeli işlemlerin de realize edilmesi fiyatları değiştirir.

      Fiyat değişkeni çok boyutlu, Rus petrolü, Suudi Arabistan petrolünden maliyet olarak yüzde 40 kadar daha yukarda, dağıtım kanalları ve onların anlaşmaları, dağıtım kanallarının operasyonel maliyetleri de girdiğinde petrol tüketici fiyatları benim gibi sıradan insanların hesap edemeyecekleri bir noktaya geliyor.

      Sil
  14. Sayın Hocam, şu an üç farklı küresel kriz dinamiğinin hibriti olan bir küresel krizle karşı karşıya olduğumuzu düşünüyorum.1.sizin yazınızda belirttiğiniz 3.evre, 2. Olaraksa dünya ekonomisi nin korona nedeniyle mal, hizmet ve emek sonucuakışını sağlayan noktalarda izolasyon ortaya çıkan reel sektör küresel krizi 3. İse 2. Faktörün finans kesimi üzerinde ortaya çıkardığı küresel finansal kriz baskısı. Diğer 2 küresel krizin başlangıç noktaları 29 hisse senedi piyasası 08 ise kredi piyasası üzerinden patlak verdi. Bu sefer çok daha farklı bir küresel kriz dinamiği olduğu sonucu çıkarılabilir mi sizce? ve bu hibrit kriz dinamiğinin etkileri nasıl olur. Saygılar

    YanıtlayınSil
  15. 1929 buhranı kadar büyük bir krizin olacağını öngörüyor musunuz?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bu daha kötü. 10 yıl oldu çözülemedi.

      Sil
    2. Sistemik çöküş geliyor.

      Sil
    3. 29 buhranı nispeten daha kontrol altındaki bir dünya ortamında olmuştu.
      Şimdi, Fed ve diğer merkez bankalarının koordinasyonu ile, ülkelerin koordinasyonu ile ilgili bir süreç içindeyiz.

      Çözümü daha zor.

      Sil
  16. Zannediyorum Suudi arabistan yakin gelecekte cok uzun yillardir dolara bagladigi 1dollar 3.75 riyal bandi sabitligini dalgali kura cevirecek buda riyalde develuasyon olusturacak. Dahasi boylelikle S. Arabistan hem butce denkligini enflasyonla yamayacak hem de ithalati engellemek cari dengede surdurebilirligi saglamaya calisacak. Bu durum ayrica S. Arabistanin petrol cikarma maliyetlerini de dolar bazinda reel olarak gerilemesini saglayacak boylece dusuk petrol fiyatlarina karsi durabilitesi bagisikligini saglayacak bir nebze olsun. Bu durumda ki bana gore cok gec bile kaldilar bunu taaa 2016larda yapacaklardi S. Arabistanin derha cok uzun yillardir surdurdugu l dolar sabitliginden cikip riyali dalgali kura gecirmek boyelikle piyasa develuasyonu ile petrol cikarma maliyetlerini reel olarak asagiya cekmek.

    YanıtlayınSil
  17. Borsa İstanbul bugün %6 daraldı. Bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Bu durumda sıradan bir vatandaş olarak ne yapabiliriz hocam?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yapcak pek bir şey yok. An itibarıyla CDS primi 418.

      Sil
  18. Hocam, ABD enflasyonunda hızlı bir düşüş olacağını ve sonucunda dxy nin hızlı değer kazanacağını düşünüyorum. Bu durum altını baskilamaz mi? Bir de altin talebi yüksek olan ülkeler de krize girerse altında 1996-99 arasında olduğu gibi sert bir düşüş olabilir mi? Saygılarımla

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Altin her zaman guvenilir bir emtia olmustur tarih boyunca. Ozellikle boylesi kosullarda savas dogal felaket salgin teror vs gibi durumlarda altina talep artar. FED muhtemelen ciddi bir parasal genislemeye gidecek. Bunu diger ulkeler bolgeler izleyecek. Bu durumda Altina talep artacak ve altin fiyatlari yukselecek.
      ABDde enflasyonun deflasyona evrilme durumu kuskusuz sozkonusu hic bir sey olmasa bile ABD gibi petrole bagli bir ekonomi bireylerin petrol gaz benzin fiyatlarina duyarliligi yuksek bir ekonomide petrol fiyatlarinin dusmesi bile ABDde deflasyon riskini ortaya cikarir.

      Sil
    2. Merhaba adsiz 22:07 size 1-2 dünya savaşları ve İspanyol gribi salgınında altın fiyatlarını incelemenizi öneririm. O dönemlerin en düşük fiyatlarını bulacaksınız.

      Sil
    3. Amerikan halkının davranışı ve global finans çevrelerinin hareketleri etkili olur, QE gelir ise kısa dönemde altın talebini baskılar, diğer merkez bankaları ise altını alım yönünde kullanmak isteyebilir, dolardan da çıkmak isteyebilirler.

      Ben şahsen QE taraftarı değilim, ancak piyasa beklentisinin de tersine hareket etmenin mantığı bulunmuyor. Fed piyasaları QE ile doyurmak ister gibi geliyor bana.

      Sil
  19. Hocam olayı çok guzel ozetleyip sonunda da reçeteyi vermiş. Batiya diz çök az zararla kurtul.

    YanıtlayınSil
  20. Hocam kaleminize sağlık. Ülkenin tersindekiler,sizin yazdiklarinizin yarısını okusalar , bugün krizden bahsetmeyiz.

    YanıtlayınSil
  21. Ben hayatımda bu kadar inanarak yapısal reformları destekleyen biri görmedim. Hoca Atatürk bekliyor. Hocam o devir kapandı. 2002-2007 arası şansoğlu şansın yardımıyla az biraz birşeyler yapabildik zorla başka birşey yok. Bu ülkenin ortalaması bu az birşey iyi az birşey kötü bu kadar hocam bu kadar. itiraf edin artık. elinizdeki 3 puanlık elle 10 puan alamazsınız. haa bir atatürk gelirse belli olmaz da hocam öyle bir adam yüzyılda bir gelir. biz hakkımızı geçen yüzyılda kullandık.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yok öyle bir beklentim yok. Esasen Atatürk'ün yaptığı gibi köklü reformlara da ihtiyaç yok. Sadece gideceğimiz yönü doğru belirleyip o yönde adımlar atmamız yeterli. Ki yön de 250 yıldır Avrupa zaten. Bizim sorunumuz ikide bir yön değişikliği yapmamız.

      Sil
    2. Türkiye'nin teknik olarak ekonomisi sorunlu değil.
      Kabaca, 300-350 milyar dolar kadarlık borçlanabilme limiti daha bulunuyor.

      Türkiye'nin yönetim sorunu var.

      Ortadoğu ve Balkanların :) hala en güçlü ülkesi burası.

      Yukarda yazmıştım, son 40 yıl ülke bir toplum mühendisliği ile değiştirildi,
      liyakata, bilgisine, örgütlenmesine dikkat eden bir toplum ile iki üç nesil sonra, güzel bir ülke olur.

      Mevcut düzen Türk insanını korkak yetiştiriyor, insanımızın karakteri korkak oldu. Sebebi tamamen bilgisizlikten. Bilgiye dayalı bir değerlendirme ölçüsü insanımızda olmadığı ve/veya örgütlü olarak topluma aktarılamadığı için, insanımız (özellikle laik değerleri benimseyen çevreler) katillerine aşık oldular.

      Sil
  22. Enflasyon ile ilgili sorumlu kimdir? Hükümet mi? Merkez Bankası mı? (Anayasamıza göre, pratikte bildiğimi sanıyorum:),
    Bir de anayasa ile enflasyon hedefi/sınırı konulabilir mi, bunu yapan ülke var mı?
    (:Tapu güvencesi sadece gayri menkul sahibini güvenceye alıyor, gayrimenkul ise Allaha Emanet! Enflasyon ile hükümet tarafı keyfine göre oynayıp para sahibinin kıymetini elinden alıyor diye düşünüyorum. Öyle midir?)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Enflasyon Merkez Bankasının sorumluluğunda. Anayasa'ya her şey konulabilir ama anayasadaki diğer kurallar uygulanıyor mu ki enflasyonla ilgili kuralın uygulanacağından emin olalım.

      Sil
    2. Teşekkürler hocam.!
      İnsanın hoşuna gidiyor doğrusu, (= nacizane tesbitlerimin yetkin kişi tarafından onanması ve fikirlerinin başkalarında da oluşmuş olduğunu görmesi ! :).
      Umarım daha geç olmadan görmesi gerekenlere de ulaşır, bulaşır..

      Sil
  23. Merhaba Hocam,
    Bir şekilde döngüye girildiğini belirttiniz. Öğrenmek istediğim ekonomik yada farklı alanlarda neler farklı yapıldı da böyle bir kriz döngüsünün içine girildi? Döngünün sebebi nedir? İlk ve ikinci aşamanın tekrar yaşanmaması için nasıl bir model uygulanması gerekir? Teşekkürler.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Dünya, büyümesi gereken hızın üzerine çıktı, sistemi zorladı ve hızlı büyüdü, şimdi onun faturasını ödüyor. Bir kızılderili sözü var: 'Çok hızlı gittik ruhlarımız geride kaldı, onu beklemeliyiz' diye. Onun gibi.

      Sil
    2. Hocamıza ek olarak,
      2008 sonrasında Sermaye, örgütlü bir finans kapital sisteminin dar çevresine de girdi.
      Hanehalklarının eline fazla geçmedi. Varlık fiyatları aşırı şişti, kazançlar kağıt üzerinde yükseldi, bunu sönümlendirmek için hanehalkı alımları yeterli seviyede değil.

      Son bir buçuk yılda olması gereken düzeltmeyi biraz da bu sebeple merkez bankaları eli ile ötelediler, bir yerde sönümlenmesi gerekir. Aksi durumda, vadeli olarak yük hanehalklarının üzerine yıkılır, dünya gelir dağılımı bir miktar daha bozulur.

      Sil
  24. Çok teşekkürler hocam, ben bu krizin dünya ekonomisinde, akılları başa getireceğine inanıyorum. Sanal ortamda gerçekleşen, kaldıraçlı, türevli kağıt ekonomisinden, (ihtiyaca göre - yeteri kadar üretilecek) gerçek üretim ekonomisine geçileceğine inanıyorum. Gelir adaletsizliğinin sonunun hüsran olduğu anlaşılacaktır. Hızla sosyalist politikalar uygulamak zorunda kalacak olan devletler, içe dönük politika geliştirecekleri için bu kriz büyük savaşlar yaşanmadan atlatılacaktır.

    YanıtlayınSil
  25. Hocam elinize emeğinize sağlık , benim dikkat ettiğim bir husus da CDS priminin güncel risklere tepkisinin gitgide hızlanması oluyor geride bıraktığımız 2-3 yılda CDS'in reaksiyonu biraz gecikmeli olarak görülürken artık neredeyse anlık tepkilerle karşılaşıyoruz.

    Saygılarımla.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sağ olun.
      Evet, genellikle krizler panik davranışlara yol açıyor öyle olunca da eskiye göre hızlanıyor her şey.

      Sil
  26. Mahfi bey merhabalar. Bir sorum olacaktı. Son iki ayda ülkemizden hisse senedi ve DİBS satilarak çıkan para miktarı yaklaşık 3.4 milyar dolar. Benim sorum bu ilişkide , faizler yuksek iken borçlanma kağıtları fiyatı neden düşük oluyor ? Bir de yine yabancı yatırımcı kur dusukken neden ülkeden çıkmak istiyor .

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Tahvil fiyatı artarken tahvil faizi düşer, tahvil fiyatı düşerken tahvil faizi artar.
      Diyelim ki 100 TL değerindeki tahvili 95 TL’ye aldınız. Bu durumda o tahvilin faizi ((100 – 95) / 95 =) % 5,3 olur. Tahvilin değerinin 97 TL’ye yükseldiğini düşünelim. Bu durumda tahvilin faizi ((100 – 97) / 95 =) % 3,2'ye düşmüş olur. Yani tahvil değer kazandıkça faizi düşer.

      Diyelim ki 100 TL değerindeki tahvili 97 TL’ye aldınız. Bu durumda o tahvilin faizi ((100 – 97) / 97 =) % 3,1 olur. Tahvilin değerinin 95 TL’ye düştüğünü varsayalım. Bu durumda tahvilin faizi ((100 – 95) / 97 =) % 5,2’ye yükselmiş olur. Yani tahvil değer kaybettikçe faizi yükselir.

      Sil
    2. Emekleriniz için çok teşekkürler hocam. Sağlıcakla kalın.

      Sil
  27. Mahfi hocam elinize sağlık çok açık ve net bir yazı

    YanıtlayınSil
  28. Hocam elinize sağlık, neden petrolün değeri bu kadar düşmüşken, cari açık çok aza inecekken, ülkede raporlanan corona virüslü yokken hala TL değer kaybediyor, CDS neden bu kadar yüksek? CDS'in raporlamasını kim neye göre yapıyor?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim.
      İki meseleye açıklık getireyim. İlki CDS primi döviz kurları gibi arz ve talebe göre poiyasada anlık olarak belirleniyor. İkincisi Türkiye'de CDS'in yüksekliği savaşta olmasının getirdiği ek risklere göre ortaya çıkıyor.

      Sil
  29. Hocam bilmediğim için soruyorum..petrol varil fiyatı dünyada düşerken bizde neden düşmüyor..neden yansımıyor

    YanıtlayınSil
  30. Kaleminize sağlık hocam. Küresel krizlerin önüne geçmek pek mümkün olmasa da yerel reçeteyi sık sık tekrarlıyorsunuz, yapısal reformlar gerçekten hayati önem taşıyor ama uygulamamakta nedense ısrar ediyor devlet. Corona virüsü için havaların ısınmasıyla virüsün kaybolacağı gribal enfeksiyona benzediği söyleniyor bu doğruysa yaz aylarına girerken piyasalarda toparlanma bekleyebilir miyiz?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yapısal reformları uygulamak isteyen bulunmuyor, yukardaki yorumlarımda biraz dizayn edilmiş Türk halkından bahsetmiştim, bu halkın özelliği bilgiye dayalı, örgütlü ve liyakatli bir çalışma prensibini benimsememiş olması.
      Türkiye, bir ile bir buçuk nesil kabaca 30 ile 45 yıl daha böyle gidecek, temel bu şekilde, bunun üzerine düzgün bir yapı inşaa edilmez.

      Yaz aylarına giderken toparlanma bekliyorum bende sizin gibi, virüs bahanesi gidecektir, uzun zamandır beklenen bir düzeltme yaza doğru sönümlenecektir, bir de QE ile piyasaların çökmesi engellenir diye bekliyorum.

      Sil
  31. Koronavirüsle mücadele için geliştirilen aşıya, kısırlaştırıcı maddeler karıştırılacağı söylentileri dolaşıyor:

    https://t24.com.tr/haber/abdurrahman-dilipak-korona-nin-asisi-ilaci-diye-sunacaklari-seye-kisirlastirici-bir-seyler-de-katacaklardir,865560

    Sizin yorumunuz nedir Mahfi bey?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Nerdeyse her dönemde her aşı için bu söylentiler mevcut. Hatta hitler tarzı ari ırk peşine düşüldüğü veya nüfus teorisi ortaya atanda var. Marjinal teoriler son yıllarda çok moda oldu zaten.

      Sil
    2. Kafaları sadece bu safsatalara çalışan kişileri kısırlaştırıp en azından gelecek nesilleri rahatlatacak bir aşı bulsalar çok iyi olur aslında da ne yazık ki tıbbi olarak mümkün değil.

      Bu tip aşıların taşıdığı asıl büyük risk, yeterli klinik çalışma yapılmadan kullanıma sokulmalarıdır...

      Sil
    3. Dilipak ve ağababaları, bunları hep söyler, onlar verem aşıya da, bebek mamasına da karşıdırlar.

      Bu yazıda bu konuya çok atıf yaptım yukardaki yorumda, Dilipak ve türevleri (kabaca son 40 yılda öldürülmemiş yazarlar ve aydınlar).

      80 darbesi sonrası dizayn edilen Türkiyenin ve Türk insanının bilincine yapay korku kodlarını veren kişilerdir. Bilgisiz ve hayali konuşmalarının karşılığında siyasi ve bazı toplum derneklerinden hayatlarını sürdürebilecek maddi karşılık bulmalarının sebebi budur.

      Amaçlarına ulaşmışlardır, günümüzde her şeyden korkan bir toplum yaratılmıştır.

      Sil
  32. Sevgili üstat,

    Kıymetli yazınız için teşekkür ederim.

    Korona virüsünün yayılması ile alakalı son bilgiler Çin deki vaka sayısının nerdeyse durma noktasına geldiğini ifade ediyor.
    Salgının başladığı günden bu yana geçen süre göz önüne alındığında (benzer seyirin diğer ülkelerde de yaşanacağından hareketle) yaz aylarına kadar salgının kontrol altına alınabileceğine dair bir izlenimim var.
    Krizin 3. Aşamasına geçmekte olduğumuza dair görüşünüze katılıyorum.
    Bir yandan da bu aşamaya geçişimizi hızlandıran ve etkisini yükselten salgının, çıkışta da benzer bir etki yaratması düşünülemez mi?

    Çok selamlar.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Cafer bey, aslına bakarsanız krizin üçüncü aşamasına geçişimiz korona virüsünden önce başladı. Çin'in büyümesi yüzde 6'lara düşerken başlamıştı üçüncü aşama. Korona virüsü bunu hızlandırdı sadece. O nedenle konu sadece virüsün tedavisiyle çözülecek gibi görünmüyor. Dünya yavaşlıyor. Bu, çevre için iyi olsa da dünya buna hazır değil.

      Sil
    2. Geri dönüşünüz için teşekkür ederim.

      Sil
  33. Mahfi hocam,verdiğiniz net bilgiler için tesekkür ederim.Küresel krizin ne kadar süreceği hakkında tahmininiz varmı?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bunu tahmin etmek mümkün değil, çünkü mesela hiç beklenmedik anda bir virüs çıkıyor ve her şeyi alt üst ediyor. O nedenle kriz bir bu kadar daha sürebilir.

      Sil
    2. Selam, varlık fiyatlarında hala yapay şişkinlikler var, borsaları MB işlemleri uzun süre ayakta tuttu, paranın bir miktar daha hanehalklarına inmesini sağlayan politikalar ile daha yumuşak bir geçiş yaşayabiliriz.

      Sil
  34. Umarım sorumlu yetkili kişi ve kurumlar bu bulguları dikkate alırlar. Saygılarımla.

    YanıtlayınSil
  35. Saygılar hocam, ülkemizin bu dönemden çıkışı için gerekli olan tek şeyin dürüst, güzel ahlaklı ve liyakatli insanlara ihtiyacı var. Siz ve sizin gibi insanların cesur olmaya devam etmesi şart.
    Son yıllarda yaşanan her sorunun altında yatan ana neden sanırım ülke olarak dürüstlük ve güzel ahlaktan uzaklaşmış olmamız.
    Güzel günlerin yakın olması dileği ile saygılar...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Elimden geldiğince devam edeceğim. Teşekkür ederim.

      Sil
    2. Selam Sn Nevra Polat,

      Yazdıklarınız olması gereken en güzel özellikler bir toplum için, ilkokul öncesinden itibaren anne-baba-çocuk-okul-çevre arasında çözülüp verilmesi gereken insani vasıflar.

      Gerçeklere geldiğimizde şu soruyu sormak lazım;

      Rusya, Malezya, Meksika, Çin, Arjantin, Lübnan, Kazakistan, Ekvator Ginesi, Brezilya, Dominik Cumhuriyeti, Nauru, Gabon, Botsvana, Türkmenistan ve Tayland ülkeleri demokrasi, insani gelişmişlik, insan hakları ve iş ahlakı olarak gelecekte, yakın dönemde nasıl bir seviyede olur? Bu ülkelerin Batı seviyesine çıkmaları için ne yapmaları gerekir?

      Bu soruya verilen cevap, Türkiye'nin yerini belirtecektir.

      Türkiye, gelir ve insani ve kurumsal gelişmişlik olarak (kabaca) tüm bu ülkelerin ortancasını temsil eder. Kişi başına düşen gelir itibarıyla da bunların ortalamasıdır Türkiye.

      Hayal aleminden sıyrılıp, ne olduğumuzu gerçek şekilde bilirsek, çözüm önerilerimiz de o kadar uygulanabilir ve gerçekçi olur.

      Sil
  36. Değerli Hocam, şuanda elinde nakit TL olan birisi, kısa vadede parasını çekmek zorunda da değilse ne yapmalı? Maksimum orta ve uzun vadedeki yatırımın hangi opsiyonlar olduğunu düşünürsünüz? Cevap vermezseniz de anlarım :) En değerli saygılarımla...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Her zaman olduğu gibi sepet yapmak en doğrusu diyeceğim. Üçte biriyle döviz, üçte biriyle TL mevduat, yüzde 20'siyle altın, yüzde 20'siyle dengeli fon ya da ucuzlamış olan hisse senetelerinden.

      Sil
  37. Krediye başvurandan ‘harcama belgesi’ istenecek; banka parayı işyerine aktaracak

    10 Mart 2020

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tüketici kredilerini dizginlemek amacıyla bankalardan tüketici kredisi kullanan vatandaştan buzdolabı, çamaşır makinesi, TV veya tatil harcaması gibi giderlerin belgelenmesini isteyeceği bir düzenleme hazırlığında. Banka krediyi satışı yapan mağaza veya işyerine verecek.

    İhtiyaç kredilerindeki artış hızı ocak sonu itibariyle yüzde 30’u aşınca Merkez Bankası da müdahale ederek yeni düzenlemeye gitmişti.

    htiyaç kredileri tüketimi artırırken, bu artışın bir kısmı ithalat talebi yarattığı için cari açığa olumsuz yansıyabiliyor. Aynı zamanda iç talebin kuvvetlenmesi enflasyonu artıran unsurlar arasında.

    Habertürk’ten Rahim Ak’ın haberine göre şimdiye kadar bankalardan sadece gelirin belgelenmesi karşılığı alınan tüketici kredileri başka bir şarta bağlanıyor.

    BDDK’nın düzenlemesi yürürlüğe girerse harcama nedeni gösteremeyenlere kredi tahsis edilmeyecek. Düzenlemeye göre banka krediyi satışı yapan mağaza veya işyerine verecek.

    BDDK bu uygulamayla tüketici kredilerini frenlemenin yanısıra vatandaşın lira cinsi kredi çekip döviz almasının önünün kesilmesini de amaçlıyor.

    http://www.diken.com.tr/krediye-basvurandan-harcama-belgesi-istenecek-banka-parayi-isyerine-aktaracak/

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Kredi kartına taksitte kısıtlamaya gidilince alışveriş kredisi adı altında bir
      temsilci ürüne özel kredi tanımlıyorlardı avm mağazalarında ve online mağazalarda. Bunun farkı ne ne gerek var bu ek çalışmaya?

      Sil
    2. Son 10 yilda tum zor sartlara ragmen isinin hakkini veren gercekten olaylari olgulari panik yapmadan sesizce izleyip sorunlara analitik ve yaratici bakan ve hemen cozum bulabilen bir kurum gosterin bana deseniz direk BDDK derim. Iyi ki varsin BDDK.
      Iste bagimsiz ozerk kuruluslarin olmasinin faydasidir bu.

      Sil
    3. Ceken krediyi cekti zaten

      Ati alan uskudari gecti

      Sil
    4. Para bu sistemde su gibi akar yolunu bulur, ordan kısarlar ise, kontrol edemedileri başka yerden patlar.

      Mikro ölçekli ekonomik kararları manipüle etmek yerine, serbest bırakmaları daha iyi olur.

      İnsanların, altın, döviz taleplerinin temelinde güvensizlik yatıyor, güveni verdiklerinde mikro karar alıcılar kendiliklerinden doğru yöne hareket ederler. Bu tarz işlemlerin maliyetlerinden kaçınıyorlar, çünkü günün sonunda o maliyeti topluma yansıtmadan çözmek için bazı yapısal değişimler yapmak gerekir, mevcut toplum ve siyasi otorite o değişimleri yapamaz.

      Sil
  38. Hocam ekonomi dışı yapısal reformlar bir devlet politakası haline gelmeden arzulanan refah düzeyine ulaşmamız imkansız gözüküyor ki mevcut yönetimin de böyle bir derdi yok malesef

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Size ek olarak, mevcut Türk muhalefetinin de öyle bir derdi yok.

      Türk siyaseti Karagöz-Hacivat oyunudur, izleyenler Karagöz e bakıp, Hacivatı tutar, ikisini konuşturan ağız da, oynatan el de aynıdır.

      Sil
  39. Elinize saglık Mahfi Bey.Su anki Dolar/TL Piyasa değerini gerçek buluyormusunuz,yoksa son dönemde uygulanan bazı polıtıkaların sonucu mu olarak görüyorsunuz? Türkiye CDS primi rakamlarına baktığımızda halen yukseliş devam ediyor.Tesekkürler.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ciddi müdahale var. Yani kirli dalgalı kur uygulanıyor. O anlamda gerçekçi olmayabilir.

      Sil
    2. Türkiye'nin döviz kaynakları ve kullanımları üzerinde şeffaf bir görünüm yok.

      2019 Mayıs tarihinden itibaren, sadece Turizm ve İhracat ile açıklanamayacak bir döviz girişi var. Kimilerine göre yüksek faizli, abidik-gubidik yerler diye tabir edilen Çin, Katar vs ülkelerden gelen döviz.

      Bu döviz acaba bir yıllık mı emaneten geldi? Cevabı belirsiz.
      Döviz sahibi, faizini alıyordur, acaba anaparayı da bu sene ister ve emanetini uzatmaz ise ne olur?

      Türkiye döviz hareketlerini, iki kayınçonun işlettiği, iki farklı esnaf dükkanı gibi düşünün. Biri diğerine hatır çeki veriyor, öbürü de buna veriyor, fatura kesiyorlar, çekleri bankadan kırdırıp nakte dönüyorlar. Biri patlarsa diğeri de patlar.

      Sil
  40. Mahfi bey

    Bir (1) yıllığına kendinizi evinize kapatsanız, kendinizi karantinaya alsanız, koronavirüsten korunmak için.

    Evde yorulmamak için, zinde kalmak için:

    Blog'da yazı yazmasanız,

    Tweet atmasanız,

    Kitap yazmasanız,

    Kitap okumasanız,

    İnternete girmeseniz,

    Olmaz mı?

    Bir yıl sadece Mahfi bey? Cevabınız?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Olur tabii ama beni özlersiniz. Sonra kim anlatacak geçekleri size?

      Sil
    2. Mahfi bey ciddiyim:

      25 Mart Çarşamba, Altınbaş Ünv.'deki konuşmanızı iptal etmeyeceksiniz değil mi?

      Lütfen cevap yazınız...

      Sil
    3. Bu benim verebileceğim bir karar değil. Üniversite karar verecek.

      Sil
  41. Saygı değer Hocam, normal gripten ölen insanlar Corona'ya göre kat be kat daha fazla iken , bu derece panik sizce normal mi? İnsanlar bir şeye mi yöneltilmek isteniyor. Komplo teorilerinden anlamam ama sizce bu paniğin arkasında başka bir şey olabilir mi?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Grip bilinen bir şey. İnsanlar bilinen şeylerden korkmazlar. Çünkü zamanla onu kanıksarlar. Korona virüsü bilinmeyen bir şey. O nedenle paniklendi.

      Sil
    2. Haklısınız hocam, peki sizce bunun arkasında da bir akıl olabilir mi? insanlar söylendiği gibi dijital hayata mı zorlanıyor,virüs taşıyabilen kağıt paralar yerine dijital paralar, insan az robot yoğun üretimler, evden çalışmalar vs... İnsanlar bilerek mi bir şeye yönlendirebilmek mi isteniyor? Yoksa sizce bunlar sadece komplo teorileri mi? Görüşleriniz bizim için çok değerli saolun varolun.

      Sil
    3. Hocam, aslında korona da bilinmeyen bir şey değil, çok iyi bilinen, influenza etkenlerinden biri olan oldukça yaygın virüs ailelerinden bir tanesi. Bu aileden gelen bir virüs mutasyon geçirerek biraz farklı özellikler kazandı, o kadar.

      Bence yaratılan bu panik, dünya yöneticilerinin beceriksizliklerinden, ne yapacaklarını bilememelerinden kaynaklanan bir basiretsizlik. Bu arada ne yaptıklarını gayet iyi bilen birileri de bu fırsatı farklı amaçlarla kullanacaklar mı, bunu zaman gösterecek.

      Sil
  42. Hocam, bireysel olarak korunmak için sınırlı sağlam paralara yönelmek ve ihtiyaç dışı harcamaları kısmak çözüm gibi görünüyor. Diyelim ki buna karar verdik, kaydisinden kaçınmak fizikisini almak gerekecek. Digital rakamların tembelliğinden kurtulup eskide kaldığını düşündüğümüz yeni kaygılarla yaşamamız gerekecek. Size gönülden teşekkür ederim. Gelmekte olanın ciddiyetiyle korkutanlar yanında durumun vehametini hokus pokusla perdelemek isteyenlerin arasında gelip giderken yaptığınız ciddi uyarılar benim nezdimde hakem görevi gördü. Size oldum olası güvenmişimdir. Selam ve saygılar.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim.
      Çok doğru tespit ve öneriler.

      Sil
    2. Merhabalar,

      Dijital rakamların tembelliğinden kurtulmak ile anlatmak istediğiniz güvenilir rezerv döviz cinsinden bankada durmak mı? Yoksa eski kullanımı ile yastıkaltı tabir ettiğimiz tasarrufların altın ve döviz olarak evde veya banka kasasında saklanması mıdır? Çünkü ikisinin neden-sonuç ilişkisi ve güven bunalımı farklı olacaktır.

      Sil
    3. Merhaba doğrudan fiziki AU ve AG'den bahsediyorum.

      Sil
  43. Bu yorum yazar tarafından kaldırıldı.

    YanıtlayınSil
  44. Hocam elinize sağlık.
    Kapatilzmin başını çeken ülkeler sorunları ve çatışmaları ticari,politik,siyasi,petrol vb. kansız savaşlarla çözmeye devam ettiği sürece ben yakın zamanda gerçek bir sistem çöküşünün olabileceğine inanamıyorum.
    Yanılıyorsam lütfen düzeltin ancak kan akmadan böyle büyük sistem/ideoloji değişikleri tarihte hiç olmamış.
    Dünyanın en güçlü ülkeleri kapitalist sistemi savundukça ve aksini savunan ülkeler dünyada söz sahibi olmadıkça: her ne kadar bu dünya gücü ülkeler de zaman zaman kriz ve sıkıntı yaşasalar bile bence en ağır faturayı her zaman bizim gibi 2.,3. ve 4.... dünya ülkeleri ödüyor. Bu dünyada söz sahibi ülkelerin kriz sorunu yaşadığı dönemlerde bile en ağır faturayı genelde yine o ülkenin 2,.3.,4.... sıradaki vatandaşları ödüyor(istisnalar kaideyi bozmaz:D).
    Kapitlalist sistemin, küreselleştikçe kırılganlaştığını görüyoruz evet ancak kapitalist sistemi savunan ülkeler sömürecek yani kriz döneminde asıl ağır faturayı ödetecek insanlar/ülkeler bulduğu sürece ayakta kalacağı ve bu uğurda kimleri harcadığına bakmayacağı kanaatindeyim.
    Peki bu dünya gücü kapitalist sisteme sahip ülkelerin gerçek kanlı savaşlara girmeden 2., 3., 4...sıradaki vatandaşları/ülkeleri sömürmesinin en büyük ve kolay yolu ise kapitalizm ve küreselleşme olarak gözüküyor.
    O halde son tahlilde kapitalizmin faturayı kesebilecek/sömürebilecek kendinden güçsüz vatandaşları ve ülkeleri küreselleşme sayesinde elinin altında tutabileceği müddetçe sistemin çöküşünün yakın zamanda olmasının çok düşük bir ihtimal olduğu kanaatindeyim.
    Saygılar sevgiler hocam, görüşleriniz benim için çok değerli.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim.
      Dedikleriniz doğru.

      Sil
    2. Ben teşekkür ederim hocam. Genç okuyucularınızdan biri olarak yorumlarıma cevap attığınızda yaşadığım sevinci bir karşılaştırma ile size göstermek isterim.

      Mahfi hocanın yorumuma cevap atması>Hoşlandığım kızın hislerime cevap vermesi :D sevgiler saygılar:D

      Sil
  45. Mahfi bey ben sizi niye seviyorum biliyor musunuz?

    Çünkü kandırmıyorsunuz.

    YanıtlayınSil
  46. Kerem İNANIR10 Mart 2020 21:50

    Hocam ellerinize sağlık :)
    Yalnız birşey soracağım, ekonomik reformlara girmedik veya giremedik :(
    Yazınızda bahsettiğiniz, "Hukukun üstünlüğü, demokrasi, eğitimde bilimsel temele geçiş, yurtta ve dünyada barış ilkesine dönüş gibi adımlar" için ne kadar bekleriz acaba 🤔
    Umarım çok uzun sürmez 😩

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Selam Kerem bey,
      Bugün başlanırsa sonuçlarını 35 40 yıl sonra bir sonraki nesil ile almaya başlarız.

      Sil
  47. 3-5 ay sonraki demeçleri şimdiden görür gibiyim.

    "Malum dünya çapındaki corona virüs krizinden maalesef ülkemiz de olumsuz etkilendi. Yine de diğer ülkelere nazaran pozitif ayrıştık. Ama ben inanıyorum ki ülkemiz bu krizden güçlenerek çıkacak."

    Çok şanslılar gerçekten kabul etmek lazım. İşler kötü giderse günah keçisi ellerinin altında hazır. Bağımlıları gerçeklere yine gözlerini kapayacak ve şu virüs olmasaydı AB, Rusya, ABD hepsi önümüzde diz çökecekti diyecek.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Damat var, gam yok, dilin döndüğü her yerden uygun bir açıklama üretilir, power point ile sunulur, iş insanlarından yüksek onay alınır, medyadan dünyaya meydan okuyan açıklamalar servis edilir.

      Sil
  48. Hocam emeğinize sağlık, ancak bu kriz yeni bir çağı başlatacak sanırım.
    - Çalışma süreleri kısalacak,
    - 3d printer ile üretim şekli değişiyor,
    - mevcut varlık balonu söneceği için, yatırım için yeni varlıklar ortaya çıkacak,
    - Uluslararası ticaret kuralları ve kanalları yeniden şekillenecek,
    Dünya ABD, AB, GB, Çin ve Rusya arasında Müthiş bir güç ve üstünlük mücadelesine dönüşecek.

    YanıtlayınSil
  49. Pelin Kaçar11 Mart 2020 00:31

    Hocam bu durumda turist sayımız artmaz mı? sonuçta bi virüs vakası bulunmadı ve diğer ülkeler tarafından Tr’nin daha güvenilir olduğu düşünülüyor.Bu yaz Tr den giden olmaz ama gelen turist fazla olur,teşekkürler.Kaleminize sağlık.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Artmaz. Bulundu. Düşünülmüyor. Olmaz. Sonuncusuna katılıyorum Mahfi hocanın kalemine sağlık.

      Sil
    2. Giden çok azalır gelen de azalır. Hiç virüs vakası çıkmasa bile sözümüze itibar edilmediği bir dönemde buna kimseyi inandıramayız.

      Sil
    3. Algı, malesef Türkiye için yurtdışında tek bir adama indirgenmiş durumda.

      O adamın da yurtdışındaki insanlara güven duymaları için
      verebileceği en ufak pozitif bir mesajı, imajı, imkanı, yeteneği, kadrosu, öngörüsü, altyapısı, kapasitesi bulunmuyor. Yani, dünya piyasalarındaki alıcılar malın kalitesini iyi biliyor.

      Twitter üzerinden, Türkiye'ye daha önce ziyaret yapmış, bu sene ziyaret yapmayı düşünen insanların yorumlarını okudunuzda, bu yaz nasıl bir durum olacağını, mevcut Sağlık Bakanlığı açıklamalarına ne derece güven duyulduğunu görebilirsiniz.

      Türk bakan, bir kaç gün önce okuduklarıma göre, Türkiye'de hastalık görülemisinin istatistik olasılık ihtimalinin olduğunu belirtmiş. Esasen bu bakanın değil, Batı ülkelerindeki insanların Twitter üzerinden kabaca 10 gün boyunca söyledikleri bir söz. Tek adam rejimi sebebi ile Türk istatistiklerinin gecikmeli ve az gelebileceğini belirten yabancı sayısı çok fazla.

      Okuduğum kadarı ile kimsenin, Türkiye veya Türk insanı ile ilgili bir sorunu bulunmuyor.

      Türkiye'nin reklam vitrininde bir kişi var, o da gelir seviyesi düşük bazı ülkeler dışında sevilmiyor.

      Son mülteci politikası sebebi ile Türkiye'ye giren insan sayısında artışlar olduğu belirtiliyor.

      Sil
  50. Selam hocam, ölçüsüz sorunlu büyümeyi 2017 de yaptık peşinden daha büyük kriz geldi. Sebebi 2018 anayasa referandumu. Hormonlu büyüme acı oluyor. Şimdi de 2023 için acele ediliyor. Yanlış kararlar alınıyor. Neden 2023, onu yazmıyayım.

    YanıtlayınSil
  51. Yukarıda biri 2007-2012 arası şansla ilerleme olsu ama Atatürk devri bitti diye zırvalamış.. 2007-2012 arası şans falan yok, satılan ülkene verilen bolca borç batağı var.. Cübbeli falan takip edin, yanlış yerde otluyorsunuz..

    YanıtlayınSil
  52. Hocam sizce bu sadece tedavisinin şuan için belirsiz olduğu bir virüsün bir şekilde yayılması mı? yoksa insanları bir geleceğe hazırlama mı? insan yerine robot yoğun üretimin olduğu, virüs yayabilecek kağıt para yerine dijital para, evden çalışma vs gibi? sizce insanlar bir şeye doğru doğrudan veya dolaylı yönlendiriliyor mu? Yoksa bunlar birer komplo teorisi mi?

    YanıtlayınSil
  53. Not: Yapısal reformlarını tamamlamış İtalya, en buhranlı dönemlerde, vatandaşlarına kolaylık sağlayabiliyor. Türkiye ise yerlerde sürünüyor!

    İtalya Ekonomi Bakan Yardımcısı: Koronavirüs salgını sonrası İtalya genelinde bireylerin ve henahalklarının mortgage ödemeleri askıya alınacak.

    İtalya Ekonomi Bakan Yardımcısı Laura Castelli, koronavirüs (Covid-19) salgınının ülke ekonomisi üzerindeki kötü etkisi nedeniyle, ailelere ve küçük işletmelere sağlanan mortgage ödemelerinin tüm ülke genelinde askıya alındığını söyledi.

    Radyo Anchio'ya mülakat veren Castelli, "Evet, bireyler ve hane halkları için durum böyle olacak." ifadesini kullandı.

    Ayrıca Roma yönetimi, koronavirüs salgını ile mücadele için harcamayı planladığı 7 buçuk milyar euroluk acil durum paketini de 10 milyar euroya çıkardığını duyurdu.

    İtalya bankacılık lobisi ABI de toplam bankacılık varlıklarının %90'ını temsil eden kreditörlerin, koronavirüs salgınının finansal etkisiyle mücadele eden küçük firmalara ve hane halklarına borç ertelemesi sunacağını bildirdi.

    https://tr.euronews.com/2020/03/10/italya-koronavirus-nedeniyle-mortgage-odemelerini-askiya-aldi

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. İtalya yapısal reformlarını tamamlamış değil. Ekonomi dışında iyiler ama ekonomide yacak reformları var.

      Sil
    2. İtalya, TR ile kıyaslanmaması gereken bir ülke.

      İtalya, bu doğa olayı sebebi ile,
      ECB den parasal destek ve EU dan politik destek alabilecek bir ülke.

      Çoğu ülke, olumsuz bir durum için mortgage ödemeleri, kredi kartları min ödemeleri, ticari kredilerin ve bireysel kredilerin kredi skorlarını engellemeyecek şekilde ötelenmesi, hanehalklarına aylık 800 USD ile 1200 USD arasında direk destek verilmesini, süreçte işsiz kalanların işsizlik ödeneklerinin gerekirse uzatılmasını, hükümet ve parlamentolar nezdinde hazır bulunduruyorlar.

      Türkiye'nin kurumlar nezdinde Batı dünyasi ile bir ilgisi kalmadığı için Batı örneklerinin Türkiye'ye adaptasyonunu düşünmek gereksiz. Türkiye, Meksika, Çin, Türkmenistan ortalaması gibi bir seviyede çözüm üretecektir.

      Elimizdeki beşeri ve maddi kaynaklar bu seviyededir.

      Sil
    3. https://www.oecd.org/economy/wide-ranging-reforms-needed-to-ensure-italy-s-economic-recovery.htm

      Yukardaki linkte Italyanin yamasi gereken ekonomik reformlarin bir kismi var.

      Teker teker yazmak uzun surecek.

      Sil
    4. Italya 2011den beri devasa cari fazla veriyor.
      Dahasi hadi cari fazla turizim kaynakli der geceriz.
      Adamlarda mal ticareti yani ihracat ithalat denkligi dis ticaret fazlasi devasa boyutta.
      Ve bu 2011den beri kesintisiz suruyor. Ekonomik kuculme resesyon dusuk buyume mali onlem paketlerinden kaynaklaniyor derseniz yanilirsiniz. Italya 2017-2018de normal buyume patikasina yakin geldiginde bile cari acik dis ticaret acigi vermedi. Dahasi bizden yola cikarsak ekonomik kriz donemlerinde cari dengeyi toparlasak bile ertesi sene cari denge yine acilirdi. Hele hele biz gibi akdeniz canagina komsu ulkelerde tuketime gosterise keyfe kedere ilgi alaka her zaman mevcuttur. Kisaca cari aciga dayali tuketimi 1 yil hadi bilemediniz 2 yil tutarsiniz ertesi senelerde ertelenen talep tersine evrilir. Italyada bu olmamis belliki adamlar 2011den beri fazla veriyor.
      Tabii bu normal olani. Suanda durumlar hem Italya icin hem dunya icin hem de bizim icin yuksek riskte.

      Sil
  54. Mahfi bey

    Konusunu söylemek zorunda değilsiniz, şu an yeni bir kitap yazıyor musunuz?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yazıyorum. Konusu ekonomiyle ve bilimle ilgili değil. Bir roman. Yazımı bitmek üzere. bittikten sonra epeyce bir elden geçireceğim dolayısıyla piyasaya çıkmasına daha epey zaman var.

      Sil
  55. IMF ve Dünya bankası corona salgınından etkilenen ülkelere milyarlarca dolarlık yardım yapacağını açıklayınca birdenbire ülkemiz de gece yarısı açıklamaları ile virüsten etkilenmeye başladığını duyurdu. Önümüzdeki 15 gün içinde aslında dünyada en fazla Türkiye’nin etkilendiğini ve olgu sayılarının bir anda onbinleri bulduğunu açıklarlarsa hiç şaşırmayın...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Türkiyede vaka sayısının az olmasının sebebi, çok az kişiye test yapılması.

      Sil
    2. Adsız 16:34

      Bizimki gibi ülkelerde kaç vaka olduğu değil kaç vaka olduğunun açıklandığı önemlidir. Sayın iktidarımız corona varlığını inkar etmekle ne fırsatlar kaçırmakta olduğunu fark etmiş görünüyor. Bundan sonra abartılı sayılara ve sıkıyönetime varan abartılı önlemlere kendimizi hazırlamaya başlayabiliriz...

      Sil
  56. Mahfi hocam siz 70 yaşındasınız, tehlikeli grup içindesiniz.

    Önümüzdeki bir ay evinizdeki odanızdan dışarı çıkmayınız, pencerenizi bile bir ay boyunca açmayınız ve bol bol sarımsak yiyiniz.

    Bunları yaparsanız, koronavirüs size bulaşmaz. Anlaştık mı?

    (Ben gencim, riskim az.)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim beni düşündüğünüz için. Öyle yapıyorum. Bence siz de gençliğinize çok güvenmeyin ve aynısını yapmaya çalışın. Anlaştık mı? Sevgiler.

      Sil
    2. Mahfi bey

      Siz "monşer (fr: monsieur) hayat tarzı"nı benimsediğiniz için, sarımsak yemeye itiraz edeceğinizi sanmıştım, yanılmışım...

      Enteresansınız...

      Sil
    3. Monşer, monsieur'in (bay) Türkçesi değil mon cher'in Türkçesidir. Mon cher'in Türkçe karşılığı azizim dir.


      Sil
    4. Eeee ihtiyarlık zor Mahfi bey, 70 yaşındaymışsınız...

      Sil
    5. Fiziksel ihtiyarlık zordur gerçekten ama asıl zor olan zihin ihtiyarlığıdır. Zihninizi genç tutmaya çalışın.

      Sil
    6. Mimar Sinan'ların yaşı sorulmaz..işine bakılır..ustalık işleri..59*..

      Sil
  57. Hocam, Cekirge istilasi afrikadan ortadoguya cin hindistan hattina oradan da bize kadar geldi. Gida krizi kapida bu hususta neler soyleyeceksiniz?
    Halan 90li yillara laf eden hem muhalif hem iktidar paydasli akli evveller var.
    90li yillarda hem dunya hem de Turkiyede daha stabil istikrarli bir yasam ve hayat vardi. En azindan umud kavrami soz konusuydu.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bizdeki muhaliflerin iktidar paydaslarinin agzinda bunda bazi ekonomistler de var
      2015den beri agizlarinda surekli "90li yillara mi donuyoruz" "90li yillarda su soyleydi bu boyleydi boyle kotuydu"

      Insan biraz utanir. Ama nerdeeeeee...Bunlarda utanma arlanma yok! 90li yillardaki dunya avrupa ve turkiyedeki bugune gore gorece daha istikrarli dengeli daha az sacmalayan daha az lumpenvari bir yapi vardi.
      90li yillardaki imalat ihracat sanayisinin tarimsal uretim ivmesine sadece baksinlar yeter.
      Dunyadaki demokrasi kosullarina baksinlar yeter
      Turkiyedeki issiz insan sayisina baksinlar yeter
      Turkiyedeki bugunku mesleksizlik o gunlerde yoktu bile. Usta-cirak iliskisi vardi. Esnaf iskurma kulturu gelenegi vardi.
      Universiteli issizler o gunlerde yoktu. Var olanlari da bir kararname ile kadrolu sinavsiz kosulsuz torpilsiz ogretmen yaptilar

      Bizdeki utanmazlar ise sabah aksam 90li yillara laf etme 90li yillari ocu gosterme hevesi telasi icinde bir gunah kecisi bulmuslar o da 90li yillar! Varsa yoksa 90li yillar...
      Bunda muhalifler ve iktidar paydaslarinin emegi sagolsun cok buyuk eksik olmasinlar.

      Sil
  58. Hocam mali saydamlık verileri bulabileceğim Türkçe bir web sitesi var mı biliyor musunuz ?

    YanıtlayınSil
  59. Merhaba hocam, domuz gribine piyasanın tepkisi nasıl olmuş diye baktım. Hemen hemen aynı süreç yaşanmasına rağmen borsada bir düşüş gerçekleşmemiş. Belki halihazırda krizden dolayı çok düşmüş olmasından kaynaklanmış olabilir ama bu virüs işi aslında finansal çöküşe sadece bir bahane olmuş gibi görünüyor. Bu durumda bu krizin bitişinin virüsün ortadan kalkıp kalkmamasıyla çok da ilintili olmayacağını, bu hastalığın tedavisi bulunsa bile uzun bir süre krizin devam edeceğini ve finansal piyasaların düşüş eğilimini devam ettireceğini düşünüyorum. Yanılıyor muyum?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Aynı kanıdayım. 2008 krizine yol açan hastalıklar henüz tedavi edilmeden dünya yeniden aynı havaya girmiş ve sorun biriktirmeye başlamıştı. Virüs yeni düzeltmenin bahanesi oldu.

      Sil
  60. Hocam cds miz neden çılgın artıyor?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ekonomik, sosyal, siyasal (dış politika dahil) pek çok sorunumuz vardı şimdi bunlara bir de korona virüs etkisi eklenince riskler tavan yaptı ve CDS rekor kırmaya yöneldi.

      Sil
  61. Mahfi bey

    Yerel seçimler 31 Mart 2019 değil de 31 Mart 2020 olarak (yani iki hafta sonra) kararlaştırılsaydı; koronavirüs riski nedeniyle seçim tarihi ertelenir miydi ertelenmez miydi?

    Siz devlet tecrübenize istinaden, nasıl bir karar verilmesini beklerdiniz?

    YanıtlayınSil
  62. Saygıdeğer Mahfi Hocam,

    Ramazan ayı içinde, koronavirüs ile nasıl mücadele edeceğiz, biliyor musunuz?

    İftar sofralarında biraraya gelecek insanlar hastalığın yayılması için tehlike teşkil etmiyor mu?

    Ne dersiniz?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ediyor ama nasıl davranılacağı konusunda emin değilim.

      Sil
  63. Öncelikle değerli analiziniz için teşekkürler. Sizce bu dönemde özel banka eurobond ları almak iyi bir yatırım olur mu? Eurobond yatırımı için doğru ortam ve zamanlama nedir? Saygılarımla.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim.
      Ben yatırım tavsiyesi vermediğim için kusura bakmayın.

      Sil

  64. "Bu aşamada parasal genişlemenin ve faiz indirimlerinin önceki aşamalarda olduğu kadar olumlu etki yaratması olası görünmüyor." yazmışsınız. Bu konuda da bir yazı ümit ediyorum.Teşekkürler

    YanıtlayınSil
  65. Hocam covid 19 iktisadi olarak hangi kriz grubuna girer

    YanıtlayınSil
  66. Kapitalizm emminin selamları var.

    "Kuraklık olduğunda
    'İklim krize girdi'
    demiyorsanız, bu tür anlamsız lakırdıları benim için de etmeyiniz.
    Alınıyorum."

    diyor.

    YanıtlayınSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...