Koalisyon Seçenekleri ve Erken Seçim
7 Haziran seçimi sonuçlarına göre AKP 258, CHP 132, MHP, 80
ve HDP de 80 milletvekili çıkarmış bulunuyor. Buna göre karşımızda teorik
olarak anlamlı görünen 6 seçenek bulunuyor: (1) AKP’nin CHP, MHP veya HDP’den
birisini yanına alarak bir koalisyon hükümeti kurması. (2) AKP’nin öteki üç
partiden birinin dışarıdan desteğini alarak tek başına bir azınlık hükümeti
kurması. (3) CHP, MHP ve HDP’nin bir araya gelerek bir koalisyon hükümeti
kurması. (4) CHP ile MHP’nin HDP’nin dışarıdan desteğini alarak bir koalisyon
hükümeti kurması. (5) CHP’nin MHP ve HDP’nin dışarıdan desteğini alarak bir azınlık
hükümeti kurması. (6) Seçimin yenilenmesi.
AKP’nin koalisyon için bazı koşulları var. Bunların en temel
olanları, 17 – 25 Aralık dosyasının yeniden açılmaması ve Erdoğan’ın konumunun
tartışılmaması olarak görülüyor.
Seçim öncesi ve seçim sonrasında yapılan açıklamalara göre
CHP, MHP ve HDP açısından koalisyonun bir takım ortak koşulları var: 17 – 25 Aralık
olaylarının yargıya götürülmesi ve Erdoğan’ın anayasal yetkilerine geri dönmesi.
MHP’nin bu ortak koşullara ek olarak olmazsa olmaz koşulu çözüm sürecinden
vazgeçilmesi, HDP’nin ortak koşullara ek olarak öne sürdüğü olmazsa olmaz koşulu
ise çözüm sürecine devam edilmesi şeklinde beliriyor.
Şimdi bu 4 koşul çerçevesinde oluşan görünümü bir tabloya
dökelim.
|
17 – 25 Aralık Olaylarının Yeniden Yargılanması
|
Erdoğan’ın Anayasal Yetkilerine Geri Dönmesi
|
Çözüm Sürecine Devam Edilmesi
|
Diğer Konular
|
Toplam
|
AKP
|
X
|
X
|
√
|
√ X
|
2 √ 3 X
|
CHP
|
√
|
√
|
√
|
√ X
|
4 √ 1 X
|
MHP
|
√
|
√
|
X
|
√ X
|
3 √ 2 X
|
HDP
|
√
|
√
|
√
|
√ X
|
4 √ 1 X
|
Not: X konuya
olumsuz yaklaşımı, √ olumlu yaklaşımı gösteriyor. Diğer konular birçok alanı
kapsadığı için içinde olumlu bakış da olumsuz bakış da olacak diye düşünüyorum.
Tablodaki verilere bakıldığında AKP’nin bu üç partiyle tek
tek ya da bir arada bir koalisyon kurma şansı görünmüyor. Ya da diğer konularda
öyle büyük tavizler vermesi gerekiyor ki diğer partiler buna razı olsun. Böyle
bir durum da şimdilik mümkün görünmüyor.
Tabloya göre koşulları itibariyle en uygun 2 parti CHP ile
HDP görünmektedir. İkisinin milletvekili toplamı 212 etmekte ve yeterli sayı
olan 276’ya ulaşamamaktadır. Bu ikiliye en yakın görünen MHP’dir. MHP, bu ikiyle
eklenirse sayı 292’ye yükselmekte ve yeterli sayıyı geçmektedir. Ne var ki MHP’nin
olmazsa olmaz koşulu çözüm sürecinin terk edilmesi, HDP’nin olmazsa olmaz
koşulu ise çözüm sürecinin devam ettirilmesidir. Bu durumda bu üçlünün bir
koalisyon kurma şansı bulunmuyor.
AKP’nin tek başına bir azınlık hükümeti kurma ve güvenoyu
alma şansı da aynen hükümet kurma durumunda gibi imkan dahilinde görünmüyor.
CHP’nin MHP ile birlikte bir azınlık hükümeti kurarak HDP’nin
dışarıdan desteğini alması da pek mümkün görünmüyor. Çünkü bu olasılık da sonunda
çözüm sürecinin devam edip etmeyeceği çıkmazına giriyor.
İşin bu yönüne ek olarak iktidara gelecek parti ya da
partileri bekleyen sorunların durumu da çok önemli. Ekonomide mevcut durum hiç
de parlak görünmüyor. Büyüme üç yıldır potansiyelin oldukça altında bulunuyor.
İşsizlik ve enflasyon düşürülemiyor. İhracat son beş aydır geriliyor. Cari açık
hala çok yüksek düzeyde seyrediyor. Faizler yükseliş içinde görünüyor. TL’nin değer
kaybı devam ediyor. CDS primi yüksek düzeyde kalamaya devam ediyor. Dış borçları
çevirmek ve cari açığı finanse edebilmek için yıllık 200 milyar dolar dış
kaynağa ihtiyaç bulunuyor. Bütün bunlar yeni hükümetin çok ciddi bir ekonomi
politikası uygulamasını gerektiren koşullar. Bu tür bir ekonomi politikası,
muhtemelen uygulayan parti ya da partilere oy kaybettirecek bir politika olacak.
Ekonomiye ek olarak son birkaç yılda demokrasi, insan hakları, basın özgürlüğü,
yargı bağımsızlığı gibi konularda çok ciddi itibar kaybına uğradık. Eğitimdeki
halimiz ise tam anlamıyla bir felaket. İş başına geçecek hükümetin karşısında
yıllardır ihmal edilmiş yapısal reformlar dağ gibi duruyor.
Böyle bir ortamda 13 yıldır iktidarda kalmış olan AKP
dışındaki partilerin, pamuk ipliğine bağlı koalisyonlarla iş başına gelip bozulmaya
yüz tutmuş ekonomik ve sosyal yapının sorumluluğunu üstlenmeleri bana pek
akıllıca gelmiyor. Erken seçimden farklı bir sonuç çıkar mı? Emin değilim. Farklı
bir sonuç çıksa bile bu sorunları çözmek kolay değil.
Bu açmaza düşerken hangi hataları yaptığımızı itiraf ederek,
inatlarımızı, direnişlerimizi bir yana bırakarak, gerekiyorsa özür dileyerek, hep
birlikte ve bütün içtenliğimizle konuşarak çıkış yolunu aramalıyız. Aksi
takdirde içine düştüğümüz bu labirente, çıkışı iyice zorlaştıran yeni bölmeler
eklenmeye devam edecek.
Mühendislikte MVP(Minimum Viable Product) diye bir kavram vardır. Bu durumda muhalefetin elde ettiği bu durum karşısında bir kesişim kümesi ortaya çıkarması en sağlıklı olandır. Fakat şu anda koalisyon kurmaya değil kurmamaya sebep aranıyor. Sene içerisinde oluşacak AB krizi ve FED faiz arttırımı zaten TL'de ve ekonomide çok farklı senaryolar ortaya çıkartıyor. Kimse bu bombaların elinde patlamasını istemiyor. Bahsettiğiniz gibi bu ekonomik şartlar altına girmek kaçınılmaz olunca her partinin kırmızı çizgileri beliriyor ne yazıkki.
YanıtlaSilBu arada Yunanistan ve AB senaryoları hakkında bize bilgi vermeniz mümkün mü?
Saygılar,
Zor durum. Çok açmaz var.
SilYunanistan ve AB senaryoları artık bir senaryo olmaktan çıkmış gibi görünüyor. Bu aşamada konu kontrol altında değil sanırım.
Hocam, bence en önemli diğer konu: yeni seçilen milletvekillerinin emeklilik haklarını kazanabilmesi için geçmesi gereken 2 sene. Çözüm : Seçim tarihinin baştan belirlendiği CHP - MHP ye dışardan destekli HDP koalisyonu. Tek amacı AKP 'yi hükümetten uzaklaştırmak ve yargılamak olan bir koalisyon sizce Türkiye 'ye ne kazandırır ne kaybettirir ??
YanıtlaSil2 senelik süre kalktı hocam.
SilBakalım, göreceğiz neler olacağını.
SilAslinda 17 – 25 Aralık dosyası ve Erdoğan’ın konumu dogrudan dogruya Erdogan'i ilgilendiriyor ve onun konumunu korumaya yonelik. Normal sartlar altinda gorevini layiki ile yapan yeminine sadik bir CB'nin bu tur kosullara ve kirmizi cizgilere ihtiyaci yoktur ama universite diplomasinin gercekligi bile saibeli olan, anayasayi ihlal etmeyi umursamayan birisinin CB olarak kalabilmesi icin dogal olarak disaridan destege ihtiyaci var ve bunu da partisinden bekliyor. Burada soz konusu olan bence koalisyondan da ote, Turkiye normallesebilecek mi yoksa bozuk duzeni daha da bozulmasini goze alarak devam ettirecekmi sorusudur. Halk %60 oraninda normallesme dedi ama bu da AKP'nin pek umurunda degil gibi duruyor bazi AKP'liler haric. Son gunlerde Abdullah Gul'un tekrar parlatiliyor olmasinin sebebi bu olabilir cunku yanlista israr etmenin AKP'yi ya dogrudan ya da Turkiye'nin yikintilari altinda kalarak dolayli olarak goturecegini kendileri de gormus olmalilar. Burada ne HDP ne de MHP anahtar partidir. Anahtar AKP'nin kendisi'dir aslinda. Verilecek karar yanlista israr edip yok olmak veya bir sekilde yanlistan donup var olmaya devam etmekten ibarettir. Erdogan'in posizyonuna gelince, problemin ta kendisi olarak, universite diplomasi olmayan birisinin CB secilmesine izin vermek zaten bastan hataydi. Umarim Turkiye kendi dinamikleri ile bu problemi cozer yoksa cozum ister istemez disaridan dikte edilir ki bu da ancak baska bir hegamon ulkenin cikarlarina hizmet etmekten oteye gitmez yani Turkiyenin cok da isine yaramayabilir (ama belki potansiyel bir Kurdistanin isine cok yarayabilir kim bilir?).
YanıtlaSilHer toplum layık olduğu yönetimi bulur.
SilHocam yeni secim disinda hicbir opsiyon gorunmuyor. En azindan partilerden en az birisi odun vermeden..
YanıtlaSilAynı kanıdayım ama yeni seçim de bir değişiklik getirir mi o da meçhul.
SilAKP'nin iktidar icin fazla bir millet vekiline ihtiyaci yok. Yeni bir secimde muhtemelen cozumsuzluk olmasin diye ve AKP'nin ders aldigi dusuncesiyle AKP'nin oyu mevcut millet vekili listeleri ile bile artacaktir. HDP'den CHP'ye kayacak oylar da gene AKP'ye yarar. Ayni zamanda vekil listelerinde de revizyon yapip, ozellikle varlikli adaylari daha alt siralara koyarak para harcamalarini saglayarak, eski ve guclu adaylari listeye alarak eksik olan 20 millet vekilini erken secimde almasi hic zor degil AKP'nin. Ama muhalefetin oylarinda pek degisiklik olacagini sanmiyorum. Sadece HDP'nin oyu azalabilir. MHP'nin de AKP'nin onunu actigi icin ufak da olsa oy kaybi olabilir. Siyasi analizi en iyi yapan parti AKP o acidan simdiden hangi illerde nasil MV sayisini arttirabilirler simdiden calismaya basladiklarindan hic suphem yok.
Silbir alternatif daha var hocam bence erken seçim haricinde eğer yapılabilirse en mantıklı politika 18 kişiyi satın alabilmek. mümkün müdür? ben bilemiyorum hocam.
YanıtlaSilTürk siyasetinde imkân dışı bir şey yok galiba.
SilBu yorum yazar tarafından silindi.
YanıtlaSilCumhurbaşkanı bu durumun müsebbibidir. Düşünün ki o makamda erdoğan haricinde başka biri olsaydı şu anda koalisyon çoktan kurulmuş bakanlık paylaşımını konuşuyor olurduk.
YanıtlaSilYeni seçimde değişiklik olması, Akp nin içinden de bir kısım güç alıp ABD nin de desteğiyle yeni bir muhafazakar sağ görüşlü bir partinin erken seçime girmesi ile mümkün olur.
Böylece CB bertaraf edilmiş, yeni anlayışla eski bakanlar da yargılanabilir ve hatta çözüm süreci de devam ettirilebir duruma gelmiş olur.
Saygılar.
Cumhurbaşkanını her olayın müsebbibi görmek ne kadar sağlıklı bir düşüncedir? Anayasal süreç içerisinde işleyen bir seçim sonrası takvimini bile Cumhurbaşkanına bağlayan, araştırma yapmaktan bu kadar aciz garabetlerden oluşan bir toplum ile bırakın 2023 hedeflerini, yarını bile planlamamak gerekir aslında...
SilYSK kesin seçim sonuçlarını en erken 11-12 gün içerisinde açıklayabileceğini açıkladı; bu da 18-19 Haziran tarihlerine denk gelir...Bu tarihte bir açıklama olursa 22-26 Haziran haftası milletvekili yemin töreni ile geçirilir...29 Haziran-03 Temmuz haftası partiler meclis başkanlığı için adaylarını açıklarlar ve seçimlere geçilir. Burada da turlu seçim yapılacağı için 06-10 Temmuz veya 06-15 Temmuz arası meclis başkanı seçimi yapılır....
Meclis başkanı seçildikten sonra Cumhurbaşkanı, hükümet kurma yetkisini anca verebilir ki; bu da muhtemeldir ki bayramdan hemen sonraki hafta olabilir...
Atarken de biraz inandırıcı olalım değil mi??
mevcut durumda en iyisi CHP'nin kuracağı bir azınlık hükümeti eşliğinde seçime gitmek olabilir. MHP ve HDP, ülkeyi seçime götürecek CHP azınlık hükümetine pekala destek verebilir. seçim hükümeti çözüm süreci gibi önemli bir konuyla ilgilenmez, dolayısıyla MHP ve HDP açısından kırmızı çizgiler ihlal edilmemiş olur. böyle bir durumda:
YanıtlaSil1- kamu kaynaklarının AKP tarafından hoyratça kullanılması engellenir ve seçimler daha adil bir ortamda yapılabilir
2- CHP, hükümet olmanın avantajıyla birçok kurumda ivedi teftiş çalışmaları ve soruşturmalar başlatabilir. teftiş elemanlarına güven yoksa en azından birçok gizli veya saklanan/üzeri örtülen evrak ve bilgiye ulaşabilir. özellikle milli güvenlik dokümanları ve istihbarat bilgilerine mümkün olduğunca ulaşmaya çalışır. böylece dış politika ve yolsuzluklar konusunda AKP'yi zor durumda bırakabilecek bilgi ve belgeyi seçim öncesi kullanarak AKP'yi daha da yıpratabilir. bundan sadece CHP değil MHP ve HDP de istifade edebilir, meydanlarda AKP'ye karşı argüman olarak kullanabilir. tabii, AKP böyle bir durumda elinden geldiğince evrak imha etmeye çalışacaktır ama bütün evrak ve bilgileri imha edebilmesi mümkün değildir. diğer taraftan önemli evrak ve bilgiyi imha etmesi de AKP üzerinde seçim öncesi güçlü bir şüphe ve olumsuz intiba bırakacak, bu durum oylara muhakkak yansıyacaktır.
Seçime kadar geçecek 3 - 4 ay çok önemli. Fed'in faiz artırımının gündemde olacağı bu ortamda ekonomi iyice kötüye gidebilir. İktidarda olmayanların kârlı çıkacağı bir dönem yaklaşıyor.
Silamerikada sanayi üretimi kötü gidiyor. haziran verisinde bir mucize olmazsa iki çeyrek üst üste daralma olacak
Silhttp://research.stlouisfed.org/fred2/data/INDPRO.txt
geçmişte sanayi üretiminin resesyona girip de ekonominin geri kalanının çok uzun süre ayrışmadığını görüyoruz. fed'in faiz artırımına şüpheyle bakanların sayısı dünkü sanayi üretimi verisinden sonra epey arttı. ekim-kasım ayındaki bir seçime iktidar olarak girmek avantajlı olabilir.
CHP hükümete talip. Muhalefetin guvenoyu yeterli. Butce ve birçok yasa meclisten geçer. Ama her aşamada Erxoğan engeline takılırlar. En iyi seneryo muhalefet güvenoyuna katılmaz. AKP azınlık hükümeti kurar. Ama kafasına göre takılamaz.
YanıtlaSilEkonomideki gidiş çok önemli. İktidar giderek ateşten gömlek haline geliyor gibi.
Sililk bölümdeki açmazın çözümü AKP nin blok hareketinin engellenmesi (Gül hareketi?) veya çözüm sürecinin tek başlık yerine içeriğinin 8-10 maddeye bölünerek bunların pazarlık konusu yapılması olur.
YanıtlaSilAncak ikinci bölümde belirttiğiniz gibi şu an ülkeyi yönetecek partinin neredeyse 3-4 sene finansal istikrarsızlığın garanti olduğu ortamda oy kaybetme riski çok büyük. Muhalefet için belki de daha mantıklı olan azınlık AKP hükümetine güvenoyu vermek ve hem sorumluluğun ülkeyi bu duruma getiren partide kalmasını sağlamak, hem de ipleri kısmen elde tutmak olabilir.
Egemen
Mantık bunu gerektiriyor. Ama siyasal hırs mantığın ötesindedir biliyorsunuz.
SilOnemli olan Iktidara gelmek degil ayni zamanda meclisten kanun gecirebilecek guce sahip olmak. AKP iktidarda olup kanun gecirecek gucte olmayinca, muhalefet istedigi kanunlari gecirir. Boyle bir ortamda iktidar olmanin getirecegi hicbir arti yok, aksine zarari olur. AKP'nin azinlik hukumetini secenekler dahiline bile almayacagindan emin olabilirsiniz.
SilSerdarke
YanıtlaSilAzınlık akp hükümetine güven oyu vermek!
Ekonominin kötü gideceği öngörüsüyle; bu kötü gidişatı muhalefetteyken izlemek!
Son 10 senedir "bu yıl işler çok zor" derken; bu söylem bile akpyi yine iyi yerlere taşıyabilir. Ya işler iyi giderse; öyle ya wall street sağ gösterip sol vuramaz mı? Daha önce bir çok kere yaşadık bunu!
Bu risk alınır mı sizce?
Ekonominin kötüye gidiş artık çok net. Kim görevi alacaksa bunu bilerek ve buna hazır olarak almalı.
SilHocam Ekonomi kötüye giderken sol iktidarların işbaşında olup, yıpranmalarının önüne sizce nasıl geçilir?
YanıtlaSilBenim görebildiğim tek yol 2002'dekinin tersine koalisyon ortaklarının,hamasete kapılmadan,dik durarak erken seçime bütün kapıları sımsıkı kapamak.
Sizce?
Hocam iyi ki varsınız.
Saygılarımla
evet asıl mesele var oluş ve var oluş özden önce gelirmiş
SilEğer ekonomi gerçekten benim tahmin ettiğim gbi yokuş aşağı gidiyorsa bu gidişi önlemenin yolu ne yazık ki kısa vadede yok. Uzun vadede çıkar yol yapısal reformlardan geçiyor. Onları yapmak için de çok uyumlu ve kararlı bir koalisyon gerekiyor. Bunlar çok zor sağlanacak koşullar.
SilRasyonel biçimde gerçekleri önümüze koyduğumuzda, enseyi karartmamak mümkün değil..
YanıtlaSilEvet ne yazık ki öyle görünüyor.
SilCHP MHP HDP arasında oluşacak koalisyondan en zararlı çıkan MHP olur. MHP zaten HDP nin olduğu hiç bir sistemi desteklimeyeceğini Açıkladı. HDP Çözüm sürecini böyle basit bi pazarlıkla askıya almak istemeyecektir.
YanıtlaSilAK Partinin yapacağı bütün koalisyonlar AK Partiye oy kaybettirecek potansiyelde.
Ak Parti CHP ile koalisyon yaparsa meclis ana muhalefetten mahrum kalacak. CHP ile koalisyon büyük pazarlıklarda fazla ödün vermek gerektirir. Dindar kesimden oy kaybı demek.
MHP ile koalisyon yaparsa, en büyük siyasi riski olan Çözüm Sürecini bitirmiş olacak. Kürt seçmenden oy kaybı demek.
AK Parti HDP ile koalisyon değil ama Çözüm Sürecinin devam ettirilmesi Karşılığında HDP dışardan destekli azınlık hükümeti kurabilir. Diğer bütün ihtimallerde Çözüm Süreci sıkıntıya giriyor.
AK Parti en büyük siyasi riski olan Çözüm Sürecini bitirmeyi seçmeyecektir. Biz kaybetmeye razıyız Türkiye kazansın ve Baldıran zehiri içmeye hazırım diyen için bundan geri dönüş kolay değil. Bu olasılık denemeden HDP nin fazladan çıkardığı 20-30 milletvekilini erken seçime ikna etmek kolay olmayacaktır.
Ayrıca AK Partinin temsil edilmediği 5 ili de HDP temsil ediyor. Böylece tüm Türkiye temsil edilmiş olacak. Ancak AK Parti HDP'ye ne kadar güvenebilir. Erken seçim kaçınılmaz gözüküyor.
Ek olarak 17-25 Aralık dosyalarının açılması için koalisyona gerek yok. Meclis oylamasıyla da halledilebilir.
Evet açmazları çok olan bir oyun gibi.
Sil17-25 Aralık dosyalarının açılması için koalisyona ihtiyaç yok. Ama bunun sonunda varılacak noktalarda koalisyona ihtiyaç olabilir.
Hocam seçim sonuçlarını matematiğe cevirmissiniz. Durum ancak bu kadar net ortaya konulabilir. Ne var ki siyasetin matematigi bakalım nasıl işleyecek. Zira siyasette tahmin edilemeyen veriler daha fazla oluyor. Siyasetin zaman algısı bile farkliyken 2x2 bazen 3 bazen de 5 olabiliyor.
YanıtlaSilbu işte matematik değil, belirsizlik ilkesi geçerli
SilHocam, bazı siyasi çevrelerin dış güçlerin birleşerek kendilerine karşı komplo kurduğuna yönelik iddialar konusunda ne düşünüyorsunuz? genellikle ülkemizin siyasi çevrelerinde bu tür iddialar her dönemde dillendiriliyor.
YanıtlaSilAyrıca, -birçok kişi bana kızacak biliyorum ama söylemek istiyorum- ben sosyal demokratların özellikle sorunları tanımlamada başarılı olabilirken, teorik öneriler de geliştirebilirken, somut (uygulanabilir) çözüm önerileri bulmada görece başarısız olduklarını düşünüyorum. Eğer icraat konusunda başarılı olabilselerdi belediyelerden başlayarak örnek uygulamalarıyla Türkiye'de iktidarı kazanabilirlerdi.
bu arada benim hiçbir siyasi ideolojiye fanatik bir bağlılığımın olmadığını belirtmek isterim.
Kolaylıklar dilerim. saygılarımla.
akp'li belediyelerle akp'li olmayan belediyelerin imkanları aynı mı?
SilHoca komplo teorilerini cevaplamıyor, bu olacak cevabı muhtemelen.
SilGeçmiş belediyecilik uygulamalarına bakınca haklı olduğunuz noktalar olduğunu düşünüyorum. Yalnız iki şeyi de görmek lazım: (1) Geçmişte belediyeler bu kadar yüksek vergiler vs toplamıyorlardı. Ankarada oturduğum eve Emlak vergisi olarak 10 TL çöp vergisi olarak 12 TL ödediğimi hatırlıyorum. O zaman bile "bir evin vergi değeri evden toplanan çöpten fazla olabilir mi?" diye sorardım. Yani şimdiki imkanlar o zaman yoktu. (2) İnternet o zaman yoktu. Hizmet kalitesinin yükselmesinde internetin büyük katkısı var.
SilDış güçler meselesine gelince. Ben bu tür teorilere inanmam. Çocukluğumdan beri her yabancı maçtaki yenilgi sonrasında hakemlerin taraf tuttuğunu, Türkleri sevmediklerini, havanın aleyhimize olduğunu, müslüman olduğumuz için bizi kenara ittiklerini vb dinlediğim için bu tür palavralara inanmamayı adet haline getirdim. Her yenilgiden sonra faturayı bu tür uyduruk gerekçelere sarıp sarmalayacağımıza bir hatayı nerede yaptık sorusunu sorsak olayı çözmeye yaklaşabiliriz.
Birincisi sizin de sürekli söylediğiniz gibi rasyonelite sadece teori de doğrudur...Ikincisi HDP ve CHP nin çözüm sürecini istediği konusu bir yanılgıdır. Bundan nemalanıyorlar... Üçüncüsü PAYOFF lar eksik dizayn edilmiş...TABAN uyumu ,muhafazakarlık ve ekonomik çıkar gibi PAYOFF lar da girilmeliydi ki bunların etkin katsayısı daha yüksek olmalıydı. Nitekim toplumun geneli muhafazakardır (dinci demiyorum). Dolayısıyla CHP ve HDP ye sıcak bakmayacaklardır. Son olarak illa ki oyun teorisi dizayn edilecekse, BAYESIAN DENGE kurulması gerekliydi,.,Yani her ihtimali kesin 1 ya da 0 olarak tanımlamak yerine, bir Olasılık teorisi yaklaşımıyla her bir PAYOFF a bir Olasılık atanmalıydı...Bu durum da denge değişecektir..
YanıtlaSilSon söz, siyasette her şey mümkün...Teorilerle organize edilemez..
Eğer HDP ve CHP çözüm sürecini istemiyor ve sadece nemalanıyor olsalar bile nemalanmaya devam etmek için bu görünüme devam etmezler mi? O zman bu konu onlar için ortak konu olabilir.
SilPayoff lar ne kadar fazlalaştırılırsa içinden çıkılmazlık o kadar artar. Onları diğer konularda topladım. Buradaki pay off seçimleri tamamen partilerin söylemlerine dayanıyor.
Buradaki dizayn bir oyun teorisi dizaynı değil. Oradan esinlenerek yapılmış bir dizayn. Bunu vurgulamıştım.
Hocam, taban olarak birbirine en yakin iki parti AKP ve MHPdir. Bana göre eger bir koalisyon hükümeti kurulacaksa bu sadece AKP ve MHP olur, zaten MHPnin 3 sarti var, CHP 14 sart kostu. Kaldiki AKP secmeni CHPye karsi cok tepkili ve AKPnin CHP ile bir koalisyonunu AKP tabani desteklemeyecek AKP cok secmen kayip edecektir. MHP bu durumdan en karli cikan parti olur. Bu yüzden tek bir secenek kaliyor. O da AKP-MHP hükümeti. Cumhurbaskanligi konusunda AKP Anayasal yetkileri disina cikmasi partiye zarar Verdi, zaten suan Anayasada Tarif edilen bir Cumhurbaskani gibi davranmak zorunda. Cözüm Sürecinde, Erdogan secim öncesi Kürt sorunu yoktur demistir. MHP PKK ile müzakere disinda Cözüm sürecinin faydali konulara hayir diyecegini sanmiyorum. Son olarak da 17/25 Aralik ile hesaplasma konusunda Gül de MHP ile ayni fikirde oldugu ortaya cikmistir 4 Bakan Yüce divana gönderilir o büyük bir sorun degil. Yani, AKPnin önünde 2 yol var, ya MHP ile koalisyon ya da Erken secim. Ekonomik veriler ve Dis siyasetdeki gelismeler Erken secim olma varsayimi cok düsürüyor. AKP bu sürecte Kasima kadar Ülkeyi hükümetsiz birakma lüksüne giremez. MHP ile er gec anlasacaklarini düsünüyorum. AKP ve MHP bu sekilde 56,30%lük bir kesimi temsil etmis olacak, meslicteki temsil orani da 60%larin üzerinde.
YanıtlaSilKonu 4 bakanın yüce divana gönderilmesiyle bitse mesele yok. Ama sanırım ucu başka yerlere gidecek. 4 Bakanın yüce divanda neler anlatacağını, olayın ucunun kime gideceğini, yaptıklarını kimlerin talimatıyla yaptığını ve bu konuları giderlerse yüce divanda anlatıp anlatmayacaklarını bu aşamada bilemeyiz. Onun için bu mesele çok kolay değil.
SilBakanların yargılanması için hükümete gerek yoktur meclis yeterlidir madem ortak olarak isteniyor yapılabilir. Eğer amaç Erdoğanı yargılamaksa hukuken yapılamaz. Erdoğan anayasal düzene geri dönsün demek saçmadır anayasal düzen zaten Erdoğana geniş yetkiler vermektedir yani Erdoğan bir nevi zaten başkandır. Zamanında Necdet Sezer sorun çıkarırken iyi Erdoğan çıkarırken kötü demek sistemin hatalarını çıkarlarına uydurmaktır, Sorunlu olan sistemse onun üzerinde durulmalıdır. AKP'nin aldığı oyun tamamına yakını Erdoğan sayesinde alınmıştır buna arkasını dönen AKP'nin işi biter yani AKP Erdoğanı bıraksın gelsin demek saçmalıktır siyasi intahar demektir, meclis fesh edilip yeni parti kurulsa örneğin Gül ile Erdoğan anlaşsa yada Erdoğan Tekbaşına bir kısım AKP'yi ikna edip örgütlese sonuç hiçte muhalefetin beklediği şekilde olmaz (AKP'den ayrılanların kaderini düşünün - hepsi Erdoğanı suçlayıp ayrılmışlardı ama seçmende kabul görmemişlerdi). AKP'nin kabul görecek bir bölümünün buna ikna edilebileceğini düşünmek bence naifliktir. Bakanların yargılanmasından hukuken ve siyaseten bir şey çıkmaz; hukuken deliller kanunen elde edilmediğinden (bunun mantığı kabul etmesenizde şu şekildedir: şifreli telefonu dinlemek casusluk faliyetidir yasadışıdır, Casusluk faliyetiyle delil topyanın delili kabul edilmez/güvenilmez, mesela...) bakanlar aynen Koray Aydın gibi serbest kalacakladır Zaten vicdanlarda yargılanmışlardır güvenilmez sinsi rüşvetçi damgası yemişlerdir sonuçta buradan elde edilecek siyasi ya da hukuki ya da vicdani bir ek kazanç yoktur, gündemi oyalanmak vakit geçirmektir. Akıllı olan: AKP'nin yönetimden uzak kalmaya oynaması, muhalefetin ise AKP'ye azınlık hükümeti kurdurmasıdır(kriz/sıkıntı olunca genel seçime gitmek için). Bunun dışındaki alternatifler hiç kimsenin işine çok yaramaz; sonuç olarak hükümetin kurulma ihtimali zayıftır ancak siyasi hırsla mümkün olur. Şu aşamada muhalefet şartlarını olacak şeylere dayandırarak azınlık hükümetine oynamalı, AKP ise bunlar kelle istiyor yok bizde kelle şeklinde oynamalıdır. AKP'nin bir diğer avantajı ise zamandır riskler artıp kötüye gidiş olunca AKP işler kötüye gidiyor yine bize hükümet kuracak kadar oy verin en azından bu seferlik mantığını devreye sokabilir (gerçi önümüzdeki dönem hükümet olmak isteyenin aklına yanayım)... Hoşa gitsede gitmesede durum budur bu arada seçimlerde sonucu belirgin şekilde etkileyecek hile yoktur (bu görülmüştür umarım çünkü çok hazırdılar molotoflarla "gösteri" yapmaya birileri), AKP seçimle gidip seçimle gelir bu da görülmüştür sanırım (yani otoriter tutumla ki bu bazılarının hoşuna gidebilir, demokratik seçimler yok diyerek ülkeyi uluslar arası alanda zor duruma sokma arasındaki dengeyi kaybetmemek gerekir aksi halde hem hayatımızı zihinsel denge içinde sürdüremeyiz hem de nefretimiz mantığımızı gölgelediğinden doğru kararlar veremeyiz. Bu durumda doğru olan hoşa gitmesede bu seçimlerden bir nane çıkmama ihtimalinin bir hayli yüksek olmasıdır, bir dahaki seçimlerde ise doğru oynayanın kazançlı çıkacağıdır ki AKP muhtemelen bu konuda daha avantajlı gözükmektedir o nedenle muhalefet çok dikkatli oynamalıdır. Analizi şu: gelen hoşa gitmeyecek şeyler yapmak zorunda kalacak; Muhalefet gelip batarsa AKP+,Blok-, AKP gelip batarsa Blok+ AKP-(ancak halen en fazla oyu alabilir), Erken seçime oynanırsa ekonomi kötüye gider millet ürker tek parti ister AKP+,Blok-, AKP Erdoğana açıkça sırt çevirirse; Erdoğan erken seçimi zorlar(kasımda olmasa bile en azından orta vadede) madur mahrur ümit vadeden Erdoğanlı yeni AKP+, Blok ve eski AKP-(ekonomiyide batırdılar zaten Erdoğanı dinlemediler denilecektir). AKP ve diğerleri şeklinde değerlendirince sonuç böyle yani hoşa gider gitmez...
YanıtlaSilBakanların yargılanması için hükümete gerek olmayabilir. Ama eğer o yargılamadan bir şeyler çıkar da ucu başka taraflara giderse işler değişebilir. Asıl mesele orada.
SilHocam yazdığım gibi deliller kanuna uygun toplanmadığından kabul edilemez o yargılamadan bir şey çıkmayacaktır bir şey çıkmayacağı için varsada kimse konuşmayacaktır, ayrıca çıksa bile konuşulmayacaktır çünkü gerekirse ucu ailelere sülalelere değdirilecektir böylece konuşmalar önlenecektir... AKP Koray Aydını yargılarken de benzer şeyler olmuştu hatırlanırsa. Yani özetle bu tür yargılamalardan bir şey çıkmayacaktır, daha önceki skandallarda da çıkmamıştır, bunda farklı olacağını düşünmek hata olur, yani en kötü ihtimal susup alınacaksa az bir ceza almaya bakıp kendi ailelerini koruyacaklardır, işin ucunun bir yerlere dokunması için kaybedecek hiç bir şeyin kalmaması gerekir oysa hepsinin kaybedecek özgürlüklerinden daha fazla şeyleri var.
Silakp azınlık hükümeti kursun muhalefetin tamam demediği yasa çıkamasın. muhalefet istediği yasa önergesini versin kabul edilirse geçsin yasama yasama yürütme yürütme olur.
YanıtlaSilAlkisliyoruz, milletce alkisliyoruz...
YanıtlaSilPardon yaa.. Bitmisti degil mi bu...
Hocam chp çözüm süreci olarak adlandırılan pkk terör problemine sosyolojik ve sosyo-psikolojik çalışmalarıyla yaklaşacaktır bu yüzden X koymanız gerektiğini düşünüyorum çünkü mhp de aynı şekilde düşünmektedir. Doğudaki vatandaşlarımıza güvenlik problemleri nedeni ile iş ve eğitim verememiş bir devlet sorunu terör şeklinde düşünecektir çünkü doğudaki vatandaşımızla aynı haklara sahibiz. Bu iktidar yanlış politikaları yüzünden halkımız son yıllarda terörü yasal görmeye başlamıştır. Chp terörü çözüm süreci olarak görmemektedir. Yazılarınızı ilgi ile takip ediyoruz hocam başarılarınızın devamını dileriz özellikle büyüme oy grafiği inanılmazdı. Saygılar.
YanıtlaSilTeşekkür ederim.
SilBu bir durum tespitidir. Ben buradaki işaretleri partilerin yaptığı açıklamalara göre koydum. Nasıl yaklaşacaklarını sonradan göreceğiz.
Hocam chp çözüm süreci olarak adlandırılan pkk terör problemine sosyolojik ve sosyo-psikolojik çalışmalarıyla yaklaşacaktır bu yüzden X koymanız gerektiğini düşünüyorum çünkü mhp de aynı şekilde düşünmektedir. Doğudaki vatandaşlarımıza güvenlik problemleri nedeni ile iş ve eğitim verememiş bir devlet sorunu terör şeklinde düşünecektir çünkü doğudaki vatandaşımızla aynı haklara sahibiz. Bu iktidar yanlış politikaları yüzünden halkımız son yıllarda terörü yasal görmeye başlamıştır. Chp terörü çözüm süreci olarak görmemektedir. Yazılarınızı ilgi ile takip ediyoruz hocam başarılarınızın devamını dileriz özellikle büyüme oy grafiği inanılmazdı. Saygılar.
YanıtlaSilhocam borsa dolar faiz üçlemesinde kabaca mantık faiz düşerse borsadaki hisse senetleri ile dolar kuru artar dersek hisse senetleri ile dolar kuru aynı yönlü diyebilir miyiz? bu durumda altının fiyatı da faize bağlı mıdır? faiz düşerse altın artabilir diyebilir miyiz yoksa altın fiyatları daha başka şeylere mi bağlıdır?
YanıtlaSilBu tür paralellikler her zaman ve mutlaka doğru olmayabilir. Özellikle karışık ortamlarda bazen tamamen farklı sonuçlar çıkabiliyor. Dolar kurundaki artış ülkedeki karışıklıkla ilgiliyse borsa da düşebilir.
SilAltın fiyatı daha çok dünyadaki karışıklıklara bağlı. Özellikle de savaş vb gibi.
sevgili hocam biz yaşımız gereği bilemiyoruz siz türkiyede özellikle büyük şehirlerde istanbul ankara izmir gibi emlak fiyatlarının düştüğü dönemleri görebildiniz mi? kimse sorsam emlak fiyatları düşmez herkes eve yatırım yapıyor diyorlar.
YanıtlaSil2001 krizinde emlak fiyatları yüzde 10 ile 30 arasında düştü.
SilÜnlü ABD'li zengin işadamı Rockefeller ayakkabı boyatırken boyacı kendisini tanımış ve "Mr. Rockefeller ben de bütün paramı borsaya yatırdım" demiş. Rockefeller işe gelir gelmez danışmanını aramış ve "borsakai bütün hisselerimi satıp nakte çevirin" demiş. Bu talimatı verdikten bir hafta sonra da 1929 ekonomik krizi çıkmış. Eğer herkes emlak alıyorsa bir kez daha düşünmekte yarar var.
Millet akp'yi istemiyor o kesin.
YanıtlaSilDediğiniz gibi olsa AKP yüzde 41'e yakın oy alamazdı. Milletin istemediği şey tek adamın tam yetkili olmasıdır. Bu seçimden çıkan sonuç bence budur.
SilHocam bir Yunanistan yazisi yazacak misiniz? Su aralar Avrupa'nin bir numarali gundemi ve senaryolar havada ucusuyor. Sizin gorusunuzu ogrenmek isterdim.
YanıtlaSilakp-mhp koalisyonu olursa, çözüm süreci ile ilgili yasalar konusunda anlaşma meclise bırakılabilir. yani yasa ile yapılacak işlemler. buna mhp 4 bakanın yargılanması karşılığında razı olabilir mi?
YanıtlaSilMahfi Hocam,
YanıtlaSilSizi onur konugumuz olarak forum.bistte.net 'e bekliyoruz.
Hocam ekonominin yokuş aşağı gittiği konusunda ısrarlı misiniz hala.
YanıtlaSil