Ekonomi Dışı Birkaç Gözlem

Son günlerde karşımıza çıkan ekonomi dışı üç önemli konu üzerinde durmak istiyorum.

İlk konu Cumhuriyet’in 100. yılı nedeniyle Hazine ve Maliye Bakanlığı’na bağlı Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü tarafından bastırılan hatıra parayla ilgili. Darphane, bu gibi önemli yıldönümlerinde altın veya gümüş kaplama ya da bronzdan yapılan hatıra para bastırır ve satışa sunar. 100. Yıl dolayısıyla da hatıra para bastırıldı ve bugünlerde piyasaya sürülüyor. İletişim ve hazırlık konusu ise maalesef çok kötüydü. Oysa böyle önemli bir yıldönümü için bastırılacak olan hatıra para için uluslararası bir yarışma açılmalı, önde gelen sanatçılardan bir jüri oluşturulmalı ve jürinin seçtiği mesela beş tasarım halkoyuna sunulmalıydı. Sonra da basılan para kutlamalardan bir gün önceden başlayarak bütün bankalarda satışa sunulmalıydı. Bunların hiçbiri yapılmadığı için kamuoyunda böyle bir paranın basılıp basılmayacağına ilişkin soru işaretleri doğdu. Bu, bize her alanda olduğu gibi plansız, programsız davranmanın ne kadar yanlış olduğunu gösteriyor. Sosyal medyadan görebildiğim kadarıyla basılan hatıra para beğenilmedi. Buraya resmini koyayım siz kendi kararınızı verin:

Solda paranın ön yüzünde Atatürk’ten başlayarak görev almış cumhurbaşkanlarının portreleri ve Türkiye Yüzyılı yazısı, sağda zeminde bir Atatürk portresinin üzerinde ihalar, sihalar, TOGG, Oktay Sinanoğlu, Aziz Sancar, voleybolcu bir kız, Çamlıca Camii gibi figürler ve çok sayıda 100 yazısı var. Sosyal medyadan gelen tepkiler paranın siyasal iktidarın parti propagandasının aracı olduğu yönünde yoğunlaşıyor. Ben buna ek olarak paranın her iki yüzünün de gereksiz şekilde karma karışık olduğunu düşünüyorum.

İkinci konu yine Cumhuriyetin 100. yılı kutlamalarıyla ilgili. Son güne hatta son ana gelinceye kadar bu yıldönümünün kutlanıp kutlanmayacağına ilişkin kimsenin zihni net değildi. Sonunda kutlamalar son derecede güzel bir biçimde yapıldı. Oysa böyle önemli günlerde sabahtan başlayarak akşama kadar nerede ve hangi saatte neler yapılacağı bütün ayrıntısıyla günler öncesinden açıklanmış olmalıydı. Bu da yine plansız, programsız bir durumun net yansıması olarak hafızalara kazındı. Eğer bu kutlamaların bu şekilde bir programı var idiyse o zaman bu durum bir iletişim faciası olarak kabul edilmeli.

Üçüncü konu İçişleri Bakanı Yerlikaya’nın Cumhuriyet’in 100. Yılı vesilesiyle yaptığı konuşmayla ilgili bir yorum ve tahmin. Sayın Yerlikaya’nın konuşmasında Atatürk vurgularıyla dolu mesajı pek çok kişi tarafından çok beğenildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, halkın içinden gelen bir kişi olarak toplumu çok iyi tanıyor ve biliyor ki İstanbul’u geri alabilmesinin yolu yalnızca kendi seçmeninden değil muhalefeti oluşturan seçmenlerin de bir bölümünden oy almaktan geçiyor. Muhalefeti oluşturan seçmenlerin, Erdoğan’a karşı en büyük itirazı Atatürk ilkelerine sahip çıkmamasıdır. O halde Erdoğan’ın İstanbul’u geri alabilmesi için seçime kadar Atatürk ilkelerini savunması gerekiyor. Zaten Cumhuriyetin 100. yılı münasebetiyle halka seslenişinde bol bol Atatürk vurgusu yaptı. Kanımca Erdoğan, Yerlikaya’yı İstanbul Belediye Başkanlığı adaylığına hazırlıyor ve her ikisi de bu seçimi kazanmanın yolunun Atatürk vurgusundan geçtiğini biliyor ve bunu uyguluyor.


Yorumlar

  1. Cumhuriyetimizin 100. yılı daha farklı daha coşkulu kutlanabilirdi, bu konuda oldukça yetersiz kaldığımızı düşünüyorum. Bu vesile ile E. Amiral Cem Gürdeniz'in ''Ne Mutlu Mustafa Kemal Atatürk’ün gerçek ve fedakâr evlatlarına. Türkün hiç bitmeyecek baharı, Cumhuriyetimizin 100. yılı kutlu olsun.'' sözünü paylaşmak istiyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yeni anma günleri ve ulusal bayramlar yaratılarak, yeni hafıza politikaları uygulanıyor. Örneğin 15 Temmuz, İstanbul'un Fethi ve Malazgirt kutlamalarında kullanılan semboller, din ve mezhebe ait kampanya ve etkinlikler dikkat çekicidir. Bunlar ve Atatürk'ün adının merkezi konumlardan kaldırılmasına yönelik adımların amacı; daha geleneksel kitle için ulusal kolektif hafızada yer açmak, bireyi ve toplumu görevdeki rejime daha sıkı bir şekilde bağlamaktır. Bu iktidar, bir kutlama takvimi icat ederken bir öncekileri silemedi. Halkı Cumhuriyetten ve Atatürk’ten uzak tutmaya çalışsalar da akıllardan uzak tutmayı başaramadı. İhtiyaç duydukları an onu kullanmaktan da geri durmuyorlar. Kanıp kanmamak halka kalmış.

      Sil
    2. DARPHANE 3 AYDIR HATIRA PARA SATAMIYOR.STOKLARDA SORUN VAR.100 YIL PARASI DA SADECE BRONZ OLAN İLANI YAPILDI AMA STOKTA YOK.

      Sil
    3. Sn Hocam değerli ve bilgilendirici yazınız için teşekkür ederiz. Sn Yerlikaya'nın İstanbul belediye başkanlığına hazırlandığı görüşünüz ve stratejisinin de Atatürk vurgusu olduğu görüşünüz çok büyük olasılıkla doğru çıkacaktır. Sizi tanıyoruz. Madem keyfiyet böyle o zaman, Çıkarılan hatıra parası üzerindeki cumhuriyet kelimesiz

      Sil
    4. Sn Hocan değerli ve aydınlatıcı yazınız için teşekkür ederiz. Sn Yerlikaya'nın İstanbul Belediye Başkanlığına hazırlanması ve stratejinin de, "Atatürk vurgusu" olduğu görüşünüz, çok büyük ihtimal ile doğru çıkacak. Sizi tanıyoruz. Madem konu "Atatürk vurgusu" peki o zaman hatıra parası ön yüzündeki Cumhuriyet' siz "Türkiye Yüzyılı " yazısı nedir? 12 adet cumhurbaşkanı arasında, "İşte Atatürk' de onlardan biri" görüşüyle, kalabalık arasında silikleştirme cabası niyedir? 28 ekimde "Devlet Mitingi", kutlamaların Vahdettin Köşkü'nden izlenmesi vb bunlar "Atatürk Vurgusu" ise, seçimden sonrasını düşünmek bile istemiyorum.

      Sil
  2. Isin ilginc tarafi da bir cok kesim Ali Yerlikaya'nin gonderisini tebrik etti. Bir toplum bu kadar balik hafizali olmamali...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok önemli bir nokta. Timsah gözyaşları. Tebrikler.

      Sil
    2. Ali Yerlikaya ismi her kesimce son yaptığı devlet düşmanlarına yaptığı operasyon süper yerine bakanlığa kim gelecek kim gelecek Atatürk çizgisini takibmi edecek o önemli

      Sil
  3. cok teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mustafa Kemal Paşa o konuşmasında “Hakikaten emri hilâfet, milleti İslâmiyece en büyük bir maslahattır. Çünkü efendiler hilâfeti nebeviye, ehli İslâm arasında rabıta olan bir emaretdir ve ehli İslâmın kelimei vahide üzere içtimalarını temin eden bir emaretidir. Emaret ise, Cenabı Hâkkın bir sır ve hikmetidir ki; teessüsü, daima satvet ve kuvvet ile meşrutdur. Ve ondan maksadı asli de defi fesad ve hıfz ve asayişi bilâd ve tanzimi umum cihad ile mesalihi âmmeyi hüsnü tanzim ve tesviyeden ibarettir. Bu dahi ancak satvet ve kuvvete menuttur. Adetullah bu veçhile cari olagelmiştir” ifadelerini kullanmıştı. “Türkiye Devletini temsil eden Türkiye Büyük Millet Meclisidir, Çünkü bütün Türkiye halkı, bütün kuvasiyle o makamı hilâfetin istinadgâhı olmayı doğrudan doğruya yalnız vicdani ve dinî bir vazife olarak taahhüt ve tekeffül ediyor.” şeklindeki ifadeleriyle TBMM’nin hilafet makamının istinatgahı olacağını taahhüt ve tekeffül etmişti. “Bu suretle bir taraftan Türkiye halkı asri bir devleti mütemeddine halinde her gün daha rasin olacak, her gün daha mesut ve müreffeh olacak, her gün daha çok insanlığını ve benliğini anlıyacak, eşhasın hıyaneti tehlikesine kendisini mâruz bulundurmıyacak ve diğer taraftan Makamı Hilâfet de bütün âlemi İslâmın ruh ve vicdanının ve imanının noktai rabıtası, kulubu İslâmiyenin bâdii inşirahı olabilecek bir izzet ve ulviyette tecelli edecektir.”, “Bundan sonra Makamı hilâfetin dahi Türkiye Devleti için ve bütün âlemi İslâm için ne kadar feyzibar olacağını da istikbâl bütün vuzuhiyle gösterecektir (inşallah, sadaları). Türk ve İslâm Türkiye Devleti bu iki saadetin tecelli ve tezahürüne memba ve menşe olmakla dünyanın en bahtiyar bir Devleti olacaktır. (İnşallah, sadaları).” şeklinde geleceğe dönük müjdeli cümleler kullanmıştı.

      Sil
  4. Cumhuriyetin 100-cü yıl dönümünü halkın üstün arzu ve istekleri doğrultusunda kutlandığını hep birlikte gördük ve yaşadık.
    Cumhuriyetin 100-cü yıl anısına hatıra paraların basılması konusundaki çizelgen baştan sona doğru, ama öyle bir yol izlenmediğini gördük, yaşadık, yaşıyoruz.
    Hatıra parası bu konumda olmamalıydı, Oktay Sinanoğlu, Aziz Sancar ülkemin değeri.
    Hocam duygularımın sesi olduğun için saygılar.

    YanıtlaSil
  5. Sayın Eğilmez, basında bile pek önemle bahsedilmeyen, ancak Ülkemizin Orta Direğinin önemsediği konulara yer verdiğiniz için teşekkür ederim. Son yıllarda o kadar çok Siyaset ve Reklam, Siyasal İslam, konularına girdik ki artık yeter artık yeter diyoruz. Hükümet yaptık dediklerinin Reklamını aşırı ölçüde yapıyor. Hükümetin yaptık dediği Reklamların altında ise çok fazla aldatma, kandırma, göz boyama olduğu ortaya çıkıyor. Bizlere takılan Pembe Gözlüklerin ardında karanlık noktaların aşırılıkları artık gizlenemiyor. Yapılan işlerin çoğunda tasarruf değil, ziyankarlıklar, aşırı harcamalar, eş dost, yandaş kayırmaları, Dini Vakıflara Kamunun kaynaklarının aktarılması görülüyor. Bunlar arasında Orta Direk için yapılan bir şey yok maalesef. Orta Direği sağlam olmayan bir Ülkede kalkınmadan bahsedilmesi ne kadar gerçekçi olur? Bence önce Orta Direk yok edildi, esas kötülük burada. Sizin Gini Katsayısı olarak bahsettiğiniz rakam en kötü değerlerini, günlerini yaşıyor. Her şey yapılıyor MIŞ gibi . Yazınızda bahsettiğiniz, Hatıra Para Basımı, 100 cü Yıl Kutlamaları hep bu şekildeki göz boyamalardır. Şimdiki İçişleri Bakanımızın Yolsuzluklarla, Mafya ile, Sahtekarlıklar la Mücadelesi güzel yöndeki çalışmalardır. Bunlara Dini Vakıfların da üzerine gidilmesi ilave edilmesi gerekmektedir. Konuyu uzattım özür dilerim, esas söylemek istediğim ; Dürüst, Saygın, Bilgili insanların iş başlarına getirilmesi, Utanması, Arlanması, Yüz kızarması olmayan insanların iş başlarından uzaklaştırılması, Yalancılığa cezalar getirilmesi, Türkiye'de Yalandan Kim Ölmüş ki lafının silinmesi her şeyden önce sağlanmalıdır diye düşünüyorum. Yanılıyor muyum?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yanılmıyorsunuz, en azından benim açımdan.

      Sil
  6. İletişim o kadar kötü ki siz yazmasanız benim paradan haberim bile olmayacak. Para, Fenerbahçe formasının arkası gibi karmakarışık olmuş. Tasarım çok kötü. Kendi propagandalarını yapmışlar. Yemezler. Aslında 100. yılda her bir sokak Küba tarzı karnaval havasına bürünecekti. Her bir sokakta çalgıcılar olacaktı. Eskiden çocukların bando takımı geçerdi, her bir sokaktan onlar geçecekti. Seçim zamanlarında nasıl seçim minibüsleriyle sokaktan son ses geçiyorlar o şekilde her bir sokaktan geçilecekti. Her bir sokakta Türkiye'nin bütün il valiliklerine ait seyyar minibüsler olacak bunlar halka bedava döner ekmek dağıtacaklardı. Millet zaten et yiyemiyor. Bu manayla bari et yiyebilecekti. Ramazanlarda verirsiniz, 100. yıl hatırına da et verseniz olmaz mı? Böylece gün üçe bölünecek ve sırasıyla müzisyen ve çalgıcılar, sonra çocuk bando takımı, sonra da son ses hoparlörle minibüsler geçecekti. Ziyafet ise her bir sokakta sabit kalacak ve akşama kadar verilecekti. 100. yıl 100 yılda bir kutlanıyor. En güzelini yapacaktınız. Yapamadınız, sınıfta kaldınız. Bir et bile veremediniz bu halka. Şimdi 200. yılı bekleyin bakalım, ömrünüz yetecek mi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maalesef her alanda iletişim çok kötü. Çünkü en ufak bir sorun bile en yukarıya sorulmadan çözülemiyor, karara bağlanamıyor.

      Sil
  7. Hocam 100 yıllık Cumhuriyet, bir asır devirdikten sonra daha ilk günde Cumhuriyet rekorunu kırdı. Avro 30.01 oldu. Geçmiş olsun Türkiye'm.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Buna hoş geldin Türkiye yüzyılı mı demeliyiz? Yoksa 29 Ekim'e kadar Avroyu da baskılamışlar mı demeliyiz? Bilemedim. Yazık bu millete.

      Sil
    2. Sadece dövizde mi rekor kırdık? Açlık sınırı 14 bin liraya, yoksulluk sınırı ise 45 bin liraya dayandı. İşçisinden işsizine, emeklisinden asgari ücretlisine, evlisinden bekarına milyonlar resmen sefalete mahkum bırakıldı. Bir de hala 30 yıl sonrasının (2053'ün) hayalleri anlatıyorlar. İnsanlara hayal satmayı bırakın, bugüne bakın, bugünü düzeltin önce.

      Önce bugünü düzeltin
      Önce düzeltin bugünü
      Düzeltin bugünü önce
      Düzeltin önce bugünü
      Bugünü düzeltin önce
      Bugünü önce düzeltin
      Önce bugünü düzeltin

      Sil
    3. Ben daha bir şey almak istediğimde fiyatına bakıp iç çekmekle yetinebiliyorum ancak. Benim Amerikan ya da Avrupalı akranım istediği ürünü en azından gözünü kırpmadan alabiliyor. Örnek vermek gerekirse, bir dizüstü bilgisayar almaya kalksanız en az 12-13 bin Türk Lirası vermeniz gerekiyor.

      Sil
  8. Hocam, darphanede basılıp satışa sunulacağı söylenen hatıra para dizaynı "torba yasa" gibi birşey olmuş!

    YanıtlaSil
  9. Turkiyede kimin iktidar olduğunun önemi yok. Mevcut siyasiler yaptırımı olan anayasa yapıp onada uymadıkça bir taraf dini kulanıyor, diğer taraf mustafa kemal atatürk'ü kullanıyor. Dün cumhuriyeti kutladık eğlence azdı yada çoktu. Bugünden sonra ülke yararına birşey yapmıyorsak kutlama bir anlam ifade etmez

    YanıtlaSil
  10. Değerli hocam,
    "sloganlarla yönlendirilen toplum" oluştu, buradan çıkış olmaz, zamanla toplumu ve kendini erite erite biter.

    Sn Erbakan'ın herkese ezberlettiği bir sözü vardı.
    "Büyük İsrail'i kuracaklar, Türkiye'yi parçalayacaklar."

    Bana göre, eğitim seviyesi sebebiyle de, yaptıklarıyla da, müslüman olmayan Sn Erbakan, dini motifleri siyasete monte eden bir siyasetçiydi.

    Ortadoğulaşan Türkiye ile Batı arasında kendi siyasi rejimi için ciddi bir kazanç devşireceğini bilmişti. Kaymağı kendisi yiyemese de, siyasi takipçileri işin kaymağını yiyorlar.

    Erbakan, yukardaki sözünde de haklıdır, şöyle ki, iyi bir mühendislik altyapısı olan ve çok ortadoğu - avrupa ülkesini gezmiş olan Erbakan, ortadoğu toplumlarının iğneden ipliğe her konuda batıya bağımlı olduklarını müşahade etti.

    Siz de, ortadoğuda batıya en çok entegre olmuş Türk ekonomisi için bile, ithalat yapamadan üretemez gerçeğini zaman zaman vurgularsınız.

    Biraz daha ileri gideyim, tüm ortadoğu, en büyük gelir kaynağı olan petrolün dağıtımı için batı firmalarına muhtaçtır.
    tüm ortadoğu gıda güvenlik ve lojistiğinde batı dünyasına muhtaçtır.
    tüm ortadoğu finansal hizmetler ve finans güvenliği için de batı dünyasına muhtaçtır.
    tüm ortadoğu sloganlarla yöneten otokratlar ve krallıkların emrindedir.

    tarihte büyük iskender ve sultan selim tarafından 10 seneden az sürede fethedilen bir bölge, günümüz batı ordularınca, türkiye'yi de içine alacak şekilde 10 seneden daha az sürede çok rahat fethedilebilir, önlerinde de bir engel bulunmamaktadır. ancak batı bunu istememektedir.

    askeri bir harekatı düşündüğümüzde, batı için savaş bir kaynak transferi ve ekonomik canlanma anlamına gelir. askeri tüketimlerini dışardan tedarik eden Türkiye ve ortadoğu için ise yıkımdır. bunu en iyi de ortadoğu otokratları ve kralları bilir. yönettikleri halklar her ne kadar sloganlarla batı düşmanı olsalar bile, tüm ortadoğu liderlerinin en büyük iş ortakları batılı firmalardır.

    Hepsi, Türkiye dahil ortadoğu halklarının cehaleti ile batının zenginliği arasında kendilerine varlık üreten rejimlerdir.

    Çok Türk entellektüeli de, günlük olaylara göre, sanki çok şey değişiyormuş, aşırı yoğun bir gündem varmış gibi boş gündem üzerinden analizler üretmekten başka bir şey yapmaz. Türkiye özelinde 70 küsür yıldır, ortadoğu özelinde de 200 küsür yıldır değişmeyen bir durumdur bu.

    Benim de uzun yıllardır, sizin dışınızda nerdeyse hiç bir Türk yazarı takip etmeme sebebim de budur.

    Tekrar Sn Erbakan'ın sloganına gelirsem, Sn Erbakan da bu cehaletin uzun zaman sürdürülemeyeceğini aldığı eğitim sebebiyle de en iyi bilen kişilerdendi. Ortadoğu haritası, cetvellerle daha çok çizilecektir. Türkiye'deki halkın gidişatını da hisseden Erbakan, siyasi kisvesinde bu haklı çıkacak söylemini üretti.

    Ne diyelim, su akar yolunu bulur, bazen yapılabilecek pek bir şey yoktur.

    @6vfXUbB4EWZ$0x**U

    YanıtlaSil
  11. Hocam merhabalar
    İİBF öğrencileri olarak teknolojinin gelişmesiyle kapsamımızdaki meslekler önümüzdeki 10 yıllarda değerini kaybedecek gibi görünüyor bu bağlamda hangi alanlara yönelmemizi tavsiye edersiniz gelecekte dahi bölümümüzle ilgili hala onemliligini sürdürecek fark yaratabilecegimiz öngördüğünuz bir alan meslek var mıdır
    Saygılarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba,

      Sizin kapsamınızda, giriş bilgisi seviyesindeki iş pozisyonları değerini kaybetti.

      Yazılım alanında da aynı şekilde giriş seviyesindeki iş pozisyonlarının değeri kayboldu, ücret seviyeleri düştü.

      Ancak, tecrübe ve alanda derin bilgiye dayalı pozisyonlardaki insanların ücret seviyeleri artmaya başladı. Vâkâlara göre yorum yeteneği gerektiren alanlara yapay zeka giremez kolay kolay.
      Yapay zeka kullanımı arttıkça, üretim de her alanda karmaşıklaşıyor. Bu sefer bunun yönetimi önem kazanıyor.

      Banka sistemlerinden misal verirsem, yapay zekaya ne kadar ön data yüklersek yükleyelim, ürettiği sonuçları hep (mimarisi gereği) önceki verilere göre çıkarım yaparak üretiyor. Temel seviye işlerde yüksek doğrulukta sonuçlar üretirken, tecrübenin de gerektiği canlı veri akışı olan sistemlerde sonuçlarda doğruluk oranı rassallaşıyor.

      Hayatın her alanındaki tecrübeyi ise modellemek, veri setine dönüştürüp yapay zekaya sunmak imkansız, imkanı olan alanlarda da maddiyatı aşırı yüksek, bir de yapay zekanın bunu işleme maliyeti de var.

      İİBF kapsamındaki rutin işlerden uzak durmak gerek, o işler ölecek. O alanlardaki katma değerin yüksek olduğu kısımlara odaklanmak lazım.

      Bir de unutmayın, iş dünyasına atıldığınızda o yapay zekayı siz de kullanacaksınız, yani mesleğe karşı bir gelişim yerine mesleği yapmanın bir aracı olacak. İş alanınızda yapay zekayı kullanmayı da öğrenmek en iyisi.

      Sevgiler.

      P!APAl&E3sRRrib%5e

      Sil
  12. Gerçekten hatıra paranın üzerindeki figürler karmakarışık ve gereksiz... Hele 100 lerin olduğu yüz adeta iktidar dönemi icraatları... Bir köşesine enfilasyon fırlamasın da simgeleselerdi desen tamamlanmış olurdu...

    YanıtlaSil
  13. Hocam merhaba
    Kimsenin dile getirmediği bir konuyu çok zarif bir şekilde detaylıca anlamışsınız. Öncelikle teşekkürler. Her yazınız bilerek din konusuna çekiliyor. Bununla ilgili uyarı yapmıştınız ama yilmiyorlar. Saygılar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. Evet maalesef öyle oluyor.

      Sil
  14. Tespitleriniz harika Sayın Hocam. Onlar Atatürk' ü, Cumhuriyeti unutturmaya çalışsınlar , nafile.. Bizler öyle Cumhuriyet sevdalısı, Atatürk aşığı evlatlar yetiştiriyoruz ki bu meşalenin her daim yanacağından kimsenin şüphesi olmasın. Bu ülkede cehaletin karanlığına asla izin vermeyeceğiz! Sizler gibi vatanperver hocalarımızın ışığında ilimi ve fenni hep daha ileriye götürmek için gayret edeceğiz. Saygılarımla.

    YanıtlaSil
  15. Selamlar. Bahsettiğiniz para darphanenin mağazasında 650 TL https://emagaza.darphane.gov.tr/turkiye-cumhuriyeti-nin-100-yili-bronz-hatira-parasi/411. Bunu ben de beğenmedim fakat hatıra 5 liralar gayet güzel https://hmb.gov.tr/haberler/hazine-ve-maliye-bakanligi-oluru-ile-darphane-ve-damga-matbaasi-genel-mudurlugumuz-tarafindan-cumhuriyetimizin-kurulusunun-100-yili-icin-5-tl-madeni-tedavul-hatira-parasi-basimi-gerceklestirmistir .

    YanıtlaSil
  16. Plansız programsız yapılan işler iktidarın özeti hocam. Her işleri böyle maalesef..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Menderes dönemi de böyleydi. Sonra DPT kuruldu. Bu dönemde kaldırıldı.

      Sil
  17. İBB kayyımı olduğu gün Ali Yerlikaya'nın ilk işinin makam odasından Atatürk resmini indirttiğini de unutmadık..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğruymuş. Vay be. Nasıl da kandırılıyoruz, ne kadar da çabuk unutuyoruz. Teşekkürler

      Sil
  18. Hocam ,bir bilgi olarak Ali Yerlikayanın ,Fesli olarak bilinen ve "Mustafa Kemal'le zerre muhabbeti olan kimse cenazeme gelmesin"diyen kişinin cenazesine katıldığını belirteyim.Sonra bol Atatürklü konuşmanın anlamı kalmıyor.

    YanıtlaSil
  19. Berkan Kobal31 Ekim 2023 14:59

    Yerel seçimler sonrasında aday belli olunca büyük ihtimalle "Mahfi hoca demişti"diyeceğimiz bir yazı olmuş.Hatıra para ve kutlamalar kısmına katılmamak elde değil.Kaleminize sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sağ olun. Ali Yerlikaya bir örnek tabii. O aday olur ya da başkası olur ama bundan sonra seçime kadar bol Atatürk atıflı konuşmalar dinleyeceğimizi tahmin ediyorum.

      Sil
  20. Hocam elinize sağlık. Darphane ve bakanlık değil hatıra parasını düzgün tasarlamayı, çok geç kalmış 500 liralık banknotla bile ilgilenmiyorlar. Talimat gelmeden bir iş yürümüyor. 200 liralık banknot şu anda 6,7€'ya denk geliyor. Yani Avrupa'da bir McDonalds menü alamıyor.

    YanıtlaSil
  21. DARPHANE 2.5 AYDIR HATIRA PARA SATMIYOR.TEDAVÜLDEKİ HATIRA PARALAR BİLE YAKINDA STOKTADENİYOR.SADECE BRONZ 100.YIL PARANIN RESMİ YAYINLANDI.SATIŞI YOK.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Plansız, programsız her iş böyle oluyor ne yazık ki.

      Sil
  22. Hocam merhaba, tespitleriniz tüm takipçileriniz ile aynıdır muhakkak. Ali Yerlikaya yi İstanbul Valiliğinden beri takip ederim. Bakanlığı döneminde iyi işler yaptığı düşünülüyor. Vatandaş olarak takdir etmekle beraber gri listeden çıkmamız için göz boyama olduğunu düşünüyorum. Belediye başkanlığı na gelince 2019 apar topar Atamızın fotoğrafını kaldırdığını hatırlarsak Ataturkcu cenahtan oy alamaz. Elinize sağlık hocam

    YanıtlaSil
  23. Sarayda Cumhuriyet kutlamaları iptal edilirken son gün halkın tepkisi ölçüsünde nabza göre şerbet vermek çok akıllıca olmadı. Siyasi rant peşinde koşan oyuncular taktığı maskeyi her zaman düşürmüştür. Dünyada halk desteğini kaybeden tüm yöneticiler sahnelerden hatırlanmamak üzere ayrılmıştır. Gerçekler, akacak temiz bir nehir mecrası her zaman bulur. Su olmadan hayat olmadığı gibi, yalanlar da insanoğlunun içini ferahlatacak bir vicdan yaratamaz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım abicim sen ne diyorsun? Kim halk desteğini yitirmiş, adam bi iki ay önce seçim kazandı, 4 senesi daha var.

      Sil
  24. Merhaba Mahfi hocam, Yazıyla alakalı olmayacak ama Ege hocanın sürekli belirttiği, paran sağlam para değilse faiz artışı enflasyona çare olmaz teziyle ilgili yorumunuzu merak ediyorum. Bir de bankalar aldıkları mevduata gerçek bir kar koyamıyorsa, başka yerden ucuz para bulabiliyor ve bu da tasarrufuna faiz alamayan halk dolaylı yoldan bankaları fonluyor ama haberi yok, kardan pay alamıyor demek değil midir? teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ege Hocanın dediği doğrudur: Paran sağlam değilse faiz artışı çare olamaz. Ama faizin doğru değilse paran da sağlam olamaz. Paranın sağlam, faizin de doğru ve düşük olabilmesi için enflasyonunun denetim altında olması gerekir. Onun da anahtarı risklerinin düşük olmasıdır. Yani ekonomiyi onarmaya girişeceksek önce risklerimizi düşürmemiz gerekir. her alanda risk yaratan bir ülkenin ne parası sağlam olur ne de faizi doğru olur.

      Sil
  25. Murat Bozdoğan1 Kasım 2023 09:51

    Merhaba Hocam,

    Bizdeki yeni sistemde her şey tek bir kişinin iki dudağı arasında.
    Amerika'da bir eyaleti alan tüm seçici delegeleri kazanıyor. Daha az oy alan Başkan seçilebiliyor. Kongre güçlü ve zaman zaman yürütmeyi sıkıntıya sokabiliyor. Son yıllarda her seferinde bütçe krizi yaşanıyor.
    Almanya'da bürokrasi çok ağır.
    Çin'i, Rusya'yı saymaya bile gerek yok.
    Sizin şu anda yönetim sisteminin beğendiğiniz, ah keşke bizde de böyle olsa dediğiniz bir ülke var mı?

    YanıtlaSil
  26. https://www.gazeteduvar.com.tr/simsek-programi-turkiyeyi-krize-surukluyor-makale-1645231 selam hocam Ümit Hoca sizce söylüyor? Yorumlar mısınız lütfen?

    YanıtlaSil
  27. Akp den olmaz evliya olsada sokma havluya "bu söz anlamını en iyi bı hükümet içinde buluyor.simdi anlıyorum Yerlikaya neden bu kadar popüler yapılıyor.muhtesem tespitlerinizi paylaşmaya devam ediniz hocam

    YanıtlaSil
  28. Hocam plansızlığın ve iletişim eksikliklerinin ön plana çıktığı görüyoruz. Bu durum, toplumsal kutlamalarda ve siyasi iletişimde daha etkili bir planlamanın gerekliliğini vurgulamışsınız. Sizce, bu tür önemli etkinliklerin organize edilmesinde hangi stratejilerin daha etkili olabileceğini düşünüyorsunuz?

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Lozan Antlaşması 2023'de Bitecek, Biz de Madenlerimizi Çıkarabileceğiz!

Paradan Para Kaybetme Dönemi

Kapitalizm