14 Ağustos 2012 Salı

Türk Halkının Tüketim Tercihi


Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2011 yılı hanehalkı bütçe anketinin sonuçlarını açıkladı. Hanehalkı bütçe anketleri, hanelerin sosyo-ekonomik yapıları, yaşam düzeyleri ve tüketim kalıpları hakkında bilgi veren bir veri kaynağıdır. Bu anketlerdeki bulgulardan hareketle birçok önemli değerlendirme yapılır. TÜFE endeksinde kullanılacak maddelerin seçimi ve bunların ağırlıklarının belirlenmesi bu anketten çıkan verilerle yapılır. Hanelerin tüketim kalıplarında zaman içinde ortaya çıkan değişiklikler bu anket aracılığıyla izlenir. Milli gelir hesaplamalarında özel nihai tüketim harcamaları tahminlerinde bu anket sonuçları kullanılır. Yoksulluk sınırı belirlenmesinde kullanılan göstergeler buradan çıkarılır. Asgari ücret saptanmasında da bu anketin verilerinden yararlanılır.

Anket sonuçlarını değerlendirmeden önce üç önemli kavram üzerinde durmakta yarar var.

Hanehalkı: Aralarında akrabalık bağı olsun ya da olmasın aynı konutta ya da aynı konutun bir bölümünde yaşayan, temel ihtiyaçlarını birlikte karşılayan hanehalkı hizmet ve yönetimine katılan bir veya daha fazla kişinin oluşturduğu topluluktur (sokak dilindeki karşılığı ev halkı ya da kısaca evdir.)

Tüketim: Mal ve hizmetlerin insanların ihtiyaç ve arzularını karşılamakta kullanılması eylemidir (sokak dilinde yalnızca yenilip içilen şeyler tüketim gibi kullanılsa da ekonomide tüketim denildiğinde elbise alımı ya da buzdolabının kullanılması da tüketim olarak kabul edilir.)

Harcama: Bir mal veya hizmet satın almak için kullanılan para veya herhangibir ödeme şeklidir (sokak dilinde tüketim ile harcama çoğu kez birbiri yerine kullanılsa da gerçekte tüketim bir kullanım eylemi, harcama ise bir ödeme eylemidir. Yani örneğin bir hamburgeri almak için para ödediğimizde harcama yapmış oluruz ama tüketim onu yediğimiz zaman ortaya çıkar.)

Anketin kapsamı Türkiye Cumhuriyeti sınırları içindeki kentsel yerler (nüfusu 20.001 ve yukarısı yerleşim yerleri) ve kırsal yerlerdir (nüfusu 20.000 ve daha az olan yerleşim yerleri.) 2011 yılı anketi için her ay ortalama olarak 1104 farklı hane dönüşümlü olarak izlenmiş ve veriler böyle derlenmiştir.

2011 yılı Hanehalkı Bütçe Anketi sonuçları 2010 yılıyla karşılaştırmalı olarak şöyledir:

Harcama türü
2010
2011
Gıda ve alkolsüz içecekler
21,9
20,7
Alkollü içecek, sigara ve tütün
4,5
4,1
Giyim ve ayakkabı
5,1
5,2
Konut ve kira
27,1
25,8
Ev eşyası
6,3
6,4
Sağlık
2,1
1,9
Ulaştırma
15,1
17,2
Haberleşme
4,1
4,0
Kültür, eğlence
2,8
2,7
Eğitim hizmetleri
2,0
2,0
Otel, lokanta, pastane
5,4
5,7
Çeşitli mal ve hizmetler
3,7
4,3



Buna göre ortalama bir Türk hanehalkı eline geçen her 100 TL’nin 25,8 TL’lik bölümünü kira ve konut harcamasında kullanıyor, 20,7 TL’siyle gıda ve alkolsüz içecek alıyor, 17,2 TL’sini ulaştırma gideri olarak harcıyor. Hanehalkının her 100 TL’den ev eşyasına ayırdığı miktar 6,4 TL, giyim ve ayakkabıya ayırdığı miktar 5,2 TL, eğitim hizmetleri için harcadığı para 2 TL, sağlık harcamasına ayırdığı tutar ise 1,9 TL.

Demek ki ortalama Türk hanehalkının bütçesinde en büyük ağırlığı kira ve konut harcamasıyla gıda ve alkolsüz içecekler için yapılan harcama tutuyor. İkisinin toplam payı yüzde 50’ye yakın.

2010 yılından 2011 yılına geçişte bu iki büyük kaleme ayrılan miktarlarda hafif bir düşüş olurken ulaştırma harcamalarının payında artış yaşanmış. Bu bize kabaca hızlı bir tercih değişiminden çok kira ve konut harcamalarıyla gıda ve alkolsüz içecek fiyatlarında gelirdeki artıştan daha yavaş bir artış olduğunu gösteriyor. Ulaştırma harcamalarındaki artış ise benzine yapılan sürekli zamlardan kaynaklanıyor.

Türkiye’nin harcamalar cinsinden GSYH’sına baktığımızda nihai özel tüketim harcamalarının GSYH’daki payının yüzde 70 dolayında olduğunu görüyoruz. Yani toplumun bir yılda yaptığı her 100 TL’lik tüketim harcaması, yatırım harcaması, kamu harcaması ve dışticaret harcaması toplamının 70 TL’lik bölümü tüketim harcamasına gidiyor. O nedenle Türkiye açısından tüketim ve tüketim harcamaları belki de en önemli gösterge. 

15 yorum:

  1. Ustadim
    Yiyecek + Konut ve kira giderlerinin azalmasina karsilik ulasim giderlerinin artisini Ev satin alimlarina da baglayabilir miyiz,
    "isime yakin yerde kirada oturmaktansa, Hem Bogazimdan kisar, hem de biraz daha uzakta olsa bile kendi evimde oturmaya tercih ederim" anlayisi etkili olmustur diye dusunuyorum,
    diger gider kalemlerinde fazla bir oynama olmadigi icin tabloyu ben boyle yorumladim
    saygilarimla

    ismail boy

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Olabilir, bunun az da olsa bir etkisi olmuştur.

      Sil
    2. Konut ve kira derken konut satın alımlarınında azaldığını anlıyorum.Eğer böyle ise uzaktan ev satın alma yorumu pek olmamış.

      Sil
  2. Sayın Hocam,

    Başta gelişmiş ülkeler olmak üzere, yurtdışında bu oranlar yaklaşık nasıldır acaba?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şu anda elimde veri yok. Bulursam yayınlayacağım.

      Sil
    2. Fransa'daki durum: http://www.insee.fr/fr/themes/info-rapide.asp?id=29&date=20120814

      Figen Aypek Ayvacı

      Sil
  3. Hocam öncelikle elinize sağlık. Gelişmiş ülkelerde hane halkının tüketimi, hangi harcama türlerinde yoğunlaşıyor? ''Kültür,eğlence'' ve ''eğitim hizmetleri'' türlerinde harcamalar düşük olması iyi olmasa gerek ama buna mukabil ''kurs, dershane,özel ders, özel okul'' için ailelerin önemli ölçüde harcamalar yaptığını da biliyoruz.Eğitim harcamaları açısından bir çelişki yok mu yukarıdaki verilerde?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir araştıralım bakalım neler bulabileceğiz.

      Sil
  4. Bu konuyu tam anlamak isteyen arkadaşlara naçizane önerim; talep esnekliği ve gelir esnekliği kavramlarına şöyle bir bakmaları. Talebin altında yatan sebeplere de bakmakta fayda var (Kardinal ve ordinal fayda). Sizler için daha anlaşılır olacaktır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet ama kolay anlatımı zorlaştırmayalım bence.

      Sil
  5. Merhaba Mahfi hocam,

    ekteki bilgiler Alman istatistik kurumu (www.DESTATIS.de) sayfasından. Bilgilerinize.

    Almanya
    Yıl: 2010
    Hanehalkı sayısı: 7716

    Özel tüketim harcamaları (Ortalama) 2168 Euro = 100 %

    Giyecek, İçecekler ve tütün ürünleri : 14,1 %
    Giyecek ve Ayakkabı : 4,6 %
    Konut, Kira, Enerji, Konut bakım : 34,1 %
    Ev eşyası (Mobilya, Ev aletleri) : 5,4 %
    Sağlık : 4,2 %
    Ulaştırma : 14,1 %
    Haberleşme : 2,6 %
    Kültür, Eğlence : 10,9 %
    Eğitim hizmetleri : 0,8 %
    Otel, Lokanta, Pastane : 5,2 %
    Çeşitli mal ve hizmetler : 4,1 %

    YanıtlaSil
  6. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  7. TÜİK anketine göre Türkiye'de ortalama 2011 tüketim harcaması = 2120 TL

    Yıl farkını gözetmezsek(2010-2011),

    2120 / 2,2 Eur/TL (Güncel kur) = 964 Euro

    Bu aylık ortalama tüketim harcamasını, satın alma paritesi farkı ile değerlendirerek karşılaştırırsak:


    Almanya-2011: Nıspi fiyat seviyesi: +3,4% avrupa ortalamasının üzerinde
    Türkiye-2011: Nıspi fiyat seviyesi: -37,7% avrupa ortalamasının altında

    Yaklaşık fark: 41% => 100%-41% = 59%

    Satın alma paritesi farkı (Türkiye/Almanya) = 100%/59% = 1,695
    Türkiye'de satın alma gücü = 1,7

    964 Euro * 1,7 = 1640 Euro (yaklaşık)
    Almanya hanehalkı ile karşılaştırılabilir gelir demektir.

    2168 Euro / 1640 euro = 1,32

    Alman hanehalkı buna göre Türk hanehalkından 32% fazla gelire ve harcamaya sahiptir.
    (Varsayım: Tasarruf oranları eşit)

    Hocam, fark tahmin edilenden düşük bence. Siz ne dersiniz ?
    Sizce bu hesap, son yıllarda gelişmiş ülkelerle aramızdaki farkı yavaşta olsa kapattığımızı gösterirmi ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok güzel bir hesap ve karşılaştırma. Hesap hanehalkına göre yapıldığı için acaba bizde haneye gelir getiren sayısı daha mı çok sorusu da akla geliyor.

      Sil
  8. Hocam teşekkürler yazınız için.
    Sadece bir noktaya özellikle dikkat çekmek istiyorum.
    Özellikle bu veriler bir yıl içerisinde gerçekleştirilen harcamaları gösteriyor.
    Yani bir evde 2 kişi çalışıyorsa bunların toplam harcamasındaki paya isabet ediyor ki bu önemli bir husus. Bir de ev sahibi olanların konut ve kira harcamasının oldukça düşük olduğu varsayımında konut sahibi olmayanların kira harcamalarının oranı daha yüksek olacaktır.
    Daha detaylı analiz için gelir, harcama hanehalkındaki çalışan kişi sayısı vb. gibi farklı kırılım ve dağılımlarda detaylı verilerin sunulması gelir dağılımı ile birlikte değerlendirilerek daha anlamlı ve belki de dramatik sonuçları ortaya koyacaktır diye düşünüyorum.

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...