“İstisnai günlerde daha fazla
döviz satarız” diyor insanların kafası karışıyor. Bugün istisnai gün değilse
hangi gün istisnai olacak diye birbirlerine soruyorlar.
Benim bildiğim, Merkez Bankası
Başkanları çok fazla konuşmamalı. Yılda iki, bilemedin üç kez, daha fazla
değil.
Başkan anlatıyor, anlatıyor.
Zorunlu karşılık diyor, likidite diyor, dış piyasalar diyor, faiz koridoru
diyor, her şeyi diyor ama faize gelince “koridor”dan ötesini diyemiyor.
Merkez Bankası’nın politika faizi var ama faiz politikasına
giremiyor. Siyasilerin faiz konusunda yaptığı açıklamalar, çeşitli
yorumcuların “faiz lobisi” sloganını kullanarak yaptığı bilim dışı yaklaşımlar Merkez
Bankası’nın elini kolunu bağlamış, faiz politikasını kullanmasına engel olmuş görünüyor. Sorun budur.
Merkez Bankaları yasalar yazdığı
için bağımsız olmazlar, kurumu yöneten kişiler, ellerindeki politika araçlarını
kimsenin etkisi altında kalmadan kullanabiliyorsa bağımsız olurlar.
Piyasa ekonomisinde, çözülemeyen
sorunları piyasa çözer. Merkez Bankası faizi artıramıyorsa piyasa artırır. Dün
Başkan konuşurken gösterge tahvilin bileşik faizi yüzde 10,80’den başlayarak
11,07’ye yükseldi. Yükseldi ama insanların kafasındaki faiz ile Merkez Bankası
ilişkisi soru işareti olarak kalmaya devam etti. Faizi artıramamanın yarattığı
soru işareti piyasalarda faizi artırmanın yaratacağından daha fazla etki
yaratıyor.
Ne diyor Çinli bilgeler: “Balık tutmak için ağaca çıkılmaz”
Hocam son söz'ü söylememişsiniz. "Darağacında olsak bile son sözümüz fenerbahçe". ellerinize, aklınıza sağlık, iyi seneler.
YanıtlaSilMahfi Bey:
YanıtlaSilYıllarca uğraşıp, zar zor elde edebildiğimiz merkez bankası bağımsızlığı, Erdem Başçı ile son buldu. Hükümet üyelerinin faiz oranına yönelik "belirleyicilik" içeren konuşmalarını da bu çerçevede iyi okumak lazım.
Bu arada, dün çok önemli gelişmeler oldu. Bir özetini çıkardım: http://ardatunca.blogspot.com/2011/12/italyann-28-aralk-2011-tarihli-kamu.html
Saygılarımla,
Arda Tunca