IMF’ye Göre 2022’de Dünya

IMF, yılda iki kez (Nisan ve Ekim aylarında), ülkelerden topladığı verilere ve bilgilere dayanarak Dünyanın Ekonomik Görünümü Raporu (World Economic Outlook Report) yayınlar. 2021 yılı Ekim ayı raporu yeni yayınlandı. Bu rapordaki verilere göre 2021 yılının nasıl sonuçlanacağı ve 2022 yılında neler olacağını IMF’nin tahminleri çerçevesinde ele alalım. Önce dünyanın genel ekonomik görünümüne bir bakalım:

Buna göre toplam 196 ülkenin 40’ı gelişmiş ekonomi, 156’sı da gelişmekte olan ekonomi. 40 gelişmiş ülke dünya nüfusunun yüzde 14’üne sahip olduğu halde dünya gelirinin yüzde 42’den fazlasını alıyor ve dünya ihracatının yüzde 63’ünü yapıyor. Buna karşılık 156 gelişmekte olan ülke dünya nüfusunun yüzde 86’sına sahip olduğu halde dünya gelirinden yüzde 57,5 pay alıyor ve dünya ihracatının yüzde 37’sini yapıyor.

Görüleceği gibi bu tabloda ciddi bir adaletsizlik var.

Şimdi gelelim IMF’nin çeşitli ülkelerin başlıca ekonomik göstergeleriyle ilgili tahminlerine (%):

IMF, dünyanın 2021’de yüzde 5,9 büyümesine karşılık 2022’de hız keseceğini ve büyümenin yüzde 4,9’a düşeceğini öngörüyor. Salgın sonrası bu tabloya aldığımız bütün ülkeler için büyüme beklentileri oldukça yüksek. Yalnızca Rusya ve Türkiye’nin 2022’de oldukça ciddi biçimde hız keseceği tahmin ediliyor. Rusya ve Türkiye dışındaki tahminleri iyimser bulduğumu belirteyim.  Enflasyon ve işsizlik konusunda IMF’nin bu tabloya giren ekonomilerle ilgili bütün tahminleri iyimser görünüyor. Gelişmiş ülkelerin 2022’de ciddi enflasyon sorunları yaşamasını bekliyorum. ABD ile ilgili veriler Fed’in enflasyon konusundaki ‘geçici gelişme’ değerlendirmesinin pek doğru olmadığını gösteriyor. Tablonun bana göre en tutarlı tahminleri cari dengeyle ilgili olanları.

Özellikle enflasyon alanında ABD ve Euro Birliği ülkelerinin durumu çok karışık görünüyor. Parasal genişlemeyi durdursalar ekonomik canlılık kaybolacak, faizi artırsalar ekonomik canlanmanın kaybolmasına ek olarak dünyaya dağılmış bulunan Dolar ve Eurolar ülkesine dönecek ve bu da enflasyonda yeni bir artış dalgası yaratacak.

Kanımca, küresel sistem 2022’de IMF tahminlerinde görüldüğü gibi rahat değil, enflasyonun da zorlamasıyla oldukça zor bir yıl geçirecek. 



Yorumlar

  1. Mahfi bey sizin, 15 Eylül 2008'de Lehman Brothers'ın batışıyla başlayan "Küresel Ekonomik Krizin 3 Aşaması" şeklinde özetleyebileceğimiz bir analiz modeliniz vardı, hatırlıyor musunuz?

    Sizce, modeliniz, bugün de geçerli mi?

    Covid-19'un gelmiş olması, modelinizi büsbütün bozmadı ama katalizör etkisi mi yaptı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence aynen geçerli. Üçüncü aşamadayız. Tabii ki Covid salgınını öngörmüş değilim, o falcılığa girer ama bence salgın olmasa da bu aşama yaşanacaktı. Salgın biraz daha ağırlaştırdı.

      Sil
    2. Hocam merhaba, öncelikle hepimizin faydalandığı değerli analiz ve değerlendirmeleriniz için çok teşekkür ediyorum.
      Yazınızda gelişmiş ülkelerin önümüzdeki sene çıkmazı olarak belirtmiş olduğunuz "faizi artırsalar ekonomik canlanmanın kaybolmasına ek olarak dünyaya dağılmış bulunan Dolar ve Eurolar ülkesine dönecek ve bu da enflasyonda yeni bir artış dalgası yaratacak" ifadenizi açabilir misiniz? Faizlerin yükselmesine bağlı olarak Dolar ve Euro kendi ülkelerine dönecek olursa ağırlıklı olarak yatırım/tasarruf amaçlı plase edilmez mi, enflasyona yol açacak şekilde ani tüketime dönüşür mü? Teşekkürler

      Sil
  2. Hocam döviz alım işlemlerine getirelecek vergilerle dolarizasyonu azaltabilirmiyiz?

    YanıtlaSil
  3. Hoca faizi tek haneye indirerek 2022 de öngörülen dramatik daralmayı durdurabimiyiz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Faizi sıfırlarsak olayı kökünden çözeriz.

      Sil
  4. Haklısınız. IMF de siyasi baskı altında. Gerçekçi tahminlerden ziyade temenni niteliğinde verilerle, olumlu beklenti yaratma çabası içinde gibi görünüyor. Teşekkürler, saygılar.

    YanıtlaSil
  5. Sn. Hocam küresel ekonomik sistem ne zaman rahat olduki. Hep bir tehdit vardı gelişmekte olan ülkeler ve onların vatandaşları için.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Küresel sistem 1990 - 2007 arasında bayağı iyiydi.

      Sil
  6. Dolar/TL'nin 9.1067'ye yükselmesiyle beraber, Türkiye, "Squid Game"in değişik bir versiyonunu yaşıyor galiba!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Orada da duramayacak gibi şimdilik.

      Sil
    2. Nerede duracağını söyleyebilirmisiniz

      Sil
  7. Sayın Hocam,

    Bu yazınız için çok teşekkürler.
    Gerçi "Arif olan anlar" denilebilirse de, son tablonuzdaki değerlerin yüzde olarak verildiğini belirtseniz uygun olur diye düşünüyorum.
    Saygılarımla..

    YanıtlaSil
  8. Döviz büfesine gittim, TC No sordular. TC No nun 4-5 rakamını değiştirip söyledim, işlemi yaptılar.

    Yıllardır TC No isteyenlere aynını yaparım, kargo vs. En kötü mahkemeye verirler hakime numarayı unutmuşum derim, canımı mı alcaklar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. TC Noyu doğru verseniz ne olacaktı ki?

      Sil
    2. Ne olacak ki? Önce insanlar alışacak sonra da 1000$ üzeri işlemlere vergi uygulanacak. İnsanlar elektronik sistemde 999$ lık işlemler de yırtamayacak. Gelecek seneye döviz bürolarının TC no tanıma eklenenince olacak olan bu. Sonra da Karaborsa doğacak. 2 kur gelişecek vs vs... Hep aynı filmi geri sarıp sarıp izliyoruz.

      Sil
    3. AKP iktidarini desteklemesem de Doviz Alim-satimda komisyon vergi alinmasi ve yuksek meblagli islemlerde TC numarasi ibraz edilmesinden yanayim. Bir cok gelismis ulkede doviz alim satimda islem vergileri yuksektir. Bu durum alis ve satis fiyatlari arasinda ciddi farkin dogmasina sebebiyet verir. Dahasi bir cok gelismis ulkede cuzi miktarda da olsa doviz alim satiminda islem yaparken ID numarasi ibraz edilir.
      Butun bunlar kayitli ekonomi icin ve yerli paranin degerini korumak uzerindeki spekulasyonu minimuma indirmek piyasa dinamiklerini stabilize etmek icin uygulanir. Hos bir cok gelismis ulkede de fiyat istikrari kavrami vardir ve uzun yillardir bu fiyat istikrari suregider.

      AKP, keske bu uygulamalari paradan sifir atildigi 2005lerde yapsaydi. Iste o zaman dusen dolarizasyon orani boylesi uygulamalar ile daha da dusmesine sebebiyet verirdi.Dusen enflasyon ve TLye guvenin arttigi ortamda yerli para-doviz ikilemi istenilen seviyelere gelmesine yardimci olurdu. AncaaaaaK; Yuksek enflasyonun oldugu bu yuksek enflasyonun kalici oldugu ileriye donuk de artacagi beklentisinin oldugu bir ortamda bu turden uygulamalar karaborsa vs gibi surecleri besleme tehlikesi vardir. Beslemese bile piyasada tam tersi etki yaratarak dovizde yukari yonlu spekulasyonlari arttirabilme surecini de tetikleyebilir. Cunku yerli paraya guven kalmamistir.

      Uzun sozun kisasi; Doviz islemlerinden vergi alinmasi bu verginin gelismis ulkelerdeki orana yukselmesi ve Doviz islemlerinde Kimlik vatandaslik yabanciysa pasaport numarasi ibrazi istenmesi bunlarin kayit altina alinmasi uygulamalari dogrudur ve serbest piyasaya da aykiri olmadigi gibi devletin denetimci denetleyici duzenleyici uygulamalaridir. Hatta bir yonuyle yerli para yoluyla devletin egemenlik hakkidir bile diyebiliriz.

      Fakat mevcut konjokturde Zamanlamasi Yanlistir ve hatalidir. Fayda getirecegi suphelidir. Tam tersi piyasayi supheye goturur. Cunku hem yerli paraya kimsenin guveni itibari kalmamistir hem enflasyon yuksektir fiyat istikrari yoktur dahasi gelecekte de bu surecin devam etme ihtimali vardir hem de siyasi olarak guven sorunu yasayan bir yonetim ve ekonomi yonetimi vardir. Boyle bir ortamda bu uygulamalar bir ise yaramaz.Piyasada paranoya olusturabilir.

      Sil
  9. Elinize sağlık hocam. Sayenizde dünyadan bi haber kalmıyoruz.
    Mevsim artık ak saçlı ve bilge mevsimi. Benim ekonomi bilmez başım yukarıdaki tablodan ne ders çıkarmalı. Umarım yüksek maaşlı pardon yüksek yerdeki abilerin de saçı ak dir.

    YanıtlaSil
  10. Sizce dolar ve euro nereye kadar artmaya devam edicek hocam bunun önünü nasıl kesicez

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Önce hatalarımızı kabul etmemiz gerekir. Ki en zor kısmı bu. Sonrası daha kolay.

      Sil
    2. Hatalarımız nedir hocam

      Sil
  11. Biz faizi artırınca ekonominin durgunlaşmasını beklerken enflasyonun da düşmesini bekliyoruz, onlar faizi artırınca ekonominin durgunlaşmasını beklerken enflasyonun da artması bekleniyor. Onlar faizi düşürse ne olur bilmiyorum. Düşününce kafam karıştı. Kitaplarda yazan birinci durum ama pratikte farklı olabiliyor. Çok fazla değişken var, bu makroekonomiyi anlamak gerçekten zor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ekonomi evrensel kurallar, teoriler, hipotezle taşısa da uygulamada büyük ölçüde yerel bir bir bilim. Onlar da kur diye bir şey yok (gibi) bizde ise çok ağırlıklı.

      Sil
  12. IMF herzaman güven pompalamak için alakasız tahminler yayınlıyor. Daha öncede defalarca söyledim alakasız iyi beklentiler ile ekonomiye güven pompalıyor ve bunların gerçekçi olmadığını biliyor.

    Çok uzun zamandır sürekli para basmaya başlanıldığından beri bunu yöntem haline getirdi ve paranın sürekli yeni yatırım ile dahada çoğalacağı ve ekonominin genişleyeceğini söylüyor.

    Ancak sorun şu ki ekonomik büyüme adalet demek değil refah getirmiyor bu paralar belirli ellerde toplanıyor ve çoğalan dünya nüfusunda demografik değişim daha fazla hız kazanıyor.

    Daha ilginç olanı bu kurumların hiçbir değeri ve güveni kalmadı şuan dsö ye olan güvensizlik gibi bu döngü sürekli yeni bir dünya sisteminin kurulmasını hızlandırıyor.

    YanıtlaSil
  13. Hocam Türkiye'nin 2022 büyüme tahmininde 2021 e göre bu kadar sert düşüşün nedeni nedir

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dünyada yükselen enflasyon nedeniyle parasal sıkılaştırma eğilimi artıyor. Türkiye ise sürekli risklerini artırıyor. Bu iki nedenle Türkiye'ye dış kaynak girişi düşüyor, hatta tam tersine mevcutlar da çıkıyor. Türkiye'nin dış kaynak bulamadığı bir dönemde yetersiz iç kaynaklarla büyümesi çok zor. Öte yandan 2021 zaten baz etkisiyle anormal bir büyüme yaşanan bir yıldı ve bunun bir dönüşü bekleniyor.

      Sil
    2. Hocam kendiniz de baz etkisinden bahsetmişsiniz. Yukarıdaki yazıda 2022de YoY bazda yüzdesel olarak bir azalma var ancak 2021deki baz etkisinden dolayı esasen 2022deki büyüme tahminleri realitede 2021den çok daha yüksek olarak belirtilmemiş mi? GSYH 2022de sayısal olarak 2021den daha çok büyüyecek olarak hesaplamışlar. Bana daralmadan çok büyüme öngörülüyor gibi geldi. Özellikle kişi başına düşende artış olacak diye düşünmüşler :) Başka türlü de enf düşüşü sağlayamazlar sanırım.

      Sil
  14. Hocam öncelikle yazınız için çok teşekkür ederim. Yazılarınızı takip ediyorum. Hatta arkadaş grubumuzla beraber tartışıyoruz. Biz de sizin çalışma disiplininizden ve azminizden aldığımız kuvvetle bir blog sayfası oluşturduk. Sizin de müsaadenizle kıymetli okurlarınızın yazılarını yayınlamak isteriz. Hevesli iktisat öğrencileri olarak görüş ve önerilerinizi bekliyoruz. Sağlıklı Günler Dileriz.
    Link:

    https://iktisadindili.com/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim.
      Blogunuza girip yazılarınıza göz attım. Kısa kısa ama yararlı şeyler yazmışsınız. Çok güzel bir blog olmuş, özellikle iktisat öğrencilerine yararlı olacak. Emeğinize sağlık. Twitterdan da duyurdum. Başarılar.

      Sil
    2. Hocam ilgi ve alakanız için çok teşekkür ederiz. Kıymetli yazılarınızı dikkatle takipteyiz.
      İyi çalışmalar.

      Sil
  15. Hocam sizi ekonominin başına geçirmeyen sistemin ta amq

    YanıtlaSil
  16. Değerli Hocam,
    SAGP'ne göre analizin gerçeklerden kopardığını düşünüyorum. Nominal GSYİH büyüklüğümüz dünyada %0.8 iken, %1.9 rakamı olmayan bir büyüklüğü gösteriyor. Buna göre ne kadar fakirleşirsek o kadar büyük olacağız gibi anlaşılıyor.
    SAGP'ne göre analizden kaçınılması daha doğru olmaz mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de 1,9 rakamına itiraz edecektim. Onun 0,9 olması daha doğru olmaz mı?

      Sil
  17. Hocam "buna göre bu tablo da müthiş bir adaletsizlik" var demişsiniz. Bence bu adaletsizlik değil, dengesizlik, eşitsizlik veya orantısızlık. Yoksa adalet kavramı bu saydığım kavramlar ile aynı bağlama indirgenemez.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ekonomi literatüründe buna 'gelir dağılımında adaletsizlik' deniyor.

      Sil
  18. peki bu donemde nasil bir aksiyon almayi onerir misiniz? Sizce nakitte kalmak yerine, emlak yatirimi yapmak enflasyonist donemde daha mi anlamli olur?

    YanıtlaSil
  19. Cengiz Osmanlı14 Ekim 2021 10:35

    Hocam, Mahfi Eğilmez olmak çok zor olmalı. Sorunu görüyorsunuz çözümü biliyorsunuz, düzeltmek için elinizden bir şey gelmiyor, sözünüz dinlenmiyor.
    İstanbul boğazında yanan petrol tankeri gibiyiz. Dünyanın en güzel yerinde ölüyoruz. Dermanımız yanı başımızda; ulaşamıyoruz...

    YanıtlaSil
  20. Bu kadar para basılmanın cezasını göreceğiz. Devletler ekonomiden anlamadığı bir kez daha ispatlandı. Memurlar çok para bastılar.

    YanıtlaSil
  21. Hocam merhaba, öncelikle hepimizin faydalandığı değerli analiz ve değerlendirmeleriniz için çok teşekkür ediyorum.
    Yazınızda gelişmiş ülkelerin önümüzdeki sene çıkmazı olarak belirtmiş olduğunuz "faizi artırsalar ekonomik canlanmanın kaybolmasına ek olarak dünyaya dağılmış bulunan Dolar ve Eurolar ülkesine dönecek ve bu da enflasyonda yeni bir artış dalgası yaratacak" ifadenizi biraz açabilir misiniz? Faizlerin yükselmesine bağlı olarak Dolar ve Euro kendi ülkelerine dönecek olursa ağırlıklı olarak yatırım/tasarruf amaçlı plase edilmez mi, enflasyona yol açacak şekilde ani tüketime dönüşür mü? Teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Basılan para o kadar fazla ki geri dönenin yüzde onu tüketime dönse ciddi enflasyon yaratır.

      Sil
  22. Hocam yılbaşında taper tantrum yaşanır mı?

    YanıtlaSil
  23. Selamlar,

    İlerleyen dönemde seçimle hükümet değişirse ve yeni gelecek hükümet hukuk, demokrasi, ekonomi gibi alanlarda atılım yapmış olsa, kısacası yapısal reformlar gerçekleştirilse, doların düşüş yaşayacağını TL'nin değer kazanacağını söyleyebiliriz. Ancak bu nasıl bir şekilde gerçekleşir? İlk anlarda düşüş yaşayıp daha sonra senelerce yatay bir seyir mi izlenir dolar kurunda yoksa bu reformlar sıkı sıkıya bağlı kalındıkça devamlı bir düşüş gerçekleşebilir mi? Dünyada buna benzer bir örnek var mıdır?

    Saygılar,

    YanıtlaSil
  24. Bunca sene sonra ilk 20'den düşmemiz büyük problem hocam. teşekkürler yorumlarınız için

    YanıtlaSil
  25. Hocam

    Bilgisayar almak artık hayal oldu.

    Söyleyeceklerim bu kadar.

    Not: Oyun oynamak için değil bu arada.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kendi bilgisayarimizi yapacagiz yeter ki bu millet ve bu milletin cocuklari istesin

      Sil
    2. Bu milletin çocuklarının istediği olsa biz bu durumda mı olurduk?

      Sil
  26. Kolnde yasiyorumburda mazot gün itibariye 1,65€ oldu 65 m2 kümese gaz-eketrik parası 215€ ya cıktı maaş 1475€ kira 1030€ , ekmek 1,90€ -domates 2,65€ … gel burda yasa dersenniz yasayamam cünkü Türliyede başımı sokacak bşr yerim yok olsa coluğu cocuğu toplayıp geleceğim, ama türkiyeyi beğenmeyenler elinizi tutan yok siz gelin almanyayada

    YanıtlaSil
  27. Hocam maliye politikası ile ilgili kitap önerir misiniz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beyhan Ataç'ın Maliye Politikası iyi bir kitap.

      Sil
  28. Mahfi bey

    Yandık!

    YanıtlaSil
  29. Yazın yediğin hurmalar kışın seni tırmalar.

    Ortadirek türkler, niye bu duruma düştüklerini soruyorlar. Faşist iktidarı, desteklemek için arsalarını kent dönüşümü diye iktidar mütahitlerine peşkeş çeken; yolsuzluk, hırsızlık, ölümlere, katliamlara, insan hakları ihlallerine mamaları için sessiz kalan insanlar şimdi niye böyle oldu diye yakınıyorlar. Ortadirek ev sahibi oldum diye destek oldu, düşük gelirli makarna-kömür diye, zengini hep destekçiydi, yani bu iktidardaki kişiler sizlersiniz. Sanki uzaylılar getirdi. Geçen bi arkadaşım ana muhalefet partisinden bıdı bıdı söylemler getirdi. Dedim ki, iktidarın yasal olarak önünü açan sizin ana muhalefet partinizdi, iktidarın arsa rantını kapı arkasından paylaşan.

    Şimdi hiç bir şey yokmuş gibi Kılıçdaroğlu Merkez Bankasına gitcekmiş. Buyursun gitsin. Soranlara MB bağımsız nutukları o da çeksin. Biri muhalif rolü üstlenmiş faşist, biri esas faşist.

    Ne olacak yani, basarlar faizi indirirler dövizi. Sağa sola da uyduruk bi savaş açarlar, Kürtler üzerinden ayrıştırma siyaset yaparlar, unuttururlar ekonomiyi. Millet yer.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet belki dediğiniz gibi olur ama artık bunları yapmak ve inandırmak giderek zorlaşıyor.

      Sil
  30. Sayın Eğilmez, sayın okuyucular,

    Perspektif kazandırması için, iktisatçı Doç. Dr. Ümit Akçay'ın aşağıdaki tespit ve uyarılırını aktarıyorum. Eğer gazeteci Yalçın Doğan'ın 'İndir faizi, patlat dövizi' başlıklı yazısını okuduysanız [ https://t24.com.tr/yazarlar/yalcin-dogan/kendi-tabanina-destek-indir-faizi-patlat-dovizi,32576 ], Ümit beyin uyarılarını daha net idrak edebilirsiniz:

    Kaynak:
    https://twitter.com/umitak/status/1448561126011195399

    Bir 'yapısal kriz' sürecinden geçiyoruz. Kriz, 'döviz-faiz kıskacı' olarak ortaya çıkıyor. Karşımızda, 'çalışmayan' iki model var:

    '2002-2013 modeli' ve '2013-2021 modeli'. İlkinin krizi, ikincisini doğurdu; ikincisinin krizine ilki yanıt olamaz.

    Neden mi bunu söylüyorum? İktidarın ekonomi politikası ile ilgili yaygın açıklamalara baktığımızda karşımıza şunlar çıkıyor:
    'Siyasi baskı var, MB'nin kredibilitesi yok, o yüzden kriz var.'
    'İşi bilmeyenler orada, o yüzden kriz var.'
    'Cumhurbaşkanı faize karşı, o yüzden kriz var.'


    Bu açıklamalarla yetinmemeliyiz. Çünkü bu açıklamaların hepsi, 'faiz artışı ile sorunların çözülebileceği'ni ima ediyor.

    Konu bu kadar basit değil. Keşke olsa.

    Türkiye kapitalizminin yapısal krizine karşı 'iki farklı sermaye grubu', kendi çıkarlarını pekiştiren 'iki farklı strateji' öneriyor. İzlediğimiz, bunların kapışması. İktidar güçsüzleştikçe, bu iki grubun arasında zikzaklar çiziyor.

    Tam da bu nedenle önemli olan, 'alternatifler'dir.

    Tek tek iktisatçılara 'peki senin çözüm önerin ne?' diye sormayın. Madem bir iktidar değişiminin eşiğindeyiz, öyleyse muhalefetin gelenine sormalıyız: 'Muhalefetin önerdiği alternatif çözümler nedir? AKP'nin 2002-2013 modeline geri dönmek mi?'

    Takipçisi olmamız gereken, bu. Yoksa, hep aynı şeyleri söyleyen 'iktisatçıların çözüm önerileri'nin kimseye bir faydası yok. Olsa olsa, iki farklı sermaye stratejisinden birini savunmaya tekabül ediyor bu pozisyonlar.

    YanıtlaSil
  31. Morgan Stanley stratejistleri, TCMB'nin gelecek haftaki toplantıda 50 baz puan faiz indirmesini beklediklerini fakat 100 baz puanlık bir indirime de şaşırmayacaklarını söyledi.

    Morgan Stanley, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın 21 Ekim’de politika faizini 50 baz puan indirmesini beklediklerini fakat 50-100 baz puan arasında bir indirimin de kendilerini şaşırtmayacağını belirtti.

    9,00 seviyesinin üzerine çıkan Dolar/TL ’nin daha fazla yükselmeye devam ettiğini belirten banka, daha fazla faiz indiriminin gerçekleşeceğine yönelik beklentilerle kurun değer kaybetmeye devam edeceğini söyledi.

    Para Politikası Kurulu’nun üç üyesinin görevden alınmasına değinerek TCMB’nin faiz indirimlerinde ne kadar aceleci davranacağının önemli olduğunun altını çizen Morgan Stanley, çekirdek enflasyon ölçümlerinin hala yüzde 18’in altında olduğunu dile getirdi.

    Yıl sonuna kadar gerçekleştirilecek üç toplantıda 50’şer baz puanlık indirimler beklediklerini belirten Morgan Stanley stratejistleri, 2021 sonunda politika faizinin yüzde 16,50’ye 2022’nin sonunda ise yüzde 12,50’ye ineceğini düşündüklerini belirtmişti.

    Enflasyon tahminlerini sene sonu için yüzde 15,8’den 16,2’ye çıkardıklarını belirten Morgan Stanley, 2022 yılında enflasyonun ortalama yüzde 14 olmasını beklediklerini ifade etmişti.

    https://www.bloomberght.com/morgan-tcmb-den-100-baz-puan-indirime-sasirmayiz-2289825

    YanıtlaSil
  32. Otomobil fiyatlarinin artisi cip krizi benzindeki ve mazottaki yuksek artislar sizce at katir fiyatlarina yansir mi?

    YanıtlaSil
  33. Hocam son dönemde dünya genelinde ortaya çıkan reel ücret artışlarının sebebi nedir?

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Rezervlere Ne Oldu?

Ne Oldu da TL Değer Kazandı?

Veriler Kötüyse Piyasa Nasıl Böyle Canlı Olabiliyor?