Kişi Başına Gelir Karşılaştırmaları

Yapacağımız şey ülkelerde kişi başına gelirin dünya ortalamasından sapmasına bakmak. Bu bize orta gelir düzeyinden ne kadar farklı bir yerde olduğumuzu gösterecek. Dünya GSYH’sini IMF’nin veri stokundan alıyorum (https://www.imf.org/en/Publications/WEO/weo-database/2021/October) ve dünya nüfusunu da (https://www.worldometers.info/world-population/world-population-by-year/) sitesinden alıyorum. Dünya GSYH’sini dünya nüfusuna bölerek dünyada kişi başına düşen ortalama geliri buluyorum (bütün grafiklerde kırmızıyla gösterilen çizgiler.) Ardından yine IMF’nin veri stokundan her bir ülkenin cari fiyatlarla kişi başına düşen gelirinin USD cinsinden değerini alıyorum ve dünya kişi başına ortalama geliriyle aynı grafiğe yerleştiriyorum. Sonuçta seçilmiş ülkeler için karşımıza aşağıdaki grafikler çıkıyor. Aynı yöntemle bu grafikleri bütün ülkeler için yapmak mümkün (bazı ülkelere ilişkin verileri ekteki tabloda bulabilirsiniz.)

Grafiklerdeki mavi çizgi kırmızının ne kadar üstündeyse ülkenin kişi başına geliri dünya ortalamasından o kadar yüksek, tersine mavi çizgi kırmızının ne kadar altındaysa ülkenin kişi başına geliri dünya ortalamasının o kadar altında demektir. Bu altı ekonomi arasında en iyi durumdaki ülke ABD’dir, onu Kore izliyor. Çin, inanılması zor bir çıkışla dünya ortalamasını yakalamış görünüyor. Macaristan özellikle AB üyeliğiyle birlikte ortalamanın üzerine çıkmış, Bulgaristan da benzer bir yolda ilerliyor.  

Türkiye, AB ile tam üyelik müzakerelerini başlattıktan sonra iyi bir çıkış yakalamışken özellikle başkanlık sistemine geçiş sonrası ciddi bir düşüş yaşamış ve dünya ortalamasının altına düşmüş bulunuyor.

Yalnızca 2020 yılının görünümüne bakalım:

Tablodan görüleceği gibi bu seçitiğimiz ülkeler arasında 2020 yılında dünya kişi başına gelir ortalamasının en üzerindeki ülke ABD, onu Almanya ve Kore izliyor. Dünya ortalamasından en olumsuz sapmayı Endonezya gösteriyor. Brezilya ve Türkiye de olumsuz sapma yaşayanlar arasında üst sıralarda yer alıyor.

Şimdi de yalnızca Türkiye’nin durumuna bakalım:

Türkiye’nin kişi başına geliri 2005 yılına kadar dünya ortalamasının yüzde 15 – 30 arasında altında seyretmiş, 2005 yılında denkleşme sağlanmıştır. Ardından dünya ortalamasının üzerinde giden Türkiye, aşağıdaki grafikten görüleceği gibi 2017 yılından başlayarak dünya ortalamasının altına düşmüş 2020 yılında da yüzde 21 olumsuz sapma göstermiştir.

Şimdi Türkiye’nin 1980 – 2020 arasındaki tam serisinin (bütün yılları kapsayan seri) grafiğine bakalım:


Grafik Türkiye’de 2005’de başlayan kişi başına düşen gelirin dünya ortalamasına göre yükselmesinin 2017’ye kadar, inişler yaşasa da sürdüğünü, başkanlık sistemine geçiş sonrasında olumsuz bir sapma içine girdiğini gösteriyor. Türkiye’nin böyle geriye düşmesinde sorun büyüme hızı değildir, sorun; Türkiye’nin izlediği yanlış politikalar sonucu risklerinin sürekli yükselmesi ve onun etkisiyle Türk Lirasının hızlı değer kaybı yaşamasıdır. Günümüzde kurda yaşanan gelişmelere bakınca Türkiye’nin kişi başına gelirinin dünya ortalamasına göre olumsuz sapmaya devam edeceğini söylemek mümkündür.






Yorumlar

  1. Mahfi bey persembe gunu yapilacak olan PPK toplantisindan bir faiz indirimi daha gelir mi?Beklentiniz nedir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben TCMB'nin ne yapacağını tahmin edemiyorum. O nedenle beklentim yok. Ne yapacağını söyleyemem ama ne yapmaması gerektiğini söyleyebilirim.

      Sil
    2. Faiz değişmeyecek, onların istedikleri TL nin değer kaybetmesi idi, söylenti ile yaptılar. Şimdi faizi sabit tutup, TL nin ne kadar değer kazanacağına bakacaklar. Hazine ve Merkez aç itin kemiğe salyasının akması gibi paraya sıkışıklar, faizleri daha düşürüp TL piyasası kontrolünü kaybetmek istemiyorlar. Böyle faiz indiririz söylentileri ile, arada ufak ufak bak indiriyorum haa gibi 100 baz puan indirimi ile kendilerince kontrollü olmaya, piyasayı ürkütmemeye çalışıyorlar. Gerçekte müptelasının uyuşturucu istemesi gibi dövize ihtiyaçları var.

      Yarın sıkıysa indirsin 200 puan! İndiremez. Ortalık toz duman olur. Dövize çok ihtiyaçları varsa 50 baz puan daha indirir, döviz akışına bakıp bi sonraki ayı bekleyelim derlerse indirmezler.

      Sil
    3. TCMB ne yapacağını tahmin edememeniz gayet normal nedeni piyasa gerçeklerine göre değil başkanın isteklerine göre karar vermesi.

      Sil
    4. Adsız20 Ekim 2021 19:22 deki yorumumda adamlar faiz indiremez, aç itin kemiğe salya akıtması gibi dövize ihtiyaçları var ama TL kontrolünü de kaybetmek istemezler dedim, herifler nasıl paraya sıkışık ise, TL deki kontrolü kaybetmeyi göze almışlar; tüm dertleri yabancı mal alsın, içerdeki üretim haraç mezat satılsın derdine düşmüşler.

      Reiz adam, bozuk para ile büyük ihracat yapılmayacağını anlayacak. Bozuk TL şu anda tek bir işe yarar, hükümetin iktidarını korumasını. Niye? Yurtdışından ihracat ve turizm ile gelen tüm para -eğer nakit değil ise- sistem üzerinden geçiyor. Sistemden geçen tüm parayı hükümet , kamu bankaları ve merkez bankası üzerinden kendi siyasi akranlarına aktarabiliyor.

      Malesef TL Türkiye içinde bile siyasi olarak fayda sağlamıyor. TL yi manipülasyon amaçlı kullanıyor hükümet. Herkese geçmişler olsun.

      Sil
    5. Şu faizi 200 puan indirsin sıkıysa indiremez diyen arkadaşı Bi görmek isterim doğrusu buranın Türkiye olduğunu ve teoriyi geçersiz kılmak için deneme tahtası yapılan Bi ülke olduğunu hatırlatmak isterim☺️

      Sil
    6. @adsız 20.10. 2021 19.22 yorumuna. Sıkıysa indirsin demişsiniz. Sıkıymış demek ki 🙂

      Sil
  2. Hocam dünya genelinde 2000-2005 arasında kişi başı gelirler neden bu kadar arttı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Küresel kriz öncesinde dünyada özellikle türev ürünlerin kullanımının yaygınlaşması sonucunda inanılmaz bir likidite bolluğu vardı ve bu likidite dünyanın her yerinde yatırımlara, konut yapımlarına yöneldi.

      Sil
  3. Covid sonrası Dünyada enflasyon arttı,emtia arttı,imalat sanayi arttı,lojistik arttı,konteyner arttı,navlun arttı,tedarik zinciri arttı,petrol arttı,kömür arttı,enerji arttı,benzin arttı,kömür arttı bitek emek ücretleri artmadı. Görülen o ki kişi başına düşen gelir gittikçe azalıyor..
    Mahfi Bey ülkemizde emek ücretlerini örneğin Türkiye nin İMF nin belirlediği dünya gıda enflasyonu olan %30 kadar arttırdığını varsayarsak bu da enflasyona + olarak yansır mi?

    YanıtlaSil
  4. Ayrıca Mahfi Bey yukarıdaki tabloda Kore; Kuzey mi? Güney mi? onu belirtmemişsiniz...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kuzey Kore bu durumda olsa uçar gider. Kuzey Kore ile ilgili elde sağlıklı veri yok. Batılıların tahminlerine göre kişi başına gelir 1.000 dolar dolayında.

      Sil
  5. Hocam yaşanan gelir kaybından kurtulmak için tl yerine doların resmi para birimi olarak kabuledilmesi yeterli olurmu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hocam neden olmaz?

      Sil
    2. Sn Adsız 18:24

      Sizce bu iş nasıl yapılacak? Bir KHK ile mi?...

      Sil
    3. Resmi para birimini "Dolar" olarak kabul etmek için dolar basabiliyor veya o ölçüde ülkede dolar sirkülasyonu olması gerekir. Olsa dahi,
      1) Bu dolar bittiğinde napacaksın? Evdeki tuvalet kağıdı ile kuru fasulyeyi mi takas edeceksin?
      2) Ülke ekonomisindeki kontrol gücünü kaybedersin. (Gerçi şu an var mı, tartışılır)
      3) Para basabilmek tarihin ilk çağlarından bugüne devlet olabilme alameti farikalarından biridir.

      Sil
    4. Cari fazlaya geçildiği için cari fazlanın devamı için tl , usdye çıpalanabilir.

      Çin, yuanı çıpaladı..Büyümede rekorlar kırdı..

      Cari açık ortamında ise çıpa yapmak felaket olur. Bu felaketi 1994 ve 2001 de yaşadık. Yaşı 45+ olanlar hatırlar.

      Cari açık ortamında çıpa, cari açığı daha da arttırır.

      Sil
    5. @20 Ekim 2021 03:34

      Dolar niye bitsin ,dünyada bitecek en son şey.

      Sil
  6. Songül Akyıldız19 Ekim 2021 18:44

    Grafikleri incelediğimizde belirtilen ülke ekonomileri özellikle son yıllarda yükselişe geçerken, Türkiye ekonomisi aksi şekilde ciddi bir düşüşe geçmiş. Türkiye'de sigortalı çalışanların neredeyse yarısı asgari ücret ile çalışmaktadır. Dolayısıyle belirtilen 8-9 bin dolar kişi başı gelir, birçok çalışan için hayal niteliği taşımaktadır. Yazınız ve bilgilendirmeniz için teşekkür ederiz hocam, emeğinize sağlık...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaygın asgari ücret kullanımı, milli gelire uzun dönemde büyük tırpan vurur.

      Sil
  7. Hocam AB üyeliği çıpası olmadan olumsuz sapmayı düzeltmek mümkün olurmu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Olur ama AB çıpası olursa çok daha sağlam bir düzeltme olur.

      Sil
  8. Hocam hızla Çin in herseyine talip olduğumuz sonucu çıkar mı bu tablolardan? Bir bütün olarak düşünüp en son ücretler kısmını ele alınca?

    YanıtlaSil
  9. Hocam kişi başına gelir hesabına hane halkı borçluluk oranı eklenir mi?

    YanıtlaSil
  10. Hocam kurdaki hareket neticesinde ihracatçıdan alınan verginin arttırılması gerekirmi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sanal kazançlar vergisi mi?

      Sil
    2. hocam cidden buna çok güldüm sağolun :)

      Sil
    3. Hocam, bizim devlet sanal kazançtan vergi almadı mı?

      8 TL den döviz aldım, 9TL den dövizi aynı sene içinde sattım. Devlet diyor ki sen 1 TL para kazandın, bunun vergisi nerde?

      Sil
  11. Hocam sizce ppk kararları romantik mi?

    YanıtlaSil
  12. Hocam faiz lobisine karşı elimizde ne var?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Faiz lobisi diye bir şey yoktur ama faiz fobisi vardır.

      Sil
  13. Hocam Türkiye başkanlık sistemine geçmedi. Başkanlık sisteminde sert kuvvetler ayrılığı vardır. Türkiye, tek adam rejimine geçti.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok doğru bizimki Türk usulü başkanlık sistemi.

      Sil
    2. Çok doğru hocam, Türkiye, Azerbaycan, Özbekistan, Türkmenistan, Tacikistan vs ile benzer yönetim sistemine kavuşmuş olduk. Tüm Türkler böyle.

      Sil
    3. Demek cok dogru. Madem oyle muhalefet alaturkayi begenmiyorsa, alafranga baskanlik sistemi icin gerekli duzenlemeleri onerseydi.

      Milleti sirf statukoyu korumak icin yalan yanlis bilgilerle 'aydinlatmaya' calisirsaniz kaybederseniz.

      Toplumun birikimli hayatta kalma yetenegi, haliyle oz zekasi, bireylerden daha fazladir. Bunu kabul eden her siyasi lider/hareket basarili olur.

      Dun muhaliflerin buyuklerinin yaptigini simdi de iktidar halki aptal yerine koyarak yapmaya calisiyor, kaybetmelerinin sebebi de bu olacak, ekonomi vs. degil.

      Halkina durust olan siyasal hareketler ekonomi ne kadar kotu olursa olsun iktidarda kalabilirler, tarih ornekleriyle dolu. Mesele bos tencere meselesi degil, halktan kopma, onu aldatma meselesidir.

      Sil
  14. Bir senaryoda ben yazmak istiyorum.
    Aklım yettiğince tabii. ekonomi bilgisi değilde sadece tecrübe olarak. "Türkiyede yaklaşık 1.500.000 konut stoğu var. Elimize kolay paraya çevireceğimiz yegane varlık. Tanesi ortalama kredisiz 650.000,00tl olarak düşünürsek bunun sadece %25 ini satsak kabaca 250 milyar eder bunun %40 nı dth. Hesap sahiplerine satabilirsek kabaca 100 milyar yada 11 milyar dolar ve onun oluşturacağı ivme ile beraber yürür gideriz. Bunun örneğini ilk kgf ve pandemide kamu bankalarının verdiği düşük konut kredisinde gördük." Çok düşünüyorum fakat başka satacak birşey yok. 200-250 milyar hareketlendirir. BAE dende gelen arkadaşlara 5 ila 10 milyar dolar gibi bir satış yaparsak olur bu iş.
    Karamsar olmaya gerek yok.
    Ne dersiniz hocam. Bende ekranlarda koltuk kapacak kapasite varmı?
    SAYGILARIMLA

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hocam, kurtardık ekonomiyi gelin, toplaşın cemaat para bulduk.

      Sil
    2. Bu kadar konut stoğu varken konut fiyatları niye artıyor sorusunu da sormamız gerekir.

      Sil
    3. Cem, konutun yararli olmasindan (barinma) gelen degeri kadar, bir de deger saklama islevi de var. Konut fiyatlari enflasyona dogrudan etki eder. Bu yuzyilardir var olan bir ekonomik fenomendir. Cunku insanlar yasamak icin barinmak zorundadirlar. Alabildikleri muddetce de evlerin fiyati dolayisiyla ranti/kirasi artar.

      Ulkemizde degil, tum ekonomilerde bu boyledir. Stok fazla ise (mevcut rakamin fazla degil, az bile oldugu soyleniyor) bu fiyatlari dusurmez, olsa olsa fiyatlar yukseltmez bu da enflasyona baski yapmaz. Fakat mevcut durum oyle degil, hala konut ihtiyaci ve talebi var.

      Sil
    4. Unknown 21.40;
      Analizinizdeki eksik, konut saticilarinin eline gecen parayi doviz mevduatina cevirmeyecegi veya ithalata konu mal ve hizmetlere harcamayacagi varsayimina dayaniyor.

      Sil
  15. Mahfi Hocam merhaba yazınız harikaydı.

    İktisadın Dili sitesi içerik üreticileri olarak, sizin paylaşımlarınızı ve kitaplardan sizin cümlelerinizi twitter adresimizden paylaşmayı çok istiyoruz. Grafik tasarım programı ile yapmış olduğumuz ve sizin sitenizde yer alan hakkımda menüsündeki fotoğrafınızı vektörel çizim haline getirdik ve sözlere arka plan yapmak istiyoruz. Tabii izniniz olursa 😊. Teşekkür ederim, iyi çalışmalar dilerim.

    YanıtlaSil
  16. Hocam 1 TL yaklaşık 11 Sırp dinarına eşit. Bu şartlarda Türkiye'de kazanıp Sırbistan'da harcasak refah düzeyimiz artar mı? Yokluk neler düşündürüyor insana:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Muşturay> TL den 000000 Sıfır attığımızı ve ₺ yaptığımızı unuttunuz galiba…

      Sil
    2. Kur güncel azizim, 1 Sırp dinarı = 0,092 TL

      Sil
    3. Elbette, hatta Japonyada Japonyada da Guney Korede harcarsaniz tadindan yenmez..

      Sil
  17. Bir Kore olamayız belki ama en azından Maceristan olalım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Asalında biz Almanya bile oluruz ama eğitimi, liyakati ve hukuk düzenini o seviyeye çıkarmadan olmaz.

      Sil
    2. Umut verdiniz, sagolun hocam.

      Sil
  18. hocam Bu hükümetin istifası veya seçimle Gitmesi ile ekonomide düzelme olur mu ? sizce olursa yanısması ne derece olur? teşkkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İlk anda olur tabii çünkü bu yönetime karşı olumlu bakış Afrika dışında kalmadı. Ama eğer yerine gelenler ilk bir ay içinde adım atmaya ve düzeltmelere başlamazlarsa o olumlu hava da çabucak kaybolur. Gelecek olanların (her kimse) her alanda en ayrıntılı programları içeren bir planları olmalı ve hemen uygulamaya geçmeliler.

      Sil
    2. Turkiye'de boyle hazirlikli gelecek bir yapinin var olduguna inaniyor musunuz?

      Sil
    3. İnanıyorum. Deva Partisi ve Ali Babacan her alanda hem program ham de atılacak adımları hazırlamışlar ve peyderpey yayımlanıyor.

      Sil
  19. Sayın Hocam, tablolara baktığımda en istikrarlı büyümeyi ABD nin gerçekleştirdiğini görüyorum. Bunun ana sebebi ABD dolarının Dünya ekonomisindeki hakimiyeti, ticarette zorunlu döviz olması mıdır? Aslında ABD ‘nin verimlilik, rekabet gücü gitgide azalmakta iken?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet ABD'nin böyle bir durumu var.

      Sil
    2. Adsiz 07:37, nereye azaliyor ABD'nin verimlilik, rekabet gucu? ABD tarihinde hic olmadigi kadar stratejik ustunluk saglamis durumda. Farkli diger sektorlerdeki ustunlukleri bir kenara, verimlilik ve rekabet icin en onemli sektorlerin basinda gelen bilgi teknolojileri konusunda dunyada acik ara bir numara.

      Orta vadede ise uzay calismalarini ozel sektore devretmeyi basarabilmis tek ulke. Bunun onumuzdeki yillarda onlara saglayacagi verimlilik artisini tartismak bile gereksiz. ABD dogru hamlelerle onumuzdeki yuzyilda da dunya lideri olarak kalacagini garantilemis durumda, ona liderlik konusunda rakip olabilecek tek guc Avrupa Birligi idi ancak onlar da birligi saglamlastiramadi.

      Sil
  20. Doların artmasıyla birlikte Türkiye'ye ihracat yapan yani Türkiye'ye mal satan ülkeler ciddi bir pazar kaybı tehlikesiyle karşı karşıya kaldı.

    Önlerinde 2 yol var. Ya sattıkları malların fiyatını indirecekler, ya da Türkiye'ye likit döviz( borsa veya dibs'e) sokup Tlnin değersizleşmesini engelleyecekler bu şekilde 85 milyonluk pazarı kaybetmemiş olacaklar. Acaba Tcmb bu satranç oyununda bunu amaçlamış olabilir mi? Ne olduğunu anlamaya çalışıyoruz. Ama Tcmb kimsenin anlamadığı bir taktikle oynuyor.

    Öte yandan Tcmb, faiz indirmeye devam etmezse, cari dengeye ulaşıldığı için 2002 sonrasında olduğu gibi dolardaki artış yıllarca duracak ve dışarıdan gelen yabancı yatırımcılar,tl vadeliye yatırım yaparak dolar bazında %17 faiz almış olacaklar...

    Bu sebeple bunu engellemek için faiz düşüşlerinin devam edeceğini düşünüyorum. Devam etmezse ve doların fiyatı artmazsa, 20/10/2021 de 100 dolarla gelen adam tl faizini alır ve 20/10/2022 de 117 dolarla ülkesine geri döner.Eğer dolar da artarsa bunu yapamaz.

    Bu sebeple ok yaydan çıktı gibi görünüyor. Ülkemiz ve vatandaşlarımız için en iyisinin olmasını diliyorum.



    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnsanlar daha da fazla ümitsizliğe kapılmamak için mevcut ekonomi yönetiminin kimsenin anlayamadığı bir taktik uyguladığına inanmaya çalışıyorlar. Halbuki mevcut yönetimdekilerin sadece tiplerine ve beyanatlarına baktığınızda herkesin anlayabildiği şeyleri bile anlayamadıkları açıkça görülüyor. Bu nedenle gerçekçi olmakta ve ortada taktik değil, ne yapacağını bilememekten kaynaklanan bir panik bulunduğunu kabul etmekte fayda var...

      Sil
    2. Aynen sizin gibi düşünüyorum. Ziyadesi ile cahiller. Halk altında başka bir strateji arıyor🤣

      Sil

    3. ""Önlerinde 2 yol var. Ya sattıkları malların fiyatını indirecekler, ya da Türkiye'ye likit döviz( borsa veya dibs'e) sokup Tlnin değersizleşmesini engelleyecekler """


      Haklı çıktım. Dediğim oldu. Borsa ve Dibs'e ciddi giriş var. Dibs faizleri düştü borsa yükseldi.

      Sil
    4. Sayın Adsız 18:37

      Haklı çıkıp çıkmamak gibi çocukça takıntılardan bağımsız olarak söylemek gerekirse ne ekonomide, ne başka alanlarda ciddi, uzun vadeli kararlar ve bunların sonuçları 24 saatlik zaman diliminde değerlendirilmez. 15 gün beklerseniz haklı çıkıp çıkmadığınız daha iyi değerlendirebilirsiniz...

      Sil
    5. Bence giren ve girecek bütün dövizler badem bıyıklı yabancıların elindeki 128 Milyar doların bir kısmı olacaktır, Taktik budur.

      Sil
  21. mahfi hocam merhaba
    Çok güzel ve değerli yazılarınızı ilgi ile takip ediyoruz.ilgi çekici ve farklı kombinasyon taşıyan çalışmalar.
    teşekkür ederiz.

    YanıtlaSil
  22. Emeğinize sağlık, güzel bir karşılaştırma olmuş hocam.

    YanıtlaSil
  23. Hocam elinize, emeğinize, gözünüzün nuruna sağlık. Ülkedeki yaşıtlarınız park, kahve, cami köşelerinde ömür tüketirken hala bizlere bir şeyler öğretmeye/anlatmaya çalışıyorsunuz. Var olun...

    YanıtlaSil
  24. Zoru başarmak diye buna denir.

    YanıtlaSil
  25. Hocam CB, SAGP kastederek olsa gerek, ilk 10'a girmemize az kaldı diyor. SAGP'nin fakir ve geri kalmış ülkeleri teselli etmek için icat edildiği iddia ediliyor. Wikipediayada SAGP'ne göre Çin ABD'den, Hindistan Almanya ve Japonya'dan zengin gözüküyor. SAGP'ne göre durumumuz nedir, kalkınmayı veya zenginliği ölçmede bir önemi var mı, ciddiye alalım mı? Bu konuda ne dersiniz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. SAGP onemli bir ekonomik gostergedir. Utopik bir ekonomide SAGP tum ulkeler icin esittir, cunku mal ve hizmetler ek bir maliyet olmadan farkli ulkeler arasinda yer degistirirler (ekonomideki tek fiyat kanunu bunu aciklar detayli bilgiyi o konuyu arastirarak edinebilirsiniz). Bu mumkun olmadigi icin ulkeler arasinda SAGP farkliligi dogar, bu da ticari olarak hangi ulkenin daha avantajli oldugunu gosteren bir degerdir. SAGP bazli GSMH'si nominal GSMH'ye gore yuksek olan ulkeler, dusuk olan ulkelere gore mal ve hizmet satmak icin cok daha avantajlidir.

      Turkiye'nin problemi mal ve hizmet satmak icin oldukca avantajli bir ulke olmasina ragmen cari acik veriyor olmasidir. Bunun sebebi ise ekonomik degil. Esasinda ureten, yatirim ceken bir ekonomide SAGP ve Nominal degerleri git gide birbirine yaklasirlar (Orn. Cin). Turkiyede ise uzaklasiyor. Esas bakilacak yer bu sapmadir.

      Sil
  26. Hocam çin ve ABD yi çıkarırsak dünyanın büyüme sorunu var gibi görünüyor birçok ab ülkesi ve gelişmekte olan ülkelerde 2020 ekonomisi 2007 seviyelerinde dolar enflasyonu dahil edilirse 2004 lerde. Gelecekte dünya ekonomisi için işler iyiye gider mi sizce ?

    YanıtlaSil
  27. Satranc! Pek zekice.. Hay aklinizla bin yasayin.

    YanıtlaSil
  28. Cinin buyume grafiginin teknik analizi denge noktasi olarak %6.5 rakamini gosteriyor. Dahasi Cinin dunyaya acilmaya hazirlandigi basladigi 1977 beri genel ortalama buyume hizi %6.5dir. Bu baglamda CIn icin dogal buyume oranini %6.5 olarak ele alirsak yanlis olmayiz.Nasil Turkiyenin cok uzun yillardir ortalama enflasyon ve cari acigi azdirmayan issizligi sabit tutan ekonomiyi isitmayan dogal buyume %5 ise Cinde de bu rakam 6.5tur. ABDde ise %2.5dur. Dunyada da %5.5tur. Bu rakamlar direnc noktali rakamlardir.

    Bundan bir kac yil once CIN kademeli buyume orani dusuyor ekonomistler korkuyordu korku noktalari ise destek olarak 6.5 altiydi! O donem yani koronadan onceki donemde ise 6.8 bandindaydi. ve her yil 0.3 dusus trendi vardi 2011den beri!

    Cinin son dusuk buyume bandi uretim faktorleri arz yonunde tuketim olarak enflasyonu arttici bir durumdur.
    Buna bir de petrol fiyatlarinin eklemlenmesi ilerleyen donemlerde enflasyonun artacaginin isaretidir. Cunku petrol 120 dolar oldugu donemlerde soz gelimi 2011lerde enflasyon sorunu bati yakasinda yoktu cunku cinin uretimi ucuz arzi bati yakasinin enflasyon sorunu yasamasini absorve ediyordu.

    Simdiki durumda ise Cin uretmiyor uretse bile pahalli uretiyor pahalli uretse bile lojistik sikintilari var bir de petrol fiyatlari aldi basini gitti. Bu durum enflasyonun cok ciddi surece evrileceginin kaniti...Para basimi olaylarina hiiiiiiic girmiyorum bile. Bu sorunun durulmasi en az 1.5yili alir. O da Cinde buyume 6.5 lara cikarken petrolun 65 dolara dusmesi parasal sikilastirmalarin fed basta olmak uzere baslamasi ve de lojistik sorunlarinin organizasyonlarinin cozumu. Bu faktorler bir araya gelirse sayet ki zor. O zaman enflasyonlar asagiya iner.

    Duz mantikla Cinde enflasyon 4.9 iken petrol 85 bandini zorluyorsa Cin tarihsel denge noktasi dogal buyume hizi olan 6.5 ciktiginda petrol kafdan en az 135leri gorur. Bu da yine arz yonlu enflasyonu besler. Kaldiki Petrolun 120-130lu oldugu donemde CIN buyuyor uretioyor ama kelepire ucuza ucuz isgucune dayali arz sunuyordu dunya piyasasina urettigi ucuzluk karsisinda da pirincle yasiyor tuketime dayali degildi. Bu durumda bana kalirsa ucuz uretim ekseninde Hindistan one cikarsa sayet iste ozaman belki iyi yonde biseyler olur.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çin üretimi, Batı dünyası için hala ucuz olsa bile, giderek pahalılaşmaya başladı. Daha ucuz alternatifleri var Çin'in. Ülkedeki ucuz işçilik ile kazançlarını yüksek tutan global sermaye kesimi daha ucuz ülkelere kaymak istiyor. Çin onlar kaymasın diye Afrikaya yatırım yaptı, Afrika hükümetlerinin bir kısmını kendine bağladı, ancak, yine de daha gidecek çok yeri var. Global sermayenin önünde ne amerika ne çin durabilir.

      Enerji konusunda, Çin güneş enerji maliyetlerini düşürme politikası ile şimdi kömürden daha ucuza güneş enerjisi üretiyor. Petrolü ikame etmek için ciddi yatırımlar yaptı. Şimdi yıldan yıla güneş enerji kapasitesini artırma aşamasında. Yanılmıyorsam, 2022 sonu veya 2023 ortalarındaki fiyat seviyesinde güneş enerjisi fiyatı kömürden ilelebet ucuz olacak.

      Çin in tek çıkışı var, o da iç pazarını global firmalara açmak. Yani 1 milyar a yakın ek tüketiciyi global sermaye ye itelemek, itelemez ise ne olur, global firmalar üretimin bir kısmını çinde tutar, bir kısmını daha ucuz ülkelere aktarır. Çin iç pazarını açarsa ne olur, global firmalar daha çok üretimi çinden daha ucuz ülkelere kaydırır ancak hizmet sektörü ile çinlilerin refah düzeyinin artmasını sağlar.

      Tercih Çin'in. Çin ne yapıyor? Çin ise, askeri gücünü artırıp, dünyanın egemen ülkelerini kısa sürede boğmak, sermayeyi de kendine zorla bağlamak istiyor. Yapabilir mi? Yapamaz. En fazla iki üç tane batılı ülkenin toprağını işgal eder. Sonra da savaşı kaybeder.

      Rusya, kültürel olarak batı ile her türlü anlaşacağını bilir. Rus devlet siyasetinin Batı tecrübesi yüksektir. Bu yüzden 2 dünya savaşında da Rusya egemen güçlerin yanında yer aldı. Ancak, Çin ile asla anlaşılmayacağını çok daha iyi bilir.

      Eğer 3. dünya savaşı olursa, Rusya batı tarafında yer alacaktır. Şimdi askeri anlaşmalar yaptığına bakmayın, siyasi dengede Çin e ağırlık verip, kendi kazancını ençok yapmak istiyor.

      Çin hiç istenmediği dünyaya hegemonya kurmak istiyor. Ne diyelim, nice badem gözlüler, sırma saçlılar denediler olmadı, buyursunlar. Şairin dediği gibi eşkiya dünyaya hükümdar olmaz!

      aVjjB52@3%LcV66%

      Sil
  29. Faiz inerse enflasyon duser teoreminden
    Faiz inerse Dolar duser teorimine gecmek en mantiklisi
    AKP ekonomi teorisi

    YanıtlaSil
  30. Hocam, bizim para da yoyo gibi, 8.50lerden 6.90lara ordan 9.30lara;

    hani evlat olsa sevilmez dersin ya, borsada hisse olsa tutulmaz, spekülatif kağıt denir .

    Bir yıl içinde, yüzde 15 değer kazanıyor, sonra yüzde 40 değer kaybediyor, yüzde 50 üzerinde salınım yapıyor.

    Yok böyle bir para, ya da böyle bir para olmaz, bu para değildir, başka bir şeydir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dolar çıktığı yeri unutmaz, böyle düşün, düştüğünde al, yükseldiğinde sat, son 50 yıldır böyle, anlamayacak bir şey yok

      Sil
  31. Hocam,size ilk sorum bugün mb başkanı olarak atansanız,perşembe para politikası kurulunda baz puan olarak faiz kararınız ne olurdu?
    2.sorum:paraları türkiye borsasındayken el konulabileceği gibi bir endişeleri mi var gerçekten,hocam türkiyedeki hak,hukuk ve adalet yabancı yatırımcı için neden bu kadar önemli?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cevap 1: hocayı kimse MB başkanı olarak atamaz, oldu bitti ile atansa ilk icraatı istifa etmek olur sanırım.

      Cevap 2: TR deki hak hukuk adalet herkes için önemli. Daha uzun yazarım, kısa anlatmaya çalışayım.

      TR dan ev aldım, kiracı parayı ödemedi, nakit akışım bozuldu, mahkeme 1 yıl sürdü, kiracıyı 6 ayda zor çıkardım, mahkeme sonunda icra ve 2. yılın sonunda kiramı alamadım. Hükümet de bağımsız olması gereken MBna ayar çekti, faizleri düşük tuttu, 200 bin Euroya aldığım evin değeri 150 bin Euro ya düştü. Ne oldu? geldiğime geleceğime pişman oldum.


      Sil
    2. Hadi ordan ev almış mış.

      Sil
  32. Merhaba, cari USD cinsinden cinsinden ülkeler arası gelir düzeyini karşılaştırmanız hatalı. Satın alma gücü paritesiyle düzeltilmiş seriyi kullanmalısınız. Eğer amacınız mesela GSYH dinamiği üzerinden ödemeler dengesi sorunlarını tartışmak olsaydı seçtiğiniz seri doğru olurdu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne yazikki bir cok seyin fiyati cari olarak hesaplaniyor be satiyor. Kimse senin SAGP'en dusuk gel sana 20.000 dolarlik arabayi 10.000e ya da 80 dolarlik petrolu 20 dolara Satalim demiyor. Biz diyoruz, 8.000 dolar kazaniyoruz ama SAGP olarak 20.000 ediyor. Buyur iphone al, hep yumurta, makarna, ekmek mi alacaksin. Faizi neye gore belirliyoruz? Enflasyondu, sonra cekirdek oldu, sonra onden yuklemeli vs. SAGP ile ancak kendimizi kandiririz, OTV tammi gelmeden araba alalim, zam sonrasi karli satariz, dolar bazinda ne durumdayiz, dusunmeyelim gitsin. Yarin kisi basi gelir 1.000 dolar oldugunda SAGP ile ne yapilabilecegini cok merak ediyorum..

      Sil
  33. Hocam

    Lise ve üniversite çağınızda kızlar sürekli peşinizden koşup flört teklif etmişler, doğru mu?

    YanıtlaSil
  34. Hocam, mümkünse bu soruma net cevap beklerim. Ege Cansen hoca Türkiye yıllardır düşük döviz yüksek faiz politikası uyguladı ve bu ithalatı patlatmaktan başka bir şey yapmadı diyor. Yabancılara faiz ödeyerek sıkıntı yaşadık ve sürdürülebilirliği sıkıntılı diyor. Peki sizin somut olarak tavsiyeniz nedir? Yüksek faiz, düşük dövizin ithalatı patlamaması için ne yapılacak?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Net cevap; parası değer kaybeden Arjantin ve Venezüalla'ya ne kadar fayda etmişse, bize de o kadar fayda eder.

      Ege Hocanın niye böyle dediğini bilmiyorum, kişisel olabilir. Türkiye üretimi ana olarak iki pazara mal satar. Avrupa ve Türkiye içi. Her iki pazara da, yüzde 60 üzerinde ithal ara mal ile üretim yapılır. Misal: yerli üretilen toyota araba gibi.

      Düşük TL ile Avrupa pazarına mal satışı artar. İç pazar tıkanır.

      İhracatçıların büyükleri, yerli sermaye firmaları değildir. Yani onlar açısından düşük TL, kazanç arbitrajı demektir. Toyota arabadan gidersek; önümüzdeki bir yılın araç fiyatları 3 aşa 5 yukarı Avrupalı alıcılar ile anlaşılıp satılmıştır. Düşen TL, üreticinin kontrat kazancını artırır. Aradaki kazancı yerli sermaye yapmak yerine yurtdışı finansmanlarında/yatırımlarında kullanır.

      Günün sonunda ucuz TL yerli halkı dünyadaki akranlarına göre fakirleştirir, dış mal alım gücünü azaltır. Hükümetin iç siyasetteki gücünü artırır, Çin de ve diğer ülkelerde olduğu gibi. Yani, MB rezervinde Cash olarak duran para ülkenin halkına hükümet tarafından ne kadar faydalı olduysa, ihracat ile gelen para da o kadar faydalı olur.

      Burada kritik unsur Türk hükümetidir. Onun da ne yaptığını hepimiz biliyoruz. 40 yıllık Kâni olur mu Yâni? Şu anda bazı Türk yazarlar başlamışlar değersiz TL ile hükümet gidici seçim geliyor diye. Bu iş masal diyarlarında olur. Bugün faiz kararı ile hükümet iç politikadaki gücünü göstermiştir.

      8i8Kn2AEz$YvN5w9

      Sil
    2. Sayın 17.20. Çok hatalı bir analiz yapmışsınız. Tl değersizleşince, cari denge kurulana kadar döviz artışı ve enflasyon devam eder. Bu enflasyonla beraber Türk vatandaşlarının alım gücü de korunmuş olur. Böyle olunca üreticiler , iç pazara da mal verirler. Ama devalüasyonun yaratacağı enflasyon, gelirlere yansıtılmazsa o zaman fakirleşme olur.

      Arjantin ve Venezuella, zengin yer altı kaynaklarına sahiptir bizim gibi yüksek ihracat ve turizm gelirleri yoktur. Benzetmeniz baştan aşağıya hatalı olmuş..

      Sil
  35. Hocam, şimdi arz talep dengesinde fiyatı artan malın talebi azalır değil mi?

    Şimdi Amerika doların fiyatını artırıyor, Avrupa da Euro fiyatını artırıyor. Bu durumda ben Euro ve Dolar alamazsam, bunlar bu kadar kağıdı kime satacak? Günün sonunda bu yükselişler Amerika ve Avrupayı vurmaz mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kardeşim, bugün hem Avrupa hem Amerika birden taaruza geçti, paralarını liramız karşısında yükselttiler. Çünkü biliyorlar ki üretim ekonomisine geçip hepsini ezeceğiz. Biz üretemeden ön almak istiyorlar.

      Sil
    2. "Ne olacak? wow, wow, wow
      Yükselen ben değilim bak alçalan duvarlar"

      yükselen dolar ya da Euro değil alçalan TL.

      Sil
  36. Hocam her ülkenin grafiğinde dünya ortalaması eğrisi neden farklılık gösteriyor.?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ülkenin gelirine göre ölçek değişince o da ona göre şekil alıyor da ondan.

      Sil
    2. Hocam bu soruya da cevap vermişiniz ya gerçekten harika bir insansınız

      Sil
  37. Hocam her ülkenin grafiğinde dünya ortalaması eğrisi neden farklılık gösteriyor.?

    YanıtlaSil
  38. Hocam merhabalar. Türkiye'nin izlediği yanlış politikaları biraz açar mısın?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında doğru politikaları açmak daha kolay. Çünkü ne yazık ki yok. Maliye politikası yanlış, para politikası yanlış, dış politikası yanlış, tarım politikası, sanayi politikası hepsi yanlış.

      Sil
  39. Hocam çok teşekkürler, mükemmel grafikli anlatım

    YanıtlaSil
  40. Hocam iktisada giriş 1 ve mikro ekonomi için bir kitap öneriniz var mı ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kolay Ekonomi ve benim Mikroekonomi kitaplarım.

      Sil
  41. Tüm ülkeyi ele geçirdiğine, bir daha hiçbir şekilde gitmeyeceğine kendisini inandırmış bir iktidar; rüzgârın döndüğünü ve sonucun kendi tahminlerinden bile kötü olacağını fark edince "ya benimsin ya kara toprağın" mantığı ile bugün yönettiği ülkenin üzerine kamikaze dalışı yaptı. Tüm troller ve yandaşlar şimdi kına yakabilirler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Daha beteri de var, iktidarını korumak için bir tane de dış savaşa ihtiyacı var. Savaş Türk muhalifleri susturur, Türkleri bir kaç sene daha uyutur. Hele bir de kazanabileceği küçük bir savaş olursa, en az 10 yıl kimse içerden iktidara tehdit oluşturmaz. 2002 den beri ya benimsin ya kara toprağın diyen bir iktidar vardı.

      Türkler arsalarını kentsel dönüşüüm bahanesi ile hükümete yandaş mütahitler üzerinden peşkeş çekmek ile meşguldü. Orta direk Türkleri bu iktidarın enerjisi idi. Faşizm böyledir. Orta direk gücünü kaybedince orta direğin kabul edeceği bir zorbalığa başvurur. Misal komşu ülke kürtlerine saldırır, onlara terörist der. Türk ortadireği bu gaza gelir.

      Böyle böyle ülkeyi de kendileri ile bitirirler.

      Türk iktidarı = Türk orta direği = CHP

      Sil
    2. Sayın Adsız 16:47, iktidar kime savaş açacak? Suriye'de ABD, Rusya + İran'a mı, batıda Yunanistan + Nato + AB'ye mi, yoksa hepsine mi?

      Bu beylik laflar baymadı mı?...

      Sil
    3. Selam Mahdut, deva partisi de Suriye Irak taraflarına askeri harekat için destek vereceğini açıkladı. Neresi beylik? Bak ip gibi muhalif Türkler hükümetin safına destek veriyolar savaş lafına. Kime savaş açacak dağda böğrü açıkta gezen gariban Kürt köylüsünü terörist diye vuracak. Türk ordusu yoksa ABD, Suriye, İran, Yunan a mı savaş açacak. Güçleri garibana yeter, gariban vurcaklar.

      Sil
  42. Faizler düşünce ekonominin daha kötü olacağı kesin iken nasıl oluyorda borsa artıyor ve 2 yıllık hazine borçlanma faizi %0,7 düşüyor anlamıyorum.

    Merkez bankası bu hamlesiyle 2 yıllık tahvil faizinin %18.5 tan %17.8 e düşmesini sağladı bu nasıl oldu? Hazinenin faiz gideri bu düşüşten dolayı ne kadar azalacak?
    Merkez bankası borç verme faizini düşürdü borç alma faizini düşüremezki bunu piyasa belirler. Ne oldu da hazine borç alma faizi düştü. Anlayan beri gelsin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çünkü insanlar negatif reel faizden kaçıp borsaya gidiyor, öyle olunca da borsa yükseliyor.

      Sil
  43. Merhaba Hocam
    Avrupa'nın Türkiye'yi kendisine yeni fason üretici olarak seçmesine sebebiyet verirse bu kur politikaları, 5-10 yıl vadede ülkede üretim artsa bile hane ekonomisinde bir iyileşme sağlanmayacak diye düşünüyorum. Çünkü zaten özel teşebbüslerle, yabancı yatırımcılar ile sağlanacak bir üretim olacak. dolayısıyla biz vergi cumhuriyeti olmaya, dar gelirliye bindirmeye devam edeceğiz gibi duruyor Sn. Hocam bence. Siz de öyle mi düşünüyorsunuz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fason uretim artik eskisi gibi degil robotlar olayi var. Belki textilde sunda bunda fasona doyariz. Cok calisiriz az kazaniriz az kazandigimizi da yuksek faiz yuksek kur yuksek enflasyon emip gider. Bize kalan yine kapanmayan butce aciklari olur.
      Suanki kur seviyesi Misirdaki bangladesteki asgari ucret seviyesi uzerinden degerlendirsek daha iyi olur. Yani 150 dolara kadar asgari ucret seviyesi hedefimiz sanki

      Sil
    2. Selam, doğu avrupada kontrolü altında çok uygun ülkeler var. Lojistik olarak daha kolay. TR Avrupaya mal satmak isteyen firmalar için fason üretici olabilir. Yani, Hindistan, Çin , Japon firmaları TR ı AB pazarına girmek için üs yapabilirler. AB tarafından üs olmak, bana mantıksız gelir, AB firmaları açısından da boşuna maliyet, yatırım maliyetini artırır.

      Türk hükümeti VW gibi firmalara ayrıcalık tanıdı da bunun sonu yok, Hyundai, toyota, Ford vs de haksız rekabet diye hükümetin kapısına dayanırlar. Bunlardan birine teşvik verince diğerlerine de vermiş olursun. Türk hükümeti yanlış karar almıştı. Bir de bu yatırımların diğer maliyetleri var, sigorta şirketleri Bulgar ve TR yatırımlarına farklı sigorta primleri uyguluyor.

      Kısaca, Ab açısından TR üzerine ekonomik yatırım yapmanın bir getirisi olmaz. Politik yatırım yaparlar. Göçmen konusunda yaptıkları gibi.

      Sil
    3. Ab iş gücü fiyatı ile Türkiyedeki maliyetler kıyaslandığında, ben açıkçası firmamı Tr'ye kurardım. lojistik maliyet açısından başa baş noktada bir balkan ülkesinden kara nakliye ile Türkiyeden deniz nakliye ücretleri. Kaldı ki Türkiye fason üretici olmayı kabul ederken aklı başında bir ülke fason üretici olmaktan ziyade kendi teşebbüslerini gerçekleştirmeyi istemez mi? Yine de evet sizin dediğiniz de olabilir. çok haklısınız söylediğiniz çoğu şeyde ancak, TCMB bu şekilde ilerlemeye devam ederse, ki edecek gibi duruyor, vergi yükünü artırmak zorunda kalacak devlet:) olan bize olacak gibi duruyor.

      Sil
  44. Ülke olarak ağır sanayide yatırımlar olmadan dışarı bağımlılığı azaltmadan ülke kalkınmaz. Şuan için savunma sanayisinde eskiye göre çok iyi ama birtek bunun ile olmaz tarım hayvancılık yerli milli otomobil gibi sanayinnde kalkınması gerekir ki dışarıya olan ihracatımızın artması ve ithalatımızın azalması için gerekli. o zaman ülke olarak bir refahlık söz konusu olur. dışarıya bağlı kaldığımız sürece bu piyasa düzelmez. bazı ülkeler elektirikli araç alacak kişilere destek veriyor örneğin hollanda elektirkli araba alırsanız evinize şarj istasyonu kurulumu yapılıyor ve petrole olan bağlılığı minimuma çekiyoır. Ülkeninde bir şekilde teşvik ile bağımlılığı azaltması gerekli bizzat tarım ve hayvancılıkta dye düşünüyorum.

    YanıtlaSil
  45. hocam bir zaman kardeş azarbeycandan bşr veri veya kıyaslamalar içine katmıyorsunuz dün manat para cinsine bakayım dedim baya istkrarli bilmiyorum nasıl yapıyorlar rus rublesime baktım o da istikrarlı ,biz avrupa birliği üyesi değiliz ki ikide bir sadece ab üyeleriyle kıyaslanamalım

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Azerbaycan petrol doğalgaza bağlı ekonomi, talep olduğu sürece sorun yaşamazlar.
      Rusya, uçak düşürüldükten sonra Türkiyeyi otomatik haraca bağladı, her sene bir - iki milyar dolarlık askeri malzeme satar bize, iki üç senede bir de nükleer santral satar. Bi tane nükleer santral çalışmasına başlamışlardı, son ziyaret ile iki tane daha satmışlar. Türkiyenin ürettiği buğday vs kritik tarım ürünlerini de bağımlılığı azaltmak için kendileri üretmeye başladılar. Batıyı dengelemek için Çinlilere de çok miktarda uçak ve askeri know-how sattılar. Çin e uçak, Avrupaya petrol doğalgaz satabilen bir Rusya var.

      Rusların istemediği gün Aliyev yarım saat iktidarda kalamaz. Azerbaycanda Türkiye yanlısı bir hükümet iktidarda dursun, Azerbaycan kuzeyde Rus baskısından kurtulsun diye Afganistan, Türkmenistan, Hazar denizi üzerinden çok askeri techizatı Azerbaycan kuzeyine, Grozni-Çeçenistan taraflarına 90ların sonu 2000lerin başında taşıdık. Çok Türk istihbarat subayı oralardaki yerel askerleri eğitti, Rus tankları, uçakları, helikopterleri indirdi. Dağıstanı, Grozni'ye kadar köyleri, ormanlık alanları, Rus asker kışlalarının yerlerini avucumun içi hala gibi bilirim. En son uçak olayındaki gibi hiç bir Türk devlet başkanı Rusyanın kapısına gidip el pençe yalvarmadı. Yalvarmazdı da, o zaman devlette bizler vardık, şimdi hiç kalmadık, bak Kaşif Kozinoğlu'na Afganistan'da ordu istihbaratının bel kemiğindendi hapiste ne yaptılar? Bak kozmik odaya hiç adam kalmadı.

      Uyduruk Azerbaycan, ve hamisi Rusya. Ruslar Ermenistan, karabağ taraflarına nasıl Türkiye ile Azerileri kullanıp, tek taş atmadan girdi? Şimdiki Rusya ile danası Azerileri, ve Ruslara haraç ödeyerek ayakta duran TR hükümetini nasıl kıyaslayabilirsiniz ki?

      Sizin belirttiğiniz gibi, AB üyeleri ile de kıyaslamak, eskiden kalma bir alışkanlık. Zamanla insanlar vazgeçecek diye düşünüyorum. Siz de göreceksiniz, 4-5 sene sonra yazarlar AB ülkelerini kıyas yerine kutup yıldızı gibi yol gösterici rehber olarak gösterecekler.

      Sil
  46. Türk devleti baş edemeyeceği güçlü bir akıntıya kapılmış adam gibi. Malesef bu akıntıdan çıkış Türk devletinin insiyatifi ile olmayacak, şartlar akıntıyı azaltırsa devlet kurtulur, akıntının ilerisinde girdap var ise ki var, devlet batacak.

    Türk devleti yaşanan durum karşısında çaresiz kalmış durumda. Devlet bürokrasisinden 20li yaşların ilk yarısında ayrıldım, hocamız ve diğer okuyucular kadar deneyim sahibi olamadım. Gördüğümüz kadarı ile 20 yıl öncesi devlet yapısında, kurumlar arası bilgi akışı yapılabilirdi. Proje bazlı olarak, misal, karayolları, dpt teşkilatından, onlar ordu teşkilatından, ordu değişik bakanlıklardan veya maliyeden uzmanları projelerine dahil eder, her kurum kendi bürokrasisi içinde proje çözümüne katkı sunardı.

    Bu biraz da bir kurumun elde ettiği teknolojik avantajın, yeni bilginin diğer kamu kurumlarına transferini sağlar, kurum ileri görgüsünü artırırdı.

    Mahfi hocamız bir kaç kere cümle olarak kullandı, maliye bir tarafa, merkez bankası başka tarafa, diğer bir kurum daha başka tarafa gidecek kararlar alıyorlar. Arabanın atları hep farklı yönlere gidiyor.

    Duyuyorum ki, devlet tecrübesi olan bazı kimseler erken emeklilik istifa vb ile kurumları bırakmak istiyorlarmış. "Beni dinlerlerse kalsınlar, koltukları iş bilmeyen kimselere emanet etmesinler" demek kolaydır, çok kolaydır. Ama bu herkesin kişisel kararıdır. O an geldiğinde herkes kendi ile başbaşadır.

    Bir gün bir sıcak çatışma anında düşünmüştüm. Biraz ileri çıkıp net görüş için risk almam gerekti. O an hiç tanımadığım insanların evlerine sevdiklerine çocuklarına ulaşması için kendi hayatını mı tehlikeye atacaksın? Yoksa kendi ailen için mi yaşayacaksın? Profesyonel asker bunu düşünür. Ben ikinciyi seçtim, biraz daha geri çekildim, telsize görüş açımı belirtip beklemeye geçtiğimi söyledim. Neticede birinci tercihte hayatta kalsam kimse madalya vermeyecek, ölürsem ismim Tvde okunacak, kurtardıklarım umursamayacak, sevdiklerimin kalbinde sızı olcak, kurtarmak istediklerinden bir kısmı ölürse de o aşamaya işleri ben mi getirdim, işleri oraya kadar getiren sorumsuzlar niye sahada değil?

    İşlerin bu aşamaya gelmesinde, ahalinin iktidara karşı olduğunu söyleyen, kesiminin de sorumluluğu aynıdır. Neticede günümüz iktidarının yolunu açanlar arasında bu kesimin seçtiği siyasiler vardır. İktidar siyasetçileri ile sürekli iç içe ortak hareket etmişlerdir, beraberdirler. Şu anda muhalif olduğunu söyleyenler de zamanında iktidarın en büyük destekçileriydiler. Farklı siyasetçiler ile de Türk halkı sorununu çözemeyecek.

    Yani girdapta sürüklenen herkestir. Türkiyeye içerden bir çözüm yoktur -vardır da, o çözümü üretcek irade ve deneyim ahali içinde yoktur- . Son 6-7 yıllık tahminimi koruyorum; sular durulduğunda, ekonomide Türkiye İran ile benzer bir gelir seviyesinde, ordu olarak da Ortadoğuda tek başına hiç bir komşusuna karşı savaş kazanamayacak, denge unsuru olacak seviyeye inecektir. Yine tahminim, suların durulması için Türk devletinin Kıbrıs'ı bırakması, Kuzey Suriye ve Irak tan tamamen çekilmesi koşul olarak sunulacak, zayıflamış devlet bunları Türkiye kabul edecektir. Belki uzun vadede Ermeni soykırımını da Türkiye resmi olarak tanıyıp, Kürt özerk bölgelerini kabul edecektir.

    6qj2bWp@dgz[L8@J

    YanıtlaSil
  47. Güncel makine mühendisleri odası 2021 verilerine göre Türkiye nin enerjide dışa bağımlılık oranı %75 enerji günlük hayatın her yerinde var adımını atsan,otursan,çay içsen enerji belki de yürürken bile enerji çünkü yediğimiz besinler üretilirken enerji harcıyoruz...Bu nedenle bizim ilk önce bu %75 bağımllığı indirmemiz gerekli...her işte old gibi bu işte de bi kıpırdanmalar oldu fakat yetersiz,güneş bedava,su bedava,rüzgar bedava,,nükleer enerji bir şekilde yaramıza merhem olabilir açıkçası en azından yerli kaynağımız mevcut,,çevresel riskleri en aza indirdikten sonra azami faydalanabiliriz,,,gereksiz israf hat safhada,kayıp-kaçak oranı fazla,,,geri dönüşümden yararlanma oranı %8 gibi o da çok az...dış açığın can düşmanı enerji fakat temiz enerji çok önemli,,elektrikli araba hala etüt kısmından öteye geçemedi,,rüzgar ve güneş enerjisine yeterli sübvansiyonlar yapılmadı,,HES lere yönelip kolaya kaçıyoruz...Çevre,Şehircilik ve İklim değişikliği Bakanlığı kulağa hoş geliyor bakalım nolucak?

    YanıtlaSil
  48. Mehmet sağlam22 Ekim 2021 20:05

    Hocam GSYİH gelir yöntemine göre hesaplandığı zaman üretim faktörlerinin paylarının verildiği söylenir. Fakat TÜİK’e bakınca ücret, rant, faiz ve kar şeklinde bir açıklama yok. Bunu nasıl öğreniriz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Geçmiş yıllara ilişkin var. Gelir yöntemine göre GSYH'ye bakın.

      Sil
  49. Emre Alkin'in başka bir üniversiteye geçmesiyle, sizi artık hiçbir YouTube yayınında izleyemeyecek miyiz Mahfi bey?

    Prensiplerinizden ödün vermemenizi anlayışla karşılıyoruz, fakat, "sizin" konuşmalarınızı izlemek isteyen okuyucularınızı da anlamanızı bekleriz!

    En azından, yayınladıkları içeriğin kalitesine güvendiğiniz, nitelikli sorular sorduğunu düşündüğünüz YouTube kanallarına, ara sıra yorumcu-konuşmacı olarak katılmalısınız, periyodik olmasına gerek yok!

    -Okuyucularınız-

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir süredir üzerinde çalıştığım kitapların yazımına yoğunlaştığım için bu tür aktivitelere katılmıyorum. Ama ileride katılabilirim.

      Sil
  50. Hocam

    Sizin popülerliğinizinden istifade ederek, Elon Musk elektrikli araba kullanmanın Türkiye'de de yaygınlaşması için size bedava son model bir Tesla göndermiş, bunu sürüyormuşsunuz İstanbul'da, doğru mu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yollamak istedi ama ilke olarak hediye kabul etmediğimi söyleyince yollamadı.

      Sil
  51. Hocam yeni romanınız için daha fazla bekleyecek miyiz

    YanıtlaSil
  52. bu kişi başı gelir neye göre hesaplandı. yani gelir dilimi kaç. (senelik geliri 120 bin tl altı olanlar hesaplanması lazım). bunun kişi başı gider hesabı ve gelir-gider oranı hesabı sağlıklı bir şekilde yapılabilir mi? ben en çok bunu merak ediyorum.

    YanıtlaSil
  53. Aslında Merkez dönercisinin faiz kararından sonra hemen yazarsınız diye hayal ediyordum. Ama yanılmışım. Gerçi sizde haklısınız. Dağlar taşlar anladı. Marjinal olan bizler değilmişiz. Asıl marjinal oymuş.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Artık bıkkınlık geldi, elim yazmaya varmıyor.

      Sil

  54. 2002-2012 yılları arasında ortalama gelir, dünya ortalamasının üstüne çıkarken, 2012den sonra hızla inişe geçiyor.

    2002 sonrasında imf politikalarıyla uygulanan yüksek faiz düşük kur politikası sebebiyle Tl aşırı değerli kalınca, bununla birlikte büyüme de gerçekleşince, kişi başı ülke geliri sanal olarak hızla yükseldi. Ancak yüksek faiz politikasının uzun süre devam ettirilmesi mümkün olmayınca ve cari açığa bağlı devalüasyonlar başlayınca 2012 den sonra , yüksek faiz için gelen para ülkeyi terk etti.

    Bu da Tlnin değersizleşmesine sebep oldu. Tl değersizleşince, dolara bağlı kişi başı gelir hızla düştü..
    2008 yılından itibaren , uygulanan yüksek faiz düşük kur politikası , düşük faiz yüksek kur politikasına dönüştürülseydi, bugün kişi başı düşen gelirimiz 6.500 dolar değil 20.000 dolar olacaktı.

    Ancak ekonomistlerimizin içinde bulunduğu”enflasyonu düşürmek için faizi yükselt” öğrenilmiş çaresizliği sebebiyle yüksek faizden vazgeçilemedi. İktidarın büyümeyi yüksek gösterme takıntısı da buna eklenince yüksek faiz düşük kur politikası 2021 yılına kadar uygulandı. Bu politika için 128 milyar dolar eritildi. Tcmb rezervi -60 milyar dolara kadar indi...
    Tcmb, bu politikanın yanlış olduğunu gördü ve düşük faiz yüksek kur politikasına geçti. Bundan sonra ülkeye girecek para faiz için gelen para olmayacak. Bunun yerini ihracat ve Turizm gelirlerinden dolayı gelen para olacak. İşte bu 2 kalemle girecek para, asla gitmeyecek ve bizim kişi başına düşen gelirimizi ciddi biçimde arttıracak.

    Yüksek faiz olduğu için kolay gelen para kolay gider.
    Terle sulanan tarla asla kurumaz.


    Düşük faiz yüksek kur politikası iyidir. İç üretimimizi arttırır dış tüketimimizi azaltır. Bu politikanın bizi götüreceği yer, Dünyanın en büyük ilk 10 ekonomisine girmektir. Turizmde dünya 6. Sı olan bir ülke için bu hiç zor değildir.

    YanıtlaSil
  55. Mahfi bey

    "Türkiye'de kitap okuma oranları nedir?

    Türkiye'de kitaplar pahalı mı?

    Japonlar bizden çok okuyormuş..."

    gibi istatistiki karşılaştırmalara girmeden soruyorum:

    Türkiye'de her ne kadar internet üzerinden satılan kitapların fiyatları kitabevlerinde satılandan ucuz olsa da, döviz kurlarında yaşanan yükselme önümüzdeki haftalarda kitap fiyatlarının da yükselmesine yol açacak mı?

    Not: Sizden "ne kadar yükselir?" diye net bir cevap beklemiyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maalesef her alanda olduğu gibi kitapta da maliyetler artıyor ve ister istemez fiyatlar yükselecek. Yanlış ekonomi politikasının böyle sonuçları oluyor.

      Sil
  56. Ülkemizde ekonomik kararlardan etkilenen ve çoğunluğu oluşturan 5 kesim var.
    1-)ihracatçılar ve turizmciler(döviz getirenler)
    2-)ithalatçılar(döviz götürenler)
    3-)iç pazara dönük satış ,üretim yapan ve hizmet üreten sektör işverenleri.
    4-)Ücretli kesim (devlet ve özel sektör çalışanları ve emekliler )
    5-) Kira geliri olan kesim...


    Ekonomi yönetiminin alacağı kararların bu 5 kesimin de menfaatine olması gerekir. Çünkü bu 5 kesim birbirlerine zincir gibi bağlıdır. Bir kesime tanınacak ayrıcalıkların maliyeti, diğer kesimlerin üstüne bindirilmektedir ve bu ciddi dengesizliklere yol açmaktadır.

    Mesela faizlerin enflasyonun çok altına inmesi durumunda bu faiz maliyeti, vergi yoluyla tüm topluma ödettirilmektedir.Tcmb nin faiz geliri çok düşük olur.. Ayrıca enflasyonun gerçek değerinden 30 puan düşük gösterilmesi, ücretlilerin ve kira geliri olanların alım gücü kaybına uğramasına yol açmaktadır.

    Kgf ile batık kredilerin devlete aktarılması, hazine borcunu ve faizleri arttırmaktadır.. Doların baskılanması ihracatçının ve turizmcilerin ciddi gelir kaybına uğramasına sebep olurken, ithalatçılar da ciro kaybına uğramaktadır..

    O zaman her kesimi memnun edecek ekonomi yönetimi nasıl olmalıdır?
    1-)Tuik gerçek enflasyonu açıklamalıdır.
    2-)ücretlilere ve kiralara yapılacak zamlar, gerçek enflasyon oranında yapılmalıdır.
    3-)Doların değeri,her sene veya her ay enflasyon kadar artmalıdır. Bu şekilde ihracatçıların ve turizmcilerin enflasyon karşısında gelir kaybına uğramaları engellenmiş olur ..
    4-)doların değerinin enflasyon kadar artması, ithalatçının gelirinin de enflasyon karşısında korunmasını sağlar.

    Eğer bu 4 maddeye uyulursa, bu 5 kesim arasında ayrıcalıkların sebep olduğu adaletsizlikler ve gelir transferleri ortadan kalkar.

    Uyulmazsa toplumda görülen gelir dağılımındaki adaletsizlik her geçen gün artar.Bir tarafta Ürünlerine %60 zam yapan işveren, diğer tarafta tuikin enflasyonu düşük açıklamasından dolayı bu işverenin %20 zam verdiği işçileri. Bu tamamen işciden işverene gelir transferidir başka birşey değildir.


    Ekonomi yönetimi, elbette işsizliği bitirmek amacıyla iyi niyetle enflasyonu düşük göstererek işvereni desteklemektedir. Ama bu davranışın verdiği zarar , faydadan çok daha fazladır. Eğer ekonomik gerçeklere uyulursa, enflasyon yüksek olsa bile bu 5 kesimin zarar görmesi engellenmiş olur.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ekonomiyle ilgili doğru tespitler yapmışsınız ama hukukun üstünlüğü, düşünce ve ifade özgürlüğü gibi ekonomi dışı alanlarda ilerleme sağlanmadan b unlarla bir dereceye kadar sonuç alınabilir.

      Sil
  57. Mahfi bey çok önemli bir soru soracağım.

    Sizce, malûm şahıs:

    "Çok uzun süre 'faiz sebep enflasyon sonuçtur' diye ısrar ettim. Merkez Bankamız faizleri düşürdü ama enflasyon artmaya devam etti. Demek ki, düşüncemde hatalıymışım."

    der mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Demez . Günümüz dünyası çok tuhaf bir yer oldu. Dünyanın 1 numaralı ekonomisi olan Almanya'da bile üfe enflasyonu yıllık %14'e çıktı.

      Fed'in, Amb'nin trilyonlarca dolar-euro bastığı bir ortamda kalkıp enflasyonla mücadele edeceğim dersen adama gülerler . Böyle bir dünyada talep Enflasyonu kaçınılmazdır. Bu sebeple talep enflasyonuyla savaşmak amacıyla faiz arttırmak çok yanlıştır ve işe yaramaz. Bu sebeple tüm dünya ülkeleri , talep enflasyonunu bırakarak maliyet enflasyonunu düşürmek için çaba sarf etmekte. Bunun için faizi çok düşük seviyede tutmaktadır. Merkez Bankamız da aynı yola girmiştir . Yapılan doğrudur.

      Cari dengeye ulaşılınca dolardaki artış duracak, maliyet enflasyonu sıfırlanacaktır geriye sadece talep enflasyonu kalacaktır. Pandemi ortamında Talep enflasyonu ile hiçbir ülke mücadele etmez çünkü bunun faturası yükselen işsizlik ve iktidar kaybı olur.

      Böyle bir konjonktürde, devletlerin yapmaları gereken şey, ücretlilerin maaşlarının enflasyonun altında kalmamasını sağlamaktır.

      Sil
    2. Sayın 24 Ekim 2021 23:48. Doğru şeylerden bahsetmişsiniz. Fakat bunu yıllar önce yapsaydı diye aklından geçiriyor düşünen insan. Her mahalleye bir avm, günün her saati ulusal kanallara insanı özendiren saçma sapan diziler koymadan önce bu söylediğiniz şeyi yapmış olsalardı ah ne keşke. İş işten geçtikten sonra birşeyleri düzeltmek hem zaman alıyor hem çok sorunlu ve zor. Neyse siz inanmak istediğiniz şeye inanabilirsiniz. Ama düşünen canlılar olduğumuz için keşke demek istemiyoruz.

      Sil
    3. 2348 in yazdıklarını yapsınlar, hiper enflasyonu görürüz. Beni ilgilendirmiyor ancak, düzenli sabit gideri olan esnaf, sabit maaşlı insanlar, parça başına iş üzerinden geçinen insanlar için zor bir dönem başlıyor.

      Sil
    4. Sayın 23:48. Yanlış düşünüyorsunuz. Türkiye'deki maliyetlerin ana kaynağı faiz değil; doların yükselmesidir. Dolar yükselince doğal olarak enflasyonda yükseliyor. Avrupa ve ABD ile bizi karıştırmayın. Onların parası rezerv paradır. Bu sebeple bastıkları para talep görünce değer kaybetmezler. AB-ABD zaten enflasyonun yükselmesini istiyor. %5 belki onlar için fazla olabilir ama uzun vadede enflasyonları dengeye oturur. Biz ise faiz indirerek enflasyonu düşüremeyiz. Faiz de maliyettir ama doların yükselmesi maliyetleri daha fazla yükseltiyor. Ekonomide en kötü şey enflasyondur. Faizleri artırır. Bu da borçlanma maliyetlerini yükseltir. Bu da ek vergi ihtiyacı oluşturur. İstihdamı düşürür. Sonuç olarak gelir dağılımını bozar ve refahı düşürür. Enflasyon düşürülmesi şarttır. Eğer piyasa size güvenirse faiz artırsanız bile ekonominiz büyür ve riskleriniz düşer. Cari fazla vermenin yolu ise tasarruftan ve yüksek teknoloji ihracatından geçer.

      Kur yükselince cari fazla vermenin hiçbir önemi yoktur. 2018 sonlarında cari fazla verdik ve ekonomi daraldı. Türkiye'de çünkü imalat, ithalata bağımlıdır. İthalat yükselince imalat yapmanın maliyetleri yükseliyor ve büyüme düşüyor. Bu durumda ihracatta yükselmiyor. Türkiye'de doların yükselmesi ihracatı artırmıyor. Ayrıca dolar yükselince özel sektörün dış borç ödemesini zorlaştırıyor. Bunları hesaba katın.

      Sil
  58. Mahfi bey

    İç piyasaya mal üretiyoruz. Kurdaki aşırı oynaklık nedeniyle müşterilerimize fiyat veremez olduk. Bundan sadece bizim atölye muzdarip değil Mahfi bey.

    Elimiz kolumuz bağlandı, ne yapacağımızı şaşırdık!

    Biliyorum zor bir soru soruyorum size, niye kimse bir şey yapmıyor?

    Artık dayanamıyoruz Mahfi bey...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 30 yıldır bizim millet dayanamıyoruz diye ağlar, bizim milletin milli sporudur, esnafından iş adamına ağlarlar, bizim mahallenin esnafı sözde 20 sene önce batıyordu, hala batacaklar. Her sene battık batıyoz edebiyatı yaparlar. Bizim esnafın ağzı otomatiktir, birini gördümü hemen başlar batıyoruz battık, işler kesat, kapatacam yakında, sermayesine mal veriyorum, gelişinin altında satıyoz, inan kurtarmıyor, ne elektrik, ne kirayı, azıcık malın üstüne bi şi koyuyorsam dükkandan çalışan garibanlar(asgari ücret üzerinden elden maaş alan sigortasız iki eleman) ekmek götürsün evlerine diye - kendine bir şey kalıyorsa namerttir- .

      Buna milli dil denir, esnafın milli dili. Hakkarisinden Edirnesine ağlak dilidir, değişmez. Dinleri, ırkları, hatta dilleri (suriyeliler ile beraber) değişir esnafın ağlaması değişmez. Mahalleye bir terzi açıldı, Suriyeli, ilk başta yarım türkçe ile işler iyi çok iyi filan diyordu, 1 yıla eleman bizim ortamı iyi çözmüş, o da başladı ağlamaya. Adamı bir yıl önce kimse tanımıyordu, şimdi kumaşı alan koşuyor, iki gün üç gün randevu sırası bekletiyor, sıran geliyor gidiyorsun başlıyor ağıda, ben bu işi yapmazsam garibanlar pahalı giyerler, allah bir yetenek vermiş insanlara faydam olsun diye yapıyorum, inan vergi çok yüksek, kira ateş pahası, kapatmayı düşündüm kaç kere, geceleri de çalışmasam dükkan dönmeyecek (bir gün de akşam 6 dan sonra açtığını görmedim), elimden başka iş gelse inan bırakcam, makina çok elektrik yakıyor yaptığım iş elektriğe gidiyor, makina tamiri çok pahalı (ki bi sene önce makineyi tüm vidalarına kadar ayırır yaparım demişti, unutmuş).

      Böle işte bizim işadamı esnaf.

      Sil
  59. Hocam iyi geceler, politika faizi 16 iken kamu bankalari 15 faizle kredi verirse ne olur? ( verebilir mi? Otomatikman zarara girer mi? Özeller bunu yapamayacagi ivin haksiz rekabet olur mu?)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şu anda konut kredilerinde yapıyorlar. Neden yapamasınlar? Tersten Robin Hood işi yapıyorlar. Fakirden alıp zengine veriyorlar.

      Sil
    2. İşte ben de bunu merak ediyorum, nasıl yapılabiliyor. bu haksız rekabete girmiyor mu? bence bunun denetlenip yasaklanması lazım. Göz göre göre bankaya zarar ettirirsen faaliyet zararını halka yükleyeceksin sonunda.

      Sil
  60. hocam ilk başta bu araştırmanız için teşekkür ederim lakin tek sıkıntı başkanlık sistemi olarak görmek düşüş sebebini belirtirken sürekli başkanlık sistemini vurgulamak iktisadi analiz olmaktan ziyade daha çok sizin yönetim sistemlerine karşı şahsi bakış açınızı gösteriyor.
    zira başkanlık sistemine geçilmemiş olsaydı şu an herşey gül gülistanlık mı olacaktı...
    yada şimdi hemen sistemi değiştirsek herşey düzelecek mi tabiki de hayır
    mesele doğru iktisadi politikaları uygulayabilmek
    bu başkanlık sistemi ile de mümkün parlementer sistemlede mümkün

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sıkıntı ortada bir sistem olmamasından ve bu sistemsizlik içinde söz sahibi olmayı başarmış bir takım kifayetsizlerin her şeyi biliyor oldukları zannıyla el attıkları her işi ellerine yüzlerine bulaştırmış olmalarından kaynaklanıyor olabilir mi?

      Sil
    2. Selam, başkanlık sistemi olmasaydı TR ekonomisi günümüzdeki kadar kırılgan olmazdı. Yine kırılganlığı olurdu kendine özgü, ancak çöküş olmazdı, şimdi çökebilir bir yapıda.

      Sil
  61. Hocam elinize sağlık, özellikle grafikler çok bilgilendirici olmuş

    YanıtlaSil
  62. Peki Dünya ortalamasının üzerinde veya altında kalan kişi sayısı nedir acaba..? ABD deki kişi başı gelir dünya ortalamasının üzerinde ama Elon Musk da ABD li değil mi ?

    YanıtlaSil
  63. 2008'deki kriz ve 2013 teki FED politika değişikliğinden tüm dünyanın etkileniyor olması, sistemin ne kadar yanlış kurulduğunun göstergesi değil mi hocam?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sistemin yanlış kurulmasından çok iyi denetlememesinin sonucu.

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Rezervlere Ne Oldu?

Veriler Kötüyse Piyasa Nasıl Böyle Canlı Olabiliyor?

Faiz Niçin Artırıldı, Şimdi Ne Olacak?