Ne Oldu Yine Bu Dolara?

Dün akşam USD / TL kuru 8,27’lerde dolaşıyordu. Bu sabah 9’da 8,35’e yükseldi 12’de 8,46’yı gördü, şu sıralar (saat 15,30) 8,45 dolayında bulunuyor. Ne oldu da böyle bir günde yüzde 2’nin üzerinde değer kaybı yaşandı? İki olasılık var: (1) Dışarıda bazı gelişmeler olmuş ve Dolar bütün paralara karşı değer kazanmış olabilir. Mesela ABD’den gelen bazı veriler Doları güçlendirmiş ya da Fed’in açıklamaları Dolara talebi artırmış olabilir. (2) İçeride bir şeyler olmuş, mesela faiz indirimi yapmak gerekir şeklinde açıklamalar gelmiş ve bu açıklamalar Dolara olan talebi artırarak TL’nin değer kaybetmesine yol açmış olabilir.

Önce dışarıya bir bakalım. Dışarıda ABD’de veya Avrupa’da Doları güçlendirecek ya da zayıflatacak bir açıklama görünmüyor. Yine de Dolar Endeksine bir bakalım. Altı önemli para birimine karşı (Euro, Sterlin, Yen, Kanada Doları, İsviçre Frangı, İsveç Kronası) oluşturulmuş bulunan Dolar Endeksi bugün itibarıyla 92,69’da bulunuyor. 7 Eylül’de 92,51 idi. Euro / USD paritesine bakarsak bugün itibarıyla 1,1822’yi görüyoruz. Bu parite 7 Eylül itibarıyla 1,1840 idi. Dolar Endeksinde de Euro / Dolar paritesinde de Dolar lehine hafif bir yükseliş söz konusu olsa da bu hafif yükselişten bizim gibi ülke paralarının fazlaca etkilenmesi söz konusu olmaz. O halde son bir günde karşılaştığımız yüzde 2,2 dolayındaki değer kaybının asıl nedenini içeride aramak gerekir.

İçeriye baktığımızda her gün yaşanan pek çok olaya karşın bunların özellikle kur üzerinde büyük etkiler yaratmadığını biliyoruz. Normal olarak Türkiye’nin yaşadığı olayların kurları çok daha fazla etkilemesi gerekir ama biliyoruz ki toplum pek çok olayı kanıksamış ve kendi çapında bir aldırmazlık zırhı yaratmış bulunuyor (avantajmış gibi görünen bu aldırmazlık zırhının kuşkusuz pek çok sakıncası var ama bunlar başka bir yazının konusunu oluşturur.) Demek ki son artışın nedeni bu tür olaylar değil. O halde ne oldu da kurlar bir günde yüzde 2’den fazla yukarı gitti? Bu noktada Merkez Bankası Başkanı’nın bir toplantıda yaptığı açıklama dikkati çekiyor. Bloomberg HT sitesinde yer alan habere göre Merkez Bankası Başkanı toplantıda şöyle demiş: "Küresel merkez bankacılığında, para politikası duruşu belirlenirken, para politikasının etkisi dışında olan kısa vadeli arızi unsurlardan arındırılmış çekirdek enflasyon göstergeleri esas alınır. Özellikle salgının getirdiği olağanüstü koşullar, enflasyonun kısa vadeli oynaklıklardan arındırılmış ana eğilimini ölçmeye yarayan çekirdek enflasyon göstergelerinin önemini artırmakta."

Merkez Bankası Başkanı’nın açıklaması; ‘Merkez Bankasının bundan böyle enflasyon hedeflemesini çekirdek enflasyonu temel alarak yapacağı’ şeklinde olsaydı ya da bu şekilde anlaşılsaydı TL değer kaybetmezdi. Merkez Bankası’nın çekirdek enflasyonu hedefleyerek para politikası uygulaması benim yıllardır savunduğum bir yaklaşımdır. Çünkü para politikasının etkileyeceği enflasyon göstergesi çekirdek enflasyondur. Merkez Bankası etkileyebileceği çekirdek enflasyonu hedeflemeli, TÜFE’yi de tahmin etmeli ve buna göre çekirdek enflasyon sepeti dışındaki kalemler konusunda önlem almak üzere hükümeti uyarmalıdır. Buna karşılık Merkez Bankası Başkanı bu açıklamayla önümüzdeki dönemde yüzde 19 olan politika faizini yüzde 19,25 olan TÜFE’ye göre değil de yüzde 16,76 olan çekirdek enflasyona göre ayarlayacağını kastetmişse ya da böyle anlaşılmışsa piyasanın faiz indiriminin kurları yükselteceği düşüncesiyle dövize yönelmesi ve TL’nin değer kaybetmesi doğaldır.  

Kurlara baktığımızda piyasanın bu açıklamayı önümüzdeki dönemde faiz indirimi yapılacağı şeklinde yorumlamış olduğu anlaşılıyor. Amaç bu değilse yeni bir açıklama yapılması gerekir.

Yorumlar

  1. Hocam merhaba,

    Döviz kurları, piyasa gerçeklerine ve enflasyona göre oluşmuyor gibi. Zaten açıklanan enflasyon da piyasayı yansıtmıyor.

    Ekonomiyi bir toz bulutunun ardından izliyor gibiyiz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. MB zenginlerin ve siyasilerin oyuncağı olmuş, devrime ihtiyaç var. Ekonomiyi biz toz bulutu ardından izliyoruz, çünkü o bizim ekonomimiz değil, bizi sömürenlerin ekonomisi. Türkiye şartlarında 100-150 milyon liran yoksa, ekonomi senin için çalışmıyor, yasalar senin için çalışmıyor, kurumlar senin için çalışmıyor, devlet senin için çalışmıyor. 100M TL altında varlığı olan insanlar, ekonominin altında toz olanlar.

      Sil
  2. Mahfi Hocam, genel beklenti yazınızın son cümlesinde belirttiğiniz gibi faiz indiriminin yapılacağı yönünde. Eğer faiz indirimi olmayacaksa, Sizin dediğiniz gibi Merkez Bankasından yeni bir açıklama yapılması gerekir.
    Yazınız için teşekkürler.

    YanıtlaSil
  3. "aldırmazlık zırhı" bu sözü beğendim hocam.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu konuda bir yazı yazacağım.

      Sil
    2. Peki Mahfi bey sizin 3 Aralık 2017'de yazdığınız:

      "Piyasa Aldırmazlığı"

      https://www.mahfiegilmez.com/2017/12/piyasa-aldrmazlg.html

      ile şimdi yazmayı planladığınız "aldırmazlık zırhı" arasında ne gibi farklar olabilir?

      Sil
    3. Ilgiyle okuyacağız .

      Sil
  4. MB çekirdek enflasyonunu hedef alması sözüne katılıyorum. Petrol gibi şeyler olmadığı için, para politikası orada işe yarar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğru ama faizi buna göre ayarlamamalı.

      Sil
    2. hocam anlamadım bir yandan çekirdek enflasyona göre hedef koymalı diyorsunuz bir yandan faizi buna göre ayarlamamalı nasıl olucak o iş

      Sil
    3. Çekirdek enflasyonu hedeflemek yılbaşında olur ve para politikası da ona göre belirlenir. Yılın son üç ayında manşet enflasyon hedefi varken çekirdek enflasyona göre faiz belirlemek doğru bir yaklaşım olmaz. Onu demek istedim. Yoksa uzun vadede hedef ne ise politika da ona göre uyarlanmalıdır tabii.

      Sil
  5. Selam hocam, işte beklediğim dolar yazısı geldi. Bakın buraya yazıyorum, yorumlar patlayacak bu yazıda. Şu anda yayınlanmış tek bir yorum yok. 3. günün şafağında buraya tekrar geleceğim.

    YanıtlaSil
  6. Hocam, 3 kağıt ekonomisinde bahane bitmez, önce tüfe olur, sonra çekirdek olur, sonra çekirdeğin tohumunun enflasyonu olur, olur da olur. Dünya bir hay huy dünyası hocam, haydan gelen huya gider. Platon baba binlerce yıl önce demiş, iş bilen adamların yönetmediği yerde , klavuzun karga olduğu yerde varacağın yer bellidir, ha 2 senede ha 20 senede ha 50 senede .

    Kitabın ortasından konuşalım:

    MB, para babalarının yemek çanağı olmuştur. Sermayesi, malı, mülkü çok olanlara yardaklık yapan bir kurumdur. Ne MB sını dinlerim, ne MB kutsayanı önemserim. Ben yoluma bakarım, kendi bahçemle ilgilenirim.

    YanıtlaSil
  7. Hocam bence asıl sorun ekonominin bu derece kırılgan olması. Adeta tepki vermek için tetikte bekliyor.

    YanıtlaSil
  8. Teknik açıdan bakılırsa 8,30 desteğini kıramadı ve yükselmeye başladı, bugün kabaca 8,41-42'den geçen direncin üzerine çıktı. Haftayı bu seviyelerin üzerinde kapatırsa önümüzdeki hafta önce 8,50, sonra 8,80'li seviyeleri test eder. 8,30-40 aralığına inerse birkaç gün buralarda salınır, yönü hangi seviyeyi kıracağı belirler ama böyle yönetilen, daha doğrusu yönetilemeyen bir ekonomide ne yöne gideceği bellidir...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Damat olaydı teknik meknik dinlemez 12 - 13 allah ne verdiyse vururdu.
      Damat gidince doların da yönü şaştı,
      Damat sonrası dolar bi aşaa bi yukarı yaptı, ne yöne gideceğine karar veremedi, sersemledi garibim.


      Sil
  9. Yaşlandıkça halka ve kurumsal yapılarda anlatılanlara olan inançlarımı kaybediyorum; dine olan inancımı kaybettim, milliyetçiliğe olanı kaybettim, orduya inancımı kaybettim, siyasete inancımı kaybettim, demokrasiye inancımı kaybettim, ekonomiye inancımı kaybettim, son bir kaç yıl Merkez bankasına olan inancımı da kaybettim.

    Hocamızın makalesinde iş dönüp dolaşıp, Merkez Bankasına geliyor. Tam bu yazıyı okurken, ikinci okuduğum yazı, Nobel ödüllü ekonomist Stiglitz'in fed başkanına yaptığı eleştiriler ve kendi fed başkan adayı Lael Brainard ı isim vererek öne çıkardığı konuşmayı okudum. Nobel ekonomi ödüllü senatör Stiglitz, merkez bankacılığının nasıl siyasi malzemeye dönüştüğünü de gösterdi.

    Aşırı politize olmuş bir ortam, politize olmuş Merkez bankacılığı...
    Bunlar paranın da politize olmasını sağlıyor.

    Bizlerin, üreten emek veren insanların kendi paramızı oluşturmamız lazım.

    4MKb7*ZSZOc6t3#4

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kripto varlıkların böyle bir umut vaat ettiğine inanılıyor.

      Sil
    2. Selam JetEkonomist,

      Kriptolar bu iş için uygun değil.
      1. Üretimi elektrik gücüne bağlı, yani elektriğe erişenler üretir, günümüzde etkin politika ve finans gücüne sahip olanların yaptığına döner.
      2. Üretimleri kurallı olsa bile para ile finans sistemine borsalar ile bağlı, yani finansı güçlü olan, kriptoları toplayıp tarihte görülmemiş servet transferine olanak verir.

      Bize lazım olan hukuk sisteminde, insanların inançlarındaki mülkiyet hakkını değiştirmek öncelikle. Yani her doğan insana ölene kadar kullanım hakkı olan bir toprak vermek, evini barkını yapsın. Kiralayamasın, satamasın. Ölünce toplum servetine katılsın. Toprak hava gibi olmalı, insanlar yaşam için kullanmalı, sahip olmamalı nefesi bitince diğer insan kullanmalı. Dünya toprağı tüm yaşayan insanların ortak malı olmalı.

      Servetler üzerinde finans sisteminde servet transferlerini engelleyecek limitler olmalı. Yani bir insan en fazla 100Milyon dolar gibi bir servet sahibi olmalı. Sistemin kazananı oldun sana tebrikler deyip sertifika verip emekliye ayırmalı. Parası ölene kadar yeter. Kendini felsefeye, öğretmeye, çok istiyorsa parasını iki günde tamamen harcayıp yeniden kazanmaya verebilir. Ölünce ailesine yine aynı limit ölçüsünde serveti aktarılmalı, mirasçılarının serveti de limiti aşmayacak şekilde miras payı almalı.

      Para kripto veya merkez bankası yerine lokal otoritelerce basılmalı. Kriptoya bakkal, firincı, musluk tamircisi erişemiyor. Para, üretildikten sonra herkes için eşit erişilebilir olmalı. Şimdiki para önce bankalardan direk kredi alanlara sonra onlardan halkın alt kademelerine akıyor. Kripto elektrik üretenlere ve borsalara erişenlere akıyor önce. Hizmet veya mal üretildiği anda üretene giden para olmalı.

      Misal; senin evini boyadım, işim bitti, sana hizmet ürettim, senin evinin değerini artırdım, bunun karşılığı senin servetin benim emeğim ile arttı, para orada anlık üretilmeli veya üretilmiş para kullanılacak ise boya hizmeti üreten bana iş bitiminde senden akmalı.

      Dediğiniz gibi kripto varlıkların böyle bir umut vaat ettiğine inanılıyor, inancın gerçek olması için emek üreten her insanın parayı da üretebilmesi, üretilen paraya eşit erişim hakkına sahip olması gerek. Ne günümüz parası, ne kriptolar bu amaca hizmet etmiyor.

      Bunları verebildiğimiz ölçüde kriptolar, mevcut merkezi paraların bazı sorunlarını çözer. Ama işin temeli mülkiyet hakkını bitirmek.

      %Z@mK^Lq267C4TFg

      Sil
    3. Üstteki yoruma ek olarak, bankacılık sistemi sahiplik ve işlevi rehabilite edilmeli. Temel yazılarda, sözde mevduat toplayıp, kredi verdiği söylenen ve sıkıcı bir işmiş gibi görünen bankacılık gerçekte mevcut kredi sistemi ile sermaye transferlerine aracılık edip gelir dağılımını bozmaktadır.

      Alman ekonomisini misal verebiliriz, politize olmuş bankacılık sistemi Merkel döneminde genel ekonomik verimsizliği artırmaya başladı. Etkilerini ve siyasi sonuçlarını 10 - 15 sene içinde göreceğiz.

      Bankacılık, su dağıtım, elektrik dağıtım gibi bir işleve dönüşmeli, mümkünse kamulaşmalıdır.

      59@TdbV4kMEdjr*e

      Sil
    4. Mülkiyet hakkı insanın doğasında var olan ego altı bir oluşum ne yazık ki, bu sebeple böyle bir sistem için toplumdaki tüm insanların ciddi bir eğitim seviyesine ulaşması ve ortak akıl oluşması lazım. Ortak akıl oluştuktan sonra da mülkiyet hakkının yarattığı sorunlar da ortadan kalkar zaten. Saygılarımla,

      Sil
    5. 8 Eylül 2021 19:01 21.yy da komünizmi yeniden tarif etmişsiniz.

      Sil
    6. Selam Sn Barış, katkınız için teşekkür ederim; size ek olarak, mülk sahibi bireylerin ve ailelerinin toplum yaşamındaki maddi olarak nispeten rahat durumları insanları mülkiyet hakkına sahip olmaya güdülüyor. Bu hayvani bir güdü. Hayvani bir güdü olması sebebi ile hayvanları kontrol etmek amaçlı kullanılan yöntemler insanları kontrol amaçlı kullanılıyor.

      Mülkiyet sahibi olma güdüsünün bir benzeri sonsuz rahat hayat güdüsü. Bu güdüyü de din ile istismar ediyorlar.

      Karşılık olarak ne sonsuz mülk, ne de sonsuz rahat hayata sahip olamayacak insanların güdüsü ile insanları yönetip, menfaat devşiriliyor. Yönetenler kurumsallaşmış sosyal katmanlar oluşturuyor, topluma egemenlik sağlıyor. Kendilerine yasal meşru zemin oluşturuyorlar. İnsanlara yalan yanlış kurdukları sistemi kutsatıyorlar.

      L8<8^\WUsuVhPv=>

      Sil
  10. Hocam aldırmazlık zırhının sakıncalarından bahsettiğiniz yazınızı görmeyi çok isterim teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bende, hatta yazının sonunu Edip Akbayram'dan "Aldırma gönül, aldırma" diye sözlü müzikli olarak durumumuza aldırılmadan bitirilmesini bekliyorum 😁

      Sil
  11. Hocam peki hangi çekirdek enflasyona göre belirlemeliyiz. Yani hangi alt kalemi seçmeliyiz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. F'ye göre belirlersek faizi %22 yapmak lâzım :)

      Sil
    2. Merkez Bankası’nın çekirdek enflasyonu hedefleyerek para politikası uygulaması benim yıllardır savunduğum bir yaklaşımdır. Çünkü para politikasının etkileyeceği enflasyon göstergesi çekirdek enflasyondur.


      Ben hocamızın takipçisi olarak. Bu cümledeki çekirdek
      enflasyonu merak ettim. İktisat 3. Sinif öğrencisiyim açıktan.

      Sil
    3. Çekirdek enflasyon: Fiyatlarda gözlemlenen tüm geçici etkilerin arındırılması suretiyle oluşturulmuş bulunan “özel kapsamlı TÜFE göstergeleri” ile ölçülen enflasyona çekirdek enflasyon deniyor. Bu göstergeler TÜFE’den (enerji, alkollü içkiler ve tütün ürünleri gibi) bazı alt kalemlerin dışlanmasıyla hazırlanmaktadır. Bu göstergeler A’dan I’ya kadar isim almakta olup her aşamada belirli ürünler endeksten dışlanmaktadır. Bugün için bunlar arasında çekirdek enflasyon olarak en yaygın kullanılanı bütün mevsimlik etkilere açık ürünlerin TÜFE’den dışlanmasıyla oluşturulmuş olan I endeksidir.

      Sil
    4. Hocam bunca işiniz arasında cevap verdiğiniz için çok teşekkür ederim. Hakkınız ödenmez.

      Sil
  12. Hocam tek kelime aciklama yapmasalar paramiz durduk yerde deger kaybetmeyecek. Biri cikiyor cekirdek enflasyon diyor, digeri MB baskanini gece yarisi gorevden aliyor borsa gunlerce taban yiyor falan ne kadar absurd isler yahu.

    Ben bu noktada tum bunlarin bilincli yapildigini, turk lirasinin kontrollu sekilde degersizlestirildigini dusunuyorum. Cunku akp hukumetinin politikasi turkiye'yi avrupa'nin cini yapmakti. Ucuz isci gucu, yogun ihracat, degersiz para birimi, kalitesiz gida. Tarimi, gidayi yurticinde hallederiz planlari yaptilar ama ciftciyi kusturduler, Turkiye en kalitesiz gida urunlerini en pahali fiyatlardan ithal eder oldu.

    Bizim halkimiz da afedersiniz ama dunya'nin en aptal halki. Market alisverisine parasi yettigi surece gidisat umrunda olmuyor, maas bordrosundaki gelir vergisinden rahatsiz olmuyor, elektrik faturasindaki kesintilerden rahatsiz olmuyor.

    Turk milleti dunya'nin en bencil toplumudur. Kendine dokunmuyorsa her turlu yolsuzluga, haksizliga sessiz kalir hatta ben de faydalanayim diye siraya girer.

    Mustafa Kemal gibi vizyoner bir adamin ozgurlestirdigi topraklar bugun bu sark kurnazlarinin elinde heba olup gidiyor, bizim de gencligimiz gidiyor, kendimizi nereye atar, kurtuluruz diye dusunuyoruz.

    Saygilar hocam.

    YanıtlaSil
  13. Yeni tanımlamalar ( "hırsız çuvalı , aldırmazlık zırhı vb. ) ufkumuzu açıp bizi gerçeklere yönlendiriyor... Ama unutulmamalı ki en önemli vasfımız " bize bir şey olmaz " durumuna inancımızdır... Teşekkürler Mahfi bey..

    YanıtlaSil
  14. Hocam IMF demiş ki; bunca zam ve olumsuz habere Türkler sosyal medyayı espriye boğuyor.
    En neşeli fakirleşen ülke Türkiye oldu demişler. Siz ne dersiniz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dışarıdan bakınca öyle görünüyor demek. Oysa içeriden bakılınca oynatmaya az kaldığı anlaşılıyor.

      Sil
    2. Hocam gerçekten oynatmaya az kaldı. Mütahitler iş bırakma kararı almış! Neden? Çimentonun tonu 500. TL olmuş beton almış başını gitmiş. Ev fiyatları zirvenin üstünde seyir halinde
      Enflasyona uyumsuz fiyat artışları kimin aklını başında tutuyor ki ?

      Sil
  15. Şurada çekirdek enflasyon tanımları ile ilgili MB raporu var.
    Biraz eski 2001 yılına ait, temel kavramları açıklıyor.

    https://www.tcmb.gov.tr/wps/wcm/connect/b7208f62-f425-413b-befa-c564cd85d5b8/cekirdekenf-mayis2001.pdf?MOD=AJPERES&CACHEID=ROOTWORKSPACE-b7208f62-f425-413b-befa-c564cd85d5b8-m3fBaj8

    kilt^u&K*mKsxI75

    YanıtlaSil
  16. Teşekkürler hoca kısa öz harika bir yazı👏

    YanıtlaSil
  17. Bahsettiğiniz "aldırmazlık" meselesi sanırım şu yönüyle analiz edilebilir:

    Dolar/TL kurunun en yüksek olduğu tarih 25 Haziran 2021 Cuma: 8,8061 TL

    Sizin bu yazınızdaki zıplama aralığı ise: 8,35 TL ile 8,46 TL.

    Dikkat ederseniz; 8,8061 TL'ye ulaşıp geçmesine daha çok var.

    Ne zaman ki kur yeniden 8,8061 TL'ye yaklaşır ve geçme sinyalleri verir, işte o zaman curcuna başlar:

    1) O gün geldiğinde, ekşisözlük'te kur seviyesi ilk sırada tartışma konusu olur.

    2) O gün geldiğinde, sizin twitter'da yazdığınız her şey daha çok "like" ve "retweet" alır.

    3) Kuru sakinleştirmek için TCMB'nin faizi arttırıp arttırmayacağı meselesi yine, yeniden konuşulur.

    Eğer kur 8,8061 TL'ye yaklaşmazsa, yukarıdakilerin hiçbiri olmaz.

    Mahfi bey; yazınızı ya çok erken reaksiyon göstererek yazmışsınız, ya da "1 Dolar = 8,8061 TL" eşiğini pek dikkate almamışsınız.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Arkadaş uzun uzun, koyu koyu yazmış, ben özet vereyim: Haftaya curcuna var diyor :)

      Sil
  18. hocam biz gençler olarak ne yapmalıyız ümidimizi kesmeli miyiz ülkemizden yurtdışına kapak atmanın yollarını mı aramalıyız memleket yaşanmayacak hale geliyor her gün kötü bir haber yıllardır bir türlü artmayan aksine orta kesiminde azalan refahı ne dersiniz hocam ne yapmalıyız

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Herkes kendi ülkesinde hayallerini yaşamak ister ama olmayınca farklı yolları denemek ister.

      Sil
  19. Hocam dolarizasyonu kırmayı nasıl başarabiliriz?MB'ye ve Hükümete güven yok evet bu çok bilinen bir durum.Ancak yine de nasıl bir para politikası izlenmeli ?Zorunlu karşılıkların artışı pek çare olmadı gibi gözüküyor...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hükümete güven yoksa dolarizasyon kırılamaz. Birinci koşul o. Napolyon'un olayındaki gibi: Napolyon sormuş: "Bu muharebeyi niçin kaybettik?" generaller yanıtlamış: "Efendim çeşitli nedenleri var: İlk olarak barut bitti" diye devam edecekken Napolyon kesmiş: "Gerisini anlatmanıza gerek yok." Onun gibi.

      Sil
  20. Bitcoinde yaşanan düşüşle beraber, 1 günde kripto marketinden çıkan 30 trilyon$ piyasayı etkilemiş olabilir mi hocam?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kripto marketin tamamı 2 trilyon Dolar.

      Sil
    2. Verileri karıştırmışım hocam kusura bakmayın. O gün piyasadan çıkan para 620 milyar dolarmış. Bu rakamlar bu düzeyde etkiler mi piyasayı?

      Sil
  21. Aldırmayın zırhı yazınızı kocaman heveslerle bekleyeceğim.

    YanıtlaSil
  22. İnşaat sektörü durmak üzere. Satışlar durdu. Müteaahitler yeni bina yapımını durdurdu..

    Bu faizlerle kimse kredili konut almaz. Faizlerin düşmesi lazım. İnşaat sektöründeki milyonlarca insan nasıl geçinecek?

    Öte yandan enflasyon da düşmeli.

    Bu nasıl yapılacak? Devletin tasarrufa gitmesi gerekiyor. Bu yapılırsa hem faizler düşer hem enflasyon düşer hem de işsizlik düşer.

    Seçim dönemi yaklaşırken devletin tasarruf etmesi zor gözüküyor.

    Bu durumda tek bir çözüm gözüküyor.
    1-) Faizleri indirip doları yukarı bas.
    2-) Dolar artınca ithalat pahalılaşacak ve talep enflasyonu baskılanacak.
    3-)Maliyet enflasyonu bir süre artacak sonra cari dengeye ulaşılınca dolar artışı duracak ve maliyet enflasyonu sıfırlanacak.
    4-)Tuik'e gerçek enflasyonu açıklattır. Bunu yapamıyorsan ücret artışlarını tüfeye göre değil üfeye göre yaptırt ücretlilerin alım gücünün azalmasını durdurt.

    Artık birşeyler yapılmalı. Bu %19 faiz 8.45 dolar kuru politikası hiçbir işe yaramıyor. Bu rakamlarla hem cari açık devam ediyor hem de iş hayatı darbe yiyiyor.

    Ya faizi aşağı basıp doları yukarı basarak orta vadede enflasyonu düşürün ya da 2023te yeni iktidarın yapacağı gibi her rakamı gerçek değerinde açıklayın ve faizi %50 yapıp gerçek enflasyondaki düşüşü şimdiden başlatın. Ama birşeyler yapın.

    19 faiz 8.45 dolar kuru politikası her kesime zarar veriyor. Hem ücretlinin maaşı eriyor hem de yüksek faizden dolayı yatırımlar duruyor cari açıkla ülkeden dışarıya para kaçıyor... Gerçek enflasyon arttıkça artıyor. Gsyih dolar bazında sürekli düşüyor..


    Artık bir karar verilmeli ve bu kararın arkasında durulmalı.

    En kötü karar bile kararsızlıktan iyidir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunların hepsi geçici önlemler. Bir ülkede hükümete güven kalmamışsa ne yapsanız durumu düzeltemezsiniz. Belki geçici parlamalar sağlanabilir: Saman alevi gibi.

      Sil
  23. 20 Mart'taki MB'deki olağanüstü atamanın hala etkilerini yaşıyoruz diyemez miyiz? Yanlış Başkan. Yanlış dahi olmasa bir türlü güven tesis edemiyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şener Şen'in çıplak bir halde yolda koşturduğu bir sahne vardı. Öyle koştursa birileri görse güven müven konuşulmaz. Daha doğrusu güven ama neye güven? Paralel evrenlerde yaşayıp birbirini anla(ya)mayan insanlar olduk..

      Sil
    2. Herkesin güvene ihtiyacı var

      Sil
  24. Hocam dikkatle takip ediyorum döviz kurları aşağı yönlü düşüş yaşadığında Cumhurbaşkanı, Merkez Bankası başkanı vs.. gibi bakanlardan döviz kur 'unu yükseltici açıklamalar geliyor. Buradan kur 'un belli bir seviyenin altına inmemesini istediklerini anlıyorum. Bunu ne için yapıyor olabilirler? Tşk.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. döviz değeri düştükçe piyasa dövize yükleniyor. piyasaya tek döviz veren kaynak merkez bankası. ülkede cari açık var, döviz üretebilen bir ekonomi yok. hal böyle olunca, telaş basıyor. döviz aşırı zıplarsa da bu sefer tersi etkiden ekonomi sürdürülebilir döviz üretemiyor, dövize bağlı temel mal fiyatları artıyor. Ülkenin de çevirdiği borçların maliyeti biniyor. Faizi yükseltmek gerekiyor.

      Her iki yönde de hükümet zora giriyor.

      Bizim okuduğunu iddia eden kesiminin anlamadığı konu, CB enflasyon sebep faiz sonuç diye açıklarken, siyasi gücünü döviz konusunda ters indikatör olarak kullanması. CB bilerek hatalı söylemde bulunuyor. Bu hatayı yapmazsa dövizi kontrol edemez, iktidarı kaybeder. 3-5 okumuş kişinin alaycı yorumu pahasına iktidarı elinde tutmayı tercih ediyor.

      Ha diyeceksiniz ki, böyle saçmalık olur mu? olur. bu siyasi hareketin başka çözüm üretecek altyapısı yok, kaynağı yok, insanı yok. Böyle bir şark kurnazlığı bulmuşlar. Güç ve iktidar tek sermayeleri. Ülkeyi de kendileri ile aşağı çeke çeke gidecekler.

      Derseniz ki yaptıkları işe yarıyor mu? Evet yarıyor, yaramış ki adam CB koltuğunda oturuyor. Bizim millet adamsendecidir. Umursamaz. Ülkedeki 3-5 okumuşun gücü bizim milleti dönüştürmeye yetmez. Bizim millete Hayat ders verir.

      Biz ne yapalım? Kendi bahçemize bakalım. Kendimizi güzelleştirelim.

      Sil
  25. Galiba şuan Bernanke de gelse şuan ekonomiyi düzeltemez.. Çünkü: ekonomideki problemlerin kaynağının %90'ı başka mecralardan kaynaklanmaktadır.. Bilen bilir...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Konu ekonomi değil, konu yönetim tarzı. Yanlış yönetim tarzında olunca ekonominin iyileşmesi zaten mümkün olmaz.

      Sil
    2. %100 katılıyorum hocam :) Ama bunu tüm halka anlatmak ne kadar zor, ah bir bilseniz

      Sil
  26. Merhaba Hocam, ABD varlık alımlarını azaltırsa Türk borsası, ABD borsaları ve AB borsalarının muhtemelen nasıl bir yön tutması beklenir acaba? (Çeşitli fonlar var da :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Rezervlere Ne Oldu?

Ne Oldu da TL Değer Kazandı?