27 Ekim 2020 Salı

Merkez Bankası Rezervleri ve USD/TL Kurundaki Yükseliş

Merkez Bankası rezervleri brüt döviz rezervleri ve altın rezervlerinin toplamından oluşur. Bu rezervlerin tamamı Merkez Bankası’na ait değildir. Bunların bir bölümü bankaların Merkez Bankasında tutmak zorunda olduğu zorunlu karşılıklardan oluşur. Bunları bir çeşit emanet dövizler olarak düşünebiliriz. TCMB’nin son yıllarda rezerv opsiyon mekanizması aracılığıyla TL mevduatlar karşılığında alması gereken zorunlu karşılıklara da döviz ya da altın yatırma esnekliği tanımasıyla bu döviz ve altın rezervlerindeki emanet miktarında artış olmuştur. Döviz ve altın rezervlerinin bir bölümünün emanet olması nedeniyle Merkez Bankası’nın döviz rezervleri toplamı bize brüt döviz rezervleri gösteriyor. Bundan Merkez Bankası’nda emaneten duran miktarları düştüğümüzde net döviz rezervine ulaşıyoruz.

Merkez Bankası’ndaki emanet rezervleri düşerek ulaştığımız net rezervlerden bir de swap yoluyla elde edilmiş döviz miktarını düşmemiz gerekiyor. Çünkü bunlar da belirli bir vadeyle ödünç olarak alınmış olan dövizleri ifade ediyor. Vadesi geldiğinde eğer karşı taraf uzatma istemezse bu tutarların da iadesi gerekiyor.

Aşağıdaki tablo Eylül ayı itibarıyla ve geçen yılın Eylül ayı sonuçlarıyla karşılaştırmalı olarak Merkez Bankası rezervlerini gösteriyor (Kaynak: TCMB sitesi elektronik veri dağıtım sistemi)

Resmi Rezervler (Milyar USD)

Eylül 2020

Eylül 2019

1 (2+3+4)

Resmi Rezerv Varlıkları

79.680

101.113

2

   Döviz Varlıkları

36.326

73.772

3

   Altın (Altın mevduatı ve swapları dahil)

41.821

25.871

4

   Diğer (IMF Rezerv Pozisyonu ve SDR'ler)

1.533

1.470

5 (6-7)

Net Rezervler

18.243

37.871

6

   Dış Varlıklar

82.213

104.078

7

   Döviz Yükümlülükleri (-) Kamu K. Döviz Mevduatı

63.970

66.207

8 (9+10)

Swaplar

-57.852

-17.272

9

   1-4 aylık

-34.177

-13.238

10

   4 ay-1 yıl arası

-23.675

-4.034

11 (5+8)

Swap Hariç Net Rezervler

-39.609

20.599

Notlar:

1 ve 8

TCMB UA Rezervler ve Döviz Likiditesi Tablosundan

5

TCMB Analitik Bilançosundan

30 Eylül USD/TK Kuru: 7,7522 (TCMB Alış Kuru)

Tablo şunları gösteriyor: (1) TCMB brüt rezervleri bir yıl içinde 21,4 milyar dolar azalmış. (2) Döviz varlıkları 37,5 milyar dolar azalırken altın yaklaşık 16 milyar dolar artmış. (3) Merkez Bankası net rezervleri (emanet rezervler düşüldükten sonra kalan miktar) 19,6 milyar dolar azalmış. (4) Swap yoluyla sağlanan kaynaklar 40,6 milyar dolar artmış. (5) Swap imkânlarını düşerek bakarsak Merkez Bankası net rezervleri + 20,6 milyar dolardan – 39,6 milyar dolara düşmüş. Bu durumda swap hariç net rezervlerdeki gerileme 60,2 milyar dolar olmuş.

USD/TL kurunun 8,15’leri geçmesinde ekonomik nedenlerin yanı sıra birçok sosyal ve siyasal neden de var kuşkusuz. Bu tablodaki gelişmeler ekonomik nedenler arasında önemli bir yer tutuyor. 

164 yorum:

  1. Biz kalender milletiz. Osmanlının borcunu ödedik, 1989 yılında bitirdik. Bunu da öderiz. Önemli olan doğruyu bulmak. Bağırsakları temizlemek ve bu durumlara bir daha hiç düşmeyecek akla sahip olup, bu tecrübeleri hafızamıza yazmak. Bizim bunları yaşamamız gerekiyordu yaşadık. Keşke 30 yıl önce yaşasaydık gençlerimiz bu kadar sıkıntı çekmezdi. Biz seksenler kuşağı olarak da iki kez sıkıntı çekmezdik. 60 yaşından sonra yoruyor yorgun insanı. Ne dersiniz sayın hocam? Saygılarımla...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Osmanli borçları 1954 yılında bitti. Bilginize...

      Sil
    2. Kalender değil zengin millet olmak istiyoruz. Demokrasi ve adaletin sağlanmamasını hep beraber ödüyoruz. Bu kriz olmayabilirdi. Olmasının sebebi sizin az çalışmanız ya da bizim az çalışmamız değil. Yanlış ekonomik tercihler. Çalışmak isteyen gençlere iş bulamayan ülkemiz var. Bir terkedersek ülkeyi, ki terk edeceğiz, o zaman siz seyredin eğlenceyi.

      Sil
    3. 1- Tecrübe mi?
      2- Yaşamamız mı gerekiyordu?
      ))))
      Ha ha ha...İlahi hakikaten hiç gülesim yoktu. Sen beni güldürdün Allah da seni güldürsün.

      Sil
    4. Pek bilinmeyen bir durumu açıklik getireyim.Osmanli borçlarının hepsini ödemedik.Belli bir kısmını sildiler, genç cumhuriyete destek olup iyi niyet göstergesi olarak

      Sil
    5. Sayın. Anonim 19:18 1954 yılında nakit borçlar, 1989 yılında ise senet karşılığı olan borçlar tamamen ödenerek Osmanlıdan kalan borçlar tamamen bitirildi.

      Sil
    6. Osmanlı borçları ile ilgili olarak mahfi hocamızın aşağıdaki linkde adresi verilen yazısını okuyabilirsiniz.Bay bilen.

      http://www.mahfiegilmez.com/2011/12/osmanlidan-devraldigimiz-borclar.html?m=1

      Sil
    7. Hakim kültür yaşamadan anlamaya pek izin vermiyor. Tarih en çok bu coğrafyada tekerrür ediyor sanki. Çok kestirme oldu ama buralar böyle, ne yazık ki bu da unutulur ve ayakta kalınırsa eğer, bu insanlar kahraman ve onları referans alanlar yine iktidarda olur.

      Sil
    8. Osmanlı borçlarının bir bölümü ilerleyen yıllarda silindi, kurumların, bankaların elinde olanlar yeni borç senetleriyle değiştirilerek süresi uzatıldı ve bunların ödenmesi 1954'de tamamlandı. Buna karşılık şahısların elinde olan tahvillerden bu şekilde değiştirmeye girmemiş olanlar da vadeleri geldikçe ve Hazine'ye getirildikçe ödendi. Ben Hazine'de müsteşar yardımcısıyken böyle bir senet ödedik. Sonra da tek tük gelip ödenenler oldu. Çünkü Osmanlı borçlanma tahvillerinin vadeleri genellikle 100 yıllıktı.

      Sil
    9. Osmanlı geleneğinin mirası borçlar asla silinmeyecek.

      Sil
    10. Bu tip degerlendirmeleri kafamda daha net oturtmak icin kisi basi veya aile basina dusen degisimi hayal ederim. 70 milyar USDlik erime olmasaydi, devlet her kisinin cebine 1000 usd koysa ayni durumda olunacakti, her ailenin cebie 4000USD koyabilirdi. Ciddi bir erime.

      Sil
    11. Petrol fiyatların düşmesinin Türk ekonomisine olumlu etkisini.
      Bulunan Doğalgaz rezervleri?
      Altın rezervlerimiz? Kozaltın?
      Turizm?
      Bunları hesapa katarak daha tarafsız yorumlar yapmanızı bekliyorum

      Sil
  2. Hocam Merkez Bankasinda yedek akce'nin biriktirilmesinin sebeplerinden birinin rezerv olarak tutulan dovizin TL karsisinda deger kaybetmesi durumunda olusacak acigi karsilamak uzere mahsup edilebilmesi oldugunu okumustum. Bu yontem MB'deki rezerv altinlar icin de gecerli midir? Eger ons altinin dolar degeri duserse MB'deki dolar karsiligi da deger kaybedecek demektir. Yedek akceler'de kullanildi, Bu durumda Altin ons degeri dolar olarak duserse MB resmen zarar yazacak ve rezerv kaybedecek anlamina gelmiyor mu? Saygilar.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. "MiG.29" gibi bir Rus uçağı adını rumuz olarak seçip, sonra MİT'in radarına takılıp takılmamayı sorgulamak da bir başka enteresanlık doğrusu ;-)

      Sil
    2. Adim Mithat Gencer, yasim 29 olamaz mi? Olabilir tabii ama durum bu degil. Bize FSB'de verilen egitimde MIT'cilere dikkat edin her blogu izliyorlar kimliginizi gizleyin dediler. O yuzden VPN kullaniyorum baglanirken. Anonim seklinde yazsam bu sefer de bizim FSB'deki ekip hangi yorumu ben yazdim ayird edemiyorlar. Ben de MiG.29 Fulcrum ucagimizin ismini sectim malum Fulcrum dayanak noktasi demek, bizim FSB ekibine referans olsun diye yani. Buraya CIA'den takilan arkadas da var, ama onun "sorumlulukları sınırlı". Birbirimize pek bulasmiyoruz, malum herkes verilen gorevi yapiyor sonucta, amacimiz ayni oldugu icin pek rekabet olmuyor.

      Casus filmi gibi oldu Mahfi hocanin blogunda. Bunlarin hepsi uydurma. Kusura bakma boyle soruya boyle cevap verebildim ancak :-)

      Sil
    3. Mig 29 Fulcrum yakışıklı uçaktır.
      Havacılık ve uçak sevdası başka bir duygudur, milliyeti ya da siyasî görüşü yoktur!
      Kısaca, burada F 16 rumuz olarak seçilse de yerli ve milli olunmaz!

      Zarfı boş verin, mazrufa bakın

      Sil
    4. Teşekkürler "Mithat Gencer".

      Kimliğinizi açık açık yazmış olduğunuzu beyan etseniz bile bunun rumuz olma ihtimali yine de var, "anonim"liğiniz yine de devam ediyor. (Yaşınızı da "epey genç" göstermişsiniz, bu da sahte olabilir.)

      FSB'de çalıştığınızı beyan etmişsiniz, öyleyse daha FSB kurulmadan önce şöhret olmuş "Kim Philby" ismini duymuş olabilirsiniz (Wikipedia'dan öğrenebilirsiniz isterseniz). Sizden "epey yaşlı". Özellikle "counter-intelligence" konusunda (bugün bile meşhur) bir istihbaratçıydı kendisi. Fakat sonu, ne yazık ki çok hazin oldu. SSCB'nin asla yıkılmayacağına ve SSCB'deki hayatın çok güzel olduğuna sonuna kadar inanmıştı, hiçbiri tutmadı. Demek ki "istihbaratçılık"ta yetenekli olmak ile sosyal hayatın akışına dair tespitler yapmak, birbiriyle çelişebiliyor.

      CIA'dan takılan bir arkadaş olduğunu ve sorumluluklarının sınırlı olduğunu beyan etmişsiniz. Siz, yine de, tedbiri elden bırakmayın. CIA içinde bile bir güç mücadelesi var şu an. Özellikle "Steve Bannon"ın etki alanındaki taraf, epey sinsi çalışıyor; dikkat ediniz, ters köşeye yatırabilir sizi ve FSB'yi.

      "VPN ağını kontrol etmek" ise, çocuk oyuncağı. Edward Snowden'ın açıklamalarından birkaç tüyo elde edebilirsiniz; gizli-saklı değil, açık istihbarat bunlar.

      Kolay gelsin...

      Sil
    5. İstihbarat konusunda ben espri yapmayım, gerçekleri yazayım.

      Türkiye'de en etkin istihbarat teşkilatları, İngiliz, Alman ve Rus'tur. İsrail daha çok doğu ve güneydoğu bölgesine hakimdir.

      Rus ve İngilizler cemaat yapılarının içine girmiş, cemaatlere yön verecek kadar iyidirler. Şu an menzil, iskenderpaşa, isminde nur olan cemaatlerin tamamı içinde İngilizler görev alır. İngilizler çok köklüdürler. Özellikle Cemaatlerin finans işlemlerinde etkili kişilerdir. 1990lı yıllarda Kraliçe Elizabeth'in saraylarının yönetimlerini yapan yardımcısı olan Sir'ün oğlu Türkiye'de bankacılıktan, faizsiz finansa kadar cemaatlerin altyapısını kuran kişidir. ilk gençliğinde Katolik kiliseleri içinden yetişmiş, Vatikan'da üst seviyelere kadar gelmiştir. Sonra "Emre" ismi ile Türkiye'ye girdi. İlk Türk eşi İzmirli olduğu için Türkçeyi çok iyi bilir. İç Anadoluda görev alırken eşinin yaşam tarzı işini etkilediği için boşanmış, daha mutaassıp bir cemaat liderinin kızı ile evlenmiştir.

      Ruslar, diyanet içinde daha çok barınırlar. İç anadolunun en muhafazakar camilerinde rus ajanlar imam olarak çalışır.Vladimir Putin, gençliğinde Türkiye de çalıştığında bilgi transferleri için camileri kullanmıştır. Camiye namaz için girersiniz, kapalı ortam, cemaat çıkınca kimse yoktur, şüphe çekmez. Ruslar Türkiye üzerinden Almanya ve Avrupadaki diyanet camilerine kadar gitmiştir. Yurtdışında da diyanet altında çalışırlar.

      FETÖ mevzusuna hiç girmiyorum, FETÖnün nerelere kadar girdiğini sizler çok iyi biliyorsunuz.

      İletişim için öyle vpn miş, müpnmiş, öyle teknoloji filan kullanmazlar.

      Sza+^]']"8^crj;7

      Sil
    6. Tesekkurler, FSB ile ilgili yazdiklarim sakaydi tabiiki, adim Mithat Gencer filan degil, keske yasim 29 olsa, artik bir asir gibi uzak gozukuyor bu yas bana. Ama yazdiklarimin karsiliginda cok ilginc seyler ogrendim. Bu yazdiklarinizi internetten bir arastirip bakayim baska neler bulabilirim. Selamlar.

      Sil
  3. Oyyyyy oyyyyy ne hallere düştük. Demokrasi adelet eğitim hak getire hukuk yoksa güven olmaz güven olmassa yatırım olmaz. 👍

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Guven eksikligi Turkiye'ye ve caliskan Turk insanina degil, sadece tek adama. O yuzden cozum nisbeten kolay aslinda.

      Sil
  4. Hocam kaleminize sağlık.

    Sizce bu kötü ekonomi sadece bir sonuçtan ibaret olabilir mi? Olay artık öyle bir hale gelmiş ki ekonomi buna kendi içinde çare üretemiyor olabilir mi? Olay artık ekonomi politikalarından medet ummaktan çoktan çıkmış, sadece siyasi ve toplumsal nedenlerle alakalı olabilir mi? Siyasi nedenler değiştiğinde belki de her şey çok büyük ölçüde kendiliğinden çözülebilecek olabilir mi?

    Çok teşekkürler.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Elbette. Öteden beri bunu söylüyorum zaten. Konu artık yalnızca ekonomik önlemlerle çözülecek aşamayı çoktan geçti. Biz bu siyasal ve sosyal sistemi değiştirmeden faizi de arttırsak, dış borç da bulsak bu gidişi düzeltemeyiz. İşe en baştan yeniden güçler ayrımına, hukukun üstünlüğüne, bilime dayalı eğitim sistemine dönerek başlamamız lazım.

      Sil
  5. Dünyadaki bütün ülkeler için yorum yapacak olursak:

    Ekonomi, toplumların ortalama karakter yapısının sonucudur.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sizin görüşünüzü çürütmek için söylemiyorum ama Karl Marx her ne kadar pek çok konuda oldukça katı ve sosyolojik tespitleri zamanla aşınıyor olsa da, bir tespitinin doğru, hâlâ geçerli olduğunu düşünüyorum:

      Tarih, insanların hikayesi; ezenler (sömürenler) ve ezilenler (sömürülenler) arasındaki mücadelelerdir, "ekonomi" dahil.

      "Toplumların ortalama karakter yapısı" her zaman ezenlerin (sömürenlerin) hegemonyası altındadır, "genel"i yansıtmaz. Unutmayınız.

      Sil
    2. Evet, Amerika'daki kizil derililer, Avustralya'daki aborijinler cok karaktersiz adamlardi, ekonomileri filan yoktu cunku.

      Sil
  6. Hocam sizce 10 yıla Türkiye kalır mı?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Mahkeme, Anayasa mahkemesi kararını uygulamıyorsa, resmiyette öyle bir ülke kalmamış demektir.
      Ortada olana ülke denilmez, başka bir ismi vardır.

      Ne diyor Reis "Biz kabile devleti değiliz".
      Vaziyet budur.

      Sil
    2. Türkiye kalır kalmasına da halk kalır mı bilmem. Devlete bişey olmaz. Olan halka olur. Batsa dünyada şuan Venezuella batardı.

      Sil
  7. Doviz artmaya devam edecek....
    Enflasyon artmaya devam edecek...
    Faizler artmaya devam edecek...
    Sade vatandas yoksullasacak.....
    Ucuza isci calistirip ihracat yapip durumu düzeltecegiz...
    Olan kucuk insanlara olacak...
    Buyuk insanlara bi seycik olmaz...
    Kücük büyük ayriminı da siz yapın gayrı...

    YanıtlayınSil
  8. Döviz mevduat hesaplarının geleceğini pek güvende görmediğimi belirtmek isterim...Teşekkürler Mahfi bey...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Kur artışıyla ödemeler dengesi krizi de gelirse, gerçek kişilere günlük para çekim limiti getirilebilir.

      52E7!rqVH<QW4;NL

      Sil
    2. Doviz hesaplarina el koymazlar cunku ortada bir doviz yok, hepsi kaydi hesap. Adi ustunde doviz tevdiat hesabi yani dovize endeksli TL hesabi aslinda bunlar. Bu cok sacma ve gereksiz olur. Emre Alkin hoca defalarca acikladi youtube'da. Ancak hesaplardan nakit olarak doviz cekilmesine kisitlama getirilebilir veya cekerken paraniz TL olarak iade edilebilir. Yani paraniz bankada TL karsiligi olarak devlet guvencesinde ama dovizinizin kullanim hakki devlete aittir demektir bu. TL olarak cekmenizde sorun olmaz ama miktar kisitlamasi getirilebilir (Arjantin, Guney Kibris ve Yunanistan da bir zamanlar uygulandigi gibi).

      Sil
  9. Son üç yılda Dolar %110 arttı (3.88’di, 8.17 oldu.)
    Ülke teknik olarak batmış durumda.
    Tüm komşularla kavgalıyız, AB ve ABD tarafından ambargoya yaklaşıyoruz, ki yöneticilerimiz sürekli tahrik etmeye devam ediyor.
    Dostumuz dediğimiz Rusya ile her konuda ayrı düştük. Putin’den randevu alamaz olduk.
    Düşünce ve basın özgürlüğü yok.
    Eğitimde OECD içinde dipteyiz.
    Tek adam yönetimi var, kurumlar işlemiyor.
    Seçimler için ırkçılık yapılıyor. Değerli politikacılar hapiste.
    8 milyon Suriyeliye bakıyoruz. Nedeni de biziz.
    Farkında mısınız bilmiyorum ama, İran Türkiyeden daha iyi halde.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Tek adam veya dikta rejimlerinin sürmesi için bir kaynak gerekir, o İran için gaz, petrol.
      Bizde mevcut kurulmuş tesislerin satışları, MB kaynakları, fakirliğin yaygınlaması gereği.

      Tek adamın da askere ihtiyacı var, memura ihtiyacı var, güveni için ülkede huzurlu yaşayıp tek adamı tepede tutacak insanlara ihtiyacı var, o insanların paraya ihtiyacı var, tek adama hizmet etmek ile farklılaşmaya ihtiyacı var. Öyle olunca, geri kalanın kaynaklarına bir şekilde çökmek lazım. Fakirlik bunun yan etkisinden biri.

      Sil
    2. bu sistene ve bu iktidara oy veren % 50 cevaplasin neden boyle.

      Sil
  10. Yıl başına göre kur artışı % 38 + % 3 kur artışı dahil faiz getirisi % 41 getiri var ve yolun bitmesine 2 ay var. Bütçe ve cari açık, Rezervler ve jeopolitik riskler dikkate alınırsa 1994 benzeri mi olacak?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. 94 gibi olabiliriz tabii ki!. çünkü; o dönem çiller hükümetinin yaptığı yanlışların bir benzerini de erdoğan hükümeti yapıyor. nasıl mı?. kamu bankalarını ve merkez bankasını kamunun finansörü haline getirerek. faizleri piyasa mekanizmasının belirlediğinin çok altında tutmaya çalışarak. 120 milyar doları yatırıma istihdama ar ge ye inovasyona ihracat yapma kapaiştesi olan işletmelere kaynak olarak kullandırmayıp ucuza yandaşlara ve yabancılara satıp zorla kuru baskılamak için kullanarak. bankalara ve özellikle de kamu bankalarına kur riski aldırıp görev zararları vermeleri pahasına kurları baskılayıp dönme olasılığı düşük krediler kullandırma yoluyla ve bu yüzden de bütçe açığını hızla büyüterek üstelik 94 döneminde kur yukarıya gittiğinde cari açık vermezdik şimdi yüksek kura rağmen cari açık vermeye devam ediyoruz çünkü o döneme nazaran dışa bağımlılığımız daha fazla!. o dönem iyi kötü işleyen bir parlamenter sistem vardı. birbirini denetleyen frenlemeye çalışan yasama ve yargı vardı. artık hepsi denklemde birer etkisiz eleman haline getirildi. daha kötü ne olsun ki?.

      Sil
  11. Ben bu gelismeleri bir reform olarak goruyorum. Yuksek kurla birlikte ithalat bitecek yerli uretim artacak ihracat meyvelerini toplayacagiz.
    Bu bir reform oldugu kadar bir ileriye yonelik adimdir da. Fakirlesecegiz elbet ama her darligin sonunda bir varlik vardir. Sabir acidir ama meyvesi tatlidir Bu meyvede ihraccattir.
    Dusuk faiz yuksek kur bence devam etmeli cari acik kapanana kadar Turkiye ihracat ve uretim ussu olana kadar bu surec devam etmek zorundadir.
    Bu dalgali kurun denge mekanizmasinin dahilinde anlamli bir surectir.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Elde döviz kalmamış sen reform diyorsun.Reform dediğin sey kasalar doluyken yapilir matbada devamlı basilan paralarla değil.Reform can acıtır uzun vade 8ster uyguluyacilarin seçim kaybetme riskini göze alması siyaset anlayışını olduğu gibi degistirmesi gerek Sen bi siyasi kadrodan bunu bekliyorsan hala rüyalardasin demek

      Sil
    2. Ataturk modern çağdaş bir Türkiye için bu cumhiriyeti kurdu.Ulkenin ortadogu bataklığından uzaklasmasi icin batı dedi.Şimdi tam tersi yapılıyor Ulke ortadogu ulkesi oldu ve bataklığa girdi.Neticesi de ortada.29 Ekim bir hüzündür artık acı ama gerçek olan bu.

      Sil
    3. Hasta anne babanıza, çocuğunuza, önemli bir ilacı, kanser ilacını bulamadığınızda bu lafları hatırlamanız sinir sağlığınızı korumak açısından iyi olacaktır. Çünkü yan odada yatan siyasetçinin akrabasına, siyasetçinin iş adamı akranının akrabasına o ilaçlar verilirken, size ödenek yok denilecek.

      Sil
    4. Evet, bütçe az düzelsin de Kanal İstanbul başladın..
      Sonra tekrar "faiz, enflasyonu artırır! Bak, uyguluyorum, göreceksiniz.."

      Sil
    5. İthalata dayalı bir ihracatımız olduğunu gözden kaçırmışsınız. Önemli olan Katma değeri yüksek, ithalata dayalı olmayan ihraç ürünü üretebilmektir. Arpa buğdayla olmaz diyorduk ama artık onları da yurtdışından ithal ediyoruz.

      Sil
  12. Hocam teşekkürler, İnşallah sizin yazılarınızı ekonomi yönetimide takip eder

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Kamu yönetimiyle ilgili alanlarda doğruları yapabilmek için bazı koşullar var: (1) Ön yargılarınızı bir kenara bırakacaksınız. (2) Hatalarınızı kabul edeceksiniz. (3) Kişisel çıkarlarınızla toplum çıkarları bağdaşmıyorsa kişisel çıkarlarınızdan fedakarlık yapabileceksiniz. Bunlar olmadan okumanın yararı olmaz.

      Sil
  13. Dunyada hic bir zaman boyle bir doviz bollugu olmadi! Bu doviz bollugunda ulkemize doviz gelmiyorsa sebep tamamen kotu yonetimdir. Umarim daha kotu olmadan bu gunleri atlatiriz����

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Adamlar yurtdışı swap kanallarını kapattılar, döviz getirecek olan bile vazgeçti kaçtı, gitti gideceği yerlere.

      Sil
  14. Kredi genişlemesi sonucu yurtdışı mal talebi ve olumsuz turizm sezonu cari açığı artırmış.

    Ucuz işçiliğe dayalı ihracat ile kaynak girişi sağlanmak istenebilir.

    Türkiye'nin ucuz işçilik için rekabet ettiği ülkelerin ücret seviyeleri aylık 120 ile 250 Euro .

    Ucuz işçi, ücret seviyesinin azalması, turizm sezonunun açılması cari açık rakamlarını düzeltmeye yardımcı olur.

    Önümüzdeki yıl başında hükümetin belirleyeceği asgari ücret seviyesi hükümetin bu politikasını destekleyecektir.

    Türk işçinin ücretinin düşürülememesi durumunda, yurt dışından daha fazla Afganistan, Suriye ve diğer ülke gençlerinin işçi olarak gelmesini hükümet isteyecektir.

    Asgari ücret 200 Euro sevilerine düşerse sosyal çalkantıları görmeye başlarız. Ancak, Türk hükümeti polis ve askeri kurumlara hakim olduğu için ciddi sokak olayları yaşanmayacaktır.

    Dışardan gelecek işçi miktarı ciddi boyutlara ulaşırsa, bunların barınmaları mevcut konut altyapısı ile giderilemez. Özellikle tekstilin yoğun olduğu sıcak güney illerinde, sanayi bölgelerinde başlayan, işçilerin kalması için prefabrik baraka, derme çatma kulube gibi yapılar görülebilir.

    Türkiye ne kadar işçi alabilecektir bilinemez. İlerdeki koşullar belirleyici olur.

    160 Milyonluk Bangladeş,
    260 Milyonluk Endonezya,
    220 Milyonluk Pakistan,
    200 Milyonluk Nijerya
    110 Milyonluk Filipinler

    ucuz işçiliğin yoğun olarak ihraç için kullanıldığı ülkeler.

    Bu yeni modelde, Türkiye pazara yakınlığı ile bu ülkelere nazaran avantajlı olurken, işçilik maliyetini düşürebilme esnekliğinin az olması sebebi dezavantajlı olacaktır. İşçilik maliyetinin rekabetçi olabilmesi için Türkiye nin 4-5 milyona yakın insanı daha önümüzdeki zaman diliminde ülkeye alması gerekecektir.

    Türkiye, ücret dezavantajını coğrafi konum dolayısı ile artan turist geliri ile kapatma yolunu izleyebilir.

    U7g.BUvj,GgkyDFS

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Endonezya, Filipinler Nijerya hattindaki insanlarin Turkiyeye itibar edecegini ve umutla gelme iradesi gosterecegini en azindan kitlesel baglamda acikcasi sanmam.

      Ancak Afganistan Banglades ve Pakistan hattinin kitlesel manada bu konuda belirgin ve belirleyici bir faktor olduguna kalibimi basarim.

      Sil
    2. Kur zaten bizimle ayni uretim eksenine sahip olan hemen hemen ayni mal ve hizmetleri ureten ulkelerin asgari ucret fiyat seviyesi surecine inene kadar yukselmesini surdurecektir. Benim bu hususta bir asgari ucret seviyesi ongorum 187eurodur. Bunu bu blogda ilk olarak 2018 yaz ortasinda yazmistim. Yani mevcut asgari ucreti 187 euro yapan kur seviyesi Turkiye icin doviz piyasasinda denge stabil olma kur durumudur... Bu kur uzerinden Turkiyenin fakirlesme sureci urettigi ihracat ettigi rekabet ettigi ulkeler nazarinda kabul edilebilir bir sureci yonetir.

      Ancak bu seviyede bir kur icin olusturulacak atmosfer ulkeye ucuz isgucu seviyesinde fiyat kirma surecine de evrilebilme ihtimalini de barindirabilir. Mamafih mevcut yonetimin karakteri neoliberal islamci ve ummetci bir yapi oldugundan hareketle boyle bir sureci bugun olmasa bile yakin zaman sureci icinde gerceklestirme ihtimali de vardir.

      Bu durum ve olasilik; iktidarin ve ona benzeyen "Gelecekci" gelenekci neoliberal islamci ve ummetci yapisinin ve basat karakterinin bir geregidir. Bu baglamda onceki yorumumdan hareketle Afganistan Pakistan Banglades hattinin daha olasilik dahilinde oldugunu soylemek icin tarotcu olmaya gerek yoktur.
      187 euro ve ustunde tekabul edebilecek olan asgari ucret seviyesi uzerinden Denge kurun ve ucuz iscilige yonelen uretim iliskilerinin uzerine boylesi bir "gizli-acik planli-plansiz" emek ithalatinin Turkiyeyi getirecegi nokta; acik ve net konusalim kaostur.

      Sil
    3. Devam; Yukaridaki bilgiler isigina AKPnin suan uzerinde calistigi yakinda aciklamasi an meselesi olan esnek isgucu yasasi kanunu belirtilen yabanci isci gocu kavramini belirli bir sistematigi koyma ihtimali cok yuksek bir olasiliktir. Hatta sureci doktorlar uzerinden yuruterek yabanci is gocune ihtiyac kavramini kabullendirme demogojisini de kullanabilme ihtimalini zayif gormemek lazimdir.

      Sil
    4. Anonim 20:32

      Getireceğin o ucuz iş gücüyle ancak ihtiyarların malum bakımını yaptırırsın.

      Ucuz iş gücü istiyorsan git fabrikanı, iş yerini ucuz iş gücü olan o ülkelere kur.
      (Tıpkı ABD'nin Almanya'nın yaptığı gibi.)
      Kimse sana gelme demiyor.

      Hariyayı aç. Türkiye'nin ne kadar tehlikeli bir coğrafyada olduğunu teyid et.

      "Cebinde akrep taşıyan sonucuna katlanır."





      Sil
  15. Sosyal medyadaki yorumların bir kısmında insanlar soruyorlar:
    1994 ve 2001 krizlerinde ülkede yer yerinden oynamıştı şimdi niye hareket yok diye?

    O zaman partilerin, sivil toplumun siyasi bir beklentisi olabilirdi.
    Günümüz rejiminde siyasi beklenti için iktidarı almaları, cumhurbaşkanı olmaları lazım.
    Bu iktidar partisi dışındaki kesimler için çok uzak bir olasılık.

    Aynı olayları yaparlarsa, sokakta yedikleri dayak ile kalırlar.
    Tersi de doğrudur, sokağa çıkmazlar ise, hiç bir zaman iktidar olamazlar.

    Türkiye'nin yeni rejiminde iktidar olmanın ilk aşaması, sokakta çok sağlam dayak yemekten geçiyor.
    Muhalefet ve destekçileri önümüzdeki soğuk günlerde bunlara hazır değiller.

    İkinci aşaması, sandıklardan çıkmaktan geçiyor. Tek başına sandıktan çıkabilecek muhalif parti yok.

    Üçüncü aşamasını yazmıyorum. O kadar cesur muhalefet Türkiye'den çıkmaz. Bizim halkımızda da öyle bir yetenek yok.

    2023 sonrasında 2028 hayaliyle aynen devam...

    Dv#v{6z+..Y\]pr[

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. hangi muhalefetten bahsediyorsunuz? muhalefet dediğin düzeneğin içindekilerin bir kısmı ajan, bir kısmı sıra bize gelse malı götürsem diye ağzını açmış bekleyen tipler, kimisi de dincilerden intikam hazırlığında. Başkanlarının derdi iktidar olmak değil zaten. Eğer mevcut alternatifler güven vermiyorsa stabil kalmak en iyisi. Türkiyede hangi yönetim gelse de kriz üretmesi muhtemel çünkü sistem çarpık. en iyi yönetim de gelse sistem düzgün işlemiyor. o yüzden önce sistemi işletmek, çarkları doğru düzenlemek lazım ki dişliler sıyırmasın.

      Dv#v{6z+..Y\]pr[ <<<¬ bu arada ne demek oluyor? ajanlar arası kriptolu letişim mi?

      Sil
  16. Biz Türkler ortaya bir problem çıkarırız. Sonra 40 yıl bu problemi çözmek için uğraşırız.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bir problem olsa iyi, peş peşe bir sürü problem çıkarıyoruz.

      Sil
  17. Sarayda şatafat lüks içinde yaşayanları savunan asgari ücretlilerin savunmamaları konusunda ikna etmeye çalışan yüksek gelirli insanların ülkesi TÜRKİYE

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Geçmişte de işçi-emekçi-köylü kardeşlerimizin haklarını savunurken,onlar komünist diye onları öldürmek için av tüfekleriyle güvenlik güçlerine desteklemişlerdi. O arkadaşların hepsi iyi bir üniversitede okuyan,o dönemde iyi geleceği olabilecek gençlerdi.Bir babanın bu konudaki haykırışını hiçbir zaman unutamam.Kahrolmuştum.

      Sil
    2. Sarayı savunanlar daha fazla fakirleşemiyorlar, diğer zenginleri bir şekilde sömürmek lazım.

      Araba gibi aldıkları ürünlere yüksek vergi konularak, yüksek güvenlikli site diye evler fahiş fiyat ile satılarak o insanlar da tüketirken sömürülüyorlar.

      Tüsiad, Müsiad gibi en zengin tabaka her türlü şekilde hükümetin destekçisi.

      Sil
    3. Tek gerçek şudur: her toplum hak ettiği şekilde yönetilir. bu halk açık konuşuyorum sömürge olmadan akıllanmaz. hindistan yıllarca ingilterenin sömürgesi oldu bugün yazılım ve matematikte ileri seviyeye geldi çünkü ingilizler hintlilere aklı kullanmayı öğretti. Gazi M.K.ATATÜRK bu halkı kurtarmakla hata etti. her şeyi hazır verdi. o yüzden de cumhuriyet değerlerinin kıymeti bilinmedi. fransızlar gibi almanlar gibi italyanlar gibi abd liler gibi büyük sıkıntılar çekip bunun karşılığında kazanımlar el etseydik bu durumda olmazdık inanınız. toplum hak ettiğini yaşıyor bu ekonomide de böyle siyasette de böyledir. cumhuriyetin tüm değerleri özellikle son 18 yılda ağır darbeler alırken bunu yapan zihniyete sürekli oy verildi. herkes ev araba gerisi lavanta dedi. oysa o arabalar evler ülkenin maalesef amiyane tabirle küresel sermaye ve taşeronlarına peşkeş çekilmesi karşılığında alınan büyük dış borçlarla oldu. biz sorduk mu yahu biz ne üretiyoruz ki bu kadar harcama yapıyoruz. para gelsin de nasıl gelirse gelsin kafası bizi buraya getirdi. halk dilsiz şeytan gibi davrandı. bunlar daha iyi günler. kimse kusura bakmasın ama biz halk olarak daha kötüsünü de hak ediyoruz.

      Sil
  18. Merhaba Hocam. Bu swapları hangi kurumlarla ve faiz oranlarıyla (YP'ye verdiğimiz, TL'ye aldığımız) yaptığımıza ilişkin veriler yayınlanıyor mu? Ayrıca bankaların türev piyasa işlem miktarları ve bu işlemler nedeniyle oluşan kar/zararı inceleme fırsatınız oldu mu?

    Saygılarımla.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Müslis bakkal eski defterleri karıştırırmış.
      Şimdi böyle sorular, toplumun farklı kesimlerinden geldiğinde aklıma bu deyim geliyor.

      Cevaben şunu söyleyim, tüm o bilgileri sadece hükümetin başı ve etrafındaki bir kaç kişi biliyor.

      Swap için TL faizi oranı nedir? Kimse bilmiyor.

      czL.RnmBr3(R?J4S

      Sil
  19. Hocam Büyük Reset programına inanıyor musunuz?

    Kanada eyalet meclis üyesi Randy Hillier mecliste soruyor :

    - Kanada neden kamplar ( izolasyon alanları) inşa etmeye başladı?
    - Bu kamplarda kimler ne kadar uzun süre kalacak?

    İlk cevapta laf dolandırılınca, 2. defa söz alıp tekrar sorarken mikrofonu susturuluyor!

    Kanada'da planlananlardan memnun olmayan bir hükümet yetkilisinin sızdırdığı bilgiler göre;

    1-Kanada Aralık-Ocak aylarında karantina başlatıyor.
    2-Şubat ayında öldürücülüğü daha yüksek Covid-21 baş gösteriyor
    3- Nisan-Haziran 2021 arasında daha katı karantina yasakları başlıyor
    4- Mayıs ayında devlet mali yardımları başlıyor ( çalışmasan da maaş )
    5-Haziran 2021 ciddi ekonomik kriz

    Ve burası çok kritik: devlet bütün borçları silmeyi önerecek ( kredi kartı, ev kredisi vs vs)
    Bu IMF'nin Dünya Borçlarını Resetleme programı kapsamında olacak. Karşılığında borcu silinenler mal varklıklarını devlete verecekler ve aşı programında yer alacaklar.

    Bu programa dahil olmayıp aşı yaptırmayanlar ise karantina altında kalacaklar.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Borcu var ama mal varlığı var ??? Mal varlığı varsa borcunu silmelerine de gerek yok burası biraz saçma değil mi =) Ayrıca mal varlığına devlet el koyacaksa aşır programına ne gerek var her ülkede olağanüstü durumlarda devlet istediğine el koyar. Kanada gibi her yıl bütçe fazlası veren bir ülke ihtiyacı varsa abisi ABD'ye el açar onlarda elektronik ortamda biraz daha dolar basar verir kanadaya bence tam Trump taraftarlarının uydurduğu red kneck safsatasıdır.

      Sil
    2. Bu dönüşüm kıyamet alametidir!

      Sil
    3. Ev araba alıp borçlandığını düşün. Borcun var. Çok büyük bi krizde elindeki mal çöp oluyor borcunu ödeyemiyosun. Bu açıdan bak.

      Sil
    4. Hocam bu altınları tcmb neden çekti.

      Sil
  20. Hocam teşekkürler yazı için. Merkez Bankası zamanı geldiğinde bu swap borçlarını veya bankalardan aldığı zorunlu karşılıkları ödeyemediği takdirde ne olur? Devlet iflas mı etmiş olur?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Zorunlu karşılıklar ancak o karşılığı yatıran banka zor duruma düştüğünde kullanılır. Ama bunları ve swap borçlarını ödeyemezse moratoryuma denilen borç ödeyememe olgusu çıkar. O aşamada yam IMF'ye gidilip kaynak bulunur ya da Paris Kulübüne gidilerek borç müzakeresi yapılır.

      Sil
    2. Hocam Londra'dan alinan borclar neden Paris'e gidilip muzakere ediliyor?

      Sil
    3. Borç müzakerelerinin yapıldığı 2 kulüp var. Özel sektör borçları Londra'da Londra Kulübü denilen alacaklılar masasında, kamu borçları da Paris'te Paris Kulüp denilen alacaklı devletler masasında görüşülüyor.

      Sil
    4. Teşekkür ederim Hocam .

      Sil
  21. Hocam,siz ve takip ettiğim diğer tüm ekonomistler hemen-hemen aynı şeylerden bahsediyor. Ülkeyi yöneten kişilerin bu bilgilere bir sekilde ulaşabildiğini düşünüyorum. Sonuç itibariyle bu bilgiler kimsenin ulaşamayacağı bilgiler değil. Buna rağmen ekonomi yönetimi neden diretiyor, amaçları nedir, neden bu kötü gidişata dur demiyorlar, sizin bu konu hakkında bir düşünceniz var mı ? Saygılar severek,ilgiyle takip ediyoruz.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Mevcut yapı/yönetim devam etmeli!
      Ekonomistlerin önerileri, tüm yatırım harcamalarında şeffaflığı (y.dışından sıcak para girişi için) ve hukukun üstünlüğünü gerektiriyor.
      Bunlar kabul edilebilir şeyler değil!

      Sil
  22. Birisi TCMB ve Cumhurbaşkınına söylesin bu dediklerimi,

    Özetin özeti

    A- Faiz, faizi düşürerek, düşürülmez
    B- Faiz, CDS düşürülerek düşürülür.

    CDS’i düşürmek için yapılacaklar listesi de belli.

    İsterlerse onu da veririm ama önce yukarıdaki konu hakkında ‘evet budur’ desinler. Gerisi kolay.

    Siyasal, ekonomik, sosyal olarak hükümet edenler maalesef CDS’i indirmek bir yana dursun, ne yapılmazı bize gösteriyorlar. Ciddi bir yaklaşım bekliyoruz. İç ve dış dalaşmaya lütfen bir son. Cumhuriyetle barış dış ülkelerle barış.

    Yurtta Sulh Dünyada Sulh diye boşa söylememiş büyük düşünürümüz ve atamız.

    YanıtlayınSil
  23. Mahfi Bey;Çevremde ki çoğu kişi altında ve dövizde çok hızlı yükselişin ardından ufak birikimlerimi nasıl koruyabilirim telaşına girdi.Ben de. Bir miktar emeklilikte çocukların üniversite masrafları için biriktirdiğim birikimim vardı.TL'de kaldığım için dolar bazında epey bir kayıp oluştu.Böyle giderse daha da kayıp artacak gibi görünüyor.TL'ye güven kaybının tekrar toparlanabileceğinden şüpheliyim artık.Bu tür soruları cevaplamıyorsunuz biliyorum ama,genel bir strateji sorusu olarak değerlendiriniz.Altın,döviz,arsa,ev,araba,tarla,dükkan ne varsa hepsinin fiyatı arttı.Artmayan tek şey Özel Banka hisse senetleri oldu.Türkiye'nin en güzide bankaları 03-05 PD/DD 'de işlem görüyor.Kur artışı da hiç yansımadı.Özel bankaların kredileri de daha özenli verilmiştir diye düşünüyorum.Yüzdürülen krediler için karşılık ayırdıklarını da okuyoruz.Uzun vade de ucuz kalan mala yatırım yapmak mantıklı dersek karşılaşacağımız riskler göze alınabilir mi? dış borç ödeme krizi oluşursa bu özel bankaları ne kadar etkiler. Hala Sendikasyon kredisi bulabiliyorlar.Üstelik faizi ülkenin swap faizinden aşağıda.Merkez bankasına yatırdıkları karşılık oranlarını gerektiğinde talep edilebiliyorlar mu?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Eğer banka, gerekli ödemelerini yapmak, yükümlülüklerini karşılamakta sıkıntıya düşerse TCMB'den zorunlu karşılıklarını talep edebilir.

      Sil
  24. Hocam elimizdeki döviz ne zaman biter,Çin borç verir mi,Joe Biden borç verir mi? Saygılar. 😊

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Eğer Cumhurbaşkanı ve Hükümetin IMF ile anlaşmayacağı konusundaki NET TAVRINI ortaya koymasaydı, piyasa ve sizin bu konuda bir alternatifin olabileceği konusunda bir fikri olup, fiyat istikrarının sağlanması için gereken dövizin miktarının ne olabileceği konusunda fikir yürütüyor veya bu konuda makale yazıyor olurdunuz.
      Bence hem faizi artırmayacağı hemde IMF ile bundan sonra masaya oturmayacağı konusunda ülkeyi yönetenler döviz spekülatörlerine oynama alanı sağladı. Elinizde piyasaya bak bu kartları çıkartır masaya koyarım demek varken, ben bu kartları bundan sonra oynamayacağım, piyasayı yatıştırmak için bile kullanmayacağım demek bence yanlış. Açık piyasa ekonomisinde bu imkanlar varsa ve rakip ekonomiler senin ekonominin önüne geçmek için kullanıyorsa, kullanmayacağımızı beyan etmenin yanlış olduğunu (gereksiz el göstermek olduğunu) düşünüyorum.
      NOT: Ülkemiz birçok IMF reçetesi denedi, çoğu ülkede başarılı olan reçeteler bile siyasi çekişmeler ile ülkemizde işlemez oldu. Ülke birçok sizin gibi değerli iktisatçılar ile tanıştı, IMF ve ülkenin ekonomik durumu hakkında bir çok yazı ve kitap basıldı. İktisatçılarımızın basılı yayınlarının diğer ülkelerin iktisatçılarından daha fazla ve daha değerli olduğunu düşünüyorum ama fiiliyat da bu değerin uluslararası bir karşılık görmediğini de fark ediyorum. Yabancı dile çevrilmiş ekonomi kitaplarınızda var mı? Bloğunuzu yabancı takipçi sayısı ne kadar? paylaşırsanız sevinirim.

      Sil
  25. Hocam bizimle swap yapmazlarsa asıl sıkıntı o zaman mı ?

    YanıtlayınSil
  26. emeklerinize saglik hocam

    YanıtlayınSil
  27. Degerli Mahfi hoca takipcileri, asagidaki video'yu kacirmamanizi tavsiye ederim.

    https://www.youtube.com/watch?v=WwX3INPl91E

    YanıtlayınSil
  28. Hocam yaziniz icin bilginiz ve emeginize saglik. anonim şirkette genel mudur olarak calismaktayim, isleyis acisindan anonim sirketler için onereceginiz kitap nedir, tesekkurler iyi calismalar

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Maalesef benim bildiğim böyle bir kitap yok. Daha çok A.Ş.'lerde yönetim kurulunun sorumlulukları gibi hukuk bazlı kitaplar var.

      Sil
  29. Hükümet en sonunda gerçeği gördü ve serbest piyasadan taviz vermeyeceğini belli etti. Rezervler bu kadar eksideyken doları baskılamak mümkün değil.

    Şimdi dolardaki yükselişle ihracat artıp ithalat azalacak ve cari açık kapanacak. Ondan sonra cari fazlaya geçilecek ve dolardaki artış süreci kalıcı olarak son bulacak .

    Evet hepimiz dibe vuracağız. Bu artışın ticaretle uğraşan şahsıma maliyeti yaklaşık 150.000 tl olacak ve kredi kullanmak zorunda kalacağım. Ancak dibe vurmadan yukarı çıkmak mümkün değil.

    Biz artık yönümüzü çizmek zorundayız ve düşük faiz yüksek kur ile J tipi büyüme gösterip önce fakirleşip sonra zenginleşmeliyiz.

    Elbette tek çözüm bu değil bununla birlikte Tuik gerçek enflasyonu açıklamalı ve tüm ücretliler gerçek enflasyon oranında zam almalı.

    Yok olan orta tabaka tekrar oluşturulmalı. Tuik gerçek verileri açıklamadığı için tüm ücretlilerin maaşları eridi ve ev araba alma yeterliliğine sahip orta tabakada bulunan milyonlarca insan, sadece masraflarını karşılayabilen alt tabakaya geçti...

    Eğer bu insanlar gerçek enflasyon kadar zam alırlarsa tekrar orta tabakaya geçebilirler.

    Bana göre ülkedeki en büyük sorun, enflasyonun gerçek enflasyondan düşük gösterilmesi sorunudur.

    Bireyini fakirleştiren bir ülke asla zenginleşip büyüyemez...

    90lı yıllarda %100 enflasyon vardı ama memur işçi maaşı gerçek enflasyon oranında arttırıldığı için bu kesimin alım gücü yüksekti piyasa bereketliydi. Ancak o yıllarda doların baskılanması içi faizler düşürülmediğinden oluşan cari açıklardan dolayı ödeme kriz çıkmış ve ülke ekonomisinin yönetimi imfye devredilmişti...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Benim öngörüm sizinkinden oldukça farklı, bu ülke varlık satışları ve borçlanmalar ile 20 yılda sermayesini bitirdi. Oluşan ekonomik büyüme değil, tüketim patlaması ile ekonomik faliyetin yani ticaretin hızlandırılmasıdır.
      Siz dışarıdan yem alıp dışarıya tavuk satarak, çikolata, bisküvi, şeker, mobilya, çimento, inşaat demiri satarak ihracatta bir yere varamazsınız, yakında pazarlarınız sizden iyisini daha ucuza üretmeye başlar.
      Şimdi elinde döviz ve altın bulunanlar diğerlerinin elindeki varlıkları satın alacak, içeride varlık tranferi oluşacak. Türkiye ekonomik sistemini bir bütün olarak ele alır (ben elektronik mühendisiyim) ve network analizi gözü ile bakarsak kısıtlı döviz az ithalat demek, bu daha az aktivite ve çıktı demek.
      Sonuç ne mi dersiniz, tarımdan otomotive daha az üretim daha az ticaret demek. 10 yıl sonra bakımsızlıktan harabeye dönmüş yollar, hastaneler dahası şehirler göreceğiz.
      Üstelik bu yoldan çıkış o kadar mümkün değil.
      Boşuna dememişler bugün yediğin hurmalar yarın cırcır yapar.

      Sil
    2. Gerçeği görmüşler )))
      Artık yönümüzü çizmek zorundaymışız )))

      Sil
  30. Elinize sağlık teşekkürler.
    228 milyar dolar 1 yil icinde nasil ödenecek veya çevrilecek.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Riskleri arttırmaya devam ettiğimiz sürece çok zor.

      Sil
  31. Soru:Ödemeler dengesi krizine giren bir ülkede neler olur?

    Bu gidişin sonu çok belli ama 3 ay ama 12 ay sonra ödemeler dengesi krizine gireceğiz gibi gözüküyor. IMF'den borç almıyoruz daha doğrusu alamıyoruz.

    Çevre ülkelerde denize düşen yılana sarılır diyip örneğin Putin'in ya da Çin'in her dediğini yapsak bile bu miktarda bir borç yükünün altına girebilecek bir ekonomik güçte ülke sadece ABD.

    Bu politika ile devam edersek TL aniden yüzde50 değer kaybetse bile durumu kurtaracak gibi durmuyor. Sonucunda TL o kadar değer kaybetmiş ihracat artar diyemiyoruz,

    Ülkenin iş gücünün, yatırım maliyetlerinin süper ucuzlamasına istinaden yabancı yatırımcıyı ülkemize çekecek bir durumda yok, mesela wolksvagen gelse 2 ay sonra Türkiye'ye ambargo uygulandığından arap ülkelerine ürettiği Golf arabaları satabilecek mi? büyük şüpheler var.

    Ayrıca tuzu biberi adalet-demokrasi puanlarımız ve CDS puanlarımız uganda'dan bile kötü durumda.

    Benim merak ettiğim ödemeler dengesi krizine giren ülkelerde neler oluyor? İlk etkilenecek sektör nedir mesela, moratoryum ilan edersek rusya daha yüksek faizle doğalgaz satmaya devam eder mi ? Ham madde ithalatı nasıl etkileniyor özel sektörün ödemeleri de ödemeler dengesi krizinden etkileniyor mu kısaca nasıl üretim yapabiliriz? 12 ay sonra selüloz ithalatı yapamadığımızdan tuvalet kağıdı üretimini sadece geri dönüştürülmüş kağıtlardan mı üreteceğiz? Kahve ithalatı yapamadığımızdan kahve bulamayacaz çakma kahve mi içecez?

    Açıkçası ben endişe ediyorum çünkü insanlarımız dolar artınca maaşım dolar mı diyor ya da dolar düşsün diye toplu duaya çıkıyorlar. Şu yazdığım mesajdan bile suçlanabileceğimi düşünüyorum ki bu nasıl bir demokratik ortam olduğunu da gösteriyor. Bütün bu durum altında yarın covid aşısı bulundu diye duyursalar bile sanki 7 yıl kuraklık yaşanacakmış gibi hissettiriyor.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Benzeri bir durumu iran yasamisti. Duydugum kadari ile disaridan urun ithal ederken ya bedelini onceden nakit odeemeleri bekleniyor ya da bedeli bir Isvicre bankasinda onceden teminat seklinde bloke edip mal teslimi yapildiktan sonra bankanin saticiya aktarmasi isteniyordu. Benzeri bir durum yasanabilir. Piyasada ithal urun bulmak cok zorlasmisti.

      Cakma kahve'yi Turkiye daha once yasamisti. Hulusi Kentmen'in reklaminda oynadigi Süka diye kahve, sahlep ve kavrulmus nohut ile karisik bir urun satiliyordu 70'lerin sonunda. Tuvalet kagidi sorun degil, kendinize bir taharet bezi edinirsiniz. Benim endisem akaryakit, dogalgaz ve bir de ilac hammaddesi. Tekrar benzin kuyruklari ve geceleri 2 saatlik zorunlu elektrik kesintileri hic hos tecrube olmaz. Malum bunlar da yasanmisti 70'lerin sonunda.

      Eninde sonunda altin rezervlerine el atmak zorunda kalinacak korkarim.

      Sil

  32. Mahfi bey, simdi soracagim soru yukaridaki yaziniz ile uzak yakin bir ilgisi yok ama bir kac gundur kafama takilan bir sey var ve Google’dan pek cok kaynaga bakmama ragmen bulamadim. Sorum su: merkez bankasi bankalarin elinde kalmis satamadiklari paralari gecelik faiz odeyerek neden alir? Kanunen bunu yapmak zorunda midir? Mantigi veya ekonomik faydasi nedir?

    Tesekkurler.

    Bulent IŞIK

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. İktisat biliminin tıkanıklığı işte burada başlıyor Bülent bey. Fizik, matematik gibi dallardaki problemleri araştıra araştıra çözebilirsiniz ve sonuçtan tatmin de olursunuz. Ama iktisat, öyle değil.

      Size çok basit anlatmaya çalışayım:

      İktisat veya ekonomi, kökte, mutabakatlar bütünüdür. Diğer bütün her şey, bu mutabakatların dişlileridir, mekanizmanın parçalarıdır o kadar.

      Bunu bir oyun gibi düşünebilirsiniz. Oyuna kuralları da oyuncuların bizzat kendisi koyuyor, yani gökten kural falan gelmiyor. Mızıkçılık yapan, kurallara uymayı istemeyen, hem oyunun akışını bozar hem kendi itibarını zedeler.

      Merkez Bankaları'nın parayı basma ve dağıtma hakimiyeti, dünya genelinde kabul görmüş bir kural, yani "oyunun kuralı" bu. Bu kural, TCMB için de geçerli.

      Bu hakimiyetin bozulmaması için, TCMB, kendisini daima güçlü tutmak mecburiyetinde. Diğer bankaların elinde kalmış satamadıkları paralar, eğer ortalıkta durmaya devam ederse, bu durum bir süre sonra "hakimiyetin kimde olduğu sorunu"nu doğurur ve TCMB'nin hakimiyetine gölge düşürür, kısacası "oyunun kuralı" bozulma emareleri gösterir. Buna engel olmak için TCMB bir yöntem geliştirmiş: "Gecelik faiz" adıyla bir mekanizma kurarak, paranın kendisine dönmesini (hakimiyetinin sürmesini), yani "oyunun devam etmesi"ni sağlıyor.

      Bu kadar basit.

      Sil
  33. Uzmanlaşma sabır sebat etme kalifiye eleman olmak kendini geliştirmek vb.

    Bunların hepsi için bir ritim gereklidir yani sürekli yukarı trend süreklilik gelişim için ritim bozulmayacak senkronize devam edecek.

    Şimdi bir genç okuyor sonra mesleğinde iş bulamıyor kendini geliştirmek için İngilizce kursu kayıt yaptırır yada mesleki kurs başka üniversiteye kayıt vb gibi fakat bu amacınada ulaşmak kolay değil. Sürekli iş değiştirir kendi alanında iş bulamaz 1 yıl markette sonra çıkarılır garson olur iş biter call center olur yani nerede iş bulursa sonra satış danışmanı sürekli şekilde iş değiştirir daha çok kazanmak değil geçinebilmek için kendini geliştirmek ister kurs parasını ödeyemez kursa vakit ayıramaz işsiz kalırsa zaten vakit bol para yoktur.

    Ailesi destekleyemez herkesin ailesi doktor mühendis ekonomist milletvekili değildir.

    Yurt dışından kaçak işçi gelir tekstilde girer otellerde restaurant ta çalışır bar pavyon markete inşaatta nerede iş bulursa girer ve bizim çocuk işsiz kalır çünkü sigortasız ve daha ucuz daha uzun çalışan kaçak işçi vardır birde bayansa kaçak göçmen işverenin ilk tercihidir.

    Sonra biz Müslümandır ne oldu biz türküz savaşa gideriz falan ama kendi insanımızı aç bırakırız ve şehitler ölmez nidaları sokakta kavga kötü madde alışkanlıkları sorunlu hayat ailede bozukluk sosyal yaşamda bozulma

    Bunların sorumlusu aydın politikacı siyasetçi hakim savcı sosyolog kimse olmaz sorunlu aile seçilir iş biter.

    Umarım anlamışsınızdır.

    YanıtlayınSil
  34. https://www.dunya.com/kose-yazisi/kurlari-kim-atesledi/486709

    YanıtlayınSil
  35. Resmi rezervle dış varlıklar arasındaki fark nedir hocam?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Dış varlıkları dış kredileri de (alacaklar) kapsar.

      Sil
  36. Hocam,
    -merkez bankasi rezervleri azalirken yerlesiklerin sistemdeki doviz rezervlerinin artmasi bir bakima devletin yukumlulugunun vatandas tarafindan ustlenildigi anlamina gelir mi?

    -Mevcut durumda olmayan rezervler ve cogunluk ile cikmis olan yabanci sermaye dusunuldugunde, ekonomik plan vatandasin - veya doviz (veya sermaya) sahibi olan sahislarin - veya baska bir grubun eline mi gecmis oluyor? Bundan sonra her ekonomik veya siyasi yanlis arada yastik olmadan vatandasa hizlica yansiyacak.

    saygilarimla

    YanıtlayınSil
  37. Bu tabloya bakıp ödemeler dengesi diyorlar raporda.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. ABD elçisinin ilaç gibi yumuşak bir yerden vurmasının sebebi bu ödemeler dengesi.

      Bu tarz insanların hamleleri çok ince mesajlar içerir, elçinin sosyal medyada ödeme konusunu paylaşması, sağır sultanın kulağına kadar gitti, Moody's, Fitch, S&P den daha etkili bir mesajdır.

      {8-:K}+.SqabL*"M

      Sil
  38. Sizce 500luk ve 1000lik banknotlarla
    2.5 liralik 5 liralik ve hatta 10 liralik Madeniler
    Piyasaya surulur mu?
    Surulmeli midir?
    Cunku 5lik banknotun kiymeti kalmadi 1 lira keza oyle
    10 kurus 25 kurus 50 kuruslarinda kullanim degeri bitik

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Enflasyonu arttırıcı etkisi nedeniyle büyük banknotlar piyasay sürülmemelidir.

      Sil
    2. Banknot ile enflasyonun alakası yoktur. Yeni basılan para miktarı ile enflasyon ilintilidir. ABD 10 bin dolarlık banknot çıkartsa enflasyonu mu artacak =)

      Sil
  39. Teşekkürler Hocam. Swap konusunda bir örnek verebilir misiniz? Yani mekanizma nasıl işliyor? Biraz soyut kalıyor teorik olarak okuyunca. Etkileri nasıl oluyor? Artıları ve eksileri nelerdir?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bu yazımda anlatmıştım:
      http://www.mahfiegilmez.com/2020/04/doviz-swap-islemi.html

      Sil
  40. Selam hocam. İvedi olarak Define bulma bakanlığı kurulup,gerekli tüm elektronik cihazların temin edilmesi ve bir an önce gizli hazinelerin aranması işine başlanmalıdır. Yegâne kurtuluşumuz bu.(Lütfen gülmeyin)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Selam, defineden daha fazla olan milyarlarca döviz, defineden daha fazla olan MB yedek akçeleri vardı. Ne oldu onlara?

      Onlara ne olduysa bulunacak defineye de o olur. Şaka yapmadım. Gülünecek bir şey de yazmadım, durum bu.

      c`kNGh<Eq)~`857}

      Sil
  41. Hocam bu verilere bakıyorum birde ekonomi yönetimine,Sayın bakan çok rahat duruyor ekranlarda.Ben yönetiyor olsaydım gözüme uyku girmezdi.Sizce neden böyle rahatlar

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Benim de gözüme uyku girmezdi. O nedenle ben de sizin gibi anlayamıyorum durumu.

      Sil
  42. Dolar 7,50'yi kırıp destek yaptıktan sonra 50'şer kuruşluk kademelere kendimizi hazırlamamız gerektiğini yazmıştım. İlk elli kuruşu ne kadar zamanda aştığımıza, ikinciyi ne kadar zamanda aşacağımıza bakarsanız ekonominin gidişini anlarsınız, başka göstergeye gerek yok.

    Trollere göre durum süper, dolar yükseldikçe ülkede reform yaşanıyor, kendi kendine yerden ara malı üretim tesisleri bitmeye başladı, yakında dünyanın üretim-ihracat merkezi olacağız.

    Gerçek ise, bu yönetimle ve kafayla gidersek yakında 50 kuruşluk kademeleri aşıp 1 liralık kademelere geçiş yapacağız, 3-5 aya da moratoryum ilan edeceğiz. Para bittiği için sıranın kendilerine geldiğini ufaktan da olsa anlamaya başlayan ve sonu SİAD'la biten, tüm uyarılara rağmen iktidar yancılığına devam edip üç kuruşluk çıkarları için ülkenin batmasına seyirci kalan bütün kuruluşlara selam olsun...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Reform degil de nedir peki'?
      Bu kadar yuksek cari acik neyle nasil hangi yontemle kapanacak
      Suanki kur seviyesinde Cin bile ucuz uretim icin Turkiyeye kosacaktir.
      Turkiyenin yildizi parlayacak ucuz ve seri uretim dahilinde bir uretim merkez ussu ve dagitim ihracat sebekelerinin merkezi olacaktir.
      Suan bir reform surecindeyiz. Bu surec acili sancili olacak ki meyvesi tatli olsun keyif versin.
      Artik yerli imalat zamani cari acik kapanana kadar kur yukselecektir cari denge kapanip fazlaya oturdugu vakit kur artmayacak ve enflasyon da olusan fakirlesme neticesinde dusus egilimine sevk olacaktir.
      Makro ekonomi yeniden yazilmiyor caglar boyunca vardir.
      Bu hukumetin yerinde olsam doviz-alim satima vergiyi tekrar getirir
      Luks tuketim basta makyaj kozmetik peruk olmak uzere vergi artisi saglarim
      Turkiyede cok tuketilen cogu ithal malin vergisini arttirim.
      Dahasi KDV reformu yapar Turkiyede uretilen mallara %15 ayni segmentte disaridan gelen mallarada %20 kdv koyarim

      Sil
    2. Hacı trol olduğunu kabul etmiş, bu da bir reform sayılır :)

      Sil
    3. Halbuki o kadar da yazmıştı:)
      Sn Anonim 18:12 bu söylediklerinize kendiniz inanıyor musunuz gerçekten?

      Sil
    4. Kur seviyesi ile ihracat patlasaydı venezüella'da ihracatın patlaması gerekirdi. Önce adalet ve demokrasi düzelecek sonra tüm ihracat yaptığımız ülkelerle ilişkilerimiz!!! müşteriye küfür edip mal satmaya devam ederim diye düşünmek sadece ÇOK KOMİK

      Sil
  43. Keşke çıkıp hata yaptığımızı kabul etsek ve çözüme odaklansak. Sürekli biz doğru şeyi yapıyoruz edasıyla hamle yapıp duruyoruz.

    YanıtlayınSil
  44. Teşekkürler hocam resmi çok net göstermişsiniz. Battığımızın resmi gibi görünüyor. Neredeyse bütün dünya ile kavgalı bir iktidar ile ekonomideki tablonun bundan farklı olması mümkün mü? Asıl soru şu, bu tablo kötüyü mü, daha kötüyü mü yoksa en kötüyü mü yansıtıyor? Yoksa daha kötüyü ve en kötüyü henüz görmedik mi?

    YanıtlayınSil
  45. Sayın Hocam, Swap ödemeleri kısa vade diye biliyorum. Bunlar geri istendiğinde ne olacak ?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Onlar hatır swapları kimse ödeme istemeyecek.
      Olağanüstü bir siyasi durum olursa, onları Katar isteyebilir.

      Ne olabilir?
      Mesela Fransa, Katar ile anlaşıp Katar'ı himayesine alır. Katar Türkiye'nin kendisine borcunu ödemesini ister. Olaylar gelişir.

      Siyasi koşullar değişmez ise; karşılığında faizi kadar TL varlık alabilirler.

      Katar bir emirlik biliyorsunuz. Bu tarz ülkelerin kararlarını değiştirmelerini sağlamak devletler için kolaydır. İngiltere, Fransa gibi ülkeler çok isterse bir iki ay içinde Katar gibi bir emirliğin karar alma mekanizmalarında istedikleri işi yaptırırlar.

      xE*7Ae'!$<:Gj`vY

      Sil
  46. Bence bırakalım, dolar 10 lira olsun sonra bir sıfır atarız, bir lira bir dolar olur. Sonra hayaldi gerçek oldu deriz.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. 1 Lira 1 dolar olur ama asgari ucret de 240 lira olur. Isverenler de hayaldi gercek oldu der. Herkes sevinir aslinda, fena fikir degil.

      Sil
  47. Kerem İNANIR28 Ekim 2020 13:19

    Hocam çok teşekkür yazınız için.
    Yalnız şöyle bir durum da var maalesef, siz bu yazıyı yazdığınız zaman ile bizim okuduğumuz zaman arasında bile kur sürekli artıyor :((

    YanıtlayınSil
  48. Sorunlar kureselse Cozumlerde kuresel olmali.
    Care Amele sinifinin Tum dunyada yonetime el koymasindan geciyor

    YanıtlayınSil
  49. Hocam doviz swaplarini yukumlulukler olarak gostermenize ragmen altin swaplari icin boyle bir kirilim yapmamissiniz. Merkez Bankasinin altin swap miktari ve cinsi ne durumda?

    Ingiltere'den takip ediyorum, yazilariniz icin tesekkur ederim.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Tayfun Bey, eskiden MB'nin altınlarının üçte biri Fed nezdinde üçte biri de Bank of England nezdindeydi. Bu altınlarla swap yapılırdı. Son iki yılda MB bu altınları Türkiye'ye çektiği için artık altınlarla swap yapılamıyor.

      Sil
  50. Önümüzdeki 50 yılda Türkiye nüfusunun %75'i dış göçlerden ve Türk aidiyeti olmayan unsurlardan oluşacak. Türkiye Cumhuriyetinin ömrü bu politikalarla uzun değildir. Süsüyle ilgilenmek saçma. Bkz goc.gov.tr istatistikler ve TÜİK.

    YanıtlayınSil
  51. Hocam sizce yıllık ortalama kur artışı bizim gibi ülkelerde eğer olacaksa en fazla kaç olmalıdır? Siz böyle bir sınırın olması gerektiğini düşünüyor musunuz ve olursa kaç olmalı?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bence kur artışı bir sonuçtur. Riskleriniz artarsa kur da artar. O nedenle asıl hedef riskler üzerine konmalıdır.

      Sil
  52. Hocam merhabalar. Çok güzel bir yazı yine.
    TCMB'nin sitesindeki 'gösterge niteliğindeki MB kuru' ne oluyor? Neye göre belirleniyor bu rakam? Piyasa kurlarından 4-5 kuruş yüksek.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. MB gün ortasında bu kurları piyasadan topluyor. Piyasa kuru gün sonunda belirlendiği için farklılık olabiliyor.

      Sil
    2. Teşekkürler hocam. Bir sorum daha olacak. Bu yazınızda önceki yazılarınızın aksine net rezervi hesaplarken kamu mevduatını çıkarmışsınız galiba toplam yükümlülüklerden. Bunun nedeni nedir?

      Sil
    3. MB net rezerv hesabını yaparken böyle yapıyormuş. Bence bu doğru yol değil ama itirazlara yer vermemek için ben de aynısını yaptım.

      Sil
  53. MHP'nin, "askıda ekmek" kampanyasına muhalefetten eleştirilerin geldiğinin dile getirilmesi üzerine Erdoğan, "Her şeyi bizden öğrenmeyin. Türkiye'de böyle bir şey var mı? Bugün evine ekmek götüremeyen diye bir şey Türkiye'de var mı? Buna inanıyor musunuz? Bazı şeyleri siz kendiniz bir çözün. Var mı böyle bir şey? Elhamdülillah, bugün asgari ücretiyle, maaşıyla, her şeyiyle birçok ülkeyi geride bırakmış bir Türkiye var. Büyüme oranına bakıyorsun, şu anda dünyada hamdolsun en iyi noktada olan bir ülkeyiz. IMF'in, OECD'nin ölçeklerine bakıyorsun, en iyi konumda olan ülke konumundayız ama bunlar hesap kitap bilmiyor." değerlendirmesinde bulundu.

    YanıtlayınSil
  54. Değerli hocam
    Olup bitenlerin bir tek nedeni var: kötü yönetim.
    Bizi aydınlattığıniz için teşekkürler. Emeğinize sağlık.

    YanıtlayınSil
  55. dolar 8.25 olmuş bilgisayar alınmaz bu zamanda

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bugün vatana gittim, laptop almayı düşünüyordum, fiyatları görünce hemen orayı terkettim. 6.5k - 17k arası etiketler vardı. 6 ay önce hepsi etiketin yarısıydı.

      Sil
    2. Keşke alsaydın,bugün ki etiketlerde 6 ay sonranın yarısı kadar olacak.

      Sil
    3. Bilgisayarı alamamakla sınırlı kalsa iyi, distribütörler, döviz kurlarındaki yükseliş sebebiyle Türkiye içinde kârlı satış yapamayacaklarını gördükleri için risk almıyorlar, artık ithâlat da yapmıyorlar.

      O kadar uzak değil, Eylül başında Vatan, TeknoSa ve MediaMarkt'te bilgisayar çeşitleri epey vardı. Pahalıydı elbette ama çeşitlilik vardı yine de.

      Kasım'a girmek üzereyiz, bu üç distribütör şirketin hem on-line hem fiziki mağazalarında "bilgisayar yok"! İthâl etmiyorlar! Bıraktılar!

      Nereye kadar böyle gidebilir?

      Sil
  56. 2021 Nisan ayında seçim bekliyorum tekrar yazıyorum.

    O tarihe kadar herşey patlatılcak sonra IMF ile anlaşma kemer sıkma gerisi zaten malüm ve 2026 yılına yaklaşınca biraz gevşetip kemerleri tekrar seçime gitmek isteyecekler.

    Tabi bu onların hesabı ama birde olmayan muhalefet çıkarılmaya aday yada parçalatılan muhalif kesim olacak.

    2021 çok ümbüşlü olacak ancak hiç görmediğimiz ekonomik sıkı tıları göreceğiz ve topu muhalefete atıp siz yapdınızda denilebilir seçim kazanılırsada dış mihraklar savaş falan filan hikayesi uydurulur.

    Seçime kadar çok yoğun geçecek. Bekleyelim görün.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. 2023 yılını bitirdiğimizde mevcut iktidarın tüm dünyada bayraktarlığını yaptığı zihniyet bizim ülkemiz başta olmak üzere hiçbir yerde yaşam olanağı bulamayacak, bence herkes hesabını buna göre yapsın...

      Sil
    2. Selam Mahdut, o zihniyet silinecek biliyoruz. Türkiye konusunda sıkıntımız var. Kurunun yanında yaş da yanacak. O yaş senin en yakın akrabaların da olabilir.

      Bir de savaş tanrıları Türkiye'yi 3-4 parça haline getirmek isterlerse ki, Avrupa'da bunun propagandası yapılmaya başlandı.

      18:27 de yazdıklarım ciddi konular. Adamlar çok ince çalışıyorlar.

      Şuraya Nato resmi tweet mesajını bırakıyorum.
      Türkiye'nin Cumhuriyet Bayramını kutluyorlar.
      https://twitter.com/NATO/status/1321753654374895617

      Tweet e verilen Türkiye kökenli cevapları dışarı aldığınızda, Avrupa insanının Türkiye'yi nasıl dışladığını net şekilde göreceksiniz. Bu tarz toplumların hareketleri meclislerini tetikler. Türkiye'yi Nato da istemiyorlar. Yakın zamanda AB politikacıları halktan gelen isteğe karşı koyamayacaklar.

      18:27 de yazdığım kişiler, Avrupa da inceden olumsuz olayları tetikleyeceklerdir.

      Bu işler böyle yapılır.

      Bizim devlet neye bulaştığının hala farkında değil. Hala Azerbaycan'a Suriye'den adam götürülüyor. Bizim subaylar 1992 de Azerbaycan'a gitti. En çok tanınanı komutanlarımızdan Engin Alan dır. Kimse de çatlak ses diyemedi. Kontrol hep bizde oldu. Türk ordu geleneğinde paralı güruhları kritik işler için sağdan sola taşımak, hele kullanmak yoktur.

      Kim taşıyor bu şeriatçı insanları? Türk insanı kendine çok yazık etti. Umarım savaşsız çözülür. Türkiye savaş için çok kırılgan. Gençlere ve yetişkinlere üzülmem. İsterse 15-20 milyonu ne olursa olsun. Ama masum sabiler, bebeler, sevgiye muhtaç çocuklar yüreklerimizi dağlıyor.

      WMu3;M,/rR#$gMtE

      Sil
    3. Anonim 18:36

      Bundan 10 yıl önce üniversitede öğretim üyesi olan Alman arkadaşlara bu iktidarın siyasal islamcı olduğunu, siyasal islamdan çağdaş ve demokratik bir iş çıkmayacağını anlattıkça bana alaycı gözlerle bakıyorlar, mevcut iktidarın ne kadar demokrat olduğunu, benim ise ön yargılı olduğumu, iktidardakiler ağızları ile kuş tutsalar beğenmeyeceğimi söylüyorlardı. Buna benzer yorumları halen bu forumda da zaman zaman duyuyor olsam da benim Alman arkadaşlar son 3-4 yıldır aydılar, o zamanlar ne kadar haklı olduğumu ancak anlayabildiklerini söylemeye başladılar.

      Demem odur ki Avrupa'nın Türkiye ve Türk milleti ile bir sorunu yok. Bu ülkedeki çağdaş, demokrat insanların ne kadar sıkıntı çektiklerini gayet net görüyorlar ve milletle mevcut iktidarı ayırabiliyorlar. Bu iktidar Türkiye'yi temsil etmiyor ve bunu NATO'dan AB'ne herkes biliyor. Bunu bilmelerine rağmen kendi yarattıkları canavarı biraz daha yaşatmak ve bir süre daha dümenlerine bakmak için iktidarın yaptıklarını tüm Türkiye'ye mal edip aleyhine kullanmaya devam ederler mi bilmem ama çok da fazla ihtimal vermediğimi söyleyebilirim...

      Sil
  57. 6 Nisan 2016 Çarşamba
    Niçin Analiz Yapamıyoruz
    hocam iyi günler. bu yazınızda kitap hazırladığınızı belirtmiştiniz. kitap çıktı mı çünkü bu şekilde bir kitaba ihtiyacım var sizin elinizden çıkmış bir kitap olacağı için bana çok şey katacağını düşünüyorum

    YanıtlayınSil
  58. Arkadaşlar,

    Cumhuriyet'i kutlayalım ama "keyif çayı" ile ülkenin gidişatını umursamayanları da unutmayalım, arada kaynamasın.

    YanıtlayınSil
  59. Hocam bildiğiniz üzere bankalarda altın vadesiz hesabı açılmaktadır ve çoğu banka fiziki altın teslimatı yapılmayacaktır , işlemler kaydi olarak yapılacaktır diyor.

    Bu sistemde şöyle bir açık yok mudur?

    Şimdi A bankasında belirli bir mevduatta vadesiz altın mevduatı olduğunu düşünelim. Banka için eğer faizli açılmazsa , bu işlem vadesiz hesap anlamına gelecektir.

    Pratik olarak gerçekleşir mi bilmem ama teoride altın fiyatının ertesi gün yüzde 100, hatta yüzde 200 arttığını düşünelim.

    Ve mudilerin ertesi gün tüm altınları tl ye çevirdiklerini ve parayı çektiklerini düşünelim.

    Burada çok büyük bir zarar yok mudur ve bu zarar bankaya ait değil midir?

    YanıtlayınSil
  60. Hocam öncelikle emeğinize sağlık. Sizin gibi karakterli, cumhuriyet değerlerini özümsemiş bürokratlara bu ülke daha çok sahip çıkabilseydi keşke vakti zamanında.

    Gelinen nokta artık vahim ötesi ekonomik açıdan. Esasında, 80 li yılların başında dünya küreselleşirken, türkiye'nin önünde tarım, tekstil ve turizm ülkesine dönüşmek dışında bir seçenek yoktu. çünkü küresel pazarlarda başka türlü rekabet şansı olamazdı.. otomobil ve elektronik gibi arge yoğun sektörlerde şansımız hiç bir zaman olmadı. Ancak nedense bu sektörlerdeki montaj fabrikalarının kurulmasının önü devlet eliyle hep açıldı. Öte yandan, iyi yönetilseydi belki tekstilde bir italya olabilirdik.. ancak bu saatten sonra ancak bangladeş, vietnam ancak oluruz, turizm ve tarım dışında 90 lı yılların lokomotifi tekstilde bile tren kaçtı yani..

    Üretim sektörünün durumu içler acısı yani. Ancak hizmet sektörünün durumu da çok farklı değil.

    o çok övündüğümüz bankacılık sektörünü, altın yumurtlayan tavuğa dönüştüğü 2002-2013 döneminde yarısından çoğunu yabancıya sattık.. telekom pastası hakeza..babalar gibi sattık.. sonucunda doları düşürdük ve daha fazla ithalat yaptık.. bugünleri hazırladık..bu noktada devlet kritik sektörlere yabancı payı sınırlaması gibi düzenlemeler getirebilirdi.. ama bu tip korumacı yaklaşımlar nedense akla hiç gelmedi..şimdi gemi batmış Rekabetçi kur diyoruz.

    şimdi bu gerçekleri bizler gibi sıradan insanlar bile görebiliyorken koskoca devlet büyüklerimiz bunu neden bilemediler ve kırk yıldır bu cari açığa mahkum ekonomik modelde debelenip durduk?

    Yoksa amaçlanan ülkenin kalkınması, refah seviyesinin yükselmesi değil miydi?

    YanıtlayınSil
  61. Banka, satışını yaptığı altın miktarı kadar altın almış olmalı . Fiziki altın teslim etmeyecek olması, fiziki altın almadığı anlamına gelmez.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Altını alıyor mu? kimden alıyor nereye koyuyor merkez bankasına mı?

      Sil
  62. Son 18 yılda toplamda 500 milyar dolar cari açık verdik. Bunun sonucu olarak toplamda 430 milyar dolarlık dış borcumuz oluştu. (Kamu+özel) . Cari açığı finanse etmek için borç almak zorundayız.



    %7 faizle yıllık 30milyar dolar dış borç faiz ödememiz var. Gsyih 600 milyar dolar ise bunun %5ini dışarı aktarıyoruz.

    Cari açığı durduramazsak bu %5 arttıkça artacak.

    Cari açığı olan bir ülkede doların artacağı kesin olduğuna göre bazı şirketler nasıl dövizle borçlanıyor bunu anlamıyorum.


    Dövizle borçlanan şirketleri kurtarmak için dövizi baskılayıp cari açığı ve dış borcu sürekli arttırmak, 85 milyon insanın alın terini faiz olarak yabancı ülkelere aktarmak anlamına gelmiyor mu?

    Bazı ekonomistlerimiz hala cari açık düzenini nasıl savunuyor akıl mantık almıyor.

    12.000 dolara çıkan kişi başı gelir nasıl 8.000'dolara düştü?

    9 aylık dönemde hazinenin faiz ödemesi bir önceki döneme göre nasıl %65 arttı?

    Tüm bunların sebebi cari açık ve cari açığı finanse etmek için alınan dış borçların artan faizidir.

    Cari açık arttıkça daha fazla dış borç alıyoruz daha fazla dış borç alınca daha fazla faiz ödüyoruz daha fazla faiz ödeyince cari açığımız daha fazla artıyor. Bu düzen çığ gibi büyüyor ve ülkeyi batırıyor.

    Bunu engellemenin tek yolu devalüasyonla cari açığı durdurmaktır. Tüm ekonomistlerin bu yolda ekonomi yönetimine tam destek vermesi gerekir.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ülkede yaşanmakta olan ekonomik felaketin tek sorumlusu bu ekonomi yönetimidir. Şu anda yaşanmakta olan kontrolsüz devaluasyon da cari açığı kapatmak için yapılmış bilinçli bir seçim değil, yönetimin çaresizliği sonucu ortaya çıkan bir başka komplikasyondur. Ayrıca bu yönetim halen de örtülü şekilde kuru kontrol etmeye çalışmakta ve elde kalan son kaynakları bu amaçla tüketmektedir. Eylül ayında sırf bu nedenle satılan altın miktarı 45,5 tondur.

      Türk ekonomistlerinin işlenmekte olan bu cinayete alet olmalarını beklemek, hatta teşvik etmek ise kötü niyetten başka bir şey değildir...

      Sil
    2. Ben iyi bir üniversiteden mezun mühendisim, bundan 20 yıl önce gelirim ve yaşantım şimdiden iyiydi, çocuğum boğaziçi universitesine ilk 1000 de girdi, birkaç yıldır çalışıyor benim o yaşta ulaştığım refah seviyesinin yarısına bile ulaşamıyor. Bu milli gelir nasıl birşeydir ki, gerçek dünya ile alakası yok. Birkaç düzenleme yapıyorsunuz, dışarıdan borç alıp, dışarıdan aldığınız malların ticaretini yapıyorsunuz.
      Artan ticaret ile gelen para hızla sınırlı bir kesimin eline park ediyor. Zenginleşen kesimin talebiyle 100 liralik arsalar 10 katına çıkiyor.

      Bir de dolardaki enflasyonu da hesaba katarsak biz gelir olarak çoktan 2000 li yılların başina döndük. Üstelik inanılmaz bir dış borç ve 150 milyar dolarlık yap işlet devret işlerinin yükümlüĺükleri boynumuza asılı.

      İnsanın ne olduğunu belirleyen iştir, lafa bakılmaz, lafla vatansever, miili, yerli olunmuyor.

      Sil
    3. Mahdut sen ne yazdığının farkında mısın? Adam senden farklı birşey söylemiyor. Bundan sonra altın satışı dolar satışı ve faiz artışı yapılmasın tek bir çözüm kaldı o da devalüasyon diyor sen itiraz ediyorsun. Neye itiraz ettiğinin farkında bile değilsin.

      Senin önerin nedir? Tefeci faiziyle borç alıp doları baskılamaya devam mı etsin hükümet? sen önce karar ver neyin doğru olduğuna ondan sonra itiraz et adama.

      Sil
    4. Hacı, ben neye itiraz ettiğimi de, o yazıyı yazan kişinin ne dediğini de gayet iyi biliyorum da, sen benim bir kusurumu yakaladığın zannıyla sazan gibi atlamışsın. Şu anda tedbir almadan bu kontrolsüz devaluasyona izin vermek, mevcut son sanayi kuruluşlarının da batmasını seyretmek, pandemi ile birlikte bastırmakta olan kara kışta ilaç ve sağlık malzemesi dahil en acil ihtiyaçları bile temin edememek demektir. 18 yılda ekonomiyi batırmış bu yönetime kontrolü tamamen kaybettiğinde dahi destek vermeye devam etmek ve bu konuda çağrı yapmak ise vatana ihanetle eş değerdir. Bak, yeni yazısında Mahfi hoca acilen ne yapılması gerektiğini yazmış, git oku, öğren...

      Sil
  63. Hocam merhaba, Brezilya Reali son 1 yılda Amerikan Doları karşısında %44 oranında değer kaybetti. Türk Lirası da son 1 yılda yaklaşık aynı oranda değer kaybetti. Brezilya'da jeopolitik riskler, Avrupa ile gergin ilişkiler yok, 5 yıllık CDS primi Türkiye'ye oranla düşük. Neden para birimi benzer oranda kayıp yaşıyor, yorumlayabilir misiniz ?

    YanıtlayınSil
  64. Sayın hocam,elinize sağlık.
    Deniz hocam ile 2000 yılında cari açığın 10 m.usd geçeceği üzerine iddiaya girmiş (ve kazanmış -) eski bir BU öğrencisiyim,Bugünden bakınca o günler ne kadar masummuş anlıyor insan ama şunu da sormak istiyorum hocam:
    1-Muhasebe mantığıyla bakınca yaratılan yükümlülüklerin karşılığında hiçbir asset yok mu? Örneğin son on yıllık ithalata göre türk halkının elinde 10 yaşından genç 10 milyon adet taşıt bulunmakta ,en mütevazi hesapla 200 milyar USD eder,ekonominin çarkları zorla da olsa döndürülüp hanehalkı geliri iyice düşmeden kullanılan TL kredilerin ödenmesi sağlanabilirse,bir şekilde dövize endeksli (200 milyar usd değerinde) asset yaratılmış olmuyor mu? Bu ve benzeri değerlerin orta ve uzun vadede yaşadığımız dış şokları azaltıcı bir etkisi olabilir mi ,bu konuda görüşünüzü çok rica ediyorum.
    2-Aynı muhasebe mantığı ile MB nin eriyen FX varlıklarının karşısında ne var? Azalan yükümlülük nedir, ya da Ege cansen üstadın dediği gibi MB zayıflarken halkımızın bir kısmı kilo almış olabilir mi,patlayan altın ithalatını ve halkın elinde olduğu iddia edilen altın stoğunu nasıl değerlendirebiliriz.
    Cevabınız için şimdiden teşekkür ederim,ve eğer yoksa bu konuları da kapsayan yeni bir analizinizi dört gözle bekleyeceğim hocam,saygılarımla.

    YanıtlayınSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...