Ukrayna Savaşının Ekonomik Etkileri: Güncel Değerlendirme

Savaşın Finans Piyasalarına Etkileri

Rusya’nın, Donbas bölgesinden sonra bütün Ukrayna’yı işgale başlamasıyla savaş farklı bir boyuta taşınmış oldu.

Savaşın finansal piyasalarda yarattığı ilk etkileri aşağıdaki tablo özetliyor:  





ABD, bölgeye uzak olduğu, Rusya ile doğal gaz alış verişi olmadığı ve bir sıcak savaşa girme eğilimi sergilemediği, karşılıklı ticaretin kesilmesinden de ABD zararlı çıkmadığı için (ABD dış ticarette Rusya’ya karşı 14 milyar dolar dolayında açık veriyor) Dolar Endeksi değer kazanıyor. Avrupa ise Rusya ile ticaret ilişkilerinin sekteye uğramasından Rusya’nın tutumuna göre oldukça zararlı çıkabilir. Çünkü Avrupa ülkeleri doğalgazı büyük ölçüde Rusya’dan alıyor Avrupa’nın 2021 yılında Rusya’dan aldığı doğalgazın toplam miktarı 155 milyar m3 (bu miktar toplam tüketimlerinin yüzde 45’ine denk geliyor.) Bu kadar yüksek miktarlı ithalatın başka üreticilere kaydırılması kolay değil. Karşılıklı ambargolar çerçevesinde Rusya’nın doğalgazı kesme olasılığının varlığı Euro’nun değer kaybetmesine yol açıyor. 

Altın, bu tür gerilimlerde ‘güvenli liman’ olarak öne çıktığı için bugünlerin en fazla prim yapan varlığı konumunda bulunuyor. Gram altın ise hem Doların hem de altının değer kazanması nedeniyle hızla yükseliyor.

Dünyayı en çok ilgilendiren malların başında gelen Brent Petrolün de değeri inanılmaz bir hızla yükseliyor. Bu yükseliş petrol üreticisi ülkeler dışında kalan bütün ekonomilerin aleyhine bir gelişmeyi işaret ediyor.

ABD ve Avrupa’nın Rusya’ya Uyguladığı Ekonomik Önlemler ve Ortaya Çıkacak Sonuçlar

28 Şubat günü ABD ve Avrupa peş peşe Rusya’ya uygulayacağı yasaklamaları ve kısıtlamaları açıkladı: Rusya Merkez Bankası’nın 643 milyar Dolar tutarındaki döviz rezervlerinden ABD ve Avrupa Merkez Bankalarında saklanan miktara erişimini bloke ettiler. Ki bu miktar toplamın yarısı dolayında bulunuyor. Rusya’nın varlık fonlarının uluslararası piyasalardan borçlanması durduruldu. Rus bankalarının çoğu uluslararası parasal transfer sistemi olan SWFT sisteminden dışlandı. Rusya bankalarının tümüyle SWIFT sisteminden ihraç edilmemesinin nedeni Başta doğalgaz olmak üzere Rusya’nın enerji ihracatına devam edebilmesidir. Aksi takdirde Avrupa’nın doğalgaz ihtiyacını karşılama imkânı kalmayacaktır. Bu yaklaşım, kendi çıkarları söz konusu olduğunda ABD ve Avrupa’nın farklı tavır alabileceğinin en net kanıtıdır.

Bu savaşın ve savaşa bağlı olarak uygulanan önlemlerin dünya ekonomisi üzerinde yarattığı bazı olumsuz etkilere ilk tabloda yer verdik. İleriye doğru bu etkiler nasıl olacak onlara da bakalım: Bu koşullar devam ettiği sürece ham petrolün varil fiyatının 100 Doların altına düşmesinin pek mümkün olmadığı, doğalgaz fiyatının da bugünkünün iki katına kadar yükseleceği tahmin ediliyor. Fiyatın bu düzeye çıkmasının kaya gazı ve kaya petrolü üretimini teşvik etmesi beklenebilir. Eğer gerçekten de kaya gazı ve kaya petrolü üretimi ağırlık kazanırsa bu gelişme fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskı yaratabilir. Bununla birlikte her ikisinde de üretime geçilebilmesi için fiyatların bu düzeyde kalacağına ilişkin bir beklenti oluşması gerekiyor. An itibarıyla henüz böyle belirgin bir beklenti oluşmamış durumda. Savaşlarda genellikle tarımsal ürünlerin fiyatları hızla yükselir. O nedenle zaten belirli bir düzeye çıkmış olan buğday, arpa ve mısır gibi ürünlerin fiyatlarının daha artması bekleniyor. Kuşkusuz bu artışlar özellikle bunlara muhtaç olan fakir ülkeler için büyük sorunlara yol açacak. Savaş ve alınan karşılıklı kısıtlayıcı önlemler dolayısıyla tedarik zincirinde ciddi kırılmalar yaşanması da beklentiler arasında yer alıyor.  

Rusya, özellikle otomotiv sanayiinde kullanılan dört önemli metalin (alüminyum, paladyum, titanyum ve nikel) önde gelene üreticilerinden birisi konumunda bulunuyor. Şimdiden bu metallerin fiyatlarında önemli artışlar söz konusu oldu. Aşağıdaki tablo bu gelişimi gösteriyor:


Rusya ile karşılıklı ambargo uygulamasına bu metaller de girerse otomotivde ciddi fiyat artışları yaşanacak demektir.

Savaşın devam etmesi halinde tedarik zincirinde çok daha ileri bozulmaların ortaya çıkacağını, her alanda fiyat artışlarının hızlanarak devam edeceğini tahmin etmek zor olmasa gerek.

Dünya küresel finans krizine girdiğinde ABD, Avrupa, Japonya ve İngiltere Merkez Bankaları, Hazine tarafından çıkarılmış uzun vadeli tahvilleri ve diğer bazı kurumların senetlerini satın alarak piyasaya bol miktarda para sürmeye başladılar. Küresel krizin başlarında bu dört merkez bankasının bilanço büyüklüğü kabaca 3 trilyon dolar dolayındaydı, bugün yaklaşık 30 trilyon dolar dolayında bulunuyor. Geçen yıla gelinceye kadar para arzındaki bu genişleme enflasyonist etkiler yaratmamıştı. Son altı ayda bu görünüm değişmeye başladı ve ABD, Avrupa ve İngiltere’de enflasyon hızlı bir yükseliş içine girdi. Bu aşamada artık gelişmiş ülkeler eskisi gibi para arzını artırıp enflasyon yaratmadan büyüme olanağını kaybettikleri için enflasyonla büyüme arasında seçim yapmak zorundalar. Bir başka ifadeyle artık parasal genişleme de büyümeyi toparlamak için kullanılabilecek bir araç olmaktan çıkmış durumda.

Özetle söylemek gerekirse savaşın dünya ekonomisi üzerinde üç önemli etkisi olacak: (1) Fiyatlar artacak ve dünyada başlayan enflasyon yükselişi artarak devam edecek. (2) Dünya ticareti daralacak. (3) Bütün dünyada ekonomik büyüme düşecek ve birçok ülke resesyona ya da slumpflasyona girecek.  

Savaşın Türkiye Ekonomisine Etkileri

Türkiye’de finansal göstergelerin savaş başındaki durumuyla ilk 9 gün sonundaki durumunu geçen yılın son günündeki göstergelerle birlikte aşağıdaki tabloda gösteriyoruz:

Görüleceği gibi Türkiye, finansal göstergeler açısından savaştan önce de son derecede sıkıntılı bir durumda bulunuyordu. Enflasyonun yüzde 50’leri bulduğu, Dolar kurunun 13’ün üzerinde olduğu ve ekonominin risk priminin (CDS primi) 500’lerin üzerinde olduğu bir aşamada bu savaş ortamına girmiş bulunuyoruz.

Bu savaş Türkiye ekonomisine ilk darbeyi USD/TL kuru üzerinden vurmuş bulunuyor. Kur yükselmeye devam ediyor ve bu yükseliş ithal maliyetlerimizi artıracağı için zaten G20 ülkeleri arasında rekor düzeyde olan enflasyonu daha da yukarı itecek.

Yılbaşında 76 dolar olan ham petrolün varilinin savaş nedeniyle bugün 115 dolar dolayında bulunuyor. Ham petrolün varil fiyatındaki her 10 dolarlık artış cari açığa yaklaşık 4,4 milyar dolarlık yük getiriyor. Bu hesaba göre eğer petrol fiyatları bu düzeyde kalırsa cari açığa bir yılda 15 milyar doların üzerinde ek yük gelecek demektir.

Bir başka sorun turizm gelirlerinde karşımıza çıkacak. 2022 yılında 35 milyar dolar dolayında turizm geliri bekleniyordu. Türkiye, an itibarıyla tarafsız kalmış ve Boğazları Montrö Boğazlar Sözleşmesine dayanarak kapatmış bulunuyor. Bu tutum şimdilik Rusya’dan ve NATO’dan tepki çekmemiş olsa da Rus turistlerin gelmesi sıkıntıya girebilir. Benzer bir durum Avrupalı turistler açısından da söz konusu olabilir. Hatta Avrupalılar, Rus turistlerin Türkiye’ye gelmesi halinde gelmeyeceklerini öne sürmeye başladılar. Böyle bir gelişme turizmini yavaş yavaş toparlayan Türkiye açısından yaklaşık 15 milyar dolarlık bir döviz kaybı demektir.

Buna göre savaşın devamı ve yaratacağı etkilerle yalnızca petrol fiyatı artışı ve turizm geliri kaybının toplamı 30 milyar doları buluyor. Buna doğalgaz fiyatlarında ortaya çıkacak artışı ve diğer ithal mallardaki fiyat artışlarının etkisini de eklersek fatura büyüyor.

Bir başka sorunlu konu kur ve altın fiyatı yükseldikçe Hazine’ye binecek yükte artışa yol açacak olan kur ve altın korumalı mevduat hesaplarıdır. Döviz kurlarında ve altın fiyatındaki hızlı yükseliş ve önümüzdeki dönemde bu yükselişin devam edeceği beklentisi bu hesapların Hazine’ye ciddi bir yük getirmesine yol açacak. Merkez Bankası faizini enflasyonun 40 puan altında tutmaya çalışmanın iki olumsuz etkisi ortaya çıkıyor: İlk olarak faizi artırmak yerine kur korumalı mevduat hesabını yürürlüğe koyarak oradan Hazine’ye büyük yük getiriliyor, ikinci olarak da kurun yükselmesini önlemek için Merkez Bankası’nın rezervlerini satarak ülkenin sigortası yok edilmiş oluyor.    

Özetle söylemek gerekirse savaşın Türkiye ekonomisi üzerinde beş önemli etkisi olacak: (1) Faizi düşük tutma ısrarı devam ederse kur yükselmeye devam edecek, ithal girdi kullanımının fazlalığı nedeniyle fiyatlar artacak ve enflasyon iyice hızlanacak. (2) TL değer kaybetmeye devam edecek, dünyada büyüme gerileyeceği için ihracat düşecek, ithal ürünlere bağımlılığımız arttığı için ithalat pahalanacak ve sonuç olarak cari açık yükselecek. (3) Ekonomiyi canlı tutmak için yapılan vergi indirimleri ve kamu harcama artışları nedeniyle bütçe açığı artacak. (4) Kurun yükselmesini önlemek için yapılan döviz satışları nedeniyle TCMB’nin swap hariç net döviz rezervleri ekside kalmaya devam edecek. (5) Türkiye enflasyonlu büyümeden enflasyonlu küçülmeye (slumpflasyon) geçecek.

2008’de küresel krize giren dünyada ilk aşamada ABD, ikinci aşamada Avrupa ve diğer gelişmiş ekonomiler ve üçüncü aşamada Çin ve diğer gelişmekte olan ülkeler krize girdiler. Şimdi krizin dördüncü aşamasındayız. Bu aşama pandemiyle başladı ve Ukrayna Savaşıyla devam ediyor. Savaşın soğuk savaşa dönüşmesi halinde bu sıkıntılar azalsa bile devam edecek. Demek ki 15 yıldır devam eden kriz daha uzun süre devam edecek. 








Yorumlar

  1. Değerli hocam kaleminize sağlık .
    Malesef iktisadi literatürden vazgeçmenin bedelini daha ağır ödeyeceğiz gibi.
    Sanıyorum ki biz yüzyıllardır geçmişten ders çıkaramamanın bedelini ödüyoruz ne dersiniz ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle. An itibarıyla yaşanan bütün kuyruklar ve yokluklar yanlış ekonomi politikasının bir sonucudur. 1970'lerde de aynı hatalarla aynı durumlar yaşanmıştı. Faiz çözüm getirmez ama yanlış set ederseniz bugün yaşadığımız sorunları yaratır.

      Sil
  2. Hocam merhaba,

    Teşhis ettiğiniz bu sorunlara bireysel olarak ne yapabiliriz? Ortalama bir vatandaş kendini nasıl korumaya alabilir?

    Teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yanlış ekonomi politikası uygulanan bir yerde bireysel korunma ne yazık ki mümkün değil.

      Sil
    2. Haddim olmayarak yazıyorum(iktisatci ya da ekonomist degilim).
      Boyle dönemlerde hard assets'lerde kalmak iyi olur saniyorum. Normal vatandas icin en iyisi altin almaktır.
      Becerebiliyorsa ve yeterli parasi varsa ev, arsa alinmalidir.
      Çok az parasi olanlar tuvalet kagidi, sabun , vs dayanikli tuketim maddeleri almalilar ;)

      Sil
  3. Hocam Avrupa’nın Rusya’dan gaz ithalatı sanırım milyar m3 olması lazım.

    YanıtlaSil
  4. Yazıyı okurken içim karardı Hocam. Sizi uzunca bir süredir takip ederim, ilk defa bu kadar karamsar bir tablo ortaya koyduğunuzu görüyorum.
    Anlaşılan olan yine bize olacak.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim de yazarken içim karardı ama maalesef durum bu.

      Sil
    2. Hocam ne güzel anlatmışsınız acaba bu ülkeyi yönetenler bu yazınızı görmezler mi

      Sil
    3. Niyet önemli. Bakmak, görmek önemli değil.

      Sil
  5. Her zaman ki gibi ne kadar içeriği bizim açısından güzel olmasa da güzel bir yazı elinize sağlık

    YanıtlaSil
  6. Merhaba Hocam değerli yazılarınız için size teşekkür ederim. Bize ekonomi ya da diğer konular hakkında önerebileceğiniz blog varmıdır?

    YanıtlaSil
  7. Hocam selamlar, rusyanın rezervi ile ilgili kısma dair sormak istediğim daha genel bir soru var:
    Bir ülke neden başka bir ülkenin merkez bankasında rezervinin bir miktarını tutmayı tercih eder? Rezerv tutmanın belirli bir maliyeti mi bulunmakta ilgili ülke için?
    Teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Swap yapmayı kolaylaştırdığı için.

      Sil
    2. sadece bu mudur.. sakin bankada duran paradan bir miktar gelir elde etmenin bir etkisi olmasin.. tamam kizmayin..

      Sil
  8. Tek sorum var:

    15 Eylül 2008'de Lehman Brothers'ın çökmesiyle dünyaya yayılan ekonomik krizi başlangıç olarak baz almanızın sebebi; iktisatçı olmanızın getirdiği "ekonomik olaylara öncelik vermek" mi, yani bir tür mesleki kayırmacılık mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim de size tek sorum var:
      Madem ki olayı ekonomik kriz olarak tanımlıyorsunuz, o zaman ekonomik olaylara öncelik verilmesine niçin şaşıyorsunuz?

      Sil
    2. Mahfi bey (16:28)

      Başlangıcın "ekonomik kriz" olduğu iktisatçılar tarafından yıllar boyunca dile getirildiğinden, sizin gerekçenizi size işaret etmek için bu ifadeyi kullandım. Sanırım, ben de onaylıyormuşum gibi bir anlama büründü. Meselenin, benim onaylayıp/onaylamamamla ilgisi yok.

      Bazı olayların gerekçeleri olduğu iddia edilen sebepler toplum önünde yıllar boyunca tekrar tekrar anlatıla anlatıla, sanki o iddia edilen sebeplerin hakiki olduğu gibi bir algı oluşuyor. Size sorduğum soru işte bu minvâldeydi. "Başlangıç olarak" baz almanızın sebebi; iktisatçı olmanızın getirdiği "ekonomik olaylara öncelik vermek" mi, yani bir tür mesleki kayırmacılık mı?

      Sil
    3. Diyelim ki ben öyle yapıyorum sizce bu kriz ne krizi?

      Sil
  9. Sayın Mahfi EĞİLMEZ, Palladyum fiyatı Usd/Ton değil de Usd/Ons olmalı.

    YanıtlaSil
  10. Hocam selamlar sizi uzun zamandır takip ediyor ve yazılarınızı okuyorum gördüğüm ve anladığım kadarıyla dünya ve ülkemiz bu açı ile devam ederse daha kötü günler ileride fakat acaba bugün yönetim değişse acaba faiz ve kur bundan bundan nasıl etkilenir

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Faizi artırarak bir düzeltme sağlanabilir ama bunu kalıcı kılmanın tek yolu yapısal reformları yapmaktır.

      Sil
  11. Hocam, analizlerinize katılmamak elde değil. türkiyemiz bop başkanı yönetiminde bazı tercihler yaptı, mevduatın %25ini, kamu mevduatının tümünü tüketirken, kasten, kötü sözleşmelerle odious (tiksindirici) borçlanmalar yapıp, gelecek nesillerimizi derin zararlara angaje bıraktı. pandemi ve komşularda savaş, rejimin bu tercihlerini sürdürlemez hale getirmekle kalmadı, sonunu da hazırladı. her ne kadar muhalefet buna hazır değilse de, sonuçta ülkeyi kucağında bulacak. zarara angaje edilmiş olsa bile, -dilekler ve temenniler- anayasa değişikliği argümanları, devr-i sabık orjisi dışında, aktüel sorunu yönetmesi lazım. yapısal değişim dediğiniz, özünde seçmen çıkarlarına ters biçimde, kararlılık ister. Moratorium yapmadan, en azında birkaç yıl yapmadan, nasıl çözülür? imf, abd veya ab.. gelip bizi kurtarsın bekleyişi içinde geopolitik taviz ve pozisyon vaat etmek çözümü rahatlatır mı? gerekli midir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok şey yapılabilir. İlk adım faizi enflasyon düzeyine çıkarmaktır. Sonra yapısal reformlar. Gerekirse (ki bence gerekiyor) IMF'den destek almak lazım. Biz IMF'nin ortağıyız. Eğer yapısal reformları yapacaksak ucuz kaynak almak varken niye IMF'ye başvurmayalım? Bu IMF işini namus meselesi haline getireceksek niçin orada üyeyiz?

      Sil
    2. Hocam Demirel-Ecevit-Erbakan ortakliklarinda yillarca Imf'den alinan kredilerin tum sektorlere esit dagitilmadigini, Imf'nin de zaten buna izin vermedigi, bu yuzden iktidarlarin da ugrasmak istemedigi icin sadece Bankalara dagitildigi soylendi durdu. Imf'den gelecek yardimlarin yine bankalar ve insaat sektorunde kaybolacagini(hele ki bu iktidar ile) tahmin etmek hic zor degil. Ama Imf 'den alinan paralar kayit altinda oldugu icin rahatca uzerine cokulememesi yuzunden bu iktidardan ragbet gormez. Katar vb gibi kan emiciler Imf 'ye tercih edilirler. Oralarda kayit vs yoktur.

      Sil
  12. Sayın hocam kaleminize sağlık. Acı gerçekleri ortaya dökmüşsünüz. Keşke elimizden gelen birşeyler olsa .Toplum olarak şu anda sadece bu işin sorumlularını bile idrak edebilmek önemlidir diye düşünüyorum.

    YanıtlaSil
  13. Hocam saygılar, yazınızı okudum. Maalesef doğru.en korktuğum slumpflasyona doğru gidiyoruz. Seçim olsa da iktidar değişse de çok birşey değişir mi bilmem.Elde bişey kalmayınca gelen ne yapabilir ki,umut vermekten başka .ülke yöneticilerinin en kötü senaryoya (!) Göre proaktif planı olmadığını anlıyorum.
    Eski günler bugünden çok daja iyiymiş.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet ne kadar ilginç değil mi? Düne kadar lanetlediğimiz geçmişin aslında bugünden iyi olduğunu anlıyoruz.

      Sil
  14. Rusya nın ekonomi bakanı olsanız böyle olağanüstü durumun içinden nasıl çıkarsınız ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Savaşı sonlandırmayı teklif etmek suretiyle.

      Sil
  15. Sayın hocam
    Hiçbir şey için geç kalınmış değiliz. En azından bugünden bazı şeylere başlarsak yarınları kurtarabiliriz. Öncelikle gıda güvenliği açısından çiftçimizin tekrar üretime geri dönüşü sağlanmalı. Bunun için ötv ve kdv den muaf mazot, ucuz elektrik, su, gübre verip faizsiz kredi ile destekleyip üretime döndürmeliyiz. Hatta çiftçinin özel bankalara olan borçları sıfırlanıp ziraat bankası kanalıyla sıfır faizli kredi sağlanmalı. Gerekirse bunun için merkez bankası para bile basmalı. Ekonomi emme basma tulumba gibidir çiftçi elde ettiği geliri yine ekonomiye geri verecek. Aile üreticisi çiftçilere de aynı kolaylıklar sağlanmalı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Keşke o kadar iyimser olunabilse. Maalesef çok şey için geç kaldık. Ama yine de yapısal reformlara girişerek toparlanma sağlayabiliriz.

      Sil
    2. Ben uzun yıllar önce iyi bir uinversiteden mezun olmuş, şimdi emekli bir çiftçiyim. Çiftçinin sorunu keşke sadece bu bahsettiğiniz maliyetler olsa;
      Tohum, gübre, ilaç, vs. tedariği yaptığı kesimler aralarında anlaşıp öldürmeden, süründürecek fiyatı dayıyor.
      Aldığı tohum, fidan gübre vs. mallarda ortada denetim olmadığı için inanılmaz kalite sorunları yaşanıyor.
      İklim değişiyor, zaten doğaya açık, risk altında faliyet gösteriyor iken mevcut riskler hızla artıyor.
      Birçok üründe tağşiş piyasanın %60'ını aşmış durumda, devlette bu işin bir ucundan tutuyor. Piyasada marka satılan sızma zeytinyağların %70'i rafine edilmiş, sağlık açısından sızma zeytinyağ ile ilgisi kalmamış yağ (bu tağşiş bile sayılmıyor, denetlenmiyor) çoğu suriyeden getirilerek satıliyor. Peynir, tereyağı...vs benzer durumda.
      Piyasayı birkaç alıcı belirliyor, aslında piyasa diye birşey yok, devlet bu tüccar kesimin en büyük destekçisi. Yoksa Rusya da, Ukrayna da yıllardır boş duran binlerce, milyonlarca dönüm toprağı kiralayıp buğday ve ayçiçeği üretimi yapan iktidar yandaşı türk vatandaşları ürünleri kime satacak.
      20 yıldır en zor şartlarda uretim yapan bu kesim inanılmaz bir hırsızlık düzeni ile açlığa mahkum edildi, şimdi üretim yapacak güçleri de yok. Gençler zaten şehre göç etti. Sonunda onların çoğu bu kölelikten kurtuldu. Şimdi sıra bu soyguna göz göre göre oylarıyla destek olanların aynı acıyı yaşamasında. Adalet! Allahın sopası yok!

      Sil
  16. Hocam yazılarınızı ilgiyle takip ediyorum. Milletçe zaten zor günler yaşıyoruz. Diğer Putin işleri iyice çıkmaza soktu!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bizim durumumuz zaten iyi değildi. Son üç yıldır son derecede yanlış bir ekonomi politikası izliyoruz.

      Sil
  17. Hocam rusyanın cds i şuanda 400ün biraz üstünde,savaşın biraz daha şiddetlenmesi,rusyanın ukrayna sahilini tamamen tutması(odessa hariç)ancak kiev in ele geçirilememesi,moodys ve fitchin kredi notunu bir 6 basamak daha indirmesi durumunda 600leri görebilirmiyiz sizce?daha üstü bile olabilirmi demeyim çünkü bu çoktan iflas etmiş,tabut ortada kaldıranı yok denilen 3.dünya ülkelerinde olabilir..rusya ise bir dünya gücü,enazından madencilik.montaj ve savunma sanayinde.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Anlık 1662..
      https://m.tr.investing.com/rates-bonds/russia-cds-5-years-usd-technical

      1500-3000 üstü salınır dedikleriniz olursa..
      rusya konvansiyonel sonuç vermiyor deyip nükleer kullanır,abd cevap vermezse bu bandı aşar,bu beklenen ihtimal.abd de nükleer cevap verirse bu durumda cds kimsenin umrunda olmaz, yeni bir dünya kurulur kalanlar da orada yerini alır

      Sil
    2. Evet Rusya'nın CDS primi 1662'ye çıktı.

      Sil
    3. Selam Mahfi bey,

      Sayenizde Ukrayna-Rus gerginliği hakkında düşündürücü olacak ve insanları uyarıcı bir kaç yorum iletebildim.

      Rus varlıkları için sigorta primi yüzde 20 ( 2082 baz) üzerinde satılıyor.

      Rus varlık sigorta prim müşterilerin mevcut koşullarda finansal varlığa bağlı olarak yüzde 70 lere yani (7bin baz) a kadar çıkabileceklerini rahatlıkla söyleyebilirim. Bu değer görülür mü bilmem, böyle bir potansiyeli var.

      Çalıştığım banka Rus varlıklarını en büyük alan kurum oldu, geçen hafta.
      Aldığımız iskonto oranı da bu varlıkların bir ay önceki fiyatlarına göre yüzde 99 ile yüzde 95.
      Yani bir ay önce 100 birim olan varlığı 1 ile 5 birim arasında aldı.
      Rus varlıklar şartlar düzeldiğinde; Citibank, HSBS, Morgan Stanley ve Goldman a satılacak,
      onlar piyasa yapıcı olarak ikinci elde dağıtacaklar.

      Yani, doğal varlıkları ülkesinin dışında finans piyasada işlem görmeye başlamış bir ülkeden bahsediyoruz.
      Yani buna teknik olarak batmış ülke denir.
      Varlığı kendi iradesi dışında satıldığı için bağımsızlığını kaybetmiş ülke de diyebilirsiniz.

      Realize edilmesi 7-8 yılı alacaktır.

      Ruslar geçen ay sınıra 190 bin asker yığdı.
      Rusları ciddiye alabilmemiz için askerin 500 bin civarında olması lazımdı.
      Rusların 300 bin yeni adam toplayıp Ukrayna'ya yığması mümkün.
      Duyumlara göre yeni asker toplamaya başlamış Putin.
      Ancak, çok uzun süre alacak.

      Finans piyasası dışında Rus petrollerini fiziken almak isteyen kurumlar geçen hafta;
      22 ile 29 dolar arasında Rus petrolüne varil başı fiyat verdiler.
      Yani, petrol fiyatı ne olursa olsun; batılı bazı hükümetlerin eğer 2023 kışı iç kullanımları için
      Rus petrolüne ihtiyaçları olursa Ruslara en fazla bu para verilecek.

      Çin üzerinden de Rus petrolü dünya piyasalarına girmesin diye menşe-i yasaklaması üzerinde çalışılıyor. Yani Rus petrolünü de Çinliler kaçtan alırsa alsın, kendi içlerinde kullansın, dışarı satamasın diye.

      Askerliğin bir numaralı kuralıdır, savaş önce kazanılır, sonra savaşılır.
      Putin, Ukrayna'ya girdiği saat kaybetti.

      https://twitter.com/aykiricomtr/status/1500588675339624452?s=24

      Şurada Emekli Tuğgeneral Ali Er, parti komiseri görevlisinden bahsetmiş.
      Rus ordusu, birbirini yönetime ispiyonlayan, en ufak teknik işe bile burnunu sokan
      partililerle doludur. İşler rüşvetle yürür.

      Az önce bir yorumda yazdım, Rus ordusu lideri, savunma bakanı,
      vs ünvanı her ne ise -wikipedia da bir sayfa dolusu aldığı madalya var;
      ismini çok duyduğunuz
      Sergey Şangu; particilik ve rüşvet ile makamını satın almış birisidir.
      Asker bile değildir. (Bknz: Cemaatle namaz kılan paşalar / ne kadar benziyorlar )

      Böyle bir ordu ile varlıklarınız dünyanın her yerinde iradeniz dışında fiyatlanır, alınır satılır.

      Gidişatı bilsek de bi iki yorum ile uyaralım.

      dkAICO0ezgcOTs7B

      Sil
  18. Hocam faiz cephesinden ataklar gelirmi?

    YanıtlaSil
  19. Rudya tarafından engelleme olmasa bile rublenun değer kaybı için turizmi vurabilir.

    Temel gıdada önemli yer olan buğday, arpa, ayçiçek gibi ürünler zamlanacak. Bu ürünlerin arzı Türkiye'de artırılabilir ancak mevcut kuraklık riski yine ülkemiz açısından kötü bir durum.

    Doğalgaz ve petrol bizim için olmazsa olmaz. Fakat bunlara da zam gelecek.

    Sonbahara doğru bir de kur artışı yaşanırsa bu günleri mumla arayacağız gibi.

    Bu savaşın Ukrayna'dan sonra en büyük kaybedeni galiba biz olacağız.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok doğru. Ruble'nin yaşadığı değer kaybı Rus yurttaşlarını dolar cinsinden fakirleştirdi. Bu durumda Türkiye'ye tatile gelmeleri güçleşti.

      Sil
  20. Gelir dağılımını acilen dengeli hale getirmek gerekir. Diye düşünüyorum siz ne düşünüyorsunuz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok doğru ama yaşanan enflasyonla her geçen gün bu daha da zorlaşıyor.

      Sil
  21. Kur koruma mevduat hesabi hazineye yük getiriyor ancak bunu yapmadan normal bir şekilde faiz artsa da hazineye ya da merkez bankasına yük getirmeyecek miydi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merkez Bankası bankalara % 14 ile borç vereceğine % 20 ile verse zarar mı eder kazançlı mı çıkar? Hazine'nin borçlanma faizi artınca Hazine kaybeder doğru ama bu yolla toplumu tüketime sevk ederek enflasyonu azdırıyoruz ve Hazine daha fazla zararlı çıkıyor.

      Sil
  22. Hocam;
    Tüm dünya ve Türkiye bu kadar buhranın içindeyken, kimi ülkeler "kriz bizi teğet geçti" diyemecek mi? Ya da Türkiye bu krizde ayakta kalmak isterse nasıl bir adım izlemeli. Yıllardır dillere pelesenk olan ama bizim bir türlü göremediğimiz "reformlar" nelerdir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mart ayı bitmeden Yapısal Reformlar ve Türkiye kitabım raflarda olacak. Orada anlattım yapısal reformları.

      Sil
    2. kitabinizda aile planlamasina yer vermissinizdir umarim:))

      Sil
  23. Hocam bu tabloya göre menkul kıymetler borsasındaki şirketler için de durum pek parlak değil diyebilir miyiz? Çöküş beklenebilir mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Borsa ilginçtir. Güneş bulutların arasından beş dakika görünse borsada hemen iyimserlik rüzgarı eser.

      Sil
  24. Ya bütün soru-yorum içerikli yazılara tekrar cevap yazmanız...👏👏👏🙏🏻🙏🏻🙏🏻

    YanıtlaSil
  25. Hocam mazot ve benzin fiyatlarındaki artışı nasıl yorumluyorsunuz? (Bi şekilde dövizi dengelemek içinde yapılıyor olabilir mi?)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Petrol fiyatı ve kur yükselince başka çare yok.

      Sil
  26. Sayın Eğilmez önümüzdeki karanlık tabloya, istemeyerek de olsa önümüzdeki seçimlerin getireceği ilave harcamaları da hatırlatmak isterim. Önümüzdeki seçimlerin çok çekişmeli geçeceği göz önüne alındığında ilave harcamalarında aynı ölçüde yüksek olacağını kabullenebiliriz diye düşünüyorum.

    YanıtlaSil
  27. Tarih olarak tablolara 7.3.2022 yazmışsınız, 6.3.2022 mi yazmak istemiştiniz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu tablo Pazartesi sabahının açılışını göstereceği için 7.3.2022 doğrudur.

      Sil
    2. Bence saçma. Açılır açılmaz tüm değerler değişecek zaten. Cuma kapanışını baz almak daha makul bence.

      Sil
  28. Mahfi Bey ellerinize sağlık, her zamanki gibi çok sade ve anlaşılır bir şekilde durumu ortaya koymuşsunuz.

    Teşekkürler

    YanıtlaSil
  29. İnternetin olmadığı yıllarda, dünyanın herhangi bir yerinde yaşanan olayların duyulması geç olduğundan, geçen sürede insanların algılarını yönlendirmenin daha kolay olduğunu düşünmüştüm hep.

    Şimdi internet çağındayız. Her türlü olaya saniyeler içinde tanık olabiliyoruz.

    Ama kanmak (ve kandırmak) yine de devam ediyor.

    Demek ki, teknolojinin ilerliyor olması, hayatta her şeyin doğru, net olacağı sonucunu getirmiyor. Kanmaya (ve kandırmaya) devam ediyoruz.

    Bu durum bana hep ilginç gelmiştir Mahfi bey. Sizin görüşünüz var mı bu konuda?

    (Not #1: Teknoloji karşıtı olduğumu düşünmeyiniz lütfen.)

    (Not #2: Dünya genelinde üniversite eğitimi görmüş insan sayısı arttıkça, rasyonel düşüncenin de artacağını, en önemlisi de metafiziksel geleneklere olan inancın azalacağını düşünmüştüm. Yine yanılmışım.)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısınız. Gelişme her zaman iyiliğe değil bazen hatta belki de çoğu zaman kötülüğe de hizmet ediyor.

      Sil
    2. Zaten bu savaşın gidişatında nükleer bombalar patlatılırsa, teknoloji-meknoloji kalmaz.

      Bütün teknolojik altyapı ve cihazlar, radyasyondan etkilenir, ve kolayca tamir edilemez.

      Radyasyon sonucunda; insan, hayvan, bitki kısaca doğanın biyolojisinde meydana gelecek ve yüzyıllarca sürecek deformasyondan bahsetmeye gerek bile yok!

      "Mad Max" filmindeki gibi bir hayata evriliriz:

      https://tr.wikipedia.org/wiki/Mad_Max:_Fury_Road

      Sil
    3. Çok fazla Hollywood filmi aklını başından almış,gerçekte Nato savunma kalkanı nükleer füzeleri havada imha edeceği için altyapı zarar görmez.

      Sil
    4. 00:20'ye:

      Nato'nun açıklamalarına kendinizi çok fazla kaptırmışsınız.

      Bir (1) tane değil, karşılıklı olarak birden fazla nükleer bomba atılacak. Ve bunların hepsinin o meşhur "Nato savunma kalkanı" ile durdurulması mümkün değil.

      Nükleer bombaların havada durdurulabiliyor olması, o bombaların asla patlamayacağı ve radyoaktif parçacıkların asla yeryüzüne yayılmayacağının garantisini vermiyor.

      Sil
    5. Selam,
      Nükleer silahlardan iki tanesini gördüm. Şöyle düşünebilirsiniz, roket ile hareketlenen yarı veya tam bir sedan araba büyüklüğünde nükleer başlık.

      Nükleer başlığı roket ile atarsanız havadan yukarıya normal bir demir parçası veya araba atmış gibi olursunuz.

      Nükleer başlığı da aktive eden bir insan eli ile taşınabilir parçası vardır. O parça olmadan nükleer silah işlevsizdir. Filmlerde geçen başkanların bildiği kod denilen hadise de bunla ilgili.

      Havada imha edildiğinde etkisi olmaz. Normal bir konvensiyonel bombanın havada patladığı etkiyi yapar, nükleer malzeme doğaya zarar vermez. Hedefe çok yaklaşmaması önemlidir.

      Hedefe yaklaştığında yakalanmasınlar diye Sovyetlerin yaptığı çoklu başlıklı nükleer silah vardır. Yani hedefe gelince her başlık kendi yoluna bakar. Bunun da yeter şartı önceki gibi hedefe yaklaşmasıdır.

      Son iki haftada buraya yorum olarak yazdım, Rusya ilk nükleeri attığında, etrafındaki ülkelerden insanlık tarihi boyunca görülmemiş şiddette bombalanmaya başlayacak, tarihin en büyük hava taaruzu Rusya topraklarına, özellikle nükleer silahların ve Rus yöneticilerin imhası için yapılacak. Rusya'nın 6 bin bomba atmaya zamanı olmayacak.

      V8Stzvy1TtU4q043

      Sil
  30. Hocam konuyla pek ilgisi yok ancak mb politika faizini tek seferde örneğin 600baz puan arttırıp sonra bunu baştan deklare etmeyip 6ay boyunca sabitlerse mi,yoksa önce 100baz puan arttırıp piyasaya önümüzdeki 6ay boyunca da heray 100baz puan arttıracağım diye garanti etmese de bunu söylerse mi kuru&enflasyonu daha başarılı kontrol eder?bence ikincisi çünkü birkere piyasanın 6ay önünü görmesini sağlar+aylar geçtikce piyasada bak işte dediğini yapıyor algısı ekstra güven sağlar hemde üstüne üstlük faizi kademeli arttırdığı daha az faiz öder piyasaya..
    benim sorum fed ve amb sürekli ikinci yolu izlediği halde bizim mb mız 2012 den beri neden sürekli ilk yolu tercih ediyor?hem ne yapacağı sürekli belirsiz,günü geldiğinde 14:00da açıklıyorlar,üstelik hep beklenen de olmuyor,faiz arttırmak zorunda kaldıkları zamanda tak 500-600baz puan arttırıyorlar,indirirken 100-100,halbuki tamtersi olmalı,tabi indirim gerekli olduğunda yapılmak şartıyla,ozaman etkili ,sonuç verici,işe yarayıcı olur,ne dersiniz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İkincisi belki daha etkili olur ama uzun süre tek başına faiz artırımıyla idare edemeyiz. Diğer önlemleri almak şart. Yoksa faiz artırımlarının etkisi uzun sürmez.

      Sil
  31. Hocam merhabalar peki ülkemizin önde gelen ekonomistleri toplu bildiri yapıp yada cumhurbaşkanın randevu alıp bunu dile getirmeniz onu ikna etmeniz mümkün mü acaba çünkü sizlerin önderliğinde ülkemizde bu kötü gidişattan dönmeye ikna etmeniz gerekir gençler olarak sizden ricamiz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Amiraller Montröye sahip çıkılması için bildiri yazmıştı. Bırakın ikna etmeyi adamlar kovuşturmaya uğradı.

      Sil
    2. Hocam, süperkahramanvari bir kurtarıcılıktan bahsetmiyoruz elbette.

      Eğer ekonomiyi düzeltmek için sizin gibi duayenler bugün hareket ederse, gençler sizlerin kuracağı sağlam zemin üzerinde bu ülkeyi müreffeh yarınlara taşımaya hazır, emin olabilirsiniz.

      Sizin başlattığınız mücadeleyi devam ettireceğiz.

      Sil
    3. Hocam
      petrol fiyatlarindaki artisin dis ticaret acigina etkisini 4.4 milyar $ olarak belirtmissiniz. covid etkisiyle tuketimin dustugu 2020 yili petrol tuketimi 900 bin varil/gun uretim ise 50-60 bin varil/gun. 2021 yilina iliskin bir veri yok ancak ithal edilen petrol miktarinin (tuketim-uretim)1 milyon varil/gunu asmamis olmasi buyuk olasilik. 1 milyon varil hesabiyla ise 10 dolarlik artis 3.65 milyar $ ilave acik demek. sizin rakaminizdan bir miktar daha eaz. benim hesabimda muhtemelen bir yanlislik yada eksiklik var.
      yazinizdaki rakamin hesaplanisini ogrenebilirmiyim.
      trx

      Sil
    4. Benim burada kullandığım hesaplama TCMB'nin yaptığı bir hesaplamaydı. Sözlü olarak açıklanmıştı. Resmi sayılabilecek bir açıklama olduğu için onu kullandım.

      Sil
  32. Hocam, Rusya ve Ukrayna aynı zamanda Turkiye'nin ana celik tedarikcilerinden. İki ülke arasındaki savaş demir çelik piyasalarını nasıl etkiler acaba? Bu konuda ki görüşlerinizi çok merak ediyorum.

    Saygılarımla,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Demir çelik arzı düşeceği için fiyatları artar.

      Sil
  33. Hocam

    Ukrayna kazandıktan sonra Zelenski sizi yapısal reformları başlatıp çerçevesini orturtmanız ve kurumlara liyakatlı kişilerin seçiminde gözetmen olmanız için davet etmiş. Henüz cevap vermemişsiniz.

    Doğru mu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ülkemden ayrılmam dedim anlaşamadık.

      Sil
    2. Peki Mahfi bey, bu cevabınızdan sizin Putin'ci olduğunuz sonucunu mu çıkarmalıyız?

      Biliyorsunuz, Ukrayna'yı desteklemeyenlerin otomatikman Putin'ci olduğu söyleniyor. Öyle mi? Siz de mi Putin'cisiniz?

      Sil
  34. Mahfi bey

    Bence sizin gibi kişiler danışman olmalı. (Danışmanlık şirketi kurulmasından bahsetmiyorum, o ayrı bir şey.)

    Ülkede yanlış giden pek çok şey var, bunlardan biri de ekonomi. Size de "danışılmalı". Niye danışmıyorlar? Siz canavar değilsinizki, ısırmazsınız.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben zaten burada herkese açık olarak yazıp bedava danışmanlık sunuyorum. İsteyen dediklerimi uygulayabilir.

      Sil
  35. Mahfi hocam merhaba;

    Savaş olan bölgede bile görünmeyen stokçuluğun ekonomi üzerindeki etkisi ne kadardır.
    Fiyat artacak korkusuyla vatandaşın stokçuluk yapması enflasyonda artışa neden olmaz mı.?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet tabii enflasyona neden oluyor zaten ama öne çekilmiş talep ekonomiyi de canlı tutuyor ve sanırım hükümet bu ikincisini tercih ediyor.

      Sil
  36. Hocam ısrarla izlenen yanlış ekonomik program diyorsunuz, sorum şu; sizce bu yanlış dediğiniz ekonomik program neden ısrarla sürdürülüyor. Gerçekten bilmek isterim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çünkü bana göre yanlış olan bu politika hükümete yanlış görünmüyor muhtemelen.

      Sil
  37. Teşekürederim bilgilerinize paylaştığınız için

    YanıtlaSil
  38. Mahfi hocam, sürekli karamsar bir tablo var. İçimiz karardı iyice.
    Bu kriz elbet bir gün bitecek. Elbet tekrar refah olacak. Sizce bu ne zaman olacak? Ne zaman olmaya başlayacak? Geçmiş deneyimlerinizle elinizdeki verilere bakarak gelecek ile ilgili nasıl yorumlarda bulunabilirsiniz?

    (Lütfen hükümetten bahsetmeyin. Evet biliyorum yanlış politikalar izleniyor ama Türkiyede de geçmişten gelen kronik bir enflasyon problemi var. Eminim hiçbir hükümet ekonominin kötüye gitmesini istemez...)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Türkiye ne zaman doğru ekonomik politikaya dönüş yapar ve yapısal reformlara başlarsa o zaman bu sıkıntılar bir süre sonra hafifler. Ama ne yazık ki bu adımlar atıldığında da ilk birkaç yıl ciddi acılar çekilecek. Çünkü yanlış uygulamaların faturası çok büyüdü.

      Sil
  39. Hocam 35milyar dolar turizm geliri Hedefi realist bir rakam degilmi. Mulk satin alip Vatandaslik alanlarin katkisi olmuyormu. Ayrica saglik turizmi de bu rakami yakalamak için yeterli olmazmi.
    Tesekkurler

    YanıtlaSil
  40. Sayın Mahfi hocam;
    Türkiye'nin hem pandemi hem merkez bankasının yanlış para politikası uygulaması bunun yanında da Ukrayna savaşının ortaya çıkmış olması sonucu Türkiye, nasıl köklü yapısal reform gerçekletirirse daha büyük bir ekonomik çöküntüden kurutulup piyasayı biraz da olsa rahatlamasını sağlar. Teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu konuda yazdığım Yapısal Reformlar ve Türkiye adlı kitabım bu ay içinde çıkacak.

      Sil
  41. Hocam yapısal reformlar neden yapılmıyor hükümetler halkı refaha ulaştıracak girişimleri neden yapmıyor

    YanıtlaSil
  42. Değerli hocam ne kadar nazik bir insansınız siz ya. Herkese tek tek cevap vermişsiniz. Saygılarımla...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Estağfurullah, yazı yazıyorsam soru soranlara yanıt vermem lazım diye düşünüyorum.

      Sil
    2. buna da bir gulucuk atayim.. sevgilerrrr

      Sil
  43. Hocam gerçekten muazzam bir yazı olmuş senaryolar kafamızda şekillendi... şimdiden teşekkürler 🙏

    YanıtlaSil
  44. Sevgili Hocam, aklınıza/ellerinize sağlık, tek kişilik dev bir kurum olduğunuzu bir kez daha gösterdiniz. (Affınıza sığınarak aşağıdaki düzeltmeleri öneriyorum: “Ki bu miktar toplam yarısı...” = toplamın. “Fiyatın bu düzeye çıkması...” = çıkmasının. “...ikisinde de üretime geçilebilmesi...” = geçilebilmesi için. “...önde gelene üreticilerinden...” = gelen.)
    Teşekkürler, saygılar.

    YanıtlaSil
  45. Sayın Mahfi hocam;
    Elinde belli bir birikimi olan insalara enflasyondan tamamen korunamayacağımızın farkındayız ama bir nebze de olsa korunmak için verebileceğiniz tavsiye ne olur.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yine en koruyucu görüneni altın. Çünkü bütün dünyada enflasyon yükseliyor ve faizler de negatif. Ne var ki altın da iyice yükseldi. Zor dönem zor karar.

      Sil
  46. Sayın Eğilmez, Ukrayna- Rusya savaşının sonuçlarıyla ilgili görüşlerinizi çok iyi ve anlaşılır bir şekilde özetlemişsiniz. Teşekkürler.

    YanıtlaSil
  47. Öncelikle yazınız için teşekkürler. Rakamlar o kadar hızlı değişiyor ki takip etmek bile zorlaşıyor. Petrol 130$ a kadar yükseldi bile. Rakamlardaki oynaklığın devam edeceğini düşünüyor musunuz hocam?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sağ olun.
      Evet bu savaş devam ettiği bir çözüme kavuşturulamadığı sürece oynaklık devam edecek.

      Sil
    2. Selam Adsız 1357,
      Burada bir kaç yorumla yazmıştım, tekrar edersem, fiyatın 180 dolar seviyesini görmesi olasıdır.

      Buradaki sorun fiyat değil.

      Sorun şu;

      Mahfi bey, torununa laptop almak için kredi çektiğinde, parası önce Çin'e, Çin'den petrol için Rusya'ya akıyor. Rusya'da, Putin'de o para tıkanıyor, Mahfi Hocanın torununu kendine bağımlı kılmak amacıyla Çin silaha, Rusya Putin rejimine aktarıyor.

      Mahfi bey'in kredibilitesi adamların dandik heveslerine yatıyor.

      Sorun burada.

      Rusya ve Çin'in o kredibiliteyi, bir şekilde torunun geleceğine katkı için kullanması lazım(dı).

      ----

      Petrol meselesine gelince; Rus petrolü geçen hafta finans kurumlarınca uzun vadeli olarak 22 ile 29 dolar arasından kapatılmaya başlandı.

      Bir kaynak bölüşümü yapıldı ve geçen hafta bitti. Şimdi işin hukuki zemini oturtulacak.
      Putin kalırsa, Ruslardan satış fiyatı 22-29 dolar arasından alınacak.

      Aradaki fark; uluslar arası firmalar eliyle, piyasalara akacak. Yani, Mahfi beyin torununa katma değerli hizmet sunacak birilerine aktarılsın diye.

      Biraz da Çin'in doğalkaynak bağımlılığı, Rusya yerine Batıya olsun diye para akışına dizayn veriliyor. Bir anlamda, Çin'in Mahfi Beyin torununun geleceği ile ilgili saçma planının önü alınmaya çalışılıyor.

      ---
      Bu savaş ile yapılan, basit bir kaynak bölüşümü. Putin, hatalı hamlesi ile uluslar arası hukukun istediği meşruiyeti vermiş oldu. Şu dakkadan sonra Putin ister sarayında yaşasın, ister kafasına sıksın, kimsenin de umurunda olmaz.

      Ruslar, Ukrayna'ya girmeden bi iki gün önce buraya da yazmıştım, Batı dünyası sahadaki çözümü 7-8 yıla yaymak istiyor. Bence de makul bir süre.

      U51itgboXWHtKsX1

      Sil
  48. Eğer güçsüzsen, ya güçlü olmak için gereken neyse onu yaparsın, ya da halkına ve dışarıya aslında güçlü olduğuna ikna edersin.

    Biz de ikincisi daha az maliyetli ve kolay. Bu anlamda insanlarımızı kınamıyorum. Onca uyarıya rağmen profesörler bile telefon dolandırıcılarının ağına düşebiliyor. Bir insana sen çok önemlisin, bir kahramansın, devletimize hizmet ediyorsun dedin mi ona her şeyi yaptırabilirsin.

    Bu yöntemin çalışmadığı tek zaman muhatabınızın karnının aç olduğu zamandır.

    YanıtlaSil
  49. Hocam Ersan Bocutoğlunun kitaplarını okudunuz mu okuduysaniz önerir misiniz

    YanıtlaSil
  50. Hocam enflasyonun bu kadar yüksek olduğu bir ortamda faizlerin %14 olması haliyle stokculuğu ve tüketim yapmayı daha karlı hale getiriyor dolayısıyla enflasyonu daha da tetikliyor bu ortam. İnanılmaz kötü bir para politikası uygulanıyor. Merak ediyorum hocam AKP'den önceki dönemlerde de yüksek enflasyon sürekli görülmüş. Her zaman bu kadar kötü muydu ekonomi yönetimi neden bir kısır döngü oldu bu yüksek enflasyon ülkemizde ?
    Sizce bu enflasyonist ortamda faiz oranı ne olmalıdır

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayır ilk 10 yıl oldukça başarılıydı. Tek kusur TL'nin çok değerli tutulmasıydı. Faiz oranı bugünkü koşullarda enflasyon yüzde 54,4 olduğuna göre yüzde 55 dolayında olmalı.

      Sil
  51. Magazinel maksatla sormuyorum Mahfi bey:

    Feminist misiniz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben hiçbir görüşe bağlı değilim, benim kendi görüşlerim var. Bu konuda kadınların erkeklerle tümüyle aynı haklara sahip olmasını ve erkeklerle birlikte, her yerde yan yana olmasını destekliyorum. İstanbul Sözleşmesinin tekrar kabul edilmesinden yanayım.

      Sil
    2. Mahfi bey

      Askerlik kurumu her ne kadar 21. yüzyıla uydurulmaya, modernleştirilmeye çalışılıyorsa da erkek egemen bir yapıda.

      Orduda da kadınların erkeklerle yan yana askerlik yapmasını savunuyor musunuz?

      Sil
    3. Zaten yapıyorlar. İhtiyaç halinde genişletilebilir.

      Sil
    4. Sn 2032,

      Askerlik, genel olarak düşündüğünüzde çok teknik bir iştir.

      Orduyu şöyle düşünmek lazım, insan kaynakları, personel özlük işleri, hastane, malzeme alım-satım, bakım, üretim, lojistik, finansman, personel eğitim, barınma hizmetleri, memuriyet işleri, planlama, halkla ilişkiler, temsili hizmetler vs diye uzayan giden birimler bütünüdür.

      Bunların hepsi işlerini profesyonel olarak yapan insanlar tarafından işletilmelidir.

      Ordu deyince sivil insanların aklına gelen ordunun küçük savaşcı birimidir.

      Ordu-vatan-millet-din-sakarya edebiyatı çok yapılır;
      bu kavramlar ordunun dışında gelişen, sivil hayat ile ilgili metafizik, askerlik ile alakası olmayan kavramlardır. Askerlik mesleğine hiç bir katkıları yoktur.

      Rusya ile ilgili çok yazdım. Sahadaki hatalarını görünce, ben arkada ters işleyen tek adam rejimini çok net görüyorum.

      Misal, Rus kamyon lastikleri patlamış gitmiyor, en iyi lastik Michelen in bir serisidir,
      Rus ordu satın alması gitmiş ucuz Çin malı çakma lastik takmış.

      20 yıl boyunca Rus ordusunu modernize ediyoruz diye, herifler paraları iç etmişler.
      Tankın gazı bitmiş, takviye kamyonu 45 km uzakta bekliyor.

      Niye, çünkü o makamlara Putin'e yakın ordu ile alakasız partililer yerleşmiş, ordunun paraları Avrupa limanlarındaki yatlara gitmiş. Rusya'da en fazla vatan-millet edebiyatını kim yapıyor? Putinin adamları. Türkiye'de kim yapıyor? Cemaatle namaz kılan subayları görünce benim asker olarak gördüğüm ile sizin sivil olarak gördüğünüz farklıdır. Ben şimdi savaş meydanında Rus askerine olanları görürüm.

      Rus ordu lideri Sergey Şoygu muydu Şango muydu yazmıştım. Adam ordu hakkında bi iki laftan ötesini yapamaz, asker bile değil, rüşvetle o makama gelmiş biri. Çok yemiş, çok yedirmiştir. En tepeden sahadaki çavuşa kadar inince, adamlar ülke fethetmeye çıkıyor, ben binlerce kilometre öteden az sayıda askerle yola çıktıklarını görüyorum, adamlar göremiyor.

      Rus asker stratejisi çok hatalı. Tepeden şehirleri bombalıyorlar. Şehirler yıkılınca ne olacak?
      ihtiyar, çoluk çocuk, aile anaları yurtdışına kaçacak, geriye her çukurdan öldürmeye yeminli, kinlenmiş, eli silahlı kadınlı erkekli gençler Rusların karşısına çıkacak. O ortamda 4 ay kalan Ukraynalı genç, Batı silahlarını da alırsa, attığını vurur hale gelir.

      O ortama 500 bin Rus askerle girmesi gerekir. 500 bin askerin lojistiği için 100 bin de ek eleman.

      Tüm bunlar teknik iş, kadın erkek ayrımı yapmadan yapılabilecek işler.

      Genç kadınların daha iyi keskin nişancı olduklarını da okursunuz.
      Keskin nişancı bir erkeğin, stresine hakim olması lazım, hormonları nişan alma
      kalitesini bozar. Kadının stres altında iken nişan alma kalitesi erkek kadar bozulmaz.

      Askerlik deyince çenem düşer, Anadolu dedeleri de askerlik anılarını uzun yıllar anlatır,
      isterdim ki Türk ninelerin de torunlarına anlatabilecekleri askerlik anıları olsaydı.

      Emin olun, çok cesur gençler etrafımızda olurdu.

      EwYn8Jzxx9hygDV5

      Sil
  52. Mahfi hocamızın belirttiği Ukrayna Savaşı etkileri Tek adam rejiminin semptomudur.
    ---
    2016 da tek adam rejiminin sıkıntılarını çok vurgulamıştık,
    2017 de ahalimiz verilebilecek en kötü kararı verdi,
    daha da üzerinde düşünmeye gerek yok, gidişat belli.

    Belli olan gidişatta, yazmak her zaman zul geliyor, yine de uyarı için özet yazıyorum.

    ---
    Hocamızın bloğunda kaç senedir Türk ekonomisinin Arabistan'ın,
    İsviçre, Hollanda'nın altında, Taylandın biraz üzerinde, kişibaşında Kazakistan,
    Irak, İran, Mısır ortalamalarında tutunacağını belirttim.

    O zaman 900M dolar üzeriydi TR ekonomisi, Hollanda'nın üzerindeydi. Uyardım.
    Mahfi hocamızın göstergeler tablosu da dediğime gelmeye 700M seviyelerini vurmaya başladı.

    Dünyada ilk kez bu durumun TR ekonomisine olmadığını da belirttim.
    ---

    Türkiye, bağımsız bir yönetimi olsaydı, bu savaşın hem ekonomik, hem politik kazananı olurdu ama olmayacak.

    ---
    Uluslar arası firmalar Rusyayı batık olarak fiyatladı bile.

    Çalıştığım banka, batılı kurumlarca önceden tutulan Rus varlıklarını,
    1 ay öncesine göre yüzde 95 ile yüzde 99.5 iskontolu fiyatlardan
    son bir kaç günde satın aldı.

    Ortalık durulunca; HSBC, Citibank, Goldman ve Morgan Stanley gibi
    bankalara bizim banka birinci elden satıp, onlara piyasa yapıcı rolleri verilerek
    Rus mallarını ikinci elden finansal olmayan kurumlara satmaları istenecektir.

    Size Türk Varlık Fonu ve Swaplar dersem; benzeri hikaye gözünüzde canlanır mı?
    ---

    Tek adam rejim kaderi aynıdır.

    - Büyük işler ve varlıklar tek adama bağlı gruplara aktarılır.
    - Halkın kaynakları varsa satılır veya finansallaştırılır. Ruslar, SSCB yatırımlarını ya sattı ya oligarklara peşkeş çekti.
    Türkler de ya sattı, ya peşkeş çekilmesine ses çıkarmadılar.
    - Ekonomik büyüklükten ahaliye pay düşmez. Misal Türk ekonomisindeki işçi payı yüzde 40 üzerinden yüzde 35e düştü.
    - Halk ordu yönetimini kaybeder, ordu abidik gubidik yerlerde savaşır.
    - Halk ayrıştırılır, muhalifler kuklalaştırılır.
    - Tek adamlar kafası basmayan kişilerdir, iki düzgün lafı bir araya getiremezler.
    Konuştuklarında da dünya gerçeklerine ve sosyal hayatına aykırı laflar ederler.

    ---
    Ülke kaynakları tek elden dışarı çıkarılır.

    Bir yıl boyu Türklerin serveti yurtdışına çıkarılıyor dedim.

    Türkiye için hep konuşulan 128 milyar meselesi var. 150 üzerine çıkmıştır büyük ihtimal.

    Ruslar için de farklısı oldu zannetmeyin. 650M dolar MB kaynağı vardı, geçen hafta 300+ kadarına dokunamayacaklarını anladılar.
    Onlarınki de bir anda buhar oldu.
    Bu para Ukraynaya savaş tazminatı olarak akacak sonra, artık Rusların değil.
    ---

    Rus doğal kaynaklarını da geçen yorumda belirttim uzun vadeli petrolü 22 ile 29 dolar varil başına kapattılar.
    Dünya petrol fiyatları 180 doları bile gördüğünde Rus ahalisinin malı 20+ küsür dolardan ellerinden alınacak.
    (Eğer Rus petrolü uluslar arası OPET fiyatından giderse, para Rus devleti yerine savaş sonrası kurulan uluslar arası
    bir komisyon yönetimine gidecek, yeni Rus düzeni en fazla 20+küsür dolarını alacak)

    Doğal servetleri de gitti.

    ---
    Eli kulağında, ayakta durdan bir Rus devlet düzenleri var, 7-8 yıla yayılan savaşa dayanamaz çöker.
    Rus ordusu rüşvetçidir. Karpuz gibi yarılacaklar, yakında.

    Savaş başlamadan bi kaç gün önce yorum olarak yazdım.
    Putin, Ukrayna'ya girerse en büyük hatası olur,
    Nato kaybeden eli oynayacak, sıkışan Rus halkının isyan etmesi istenecek yazdım.

    Batı'nın acelesi yok.

    ---

    Bu iş böyledir, Tek adam bir gün, bir bahane ile saçmalar, dünya da ahalinin milli servetine çöker.

    Yukardan aşağı okuyunca, son 4-5 yıllık yorumlarımda, gidişatı yazdım.
    Gidişatı bilenin, gidişatı hiç anlamayacaklar için yazması çok zor ve boş geliyor.

    Wv6xLhB576qfzVyz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ukrayna savaşının süresi ile ilgili tahminim hep 7-8 yıl oldu, uzayabilir de.

      Nato, Ukrayna'ya hava savunması sistemi kurmuyor.
      Bu batının savaşın uzamasını istediğini belirtir.
      Savaştan 4-5 gün önce de Ukrayna vekillerinin istediği tek şey, hava savunmasıydı.
      Yani hem batı, hem Ukrayna hem Rus gücünü hem de kendi yeteneklerini çok iyi biliyorlar ki;
      isteklerine karşın yaptıkları tamamen rasyonel seçimler.

      Tek sorun Rus ordusu veya Putin de.

      Yine savaştan önce madde olarak yazmıştım, Rasyonel ve akılcı bir Rus ordusu da Ukrayna'ya girmek istemez.

      Yaşı 26 üzerinde olan tüm Rus askerleri benim gibi, Rusya şartlarına göre iyi-kötü askeri eğitim almış subaylardır,
      Ukrayna'da kara savaşını kaybedeceklerini iyi bilirler.

      Savaş öncesinde yorum olarak yazdım.
      Eğer Rus ordusu Ukrayna'ya girmek için Putin'i ikna etmişse, Rus ordu kurmayları bitmiştir.
      Eğer Putin, ordusunun aksine Ukrayna'ya girmişse, Rus devleti bitmiştir.
      Her olasılıkta kaybedecekler.

      Savaşta esir alınan Rus askerlerin görüntülerini gördüm, çoğu 19-25 yaş aralığında eğitimsiz tipler.
      -----
      Rus ordusu rüşvetçidir.
      Nerden mi biliriz?

      Türkiye'nin o dönemki çıkarları için Kafkaslarda işleri kolaylaştırmak amacıyla Türk subaylar çok Rus subayı rüşvetle satın almıştır.
      Dönemin (Sn Demirel) Cumhurbaşkanlığı örtülü ödeneğinden siz ödediniz.

      Karşılığında Rus subayları nerde asker var, ne zaman harekat başlar, nöbet değişimleri ne zaman olur,
      devriye ne zaman hangi bölgelerde gezer, Rus ordusu kimleri şüpheli görüyor, helikopterleri ne zaman nereye
      baskın yapar gibi kritik saha bilgilerini verirdi.

      Böyle de, düşmanımın başına denilen savaşması çok tatlı bir ordudur Rus ordusu.
      ----

      Peki Ukrayna-Suriye-Irak farkları nelerdir?

      Ukrayna gibi sınır komşumuz diğer ülkelerde savaşların ne kadar uzun olduğunu yaşadınız, biliyorsunuz.

      Ukrayna farklıdır.

      - 1. dünya savaşında 1.5 milyon insan kaybı ile çıkmıştır.
      - Holodomor'da 4 milyona yakın insan kaybına rağmen çıkmıştır.
      - Holokost'ta 1.5 milyon civarı insan kaybetti.
      - 2. dünya savaşında 5 milyon insan kaybetti.
      - 36-37 yıllarındaki Stalin'in büyük temizliğinden ayakta kalarak çıktı.

      100 yıl ötesini kapsayan bunca acı olay sonunda, Ukrayna, ordu - sivil direnişi kurumsallaşmıştır.

      Yazılarımda, askeri istihbaratın önemini hep vurguladım.
      Atatürk ve Müdafa-ı Hukuk cemiyeti liderlerinin istihbarat geçmişini yazdım.
      Savaşları ordu istihbarat kazanır, direnişi örgütler.
      Ukrayna'da fazlasıyla vardır.
      Suriye'de yoktu, Esat rejimi askeri istihbarat kurmamıştır.
      Irak'ta yoktu, Saddam rejimi askeri istihbarat kurmamıştır.

      Ukrayna'da görüyorsunuz, ordu istihbarat,
      komedyen bir sanatçı vatandaşını nasıl ulusunun lideri haline dönüştürmüştür.

      Ukrayna'dan görüyorsunuz, on milyonlarca insan kaybına rağmen, ordu istihbarat,
      nasıl bir milleti topraklarında tutmuştur. Tıpkı Atatürk'ün Türkleri bu toprakta
      tuttuğu gibi.

      Tek adam rejimleri, ordu istihbaratını da sevmezler.
      Ordu istihbarat, gün gelir, tek adamın karşısına bir sanatçı vatandaştan
      muhalif lider çıkarır; tek adamın ne dili, ne aklı, ne teşkilatı seçimlerde
      işine yarar, tek adam seçimi kaybeder.

      Peki ya Türk Ordu ve Millet Kozmik odaları ne oldu?

      Kozmik oda hadisesi ile ilgili çok yorum yazdım, orda öldürülen 800 üzerindeki
      vatansever milyonlarca Türke bedeldir, belki de 80 milyonun tamamına bedeldir.

      Suriye, Irak, Libya nasıl tel tel döküldüler gördünüz mü?

      Kafkaslarda, Rus tanklarını patlatan, Rus subayları bülbül gibi söyleten Türk subayları yaşadıktan sonra;
      Suriye'de Rus uçağından kaçacak delik arayanları görünce insan bi buruk oluyor.
      30 yıl önce aynı Ruslar nereye hangi uçakla bomba atacaklarını ispiyonlardı,
      30 yılda Ruslar hiç değişmedi.

      nDD9r3Mn6bY3HVGa

      Sil
  53. Hocam selamlar,

    Sizce petrolün varili 180 dolara gelir ve orada bir süre kalıcı olur ise Türkiye'nin hali ne olur ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O noktaya çıkarsa sadece Türkiye'nin değil herkesin hali fena olur.

      Sil
  54. Mahfi Bey merhabalar,
    Kanada’nın Toronto şehrinde emlak sektöründe çalışıyorum. Fiyatlar - emlak balonu - artık akıl almaz bir hale geldi. Covid döneminden önce aşırı pahalı denilen konutlar iki senede tam iki kat değerlendi. 2008 krizinde bile düşmeyen Kanada emlak fiyatlarını sizce Ukrayna gerilimi düşürür mü ? Yeni jenerasyon olarak ev almak göz göre göre hayal oldu. Çok üzücü bir durum. Teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu emlak fiyatları şimdilik düşecek gibi görünmüyor. Bu yıl ciddi bir ekonomik çöküş olursa o zaman düşer.

      Sil
    2. Selam Sel;

      Batı ülkelerinde TR dan farklı bir gelişme var.
      Bilirsiniz, emlak kiralama daha kurumsaldır orda.

      Bireysel ev alımlarına büyük finans kurumları geçen sene başından beri girdiler.
      Finans kurumlarının alımları, hanehalklarını merkez dışındaki evlere iterken, merkez dışındaki evlerin fiyatları hızla arttı.
      Son bir kaç ayda duydunuz, ev liste fiyatının yüzde 7-9 üzerinde satıldı diye.
      Bugünlerde liste fiyatının yüzde 10-15 üzerine giden evler de var.
      Şu an enflasyon ve enflasyona göre düşük kalan 30 yıllık kredi faizleri.
      Sağlam temettü veren bir hisse sahibinin ev alması nerdeyse bedava .

      Parayı ve gelirden giden parayı düşünürseniz hata yaparsınız.

      Size bir ipucu vereyim.
      Bu yapılanların tek bir sebebi var.
      Bazı finans kurumları ev kira hizmetleri firmaları kuracaklar.
      Onun için ön çalışma yapıyorlar, çalıştığım bankadan da ciddi kredi talepleri var, 2 ile 10 milyar dolar arasında değişen oranda, firma başına.

      İlerde ev sahipliğini mümkün oldukça bitirip,
      Evi hizmet sektörünün bir parçası yapmak istiyorlar.
      Pozitif nakit akışı olduğu sürece, ev fiyatından bağımsız alım yaparlar.
      Bireylerin gücü o fiyatlara erişemez.

      Geçen sene mahsül sezonu sonu Mısır tarlası aldım,
      Hem üretim, hem satım, hem civar çiftçilerin mallarının satıldığı pazar yeri, hem de şehirdeki çocukların haftasonu eğlence parkı olsun diye.
      Yüzde 8 istediği fiyatın üzerini verdim.
      Bitcoin kazançlarından almıştım.
      Şimdi aldığımın yüzde 21 üzerine rayiç biçiyorlar.

      TR piyasasında Mahfi hocamın yazdığı gibi düşebilir.
      Sizin piyasada daha çok alıcı bekliyor, finans sektöründen;
      cepleri dolu, fiyata duyarlı değiller, tek baktıkları
      aldıkları kredi maliyetinin üzerindeki bir pozitif nakit akışı;
      Fiyat düşerse de alacaklar, yükselirse de.

      DEecpg3ZTh766AyI

      Sil
  55. Keşke Jedi konseyinizi toplasanız da, şu Putin'e dersini verseniz...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yalnız Putin'e mi? Ders verecek o kadar çok kişi var ki. Ama ortada Jedi kalmadı.

      Sil
    2. Jedi is a fallen order.

      Sil
    3. Özgürlük ve Liberal Düşünce, Türkiye'de anlamı en yanlış bilinen kelimelerin başındadır.

      Özgürlük; görev sahibi bilgili fertlerin doğru bildiklerini söyleyebilme hakkıdır.

      Yani özgürlüğün yeter şartları;

      - Konuştuğu konuyu bilen, yetkin bir insan olması
      - Alanında etkin, yetkin ve görevli kişilere konuşma hakkı tanınan bir ortam
      - Söylenen doğruların, eleştirilip analiz edilmesi, uzlaşılanların uygulanması

      Türkiye'de gördüğüm, bir sürü bilgisiz, bildiğini zanneden, onun bunun çevresi ile makam elde etmiş, sosyal medyada özgür düşünce diye yapılan yığınla espri veya eleştiri diye işe yaramaz
      laflar; bunların hepsi şarlatanların şarlatanlığıdır. Kimsenin bunları dinlediği yoktur, dinlemez de, kimseye de faydası olmaz.
      ----
      Özgürlük, özgür düşünce, Ukrayna'ya girme hazırlığındaki Rus lidere işin hatalı olduğunu söyleyebilmektir.

      Özgürlük, bir firma projesinde söz sırası kendine geldiğinde, firma üst yönetimine kendi bilgisi uyarınca hataları söylemektir.

      Türk hükümet yetkilisinin, alınan bir karar sonrası, alınan kararı kendi bilgisi dahilinde olumlu bulmadığını, karar alınmadan önce hükümet başını uyardığını halka açıklamasıdır.

      Özgür düşünce hakkı da, fertlerin düşüncelerini açıkladıkları için yaptırıma uğramamasının garantisidir ki, insanlar bilgili oldukları konuda bilgilerini aktarıp, topluluklarına faydaları olsun.

      ---
      Bizde kendine uzun denilen bir güccük Putincik var,
      Bu tek adamlar kimseyi dinlemezler.
      Yönettikleri kitleleri felakete sürüklemek dışında bir işe yaramazlar.

      ---
      Hitler, uzun süre kaldığı sığınağında iki grup insanı dinlerdi.

      1. Menfaat için makamları dolduran, Hitlerin gücü ile kendine güç devşirenler. Bunlar olumlu ve güzel haberler verirler.
      2. Hitlerden daha faşist, milliyetçi, daha aklı havada olanlar.

      Birinci grup yanlış haberler ile yönetimi hatalı kararlara zorlarken, ikinci grup gerçekçi olmayacak hayali hedeflere halkın kaynaklarını yönlendirip heba ettirirdi.

      Misal: Kitle imha -atom- bombayı yapmaktan çok uzakken, adamlar Hitlere atom bombasının kısa sürede biteceğini, yok olan birliklerin ülkeye dönmekte olduğunu veya sahada olduğunu, düşman tank üretimi artarken alman üretimini geçerken aksini, ölen asker sayısının düşük aktarmak gibi yanıltıcı bilgileri verdiler.
      ---

      Putin, yıllarca böyle iki grup arasından bilgi aldı.
      Kendi yarattığı yönetim buydu.

      Size komik bir şey yazayım mı?
      Rus Savunma Bakanı Sergey Şoygu ismini hep duyarsınız değil mi?
      Putin tüm askeri bilgileri ondan alır, ordu işlerine karar verir.

      Sergey Şoygu, rüşvetle o makama gelmiştir.
      Sergey Şoygu bırakın kurmaylığı, asker bile değildir.
      Fırsatçı sivil çıkarcının tekidir.

      Özgürlük, tanım gereği bilgili insanın bilgisini söylemesi yazdım ya,
      Sergey askeri konularda bilgisizdir.
      ---

      Şimdi bizim Uzun denilen güccük Putincik hakkında ne düşünürsünüz?
      Onlar kimseyi dinlemezler,
      Onlar sadece felaket getirirler.

      aFG62L5ANUQwZ4w2

      Sil
  56. Mahfi Hocam, konu dışı olacak ama çok merak ettiğim bir konu var.
    Tüik enflasyon hesaplar iken her ürünün fiyat artışı yanında ağırlandırıklandırıyor. Örnegin elektrik fiyatı bu yıl %100 artmış olsun diger bütün ürünler %50 artmış olsun. Kolay hesap için de elektriğin ağırlığını 10 olsun yani çarpan 0.1 . Elektrikte toplam harcamalar içindeki pay (ağırlık) zam öncesi 10 iken, zamdan sonra 90×1.5+10×2=155÷100=1.55 enflasyon %55 hesaplanır. Gerçekte ise elektrikte fiyat artsa bile miktarda azalma çok az olacağı için fiyatla birlikte toplam harcamalar içindeki pay da artar. Yani ağırlık da artar. Toplam harcama 90×1.5+10×2=155 birim iken elektrik (miktar olarak hiç azalmadığını varsayıyorum fakat aslında bir miktar düşecektir) 20 birim olacağından ağırlık 20/155=12.9 olmalıdır.
    Gelecek yıl ağırlık 12.9 a çıkarılır ise işler de değişir elektrikdeki fiyat artışı diğer ürünlerin tersi yönde olursa, yani çok az artarsa bu kez ağırlık gerçeğinden yüksek olacağı için manşet enflasyon yine düşük hesaplanır.
    Demek istediğim ağırlık değişimleri yılda bir kez yapılıyor iken fiyat değişimleri farklı bir zamanda gerçekleşirse, bir ürünün veya hizmetin toplam harcamalar içindeki ağırlığı da fiyatın değiştiği ay değişiyor. Birçok tarım ürününün miktarı da mevsime göre %90 dahi oynayabiliyor.

    Ben konunun uzmanı değilim fakat her yıl tuik ağırlıkları yine değiştirdi haberlerini okudukça kafama takılıyor. Çok iyi matemetik bilen birisi olarak bu ağırlıkların fiyat değişimleriyle aynı zaman dilimine ait olmaz ise çok büyük hatalara sebep olabileceğini düşünüyorum. İstenirse kolayca manüple edilebilir.
    Konuyu bilen birisi veya Mahfi Hocam yorum yaparsa memnun olurum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Türkiye cumhuriyeti devleti ve maliyesi kendine bağlı bir kurum olan tüik aracılığı ile memur&işçi kesimin ücret artışlarını azaltmak ve bundan elde ettiği geliri bir avuç oligarka aktarmak için üfe&tüfe oranlarını bilinçli olarak düşük göstermekte ve suç işlemektedir dolayısıyla bu kuruma ait sepet&endeks vesaire tüm veriler manipulasyondur..

      Sil
  57. Peki hocam başbakan olsam sizde ekonomi bakanı olsanız ve bir gün sizi çağrıp desem ben nato çikma kararı alsam bizim ekonomizin buna dayanma gücü var mı ? ne cevap verirsiniz ? bu böyle olmasa bile bir devlet her daim what if analizi yapma durumunda değil mi ? Ben şahsen çıkma kararı alabilme seçeneği bir savaş ama ben her ne hikmetse savaş halinde olan rus rublesinden bile türk lirasının daha dayanksız olacağnı düşünüyorum ,aynı fikirdemisiniz ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Karmaşık bir soru, kopuk kopuk. Bir kere başbakan bu kararı niye ekonomi bakanına sorsun, sonra Rus Rublesinin değeriyle ilk konunun ne ilgisi var bilemedim. Kusura bakmayın ben işin içinden çıkamadım.

      Sil
  58. Mahfi Hocam merhaba,

    Turkiye'de mevcut yonetimin MB politika faizini bu kadar dusuk tutmakla elde ettigi fayda nedir tam olarak? Metafizik nedenler, dini emirler vs. gibi gostermelik bahaneleri bir kenara birakacak olursak (basi sikistiginda suratina tukurene bile gulucuk gonderebilecek duzeyde bir seviyesizlik ile karsi karsiya oldugumuzu hatirlatirim, birakalim dini bahane olarak kullanmayi) bu operasyonla elde edilen nedir? TCMB politika faizine bagli olarak calisan krediler/kontratlar mi soz konusu, varsa yaklasik hacimleri ve agirlikli olarak kullandirilanlar kimlerdir bilebilir miyiz? Ilk akla gelen husus ulkenin buyumesinde lokomotif gorevi goren ve yandaslarin agirlikli oldugu insaat sektorunu desteklemek icin konut kredilerinin dusuk faiz oranlari ile sunulabilmesi idi fakat gozuken o ki konut kredisi faiz oranlari belirlenen orandan oldukca yukarida olusuyor. Aklima gelen bir diger konu da batik krediler nedeni ile rasyolari bozulan bankalari finansal olarak desteklemek amaciyla MB tarafindan dusuk faizle fonlamalari diyecegim ama bu da pire icin yorgani yakmak ornegine benziyor diye dusunuyorum. Sizce bu politikanin arkasinda yatan gercek amac ve sagladigi fayda nedir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim yanıtlayabileceğim bir soru değil bu. Benim diyebileceğim tek şey izlenen faiz ve dolayısıyla para politikasının tamamen yanlış olduğu ve bu yanlışın bizi bu kadar yüksek enflasyona ve gelir dağılımında düşük gelirliler aleyhine bozulmalara götürdüğüdür.

      Sil
  59. Mahfi hocam merhabalar. Enflasyonu düşürebilmek için devlet müdahalelerini azaltmak ve kamu harcamalarını düşürmek gerekmez mi? Aynı zamanda üretim ve çalışma alanlarında vergi oranlarını düşürmek ekonomik büyümenin yanında enflasyonun da düşmesini sağlamaz mı? Sizcede artık devletlerin karma ekonomik politikaları bırakıp sektörleri ve insanları daha serbest bırakmaları lazım değil midir? Hocam görüşlerinizi çok merak ediyorum. Şimdiden çok teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Enflasyonun kontrolü için her şeyden önce Türk Lirası mevduata, parayı eline geçirenin harcamaya koşacağı kadar düşük faiz vermemek gerekir. İnsanlar aptal değil. Enflasyonun (açıklanan enflasyonun) % 54 olduğu yerde parasını % 14 - 15 faizle bankada tutacağına ileride almayı düşündüğü şeyleri satın almaya koşuyor. Bu da zaten maliyet enflasyonu çeken ülkede bir de talep enflasyonu yaratarak bütün değerleri bozuyor.
      Faiz çözüm değildir ama yanlış set ederseniz her şeyin bozulmasına yol açacak kadar önemlidir.

      Sil
  60. Hocam umarım bana "yahu insanlar can derdinde, sizse gelmişsiniz bana, şunun parası nasıl ödenecek, bunun parası nasıl ödenecek diye soruyorsunuz" diye kızmazsınız.

    Ukrayna'daki savaş bittikten sonra, altyapı, binalar, pek çok şey yeniden inşa edilecek.

    Hazine Müsteşarı olduğunuz için mekanizmayı bilirsiniz:

    Geçmişte oralarda ikâmet eden, dükkânları, mağazaları olan insanların yıkılan binaları yeniden inşa ederken kendi güçleriyle para bulmaları imkânsıza yakın. (Birikimi olup Avrupa bankalarında muhafaza edenleri hariç tutuyorum. Bu insanlar bu paraları yeniden Ukrayna'ya getirip kullanabilir. Ama birikim yapabilmiş ve Avrupa bankalarında muhafaza edebilmiş Ukrayna vatandaşlarının sayısı çok az.)

    (1) Sadece Rusya'nın ödeyeceği ceza niteliğindeki para, bütün o altyapının ve binaların yeniden inşasında yeterli olacak mı?

    (2) Ukrayna Hazine Bakanlığı, altyapı ve binaların yeniden inşası için gerekli olan parayı, Ukrayna Merkez Bankası'ndan mı isteyecek?

    (3) Ukrayna Meclisi, ihale usûlü ile yeniden inşaya karar verirse, dünyanın çeşitli ülkelerinden (Türkiye'dekiler dahil) inşaat şirketleri, ellerini ovuştura ovuştura bu ihalelerden en büyük payı kapabilmek için birbirleri ile mi yarışacak?

    (4) Ukrayna Meclisi, IMF'den para mı isteyecek?

    Başka yollar da var mı?

    Elbette siz Ukrayna'daki iç mevzuatı ve mekanizmaları bilmiyorsunuz. Ama genel çerçeve ve uygulama bazında tecrübelisinizdir ve sorularıma cevap verebilirsiniz diye düşünüyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rusya tazminat falan ödemez. Dünya Bankası, IMF, EBRD uygun koşullarla kredi verir.

      Sil
    2. IMF, Dünya Bankası (IBRD), Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (BBRD) gereken mali desteği verirler.

      Sil
    3. 1- Rusya işin doğası gereği tazminat vermek istemez, verebilecekleri ile bu işler yapılmaz. Ancak, Rus doğal kaynaklarına batı el koyacak. El konulduktan sonra maliyeti tamamen ruslara yıkılmış olur.

      2. Ukrayna kaynakları karşılıksız şekilde bu işe yetmez. Mahfi hocamızın yazdığı global kurumlar destek verecek. Global kurumların maliyeti de 1. madde de yazdığım doğal kaynaklardan çıkacak.

      3. Bu tarz inşaat işlerinde, TR a pay düşer. Askeri birliğe verilen katkı oranında olur.

      4. İsteyecek.

      QO8Wi9O9dB5Ap4Y1

      Sil
  61. Hocam,

    Sn Yaşar Uysal'ın buğday üretim twitini paylaşmışsınız.

    Babama gönderdim tablolu mesajınızı, bak dedim ne çok fark yapıyormuşsun, tablolalara yansımış, telefonla yarım saat konuştuk mesajınız üzerine.

    Babam, Almanya'da, Ziraat Mühendisi, Erzurum Üniversitesi Ziraat Yüksek Mühendisliği mezunu. 80 darbesi sonrası Türkiye'de yaşam imkanı olmayınca İsviçre üzerinden Almanya'ya gitmişti.
    Tam da buğday verimi artırma üzerine 45 yıl çalıştı. Çukurova'dan, İç Anadolu'ya kadar çok projesi vardı.

    15 yaşındayım, babam Antalya-Adana taraflarına getirdi beni. Türkiye'ye çok nadiren geliriz. Eskiden Toprak-Su derlerdi, eski mesai arkadaşlarından var mıdır diye gittik. Yaşlı bir güvenlikçi vardı kapıda. Kapıyı açtı. Arabayı parkettik.

    Güvenliğe babam döndü: "Şu karşı tepeler ne güzel yeşillenmiş, eskiden çoraktı oralar, gelirken su kanallarını da gördüm, çok hoşuma gitti." dedi.

    Adam şöyle bi baktı, "Abi dedi, genç bir mühendis müdür vardı, hepsini o yaptırdıydı, ama harcadılar, tee 20 sene geçti, kimse de üzerine çivi çakamadı" dedi.

    Güvenlik, binaya giden yolu göstermek için şöyle dönerken babama bi baktı.
    "Amaniinn, canım abim benim sen misin?" dedi, öyle bir sarıldı ellerine öyle bir kapandı, ağladı ki sormayın.

    Hemen çayı getirdi, şu nerede, bu nerede, kim ne oldu filan derken, güvenlik abi sen gitme ben ararım hemen onları dedi, telefondan aradı, kimi bölge müdürü, kimi ilçe belediye başkanı hepsi toplandılar, saatlerce konuştular.

    Tarım önemli; teknolojisi önemli; damlama ile bitkiye ihtiyacı kadar ihtiyaç anında suyu vermek, toprağı uzaktan kontrol etmek, toprağın durumunu incelemek, zararlıların tarladaki yerine göre ilacı bilgisayardan ilgili bölgeye iletmek, otomasyonu vs büyük iş.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Devlete hizmet cezasız kalmaz. Ama bu hizmeti insanlar hatırlar.

      Sil
  62. Üstadım Selamlar, Fenerbahçenin içinde bulunduğu kriz ve Trabzonsporun şampiyonlunu yapısal reformlar bakımından nasıl yorumlarsınız.İki takım özelinde yanlışlar ve doğruları ifade edermisiniz. Futbolun lokomotifi olacak Real Madrid, MANU büyüklüğünde olması gereken bir takım nasıl bu kadar başarısız olur.Barcelona demiyorum çünkü karşılığı Trabzonspor ile örtüşüyor en azından renkleri. 20 puan fark hakem vesair sebeplerle açıklanabilir mi?Hocam bu yorumun içinde kötü ekonomik yönetim ve liyakatsız yöneticiler de olduğu için yazdım.Saygılarımla

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Philiph Cocu ile işler kötü gidince taraftar Ersun Yenal diye bağırmaya başlamıştı. Ali Koç da konu ile ilgili soruya siz bizim vizyonumuzu hiç anlamamışsınız diye cevap vermişti.
      İşte sonra işler kötü gitmeye devam etti Ali Koç da takımın başına Ersun Yenal'ı getirdi. İşte Ali Koç'un yönetim vizyonu.
      Sonuç: Müşteri daima haklı değildir.

      Sil
    2. Her konu sonunda döner dolaşır yönetim meselesine gelir. Dünyanın en iyi teknik direktörünü de getirseniz yönetim kötüyse başarı gelmez.

      Sil
  63. Sayın Hocam; emtia fiyatları artmaya devam eder ve MB faizleri aniden yüklüce artırmaya karar verirse ne olur?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne yazık ki bu saatten sonra ters etki bile yapabilir.

      Sil
  64. Hocam,

    Türkiye etkisine bir ek de şöyle yapabilirim.

    Türkiye, zayıflayan Rus ordusunu yıpratmak ve geri püskürtmek için Suriye'deki silahlı gruplara daha fazla destek verecektir.

    Destek demek para demek.

    8r0GY168A7X09v2M

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Muhtemeldir ama Rusya ile olası bir sıkıntıya girmek istemeyebilirler.

      Sil
    2. Rus ordusunun zayıfladığı ve Türkiye'nin bu durumdan yararlanabileceği gibi ütopik düşünceler ortalarda dolaşmaya başladı. Bence doğmamış çocuğa don biçmek çok anlamlı değil, şu aşamada işler tam da Putin ve Rus'ların istediği yönde gelişiyor. Bu işten en büyük zararı şu aralar Putin'in kaybetmekte olduğu fikrine oynayanlar görebilir, dikkatli olmakta fayda var...

      Sil
    3. Selam Sn Mahdut,

      Rus ordusu zayıfladı, 20 yıl öncesine göre çok zayıfladı.
      Rus kara ordusu, ne Ukrayna ne Türkiye ye karşı bir savaş kazanamaz.
      Deniz ordusunu Avrupalı büyük bir devlet tek başına yener.
      Rus hava ordusu Nato gücü karşısında etkisizdir.

      Tüm bunları yazdıktan ve 0010 daki yorumumdan sonra;
      Rusların elinde nükleer var.
      Nükleer öyle bir silahtır ki, düşmanın kafasına atmasanız bile,
      Deli liderin teki kendi toprağında patlatacağını söyleyerek bile dünyayı diken üstünde tutar.
      "Ölürüz ama siz de ölürsünüz; ölürüz ama yenilmeyiz, ölürüz ama dünyayı da öldürürüz" mantığı.

      Şu ana kadar işler istendiği gibi gidiyor.
      1. Almanya, 150 milyar dolarlık yeni silah anlaşmasına imza atmak üzere.
      2. Finlandiya ve İsveç, Nato üyeliğine girmek için büyük istekli.
      3. Avrupa, yeni çıkarılan ama bir türlü çok talebi olmayan "Yeşil enerji kredilerini" limitlerine kadar kullanmak üzere kuyruğa girdi. Petrol bağımlılıklarını daha erken bitirmeye çalışcaklar.

      Avrupa Birliği, bir türlü ikna edilemediği, ciddi siyasi bir hata yaptıydı,
      Hem Rusya hem de Çin ekonomilerini büyütme hatası.
      Şimdi o hatayı Avrupanın ödeme zamanı.
      AB şirketleri, savaş başından beri 1.2 trilyon Euro Çin yatırımlarının değerinden kaybetti.
      Rus varlıklarını sildi, 400 milyar Euro kadar Rus varlığı eridi AB bölgesinde.

      Her ne kadar Rusya default olsa, Ukrayna yerle bir olsa da,
      Avrupa, son 25 yıllık siyasi hatasının bedelini ödüyor,
      Sürekli yazıyorum, daha bu ay Avrupa hatasının faturasının ucunu gördü,
      Fatura önümüzdeki 10 yıl tamamen kesilir.
      En az 20 milyon Ukraynalı mülteci alacaklar.
      Son 25 yılın Rusya ve Çin ticari yatırımlarını silecekler.
      Ekonomik kaynaklarını Avrupa dışına askeri yatırımlar için ayıracaklar.

      1. Merkel'in 20 yıllık hatasının ilk bedeli 150 milyar dolarlık silah alımı oldu.
      2. Macron'un Natonun beyin ölümü hatasının bedeli, dünya genelinde Fransız silah pazarının düşmesi oldu, daha da düşecek.
      3. AB'nin hatasının bedeli İngiltere gibi bir büyük AB ülkesinin Birlikten ayrılması oldu.

      Rusya ve Çin için;
      Rusya tarihinde çok badireler atlattı, bunu da büyük hata yapmazsa atlatır.
      Lenin döneminde de iflas etti. Ardından Stalin her yere daldı.
      Çin'in başına gelen pişmiş tavuğun başına gelmemişti, ayakta kaldı.

      Rus devlet aklı, tüm büyük savaşlarda ve dünya savaşlarında kazanan tarafta olmayı bildi.
      Putin, eski Rus devlet aklını tamamen silmediyse, Rusya yine kazanan tarafla ortak olur.
      Hep yazdım, Rusya bitti diye.
      Rusya, bitmemek için, nükleeri ile, kazanan taraf ile ortak olmak zorunda.
      Rusya gerekirse Putin'i bertaraf eder, kazanan tarafla iş tutar, iş tutmak zorunda.
      Şu ana kadar Rusya kendinden beklenen dışında hiç bir şey yapmadı.
      Irak savaşı 18 yıl sürdü.
      Ukrayna savaşı da o kadar sürse 2040da biter.
      İnsan için uzun zaman.
      Putin, açtığı savaşın nasıl bittiğini görmeyebilir.

      5y6aZ318C5M87t1f

      Sil
  65. Hocam sizi surekli takip ediyorum iyiki varsiniz sizce bu krizden biz kac yilda kurtaririz sonu ne olur hocam ben bir emekli olarak oh be rahatim diyecegim gun olmeden ne zaman gelir ongorunuz saygilarimls

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne yapacağımıza nasıl önlemler alacağımıza bağlı. Bu şekilde devam edersek kurtulamayız.

      Sil
  66. Yapılsak reformlar 2020ye kadar ülkemizi kurtatırdı şuan çıpayı kaybettik savrulur durumdayız rüzgar nere eserse ne yazık ki rüzgarda pek bize yarar esmiyor İthal mallarımız coin piyasası gibi davranıyor petrol 120 dolarda geziniyor, bundan sonra bizi ancak Devrim kurtarır Atatürk devrimleri part 2 gelmeden bu süreç uzun yıllar sürer
    Bazı önerilerim var
    1-Sadece belli başlı üniversiteler kalmalı diğerleri kapatılmalı(Hakkari,Şırnak,Yozgat...)
    2-Sağlık sektörü İngilizleri bir zamanlar olduğu gibi bizide batıracak Sgk yapılandırılmalı
    3-Faizler 1 sene dokunulmadan en az 30 yapılmalı Tl olabildiğince güçlendirilmeye çalışılmalı
    4-Suriye ile acilen barışılmalı olmuyorsada ülke nufusunu 6 milyon azaltacak Suriyelilerin misafirliklerine ..
    5-Hazineyi emen köprü-yol-garantili yatırımlar yapılandırılmalı kamulaştırılmalı
    6-Tarım sektörü baştan sona yapılandırılmalı
    7-Memurlara ve asgari ücretlilere düşük ücret vermek hazineyi rahatlatıyor gibi gözüküyor bu bir yanılsamadır az kazanan az harcar harcama üzerine kurulmuş ekonomide bu yanlıştır ücretler arttırılmalı biz Rusya değiliz vatandaş fakir Devlet zengin olsun biz vatandaşıda devletide fakir toplumuz vatandaşın şartları yükseltilmeli
    8-Enerjide devlet eli ile Yenilenebilir yatırımlar vahşice arttırılmalı
    9-Turizmde paket satışlar yasaklanmalı 500 dolara bir hafta tatil yasaklanmalı

    YanıtlaSil
  67. Hocam kaleminize sağlık. Severek takip ediyoruz

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yüksek Enflasyona Karşın Piyasa Nasıl Canlı Olabiliyor?

Lozan Antlaşması 2023'de Bitecek, Biz de Madenlerimizi Çıkarabileceğiz

Veriler Kötüyse Piyasa Nasıl Böyle Canlı Olabiliyor?