Bir Yılda Vadesi Gelecek Dış Yükümlülüklerimiz

Öncelikle dış yükümlülükle dış borç arasındaki farkı ortaya koyalım. Dış yükümlülük, dış borca göre çok daha geniş bir kavramdır: ‘Her dış borç dış yükümlülüktür ama her dış yükümlülük dış borç değildir’ desek doğru olur. Dış borç; fon fazlası bulunan ekonomilerden fon açığı bulunan ülkelere yönelik akımlarla oluşan ve kendi para cinsi dışında yapılan borçlanmadır. Bu borçlanmanın vadesi bir yıldan kısaysa buna kısa vadeli dış borç denir. Dış yükümlülük ise Türkiye’de yerleşik olmayan kişi ve kurumlara olan dış borçlar, dış krediler ve DTH biçimindeki mevduat gibi yükümlülükleri içerir. Bu dış yükümlülüklerden bir yıl içinde vadesi gelecek olanlar kısa vadeli dış yükümlülük olarak adlandırılır.

Aşağıdaki tablo Türkiye’nin Mart 2021 sonu itibarıyla kısa vadeli dış yükümlülüklerinin toplam 185,6 milyar dolar olduğunu ve bunların hangi kalemlerden oluştuğunu gösteriyor (Kaynak: TCMB / Ödemeler Dengesi İstatistikleri / Kısa Vadeli Dış Borç İstatistikleri)

Tabloya göre toplam 185,6 milyar dolar dolayındaki vadesi Mart 2022’ye kadar gelecek olan kısa vadeli dış yükümlüklerin en büyük bölümü bankalara ait bulunuyor. Alt kalemler içindeki en büyük kalem de bankalar dışındaki sektörlerin ticari kredileri ve onun içinde de ithalat borçları. Tabloda Bankalar başlığı altında TL cinsinden mevduatların da yer alması sizi şaşırtmasın onlar da yurtdışında yerleşik olanlara ait olduğu için dış yükümlülük olarak kabul ediliyor.

Aşağıdaki tablo Türkiye’nin kısa vadeli dış yükümlülüklerinin hangi kurum ve kuruluşlara ait olduğunu gösteriyor (Kaynak: TCMB / Ödemeler Dengesi İstatistikleri / Kısa Vadeli Dış Borç İstatistikleri)

Tabloya göre 2022 Mart sonuna kadar vadesi gelecek dış yükümlülükler içinde en büyük kalem finansal olmayan özel kesim kuruluşlarının yükümlülükleri.

Kısa vadeli dış yükümlülükler yıllardır Türkiye’nin tepesinde Demokles’in kılıcı gibi sallanıp duruyor. Bu meselede de neden – sonuç ilişkisine dikkatle bakmak gerek. Çünkü bu tür ilişkilerde belirli bir süre sonra neden ile sonuç yer değiştirebiliyor. Hangisinin neden olduğunu görebilmek için başa gitmek gerekiyor. Bundan on yıl öncesine gittiğimizde kısa vadeli dış yükümlülüklerin GSYH’ye oranı yüzde 18 görünüyor. Oysa bugün bu oran yüzde 26. Türkiye’nin son on yılda risklerinin arttığı ise çok açık. On yıl önce 200’ler düzeyinde olan CDS primi şimdilerde 400’ler düzeyinde bulunuyor. Özetle Türkiye,  risklerini düşüremediği için vadeleri uzatamıyor, vadeleri uzatamadığı için de riskleri düşüremiyor. Pek çok konuda olduğu gibi bu konuda da bir kısır döngünün içinde bulunuyoruz.


Yorumlar

  1. Biden yönetimi döneminde riskleri düşürmek pekte mümkün olmayacak gibi görünüyor. Umarız beklenen turist gelir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Demokrasiyi geliştirmek, hukuku üstün kılmak gibi konuların Biden'la bir ilgisi yok.

      Sil
    2. Selam hocam, müslüman toplumlarında demokrasi gelişmez, gelişemez.

      İkisi birbirinin tam zıddı. Din tamamen kamu hayatından çıkmadıkça demokrasi varlığından söz edilemez. Vergiler ile dini besleyen bir ülke Türkiye. Demokrasi ile kazandığını dine, yani demokrasiden uzaklaşmaya yatırıyor.

      En büyük bakanlığın bütçesini geçen denetlenemeyen bir din otoritesi var. Demokratik tüm kurumların kazandığı kaynaklarını merkezden emiyor.

      TC vatandaşı olmayan, dışardan bakan biri olarak, Türk halkı buna karşı çıkmıyor, demek ki istiyor. İstemese karşı çıkardı. Türk halkı din gibi kendi eski geleneklerini beslemek için demokrasinin kazançlarını istiyor. Ben bunu görüyorum, içerden siz farklı görüyorsunuz.

      Son 100 yıl Anadolu topraklarında ne iç savaş yaşandı, ne bir dış güç ile sıcak savaş yaşandı. Barış sürecindeki 100 yıl Anadolu insanının Batı kazanımlarını aynadan izler gibi görmesini sağladı, ya da Edirne sınırına çekilmiş bir camın gerisinden izler gibi.

      Anadolu insanı Batının zenginliğini gördü, içine giremedi. Bu yüzden Batının zenginliğini, gücünü istiyor, yanlış yorumluyor. 100 yıllık barış döneminde biriktirdiği servetini, yine kendisini savaşlara ve yokluklara sürükleyecek olan eski düzene yatırıyor.

      Siz tarihi çok iyi biliyorsunuz, söyleyin son 2000 yılda Anadolu kaç kere barış içinde geçirdiği100 yıllık dönem yaşadı? Türkiye, servetini kaybettikçe, önümüzdeki 50 yıl içinde ister istemez bir iç/dış savaş ortamına girecek. Çok açık görünüyor.

      Hukuk ve demokrasiyi geliştirmenin Anadolu halkı ile ilgisi var. Bu halkın tercihi de ortada olduğuna göre, kim bu insanlar için bir şey yapabilir ki?

      Sil
    3. BitcoinOkulu, ben riski yazayım.

      Bir mafya babasının bile elinde ülkeyi yönetenler hakkında bu kadar şantaj unsuru var iken, bunları kukla gibi oynatan yabancı istihbaratçıların ellerinde neler vardır?

      Arada yazanlar oluyor, peki bizim kozmik odaya girildikten sonra, ölenler öldü de, ülkeden kaçan, ayrılan, başka ülkelerde çalışmaya başlayan istihbaratçıların elindekiler? Pek çok eski Türk istihbaratçısının ailelerinin güvenliği için isim değiştirip yabancı/batılı ülke vatandaşlıklarına geçtikleri biliniyor. Peki onların paylaştıkları bilgiler? Bence bırakın şimdiki siyasetçileri, en az iki nesli yönetecek siyasetçinin kirli çamaşırı birilerinin elinde.

      Buradan çıkarım yapın artık.

      Sil
    4. Öncelikle değerlendirmeniz için tebrik ederim. Ben de ülkem için savaştan korkuyorum ama dinamikler bizi o noktaya sürüklüyor sanırım.

      Sil
    5. Türkiye'in önünde görülen en büyük engel sizin gibi düşünen ve karşı görüşteki zıt düşüncenin aynı sofrada oldugunu unutması,birbirleri için empati yapamaması, birbirlerini anlama gayretinde olmaması ve yeterli saygıyı gösterememesidir.İdeoloji,dini görüş ile bu gelişimin genelde ilgisi yoktur.Dünyanın her ülkesinde birlik ile , çalışarak , gayret ederek istenilen sonuç er yada geç alınır.

      Sil
  2. Bir ülke düşünüyorum. Bir vatandaş diyor ki."Ben bu ülkeyi terk ediyorum. Vatandaşlıktan çıkıyorum". Ülkeyi yönetenler de diyorlar ki. " Tamam kabul. Ama dur! Resul efendi. Sen bu ülkeye 50 yıl çalıştın vergi ödedin. Kasada şu kadar fazla paramız var. Nüfusa bölünce senin payına bu kadar düşüyor. Filân bankaya talimat verdik, oradan paranı al. Sonra da nüfus dairesine uğra kaydını dondur ve istediğin yere git. İşin rast gelsin". Ne güzel bir hayal değil mi. Malcom X'in rüyası gibi. Türkiye için durum nasıl olurdu acaba diyor ve noktalıyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Vatandaşlık tanımını ve felsefesini Netflix aboneliğine indirgemek böyle olurdu..

      Ama bir de tersinden bakmak lazım. Devlet dediğin varlık şöyle de diyebilirdi : "Ulan bunca yıl geçti, hayatının son aşamalarına geldi. Bu güne kadar ne bir meslek sahibi olabildin, ne de elinden zanaat geliyor. Ne vergi ödemişliğin var, ne de bir ağaç dikmişliğin, insan yetiştirmişliğin.. Bütün yaptığın sokaklarda parklarda boş-boş oturup durmak ve sigara içmek. Senin gibi vatandaş da, insan da olmaz olsun... A-ha Yunanistan sınırı şurada abicim.. Biraz da sana Avrupa Topluluğu baksın !"

      Sil
    2. Malcolm X degil martin luther king'in sozuydu galiba "i have a dream".

      Sil
    3. İhtiyar ebem de ülke ile ilgili güzel bir rüya gördüm dediydi.

      Sil
  3. Dert mi ne hocam! Satarız ülkeyi öderiz borçları. Örnek filistin. Artan paraları da barlarda pavyonlarda yeriz. Zamam artık düşünmek zamanı değil hocam. Gülüp oynamak zamanı. Onlar çoook geride kaldı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zaten satıyoz, 250 bin dolarlık ev alana vatandaşlık bedava.

      Şimdi sistemi millet çözmüş. Evin var, diyelim 100bin dolarlık, Ortadoğuluya bunu 250 bine sattım diye tapu dairesine bildiriyorsun. Tabi Ortadoğuluda bunun 250 binlik olmadığını biliyor. Senden evi 150 bin e alıyor. Böylece sen 50 bin kazanırken o da vergi hariç 100 bin kazanıyor, ve vatandaş oluyor.

      Bunu da Suriyeliler çok yapıyor. Tapu dairesinden müdürü memuru bağlamışlar. 50 bin dolarlık evleri 250 binden gösteriyorlar. Bu işte acaip para var.

      Mahfi hocam, bizim millet böyle.

      Sil
    2. Anonim18 Mayıs 2021 22:58,

      Kardeş sen geri kalmışsın, o evleri elde tutma süresi var.

      Esenyurt Suriyelileri, senin yazdığın gibi ucuz evi vatandaşlık için alıp, yasal sürede tuttuktan sonra evlerini bedavaya Suriyeli akrabalarına devrediyor. Tapuda vatandaşlık bedeli kadar devir gösteriyorlar. Bir evden bir sülale dolusu akraba TC vatandaşı oluyor.

      Adam, Avcılarda kafe işletiyor, Suriyeli, bir apartmanım olsa, Suriyeden bir mahalleyi vatandaşlığa aldırırım, diyor. Adam kaçak ülkeye girmiş. Burdan ev alıp vatandaş olmuş. Düzenli olarak Suriye'ye gidiyor, tanıdığım akrabam diye para karşılığı Suriyelilere referans oluyor adamları buraya para karşılığı getiriyor. Burada ev satıyor vatandaş yapıyor. Suriyeden diyor 700 kişi, eposta ile mesaj atıp adamdan aracı olmasını bekliyor, sırada. Bu bir kafe sahibi, diğerlerini sen düşün.

      Sil
    3. Merhaba Sn.16:37.
      Aciklamalarinizda 2 yanlis bilgiyi duzeltmek icin yaziyorum ;

      1) Sahibi Turk olmayan tapu devirlerinde vatandaslik basvurusu yapilamiyor.
      2) Suriye'liler gayrimenkul alimiyla vatandasliga basvuramiyorlar

      Sil
  4. Ödeyebileceğiz ki borç veriyorlar, hiç ödeyemeyene borç verirler mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Son iki yıldır vermiyorlar

      Sil
    2. Tamam hocam, benim yazdığımda yine sorun yok, demek ki ödeyebileceğimiz kadarını vermişler.
      Bundan sonrasını ödeyemez diye vermiyorlar.

      Sil
    3. Borç alınamıyorsa nasıl ödenecek. IMF ye mi gidecek. İhracat artıyor. Buradan gelir gelmez mi?

      Sil
    4. Selam Unknown,

      Mevcut Türk hükümeti ile IMF işi biraz karışık.
      Batı medyası ve karar alıcıları Türk hükümetini diktatör olarak sunuyorlar.
      IMF den kredi verilmesine onay verirlerse, resmi politika söylemleri ile çelişirler.

      Sanırım Türkiye'de Korkut Boratav IMF nin Türkiye'ye kredi verebileceğini öne sürmüş, veya olasılık dahiline almış. Benim düşünceme göre Boratav, Batı nın Türkiyeyi tek parça halinde ayakta tutmasının zorunluluğu üzerinden bu yorumu yaptı.

      Benim tecrübeme göre Batının ucuz askere çok ihtiyacı var. Türkiye halen şu anda bile çok ucuz , yeterli düzeyde yetenekli bir asker deposu. Kontrol edilebilir bir Türk hükümeti, bu asker kaynağının Batı için kullanımı sağlar. Türkiye ye IMF desteği Batı için çok küçük bir maliyet oluşturur. Boratav'ın dediği gibi zorunlu bir birliktelik oluşacak ise, Batının Türk ordusunu kontrol edebileceği bir hükümet ile IMF yardımı gelir.

      Mevcut Türk hükümeti, Batı hedefleri aleyhine askeri işler yapıyor. Batıya saha maliyetini artırmaya çalışıyor. Ancak, bunu kendi insiyatifi yerine bir şekilde Rus istihbarat desteği ile yapıyor. Tahminime göre, yıllar önce diyanet işlerine sızan ruslar zaman ile daha aktif oldular. Hükümete sızdılar.

      Ne olur? Bu hükümet düşürülür, batı yanlısı bir hükümet getirilir, para ve asker kontrol altında tutulur. Türk hükümetlerini, dış politik olaylarda çok önemsemeyin.

      İhracattan Türkiyeye gelir gelmez. Ekonomi verimsiz, her ihracat kendi ithalatını yaratıyor. Türkiye'ye kısa dönemli sıcak para, uzun dönemli doğrudan yatırım lazım. Türk ihracatını yapanlar da yabancı kökenli firmalar, lojistik avantajı kullanıyorlar.

      cJ928fHX%!^U9#@y

      Sil
    5. IMF'nin bir ülkeye destek vermesi için o ülkenin ödemeler dengesi krizine girmesi veya girme olasılığı içinde bulunması ve bu durumdan çıkması için IMF'ce verilen programı uygulayacağını taahhüt etmesi gerekir. Ülkenin diktatörlük olması ya da demokrasi içinde olması vs gibi konular IMF'nin ilgi alanı dışındadır.

      Sil
    6. Selam hocam,

      Bilgilendirmeniz ve uyarınız için çok teşekkür ederim, IMF bünyesinde yazdığınız gibi.

      IMF Güvernörler Heyetinin oylama öncesi sürecindeki kapalılığa atıfta bulundum.

      V&53wt#TcnZJemUY

      Sil
    7. Hocam, nazik uyarınız sonrasında diktatörlük ile yönetilen ve IMF den destek alan ülkeleri tekrar gözden geçirdim.

      Bölgesel olarak batı için ucuz askeri destek gereken her ülkeye IMF tarafından destek verilmiş.

      Bir listesini ekliyorum.
      Arjantin, Bolivya, Haiti, Etiyopya, Şili (Pinochet), El Salvador, Endonezya, Kenya, Pakistan, Filipinler, Suriye (Baba Esad), Tayland, Kongo, Nijerya.

      Bunlar arasında Pakistan Türkiye ye en çok benzeyeni. Ziya'nın diktatörlüğü ve sonrasında gelen askeri yönetime IMF destekleri verilmiş.

      Türkiye askeri hala çok ucuz, batı için lazım olan bir kaynak. Mevcut hükümet ve sonrasında olası hükümet askeri kontrolü vermeyi kabul ederse, yukardaki ülkelere yapıldığı gibi Türkiye ye destek gelecektir, diye düşünürüm.

      g&zZ2qi2QjXQyDzd

      Sil
  5. Kolombiya-İzmir seferlerini artırıp tonajları yükseltmek lazım. Bu paralar başka türlü ödenmez...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Enayi Avrupa'nin geri donussun diye gonderdigi plastikleri copleri sagda solda yakip yolumuzu buluyorduk ne guzel, o isi haber yapip baltaladilar. Ucuna taramali tufek bagladigimiz oyuncaklarin kameralarini da vermiyorlar artik bize, oradan kazanacagimiz uc bes kurus da gitti. Libya'nin petrolune cokeriz diyorduk, onu da yedirmediler. Nahcivan kapisini acar oradan yolumuzu buluruz diye Azerbaycan'a verdik gazi, adamlar topragini geri aldi Ruslar gozlemci oldu, biz birak gozlemci gondermeyi kapiyi bile acamadik. Rus turistler Ersoy'cugumun otellerine gelip doviz birakacakti, Putin'i kizdirdik o da gecikiyor. E simdi bunca at hirsizi (pardon, bunca adam) Kolombiya'ya bel baglamasin da naapsin? Gri pasaportla adam kacakciligini resmiyete mi doksun 5000 euro adam basi diye?

      Sil
  6. Hocam yazi icin teşekkürler. Guven ortaminin olmamasi yada bozulmasi riskleri artirdi diye düşünüyorum. Hocam bir de ozel sektorun finansman saglamak icin yabanci ulkelerden aldigi kredilerde bu yukumluluklerin icerisindemidir? (Ornegin yabanci yatirim bankalarindan alinan krediler)

    YanıtlaSil
  7. Hocam merhaba, emekleriniz paylaşımlarınız için öncelikle çok teşekkür ederim. Koronavirüsün para ve maliye politikalarına etkisi hakkında ne düşünüyorsunuz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler. Salgın harcamaları artırdı, borçlanmayı artırdı ve dolayısıyla bütçeleri açık vermeye itti. Sonuçta enflasyon arttı ve daha da artacak.

      Sil
  8. Eline sağlık hocam. Fakat bu kadar geç saatte görmesek iyi olurdu bu rakamları. Uykum kaçtı...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Daha önce uykunuz kaçmadıysa şanslısınız.

      Sil
  9. Hocam ekonomi ile ilgili temel kitabınızı okudum yazılarınızı da takip ediyorum.Çabalarınız için çok teşekkürler

    YanıtlaSil
  10. Merhaba Hocam. Benim merak ettiğim konu şu; yazılarınızdan genel olarak Maliye ve Para politikalarındaki eksiklerden, risklerden, yapılması gereken düzenlemelerden bahsediyorsunuz. Türkiye'de bu işlerin üstesinden nasıl gelineceği konusunda tecrübe ve bilgi sahibi olarak da sizi listenin başına koymamın bir mahsuru yok bence. Bu nedenle herhangi bir yetkili de sizi arayıp Mahfi Hocam, bu konularda sizin bilgi ve tecrübenizden faydalanmak istiyoruz demiyor mu, diyemez mi?
    Sevgilerimle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yetkililer, sırayla herkesten destek alıyorlar. Mahfi hocamız da sıradadır.
      şimdilik önceliği mafya babalarına verdiler.

      Sil
    2. Bazı yorumcular siyasi iktidarın bilgisizlik ve tecrübesizlik nedeniyle ülkeyi bu duruma getirdiğini ve M.Eğilmez gibi hocalara danışması gerektiğini sanıyorlar. Böyle bir durum söz konusu değil . Yöneteler (yöneten) çalıyor,çırpıyor,ihaleye fesat karıştırıyor,yandaş müteahhit kayırıyor,kıyıları yağmalıyor,imar talanı yapıyor, say say bitmez. Mahfi Hoca'ya neyi danışacak? Daha fazla nasıl çalınır,onu mu ?

      Sil
  11. Yaptigim analog geleneksel makro hesaplamalar ve yine yaptigim dijital "Makine Ogrenmesi" sistemine gore totalde harmanladigimda; Suanki adil olmasi gereken dolar kuru 9.58-9.62 bandini soyluyor. Ancak yakin gelecekte 10.42 bandinin da olabilirlilik degerinde yakin gelecegin adil denge seviyesi oluyor. Yakin gelecekten kastim onumuzdeki 3 ay ile 6 ay arasi. Ancak suan icin 9.58-9.62 bandi genel denge seviyesine uygun.

    Cunku birikimli enflasyon farklari cari dengedeki surec denge faiz oraninin enflasyon faiz farklari hasebiyle diger ulkelerden ayrismasi arz talep ekseninde doviz aciginin finansmanindaki bosluklar suanki doviz kurunun denge seviyesinden uzak bir gorunum sergiledigi yonunde.
    Ekonomide genel dengenin saglanmasi suan icin dolar kurunun ortalama eksende %20ye yakin bir deger kaybinin normal oldugu kanisindayim.

    YanıtlaSil
  12. Hocam, özel sektörde yer alan bazı kuruluşların özkaynak toplamından fazla borçlanması ve buna izin veren Kamu nasıl bir hesap yapmaktadır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kamu kendisi de aynı durumda olunca

      Sil
    2. Özel kuruluşun riskleri, muhasebe kayıtları, finansman durumu, kredibilitesi borç verenine açıktır. Kimse bilançolarını incelemeden, sorularını sormadan, sorularına cevap almadan özel bir kuruma ciddi bir borç vermez.

      Bu yasal durum altında, özelin borcu, kendisi ile borç vereni arasındaki anlaşmadır.

      Önemli olan borcu veren kurumlardır. Bunları kendi başlarına bırakırsanız, ölene kadar borç verirler. Ölene kadar derken abartmıyorum. Dünyada çok örneği vardır. Kamu buradan kontrolü sağlamaya çalışır.

      Sil
  13. Hocam merhaba, bankaların borcunun çok olması, tamamen ticari amaçlı alınan borçlar mi ? yoksa açık kapatmak için alınan borçlar mi? Teşekkür ederim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bankalar döviz risklerini azaltmak için borçlanıyorlar.

      Sil
  14. Klasik alıcılık yorumlarda cvp larda öyle beğenmiyorsanız gidin ablukanızda yasayin

    YanıtlaSil
  15. Mustafa Kemal Samsun'a giderken, İngilizlerin haberi vardı. Mustafa Kemal'i, Samsun'a gönderen Vahdettin idi. Vahdettin'in gönderme sebebi: Anadolu'daki isyanları durdurmak için gönderdi. Anadolu'yu, işgalciler ele geçirdiği zaman Anadolu, işgalcilere karşı isyan ediyordu. Mustafa Kemal Samsun'a çıktığında, Vahdettin'in dediğinin tam tersini yaparak isyanları alevlendirdi. Bu sebeple 19 Mayıs çok önemlidir. İşgalcilere karşı bağımsızlık mücadelesidir. Mustafa Kemal'in Ağzından Vahdettin kitabını okumanızı tavsiye ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Murat Bardakçı'nın Kurtuluştan Kuruluşa kitabında da var. Vahdettin yolluyor Anadolu'ya Mustafa Kemal'i isyanları bastırsın diye. Sonra Atatürk işi kurtuluşa çevirince idam fermanı çıkarıyor hakkında.

      Sil
    2. Aynen öyle hocam.

      Sil
    3. Selam, devlet yıkıp kurmak, bu işlere hazır olan insanlar için kolaydır. Türk tarihinden çok örnek vardır. En son Atatürk yaptı.

      Samsun'a geçtiğinde resmi üniforması vardı. Yani emir komuta altında bir insandı. Her emir komuta altındaki insan gibi, üstünden emir alarak geçer. Bunu anlamak için tarihçi olup, belge toplamaya gerek yoktur. Onbinlerce kamu görevlisinden birini anadoluya göndermesi sebebi ile Vahdettine de özel bir anlam vermeye, veya Vahdettin ile Mustafa Kemal arasında özel bir ilişki/görev vardı demeye de gerek yoktur.

      Önemli olan, Anadoluya geçtikten sonra, üniformayı bırakıp, emir komuta zincirinden çıkması, yeni devlet kurma çalışmasına girişmesidir. Hareketin liderliğini üstlenmesi, liderliğinin tüm herkesce kabul edilmesidir.

      Olay bu hale gelince padişah idam kararı çıkartmış. Çıkartmasına çıkarmış ama kimse uygulamamış. Demek ki padişah bitmiş, ağlayanı bile kalmamış.

      Sil
    4. Millet can derdindeyken 18 yaşındaki 5. hanımı için düğün yapan 60 küsur yaşındaki bir padişahın ağlayanının kalmaması normaldir...

      Sil
    5. Şu Atatürk düşmanları da bir karar versinler artık, Atatürk ingiliz ajanı mıydı, rus sempatizanı mıydı, vahdettinin elemanı mıydı, dini yıkmaya gelen deccal mıydı?

      40 yaşıma geldim, Ata'mıza takılmayan kulp görmedim. Bardakçı'da iktidara yalakalık yapmak için vahdettinin elemanı diyor. adam araştırmacı gazeteci, tarihçi veya tarih uzmanı değil. Tarihin veri, bilgi toplama yöntemlerini bilmiyor, pratiği yok. Atatürk ne kadar Vahdettinin elemanı ise, İsmet paşa da, Kazım karabekir paşa da, Fevzi çakmak paşa da o kadar elamanı idi. Günün sonunda Vahdettinin emirlerinin ülke insanına faydası olmadığını görüp, emre itaatsizlik ettiler, kendileri devlet kurdular. Daha ne zorluyorlar, her şey açık ve berrak.

      Sil
  16. Hocam kamu yönetimi, ekonomistliğe girer mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Girmez. Ama kendi başınıza ekonomi ve analiz bilginizi geliştirerek ekonomist olabilirsiniz.

      Sil
    2. Kamu Yonetimi bolumu daha cok kamu ekonomisi burokrasi maliye hukuk sosyal ve siyasal meseleler politikalar uzerinden yuruyen bir bolumdur.
      Ekonomistlik ise daha cok Turkiyede Iktisat bolumu ile Ekonometri bolumunun bir mesleki formasyonudur.
      Ekonomistlik olay ve olgulara hem mikro hem makro bakabilen sosyal ekonomik formlari ele alirken hem sosyal bilimlerden hem de matematik istatistik tabanli bilgilerden yararlanip yorumlar yapabilen ekonomi kuramlariyla bu yorumlari analize donusturebilen kimselerdir.
      Ekonomistler ekonomiye etki eden formlari ve ya etki edebilecek yeni durumlari tespit edip; hem gecmis deneyimler isiginda hem de gelecek tasavvuru isiginda ele alip mevcut ekonomi teorileri bilgileri ile analiz edip tahminler kritikler cozum onerileri politikalari sunabilen kimselerdir.

      Sil
  17. Hocam orta direk olan hız , çocuklarımızın gelecegi için ne yapacağız , hiç değilse eğitim giderleri için , USD almak ile kendimi kötü hissediyorum ya da hissettiriyorlar ,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çocuklar için yapılacak en iyi şey, yüzde elli döviz, yüzde elli altın.
      Yurt dışında bir ülkeden çalışma izni. Ev var ise, evi acil bi durumda satılacak halde tutmak.

      Sil
  18. Ülkemizin bağımsız olduğu, gelişmiş ilk 20 ekonomi arasında olduğu söyleniyor. Çok merak ediyorum,
    Acaba ; bağımsız olmasaydık durumumuz daha mı kötü olurdu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bağımsız olmasaydık, bkz Irak, Suriye, Libya.

      Sil
  19. Bugün, 19 Mayıs 2021 Mahfi hocam, Avrupa Parlamentosunda oy çokluğu ile üyelik sürecinin kaldırılması kararı kabul edildi.

    Parlamentoya, birliğin diğer organları da karşı gelemeyecekler. Medeniyet macerası da bitti.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Anonim 22.51; haberlere bakmayalı tam bir ay oldu. İddianız büyük olduğu için hemen news european parliament adresi üzerinden teyit etme gereği duydum.
      "In the report adopted on Wednesday, they insist that if Turkey does not reverse this current negative trend, the Commission should recommend that the accession negotiations be formally suspended."
      Köprüden önceki son çıkış demişler.
      https://www.europarl.europa.eu/news/en/press-room/20210517IPR04118/eu-turkey-relations-are-at-a-historic-low-point-say-meps

      Sil
    2. Evet, AB parlamentosu uzun zamandır bu kararı alıyordu. Bazı türk siteleri bağlayıcı değil gibi saçma öneriler getirmişler. AB, parlamento kanadından gelen bu tavsiyeleri kendi rutini içinde zaman ile uygular. AB, AB Parlamentosuna göre daha yavaş hareket ediyor, öncü hareketi parlamento yapar, birlik sonradan uygular.

      Parlamento başkanı kadın da Türkiye'ye geldiğinde, protokolde kadına yer verilmedi. Başkan, bunu da yüksek sesle kullandı. Onlar bizlerden daha iyi biliyor muhataplarının mafya ile onun bunun malına çöktüklerini, demokrasicilik oynayıp AB üyeliğinden Türkiyenin rant devşirdiğini,
      AB istihbaratı onların elinde, Ankara haberlerini Türk sarayı duymadan onlar duyuyor.

      Köprü yok ilerde diyorlar, özeti, boşuna arabayı sürme diyorlar.

      Sil
  20. Hocam bu güzel yazı için çok teşekkür ederim.

    "Tabloya göre 2021 Mart sonuna kadar vadesi gelecek dış yükümlülükler içinde en büyük kalem finansal olmayan özel kesim kuruluşlarının yükümlülükleri. " cümlesindeki tarih "2022 Mart sonuna kadar" olacak sanırım. Akışı bozan bir durum değil ama bilgi vermek istedim.

    Saygılarımla.

    Bora Ulusu

    YanıtlaSil
  21. Sağ olun doları koklayan hocam.

    YanıtlaSil
  22. Hocam yine çok güzel bir çalışma olmuş teşekkür ederiz. Şimdi Mart 2022'ye kadar 184 milyar kısa vade borç yükümlülüğü var, TCMB kasasının da ekside olduğunu biliyoruz. Bu durumda önümüzdeki 2022 Mart'a kadar bir ödemeler krizi yada benzeri bir durum yaşayacağımız aşikardır diyebilir miyiz? Turizm gelirleri vs. olacak ama bu 184 milyar 1 sene içerisinde ödenebilir mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Selam,
      Mart 2021 sonu itibarı ile bilinen kısa dönemli borç 184 milyar. Yani bu ay mesela bi 10 milyar dolarlık 6 ay vadeli borç alınabilir mesela. Mart 2021 ifadesi o gün için ölçülen kısa vadeli borç meblağı.

      Sil
  23. Bu borcu da mafya babaları ve onların işbirlikçi siyasetçileri öder veya öteler her halde?

    YanıtlaSil
  24. Amaan hocam, mafya babasının vidyosu ülkenin en çok izlenen vidyosu oluyor, millet dedikoduya çok meraklı. Adam hapisten çıkarıldığında zaten siyasiler ile iş yapacağı belliydi, daha detay bilmeye ne gerek var. Interpol ile yakalayın getirin, koyun hapise. Koyamaz, çünkü bu işi yapacak olan bakanın iş ortağı o mafya.

    YanıtlaSil
  25. 2021 haziran Eylül ve Aralık ayları tehlikeli olacak.

    İşin içinden çıkılamıyor ve çıkılamadığı için birşeyler olmasını bekliyorlar mesela biryerde savaş çıkarsalar bütün olaylar oraya bağlanır yada deprem olursa tüm suç depreme atılır.

    Sonrası basit hep aynı hikaye güzel günler geliyor bunu görüyoruz falan derler az sabredin çok değil kısa zamanda şaha kalkacak İslam dünyası bizi bekliyor ya Allah bismillah naraları falan.

    Devlet ayrı bir aygıt siyaset çok ayrı bir yapı ikisi birbirine karışınca ozaman hep sıkıntı çıkıyor. Kısaca devlet adamı yok şuan yönetimde. Hepsi siyasetçi ve işi bitince gideceğini bilmeyen.......

    Bu yaz çok farklı olacak kısaca diğerlerinden daha kötü olacak ve aynı şekilde devam edecek. Dünya akılla değil siyasetle yönetiliyor. Akıllılar yönetime talip olmadıkça uyanıklar her fırsatı değerlendirip yolunu buluyor. Önemli olan akıllı olmak değil o aklı kullanmak cesur olmak vatanı için yönetime katılmak Mustafa Kemal Atatürk gibi.

    YanıtlaSil
  26. 15 yıldır çıkar bu bir senede ödenecek yükümlülüklerimiz konusu. Ülke var olduğu sürece her sene için, bir yılda ödenecek yükümlülükler hesabı olacaktır.

    İnsanlara büyük geliyor bu rakamlar. Bu kadar parayı kimse ödemiyor, borçların faizi ödenip öteleniyor, ya da faizi de dönemine göre anaparaya ekleniyor, ya da ana paranın bir kısmı ödenip borçlar yenileniyor.

    Burdan, ülke bitti batacak diyenlere bi ekmek çıkmaz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İyi de her geçen yıl dış borçlanma maliyetimizin artması sizi ilgilendirmiyor mu?

      Sil
  27. Hocam enflasyon önümüzdeki dönemde daha çok artacağı için TL nin değeri kalmadığında ne olur?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. TL nin değeri zaten yok,
      90 lı yıllarda nasıl olmuş ise, önümüzdeki zaman diliminde de benzeri olur.

      Sil
  28. Hocam, şaka yapmıyourum.

    Eğer Sedat Peker video yayınlamaya devam ederse, ve videolarından birinde, konuşma yaptığı masasının üzerinde sizin "Değişim Sürecinde Türkiye" ve "Inferis" kitaplarınız olursa hiç şaşırmayacağım.

    Özellikle bu iki kitabınız, biryerlere sinyal göndermek için önemli kitaplar ;-)

    YanıtlaSil
  29. Hocam merhabalar. Çalışmalarınızı uzun zamandır hayranlıkla takip ediyorum. Konudan bağımsız olarak, üniversitede iktisat bölümünde okuyorum. Marjinal tüketim eğilimi (MPC) 0,75 (c = 0,75) olan ve kamunun yer almadığı dışa kapalı bir ekonomide, yatırım harcamalarında meydana gelecek “25 birimlik” bir artışın, denge gelir düzeyine etkisini açıklayabilir misiniz acaba? Sınav sorusu değil dersimiz de işlediğimiz bir soru, çözmeye çalıştım fakat tatmin edici bir cevap bulamadım kendimce.

    YanıtlaSil
  30. Dış kredilerle Dış Borçlar arasındaki fark nedir hocam.

    YanıtlaSil
  31. Mahfi hocam, sizin tablolarınızdaki net hata noksan kalemlerini de mafya babası açığa kavuşturmuş oldu.

    YanıtlaSil
  32. Selam Hocam, şu bir yılda vadesi gelen borçları düşünen tüm ülkede;

    bir - borcun sahibi özel şirket yöneticileri
    iki - siz ve sizin gibi sayısı 100ü bulmayan ekonomist finans uzmanı,
    üç - sayısı beş bin kişiyi geçmeyen ekonomi meraklıları.

    Ne siyasiler, ne ülke yönetiminin, ne de halkın umurunda bile değil.
    Var mı atladığım kimseler?

    YanıtlaSil
  33. Hocam merhabalar lütfen cevap verir misiniz. 1.Devlet kaydı paradan nasıl vergi alır?
    2.Devlet kaydı paralardan aldığı vergiyi kağıt paraya çevirerek mi kullanır?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sorular yeterince acik gelmedi bana ama yine de anladigim kadariyla cvp vereyim ;
      1) ilgili kisi yada kuruma faaliyetleri sonucu verdigi vergi beyanina gore (isterse inceler/denetler) vergi tahakkuk ettirip tahsil eder
      2) boyle birseye ihtitaci yok, karma sekilde tekrar kaydi olarak dagitir (maas,odenekler vs seklinde)

      Sil
  34. Hocam her yıl kısa vadeli dış yükümlülüklerin yüksek olduğu ve bunun nasıl karşılanacağı konuşulur ancak her yıl da bu sorun bir şekilde aşılır. Piyasa bunu nasıl başarıyor?

    YanıtlaSil
  35. Geç gelen yorum için özür dilerim. Mahfi hocam, yıllardır bir dış borç krizi çıkacak deniyor ama her seferinde borçlar döndürülüyor. Bu nasıl oluyor? Malı durumun bozukluğundan ben kendi ülkeme güvenemiyorum birikimlerim için. Burada yabancılar neye güvenerek borç vermeye devam ediyorlar. Son ikik yıldır vermiyorlar demişsiniz ama mutlaka borç geliyor ki borçlar dönüyor.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Rezervlere Ne Oldu?

Ne Oldu da TL Değer Kazandı?