Ortodoks ve Heterodoks Ekonomi Ayrımı

Ortodoks ve Heterodoks Ekonomi Yaklaşımları

Ortodoks, Yunanca orthos (doğru) ve doxa (inanç, öğreti) sözcüklerinden oluşan ‘doğru inanç’ anlamına gelen bir sözcük. Ekonomi alanında geleneklere, genel kabul görmüş görüşlere bağlı teorilerden oluşan yaklaşımlara ‘ortodoks ekonomi’, bu çerçevede uygulanan ekonomi politikasına da ‘ortodoks ekonomi politikası’ deniyor. Ortodoks ekonomi ‘ana akım ekonomi’ olarak da adlandırılıyor. 

Heterodoks, Yunanca heteros (farklı) ve doxa sözcüklerinden türetilmiş ve ‘farklı inanç’ anlamına gelen bir sözcük. Ekonomi alanında geleneksel görüşlerin ve yaklaşımların, kısaca ortodoks anlayışın dışındaki uygulamaları adlandırmak için kullanılıyor. Ortodoks ekonomi politikasına uygun olmayan uygulamalar ‘heterodoks ekonomi politikası’ diye adlandırılıyor. 

Ekonomi biliminde ortodoks ve heterodoks ayrımı yapılırken varsayımlardan başlayarak kullanılan analiz yöntemlerine, politika araçlarına kadar farklılıklara bakılıyor. Bu iki yaklaşım arasındaki temel fark ekonomi biliminin temel soruları olan hangi mal ve hizmetin, kim tarafından, nasıl üretileceği, üretimin nasıl paylaşılacağı sorularına verilen yanıtlarla ortaya çıkıyor. Ortodoks yaklaşım bu soruların yanıtını piyasa sistemi olarak gösterirken heterodoks yaklaşım bu sorunun yanıtında farklılık gösteriyor. Heterodoks yaklaşıma en açık örnek olan Marksist öğreti, mal ve hizmetlerin fiyatlandırılmasının genel olarak bir merkezden belirlenmesi esasına dayanıyor. Her ne kadar bu yazıda ortodoks ekonomi yaklaşımı ve heterodoks ekonomi yaklaşımı diyerek bu kategorilerde yer alan görüşleri aynı yerde sınıflandırıyor olsak da aynı kategoriler içindeki görüşler arasında benzerlikler kadar farklılıklar olduğunu da vurgulamamız gerekiyor. Mesela heterodoks görüşteki iktisatçıların bir bölümü Marksizm’in ‘üretim araçlarının mülkiyeti kamu kesiminde olmalı’ şeklindeki görüşüne ya da ortodoks iktisatçıların bir bölümü kapitalizmin ‘üretim araçlarının mülkiyeti özel kesime ait olmalı’ biçimindeki görüşüne katılmıyor ve her ikisinin bir arada olabileceğini savunuyor. 

Zaman içinde, heterodoks yaklaşımların bazıları ortodoks yaklaşım tarafından benimsenip alınmış veya ortodoks yaklaşım bu eleştiri ya da katkılarla revize edilmiş bulunuyor. Bunların en önemlisi Keynesyen ekonomi yaklaşımıdır. O zamana kadar piyasaya müdahale edilmemesi ortodoks ekonomi anlayışının temel taşı iken Keynesyen ekonomi yaklaşımıyla birlikte gerektiğinde piyasaya müdahale edilmesi meselesi sisteme girmiştir. O zamana kadar fiyatların, ücretlerin, kiraların vb. piyasada serbestçe arz ve talep kurallarına göre oluşması benimsenmiş ve piyasaya hiçbir şekilde karışılmaması, piyasanın kendi kendini dengeleyici mekanizmalarının devreye girmesi kabul edilmişken bu görüşler değişmiş ve devletin piyasaya müdahalesi uygulamaya geçmiştir. Bir süre sonra Keynesyen müdahale yaklaşımının ortodoks anlayış dışına çıkarılması yönünde parasalcı ekonomi yaklaşımı ve sonra da klasik ekonomiye dönüşü savunan yeni klasik ekonomi yaklaşımı ortaya atılmış olsa da devletin ekonomiye sınırlı müdahalesi ortodoks yaklaşım içerisinde kalmaya devam etmiştir.   

Zaman içinde heterodoks uygulamanın bazı bölümleri ile ortodoks uygulama arasında yer değişiklikleri de olmuştur. Bunun da en tipik örneği döviz kurlarının nasıl belirleneceği meselesinin çözümüne getirilen yöntemdir. Döviz kurları, uzun yıllar sabit kur rejimi denilen bir yöntemle belirlenmiştir. Bu yöntemde bir ülkenin parasının, yabancı paralara karşı değerini merkez bankası belirler ve tutabildiği sürece kuru orada tutmaya çalışır. Ulusal para değer kaybediyor ve bu yönde baskı altında kalıyorsa o zaman merkez bankası ulusal paranın yabancı paralara karşı değerini düşürür (devalüasyon) ve yeni bir kur belirleyerek onu savunmaya başlar. Merkez bankasının kuru savunma yeteneği döviz ve altın rezervlerinin miktarıyla ilişkilidir. 1980’lere doğru gelişmiş ülkelerde merkez bankaları yavaş yavaş günlük kur belirleme yöntemini uygulamaya başladılar. Kurda aşırı oynaklık ortaya çıktığında piyasaya döviz satıp müdahale ettiler ve kurun oynaklığını gidermeye çalıştılar. 2000’lerde ülkelerin büyük çoğunluğu dalgalı kur rejimine geçti. Bir bölümü kura hiç müdahale etmeyip piyasaya bırakırken bir bölümü müdahale etmeyi sürdürdü. Böylece yakın zamana kadar sabit kur ve sonra müdahaleli esnek kur rejimi ortodoks ekonomi yaklaşımının parçasıyken bugün dalgalı kur rejimi onların yerini aldı. Böylece sabit kur ve hatta müdahaleli dalgalı kur rejimleri bugün artık heterodoks ekonomi yaklaşımının bir parçası olarak kabul edilir oldu.      

Uygulamada Durum

Günümüz dünyasında ortodoks ve heterodoks yaklaşımlar tek başına uygulanmıyor. Hemen her yerde bu iki yaklaşımdan da parçalar taşıyan karma ekonomi denilen bir uygulama egemen. Örneğin kapitalist ekonomilerin çoğunda asgari ücret, destekleme harcamaları, kamu mallarının bağımsız kurumlarca devletçe fiyatlandırılması, doğal tekel konumundaki mal ve hizmetlerin fiyatlandırılırken bir takım bağımsız kurulların iznine tabi tutulması gibi heterodoks sayılabilecek uygulamalar yer alıyor. Buna karşılık heterodoks model uygulayan ekonomilerde de kamu kesiminin mal ve hizmet üretimi yanında piyasa üretimi de yer alıyor. Bu ekonomilerde üretim araçlarının mülkiyetinin paylaşımında özel kesim ne kadar ağırlık kazanmışsa o kadar ortodoks modele yaklaşılıyor. 

Uygulamada ortodoks model uygulayan ülkelerin bazılarında zaman zaman fiyat artışlarının izne bağlanması, ücret ve kira artışlarına limit konulması gibi piyasa sistemine uygun olmayan bazı uygulamalar devreye sokulabiliyor. Ortodoks yaklaşım bu anlamda heterodoks yaklaşıma göre çok daha esnek görünüyor ve işine gelen heterodoks yaklaşımları alıp sindirerek yoluna devam edebiliyor.   

Heterodoks ekonomi politikasının gelirler politikası çerçevesindeki uygulamaları Brezilya ve Arjantin başta olmak üzere Güney Amerika ülkelerinde sıklıkla uygulandı. Kısa süreli başarılar söz konusu olsa da bu uygulamalar sorunun temeline inilerek getirilecek çözümlerin yerini alamadığı için başarı sürdürülemedi ve sonunda karaborsaya yol açtı. Türkiye’de de, geçmişte birkaç kez heterodoks politika uygulaması olarak fiyat denetimleri, kira sınırlamaları gibi önlemleri uyguladıysa da başarılı olamadı ve karaborsa ortaya çıktı. Son olarak uygulamaya sokulan kira artışlarının belirli bir sınırı geçemeyeceği şeklindeki önlem de bir heterodoks politika önlemidir. 

Piyasa sisteminin geçerli olduğu ve ekonomi politikasının doğru kurulduğu bir ekonomide fahiş fiyat, fahiş kira, fahiş ücret ya da fahiş kur diye bir şey olmaz. Eğer fiyatlar, kiralar, kurlar hızla yükseliyorsa dönüp faiz politikasını, vergi politikasını, sosyal ve siyasal politikaları gözden geçirmek ve o politikalarda yapılan hataları gidermek gerekir.


Yorumlar

  1. Mahfi Bey yazınız için çok teşekkürler.

    Son günlerde 'Sermaye Kontrolü' çok dillendirilmeye başlandı. Bizi bu konularda bilgilendirecek bir makale kaleme almanız mümkün müdür?

    İyi çalışmalar dilerim.

    YanıtlaSil
  2. Teşekkürler hocam çok faydalı bir yazı olmuş. Ekonomi yamalı bohça gibi bir yerden delik açılıyor oraya yama yaparken başka bir yerden patlıyor. İktidar zihniyeti günü kurtarma derdinde. Bence bu ülkeyi, bu ülke insanın geleceğini, iyiliğini düşündükleri yok. Bir de pişkinler ki 20 yıldır bu ülkeyi yöneten sanki kendileri değilmiş gibi hiç sorumluluk almıyorlar. Varsa yoksa suçlu ya "dış güçler" ya "iç güçler" kendileri pirü pak. Taş olsa çatlar bunların pişkinlikleri karşısında.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sağ olun. Maalesef günü birlik kararlarla yürüyor işler.

      Sil
    2. Öncelikle Yazılarınız için teşekkürler, Hocam ama biz sizin gibi değerli hocalarımızdan öğrendiğimiz bilgilerle mevcut durumu düşündüğümüzde uykularımız kaçarken siz gerçekten nasıl uyuyabiliyorsunuz merak ediyorum, krizler konusunda en tecrübeli ülkelerden biriyiz ama her zaman aynı yanlışları yapmakta neden bu kadar diretiyoruz gerçekten anlamakta zorluk çekiyorum.

      Sil
  3. Hocam düzen her zaman parası olanı koruyacak şekilde mi dizayn edilmiş ya da o şekilde mi evrimleşmiş? Eğer böyleyse ekonominin ve insanlığın gelişimi için en doğru şekil bu mudur? Sizin karma ekonomi fikrine yakın olduğunuzu düşünüyorum, yanılıyor muyum?

    Bir de konu dışı bir sorum olacak müsadenizle. Fizik teorilerinin finansta kullanımı var mıdır? Kuantum alan teorisinin finans alanında kullanıldığını duymuştum ama ne şekilde kullanıldığını bulamadım. Fizik teorilerinin finanstaki kullanımı hakkında önerebileceğiniz bir kaynak var mıdır? Araştırdım ama kendi başıma güzel bir kaynak bulamadım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ekonomi teorileri diğer sosyal bilimlerdeki teoriler gibi yaşamım özetidir. Tabii bakış açısı ve ideoloji de etkilidir. Fizik teorilerinden ekonomide ve finansta yararlanılıyor ama ekonomi ve finansta beklentilerin ciddi ağırlığı var. Fizikte öyle bir şey olmadığı için tam birbirine uymuyor.

      Sil
    2. Hocam sosyal bilim deyince şaşırdım, ekonomiyi pozitif bilimlere daha yakın zannediyordum. O zaman ekonomi matematikten çok psikoloji işi mi aslında? Ülke ekonomisi şu an matematiksel olarak çok kötü olsa da beklentilerin düzelmesi ekonominin de düzelmesini sağlar mı? Genel olarak ülkenin hesap kitap konusunda bir çıkmaza girdiğinden yani kim gelirse gelsin geri dönülemeyecek noktaya geldiğinden korkuyordum geleceğimiz adına. O zaman yanılmışım, ekonomide umut sayılardan önemli demek ki.

      Sil
  4. Üretim ve Vicdan Ekonomisi,İnsana hizmet eder..toplumda denge sağlar..Fakirlik nidbrten azalır.. üretenler mutlu olur.. Tembeller kaybeder..Çalışkanlar Kazanır.Tabii yöneticilerin kalitesi çok önemli..Adalet her alanda uygulanırsa, Mutlu. Toplumlar Çoğalır..

    YanıtlaSil
  5. Hocam kaleminize sağlık. Ne tarafa dönsek sorunum kaynağı son paragrafınızda bahsettiğiniz yere çıkıyor.
    -Serbest piyasada belediye zabıtalarının zincir marketlerde fiyat kontrolü yapması hetorodoks yaklaşıma örnek olur mu? :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sağ olun.
      Maalesef her tarafta aynı sorunlar var.
      Zabıta kontrolü polisiye önlemlere örnektir. Asıl olan fiyat kontrolü kararıdır (heterodoks olan o.)

      Sil
  6. Bu kadar güzel anlatılabilirdi

    YanıtlaSil
  7. Mahfi Bey,

    Emeginize saglik. Bana kalirsa temel sikinti, politika yapicilarin (ve maalesef bircok ekonomistin) fiyatlarin ve faiz oranlarinin esas mahiyetinden bihaber olmasinda yatiyor. Zannediliyor ki fiyatlari veya faiz oranlarini kontrol ederek piyasalardaki temel zaaflardan kaynaklanan aksakliklari giderebilmek mumkun. Tamam, okumak ve dusunmek ulkemizdeki en temel yapisal sorunlardan biri ancak bunun boyle olmadigini yillar boyu yapilan politika hatalarindan artik ogrenmis olmamiz lazim.

    Fiyatlar ve/veya faiz oranlari, veri kosullar altinda, piyasadaki bilgileri bizlere ileten bir cesit sinyal islevi gorur. Cesitli sebeplerle belli basli bazi urunlerin fiyatlarindaki ani degisimler, aslinda o piyasalarda bir takim aksakliklar olduguna isaret eder. Bunlar cogunlukla merkezi otoritenin planlama ve politika hatalarindan kaynaklansa da dogal kosullar, icsel ve dissal soklar ya da teknolojik degisimlerin yansimasi olabilir. Meselenin temeline inip bu sikintilari anlamadan ve temelden cozmeden fiyatlara mudahale etmeye calismak belki cok kisa bir sure icin sorunlari gizler ama orta-uzun vadede cozmek bir tarafa, basta goreli fiyatlarin bozulmasi olmak uzere cok daha buyuk sorunlara yol acar. Ornegin hukumet sut ve sut urunlerinin fiyatlarini bir suredir baskiladigi icin sut ureticileri ilave her uretimden neredeyse zarar etmeye basladi ve sut uretimi yerine hayvanlari keserek et uretmeye basladilar (et fiyatlarindaki artisin "goreli" olarak dusuk kalmasinin onemli bir sebebi de bu). Bu politika sayesinde bugun sutu "goreli olarak" dusuk fiyatlardan alabiliyoruz ancak sut uretiminin dusmesi ve canli hayvan stokumuzun da azalmasi neticesinde yarin hem sut hem et bulamayacak hale gelecegiz.

    Ayni durum doviz kurlari ve faiz oranlari acisindan da gecerli. Bir ulkede "temel olarak" (uzun vadede) tasarruf ve yatirim kararlari, kisa vadede ise para arz ve talebi ile belirlenen, faiz iliskisine girenler acisindan ise borc verenin geri odeme riskini yansitan faiz oranlarini yapay olarak "olmasi gerekenden" (makroekonomik temeller ve arz-talep kosullari ile belirlenen) asagida veya yukarida tuttugunuzda bireylerin uretim, tuketim ve yatirim kararlarini etkileyerek belirsizlikleri artiriyorsunuz. Kisa vadede belli amaclarla bu politikalarla belli basli minor sonuclar elbette alinabilir fakat bunu israrli bir sekilde yaptiginizda piyasalara uzun vadede icinden cikilmasi cok zor sorunlar birakiyorsunuz.

    Heterodoks, neo-Marksist, Post-Keynesyen veya MMT gibi hangi ideolojik arka planla olursa olsun "gelirler politikasi" uygulamalari sorunlari cozmek bir yana daha da derinlestirecektir. Cunku buradaki temel mesele gelecegin belirsizligi ve hicbir merkezi otoritenin piyasalarda var olan bilginin tamamina hakim olmamasi meselesidir. Bu bilgi piyasa katilimcilarinin ortak bilgisidir ve ancak ve ancak fiyatlar araciligiyla kendini ifade eder. Karanlikta hareket etmeye calisirken onumuzu aydinlatabilecek olan tek sey fiyatlar iken bu araci abuk sabuk amaclarla bozmak herhalde ahmakligin en ileri seviyesidir.

    Saygilar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler paylaşımınız ve katkılarınız için.

      Sil
    2. Ben tesekkur ederim Mahfi Bey, bu vesileyle blogdaki yazilariniz ve kitaplarinizla ulkeye cok buyuk hizmet ettiginiz ve ozellikle genclere harika bir ornek oldugunuz icin ayrica tesekkur etmek istiyorum. Saygilar.

      Sil
  8. Hocam bu durumda biz heterodoks oluyoruz galiba.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yok, bizimki bir arkadaşın yazdığı gibi 'paradoks'

      Sil
  9. Ne zaman bir iş projesine başlamak için ön sunum yapsam,
    kafalardaki soruları cevaplasam,
    projeleri için bir gelecek yön/yöntemi belirlesem,
    un-ortodoks yöntemleri de kullanabilirim dediğim anda
    (daha doğrusu un-ortodoks kelimesi kullanmadan anlattığım anda),
    veya böyle bir izlenimi verdiğim anda,
    projeler asla yönetimime verilmez, en baştan elenirim.

    Her zaman başlangıç kitabi bilgisi ile konuşmak lazım.
    Karşı tarafın tecrübesini, ne bildiğini bilmiyoruz,
    Sorular gelince, sorulardan seviye tesbiti yaparız,
    Seviyesine göre yine kitabi bilgi veririz.
    Hiç gerçek hayat tecrübelerinin içine girip,
    Şöyle de farklı bir yöntem kullanıp başardık o işi dememek lazım.

    Kitabi bilgiyi göz önüne alıp,
    La Fontaine'den çocuklara masallar anlatır gibi,
    en karışık bankacılık sistemini çocuğa anlatır gibi,
    tane tane anlatmak lazım.

    En azından gördüğüm, bildiğim iş dünyası böyle.

    Projeyi devraldıktan sonra da, tüm takdir ve tebrikler un-ortodoks yöntem
    ile çözdüğüm işlere gelir.
    Ne zaman ortodoks yöntemlerle, kritik bir işi kitabına uydurmak istesem,
    hep üstten bir yerlerden homurtular gelir.

    Homurtuları kendi lehine çevirme yöntemi de, her yaptığın işi bir şekilde
    kitabi bilgi ile harmanlayıp raporlamaktan, açıklamaktan geçer.
    Üstten bir yerler "Haaa" doğru yapmış der, "Daha ne istiyonuz?" der,
    neticeyi de gösterir, homurtuları susturur.

    Sorunlara, kalıcı ve nitelikli çözümleri hep,
    vizyonu/tecrübesi/bilgisi geniş üst yöneticiler ister.
    Çoğu firma yönetimi, 1, 2 ve 5 yıllık miyopluklar ile projeye bakar,
    öngörebildiği o süredeki öngörebildiği nakit akışından çözüm arar.

    Ordulardaki yönetim yaklaşımı, piyasadan biraz daha geniş zamana yayılır.
    30 ile 50 yıllık projeksiyona çıktığı da olur.
    Bir sebebi de, kurmay askerin ordu dışında kariyer imkanının olmamasıdır.
    Bugün bypass ettiği bir sorunun, general olursa karşısına çıkacağını bilir.

    6 ay - 2 yıllık bir sivil hayat projesinde, istenen netice baştan bellidir.
    Dönem sonu neticeyi verirsin, hakedişi alırsın. Bazen de o projenin seni ileriye
    taşıyacağını görürsen, işi öyle bir ustalığa dökersin ki, senden sonraki
    çözemez, hep sen öndesindir zira geçmiş emeğin tecrüben de vardır. İki de
    üstten destek ayarlarsan, o iş döner yine senin yönetimine gelir.

    Sivil hayatta işe de kendini fazla kaptırmamak gerek.
    Elalemin işlerinde en fazla 30 yılın var,
    her projeye bir de kaçış rampası koymak gerek.

    Bu da işin insan-yönetim-psikoloji kısmı biraz.

    9448QumVOzQsOpsc

    YanıtlaSil
  10. Merhaba hocam değerli yazılarınız ve görüşleriniz için çok teşekkürler. Severek ve merakla takip ediyoruz. İktisat alanında yazılacak güzel bir uzmanlık tezi belirlemeye çalışıyorum. Hangi konulara bakmamı tavsiye edersiniz? İlgi alanım: makroekonomi, modelleme, sağlık alanındaki konular.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çevresel kuznets çalışın. Bu ara popüler

      Sil
  11. Hocam sosyal medyada tanınmış bazı iktisat hocaları tarafından ortodoks-hetorodoks ayrımında aşırı bir şekilde eleştiri yağmuruna tutuluyorsunuz. Bu hocalarımız da alanında uzman kişiler. Sizi de severek okuyoruz. Hanginizin haklı olduğu konusunda net bir fikre nasıl ulaşacağız.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben bu gibi durumlarda yorum yapanın bir görüşe taraftar olup olmadığına bakarım. İyi bir yöntemdir. Size de önerebilirim.

      Sil
  12. Hocam, kiralara ne yapacağız?

    Yüzde 25 belirlemişler, kiracımla anlaştıydım yüzde 40a iki hafta önce,
    üç gündür kiracı tutturdu yüzde 25 olacak diye.

    2.5 ay sonra zam yapacaktık, sabah notere gittim ihtarını çektim evi süre sonunda boşalt diye.

    YanıtlaSil
  13. Çıktı Hazine Bakanlığı, koydu iki sayfa twitıra,
    Dövizin tepesine bam bam bam,
    Hetero - Orto filan yok, bam bam bam var.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aralık'ta bam bam için 20 milyar dolar satmışlardı. Bu seferki bam bam'ın maliyetini 2-3 güne öğreniriz. Umarım 20-30 kuruş için 3-5 milyar doları yakmazlar...

      Sil
    2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
  14. Benim bildigim bir ekonomide makro dengeler bozulmussa o ekonomide Ortodox ekonomik onlemler alinir. Bu onlemler sert onlemlerdir cogunlukla siki butce maliye politikasi etrafinda kumelenen onlemlerdir. Heterodox adli onlemler ne hikmetse 2000lerden bu yana bazi cevrelerde dile getirilen bana gore icinde ne oldugu belli olmayan bos bir sey. Belki yamalama gunu kurtarma uc bes ekonomide hem maliyeyi guclendirici hem ithalati kisitlayici hem talebi stabilize eden uc bes vergi artisi belki sayilabilir. Bana kalirsa bu heterodox kavrami ozellikle 2000lerden sonra IMFnin daha bir icine kapanip bol para dunyasinda GOUlerin finansal serap esliginde yasamasi arada sirada uc bes gunu kurtarma operasyonu yapmasi gibi bisey. Bunun da nedeni bol paranin olmasi onun yarattigi rehavet. Zaten IMF icine kapanmisti geriye bu bazi finansal ozel not kuruluslari ortaya cikti bu onlarinda isine geliyor. Tekrar soyluyorum onlem ortodox olur hele hele bizler gibi GOUlerde gerisin geri yapisal reformalrla sinif ve cag atlanir.

    YanıtlaSil
  15. Hocam merhabalar, maliye bakanlığı bir twit attı ve serbest piyasadan vazgeçmeyeceklerini dile getirdi. Üstüne 10 trilyon liraya yakın bir ekonomimiz olduğunu söylediler.

    Cahilliğimi mazur görün, bu 10 trilyon lira yaklaşık 500-600 milyar dolar demektir. Bu açıklanan 10 trilyon liranın nominal gsyih ve PPP ile nasıl bir ilişkisi var, bunu anlayamadım. Alanım ekonomi iktisat olmamasına rağmen bu tarz şeyleri çok merak ettiğim için soruyorum. Teşekkürler.

    YanıtlaSil
  16. AKPnin ekonomi politikasi Suni Ekonomi Politikasidir

    YanıtlaSil
  17. Hocam kaleminize sağlık, emek veriyorsunuz her konuda bizleri bilgilendiriyorsunuz keşke ilimsiz devlet büyükleri de sizin yazılarınızdan birşey öğrenip feda ettiklerini itiraf ettikleri halk için birşey yapsalar. Hocam her geçen gün daha kötüye giden ülkemizde ortodoks politikalar ve dövize müdahaleler (kkm, süper bono vs.) enflasyonu ve döviz kurunu düşürmek için yeterli olur mu?

    YanıtlaSil
  18. Hocam bunlar iş bilmezlikten mi ekonomiyi batırıyorlar yoksa işlerine geldiği için mi?

    YanıtlaSil
  19. Hazine Bakanlığı, Mahfi Hocayı yaya bıraktı.

    Hocamız Heteredokstan girdi konuya.
    Heteredoksun da bir bilimsel temeli vardır sonuçta.

    Hazine bi baktı döviz artıyor.
    Akşam vakti hemencecik bir yazı döşendi, hızlıca yazılmış, bol milli değer soslu.
    Hazinecilere yeni mesaj ve finansal ürün için zaman kazandırdı.
    Bürokrasi ve bakan toplaştı, ne yapak diye düşündüler.

    Yapılacak şey basit aslında.
    Onlar da iyi biliyor.
    TL toplayacaklar, sonra o TL ye bastıkları yeni TL'leri ekleyecekler.
    Ancak bunu öyle bi sunmak lazım ki, sanki ciddi bir şeymiş gibi gelsin,
    Sanki bir finansal varlıkmış gibi görünsün.
    Onlar da gece vakti ne olcağına karar verememişler ki,
    Geliri, kupon ödemesine,
    Onu düzenli ihraca, para toplamayı devlet iç borçlanmasına,
    Biraz da hisse senedi temettüsü gibi bir şeyden bahsedip,
    iki paragrafa eklemişler.

    Ben anlamadım, onlar da aceleden uykusuzluktan biraz karışdılar.
    Sabah saçmaladıklarını farkederler.

    Sabah uyanınca, açık zihinle hangi bankaların talep toplayacağına,
    ilk ödemenin oranına da karar verecekler.

    Adını iyi bulmuşlar, Gelire Endeksli Senet.
    Neyin geliri olacağını açıklayacaklarını henüz onlar da bilmiyor,
    Birşeyin bir geliri olacak, o şeyi de yarın sabah bulurlar.

    Özünü yazdığım gibi biliyorlar da.
    Biri her dönem yeni bir oran belirleyecek,
    O oran kadar TL basıp kupon diye vercekler.

    Finans ürünü diye sunmak hemencecik olmuyo işte.
    Neyse bekleyelim, TL ye nasıl TL basıp vereceklerini öğreniriz.

    qv9oTpExa6dhHlFe

    YanıtlaSil
  20. Bundan sonra yapılacak dolar düşürme hamlesi dolar+faizi endeksli mevduat olabilir bunuda denerler mi hocam ne dersiniz.bunu tahvil şeklinde yaparlarsa daha başarılı olur çünkü bankalar aldıkları mevduatları geri satıyor piyasaya buda enflasyonu tetikliyor.yada bunların hepsinden vazgeçerler faizi enflasyonun üzerine çıkıncaya kadar yükseltirler belki çoğu firma batar ama bunu yapmaktan başkada çare yok

    YanıtlaSil
  21. Heterodoks politika sayılır mı bilmem ama iktidar dün gece ucunu gösterdiği "yeni ürün" ile islâmi finans sistemine geçiş yapmaya çalıştığının ilk sinyalini verdi. Siyasal islâmın temelini oluşturan takiye'nin finansal yansıması olan ismini söylemeden faizin daniskasını vermek, almak ve afiyetle yemek üzerine kurulu bu sistem şimdiden vatana millete hayırlı olsun...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bay Mahdut İslami finansa olan tepkiniz anlamsız,neticede hepimiz müslümanız.

      Sil
  22. Hocam ekonomik kıyametten kurtulma ihtimalimiz nedir?

    YanıtlaSil
  23. Hocam, ana akımdan farklı olan ekonomik davranış biçimi heterodoks ekonomi politikası halinde anlaşılmakta,ancak çok ötesinde bence ve aslında heterodoks okulların da cok ciddi alt yapıları ve savları vardır, siz bizdeki durumu paradoks kavramı ile gayet açıklayıcı tariflemişsiniz.

    YanıtlaSil
  24. Hocam son paragrafı okuyup özümsemiş yöneticilerimizin sayısının artması dileklerim ile yine harika bir yazınızı okumuş olduk. Salt ortodoks yahut heterodos degil gerektiginde her ikiside uygulanmalidir. Cilingir sofrasindada alkol vardır tıbbi müdahale anında. Doz onemlidir. Aslolan tabiiki serbest piyasadir.

    YanıtlaSil
  25. Teşekkür ederim hocam

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yüksek Enflasyona Karşın Piyasa Nasıl Canlı Olabiliyor?

Lozan Antlaşması 2023'de Bitecek, Biz de Madenlerimizi Çıkarabileceğiz

Türkiye’nin Dış Finansman Sıkıntısının Nedenleri