Faize Hiç Dokunmasaydık Ne Olurdu?

Enflasyon ve faizden hangisinin neden hangisinin sonuç olduğuna ilişkin uzun süredir gündemde olan bir tartışma var. Kimisine göre faiz enflasyonun nedeni, kimisine göre de enflasyon faizin nedeni. Bana sorarsanız hepsinin nedeni risklerdeki artış. Hiç kuşkusuz enflasyon artışı da bir risk artışı olarak kabul edilmeli. 

Şimdi bakalım Merkez Bankası politika faizini (bir hafta vadeli repo ihale faizi) indirmeye başladıktan sonra neler olmuş:


Merkez Bankası faizin neden enflasyonun sonuç olduğu tezini kabul ederek yola çıktı ve yüzde 19 olan politika faizini Eylül 2021’de yüzde 18’e düşürerek faiz indirimlerine başladı. İlk indirim sonrasındaki tepkiler çok yüksek olmadı. Çünkü piyasa, Merkez Bankası’nın faiz indirimlerine devam edeceğinden emin değildi. Piyasa tepkilerine bakarak faiz indirimlerinden vaz geçeceğini umuyordu. Merkez Bankası sonraki aylarda faiz indirimlerine devam etti ve Aralık 2021’deki Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizini yüzde 14’e düşürdü (o tarihten sonra bu faiz oranı değişmedi.) Bu kararlar sonucunda USD/TL kurunda, CDS priminde, enflasyonda ve diğer göstergelerde ortaya çıkan gelişmeleri tablodan izlemek mümkün. Faiz düşüşüyle birlikte bütün göstergelerde hızlı artışlar yaşanmış olduğu açık biçimde görülebiliyor. 

Bunlar birbirini tetikleyen göstergelerdir. Bir başka ifadeyle kur yükselir enflasyonu artırır, bunların etkisiyle riskler yükselir, riskler yükselince kur tekrar artar o da enflasyonu yükseltir ve kuyruğunu kovalayan kedi gibi bir neden-sonuç ilişkisi içine girilir. O aşamada hangisinin neden olduğunu ayırt etmek başarılamazsa neden – sonuç ilişkileri karışır, alınan önlemler de yanlış olur ve yanlış önlemler riskleri daha da artırarak olumsuz gidişi hızlandırır.

Bu tablo bize faizin enflasyonun nedeni olduğunu net bir biçimde gösteriyor. Yani risklerinizin bu kadar yüksek olduğu, kurun artış gösterdiği ve dolayısıyla enflasyonu tetiklediği bir yerde faizi düşürürseniz enflasyonun artacağı açıkça görülüyor. Bu anlamda bakarsak faiz, enflasyonun nedeni olarak tanımlanabilir.

Eğer enflasyonu düşürmek istiyorsak önce riskleri düşürmemiz gerekir. Enflasyon yükseliş eğilimindeyken faizi düşürdüğümüzde riskleri artırmış oluyoruz.

Şöyle bir şema yapmak mümkün sanırım:

Bu şemadaki yanlış adım faiz indirimidir. Merkez Bankası politika faizini yüzde 19’dan 18’e indirerek başladığı faiz indirimi macerası yerine faizi o aşamada yüzde 20’ye çıkarsaydı Türkiye’de bugün bütün göstergeler tabloda Eylül 2021 başlıklı sütunda yer alan oranlara yakın yerlerde olacaktı.


Yorumlar

  1. Merkez Bankasının bugünkü aldığı karar üzerine yapmış olduğunuz kıymetli değerlendirmeniz teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hocam, Allah nazarlardan korusun, döviz fiyatları gayet iyi gidiyor iki aydır.

      Sil
    2. Kur korumalı hesaplar için para basacaklar, enflasyona sebep olacak, tl bolluğundan dolayı tl değer kaybedecek. Denklem basit. Yalancı bir kur görüyorsun şuan.

      Sil
  2. Hocam veri seti değişimi gerekli mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sn adsız, yönetim seti değişimi gerekli.

      Sil
    2. Katarla ve diğer swap yapılanlarla 2021 yıl sonu dolar svap anlaşması yanlış bilmiyorsak 12 tl civarındaydı Bu yapılmayıp uzatıldı. Ancak bir yerlerde bu anlaşma kaydı vardır. 2021sonu için son anda uzatılsa ,swap yapılmasada ..Bu veya 10 tl üzerinde bir swap anlaşması varsa buna rağmen bu konuda davalar açılması skandal olup SPK için de kötü niyet tazminatı gerektirmezmi. Bu konuyu açarmısınız

      Sil
  3. Hocam, anlamak istemeyen beyinlere, sagir olmus kulaklara duyurmaya calissaniz da, o gemi kacti. Rejim, zarar pozisyonlarina angaje olmayi tercih ediyor. Firsat buldukca da odious (tiksindirici) borc yukseltiyor. Resmi Rakam aciklamalari da guven vermeyen 3dunya ulkesi olduk. Erdogan Rejimi kapatildiktan sonrasi Icin, derhal kisa sureli bir moratorium gerektigini dusunuyor musunuz? Kac yil surer normale donus?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Biz yine de gerçekleri söylemeye devam edelim. Moratoriuma gerek yok. Ne yapılacağına bağlı. Doğru adımlar hemen atılırsa çok kısa sürede normale dönüş başlayabilir.

      Sil
  4. Cok dogru bir tespit. Son derece sade bir anlatim olmus. Tesekkurler. Bu kadar acik ve net bicimde tum dengelerin bozulacagini bile bile politikacilar neden boyle bir yontemi sectiler. Neyi amaclamis olabilirler ?
    Sizin bu konuda bir tahmininiz varmidir?

    YanıtlaSil
  5. Değerli ekonomi yönetimimiz, yapılması gereken tek şeyi yapmamak için yapmak zorunda kaldığı tüm yapılmaması gereken şeyleri yaptıktan sonra yapılmaması gereken yeni şeyler arayışı içinde yoluna devam ediyor. Herkesten akıllı olduğunu, her şeyin en iyisini bildiğini sanmanın yanı sıra metafizik bir takım desteklere de sahip olduğuna inanmanın doğal sonucu olan bu durumun halka yansıması ağır gelmeye başlayınca birkaç yıl önce moda olan "aynı gemideyiz" hikayesine geri dönüldü. O dönem bu hikayeyi satın alanlar olmuştu ama bu sefer biraz zor görünüyor, hayırlısı bakalım...

    YanıtlaSil
  6. Hocam yanılmıyorsam dünya sıralamasında ikinciyiz faizde, yani hala yüksek neden faiz indi diye yakınıyoruz anlamış değilim...yabancı sermaye bizden daha yüksek faiz mi buldu ki dışarı çıkıyor kaldı ki yabancı sermaye de kalmadı o zaman neden bu sorunlar muhtemelen içten jaynakliyordur diye düşündüm şimdiden tşkler hocam

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sanırım enflasyonda da en önlerdeyiz. Dolayısıyla faiz yüksek değil. Hatta enflasyonla kıyaslarsanız çok düşük. Buna karşılık dış borçlanma faizi yüksek. Daha bugün Hazine 5 yıl vadeli dış borçlanma yaptı: Faizi % 7,3 oldu. Geçen Eylülde 7 yıl vadeli borçlanmanın faizi % 5,7 olmuştu. Oysa bankalar içeride dolar mevduatına % 0,1 faiz veriyor. Yani yabancıya % 7,3 yerliye binde 1. Garabet orada.

      Sil
  7. Hocam faiz politikası hayallere dokunmayı başarmıştır?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Metafizik dünyada yaşıyor birileri.

      Faiz indir, enflasyon insin filan diyorlar.

      Benim de altımda saray olsa, kekolar naparsam yapayım oy verse, tüm devlet önümde eğilse, lüks araba, jet, yatlarla gezsem, ben de kafayı böyle yerim, gerçeklerden koparım.

      Valla adam yine iyi duruyo, ben onun yerinde olsam, çoktaan peygamberliğimi ilan etmiş, yukardaki ile fikir alışverişine başlamıştım.

      Hatta Mahdut Mesuliyet'li nerede? Özellikle onu bulur, saraya yakın bi eve koyar, gece gündüz adıma methiyeler yazdırırdım, sıkıysa yazmasın !

      Sil
  8. Hocam bir sonraki toplantıda oldu ya faiz artırıldı diyelim, kur bundan hemen etkilenip düşer mi? Ve de enflasyona etkisi ne olur?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bugün bile yükselmediğine göre bir daha kolay kolay kur yukarı gidemez uzun süre.
      Geçen sene 6 aydan fazla süredir 8 bandında kalmıştı, bu sefer en az 8-9 ay 13 bandına oturur.
      Millet daha yeni hesaba geçiş yapmadı. Kur fiyatları artar diye geçmiyorlar, kur fiyatları bi iki ay daha bu seviyelerde devam edince, millet zarar etmemek için DTH ları bozdurmaya başlar. Dövize dokunan yanacak bu sene.

      Geçen sene ve önceki sene iyi kazandıran döviz, bu sene dinlenmeye geçer.

      Bi laf vardır, papaz her zaman pilav yemez diye. Dolarcılar da o hesap.

      Sil
    2. böyle bir şey olamaz kuru etkileyen bir çok faktör var üstelik enflasyon çok yüksek o yüzden dolayı sadece zaman kazanırsın. Değişim için paket değişimler olmalı kapsayıcı yani enflasyon yani tüfe yeni ekonomik reformlar gelmeden düzene gelmez ekonomiyle inatlaşmak olmaz hala anlamadı bu hükümet bunu.

      Sil
  9. Hocam MB faizi indirmek yerine 20''ye çıkarsaydı, biliyoruz ki , şimdilerde daha da arttırması gerekecekti. Çünkü küresel emtia fiyatları sebebiyle (belki bu kadar değil ama) enflasyon yine artacaktı. Yatirrim yapilamayacak seviyede bir faizimiz olacaktı. İstihdam da düşecek ve yine fakirlesecektik. Yanlış mı düşünüyorum?

    Şu anda FED in yükselen enflasyona karşı faizi arttirmayi geciktirmesi de aynı şey değil mi?

    Bu yönden değerlendirir misiniz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. An itibarıyla zaten yatırım yapılmıyor. Nedeni faiz değil. Bu kadar yüksek risklerin olduğu bir yerde yatırım olmaz.
      Bizim durumumuz faizin negatif olduğu gelişmiş ülkelerden farklı. Onların parası (Dolar, Euro, Sterlin, Yen) rezerv para yani. Yani bastıkları parayla başka ülkelerin mallarını satın alabiliyorlar. Bizim paramız TL ve biz bu parayla kendi sınırlarımız dışında mal alamıyoruz. TL ile dış ticaret zorlamaları işe yaramıyor. Hiç kimse enflasyonu % 50 olan bir ülkenin parasını almak istemez. O nedenle biz o saydığım yabancı paraları kazanmak zorundayız. O nedenle onlar eksi faiz bile verse paraları talep görüyor biz eksi faiz verdikçe insanlar dolara dönüyor. Son günlerde yaşanan TL'ye dönüş kampanyaları bittiği andan yeniden dolara dönecekler.

      Sil
    2. Parası rezerv para olan devletler - Parası rezerv para olmayan devletler.
      Anlayabildiğim kadarıyla konunun bamteli tam da burası.Bu ayrıma kendimce başka bir isim buldum:”Parası para eden ülkeler - Parası para etmeyen ülkeler.”
      Parası eden ülkeler,Hoca’nın yukarıda saydıkları.Bunlar,başta abd olmak üzere,para piyasaları üzerinden dünya ekonomisini yönetebilme ve yönlendirebilme gücünü ellerinde bulunduruyorlar.Bu ülkeler(başta abd olmak üzere) merkez bankaları eliyle,özellikle 2008 krizinden başlayarak,büyük miktarlarda dijital para ürettiler.Bu paralar hem kendi ekonomilerini canlandırmak,hem de parası para etmeyen ülkeleri borçlandırıp,kontrol edebilmek için kullanıldı.Bu paralar konvertibilite sayesinde,ülkelerin sınırları dışında da kabul gördüğü(dünyaya yayılma kabiliyetine sahip olduğu için) için ilk başlarda enflasyona neden olmadı.Ancak gelinen noktada,bu ülkelerin merkez bankaları tarafından karşılıksız üretilen ve dünyaya salınan bu paraların hacmi öyle bir noktaya geldi ki,onlar da artık para etmeme riskiyle karşı karşıya kaldı!Sistem çökme riski barındırıyordu.Ne yapılacaktı?Paralar,onu üreten merkez bankalarına geri çağırılıp imha edilecekti.Para,tekrardan para eder hale getirilecekti.Talebin sabit kaldığı bir piyasadaki herhangi bir malın(bu para bile olsa) arzını kısarsanız fiyatı artar.Peki bu paranın arzı nasıl kısılacaktı???
      FAİZ ile…
      Peki faizleri arttırabilmek için ihtiyaç duyulan iktisadi sebep ne idi?
      ENFLASYON
      ”Salgın” la birlikte bu imkân doğdu.Salgının neden olduğu zincirleme etki,kartların yeniden karılıp oyunun tekrar başlamasına neden oldu.Sokağa çıkma yasakları - Üretim aksamaları - Tedarik/Lojistik zincirinde bozulma - Hammadde fiyatlarında yükselme…SONUÇ: Enflasyon!

      Dünyanın ve Türkiye’nin içinden geçtiği süreci doğru okumaya ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum.Ama bunu yapabilmek için özgür zihinlere ihtiyaç var.Eğer yaşadığımız süreci sadece 19. ve 20. yüzyılın ideolojik dogmalarıyla anlamaya çalışırsak,anlayamayız.

      Baştaki saptamama geri dönerek bitereyim.Türkiye için asıl mesele,parasını para eder bir noktaya getirebilme becerisini gösterebilmektir.Bu da para piyasası hokus pokuslarıyla(kur,faiz,borsa,kripto para vs.) olabilecek bir şey değildir.Ayakları yere basan sağlam bir iktisadi program ve plânlama ile mümkündür.

      Saygılarımla.

      Sil
  10. Hocam selamlar,

    Benim şöyle bir teorim var, ne derece dogrudur bilmiyorum o sebeple de yazmak istedim.

    Hocam ben ekonominin kötü yönetildiğine inanıyorum fakat ondan çok daha güçlü bir etki olarak bir şekilde fabrika ayarlarimıza döndüğümüzü düşünüyorum. Asıl etki burada bence.

    2008-2015 arası gerçekten tuhaf bir refah dönemi gecirdik. Milli gelirimizde çok abartı bir ilerleme olmamasına rağmen beyaz yakalılar-orta sınıf ülkeye göre çok yüksek paralar kazandi. Benim annem aile hekimiydi 2010 yılında ve o zaman 5000 dolar kazanıyordu ki dolar enflasyonunu da koysak 6500 doları eder bugünün aşağı yukarı. Sadece doktorlar değil, her iş kolundan 3-5 bin dolar kazananları görmek çok kolaydı, mühendisler, bankacılar vs.

    Olaya baksanıza hocam, almanya hollanda vs. Bizim kişi başı milli gelirimizi 5'e katlarken biz neredeyse onların kendi ülkelerinde kazandığı paralara denk para kazanıyorduk.

    Milli gelir ortadayken bir yerden patlayacağı kesindi bence. Kotü yönetim de iyice tuzu biberi oldu, belki 15 bin dolarlarda milli gelirimizi iyi bir yonetimle sabitleyebilecekken şimdi 7-8 bin dolarlar konuşuluyor.

    Yani hocam kısaca ben para politikasının faizlerin vs. Bu olaylarda büyük bir payı olduğunu dusunmuyorum. Bir sekilde bir patlama olacaktı ve oldu. Faizler yukselse belki şirketler maasları ödeyemeyecekti bilemiyorum, ama ben sadece milli gelir ve alım gücüne bakıyorum. Evet döviz 1 senede %80 değer kazandı ama insanlar da ortalama %50 zam aldı. Belki faizler yuksek tutulsa %30 değer kazanacakti fakat insanlar da %1 zam alacaktı. Az cok alım gücümüz aynı kalırdı diye dusunuyorum. Faiz olayının da bu sıcak paralar bittikten sonra olayın patlaması için bir kılıf olduğuna inanıyorum.

    Düşüncelerim bu sekilde, cidden doğruluk payı var mı dediklerimin hocam cevap verirseniz çok sevinirim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğru tarafları çok, eksikleri de var ama genel olarak doğru diyebilirim.

      Sil
  11. Hocam, yakınlarda yeni bir maliye, ssg yapılandırması var mı? 7326 dan ucu ucuna faydalanamadık, yeni bir af varsa başvurmak isterim, bilenler ışık yakarsa sevinirim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bilmiyorum. Maalesef Türkiye'de her şey sürpriz. Bilenler yanıtlarsa ben de sevinirim.

      Sil
  12. Mahfi bey kendilerini birşey sanan bazı okurlarınız dine alenen hakaret ve laf attığında paylaşmanız ve dinsizliğe atılan eleştirileri de yayınlamamanızı büyük bir dikkatle takip ediyoruz .. yani bu ekonomi yorumları ayağına burada insanların inançlarını aşağılayan cahiller biraz merak edip araştırsalar ..

    Cahilliğin en kötüsü bilmemektir ondan kötüsü bilmediğini bilmemektir ondan kötüsü herşeyi biliyorum zannetmektir .

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eleştirileri yayınlıyorum ama hakaretleri yayınlamıyorum. Gözden kaçanlar varsa ve saptayabilirsem sonradan siliyorum. Dinsizliğe yönelik eleştirilere de aynı yaklaşımı sergiliyorum. Hakaret varsa yayınlamıyorum.

      Sil
    2. Hocam, bu arkadaş belli ki dinler konusunu detaylı şekilde araştırmış, konuya hakim bir arkadaş. Kendisine naçizane tavsiyem, böyle yuvarlak lâflarla hem yorumcuları hem de sizi itham etmek yerine inancına hakaret edildiğine inandığı yorumlara derin bilgisiyle cevap vermesi, yanlışları göstermesi ve okuyanları da o konuda aydınlatmasıdır. Benim bildiğim kadarı ile fikir paylaşımı bu şekilde yapılır...

      Sil
    3. Hakaret içermeyen yorumu olursa elbette yayınlarım.

      Sil
    4. Mahfi bey

      Peki sizi de eleştirebilir miyiz ;-)

      Sil
  13. Hocam, CDS priminin birimi baz puan olmayacak mı?

    YanıtlaSil
  14. Hocam öncelikle elinize sağlık. Aynı dönemlere ilişkin aynı verileri Şenol Babuşcu da twitter hesabında paylaşmıştı. Ortak bir çalışma mıdır? Şenol Hoca'ya atıf göremeyince dikkatimi çekti.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. BU veriler hepimizin izlediği veriler, kaynakları da biz değiliz. O nedenle herkes kullanıyor. Şenol Hoca benim sevdiğim, takdir ettiğim bir hoca. Twitter paylaşımını gördüm ama eğer bu verileri bir yazısında kullanmış olsaydı elbette atıf yapardım.

      Sil
  15. Bütün göstergeler ekonomik dengelerin bozulduğunu gösteriyordu. Kur ve enflasyonun mevcut seviyelere geleceğinden kimsenin şüphesi yoktu. Hükümet gösterge faizini indirerek 'biz faiz lobisine direniyoruz' söylemiyle algı çalışması yapıyor. Biz de yedik !!! Öyle yada böyle piyasa faizleri olması gerektiği seviyede.

    YanıtlaSil
  16. Cahiliye devrini yaşıyoruz rehberimiz bilim değil cehalet

    YanıtlaSil
  17. Sayın Eğilmez, yazınız da Nas Suresine hiç değinmemişsiniz. Ayrıca Nas suresinde malum Faiz konusuna değiniliyor , ancak maalesef Enflasyon, Pahalılık konularına hiç değinilmiyor. Bunlar acaba pek önemsenmiyor mu? 18 Şubat, 00:14 Adsız rumuzuyla yazan okurunuz beni aydınlatabilir mi acaba? Teşekkürler, Saygılar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nas Suresini bilmediğinizi, kulaktan duyma bilgilerle yorum yaptığınızı görüyorum. Nas Suresinde faize değinilmiyor. Sure şöyle (Diyanet Çevirisi):
      "Rahmân ve Rahîm olan Allah´ın adıyla De ki: Cinlerden ve insanlardan; insanların kalplerine vesvese veren sinsi vesvesecinin kötülüğünden, insanların Rabbine, insanların Melik'ine, insanların İlah'ına sığınırım."

      Sil
    2. Mahfi hocam, güzel yazınız için teşekkürler.
      Thomas Gray'in söyleyeşinin üstünden 250 yıl geçse de ünlü sözü "cehalet mutluluktur" ülkemiz için halen geçerli.
      Bir inşaat mühendisi olarak, şehirlerimize baktığımda aynı veya daha düşük maaliyetlerle çok daha güzel bir yapılaşmamız olabileceğini bilmek mutsuzluk veriyor bana. Çok uzaklara gitmeden "İmar Barışı" adındaki iskan çözümümüz (?) olmasaydı en azından daha güvenli yapılarımız olurdu diyorum kendi sektörümle ilgili. Uygun kredi imkanı bulan kişilerin gönül rahatlığıyla aldıkları evlerin içine girerken korkuyorum. İstanbul'dan her çıkışmda oh be bu kez de sağ salim atlattım diyorum içten.
      Ne mutlu, bilip de mutlu kalabilenlere.

      Sil
  18. Hocam ekonomide kayıp yıllar başladımı?

    YanıtlaSil
  19. Kopeginiz var mi kopek bakiyor munuz
    Doberman buldog vs

    YanıtlaSil
  20. Merhaba imtina-i mesuliyet eden zat-ı meçhul
    Esasen ben Mahfi beyi bir ekonomist olarak takip ediyor ve ekser mesailde kendisine itibar ediyorum. Bazen kendi fikir dünyasının verdiği his ve heyecanla benim fikirlerime çelme taksa da ekonomi bilgisine bir diyeceğim olamadığı için kendisini zevkle takip ediyorum... Binaenaleyh kendisinin herhangi bir tahkirini de görmüş değilim.
    Fakat bir insan her mesele de sahib-i ihtisas olamıyor hal böyleyken insanoğlu egosunun yardımıyla da her meseleye karışmak ve söz söylemek istiyor. Buradan sonra niza çıkıyor. Yani şu güzel mecra da Mahfi beyin bilimsel yazılarına bu minval üzre yorumlar yapmak mümkünken bazıları her meseleyi getirip dine bağlayıp bütün suçu dine ve dindarlara atma gayretleri çok çirkin duruyor.

    Bu arada suret-i tahfif ile benim derin ilmimden bahsetmişsiniz ama öyle bir iddiam yok. Güya bazı meselelerde izahat getirmemi arzu ediyorsunuz. Evvela ben elhamdulillah haddimi biliyorum ve kibirden ictinab ediyorum inşallah ama gel gör ki bu tevazumda dinime ait malumatımı tebliğ etmeme mani olmaz. Zaten biz müslümanlar her zaman akıl ve mantığı esas alırız. Kuran hep fezlekelerde der ki hiç akıl etmiyor musunuz, hiç düşünmüyor musunuz vb. direkt aklı kullanmaya teşvik ve emir var. Onun için İslamiyetin akıl ile izah edilemeyen hiç bir meselesi yoktur. Fakat bunu iki kelime ile burada hulâsa etmek mümkün değildir.

    Size şöyle bir tavsiye verebilirim. Bu dünyaya imtihan için geldik ve insanın varlığı inkar edilemez sonra da bu insanın nereden geldiği ne olduğu ve nereye gittigini dinler dışında anlatan yok. Biz Müslümanlarca Allah in varlığı hakikati zahirdir ve bütün delil ve bürhanlara rağmen imtihan sırrı sebebiyle herkes inanmak ve inanmamakta şahane serbest... Inanmak isteyip araştıran kişilere bu yol kolaylaşıp belirginleşiyor, inanmak istemeyenlere de bu yol iyice kapanıp karanlıklaşıyor yani bütün mesele hangisini seçmek istediğinizde saklı. ..

    Kur'an, bu dâr-ı imtihanda bir tecrübe suretinde, bir müsabaka meydanında beşerin tekemmülü için nâzil olmuştur. Elbette şu dünyevî ve herkese görünecek umûr-u gaybiye-i istikbaliyeye yalnız işaret edecek ve hüccetini ispat edecek derecede akla kapı açacak. Eğer sarahaten zikretse sırr-ı teklif bozulur.

    Fakat sırr-ı teklif olan imtihan ve tecrübe muktezasıyla, elbette bedahet derecesinde ve ister istemez tasdike mecbur kalacak derecede hakikatler açık olmaz perdeli olur. Çünkü sırr-ı imtihan ve hikmet-i teklif iktiza eder ki akla kapı açılsın ve aklın ihtiyarı elinden alınmasın. Eğer gayet bedihî bir surette olsa o vakit aklın ihtiyarı kalmaz. Ebucehil de Ebubekir gibi tasdik eder. İmtihan ve teklifin faydası kalmaz. Kömür ile elmas bir seviyede kalırdı.

    (Sayın Mahdut mesuliyetli lütfen okuyunuz zira size cevaptır.)


    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ölmemiş olsa deli Said bana cevap vermiş diyeceğim :)

      Sil
  21. Sayın bağnazlığımızı azaltalım

    Mahfi bey iyi niyetle size güzelce cevap vermiş fakat sizin benimle dalga geçmek istediğinizi anlamamış herhalde. Bence siz zaten o nas ın bu nass olmadığını iyi biliyorsunuz.

    Amma emin olun ben bu meselelerde bilgi sahibi olmazsam konuşmazdım bunu kendini beğenmişlik gibi anlamamanızı rica ediyorum.

    Fakat benim inançsız birine gösterdiğim saygıyı ondan da bekleme hakkım vardır diye düşünüyorum. Yoksa dünya yaşanmaz hale gelir.

    Sayın Mahdut Mesuliyetliye bir cevap yazdım sizin de okumanızı rica ederim.

    YanıtlaSil
  22. Hocam, şu yaşadığımız durum Çin'in etkilenen ekonomisinden dolayı düşen verimini ödememiz değil mi?

    Yani Çin'in maliyeti bize de yansıyor, Batı dünyasına da. Yanılıyor muyum?
    Biz bunu yönetim hatası da eklenince aşırı yüksek enflasyon olarak görüyoruz.

    Ama, batı dünyası da son 30-40 yıllık tarihlerinin en büyük enflasyonlarını yaşıyorlar.
    Bizimkiler kötü de, Batıdakilerin de elleri mahkum kalıyor bir yerden sonra baş edemiyorlar.
    Aylar geçti Batı MB faizleri artıramıyor, bi iki aya artırmaya başlayacağız diyorlar. Yanılıyor muyum?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Siz Batılıları dert etmeyin. Onlar da aynı kağıda basıyorlar paralarını ama biz o parayı kazanmaya uğraşıyoruz. Oysa bizim paramıza talep yok.

      Sil
    2. Hocam, anladım, adamların parası altın değerinde -gibi-

      Peki ya sizin yazılarınız?
      3 yıl önce FB ye açık mektup yazmışsınız. Aynı değeri bugün de koruyor.
      30 yıl sonra sizin torun o yazıyı alsa, dedem 33 yıl önce yazdı hala geçerliliğini koruyor derse,
      bunun para karşılığı nedir?

      Maksat kağıda mürekkep basmak ise, aynı kağıda siz de mektup yazmışsınız.

      Sil
    3. Çinlilerle Avrupalılar başedemezler. Onlarla biz başederiz. Çinliler korkudan dünyanın en büyük seddini inşa etmişler bize karşı.
      Avrupalılar Çinle başetcez diye anca havanda su döver.
      Çinli Türkiyeye gelse feleğini şaşırır.
      Avrupalı zaten ne yapacağını şaşırmış durumda.
      Bakan enfllasyona kültürel demiş, herifler hala anlama eşiğine gelemedi.

      Sil
  23. Mahfi bey

    Objektif haber kaynaklarına ulaşma konusunda biz sıradan vatandaşlara göre daha deneyimli olabilirsiniz.

    Şu Rusya-Ukrayna gerginliği meselesinde, Rusya'nın da ABD-NATO'nun da güdümünde olmayan, objektif yayın yapmaya çalışan haber ve analiz sitelerinden birkaçını yazar mısınız size zahmet olmazsa? (Türkçe ve İngilizce)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bilenler yazarsa sevinirim. Çünkü ben tarafsız yayın yapana pek rastlayamadım.

      Sil
  24. Hocam, piyasada denge filan kalmamış, bugün bir kamu bankasında güvenlik görevlisi maaşı 6-7 bin TL, aynı kıdemde aynı işi yapan başka bir kamu bankasında aynı görev 9 bin TL maaş ile yapılıyor. İkisi de kamu bankası. İki personel de aynı sınavdan geçip aynı zamanlar da işe başlamışlar, birine bir diğerine öbür kamu bankası düşmüş.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet eskiden kamuda eşit işe eşit ücret sistemi vardı, demek ki o da gitmiş.

      Sil
  25. Hocam, geççek mi?

    YanıtlaSil
  26. Madem "din" konusu tekrar açıldı, ben de açık açık ve "hakaret etmeden" soruyorum:

    Soru 1: Türkiye'de "eleştirmek" fiili ile "hakaret etmek" fiili niçin sık sık karıştırılıyor?

    Soru 2: İslam'ı Türkiye'de eleştirmek niçin çok zor? (Cevabınızı yazarken; İran'ı, Suudi Arabistan'ı, Pakistan'ı, Afganistan'ı örnek olarak getirip, Türkiye'nin çok özgür olduğundan bahsetmeyiniz. Eğer cevap yazacaksanız, bu hususa lütfen dikkat ediniz.)

    Soru 3: İslam'ın akıl ile izah edilemeyen hiçbir meselesi yok ise, bunu iki kelimeyle izah etmek niçin zor? Sık sık, İslam'ın "kolaylık dini" olduğu söylenir. Eğer "kolaylık dini" ise, akıl ile olan meselesi de kolaylıkla izah edilebilmeli. Eğer izah edilemiyorsa, kendisiyle çelişmiş olmuyor mu?

    Soru 4: İslam'da ve diğer bütün dinlerde, hem kendi içlerinde tek tek, hem birbirleri ile kıyaslandığında; "çelişkiler" hiç yok mu? Eğer çelişki olduğu kabul edilirse, dinlerin toplumlardaki yeri mi sarsılır?

    YanıtlaSil
  27. Merhaba
    Bu meseleler bu ekonomi sayfasında pek uygun olmuyor.. ben buraya Mahfi beyin ekonomik analiz ve okumalarından istifade etmek için bakıyorum. Sadece saygı çerçevesi aşılmasın diye o mesajı yazmıştım. Maksadım münakaşaya mahal vermek değildi.

    Sorularınıza gelirsek yani gerçekten bunlar merak ettiğiniz meseleler ise mahsulat-ı fikriyemi yazayım ama inşaallah başka sorularla burayı meşgul etmeyiz. Mahfi hocam kusurumuza bakmasın ama cevab yazmasam bilmiyor kaçtı-gitti olucak biraz. Her ne ise.

    Cevap 1: Belki de siz bu ikisinin mahiyetine vâkıf değilsiniz veya alamet-i farikalarını teşhis edemiyorsunuzdur.

    Cevap 2: Türkiye de İslamiyeti gerçekten dinsiz olanlar çok güzel özgürce ve medenice eleştiriyorlar ve bizde onlara saygılıyız hatta onları ciddiyetle dikkate alıyoruz. Ama öyle münafık bir güruh var ki hakaret etmenin özgürlüğünü arıyor. Hemde bazı kimlik müslümanları var aslında dinin ona yaptığı içtimai tazyike tahammül edemeyip gizlice dine olan nefretini kusuyor. Bu ince sır içindir ki İslam da kâfirin hakk-ı hayatı vardır fakat mürtedin yoktur.

    Cevap 3: Bunu sormana hayret ediyorum ve şu basit örnekle anlamanı bekliyorum. Nasıl ki Mahfi Hocam yılların birikimi olan bütün iktisad bilgisini iki kelime ile kafamızın içine idhal edemiyorsa aynen öyle de İslamın uzun ve derin meseleleri iki kelimeyle izah edilemez. Eğer bunu anlamaz isen sana inad hastalığı teşhisinde bulunacağım.

    Cevap 4: Bizim iddiamız ve davamız şudur ki İslam dışındakileri başlangıç dönemleri itibarıyla geçerli iken uzun zaman ve fazlaca tahriflerden sonra İslamın gelmesi ile hepsi geçersiz hale gelmiştir şuan indallah tek din islamdır ve sebeb-i saadet-i ebediyye yalnız odur. Bununla beraber bizim o kitapların da aslına inanır ve o peygamberlerin gerçek hallerine inanırız .


    (Ben burayı işgal etmek istemezdim fakat cevap hakkı doğuyor lütfen meseleyi ekonomiye getirelim.. dini merak edenler açıp Kuran ve hadisleri ve tefsirleri ve ehl-i sünnet ulemayı okuyabilirler amma kuru bir meal okuyup işte kuran budur anladım demenin de hiç kimseye görülmüş bir faydası yoktur. Zira kuranı en iyi peygamber anlar yani hadisler hadisleri de en iyi peygamberin yanındakiler anlar onlarda sahabeler onlarıda en iyi onların yolundakiler anlar. Bu muhkem bir teselsül ile bize kadar gelir. An şart ki herkesin kafatasında beyni ve beyninde de aklı olsun ve bilhassa istimal-i akla muktedir olsun)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. “Belki de siz bu ikisinin mahiyetine vâkıf değilsiniz veya alamet-i farikalarını teşhis edemiyorsunuzdur.”

      Sorulan soruya cevap vermediniz ve “ad hominem” yaptınız. “Soru 1”i tekrar okuyup, anlamaya çalışınız.

      “Türkiye de İslamiyeti gerçekten dinsiz olanlar çok güzel özgürce ve medenice eleştiriyorlar ve bizde onlara saygılıyız hatta onları ciddiyetle dikkate alıyoruz.”

      Türkiye’de “dinsiz” olarak mimlediğiniz kişilerin sayısı çok az. Çıkardıkları “gürültü” ise, sayıca çok dindarların çıkardıkları “gürültü”nün yanında vızıltı kadar. Sayıca az olsa da dinsiz kişilerin özellikle İslam’a getirdikleri eleştirilerin neredeyse hiç duyulmamasının, gündeme neredeyse hiç gelmemesinin “temel” nedeni; dindarların Türkiye’deki hegemonyasıdır. Sadece sizin ciddiyetle dikkate almanız yetmez. Türkiye’de dindarlar, önce kendilerini sorgulamalıdır.

      “öyle münafık bir güruh var ki hakaret etmenin özgürlüğünü arıyor. Hemde bazı kimlik müslümanları var aslında dinin ona yaptığı içtimai tazyike tahammül edemeyip gizlice dine olan nefretini kusuyor. Bu ince sır içindir ki İslam da kâfirin hakk-ı hayatı vardır fakat mürtedin yoktur.”

      Türkiye’de “münafık güruh” olarak itham ettikleriniz arasında, zaten sayısı çok az olan dinsizlerin içinde neredeyse yok (bir elin parmaklarını geçmez). Fakat, Türkiye’de, sayıca çok olan “dindar güruhlar” arasındaki hegemonya kurma savaşı onyıllar boyunca sürdüğünden; “münafık gürüh” olarak birbirlerini itham eden dindarlar epey çok.

      Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde akademisyenlik yaparken, Türkiye’de “dindar güruhlar” arasındaki hegemonya savaşları esnasında düşman ilan edilen (ve emekli olmaya “zorlanan”) Prof. Dr. Mustafa Öztürk’ün başına neler geldiğini dikkatle araştırınız. Mustafa bey, bizzat Türkiye’deki “dindar güruhlar” tarafından münafık ve mürtet ilan edildi.

      Mustafa bey, Türkiye’deki “dindar güruhlar” tarafından nasıl “kovulduğunu” anlatıyor, izleyin ve hakikati öğrenin:
      https://www.youtube.com/watch?v=6LfMnOC4iWM

      Sil
    2. “Bunu sormana hayret ediyorum ve şu basit örnekle anlamanı bekliyorum. Nasıl ki Mahfi Hocam yılların birikimi olan bütün iktisad bilgisini iki kelime ile kafamızın içine idhal edemiyorsa aynen öyle de İslamın uzun ve derin meseleleri iki kelimeyle izah edilemez.”

      Sık sık, İslam’ın “kolaylık dini” olduğu iddia edilir. Eğer bunu, en az Mahfi beyin iktisat bilimini izah edişi kadar sade, basit ve anlaşılabilir nitelikte izah edemiyorsanız; iddianızdan vazgeçmelisiniz. Sadelik, basitlik ve anlaşılabilirlik aramak; pespayelik yapmak, bayağılık yapmak değildir. İslam’ın “kolaylık dini” olduğu iddia edildiğine göre, bu iddia ispatla mükelleftir. En az Mahfi beyin ekonomideki olayları kolayca, basitçe izah edişi gibi, “İslam’ın akıl ile izah edilemeyen hiçbir meselesi yok” iddianızı kolayca, basitçe izah edemiyorsanız; iddianızı bırakınız.

      “Eğer bunu anlamaz isen sana inad hastalığı teşhisinde bulunacağım.”

      “Ad hominem” yaptınız.

      “Bizim iddiamız ve davamız şudur ki İslam dışındakileri başlangıç dönemleri itibarıyla geçerli iken uzun zaman ve fazlaca tahriflerden sonra İslamın gelmesi ile hepsi geçersiz hale gelmiştir şuan indallah tek din islamdır ve sebeb-i saadet-i ebediyye yalnız odur. Bununla beraber bizim o kitapların da aslına inanır ve o peygamberlerin gerçek hallerine inanırız.”

      Diğer dinlere inananlar da, İslam hakkında, sizin onlar hakkında yazdıklarınız gibi düşünüyor. Kendi dinlerinin “tek doğru”, “tek hakiki” olduğunu iddia ediyor. Matah bir şey yazmamışsınız, dinler arasındaki standart rekabeti bir de Mahfi beyin sitesinde bir kez daha dile getirmişsiniz o kadar.

      (Ben burayı işgal etmek istemezdim fakat cevap hakkı doğuyor lütfen meseleyi ekonomiye getirelim.. dini merak edenler açıp Kuran ve hadisleri ve tefsirleri ve ehl-i sünnet ulemayı okuyabilirler amma kuru bir meal okuyup işte kuran budur anladım demenin de hiç kimseye görülmüş bir faydası yoktur. Zira kuranı en iyi peygamber anlar yani hadisler hadisleri de en iyi peygamberin yanındakiler anlar onlarda sahabeler onlarıda en iyi onların yolundakiler anlar. Bu muhkem bir teselsül ile bize kadar gelir. An şart ki herkesin kafatasında beyni ve beyninde de aklı olsun ve bilhassa istimal-i akla muktedir olsun)

      İslam’ın “kolaylık dini” olduğu idda ediliyor. Ve siz de “İslam’ın akıl ile izah edilemeyen hiçbir meselesi yok” diye iddia ediyorsunuz. Bunu sade, basit, anlaşılabilir nitelikte izah edemiyorsanız; iddianızdan vazgeçmelisiniz. Kolay olduğunu iddia ettiğiniz İslam’ı bizzat kendiniz zorlaştırıyorsunuz, sonra işin içinden çıkamayınca da, İslam’ı akıl ile izah edemeyince de etrafınıza çemkiriyorsunuz. İnsanlara sürekli istikamet vermeyi bırakınız.

      Sil
  28. 2023'de Lozan'ın gizli maddeleri açıklandığında Mahfi bey ne tepki verecek gerçekten çok merak ediyorum...

    YanıtlaSil
  29. Her kararın olumlu ve olumsuz etkileri var bunu siz daha iyi biliyorsunuz hocam ben de faiz indirimi tarfatarı değilim ama faiz ler yükseltilseydi bunun ülkemize ve hane halkına yansıyanbaşka olumsuzluklar olacaktı ülkemizn ekonomisi gül gülistanlık olmayacaktı değil mi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Faiz indirilmek yerine yükseltilseydi bugün yaşanan olumsuzlukların onda birinin yaşanmayacağından emin olabilirsiniz.

      Sil
  30. Hocam üniversite sınavına hazırlanıyorum. Türevin geometrik yorumunda zorlanıyorum. Bana ne tavsiye edebilirsiniz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim hocam. Dün baya üstünde durduktan sonra anladım. Kolay gelsin hocam.

      Sil
  31. peki hocam TL şu ana kadar rezerv para olamamasında suç kimin ?Eğer rezerv statüsüne tl ulaşamazsa öyle faız indir faiz kaldır la hiçbir sorunumuzu çozemeyeceğıiz kaldı ki nobel ödülü iktisatçı da davet etsek o da çözemeyecek bu kadar acı bir gerçek

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sorun Nobelli iktisatçıda değil, sorun o iktisatçıları dinlemeyen ve kendi bildiğini yapan siyasetçilerde.

      Sil
  32. Hocam herşeyi açık ve net anlatmışsınız teşekkür ediyoruz. Anlaşılıyor ki biz gereksiz yere "ya tutarsa niyetiyle" bir türbülansa sokulmuşuz. Aslında geçmiş yıllarda da bu hamle düşüncesi hep vardı ancak bu kadarına cesaret edemiyorlardı. İçlerinden; "biz nasıl bu hatayı yaptık" diye düşündüklerinden yüzde yüz eminim. Bu kararları verenlerin kkm'ın dönüşlerinin başlayacağı Mart 22 den sonraki her gece uykularının nasıl kaçağını hep birlikte göreceğiz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O tarihte başka şeyler bulurlar.

      Sil
    2. Sn Cem,

      Bir şeyin hata olup olmadığı nereden baktığınıza göre değişir. Örneğin 8'den dolar alıp 18'den satabilmiş ve 11-12'den yerine koyabilmişseniz, düşük faizden yararlanıp kamu bankalarından yüklü krediler alabiliyorsanız, %14'le merkez bankasından borçlanıp %26 ile hazineye borç vererek batık krediler nedeni ile bozulan bilançonuzu düzeltebiliyorsanız v.s. Ortada bir hata yoktur...

      Sil
    3. Ne kadar iyi niyetliyim değil mi? :))

      Sil
    4. Bence siz olması gerekeni düşünmüşsünüz de karşınızdakilerin niyeti bozuk...

      Sil
  33. Hocam, ben bahsi geçen değişkenler (faiz, enflasyon, kur vb.) arasında tek yönlü değil, karşılıklı iki yönlü etkileşim (neden-sonuç ilişkisi) olduğunu düşünüyorum. Yani bunları yanyana duran iki kutu gibi düşünürsek, hem birincisinden ikincisine hem de ikincisinden birincisine giden oklar mevcut. Faizin enflasyonu artırdığı sizin hem bu hem de daha önceki bazı yazılarınızda açık bir biçimde ortaya kondu. Bu ilişkiyi faizden enflasyona doğru giden bir ok olarak düşünebiliriz. Enflasyon arttığında ise tanım gereği kur artacaktır. Kur arttığındaysa "teorik" olarak para biriminizi korumak için onu faizini artırmanız gerekir.Bu durumda ilişkiyi enflasyondan faize giden bir ok ile temsil edebiliriz. Bu tür karşılıklı ilişkiler "Sistemler Kuramı" bulgularıyla daha uyumlu diye düşünüyorum.

    YanıtlaSil
  34. Yunanistanda da siyasetçiler daha mi iyi bizimkilerden ki ekonimileri bizden daha iyi veya ab den yararlandıkları için mi ?Eğer öyleysr biz ab adaylagımızı neden geri çekmiyoruz yararlanamıyorsak ingiltere girdi çiktı biz hala aday gözüküyoruz ,ben şahsen bunu komik buluyorum

    YanıtlaSil
  35. Hocam merak ediyorum bir ülkede enflasyon diye bir şey olmasa ne olurdu

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Lozan Antlaşması 2023'de Bitecek, Biz de Madenlerimizi Çıkarabileceğiz

Bir Şehir Efsanesi: Merkez Bankası'nın Sahibi Kim?

Doların Geleceği