25 Temmuz 2020 Cumartesi

Merkez Bankası Faizi İndirdiği Halde Gösterge Faiz Niçin Düşmüyor?

Merkez Bankası, haziran ayı hariç tutulursa tam bir yıldan bu yana faiz indiriyor. 26 Temmuz 2019’da politika faizi yüzde 24’den 19,75’e düşürerek başladığı indirim eylemine her ay devam ederek Mayıs 2020’de yüzde 8,25’e kadar geldi. Haziran ayında faize dokunmadı. Dolayısıyla şu anda Merkez Bankasının politika faizi (haftalık repo faizi) yüzde 8,25.

Buna ek olarak Merkez Bankası piyasa yapıcı bankalara 1 puan düşük faizle borç veriyor. Son zamanlarda kullanılmasa da bir de gecelik borç verme faizi var. Bunların, verilen borç miktarıyla ilişkilendirilmiş ağırlıklı ortalaması da (TCMB ortalama fonlama maliyeti) Merkez Bankasının uyguladığı ortalama faizi gösteriyor. Bu faizin temelini oluşturan politika faizi ve gecelik faizi düşürdükçe doğal olarak bu ortalama faiz de düşüyor. Bu ortalama faiz geçen hafta sonu itibarıyla yüzde 7,54 idi. Yani Merkez Bankası bankaları ortalama yüzde 7,54 faiz oranıyla fonluyor.  

Bir de gösterge faiz var. Gösterge faiz; vadesine iki yıl kalmış, üç veya altı ayda bir kupon ödemesi olan devlet tahvilleri arasında en çok işlem gören (veya son üç işlem günü içinde en çok işlem gören) devlet tahvilinin faiz oranıdır. Buna göre gösterge faiz olarak kabul edilen belirli bir tahvil bulunmamakta, tanıma göre ölçü alınan tahvil değişebilmektedir. Gösterge tahvil faizi, Merkez Bankasının faiz indirimlerine karşın son dönemde tam tersine artış eğilimine girmiş görünüyor. Bu da geçen hafta sonu itibarıyla yüzde 10,57 idi.

Aşağıdaki grafiklerden soldaki TCMB’nin ortalama faizinin (kaynak; TCMB sitesi EVDS) son bir yıldaki gidişini, sağdaki ise gösterge faizin (kaynak; BloombergHT) son bir aydaki gelişimini gösteriyor)



Merkez Bankası faizi indirdiği ve bankalar gerek mevduat gerekse kredi faizlerinde buna uyum gösterdiği halde niçin gösterge faiz de aynı uyum içinde görünmüyor? Bunun birbiriyle iç içe geçmiş iki yanıtı var: İlk olarak gösterge faiz ötekilerden çok daha piyasa kurallarına uygun belirlenen bir faiz oranı, ikinci olarak da piyasada belirlendiği için risklerden etkileniyor. Bir başka deyişle riskler arttıkça müdahaleyle belirlenenler o kadar etkilenmese de gösterge faiz olumsuz etkileniyor.

Bir ülkenin ekonomik, sosyal ve siyasal risklerini ölçen ve piyasada arz ve talebe göre belirlendiği için en objektif ölçü olarak kabul edilen CDS primi, Türkiye için geçen hafta sonu itibarıyla 492 baz puandaydı. 300 baz puanın üzerinde bir prim söz konusuysa ülkenin aşırı riskli olduğu kabul ediliyor.  
Aşağıda dünya risk haritası (www.worldgovernmentbonds.com/sovereign-cds/) yer alıyor. Kırmızı renkle gösterilen ülkeler CDS primi 300’ün üzerinde olduğu için aşırı riskli kabul edilen ülkeler.


Haritadan görüleceği gibi Türkiye, dünyadaki en riskli 6 ülkeden birisi konumunda bulunuyor.

Risklerin arttığı ya da düşürülemediği bir ülkede faizleri bastırarak fazla bir yere gitmek mümkün görünmüyor. Enflasyonu ve faizleri kalıcı biçimde indirmenin bir tek yolu var: Riskleri düşürmek. Onun da ilk koşulu riskin ne olduğunu objektif olarak görmeye çalışmaktan geçiyor.



184 yorum:

  1. Bu kadar ciddi negativ reel faizin oldugu bir ortamda enflasyonun uçması gerekmez miydi hocam ?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sen nerdesin

      Sil
    2. Pazara,markete gidin geçen yılkı fiyatlarla bu yılkini karşılaştırın.Enflasyonu hissedersiniz.

      Sil
    3. Gerekirdi ama bunun cozumu var ve TUIK bu cozumu uyguluyor. Bunun cozumunun ne oldugunu Kartal Imam Hatip lisesinde ogretiyorlar.

      Sil
    4. Maaşlar seviyesine yansıtmıyorlar,
      Dolar fiyatını sabit tutmaya çalışıyorlar.

      Bu iki durum sayesinde enflasyon zıplamıyor.
      Maaşlar enflasyon altında kaldıkça fakirleşme artıyor.
      Döviz fiyatları tutulduğu için mal çeşitliliği azalmıyor.

      ikisini bırakırsa, piyasadaki mal çeşidi azalır, temel gıda erişimi için fakirleşme hissi azalır, istenen malı bulmak zorlaşır.

      Sil
  2. Gene aydınlatıcı ve güzel yazınız için teşekkürler.
    Size göre riskler nedir hocam?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Risklerin anası siyasetteki yanlışlar. Kötü yönetim, daha doğrusu yönetememe.Siyasal islamın güçlenmesi.Dikta rejimi..Gerisini saymayayım

      Sil
    2. Youtube da Prof Özgür Demirtasin Amazonun degeri diye bir video var, amazon firmasin degeri Türkiyedeki borsadaki kayitli bütün firmalrin degerinden fazla ediyor. Korkunc degilmi

      Sil
  3. Hocam euro tl 8 dolaylarına ulaştı bu durum Avrupa’nın pandemi sürecini iyi yönetmesinden mi kaynaklanıyor? İkinci sorum dolar tl sabit seyrediyor pandemi bittikten sonra yabancı yatırımcının gelmesiyle tl güçlenir mi iyi gümler saygılar sevgiler dilerim hocam

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Pandemi bitse bile Türkiye doğrudan yabancı yatırım çekemez. CDS primi böyle iken Türkiye'ye para gelmez. Gelmeyeceği için ve bu cds oranıyla yaklaşık 200 milyar dolarlık dış finansman ihtiyacımızı döndürmemiz zor gözüküyor. Böyle olduğu için TL'de değer kaybı devam edecek.

      Sil
    2. Kaan bence kendi soruna kendin cevap vermissin zaten: "tl güçlenir mi iyi gümler". Gercektende TL iyi gümleyecek yakinda, bayramdan sonra. Euro'nun yukselmesi dolar endeksinin 94'e dusmesinden kaynaklandi. Cin ile maraza cikarmalar, Konsolosluk kapatmalar, ABD'de pandemi surecinin kotu yonetilmesi ve artan vak'a sayisi bunun sebeplerinden bazilari. Dolar endeksi dustugu icin dolar sadece Euro'ya karsi degil diger para birimlerine karsi da deger kaybediyor, bunun sonucinda altin ve gumus deger kazaniyor, malum altin belirsizligi sever.

      Sil
  4. Hocam MB de eninde sonunda faizi artıracak gibi geliyor? Sizin görüşünüz nedir? Kaç ay daha faiz bu kadar düşük seyredebilir?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sizin görüşünüz nedir Mahfi Hocam

      Sil
  5. Bizim ülkede merkez bankası aynı anda hem faiz, hem döviz indiriyor :) Bu dünya çapındaki büyük başarının sonucu ise elbette görünürde başka, gerçekte başka fiyatların oluşması. Devlet tahvillerinde işlem yapan ya da ister serbest piyasa, ister bankadan döviz almaya kalkan herkes bu gerçeği biliyor. Gördüğüm kadarı ile piyasa artık MB'dan ümidini kestiği için kendi işine bakıyor. Bu işin böyle gitmeyeceğini herkes biliyor da ürkütmeyelim vakvakları...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Mesuliyetli 12.56, bir süredir yorumlarınızı takip ediyorum. İlginç yorumlar yazıyorsunuz. Sizinde blogunuz var mı acaba?

      Sil
    2. Hocam sizin görüşünüzü çok merak ediyoruz?

      Sil
    3. Bende yorumlarınızı güzel ve anlamlı buluyorum

      Sil
    4. Teşekkür ederim. Blogum yok, Mahfi hoca’nın bizlerle hem paha biçilmez bilgi ve deneyimini paylaştığı, hem de üşenmeden tek tek okuyarak yorumlarımızı yayınladığı bu değerli blog dışında hiçbir yerde yorum yapmıyorum...

      Sil
    5. Bazı anonimleri Mahdut kendi yazıyor. Anlamaktan ziyade sadece muhalefet. Mahdut kendi çalıp kendi oynuyor :)

      Sil
    6. Kıskanma hacı, çalış seni de bir beğenen olur :)

      Sil
    7. Tartışmalar ve katkılar için çok teşekkür ederim. Çoğu yorumu keyifle okuyorum ve ben de çok şey öğreniyorum.

      Sil
    8. Anonim 20:22 ile aynı görüşteyim. Mahdutun yorumları sadece muhalif çözüm odaklı değil.

      Sil
    9. Kardeş, yaşamakta olduğumuz tüm sorunların iki aşamalı tek çözümü var:

      1-Sizler gibi artık iyice azınlıkta kalan iktidar fanatiklerinin de narkozun etkisinden kurtulup ayılmanız,

      2-Aklı ve bilimi tek kurtuluş olarak gören, hurafelerden arınmış, çağdaş bir yönetim biçimine kavuşmamız.

      O zamana kadar; yaptığı tek bir doğru bulunmayan, her yanlışı ile ülkeyi biraz daha çıkmaza sokan anlayışa muhalefet etmeyip ne yapacağız, sizler gibi alkış tutup yanlışlarına yenilerini eklemelerini mi seyredeceğiz?

      Sil
    10. 1. Bize kardeş diye hitap etme lütfen. Ergen muhabbetine dahil olmak istemiyorum.
      2.Birisi bişey dediği zaman şucu bucu deme lütfen. Benim senden de sert eleştiri lerim var. Senden farkım fanatik değilim, objektifin sadece muhalefet etmiyorum. İnsanları ayırmıyorum kamplaştırmıyorum. Ergen bey

      Sil
    11. Mahdut ergenlik yapma kimse senin kardeşin değil, iktidar yalakası şucu bucu diye bölücülük yapma iktidarı senden daha iyi eleştiriyoruz. Fanatiklik yapma

      Sil
    12. Kardeş lafın gelişi hacı, yoksa aslında kardeş olsan sevilmezsin(iz) :)

      Sil
    13. Sizinle Mahfi bey arasında en belirgin fark bu olsa gerek. Yıllardır Ege Cansen, Asaf Savaş ve Mahfi Eğilmez'in ekonomi programını izledim. Temelde aynı şeyi söyleseler de, bir çok konuda "ben seninle aynı görüşte değilim", "bu konuda farklı görüşüm var" diyerek gayet medeni şekilde programı sürdürüyorlardı. Siz ise eleştiri yaparken ya çok abartıyorsunuz yada eleştiri yapıldığında hazmedemiyorsunuz. Halbuki eleştirilen siz değil fikirdir.

      Sil
    14. Anonim 16:03

      Ben burada sadece yorum yapıyorum ve bir rumuzum var. Eğer yaptığım yorumlar hoşunuza gitmiyorsa o rumuzla yapılan yorumları okumazsınız, olur biter. Aşık Veysel ne güzel söylemiş: Koyun kurt ile gezerdi fikir başka başka olmasa...

      Sil
    15. Aşık veyseli bırak kendine bak, insanları şucu bucu diye bölme.

      Sil
    16. 16:03 ile aynı fikirdeyim mahdut ile aynı fikirde değilsen iktidar yalakası oluyorsun , mantıkları bu.

      Sil
    17. Arkadaşlar mahdut mahdut tur :) anladınız siz.

      Sil
    18. Yakın zamana kadar iktidar yalakası olmaktan gurur duyanlar bile artık durumlarından rahatsızlarsa ve kıvrak dans figürlerine başladılarsa gerçekten vahim vaziyetteyiz demektir :)

      Sil
    19. 1. Paul McNamara ile twitterda gecmisti benzer bir konu. Bir zamanlar arjantine gittigimde Arjantin MBsi 5.6 ile dolar veriyordu, fakat o fiyattan kimse alamiyordu :) bozdurmaya gelince tabii bankalar aliyordu. Sokakta ise Dolar Messi deniyordu (10) Hizla bu duruma dogru surukleniyoruz. Felaket olur.
      2. Ekonominin siyasi yonetime yansimasi olarak su an ciddi sekilde 2000 yilina benziyor. Yasiniz musaitse piyasadaki buhrani hatirlayacaksiniz. Iktidarin kendi yarattigi ve EM piyasindaki doviz krizinin tetikledigi cok kotu 1.5 yil hatirliyorum. Sadede geleyim, iktidar bundan sag cikamaz. Parlementoya yeni bir parti girer, AKP turevi. daha sonra da kisa parlemento sonrasi secimle yeni bir iktidar gelir.

      3. Cozum yok tartismalari gereksiz. Cozum icin Douglass North'un meshur makalesini okumanizi tavsiye ediyorum. (https://www.jstor.org/stable/1942704?seq=1) bunu okumuyorsa iktidar Kur'an-i Kerim okusun, Tevrat, Incil okusun. Hak yemedikten, herkese acik ve adil davrandiktan sonra her sey iyiye gider. Istese de hukumet kotu yonetemez bunlar olursa. Ama yol ihaleleri rant icin iptal edilmesin, gereksiz kanallar acilmasin, kentsel donusum hayat kurtarmak icin yapilsin. Her seyi ile kalkinir Turkiye.

      Sil
    20. Mahdut Bey insanları tanımadan bilmeden neden itham ediyor sunuz?

      Sil
    21. Aynı görüşte olmayani hacı , kardeş , iktidar yalakası olarak adlandıran birini ciddiye almayın arkadaşlar, gülün gülün gecin az önce yazdıkları gibi ergenlik alametidir. Çocuk ile çocuk olmayın

      Sil
    22. Bırakın kendi çapında takılsın :) herkes çapı kadardır :)

      Sil
    23. Kamplastirmayalim insanları zaten iyice kamplasiliyor lütfen

      Sil
    24. Anonim bey/hanımefendi, yalakaya yalaka demek ne zamandan beri itham tanımına giriyor?

      Not: Siz belki buralarda yenisinizdir ama ben bana ad hominem saldırıda bulunanların tümünün trol olduğunu bilecek kadar eskiyim.

      Sil
    25. Eski olsan ne olur yeni olsan ne olur

      Sil
    26. İtham ettiğiniz yazılarda nasıl bir yalakalık vardı yazarmısınız? Yazamıyorasanız troll ün kralı sizsiniz.

      Sil
    27. https://www.jstor.org/stable/1942704?seq=1) Douglas North unmakalesini özetleyecek var mı acaba?

      Sil
  6. Hocam, MB faiz indirim süreci sizce sonlandı mı? Bu sene daha düşük bir faiz görülme imkanı var mı?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bence MB için şöyle yapacak ya da böyle yapacak diye bir yorum yapmak mümkün değil. Çünkü aldığı kararı hangi baskılar altında ve hangi gerekçelerle aldığını bilmek mümkün değil.

      Sil
  7. Siyasal sosyal ve CDS priminde olduğu gibi ekonomik olarak da pakistanla giderek artan benzerlikler.
    Bkz. pakistanlaşma
    *İlgili bir yazı
    https://www.birgun.net/haber/adim-adim-pakistanlasma-141714
    "Pakistanlaşma,içeride dinselleşme politikaları dışarda ise Pan-İslamist yayılmacı hevesler uğruna ülkenin İslamcı radikalizme teslim edilmesidir.
    Her şey Pan-İslamist darbeci general Ziya-Ül Hak’ın işbaşına gelmesiyle başladı...
    Pakistan’ın tarihi ve bugünkü durumu, Türkiye için adeta bir ders.Pan-İslamcı yayılmacı hayaller peşinde koşan gerici iktidarların ülkeyi sürüklediği uçurumu görmek açısından adeta bir laboratuvar..."
    *

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ziya-ül Hak derken, eğer askeri birikimi ile konuşulursa önünde ceketi ilikleyip saygı duruşunda durmak gerekir. İngiliz ordusunun yetiştirdiği ender komutanlardandır. Ruslara karşı büyük bir başarısı vardır.

      Siyaseten, ingiliz yetiştirmesidir. Bilerek, Pakistan'ı muhafazakarlaştırmıştır. Pakistanın tüm istihbarat ve iç denetim örgütlerini bitirmiştir. Yapılanlar dönem şartları farklılığı ile temel olarak son 20 yılda hızlanan, son 40 yılda Türkiye de yapılanlar ile aynıdır.

      Türkiye de direk islam rejimini koyamadılar. Denediler.

      Türkiye batısında yaşayan insan grubu Yunan, Balkan ve kismen Avrupa (tam olarak değil) kültürüne yakındır.

      Türkiye de yetişen devlet kadroları cumhuriyetle beraber, müslüman değil, daha çok dindar diye tanımlanan deist bir gruptur. Cuma namazlarına giderler, dine saygıları vardır ama müslüman değillerdir. Bürokrasinin bu yapısı islam devrimini engellemiştir.

      Türkiye doğusunda yaşayan kürtler ve Türkler ile iç içe geçen ticari yapıları, Kürtlerin rahatça istanbul gibi şehirlere yerleşmeleri, kürt aşiret liderlerinin Türkiye devleti ile anlaşabilmeleri islam devrimini engellemiştir.

      İç anadolu ve doğu anadolu civarı tamamen Türk islam sentezcisi bir yapı ile anadoluya özgü bir islam devrimini savunan kişileri barındırır.

      Böyle bir devlet yapısında Ziya ül hak gibi yapsalardı, Kenan Evren in yapmasını çok isterlerdi, Kenan Evren yapabilirdi, o zaman Türkiye parçalanırdı.

      Son 40 yılın ilk yirmi yılında Türk bürokrasisini değiştirdiler.
      İslam Cemaat yapısı güçlendirildi (Türkler ve dini cemaatler bilmez, Türkiye de özellikle Süleymancıların içine çok fazla İngiliz kökenli casus sızmış, bunlar İç Anadolu ve Doğu Anadoluda cemaat finans sistemini kurmuşlardır. Zaman ile Süleymancılardan, Fetöcülere , diğer Işıkçılara, İsmail Ağa ve Nakşibendilere geçiş yapmışlardır. En azından benim bildiğim dal öyledir.) Bu ingiliz casusların çoğu, katolik hristiyan kiliselerinde gençlik yıllarında din ve cemaat yapıları konusunda tecrübe kazanmıştır.

      Türkiye nin batısında yaşayan insanların tepkileri toplum mühendisliği ile önce merkez sonra sol partiler ile yumuşatılıp etkisizleştirilmiştir. Batı Türkiye de yaşayan insanların demokratik tepkileri parti yönetimlerince ara kademelere atanan insanlar ile bitirilmiştir, örgütlü bir tepki vermeleri engellendi.

      Güney doğu ve Doğu türkleri nispeten feodal gelenekler etkisi ile en kolay yönlendirilen kesim. onların tepkileri PKK terör örgütüne duyulan tepki paravan olarak kullanılıp diğer türkiyelilerden saklandı, demokratik partileri direk kapatılıp, vekilleri hapse atılarak devlet içinde söz sahibi olmaları engellendi.

      Son 20 yılda devlet yönetimine girmeleri ile beraber, bürokrat kesim tırpanlandı, yeni gelenlerin cemaat kökenli olmaları sağlandı, devlet finansı cemaatlere aktarıldı, olası bir devlet yönetimi değişiminde kaynaklar ellerinde bulunsun diye yurtdışına çıkarıldı.

      Türk islam devrimi için şu anda çok bir pürüz kalmadı.

      Ama her zaman bir kural vardır. Askeri dehalar önce savaşı kazanır, sonra savaşır. Türk islam devrimini hazırlayanlar bir kaç sene daha bekleyecekler. Önlerinde en ufak bir pürüz kalmasın isteyecekler.

      Türk islam devrimi Rusya, Çin ve bazı Batı ülkelerinin çok istediği bir devlet yapısının önünü açacaktır. Pakistan, Afganistan, İran ve Türkiye nin aynı kategoriye girmesi Rusyanın güney sınırını güçlendirir. Doğal kaynakların transferini kolaylaştırır, ucuz askeri insan kaynağı sunar.

      2023 en geç 2025 gibi Türkiye de tüm pürüzler kalkmış olur, İslam devrimi yapılır.

      Sil
    2. Anonim 1754,

      Kenan Evren, eğer Ziya Ül Hak kadar teşkilatçı ve iş bitirici bir kurmay olsaydı İslam Devriminin benzerini yapardı.

      Evren'in yapamamasının iki sebebi var, birincisi yaşlıydı. Evren darbe yaptığında 63 yaşındaydı. Ziya Ül hak 52 yaşındaydı. O tarz yönetim değiştiren darbecilerin en az 12-15 yıl iktidarda tek başına duracağına inanmak gerekir.

      İkinci sebep, Sovyet Ruslardı. Öyle bir soğuk savaş ortamında, Sovyetler, Türkiyenin doğu ve güney doğusunu silahlandırıp isyan ettirmekten asla çekinmezlerdi. Sovyetlerin enerjisi daha kırılmamıştı. Sovyetlerin enerjisi Afganistan ile daha sonra kırıldı.

      Türkiye'nin Afganistanlaştırılmasının maliyeti çok yüksek olurdu. Türkiye'deki sıkıntı Yunanistana sıçrardı. Moskova paktına bağlı olan Balkanlar ve Doğu Avrupa ile Sovyetlerin odağı Avrupa olurdu. Batı Avrupa Türkiyenin Afganistan haline gelmesini istemedi.

      Türkiye'nin Afganistanlaştırılması yazdım, çünkü Türkiye yi o dönem Pakistanlaştırmak hemen Afganlaşmasının yolunu açardı, içerde sağ-sol çatışması varken halkı gruplara ayırıp çatıştırmak daha kolay olurdu.

      Yazdıklarınıza katılıyorum, ancak Kenan Evren bu iki sebep nedeni ile direk Türkiye'yi Pakistanlaştıramadı, Türkiyenin işini biraz rolantiye bıraktılar, zamana bıraktılar, yavaş yavaş ülke çevriliyor.

      Bazıları (özellikle kendi özailesi) Kenan Evren ile İslamlaştırmak arasında bağ kuramayacaktır. Kenan Evren'in şahsı İslamcı değildir, tam zıttıdır. Evren ile Ziya-Ül Hak ka yol verenler, son 40 yılı düzenleyenler kabaca aynı organizasyonlardır. (Bkz Pakistan-Türkiye -sözde- kardeşliği ).

      Sil
    3. Anonim 17:54
      Şahabettin Bey sizsiniz değil mi? Kaliteli yorumlarınızı bizden neden esirgiyorsunuz, eski nickinizle yakın ki rahatça seçip okuyalım.

      Sil
    4. Selam Emre Bey,
      Bahsettiğiniz gibi ben yazdım. Yorumunuz için teşekkür ederim.

      https://multeciler.org.tr/turkiyedeki-suriyeli-sayisi/
      Suriyeli nüfus oranı yüzde 6 yı geçen iller önemli.

      Bazen hesabıma erişemiyorum, şifresi denendiği için hesaba erişmek daha zor oluyor.
      Çoğu zaman, Mahfi Bey'in sayfasında ekonomi dışına çıkıp yorum yazmak hoşuma gitmiyor, ancak, Türk ekonomisinin kilometre taşları olan, ekonomik ve yönetim karar alanların da hareketlerini açıklar vakalar da aynı zamanda.

      Kabaca Ekonomi, İnsan, Kurumsallık ve Bürokrasi hep bir arada düşünülmeli, birini etkileyen diğerlerini de etkiliyor.

      Sil
    5. Selam Emre Bey,
      Bahsettiğiniz gibi ben yazdım. Yorumunuz için teşekkür ederim.

      https://multeciler.org.tr/turkiyedeki-suriyeli-sayisi/
      Suriyeli nüfus oranı yüzde 6 yı geçen iller önemli.

      Bazen hesabıma erişemiyorum, şifresi denendiği için hesaba erişmek daha zor oluyor.
      Çoğu zaman, Mahfi Bey'in sayfasında ekonomi dışına çıkıp yorum yazmak hoşuma gitmiyor, ancak, Türk ekonomisinin kilometre taşları olan, ekonomik ve yönetim karar alanların da hareketlerini açıklar vakalar da aynı zamanda.

      Kabaca Ekonomi, İnsan, Kurumsallık ve Bürokrasi hep bir arada düşünülmeli, birini etkileyen diğerlerini de etkiliyor.

      Sil
  8. Elinize ve bilginize sağlık yine çok aydınlatıcı bir yazı olmuş. Günü kurtarmak için geleceğimizi satan bir zihniyetin riskleri objektif olarak göreceğini sanmıyorum. Elbette risklerin ne olduğunu çok iyi biliyorlardır ama risk olarak kabul edilenler onlar için risk değil yönetme şekli. Ne baskıdan, ne sansürden, ne kurumların saraya bağımlı hale getirilmesinden vazgeçemeyeceklerine göre ekonomide riskler artarak devam edecek demektir. Üstelik eski bir şaka gibi görünse de Başkanlık rejiminin iki tane kuralı var: Madde 1.Başkan her zaman haklıdır. Madde 2. Başkanın haksız olduğu durumlarda 1.madde uygulanır. Bu ekonomide de böyle, siyasette de böyle, hukukta da böyle ne yazık ki.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Turk tipi baskanlik rejimin sadece 1 kurali var "baskanin yaptiklari her zaman dogrudur, sorgulanamaz". Bu sistemin tek risk algisi var, o da KOI'lere yapilacak odemelerin etkilenme veya gecikme olasiligi. Bu risk kabul edilemez. Peki neden sadece bu risk olarak algilanir? Mesela KOI odemelerinin yapildigi malum 5 sirketin sahibi bilinen kisiler degil de perde arkasindaki sadece 1 kisi olabilir mi? Yani sonucta devletin risk algisi aslinda 1 kisinin kisisel risk algisina donusmus vaziyette ve butun ekonomik duzenlemeler bunun cevresinde konumlandirilmis vaziyette. Belki sizin de her gun 50 milyon dolar servet elde etmek gibi bir hedefiniz olsa ve bu hedefe kilitlenmis olsaniz sizin de risk alginiz ona gore sekillenmis olurdu. Ancak bu kadar yazabiliyorum, arif olan anlar.

      Sil
    2. Selam Mig.29,

      O 5 firmaya giden kaynakların tek sahibi Türk milletidir.

      O çeteyi kuranlar, sizin yazdığınız o bir kişiyi sadece CEO olarak görevde tutuyorlar, kendisi CEO maaşı alıyor, vitrindeki 5 kişi de işini iyi yapan yöneticiler, CEO altında çalışıyorlar.

      O para hiç birisinin değil, gerçek tek patronu yok, arkasında bir oluşum var, o oluşumun Türkiye topraklarında doğan ve yaşayan hiç bir kimse ile bağlantısı yok.

      Sil
    3. çivi çiviyi söker...

      Sil
  9. Mahfi Hocam merhabalar
    Dünyada bazı ülkeler enflasyonu düşürmekle uğraşırken, bazı ülkelerde (genelde gelişmiş) makul bir düzeyde enflasyon yaratmaya çalışıyorlar. Bu ülkeler niçin enflasyon yaratmaya çalışıyor ? Ekonomilerinde çarklarının döndüğünü mü göstermek istiyorlar ?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Enflasyon olmayan ülkelerin ekonomisinde sıkıntı vardır. 0 enflasyon veya deflasyon iyi bir durum değildir. Örnek olarak Japonya ekonomisine buna örnektir. Enflasyon olmadığı için ve enflasyon oluşturmak için yüksek bir bütçe açıkları veriyorlar. Bu bütçe açıkları olduğu için kamu borcunun gsyh oranı %238 seviyesinde. Çok yüksek bir borçları var. Enflasyon olmadığı için büyüme de olmaz. Japonya 30 yıldır resesyonda olan bir ekonomi. O yüzden %2 gibi enflasyon rakamı normaldir. Enflasyon oluşmazsa büyümü de oluşmaz. Büyüme olmazsa resesyon olur.

      Sil
    2. Birden fazla sebebi olabilir ama enflasyon düşükse insanlar para biriktirmeye devam eder. İnsanlar parayı emekliliğe kadar biriktirmeyip harcasın ya da fon vs alsın istiyorlarsa enflasyonu arttırıcı hamleler yapabilirler.

      Enflasyon yüksek, faiz düşükse insanlar para durduğu yerde değer kaybetmesin diye harcama yoluna gidecekler, tüketim artacak, üretici kazanacak. Türkiye'de de mesela insanlar ellerine para geçince hemen ev, araba filan alıyorlar çünkü biliyorlar ki seneye daha pahalı olacak.

      Sil
    3. Sayın ypng ikinci paragrafınızdaki görüşünüz bence hatalı; enflasyon ve faiz birbirinden çok uzak olamaz. Eğer ki oluyorsa sistemde başka sorun vardır....

      Sil
  10. Sonbaharda sararmış yapraklar gibi bazı ülkeler sapır sapır dökülecek. Pek ümitli olmasam da inşallah biz o ülkelerin arasına girmeyiz. Bu beyanımın altında bugün altın bozdurmam var. Dün piyasa 418 TL den kapandı ve ben bugün 419 liradan kuyumcuda 24 ayar sertifikalı altın bozdurdum. Bu o kuyumcu için bir risk değildi sanırım. Toplumun algısı bu ise işimiz gerçekten çok zor.

    YanıtlayınSil
  11. Hocam gecelik faizden kasıt borç verme faiz oranı değil mi? Onu alınca ortalama yükseliyor siz 7.54 yazmışsınız?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Gecelik borç verme faizi yüksek ama MB oradan pek borç vermiyor. Buna karşılık piyasa yapıcı bankalara (ki ağırlık onlarda) haftalık borçlanma faizini % 8,25 değil % 7,25 uyguluyor.

      Sil
    2. Çok sağolun hocam, size ve cevrenize sağlıklı ve huzurlu bir yaşam dilerim

      Sil
  12. Bence son cumleyi "riskin kim olduğunu objektif olarak görmeye çalışmaktan geçiyor" seklinde degistirmek bizi cozume bir adim daha yaklastirir.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sayın MiG.29

      Silivri esprisi bayatlamış gözükebilir, ama yine de, Silivri'den korkmuyor musunuz?

      Biliyorsunuz, sosyal medyada yazılanlar ile ilgili kanun tasarısı onaylandı ve yürürlüğe girdi!

      Sil
    2. Hocanin blog'unun sunucusu ABD Kalifornia'da, Turkiye'den izlenemez. Ayrica risk olan kisi Kilicdaroglu diye buraya yazsam hakim inanir mi yoksa biz kimin risk oldugunu biliriz deyip ceza mi yazar?

      Sil
    3. Silivri, bir bina, 4 tarafı kapalı, kapasitesi küçük.

      Cesaretsizlik Türklerde...

      Bir kaç bin kişilik yere girmeye korkan 20 milyon kişi var,
      Arabın dini Türk'ü korkak yaptı.

      20 milyon Türk, OrtaDoğu ve Balkanların hala maddi olarak en güçlü insanları bunlar,
      ama korkuyorlar, benim gibi bir insan için niçin korktuklarını anlamak güç, ama korkuyorlar. Komik ama 20 milyon kişinin çoğu da kendileri gibi insan olan tek bir kişiden korkuyor.

      Bana ne? Hayat kısa bu kadar korkağı ben adam edemem.

      Dipsiz kuyu gibiler, şimdi paraları var, (belki) biraz kımıldanırlarsa destek oluruz, üç gün sonra paraları bitince ne olacak?
      O zaman dünyaları yıkmak isteseler bile paraları yoksa kimse yüzlerine bakmaz.

      Gerçekten bize ne? Kendi yaşamları kendi dünyaları

      Sil
    4. Din ne zaman Arabın tekeline geçti? Bir de Türk olduğunuzdan ne kadar eminsiniz? Yorumunuzdaki bilgi düzeyine bakarak Türk bile olsanız genlerinizden çok fazla olumlu aktarım almadığınızı rahatlıkla söyleyebilirim.

      Sil
  13. Ağustos 2018'den beri "Türkiye ekonomisi çöktü!" diyenler, Ağustos 2020'ye geldik, Türkiye ekonomisi hâlâ ayakta! Sokaklarda, caddelerde, AVM'lerde isyan yok! İşler tıkır tıkır işliyor!

    Bunu iktisatçılar niye açıklayamıyor?

    Böyle iktisatçılık mı olur?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. 19.47 Yorumun biraz ''Batı bizi kıskanıyor'' tadında olmuş.

      Sil
    2. Hadi ateistler, bunu da açıklayın tarzı bir soru olmuş :)

      Sil
    3. Bu anonim arkadas hep 50 TL'lik benzin alan kisi. Yerli ucagimiz da havada zaten. Balon oldugu icin inemedi bir turlu.

      Sil
    4. Türkiye ekonomisi nin kötü gittiği anlaman için sokakta isyan olması gerektiğini söyleyen zavallı ; korkma senin tabirinle hiçbir zaman olmayacak (inşallah) bu arada işsizlik neden çok yüksek, alım gücü neden bu kadar düşük vs diye merak etme lütfen , Almanya kıskandığı için. Ama isyan yok ya önemli olan o
      :)

      Sil
    5. Türk insanının çoğunun kafası kriz konusunda karışık. Kriz denince iflası anlıyor.

      Sil
    6. Türk insanı isyan etmez.
      İsyanı kime karşı edecek?
      Türk insanının yüzde 65 i mezhepçidir,
      İktidarda kendi mezheplerinin adamı var,
      Niye isyan etsinler?
      Türk insanı halinden memnun.

      Sil

    7. Anonim25 19:47 söylediğin tarih öncesi dolar bazında 2500$ olan maaşım şu an 1000$ düştü. Beyaz yakalıyım, aldığım ev ve araba olmasaydı, şu an sürünüyor olurdum. Sen krizden ne anlıyorsun?
      yok olmayı mı, herkesin iflas etmesi mi? Aslında iflas etmiş durumdayız ama anlamıyorsun. Yok olduk mu, hayır yok olmadık.

      Sil
    8. Kendinden başla istersen, ne kadar borcun var? Kaç kredi kartı kullanıyorsun? Şu an alınan ev, araba, yapılan düğün, hepsi banka kredileri ile. Bir çok kişi 10 yıllık kazancının üzerinde borçlu, özellikle özel sektör çalışanlarının çoğunun yarın ne olacağı belli değil. Açın sahibinden.com sitesini bankalardan satılık bir dünya ev ve arazi ilanı göreceksiniz. Yine açın icradan bir dünya araba, traktör v.b ilanı göreceksiniz. Alış verişin olması, insanların ev, araba,... alması ekonominin iyi olduğunu göstermez. Alma noktası tamam ödeme noktası sıkıntı, geçen yılın vergi rekortmenleri üretim yapan firmalar değil, bankalardı.

      Sil
  14. Hocam ne kadar sürede orta seviyeye çekebiliriz ?

    YanıtlayınSil
  15. Teşekkürler hocam, seviliyor- sayılıyor- güveniliyorsunuz. Günümüzde az bulunur bu üçlemeye sahipsiniz..

    YanıtlayınSil
  16. Sorunuza cevabım çünkü merkez bankası faizini alan el,gösterge faizini ise veren el belirler..veren el alan elden üstündür ;-)
    Hocam benim sorum:şu anda asgari ücret biliyorsunuz 1tam altının altında..bununla ilgili geçmişe,geriye(taa osmanlı hatta selcuklu dönemine)kadar bir istatistik bilgi varmıdır diye aradım bulamadım nette.sizin elinizde veya bir meslektaşınızda bununla ilgili bir bilgi varsa paylaşırmısınız yada bununla ilgili bir konu açarmısınız,gegerli bir iktisat tarihi konusu olur.çünkü asgari(minimum standart)ücretin kaç altın ettigi harika bir iktisadi bilgidir dönemin zenginlik göstergesi olarak.bence enflasyon,faiz,yoksulluk sınırı gibi göstergeler bunun yanında hiç kalır..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Şevket Pamuk hocanın kitaplarından belki sorunuzun yanıtını bulabilirsiniz

      Sil
    2. http://gundemtarih.blogspot.com/2015/06/yklma-donemi-osmanlsnda-halkn-alm-gucu.html?m=1
      burdaki yazıya göre osmanlının son döneminde 1aylık işçi ücretiyle bin ekmek alınabiliyormuş,şimdi de yaklaşık 1,5 liraya da 2liraya da ekmek oldugunu düşünürsek haşmetmahap hamdolsun bizi tam istedigi gibi abdülhamit dönemine geri götürdü..yalnız ozaman ekmek 320gr degildi,çok daha büyüktü.bunu da hesaba katın..

      Sil
    3. Anadolu tarihi boyunca üç kere servetini artırabilmiştir. Sonuncusu Cumhuriyet ilanı ile kabaca Kıbrıs savaşına kadar geçen süredir.

      Anadolu'da tek devlet kurmanız imkansızdır.

      Ya bir kaç tane küçük devlet olur, ya da Balkanlar ile İran ve Ortadoğunun bir kısmını tutan büyük bir devlet olur.

      Türkiye Cumhuriyetinin, o dönemleri yaşayan herkesin beklentisinin aksine, laik bir devlet olarak kurulmasının temelinde bu gerçek vardır. Farklı etnik kökendeki tebayı bir arada tutmanın tek yolu, onların etnik kökeni ve dinini burnunu sokmamaktır.

      Cumhuriyetten sonra o burun o din - mezhep - ırk şeyine sokulmuştur. Cumhuriyet kurulduğunda, nüfusta bulunan yüzde 15 ile yüzde 20 arasındaki hristiyan ve yahudi teba gitmiştir. Onlar da bu cumhuriyeti kurmuş, kurtuluş savaşı ordusunda hristiyan ve yahudi subaylar görev almıştır.

      Kürt dedikleri ve kendi partisini kurmaya izin verilmeyen, parti kursa vekillerine izin verilmeyen, parti kurup vekiline izin verilse başkanına izin verilmeyen kesim dış kapının dış mandalı yapılmamaktadır.

      Batıda yaşayanlar da, artık devlet görevlerinden el çektirilmekte, arada cılız ses ile Türkiye laiktir diye artık pratikte uygulama imkanı olmayan bir özlemi dile getirmektedirler.

      Ayasofya Cami yapılmıştır, cami minberinde eli kılıçlı bir ateist (kendi inancını bilmiyorum, tahminim kendisinin ateist olduğu yönündedir, deist de olabilir ancak müslüman veya herhangi bir sami dinin inananı değildir, o dinlerin çarpık yönlerini en iyi bilen bir kişidir), ayrımcı bir söylemde bulunmuştur. Söylemin orjininin kim olduğu önemli değildir, ayrımcı söylemin devlet tarafından dile getirilmesi önemlidir.

      Türkiye her hali ile ben tek devleti kaldıramıyorum diye bağırmaktadır. Böyle yapılarda fakirleşme ister istemez gelir. Orada yaşayan insanların altın ve dünyanın diğer yerlerinde yaşayan insanlar ile arasında gelir farkı açılmaya başlar.

      Osmanlı, Selçuklu, Roma ile kıyaslamak hatalı olur. Osmanlı savaşlarına destek için nüfusu asker altına alırdı, Anadolu nüfusu çok artmadı. Selçuklu çok karışıktı, 10 yıl sonra bir bakardın Moğollar yönetir, 5 yıl sonra Beyin teki vergi toplar, 15 yıl sonra bilmem ne devlet kurar oğlu vergi toplamaya gelir bir dönemdi. Roma Osmanlının benzeri idi, ucuz asker kaynağı diye milleti sağa sola savaşa gönderirdi. İskender desen bir geldi, sonra saman alevi gibi gitti.

      Bir kargaşa dönemi bekliyor, kendinizi ve ailenizi hazırlayın.

      Sil
  17. Hocam normalde yazının sonunu "Riskleri indirmenin yolu da yapısal reformlardan geçiyor" gibi bitirirdiniz. Ama görüyorumki bunu söylemekten artık dilinizde tüy bitmiş. Bence de söylemenize gerek yok. Anlamak isteyen söylenmeden de gayet iyi bunu anlayabilir.

    YanıtlayınSil
  18. Devaülasyon olacak yakın zamanda ve sonrasında faizler çıkacak.

    Faiz minumum 15
    Dolar 8 TL
    Euro 9 TL

    Kalsın burada sene sonunu bulmaz.

    YanıtlayınSil
  19. Istanbul baskent olur mu?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. istanbul başkent degil taşkent olur. Malum depremini bekleyen sehir, sadece zaman meselesi.

      Sil
    2. Bu ne demek şimdi?

      Sil
    3. Kanalİstanbul etrafına kurarız devlet kurumlarını, o bölgeyi başkent yaparız.

      Sil
    4. Katılmıyorum, dolar 8in üzerine çıkar, yıl sonu ortalaması 8 dersen tamam. Hocanın dediği gibi 300 ün üzerindeki notlar risk görülür. Bizim puan belli, yatırımcıyı memnun etmezsen onlara uygun şartları sunmazsan üretim olmaz. Bir söylenti var ne kadar doğrudur bilmem, Türkiye'de faaliyet gösteren otomotiv sektörü faaliyetlerine son verecek deniyor. İnşallah yalan haberdir aksi takdirde gerisi malum.

      Sil
  20. Elinize emeğinize sağlık Merkez Bankası gibi kurumların hükümetlerin elinde oyuncak olmasının sonuçlarını görüyoruz merkez bankası piyasanın gerçeklerine kulaklarını kapatarak hükümetin isteklerini adeta deyim yerinde ise emir telakki etmekte

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bu sorun kimsenin sorunu değil, fakirleşen bir halk var ise, hakkını aramalıdır, aramıyorsa, dünyanın düzeni böyledir, yapacak bir şey yok onlar için, o insanlar için üzülmeye gerek yok, herkes hayatını yaşar, her koyun kendi bacağından asılır.

      Sil
  21. Hocam CDS primlerine yıllık veri olarak nereden ulaşabiliriz, daha da geçmişe gitmem gerekiyor

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Eskiden bazı siteler tarihsel olarak yayınlardı şimdi reuters, bloomberg sadece paralı abonelerine yayınlıyor.

      Sil
    2. investing.com da var, eger reklamlarla bas edebilirseniz 2010 yilina kadar gosteriyor

      Sil
    3. tamam Hocam teşekkür ederim

      Sil
  22. Hocam ben alan dışı sorucağım bunun için üzgünüm. Sıfır araba fiyatları neden arttı hocam? Kur yüksekliği ve vergi yüksekliğinden dolayı mı yoksa bu ikisi ve türkiyeye sıfırdan gelen aracın döviz cinsi olarak fiyatı arttığı için mi?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Dünya genelinde 0 araç fiyatları düştü, çoğu ülkede 60 ay vadeye 0 taksit imkanı var, yeni araç alanlar için. Kovid talebi düşürdü, talep artışı olan tek araba markası Tesla oldu, onun da teknik özelliğinden dolayı, ayrıca tesla fiyatı da düştü, alım koşulları kolaylaştırıldı.

      Türkiye, İran, Pakistan da benzer bir seyir var, araç fiyatları halkın gelirine göre artıyor. Trafikteki ortalama araç yaşlarına bakmak lazım. Türkiye ortalaması da artıyor. İran da 40 yıllık arabalar var galerilerde, Türkiye daha o seviyede değil.

      Türkiye de ortalama araç yaşı artmaya başlayalı daha 4 sene oldu. Faiz inince ve bol kredi verince piyasaya ister istemez araç fiyatları maaşlı kesim için ulaşılabilir seviyelerin üzerine çıktı, üstüne vergi eklenince, esnaf kesiminin de ulaşımı zor oldu.

      Geçen Nevşehir'e gittim, esnaf tanıdıklarıma araba lazım, ikinci el araba bakıyorlar, kimse sıfır düşünmüyor bile, aldığın gün değeri kaybolan varlık olarak görüyor hepsi, önceden bu insanlar böyle değildi, onların yanında çalışan insanlar ikinci el bakar, bunlar 0 araba alırdı. Şimdi maaşlı çalışan arabayı yatırım olarak görüyor, elinde varsa çıkarmıyor, elinde yoksa araba yerine altın alıyor.

      Sil
    2. Sırasıyla, yüksek kamu harcaması, ülkenin kendisini dev aynasında görmesi ve bunun sonucu oluşan ekonomik krizlerin çözülmek yerine halının altına süpürülmesi. En sonunda bu ekonomik krizler birleşerek tedarik zincirlerini kıran bir ekonomik buhran haline geldi.

      Otomotiv sektörünü doğrudan etkileyenler sorunları sayarsak:
      2013-2017 kur artışı, hükümetin herşey çok güzel masalları, azalması gereken talebin kısa vadeli ötv indirimi gibi "tedbirler" nedeniyle azalmaması.
      2018 kur şoku, ötv artışı(özellikle filo araçlarına yönelik), sert talep düşüşü
      2018 şok faiz arttırımı, paranın banka hesaplarına park etmesi, sert talep düşüşü
      2019 faizlerde düşüş, talep hala çok az, Türkiye için olan otomobil arzının azaltılması,
      2019 Sermaye kontrolleri, paraya ulaşımın zorlaşması, talep azalması , otomobil arzının azaltılması.
      2020 ocak, faizlerin iyice azalması sonucu talep patlaması yaşanması, otomobil kıtlığı
      2020 mart korona, karantina arz düşüşü talep de düşük
      2020 mayıs-haziran gümrük vergilerinde artış, maliyet artışı
      üretimde korona önlemleri, maliyet artışı
      2020 haziran, sosyal mesafe ve salgın riski, talep patlaması
      euro dolar paritesinin yükselmesi, fiyat artışı

      Ayrıca 2 seneye yayılmış bir sürü ara mal ve son ürün ithalatını zorlaştırıcı önlemler.

      En önemli sorun ise, ekonomi yönetiminin öngörülebilir olmaması. Bunun sonucunda özel şirketlerin gardını alıp beklemesi ve arzın bir türlü artmaması.

      ek: Unutmuşum. Türkiyede üretim yapan markalar düşük faizli kredi kampanyasında çıkartıldı.
      Dua edin de otomotiv firmaları fabrikalarını ab içine taşımasınlar. Gidişat o yönde.

      Sil
  23. Mahfi Hocam sevgiler,saygılar, sürekşi yüksek enerjili dinamik bilgilendirmeniz için teşekkür ederim, sürekli faizlerin ve dövizin bir şekilde uzun olmayan bir sürede yükseleceği ile ilgili yorumlar geliyor ama özellikle sizin yorum ve düşüncenizi merak ediyorum, kredi faizlerinin enflasyona göre ortalama %4-5 puan olan Türkiye ortalamasını düşünğnce ve şu anki negatif reel faizleri düşününce , ilerisi için faiz oranı ve döviz kuru ile ilgili öngörüleriniz nelerdir? Saygılarımla , Ömür Altınlı

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. İkisi de artacak gibi görünüyor çünkü ikisi de (faiz de kur da) müdahaleyle bastırılıyor. Bunu sonsuza kadar sürdürmek mümkün değil.

      Sil
  24. Mahfi bey maksatlı değil, analize önem veren bir akademisyen olduğunuz için soruyorum:

    Sizin, Türkiye genelindeki OSB'lerde (Organize Sanayi Bölgelerinde) tanıdığınız; hem şirket bazında, hem OSB genel yönetimi bazında yöneticiler var mı?

    Bu yöneticilere bizzat telefon açıp, işlerin nasıl gittiği ile ilgili bizzat kendilerinden bilgi alabiliyor musunuz?

    (Diyeceksiniz ki, "Zaten OSB'lerin yayınladığı kendi raporları var. Onları takip etmem yeterli." Ben bunu sormuyorum Mahfi bey.)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evet ara sıra doğrudan bilgi aldığım OSB'ler sanayi ve ticaret odaları var.

      Sil
  25. Mahfi bey son twit mesajında; "Bir ülkenin insanlarının bir bölümü, o ülkeyi emperyalizmin elinden kurtarmış olan insana hakaret etmeye, bir bölümü de çeşitli nedenlerle bu hakaretleri duymazdan gelmeye başlamışsa inanın bana o ülke emperyalizmin kucağına tekrar düşer."
    yazmış.

    Altında yüzlerce yorum yazan Atatürk'e hakaret edenlere laf atmış, halbuki o insanlara ses çıkarmayanlar ve iktidara getirenler kendileri, kendine laik diyen insanlar, hiç biri de üzerine alınmamış.

    Duymazdan gelmek demek, sosyal medyadan mesaj atmak değildir ki, yollarda yürümek, tepkisini koymak, Atatürk'ü lanetleyenleri işinden etmek, ona destek olanları koltuklarından etmektir. Atatürk'e lanet edenlerde, kozmik odaya girdirenlerde, sizin malınızı 3-5 kuruşa çalanlar da kendine laik diyen kesimin vergisi ile beslenen kişilerdir.

    Paranız ile adamları besliyorsunuz, sonra sosyal medyadan aleyhine mesaj atıyorsunuz. Ben böyle komik yığın görmedim.

    En son başkanlık seçiminde, oy sayımı ve sandıklara sahip çıkılması için çağırdığım kimse gelmedi. Daha doğrusu gelirim deyip, seçim sabahı bahane üreten kişi sayısı 40 ın üzerindeydi. Benim listemde 50 kişi görev alırım gelirim demişti, kayıtlarını yapmıştık. O gün sandıklarda olanlar sebebi ile geceyi emniyette geçirmiştim. Bahsettiğim bölge de İstanbul, Anadolu değil. Ülkede birileri "gavura vurur gibi diyerek" mükerrer oy kullanıyordu.

    Mahfi bey, bu insanlar için yapacak bir şey yok gayri, maya bozuk. Biz de yaşlanmaya başladık, kendi hayatlarımıza gömüldük, Türk insanının yorumlarını okumak bile zul geliyor ki, oralara gelmemiz, bir şeylerin ucundan tutmamız zor artık. Ne kadar zor diye sorarsanız, kozmik oda vakasından sonra ülkeden çıkan, görevlerini bırakan insanların çocukları okumayı başka dillerde öğrenmeye başladılar.

    Akif yazıyor;
    ...
    Ye’s öyle bataktır ki; düşersen boğulursun.
    Ümîde sarıl sımsıkı, seyret ne olursun!

    Azmiyle, ümidiyle yaşar hep yaşayanlar;
    Me’yûs olanın rûhunu, vicdânını bağlar
    ...
    Lânetleme bir ukde-i hâtır ki: çözülmez…
    En korkulu câni gibi ye’sin yüzü gülmez!
    ...
    Sâhipsiz olan memleketin batması haktır;
    Sen sâhip olursan bu vatan batmayacaktır.

    Feryâdı bırak, kendine gel, çünkü zaman dar…
    Uğraş ki: telâfi edecek bunca zarar var.
    ...

    Akif Ümid kısımlarını yazarken ülkede Osmanlı ordusundan yetişip gelen, halkı nasıl sevk edeceğini bilen kimseler var idi. Kurtuluş savaşını kazananlar da onlar idi, halkı gayrete getirdiler, düzen kurdular, meclis kurdular.

    Bu tarz durumlarda halk pasif ve potansiyel güçtür. Kendi kendini sevk ve idare edemez, birilerinin onları teşkilatlandırması elzemdir. O halktan kahraman yaratmak, şairlerin ve sanatkarların işidir. Yani halk kahramanlığı işin edebiyat kısmıdır.

    Şimdiki durum farklı, kendini savunan insanları komik halk yığını kaybetti. Gayri bu halkı kimse kurtaramaz.

    YanıtlayınSil
  26. Cemil Meriç der ki " İnsan en değersiz şeyini kaybettiğinde kaybettiğini anlar."

    Türkler, ruhlarını kaybettiler. Ruh onların en değerlisi idi.

    Şimdi, değersiz şeylerini kaybettikçe, ruhlarını kaybettiklerinin farkına varanlar çıkıyor.
    Faizler düşüyor, değersiz olan basit bir araba alınamıyor, değersiz olan basit bir ev alınamıyor. Değersizlere ulaşmak zorlaştıkça, değerli olan ruhunu kaybettiğini farkedecekler.

    Bir aydın çok değerlidir. Aydınlar vuruldu, bombalandı, Türklerin umurunda bile olmadı. Üzerinden kaç sene geçmiş, hala faili meçhuller.

    Bir asker çok değerlidir. Yüzlerce gizli görev askeri şehit edilmiş, niye şehit edildi diye soran yok.

    Meclis ve Parlamento çok değerlidir. Kaybedilmişler, niye kaybettik diye soran yok.

    Para, kağıt parçası değersizdir. Paramız niye değer kaybediyor diye sordukça kaybettikleri değerlerin çetelesi önlerine çıkıyor.

    Ev değersizdir, çalışılır yapılır. Araba değersizdir, normal bir ülkede bir kaç çalışılır alınır. Şimdi insanlar çalışınca bu ikisini alamadıklarını farkediyorlar.

    Bir de uyduruk arap geleneklerini kainat sırrı zannedip, ruhunu kaybettiğini bile farketmeyen on milyonlarca Türk var. Onlar, evlerindeki bulguru gidince sorgulamaya başlar. Onların değersizi de bulgur. Kaybedince farkedecekler ki, kendilerine bulgur yetiştiren toprakları da gitmiş. Tıpkı 100 sene öncesi gibi, 3 kıtadaki topraklar gitti, başkent İstanbul gitti, Anadolu uzantısı Balkanlar gitti.

    Biz boşuna bunların çocuklarına her sabah erken erken "Türküm, Doğruyum, Çalışkanım..." diye kafalarına kazısınlar diye ezberletmedik. Milletin miskinliğini değiştirmek için yaptık.

    Not: Burayı okuyan, miskinleşmiş Türklerin az biraz eğitimli olduklarını zanneden kısmı bile artık geçmişini bilmediği için araştırmazlar, biz yazalım bari, andı çocuklara ilk okutan kişi, ezanı da Türkçeleştiren MEB Reşit Galip'tir. Işıklar içinde uyusun.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Paylaşımınız için teşekkür ederim.

      Sil
    2. Arada böyle yorumcular çıkıyor, okumak güzel geliyor.

      Sil
  27. Bu döviz kurları ile İhracatımızın artmaması neyle açıklanabilir hocam ?
    2.olarakta faizlerin düşmesi Türk halkının tüketim alışkanlığına bağlı olarak sadece araba-ev-tatile gittiği için cari açık arttırıyor yatırıma gittiğini söyleyecek bir veri varmı elimizde
    3.ve son soru olarak hocam yerli oto sizce istenilen seviyelere gelebilir mi bizde satmasada iyi ihracat değerleri yakalayabilir zannımca sizin görüşünüz nedir ?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. 1. Kur lehimizde ama ihracat yapacağımız ülkelerin durumu iyi değil o nedenle ne kadar ucuzlasa da bizim ihraç mallarına talep yok.
      2. Böyle bir veri yok ama tespitiniz doğru çünkü ihracat düştüğü ve ekonomi büyümediği halde ithalat pek de düşmüyor.
      3. Türkiye halen ürettiği otomobillerin (Renault ve Fiat) çoğunu ihraç ediyor. Yerli arabanın yerli içeriği bunlardan fazla olmayacak. O nedenle onların ihracatının azalıp bununkinin artmasının bize bir yararı olmaz.

      Sil
    2. Mahfi hoca son söylediğinize katılmak mümkün değil zira yerli otomobilin katkısı sadece ihracattan ibaret değil (belki uzun yıllar yerli otoyu hiç ihraç edemeyebiliriz), ama teknolojik transfer, edinme, içselleştirme yadsınamaz. Hatırlayınız Devrim arabalarını da hiç ekonomik değil diye eleştirmişlerdi.

      Sil
  28. Hocam sizce şu an altına yatırım yapmak mantıklı mı? Bu çılgın yükseliş ne zamana kadar sürer? Sonrasında sert bir düşüş bekliyor musunuz?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bunu söylemek zor, artık alma değil satma zamanı olabilir. Bu kadar hızlı çıkışlar mutlaka bir düzeltme yapar.

      Sil
    2. Üreticiler fiziki altınları borsalara göndermeye başladı, kontratlar ile fiziki altın fiyatları arasındaki farklar kapanıyor. çoğu altın üreticisi kontratlardaki altın fiyatlarını short yapıp, fiziki altın piyasaya sürerek arbitraj kazanmaya başladılar. Covid sebebi ile fiziki altını taşıyamıyorlardı borsalara, şimdi o iş tamam.

      Sil
    3. Aman hocam faiz düşükkken başka ne yapılabilir ki, 1 yıl içinde 600 TL grm olur, paranın kaçacağı bi yer kalmadı

      Sil
  29. Hocam eğer çok özel değilse kabaca mevcut portföy ünüzü nasıl yönettiği izi söyler misiniz? Yüzde kaç döviz, altın borsa, eurobond vadeli fon gibi. Sizi çok seviyoruz hocam.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Kabaca: % 20 döviz + % 20 altın + % 20 TL mevduat + % 40 Fon
      Ben borsaya girmiyorum.

      Sil
    2. Hocam iyi günler. Fonlar hakkında bilgi alabileceğimiz kaynak önerebilir misiniz? Teşekkür ederim.

      Sil
    3. hocam fon çok geniş yelpaze, lütfen biraz daraltın seçimi. Hangi fon?

      Sil
    4. Bu aralar TL oranını azaltmakda fayda var sanırım :) , eurobond düşünülebilinir.

      Sil
    5. Dövizdeki ağırlık daha fazladır hocam bizbizeyiz :)

      Sil
    6. hocam ilk kez böyle bir paylaşım yaptınız. musait oldugubuz bir zaman fonlar hakkinda bir yazı kaleme alır mısınız? 2 yıldır bütün yazılarınızı okuyorum. kolay gelsin. sayenizde birçok bilgi ogrenfim.

      Sil
  30. Hocam bilgilendirici yazı için çok teşekkürler. Benim başka bir konuda sorum olacak. Türkiye'de fiyat katılığına nasıl bakmalıyız? Dövize duyarlı olan ürün ve hizmetlerin fiyatları dövizdeki düşüşe eşlik edebilir mi? Örneğin, otomotiv sektöründe böyle bir durumdan bahsetmek mümkün müdür?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Pek edemeyiz galiba, geçmiş uygulamaya baktığımızda.

      Sil
  31. Hocam dolar endeksi sert düşmesine rağmen USD/Try paritesi 6.85'in altını görmüyor. Bana göre kurda çok sert yükselişler olacak.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Niye yükselsin ki? dolar düşüyor, yakında usdtry şelale olur, pandemiyi biz daha iyi yönettik, adamlarda sokağa çıkan sapır sapır dökülüyor, işyerleri açılırsa ortamda adam kalmayacak, doların bitiş düdüğünü covid çalacakmış, kim bilirdi ki!

      Sil
    2. Hocamız yukarda yazdı, merkez bankası faizleri indirdi, bu şu demektir, ilerde bir kur şoku olursa, faiz silahına cephane yüklüyor merkez. Faizleri yüzde 20 seviyesine kadar çıkarırlar, kur fiyatları düşer.

      Sil
    3. Dxy’deki son düşüşe rağmen 6,85’in aşağı kırılmaması, dolara olan aşırı talebi gösteriyor. Bu paritede açıkçası ben 6,75 seviyesini bekliyordum ama belli ki oraları görmeyecek. Dxy’de düşüş biraz daha sürecek gibi duruyor ama ilk düzeltmede önce 6,88, sonra 6,97 ve yukarısını görürüz.

      Sil
    4. Ne 6,75 i yahu, bankalar bozdurmasa 7 yı çoktan geçmişti. Hangi ülkede yaşıyorsunuz anlamıyorum ki.

      Sil
    5. Ya sen beklesen ne olur beklemesen ne olur? Dxy yapacağına dolar endeksi yazsana kısaltma yazınca ingilizce yazınca bişey biliyorum imajı vermiyor haberiniz olsun

      Sil
    6. Üç harfle ifade edebileceğin ve ilgili herkesin anlayabileceği bir şeyi 12 harfle anlatmak saçmalıktır da ondan hacı. Ha, senin gibi cahiller bu dxy de neymiş diye mecburen arayıp öğreniyorlar, o da eğitimin bir parçası :)

      Sil
    7. Ben yanıt veremeden 6,93 oldu. Dolar değer kaybederken TL'ye karşı değer kazanması bizim sürekli risk yaratmamızın sonucudur.

      Sil
    8. Mahdut sen kimsin ki hoca buradayken eğitim verdiğini zannediyorsun

      Sil
    9. 6.75 olması lazımdı diyen arkadaş kura bi baksın şimdi

      Sil
    10. Mahduş BDDK swap izni verdi bilgin olsun:)

      Sil
    11. Herkes cahil ve Hacı mahdut. Bi tek sen değilsin :) maşalllah :)

      Sil
    12. Ben ekonomi eğitim değil okuduğunu anlama eğitimi veriyorum. Dxy'nin ilk düzeltmesinde dolar 6,88, oradan da 6,97'ye gidecek demişim, aynen de öyle olmuş, 6,97'yi iki kere deneyip dönmüş, hacı halâ "6,75 olması lazımdı diyen arkadaş" diye bana laf sokmaya uğraşıyor :)

      Sil
    13. Vay vay okuduğunu anlama eğitimi , etkileyici :)

      Sil
    14. Arz talep dengesi den dimi hocam :)

      Sil
    15. Mesulsüz ne diyorsa tersidir :)

      Sil
    16. Mahdut hiç mı üşenmiyorsun bu anonimlere laf anlatmaya çalışmaya

      Sil
    17. Mahdutun boş zamanı çok :)

      Sil
    18. m mesudiyeli.. seni de hep okurum ama kimseyle dalaşa girme.

      Sil
  32. Mahfi Bey diyelim ki banka kredisi ile para yarattık ve imalat sanayiyi destekledik. Yurt dışı ile herhangi alış verişte bulunmadık. Yani iç talep oluşturduk ve arz ile dengeledik. Düşük faiz bu ekonomik modeli desteklemez mi?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yurt dışı ile alış veriş yok ise, kapalı ekonomi olur, eski sovyetler gibi, kendi içinde verimsiz bir yapı oluşur.

      Günümüzde yurt dışı ile alışveriş yapmamak imkansızdır.

      Millet buraya yorum yazmak için bilgisayar alacak, bayramda eşi dostu aramak için telefon alacak, aile ziyareti için araba alacak, arabaya benzin alacak, Ayasofya açıldı ezan ve ses sistemi için ithal malzeme alınacak, imam ve davetliler camiye gelsin diye alman araba alınacak, minbere çıkan imam eline tutsun diye Çin malı kılıç alınacak...

      Sil
    2. 1755, imam eline tutsun diye Çin malı kılıç çok vurucu olmuş, adam gökten nasıl canlı koyun indiğini anlatacak daha millete.

      Adamın tarzı belli, canlı koyun indiğini ben demedim, ben filan kitaptan naklettim diyecek, sonra Ata'ya lanet okuyacak bunu ben demedim filan kitaptan alıntıladım diyecek...

      Fatih'in kılıç hakkını elinde uyduruk Çin malı çakma kılıç ile açıklamaya çalışan zavallı. Fatih'in de öyle bir vasiyeti olmadığı ortaya çıktı.

      Öyle bir güruh ki, gökten canlı koyuna inanır, uyduruk lanet e inanır, Atatürk İstanbul'u fethetmiş yüz yıl sonra kulp bulmaya çalışır, adamın oturduğu makamı da Atatürk açtığı halde. Efendiliğimizden susuyoruz diye herifler kendilerini bir b.k sanmaya başladı. O açtıkları Silivriye hepsini tıkarız, hadlerini bilsinler.

      Sil
  33. Ben her türlü faiz, ekonomi, kur, ticaret ilişkisini anlıyorum, sağolsun Mahfi hocamızın çabaları ile çok yol katettim, kitaplarını düzenli olarak satın alır okurum.

    Ancak, bu ülkenin insanını, o insanları yöneten diğer insanını asla anlayamıyorum.

    DİB Ali, çıktı minberden Atatürk'e hakaret etti. Sözde birinin yazdığı metni okumuş. Sonra okuduğu metnin yanlış olduğu, DİB Ali'nin uyduruk bir metni okuduğu ortaya çıktı. Koskoca profesörsün be adam, ne okuduğunu bilmiyor musun? Madem 80 yıllık müzeyi cami yaptın, madem önemi var biraz okuduğun metne önem ver de kimden ne okuduğun belli olsun. Sonra çıkıyor, ağlamaklı ses ile ben efendim onu demedim şunu dedim de ben filanın metnini okudum da Ata'ya laf gitmesin diyor. Ya, tükürüğüme acırım, suratına değil (Mahkemede de böyle bir ifade hakarete girmiyor, garip! Daha önce önemli olduğunu düşünen önemsiz bir siyasi ile davalık oldum, ordan biliyorum.).

    Sonra da Bahçeli çıkıyor, efendim Ata'ya kimse laf diyemez diyor. Yahu dedi. Adamın bal gibi lanet okudu. Ben şimdi MHP binası karşısına Kazak Abdal dan "Eşeği saldım çayıra " sözlerini yazsam, efendim ben edebiyat yaptım desem doğru olur mu? Aynı hesap.

    Ben bu kafayı anlamıyorum, ortada apaçık hakaret var. Ama üstüne alınan yok. Yöneticiler diyor ki ortada hakaret yok. Milleti salak yerine koymaktır bu.

    Lafın diğeri de millete, adamlar size resmen (resmen kelimesi resmi makamlardan anlamında) salak olduğunuzu ifade ediyor. Ama salak kelimesini kullanmadıkları için kendinizi salak yerine koyulmuş hissetmiyorsunuz. Üstüne üstlük aldığınız her mal ile, ödediğiniz her vergi ile adamların dünyasını cennete çeviriyorsunuz. İyi genişlik maşaallah!

    Hocam, okuyucularınız, Türkiyede yaşayanlar, Almanya, Fransa, İngiltere deki halkın tırnağı olamazlar. Anlasınlar diye açık açık yazıyorum. Çünkü yöneticileri üstü kapalı söyleyince anlamıyorlar. Batı dünyasında biri bunları yapacak, millet evinde oturacak.

    Türk aydını olan size ve sizin gibi halka bilgi sunmaya çalışan insanlara, gıbta ediyorum, kuyu dipsiz olsa bile taş atıyorsunuz.

    Yerinizde ben olsam, parasız beş kuruş ders vermezdim, ki öyle yapıyorum. Yukarda arkadaş Cemil Meriç yorumu ile çok güzel yazmış. Bunlar ruhlarını kaybetmiş hocam, değmezler.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. DİB in dib'i vardir bu memlekette.

      Sil
    2. Dib'in tarlası var memlekette, hıyar gibi bitiyorlar yerden.

      Ata boşuna istiklal mahkemesi kurmamış, nasıl bir kuyruk acısı oluştuysa yüz sene sonra hala sesi geliyor. Menemen'de Kubilay şehit edilince, taş üstünde taş, kelle üstünde baş bırakmayın demiş, sonradan yumuşatmışlar. Bunların anladığı tek dil güç'tür. Şaka yapmıyorum. Adam Menemen için ilk seferinde doğru emir vermiş, birileri devletin subayını asıyor, beriki de ses çıkarmıyorsa, o yeri haritadan silmek lazımmış.

      DibAli gibiler tam anlamı ile iki yüzlüdür. Dibali, Hristiyanlığın kitabını yazmış, internette var, inancı filan yok, ortamı kışkırtmak için yapıyor, mahsustan yapıyor, arkamda devlet var diyor.

      Kitapları:
      https://www.kitapyurdu.com/kitap/hristiyanlik/67977.html
      https://www.amazon.de/-/en/Prof-Dr-Ali-Erba%C5%9F/dp/9751964253

      Sil
    3. Diyanet ile İlgili:

      İstanbul'da yaşayanlar bilirler. Bazı siteler vardır. 500 hane, 600 hane. Bu sitelerin tapuda yerleri arsa görünür. Tapuları yoktur. Birinin ortalama değeri 1 milyar TL üzerindedir. Su, elektrik, doğalgazları vardır. Ya sahipleri! oturur, ya kiraya verilirler.

      Bu evlerin sahipliği, tapu kaydı yerine kooperatif iseler, kooperatif başkanı veya yönetim kurulu başkanının tuttuğu defter ile tutulur. Almak isteyen, satan ile beraber başkana gider, şifahen aldım sattım der, imza atarlar bedelsiz devir yapılır.

      Tapu kaydı olmadığı için, haczedilemezler, maliye kayıtlarında görünmez, bundan dolayı bankaya, kamuya borcu harcı olanlar alırlar. Rüşvet vermek isteyenler için kayıtsız rüşvet transferidir.
      Neyse.

      Diyanetin bu tapusuz dairelerden yüzlerce mülkü vardır. Hepsinin kaydının çetelesini biri tutmuştur, ben birinin yerini yazayım, Acıbadem E5 e doğrudur. Orada 50 ile 70 daire tapusuz olarak Diyanet'e aittir.

      Bu tarz site adacıkları, siyasi transfer, siyaset finansmanı vs akla gelebilecek işler için kullanılır, zira belediyeler yerlerini bilir. Bir adacıktan gelen kira aylık 2 milyon TL yi geçer. İyi bir siyasi rant aracıdır da.

      Diyanet'in bu dairelerinin hesabı kitabı devlette kimdedir bilmem. Niye Diyanet bu tarz daireleri bağış! olarak kabul eder onu da bilmem. Başkanları biliyordur! lanet okumayı iyi bildiğini gördük.

      Benim yazdığım adacığın tepe sokağının bir köşesinde, sözde muhafazakar hanım bir liderin, ordan dik tepeye doğru çıkınca kardeşini başbakan yaptıran siyasetçinin mülkleri de vardır. Daha da tepelere çıkınca, FETÖ'nün eski binaları, aralarda istanbulun bilinen cemaatlerinin yurt ve mülkleri bulunur. Bunlar iç içe geçmiştir.

      Artık kim bunları yönetiyorsa?

      Sil
  34. amerika'da, avrupa'da gençler .. üstünde çikolata yalayıp sızana kadar alkol alıyorlar dans eşliğinde. bizim gençlik de ömrünü telefon&araba&market fiyatı,faiz dolar ve euro takip ederek geçiriyor,birgün belki gençliğimi yaşıycam ümidiyle. yazıkk..

    YanıtlayınSil
  35. Mahfi Hocam elinize sağlık. Yine çok güzel bir analiz olmuş.

    Eğer ki daha önce bu konuya değinilmediyse; otomotiv sektörünün 2020 perspektifini değerlendirmeniz mümkün mü?

    Özellikle ithal otomobildeki gerek pandemiden kaynaklı yurtdışı üretim aksaması ve ülkemizdeki kredi maliyetlerinin çakışmasından kaynaklı "yok satmak" deyiminin yaşanır olması sizce de ilginç değil mi?

    Örnek vermek gerekirse; taşrada yer alan bir ithal otomotiv bayisinin aylık satış miktarı 12 nin üstüne çıkamazken; bu bayinin hem varlığını sürdürebilmesini, hem ikinci el ile rekabet ortamına girmesinden ötürü fiyat artırmasını ve bunlarla beraber garip bir arz talep dengesi içine girmesini hiç araştırma fırsatı buldunuz mu?

    Bu Meta değer artışının BİR KONU BAŞLİĞİ olarak ilginizi çekmesi için aynı model ithal aracın aylara göre değişen fiyat aralıklarını sunuyorum.

    OCAK 2020 - 191.000 TL
    ..
    MAYIS 2020 - 211.000 TL
    HAZIRAN 2020 - 237.000 TL
    TEMMUZ 2020 - 247.500 TL

    Merakla bekliyor olacağım.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evet ilginç bir durum. Paylaştığınız için teşekkürler. Ben de daha dikkatli bakacağım bundan sonra.

      Sil
    2. https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2020/08/20200830-1.pdf

      Sil
  36. Selam hocam,

    Amerikan dış işleri de çaktı az önce, resmi açıklama şurada:
    https://www.state.gov/osman-kavala-should-be-released/

    Kısaca diyorlar ki, 1000 gündür Osman Kavala'yı hapiste suçsuz yere tutuyorsunuz.

    1000 gün az bir süre değil, millet uyuyor, yukarda yeterince yazan olmuş hocam.
    Burada faiz inse ne olur, çıksa ne olur? Ha otlakta koyun, ha bizim millet yani aradaki fark yok, adam taa kaç bin km öteden sende adalet yok diye resmi yazı yayınlıyor. Direk iç işlerine de karışıyor artık, yani devletten saymıyor.

    Yok hocam yok, faiz 10 olsa da aynı, 100 olsada aynı, inse de çıksa da bizim millete işlemez, arada bağlantı da kalmaz hocam.

    YanıtlayınSil
  37. Mahfi Bey sizi çok seviyoruz, siz kendinizi bu kadar verimli ve çok çalışmaya nasıl motive ediyorsunuz? Aslında bir kişisel gelişim rol modelisiniz? Ve ölümden sonrası için nasıl bir inancınız vardır?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. Bu da bir çeşit hobi. Bir kez kendinizi kaptırdığınızda devam edip gidiyor.
      Her şeyin buraya ait olduğunu düşünürüm.

      Sil
  38. Hocam belli bir kesimin Atatürk'ün din düşmanı olduğu ile ilgili bir iddiası var, sizin bakış açınız da durum nedir? Bu iddialara hangi kaynak ve dökümanlar ile yanıt vermeliyiz? Atatürk'ü sevmemek için mazeret üretiyor, engellemek isteriz

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Din düşmani degil cehalet düşmanidir

      Sil
    2. Atatürk’ün durumundan bağımsız olarak bir soru sorayım: Din düşmanı olması bir insanın sevilmesine engel midir? Seveceğiniz kişilerin ille de dindar mı olmaları gerekir?

      Sil
    3. Dindar olması gerekmez, fakat din düşmanı olmak, başka bir anlam içeriyor.

      Sil
    4. Dinsiz olması engel değildir, ama din düşmanı olması engeldir. Din düşmanı inananları düşman beller. Kelimeler önemli iyi seçerek yazmak lazım.

      Sil
    5. Fatih Kömürcüoğlu28 Temmuz 2020 14:50

      Dine ve Peygambere çok ağır hakaretleri vardır. Bana inanmayan Murat Bardakçı'nın ortaya koyduğu yazılı belgelere bakabilir.

      Sil
    6. Kendilerinden olmayanları düşman olarak görmek - mensubu olunan dinden bağımsız olarak- dindarlığa has bir durumdur, hatta bazı dinler için bu olmazsa olmaz bir şarttır. Örneğin islâm dini ""yahudi ve hıristiyanları dost edinmeyin" demek sureti ile bunu teşvik eder. "Din düşmanları", ya da daha doğru tanımı ile din karşıtlarının temel dayanakları; dinlerin bu ayrıştırıcı, düşmanlaştırıcı özelliklerinin insanlar arasındaki olumlu ilişkileri engelliyor olmasıdır. Din karşıtı olmak dindarlara düşmanlığı gerektirmez ama bunun tam tersi ne yazık ki dindarlar arasında çok yaygındır.

      Sil
    7. Murat Bardakçı ülkede siyasi konjektur değişince bunları inkar eder. Atatürk kurucu lider ve buyuk bir devrimcidir. Devrimlerin temeli zorlamayla olur. Padişahın kulu tebası olmaktan özgür fert olmaya giden yol kemalizm dır.ona saldırarak lütfen emoeryalistlerin ekmeğine yağ sürmeyiniz.

      Sil
  39. Sn Anonim 13:10

    Bir kavrama düşman olmak, o kavramın kapsadığı kişilere düşman olmayı gerektirmez. Örneğin ben pedofili kavramına düşmanımdır ama pedofillere düşman olmam zira onların aslında tedaviye ihtiyaçları olan, büyük olasılıkla çocukluklarında tacize uğramış ve bunun sonucunda ruh sağlıkları bozulmuş kişiler olduklarını bilirim.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Mesulsüz sen ne diyorsun??? Pedofili ile din düşmanlığı aynı şey mi? Pedofili ye zaten herkesin düşman olması gerekir, düşman olmayan hasta veya sapıktır. Normal insanlar da bu soru işareti bile değil sen İslam düşmanlığı ile bunu mu kıyaslıyorsun? Ne saçma yorumların ve karşılaştırmaların var. İslam düşmanı mısın?

      Sil
    2. Pedofilinin düşman olunması gereken bir kavram olduğunu anlaman bile senin açından büyük gelişme. Bunu bir de bu konuda sabıkalı çeşitli vakıflarda anlatıp ikna edersen tamamdır...

      Sil
  40. Bir kavrama düşman olmk o kavramın dünyda olmamasını istemektir, örneğin senin verdiğin örnekte sen profilin dünyada olmamasını istersin , din düşmanı da aynı mantık bu dine inananların olmaması için elinden geleni yapar, bilmem anlatabildim mi diyeceğim ama deveye hendek atlatmak daha kolay

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Elbette pedofilinin yok olmasını hedeflerim ve bunu pedofilleri tedavi ederek, toplumu da çocukluktan başlayarak sağlıklı şekilde eğiterek yaparım.

      Bilmem anlatabildim mi demeyeceğim çünkü anlamak istemeyene bir şey anlatılamayacağını biliyorum...

      Sil
  41. Din düşmanı dine düşmanlık edendir. Türkçe dersine beden eğitimi hocası mı girdi?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Dine düşmanlık etmek ne demek? Mesela cehaletle mücadele ederek cehalete düşmanlık etmek gibi bir şey mi?

      Sil
    2. İnsanların dini pratiklerini yapmasını engellemek gibi bence. Ama Türkçe dersini almayanlar bu forumda yorum yapmazsa iyi olur zaman kaybı oluyor :)

      Sil
    3. Başka dinlerin ibadethanelerine el koyup onların ibadetlerini engellemek gibi mi mesela?

      Sil
    4. Dine karşı saygılı olmalısın Mahdut, inanmasanda saygı duymak zo run da sın.

      Sil
    5. Arada bir saygı duysam mı diyorum, sonra sizler gibi “inanan”ları görünce hevesim kaçıyor :)

      Sil
    6. Merak etme saygı duydurttururlar

      Sil
    7. "saygı duydurttururlar" bu hareketin saygı'nın tam tersi olduğunu biliyorsun değil mi!

      Sil
  42. Türk ekonomisi adım adım yeniden yükseliyor diyor ama kelliğin merhemi olsa mr bezosun amazon.com un da satılırdı,haksızmıyım hocam..dövizdeki bu son dalgayı nasıl görüyorsunuz,sebep kavalalı osman paşa olarak gözüküyor ancak bence sadece bahane.ekonomi sağlam olsa 3sene sebepsiz icerde tutmak da degil kellesini dahi alsalar paşanın bu kurun bukadar zıplamaması lazım..sonbaharda bir %30-40 devaluasyon daha ancak enflasyon %9,5-10 deyipte yine aynı senaryoyu döndürürlerse bu sefer barajın altında kalırlar,olmaz demeyin bu halk %26 ile iktidar yaptıgı partiye 2sene geçmeden %0,bilmemkaç vermedimi.halk için geçim herşeydir.bence muhalefette bunu görüyor ve seçim için acele etmiyor.iktidara gelince bunların kirli muhalefetine katlanmaktansa meclise bile giremiycek kadar düşsünlerde onların 20yılda değistirdiklerini 4yılda kazıyalım derdindeler.bence haklılarda oyüzden şuanda parlamenter sistem vurgusu yapılsa da muhalefet kulislerinde şuanki iktidardan rövanş almak için (idamı geri getirmek mesela)bence başkanlık sistemine devam edilecegi hakim.bugünkü güzel günler göreceğiz açıklaması ondan.akp iktidardan düşünce,eger baraj altında da kalırsa feto muamelesi görecek,hatta daha da vahimini.bu kesin,28şubatı mumla arıycaklardır,buna şimdiden hazırlanıyorlarmıdır acaba.bence şu anda bile hazırlar,zira ülkenin 1yıllık milli gelirinden fazla kişisel servet biriktirdiler 15yılda.sadece ailesi.kolin-limak-cengiz ve oluşturdukları burjuva sınıfını saymıyorum bile.bununla ilgili bir tez hazırlıyorum..hepsi ihale kayıtlarına&mühürlü resmi belgelere dayalı..inanın hepsini toplasanız,20yılda zimmet edilenler abd nin bir yıllık milli gelirini rahat geçer..şuanki ekonomik darboğazında sebebi bu..sadece bu.yönetimsel beceri yoksunlugu ve liyakate önem vermeme 2&3.sebepler belki olabilir.. hani birkaç konu önce inşaata dayalı büyüme modelinin iflasından ve yeniden diriltme girişiminden bahsettiniz.çünkü bu servet birikiminin başka bir yolu yok..bunlar sanayici değil,keşke öyle olsalardı,çiftçi de olmadıklarını ispat ettiler.inşaatçılar..önümüzdeki birkaç yılın kısa bir değerlendirmesini yaptım kanımca,sizce bu olası değişim döneminde enbüyük ekonomik problem ne olacak ülkemiz için?bence işsizlik..

    YanıtlayınSil
  43. Bizim yönetim işi bilmiyor abi,

    Ayasofya'yı Cami yapacağına, Kilise yapıcan, en yüksek metrekare rayicinden Amerigaya satıcan.
    America olmadı, Alman veya Rus da olur farketmez.

    İbadet günü otoparkı da 49 eyro, meydan giriş biletini de 29 eyuro yaptık mı hristiyan mristiyan da gelmez. Ayasofya yine orada eskisi gibi durur.

    Din ticaretiyse mis gibi din ticareti, akarı yok kokarı yok.
    Mal yine benim sınırlarımda, benim denetimimde, taşıyıp götürecek hali yok.

    Bizim ağa tuttu fakirlere cami yaptı, yanlış yaptı, adam iki akbille meydana geliyor.

    Halbuki benim dini bütün hristiyan kardeşim gelse, uçakları doldursa, oteli doldursa, giriş parasını verip ibadetini yapsa, çıkışında huşu içinde ağlasa, çıkışta dilenen kardeşlere 3-5 euro, mideye iki kebab, üç bardak rakı, Sultanahmet'ten havalanına kadar mis gibi bir taksi hizmeti...
    Adamlar her hafta ayin yapıyor, düzenli turist gelir kapısı.

    YanıtlayınSil
  44. Hocam haritada renklendirilmemiş ülkelerle ilgili yorum nedir? Suriye gibi mesela, gözden kaçırdığım bir şey mi var? Yanıtlarsanız sevinirin, teşekkürler

    YanıtlayınSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...