15 Ocak 2018 Pazartesi

Olaylar Değişir Görüşler de Değişir

John Maynard Keynes ve Winston Churchill ile birlikte anılan iki farklı biçimi olan ünlü bir deyiş var: “Gerçekler değiştiğinde ben de düşüncemi değiştiririm” ya da: “Olaylar değişirse ben de görüşümü değiştiririm.” Hangisi doğrudur ya da bu sözü kim söylemiştir o kadar önemli değil. Asıl önemli olan olaylar ya da gerçekler değiştiğinde insanın eski görüşünde ısrar etmeyip kendi görüşünü olaylara göre revize edebilmesidir.

Sosyal bilimler insan ve toplumla uğraşır. Onların davranışlarını, kararlarını, yönelişlerini inceler ve sonuçlar çıkarır. Bu davranışlar, kararlar, yönelişler zamanla değişir. Bu değişim bazen uzun zaman alır bazen de kısa sürer. Özellikle kriz gibi ortamlarda bu değişikliklerin süreleri oldukça kısalabilir. Bu değişimler olduğunda eski durumu açıklayan teoriler, hipotezler, düşünceler geçerliliğini yitirir, yeni duruma uygun teoriler, hipotezler ve düşünceler geliştirmek gerekir. Sosyal bilimlerin bu özelliğini bilmeyenler eski teorilere bakarak bu bilim dallarının geçersiz teorilere dayandığı düşüncesine kapılırlar.

Yakın zamana kadar Fed’in faiz artırımlarına devam etmesinin ve bilanço küçültmesinin yaratacağı likidite daralmasının, başta dış finansmana bağımlı kırılgan ekonomiler olmak üzere, bütün ülkeler üzerinde olumsuz etkiler yaratacağını ve sıkıntılara neden olabileceğini düşünüyordum. Ne var ki gelen veriler bunun böyle olmadığını, piyasadaki likiditenin gelişme yolundaki ülkelere ve özellikle de yüksek faiz öneren dış finansmana bağımlı kırılgan ekonomilere daha fazla yöneldiğini gösteriyor. Yani gerçekler ya da olaylar benim başlangıçtaki düşüncemden farklı yönde gelişmiş görünüyor. Bu durumda gerçeklere uymayan düşüncemde ısrar etmek yerine olayların niçin bu yönde geliştiğini açıklayacak yeni bir hipotez ortaya koymam gerekliliği doğmuş oldu. Bunu yapmazsam Sherlock Holmes’in sözünü ettiği vahim hataya düşmüş olurum: “Verileri gözden geçirmeden teori oluşturmak vahim bir hatadır. Bunu yapan sonunda teorisini gerçeklere uydurmaya çalışmak yerine, gerçekleri teorisine uydurmak için eğip bükmeye başlar” (Bohemya’da Skandal.)

Her ne kadar Avrupa Merkez Bankası, İngiltere Merkez Bankası ve Japonya Merkez Bankası piyasaya para vermeye devam etse de Fed’in faiz artırma eğilimi ve daha da önemlisi bilanço küçültme operasyonu piyasadaki likiditede bir daralma yaratıyor. Ne var ki bu daralma piyasadaki likidite bolluğunu henüz tehdit edecek düzeyde değil. Çünkü Fed’in piyasaya sunduğu likidite yaklaşık olarak 3,5 trilyon dolar, buna karşılık 2018 yılı boyunca geri çekeceği miktar 420 milyar dolar. Piyasanın daralmayı hissetmesi, Fed’in bilanço küçültmede yıllık 720 milyar dolarlık para çekilişine başlayacağı 2019 yılının ortalarından itibaren olacak. Aynı yıl Japonya dışındaki diğer iki büyük merkez bankası da muhtemelen piyasaya para vermeyi bırakmış olacak ve bu da likidite daralmasına ek katkı yapacak.

Böyle bir durumda yatırım fonları, kalan bu az sürede ellerindeki fonları maksimum getiri sağlayacak biçimde değerlendirmek istiyorlar. Bunun da yolu eldeki fonları en yüksek faizi veren dış finansman ihtiyacı yüksek olan ekonomilere yollamak. Bu tercihi yaparken yatırım fonlarının karşısındaki tek sorun bu ekonomilerin likidite daralması karşısında karşılaşabilecekleri riskler olarak ortaya çıkıyor. Buna karşılık özellikle gelişmiş ekonomilerin toparlanmaya başlaması ve Çin’in de kriz ortamından uzaklaşmaya başlaması gelişme yolundaki ekonomilerin ve hatta kırılgan ekonomilerin risk primlerinin düşmesi yabancı fonları risk üstlenme konusunda cesaretlendiriyor. Gerçekten de bu ekonomilerin CDS primleri tarihi düşük düzeylerde seyrediyor. Dolayısıyla fırsat zamanının azalması, düşük risk olasılığı ve yüksek faiz getirisi yabancı fonların buralara akmasını sağlıyor.

Yabancı fonların bu ekonomilere geçmiş yıllara göre daha fazla yönelmesinin temel nedeni yüksek kazanç sağlamak için eldeki son fırsatın bu bir buçuk yıl olması. Ondan sonra azalan likidite bu imkânın uzaklaşmasına yol açacak. Bu durumda yabancı fonlar için en akıllı yatırım bu ülkelere borç vermek olarak karşımıza çıkıyor. Bir süre sonra bu kadar ucuza fon bulup buralara yatırmak mümkün olmayacak, çünkü ABD’den başlayarak fon bulma faizleri yükselmeye başlamış görünüyor.    

Gelişmekte olan ekonomilerin ve özellikle de kırılgan ekonomilerin henüz devam eden likidite bolluğunun yarattığı bu son büyük fon akışından yararlanmak için hata yapmamaları, risk artırıcı eylemlerden uzak durmaları gerekiyor. Risk artışını önleyemeyenlerin bu son akımlardan yararlanamaması yüksek bir olasılık olarak duruyor. Bazı ülkelerin bazı konularda risk artışını önlemeleri mümkün de olmayabilir. Mesela Türkiye açısından ABD’den bankalara gelebilecek cezalar ya da çevremizde gelişen olaylar gibi meseleler görünümün değişmesiyle ve fon akımının daralmasıyla sonuçlanabilir. Bu akımları borç olmaktan çıkarıp doğrudan sermaye yatırımı biçimine dönüştürmenin tek yolu ise ekonomi başta olmak üzere birçok alanda ekonomiyi kırılganlıktan kurtaracak bir yapıyı inşa etmeye başlamaktan geçiyor.   

141 yorum:

  1. Yanıtlar
    1. Hocam yazılarınız beğenerek okuyorum. Şahsi bir ayrıntı daha önce de belki sorulmuştur :) cevap saatleriniz sabah 5:30-6:30 arasına da denk geliyor. her zaman bu erken saatlerde mi kalkarsınız. ikinci sorum şimdiye kadar 23 milyonun üzerinde siteniz tıklanmış. Bunu nakde çevirebiliyor musunuz. Çok teşekkürler :)

      Sil
    2. Hocam kafa yoruyor canlıyı indirecek tabi :)

      Sil
  2. Piyasanın daralmayı hissetmesi, Fed’in bilanço küçültmede yıllık 720 milyar dolarlık para çekilişine başlayacağı 2019 yılının ortalarından itibaren olacak.

    Emin misiniz, olacak mı?

    Bu kadar kesin olmayın.

    Kim öle, kim kala...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Elbette ki emin değilim. Bu bir tahmin. Tahminler bir takım varsayımlara dayanılarak yapılır, varsayımlar tutmazsa tahminler de tutmaz. Aksi zaten bilim değil falcılık olur ki ikisi arasında ince bir çizgi vardır. O çizgi ilkinde varsayımlar olmasıdır.

      Sil
  3. Teşekkürler hocam, elinize sağlık

    YanıtlaSil
  4. Hocam ülkemizde tasarruf oranının artmasını istiyoruz bunun için de pozitif reel faiz gerekli insanlar parasını vadeli mevduata yatırsın diye. Peki insanlar parasını vadesiz hesapta tutsa bu da tasarruf olarak değerlendirilmez mi sonuçta para bankacılık sistemine bir şekilde giriyor ve yatırımları finanse ediyor? Yani tasarrufun olması açısından vadeli veya vadesiz mevduatın bir farkı var mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tasarruf olarak degerlendirilemez. Sebebine gelince, bankacilik sistemine girerek resmilesir ve kayitli Hale gelir, yanliz bankalar acisindan musteriler tarafindan cabuk dokunulacak paralardir. Bu durumda bankalar daima likit kalmak zorundadir. Bu durumda bu paralarin yatirimi finanse ettigini soyleyemeyiz. Vadeli hesaplar da ise vade sonuna kadar dokunulmayacagi bilinir ve belli kanallar araciligiyla gerekli yerler finanse edilir. Dokunulmayacagi dusunulse bile kurallar ve belli hesaplamalar cercevesinde,vadeli olsa bile beklenmedik durumlar icin likit kalmak zorundadir. Sonuc olarak vadeli ve vadesizin tabiki bankalar acisindan da musteri acisindan da buyuk farki vardir.
      Tsk. Syg. H.G

      Sil
    2. Banka hesaplarında yer alan vadeli vadesiz bütün paralar tasarruf olarak değerlendirilir. Vadesiz hesapların ortalama bir miktarı vardır. Çekilenin yerine yenisi yatar dolayısıyla bu ortalama pek fazla değişmez.

      Sil
    3. Sayin Hocam, polemige girmek niyetinde degilim, yanliz tasarrufun ne manaya geldiginin anlasilmadigini yada farkli yorumlandigini goruyorum. Tasarruf tan kastimiz, 1-tutum; 2-para biriktirme, artirim;
      Vadesiz hesap dusunuldugunde yukaridakinin hangisini yapiyoruz? Yoksa vadesiz hesaplarin ne oldugunu anlamiyormuyuz. Biraz acabilirmisiniz, tesekkurler.

      Sil
    4. Sizin izah etmeye çalıştığınız şey vadesiz hesapların krediye vadeli hesaplar gibi dönüşemediği. Dönüşememesi tasarruf olmadığı anlamına gelir mi, ki esasında bankalara fayda sağlıyor. Kredi faiz maliyetlerini azaltıcı etkisi de var.Paranın bankaya olan maliyetini azaltıyor.

      Sil
    5. Vadesiz mevduatın da vadesi vardır :) Ben bir bankayım ve son 10 yılıma bakıyorum diye varsayalım. vadesiz mevduat tutan tüm insanların ortalama ne kadar sürede paralarını çektiklerini, benim yeni vadesiz mevduat yaratma kapasitemi değerlendirerek geleceğe yönelik bir projeksiyon yaparım ve vadesiz mevduatın da gerçekteki ortalama vadesini bulurum. Bunları krediye de dönüştürürüm. Zaten vadeli mevduatlarımı da şu andaki mevduatın ne kadarı kaç günlük diye incelemem sadece. Yani banka müşterisinin 32 günlük vadeli hesabındaki parayı, vade sonunda yüzde kaç ihtimalle tekrar temdit edeceğini hesaplar. Çoğu vadeli hesap aylık olsa da aslında onlar temdit edile edile yıllarca bankada kalır. Banka da bunu hesaplar...

      Sil
    6. Vadesiz mevduatın da vadesi vardır :) Ben bir bankayım ve son 10 yılıma bakıyorum diye varsayalım. vadesiz mevduat tutan tüm insanların ortalama ne kadar sürede paralarını çektiklerini, benim yeni vadesiz mevduat yaratma kapasitemi değerlendirerek geleceğe yönelik bir projeksiyon yaparım ve vadesiz mevduatın da gerçekteki ortalama vadesini bulurum. Bunları krediye de dönüştürürüm. Zaten vadeli mevduatlarımı da şu andaki mevduatın ne kadarı kaç günlük diye incelemem sadece. Yani banka müşterisinin 32 günlük vadeli hesabındaki parayı, vade sonunda yüzde kaç ihtimalle tekrar temdit edeceğini hesaplar. Çoğu vadeli hesap aylık olsa da aslında onlar temdit edile edile yıllarca bankada kalır. Banka da bunu hesaplar...

      Sil
  5. Teşekkür, Sayın Mafhi Eğilmez.

    YanıtlaSil
  6. Osman Cem Uzun15 Ocak 2018 22:43

    Hocam bu 1,5 yıl aynı zamanda en fazla faiz(kira) ödenecek yıl değil midir? Öyle olunca 1,5 daha refah için 15 yılı kaptırmasak.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O nedenle yapısal reformlara hemen başlamak gerekiyor.

      Sil
  7. Hocam bu durum kısa vadede hem fon yatıran kişiler hem de fon yatırılan ülkeler açısından iyi olsa da uzun vadede yine gelişmekte olan ve fon yatırılan ülkeler açısından kötü sonuçlar doğurmayacak mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir üstte yazdığım gibi O nedenle yapısal reformlara hemen başlamak gerekiyor.

      Sil
  8. YARATICILIĞIN ÖNÜNDEKİ EN BÜYÜK ENGEL BİLDİĞİNİ SANMAKTIR.Türkiye'de neredeyse herkes ülkenin gelişmesi önündeki en büyük engelin cehalet olduğunu düşünür. Bu varsayıma göre ülkede çok sayıda cahil vardır ve problemlerin çoğu da bu cahil insanlardan gelir. Eğer bu cahilleri eğitebilirsek problemleri de çözeriz. Daniel Boorstin'in bu sözü bize bütün suçu cehalete atan bu varsayıma taban tabana ters bir kavramsal çerçeve sunuyor. Bence Türkiye'de cehalet çok büyük bir sorun değil. İnsanlar bir çok konuda bir çok şey biliyorlar. Cehaletin yaygın olduğu iddiası söylene söylene artık herkes tarafından tartışılmadan kabul edilen yolda rastgele çevrilen rastgele insanlara sorulan sorularla hazırlanan televizyon programları ile de beslenen bir olgu.

    Ben de uzun yıllardır bilmediğini bilmeyen kişilerle zor anlaşılabilinildiğini gözlemlerim. Özellikle bildiğini sanan öğrencilere bildiklerini sandıkları ama bilmedikleri bir konuyu anlatabilmek çok çok zordur. Bilmediklerini bilmeyen kişilerle o konuda herhangi bir iletişim kurmak da güçtür. Bu tip kişiler bildiklerini sandıkları konulara benzer bir fikir duyduklarında farklı noktaları yakalayamazlar.

    Benim hipotezim Türkiyedeki problemlerin çoğu insanların çoğunluğunun pek çok konuyu biraz bilmelerinden ve az bildikleri her konuyu çok iyi bildiklerine inanmalarından kaynaklanıyor. Bildiğini sanma konusunda kalabalık olarak da insanlar birbirini destekliyor. Her konu için pat diye söylenebilecek bir önceki yazıda bahsettiğim"Yağdı yağmur çaktı şimşek, sen de mi şair oldun be eşşeoğlu eşşek" gibisinden kısa aforizmalar var. Bunlar aracılığıyla da yaratıcı olmaya çalışanlar dışlanırım korkusuyla susturuluyor. Türkiye topraklarında bu yüzden komplo teorileri kolayca yayılıyor. Birbiriyle iletişim kuramayan gruplar oluşuyor.

    Bu konu üzerinde düşünmeye başladığımda önce karşımdakilerin bildiklerini sanmaları nedeniyle karşılaştığım olayların ne kadar fazla olduğunu farkettim. Bu olayların çoğu komik ya da esprili hikayeler gibi görülebilir ama bir anlamda gelecek için karanlık bir tablo çiziyorlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında sorun cehaletin ne olduğu. bildiğini bilmeyen yani bildiğini düşündüğü konuyu çok az bilen biri zaten cahil olarak adlandırılır ki cehalet okumakla ya da yaşadığın yerle elbette ölçülmez buna bağlı olarak devletler cehaleti besler ya da yok eder (bknz.Hitler) buna da bağlı olarak milletler hak ettiği gibi yönetilir (bknz. Almanyanın son hali) yani son olarak önce insanların kendinden başka insanların da var olduğunu ve bunların duygu ve düşüncelerinin olduğunu görmeleri ve gördüklerini kabul etmeleri lazım

      Sil
    2. (Sayın Eğilmez'in izni ile...)

      Tanıl Bora'nın 2006'da yazdığı şu makaleyi herkese öneriyoruz:

      'Tahsilli Cehaletin Cinneti' ne demek?

      'Vasatlık Kriterleri' ne?

      'Okur-Yazarların Fanatizmi' ne?

      Türkiye'de topyekûn 'yarı-eğitimlilik' gerçeği

      'Tahsilli Orta Sınıfın Krizi' ne?

      [ http://www.birikimdergisi.com/birikim-yazi/5968/tahsilli-cehaletin-cinneti#.Wl30AryWbDc ]

      Sil
    3. Bu yazınızda imla kurallarına dikkat etmeniz şaşırttı beni doğrusu😊

      Sil
    4. bu benim sınıf arkadaşımının yazısı. kendisinden izin alarak burada bir kısmını yayınladım. adını vermedim çünkü yazının tamamı değil.

      Sil
  9. BENCE BİR HATA YOK.mahfi bey yanıdlığını düşünüyor ama yanıldığı söylenemez.sosyal olaylar bire bir gerçekleşmez.2018 yerine 2019 da daralma olacağı düşünlüyor ama o bile gerçekleşmeyebilir.yarın trump başka bir karar alır kredi piyasası daralır.öngörüler değişir. türkiye içişe şu tehlikeli olacak para kredi bulunuyor diye türkiye borçlarını artıracak pembe hayaller devam edecek bataktan çıkmamız ilerde imkansız hale gelecek.

    YanıtlaSil
  10. Amerika izledigi para politikasiyla vadesi gelen tahvilleri tekrar satin almayacagina gore geri odenen paralarla ne yapacak? Bu konuda bilgimiz var mi hocam?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu paraları piyasadan çekince bir daha sürmeyecek. Zaten önemli bir bölümü nakit değil, hesap şeklinde.

      Sil
  11. Arda Turan adam mıdır?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kişilerle ilgili yorum yapmıyorum.

      Sil
    2. Peki Başakşehir adam mıdır? (o kişi değil.)

      Sil
    3. Sizden iyi siyasetçi olurmuş. Güzel kelime oyunları yapıyorsunuz.

      Sil
    4. Başakşehir şampiyon adayıdır.

      Sil
    5. Benden siyasetçi olmaz ama sizden iyi dedikoducu olabilir.

      Sil
    6. Zaten iyi bir dedikoducuyum mafhi bey, beni bu şekilde tabir etmeniz zoruma gitmedi, saygı ve selametle.

      Sil
    7. Adsız16 Ocak 2018 15:30 Göztepe de şampiyon adayıdır.

      Sil
    8. Zorunuza gitmesi için söylemedim zaten öyle bir şey yapmam. Bir de adımı doğru yazabilseniz.

      Sil
    9. sabah sabah iyi güldüm. Muhabbete bakın :) Saygılar hocam.

      Sil
    10. Bu bloğu okurken bu kadar güleceğim aklıma gelmezdi. Herkese sevgiler :)

      Sil
  12. Görünmez el prensibi sosyolojik açıdan imkansızken nasıl olurda fizikteki yerçekimi kanunuyla eş değer sayılabilir

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Böyle bir şey yapan var mı?

      Sil
    2. İktisat ders kitaplarında geçiyor okullarda keşke biraz gerçek iktisat öğretilse

      Sil
  13. Yanıtlar
    1. Bu, duruma göre Türkiye açısından resmi değiştirebilir.

      Sil
  14. fed faizi oyle goruluyorki daha rahat arttiracak
    cunku bu dediklerinize ek olarak da, vergi reformu ile artacak olan buyume ve butce acigi artan petrol fiyatlari dahasi enflasyonun istenen seviyeye bi tik altta olsada gelmesi.
    bu sene 4 arttirim bile olur.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eğer Fed, 2018'de 4 kez faiz artırırsa bu bütün oyunu değiştirebilir.

      Sil
    2. 4 kez bile olsa ufak ufak arttırınca etkisi kısıtlı olur.

      Sil
    3. 4 rahat artırırlar 0,25likler dahilinde

      Sil
  15. Fırtına öncesi sessizlik desek ne derece doğru olur

    YanıtlaSil
  16. bu buna benzer birkaç yorum yazdım ancak demekki okunmamış, , , ve be yüksek lisans öğrencisiyim.hatta derste bunu paylaştım fakat kimse bu sözlerimi dikkate almadı hatta birazda tuhaf karşılandı.

    YanıtlaSil
  17. hocam bretton woods sisteminin çöküşüyle OPEC'in petrol fiyatlarını artırmasının bir ilişkisi var mı ? ABD'nin yaptığı devalüasyonlar ülkelerdeki dolar çıkışına neden olup petrol petrol talebini düşürmüş OPEC'de misilleme yapmak için petrol fiyatlarını artırmış olabilir mi?

    YanıtlaSil
  18. Doğru söze ne denir.

    YanıtlaSil

  19. ""Olaylar Değişir Görüşler de Değişir""

    ""Gerçekler değiştiğinde ben de düşüncemi değiştiririm” ya da: “Olaylar değişirse ben de görüşümü değiştiririm.” Hangisi doğrudur ya da bu sözü kim söylemiştir o kadar önemli değil. Asıl önemli olan olaylar ya da gerçekler değiştiğinde insanın eski görüşünde ısrar etmeyip kendi görüşünü olaylara göre revize edebilmesidir. ""

    Hocam emin misiniz?

    13 Mayis 2014 te Soma da 301 vatandasimiz diri diri toprak altinda can Verdi. Neredeyse ilcedeki her haneye 1 cenaze düsmüsken ve bu facianin sorumlulari belliyken.. fazla detaya girmeye gerek yoktur. hepimiz yasananlari biliyoruz..

    Kahraman Soma Halki 1 Kasim 2015 secimlerinde, tam 1 yil sonra mevcut iktidar partisini %49,7 ile zirveye tasidi.

    Tütün diyari Adiyaman halki Tomalardan gelen gazli suyu yemeden 16 yil boyunca %69 ile taclandirdi.

    Findik ve cay üreticilerimizin durumunu heryil Basindan izliyoruz. tarihin en büyük protestolarina sahne oluyor neredeyse tüm Karadeniz.

    16 yillik Karadeniz ortalamasi % 65 civarinda.

    Tarikat yuvalarinda ve kurslarinda tecavüze ugrayan ve cayir cayir yakilan cocuklarimizin anneleri Sayin Bakanlarimizin aciklamalarindan sonra Hukusal davalarini bile acmaktan vazgecmislerdir.

    Kadin Bakanimiz. " 1 defa tecavüz olayinin olmasi o kurumu karalamaya neden ve tekrar olacagina bahane degildir mealindeki aciklamasi"

    Muhtesem medyamizda mansetlere tasindiginda ülke nüfusunun yarisini teskil eden Kahraman Türk annelerinin kalbinde inandirici ve rahatlatici bir duygu olusturmus.. son secimlerdeki sonuc ve diger olaylari zaten biliyoruz.

    Saygideger Hocam keske bu yaziyi baska bir ülke vatandaslari icin yazmis olsaydiniz.


    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Değerli Kardeşim, olaylar ve gerçekler değiştiğinde kendi düşüncelerini değiştirmek normal insanlar içindir. Bağnaz insanlar (yani İnat, Nispet, Haset, Hiddet, öfke, Kin, İntikam duyguları) için değildir. Ben eğitimi Bağnazlığı azaltan bir işlem olarak görüyorum. Bağnazlığı azaltamayan eğitim, bence eğitim değildir. Sosyal olaylarda Ülkemizdeki insanların çoğu düşüncelerini değiştirmezler, Pazara kadar değil ölene kadar düşüncesi eğitimsizliğin bir göstergesidir. Yurt dışındaki, bilhassa Avrupa'daki işçi vatandaşlarımız, oraya adapte olmadıkları, kendilerini değiştirmedikleriyle övünürler, lisan bile öğrenmemeye çalışıyorlar yani utanılacak bir şey ile övünüyorlar. Yani Bağnazlıklarıyla övünüyorlar.

      Sil
    2. Adsız 14:36 Ben yazsam bu kadar beğenmezdim yazdığımı, elinize, fikrinize sağlık.

      Sil
  20. SAYİME BAŞÇI - SÖZCÜ / Geçen yıl, yüzde 13 seviyesine kadar çıkarak son 7 yılın zirvesini gören işsizlik rakamları sonbahar ile birlikte düşüşe geçti.
    Eylül, ekim ve kasım aylarını kapsayan ekim döneminde, işsiz sayısı
    geçen yıla göre 360 bin kişi azalışla 3 milyon 287 bin kişi oldu. İşsizlik
    oranı geçen yıla göre 1.5 puanlık gerileme ile yüzde 10.3 seviyesinde
    gerçekleşti. Ancak, kayıtlı istihdam içindeki çırak, stajyer ve bursiyer
    sayısının son 12 ayda yaklaşık 1.5 milyon kişiye ulaşması işsizlik oranlarındaki gerilemeye gölge düşürüyor.

    YanıtlaSil
  21. Bizleri aydınlattığınız için tekrar teşekkürler hocam.

    Kanal İstanbul projesi hakkında ne düşünüyorsunuz? Bu zor zamanlarda kaynakların yine inşaat projelerine ayrılması yerine tarım reformu, teknoloji yatırımları, sanayi vb yerlere ayrılması daha doğru değil mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim.
      Tamamen gereksiz bir gösteriş projesi olduğunu düşünüyorum. Kaynak israfı ve doğa katliamı.

      Sil
  22. Saygılar hocam. Ben karamsarım. Türkiye de yönetim değişmedikçe ve tarafsız yargıda hesap vermedikçe ekonomi asla düzelmez bence. Takvim de başka gün yokmuş gibi 29ekim de pyd nin konvoy halinde paçavraları ile geçişine izin verip, mola verdikleri yerde yedikleri 13.700tl lik lahmacun parasını Türkiye Cumhuriyeti Devleti ne ödettirip, şimdi de aynı ypg ye savaş ilan eden bir yönetim anlayışı ile biz daha çok batarız ama çıkamayız. Birde savaş riski çıktı başımıza. Eee malum hayır sever iş adamı reza zarap riski de ortada, milyar dolarlık ceza an meselesi. Merkez bankası yıl sonu dolar 4.12 diye revize etti bile. Demekki 4.70 olacak. Onlar nederse. 0.50 üstüne koyuyorum. Umarım tersi olur. Saygılar sunarım hocam. Emeğinize sağlık.

    YanıtlaSil
  23. Fed soylediginin yarisini yaparak kendi lehinde dalgala yaratiyor

    YanıtlaSil
  24. Super! Evet ben de uzun bir suredir piyasalarin asagiya donmesini bekliyordum, ama iste "lag" denen kavrami unuttuk. Piyasalarin dediginiz gibi 1.5-2 yili kaldi ve bu donemde maksimum kar pesinde kosuyor yatirimcilar, ters donus icin kesin bir rakam vermek cok zor ancak Amerika'daki vergi indirimi bu sureyi daha da uzatmis gibi gorunuyor. 2020'de de secim var, Trump'in karsisina kim cikacak bilmiyoruz. Ozetle, yatirimcilar boga piyasasini uzattikca uzatacaklar. Tabii diger bilinmeyenler, faiz artisi, enflasyon, kripto-paralarin muhtemel cokusu vs. de bu sureyi geriye cekebilir. Cok bilnmeyenli denklem!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 2020 de Oprah çıkacak Trump ın karşısına.

      Sil
    2. Hiçbir piyasa çöküş öngörmüyorum tam tersine Trumpla coştukça coşacak piyasalar.

      Sil
  25. Hocam Çin ve Rusya yüklü şekilde altın alımı yapıyor.Sizce küresel finansal sistem bu borç yükü ile çökmenin eşiğinde değil mi?

    YanıtlaSil
  26. Hocam the road to ruin kitabini okudunuz mu?Evetse gorusleriniz neler?

    YanıtlaSil
  27. Mahfi Hocam merhaba,
    Bir bankanın uluslararası yaptırımları deldiği gerekçesiyle alabileceği ceza tutarı hangi kriterlere göre belirleniyor. Teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne kadarlık bir zarar yarattığına bağlıdır herhalde.

      Sil
  28. bu ülkede en temel sorun insanların geleceğini kuramamaları...iyice 3.dünya ülkesine döndü...toplumsal bozulmuşluk hemen hemen toplumun tüm katmanlarında...bu ekonomi düzelse de kolay kolay düzelmez..insana değer vermekle başlar herşey...

    YanıtlaSil
  29. Krallar şehrinde kükrer.

    YanıtlaSil
  30. özgürlük savaşçısı16 Ocak 2018 14:20

    70 yaşına geldiniz. Artık emekliye ayrılıp Bodrum'a yerleşme zamanınız geldi de geçiyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben bodrumda yaşamayı sevmem, karanlık olur bodrumlar, üst katlar daha aydınlık olduğundan daha çekici gelir bana.

      Sil
    2. ozgurluk savaşçısı16 Ocak 2018 20:35

      cevabınızı komik bulmadım. Bodrum 'da size meraklı değil zaten. Ben her sene Gümüşlükteyim gelirseniz size de yer var, gelmezseniz canınız sağ olsun.

      Sil
    3. Halbuki komikti ama neyse. Ben çalışmadan duramam. Bir nevi virüs gibi bir şey bu.

      Sil
    4. Özgürlük savaşçısı. Terbiye sınırını koru bence. Terbiyesizlik günümüzde pirim yapıyor rte örnek olduğu için, ancak bu örneğin sonu yakın. Sen had bilme kültüründen örnek alarak davran!

      Sil
    5. Hocam müdahale için lütfen hoşgörün. Siz kibar davranınca zayıflık ile karıştırıyor bağzı had bilmezler. Sizin kendinize olan saygıdan sert karşılık vermediğinizi anlamaktan yoksun bu kişiler. Saygılar

      Sil
    6. ozgurluk savaşçısı17 Ocak 2018 19:33

      Sayın Spiderman burda terbiyesizlik söz konusu değil, üslup bu şekilde. Bunu da kimse için değiştiremem, Saygılar.

      Sil
  31. Sherlock 'dan başka önerebileceğiniz polisiye bir kitap serisi var mıdır?

    YanıtlaSil
  32. Kanal İstanbul projesi hakkındaki düşünceniz nedir, faydası olur mu sizce?

    YanıtlaSil
  33. Tr'de insana verilen değer yerlerde sürünüyor. Siz bu durumdan sıkılmadınız mı, yıllardır bu ülkede yaşamak sizi yormadı mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnsan her şeye alışıyor. Bana sorarsanız insanın en aşağılık yanı budur.

      Sil
    2. insanın "özüne" dair çok net bir tanımlama. bu dünya neleri görmedi ki M.Ö.5000 lerde başlayan tarım ve şehirleşmeyle beraber savaşlar katliamlar ve yolsuzluklar, sümerlerin rüşvet çizelgeleri, süleyman tapınağındaki tefeci tezgahları, kartaca ve romanın kanlı kapışmaları, kerbela,sünni-şii tezgahları, nazi katliamları, atom bombası, saraybosnada soykırım, mültecilerin denizlerde sürü sürü boğulması, afrikanın daim açları....evet herşeye alışıyoruz hızlıca unutarak belki de evrimin bize sağladığı en büyük avantajdır belki de, seçici unutkanlık belki de "var olma" aracı hatta ilacıdır...gereklidir.

      Homo sum, humani nil a me alienum puto

      Veritas

      Sil
  34. Come to Besiktas.

    YanıtlaSil
  35. Size şimdiye kadar hiçbir otomobil üreticisinin açığa çıkarmadığı bir sır verelim Mahfi bey.

    Arabanızın deposuna su koyarsanız da motor çalışıyor, gerçekten.

    Ben denedim oldu.

    Siz ne yapacaksınız bundan sonra?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. su koyacak.

      Sil
    2. Siz ne yapıyorsunuz? Fayda açısından bakarak lütfen.

      Sil
    3. Su koymak iyi bir şey değildir.

      Sil
  36. Soru 1: Freedom House, sizin gözleminize göre, sağlıklı istatistik verileri yayınlayan bağımsız bir kuruluş mu - değil mi?

    İki tane veri var:

    Freedom in Turkey, 2017 = 'Partly Free' (https://i.hizliresim.com/2Jyyvd.jpg)

    Freedom in Turkey, 2018 = 'Not Free' (https://i.hizliresim.com/rOjjYP.jpg)

    (Linkler virüslü değildir, .jpg ekran alıntısıdır.)

    Soru 2: Bu sonuçların, Türkiye'ye yatırım yapma planları olan yabancı yatırımcıların karar alma süreçlerine 'olumsuz' etkisi olur mu?

    Soru 3: Bu sonuçlar, Dolar/TL kurunu TL aleyhine etkiler mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dolar /TL kuru aleyhine değil ama yatırım yapacaklar aleyhine etkisi olduğu kesin. Çünkü yatırım yerine borç veriyorlar.

      Sil
    2. Freedom house a göre de israil özgür ülke gerçekten çok bağımsız tarafsız bi şekilde yapılan analiz

      Sil
  37. Hocam Freedom House raporunun Türkiye'yi özgür olmayan ülkeler sınıfına alması hakkında ne düşünüyorsunuz? Bir de sormak istediğim adam kayırmacılık ve liyakatsizlik yüzıllardır bu toplumun önemli bir sorunu bu problemi aşmak için ne yapılmalı sizce?

    YanıtlaSil
  38. Sizin gibi bir insanla aynı şehirde yaşamak bana mutluluk veriyor.

    YanıtlaSil
  39. MB faiz arttırmasa ama bu dönemde diğer benzer MB ları faiz indirimine gitse, fiili olarak olmasa da dolaylı yoldan MB faiz arttırmış etkisi yapar mı?

    Hani bu hesaplamalarda yabancının ülkesi ile bizim ülkemizin enflasyon/faiz oranlarını ölçü alıyoruz, bunun yanında rakip ülkelerdeki enflasyon/faiz oranlarını da eklemeli miyiz? Bizim faiz oranları sabit ve/veya yukarı eğimliyken rakip ülkelerdeki faizlerin düşüş eğimli olması MB mızın faiz artırımında elini rahatlatır mı?

    Hani bizim USD cinsinden borçlanma maliyetlerinde görülen düşüşü bir nebze olsun açıklar mı? Ayrıca bu dönemlerde borçlanma yaptığımız kanalları çeşitlendirmemiz borç verenler arasında da bir rekabet yaratmış da olabilir mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet dolaylı yoldan bizim MB faiz artırmış gibi etki yapar. Tam olarak değil belki ama yapar.

      Sil
  40. Hocam merkez bankasının bilanço küçültmesi nasıl oluyor? Yani kastedilen baz para , rezervler ya da merkez bankası parasının küçülmesi gibi mi? Kısaca açıklarsanız sevinirim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. MB lerin bilançosundaki en büyük rakam bastıkları paralardır. MB nin tedavüle çıkardığı banknotlar bilançoda pasifte bunun karşılığında satın aldığı tahviller aktifinde yer alır. MB tahvilleri sahiplerine (Hazine ve kurumlar) verip parasını geri aldığında aktifte tahviller azalır pasifte de parayı imha ederse bilanço denkleşmiş olur.

      Sil
    2. Teşekkür ederim

      Sil
    3. Hocam ,genel olarak MB ler neden bilanço küçültürler?(Enflasyon,faiz artışı,kur dengesi vb. gibi konuları yönetmek içinmi) Bilanço büyütme ve küçültmede MB lerin asıl stratejileri nedir?Mesela ABD neden küçültüyor? Çok kısa bilgi verebilirseniz sevinirim.,

      Sil
    4. hocam MB'nin her bastigi para pasifte mi, yoksa sadece tahvil gibi karsiliginda degerli bir kagit satin aldigi durumlarda mi pasifte yer alir? (bu konuları icinde olmadan anlamak cok zor, iktisat cok zor bir dal)

      Sil
    5. MB'ler eğer bilançolarını çöküntü dönemlerinde piyasalara destek olmak için para basarak büyütmüşlerse işler düzeldiğinde bu kez enflasyona neden olmamak için o paraları geri çekip kaldırarak bilanço küçültürler.

      Sil
    6. MB'lerin bastığı ve tedavüle çıkardığı banknotlar bilançoda pasifte yer alır. Çünkü bu paralar MB'nin borcudur.

      Sil
  41. Fransa çin yuan i da almaya başlamış merkez bankası rezervine gibi bir yorum okudum !
    Acaba neden alır durup dururken ! Hiç almazken !

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çünkü Çin Yuan'ı 2017 başından itibaren IMF'nin SDR sepetine girerek Dolar, Euro, Sterlin ve Yen'den sonra rezerv para konumuna girdi. Onun için alıyor.

      Sil
  42. BİRİNCİ OLAN TÜRKLER.bugünlerin modası orada burada nobele aday gösterilen yada bir yerde birinci olan türkler. bunlardan haberimiz yokmuş ve türkiye yeterli desteği vermiyormuş.bir kaç gün önce iyice abartmışlar çin devlet başkanı türk gence kanseri erken teşhis eden bir icadı için bizzat ödül vermiş. akıllı uslu insanlarda bunu paylaşıyor.birkez araştırın gerçek mi değilmi diye. bu haberlerin tamamı düzmece.

    YanıtlaSil
  43. ÖZÜRLÜ GENCİ DÖVMEK.tv ekranlarında görmüşsünüzdür. 4 kişi bir özürlü genci dolmuşta dövüyor. diğerleri seyrediyor. ortada bir olayda yok aslında. sonuçta son derce ahlaksız bir durum. zavallı birine hırsla vurmak.sonuçta bu dör kişi adam yaralamaktan bir kaç yıl ceza alacaklar. kendi hayatlarıda mahfolacak.tam akılsız bir durum.dış siyasetimizde öyle. bakıyorum herkese düşman bir nesil var. amerikaya rusyaya kürtlere Suriyeliler ve diğerlerine. peki bu düşmanlık bize ne kazandıracak?kazandırdıklarını görüyoruz. daha az turist daha az sempati daha az güvenilir bir ülke. 4 milyon mülteci.kazancımız bunlar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yanlış eğitim verildiğinde insanlar hep böyle yanlış yollara gidiyorlar.

      Sil
  44. Sayın Eğilmez, küresel ekonominin geldiği bu noktada sanki isnisnalar hariç (mesela Venezuela gibi) hiç bir ülkenin default etme olasılığı yok. Sadece hangi vadede yatırımcısına ne kadar hard currency bazında kazandırdığı meselesi var. Hatta bu tezde bir parça daha ileriye gidersek, küçük bir grup yatırımcı ve/veya küresel şirketin kazançları ve değeri artarken, çok daha büyük bir kitlenin (devletlerden, bireylere kadar) borçlarının arttığını görüyoruz. Demek ki bu sistem karasız hale gelene kadar bir tarafta kazançlar artacak, diğer tarafta boırçlar aratacak. Bu gidişatın sonu 2008'den daha büyük çalkantılar yaratabilir. Türkiye gibi ülkeler de sanki ekonomik anlamda dümeni kilitlenmiş gemiler gibi bu büyük fırtınaya doğru gidiyor görünüyor. Saygılar ile.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet daha doğrusu eskiden olduğu ülkeler tek tek batmaktan uzak gibiler. Belki de sizin dediğiniz gibi bu hepsi birbirine tutunmuş olan ülkeler birlikte batacak.

      Sil
    2. Burak bey, profesyonel olduğunuz cümlelerinizden belli, piyasanın içindesiniz, tecrübelisiniz, peki, sizin şirketinizin mevcut durumu ne?

      'Ülkemizin geleceğini pek parlak görmüyoruz ama bizim şirketin hali vakti yerinde, sıkıntımız yok' mu diyorsunuz?

      Lütfen samimiyetle cevaplar mısınız?

      Sil
  45. Hocam küresel kriz öncesi balon yapan konut fiyatları neden ABD'de yüksek enflasyonlara yol açmadı? Konutun enflasyon sepetinde ağırlığı çok büyük olmadığından mı?

    YanıtlaSil
  46. CAHİLLİK GÖSTERGESİ:amerikanın gizli planlarını bilenlerin tamamı cahildir ve cahilliklerinin kesinlikle farkına varmazlar

    YanıtlaSil
  47. Hocam zorunlu karşılık oranlarının artılması faiz artırımına göre bankaların verdiği faizleri daha fazla mı etkiler? Bankaların mbden aldığı fonların payı kendi kaynaklarının %10'undan az. Zorunlu karşılıklar ise her mevduata karşılık mbye ödeniyor.

    YanıtlaSil
  48. Sayın Hocam,yatırım fonları için çok çeşitli faktörlerden oluşan ve bu faktörlerin hepsini tek kelime ile ifade ettiğimiz 'risk' kavramının çok şehvetli yüksek faizin getirisi karşısında o kadarda önemli olmadığını düşünüyorum.Bunu şu yüzden diyorum ben borcumu ödemiyorum arkadaş diyen Meksika krizinden sonra bu risk kavramı çok fazla ön plana çıktı fakat gelişmekte olan ülkeler için sıcak para ihtiyacının elzem olması bu risk mevzularının sanki 'şantaj' gibi kullanıldığı fikrini veriyor.Bunu dış güçler,faiz lobisi vs. düşünceleri ile söylemiyorum.Ki son zamanlarda şantajdan öte 'blöf' anlamı taşıyor sanki.Yani demek istediğim özetle 'risk' kavramı;paradan para doğurma gibi zahmetsiz,karlı(hele ki uzun vadesi kısa ve faizi yüksek olan ülkeler için:örnek Türkiye) bir iş söz konusu ise 'blöf' olmaktan öte bir anlam ifade etmiyor gibi geliyor bana.Uluslararası şirketler ile beraber tek bir ülke siyasetinden öte uluslararası alınmış ciddi bir karar olmadığı sürece para için siyaset ve risk çok fazla birşey ifade etmiyor gibi geliyor bana.Sonuç olarak size sormak istediğim bu risk kavramın gerçekten yüksek getirinin önüne geçebildiği ciddi bir fedakarlık örneği var mı?Teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aklıma Venezüella geliyor. Sanırım kimse buraya borç vermiyordur.

      Sil
  49. Hocam MB ler neden bilanço küçülmesi veya büyümesi kararı alır? Burda izledikleri strateji nedir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. MB'nin bilanço büyütmesi demek para basarak piyasaya para sürmesi demektir. Bunu durgunluğu önlemek için yaparlar. Ekonomi toparlanıp canlanınca bu kez enflasyon yaratmasın diye fazla parayı piyasadan çekerek imha eder ve bilançoyu küçültürler.

      Sil
  50. Merhabalar Sayın Hocam,
    yazınız için teşekkürler.

    Büyük yatırım fonlarını yönetenlerin sizin sahip olduğunuz bilgi kaynaklarından daha başka bilgi kaynakları olduğunu düşünüyor musunuz? (siyasetçilerin hamleleriyle ilgili 'içerden' haber alma vs)

    Yani bizim açımızdan sürpriz sayılabilecek bir gelişmeyi aylar öncesinden haber alıp buna göre pozisyon alıyorlarsa biz onların davranışlarını hiç kestiremeyiz değil mi? Siz bu yüzden yanılmış olabilir misiniz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Olabilir, muhtemelen bir takım ek bilgilere sahiptirler. Ama benim tahminime göre eğilimin farklı çıkması bundan değil. Ben likidite daralmasının yatırımcıları buralardan uzaklaştıracağını üşündüm başlangıçta. Oysa şimdi görüyorum ki onlar bunu bir son fırsat gibi değerlendirip eldeki ucuz fonları yönlendirerek buralardan ek paralar kazanmaya bakıyorlarmış.

      Sil
  51. ama bütün dünya değişse de bazı gerçekler asla değişmez,örneğin erkeğin kadına olan ilgisi (adamların hormonlarında bozukluk yoksa), kamalist zihniyetin vatandaşa bakışı ve batıyı tanrı olarak gören ve batının herşeyi doğrudur diyenlerin zihniyeti...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında değişmeyen tek şey bu tür ahmakça yorumlardır.

      Sil
  52. Mahfi hoca, siz kanal istanbulu nasıl değerlendiriyorsunuz? Fayda-maliyet analizi ilk bakışta nasıl yorumluyorsunuz.

    https://m.gercekgundem.com/yilmaz-ozdil-50-milyar-dolarlik-maliyeti-torunlarina-bile-odetecek-313557h.htm

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Büyük bir hata olarak görüyorum. Çevreyi mahvedecek bir girişim. İsterse dünyanın en büyük paralarını kazandırsın çevreyi rezil ettikten sonra hiçbir şeye yaramaz.

      Sil
    2. Çevreyi ne şekilde kirletecek hocam bu konu da okuduğunuz bi makale falan varsa önerebilir misiniz

      Sil
    3. Insan yerleşimi olan her yerde cevre kirliliği kaçınılmaz bir son. Üstüne bol beton ve araçlardan çıkan kirli dumanlar... Daha önce sayın Celal Şengör ün bu konuda açıklamaları var. Youtube dan gerekli aramaları yaparsan ulaşabilirsin.

      Sil
  53. hocom biraz sade anlatırmısınız bu durumu tam anlayamadım fed piyasadaki dolar rezervini azaltmak için tahvil verip doları toplucak daha sonra tavilin ödeme zamanı gelince ekonomik birimler ellerindeki tahvili bozdurup dolar almayacaklarmı nasıl küçültecek bu durumda piyasaları ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fed tahvilleri Hazineye verecek Hazine doları Fede verecek. Diğer insanların bu işin içinde çok fazla yeri yok onların yükümlülüğü de yok Fed e .

      Sil
    2. Aynen öyle.
      Hazine tahvil sattı, insanlar ve kurumlar aldı. Daha sonra Fed bu tahvilleri parasını vererek topladı ve piyasaya para vermiş oldu. Bu paralar ekonomiyi canlandırdı. Şimdi vadesi dolan bu tahvilleri Fed Hazineye verip parasını alıyor ve aldığı parayı piyasaya sürmeyip tedavülden kaldırıyor. Böylece piyasada para eksiliyor, Fedin de bilançosu küçülüyor.

      Sil
  54. Hocam Hakan Atilla hakkında ne düşünorsunuz..
    Ve Halkbank davasındaki görüşleriniz nelerdir ?

    YanıtlaSil
  55. Merhabalar Hocam,
    Fed faizleri arttırıp, bilanço küçültmeye gittiğinde neler olacağını ekonomiyle az da olsa ilgisi olan herkes biliyor, ancak Fed'in neden böyle bir karar verdiğine yönelik bilgisi olan kişi sayısı oldukça az. Başkan genişletici politikalar uygulayacağını her fırsatta dile getiriyor ama Banka farklı yönde kararlar alıyor gibi. Sizce bunun nedeni nedir yada varsa konuya ilişkin bir makale önerebilir misiniz.
    Teşekkürler.

    YanıtlaSil
  56. hocam çok sagol.iyiki varsın.cari açık bütçe açıgı eflasyon vs.hepsi çıkarken neden piyasa bunu fiyatlamaz der cevap bulamazdım.bu gece rahat uyurum.saygılar.veysel akyol.

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...