Türkiye’ye Yönelik Yabancı Sermaye Yatırımları

Bir ülkeye yönelik yabancı sermaye yatırımlarını ikiye ayırarak incelemek gerekir: (1) Doğrudan yabancı sermaye yatırımları (DYS); bir ülke sınırları dışındaki yatırımcıların ilgili ülkeye fabrika gibi üretim tesisleri kurarak, şube açarak, taşınmaz edinerek veya var olan bir şirketi tamamen ya da kısmen satın alarak yaptıkları yatırımlardır. (2) Dolaylı yabancı sermaye yatırımları ise hisse senedi alımı, tahvil alımı gibi yollarla gerçekleştirilen portföy yatırımlarını kapsamaktadır.

Doğrudan ve dolaylı yabancı sermaye yatırımları arasındaki üç temel fark vardır: (1) Doğrudan yatırımlar kalıcıdır (uzun vadeli) buna karşılık dolaylı yatırımlar geçicidir (kısa vadeli.) O nedenle dolaylı yabancı sermaye yatırımlarına sıcak para da denir. (2) Doğrudan yatırımlar, yatırımcısına yönetim yetkisi vermesine karşılık dolaylı yatırımlar yatırımcısına yönetime karışma yetkisi vermez. (3) Doğrudan yatırımlar, kârlılığı artırmak için verimliliği artırmaya dolayısıyla yeni teknoloji getirmeye veya üretim biçiminde değişikliğe gitmeye dönük değişiklikler yapabilirler. Oysa dolaylı yatırımların yönetim yetkisi olmaması nedeniyle böyle değişikliklere gitme hakkı bulunmamaktadır.

Bütün bu nedenlerle özellikle gelişmekte olan ülkeler DYS çekmeye uğraşırlar. Gelişmiş ülkeler de geliştirmek istedikleri sektörlere, benzer biçimde doğrudan yabancı sermaye çekmeye çabalarlar. Gelişmekte olan ülkelerin yüksek miktarlı DYS yatırımı çekebilmesinin bazı koşulları vardır: (1) Diğer ülkelere göre daha çekici bir ekonomik ortamın bulunması önemli bir koşuldur. Ücretlerin diğer ülkelere göre düşüklüğü ya da verimliliğin yüksekliği, nüfus ve buna bağlı iç talep yüksekliği, potansiyel olarak büyüme eğilimi göstermesi bu alanda ilk ağızda sıralanacak koşullardır. (2) Siyasal, sosyal ve ekonomik istikrarın bulunması gereklidir. İstikrarsız bir ülke, risklerin büyük olduğu bir ülke demektir. Ki yabancı sermayeyi en çok ürkütecek konu budur. Böyle bir durumda faizler artacağı, borsada hisseler önce düşüp sonra toparlanacağı için yabancı sermaye, DYS formundan sıcak para olarak adlandırılan dolaylı yatırım formuna geçer.    

Aşağıdaki tabloda yer alan GSYH verileri IMF’nin WEO, October 2023 veri setinden, DYS miktarları da Dünya Bankası’nın DYS veri setinden alınmıştır.

Tablonun üst kısmında 2022 yılında dünyada en fazla DYS yatırımı çeken ülkeler, alt kısmında da Türkiye ile aynı kategoride (gelişmekte olan ülkeler – yükselen piyasa ekonomileri) bulunan ülkeler yer alıyor.

ABD ve Çin, dünyada en yüksek DYS yatırımı çeken ülkeler olarak öne çıksa da Hong – Kong ve Singapur GSYH’sine göre en yüksek DYS yatırımı çeken iki ülke olarak öne çıkıyor.

Gelişme yolundaki ülkeler arasında en yüksek DYS yatırımı çeken iki ülke Brezilya ve Hindistan. GSYH’sine oranla en fazla DYS yatırımı çekenler arasında Polonya ve Brezilya en üst sırada yer alıyor.

Türkiye, 2022 yılında 13 milyar dolar tutarında DYS yatırımı çekmiş. Bu, dünyadaki toplam DYS yatırımlarının binde 8’ine, kendi GSYH’sinin de yüzde 1,4’üne denk geliyor. Avrupa Birliği ile müzakereye başlandığı ilk yıl olan 2006 yılında Türkiye’nin GSYH’si 677 milyar dolar iken çektiği DYS miktarı 21,2 milyar dolardı (GSYH’sinin yüzde 3,1’i.) Avrupa Birliği idealinden kopuşun faturası ağır olmuş. 

Aşağıdaki tablo Türkiye’deki DYS yatırımlarını gösteriyor (DYS verileri Ticaret Bakanlığı Uluslararası Doğrudan Yatırım İstatistikleri setinden alınmıştır. Gayrimenkul başlığı altındaki sermaye girişinin DYS Yatırımları toplam kaleminin bir parçası olduğuna dikkat edilmelidir.)


Türkiye, 1923’den 2005 sonuna kadar geçen 82 yılda 15,4 milyar dolar doğrudan yatırım çekebilmişken AB ile tam üyelik müzakerelerine başladıktan sonraki 3 yılda (2006 – 2008) 61,6 milyar dolar çekmiştir. Tablo bize Türkiye’de DYS’nin 2006, 2007 ve 2008 yıllarında yani AB ile tam üyelik müzakerelerinin en üst düzeyde olduğu yıllarda 20 milyar dolar dolaylarına çıktığını, bu durumun bir kez da 2015 yılında tekrarlandığını bunun dışında düşük kaldığını gösteriyor. Bu tablodaki verilerden yararlanarak 2005 sonrasını bir grafiğe dönüştürelim:

                     

Grafik özellikle son yıllarda DYS’nin ağırlıklı olarak gayrimenkul yatırımı biçimine bürünmüş olduğunu sergiliyor. Mavi kırıklı çizgi toplam doğrudan yabancı sermaye girişini, kırmızı kırıklı çizgi ise yabancıların gayrimenkul almak için getirdikleri sermayeyi gösteriyor. Görüleceği gibi DYS yatırımları düşerken gayrimenkul için getirilen sermaye miktarı artmaktadır. Bu da bize Türkiye’nin uyguladığı ekonomik program ve sosyal yapıyla doğrudan yabancı sermaye çekebilmesinin ancak gayrimenkul satışıyla mümkün olabildiğini gösteriyor.  




Yorumlar

  1. Hocam yine güzel bir yazı,emeğinize sağlık okuyarak yazılarınızdan faydalanıyoruz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mahfi Hocam çok güze bir yazı benim bir sorum var Marmara İİBF'deyim ve lisans 3 'üm. Geçen yıl ymm olmayı uzun vadeli bir hedef olarak koydum ve çalışmalara başladım önce vergi müfettişi olmak gerekiyor ve ardından da 10 yıl sonra istifa etmek tabii ama siz bu konu hakkında ne düşünürsünüz merak ettim çünkü ingilizce sertifikalarım, güzel stajlarım vs. de var başka ne önerebilirsiniz? Diğer kariyer yazınızda pek bir şey göremedim ymm lik hakkında.

      Sil
  2. Değerli yazınız için teşekkürler.

    YanıtlaSil
  3. Hocam, Otomotiv yan sanayi sektöründe iyi pazar olmamızın yanı sıra, alımda da iyi bir pazarız. Sorum şu;

    Otomotiv üreticilerine ülkede fabrika açma teşviği getirmek adına; ülkede fabrikası bulunmayan markaların ötv oranları arttırılsa, ülkeye direk yatırım olarak katkısı olmaz mı? Sonuçta ülke iyi bir pazar ve hiçbir firma bu pazara mal satmıyorum diyemez. Saygılar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok süper fikir. Daha önce hiç düşünülmemiştir. Acilen uygulanması lazım

      Sil
    2. ÖTV oranları daha ne kadar artırılabilir bilmiyorum. Esasen an itibarıyla dünyanın en pahalı otomobillerini satıyoruz. Yapmamız gereken tek şey enflasyonu düşürmek ve alım gücünün bu yolla artmasını sağlamak.

      Sil
    3. Türkiyenin yapmış olduğu uluslararası anlaşmalar uyarınca ÖTV, KDV gibi vergileri selektif olarak marka bazında arttıramazsınız ... hatta aynı malın ithaline ayrı, yurtiçinde üretilene ayrı vergi de uygulayamazsınız .. Sadece AB ile imzalanmış olan gümrük birliği anlaşması dışında kalan ülkelere ( ayrı bir ikili anlaşma yoksa ) gümrük vergisi ve/veya kota uygulanabilir.

      Sil
    4. Sn. Hocam değerli yazınız için teşekkür ederiz. Riyad'da çalışırken bir şekilde, bize ulaşan Tofaş yetkilisi Doğan marka araba satmak istemişti bize. "Doğanı ne yapalım, burası araba cenneti" dediğimizde, "Ama yarı fiyatına almış olacaksınız ve Türkiye'deki adresinize teslim edilecek. Sadece parayı oradan göndereceksiniz" demişlerdi. "Niye yarı fiyatı? " sözüne de "ihracat olduğu için vergiden tasarruf ediyorsunuz" denmişti. Oradaki aylık maaşımızla 4-5 ad. "0 km" toyota veya mazda marka veya 1-2 ad. amerikan araba alabiliyorken, yarı fiyatlı Doğanın fiyatı bize abartılı gelmişti. "Vay canına" demiştik "dünyada en pahalı araba Türkiye'de satılıyor, bu fiyatlarla, yurt dışındaki araba pazarlarında hiç bir sansı olmaz Türkiye'nin " demiştik. Yıl 1986 idi. Şimdi sizin "Esasen an itibarıyla dünyanın en pahalı otomobillerini satıyoruz." cümlesini okuyunca, 37 yıl sonra değişen bir şey olmadığını, pardon yanlış yazdım hayır, çok şeyin değiştiğini ve çok, çok daha kötüleştiğini görüyorum. Şu an Arabistan'da bir şantiye şefi inşaat mühendisinin aylık maaşıyla Türkiye'de bir kaç adet "0 km" yabancı veya yerli! araba alabileceğini hiç sanmıyorum. Tabi Türkiye'de ki güncel para köpürtme nimetlerinden faydalanmıyor ise. Türkiye'de "yok yok" çok şükür. Maşallah her türlü imkan var ülkemizde "iş bilenin, kılıç kuşananın, dolandırılan dolandıranın"

      Sil
    5. TR devleti, mesela örnek vereyim, Türkiye'de satılan bir Volkswagen Golf'tan, Volkswagen'in bu satıştan kazandığından daha fazla parayı vergi olarak kazanır.

      Sil
    6. Ab ile gumruk birligi anlasmasi geregince ab disindaki ulkelere ortak gumruk tarifesi uygulanmasini, abden gelen urunlerin (tarim ve akct kapsam disi) ise serbest dolasimini gerektirir. Ancak, subvasiyona ve dampinge karsi onlem alinmasi mumkundur.
      Trx

      Sil
  4. Hocam bizim ki belli de Hindistana yatırım neden bu kadar az. Çin alternatifi görüldüğü halde çok çok düşük kalmamış mı? 2023 yılında da sanırım aşağı yukarı bu rakamlarda kalacak

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hindistan da belli dalgalanmalar geçiren bir ekonomi. 2023 yılında daha oturmuş bir ekonomi görüntüsü veriyor. Böyle giderse yabancı sermaye oraya da daha fazla gidecektir.

      Sil
  5. Milliyetçilik ve din kisvesi altında uyutuluyoruz. Imf ye ab ne öcü gibi bakıyoruz. Ama şunu bilmemiz gerekir ki parası olan onlar paraya ihtiyacı olan biziz. Onlara güven ve karlı kazanç sunamadığımız sürece FAKİR ülke kalmaya devam edeceğiz. Pardon “gelişmekte olan ülke”

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yabancı yatırımcı açısından kâr ya da yüksek getiri kadar düşük risk de önemli. Bizim yapmamız gereken tek şey risklerimizi düşürmek. Bunun da bir tek yolu görünüyor: Yapısal reformlar.

      Sil
    2. Yabbanci sermayenin amaci, yatirim yapilan ulkeyi kalkindirmak degil bu yatirimdan Kar etmektir. Ancak, bu yatirim ceken ulkenn fayda saglamadigi (ayni zamanda sagladigi) anlamina gelmez. Genel Kabul sermayenin ve teknoloji gereksinimini karsiladigi icin olumlu oldugu yonundedir. Trx

      Sil
  6. Son 6 yıldaki en büyük dış yatırımı suriye (pyd'ye 30 bin tır silah yardimi) ve cemal kaşıkçı olayına rağmen suudi arabistan aldı 380 milyar dolar. Bu iki ülkede istikrar tavan

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ab ukranyaya 54 milyar gönderecekti veto edildi. Israile filistinlileri öldürmesi için ne kadar dış kaynak sağlanır bilmiyorum. Bu iki ülkede de istikrar tavan

      Sil
    2. elalemin parası, istediği yere koyar, istediği yere yatırım yapar.
      parası olmayanlara dert oluyor bu.

      Sil
  7. İster DYS ister dolaylı sermaye, şu an için para bulmak adına herşeyi yapan ama bulamayan bir iktidar var. Bunun da nedeni tabiki ülkemize olan güvenin çok düşük olması. Dediğiniz gibi yapısal reformlar olmadan (en başta hukuksal) bu ülkeye para mara gelmez. Yazınız için teşekkürler Hocam.

    YanıtlaSil
  8. Mahfi hocam konut sektörü çok durgun sizce ne zaman tekrar canlanır düşünceleriniz nelerdir

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Geçmiş birkaç yılda hak etmediği kadar canlıydı. Nedeni faizlerin enflasyonun çok altında olmasıydı. Artık o günlere dönmek eskisi kadar kolay değil. Kaynak bitti.

      Sil
  9. Türkiye'nin yabancı sermaye yatırımı çekebilmek için bilimsel ve teknolojik gelişmeye kurumsal kaliteye ve yeşil enerjiye önem vermesi gerekmektedir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir de dogurganlik oranimizi arttirmamiz lazim. Insanlar dogurmuyor yeni yetisen cocuk olmayacak bu gidisle. Dogurgan kadinlara ihtiyacimiz var.

      Sil
    2. Türkiye'nin yabancı sermaye çekebilmesi için bir tek şeye ihtiyacı var: Risklerini düşürmek. Onun da yolu doğru ekonomik, sosyal ve siyasal politikalar izlemekten geçiyor.

      Sil
  10. Hocam gayrimenkul satışı ile pasif bir gelir elde etmek gibi bir avantaj var onu anlayabiliyorum ama yabancı yatırımcı başka ne tür sebeplerle gayrimenkul alımını tercih ediyor? Diğer yatırım tercihlerindense neden en çok bu tercih ediliyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yukarıda bir soruda yanıtını verdim: Büyük çoğunlukla vatandaşlık almak isteyen körfez ülkeleri vatandaşlarıyla yazlık almak isteyen batılılar konut alıyor.

      Sil
  11. Merhaba Hocam, doğrudan yatırım geleceğimizdir. Dolaylı yatırım bugündür.
    Teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sağ olun. Ama tabii doğrudan yatırımın teknoloji getiren, üretim yapan yatırım olması lazım yoksa vatandaşlık için konut almaya gelen yatırımın yararı ve zararı tartışılabiliir.

      Sil
  12. yapanci sermaye gelmesi ucun dogurganlik artmali asgari ucret dusmesi lazim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 2006'da Türkiye'ye gelen doğrudan yabancı sermaye rekor kırmıştı. Doğurganlık da asgari ücret de (USD cinsinden) bugünkünden daha yüksekti. Bu rekor girişin tek nedeni vardı: Türkiye, AB ile tam üyelik müzakeresine başlamıştı. Bu, yabancı sermaye açısından risk düşüşü anlamına geliyordu. Zaman içinde AB'den uzaklaştıkça yabancı sermaye de çıkmaya başladı.

      Sil
    2. Doğrudan yatırım için sebze meyve fiyatları acilen düşmeli :)

      Sil
    3. Ulkeler in nufusu istatistiklerine bakinca, nufus artis hiziyla sefaletin korelasyonu kolayca gorulebiliyor. Nufus artisi dys getirmede olumlu bir etken olsa bile ( tabiki böyle bir sey yok) sadece sefaletten kacinmak adina urememek daha mantikli!!
      Trx

      Sil
  13. SAYIN HOCAM DÜNYANIN ÖNEMLİ KREDİLENDİRME VE YATIRIM KURULUŞLARI SON GÜNLERDE TÜRKİYE EKONOMİSİ İÇİN OLUMLU GÖRÜŞLER VE TAHMİNLER ORTAYA KOYUYOR.3 YILLIK OVP"NIN İLK ÇEYREĞİ,GÜVENMİ VERDİ BU KURULUŞLARA SAYIN HOCAM.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mehmet Şimşek'in göreve gelmesi ve hemen ardından irrasyonel politikalar yerine rasyonel politikalara geçilmeye başlanması yani Türkiye'nin en azından ekonomide doğru adımlar atması görünümü olumlu yönde biraz değiştirdi. Bununla birlikte yabancı yatırımcı çekebilmek için yapılması gereken daha çok iş var. Ve bunların önemli bölümü ekonomi dışı alanlarda: Hukuk, eğitim, dış politika dâhil.

      Sil
    2. Hocam ben geçmişte uygulanan yanlış ekonomi politikasının tek bir adamın düşüncesi, ideolojik ve de dini sebeplerden ötürü değil, tamamen kasıtlı olarak uygulandığını düşünüyorum. Bence amaç büyümeyi her ne pahasına olursa olsun pompalamaktı ve üretimi önceliklendirmekti. Baktığımız zaman çok sayıda fabrika kuruldu yeri geldi OSB'lerde yer kalmadı, yeni yerler tayin edildi. Ve ihracatta beklenen büyük artış gerçekleştikten sonra da rasyonel politikalara dönüldü ve enflasyona odaklanılmaya başlandı.

      Ben iyimser olarak bu şekilde düşünüyorum, cidden koskoca Türkiye, cahillikten, kasıtlı olarak yanlış ekonomi politikası mı uyguladı? Tek bir adamın fikriyle?

      Belki tek adam da biliyordu bunun esasında yanlış olduğunu ama farklı türden faydaları için buna göz mü yumdu? Ve kendi kitlesini de, nas ile, din ile vs mi güttü? Diye düşünmeden duramıyorum. Yani sahiden, bu yanlıştan bu kadar keskin dönülüyorsa, sizce de her şey kasıtlı değil miydi?

      Hala akıl erdiremiyorum. Muhakkak yapılan yanlışların dolaylı faydalar sağladığı düşüncesine daha ılımlı yaklaşmak istiyor gönlüm. Bir şey deyin hocam. Kafayı yiyeceğim. Nasıl bu yanlıştan dönüldü? nasıl... Bence her şey bilinçli yapılıyordu değil mi hocam?

      Hocam lütfen, komplo teorileri doğru deyin, hepsi derin devlet aklıydı deyin, milli geliri uçurtmak, üretimi ,istihtamı önceliklendirmek içindi deyin. Derin devlet ülkeyi şaha kaldırıyor deyin.

      Hocam...

      Bir umut verin gözünüzü seveyim.

      Bakın Mehmet Şimşek geldi. Sizde görmüyor musunuz gözlerdeki ışıltıyı?

      Bu sefer hakikaten ışıltı var vallahi de billahi de ben görüyorum Allah çarpsın!

      Rüyalarıma giriyor Mehmet Şimşek, tam cennetlik adam valla! Peygamber görmüş gibi seviniyorum. Rüyalarımda hep bir ışıldı, her şey düzelecek rahat ol diyor Mehmet Şimşek.

      Hatta rüyamda dedi ki görmüyor musun milli gelir 14 bin dolara gidiyor, sabret evladım 10 seneye gelişmiş ekonomiyiz dedi. İçin rahat olsun dedi.

      Valla mübarek adam, yani evliya, peygamber falan. Ben bu adama tapmaya karar verdim. Her şeyi düzeltecek bu hocam.

      Hocam...

      Bir şey deyin haksız mıyım?

      Ekonomi çok iyi olacak deyin hocam, uçacağız, fırlayacağız deyin. Ben muhalifim ama Mehmet Şimşek bu işi halledecek, ekonomiyi uçurtacak deyin.

      Hocam bir şey deyin yalvarırım.

      Sil
  14. gayrimenkul alımları topluma iş imkanı değil bu iş için gelen para ölü yatırım olarak altın-döviz veya yurtdışına servet transferi oluyor toplumun beklediği yabancı sermaye yatırımı iş imkanı şeklinde ki yabancı sermaye onuda türkiye iç piyasasına mal satmak için yapıyor fakat ihracat için Türkiyeyi tercih etmiyorlar.

    YanıtlaSil
  15. Dünyada en çok değer artışı Türkiye gayrimenkul sektöründe demekki bu DYS yatırımı Kara Para oluyor anlamına geliyor haksızmıyım.

    YanıtlaSil
  16. Sizce dusuk enflasyon kosullarinda Dalgali Kur rejimi daha mi iyi isler.?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet çünkü o da bir çeşit sigorta görevi görür.

      Sil
    2. Ne tur bir sigorta mesela? Benim anladigim su Dusuk enflasyon kosullarinda(%4 ve altinda enf.) Dalgali kur cari dengeye odaklanir. Cari dengede bir bozulma soz konusu ise adeta bir amortisor gorevi gorur ve kuru yeni dengeye ulastirir. Tam tersi durumda ise cari dengede iyilesme soz konusu ise fazlalik vs..Kur revelue olur ulke cari fazlanin nimetlerinden zenginleserek cikar.

      Sil
    3. Gayet doğru anlamış ve açıklamışsınız.

      Sil
    4. Tesekkur ederim. Dalgali kur arz talep mekanizmasi dahilinde yabanci paralar karsiisinda yerli paranin degerini saglar ulke, cari acik sahibi ise cari dengeye gelmesi icin dalganarak ulkenin cari dengesinin saglanmasini saglar. Rekabetci gercek kur seviyesini saglar

      Sil
  17. Hocam ekonomide tabular yıkıldımı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslına bakarsanız bilimde tabu olmaz. Yanlışlar varsa düzeltilir. Bilimi inançtan farklı kılan da budur: Bir teori, olayı daha iyi açıklayan yeni bir teori gelene kadar geçerlidir. Bir teoriye takılıp kalmak, o teoriye uymayan gerçekleri görmezden gelmek bilimle bağdaşmaz.

      Sil
    2. Merhaba hocam öncelikle böyle güzel yazılarla bizleri bilgilendirdiğiniz için çok teşekkür ederim maliye son sınıf öğrencisiyim ülke sorunlarından dolayı 2 yılım online bir şekilde gerçekleşti kendimi geliştirmek istiyorum nasıl bir yol izleyebilirim şimdiden teşekkür ederim :)

      Sil
  18. Hocam, madenler işletildiğinde bir daha yerine konulamayan doğal varlıklarımızdır. Bu yönüyle madencilikte yabancı sermaye diğer sektörlerden farklılık göstermektedir. Bu konuyu işleyen bir yazı yazabilir misiniz? Diğer bir konu da ben uzun yıllar altın dış ticaretini takip ediyorum. Yıllara göre ithalat-ihracat değerleri çok değişiyor. Bir de poz numaraları değiştiriliyor. Altın ticaretini de işleyebilir misiniz?
    Selamlar Necati Yıldız

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. altın konusunda, türkiye batının iran ve rusya yaptırımlarını deliyor.

      uluslar arası konjonktüre göre, yaptırım uygulanan ülkeler paraya ihtiyaçları olduğunda türkiye üzerinden transferlerini altın ile yapıyorlar.
      dalgalanmanın büyük sebebi bunlar. tabi bu ticaret her ne kadar piyasa dışı olsa da, yansıyan kısım dalgalanmalar için yeterli olur.

      türkiye bu yüzden uçak ve kritik askeri techizata erişemezken, batılı sermaye de büyük yatırımları yapmak istemiyor.

      iki , üç milyar dolarlık bir otomotiv veya fabrika yatırımında, ikiyüz üç yüz milyon dolar ucuz diye türkiyeye gelmek riskli, böyle yatırımların ülkeden çıkması, başka yere nakledilmesi de epey zor.

      şimdilerde uluslar arası şirketler türk ortaklarını batıya yatırıma çekmeye çalışıyor. uyabilen var uyamayan var.

      ama gelebilecek sıcak sermaye vardır. arap ülkeleri, kaynağı belirsiz parası olan fonlar, türkiye'de faizlerin artmasını beklerler.

      Sil
  19. Doğrudan ve dolaylı yabancı sermaye yatırımları bu tarihten sonra gelmez.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hiç merak etmeyin gelir. Bir kaç doğru adım atılsa görünüm değişir.

      Sil
  20. Hocam merhaba, öncelikle yazınız için çok teşekkürler. Bir sorum olacaktı: finans konusunda tavsiye edebileceğiniz bir kitap var mıdır? (Türev işlemler, tahvil ve hisse senedi değerleme, net işletme sermayesi vs.) İngilizce veya Türkçe.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Buna bir bakın:
      https://www.researchgate.net/profile/Aysel-Guendogdu/publication/325120930_FINANSIN_TEMEL_TEORILERI/links/5ec139fba6fdcc90d67a88fc/FINANSIN-TEMEL-TEORILERI.pdf

      Sil
  21. Bakalım Mahfi beyin cevabı ne olacak?

    "İşsizlik, 11 yılın en düşüğünde"

    "TÜİK'e göre, işizlik oranı yüzde 8,5'e düştü. Böylelikle işsizlik, 11 yılın en düşük seviyesine geriledi."

    Kaynak:
    https://www.bloomberght.com/issizlik-11-yilin-en-dusugunde-2343637

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok doğru. Ama ne yazık ki Türkiye'deki işsizliğin asıl göstergesi olan geniş işsizlik oranı hala % 20'nin üzerinde (% 21,3.)

      Sil
  22. Büyük resmi görebilmemize katkı sağlayan,çok faydalı bir yazı olmuş Hocam.
    Elinize sağlık.
    Yalnız bir konuya açıklık getirmenizi rica ediyorum:
    Siz,Türkiye’nin son dönemde yaşadığı iktisadi problemleri ve sermaye kıtlığının nedenini,AB ile tam üyelik müzakerelerinin kesintiye uğramasına bağlayarak açıklıyorsunuz.Sanırım bu tarihi bir milât olarak kabul ediyorsunuz.Çünkü bir çok yazınızda bu tespit var.
    Soru şu: Sizce bu sürecin kesintiye uğramasının sorumlusu kim?
    Saygılarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler.
      Ben sorumluluğu karşı tarafa atmayı pek sevmem. AB'nin de kusurları olabilir ama önce kendi kusurlarımıza bir bakmamızda yarar var.

      Sil
  23. Üstat merhaba,

    “… Türkiye’de DYS’nin 2006, 2007 ve 2008 yıllarında yani AB ile tam üyelik müzakerelerinin en üst düzeyde olduğu yıllarda 20 milyar dolar dolaylarına çıktığını, bu durumun bir kez da 2019 yılında tekrarlandığını bunun dışında düşük kaldığını gösteriyor.…”
    2019 değilde 2015 olmayacak mı?

    Çok selam ve sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısınız Cafer Bey, 2015 olacaktı, düzelttim, teşekkür ederim. Sevgiler.

      Sil
    2. Hocam yılbaşından sonra yeni bir enflasyon dalgasına hazırmıyız?

      Sil
  24. Mahfi bey bundan 2-3 ay önce bir sanatçının yunanistan vatandaşlığı için 400000 € konut aldığı haberi vardı. AB ülkeleri para haricinde vatandaşlık için ne istiyorlar. Bizde neden bu kadar eleştiriliyor. Küreselleşen dünyada bunun önüne gecilebilirmi. Bizim alım gücümüz düşük 250000$ eleştiriyoruz. Alım gücü bizden yüksek olan yunanistan halkı buna karşı cikmiyormu

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bildiğim kadarıyla dünyada hiçbir ciddi ülke gayrimenkul alana ya da yatırım yapana bizim gibi hemen vatandaşlık vermiyor. Ama oturma hakkı tanıyor ve ülkenin adıyla vize alma hakkı falan tanıyor. Vatandaşlık için o ülkenin lisanını öğrenmek hukukunu öğrenmek en az 5 yıl ülkede oturmak ya da bir iş kurup bir süre onu yönetip gelir vergisi ödemek falan gibi birçok koşulun gerçekleştirilmesini istiyorlar.
      Mesela bu sitede Yunanistan vatandaşlığı için neler gerektiği yazılı. 250 bin Euroluk gayrimenkul aldıktan sonra en az 7 yıl Yunanistan'da ikamet etmek gerekiyor.
      https://www.mahfiegilmez.com/2023/12/turkiyeye-yonelik-yabanc-sermaye.html

      Sil
    2. Yunanistan en zor vatandaşlık veren ülke. 10 yıldan fazla orda yaşayan ve adeta Yunan gibi Yunanca konuşan bir tanıdığıma daha bir kaç yıl önce çıkarılan bir kanun yüzünden vatandaşlık verilmedi. Kanunda vatandaş olmak için son 5 yıl içinde belirli bir miktarın üzerinde devlete vergi vermiş olmanız gerekiyor.

      Ayrıca Golden Vize alan bir tanıdığım da 5 yıl sonra uzatma almak istedi ve red aldı. Tekrar yeniden başvurun dediler. Nedeni ise Yunanistan'da gerektiği kadar zaman geçirmemiş olmasıydı. Şimdi tekrar başvurup tekrar 5 senelik alacak. Ama bir önceki geçirdiği 5 sene vatandaşlık veya süresiz oturum süresinden sayılmayacak. Tekrar sıfırdan başlayacak.

      Özetle Yunan vatandaşı olmak baya baya zordur, hatta AB içindeki en zorlarından biridir. Türkiye'de ise 400.000 dolarlık ev aldığınızda T.C. vatandaşlığı 3-4 ay içinde size eşantiyon olarak bedavaya veriliyor.

      Sil
    3. Mahfi Hocam,
      250 bin € olsa yine iyi.
      Ben size kaç paraya verildiğini gerçek hayat örneklerinden yazayım.
      Adam ustabaşı, 4 çocuğu var, Iraklı.
      Tüm parası 27-28 bin €. Irak için çok iyi para.
      Irak ve Türk mafya ile anlaşıyor.
      Mafya adamın Irak hesabı üzerinden kendi sahip olduğu evin satışı diye 250bin € Türkiye'ye aktarıyor. Mafyanın evi de toplasan toplasan 70bin€ etmez, yüksek satış gösteriliyor.
      Adam tüm parası olan 27-28 binim afyaya verip Türkiye de oturma izni ve vatandaşlık alıyor.
      Adama ev için senet yapıyorlar, vatandaşlık sonrasında evi alıyorlar. Adam evde kiracı olarak mafyanın istediği kirayı veriyor, kendi ve 4 çocuğu bir işte çalışıyor.

      İki:
      Adamın 80 bin € parası var. Adama 40 bin € kadar ucuz bir yerden mafyanın evini 250bin € satış gösteriyorlar. Adama 40bin € evi veriyorlar, geri kalan 40 bin € mafyaya kalıyor. Bunun da parası yetmezse mafya adamın yurtdışı hesabından Türkiye deki hesabına para aktarıyor.

      Mafya öncelikle adamın 30bin€sunu alıyor, yani bir nevi bloke koyuyor. Ardından adamın yurtdışı hesabından 25şer bin € dilimlerle para aktarıp aktarıp Türkiyeden yine mafya çekiyor.

      Sil
    4. Evet yazılan olarak bizde de zor ama veriliyor. Ev alma vatandaşlık almanın ilk aşamasıdır. Sonraki süreç yine yasaya gore yapılıyor daha doğrusu yapilmali

      Sil
    5. https://www.sozcu.com.tr/avustralya-nin-en-cok-aranan-adami-istanbul-da-muteahhitmis-p8723 uygulamalı türk vatandaşlığı geçiş sureci

      Sil
  25. Çok Değerli Hocam,
    Bu konuya yurtdışına Türkiye’den yurtdışına yapılmış direk yatırımları düşerek bakmak daha doğru olur mu, yorumunuzu alırsam çok aydınlatıcı olur. Zira Türkiye’nin çektiği direk yatırımlar bir yana, içerden ciddi sermaye yatırımı dışarı yapılmaktadır. Benim araştırdığım rakamlar 2021-22’de yaklaşık 5 milyar USD’dir. 2023 verilerine dair sizde veri var ve paylaşırsanız sevinirim. Saygılar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyle bakarsak net doğrudan yatırım 8 milyar dolara düşüyor.

      Sil
    2. Hayır...Türk şirketlerinin yurtdışında yatırım yapması kötü bir şey değildir.Biz zaten şirketlerimizin yurtdışına açılıp ölçek ve pazar büyütmelerini istiyoruz

      Sil
  26. Turkiyede hukuk yok anayasa yok ne yabanci sermayesinden bashedilir. YUksek enflasyon var ayrica

    YanıtlaSil
  27. Üstüne para verseler TC vatandaşı olmam, doğarken vatandaşı olmuşuz hasbelkader.
    Kendi aklım erip de dünyayı tanıyınca başka ülke vatandaşlığına geçtim.

    YanıtlaSil
  28. Hocam borsa öngörünüz nedir. Tekrar 8400 lere gelirmiyiz. Kasımda 350 bin kişi kaçmış bu düşüş devam edermi sizce. Sevgiler Saygılar Hocam.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Faiz artışı devam ederse (ki enflasyonla mücadele edilecekse devam etmek zorunda) borsa fazla yükselmez. Borsanın son dönemlerdeki hızlı yükselişi temel olarak faizin düşürülmesi ve enflasyonun çok altında kalmasının sonucudur.

      Sil
    2. Değerli vaktinizi ayırdığınız için teşekkür ederim. Saygılar.

      Sil
  29. Merhaba,

    DYS'nin kalici oldugu konusu son 10 yilda tartismali hale geldi: gelisen lojistik operasyonlari sayesinde sabit kiymetler (makine, ekipman ve hatta binalar) cografyalar arasinda cok kisa surelerde hareket ettirilebiliyor. DYS'nin bir ulkede devamlilik saglamasi icin iscilik maliyetleri, kur etkisi, surdurulebilir operasyon, is gucu piyasasina erisimi ve diger regulasyonlara uyumluluk (karbon gibi) gunumuzde ve gelecek 10 yilda belirleyici olacaktir

    Tsk,

    YanıtlaSil
  30. Peki bu yatırımların parası özelleştirme yüzünden yapılan alımları da kapsıyor mu? Belki de satacak bir şey kalmamıştır.

    YanıtlaSil
  31. Hocam beklentiler değişiyormu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sadece faiz artırarak beklentilerin tümünü değiştirmek mümkün değil.

      Sil
  32. Hocam merhabalar altın sert bir düşüş yaşadı .yakın ve uzun süreli altın için ne düşünüyorsunuz öngörüleriniz neler merak ediyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Altını kısa vadeli bir yatırım aracı olarak değerlendirmek doğru değil. Uzun vadede altın kaybettirmez.

      Sil
  33. Teşekkürler hocam.

    YanıtlaSil
  34. Muhterem Üstat , DYS mevhumu bence kendi içerisinde de ayrışıyor , sermayenin gelip sıfırdan tesis kurması ve yeni istihdam ve yeni üretim hattı kurması başka bir olay , var olan işleyen , kar eden , vergi veren bir müesseseyi satın alarak mülkiyetin değişmesi başka bir olay , birincisi genel bir katkı sağlarken , ikincisi yalnızca satışı yapana fayda sağlamakta , satın alan yabancı sermaye var olan işleyen , emek verilerek ortaya çıkmış bir işletmeye , hazır pazar payına sahip olmakta . Bu tespite karşı çıkanlar olacaktır eminim , Global sermaye diyecekler , serbest piyasa diyecekler amma olanı yabancıya satmak DYS değildir , DYS sıfırdan yeni işletme kurar ise gerçek yabancı sermaye yatırımıdır. Bakınız Otomarsan (Mercedes-Benz Türk AŞ) , Ford Otosan ve daha niceleri. Bizim ihtiyacımız olanı satmak değil , Yabancı sermaye yatırımı ile üretim ve istihdam. Bu arada bazı şartlardan dolayı yurtdışına yatırım yapan sanayicinin sermaye transferi de net DYS den tenzil edilmeli ki gelenle gidenin farkı bir görülsün , Değerli emeğiniz için teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Değerli üstat, bana sorarsanız ikisi arasında büyük bir fark yok. Yabancı sermayenin gelip sıfırdan bir üretim tesisi kurmasıyla, sahibi olduğu üretim tesisini yabancıya satıp eline geçen parayla yeni bir yatırım yapan yerli yatırımcı arasında fark yok. Ama ne yazık ki bizdeki yatırımcılar ellerine geçen parayla yatırım yapmıyor. O açıdan sizin dediğiniz haklı oluyor. Sevgiler.

      Sil
  35. 2005-2008 arası gelen yabancı yatırımın kaliteside iyi değildi...Çoğunlukla banka satın alımlarından ibaretti.

    Kalanı da telekom özelleştirmeleri, Türkiye'deki gıda tütün-alkollü içecek üreticilerinin el değiştirmesiydi.

    Doğrudan yatırım üzerinden kalkınma Türkiye için makul yol değil...Zaten Türkiye'ye tarihi boyunca az gelmiştir.Genellikle kendi şirketlerimiz üzerinden gidiyoruz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Önemli olan gelen yabancı sermayenin neyi aldığı değil önemli olan bizim o satışlarla elde ettiğimiz parayı ne yaptığımız. Eğer o paralarla doğru yatırımlar yapmış olsak bugün farklı bir yerde olurduk. Ne yazık ki o paraları yedik içtik.

      Sil
    2. O zaman gayrimenkul içinde bu dediğiniz söylenebilir hatta portföy yatırımları içinde

      Sil
    3. Hepsi için söylenebilir bence. Gayrimenkul için tek fark var: Karşılığında koşulsuz vatandaşlık vermek yanlış.

      Sil
  36. Hocam herhalde içimizdekileri dökmemiz için böyle araştırmalar yapıyorsunuz fakat Türkiyede üç maymunlar oynanıyor yönetimin menfaati ne ise o yapılır ve yabancı DYS yatırımları ihraç amaçlı değil iç pazara dönük zaten bazı yabancı firmalar ihrac etmeme şartı ile yatırım yapıyor çünkü kendileri zaten dünyaya ihrac ediyorlar bazı türk firmaları işi öğrenince farklı ticari isimle ihraç ediyorlar yani DYS nin pek bir anlamı yok bizim sanayi desteklerimiz iyi çalışmıyor (kosgeb-ajanslar-vd.)bunların ya gerçekden bu işi bilen kişiler tarafından yönetilmesi lazım yada tasviye edilmesi lazım bunların bilançosunu açıklasalar şaşırırsınız ihtiyacı olmayana yağdırmış gerçekden ihtiyacı olana 0 vermiş devlet gerçekden ülkeyi üretim ve ihracat ülkesi yapmak istiyorsa bütün garabet yasaları değiştirmeli üretimden bahsediyoruz makinayı ben ucuza yapacam desen sadece türkiyede olmayan parçaları getirsen gümrükde inanılmaz duvarlar karşına çıkıyor ve bu kurumlardan destek alamıyorsun ama makinayı bir ithalatçı ile uçuk rakama kolayca getirebiliyorsun gümrükden kolayca geçiyor ve destekçi kurumlar destek veriyor yani size sen makina yapamazsın bu çarkı bozamazsın deniyor ilk önce yapısal reformlar yapılmalı çünkü yasalar iş yapmayı kolaylaştırmayı değil çalışmayı imkansız hale getirmiş durumda o kadar saçma sapan engeller varki kanunlara uygun iş yapmak isteyen insanı canından bezdiriyorlar işini devreden kişilerin 90% ı bir daha iş yapmıyor veya vergiye bulaşmadan çalışıyor herşey çifte standartlı yasal olmadan para ile her kapıyı açarak çok hızlı ilerleyebiliyorsunuz bu doğrumu bunun anlamı gelişmekde olan ülke değil az gelişmiş ülke olduğumuzdur.Saygılar.

    YanıtlaSil
  37. Küçük pilotlu uçak yapan bir türk girişimci prototip uçak yapmasına rağmen ve prototipi başarılı olmasına testleri geçmesine rağmen Türkiyeyi terk edip başka ülkede üretimini yapacak her halde gazetelerde okumuşsunuzdur ülkemizde her şeyi yapacak insanlar var ama nedense herkes dışarı kaçmak istiyor.
    şimdi cessna Türkiyeye gelse her türlü imkan verilir ama ihraç olurmu asla.Bu üreticiyede engel olmasalar cessna gibi ürün üretmiş zaten ve ihraç edecek bende bu işlerle uğraşan biriyim çok kolay bir teknoloji zaten küçük uçaklarda motorlar elektrikli motora dönüşecek üretici sayısı çok artacak.

    YanıtlaSil
  38. ANANAS VE AVAKADO ,zamanın başbakani Davutoğu , gözlerinin içi derin gülerekden müjdeyi vermişti. Somali'de arazi kiraladık artık bol bol Ananas ve Avokado yiyeceğiz diye. Tabii biz Türklerin çocukluktan beri masasından eksik olmayan bu meyvelerin bollasma haberi bizi çok sevindirdi 😅 Şimdi düşünün!.... Tum hayallerimiz suya düştü. Çok üzgünüz çok

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ananasın da suyu koktu, avakado da çürüdü.
      Somali de aklanan kara para hesaplarını Imf incelemesin diye, Somalinin imf borcunu da ödedik.

      Keşke hayaller suya düşse, insanların gerçek hayatları suya düştü.

      Sil
  39. Ben imalatçı mühendisim ülkemizde hayat çok pahalı ve vasıtaya herkesin ihtiyacı var ayrıca hava kirliliği şehirlerde hastalık nedeni petrol ithalatı dış ticaret açığının nedeni petrol ithal etmesek dış ticaret açığı vermeyiz paramız erimez enflasyon azalır belki bitebilir.
    bir örnek vereyim alibaba sitesinde incelerseniz 2500-3000 usd ye şehir içi için minik 4 kişilik elektrikli otomobiller var bu araçlar istense ülkemizde ayni fiyatlara üretilip halka satılır tabiki devlet 0 vergi alırsa bu araçlar halka satılırsa petrol ithalatı çok azalır dış ticaret açığı ortadan kalkar TL erimez enflasyon bitebilir ve en önemlisi şehirlerdeki hava kirliliği ortadan kalkar atmosferdeki CO2 tabakasının altında petrolün yanması ile ortaya çıkan yanmış gazlar var ve büyük şehirlerde bu gazlar çok yoğun şehirlerde yaşayanlar bu gazları ciğerlerine çekiyorlar bu gazların sağlık sorunları nedeniyle oluşan hastalıkların tedavisi devlete ayrı bir parasal külfet ki bu parasal yük hepimizi ilgilendiriyor bu yük ortdan kalkdığı zaman bu para halkın refahına harcanacakdır.Sorumlu bir devlet yönetimi halkına isterse bu yazdığım iyiliği yapabilir (not hayır diyenlere ben kırsal da yaşıyorum bu yukarda yazdıklarımı ben tek başıma planlayıp yaparım minik elektrikli araç üzerine arge çalışıyorum bu araçların her şeyini ülkemizde yapabiliriz)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Türkiye'de elektrik ithal doğalgaz/petrol ile üretiliyor. elektrikli aracın elektriği de petrol ithalatı gerektirir, bataryası da, motoru da, kaportası, iç aksamı da ithal.

      Sorun Türkiye de refah getirebilecek ürün üretilmiyor. Tekstil en büyük ihraç kalemlerinden, o da işçi ucuz ve AB pazarına yakınlığından kargo masrafı düşük diye.

      Türkiye de araç ithalatı az olsun diye tıkış tıkış apartmanlara insanları paketlediler. Apartman yaşamı daha ucuz, daha az yol yapılıyor, daha az elektrik kablosu kullanılır, daha az ısı kullanılır, okul hastane kamu binaları daha az yapılır, az kapasitesi ile daha çok kişiye hizmet üretir.

      Hükümetin inşaata desteği bir yanı ile rant bir yanı ile bu yüzden. Otoparklı apartman ve sitelerde EV şarj istasyonu kurulur, sokak arası apartmanlarda yaşayanların EV erişimi daha düşük.

      Sil
  40. Küresel faiz oranları yüksekken DYS bulmak zor olsa gerek.Önümüzde dönemde küresel faiz oranlarındaki düşüşle birlikte yatırım bulabileceğimize inanıyorum.

    YanıtlaSil
  41. Hükümet sizin bloğu okumuş, gayrimenkul satışlarının yetersiz olduğunu tablolarınızdan anlamış,
    şimdi üzerine arsayı da ekledi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tam tersi. Yanlış anlamışsınız. Arazi alarak vatandaş olmanın önü kapatıldı. Bakın doğrusu burada:
      https://10haber.net/2023/12/12/arsa-alarak-vatandas-olma-donemi-sona-erdi-313078/#:~:text=Yabanc%C4%B1lar%C4%B1n%20T%C3%BCrkiye'de%20400%20bin,alarak%20vatanda%C5%9Fl%C4%B1k%20almas%C4%B1n%C4%B1n%20%C3%B6n%C3%BC%20kapat%C4%B1ld%C4%B1.

      Sil
    2. Selam hocam, yorumu yazarken, kısa olsun diye "arsada kat mülkiyeti veya kat irtifakı olması" ifadesini yazmadım, arsa yazdım.

      Mevcut tarla vasfıyla kayıtlı araziler belediye marifetiyle imara açılıp, kat mülkiyet hakkı ile yabancılara satılabilecek.

      Uyarınız ve dikkatiniz için teşekkür ederim.

      Sil
  42. geçmiş olsun o kadar çok arsa satıldıki

    YanıtlaSil
  43. Hocam saygilar merak ettigim bir konu var. Mesela toyota japon markasidir ve ulkemizde arac ureten fabrikasi var ve bu araclari komsu ulkelere sattigimizda bu fabrikanin aldigi para turkiyede ki toyotadami kaliyor yoksa japonyaya mi gidiyor. Ihracat rakamlarina sattigimiz bu otomobillerin fiyatlarinida ekliyoruz ama sonucta toyota bizim degil bu konuda beni aydinlatirsaniz sevinirim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Toyota, Türkiye'de başlangıçta Sabancı Holding ile ortaktı. O zaman elde ettiği kârın % 65'i Sabancı Holding'de yani Türkiye'de kalıyor kalan kısmı dışarıya çıkarılıyordu. Sabancı Holding hisselerini sattığı için şimdi Toyota % 90, N-Mitsubishi % 10 pay sahibi. Bunlar elde edilen yıllık kârı, eğer bu kârdan burada ilave bir yatırım yapmıyorlarsa, bu şekilde paylaşıp kendi merkezlerine transfer ediyorlar.

      Sil
  44. AKP döneminde ne kadar toprak satıldı?
    "AKP İKTİDARA GELDİĞİNDE BU KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPMIŞ"
    "Atatürk, 1925 yılında Köy Kanununda değişiklik yaparak, sadece şehir merkezlerinde, 300 metre kareyi geçmeyecek kadar alanın satışına izin vermiş.
    Türkiyede yabancılara mülk satışı ne zaman başladı?
    2003 yılında ilk kez, kırsal alanlarda yabancı uyrukluların mülk edinmesinin önü açılmıştır. Türkiye'nin uluslararası emlak piyasalarına turizm olanakları ve doğal çevre değerleri üzerinden eklemlenmiş olması, yabancı gerçek kişileri ikinci konut talebi ile kıyı yerleşmelerine yönlendirmiştir.
    Yabancıya konut satışı ne zaman çıktı?
    Yabancıların Türkiye'de gayrimenkul alımlarındaki artışta, 2012 yılındaki Mütekabiliyet Yasası'nın yanı sıra 2017 yılı başında yürürlüğe giren vatandaşlık düzenlemesi oldu. Ocak 2017'de devreye giren düzenleme ile, en az 1 milyon dolar değerinde gayrimenkul alımı yapan yabancılara vatandaşlık verilmeye başlandı.
    Türkiye'de yabancılara ne kadar yer satildi?
    Türkiye'de son beş yılda 18 milyon metrekare toprak ...
    CHP Ankara Milletvekili Ali Haydar Hakverdi, son beş buçuk yılda 18 milyon 464 bin 149 metrekare toprağın yabancılara satıldığını açıkladı.23 Tem 2020
    Yabancılara toprak satışı Kaç hektar?
    Buna göre yabancı uyruklu kişiler eskiden 2,5 hektar (25 dönüm) arazi alabilirken, 03.05.212 yılında yapılan yeni düzenlemeyle 30 hektara (300 dönüm) çıkartılmış; Bakanlar Kurulu gerekli gördüğünde bunu 60 hektara (600) dönüme çıkartmaya yetkili kılınmıştır.13 Oca 2023
    Yabancılar tarım arazisi satın alabilir mi?
    Türkiye'de Yabancılar Tarım Arazisi Sahibi Olabilir Mi?
    Evet, yabancılar Türkiye'de tarımsal arazi satın alabilir. Türkiye, dünyanın en bereketli bölgelerinden biri olan Anadolu'da yer almaktadır. Bu yüzden de Türkiye'de tarımsal arazi sahibi olmak, toprak sahiplerine büyük kazançlar sağlayabilmektedir.2 Ara 2022
    Hatay'da yabancılara mülk satışı ne zaman yasaklandı?
    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu basına yaptığı açıklamada 1980 yılında Hatay'da yabancılara mülk satışının yasaklandığı hatırlatarak, "1980 yılında Hatay'da yabancılara mülk satışı yasaklanmıştır.18 Şub 2023

    YanıtlaSil
  45. Arjantinde develuasyon %54 yapildi

    YanıtlaSil
  46. Kanada, vatandaşlarının yaşadığı ev ve daire kıtlığına karşı 1 Ocak 2023'den itibaren yabancılara konut satışlarını iki yıl boyunca yasakladı. Kanada, vatandaşlarının yaşadığı ev bulma sorunu nedeniyle 1 Ocak 2023'den itibaren yabancılara konut satışlarını iki yıl boyunca yasakladı.2 Oca 2023

    YanıtlaSil
  47. Yerli uzay gemimizi insaa ediyoruz. Yerli Uzay gemimiz goklerde

    YanıtlaSil
  48. Arjantin ile mali durumumuz pek farklı değil hocam enflasyon 143% bizde 120%
    Arjantin'in yeni hükümeti IMF'yi hemen memnun etti: Arjantin Ekonomi Bakanı Luis Caputo, pesonun dolar karşısındaki değerinin yüzde 50 düşürüleceğini ve dolar/pesonun 400'den 800'e çıkacağını açıkladı. paralarını yarısı buharlaşdı.
    https://haber.sol.org.tr/haber/arjantinin-yeni-hukumeti-imfyi-hemen-memnun-etti-yuzde-50-devaluasyon-karari-387729

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Arjantin hükümeti parasını buharlaştırmadı, sokaktaki kur her zaman resmi kurdan yüksek, banka kurları hiç bir zaman resmi kur kadar düşük değildi. resmi kur ile hiç bir işlem yapılamazdı, bankalar ve mb arası haricinde.

      hükümet şimdi, onu düzeltme yoluna gitti. bu yeni fiyatın sokağa hiç bir etkisi olmaz. Niye? çünkü sokaktaki adam her zaman gerçek kur değerinden mal ve ürünlere erişiyor. Hükümet kendi kendini kandıran bir kur fiyatını bırakmış oldu.

      Sil
  49. Hocam bu yabancıya toprak satışı çok yanlış bu topraklar kanla alındı ama toprak sahipleri parayı en çok verene düşmanımda olsa satarım diyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yabancıya satıştan ziyade o satın alma karşılığında vatandaşlık vermek yanlış. Vatandaşlık vermeyi kaldırın bu kadar arsa veya konut alan kalmaz.

      Sil
  50. "Türkiye, 1923’den 2005 sonuna kadar geçen 82 yılda 15,4 milyar dolar doğrudan yatırım çekebilmişken AB ile tam üyelik müzakerelerine başladıktan sonraki 3 yılda (2006 – 2008) 61,6 milyar dolar çekmiştir." çok dikkat çekici değil mi?

    YanıtlaSil
  51. Yahu bıkmadınız mı?

    Olmuyor işte, düzelmiyor Türkiye!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bıkmak yok, düzelene kadar ömrümüz, gücümüz yettiğince gerçekleri, doğruları söylemeye devam edeceğiz.

      Sil
  52. kime göre düzelmiyor bazılarına göre herşey mükemmel 51% Türkiyenin durumunu beğeniyor tam istediğimiz gibi diyorlar üç-dört ay sonra seçimlerde göreceğiz ayni toplum ayni kişileri seçecek ne diyelim makus talih mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sayın Adsız, o iş tam olarak öyle değil.

      Bahsettiğiniz kesimin içindeki önemli bir kitle alternatifsizlik girdabında. Yani bakıyor ve güvenmiyor diğer alternatiflere.

      Çünkü doğru işleri de sırf yapan diğeri diye sahiplenmeyen bir yaklaşımları var o alternatiflerin.

      “Ne doğru iş var ki” demenin de bir inandırıcılığı yok. Derdi bağcıyı dövmek olanla üzüm toplamaya gitmez bu millet.

      Sil
  53. Selam hocam,
    izninizle bir kaç yorumda senelerdir bu hükümetin temelini oluşturan siyasi hareketin batı bürokrasisi tarafından da kollandığını yazmıştım. 90lı yıllarda siyasi finansmanın belediyeler kullanılarak, paravan şirketler üzerinden hollanda, danimarka gibi ülkelere paravan şirketlerce de çıkarıldığını yazdım.

    yerli bu paralar, yurtdışına çıkınca, uluslar arası hukukun güvencesinde yabancı sermaye kapsamına girdilebilir, kolaydır. 2003lerden beri çıkarılan arsa satılabilirliği ile ülkeye gayrimenkul ve arsa alımı için giren paranın büyük kısmı 90larda çıkartılan paradır. olası bir laik tendanslı hükümet değişikliğinde islami siyaseti besleyen mal/mülk uluslar arası hukuk güvencesine sokulmuştur. elde edilen aşırı rant da siyaseti finanse etmiştir.

    türk aydın kesimi, malesef, uluslar arası hukuk ve finans konularında yetersizdir. olayı bilen aydınlar da, kendilerinden önce gelip de konuşan aydınların bomba ve suikastlerini gördükçe susmayı tercih etmek zorunda kaldılar.

    yabancı sermayenin arsa alımı hikayesinin büyük kısmı bundan ibarettir. siyasi hayalleri ve masalları bırakıp, gerçeklere bakarsak, bu siyasi hareketin arka arkaya dördüncü cumhurbaşkanlığı dönemidir bu, artık böyle şeylere ihtiyaçları kalmadı.

    laik siyasi taraf artık siyaseten kalmasa da, olur da ülkeyi yönetmek için organize olmak isterlerse, uluslar arası hukuk ve finansman bilgisi yoksunluğu ile türkiye içinde iktidarı artık elde edemezler. belki şimdiden organize olurlarsa, iki üç dönem sonra başkanlık laik türk siyasetine geçer.

    PHwK@62EqBropfVnvv

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ali cengiz oyununu sürdürecek para yok artık. Son ali cengiz oyunundan kalan parayı hesaplamak için merkezin sattığı dolarlardan türklerin bu satıştan aldığı doları çıkarabiliriz. Aşağı yukarı çıkan sonuç kadar bir para dediğiniz gibi bir finansmanda kullanılabilir olsa da bu artık sonun sonudur. Geriye fazla bir şey kalmadı. Artık bir sonrası stand-by. Ayrıca islami siyaset de son kullanım tarihini geçird. MHP'siz çoğunluk sağlanamıyor. Dünya konjonktüründe de geriliyor. Laik'ler gelir mi bilmem ama orta uzun vadede gelme şansları hiç de az değil. Üç dönem islami siyaset için çok fazla, imkanı yok. Para kesildiğinde altını doldurabilecek bir şeyi yok islami siyasetin. Koca koca Atatürk resimleri önünde pozları boşuna vermiyorlar. Ellerinde kalan tek olay sıradan müslümanı politikleştirmek. Onunda artık bir işlevi kalmadı, karın da doyurmuyor.

      Sil
  54. Yabancı sermaye dilenme Cumhuriyeti. Memo gidecek bize para bulcak. Bu kafayla burdan bir şey çıkmaz. Kafanız çalışıyorsa çıkın yurtdışına gidin. Atalarınız sürekli göç etmiş. Sonra paranız ve itibarınızla gelirsiniz hatta devlet yönetici bile olursunuz.

    Polonyalı'lar Polonyayı 100 seneye yakın Fransa'dan yönettiler, Rus işgalinde. Ülkede hayırlı bir şey olmayacak en az 10 yıl. Bunu kabul edin. Mahfi Hoca umut bitmez diyor da, o da biraz kendine gelsin! Umut fakirin ekmeği kafasına gelmesin! "Gerçek Umut" gerçeği kabullenince ortaya çıkar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim kuşağım kendisini Atatürk'ün bize verdiklerine ve ülkesine karşı hep borçlu hissetti. Biz bu ülkenin imkanlarıyla yetiştik, paralı okullara gitmedik, devlet ne verdiyse onunla yürüdük. O nedenle bu ülkenin iyiliği için umut beslemeye ve elimizden geldiğince mücadele etmeye devam ediyoruz.

      Sil
    2. Hocam, Atatürk iyiydi, hoştu.
      Bu topraklara bi daha gelmez o kafada biri, o milletin kaderini değiştirdi de, millet aynı kafada kaldı, kafayı Atatürk bile değiştirememiş, kafayı milletin kendi değiştirecek. Millet kafayı değiştirmemek için inat etmiş, eğitim sistemini dünya yerine kendi kafasına göre düzenlemiş. Şimdi de hâlâ kendi kafalarının dikine gidiyorlar, anlatıyorsun anlamıyor, slogandan öteye gidemiyor. Yüzyıl önce hâlâ burnunun dikine gidiyordu.

      Atatürk'ü de kolay kolay tepeye çıkarmadılar.
      Bugünün Ukraynasından Yunanistanının güneyine kadar, bir Anadolu nüfusu kadar Türk yaşıyordu.
      Ne oldu? Hepsini kestiler, biçtiler, millet yine akıllanmadı.
      İzmir'de Yunanin kisini ( kuyruğu *) görüp, Afyon a kadar girince, avrat, çocuk, mal mülk, kendi canları gidince, tutuştular. Atatürk'ü meclislerde lider yaptılar.

      Yoksa, siz şimdi yarı kırık Türkçe konuşan, Yunanca yazılar yazıp, "dedelerim osmanlı zamanında şu işleri yapmış türk kökenliyiz" diyen bir aydın olurdunuz. Yalan mı?

      Bizim millet elin kisini görmeden aklı başında lider seçmez, kendi kafasını da değiştirmez.

      (*) https://www.youtube.com/watch?v=7lYjXFKMPvQ

      Sil
    3. Şartlar oluşursa yine çıkar Atatürk gibi biri tabii ki. 90 milyonluk ülkeden bahsediyoruz. Her devirde Dünya ortalamsının çok üstünde insan çıkar Türkiye'den. Ama tabii şartlar nedir onun hakkında düşünmek gerekir. Şartlar dediğiniz gibi ülkenin üçte ikisinin kaybedilmesi midir? Yoksa başka bir şey midir? Üzerinde düşünmek lazım. Ama sanki bu iş tekrar dönüp dolaşıp aynı yere gidiyor gibi. TR'nin en büyük sorunu Dünya'dan bir haber insan yetiştirmesi. İnsanların kendilerinin bir şeyler yapıp öğrenmelerine izin vermemesi. İnşallah olmaz ama iş tekrar aynı yere dönerse millet sudan çıkmış balığa dönecek. Bu arada dediğiniz kafalarının dikine gidiyor olayına da Fransız'lar "tete de turc" der.

      Sil
  55. Türkiye ve bu topraklar bir gün düzelecek. Merak etmeyin. Bu toprakların tüm beşeri sermayesini emen Devlet Kültürü bittiğinde bu topraklar kendini bulacaktır. Dünya'nın gidişatı da zaten, "fluid democracy". Ne kadar sürer bilemem ama Osmanlı'nın son 400 yılına bakınca sonuç bellidir. Belgrad'ı Ankara'dan yönetemezsiniz. Üsküp'ü de Ankara'dan yönetemezsiniz. Istanbul'u ve İzmir'i de Ankara'dan yönetemezsiniz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Manchester’ı nasıl yönetiyolar ozaman Londra’dan ?

      Sil
  56. Mahfi hocam bu aydınlatıcı yazı için teşekkürler. Bir sorum olcaktı. Dünya Bankası nın tablosundaki doğrudan yatırım kaleminde gayrimenkuller varmı? Yazının girişinde ikiye ayırmışsınız ama faydalı doğrudan yatırımı sadece üretim için yapılan yatırım olarakmı düşünmeliyiz yoksa gayrimenkul veya borsaya, tahvillere gelen parayıda yatırıma saymalıyız?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sağ olun.
      Evet Dünya Bankası tablosunda doğrudan yabancı sermaye yatırımları içinde de gayrimenkul yatırımları için gelen yabancı sermaye tutarı var.
      Gayrimenkul alımı için gelen yatırım yeni bir teknoloji getirmediği, bir mal veya hizmet üretimi birimi kurmadığı, istihdam da sağlamadığı için yararlı yatırım sayılmaz. Sadece o dönem için ülkenin döviz açığının kapanmasına katkı yapar. İşin daha yanlış yanı bu şekilde gelen para karşılığında vatandaşlık verilmesidir. Dünyada bizden başka böyle vatandaşlık veren yok. Oturma izni veren var ama vatandaşlık çok farklı süreçlere tabi tutuluyor.

      Sil
  57. kapitalizm böyle bir kısım refah yaşayacak bir kısım hem sıkıntı çekecek hemde refahdaki kesim için çalışacak.Refah yaşayan kesim kapitalizm in en iyi sistem olduğunu devamlı olarak övecek sıkıntı yaşayan kesimin sıkıntısı her gün daha artacak.

    YanıtlaSil
  58. Neo liberalizm in ülkemize herhangi bir faydası oldumu bu sistem halkı refaha mı sıkıntiyami soktu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bizim ülkemiz hangi sistemi uygularsa uygulansın hep sulandırarak uyguladığı için herhangi bir sistemin olumlu ya da olumsuz etkisi olmuyor.

      Sil
  59. Mahfi hocam yine sade ve kolay anlaşılır bir yazı olmuş, teşekkürler, size bir sorum olacak fed faiz indirme döngünün önümüzdeki yıl içinde başlayacağı öngürüsü düşüncesiyle, bireysel emekliliğimdeki birikimimin bundan iyi getiri alacağı beklentisi ile yarısını altın diğer yarısını Amerikan teknoloji hisseleri ve SNP hisseleri içeren fonlara yatırdım, ancak son torba yasası içinde gelecek olan yabancı menkul değerden gelecek olan kazançlara cumhurbaşkanının yüzde 40 kadar vergi koyabileceği yasası beni endişelendiriyor, öyle bir yasa gelirse, bu teşvik amacıyla vergi avantajı olan bireysel emeklilik fonlarını da kapsarmı, bu konuda fikrinizi alabilirmiyim, teşekkürler,
    Dr Okan Arıöz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Onu kapsayacağını sanmıyorum ama benden daha iyi bilen birisi bu soruyu yanıtlayabilirse sevinirim.

      Sil
  60. Hocam mb başkanı ve maliye bakanı para politikası konusunda iyi işler yapıyor gibi görünse de neden çözümün asıl adresi olan yapısal reformlar ve daha iyi işleyen bir hukuk sistemi konularında hiç konuşmuyor? O konulara girilmesi faiz konusundan bile zor heralde.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu konuları yukarıya danışmadan oradan onay almadan konuşmak yürek ister. Bu konuları bürokrat olmayanlar arasında bile konuşabilenler az sayıda.

      Sil
  61. Hocam öncelikle iyi akşamlar, akşam akşam rahatsız ediyorum sizi kusura bakmayın, şimdiki soracağım soru dizisi sizin için çok basit olacaktır eminim. Yapısal reformlar korporatist midir liberal midir hocam, ekstra olarak siz onlarca Atatürk hakkında Cumhuriyet'in ilk 15 yılı hakkında ve bu 15 yıldaki ekonomi politikaları hakkında kitaplar okuduğunuzu bittabi biliyorum, siz Mustafa Kemal'i ekonomik olarak nereye konumlandırıyorsunuz yaptığınız okumalardan mütevellit sizin kanaatinizi çok merak ediyorum, mamafih Marksist iktisatında beğendiğim yanları var demiştiniz, Marksist iktisatın beğendiğiniz ve beğenmediğiniz yanlarını da izhar edebilir misiniz? Sizin gibi liyakatlı ve değerli bir hocayı hem ekonomik hem sosyal hem siyasal olarak ML tarafta görmeyi gayet tabii isteriz. İyi akşamlar dilerim tekrardan sevgili hocam. 68'den sevgilerle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunlar oldukça uzun konular, birkaç cümleyle geçemeyiz. Mustafa Kemal üzerine ciltler yazılır. Marksizm üzerine de. İkisinin de doğruları vardır yanlışları vardır bana göre. Atatürkçü olmamın nedeni doğrularının yanlışlarından çok daha fazla olmasıdır.

      Sil
  62. mahfi hocsm javier milei için ne dersiniz onun için ne düşünüyorsunuz başarılı mıdır desteklediği politika veya başarılı olacak mıdır eksileri ve artılarıyla bir javier milei portresi çizebilir misiniz bize

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Biraz icraatlarını görelim sonra değerlendiririz, henüz çok erken.

      Sil
  63. Hocam yazılarınız ile benim gibi gençlere yol göstermeniz ve yaşanan ekonomik politikaşarı daha iyi anlattığınız için teşekürler şuanda Deniz Ulaştırma Ve İşletme mühendisliği okuyorum ama yazılarınız ekonomiye de ilgimi artırıyor çok sağ olun

    YanıtlaSil
  64. Hocam Türkiye’nin yurtdışı sermaye yatırımlarını da bir yazıya konu etseniz tarihi perspektifiyle

    YanıtlaSil
  65. Hocam merhabalar yabanci sermaye devaluasyonmu bekliyor gelmek icin. 2024 aralik dolar tahmininiz varmidir

    YanıtlaSil
  66. Elinize sağlık hocam. Harika bilgiler.

    YanıtlaSil
  67. Mahfi Hocam, Türkiye'nin doğrudan yabancı sermaye çekme stratejileri hakkında ne düşünüyorsunuz? Gayrimenkul sektörüne olan yatırımların artması, ülke ekonomisi için uzun vadeli sürdürülebilirlik açısından ne gibi riskler ve fırsatlar sunabilir?

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Lozan Antlaşması 2023'de Bitecek, Biz de Madenlerimizi Çıkarabileceğiz!

Konut Fiyatları Niçin Eskisi Kadar Artmıyor?

Kapitalizm